1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

15 Ocak 2021
20b
1 Yorum
1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

Size 1 hafta kadar önce Netflix'te izlediğim şu diziyi tavsiye ettikten sonra hemen iyi bir dizi bitirip tavsiye edemem diyordum ki 'il Processo' isimli bu İtalyan dizisi beni yanıltmayı başardı. Eğer bu içeriğe yolunuz il processo konusu veya il processo dizisi oyuncuları gibi aramalar sonucu düştüyse aradığınızı birazdan bulabileceğinizi söylemek isterim. 

En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Hadi gelin şimdi sizlere il Processo dizisi hakkında izlemeden önce bilmeniz gereken bilgiler neler onları şöyle bir anlatayım. Ha bu arada il processo dizisi izle gibi bir arama sonucu da buradaysanız diziyi buradan değil, Netflix üzerinden izlemeniz gerektiğini de söylemek isterim... Hadi şimdi dizimize göz atalım!

'Kaan merak ettirme nedir bu il processo dizisinin konusu?' dediğinizi duyar gibiyim, hemen bahsedeyim;

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
Dizimiz, 17 yaşındaki genç bir kızın vahşice öldürülmesini ve bu cinayetten sonra yaşanan mahkeme sürecini konu alıyor. Bu süreçte de bir savcı, bir avukat ve birçok şüpheli öne çıkıyor ve taraflar arasında gizem dolu bir kovalamaca başlıyor... Kısaca dizimizin konusu böyle. Dahası içinse devam edelim...

İzlerken 'Katil kim?' dedirten hukuk dizi/filmlerini sevenlerdenseniz burada kalın ama ağır ilerleyen diziler sizlik değilse bulaşmayın...

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
Dizi size sürekli olarak 'Katil kim?' sorusunu sorduyor. Her seferinde de farklı farklı şüpheliler için 'Acaba?' diyorsunuz. Bu izleyici için gerçekten güzel bir olay. Eğer siz de benim gibi suç-mahkeme-hukuk temalı şeyleri sevenlerdenseniz bu yapım beni olduğu kadar sizi de mutlu edecektir. Fakat dizimiz oldukça ağır ilerliyor. Sürekli yeni bir olay yerine bazen bir 10 dakika ikili diyaloglara bağlı kalıyor ve eğer yakınlarınızda dikkatinizi dağıtacak akıllı telefon gibi şeyler varsa bu süre zarfında dikkatinizin kayması da olası. Tavsiyem, eğer bu türü seviyorsanız kulaklığınızı takın, telefonunuzu uzağa bırakın ve öyle izleyin derim.

Nefis oyunculuklarıyla buram buram İtalyan işi kokan bir dizi; Aşırı sade ama bir o kadar da şık...

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
'İtalyan şıklığı' terimini bilirsiniz. Çok sade ama çok klastır. Mimarilerinden kıyafetlerine kadar dizi tamamen bunu bize yansıtıyor. Oyunculuklar ayrı, oyuncuların kıyafetleri için tercih edilen seçimler ve mekanlar da bir o kadar ayrı başarılı. Bir karakterimizi hep aynı kıyafetlerle depresif bir modda görürken bazıları da ateş gibi arabalarla jilet gibi karşımıza çıkıyor. Yani dizi buram buram İtalya kokuyor diyebilirim.

NOT: Bu diziyi aranızdan 'Beyza Çiçek'in tavsiyesi ile keşfettim. Kendisine de buradan teşekkürler ediyorum... Yukarıda da dediğim gibi; Eğer ağır ilerleyen şeyler sizlik değilse hemen diğer tavsiyelere geçin. Fakat şöyle bu türe uygun iyi ve uzun soluklu bir şeyler izleyeyim diyorsanız da kaçırmayın derim. Bu arada unutmadan söyleyeyim de kulağımı çınlatmayın; Dizide bolca +18 sahne de mevcut.

----------

• Il Processo dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'in orijinal yapımlarından değil, fakat Netflix'te izlenebilir. 

• Dizinin IMDb puanı nasıl? Dizi 7 puana sahip. 

• Dizi kaç bölüm? Sezon sayısı ve uzunluğu nasıl? Dizinin sadece 1. sezonu yayınlandı ve 8 bölümden oluşuyor. Her bölüm ise ortalama 50 dakikalık bir uzunluğa sahip.

----------

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

Modunu Seç ►

1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo

listesine yorum yap!
pro iustitia
pro iustitia
24 Mart 2022
Kaan iyi ki tavsiye ettin. Çok iyi dizi. Kesinlikle tavsiye ederim.
Beyza Ç.
Beyza Ç.
15 Ocak 2021
Çaylak
Asıl ben tavsiyemi dikkate alıp, izleyip önerdiğin için teşekkür ediyorum Kaan. İzleyecek arkadaşlara da iyi seyirler diliyorum :)
il processo konusuil processo oyuncularıyeni dizi tavsiyeleriitalyan dizilerigüncel dizi tavsiyeleriil processo dizi konusumahkeme dizileripolisiye diziler
EN AKTİF ÜYELER
Mutlaka İzleyin! Kaan'ın Tavsiyesi Üyeleri Tarafından En Çok Beğenilen 10 Film!
Mutlaka İzleyin! Kaan'ın Tavsiyesi Üyeleri Tarafından En Çok Beğenilen 10 Film!
1 buçuk yıl önce kurduğum bu samimi film tavsiye platformu büyüdü ve neredeyse 2000 üyeye yaklaştı. Üye olup filmlere yorum bırakan, kendi profilinde beğendiği filmleri listeleyenler, arkadaşlarını da çağırdı ve onlar da eşini dostunu derken bugün aylık 50-60 bin kişinin girdiği dev bir film tavsiye platformuna dönüştük.  Bugün ise "Çok Beğenilenler" köşemizde, bu güzide sitenin üyelerinden en çok beğeni alan filmlerini listelemek istedim. Hemen aşağıda göreceğiniz filmlerin her biri de Kaan'ın Tavsiyesi üyeleri tarafından beğenildi ve çok sevildi. Hepsi de birçok beğeni ve yorum aldı. Eğer hala içlerinde izlememiş olduklarınız varsa, mutlaka izleyin. İşte en beğenilen 10 film tavsiyesi!  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Kaan'ın Tavsiyesi üyeleri tarafından en çok beğenilen film "Interstellar" oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/75/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu nefis film tavsiyesi, tam 125 üye tarafından beğenildi ve hiç "dislike" almadı! 18 kişinin de yorum yaptığı bu film, bu platformun en beğenilen filmi unvanını yakaladı. Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "In Time" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/12/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 87 üyenin beğenisini alarak ikincilik koltuğuna oturdu. 2 kişinin beğenmediği filmde 8 kişinin de yorumunu bulunuyor. Filme Git ► 3. Nefis film "Contratiempo" ise üçüncülük koltuğunda![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/47/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]86 kişinin beğendiği ve tam 28 kişinin yorum yaptığı bu harika filmi 1 kişi de beğenmemiş. Eğer hala bu filmi izlemediyseniz, hiç vakit kaybetmeden izlemelisiniz. Filme Git ► 4. En beğenilen film tavsiyeleri listemizin bir sonraki sırasında "Marrowbone" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/5/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]85 kişinin beğendiği bu filmde tam 18 yorum bulunuyor. 3 kişinin de "dislike" attığı bu film, akıllıca yazılan senaryosu ile şaşırtmayı başarıyor.  Filme Git ► 5. Listemizin ortalarında bizi "Shutter Island" karşılıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/30/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]79 kişinin beğendiği, 10 kişinin yorumunu bıraktığı bu film, mutlaka izlenecekler listenizin ilk 10 sırasından birinde olmalı.  Filme Git ► 6. Sıradaki filmimiz "The Martian"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/19/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]76 kişinin beğenip, 3 kişinin beğenmediği bu film tavsiyemize de 8 yorum bırakılmış.  Filme Git ► 7. Bir diğer film tavsiyemiz, izlerken ismi gibi size nefesinizi tutturacak bir yapım; "Don't Breathe"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/8/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]66 kişinin beğendiği bu filmin beğenmeyeni bulunmuyor.  Filme Git ► 8. En beğenilen filmler listemizde sırada "Split" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/11/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]65 kişinin beğendiği bu filmi ise sadece 2 kişi beğenmemiş. 8 kişinin de yorumunun bulunduğu bu şahane filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► 9. Sona yaklaşırken sıradaki filmimiz; "Source Code"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/52/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]64 kişinin beğendiği bu filmi sadece 1 kişi beğenmemiş.  Filme Git ► 10. Ve en çok beğenilen ilk 10 film tavsiyesi listemizin son sırasında "The Pursuit of Happiness" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/22/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]63 kişinin beğendiği bu harika filmi de sadece 1 kişi beğenmemiş. Eğer hala izlemediyseniz henüz geç değil, hemen şimdi bu filmi de izlemeye koyulabilirsiniz.  Filme Git ► ● Bu filmlerin her birine de bıraktığınız beğeni ve yorumlar için sonsuz teşekkürler. Hatta bunun yanında "Beğenmedim" butonu ile, tavsiye ettiğim filmin kötü olduğunu söylediğiniz için de sonsuz teşekkürler ediyorum. 1 buçuk yıl önce söylediğim gibi, olumlu ya da olumsuz her türlü yorumunuzu filmlerin altına güvenle yazabilirsiniz. "Beğendim" ya da "Beğenmedim" butonlarını da özgürce kullanabilirsiniz. Bu listede emeği geçen tüm Kaan'ın Tavsiyesi üyelerine teşekkürler!  "Kaan bu listenin devamını nasıl görebiliriz?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak "En Çok Beğenilen" film tavsiyeleri sayfamıza ışınlanabilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/62/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.png[/RESIM] Çok Beğenilenler ►
22b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Kurtuluş dizisi, her izlediğimde de gözlerimi dolduran, yüreğimi sızlatan ve yumruğumu sıktıran Türk dizi tarihinin hiç şüphesiz en iyi yapımlarından biri. Fakat günümüzden neredeyse 30 yıl önce yayınlanan bu diziyi hala izlemeyen birçok kişi olduğunu fark ettim. Ben de kolları sıvadım ve Kurtuluş dizisi hakkında şöyle hem bilgilendirici hem de tavsiye içeren bir içerik hazırlamak istedim. Üstelik hemen sonrasında Google'a girip "Kurtuluş dizisi izle" yazacak kişileri de düşündüm ve hem TRT Arşivi'nden hem de YouTube üzerinden diziyi ücretsiz bir şekilde izleyebileceğiniz kaynakları da bu içeriğin içine bırakacağım. Atatürk'ün Yazdığı Film ►  Kurtuluş dizisi öyle etkileyici, öyle hayran olduğum bir yapım ki, hazırladığım bu içerik ile birlikte bu diziyi hiç izlememiş 1 kişiyi dahi diziyi izlemesi için teşvik etsem, bu beni çok mutlu eder. Hadi gelin şimdi Kurtuluş dizisi konusuna, oyuncularına ve detaylarına şöyle bir göz atalım! Peki neyi konu alıyor bu Kurtuluş dizisi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/66/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Turgut Özakman imzası taşıyan Kurtuluş dizisi, 2. İnönü Muharebesi'nden Mudanya Mütarekesi'ne kadar süren 2 yıllık bir süreci konu alıyor. İşgal edilen vatanımızı görüyoruz. Çaresiz, tükenmiş halkı. Sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri... Neredeyse 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bir şekilde aktarabilen başka bir yapım daha yok. Hem ağlatan, hem gururlandıran bir dizi bu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/14/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Ben bu diziyi oturup 3 kez izledim. Hepsinde de fazlasıyla etkilendiğimi söyleyebilirim. Gözlerimden yaş düştüğü pek çok sahne var, yine yumruğumu sıkıp sinirlendiğim ve gururlandığım da... Üstelik izlediğim bu kişi ve olayların her birinin de gerçek olduğunu bilmek, beni her defasında uzun uzun düşünmeye itiyor. Olur da bir gün baba olursam, yok olmak üzere olan bir milletin nasıl silkinip ayağa kalktığını gösteren bu çarpıcı yapımı evladıma büyük bir titizlik ile izleteceğim. Her şey bir kenara, müthiş bir sinematografi var bu dizide...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/59/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Usta Görüntü Yönetmeni Colin Mounier imzası taşıyan bu dizideki sahneler, geçişler, renkler ve diğer tüm detaylar çok ama çok başarılı. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... Şu diziyi Türk olmayan birine izlet, 90'lı yılların başında yayınlanmasına rağmen çok üst düzey bir işçilik olduğunu anında söyleyecektir. Bu iyi bir haber olsa da, aslında 30 yıldır bu konuları işleyen bu seviyede 1 dizi veya filmimizin olmadığı ayıbını da fark etmemizi sağlıyor. Birçok farklı cephede, birçok farklı düşman ile yokluk içinde savaşan cesur Türk askeri, Türk kadını, yani Türk milletini konu alan şöyle büyük bütçeli bir dizi ya da film neden yapamıyoruz? İşte bu konu biraz karışık... - - - - - - - -  "Kaan şimdiye kadar hep gözden kaçırmışım ama nasıl izleyeceğim?" diyenler için dizinin bölümlerini tek tek bırakıyorum... Tabi buraya tıklayarak Kurtuluş dizisini en kaliteli halde TRT Arşiv'den ücretsiz bir şekilde de izleyebilirsiniz. YouTube üzerinden izlemek isteyenler hemen aşağıya bıraktığım videolara göz atabilir. Kurtuluş Dizisi 1. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rA9oXE9Ytm0[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 2. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=0jbsYs4sOyM[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 3. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=vmBmuL5syF0[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 4. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=uc8NpjdBnus[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 5. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=DCfZhk6iFFE[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 6. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=NxlwVbXsoxM[/VIDEO] • Kurtuluş Dizisi oyuncuları kimler? Bu nefis dizinin oyuncu kadrosu da tam anlamıyla şampiyonlar ligi... Rutkay Aziz, Ayda Aksel, Savaş Dinçel, Mehmet Aslantuğ, Altan Erkekli, Mehmet Ege, Müşfik Kenter, Aytaç Arman, Cezmi Baskın, Alev Sezer ve dahası... Liste böyle jön isimler ile uzayıp gidiyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
3 yıl
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Adını Adana'daki Antik Kent'ten alan Magarsus dizisi, Blu TV imzasıyla yayınlanacağı gün için beni fazlasıyla heycanlandırmayı başarmıştı. Üstelik dizi hakkında sadece 'Suç-Dram' kategorisinde olduğunu ve başrolünde de ünlü isimlerin yer alacağını öğrenmiş ve heycanım giderek artmıştı. Takvimler Ağustos 2023'ü gösterdiğinde de dizi yayına girdi ve birçok kişinin hala izlemediğini düşündüğüm bu diziyi burada da sizlere tavsiye etmek istedim. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Dizi yayına girer girmez bir şekilde sağdan soldan duyanlar Google'da "Magarsus dizi konusu ne?", "Magarsus dizisi oyuncuları kimler?" gibi pek çok soruya cevap bulmak için kolları sıvadı... Ben de hemen hem Magarsus dizisi hakkında yorumumu, hem de bu yerli dizinin detayları hakkında sizlerle paylaşmak istedim... E hadi gelin şimdi Magarsus dizisine şöyle bir bakalım! Yorumuma geçmeden önce gelin Magarsus dizisi konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/28/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Magarsus dizisi, Adana'da bulunan Magarsus Antik Kenti yakınlarında bulunan bir sahil kasabası olan Sarıbahçe'de yaşananları işliyor. Dört tarafı da narenciye bahçeleriyle çevrili olan bu ilçede sözünün üzerine söz söylenmeyen Kurak ailesi ve bu ailenin zaman içinde yaşadıklarını izliyoruz Magarsus dizisinde. Ailemiz hem kendi içinde hem de dış etkenlerle bir savaşa giriyor ve 'ekonomik üstünlük' için silahlar çekiliyor. Magarsus dizisi, izlediğim en iyi yerli yapımlardan biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/32/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bizde hep söylenen "Abi bizden neden böyle işler çıkmıyor..." isyanına bir cevap olabilecek kadar başarılı bir yapım bu benim için. Dizi beni sonuna kadar tam gaz sürüklemeyi başardı ki yerli dizilerimizdeki en büyük sorunlardan biri de sürükleyiciliği sağlayamamaları. İşte Magarsus bunu iyi bir şekilde kıvırıyor diyebilirim. K*fürlerin havada uçuştuğu ama hiç sırıtmadığı, abartıdan ve gösterişten uzak, senaryosu sağlam yazılmış, sıkmayan, hatta yer yer de germeyi başaran bir yerli dizi bu. Başka bir Çağlar Ertuğrul göreceksiniz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/25/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Çağlar Ertuğrul'u ya Dağ serisi gibi askeri filmlerde, ya da Ailecek Şaşkınız gibi komedi türündeki yapımlarda izledik. Fakat Magarsus dizisinde kendisini ilk kez Adana şivesi ve çok aşırı ciddi bir rolde görüyoruz. Her ne kadar ilk birkaç bölümde Çağlar Ertuğrul'un şivesini başarısız bulsam da nasıl olduysa oldu ve dizinin sonlarına doğru Ertuğrul'un şivesine alıştım ve o kadar da kötü gelmemeye başladı. Biraz Succession, biraz da ZeroZeroZero![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/39/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Şahsen ben Magarsus dizisindeki 'Aile' ve 'Suç' olaylarını gördükçe sizlere de her fırsatta tavsiye ettiğim Succession ve ZeroZeroZero dizilerindeki tadı aldım.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/43/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Şahsen ben Magarsus'u çok başarılı buldum. Bizden de böyle diziler çıktığı için mutlu bile oldum... Gösterişten, gürültüden uzak, uçmasız kaçmasız gerçek ve hayatın içinden bir dizi bu. 1-2'si hariç oyunculuklar da gerçekten hayatın içinden. Eğer doğal ve ayakları yere sağlam basan, en önemlisi de bizden bir şeyler izlemek isterseniz bu diziye mutlaka göz atın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/55/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] • Magarsus dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Blu TV yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. 2023 itibariyle dizinin 2. sezonu ise henüz yayınlanmadı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
4
2 yıl
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
27b
0
6 yıl
8 Tavsiye ile: Zekice Yazılan Senaryolarıyla "Beyin Yakan" En İyi Filmler!
8 Tavsiye ile: Zekice Yazılan Senaryolarıyla "Beyin Yakan" En İyi Filmler!
Günümüzde evde sinema keyfi yapmak isteyen herkes, çok hızlı bir şekilde izleyecek iyi bir film bulmak istiyor. Buradan haberdar olanlar hemen kaanintavsiyesi.com'a girip kendilerine uygun, modlarına göre film tavsiyesini birkaç dakika içinde bulup izlemeye koyuluyorlar fakat buradan haberdar olmayanlar hala Google'da "En iyi filmler", "Beyin yakan en iyi filmler" gibi aramalar yapıyor. Oysa buradaki "Beynimi Yaksın" kategorimiz sayesinde sadece 4-5 dakikada iyi bir beyin yakan film tavsiyesi bulabilmek mümkün. Ben de bugün sizlere "Beynimi Yaksın" kategorimden seçtiğim en iyi filmleri size listeledim. En iyi filmler neler? Beyin yakan en iyi filmler hangileri? gibi sorularınıza cevap olabilecek bu beyin yakan en iyi filmleri mutlaka izlemelisiniz.  En Güncel Gerilim Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi beyin yakma etkili en iyi filmler hangileriymiş, birlikte görelim.  1. Listemizin ilk sırasında "Triangle" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/35/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] "Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı kaç?" diyenler hemen aşağıdaki butondan filme ışınlanabilir. Size sürekli olarak "Yok artık!", "Hadi canım..." dedirtecek bu film, beyin yakan senaryosu ile en iyi filmler listesine girmeye aday, benden söylemesi.    Filme Git ► 2. Senaryosuyla beyin yakan bir diğer filmimiz "Time Trap"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/53/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] Birçok kişinin fark etmeden yanından geçip gittiği bu film, beklentilerin üzerinde çıkan senaryosu ile beyin yakmaya aday.   Filme Git ► 3. Beyin yakan en iyi filmler denince mutlaka izlemeniz gereken bir yapım "Los Cronocrienes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/99/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.png[/RESIM] İzlerken insanın beyninden dumanlar çıkaran bu nefis İspanyol filmini mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 4. Kasvetli ve gizemli havasıyla bir başka tavsiyemiz "Open Grave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/36/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] İzlerken kafanızdan sürekli yeni bir senaryo yazacağınız bir film. Mutlaka izleyin.  Filme Git ► 5. Sıradaki filmimiz "Coherence"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/20/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] Paralel evren konulu bu filmi hala izlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız demektir. Fakat hala geç değil, hadi hemen bugün bu filmi izleyin.  Filme Git ► 6. Beyin yakan filmler listemizin bir başka misafiri ise "Die Tür" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/81/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] Yine birçok kişinin gözden kaçırdığı bu nefis film de alanında oldukça etkili. Filme Git ► 7. Bütçesi düşük, etkisi büyük; "Enter Nowhere"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/66/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.png[/RESIM] Bu filmimiz ise oldukça sade ve dingin. Fakat işlediği konu, beyin yakmaya birebir... Filme Git ► 8. Listemizin son sırasında ise "Time Lapse" bizi karşılıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/67/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM]İşlediği fikriyle bile insanı heycanlandırmayı başaran bu filmi de muhakkak izleyin. Filme Git ► ● Çok bilindiğini düşündüğüm için listeye almadığım, senaryosu ile beyin yakan 3 müthiş film var. Onları da bonus olarak bırakmak istiyorum ki hala izlememiş olanlar varsa geç kalmadan onlar da bu müthiş filmlerin tadını çıkarsınlar.  Predestinaton[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/83/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] İzleyenin beyninin jelibon kıvamına geldiği bu nefis filmi hala izlemediyseniz hemen oturup sakin, dingin kafayla izlemelisiniz.  Filme Git ► The Game[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/9/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] Akıllıca yazılmış senaryosu ile beğeninizi kazanacak bu film de kendi kulvarındakiler arasından sıyrılmayı başarıyor.  Filme Git ► Cube[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/90/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.jpg[/RESIM] Zekice senaryosu ile hem düşünüp, hem sorgulayıp, hem de "Ee şimdi ne olacak?" diye merak edeceğiniz bu filmi de sakın kaçırmayın.  Filme Git ► ● Tüm bunlardan sonra "Ee Kaan beni kesmedi, yok mu başka?" diyen varsa hemen aşağıdaki butona tıklayarak "Beynimi Yaksın" kategorime ışınlanabilir ve yukarıdaki filmler gibi birçok film tavsiyesini bulabilir.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/93/70/8-tavsiye-ile-zekice-yazilan-senaryolariyla-beyin-yakan-en-iyi-filmler-780x439.png[/RESIM]  Modunu Seç! ►  
41b
0
6 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Yıllardan beri pek çok iyi film izledik. Pek çoğunun bazı sahneleri, hatta o sahnelerde başrollerin söylediği replikler hala aklımızda. Fakat o iyi filmler için, yönetmenlerin ilk tercihleri gerçekten o başroller miydi? Ben söyleyeyim; "Hayır"... Çünkü "kült" olarak nitelendirdiğimiz pek çok filmin başrolünü oynama teklifi önce başka oyunculara götürülmüştü... İşte ben de o efsane rolleri reddeden oyuncuları şöyle bir araştırdım ve çok ilginç bilgiler buldum. Hadi gelin onlara birlikte bakalım ve birlikte şaşıralım!  1. Efsane rolleri reddeden oyuncular listemizin ilk sırasında "Matt Damon" yer alıyor. Kendisi "Avatar" ve "The Dark Knight" filmlerinden gelen teklifleri reddetti. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/87/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Matt Damon, IMDB'den çok iyi bir puan alan "The Bourne Ultimatum" ve "Invictus" filmleri için, tarihin en çok hasılat yapan 2 filmini reddetmek zorunda kaldı. Efsane oyuncuya Avatar filminde başrol, The Dark Knight filminde ise Harvey Dent karakterini oynama teklifi götürülmesine rağmen 2 teklifi de reddetti çünkü diğer filmlerde oynamayı tercih etti.  Matt Damon Filmleri ► 2. Will Smith  ise "The Matrix" filmindeki "Neo" karakterini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/85/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Sinema tarihinin en ünlü filmleri arasında yer alan "The Matrix" filmindeki ünlü "Neo" karakteri önce Will Smith'e teklif edildi, fakat Will Smith reddedince teklifi Keanu Reeves kabul etti ve Neo karakterine o hayat verdi. Yıllar sonra Will Smith bu film için "Ben olsam batırırdım Keanu Reeves çok iyi iş çıkardı" dedi.  Will Smith Filmleri ► 3. "Jack Nicholson", The Godfather filmi teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/15/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane "Baba" filmindeki Michael Corleone karakterini oynama teklifi önce Al Pacino'ya değil, Jack Nicholson'a götürüldü. Fakat Jack Nicholson, "Sinemada Hintlileri Hintliler, İtalyanları da İtalyanlar oynamalı" diyerek bu teklifi geri çevirdi.  4. Denzel Washington, "Se7en" filmindeki David Mills karakterini oynama teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/21/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hiç şüphesiz Se7en filmi, Brad Pitt'i çok yukarılara taşıyan bir filmdi. Filmdeki David Mills karakteri ise Denzel Washington'a teklif edilmiş fakat ünlü oyuncu bu filmi "Çok karanlık" bulduğu gerekçesi ile reddetmişti. Brad Pitt ise teklifi kabul etti ve şahane bir oyunculuk çıkardı.  Denzel Washington Filmleri ► Brad Pitt Filmleri ► 5. Sean Connery, Yüzüklerin Efendisi ve The Matrix filmlerini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/77/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane aktör Sean Connery,  ünlü film serisi "The Lord of the Rings" kadrosundaki Gandalf'ı oynamayı reddetti. Yine farklı bir zamanda The Matrix filmindeki Morpheus karakteri teklifi de usta aktöre götürülmüş fakat usta oyuncu bu teklifi de geri çevirmişti.  6. Kevin Costner, sinema tarihinin en ünlü filminde başrolü oynamayı reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/47/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 90'lı yıllarda sinemanın en ünlü aktörleri arasında olan Kevin Costner, sinemanın en ünlü filmi olan The Shawshank Redemption, yani Esaretin Bedeli filmindeki başrolü oynama teklifini reddetti. Yıllar sonra bunun için pişman olduğunu da dile getirdi.  7. Sylvester Stallone, Terminatör filminin başrolü olmayı reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/20/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] James Cameron, ünlü Terminatör filmi için önce Sylvester Stallone'u düşünmüştü fakat ünlü oyuncu teklifi reddetti. Bunun sonucunda teklifi Arnold Schwarzenegger kabul etti ve filmden sonra Stallone Arnold Schwarzenegger için "O bu rol için doğmuş" dedi.  8. Ve son olarak Leonardo DiCaprio, 90'lı yılların en iyi filmlerinden Boogie Nights kadrosunda oynama teklifini reddetti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/62/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Titanik gibi dünyaca bilinen bir filmde oynadıktan sonra aradığı projeyi tam bulamayan DiCaprio, Boogie Nights filminin başrolünde oynama teklifini geri çevirdi. Sonraları ise bu rolü Mark Wahlberg kaptı ve ortaya şahane bir film çıkmış oldu. DiCaprio ise sonraları verdiği röportajlarda "Keşke Boogie Nights filminde ben de olsaydım, o gün bu potansiyeli göremediğim için çok üzgünüm" demişti.  Leonardo DiCaprio Filmleri ► Görüldüğü gibi izlediğimiz pek çok ünlü film, bildiğimiz ünlü oyunculardan önce başka oyunculara teklif edilmiş fakat her biri de çeşitli nedenlerden dolayı bu büyük filmleri reddetmiş. Şimdilerde çoğu pişman olan bu ünlü oyuncuların yerinde siz olsaydınız neler düşünürdünüz? Hepsi tamam da Kevin Costner nasıl olur da Esaretin Bedeli gibi bir filmde oynama şansını elinin tersiyle iter, işte bu beni fazlasıyla şaşırttı... E ne diyelim.  Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►  
15b
1
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.