Filmimiz, 1930'lu yıllarda küçük kızının velayetini geri alabilmek için binbir mücadeleye girişen bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kızına kavuşabilmek için tehlikeli bir 'kaçakçılık' macerasına atılıyor ve işte biz de, onunla birlikte bu hayatta kalma yolculuğunu pür dikkat izliyoruz... Öncelikle filmin sakin bir atmosferi var fakat giderek tempoyu birkaç vites daha arttırmayı başarıyor. Seyir keyfi yüksek sahneler de sakin, dingin sahnelerin boşluğunu iyi bir şekilde dolduruyor. Russel Crowe abimizi çok göremesek de, gördüğümüz yerlerde tabi ki de kalite çıtası 1-2 tık yukarıya çıkıyor... Çok etkileyici, akıllardan çıkmayacak bir iş değil bu, fakat kesinlikle keyifle izlenebilecek bir yapım... Yorumunuzu aşağıya mutlaka bırakın, hadi tadını çıkarın!