The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

25 Ocak 2025
20b
14 Yorum
The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

Size burada en son 2 ay önce The Penguin dizisini tavsiye etmiştim... 2 aylık bu sürede yine elbet birçok dizi izledim fakat bu yeni dizilerden beni burada size tavsiye edecek kadar yakalayan pek olmamıştı... Ta ki The Day of the Jackal dizisine kadar... Peki nedir bu The Day of the Jackal dizisi konusu? The Day of the Jackal gerçekten izlemeye değer bir dizi mi? İşte bugün de burada sizlere bu dizi hakkında şöyle uzun olmayan, az ama öz cümlelerle bir sohbet edelim istiyorum.

Hadi gelin şimdi hem The Day of the Jackal konusuna göz atalım hem de The Day of the Jackal dizisi hakkındaki düşüncelerimi burada sizle şöyle bir paylaşayım... E hadi!

Yorumumdan önce gelin The Day of the Jackal dizisi konusuna bir bakalım...

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Dizimiz, işinde gerçekten de profesyonel olan bir suikastçiyi konu alıyor. Çok uçuk rakamlar karşılığında çok önemli hedefleri etkisiz hale getiren adamımız, son işinden sonra kendini birden büyük bir cenderenin tam ortasında buluveriyor ve çok sağlam bir hikayede böylece başlamış oluyor.

Bence son zamanların en iyi dizilerinden biri bu!

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Dizinin seyir keyfi çok yüksek. Her bölüm, ilk sahneden son sahnesine kadar adeta kadar sarıyor.. başından kalkamadığım bi dizi oldu bu. Damağımda şahane bi tat bıraktı.. dizide bu tadı bozan tek şey vardı, o da başrolleri paylaşan siyahi ablamız.. bu abla kimin torpiliyle bu kadroda, ilginç. Tüm bunlarla birlikte bence "The Day of the Jackal" son yılların en iyi yapımlarından biri... Nedendir bilinmez, ben bu dizideki o soğuk atmosferi, en sevdiğim ilk 5 diziden biri olan 'Succession' dizisindeki o atmosfere benzettim.

Başrolümüz 'bence' ideal...

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Dizimizin başrolü Eddie Redmayne 43 yaşında bir aktör. Fakat gerek sakalının olmaması, gerek ise zayıf bir vücuda sahip olmasıyla olduğu yaştan 6-7 yaş daha genç gösteriyor. Diziyi izleyen pek çok kişi Eddie Redmayne'nin oyunculuğunu pek beğenmiyor ve bu role aslında çok iyi uymadığını söylüyor fakat ben bu düşüncelerin tam karşısında yer alıyorum... Bence başrolümüz Eddie Redmayne nefis bir oyunculuk sergilemiş. Bu mesleği yapan biri soğuk kanlı olmalı ve başrol oyuncumuz Eddie Redmayne de bence kesinlikle o soğukkanlı havayı bize sezdirmeyi başarıyor.

- - - - - - 

Özet; Bence The Day of the Jackal dizisi, son yılların en başarılı, senaryosu sağlam yazılmış en iyi işlerinden biri... Şöyle zeka dolu taktikleriyle, profesyonel bir tetikçinin yaşadıklarını görmek isterseniz, bu diziye mutlaka bir şans verin derim. Ben çok sevdim. Hatta Instagram hesabımızda tavsiye ettiğimde de pek çok 'olumlu' geri dönüş aldım... Siz şu ana kadar bu diziyi bir şekilde gözden kaçırdıysanız artık buna bir son verip hemen bugün bu diziye başlayın derim.

- - - - - - 

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

• The Day of the Jackal dizisi Netflix'te var mı? Dizi, şimdilik Türkiye'de yayında olan herhangi bir platformda yer almıyor maalesef.

• The Day of the Jackal dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Eddie Redmayne, Lashana Lynch, Ursula Corbero gibi isimler yer alıyor.

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

Modunu Seç ►

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

listesine yorum yap!
mmmm S.
mmmm S.
18 Eylül 2026
Çaylak
Dizi güzeldi yalnız kadın dedektif hiç diziye yakışmıyordu, bu kadar profesyonel bir tetikçiye bu kadın hiç gitmemiş.
aayykk A.
aayykk A.
10 Mart 2026
Başlarda rutin biraz ama ilerleyen bölümlerde gerçekten iyi 2. sezonunu beklediğim nadir dizilerden adamın oyunculuğu güzel, siyahi mı6 kadın ise vasat...
Muhammed K.
Muhammed K.
22 Ocak 2026
Son yılların en iyi dizisi başlığını kesinlikle hak ediyor. 1-2 sahne gerçekten kalp atışımı hızlandırdı. Başroldeki siyahi kadının oyunculuğu çok kasıntı ve yapay geldi, izleyince anlayacaksınız.. Eddie Redmayne ise sadece onun oyunculuğunu izlemek için bile izlemeye değer bir dizi diyebilirim o soğukkanlılığı ekrandan bana geçti. Ayrıca La casa de papel Tokyo'yu görmek de beni mutlu etti.
ERDEMY12
ERDEMY12
23 Aralık 2025
Uzun zamandır izlediğim en iyi suikast dizisi. Gerçekten alıp götürüyor sizi bölüm bittiği gibi ne yenisini açmak istiyorsunuz. 2. sezonu heyecanla bekliyorum.
Tunahan E.
Tunahan E.
01 Kasım 2025
Çaylak
Sürükleyici, merak ettiren ve harika bir senaryo. 2 günde bitti.
Filiz T.
Filiz T.
21 Ekim 2025
Çok beğendim. Çeşitli ülkelerde çekilen yüksek Bütçeli bir dizi. Tek kahraman yok. Herkes ne mükemmel ne de çok özel. Tam karakter filmi olmuş. Bir insan aynı anda hem ezik görünüp hem tehlikeli olabilir diye sormadan edemedim.
serkan ö.
serkan ö.
20 Temmuz 2025
Sıkı Üye
Yıllar önce seyrettiğimiz, Bruce abimizin oynadığı filmin dizi hali. Ama iyi bir versiyonu. Oyunculuk gerçekten iyi. Ayrıca eski filmdeki gibi nereye gittiğini hemen tahmin eden bir sistem üzerine kurulu değil. Kısacası güzel bir dizi kesinlikle izleyin derim.
Aslı B.
Aslı B.
22 Nisan 2025
Usta Yorumcu
Diziyi sonunda bitirdim, 5. bölüme kadar kıvrana kıvrana izledim. 5. bölümden sonra güzel açıldı, kalan bölümler su gibi aktı gitti. Çakal'ın şansı fazla yaver gitti bazı yerlerde, sinir bozucu boyutlara geldi. Siyahi kadın oyuncuya neden bu kadar kafayı taktılar anlamadım, bence gayet normal, rahatsız edici gelmedi bana. Çok abartıldığı kadar olmasa da iyi dizi, izlemeye değer.
Enes G.
Enes G.
03 Nisan 2025
Efsane bir diziydi soluksuz izledik eşimle kesinlikle tavsiye ederim.
aliyna
aliyna
18 Mart 2025
Kendini soluksuz ve sürükleyici bir şekilde izlettiren dizi. Mantık hataları var mı, oldukça ama kimyasına kapıldıktan sonra sorun etmiyorsunuz. John wick, Punisher seviyorsanız bu diziye bayılacaksınız. Kesinlikle son zamanların en keyif veren yapımlarından biridir. Ayrı bir parantez siyahi kadın bu dizinin en iyi oyuncusudur, izleyenlerden büyük nefret kazanmıştır.
MerveB
MerveB
08 Mart 2025
Çaylak
Çok güzel bir diziydi geçekten. Sadece 'Siyahi' kadının oyunculuğundan nefret ettim, başrolse harika oynamış.
Emre E.
Emre E.
28 Şubat 2025
Çaylak
Harika bir inceleme ve tavsiye olmuş. Dizi kendine bağlıyor. Çok güzeldi.
Mahmut K.
Mahmut K.
11 Şubat 2025
Usta Yorumcu
Aksiyon ve kurgu olarak son yıllarda izlediğim en güzel dizilerden biri, umarım devamı da gelir.
Mustafa T.
Mustafa T.
02 Şubat 2025
Çaylak
''Son yılların en iyi dizilerinden biri'' cümlesini sonuna kadar hak ediyor. Hani kendinizi kötü bir karakterin yerine koymanızı sağlar ya bazı senaryo ve oyunculuklar, bu dizi onlardan biri. Kaan'ın eleştirisinden dolayı siyahi ablamızı önyargı besleyerek izledim ve ilk 4-5 bölüm bana da bir çıkıntı gibi gelmişti fakat daha sonra alıştım nedense, bütünleşti diziyle (: Teşekkürler Kaan.
the day of the jackal dizisithe day of the jackal dizi konusujackal dizisigüncel dizi tavsiyesigüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Yabancı dizilerin arasından en iyi mini dizileri ayıklayıp, izlemeyi, keşfetmeyi seven biri olarak uzun zamandır iyi bir mini dizi arayışı içerisindeydim. İşte tam da bu anda rast geldiğim Black Bird dizisi, beni kendine çekmeyi başardı. Mini dizi seven biri olarak, özellikle dizinin sadece birkaç bölümden oluşuyor olması beni hemen kendine bağladı... E hal böyle olunca ben de black bird dizisini sizle de paylaşmak ve tüm bu detaylarından size de bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi, özellikle iyi bir yabancı dizi bulamadığımız şu günlerde, black bird ismindeki bu mini dizinin konusu, oyuncuları ve en önemlisi de 'izlenir mi?' konusunda sizleri elimden geldiğince aydınlatayım... Hadi! Yorumumdan önce; Nedir bu Black Bird dizisi konusu bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/32/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Black Bird ismindeki dizimiz, keyifli bir hayat yaşarken kendini birden 10 yıllık bir hapis cezası yemiş biri olarak bulan Jimmy Keene ismindeki bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kara kara düşünürken kapısına birden küçük de olsa bir şans dayanıyor ve adamımız da bu tercih sonrası kendini bambaşka bir dünyada, kimselerin gitmek istemeyeceği bir hapishanede buluyor. Düştüğü bu cehennemdeki bir katilden bazı itirafları alması gereken adamımız, cezasını sildirmek isterken hayatından olma riskini göze alıyor. Hiç lafı uzatmaya gerek yok; Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/82/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin 2 başrolü de kesinlikle çok başarılı. Bunun yanında akış da oldukça sakin fakat bir o kadar da vurucu. Başrolümüz DiCaprio'daki o havalı, cool hallerinde takılsa da, yaşadıklarıyla birlikte yaşadığı değişimi çok başarılı bir şekilde izleme fırsatı buluyoruz. Yani başrolümüzün karakter değişimini bence güzel bir şekilde işliyor dizi. Ayrıca dizinin renkleri, kurgusu, olayları anlatış ve işleyiş şekli de daha ilk başından izleyicisine 'İyi bir şey izliyorum galiba..' dedirtmeyi başarıyor. Gerçek bir hikayeye dayanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/6/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin hikayesi, tamamen gerçek kişi ve olaylara dayanıyor. Diziyi izlerken veya izledikten sonra görüp duyduklarınızın bir zamanlarda bir yerlerde gerçekten yaşanmış olmasının verdiği acı ve kızgınlık, bence tarifsiz. İnsan bu tür olayları hep 'sinemada', 'dizilerde' izlerim sanıyor fakat bu olaylar maalesef gerçek... Diziyi sağlam kılan ögelerden en önemlisi de zaten bu gerçeklere sırtını dayamış olması bana göre. Başrolleri alkışlıyorum![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/94/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Asıl adamımızdan yukarıda da bahsettim; Kendisi, keyifle izlediğim şu Tetris filminin de başrolü ve bence kesinlikle izleyene ilginç şekilde bir DiCaprio havası veriyor. Aşırı özgüvenli ve tabi yakışıklı da olması, onu bu role de cuk oturtmuş diyebilirim. Bunun yanında diğer başrolümüz Paul Walter Hauser gerçekten inanılmaz bir rol kesiyor. Hatta bırakın kesmeyi, adam adeta döktürüyor. Bu kadar gerçek, bu kadar başarılı bir oyunculuk, yakın zamanda izlememiştim diyebilirim. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle birkaç bölümlük iyi bir mini dizi arayışındaysanız ve 'gerçek' şeyler sizi sıkmaz, aksine daha da kendine çekerse, izlemeniz gereken dizi, işte bu dizi... Fakat bu türe yabancıysanız ve tercih etmiyorsanız, hemen diğer tavsiyelere göz atın derim. Ayrıca bana bu diziyi tavsiye eden Mesut Şahin'e de teşekkür ediyorum. - - - - - -  • Black Bird dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizi 6 bölümlük bir mini dizi. Tüm diziyi 5 saat 45 dakika gibi bir sürede bitirebiliyorsunuz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
8
2 yıl
TASK: HBO İmzalı TAŞ Gibi Yeni Suç Dizisi!
TASK: HBO İmzalı TAŞ Gibi Yeni Suç Dizisi!
İzleyecek iyi bir yeni dizi çok sık çıkmıyor. Yeni yabancı diziler oldukça büyük bütçeler ile geliyor fakat pek çoğumuz bu yeni yabancı dizileri bir şekilde gözden kaçırıyoruz. İşte ben de tam olarak burada devreye girerek size yeni çıkan yabancı dizileri de tavsiye ederek sizi bu dizi arayışından kurtarmak istiyorum. Task dizisi de yeni çıkan yabancı diziler listesinde göze çarpan yapımlardan biri... Peki Task dizisi konusu nedir? Oyuncuları kimler? Daha doğrusu Task dizisi izlenir mi? Gelin size bu soruların yanıtlarını kısa ve net şekilde vereyim... Hadi! Öncelikle nedir bu Task dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/52/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Task dizisi, aslında bir polisiye-suç dizisi. Philadelphia'nın neredeyse taşra kısmında geçen olaylar zincirini izlediğimiz dizide, art arda gerçekleşen soygunları ve bu soygun zincirini çözmek için görev başına getirilen bir FBI timini izliyoruz. Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/73/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi kesinlikle başarılı. Bunu daha ilk bölümden kolayca anlamak mümkün. Oyunculuklar çok üst düzey fakat "suç" dizisi deyince bol aksiyon, bol koşuşturma beklemeyin. Çünkü dizinin öyle bir vaadi kesinlikle yok. Daha sakin, daha dramatik bir polisiye dizisi bu. Hikaye çok ağır ilerliyor fakat bu eksi değil, tam aksine karakterlerin derinliğini oluşturabilmek için başarılı ve zekice bir yöntem. Diyaloglar daha az olsaydı da olurdu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/37/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Task dizisiyle ilgili tek olumsuz eleştirim, özellikle ikili diyalogların çok uzun olması. Bu tür sakin işlerde diyaloglar büyük anlam taşıyor fakat bu dizide bunun dozunun çok fazla olduğunu kolayca görebiliyoruz. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle kaliteli oyunculukların olduğu, sağlam bir hikaye barındıran, TAŞ gibi iyi ve yeni bir yabancı dizi izlemek isterseniz, TASK dizisi bu ihtiyacınızı kesinlikle karşılayacaktır.  - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/87/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM] • Task dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Task dizisi Blu TV'yi de bünyesine katan HBO Max platformunda yayınlanıyor. • Task dizisi 2. sezon var mı? Dizinin 1. sezonu henüz yeni yeni yayınlanıyor fakat 2. sezon da muhtemelen gelecektir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.5b
0
11 ay
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
2
3 yıl
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Bunu okuyan sen... Evet evet sen! Biliyorum hemen 2018 film tavsiyelerini görmek istiyorsun ama sadece 1 dakikanı alıp birkaç şey söylemek istiyorum. Farkında mısınız bilmem ama 1 saniyesi bile kıymetli olan şu hayatta birçok kişi hala zamanını izleyecek film aramakla geçiriyor. Yarım saat boyunca öylece ne izlesem diye dolanıp duruyor. Açtığı film yarısında vasat çıkıyor ve yine zamanını çöpe atmış oluyor. Twitter'a "Film önerisi olan var mı?" yazıyor, arkadaşlarından film tavsiyesi istiyor fakat aldığı cevap "Fight Club izle"den öteye geçemiyor... İşte ben de bu sıkıntılardan bıkmış biri olarak tam 1 yıl önce burayı kurdum. Burada size sadece birkaç dakikada modunuza göre film önerisi bulma imkanı sunuyorum ve sadece beğendiğim filmleri size tavsiye ediyorum. Hemen buraya tıklayarak aşağıdaki listeye göz atmadan önce modunuza göre film önerisi seçebilirsiniz. Ha "Yok ben 2018 filmlerine bakacağım" derseniz de gelin şimdi birlikte her biri de iyi 2018 film tavsiyelerine birlikte bakalım. (2019 film tavsiyelerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz) 1. Listemizin ilk tavsiyesi "12th Man" yani "12. Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/32/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► "Kaan nasıl bir şey bu film? Konusu, ımdb puanı falan ne?" diyenler aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git ► 2. Nefis 2018 filmleri listemize "Mowgli" ile devam ediyoruz...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/48/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 3. Mutlaka izlemeniz gereken bir başka 2018 filmimiz de "12 Strong", yani "12 Savaşçı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/76/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 4. Bir sonraki tavsiye ise Lady Gaga'nın oynadığı "A Star is Born", yani bizdeki adıyla "Bir Yıldız Doğuyor" filmi oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/2/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 5. "The Guilty" ise, 2018 yılında çıkan ve izlenmesi gereken iyi 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/53/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 6. Sıradaki film tavsiyemiz ise biraz uzun soluklu; "Outlaw King"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/90/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM] Filme Git ► 7. "Searching" yani "Kayıp Aranıyor" filmi de izlemenizi tavsiye ettiğimiz bir başka 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/62/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 8. Mutlaka izleyin dediğimiz bir başka film tavsiyesi ise "Alpha" yani "Alfa Kurt"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/87/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 9. Sırada, kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından beğenilen bir başka 2018 filmimiz "Upgrade" var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/41/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 10. Şöyle biraz eğleneyim diyenler için de şahane bir 2018 filmi tavsiyemiz var; "TAG"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/49/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 11. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bir başka 2018 filmi tavsiyemiz "Adrift", "Sürükleniş" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/12/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 12. "Başlat: Ready Player One" filmi de keyifle izlenebilecek bir başka 2018 filmi önerimiz oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/38/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 13. Sondan bir önceki film önerisi ise "Every Day", yani "Her Gün" adlı film oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/5/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 14. "Operation Red Sea", yani "Kızıldeniz Operasyonu" adlı bu filmimiz de 2018 filmleri arasında izlenmesi gerekenler arasında yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/59/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● İzlediğiniz filmlere olumlu-olumsuz yorumunuzu mutlaka bekliyorum!  ● "Tavsiyeni Gönder" köşemizden bana izlememi istediğiniz filmi gönderebilir, üye olarak da profilinizde kendi film arşivinizi oluşturabilirsiniz.  ● Bunlar kesmediyse de aşağıdan modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz.  Modunu Seç ►
45b
0
7 yıl
Oyuncu Mert Fırat Tarafından Kurulan, Paranın Geçmediği Muhteşem Bir Yardımlaşma Platformu: İhtiyaç Haritası
Oyuncu Mert Fırat Tarafından Kurulan, Paranın Geçmediği Muhteşem Bir Yardımlaşma Platformu: İhtiyaç Haritası
Bugün size, keşfettiğim ve severek kullandığım nefis bir yardımlaşma platformunu tavsiye etmeye geldim. Olayımızın adı "İhtiyaç Haritası"... Hadi gelin şimdi bu neymiş, ne için kullanılırmış birlikte şöyle bir göz atalım. Nedir bu İhtiyaç Haritası? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/14/71/oyuncu-mert-firat-in-kurdugu-turkiye-nin-her-kosesine-uzanan-bir-yardimlasma-platformu-ihtiyac-haritasi-780x439.png[/RESIM]İhtiyaç Haritası, adından da anlayacağınız gibi ihtiyacı olanlar ile bu ihtiyacı karşılayabilecek kişileri buluşturan bir platform. Olay 3 bölümden oluşuyor;  İhtiyaç Gir: Bu bölümde platforma giriş yaptıktan sonra ihtiyacınız ne ise onu giriyorsunuz. Destek Ol: Bu bölümde ise ihtiyaçlara destek olabiliyorsunuz. Gönüllü Ol: Bu bölümde de bu ihtiyaçların karşılanma sürecine gönüllü olabiliyorsunuz. Mahallenizdeki bir ailenin eksikleri varsa bu süreci takip edip, yakındaki destek veren kişiler ile buluşup gerekli yardımı sağlıyorsunuz. Kurucularından biri, ünlü oyuncu Mert Fırat!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/14/24/oyuncu-mert-firat-in-kurdugu-turkiye-nin-her-kosesine-uzanan-bir-yardimlasma-platformu-ihtiyac-haritasi-780x439.jpg[/RESIM]Şu aralar reytinglerde ilk sırayı kapan dizi "Ufak Tefek Cinayetler" izleyen herkes, son bölümde bu platformdan bahsedildiğini görmüştür. Çünkü kurucularından biri, yine aynı dizide bulunan başarılı oyuncu Mert Fırat. Aynı zamanda platformun sözcüsü de kendisi.  Burada para geçmiyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/14/58/oyuncu-mert-firat-in-kurdugu-turkiye-nin-her-kosesine-uzanan-bir-yardimlasma-platformu-ihtiyac-haritasi-780x439.jpg[/RESIM]Evet. Platform tamamen yardımlaşma üzerine kurulu olduğu için herhangi bir para yardımı kabul edilmiyor. Sadece ihtiyacı olanlara destek veriliyor. Ben bu platforma bayıldım! Şöyle de şahane bir reklam filmleri var; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=bEM0pKK-ZZw[/VIDEO]  Hadi şimdi siz de buraya tıklayarak ihtiyacı olanlara yardım etmeye ya da ihtiyacınıza destek aramaya başlayın! 
431b
0
8 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından şöyle bir neler olmuş diye bakmak için hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Her hafta olduğu gibi geçen hafta da Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Biricik Kraliçemiz "Dany" acımasız birine dönüştü... Aslında hep öyleydi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/71/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Bu bölümde tam anlamıyla bir kıyamet izledik. İnsanlar öldü, kadınlar ve çocuklar katledildi ve kimse kimseye acımadı... Fakat kraliçemiz Dany zaten tam da böyle biriydi. Hatırlarsanız bir baba ve oğlunu canlı canlı yakmıştı. Fakat şimdi üzerine bir de bir önceki bölümde Missandei'nin "Dracarys" dediğini duyunca hiç acımadı ve çoluk çocuk demeden Kral Toprakları'nı yaktı geçti. Birçok kişi bunun biraz abartı olduğunu söylese de bence Dany zaten böyleydi. Jon ile olan sahnelerinde biraz yumuşadığını görmüştük fakat Dany, bu dizinin başından beri hep acımasızdı. İlginçtir, birkaç önceki bölümde insanları ölülerden kurtarmak için savaş verirken şimdi insanları öldürüşünü izledik. Sadece güzel ve tatlı olduğu için ondan hiçbirimiz kadın ve çocukları katletmesini beklemezdik fakat onun özü bu. Arkadaşını, 2 çocuğunu kaybetti ve aşık olduğu adam öz yeğeni çıktı. Bu yetmezmiş gibi bir de tahtın Jon'un hakkı olduğunu öğrendi. İşte tüm bunların sonucunda intikamı için yanıp tutuşan bir kraliçeyi izledik.  Dany'nin aksine Jon, silahsız insanları öldürmemeyi seçti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/9/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Dany, Demir Taht sevdası için etrafı yıkıp yakadursun, Jon, düşmanı kıstırdığı anda saldırmadı ve öylece bekledi. Bunun üzerine karşıdaki askerler kılıçlarını yere attı ve Jon derin bir oh çekti. Fakat hemen akabinde ilginç bir şey oldu ve sevdiği kadını feci bir şekilde kaybeden Gri Solucan, silahsız askerlere saldırdı. Bunun üzerine tam anlamıyla bir kaos yaşandı. Jon bunu istemedi. Engellemeye çalıştıysa da başaramadı... İşte tam da burada Jon, hem Gri Solucan'a hem de Dany'e öfke dolmaya başladı. Silahsızlara, kadın ve çocuklara saldırmak onun işi değildi. Cersei neden öylece bekledi ve neden saçma bir şekilde veda etti?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/84/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]Yahu işte böyle olunca dayanamıyorum. 8 sezondur Cersei'nin aklını, stratejik dehasını, zekice aldığı kararlarını izlemiyor muyuz? Ee? O zaman neden bu kadın öylece balkonunda bekleyip topraklarının yakılıp yıkılmasını, ele geçirilmesini izledi? Sizi bilmem ama ben son ana kadar Cersei'den akıllıca bir hamle bekledim. Bir tuzak, bir çıkış yolu ayarlamıştır dedim fakat ne yazık ki öyle olmadı. Hatta bir ara ejderha alevi ile ölecek diye çok korktum çünkü izleyicinin bu kadar nefret ettiği büyük bir karakter öyle sıradan bir şekilde ölemezdi. Ee ne oldu? Enkaz altında kalıp öldü ve yok oldu gitti... En azından Arya bir hançer de ona soksaydı, Tyrion gelip saplasaydı ya da başkası ama enkaz altında romantik bir şekilde ölmeseydi keşke...  Arya kaçtı, kaçtı, kaçtı ve atına binip uzaklaştı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/39/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Arya'dan bu bölümde şahane ataklar bekliyordum ki olmadı. Sürekli ölümden kaçtı, Dany'nin ateşiyle yaktığı insanlara bakıp "İntikamınızı alacağım" der gibi iç geçirdi ve sürekli ordan oraya koşturup durdu. Hadi tüm bunlara okey diyelim, peki kıyamet gibi bir ortamda, kanın gövdeyi götürdüğü, ejderhanın ateşiyle surları yıktığı (oraya da değineceğim), kimsenin kimseye acımadığı bir ortamda o beyaz at sakince orada ne yapıyor? Yani hadi bir önceki bölümde plastik kahve bardağı ayrıntısını yedik, unuttunuz anladık ama bu at ne alaka? Atı da mı orada unuttunuz? O atın orada öylece durması mantıklı mı? Savaş bitiyor olsa bile o atın orada öylece kedi gibi durması mantık dışı. Sadece Arya binip havalı bir şekilde uzaklaşsın diye yapılan saçma bir sahneydi üzgünüm. Böyle küçük ayrıntılar beni çok üzüyor, yapmayın...  Yahu bu Dothrakiler büyük savaş gecesi ölmemiş miydi? Bu çığırtkanlar da kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/13/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Tam savaş başlayacak surlara dayanılmış, birden bir bakıyoruz hop Dothrakiler... Ee bunlar tabur halinde gecenin karanlığında kaybolup, ölüp gitmemiş miydi? Neyse iyi niyetli davranıyorum ve kenarda köşede 40-50 kadar Dothraki'nin kaldığını varsayıyorum... Bir de gemisi batan, yarım saat yüzüp karaya çıkan ve gayet zinde dövüşen "Euron" detayı var ki sormayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/75/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yahu başından belliydi zaten bu "Euron" karakteri bir yere çıkmayacak. "Ejderha avladı falan tamam ama ee?" dedik ve Euron da dizimize veda etti. Hem de trajikomik bir şekilde. Ejderhamız güzelce tüm su üzerindeki gemileri yakıp kavurdu ve ne hikmetse Euron buradan kaçmayı başardı. Sonra saatlerce yüzdü yüzdü ve karaya çıktı, fakat tesadüf bu ya tam da o anda Jamie oradan geçiyordu ve dur şunu öldüreyim deyip saldırdı. Bu klişe yerdeki silaha uzanamama sahnesini bolca gördüğümüz kavga sonucunda da öldü. Biz 5 dakika yüzüp karaya çıkınca nefes nefese kalıp kendimizi kuma atıyoruz adam o kadar yoldan yüzerek geldi bir de savaştı iyi mi... Son olarak değinmek istediğim bir şey var; Yahu bu ejderha ateşi nasıl bir şey? Sur patlatıyor, ev bark yıkıyor.. Dünya kadar askerin olacağına bir Ejderhan olsun..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/48/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha ateşinin gücünü araştırmadım, diziden ve birkaç Ejderha konulu filmden görüp bildiğim kadarıyla sormak istiyorum. Aga bu nasıl bir alev ki sur patlatıyor? Bu nasıl bir güç ki koca kaleyi bıçak gibi kesip yerle bir ediyor? Gerçekten bölüm boyunca bunu sorguladım. İlk fırsatta araştıracağım. Araba egzozu ile mangal yakan bir millet olarak Ejderha aleviyle kale yıkmak bize pek uçuk gelmese gerek ama bana geldi vallahi... Diyeceğim o ki Game of Thrones 8. sezon 5. bölüm kötü bir bölümdü. Asla tatmin etmedi ve öylece bakakaldık... Dizi, 19 Mayıs, yani 1 hafta sonra final yapacak. Bakalım final bölümü nasıl olacak, kimler sağ kalacak, kimler kimler yuva kuracak, göreceğiz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/49/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]   "Kaan, haftaya kadar n'apalım?" diyecek olursanız da hemen aşağıdaki butona tıklayıp modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz. E ben size daha ne yapayım...  Film Tavsiyesi Seç! ►
10b
0
7 yıl
Kazandı! Haluk Bilginer, Emmy Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" Seçildi!
Kazandı! Haluk Bilginer, Emmy Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" Seçildi!
2 ay önce yaptığımız şu haberde, ünlü oyuncumuz Haluk Bilginer'in, Şahsiyet dizisindeki rolü ile "En İyi Erkek Oyuncu" adaylığına gösterilmesini sizlere duyurmuştuk. İşte bugün ise zaten adaylığa gösterilerek göğsümüzü kabartan Haluk Bilginer'in bir iyi haberini daha aldık. Evet, ünlü oyuncumuz 47. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde, Şahsiyet dizisindeki rolüyle "En İyi Erkek Oyuncu" seçildi! Gelin şimdi bu güzel haberin biraz da detaylarına inelim ve biraz daha gururlanalım! Uluslararası Emmy Ödülleri bu yıl New York'ta düzenlendi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/62/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Bu yıl 47.'si düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri, New York'ta düzenlenen tören ile sahiplerini buldu. 20'den fazla ülke, adaylıkları ile törende yarıştı.  Törenin "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü ise Haluk Bilginer'e verildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/4/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Puhu TV'de yayınlanan, Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği ve sosyal medyada da çok büyük bir hayran kitlesi edinen "Şahsiyet" dizisindeki başrolü ile Haluk Bilginer, "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü. En İyi Erkek Oyuncu adaylığına Türkiye de dahil, İngiltere, Almanya ve Brezilya gibi 3 ülkeden daha aday gösterilmişti.  Haluk Bilginer, ödül törenindeki konuşmasına "Merhaba" diyerek başladı ve İngilizce devam etti[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=1l_ht5S8Vfw[/VIDEO] "Bu ödül Türkiye'ye gittiği için çok mutluyum!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/79/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Haluk Bilginer, tören sonrasında bu büyük ödülün Türkiye'ye gitmesinden çok mutlu olduğunu söyledi. Yine aldığı ödülü hakkında "Bu ödülü kızım Nazlı Bilginer adına alıyorum, bir gün onun da oyunculuğu seçeceği umuduyla alıyorum" dedi.  Bizi gururlandırdığı, dünya sahnesinde Türkiye imajını çok güzel bir yere taşıdığı için Haluk Bilginer'i alkışlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/73/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM] ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
10b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.