İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

04 Nisan 2019
20b
0 Yorum
İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

Bugün size şimdiye kadar 150 gencin ölümüne sebep olan bir oyundan ve bu oyunu tam olmasa da elinden geldiğince işlemeye çalışan bir gençlik filminden bahsetmek istiyorum. "Mavi Balina" oyunu, 2015 yılından beri hep acı olaylar ile duyduğumuz bir oyun. Tabi sonucunda insanların öldüğü bir şeye nasıl "oyun" denebilir orası muamma, fakat bu oyun, dünya üzerindeki farklı coğrafyalarda ki bizim ülkemiz de dahil birçok gencin hayatını kararttı ve karartmaya da devam ediyor.
Mavi Balina oyunu, telefonunuza ya da bilgisayarınıza indirebileceğiniz bir oyun değil. Yani oyunu indirebileceğiniz bir yer bulunmuyor. Google Türkiye aramalarına şöyle bir baktım ve "Mavi Balina oyunu indir" aramasının binlerce kez yapıldığını üzülerek gördüm. Yani gençlerdeki bu merak duygusu, onları bu oyuna itiyor. Fakat bunun önüne geçebiliriz. 

Henüz 22 yaşında olan gördüğünüz bu kişi "Mavi Balina" oyununun kurucusu ve 2 yıl önce yakalanarak hapse atıldı

İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

Peki Mavi Balina oyunu nasıl işliyor?

İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"
 
Bu oyun sonucunda hayatını kaybedenler olduğu gibi, bu oyundan başarıyla kurtulabilenler de mevcut. Onların verdikleri ifadelerde ise oyunun çalışma mantığı şu şekilde anlatılıyor.

• Mavi Balina oyunu WhatsApp ya da Facebook üzerinden size link olarak gönderiliyor. Herhangi bir indirme söz konusu olmadığı için, internet bağlantınız sayesinde sadece tıkladığınız bir link ile karşınıza çıkan komutları gerçekleştiriyorsunuz. Bu da sizi diğer kişiler arasında kademe atlatıyor ve hemen bir sonraki göreve hazırlanıyorsunuz.

• "Sevmediğin bir fotoğrafını Instagram'da paylaş" gibi masum görevler ilerledikçe "Sokaktaki bir arabanın camını kır" ve "Komşunun köpeğini öldürüp videoya çek" gibi korkunç görevlere dönüşüyor ve tüm bunların sonucunda da oyun yöneticisi, oyuncuyu intihara sürüklüyor. Bunu da elindeki tüm suç videolarını birilerine göndermekle tehdit ederek yapıyor ve "Ya 10. kat balkonundan aşağıya sarkarsın ya da yaptığın tüm bu suçların görüntülerini yayarım" şeklinde şantaj yapıyor. Bunun sonucunda da oyuncu düşerek hayatını kaybediyor. 

İşte "Nerve" isimli bu film de "Mavi Balina" oyununu ve bu oyun sonucunda yaşananları konu alıyor

İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

Bu oyunu uzaktan yakından duyan her gencin izlemesi gereken bu film, masum başlayan bir oyunun nasıl korkunç bir hale geldiğini gözler önüne seriyor

İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

Genç kız önce masum görevlerini yerine getirip para kazanırken birden görevler değişiyor ve olay içinden çıkılmaz bir hale geliyor...

İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

• Bu filmi izlemeli ve olayın nasıl döndüğü hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Belki kendiniz, belki de çocuğunuz ya da yakınınızdaki diğer küçük çocuklar için bu filmi izlemeli ve bu konulara duyarlı olmalısınız. Çünkü bu sıradan bir "Oyun" değil ve gencecik çocuklar bu yüzden hayattan kayıp gidiyor.

Filme Git ►


 

İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
nerve filmi konusumavi balina filmimavi balina oyunumavi balina oyunu nedirblue whale oyunublue whale filmi
EN AKTİF ÜYELER
Şantaj! Oriol Paulo İmzalı, Konusuyla Beyin Yakan Yeni İspanyol Dizisi: "The innocent"
Şantaj! Oriol Paulo İmzalı, Konusuyla Beyin Yakan Yeni İspanyol Dizisi: "The innocent"
Size 2 yıl önce şu içerikte de bahsettiğim gibi İspanyol yönetmen Oriol Paulo gerçekten nefis işlere imza atıyor. Birkaç gün önce Netflix'te yayınlanan the innocent dizisi de Paulo'nun sabırsızlıkla beklediğim işlerinden biriydi. The innocent dizisini izledim ve "the innocent konusu ne?" ve "the innocent izlenir mi?" gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'te yayınlanan yeni İspanyol dizisi The İnnocent neyi konu alıyor? Oyuncuları kimler? ve hepsinden önce İzlemeye değer mi? gibi soruların cevaplarına bir bakalım, hadi! Yorumuma geçmeden önce gelin The Innocent dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/46/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizi, isteyerek işlemediği bir cinayet sonucu yolu hapishaneye düşen ve sonrasında kendini ve eşini entrikalarla dolu bir hayatın tam ortasında bulan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Çekimleri İspanya Barcelona'da gerçekleştirilen dizi, özellikle İspanyol Sineması tutkunları için nefis bir şölen. Hiç lafı dolandırmaya gerek yok; Bu dizi nefis![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/84/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Gizem, gerilim ve ters köşe ustası Oriol Paulo'ya tam anlamıyla hayranım. Birçok kişi onu El Cuerpo ve Contratiempo filmleriyle tanısa da aslında kendisinin aynı türde birçok filmi mevcut. Ha bir dizisi yoktu, sonunda o da oldu. E iyi ki de oldu çünkü dizi, nefis kurgusuyla su gibi akıyor. Dizinin atmosferi, o gizemli-kasvetli havası daha ilk dakikalarında kendisini hissettiriyor. İspanyol Sineması tutkunuysanız saydığım bu ögelerden sonra çoktan diziyi izlemeye gitmişsinizdir bile fakat durun, birkaç detaya daha göz atın derim...  Odaklanarak izlemelik bol Puzzle'lı, bol bulmacalı nefis bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/68/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizi, Paulo'nun diğer işleri gibi zekice yazılmış bir kurguya sahip. Senaryosu tamamen bulmacalarla dolu ve izlerken bazı ayrıntılara dikkat ederseniz daha çok keyif alabiliyorsunuz. Bu yüzden bu diziyi telefon bildirimlerinden ve uykusu gelen arkadaşlardan uzakta izleyin derim. İspanyol yapımı dizi filmlerin %80'inde bu ögeler sıkça kullanıldığı için eğer bir İspanyol yapımı izliyorsanız mutlaka detaylara odaklanın ve kendinizi akışta tutmaya çalışın. Bu, sonlara doğru alacağınız tadı 2 katına çıkarabilir... Nacizane bir tavsiye. Başrolde Mario Casas... İspanya sineması bir insan olsaydı, tipi Casas'a benzerdi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/50/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünde, bu platformda da 4 filmini tavsiye ettiğim nefis oyuncu Mario Casas yer alıyor. Casas benim için İspanya sinemasının özeti gibi bir oyuncu. Soğuk, gizemli, sinirli ve çok nadir gülüyor. Ve işte tam da bu yüzden İspanya sineması için aranan o nefis oyuncu şartlarını taşıyor. Bu dizide de tam anlamıyla döktürüyor. Özet: Eğer gerilim-gizem ve beyin yakan bir senaryo izlemek istiyorsanız bu dizi tavsiyemdir. Fakat sizden tek isteğim, diziyi izlerken odaklanmanız. Bu sayede bir bulmaca çözüyormuş hissine kapılıp alacağınız hazzı 2 katına çıkarabilirsiniz. Hazır şöyle eve kapanmışken bu diziyi 2 günde bitirin derim. ---------- • Dizi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor.  • Dizide uygunsuz sahne var mı? Evet, dizide hem müstehcen hem de aşırı şiddet görüntüleri içeren birçok sahne bulunuyor. • Dizi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te "Şantaj" ismiyle izlenebilir.  • The innocent dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Mario Casas, Aura Garrido, Juana Acosta, Alexandra Jiménez ve José Coronado yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
5
4 yıl
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
10b
0
6 yıl
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
Aylar önce ilk duyurulduğunda fark etmiş, takibe almış ve tanımıştım Bir Başkadır dizisini. Yayınlanacağı günü iple çektim ve evet, bugün karşınızda tek oturuşta bitirdiğim bu Netflix imzalı nefis Türk dizisini size de tavsiye etmeye geldim. Buraya yolunuz "Bir Başkadır dizi konusu" ve "Bir Başkadır dizisi izlenir mi" gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz.  Bir Başkadır Dizisi Replikleri ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Bir Başkadır'ın konusu, izleyenlerin yorumları ve oyuncuları nasılmış birlikte ona şöyle kısaca bir göz atalım... Lafı çok da uzatmadan, sadece birkaç dakikada göz atıp fikir sahibi olabileceğiniz kadar kısa ve öz kaleme aldığım Bir Başkadır dizisi incelemesine geçelim... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce Bir Başkadır dizisi konusuna şöyle kısaca göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/24/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, farklı sosyokültürel ortamlardan gelen ve yolları bir şekilde kesişen, birbirinden çok farklı bir grup insanı konu alıyor. Bir gündelikçi, bir terapist ve daha birçok karakteri de merkezine alarak ilerlemeyi başaran dizi, aşırı doğal ve gerçekçi atmosferi ile izleyiciyi içine çekmeyi başarıyor. Netflix imzalı bir Türk dizisi için böyle düşüneceğim aklıma gelmezdi ama dizi mü kem mel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/35/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi başlıyor ve kendinizi ilk 5 dakikada o sessiz fakat etkili atmosferin içinde bulabiliyorsunuz. Oyunculuklar öyle iyi ki, mesela başrolümüz Meryem'i izlerken "Ben bu kadını kesinlikle tanıyorum" diye iç geçiriyorsunuz. Öyle iyi bir konu ve öyle iyi bir oyunculuk var ki, sanki ortada oynanan bir şey yok da gerçek dünyada bir yerlere konmuş kameralardan gerçek hayatları izliyor gibi hissediyorsunuz ve bence bu mükemmel bir olay... Yıllardır bu sektöre kıyısından köşesinden tutunmuş, yine yıllardır iyi bir izleyici olmaya çalışmış biri olarak söylemek istiyorum ki bu dizi mükemmel bir yapım. Afferin be Netflix! Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları ►  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/55/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçekten çok akıcı. Gördüğümüz her karakterin de altı çok dolu. Olayların birbirine bağlanması çok başarılı. Sahne geçişleri, kamera açıları, ortamlar, bölüm sonu müzikleri, sokakta yürüyen karakteri Yeşilçamvari çok uzaktan çekme teknikleri, hepsi çok başarılı ve hepsi çok iyi düşünülmüş... İddia ediyorum bu dizi çok ses getirecek ve yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında hakkında çok güzel cümleler kurulacak... Öyle de sağlam bir yapım. Şimdilerden önlerden yerinizi ayırın. 8 bölümlük bu nefis diziyi 1 günde silip süpürün![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/69/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Hani bazen yabancı dizi izlediğimizde "Neden bizden çıkmıyor?" diye yakınıyoruz ya, işte bu Bir Başkadır dizisi, tam da bu yakarışa bir cevap niteliğinde bir yapım. 8 bölümden oluşan ve her bölümü ortalama 40 dakika uzunluğunda olan bu diziyi izleyin, izlettirin ve fırsat bulduğunuz her yerde tavsiye edip, desteğinizi verin. Verin ki uçmalı kaçmalı yapımlar yerine böyle ayakları yere basan sağlam yapımları daha fazla görelim.  NOT: Bir Başkadır dizisi hakkında çıkan ilk haberini okuduğumda bu kadar doğal, bu kadar gerçek ve bu kadar bizim ülkeden bir dizi çıkacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Takın kulaklığınızı, TV'de izliyorsanız da söndürün ışığınızı ve kendinizi bu nefis diziye bırakın... Şahsen ben bitirdikten sonra oyuncuları ve bu diziye imza atan Berkun Oya'yı ayakta alkışlamak istedim... Darısı başınıza.  İnce bir Spoiler; Başta da söylediğim gibi dizide her şey birbirine bağlı bir düğüm gibi. Gece Kulübü'nde güvenlik olan adamımız, tuvalette yakaladığı 2 kızı yaka paça dışarıya çıkarıyor. Kızlardan biri Cami Hocasının kızı adı Hayrunnisa. Yanındaki diğer kız "Ben bunu onun yanına bırakmam" diyor ve adamımızın evinin camını not yazdığı bir kağıda sardığı bir taşla kırıyor. Hocamız da bu sırada memlekete gitmek için eşiyle yola çıkıyor. Aracın ısıtma sistemi bozulunca adamımızı arayıp bir yardım getirmesini istiyor fakat o sırada evde cam çerçeve indiği için o iş biraz aksıyor. Ve doğal olarak araca bakacak tamirciye ulaşamıyor, ulaşamayınca hocanın eşi aracın içinde soğuktan ölüyor ve sonrasında hocanın kızı "Bunlar benim suçum" diyerek ağlıyor. Aslıda haklı, kulüpte tuvalette o yaşananlar olmasaydı, adamımızın evine taş gelmeyecekti ve o da Hoca'ya, yani kızın babasına yardım götürecekti. Kızımızın annesi de ölmeyecekti... Sadece bu müthiş kurgu bile bu dizinin ne denli başarılı olduğunu göstermeye yeter de artar. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
2
5 yıl
Güncel Film Önerisi Arayanlara! Her Biri İlaç Gibi 7 İyi 2019 Filmi!
Güncel Film Önerisi Arayanlara! Her Biri İlaç Gibi 7 İyi 2019 Filmi!
Biliyorum çoğunuz işten ya da okuldan yorgun gelip "Şöyle iyi bir film izleyeyim" diyorsunuz fakat iyi bir film seçmek için zamanınız da yok. Karışık ve soğuk sitelerde film aramak çok yorucu. E tweet atsanız da kayda değer bir cevap gelmesi yarım saati bulacak... Biliyorum. İşte tam da bu yüzden 2 yıl önce burayı kurdum ve siz ziyaretçilerime "Moduna Göre Film Seç" özelliği sunuyorum. Bunun yanında güncel film öneri listeleri de hazırlıyorum ve her ay, izleyecek film arayan ortalama 100 bin kişi filmini bu platformdan seçiyor. Bugün ise sizlere tam 7 nefis 2019 film önerisi yapmak istedim.  2020'ye 14 gün kala, 2019 yılında izlediğim ve beğenip, tavsiye ettiğim sayısız iyi film arasından seçtiğim bu 7 iyi güncel 2019 filmi tavsiyem size de ilaç gibi gelebilir! Hadi o zaman gelin şimdi mutlaka izleyin dediğim o 2019 filmleri nelermiş birlikte görelim!  1. İzlemenizi istediğim ilk 2019 yapımı film tavsiyem: "Seventeen"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/88/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer tavsiyem Netflix yapımı "The King"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/8/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2 saatlik Game of Thrones'vari bir film izleyeceksiniz. Genç bir kral, bir taht ve kazanılması gereken bir savaş... İzleyin. Filme Git ► 3. "I See You"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/26/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2019'un son bombasından biri benim için bu film oldu. Senaryosu ile beni şaşırtmayı başaran bu film bu listede olmayı hak etti. Bence bir şans verin derim. Filme Git ► 4. "The Room"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/31/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.png[/RESIM]İzleyip buradaki "Beynimi Yaksın" kategorimde sizlere bu filmi tavsiye edeli henüz 4 gün oldu ve şimdiden birçok yorum ve 10 üyenin beğenisini kazanmış durumda. Eğer sıra dışı ve düşündürücü bir şeyler izlemek istiyorsanız bu filmi kaçırmayın derim. "Kaan demişti..." dersiniz.  Filme Git ► 5. "Fractured"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/93/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Küçük kızları yaralanan bir anne babanın yaşadıklarını izleyeceksiniz. Beyniniz ile aly edecek olan bu filme şimdiden kendinizi hazırlayın. Filme Git ► 6. "Level 16"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/22/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpeg[/RESIM]16 yaşındaki 2 kız, gelecekleri için iyi bir okula geldiklerini düşünürken birden işler garipleşiyor ve bu bütçesi düşük olmasına rağmen kendisi başarılı film ortaya çıkıyor. Filme Git ► 7. Ve son tavsiyem de nefis film "Anna" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/36/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Gizem, Gerilim, Savaş hepsi tamam ama şöyle vurdulu kırdılı bir film de olmalı dedim ve bu filmi de bu listeye eklemeye karar verdim. Şahane bir ajan filmi izleyeceksiniz. Tadını çıkarın... Filme Git ► ● "Kaan bunlar kesmedi başka yok mu şöyle güncel 2019 filmi tavsiyen?" diyorsanız da hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilir ve birçok 2019 filmi önerisine de göz atabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
0
6 yıl
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Bugün "Keşfettiklerim" köşeme, sizle tanıştırmak için sabırsızlandığım bir film ile geldim. Filmimiz, Börü ve Dağ gibi seri yapımların da yönetmeni olan Alper Çağlar'ın bir filmi. Hadi gelin şimdi sizi o filmle tanıştırayım!  Karşınızda, 10 kişiden 9'unun bilmediği nefis bir film; "Panzehir" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/90/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] "Peki Kaan nedir bu filmin olayı?" dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım... Filmimiz, İstanbul'un yeraltı dünyasında yaşananları konu alıyor. Bir celladımız var. Yani büyük para babalarının kirli işlerini yaptırmak için eğitip, tuttuğu acımasız bir adam. Fakat bu adamımız, gün geliyor diyor ki "Benden bu kadar patron, ben kaçar..." ama işte işler öyle kolay olmuyor. Kodamanımız ki kendisi Cüneyt Arkın, adamımıza bir oyun çevirip onu büyük bir çaresizliğin ortasında bırakıyor. Adamımızın ise bu ortamdan kurtulabilmesi için tek yolu, İstanbul'un herkesçe tanınan dev babalarını bir gecede temizlemek.. Bana "Şimdiye kadar nasıl izlememişim..." dedirten bir film...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/57/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Filmin öyle bir atmosferi var ki, izlerken sürekli "Sin City" akla geliyor. Karanlık ve yağmurlu bir İstanbul, gülmeyen suratlar, birilerinin ölmesi için hazırlanan tezgahlar ve çerez gibi sıkılan kurşunlar... Oyuncu kadrosunda ise Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Emir Benderlioğlu, Kaan Urgancıoğlu, Levent Can ve Öykü Gürman gibi isimler var.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/17/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Özellikle asıl adamımızı oynayan "Emin Boztepe" büyük bir alkışı hak ediyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/51/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/64/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Eminim siz de bu ismi bir yerlerden duymuşsunuzdur... Evet. Kendisi dünyaca ünlü bir dövüş sporu üstadı. Fakat oyunculuk konusunda da bir o kadar iyi. Hele bu film için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Sert mizacı, iri yapılı görüntüsü, fakat bu görüntünün altında bir yerlerde var olan temiz kalbi... Hepsi Emin Boztepe'ye cuk oturmuş Durun bir sürpriz daha var!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/92/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Adamımız, 1 gecede vurdulu kırdılı işlere girişirken bir de yanında aslında orada olmaması gereken bir adam ile yoldaşlık yapıyor. Ve bilin bakalım o isim kim... Ben söyleyeyim. Börü dizi müziğinde de "Yanmış İçinden" şarkısıyla sesini duyduğumuz grup Adamlar'ın vokalisti Tolga Akdoğan... Filmin ilk yarısında "Ben bu adamı bir yerlerden tanıyorum ama..." diye mırıldandım ve sonra bulup şaşırdım. Meğer severek dinlediğimiz bu güzel adamda keyifli de bir oyunculuk varmış... Alper Çağlar sevdiği isimleri farklı projelerde bulundurmayı seviyor. Tıpkı Cem Yılmaz gibi...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/67/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/63/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Yani diyeceğim şu ki; Bırakın "Abi bizde neden böyle filmler yok" diye yakınmayı. Var, işte Panzehir buna en iyi örnek. Fakat denemesi bedava. Sorun etrafınızdakilere acaba kaç kişi biliyor... İyi projeleri duyuralım, onlara destek verelim ki devamı da gelsin. Yoksa kalitesiz filmler izlemekten heba olup gideceğiz. Umarım siz de bu filmi izlerken ve izledikten sonra benim tattığım heyecan ve keyfi tadarsınız. Türk sineması çok zayıf diyenlere de bu ve bunun gibi filmleri gösterirsiniz.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/20/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] ●  Bu arada, tavsiye kısmında bu filmi de size tavsiye ettim. Oraya da şuraya tıklayarak ışınlanabilirsiniz.  ●  Yok "Ben başka film tavsiyesi isterim" derseniz de buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!  E hadi afiyet olsun!   
16b
0
7 yıl
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Dünya genelinde neredeyse her gün en az 1 yeni dizi yayınlanıyor. Bu istatistik çok çarpıcı olsa da maalesef bu bolluğun biz izleyiciler için pek bir anlamı yok, çünkü yayınlanan çoğu yabancı dizi, izleyip beğendiğimiz tüm o iyi dizilere çok uzak. İşte ben de tam da bu yüzden yeni dizileri sizin için takip ediyor ve hangi platformda yayınlanıyorsa gidip hemen bulup izliyorum. Death's Game de bu dizilerden biriydi ve nihayet izleyebildim ve bugün buradayız. Bugün size KORE imzalı acayip bir diziyi, yani Death's Game dizisini anlatmak, hiç lafı uzatmadan bu dizi izlenir mi? İyi mi kötü mü? gibi sorularınıza cevaplar vermek ve sizi, bu diziyle buluşturmak istiyorum... E hadi gelin! Yorumumdan önce gelin Death's Game dizisi konusuna bakalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/52/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Death's Game dizisi, bence dizi sektöründe son yıllardaki en farklı konuyu işliyor. Kore imzalı bu yeni dizi, hayatın zorluklarıyla başa çıkamayan bir gencin, intih*rı düşünmeye başlamasını ve sonrasında başına gelen fantastik ve etkileyici olaylar zincirini konu alıyor.. Adamımız birden ölüme çok yaklaşıyor ve işte gittikçe duygu yükü ağır basan bir hikaye de böylece başlıyor. ACAYİP bir dizi bu! Nedenini anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/3/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Dizi o kadar sürükleyici ki, bir oturuşta 1 bölüm izleyip kapatmak bence ‘imkansız’.. Hem fantastik olaylı, hem aşklı, hem bol aksiyonlu, hem de TAŞ gibi bi hikayeli nefis bi dizi bu. KORE; sinemasına devlet kasasından yıllardır öyle büyük bütçeler ayırıyor ki, Parasite, Squid Game ve daha pek çok sağlam yapım ile hem kendi kültürünü, hem de kendi ürünlerini tüm dünyaya yaymayı başarıyor. İşte bu dizi de bunun en iyi örneklerinden biri. "Kaan demişti.." dersiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/20/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Uzun zamandır “duygu” olarak beni bu kadar etkileyen bi dizi daha izlediğimi hatırlamıyorum… Muhtemelen yakın zamanda sağda solda bolca göreceğiniz bu yapımı kaçırmayın derim.. “Kaan demişti” dersiniz. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle hem fantastik, hem de duygu açısından yoğun, sağlam bir dizi arıyorsanız bence bu dizi kesinlikle izlenecek diziler listenizin ilk 3 sırasından birinde olmalı.. Bu tür etkileyici diziler çok rastladığımız yapımlar değil, sadece bu yüzden bile bu 'farklı' senaryoya göz atmak ve desteklemek gerek diye düşünüyorum. Kore'lilerin 'ölüm' konusuna bakış açıları gerçekten çok farklı... Mutlaka bir şans verin derim. Bahsetmek istediğimi anlayacağınıza eminim. - - - - - -  • Death's Game dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime Video yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ortalama 40-50 dakikadan oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
37b
6
1 yıl
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Bildiğimiz pek çok iyi bilim kurgu filmi var, peki ya daha kenarda köşede kalan bilim kurgu filmleri? İşte bugün bu içerikte size izleyip beğendiğim bu bilim kurgu filmlerini tavsiye etmek istiyorum... Bilim Kurgu kategorisi öyle çok kişi tarafından beğeniliyor ki, pek çok kişi her gün Google'a "Bilim Kurgu film önerisi" yazıp veya WhatsApp'tan eşine dostuna "Bilimkurgu filmi önerisi olan var mı?" konulu mesajlar atarak iyi bir bilim kurgu filmi bulmaya çalışıyor. İşte ben de bugün sizlere tam olarak bu ihtiyaca bir cevap olacak olan nefis bir bilim kurgu filmleri listesi hazırlamak istiyorum. Birazdan burada göreceğiniz filmlerin her birini de ben izledim ve yarattıkları ortamı, o atmosferi fazlasıyla beğendim. Umuyorum ki birazdan göreceğiniz bilim kurgu filmlerinin her biri size de bana olduğu gibi keyifli birkaç saat geçirtmeyi başarır... Hadi görelim! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=3ciyqTptIg8[/VIDEO] 1. İzlemenizi istediğim ilk bilim kurgu filmimiz Creator![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/92/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde; 2020'de Nolan'ın beyin yakan filmi TENET'in başrolünde görünce şaşırıp "kim abi bu adam" deyip araştırınca da çok beğendiğim oyuncu Denzel Washington'ın oğlu olduğunu görüp "Hee anlaşıldı.." dediğim JOHN DAVİD WASHİNGTON'ın yer aldığı bu bilim kurgu filmi, orta seviyedeki oyuncu kadrosu ve çok da sağlam olmayan senaryosunun dışında yarattığı evreniyle beni yakalamayı başardı.. İnsanoğlu ve yapay zeka arasında yaşanan bi savaşın tam ortasında kalan bi adamın verdiği mücadeleyi izlediğimiz bu filmde, kendimizi birden suya hiç değmeden ilerleyen deniz taşıtları, atmosferde dolaşarak yeryüzündeki istediği noktayı vurabilen dev gemiler, uzay araçları ve hatta robotların olduğu acayip bi dünyada buluveriyoruz. Açıkçası ben bu dünyayı gerçekten ilginç ve başarılı buldum diyebilirim. Bu tür farklı dünyaları konu alan izlenebilir bilim kurgu filmlerine pek rast gelemiyoruz, bu yüzden bence bi şans verin derim. Filme Git ►  2. Otherlife[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/49/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle bi düşünmenizi istiyorum; Özel bi ilaç alıp gözlerinizi kapatıyosunuz ve kendinizi örneğin nefis bi doğada kayak yaparken buluveriyorsunuz. Her şey öyle gerçek ki, 'burada aylarımı geçirebilirim' diye iç geçiriyosunuz. Sonra gözlerinizi açtığınızdaysa gerçek dünyada sadece 1 dakika geçtiğini fark ediyorsunuz... Nası olay ama? İşte filmimiz de insan beyninde sanal bi gerçeklik yaratıp zaman algısını değiştiren bi yazılımı geliştirmeyi başaran genç bi dehanın yaşadıklarına odaklanıyor.. Hükümet "Hapishanelerimiz doldu, gelin bu olayı mahkumlara uygulayalım, 10 yıllık hapsi 10 dakikada çözelim" gibi bi fikirle gelince de işler biraz karışıyor ve Black Mirror dizisi tadındaki filmimiz de böylece başlıyor... Gerçekten beklentimden yukarıda çıkmayı başaran bu bilim kurgu filmi, "Acaba.." deyip bu olayın gerçek olma ihtimalini bana düşündürmeyi başardı.. Bu filmi şu an ilk kez burada görüp, duyduysanız mutlaka bi göz atın derim. Filme Git ►  3. Upgrade[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/23/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde çoğu kişinin "E Tom Hardy değil mi abi bu.." diyerek şaşırdığı Logan Marshall Green'in yer aldığı bu film, oto pilotlu araçların günlük hayatta olağan şekilde kullanıldığı, teknolojinin had safhada olduğu bi dünyada yaşananları konu alıyor. Bi kaza sonrası felç kalan bi adamımız, kendisini iyi edeceği düşüncesiyle ilginç bi teknolojik gelişmenin ilk deneği oluyor ve filmimizin temposu da o andan sonra giderek artmaya başlıyor.. Yapay Zeka konusunu, vurdulu kırdılı sahnelerle de pekiştiren bu bilim kurgu filmi, sakin başlayan fakat sakin devam etmeyen o atmosferiyle beni yakalamayı başardı... Darısı başınıza :) Filme Git ►  4. The Blackout[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/86/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]The Blackout ismindeki bu Rus bilim kurgu filmiyse, gerçekten beni şaşırtmayı başaran yapımlardan biri... Hemen içimde kalmasın diye söylemek istiyorum; Bu film, Rusya'dan değil de Hollywood'dan çıkan bi film olsaydı, muhtemelen ilk kez şu an burada duyuyor olmazdınız... 2 buçuk saatlik bu ilginç Rus filmi, dünyada birden elektrik, uydu ağı gibi sistemlerin çökmesiyle başlayan süreçte yaşananları konu alıyor. Herkes "Bu bi saldırı mı?", "Neler oluyor?" derken sahaya gönderilen askerlerden de ürkütücü raporlar gelince işler giderek karışıyor.. İçindeki çılgın fikirleri, "Acaba?!.." dedirterek düşündüren bazı replikleri ve yoğun koşturmacasıyla "Kıyamet sonrası temalı filmler" listesine başarıyla girebilecek bi film oldu bu benim için. Üstelik bilim kurgusu ve efektleri de gayet yerli yerinde... Fakat hayati bir uyarı; Filmi Rusça konuşan oyunculara İngilizce dublaj ve üzerine altyazı ile değil, orijinal, kendi dilinde Türkçe altyazı ile izleyin derim.. benden söylemesi. Filme Git ►  5. Awareness[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/73/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı bu bilim kurgu filmiyse düşük IMDb puanı ve kötü oyunculuklarına rağmen bana kendini burada size tavsiye ettirmeyi başardı... Özel gücü sayesinde küçük çaplı dolandırıcılıklar yapan bi baba-oğulu izlediğimiz bu film ilginç bi dünyayı konu alıyor... Sadece bi göz hareketiyle kişilere yanılsama uygulayabilen gencimizin güçleri giderek artınca, bazı kişilerin de dikkatini çekiyor ve bi koşturmaca da böylece başlamış oluyor... Öncelikle dürüstçe söylemek istiyorum ki hikayenin işlenişi, oyunculuklar ve bazı çekim teknikleri ortalamanın 1 tık altında.. fakat şöyle 'özel güç' temalı, biraz X-Men, biraz da Tenet tadı aldığım bu Amazon Prime filmine - bu türü de seviyorsanız - bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Salyut-7[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/9/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Özellikle 'uzay' temalı filmlere göz atarken pek çok kişinin gözden kaçırdığı, Rus yapımı olunca reklamının da yeteri kadar yapılmadığı bu filmimiz, 1980'li yıllarda yörüngede enerjisi kesilip öylece asılı kalan Rus uzay istasyonunun kurtarılma sürecini konu alıyor... Bildiğiniz gibi UZAY, ABD ve Rusya'nın yani bi zamanlar sovyetlerin en önemli yarış alanlarından biri. Bu yüzden Rusya bu önemli istasyonu orada savunmasız bırakmamak için elinden geleni yapıyor ve film de işte bu operasyonu konu alıyor... Film, kesinlikle beklentimin üzerinde çıkmayı başardı ve başından sonuna kadar beni sürükledi diyebilirim... Bence kesinlikle bi şansı hak ediyor... "Kaan demişti" dersiniz. Filme Git ►  7. In the Shadow of the Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/39/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse, 9 yılda bir ortaya çıkan bi seri katilin peşine düşen bi polisin yaşadıklarını konu alıyor... "E kaan bilim kurgu diyorduk, polisiyeye mi geçtik?" dediğinizi duyuyor ve devam ediyorum; Filmimizdeki katil öyle farklı yöntemler ile kurbanlarını avlıyor ki, davayı inceleyen dedektifler ne kadar inceleseler de hep elleri boş dönüyorlar. İşte tam da bu sırada devreye giren cevval bi dedektif ise tam anlamıyla yemiyor, içmiyor ve hem bilim kurgu, hem de gizem türündeki bu çözülemeyen olaylara derinlemesine dalıyor. Sürekli merak ettiren kurgusuyla bulmacayı yavaş yavaş çözen filmlerden biri bu... İçindeki o bilim kurgu dozu da gayet yerinde... Gizemi yer yer ağır bassa da farklı bi dünya sunmayı başarıyor bu Netflix filmi, bi şans verin derim. Filme Git ►  8. The Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/47/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]2023'te çıkan The Moon ismindeki bu Kore filmini aynı isimli 2009'da çıkan ve benim de çok sevdiğim Moon filminle karıştırmayın derim... Filmimiz, Ay'a gitmek için yola çıkan 3 Koreli astronotu ve sonrasında yaşananları konu alıyor... Astronotlarımızdan 1 tanesi, kendini birden çok başka bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasında buluyor ve işte film de bize, başından sonuna kadar bu süreci an be an aktarıyor... Biliyosunuz Kore filmleri her zaman çok fazla dramatik ve karakterlerimiz de çok fazla tepkili oluyor. Bu yüzden bu kısımları es geçip, sadece 'uzay' konusuna odaklanın derim. Hem heycanlı, hem de 'çılgın' fikirlere sahip olayları izliyoruz filmde. Üstelik hem de uzayda... Sağlam da bi dram içeren bi uzay filmi bu... Benden söylemesi. Filme Git ►  9. Ve Vesper...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/19/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Vesper ismindeki bu bilim kurguysa, ekosistemin çöktüğü bi dünyada hayatta kalmaya çalışan 13 yaşındaki bi çocuğu konu alıyor. Ufaklığımız hem bu bitmiş dünyanın kalıntıları arasında yaşama tutunmaya, hem de hasta babasını biraz daha hayatta tutmaya çalışıyor... Öncelikle ağır işleyen fakat oluşturulan atmosferiyle beni yakalamayı başaran bi film bu. Görsel açıdan gayet başarılı... Müzikleri de oldukça keyifli. Hikayede eksiklikler yok mu? İllaki var, fakat 'kıyamet sonrası dünya' temalı işleri sevenler için bu film birkaç yeni şey söylemeyi 'bence' başarıyor... Yeni ve farklı cihazlar, ilginç canlılar ve hepsinin ortasında değişmeyen bi dünya düzeni... Günlerce aklınızdan çıkmayacak bi film değil bu. Fakat yıllar sonra olabilecekleri düşündürmesi açısından bence gayet de ortalamanın 1 tık üzerinde bi 'farklı dünya' filmi bu. Karar sizin... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
11 ay
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.