Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!

30 Mayıs 2024
13b
0 Yorum
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!

İzleyecek iyi bir yabancı dizi bulmak, film bulmaktan daha zor, bunu hep söylüyorum. İşte tam da bu boşluğu dolduracak yeni bir yabancı dizi önerisi getirdim sizlere... Masters of the Air dizisi, şu sıralarda izleyip bitirdiğim en iyi dizilerden biri olmayı başardı. Peki nedir bu Masters of the Air dizisi konusu? Masters of the Air dizisi oyuncuları kimler? ve dahası...

Hadi gelin şimdi, Masters of the Air dizisine şöyle bir yakından bakalım. Bakalım ve herkesin birbirini "iyi dizi önerisi olan var mı?", "yabancı dizi önerisi lazım.." diyerek darladığı bu günlerde şöyle ilaç gibi gelecek o iyi dizi önerisine birlikte göz atalım... Hadi!

Öncelikle yorumumdan önce gelin Masters of the Air dizisi konusuna bir bakalım...

Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Masters of the Air dizisi; II. Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu Hava Kuvvetleri'nin 8. Hava Kuvvetleri'nin atıldığı operasyonları, harekatları konu alıyor. Dizi, savaşın en kritik dönemlerinde Avrupa'ya düzenlenen stratejik bombardıman operasyonlarını merkeze alarak, genç pilotların ve mürettebatın yaşadığı zorlu deneyimleri bize aktarıyor. Dizide sadece savaşın askeri yönleri değil, aynı zamanda bu askerlerin kişisel hikayeleri ve insanî mücadeleleri de ele alınıyor.

Bence nefis bir dizi bu!

Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Dizinin jeneriğinden konusuna, çekimlerinden müziklerine kadar hepsini çok dozunda ve çok başarılı buldum diyebilirim. Dizi bize savaşın o vahşi ve gerçek yönünü mükemmel bir şekilde anlatmayı başarıyor. Hatta yer yer bazı şeyleri tokat gibi de yüzümüze çarpıyor.

Gerçek isimler ve olaylar...

Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Dizi, her fırsatta da dile getirdiğim gibi Apple TV+ imzası taşıyor. E hal böyle olunca da ortaya, arkasında dev bir bütçe olan devasa prodüksüyonlu nefis bir iş çıkıyor. Dizinin konu aldığı isimler ve olaylar gerçeğe dayanıyor. Başlarda biraz 'ul*n bu kimdi?', 'e şimdi bu uçağı kullanan hangisi?' karmaşıklığı yaşansa da biraz ilerleyince karakterler de tam olarak oturuyor. Bu tür gerçeğe dayanan işleri yapmak çok büyük emek istiyor ve bence bu dizi bunu çok iyi başarmış.

O 2 diziyle kıyaslayabilirsiniz... Evet o 2 dizi...

Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Dizinin müziğini duyup fragmanını izleyince aklıma hemen her biri de nefis yapımlar olan Band of Brothers ve The Pacific geldi. Ben bu 2 yapıma bayılan biri olarak bu dizide de bu tadı aldım diyebilirim. Ha bu 2 efsane ile kıyaslanır mı? Tartışmaya açık, fakat bu dizi, özellikle havada verilen mücadeleyi nefis ve gerilimli bir şekilde ele alıyor. Oradaki hayatta kalıp kalmama gerilimi beni yakaladı diyebilirim.

- - - - - - 

Özet: Eğer şöyle 'Bıktık basit işlerden, yok mu şöyle TAŞ gibi bir dizi...' diye yakınıyorsanız, hem gerçek bir hikaye, hem de kaliteli bir şeyler izlemek istiyorsanız, e tabi bir de 2. Dünya Savaşı konulu yapımlara ilginiz varsa, bu dizi tam sizlik olabilir... "Kaan demişti..." dersiniz. Benden söylemesi.

- - - - - - 

• Masters of the Air dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ dizisi.

• Masters of the Air dizisi kaç bölüm? Dizi, 9 bölümlük 1 sezondan oluşuyor. 

Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!

Modunu Seç ►

Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
masters of the air dizisimasters of the air dizi konusumasters of the air dizi yorummasters of the air konususavaş dizileriikinci dünya savaşı dizilerigüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Sinema sektörü, günümüz dünyasının en büyük sektörlerinden biri. Bu sektörde binlerce başarılı oyuncu var. Fakat bu oyunculardan sadece bazıları rolleri için çok büyük değişimler geçiriyorlar. Kimi ünlü oyuncu kilo alırken, kimisi de sadece birkaç ayda onlarca kilo veriyor. Bazıları bürüneceği karaktere alışmak için aylarca farklı bir yerde yaşarken bazıları da nefes bile almadan çalışıp mükemmel bir vücut yapıyor.  Hadi gelin şimdi rolleri için evrim geçiren o ünlü ve başarılı oyunculara bir bakalım.  1. "Tom Hardy", 2008 yapımı "Bronson" filmi için aylarca çalışmış ve kilo alıp şahane bir vücut yapmıştı [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/93/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 2. "Natalie Portman", 2010 yapımı "Black Swan" filmi için adeta iğne ipliğe dönmüş ve doktorlarından bile uyarı almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/41/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM] 3. Chris Hemsworth, "In The Heart of the Sea" filmi için 15 kilo vermiş, ardından 2 yıl içinde "Thor: Ragnarok" filmi için kilo alıp vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/53/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 4. "Arms and the Dudes" filmi için inanılmaz derecede kilo alan "Jonah Hill", "Maniac" dizisi için aylarca çalışıp kilo vererek tüm Hollywood dünyasını şoka uğratmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/63/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 5. "James McAvoy" ise "2019 Glass" filmi için uzun bir maratona girmiş ve karşımıza her yeri kas olan iri yarı bir adam olarak çıkmıştı... Şuna bakın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/2/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 6. Başarılı oyuncu "Anne Hataway" ise "Les Miserables" filmindeki rolü için tam 10 kilo vermişti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/46/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 7. "Jake Gyllenhaal" ise “Nightcrawler” filminde rahatça koşturabilen bir haber muhabiri olmak için 10 kilo vermiş ve 1 yıl sonra "Southpaw" filmi için kilo alıp mükemmel bir vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/80/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 8. "Hugh Jackman", "The Wolverine" filmi için kas yığını bir adama dönüşmüş ve hayatının bundan sonrası için sürekli spor yaparak formunu koruyacağını açıklamıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/61/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 9. Güzel oyuncu "Charlize Theron" ise 2018 yapımı "Tully" fimi için tamı tamına 22 kilo almış ve magazin bültenlerinde aylarca konuşulmuştu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/5/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 10. "Matt Damon" ise "The Informant" filmi için tam 15 kilo almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/17/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 11. "Chris Pratt" ise "Galaksinin Koruyucuları" için aylarca çalıştı ve iyi bir vücuda sahip oldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/3/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 12. Son olarak "Christian Bale", 2018 yapımı "Vice" filminde "Dick Cheney"yi canlandırabilmek için tam 20 kilo birden aldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/34/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] E alkışlıyoruz!    Tıkla, Moduna Göre Film Önerisini Seç! ►  
16b
2
7 yıl
Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Netflix'e her ay ödeme yapıyoruz. Fakat pek çok kişi yaptığı bu ödemenin karşılığını verimli bir şekilde alamadığını söylüyor. Çünkü Netflix'te binlerce içerik var. Örneğin iyi bir Netflix belgeseli izlemek için yüzlerce belgeselin arasından seçim yapmanız gerek. İşte ben de tam olarak bu noktada size yardım etmek istiyorum. Netflix'te izleyip beğendiğim belgesellerden bazılarını size de tavsiye etmek istiyorum. Üstelik birazdan göreceğinizi Netflix belgesellerinin her biri de Netflix'in orijinal, kendi yapımları. Bu yüzden diğer içerikler platformdan kaldırılabilirken bu belgeselleri yıllar sonra bile Netflix'te kolayca bulup, izleyebileceksiniz... E ben size daha ne yapayım? Hadi gelin şimdi her biri de farklı bir şekilde size bir şey katacak olan o Netflix belgesellerine göz atalım! ● Bu içeriği 17 tavsiye ile video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=UlX3UAaWQR4[/VIDEO] 1. Düşüş: Boeing Davası ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/28/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı bu belgeselde, farklı tarihlerde ard arda yaşanan 2 büyük uçak kazası sonrasında gündeme gelen bazı skandalları izliyoruz. Şimdi ben kaza, skandal dedim diye sıkıcı bi süreç izleyeceğinizi sakın düşünmeyin. Belgesel bu konuyu, 'yolcu uçağı' gibi dev, karmaşık bi teknoloji harikasındaki teknik sorunları konuyla hiç ilgisi olmayan kişilerin bile rahatlıkla anlayabileceği şekilde aktarıyor. İlk olarak havacılık sektöründe çalışan herkesin, sonra da hayatında 1 kez bile uçağa binmiş olan tüm insanların izlemesi gereken bi yapım bu. Uçak teknolojisine bakış açınızı değiştirecek, gördüğünüz devasa hatalar karşısında bol bol sinir olacağınız ve hepsinden önce bu izlediğiniz şeylerin 'gerçek' olduğunu düşününce sorumluların yakasına yapışmak isteyeceğiniz etkileyici bi belgesel bu... Hem gerçek, yaşanmış olayları öğrenerek kültürlenip, hem de her gün milyonlarca kişinin kullandığı 'uçak' hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağınız bu yapımı kaçırmayın derim. 2. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/86/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Sıradaki Netflix Belgeseli ise her fırsatta, her ortamda tavsiye etmeye çalıştığım çok başarılı bi yapım. Toplamda 10 yıla yakın bi sürede çekilen bu belgeselde sığ sulara tüpsüz dalan maceracı bi adamı ve onun bu dalışlarında tanıştığı bi ahtapotu izliyoruz. Zamanla bu ikilinin arasında öyle sağlam bi bağ oluşuyor ki, izlerken ara ara "Ben galiba belgeselden çok iyi bi film izliyorum" diye düşünüyosunuz. Çünkü bu yapımda bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar aksiyon ve nefis bi belgesel kadar şahane görüntüler ile karşılaşacaksınız. İzledikten sonra "Kaan'ın dediği kadar varmış..." diyeceğinizden de eminim. 3. Game Stop Saga[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/22/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Tamamen gerçek bi olayı işleyen bu aşırı eğlenceli Netflix belgeseli, Amerika'da batmak üzere olan video oyun sektöründeki GameStop şirketinin nasıl birden ülkenin ekonomisini sarsmayı başardığını bize gösteriyor... Büyük finans kuruluşları "Bu şirket batar" deyip tahminde bulunurken bi grup Reddit kullanıcısı genç "Hadi bu şirketi batırmayalım!" deyip kolları sıvıyor ve çok kısa bi sürede şirketin hisseleri 3 dolardan 460 dolara kadar çıkıyor. Elon Musk'ın da dahil olmasıyla dünyanın en çılgın olaylarından birine dönüşen bu macera, onlarca zengin yatırımcıyı iflasın eşiğine getirmeyi başarıyor. İşte bu belgesel dizisi de bu konuyu çok ama çok keyifli bi şekilde işliyor... "Aman borsa falan benlik değil" deyip bu yapımı kenara atmayıp bi şans verin derim. 4. Saqqara Tomb[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/41/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Şimdiii... Netflix'te bulabileceğiniz en iyi 'Antik Mısır' belgeseline bakıyorsunuz. Mısır'ın bilinen en eski başkenti Sakkara'da yapılan kazıları izlediğimiz bu yapımda son 50 yılın en büyük arkeolojik keşiflerini de görme fırsatı buluyoruz. Mumyalar, geçitler, eşyalar, lahitler ve binlerce yıl önce gömülüp hala bütünlüğünü koruyan cansız kediler ve dahası... Büyük izinler ve yüksek bi bütçe ile hazırlanan bu yapım, bizi asırlar önce yaşayıp, piramitler gibi binlerce eseri inşa eden insanların hayatına doğru gizemli bi yolculuğa çıkarıyor. Eğer tüm bunlar bende olduğu gibi sizin de içinizi kıpır kıpır yapıyosa, bu belgesel tam sizlik olabilir. 5. Seaspiracy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/21/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise izleyenin yüzüne tokat gibi çarpan cinsten bi yapım. İyi bi belgesel çekme umuduyla yola çıkan başarılı bi gencin bazı gariplikler fark edip tüm dünyayı gezerek 'okyanus canlıları' konusunda ortaya çıkardığı büyük bi suç ağını konu alıyor. Adamımız deniz canlılarının güzelliğinden falan bahsetmeye çalışırken karşılaştığı acı manzaralar, insanoğlunun okyanusları ne denli vahşice kullandığını çarpıcı bi şekilde bize gösteriyor... Çoğumuzun "Birileri mücadele ediyodur muhakkak..." diye düşünerek hiçbir adım atmadığı bu acı olay büyük bi felakete doğru gidiyor ve 1 buçuk saatlik bu yapım da bu gerçeği yüzümüze çok sert bi şekilde vuruyor. İzleyin ve izletin dediğim yapımlardan... 6. Alien Worlds[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/79/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]2020'de yayınlandığından beri bi şekilde aklımda kalmayı başaran 4 bölümlük bu belgesel dizisi, evrendeki uzaylıların nasıl görünebilecekleri, nasıl yürüyüp, koşup, uçabilecekleri ve nasıl beslenebilecekleri gibi pek çok konuda tahminlerde bulunuyor. Nefis bi bilim kurgu dizisi olan bu belgesel serisi, evde, oturduğumuz yerden bizi inanılmaz gezegenlere götürüp orada yaşanan günlük olayları çarpıcı ve keyifli bi şekilde bize gösteriyor. Mutlaka bi ara zaman ayırıp izleyin derim. 7. The Social Dilemma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/29/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Netflix imzası taşıyan bu belgesel filmse hepimizin her gün hatta her an içinde bulunduğu sosyal medya dünyasının perde arkasında yaşananları konu alıyor. Biz ınstagram'da sadece bi baş parmak hareketiyle sörf yaparken arka planda kişisel bilgilerimiz, hangi videoyu ne kadar süre ile izlediğimiz, gece yarısı hangi eski sevgilimizin profiline göz attığımız, kimlerin hikayesini tekrar tekrar izlediğimiz hangi şirketlerin elinde kaç milyon dolarlara dönüşüyor, işte bu yapım bize bunu gösteriyor. Üstelik bu konuları öyle alelade kişilerden de değil, bizzat Facebook, Twitter, Instagram ve Google gibi dev firmaların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz. 1 buçuk saat ayırdığınızda elinizdeki telefonla gün içinde yüzlerce kez girip çıktığınız sosyal medyada dönen dolapları görebileceğiniz bu yapıma bi şans verin derim. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
3 yıl
KARANLIKTA İzlemelik 7 GERİLİM FİLMİ!
KARANLIKTA İzlemelik 7 GERİLİM FİLMİ!
Günümüzde yeni çıkan pek çok gerilim filmi, bir zamanlar çıkan gerilim filmleri kadar germeyi başaramıyor. Fakat buna rağmen beni özellikle gece, karanlıkta izlediğimde geren, korkutan pek çok iyi gerilim filmi mevcut. Ben de bugün tam da bu yüzden, size gece karanlıkta izlenecek iyi gerilim filmi önerileri hazırlamak istedim. Birazdan göreceğiniz bu gerilim filmleri, tam da şöyle gece, karanlıkta izlemelik filmler... E hadi gelin şimdi o filmlere birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=7fSk9Y1dlp4[/VIDEO] 7. Hallow Road ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/4/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]2025 yapımı bu film, evden bi hışımla çıkan genç kızları hakkında kötü bi telefon alan telaşlı bi anne-babanın bi gece yarısı yaşadıklarını konu alıyor.. Birden arabaya atlayıp kızlarını kurtarabilmek için bi yola çıkan panik içindeki ebeveynlerimizi heycanla izliyor ve biz de adeta arabanın arka koltuğundaki bi yolcu gibi olan biteni yakından takip ediyoruz... Öncelikle filmin ilk yarısı oldukça sakin ve sıradan. Bu yüzden ikinci yarısına kadar sabretmeniz çok önemli. Süresi hiç de uzun olmayan, düşük bütçeli bu film, 'tek mekanlı' dediğimiz filmlerden biri... İçine fantastik ve korku ögeleri de alan, hem izlerken hem de izledikten sonra bol bol düşündüren bi gerilim filmi bu... ışıkları kapayın ve kendinizi bi gece yarısında yaşananları konu alan bu 'ilginç' filme bırakın derim. 6. Pandorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/85/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]"Uzayda Dehşet" ismindeki bu 2009 filmi de bence gece, karanlıkta izlenecek başarılı gerilim filmlerinden biri... Dünyadan ayrıldıktan sonra yörüngesini kaybederek uzay boşluğunda savrulan devasa bi gemi düşünün...  İçinde ise binlerce insan taşıyor. Fakat nereye? Ne zamandır? Neden?... İşte tüm bu soruları, filmin daha ilk sahnelerinde uyanan astronotlarımız da soruyor. İşte bu gizemle de film, bizi sonuna kadar kendine kilitlemeyi başarıyor. Çoğu yerde ''korku'' olarak geçen bu film benim için korkudan çok bilim kurgu ve gerilim ağırlıklı. Ha ama şöyle bi irkildiğim sahneler oldu mu? Kesinlikle. Şöyle hem uzay, hem gizem, hem de sağlam bi gerilim olsun diyenler için bence gözden kaçan nefis bi film bu...  5. Veronica...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/38/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdilik Netflix'te de yayında olan Veronica ismindeki bu filmse, gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor. Filmimiz, 90'lı yıllarda İspanya'da yaşanan ve ilk kez polis kayıtlarına da geçen ürkütücü bi paranormal olayı işliyor. Bi grup genç kız, ruh çağırma işine girişiyor ve işler birden çığırından çıkıyor... Aslında bu tarz filmlere alışkınız, fakat film bi İspanyol filmi, konu da gerçek hayatta yaşanmış olunca gerilmemek gerçekten elde değil. Her ne kadar senaryoda birkaç boşluk olsa da, etkilenmek ve gerilmek isteyip 1 gecenizi ayırdığınızda karşılığını alacağınız bi film bence bu.. karar sizin. 4. Oculus[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/23/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]GÖZ ismindeki bu 2013 filminiyse pek çok kişi bi şekilde gözden kaçırıyor. Şimdiiii, başarılı bi kız kardeş ve tedavisini yeni yeni tamamlayan, ablasına nazaran daha çekimser olan bi erkek kardeşimiz var. Geçmişte bazı acılı olaylar yaşayan bu iki genç, tüm o yaşananları sonlandırmak için bazı maceralara girişiyorlar. Abla, evdeki tarihi aynanın bazı doğaüstü güçleri olduğuna inanıyor, erkek kardeşi ise "Abla gel bundan uzak duralım bak bi pislik çıkacak..." diyerek yeni bi sayfa açmak istiyor fakat yaşadıkları gizemli olaylar onları daha da bu işin içine itiyor... Öncelikle gece diş fırçalarken bile aynaya bakmaya çekinen bi insan olarak bu filmden sonra aynalara bi müddet küsmeye karar verdim. Şöyle gerim gerim gerilmek ve ani sıçramalar ile afallamak istiyorsanız bu filme şöyle bi akşam göz atın derim.. 3. REC[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/91/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Listemin 3. sırasındaysa bahsettiğim bu 9 filmden belki de en ilginç olanı bizi karşılıyor. "Ölüm Çığlığı" ismindeki bu 2007 filmini hala izlememiş, deneyimlememiş olanları görünce gerçekten çok imreniyorum.. Filmimiz, bi sunucu ve kameramanın, itfaiyecileri konu alan bi TV programı yapmak için, bi ihbar üzerine itfaiyeciler ile birlikte gittiği olay yerinde yaşananları konu alıyor. Filmin tamamı kameramanın elindeki standart bi kamera ile çekiliyor ve aslında bu da olaya daha bi gizem katıyor... Açıkçası ben izlerken fazlasıyla irkildim. Gerilimin zirvede yaşandığı, kanın gövdeyi götürdüğü, izlerken boncuk boncuk terleyeceğiniz nefis bi film bence bu. Özellikle gece izlerseniz, oturduğunuz yerden sıçramanız da kaçınılmaz... Yıllardır bi şekilde gözden kaçırdıysanız, artık hemen oturup bi akşam izleyin derim. 2. Watchers[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/76/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]GÖZCÜLER ismindeki bu 2024 filmiyse 28 yaşındaki bi kadının, girdiği bi orman yolunda yaşadıklarını konu alıyor... Başka bi şehre doğru bi yolculuğa çıkan kadın, kendini birden 'gizem' dolu bi ormanın içinde esrarengiz olayların tam da göbeğinde buluveriyor. İşte filmimiz de bize bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte aktarıyor... Öncelikle beklentisini orta karar tutanları tatmin edecek kadar sürükleyici bi film bu. Ben 'gizem' temalı işleri çok sevdiğim için beni kesinlikle yakaladı ve sürekli tetikte tutmayı başardı. Akıllardan çıkmayacak bi yapım değil belki, fakat yer yer geren ve merak ettirmeyi başaran, bazı yerlerinde bocalasa da damakta kendine has bi tat bırakan bi yapım bu... Karar sizin. 1. Ve Forgotten...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/92/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Netflix'te de olan Forgotten ismindeki bu Güney Kore filmiyse, yeni bi eve taşınan sevimli bi çekirdek ailedeki 2 erkek gençten küçük olanın yaşadıklarını konu alıyor.. "E Kaan bu mu karanlıkta izlenince gerecek filmin konusu?" dediğinizi duyar gibiyim fakat bu filmin konusu hakkında size daha fazla detay vermek istemiyorum.. Sadece şunu bilin; Filmin ilk yarısındaki gizem ve gerilim o kadar fazla ki bi an olsun filmden kendinizi alamayacaksınız. Fakat filmin ikinci yarısı, ilk yarısına göre biraz farklı bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Ha kötü mü? Tabi ki de değil. Aksine, şaşırtıcı ve izleyenini sürekli olarak yoklayan bi film bu.. telefonunuzdan ve uykusu gelen arkdaşlarınızdan uzakta izleyin derim. "Kaan demişti" diyeceğinize de eminim... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
9 ay
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
5 yıl
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sağda solda, kıyıda köşede kalmış 'farklı' bir film ararken radarıma takılan The Translators veya orijinal adıyla Les Traducteurs filmi, son 1-2 günde çok farklı yerlerde tekrar tekrar karşıma çıkınca hemen izledim ve birazdan size bu filmden bahsedeceğim. Yani Les Traducteurs konusu veya The Translators filmi yorum gibi aramalarla buraya geldiyseniz aradığınız şey hemen aşağıda sizi bekliyor. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi bizde "Sırlar Kitabı" adıyla yayınlanan The Translators filmi nasılmış, birlikte bir göz atalım. Film hakkındaki yorumuma geçmeden önce nedir bu The Translators filmi konusu, bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/72/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Çok satan bir kitap serimiz var. Bu serinin yeni kitabı ise milyonlarca kişi tarafından merakla bekleniyor. Farklı dillerde aynı anda çıkabilmesi için 9 farklı ülkeden çağırılan 9 çevirmen ise 2 aylık bir kampa girip, bu kitabı hep birlikte çevirmek için uğraşıyor. Fakat süreç böyle ilerlerken birden kitabın bazı kısımları internete sızmasın mı? Evet sızıyor... İşte filmimiz de tam olarak bu süreci işliyor.  Film çok yavaş başlıyor, fakat sabredin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/9/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Kabul etmek gerekirse film gerçekten çok yavaş ve sıradan başlıyor. Eğer filmin ilk yarısında bu kısımlarda biraz sabredip olaydan kopmamaya çalışırsanız, sonunda ödülünü alacağınızı söyleyebilirim. Fakat dediğim gibi ilk yarısında olayları de iyi takip etmelisiniz. İkinci yarısında hızlanan film, size istediğinizi veriyor. Oyunculuklar ve diyaloglar çok üst düzey değil, fakat sıkıyor mu? Hayır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/7/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Filmin oyuncu kadrosunda Olga Kurylenko gibi çok beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen, oyunculuklar genel olarak üst düzey değil. Hatta filmin ilk yarısında biraz amatör bile kaçıyor fakat filmin ilerleyişi hızlandıkça sanki her şey yavaşça toparlanıyormuş hissine kapılıyorsunuz ve o kitaplardan alıntı anlamsız replikler size garip gelmiyor çünkü izlediğiniz olay sizi sürüklemeyi başarıyor.  Şöyle "Farklı bir şeyler izleyeyim, şaşırtsın" diyenlerdenseniz bu film size tavsiyemdir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/33/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Unutulmayacak bir film değil, fakat küçük sürprizleri seviyor ve sizi şaşırtacak bir şeyler izlemek istiyorsanız bu film tavsiyem olabilir. Detaylı, nefis bir şekilde kurgulanmış ortalamanın üzerinde bir senaryo sizi bekliyor. "Kaan demişti..." dersiniz... ---------- • The Translators filmi Netflix'te var mı? Hayır, film Netflix'te yer almıyor. • The Translators filmi oyuncuları kimler?  Netflix imzalı The End of the F***ing World ile tanıdığımız 25 yaşındaki genç oyuncu Alex Lawther, güzel oyuncu Olga Kurylenko, İspanyol sinemasından aşina olduğumuz Eduardo Noriega ve başarılı oyuncu Lambert Wilson kadroda yer alıyor. • Filmin süresi ne kadar? Film, 1 saat 45 dakika uzunluğunda. Yani ne çok kısa ne de çok uzun, tam orta karar.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
3
5 yıl
Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık
Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık
Öncelikle bu filmi izlemediyseniz ve bir şekilde yolunuz buraya düştüyse aman dikkat çünkü bu içerik spoiler içeriyor, o yüzden hemen şuraya tıklayıp ışınlanın: "Film Tavsiyesi: Sarmaşık"  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/20/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu filmin olayı? Şimdi, bildiğiniz gibi filmimiz, armatörünün iflas etmesiyle deniz hukuku gereği gemiden ayrılmaması gereken mürettebatın yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu filmi izlerken hiç oyuncuların isimlerine ya da karakterlerine dikkat ettiniz mi? Hadi gelin şimdi bu filmin ve filmdeki karakterlerin aslında ne kadar derin anlamlar taşıdığına şöyle bir bakalım.   Filmdeki ilk karakterimiz "Cenk" ile başlayalım! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/69/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Cenk, filmde işçi sınıfını temsil ediyor. Adı da "Savaş", "Mücadele" anlamına geliyor. Gerektiğinde ayaklanmayı biliyor fakat istediği verildiğinde her zaman uysalı oynuyor. Biraz para ve imkan bulunca keyfine harcıyor. Çoğu zaman kafası güzel, fakat bir lider değişecekse orada en büyük rolü üstleniyor.  Sıradaki karakterimiz "Kürt"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/92/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Kürt karakteri, yıllardır dünyada adını duyurmaya çalışan Kürtleri temsil ediyor. Filmde Kürt karakterine adı soruluyor ve sadece "Kürt" cevabını veriyor. Yönetmen bu karakter ile dünya üzerinde yıllardır bu kesimin adının ve dilinin olmadığını gösteriyor. Bu karakter film boyunca sessiz, fakat güçlü de bir yanı var. Kavgada kimin yanına geçerse diğer taraf biraz çekiniyor. Sonra da bir hayalete dönüşüp, kaybolup gidiyor.   Peki ya "İsmail" karakteri? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/45/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] İsmail, mütevazı kesimi temsil ediyor. 5 vakit namazında, işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Ayrıca iktidarın, yani Beybaba'nın yardımcısı. Yani İsmail karakterinin temsil ettiği kesim, her zaman iktidar ile sıkı bağlar kurmaya çalışan kesim olarak karşımıza çıkıyor.  Bir diğer karakter "Nadir"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/48/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Nadir, yoksul kesimi temsil ediyor. Evi yıkıldığında bile işini bırakıp gidemeyen gariban, çaresiz bir karakter. Tıpkı gerçekte de olduğu gibi. Ne denirse yapıyor Nadir, mutfakta aşçı yardımcısı, başka işlerde görevli oluyor ama asla üstüne itiraz edip baş kaldıramıyor.  Gelelim "Alper" karakterine... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/2/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Alper, halkın dinamik fakat rengi pek belli olmayan, kararsız kesimini temsil ediyor. Kendisi taksici. Hayattan kaçıp gemiye gelmiş. Biraz konuşmayla kolayca ikna olabilen bir keş. Bu yüzden Cenk'in, yani işçi kesimin kankası. Son olarak gelelim Beybaba'ya... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/76/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Sizin de tahmin ettiğiniz gibi, Beybaba otoriteyi temsil ediyor. İşçi kesimin ayaklanmalarına çözüm bulmaya çalışıyor, itaatkar kesime iş yaptırmanın planlarını yapıyor ve dahası...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/87/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Gördüğünüz gibi film aslında tamamen politik bir düzen üzerine kurulu. Filmdeki gemi ise güzel ülkemiz Türkiye. Aslında hepimiz aynı gemideyiz. Geminin durması, içinde yaşayanların çıldırmalarına neden olur. Bu yüzden hepimiz bu gemiyi ayakta ve çalışıyor halde tutmak zorundayız. İşte, yönetmenliğini Tolga Karaçelik'in yaptığı "Sarmaşık", bu yüzden kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yerini alıyor. 
16b
0
8 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
The Night Agent: Netflix'in Bol Siyasetli, Biraz Koşturmacalı Yeni Suç Aksiyon Dizisi!
The Night Agent: Netflix'in Bol Siyasetli, Biraz Koşturmacalı Yeni Suç Aksiyon Dizisi!
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Netflix dizisi The Night Agent, radarımda ve 'izlenecekler' listemde olan yapımlardan biriydi. Malum, konu Netflix dizileri olunca çoğunlukla bizi yanıltan yapımlarla karşılaşıyoruz. The Night Agent dizisi Netflix'te yayınlanır yayınlanmaz hemen izlemeye koyuldum ve diziyi bitirdim. Bugünse hemen kolları sıvayıp the night agent dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt vermeye çalışmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in en yeni yapımı olan The Night Agent dizisine şöyle daha yakından bir bakalım ve diziyi izleyip bitiren biri olarak dizi hakkındaki düşünce ve yorumlarımla da izlemeyen sizler için biraz fikir vermeye çalışayım... E hadi! Yorumuma geçmeden önce; The Night Agent dizi konusu nedir? gelin ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/17/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Night Agent ismindeki dizimiz, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen bir birimi olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışıyor. Beklenen telefon çok nadir çaldığı için pek çok kişinin istemediği bu birimde gecelerini geçiren adamımızın hayatı bir gece gelen bir telefon ile tamamen değişiyor. Adamımız devleti için çalışmak, ülkesine faydalı olmak isterken kendini birden çok farklı bir dünyanın içinde buluyor ve bir koşturmacadır böylece başlıyor... Uzun zamandır bu kadar kötü başlayıp bu kadar iyi toparlayan bir dizi izlememiştim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/77/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk bölümünü izlediğimde "Ah be Netflix... Yine olmadı..." diye mırıldanıp, ayırdığım ve ayıracağım zamanlara üzülmüştüm ki çok ilginç bir şey oldu ve dizi, temposunu nefis bir şekilde arttırmayı başardı. Yıllardır her hafta onlarca dizi, film izleyen biri olarak ilk bölümü bu kadar vasat, diğer bölümlerindeki sürükleyiciliği ise bu kadar iyi olan bir dizi daha izledim mi? hatırlayamıyorum...  Oyunculuklar tabanda, fakat sürükleyiciliği zirvede![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/24/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide birkaç karakter dışında iyi bir oyunculuk olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.  Bazı oyunculuklar o kadar çok sırıtıyor ki, izlerken gerçeklikten tamamen kopuyoruz. Yani oynayamadığı ve oyuncu olduğu o kadar belli oluyor ve izleyene geçiyor ki, ABD başkanıymış, Beyaz Saray'da dönen dolaplarmış, hepsinin gerçekçiliği kaybolup gidiyor... Fakat tüm bunlara rağmen dizinin sürükleyiciliği çok başarılı. - - - - - -  Özet: Eğer Netflix'te izleyecek iyi bir dizi bulamıyorsanız; ABD'nin kalbi Beyaz Saray'da dönen dolapları, siyaset ve suç ağlarının iç içe geçtiği bir ortamı, suç ve aksiyon dolu olayları içeren bu yeni Netflix dizisi tam sizlik olabilir. Yukarıda da dediğim gibi oyunculuklara pek takılmazsanız, hikayenin sürükleyiciliği ve yarattığı merak unsuru sizi bu diziye bağlayabilir... Kaan demişti dersiniz. - - - - - -  ● The Night Agent dizisi Netflix'te var mı? Evet, The Night Agent dizisi Netflix'in orijinal yapımları arasında.  ● The Night Agent dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu ortalama 45 dakikalık 10 bölümden oluşuyor. Ayrıca The Night Agent dizisi 2. sezonu da gelecek. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Luciane Buchanan, Gabriel Basso, Eve Harlow, Hong Chau ve D.B. Woodside gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
0
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.