1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

15 Ocak 2021
20b
1 Yorum
1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

Size 1 hafta kadar önce Netflix'te izlediğim şu diziyi tavsiye ettikten sonra hemen iyi bir dizi bitirip tavsiye edemem diyordum ki 'il Processo' isimli bu İtalyan dizisi beni yanıltmayı başardı. Eğer bu içeriğe yolunuz il processo konusu veya il processo dizisi oyuncuları gibi aramalar sonucu düştüyse aradığınızı birazdan bulabileceğinizi söylemek isterim. 

En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Hadi gelin şimdi sizlere il Processo dizisi hakkında izlemeden önce bilmeniz gereken bilgiler neler onları şöyle bir anlatayım. Ha bu arada il processo dizisi izle gibi bir arama sonucu da buradaysanız diziyi buradan değil, Netflix üzerinden izlemeniz gerektiğini de söylemek isterim... Hadi şimdi dizimize göz atalım!

'Kaan merak ettirme nedir bu il processo dizisinin konusu?' dediğinizi duyar gibiyim, hemen bahsedeyim;

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
Dizimiz, 17 yaşındaki genç bir kızın vahşice öldürülmesini ve bu cinayetten sonra yaşanan mahkeme sürecini konu alıyor. Bu süreçte de bir savcı, bir avukat ve birçok şüpheli öne çıkıyor ve taraflar arasında gizem dolu bir kovalamaca başlıyor... Kısaca dizimizin konusu böyle. Dahası içinse devam edelim...

İzlerken 'Katil kim?' dedirten hukuk dizi/filmlerini sevenlerdenseniz burada kalın ama ağır ilerleyen diziler sizlik değilse bulaşmayın...

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
Dizi size sürekli olarak 'Katil kim?' sorusunu sorduyor. Her seferinde de farklı farklı şüpheliler için 'Acaba?' diyorsunuz. Bu izleyici için gerçekten güzel bir olay. Eğer siz de benim gibi suç-mahkeme-hukuk temalı şeyleri sevenlerdenseniz bu yapım beni olduğu kadar sizi de mutlu edecektir. Fakat dizimiz oldukça ağır ilerliyor. Sürekli yeni bir olay yerine bazen bir 10 dakika ikili diyaloglara bağlı kalıyor ve eğer yakınlarınızda dikkatinizi dağıtacak akıllı telefon gibi şeyler varsa bu süre zarfında dikkatinizin kayması da olası. Tavsiyem, eğer bu türü seviyorsanız kulaklığınızı takın, telefonunuzu uzağa bırakın ve öyle izleyin derim.

Nefis oyunculuklarıyla buram buram İtalyan işi kokan bir dizi; Aşırı sade ama bir o kadar da şık...

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
'İtalyan şıklığı' terimini bilirsiniz. Çok sade ama çok klastır. Mimarilerinden kıyafetlerine kadar dizi tamamen bunu bize yansıtıyor. Oyunculuklar ayrı, oyuncuların kıyafetleri için tercih edilen seçimler ve mekanlar da bir o kadar ayrı başarılı. Bir karakterimizi hep aynı kıyafetlerle depresif bir modda görürken bazıları da ateş gibi arabalarla jilet gibi karşımıza çıkıyor. Yani dizi buram buram İtalya kokuyor diyebilirim.

NOT: Bu diziyi aranızdan 'Beyza Çiçek'in tavsiyesi ile keşfettim. Kendisine de buradan teşekkürler ediyorum... Yukarıda da dediğim gibi; Eğer ağır ilerleyen şeyler sizlik değilse hemen diğer tavsiyelere geçin. Fakat şöyle bu türe uygun iyi ve uzun soluklu bir şeyler izleyeyim diyorsanız da kaçırmayın derim. Bu arada unutmadan söyleyeyim de kulağımı çınlatmayın; Dizide bolca +18 sahne de mevcut.

----------

• Il Processo dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'in orijinal yapımlarından değil, fakat Netflix'te izlenebilir. 

• Dizinin IMDb puanı nasıl? Dizi 7 puana sahip. 

• Dizi kaç bölüm? Sezon sayısı ve uzunluğu nasıl? Dizinin sadece 1. sezonu yayınlandı ve 8 bölümden oluşuyor. Her bölüm ise ortalama 50 dakikalık bir uzunluğa sahip.

----------

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

Modunu Seç ►

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

listesine yorum yap!
pro iustitia
pro iustitia
24 Mart 2022
Kaan iyi ki tavsiye ettin. Çok iyi dizi. Kesinlikle tavsiye ederim.
Beyza Ç.
Beyza Ç.
15 Ocak 2021
Çaylak
Asıl ben tavsiyemi dikkate alıp, izleyip önerdiğin için teşekkür ediyorum Kaan. İzleyecek arkadaşlara da iyi seyirler diliyorum :)
il processo konusuil processo oyuncularıyeni dizi tavsiyeleriitalyan dizilerigüncel dizi tavsiyeleriil processo dizi konusumahkeme dizileripolisiye diziler
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
The Watcher: GERÇEK Bir Konuyu İşleyen Yeni Netflix Mini Dizisi!
The Watcher: GERÇEK Bir Konuyu İşleyen Yeni Netflix Mini Dizisi!
Netflix imzalı Gözcü dizisi, yani orijinal adıyla "The Watcher", izlemek için yayınlanacağı tarihi takvimime not aldığım dizilerden biriydi. The Watcher dizisi, özellikle de bir mini dizi olduğu için, yayınlanır yayınlanmaz hemen izleyip, bitiririm diye düşünüyordum ki öyle de oldu. Dizi 2 gün önce (13 Ekim) Netflix'te yayınlandı ve 1 günde diziyi izleyip bitirdim. Gözcü dizisi konusu ne? the watcher dizisi gerçek olayları mı konu alıyor? Oyuncuları kim? gibi sorulara cevap vermek için de hemen kolları sıvadım. Mini Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, yeni Netflix dizisi the watcher izlenir mi, yoksa zaman kaybı mı, oyuncuları iyi mi, türü tam olarak ne, gibi sorulara birlikte cevap verelim... Hadi! The Watcher dizisi hakkındaki düşüncelerimden önce size konusunu anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/25/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]'Gözcü' adındaki bu Netflix dizisi, yeni bir eve taşınan ve taşındıkları bu evde çok mutlu olacaklarını düşünen 4 kişilik bir ailenin yaşadıklarına odaklanıyor. 3 Milyon $'dan daha fazla ödedikleri ve bunun için tüm birikimlerini sattıkları bu devasa ev, onlar için 'cennet' gibi bir yere dönüşecekken ortaya çıkan bazı detaylar, 4 kişilik bu çekirdek ailenin canını fena halde sıkmaya başlıyor. İşte dizi de, bu ailenin, bu süreç içinde yaşadıklarını Gizem ve Gerilim türünde işleyerek bize aktarıyor. Net olayım; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/15/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi dediğimiz şey arka arkaya izlediğimiz mini filmler gibidir. İşte burada da en önemli konu, sürükleyicilikdir. "Merak" duygusu, "Bir sonraki bölümde ne olacak?" endişesi bizi dizide tutmayı başarır... İşte bu dizi için de gönül rahatlığıyla "Sürükleyici" kelimesini kullanabilirim. Dizi gerçekten su gibi akıyor. Bir sonraki bölüm için "Amaan izlerim işte bir ara..." deyip Netflix'i kapamıyorsunuz. Oyunculuklar, yaratılan gizem ve gerilim dolu atmosfer ve dediğim gibi en önemlisi de sürekli olarak bizi merak içinde bırakması bence bu diziyi fazlasıyla başarılı kılıyor. Ben bu mini diziyi beğendiğimi söyleyebilirim. Dizi, gerçek bir konuyu işliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/30/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]"Gözcü" ismindeki bu dizi, kurgusal karakterler içerse de konu olarak bir zamanlar yaşanmış bir olayı işliyor. Yani dizide izlediğiniz veya izleyeceğiniz şeyler bir zamanlar yaşanan gerçek bir konu. Özellikle benim gibi 'gerçek' bir şeyleri izlemeyi sevenlerdenseniz, bu dizi sizi kendisine 1 tık daha fazla çekecektir. - - - - - - - - -  Özet: Gerçek ve 'merak' duygusunu sürekli zirvede tutan iyi bir dizi oldu bu yapım benim için. Eğer diyaloglar ile ilerleyen sakin yapımlar sizlik değil ise bu dizi sizi pek sarmayabilir. Fakat benim gibi, alttan alttan geren ve gizemli atmosferini hiç yitirmeden size 'sıradaki bölüme geç' butonuna tıklatmayı başaran yapımları sevenlerdenseniz, Netflix imzalı 'Gözcü' ismindeki bu yeni mini dizi, aradığınız şey olabilir... Karar sizin. - - - - - - - - -  ● The Watcher dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir. ● Gözcü dizisi konusu gerçek mi? Evet dizi, yıllar önce yaşanan gerçek olayları temel alarak ilerliyor. ● Dizi kaç bölüm? 2. sezonu var mı? 'Gözcü' ismindeki bu Netflix dizisi 7 bölümden oluşan bir mini dizi. Dizinin 2. sezonu hakkında bir açıklama yok ki zaten dizi, 7 bölümlük olarak planlanan bir yapımdı. ● The Watcher dizi oyuncuları kimler? Dizinin başrollerinde Naomi Watts ve Bobby Cannavale'i görürken diğer rollerdeyse İsabel Gravitt, Mia Farrow, Christopher McDonald ve Noma Dumezweni gibi oyuncuları görüyoruz. Dizinin oyuncu kadrosu oldukça iyi ve oyunculuklar da oldukça başarılı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
34b
6
3 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Mustafa Kemal Atatürk, dünyaca kabul görmüş askeri bir deha ve başarılı bir önder. Her yıl onu anıyor ve şartlar zor olsa da elimizden geldiğince onun gösterdiği hedeflere doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bu akıllı ve karizmatik liderin bulunan videolarının hepsini muhtemelen çoğumuz izlemiş ya da bir yerlerde görmüşüzdür. Peki ya filmleri? Atatürk konulu filmlerden hangilerini izlediniz? Eğer şimdiye kadar çıkan Atatürk filmlerinden bazılarını izlemiş ve "Eh işte" demişseniz sıkı durun çünkü şimdiye kadarki en yüksek bütçeli Atatürk filmi olmaya aday bir film geliyor: "İlk Adım: 1919"... Hadi gelin şimdi İlk Adım: 1919 filminin konusuna ve oyuncu kadrosuna bir göz atalım. 2010 yılında çıkan ve 860 bin kişinin izlediği "Dersimiz Atatürk" filminde Atatürk'ü "Halit Ergenç" canlandırmıştı. Atatürk'e benzemesi için öyle çok makyaj yapılmıştı ki görenler, Atatürk'ü canlandıran kişinin Halit Ergenç olduğuna inanamamıştı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/19/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] "İlk Adım: 1919" filminde de Atatürk'ü Halit Ergenç'in canlandırmasına karar verildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/12/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin yönetmenliğini ise "Asmalı Konak" dizisini ve "Mutluluk" filmini de yöneten "Abdullah Oğuz" yapacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/44/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi, şimdiye kadar çekilmiş en yüksek bütçeli Atatürk filmi olacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/55/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Atatürk'ün mücadelesi Bandırma Vapuru'nda başladığı için filmde kullanılmak üzere şimdiden bir tanker büyük bir bütçe ile yenilenerek Bandırma Vapuru'na birebir olarak benzetildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/99/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi için dönemin ihtişamını yansıtan pek çok dekor uzun uğraşlar ve büyük bütçeler sonucu hazırlandı. Henüz hazırlanmamış olan dekorlar ise Avrupa'nın pek çok yerinden temin edilip çekimlerin yapılacağı Beykoz Kundura Fabrikası'na getiriliyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/77/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi bir dönem filmi olacağı için iç-dış mekan tasarımları tamamen o döneme ait görünmeli. Bu da filmin bütçesini bir hayli arttırıyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/3/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filminin vizyon tarihi ve oyuncu kadrosu hakkında şu an net bir bilgi yok. Tüm bilgiler gelince buraya da eklenecektir. Umarız ki gişesi bol ve gerçekten kaliteli bir yapım olur...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=RZne-uJdJXw[/VIDEO] ► Tıkla, Moduna Göre Film Seç!   
14b
0
7 yıl
Yeni Netflix Dizisi "Barbarians" İzlenir mi? Konusu | İnceleme
Yeni Netflix Dizisi "Barbarians" İzlenir mi? Konusu | İnceleme
Size tam 1 hafta önce şu Netflix dizisini tavsiye etmiştim. Bu kadar kısa sürede yeni bir Netflix dizi önerisi ile karşınıza gelmem diyordum ki yayınlanmasını iple çektiğim Barbarians dizisi bu orucumu bozmama yetti. Diziyi az önce bitirdim ve hemen gelip burada kısaca size de tavsiye etmek istedim... Fakat "Barbarians izle" gibi bir arama sonucu buradaysanız gitmeniz gereken yer tabi ki de Netflix olmalı. Fakat "Barbarians konusu" veya "Barbarians dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız varsa kesinlikle doğru yerdesiniz. Nefis Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi son bölümünü de az önce izlediğim Barbarians dizisinin konusu neymiş, oyuncular, sahneler nasılmış, işin özü izlenir miymiş? size çok da lafı uzatmadan bundan bahsedeyim... Hadi! "Kaan nasıl bu Barbarians dizisi? İzlenir mi?" sorunuza geçmeden önce size kısaca dizinin genel konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/84/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı Barbarians dizisinin konusu, MS 9. yüzyılda yaşanan ve tarihte "Teutoburg Ormanı Savaşı" olarak geçen bir savaşın öncesini ve savaşın kendisini kapsıyor. Dizi, olayların savaşa gidiş sürecini ve bu ortamda belli bir yaşa kadar birlikte doğup büyümüş olan 3 kişiyi konu alıyor. Dizi bolca kılıç kalkan, Roma imparatorluğu askeri ve küçük çaplı da olsa bir takım taht oyunları içeriyor. Peki Barbarians dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/50/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Eğer uçmalı kaçmalı fantastik bir şeyler değil de, ayakları daha yere basan, tarihi bir konuyu işleyen bir diziye başlamak isterseniz, bence kesinlikle tercihleriniz arasında bu dizi de olmalı. Yani benim nezdimde bu dizi olmuş. Size bunu çekinmeden söyleyebilirim... Dizi bir savaş dizisi olduğu için bolca kanlı sahne de mevcut ve bu sahneler gerçekten beklediğimden daha kaliteliydi diyebilirim. Dönemin kıyafetleri, yapılan makyajlar, saç tarzları, mekanlar hepsi iyi çalışılmış, sadece izleyene "O dönemde bu dişler nasıl bu kadar beyaz kalıyor ya?" dedirten 'beyaz diş' sorunu haricinde gözüme batan büyük bir sorun yoktu. 6 bölümü de 1 günde bitirin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/34/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Dizi şöyle bir hafta sonu Netflix'in karşısına kurulup 1 günde bitirilecek yapımlardan biri. Karakterlerin derinlikleri var, bu da sizi sürüklüyor. Hafif "Vikings" tadı da alabilirsiniz. Bence şöyle gerçek bir şeyler izlemek isterseniz bu dizi aradığınız şey olabilir.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
1
5 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
0
5 yıl
Beni Çok Sev: Netflix'in İzleyeni Drama Boğan Yeni Filmi!
Beni Çok Sev: Netflix'in İzleyeni Drama Boğan Yeni Filmi!
Netflix'te 2 gün önce yani 19 Kasım'da yayınlanan Beni Çok Sev filmi, uzun zamandır beklediğim filmlerden biriydi. Netflix Türkiye, geçtiğimiz yıl pandemi koşullarının tam da göbeğinde çok iyi projelere start verdi. Beni Çok Sev filmi de onlardan biriydi. Filmi az önce izleyip bitirdim ve "beni çok sev konusu ne?", "beni çok sev filmi oyuncuları kimler?" gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni gözdesi Beni Çok Sev filmi konusu ne, oyuncu kadrosunda kimler var ve en önemlisi bu film izlenir mi? gibi konulara birlikte şöyle bir göz atalım! Film hakkındaki yorumumdan önce: Beni Çok Sev filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/97/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Sedat isminde bir gardiyanımız ve Musa adında da bir mahkumumuz var. Mahkumumuz 1 günlük aile izni alınca gardiyan Sedat'ın eşliğinde 1 günlüğüne memlekete gidip gelmesine izin veriliyor. İşte ne oluyorsa da bu izin sırasında oluyor ve eski defterler açılıp, işler biraz karışıyor. Film de bize bu süreci aktarıyor. Bu film izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/50/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Film, damağımda çok güzel bir tat bıraktı. Uzun zamandır böyle "bizden" iyi bir dram filmi izlememiştim... Bir şeyler izlemeyi neden severiz? Çünkü bize farklı duyguları yaşatabilirler. İşte bu film de bunu çok iyi yapıyor. O yüzden ötesine berisine bakmadan, duygu olarak izleyicisine bir şeyler geçirebiliyorsa ortaya çıkan bu iş gerçekten iyidir. Atmosferiyle, oyuncularıyla, hikayesinin akışıyla yani kısacası büyük bir bölümüyle; bu film beni kesinlikle kazandı diyebilirim. Ercan Kesal... Sen nasıl bir oyuncusun?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/49/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.jpg[/RESIM]"Bir Zamanlar Anadolu'da" ve "Nasipse Adayız" gibi yapımlarda da çok beğenerek izlediğim Kesal, bu filmde de rolünü büyüterek taş gibi bir oyunculuk sergiliyor. Bu adam oynamıyor, adeta o rolü yaşıyor. Ne zaman Ercan Kesal'ı izlesem sanki gerçek hayatta da oynadığı o roldeki gibi biriymiş gibi geliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/13/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM] ÖZET: Bence bu film olmuş. Sarp Akkaya, Ercan Kesal ve Songül Öden gerçekten şahane oyunculuklar sergilemişler. "Bir Başkadır" dizisindeki gerçeklik bu filmde de yakalanmış. Eğer Netflix'te şöyle güncel ve iyi bir şeyler izlemek isterseniz bu filme bir göz atın derim. Dikkat! Bundan sonrası spoiler içeriyor, filmi izledikten sonra gelin[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/23/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM] Öncelikle; Banyo sahnesine gerek var mıydı? Bilemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/22/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Tamam adamımız da o mahallenin bir ferdiydi mahkum olmadan önce, tamam sırtındaki o "sokaklardan gelme" dövmesini göstermek istediniz bize ama diğer tüm detayları, görmeye gerek var mıydı? Filme ne kattı? Bir mahkum için evde duş alma olayı çok büyük bir keyif anı olabilir anlıyorum fakat her şeyi tüm çıplaklığıyla görmemize gerek var mıydı be Netflix? Bilemedim... Herkesin aklında tek soru; "Leyla kimin kızı?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/63/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmde Leyla'nın Musa'nın gerçek kızı olmadığını görüyoruz. Nuriye (Songül Öden) iş yerinde çalışan bir kadının kızı diyor Leyla için ama filmi izleyen pek çok kişi hemen kolları sıvayıp "beni çok sev leyla kimin kızı?" sorusuna google'lıyor... Leyla, filmdeki gibi ne Nuriye'nin ne de Musa'nın kızı değil. Akıllarda soru işareti kalmış olsa da gerçek bu. Ha bu arada Leyla karakterini oynayan oyuncumuz da 2003 doğumlu Aleyna Özgeçen. - - - - - • Beni Çok Sev Netflix'te var mı? Evet, Beni Çok Sev filmi Netflix'te izlenebilir. • Filmde +18 sahne var mı? Evet, Beni Çok Sev filminde hem replik hem de görüntü olarak birkaç müstehcen sahne yer alıyor.  • Beni Çok Sev filminin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Ercan Kesal, Aleyna Özgeçen, Sarp Akkaya, Songül Öden yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
4 yıl
Şantaj! Oriol Paulo İmzalı, Konusuyla Beyin Yakan Yeni İspanyol Dizisi: "The innocent"
Şantaj! Oriol Paulo İmzalı, Konusuyla Beyin Yakan Yeni İspanyol Dizisi: "The innocent"
Size 2 yıl önce şu içerikte de bahsettiğim gibi İspanyol yönetmen Oriol Paulo gerçekten nefis işlere imza atıyor. Birkaç gün önce Netflix'te yayınlanan the innocent dizisi de Paulo'nun sabırsızlıkla beklediğim işlerinden biriydi. The innocent dizisini izledim ve "the innocent konusu ne?" ve "the innocent izlenir mi?" gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'te yayınlanan yeni İspanyol dizisi The İnnocent neyi konu alıyor? Oyuncuları kimler? ve hepsinden önce İzlemeye değer mi? gibi soruların cevaplarına bir bakalım, hadi! Yorumuma geçmeden önce gelin The Innocent dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/46/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizi, isteyerek işlemediği bir cinayet sonucu yolu hapishaneye düşen ve sonrasında kendini ve eşini entrikalarla dolu bir hayatın tam ortasında bulan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Çekimleri İspanya Barcelona'da gerçekleştirilen dizi, özellikle İspanyol Sineması tutkunları için nefis bir şölen. Hiç lafı dolandırmaya gerek yok; Bu dizi nefis![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/84/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Gizem, gerilim ve ters köşe ustası Oriol Paulo'ya tam anlamıyla hayranım. Birçok kişi onu El Cuerpo ve Contratiempo filmleriyle tanısa da aslında kendisinin aynı türde birçok filmi mevcut. Ha bir dizisi yoktu, sonunda o da oldu. E iyi ki de oldu çünkü dizi, nefis kurgusuyla su gibi akıyor. Dizinin atmosferi, o gizemli-kasvetli havası daha ilk dakikalarında kendisini hissettiriyor. İspanyol Sineması tutkunuysanız saydığım bu ögelerden sonra çoktan diziyi izlemeye gitmişsinizdir bile fakat durun, birkaç detaya daha göz atın derim...  Odaklanarak izlemelik bol Puzzle'lı, bol bulmacalı nefis bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/68/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizi, Paulo'nun diğer işleri gibi zekice yazılmış bir kurguya sahip. Senaryosu tamamen bulmacalarla dolu ve izlerken bazı ayrıntılara dikkat ederseniz daha çok keyif alabiliyorsunuz. Bu yüzden bu diziyi telefon bildirimlerinden ve uykusu gelen arkadaşlardan uzakta izleyin derim. İspanyol yapımı dizi filmlerin %80'inde bu ögeler sıkça kullanıldığı için eğer bir İspanyol yapımı izliyorsanız mutlaka detaylara odaklanın ve kendinizi akışta tutmaya çalışın. Bu, sonlara doğru alacağınız tadı 2 katına çıkarabilir... Nacizane bir tavsiye. Başrolde Mario Casas... İspanya sineması bir insan olsaydı, tipi Casas'a benzerdi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/50/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünde, bu platformda da 4 filmini tavsiye ettiğim nefis oyuncu Mario Casas yer alıyor. Casas benim için İspanya sinemasının özeti gibi bir oyuncu. Soğuk, gizemli, sinirli ve çok nadir gülüyor. Ve işte tam da bu yüzden İspanya sineması için aranan o nefis oyuncu şartlarını taşıyor. Bu dizide de tam anlamıyla döktürüyor. Özet: Eğer gerilim-gizem ve beyin yakan bir senaryo izlemek istiyorsanız bu dizi tavsiyemdir. Fakat sizden tek isteğim, diziyi izlerken odaklanmanız. Bu sayede bir bulmaca çözüyormuş hissine kapılıp alacağınız hazzı 2 katına çıkarabilirsiniz. Hazır şöyle eve kapanmışken bu diziyi 2 günde bitirin derim. ---------- • Dizi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor.  • Dizide uygunsuz sahne var mı? Evet, dizide hem müstehcen hem de aşırı şiddet görüntüleri içeren birçok sahne bulunuyor. • Dizi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te "Şantaj" ismiyle izlenebilir.  • The innocent dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Mario Casas, Aura Garrido, Juana Acosta, Alexandra Jiménez ve José Coronado yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
5
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.