Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"

25 Nisan 2020
15b
2 Yorum
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"

Hakan Muhafız, Atiye derken Netflix Türkiye birden fantastik ve gizemden çıkıp "Şöyle daha normal, içinde genç olan, efektsiz, normal bir şeyler yapmasak mı?" diye düşünmüş ve aylar önce "Aşk 101" dizisinin geleceğini haber vermişti. Love 101, yani bizdeki adıyla "Aşk 101" dizisinin ilk sezonu 2 gün önce yayınlandı. Ben de hemen izleyip kolları sıvadım ve size bu Netflix'in yeni gençlik dizisi Aşk 101 nasıl? konusu ne? neden izlenir? gibi soruların yanıtlarını vermek istedim.

Aşk 101 Oyuncuları Hakkında Bilgi İçin Tıkla! ►

Öncelikle bu içeriğe "Aşk 101 izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki yanlış yerdesiniz. Fakat "Aşk 101 konusu ne?", "Aşk 101 dizisi yorumları neler?" gibi aramalar sonucu buradaysanız şanslısınız çünkü hemen aşağıda bu sorularınıza yanıt bulabileceksiniz. Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi Aşk 101'e şöyle bir yakından bakalım. 

Öncelikle nedir bu Netflix imzalı Aşk 101 dizisinin konusu?

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
1998 yılında İstanbul'da bir lisedeyiz. Her biri farklı farklı asi, aykırı ve kural tanımaz gençlerimiz var. Biri öğrencilere bahis oynatırken diğeri haksızlığa gelemeyince kaba kuvvete başvuruyor. Bir diğeri güzelliğini kullanarak erkek öğrencilerden faydalanmaya çalışırken bir diğeri yaşadığı olaylar nedeniyle kendini alkole vurmuş... İşte bu grubu, disipline gitme telaşı bir araya getiriyor. Onlar da kendilerini seven tek öğretmenleri okuldan gitmesin diye bir aşk macerasına girişiyorlar ve öğretmenleri için uğraşırken aslında kendi hayatlarını da değiştirdiklerini fark ediyorlar. İşte dizimiz, bu bir grup gencin yaşadıklarına odaklanıyor. 

Neden izlenir?

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Gençlik dizilerinde pek başarılı değiliz bu bir gerçek. Geriye dönüp iyi gençlik dizilerimiz nelerdi diye baktığımda aklıma sadece "Not Defteri" ve "Kavak Yelleri" geliyor. Tabi bu yapımlar birbiri ile kıyaslanamaz fakat bence "Aşk 101" de yıllar sonra keyifle anılabilecek bir gençlik dizisi olarak zihinlerimizde yer alacak. Çünkü dizideki oyuncuların her biri ile bağlantı kurabiliyorsunuz. Kötü bir karakteri de anlayabiliyorsunuz, soğuk, içe kapanık bir karakterin yerine de kendinizi koyabiliyorsunuz. Dizi ve filmlerin iyi ya da kötü yapan en büyük şey, izleyicinin kendisini başrollerin yerine koyabilmesi veya koyamamasıdır. İşte bence bu dizi, bunu başarıyor. 

Kadro çok başarılı, her oyuncuya ısınabiliyorsunuz!

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Gıcık bir kız, kaba kuvveti seven fakat özünde iyi çocuk, ailevi sorunları olan bir delikanlı, ticareti, parayı seven bunu iyi bir şekilde kullanan bir diğer genç ve tüm bu grubun dengesini değiştiren zeki, çalışkan, naif ve başarılı kız. Diziyi izlerken ana karakterlerin hepsine de kolayca ısınabiliyorsunuz. Bu yüzden oyuncu kadrosu da gerçekten başarılı diyebilirim. Hatta tüm bu oyuncuların, bu diziden sonra Instagram takipçilerinin hıza artacağı da gözle görünür bir gerçek. 

Gençlik ama her şey toz pembe olduğu bir gençlik değil, hayatın hüzünlü yanını da izliyoruz...

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Gençlik dizisi deyince hemen komedi kategorisinde fakat komik olmayan, derdin tasanın olmadığı toz bembe bir dünyada yaşayan gençleri konu alan diziler akla gelir istemsiz, fakat bu dizi bunu çözmüş. Dizi, karakterlerin dram yüklü taraflarına fazlasıyla değiniyor. Aslında uzaktan bakıldığında dizi "eğlenceli" değil, dostluğun ve arkadaşlığın anlatıldığı hüzünlü bir dizi. Bence tam da bu yüzden, bu dizi bir kefeye konacaksa kesinlikle hüzünlü bir kategoride yer almalı derim.

Müzikler çok başarılı!

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Dizinin tam yerinde ve zamanında giren nefis müzikleri var. Birçok nefis şarkı kullanılmış dizide ve her biri de nokta atışı diyebilirim. Karakterlerimiz sokakta yürürken arkadan usul usul gelen 90'lı yılların nostaljik şarkıları da gayet güzel düşünülmüş detaylardan birkaçı. İşin müzik tarafında kim varsa kutluyorum. 

Ortalama 40 dakikalık 8 bölüm de su gibi akıyor...

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Artık hepimizin fark ettiği bir şey var ki; dizi bölümleri giderek kısaldı ve gelecekte de giderek daha da kısalacağı aşikar. Artık 2 saatlik filmlerin bile "uzun" olarak nitelendirildiği bir dönemdeyiz ve 1 buçuk saat boyunca bir dizi bölümü izlemek hepimizi mutlu etmiyor. İşte Aşk 101, ortalama 40 dakikalık bölümleri ile bu ihtiyaca da cevap veriyor. 

NOT: Netflix'ten bir "Game of Thrones" beklentisi olanlar var biliyorum fakat maalesef bu beklentinizi çok ama çok aşağıya çekmeniz gerek. Ve bence bu dizi, ortalamanın üzerinde bir yapım. Aslında daha kötü bir şeyler izlerim diye umuyordum fakat dizi beni şaşırtmayı başardı. Şöyle 90'lı yılların Türkiye'sinde, bir lise günlüğü izlemek isterseniz bu diziye bir şans verin derim. 

● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"

Modunu Seç ►

Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"

listesine yorum yap!
Mahmut K.
Mahmut K.
23 Aralık 2024
Usta Yorumcu
Normal devlet liselerine gidenlerin çoğu bu karakterleri gerçek hayatında görmüştür diye düşünüyorum. Konuşma tarzları, davranışlar abartı falan değil, az bile kalmış. Hele bazı çok öne çıkan liseler vardı zamanında, onların yanında masum bile kalmış. Su gibi akıp giden bir dizi olmuş. Ben beğendim.
talkmoviie
talkmoviie
09 Aralık 2020
Güzel bir diziydi ama şahsen çok fazla argo vardı ve bundan rahatsızlık duydum diyebilirim.
aşk 101 konusuaşk 101 izleaşk 101 dizisiaşk 101 dizi yorumaşk 101 dizi yorumlarıaşk 101 yorumlaraşk 101 oyunculargüncel dizi tavsiyelerilove 101 dizisilove 101 netflixnetflix dizi önerilerinetflix dizi önerisinetflix dizi önerileri 2020
EN AKTİF ÜYELER
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Yabancı dizilerin arasından en iyi mini dizileri ayıklayıp, izlemeyi, keşfetmeyi seven biri olarak uzun zamandır iyi bir mini dizi arayışı içerisindeydim. İşte tam da bu anda rast geldiğim Black Bird dizisi, beni kendine çekmeyi başardı. Mini dizi seven biri olarak, özellikle dizinin sadece birkaç bölümden oluşuyor olması beni hemen kendine bağladı... E hal böyle olunca ben de black bird dizisini sizle de paylaşmak ve tüm bu detaylarından size de bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi, özellikle iyi bir yabancı dizi bulamadığımız şu günlerde, black bird ismindeki bu mini dizinin konusu, oyuncuları ve en önemlisi de 'izlenir mi?' konusunda sizleri elimden geldiğince aydınlatayım... Hadi! Yorumumdan önce; Nedir bu Black Bird dizisi konusu bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/32/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Black Bird ismindeki dizimiz, keyifli bir hayat yaşarken kendini birden 10 yıllık bir hapis cezası yemiş biri olarak bulan Jimmy Keene ismindeki bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kara kara düşünürken kapısına birden küçük de olsa bir şans dayanıyor ve adamımız da bu tercih sonrası kendini bambaşka bir dünyada, kimselerin gitmek istemeyeceği bir hapishanede buluyor. Düştüğü bu cehennemdeki bir katilden bazı itirafları alması gereken adamımız, cezasını sildirmek isterken hayatından olma riskini göze alıyor. Hiç lafı uzatmaya gerek yok; Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/82/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin 2 başrolü de kesinlikle çok başarılı. Bunun yanında akış da oldukça sakin fakat bir o kadar da vurucu. Başrolümüz DiCaprio'daki o havalı, cool hallerinde takılsa da, yaşadıklarıyla birlikte yaşadığı değişimi çok başarılı bir şekilde izleme fırsatı buluyoruz. Yani başrolümüzün karakter değişimini bence güzel bir şekilde işliyor dizi. Ayrıca dizinin renkleri, kurgusu, olayları anlatış ve işleyiş şekli de daha ilk başından izleyicisine 'İyi bir şey izliyorum galiba..' dedirtmeyi başarıyor. Gerçek bir hikayeye dayanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/6/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin hikayesi, tamamen gerçek kişi ve olaylara dayanıyor. Diziyi izlerken veya izledikten sonra görüp duyduklarınızın bir zamanlarda bir yerlerde gerçekten yaşanmış olmasının verdiği acı ve kızgınlık, bence tarifsiz. İnsan bu tür olayları hep 'sinemada', 'dizilerde' izlerim sanıyor fakat bu olaylar maalesef gerçek... Diziyi sağlam kılan ögelerden en önemlisi de zaten bu gerçeklere sırtını dayamış olması bana göre. Başrolleri alkışlıyorum![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/94/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Asıl adamımızdan yukarıda da bahsettim; Kendisi, keyifle izlediğim şu Tetris filminin de başrolü ve bence kesinlikle izleyene ilginç şekilde bir DiCaprio havası veriyor. Aşırı özgüvenli ve tabi yakışıklı da olması, onu bu role de cuk oturtmuş diyebilirim. Bunun yanında diğer başrolümüz Paul Walter Hauser gerçekten inanılmaz bir rol kesiyor. Hatta bırakın kesmeyi, adam adeta döktürüyor. Bu kadar gerçek, bu kadar başarılı bir oyunculuk, yakın zamanda izlememiştim diyebilirim. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle birkaç bölümlük iyi bir mini dizi arayışındaysanız ve 'gerçek' şeyler sizi sıkmaz, aksine daha da kendine çekerse, izlemeniz gereken dizi, işte bu dizi... Fakat bu türe yabancıysanız ve tercih etmiyorsanız, hemen diğer tavsiyelere göz atın derim. Ayrıca bana bu diziyi tavsiye eden Mesut Şahin'e de teşekkür ediyorum. - - - - - -  • Black Bird dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizi 6 bölümlük bir mini dizi. Tüm diziyi 5 saat 45 dakika gibi bir sürede bitirebiliyorsunuz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
8
2 yıl
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi.  Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım!  Merakla beklenen açıklama geldi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/62/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi.  Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/37/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir.  Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/83/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor.  ● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz.  Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz!  Modunu Seç ► Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 
25b
1
7 yıl
"Ne İzlesek?" Diyenlere Özel Liste: 7 FAVORİ Film Önerisi!
"Ne İzlesek?" Diyenlere Özel Liste: 7 FAVORİ Film Önerisi!
Bugünlerde herkes izleyecek iyi film önerileri arayışında. Zamanın çok hızlı aktığı günümüzde birçok kişi bu kısıtlı zamanını iyi bir film izleyerek geçirmek istiyor. Bu yüzden her "film önerisi olan var mı?" sorusuna gelen film tavsiyelerine aldanmamak gerek çünkü çoğu vasat çıkabiliyor. 2021 Filmi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün kolları sıvadım ve "şöyle iyi bi film önerisi olsa da izlesek" diyen sizler için 7 favori film tavsiyesi hazırladım. Ben bu filmleri izledim, beğendim ve favorim diyerek pek çok kişiye de tavsiye ettim. Fakat şimdi bir de hepsini bir film öneri listesi başlığı altında toplayıp size de sunmak istedim. Bu listeyi bir köşeye not edin ve boşluk bulduğunuzda buradaki filmleri bir bir izleyin derim... Hadi gelin! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık, dilerseniz onu izleyebilir ya da aşağıdan listeye devam edebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xpy9GxI3nuA[/VIDEO] 1. Hala izlemediyseniz işi gücü bırakıp hemen izlemenizi önerdiğim ilk favori filmim "K-Pax"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/31/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Benim çok sevdiğim bu nefis film, K-PAX isimli bi gezegenden geldiğini söyleyen tuhaf davranışlı bir adamı ve onun bu gizemini çözmeye çalışan insanları konu alıyor. Efektsiz, uçmasız kaçmasız, deli gibi düşündüren zekice yazılmış diyaloglarıyla taş gibi bir bilim kurgu filmi nasıl yapılır, işte bu filmde bunu görebilirsiniz. Kaçırmayın. Filme Git ►  2. Signs[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/57/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] "Uzaylı istilası" konusunda onlarca film izledim fakat hiçbiri beni bu film kadar etkileyip germedi. Evet, günümüzden 20 yıl önce çekilen "İşaretler" ismindeki bu filmin bende yeri çok ama çok ayrı. Geçmişte yaşadıkları nedeniyle inancını yitiren bi rahip, kardeşi ve çocuklarıyla birlikte çiftçilik yapmaya başlıyor. Fakat bi sabah tarlasına baktığında devasa "Ekin çemberleri" ile karşılaşıyo ve film böylece başlıyor... Tadı damağımda kalan, atmosferiyle müthiş bir şekilde geren ve neredeyse her yıl 1 kez tekrar izlediğim bu filmi hala izlemediyseniz hemen bu akşam bi şans verin derim. Filme Git ►  3. Phone Booth[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/5/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Size "tümü telefon kulübesinde geçen 1 saat 20 dakikalık bi film sizi kesinlikle sürüklemeyi başaracak" desem muhtemelen bana "Kaan tek mekanda sıkıcı olmaz mı?" dersiniz, fakat bu film bunu aşıyor. Colin Farrell'ın nefis oyunculuğu ile sırtlayıp taşıdığı bu film, yavaşça yükselen temposuyla favori filmlerimden biri. Listenize mutlaka alın derim.. Filme Git ►  4. An Inspector Calls[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/25/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Zengin mi zengin, varlılıklı mı varlıklı bir ailemiz ve bir de bir müfettişimiz var. Gece yarısı bu ailenin evine konuk olan adamımız, aile bireylerine sorduğu sorular ile bazı dengeleri değiştiriyor ve şahane bir film böylece başlıyor. Bol diyaloglu ve büyük bir bölümü tek mekanda geçen bu filme daha önce hiçbir yerde rast gelmeyip kendisiyle ilk kez bu listede karşılaştıysanız bir şans verin derim. Filme Git ►  5. "Koro" ismindeki bu tavsiyem ise bi hafta sonunuzu güzelleştirmeye yetecek kadar iyi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/70/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, şehirden uzakta bulunan bir yatılı okuldaki yaramaz öğrencileri ve bu yaramazlıklarla kendi yöntemleri ile mücadele etmeye çalışan okulun yeni müzik öğretmenini konu alıyor. Ben filmi izlerken sürekli olarak kendi ilkokul yıllarımı düşünüp durdum. Öğretmenlerimin çektiği zorluklar, verdikleri mücadeleler... Hepsi gözümün önüne geldi ve gerçek bir "eğitimci" olmanın ne kadar zor olduğunun bir kez daha farkına vardım. Bu filmin yeri bende çok başka, darısı başınıza. Filme Git ►  6. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/17/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Bu film ise 2 yıl önce vizyona girmesine rağmen neden hala üzerine konuşulup, sağda solda tavsiye edilmediğine şaşırdığım ve çok sevdiğim filmlerden biri. Filmimiz, bir köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor. Fakat bunu insancıl bi bakış açısıyla değil de direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun sesi ve düşünceleri ile izliyoruz. Bir araba yarışcısı tarafından sahiplenen köpeğimizin hikayesi başlıyor ve siz de kendinizi "Biz insanoğlu, köpekleri hak edecek ne yaptık?" diye sorgularken buluyorsunuz. Yer yer gülümseten yer yer de gerçek anlamda duygulandıran bir film bu. Kaçırmayın derim. Filme Git ►  7. Son tavsiyem ise "The Inctouchables"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/62/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Bu öyle bir film ki, yıllardır birebir olarak tavsiye ettiğim 1 kişi bile "beğenmedim" demedi. Favori filmlerim listemde 50 kadar film var ve bu film, kesinlikle ilk 5'te yer alıyor. Felç olan zengin mi zengin bir abimiz var, ve bu büyük patronumuz kendisine temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda destek olabilecek bir yardımcı aramaya girişiyor. Eğitim seviyesi ve deneyimi yüksek bir düzine başvuru geliyor, fakat içlerinden biri çok farklı bi şekilde, hem de dezavantajlı olduğu halde bu kalabalıktan sıyrılıp kendine en ön sırada yer buluyor... İşte filmimiz de bu ikili arasında su gibi akıp gidiyor. Gerçek, etkileyici bi şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka ama mutlaka bu filmi listenizin ilk sırasına alın derim. "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ►  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
0
5 yıl
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 yılı içinde birçok filmi sabırsızlıkla bekledim. İzleyeceğim günleri iple çektim. Bu filmlerden bazıları fos çıksa da bazıları gerçekten de beni yakalamayı başardı ve onları da burada sizlere tavsiye ettim. 2019 yılı içinde çıkan, izleyip beğendiğim filmleri buraya tıklayarak görebilirsiniz. İşte Brad Pitt başrollü "Ad Astra" filmi de izlemek için can attığım filmler arasındaydı. Filmi bugün izleme fırsatı buldum ve sizlere de tavsiye ettim. Filmi izledikten sonra yazdığım tavsiye metnine göz atmak için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► (Bu içerik Ad Astra filmi hakkında SPOİLER içermez, filmi izlemediyseniz de okuyabilirsiniz) Hadi gelin şimdi Brad Pitt başrollü uzay filmi Ad Astra'ya biraz daha yakından bakalım!  Ad Astra filminin konusu kısaca şöyle[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/29/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Babası 20 yıl önce başka varlıklar keşfetmek için Neptün'e doğru yolculuğa çıkan bir uzay mühendisinin yaşadıklarını konu alıyor Ad Astra... Sorumlu şirket bu görevin neden başarısız olduğunu anlamak için oğulun, babasına bir mesaj göndermesini istiyor ve adamımızın macerası tam da burada başlıyor.  Interstellar, Gravity ve The Martian gibi filmler ile kıyaslamayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/50/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Ne yazık ki hepimizin düştüğü bir hata var; Filmleri birbirleri ile kıyaslıyoruz. Oysa hiçbir film, başka bir filmin kulvarına girmez. Her film kendi kulvarını, kendi yolunu oluşturur ve o yolda sadece o film vardır. Ne Interstellar Gravity'nin yerini tutabilir, ne de The Martian Ad Astra'nın yerini. Bu şekilde kıyaslama yaparsanız çok üzülürsünüz, aman dikkat. Interstellar, uzay ve zaman hakkında yapılmış en sağlam film. Senaryosunu bilim insanlarının yazdığı dev bir ansiklopedi. Gravity, sadece birkaç oyuncu ile nasıl nefis bir uzay filmi çekilebildiğini gösteren mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. The Martian ise şahane sahneleri ile Mars koşullarını bizlere tanıtan, insanoğlunun verdiği müthiş hayatta kalma mücadelesini konu alan harikulade bir yapım. Ad Astra, kendi içinde yolculuk yapan bir astronotun çıktığı uzay yolculuğunu konu alan enfes bir film. Eğer uzay ve evren gibi konulara ilginiz varsa bu 4 filmin her biri de size farklı bir haz verecektir. Hepsi kendine has ve her birinin de tadı ayrıdır.  Uzun ve yer yer sakin bir film izleyeceksiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/4/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Filmin atmosferi çok farklı. Yani kendine has bile denebilir. Fakat ben yer yer, size de burada tavsiye ettiğim iyi uzay filmleri Moon ve Sunshine filmlerindeki atmosfere benzettim. Ad Astra'da vurdulu kırdılı sahneler, ya da devasa çarpışmalar, düşmeler ve olaylar beklemeyin. Filmin müzikleri öyle etkileyici ki, uzay sahneleri ile birleştiğinde filme muazzam bir dinginlik hakim oluyor. Yani uzay konusuna ilgisiz olan birçok kişi, filmi izlerken mayışıp koltuğuna yayılabilir. Fakat ben de dahil olmak üzere uzay ve evren konusuna ilgisi zirvede olan kişiler, Ad Astra'yı son sahnesine kadar gözünü kırpmadan, merakla izleyeceklerdir.  Filmin bütçesi 80 milyon![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/5/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin bütçesi 80 Milyon dolardan biraz fazla. Kıyaslamanız için; Interstellar'ın bütçesi 165 Milyon dolardı.  Ay, Mars ve Neptün'e yolculuk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/89/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Bu arada film, Ay, Mars ve Neptün'ü ayağımıza getiriyor. Film, insanoğluna bu imkanı tanıyor ve önce Mars'ı sonra da Neptün'ü görme fırsatı buluyoruz. Bu yüzden görsel açıdan film tatmin ediyor.  Ad Astra filminin oyuncuları[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/34/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Oyuncu kadrosunda Brad Pitt başta olmak üzere Ruth Negga, Liv Tyler ve Tommy Lee Jones gibi isimler yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise James Gray var.  Brad Pitt Filmleri ► Ad Astra fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=P6AaSMfXHbA[/VIDEO] ● Modunuza göre film tavsiyesi seçmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
7 yıl
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Hatırlarsanız birkaç ay önce tam da şurada sizlere izlediğim The Platform filmi hakkında 100 binden fazla kişiye ulaşan bir analiz yazmış, filmin alt metninde verilen mesajları size göstermeye çalışmıştım. İşte dün izlediğim bu "Yeraltı Peygamberi" ismindeki bu film de, yine beni bir analiz içeriği hazırlamaya itti. Öncelikle buraya "Yeraltı Peygamberi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınız şey burada değil. Fakat Yeraltı Peygamberi inceleme gibi bir arama sonucu buradaysanız hazır olun çok şaşırtıcı bilgiler sizi bekliyor.  Filme Git ► Hadi şimdi gelin, beni etkilemeyi başaran "A Prophet" yani "Yeraltı Peygamberi" filmi incelememize şöyle bir birlikte göz atalım ve filmdeki derin mesajları birlikte inceleyelim. Hadi! Öncelikle incelemeye geçmeden önce; nedir bu Yeraltı Peygamberi filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/58/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Film, 19 yaşında 6 yıllık hapis cezasına çarptırılan bir gencin yaşadıklarını ve içine düştüğü cezaevi ortamında yaşadıklarını konu alıyor. Gencimiz kendini birden acımasız hapishane dünyasının ortasında buluyor ve işte bir hayatta kalma mücadelesi de böylece başlamış oluyor.  Bundan sonrası, yani filmin incelemesi bolca SPOİLER içerecek, baştan uyarayım ki sonradan kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Ha bir uyarı daha; Hassas olduğumuz bu konuda "Kaan'a bak neler yazmış" dememeniz için, filmin alt metninde bolca dini mesajların bulunduğunu, benim ise sadece verilen bu mesajları size göstermeye çalıştığımı hatırlatmak istiyorum. 1. Okuma yazma bilmeyen, genç bir Arap... Tanıdık geldi mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/13/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Öncelikle lamı-cimi yok, film, islam peygamberi Hz. Muhammed'i ve onun yaşadıklarını modern bir şekilde konu alıyor... Başroldeki okuma yazma bilmeyen, diğerlerine nazaran temiz yüzlü Arap "Djabena", islam peygamberi Hz. Muhammed baz alınarak oluşturulmuş bir karakter. Nasıl mı? Devam... 2. Vahiy...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/72/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz "Djabena", çok büyük bir baskıya maruz kalıyor ve birini öldürmek zorunda bırakılıyor. Öldüreceği kişinin hücresine gittiğinde ise, o kişi kendisine kitap okumasını, kendisini geliştirmesini ve 6 yıl içinde bu cezaevinden donanımlı bir şekilde çıkabileceğini söylüyor. Gencimiz sonrasında bu kişiyi öldürüyor ve film boyunca öldürdüğü bu kişinin hayalini görüyor. Film burada, Muhammed'e gelen Vahiy'e gönderme yapıyor. Peygambere gelen Cebrail nasıl ona "oku" dediyse, burada da aynı olay yaşanıyor.  3. Çok zeki biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/59/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz "Djabena"nın zeki bir karakter olduğunu görüyoruz. Hem Fransızca'yı hem de Arapça'yı aynı anda konuşuyor ve sadece etraftakileri dinleyerek Korsika dilini konuşup anlayabilme olayını çözüyor. Gözlem yeteneği üst düzey ve başarılı stratejik hamleler de yapabiliyor. Ayrıca hem Korsika hem de hapishanedeki müslümanlar arasında "köprü" görevi görüyor ve ittifaklar kurabiliyor. İşte tüm bu mesajlar da Hz. Muhammed'i işaret ediyor.  4. Sıradan bir genç mi? Yoksa yaşanacakları önceden görebilen bir peygamber mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/30/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Adamımızın kariyeri hapishanede hızlıca yükseliyor ve "elçi" tanımıyla izin günlerinde uçakla farklı şehirlere gidip arabuluculuk yapıyor ya da mesaj taşıyor. Bunun yanında düşman kervanına saldırırcasına, yoldan geçen cipe saldırıyor, baskın yapıyor ve hiçbir yara almadan görevini tamamlıyor. Hemen akabinde, yolda araçla gidildiği sırada "Geyiklere dikkat edin!" diye uyarıyor, yola geyiklerin çıkacağını önceden öngörüp ifade ediyor ve gerçekten dediği gibi de oluyor. Geyikler yola atlıyor ve araba kaza yapmaktan son anda kurtuluyor. Yanındaki adamlardan biri de ona şakayla karışık "Bunu önceden nasıl bilebildin? Peygamber falan mısın?" diye soruyor. İşte tüm bu bilgiler de bizi Hz. Muhammed'e çıkarıyor.   5. Kendisine inananları etrafına toplaması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/97/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Hapishaneye kimsesiz ve 5 parasız giren gencimiz, her şeyin sonunda, hapishaneden arkasında koca bir konvoy ve ona inanan kişiler ile çıkıyor. Bu da onun insanlara ulaşabilen, bir birlik kurup liderlik edebilen biri olduğunu gösteriyor. 6. Film "Sahabe" konusuna bile değiniyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/65/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Kendisine okuma yazma öğreten diğer bir Arap olan Ryad, onun ilk sahabelerinden biri oluyor. Ryad, ölümüne kadar adamımızı yalnız bırakmıyor. 7. Ve son olarak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/196/27/mesaj-cok-derin-yeralti-peygamberi-filmindeki-7-dini-gonderme-780x439.png[/RESIM]Adamımız Djabena, "Sahabe" yani Ryad öldükten sonra, onun eşi ve çocuğuna göz kulak oluyor. Bu da dini kaynaklarda geçen bir başka konu ve filmde de aynısı yaşanıyor. NOT: Film bu alt metni ile ayrı, bir "hapishane" filmi olarak da ayrı etkilemeyi başardı diyebilirim. Oyunculuklar ve yer yer karşılaştığım sahneler gerçekten çok başarılıydı. Hapishanedeki güvenlik kontrolünde ağzını sonuna kadar açtığı için havaalanındaki kontrolde de alışkanlıktan ağzını açması ve hapishaneden çıktığında arkasındaki konvoya eli ile çaktırmadan işaret yapması detayı gerçekten çok ince düşünülmüştü. Süresi biraz uzun olsa da, benim için tekrar izlenebilecek bir filmdi "Yeraltı Peygamberi"... Umarım yukarıda yazdığım bu mesajlar ile film sizin için daha bir anlam kazanmıştır..   - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Bodies: Netflix'in BEYİN YAKAN Yeni Dizisi!
Bodies: Netflix'in BEYİN YAKAN Yeni Dizisi!
Netflix, 2023 yılı biterken son dakikada vurdu ve gol oldu diyebiliriz... "Hayırdır kaan bu ne sevinç.." dediğinizi duyar gibiyim. E nedeni belli; Netflix, nefis Dark dizisinden sonra yine aynı tatta bir işe daha imza attı. Birkaç gün önce yayına giren yeni Netflix dizisi Bodies, kesinlikle beni yakalamayı başardı... Bodies dizisi yayın tarihini çoktan ajandama not almışım, e dizi de yayına girince hemen bu yeni Netflix dizisini izlemek için ekranın karşısına geçtim. ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TL8zrMZ42aQ[/VIDEO] Hadi gelin şimdi Dark dizisi benzeri bu yeni dizi Bodies nasıl bir yapım? Bodies dizisi konusu ne? Oyuncuları kimler? ve en önemlisi de izlenir mi? Gelin tüm bu sorulara çok kısa ve net cevaplar vererek sizi diziyi izlemeden önce biraz konu hakkında aydınlatayım... E hadi! Yorumumdan önce gelin Bodies dizisi konusu nedir, ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/333/4/bodies-netflix-in-beyin-yakan-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu yeni Netflix dizisi, farklı zaman dilimlerinde yaşanan aşırı fantastik olaylar zincirini konu alıyor. Bodies dizisi 1890, 1941, 2023 ve hatta 2053'e de giderek bize ekran karşısında oturduğumuz yerden adeta zamanda yolculuk yaptırmayı başarıyor. İşte dizi boyunca da bu farklı zamanlarda gerçekleşen 'suç' temalı olayları izliyor ve bu bulmacayı çözmeye çalışıyoruz. Bu dizi, damağımda Dark dizisi tadını bırakmayı başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/333/13/bodies-netflix-in-beyin-yakan-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]2017 yılında hayatımıza giren ve tüm dünyada izleyeninin beynini jelibon kıvamına getirmeyi başaran nefis dizi Dark'ı izlerken aldığım tadı, yıllar sonra ilk kez bu dizide aldım diyebilirim. Biliyorum bu çok iddialı fakat 2 günde bitirdiğim Bodies dizisinin ilk 3 bölümünü izlediğimde, geri kalan 5 bölümünü sindire sindire, tadını çıkara çıkara izlemeye karar vermiştim. Fakat dizi o kadar iyi bir şekilde aktı ve merak ettirdi ki, kalan 5 bölümü de ertesi gün, yani az önce izleyip bitirdim. Zamanda yolculuk, paradokslar ve kelebek etkisi... bu dizide hepsi var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/333/20/bodies-netflix-in-beyin-yakan-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dark dizisinde bu gelgitlerin her birine şahit olmuş ve ağzımız açık bir şekilde olay zincirini çözmeye çalışmıştık. İşte bu dizide de aynı tadı alacağınıza eminim. Dizide zamanda yolculuk temasını nefis bir şekilde izliyoruz. Üstelik bu kadarla da kalmıyor ve dizimiz, 'paradoks' konusuna da değinerek tam anlamıyla beynimizi yakıyor. Bitti mi? Tabi ki de hayır... Kelebek Etkisi de dediğimiz, değişen küçük bir detayın zaman içinde çok büyük bir şeye dönüşmesini de izliyor ve fazlasıyla etkileniyoruz... Dizi tüm bu ögeleri nefis bi şekilde işliyor. Dönem kostümleri, sahneler ve içindeki o bilim kurgu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/333/91/bodies-netflix-in-beyin-yakan-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide farklı zamanlara gelgitler yapıyoruz. Fakat hepsinde de nefis mekan tasarımları, şahane kostümler ve hiç sırıtmayan ustaca hazırlanmış detaylar görüyoruz. Yani dizideki bu 'dönem' kısmı için çok fazla kafa yorulduğu belli. Bu, özensiz diziler arasında kaybolduğumuz şu günlerde bence bulunmaz bir nimet... Sahneler çok akıcı ve hepsinden önemlisi, dizinin içinde gerçekten sağlam da bir bilim kurgu var. Dark'ın da dayandığı böyle bir temeli vardı hatırlayın, bence bu dizide de bu kısım epey özenilmiş. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/333/43/bodies-netflix-in-beyin-yakan-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer siz de benim gibi, içinde zamanda yolculuk olan, biraz bilim kurgu, biraz da fantastik ögeler içeren yapımları izlemekten büyük keyif alıyorsanız, e bir de Netflix'te izleyecek şöyle yeni bir dizi arayışındaysanız, hemen şimdi bu diziyi izlemeye başlayın derim... Bana 'Afferin be Netflix!' dedirten yapım çok bulunmuyor fakat bu yeni dizi bana bunu dedirtmeyi başardı... E darısı başınıza. - - - - - -  • Bodies dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir. • Bodies dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle Bodies dizisinin henüz 1 sezonu yayınlandı. 8 bölümden oluşan bu 1 sezondan sonra 2. bir sezonun gelip gelmeyeceği henüz belli değil.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
36b
2
2 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
34b
0
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.