Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!

15 Ocak 2019
180b
0 Yorum
Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!

Film önerisi isteyen herkes kendini izleyeceği filmdeki kişi ya da kişilerin yerine koymak ister. Yani aslında film önerisi isteyen kişilerin çoğu "Hayatta Kalma Filmleri" izlemeyi istiyor. Çünkü filmde bir çift hayatta kalmaya çalışıyorsa, izleyen kişi de kendisini ve eşi ya da sevgilisini filmdeki çift yerine koyar ve bu şekilde filmden daha çok haz alır. Eğer biri açık denizde hayatta kalmaya çalışıyorsa, kendini o kişinin yerine koyup "Acaba ben olsam ne yapardım?" diye düşünür ve bu şekilde film ile daha sağlam bir bağlantı kurar.  İşte bu yüzden ben de bugün sizlere burada birbirinden nefis hayatta kalma filmleri önereceğim. Hadi gelin o vahşi doğada hayatta kalmaya çalışan kişileri konu alan film önerilerine birlikte bakalım!

Korku Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►

1. Vahşi doğada hayatta kalma konulu filmler listemizin ilk sırasında, çift olarak izlenmesini tavsiye ettiğim "Backcountry" yani "Ölüm Ormanı" filmi var...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
"Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı nasıl? Sen nasıl buldun?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir! 

Filme Git ►

2. Etkileyici hayatta kalma filmleri listemizdeki bir diğer tavsiyem ise "The Shallows" yani "Karanlık Sular"

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Su üzerinde hayatta kalmaya çalışan genç bir kadının hikayesini izleyeceksiniz. 

Filme Git ►

3. Sıradaki film önerisi ise "Jungle", yani "Orman"...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Ormanda yalnız başınıza kaldığınızda neler olacağını merak ediyorsanız bu film sizlik. 

Filme Git ►

4. Bir diğer hayatta kalma filmi önerisi ise "The Grey", bizdeki adı ile "Gri Kurt"...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Biraz kış, biraz cesaret ve biraz da "Kurt"...

Filme Git ►

Başrollerde Hayvanların Olduğu Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ►

5. Doğanın vahşileştiği bir diğer filmimiz ise "The Impossible", yani "Kıyamet Günü" oluyor...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
"Tsunami" konulu en çarpıcı film! 

Filme Git ►

6. İzlenmesi gereken bir diğer hayatta kalma filmi ise "All is Lost", yani "Sona Doğru"...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Bu film, sizin filminiz olabilir...

Filme Git ►

7. "Adrift" yani "Sürükleniş" ise başka bir hayatta kalma filmi önerim...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Senaryosu ile izlemeye değer bir başka survival film. 

Filme Git ►

8. Hayatta kalma filmleri listemizdeki son tavsiyem ise "Till the end of World" yani "Dünyanın Sonuna Kadar" oluyor...

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Doğa ile mücadele ve bir tutam da aşk istiyorsanız bu film sizlik. 

Filme Git ►

BONUS: Hala izlemeyenler varsa diye; "127 Hours"!

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Yaşanmış gerçek bir hikaye! Hala izlememiş olanlar varsa diye...

Filme Git ►

Diğer BONUS: Vahşi doğada hayatta kalma filmlerinin en iyilerinden biri; "Life of Pi"!

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
En ilginç ve en kendini izlettirebilen hayatta kalma hikayesi bu filmde olabilir...

Filme Git ►

♦ Ayrıca aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz!

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!

Modunu Seç ►

Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
doğada geçen filmlermacera filmlerimacera filmi önerilerihayatta kalma filmlerisurvival filmleretkileyici filmleretkileyici film önerileri
EN AKTİF ÜYELER
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
Size burada son 1 ay içinde şu ve şu olmak üzere 2 nefis Netflix dizi tavsiyesi sunmuştum. Bildiğiniz gibi izlediğim ve başarılı bulduğum Netflix filmlerini sizlere şu kategorimde tavsiye ediyorum fakat iyi bir Netflix dizisi maalesef sürekli çıkmıyor... Fakat dün gece beni uykumdan fedakarlık ettirecek kadar peşinden sürüklemeyi başaran bir Netflix dizisi ile karşılaştım. "Kalifat" ismindeki bu Netflix dizisi beni öylesine yakaladı ki, hemen size tavsiye etmek için kolları sıvadım.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe yolunuz "Kalifat izle" gibi bir arama sonucu düştüyse sizi hemen şuraya alalım çünkü burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat eğer "Kalifat dizi konusu", "Kalifat dizisi nasıl?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi Netflix dizi önerisi "Kalifat"a birlikte göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix yapımı "Kalifat" dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/91/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2 farklı dünyada yaşananları konu alıyor. Kendimizi birden Suriye'de şeriatın ortasında bulurken, bir sonraki sahnede İsveç'te bulabiliyoruz. İsveç'te yaşayan birkaç gencin, ışid tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını ve bir yandan da, Suriye'nin tam göbeğinde bebeği ile yaşam mücadelesi veren bir annenin yaşadıklarına şahit oluyoruz. Dizi bize iki farklı pencereyi gösteriyor ve bir polis ile de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayları sağlam birer zemine oturtmayı başarıyor. Işid terör örgütünü ve gencecik insanların bu örgüte katılmaları için nasıl kandırıldıklarını izliyoruz dizide. Hatta öyle çarpıcı bir şekilde izliyoruz ki, bazen sanki o çıkmazda kalan "anne" yerine kendimizi koyuyoruz ve nefes almaya çalışıyoruz... İşte Kalifat, böylesine olayları konu alan bir Netflix dizisi.  Dizide bolca "Türkiye" ve başrolde de bir Türk var; "Gizem Erdoğan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/89/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizinin daha ilk bölümlerinde Türkiye'de bir bombanın patladığına şahit olacaksınız. Dizide genel olarak birçok kez de Türkiye geçiyor. Tüm bunların yanında dizimizin başrolünde İsveç doğumlu olan bir Türk var. 32 yaşındaki "Gizem Erdoğan" dizimizdeki çaresiz anneyi, "Pervin" karakterine hayat veriyor. Fakat nasıl hayat vermek. Tam anlamıyla izleyiciye o gerilimi, çaresizliği ve bir kadının cesaretini yansıtıyor. Kendisinin henüz 1 projesini izlemiş olmama rağmen oyunculuğunu çok beğendim. Umarım daha farklı yapımlarda da görürüz.  8 bölüm su gibi akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/19/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi oldukça sürükleyici. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için hep bir sonraki sahneyi merak ederek izliyorsunuz. İşte beni gecenin yarısında uyutmadan 8 bölümü de bir seferde izlememe sebep olan şey de tam olarak buydu. Fazla gerçek çünkü. Orta Doğu, Işid... Tüm bunları haberlerden görürken birden kendimizi bir Işid evinde buluyoruz ve dizi bize tüm bu süreci çarpıcı bir şekilde gösteriyor.  Kalifat dizisi fragmanına ve kelime anlamına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=d11U7VTDFn0[/VIDEO] "Kalifat" kelimesi ise "Hilafet" anlamına geliyor.   NOT: Bu dizi uzun zamandır izlediğim en sürükleyici ve en gerçek dizi oldu benim için. Eğer bu konulara pek ilginiz yoksa (ki olmalı) size çok çekici gelmeyebilir, fakat biraz olsun "gerçek" bir şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka zaman ayırın ve bu diziyi izleyin derim.  Diziyi İzle ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
3
6 yıl
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Bugün "Keşfettiklerim" köşeme, sizle tanıştırmak için sabırsızlandığım bir film ile geldim. Filmimiz, Börü ve Dağ gibi seri yapımların da yönetmeni olan Alper Çağlar'ın bir filmi. Hadi gelin şimdi sizi o filmle tanıştırayım!  Karşınızda, 10 kişiden 9'unun bilmediği nefis bir film; "Panzehir" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/90/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] "Peki Kaan nedir bu filmin olayı?" dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım... Filmimiz, İstanbul'un yeraltı dünyasında yaşananları konu alıyor. Bir celladımız var. Yani büyük para babalarının kirli işlerini yaptırmak için eğitip, tuttuğu acımasız bir adam. Fakat bu adamımız, gün geliyor diyor ki "Benden bu kadar patron, ben kaçar..." ama işte işler öyle kolay olmuyor. Kodamanımız ki kendisi Cüneyt Arkın, adamımıza bir oyun çevirip onu büyük bir çaresizliğin ortasında bırakıyor. Adamımızın ise bu ortamdan kurtulabilmesi için tek yolu, İstanbul'un herkesçe tanınan dev babalarını bir gecede temizlemek.. Bana "Şimdiye kadar nasıl izlememişim..." dedirten bir film...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/57/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Filmin öyle bir atmosferi var ki, izlerken sürekli "Sin City" akla geliyor. Karanlık ve yağmurlu bir İstanbul, gülmeyen suratlar, birilerinin ölmesi için hazırlanan tezgahlar ve çerez gibi sıkılan kurşunlar... Oyuncu kadrosunda ise Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Emir Benderlioğlu, Kaan Urgancıoğlu, Levent Can ve Öykü Gürman gibi isimler var.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/17/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Özellikle asıl adamımızı oynayan "Emin Boztepe" büyük bir alkışı hak ediyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/51/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/64/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Eminim siz de bu ismi bir yerlerden duymuşsunuzdur... Evet. Kendisi dünyaca ünlü bir dövüş sporu üstadı. Fakat oyunculuk konusunda da bir o kadar iyi. Hele bu film için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Sert mizacı, iri yapılı görüntüsü, fakat bu görüntünün altında bir yerlerde var olan temiz kalbi... Hepsi Emin Boztepe'ye cuk oturmuş Durun bir sürpriz daha var!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/92/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Adamımız, 1 gecede vurdulu kırdılı işlere girişirken bir de yanında aslında orada olmaması gereken bir adam ile yoldaşlık yapıyor. Ve bilin bakalım o isim kim... Ben söyleyeyim. Börü dizi müziğinde de "Yanmış İçinden" şarkısıyla sesini duyduğumuz grup Adamlar'ın vokalisti Tolga Akdoğan... Filmin ilk yarısında "Ben bu adamı bir yerlerden tanıyorum ama..." diye mırıldandım ve sonra bulup şaşırdım. Meğer severek dinlediğimiz bu güzel adamda keyifli de bir oyunculuk varmış... Alper Çağlar sevdiği isimleri farklı projelerde bulundurmayı seviyor. Tıpkı Cem Yılmaz gibi...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/67/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/63/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Yani diyeceğim şu ki; Bırakın "Abi bizde neden böyle filmler yok" diye yakınmayı. Var, işte Panzehir buna en iyi örnek. Fakat denemesi bedava. Sorun etrafınızdakilere acaba kaç kişi biliyor... İyi projeleri duyuralım, onlara destek verelim ki devamı da gelsin. Yoksa kalitesiz filmler izlemekten heba olup gideceğiz. Umarım siz de bu filmi izlerken ve izledikten sonra benim tattığım heyecan ve keyfi tadarsınız. Türk sineması çok zayıf diyenlere de bu ve bunun gibi filmleri gösterirsiniz.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/20/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] ●  Bu arada, tavsiye kısmında bu filmi de size tavsiye ettim. Oraya da şuraya tıklayarak ışınlanabilirsiniz.  ●  Yok "Ben başka film tavsiyesi isterim" derseniz de buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!  E hadi afiyet olsun!   
17b
0
8 yıl
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi.  Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım!  Merakla beklenen açıklama geldi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/62/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi.  Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/37/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir.  Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/83/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor.  ● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz.  Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz!  Modunu Seç ► Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 
24b
1
6 yıl
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
3
3 yıl
Etkileyici "Chernobyl" Dizisi Hakkında Bilinmeyen İlginç ve Çarpıcı Detaylar!
Etkileyici "Chernobyl" Dizisi Hakkında Bilinmeyen İlginç ve Çarpıcı Detaylar!
Hatırlarsanız 4-5 gün önce burada size "Chernobyl" isminde bir mini dizi tavsiye etmiştim. Hem tavsiye etmiş hem de oyuncu kadrosundan ve gelecek bölümlerinde neler izleyeceğimizden de bahsetmiştim. (Buraya tıklayarak o yazıma göz atabilirsiniz) İşte bugün de size o nefis dizi "Chernobyl" hakkında edindiğim birkaç çarpıcı bilgiyi paylaşmak istedim. Hadi gelin şimdi bu kasvet dolu atmosferi ile bizi Game of Thrones finali hüznünden kurtaran dizi "Chernobyl", ne gibi ayrıntıları barındırıyormuş birlikte görelim. Öncelikle söylemek istiyorum ki, dizi şu an IMDB Top 250 Tv sıralamasında 1. sırada![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/25/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.png[/RESIM]  Sadece 2 gün önce 4. sıralarda seyreden bu nefis dizi, şu an birçok ünlü yapımı sollayarak IMDB Top 250 Tv Shows listesinde ilk sırada yer alıyor. Game of Thrones ise 6. sırada...  Dizi, olayın yaşandığı dönemi konu aldığı için tüm detaylar o dönemi yansıtacak şekilde titizlikle hazırlanmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/2/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpeg[/RESIM]Dizideki sigaralar, otel lobisi, peyzaj tasarımları, objeler, içkiler, masalar, kıyafetler hatta otobüsler bile o dönemde kullanılanlarla birebir olarak aynı. Tüm bunların sağlanması için büyük bir ekip çalışmış. Ayrıca dizide kullanılan tüm renkler de o döneme ait renk tonları. Sadece renk seçimi için bile çok uzun mesailer harcanmış.  Nükleer fizikçi olarak izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri aslında yok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/27/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Dizi her ne kadar yaşanan gerçek olaylara dayansa da, nükleer fizikçi olarak izlediğimiz ve Emily Watson'ın oynadığı karakter "Ulana Khomyuk" aslında gerçekte yok. Bu, tüm olayı 5 bölümde anlatmak zorunda oldukları için dizinin senararistleri tarafından akışa yardım etmesi için oluşturulan bir karakter.  Dizide izlediğimiz dram dolu sahneler tamamen gerçek![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/45/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpeg[/RESIM]Ölen itfaiyecilerin metal tabutlar ile gömülüp üzerlerine beton atılması, helikopterin kum dökmeye çalışırken aşırı radyasyon alıp düşmesi, birçok işçi çocuğunun havadan yağan külleri kar zannetmesi ve dahası... Tüm bu hüzün dolu detaylar gerçek kayıt ve anılardan derlenip hazırlanmış.  Gördüğünüz bu fotoğraflar ise Chernobyl dizisinde izlediğimiz kişilerin, gerçek fotoğraflarını ve hayatta kalma sürelerini gösteriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/62/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/69/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/73/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  Ayrıca olayı daha geniş kapsamlı kavramak, patlamanın biraz daha öncesine bakmak isterseniz de Discovery Channel'ın şu "Çernobil" belgeseline de bakmanızı öneririm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=nDroFgcxv_w[/VIDEO]  Henüz 3 bölümünü izlemiş olmama rağmen şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu dizi uzun süredir bende bu denli büyük bir etki bırakabilmeyi başaran tek dizi oldu. Hüznü, çaresizliği, ölümü hiçbir yapımda bu dizide olduğu kadar net bir şekilde izlememiştim. "GOT tatmin etmeyen bir final ile noktaladı, acaba ondan mı bu diziye bu kadar sarıldım?" diye düşündüm ama yok değil. Onunla alakası yok. Bu dizi, beni çok fazla etkiledi. Keşke bir mini dizi olmasa... Kim bilir? Belki de bir sürpriz yapıp konuyu daha geniş bir şekilde işlemeyi tercih ederler... Kim bilir. Bu arada "Kaan iyi güzel de bugün yarın biter bu, sonra?" diyenleriniz hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi bulabilir!  Film Tavsiyesi Seç! ►
13b
0
7 yıl
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Bugün size, keşfettiğim andan itibaren çok etkilendiğim ilginç bir olayı getirdim. Konumuz bir "şarkı"... Fakat bu şarkı bildiğiniz tüm şarkılardan farklı. Çünkü bu şarkının katil olduğuna inanılıyor!  Şarkı yazılıyor ve olaylar başlıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/81/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpeg[/RESIM] Her şey Macar asıllı besteci ve söz yazarı Rezso Seress ismindeki bir adamın bir Pazar günü bir şarkı yazmasıyla başlıyor. Yazdığı bu şarkıya "Szomoru Vasamap" yani "Kasvetli Pazar" adını veriyor.  Şarkı ilk kurbanını alıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/42/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM]Şarkıyı ilk dinleyen Seress'in sevdiği kadın oluyor. Kadın, şarkıyı dinledikten sonra bir şişe zehir içerek intihar ediyor. Geriye ise sadece 2 kelimenin yazılı olduğu bir kağıt parçasını bırakıyor; "Gloomy Sunday"... İkinci intihar geliyor!  Budapeşte polisi, Joseph Keller ismindeki bir ayakkabı boyacısının sokak ortasında kafasına ateş ederek intihar etmesi ihbarı ile olay yerine gidiyor ve yerde kağıda yazılmış 2 kelimeyi buluyor; "Gloomy Sunday"... İntiharlar gelmeye devam ediyor!  Şarkı Avrupa'da da yayılınca gençler tarafından hikayesi kulaktan kulağa yayılmaya başlıyor. Bir dans kulübünden çıkan genç bir kadın, bir silah ile kendini öldürerek geride şarkının adının yazılı olduğu bir not bırakıyor. Bu olayların üzerine Budapeşte emniyeti şarkının çalınması yasaklıyor!  Şarkı dünyaya yayılıyor!  Berlin'de bir esnaf, dükkanının içinde kendini asıyor ve geride şarkının adını bırakıyor. New York'taki bir yazar, evinin içinde tüpü açarak kendini gaz ile zehirliyor ve ölmek üzereyken kağıda "Gloomy Sunday" yazdığı anlaşılıyor. 17 yaşındaki bir kız odasında intihar ediyor ve not defterinde "Macar İntihar Şarkısı" yazılı olduğu bir sayfa bulunuyor.  Roma'daki bir köprü üzerinde bu şarkıyı söyleyen bir dilenciyi fark eden bir genç, tüm parasını dilenciye verip kendini birden sulara bırakıyor ve ölüyor! BBC, şarkının dinlenilmesinin yasak olduğunu ilan ediyor!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/40/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Ölümlerden sonra BBC, tüm İngiltere'de şarkıyı yasaklıyor!  Yazarın ölümü...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/60/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Seress, düştüğü Nazi kampından kurtuluyor bunun üzerine psikolojisi bozulunca bir çatıdan atlıyor fakat ölmüyor. Sonra da kaldırıldığı hastanede, 1968 yılında kendini boğarak ölüyor. Öldüğü gün ise "Pazar" olarak kayıtlara geçiyor. Şarkının sözlerinde ise "Pazar günü yapılacak olan cenazeme gel..." şeklinde bulunan bir kısım herkesi ürpertiyor. İşte o şarkı!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9dZj7YW5oFQ[/VIDEO]
15b
1
8 yıl
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı. 12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ►  Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/97/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor. Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/37/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor. İzlerken grip olabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/52/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken... Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/69/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor. - - - - - -  Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. - - - - - -  • The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz.  • The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
2
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.