The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

25 Ocak 2025
17b
13 Yorum
The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

Size burada en son 2 ay önce The Penguin dizisini tavsiye etmiştim... 2 aylık bu sürede yine elbet birçok dizi izledim fakat bu yeni dizilerden beni burada size tavsiye edecek kadar yakalayan pek olmamıştı... Ta ki The Day of the Jackal dizisine kadar... Peki nedir bu The Day of the Jackal dizisi konusuThe Day of the Jackal gerçekten izlemeye değer bir dizi mi? İşte bugün de burada sizlere bu dizi hakkında şöyle uzun olmayan, az ama öz cümlelerle bir sohbet edelim istiyorum.

Hadi gelin şimdi hem The Day of the Jackal konusuna göz atalım hem de The Day of the Jackal dizisi hakkındaki düşüncelerimi burada sizle şöyle bir paylaşayım... E hadi!

Yorumumdan önce gelin The Day of the Jackal dizisi konusuna bir bakalım...

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Dizimiz, işinde gerçekten de profesyonel olan bir suikastçiyi konu alıyor. Çok uçuk rakamlar karşılığında çok önemli hedefleri etkisiz hale getiren adamımız, son işinden sonra kendini birden büyük bir cenderenin tam ortasında buluveriyor ve çok sağlam bir hikayede böylece başlamış oluyor.

Bence son zamanların en iyi dizilerinden biri bu!

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Dizinin seyir keyfi çok yüksek. Her bölüm, ilk sahneden son sahnesine kadar adeta kadar sarıyor.. başından kalkamadığım bi dizi oldu bu. Damağımda şahane bi tat bıraktı.. dizide bu tadı bozan tek şey vardı, o da başrolleri paylaşan siyahi ablamız.. bu abla kimin torpiliyle bu kadroda, ilginç. Tüm bunlarla birlikte bence "The Day of the Jackal" son yılların en iyi yapımlarından biri... Nedendir bilinmez, ben bu dizideki o soğuk atmosferi, en sevdiğim ilk 5 diziden biri olan 'Succession' dizisindeki o atmosfere benzettim.

Başrolümüz 'bence' ideal...

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Dizimizin başrolü Eddie Redmayne 43 yaşında bir aktör. Fakat gerek sakalının olmaması, gerek ise zayıf bir vücuda sahip olmasıyla olduğu yaştan 6-7 yaş daha genç gösteriyor. Diziyi izleyen pek çok kişi Eddie Redmayne'nin oyunculuğunu pek beğenmiyor ve bu role aslında çok iyi uymadığını söylüyor fakat ben bu düşüncelerin tam karşısında yer alıyorum... Bence başrolümüz Eddie Redmayne nefis bir oyunculuk sergilemiş. Bu mesleği yapan biri soğuk kanlı olmalı ve başrol oyuncumuz Eddie Redmayne de bence kesinlikle o soğukkanlı havayı bize sezdirmeyi başarıyor.

- - - - - - 

Özet; Bence The Day of the Jackal dizisi, son yılların en başarılı, senaryosu sağlam yazılmış en iyi işlerinden biri... Şöyle zeka dolu taktikleriyle, profesyonel bir tetikçinin yaşadıklarını görmek isterseniz, bu diziye mutlaka bir şans verin derim. Ben çok sevdim. Hatta Instagram hesabımızda tavsiye ettiğimde de pek çok 'olumlu' geri dönüş aldım... Siz şu ana kadar bu diziyi bir şekilde gözden kaçırdıysanız artık buna bir son verip hemen bugün bu diziye başlayın derim.

- - - - - - 

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

• The Day of the Jackal dizisi Netflix'te var mı? Dizi, şimdilik Türkiye'de yayında olan herhangi bir platformda yer almıyor maalesef.

• The Day of the Jackal dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Eddie Redmayne, Lashana Lynch, Ursula Corbero gibi isimler yer alıyor.

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

Modunu Seç ►

The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!

listesine yorum yap!
aayykk A.
aayykk A.
10 Mart 2026
Başlarda rutin biraz ama ilerleyen bölümlerde gerçekten iyi 2. sezonunu beklediğim nadir dizilerden adamın oyunculuğu güzel, siyahi mı6 kadın ise vasat...
Muhammed K.
Muhammed K.
22 Ocak 2026
Son yılların en iyi dizisi başlığını kesinlikle hak ediyor. 1-2 sahne gerçekten kalp atışımı hızlandırdı. Başroldeki siyahi kadının oyunculuğu çok kasıntı ve yapay geldi, izleyince anlayacaksınız.. Eddie Redmayne ise sadece onun oyunculuğunu izlemek için bile izlemeye değer bir dizi diyebilirim o soğukkanlılığı ekrandan bana geçti. Ayrıca La casa de papel Tokyo'yu görmek de beni mutlu etti.
ERDEMY12
ERDEMY12
23 Aralık 2025
Uzun zamandır izlediğim en iyi suikast dizisi. Gerçekten alıp götürüyor sizi bölüm bittiği gibi ne yenisini açmak istiyorsunuz. 2. sezonu heyecanla bekliyorum.
Tunahan E.
Tunahan E.
01 Kasım 2025
Çaylak
Sürükleyici, merak ettiren ve harika bir senaryo. 2 günde bitti.
Filiz T.
Filiz T.
21 Ekim 2025
Çok beğendim. Çeşitli ülkelerde çekilen yüksek Bütçeli bir dizi. Tek kahraman yok. Herkes ne mükemmel ne de çok özel. Tam karakter filmi olmuş. Bir insan aynı anda hem ezik görünüp hem tehlikeli olabilir diye sormadan edemedim.
serkan ö.
serkan ö.
20 Temmuz 2025
Sıkı Üye
Yıllar önce seyrettiğimiz, Bruce abimizin oynadığı filmin dizi hali. Ama iyi bir versiyonu. Oyunculuk gerçekten iyi. Ayrıca eski filmdeki gibi nereye gittiğini hemen tahmin eden bir sistem üzerine kurulu değil. Kısacası güzel bir dizi kesinlikle izleyin derim.
Aslı B.
Aslı B.
22 Nisan 2025
Usta Yorumcu
Diziyi sonunda bitirdim, 5. bölüme kadar kıvrana kıvrana izledim. 5. bölümden sonra güzel açıldı, kalan bölümler su gibi aktı gitti. Çakal'ın şansı fazla yaver gitti bazı yerlerde, sinir bozucu boyutlara geldi. Siyahi kadın oyuncuya neden bu kadar kafayı taktılar anlamadım, bence gayet normal, rahatsız edici gelmedi bana. Çok abartıldığı kadar olmasa da iyi dizi, izlemeye değer.
Enes G.
Enes G.
03 Nisan 2025
Efsane bir diziydi soluksuz izledik eşimle kesinlikle tavsiye ederim.
aliyna
aliyna
18 Mart 2025
Kendini soluksuz ve sürükleyici bir şekilde izlettiren dizi. Mantık hataları var mı, oldukça ama kimyasına kapıldıktan sonra sorun etmiyorsunuz. John wick, Punisher seviyorsanız bu diziye bayılacaksınız. Kesinlikle son zamanların en keyif veren yapımlarından biridir. Ayrı bir parantez siyahi kadın bu dizinin en iyi oyuncusudur, izleyenlerden büyük nefret kazanmıştır.
MerveB
MerveB
08 Mart 2025
Çaylak
Çok güzel bir diziydi geçekten. Sadece 'Siyahi' kadının oyunculuğundan nefret ettim, başrolse harika oynamış.
Emre E.
Emre E.
28 Şubat 2025
Çaylak
Harika bir inceleme ve tavsiye olmuş. Dizi kendine bağlıyor. Çok güzeldi.
Mahmut K.
Mahmut K.
11 Şubat 2025
Usta Yorumcu
Aksiyon ve kurgu olarak son yıllarda izlediğim en güzel dizilerden biri, umarım devamı da gelir.
Mustafa T.
Mustafa T.
02 Şubat 2025
Çaylak
''Son yılların en iyi dizilerinden biri'' cümlesini sonuna kadar hak ediyor. Hani kendinizi kötü bir karakterin yerine koymanızı sağlar ya bazı senaryo ve oyunculuklar, bu dizi onlardan biri. Kaan'ın eleştirisinden dolayı siyahi ablamızı önyargı besleyerek izledim ve ilk 4-5 bölüm bana da bir çıkıntı gibi gelmişti fakat daha sonra alıştım nedense, bütünleşti diziyle (: Teşekkürler Kaan.
the day of the jackal dizisithe day of the jackal dizi konusujackal dizisigüncel dizi tavsiyesigüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Biraz Fantastik, Biraz Doğaüstü: Özel Güç Temalı 5 Dizi Önerisi!
Biraz Fantastik, Biraz Doğaüstü: Özel Güç Temalı 5 Dizi Önerisi!
Aylar önce özel güç temalı filmleri listelediğim şu liste ve YouTube kanalımızda hazırladığımız şu video epey sevildi. E hal böyle olunca da "Özel güç temalı dizi önerileri de yok mu?" tarzında bolca geri dönüş oldu. Ben de kolları sıvadım ve size özel güçleri olan kişileri ve doğaüstü olayları konu alan 5 dizi tavsiyesi hazırladım. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi tavsiye ettiğim o özel güç dizileri nelermiş bir görelim! 1. Özel güç temalı ilk dizi tavsiyem "I Am Not Okay With This"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/251/85/biraz-fantastik-biraz-dogaustu-ozel-guc-temali-5-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu dizimizde babasını trajik bi şekilde kaybeden liseli bir kızın yaşadıklarını izliyoruz. Genç kızımız zaten ergenliğin getirdiği can sıkıcı durumlar ile mücadele ederken bir de kendindeki tuhaflıkları fark etmeye başlıyor ve birden kendini çok farklı bi dünyada buluveriyor. 20 dakikalık kısa bölümlerden oluşan bu dizi, bana ilerledikçe 'keşke bölüm süreleri daha uzun olsa' dedirtmeyi başardı. Özel güç konusu etrafında dönen bir lise gençlik dizisi izleyeceksiniz. Mutlaka bir şans verin derim. 2. Warrior Nun[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/251/15/biraz-fantastik-biraz-dogaustu-ozel-guc-temali-5-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bir önceki önerimde olduğu gibi bu dizimizde de bir genç kızın yaşadıklarını izliyoruz. Gözlerini morgda açan genç kızımız, durumun şaşkınlığını atmaya çalışırken bir yandan da özel güçleri olduğunu fark ediyor ve birden kendini çok farklı bir dünyada kötü ve iyinin arasında buluveriyor... 'dizi' olarak baktığımızda üst düzey kalitede bir yapım değil fakat sizin benim gibi normal insanların özel güçlere sahip olması ve bu güçlerini adım adım keşfetmeye çalışmaları konusu benim olduğu gibi sizin de ilginizi çekiyorsa bu diziye bir şans verin derim. Ben ilk sezonunu 2 günde silip süpürdüm... Darısı başınıza. 3. Ragnarok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/251/68/biraz-fantastik-biraz-dogaustu-ozel-guc-temali-5-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bir diğer 'özel güç' temalı dizi tavsiyem ise bugünlerde 2. sezonu da Netflix'te yayınlanan "Ragnarok" isimli bir iskandinav dizisi... Bir norveç kasabasına yeni taşınan bir gencin yaşadıklarına konuk oluyoruz bu dizimizde de... Kasabaya yeni taşınan gencimizin farklı hislere kapılıp kendinde çok özel güçler keşfetmesine şahit oluyoruz. Hala izlemediyseniz hemen başlayın derim. 4. The Boys[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/251/58/biraz-fantastik-biraz-dogaustu-ozel-guc-temali-5-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Şimdiye kadar izlediğiniz tüm 'süper kahraman' dizi ve filmlerini bir kenara bırakın. Çünkü izleyeceğiniz bu dizi, tüm 'süper kahraman' tezlerini çürütmeyi başarıyor. İzleyeceğiniz bu kahramanlar kostümlüler mi? Evet. E özel güçlerle uçup kaçıyorlar mı? O da evet... Fakat dizi, süper kahramanların tamamen kameraya oynadığını, arka planda dev bir yalan rüzgarının döndüğünü ve aslında Amerika'da ilaç, silah ve kirli siyasetin zirve yaptığını bizlere gösteriyor. Dizide çok sert eleştiri ve göndermeler bulunuyor. Yani bu diziye sıradan bir 'süper kahraman' dizisi demek biraz yürek ister... Kaçırmayın. 5. Ve son olarak; "Invincible"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/251/83/biraz-fantastik-biraz-dogaustu-ozel-guc-temali-5-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Son tavsiyem ise diğerlerinden farklı olarak bi animasyon dizisi olan "Invincible"... Amazon imzalı bu dizi, yıllar önce ayıla bayıla izlediğimiz o keyifli çizgi filmler tadında fakat büyük de bi fark var; bu dizi fazlasıyla kan ve şiddet içeriyor. Dizimizde süper kahramanların olduğu bir dünyada özel güçlerini yeni yeni keşfetmeye çalışan liseli bir gencin yaşadıklarını izliyoruz. İlk 1-2 bölüm sakin gelebilir fakat dizi hemen sonrasında açılıyor ve bize bir 'çizgi film' olmadığını, aksine yukarıda da bahsettiğim 'The boys' dizisindeki gibi akıllıca hazırlanmış göndermeleri olan bir yapım olduğunu gösteriyor. Ben büyük bir keyifle izledim, darısı başınıza... ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
0
4 yıl
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi Netflix birçok farklı ülkede, o ülkelerin şehirleri, oyuncuları ve senaryoları ile orijinal içerikler üretmeye çalışıyor. Birkaç gün önce yayınlanan Sıcak Kafa dizisi de, Netflix Türkiye'nin en yeni Türk dizisi oldu. Sıcak Kafa tabiri çok tanıdık olmayan bir terim olunca, haliyle birçok kişi de hemen kolları sıvayıp Google'da "sıcak kafa ne demek?", "sıcak kafa dizisi konusu ne?" gibi aramalar ile sorularına cevap bulmaya çalıştı... Netflix dizisi, bir de yerli olunca ben hemen ajandama yayınlanacağı günü not alıp, dizi çıktığı gibi izlemeye çalışıyorum. Sıcak Kafa dizisi de, yayına girer girmez izleyip bitirdiğim Netflix dizileri arasında yerini aldı. 19 İyi Netflix Filmi! ►  E diziyi hemen izleyince bir de sizler için Sıcak Kafa dizisi incelemesi hazırlamak istedim. Gelin şimdi, Bilim Kurgu türündeki yeni Netflix dizisi Sıcak Kafa'yı izleyip bitiren biri olarak, sizle düşüncelerimi şöyle bir paylaşayım... Hatta Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Konusu ne? gibi sorularınıza da cevap vereyim... E hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerimden önce, gelin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/27/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, sadece konuşma ve dil yoluyla bulaşan bir salgının yayılmaya başlamasından 8 yıl sonrasını konu alıyor. Eski bir dil bilimci olan bir adamın, bu salgından etkilenmediği öğrenilince de, salgın ile mücade eden kurum, tüm imkanlarıyla bu esrarengiz adamın peşine düşüyor... Tabi adamımız da bulunduğu korunaklı sığınağından kaçmak zorunda kalıyor ve dizimizin asıl hikayesi böylece başlamış oluyor. Bu arada adamımız bu salgın ile karşı karşıya kaldığında, başında inanılmaz bir yüksek ateş hissediyor. Vücudu bu salgına karşı böyle bir korunma yöntemi keşfediyor ve bedenden ziyade sadece başının sıcaklığı hızla artıyor. İşte dizinin adı olan Sıcak Kafa da buradan geliyor. Lafı uzatmadan; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/32/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix Türkiye'nin birçok orijinal dizisini izledik. Bir Başkadır'ı sevdik, Atiye ile biraz gizemli, mistik ve fantastik bir yolculuk yaptık, Pera Palas'ta Gece Yarısı ile Ata'mızı görüp duygulandık ve Aşk 101 ile de gençlik dolu bir nostalji yaşadık... Fakat tüm bu dizileri izlerken de "Şöyle bir bilim kurgu dizimiz olsa..." diye iç geçirdik... İşte bu dizi, bence tam olarak bu boşluğu dolduruyor. Üstelik büyük de bir emek verildiği belli... Hem oyuncuları, hem temelindeki özgün hikayesi, hem şahane görsel efektleri, hem de sürükleyici senaryosu ile ben bu diziyi gerçekten beğendim. Salgın sonrası İstanbul ve görsel efektler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/36/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kıyamet Sonrası veya Karamsar Bir Gelecek olarak tanımını yaptığımız 'Distopya' konulu dizi ve filmleri sevenler, bu dizide İstanbul'un salgın sonrasındaki halini görüp, fazlasıyla keyiflenebilirler. Dizinin görsel efektleri kötü çıkar diye üzülüyordum fakat 1-2 sahne dışında, tüm görsel efektlerin çok başarılı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu durum beni gerçekten şaşırttı... Ayrıca dizinin Mavi-Gri ve Sarı-Turuncu temalı 2 renk skalasından oluşan sahneleri olduğunu fark edeceksiniz. İşte bu temayı oluşturmak için de ünlü Dark dizisininde imzası olan ekip ile çalışılmış. Çekimleri 3 yılda tamamlandı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/6/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, Afşin Kum'un 2016 yılında yazdığı aynı adlı kitabından uyarlama bir yapım. Bunun yanında dizinin tüm çekimleri 3 yılda tamamlandı. Dizi, yüksek bütçeli yapımlar arasında yer aldığı ve bir hayli dijital çalışma gerektiği için 3 yıl gibi bir süre içerisinde tüm çekimleri sona erdi. Mantar gibi dizilerin çıktığı günümüzde, böyle büyük bütçeli bir yapımın ortaya çıkarılmış olması ve üstelik Bilim Kurgu - Distopya türünde olması, bence ülkemiz için büyük ve güzel bir adım.  Başrolümüz Osman Sonant, SMK'dan bir türlü kaçamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/95/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Osman Sonant, yıllar önce yayınlanan Fİ dizisinde Sadık Murat Kolhan yani SMK karakterini oynuyordu. Yıllar sonra yine aynı oyuncuyu, Sıcak Kafa dizisinde SMK'dan yani Salgınla Mücade Kurumu'ndan kaçarken izliyoruz. Bu aslında basit bir tesadüf değil. Çünkü bu 2 dizinin de yönetmeni aynı, Mert Baykal... Anlaşılan o ki Baykal, yapımlarına böyle güzel imzalar bırakmayı seviyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/89/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] Aslında dizi; CAHİL'liği konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/7/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki salgın, konuşma yolu ile bulaşıyor. Ve bulaşan kişi, birden saçmalamaya, anlamsız cümleler kurmaya ve abuk sabuk konuşmaya başlıyor... İşte tam da bu yüzden, dizide bu salgına yakalanan kişiler için ABUK ifadesi kullanılıyor. Abuklar, kimseyi dinlemiyor. Karşılarındaki kişiler ile 2 yönlü bir iletişim haline girmiyor, sadece kafalarındaki anlamsız sözcükleri cümle yapıp öylece anlatıyorlar. ABUK olmayan bir kişi de, bu saçma cümlelere biraz maruz kalınca abuklamaya başlıyor... İşte dizi, aslında bu şekilde toplumlardaki CAHİL'liği konu alıyor. Diziyi böyle düşünür ve izlerseniz, taşların yerli yerine daha iyi oturduğunu fark edeceksiniz.   - - - - - -  Özet: Bilim Kurgu ve Distopya türünde çok iyi film ve dizimiz yok maalesef. İşte tam da bu yüzden, Sıcak Kafa dizisine 1 tık destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Dizi, genele baktığımızda ortalamanın üzerinde, ülkemizdeki yapımlar arasındaysa epey yüksekte yer alıyor. Bence bu yapım, aynı türdeki diğer dizi ve filmlerin de yapılmasının önünü açacaktır. Abartısız söylüyorum; şu diziyi İspanyollar yapsaydı 'İyi düşünülmüş..' der, beğenir ve "Netflix neden bizde de böyle işler yapmıyor?" diye isyan ederdik... Ben sevdim. Şöyle dram, romantik ve komedi yapımlarından sıkıldıysanız, mutlaka bir göz atın derim. Aradığınız 'farklı' yapım, bu olabilir. - - - - - -  ● Sıcak Kafa dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye orijinal yapımı. ● Sıcak Kafa dizisi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonu da gelecek. ● Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Osman Sonant, Hazal Subaşı, Şevket Çoruh, Gonca Vuslateri, Hakan Gerçek ve Haluk Bilginer gibi iyi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
2
3 yıl
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'e her ay milyonlarca kişi ücret ödüyor. Fakat çoğunluk hala istediği o iyi Netflix dizilerini bulamıyor ve parasının karşılığını alamıyor. İşte bugün ben de size, tam da bu boşluğu doldurabilmek için izleyip, beğendiğim iyi Netflix dizileri tavsiye etmek ve bu dizi önerileri ile size Netflix'te keyifli zaman geçirtmek istedim. Birazdan göreceğiniz Netflix dizileri, her birini de izleyip beğendiğim, benden geçer not almayı başaran iyi yapımlar. Her biri de kendi kulvarında gayet başarılı yapımlar. Olur da Netflix'te izleyecek iyi bir dizi arayışındaysanız, bu listeyi bir yere kaydedin ve buradaki izlemediğiniz Netflix dizilerinin her birini de zaman ayırıp izleyin derim... E hadi gelin şimdi o dizilere bir bakalım! ● Bu listenin daha uzun halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xXXgXMhTrRM[/VIDEO] 1. Unbelievable ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/46/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Her biri ortalama 40 dakikalık 8 bölümden oluşan bu dizi, tamamen gerçek bi hikayeden uyarlanan bi yapım. Dizimiz, t*cavüze uğradığını söyleyip şikayette bulunan genç bir kızı ve bu kızımızın yaşadıklarını konu alıyor... Ben bu diziyi çok sert ve bir o kadar da gerçek buluyorum. Hiç öyle cafcaflı, havalı şeylere girmeden tüm gerçekliğiyle saf bi şekilde izleyiciye sunuyor bu hassas konuyu dizi... Fakat ağır ilerleyen, sert diziler sizlik değil ise bu tavsiyemi es geçin derim. Yok "işte bana bunlarla gel.." diyorsanız ve bu diziyi hala izlememişseniz de mutlaka en yakın zamanda bi şans verin derim. 2. Vortex[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/53/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]"Vortex" ismindeki bu dizi de Netflix'te izleyip beğendiğim yapımlardan... Günümüzden birkaç yıl uzakta geçen bu dizide, gelişen teknoloji ile birlikte emniyet güçlerinin soruşturmalarını çözerken sanal gerçeklikten yardım alarak suç mahallerini gezebildiklerine şahit oluyoruz. İşte yine böyle bi vaka için suç mahallini incelemek isteyen bi polisin sanal gerçeklik kullandığında yaşadıkları, tüm bu süreci bambaşka bi boyuta taşıyor ve işte hem polisiye, hem bilim kurgu ve hem de zamanda yolculuk, paralel evrenler ve hatta kelebek etkisi gibi pek çok ilginç konuya dokunan bir olaylar zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer bu söylediklerim sizi çektiyse, 6 bölümlük bu diziye Netflix'te bi ara göz atın derim. 3. Oast Studios[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/50/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Sıradaki bu tavsiyemiyse çoğunluğun gözden kaçırdığına neredeyse emin gibiyim ve bu videoyla birlikte artık 10 bölümlük bu nefis seriyi size de izletmekte kararlıyım... Bu 10 bölümlük kısa film serisi, Elysium, Chappie ve Distirct 9 filmlerinde de izi olan yönetmen Neill Blomkamp imzası taşıyor. 4 ila 20 dakikalık bu kısa filmlerin her biri de bilim kurgu merkezli ilginç konuları işliyor. Benim en sevdiğim bölüm "Rakka"... Bakalım sizinki hangisi olacak. 4. 3 Body Problem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/67/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu yeni Netflix dizisiyse sadece birkaç haftada tüm dünyada adından söz ettirmeyi başardı... Dizimiz, 1960'larda Çin'deki bi askeri projede çalışan bi astrofizikçi'yi ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor. Bilim insanımız uzay boşluğuna şöyle bir çırpıda bi mesaj yolluyor ve yanıt çok da ilginç bi yerden geliyor... İşte dizimiz de bu süreci ve bu sürecin merkezinde yer alan bilim insanlarının fantastik mücadelesini merkeze alarak ilerliyor... Görsel olarak üst düzeyde bulduğum bu Netflix dizisi, astronomi, fizik ve kuantum mekaniği gibi konuları çok acayip bi şekilde ele alıyor... Dizi, dünya dışı bir tehdit durumunda "Cahil kalabalıklara mı, yoksa azınlıkta kalan bilim insanlarına mı kulak asmalıyız?" sorusunun peşinden giderek tüm dünyaya aslında bir cevap veriyor... Her ne kadar çok başarılı olmayan oyunculuklar görmek ve yer yer giderek akmayan bi senaryo ile karşı karşıya kalmak beni üzse de, içindeki fantastik ve ufuk açan sahneleriyle bende ortalamanın 1 tık üzeri bi tat bıraktı bu yapım. 5. Archive 81[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/9/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu korku-gerilim dizisiyse Netflix'in derinlerinde öylece keşfedilmeyi bekleyen iyi dizilerden biri bana göre... Dizimiz, yıllar önce kullanılan eski kasetlerdeki görüntüleri kurtarıp dijital ortama aktaran bi gencin yaşadığı paranormal olaylara odaklanıyor... Adamımız birden 1994 yılına ait yanmış bi kasetteki görüntülere kendini kaptırıyor ve işte tam da o andan sonra korku, gerilim ve izleyeni sürükleyen iyi bi gizem başlamış oluyor. Benim çok az da olsa REC ve FREQUENCY filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, Netflix'te şöyle gizemli, gerilimli, yer yer ürkütücü bi dizi izlemek isteyenlerin tam aradığı şey olabilir... "kaan demişti" dersiniz. 6. Dear Child[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/81/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Dear Child veya bizdeki adıyla "Sevgili Çocuk" ismindeki bu dizi de bence Netflix'in tozlu raflarında kalmış yapımlarından. Netflix Almanya imzası taşıyan bu dizi, bi roman uyarlaması. Her biri 40 dakikalık 6 bölümden oluşan bu dizi, aşırı yüksek güvenlikli bi evde dış dünyadan izole bi şekilde yaşayan 1 kadın ve 2 çocuğu merkeze alarak ilerliyor. Belirli saatlerde yemek yiyip, yine belirli kurallara göre tuvalete gidip uyuyan çocukların bu dünyası, yaşanan bi olay sonrası oldukça değişiyor. İşte dizi de o andan sonra olan biteni bize aktarıyor... Psikolojik Gerilim türünde olan bu dizi, beni ilk bölümünden yakalamayı başardı. Oyunculardaki o donukluğu Alman olmalarına verin ve çok takılmayın derim. İzleyeceğiniz bu diziyi Türkler çekseydi muhtemelen her bölümde birkaç kez aşırı duygusal bi sahneyle karşılaşırdık. Fakat Alman imzası olunca yapımlar sert ve biraz duygusuz olabiliyor... Bi ara şans verin dediğim dizilerden. 7. Clickbait[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/27/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu mini diziyse günümüz sosyal medya çağında yaşanan bi suç zincirini konu alarak ilerliyor. Birden ortadan kaybolan evli, mutlu, çocuklu bi aile babamız var. Adamımızın akıbeti belli değilken birden internete düşen videoları durumun gidişatını tamamen değiştiriyor. Adamımız videolarda "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor ve içine sosyal medyayı da alan bi suç zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer Netflix'te şöyle sosyal medya konulu, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bi dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tam sizlik olabilir, benden söylemesi. 8. The Night Agent[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/32/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Night Agent ismindeki bu sıradaki tavsiyemse, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen birimlerinden biri olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışan bi adamın 1 gece yarısı aldığı telefon ile değişen hayatını konu alıyor. Genç adamımızın tek derdi ülkesine faydalı olabilmek için çalışmakken kendini birden içinde bulduğu dünya, onu çok büyük tehlikelerin içine atıyor... Beklentiniz çok yukarıdaysa üzülürsünüz, fakat Netflix'te şöyle sürükleyici, koşturmacalı bi dizi izlemek isterseniz bu dizi sizlik olabilir. Çoğu dizi iyi başlayıp tempoyu düşürerek gider fakat bu dizi tam aksine yavaş başlayıp sonradan açılıyor. Bol politikalı, biraz koşturmacalı, bi suç-aksiyon dizisi sizi bekliyor... Bence bi şans verin. 9. Ve Hellbound...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/99/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Şimdiiiii... Netflix'te izleyebileceğiniz bu dizi, çıktığı ilk haftada "Netflix'in en çok izlenen dizisi" rekorunu Squid Game'in elinden alan bi dizi olunca beklentileri çok yukarılara çıkarmıştı. Fakat izleyenlerin yarısı, diziyi beğenmemişlerdi. Ben de kararsız taraftan, zaman içinde beğenenler kısmına geçenlerdenim... Dizi, doğaüstü varlıklar tarafından cezalandırılan insanları ve bu süreç ile birlikte ortaya çıkan "İnanç" merkezli olayları konu alıyor. Dizi, fantastik ve yüzeysel gibi görünse de aslında günümüz dünyasında da yaşanan derin olaylara fazlasıyla atıfta bulunuyor. Heycanı ve merak duygusunu hiç eksik etmeyen bi dizi bu. Her bölüm sonunda elinizi mutlaka "Sonraki Bölüme Geç" butonuna götürmeyi başarıyor... Dikkatle ve alt metnini iyi okuyarak izlemenizi istediğim bu dizi, bence; tüm sektör klişeye boğulmuşken bi güneş gibi parlayan Güney Kore sinemasının son yıllarda çıkardığı dikkat çekici yapımlarından biri... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
1 yıl
The Devil All The Time: Rahatsız Eden, Kasvetli, Dingin ve Çarpıcı Bir Netflix Filmi
The Devil All The Time: Rahatsız Eden, Kasvetli, Dingin ve Çarpıcı Bir Netflix Filmi
Biliyorsunuz Netflix'te izlediğim iyi filmleri şurada sizlere tavsiye ediyorum. İşte The Devil All the Time filmi de Netflix'te izlemeyi iple çektiğim yapımlardan biriydi. Detaylarını okudukça ağzımın suyu akıyor, kadrodaki isimleri gördükçe heyecandan yerimde duramıyordum. Az önce The Devil All the Time filmini izledim ve her zaman olduğu gibi sıkmadan, sizi cümlelere boğmadan filmi nasıl bulduğumdan bahsetmek istiyorum. Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ►  Yani "The Devil All the Time konusu ne?" veya "The Devil All the Time filmi izlenir mi?" gibi sorularınız varsa tam olarak doğru yerdesiniz diyebiliriz... Hadi gelin şimdi Netflix imzalı The Devil All the Time filmine şöyle bir göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı The Devil All the Time filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/14/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]The Devil All The Time filmi, eşi kanserle boğuşan eski bir askeri, korkunç bir fantaziye sahip gezgin bir çifti ve dini suistimal eden birkaç rahibi konu alıyor. Birbirinden farklı bu insanların arasındaki köprü ise genç bir çocuk oluyor. İşte film de tam olarak o gencimizi merkezine alarak ilerliyor ve ortaya da taşrada geçen, bol kasvetli, bol acılı ve yer yer çarpıcı sahneleriyle insanda irkilme isteği oluşturan bu film çıkıyor. Sakin ilerleyen filmler sizlik değil ise hiç bulaşmayın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/82/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 15 dakika ve zaten süresi oldukça uzunken bir de ağır ilerleyen bir kurgusu ve dingin sahneleri ile film izleyen için The Irishman uzunluğuna kadar ulaşıyor gibi geliyor. Bu yüzden sakin, dingin ve uzun filmler sizlik değil ise hiç ama hiç bu filme kapılmayın çünkü ciddi anlamda üzülürsünüz. Fakat bu tarz uzun ve sakin ilerleyen filmleri dikkatle izleyen, ayrıntılar keşfetmeye çalışan ve kendini filmin akışına kaptıranlardansanız bu film size bu film yokluğunda ilaç gibi gelebilir onu da söyleyeyim tabi. Bu film hakkında okuduğum yerli-yabancı analizlerde hep övülmüş ama biri söylesin artık; Aksanı, hal ve hareketleri, kısacası oyunculuğu ile Robert Pattinson bu filme hiç olmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/44/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Pattinson, filmin ilerleyen dakikalarında dahil oluyor olaya ve onu görene kadar bu durumun eksikliğini hissetmiyorsunuz. Oynadığı karakter filmin en mühim karakterlerinden biri fakat Pattinson kendi icat ettiği aksanı ve ilginç yüz şekilleri ile bu karaktere yeteri kadar iyi bir hayat veremiyor. Keşke bu oyuncu kadrosunda olmasaydı dediğim tek oyuncu bile olabilir... İşin özü, Robert, benim için hala tam pişmemiş bir oyuncu ve film gerçekten çarpıcı sahneleri olan, sakin, dingin ve bir o kadar da etkileyici bir yapımdı. Dikkat; Filmi henüz izlemediyseniz aşağıda okuyacaklarınız biraz SPOİLER içerebilir, tadınız kaçmasın, izledikten sonra gelin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/93/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM] Tüm kötülükleri birbirine bağlayan genç bir çocuk... Ben bu tür sakin ilerleyen ama tokat gibi çarpan sahneleri olan filmleri oldukça beğeniyorum. Mesela filmde intihara kalkışan Lenora'nın tam intihar anında vazgeçip, ölmek istemediğini anlatan o yüz ifadesi beni en etkileyen sahnelerden biri oldu. Koca bir şehir değil, taşrada geçen bir film izledik ve polisinden rahibine her yanından kötülük akan bir halk gördük. Sürekli "Tanrı" denmesine rağmen filmde adaleti sağlayanın genç bir çocuk olduğuna şahit olduk. Hem de kötülükler, acılar içinde büyüyen bir çocuk. Oysa filmde en çok Tanrı inancı olmayan da yine gencimiz Arvin'di, ne ironik değil mi? Ha bu arada filmden dinlerin kötü olduğu alt metnini de çıkarmak pek doğru olmaz, film, dini suistimal edenlerin kötü olduğunu açıkça gösteriyor. Rahatsız edici bir film izledim, izledik. Fakat tadı damakta kalan bir film miydi? Bence kesinlikle.  - - - - -  Buraya tıklayarak The Devil All The Time filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.9b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
"Ne İzlesek?" Diyenlere Özel Liste: 7 FAVORİ Film Önerisi!
"Ne İzlesek?" Diyenlere Özel Liste: 7 FAVORİ Film Önerisi!
Bugünlerde herkes izleyecek iyi film önerileri arayışında. Zamanın çok hızlı aktığı günümüzde birçok kişi bu kısıtlı zamanını iyi bir film izleyerek geçirmek istiyor. Bu yüzden her "film önerisi olan var mı?" sorusuna gelen film tavsiyelerine aldanmamak gerek çünkü çoğu vasat çıkabiliyor. 2021 Filmi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün kolları sıvadım ve "şöyle iyi bi film önerisi olsa da izlesek" diyen sizler için 7 favori film tavsiyesi hazırladım. Ben bu filmleri izledim, beğendim ve favorim diyerek pek çok kişiye de tavsiye ettim. Fakat şimdi bir de hepsini bir film öneri listesi başlığı altında toplayıp size de sunmak istedim. Bu listeyi bir köşeye not edin ve boşluk bulduğunuzda buradaki filmleri bir bir izleyin derim... Hadi gelin! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık, dilerseniz onu izleyebilir ya da aşağıdan listeye devam edebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xpy9GxI3nuA[/VIDEO] 1. Hala izlemediyseniz işi gücü bırakıp hemen izlemenizi önerdiğim ilk favori filmim "K-Pax"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/31/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Benim çok sevdiğim bu nefis film, K-PAX isimli bi gezegenden geldiğini söyleyen tuhaf davranışlı bir adamı ve onun bu gizemini çözmeye çalışan insanları konu alıyor. Efektsiz, uçmasız kaçmasız, deli gibi düşündüren zekice yazılmış diyaloglarıyla taş gibi bir bilim kurgu filmi nasıl yapılır, işte bu filmde bunu görebilirsiniz. Kaçırmayın. Filme Git ►  2. Signs[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/57/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] "Uzaylı istilası" konusunda onlarca film izledim fakat hiçbiri beni bu film kadar etkileyip germedi. Evet, günümüzden 20 yıl önce çekilen "İşaretler" ismindeki bu filmin bende yeri çok ama çok ayrı. Geçmişte yaşadıkları nedeniyle inancını yitiren bi rahip, kardeşi ve çocuklarıyla birlikte çiftçilik yapmaya başlıyor. Fakat bi sabah tarlasına baktığında devasa "Ekin çemberleri" ile karşılaşıyo ve film böylece başlıyor... Tadı damağımda kalan, atmosferiyle müthiş bir şekilde geren ve neredeyse her yıl 1 kez tekrar izlediğim bu filmi hala izlemediyseniz hemen bu akşam bi şans verin derim. Filme Git ►  3. Phone Booth[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/5/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Size "tümü telefon kulübesinde geçen 1 saat 20 dakikalık bi film sizi kesinlikle sürüklemeyi başaracak" desem muhtemelen bana "Kaan tek mekanda sıkıcı olmaz mı?" dersiniz, fakat bu film bunu aşıyor. Colin Farrell'ın nefis oyunculuğu ile sırtlayıp taşıdığı bu film, yavaşça yükselen temposuyla favori filmlerimden biri. Listenize mutlaka alın derim.. Filme Git ►  4. An Inspector Calls[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/25/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Zengin mi zengin, varlılıklı mı varlıklı bir ailemiz ve bir de bir müfettişimiz var. Gece yarısı bu ailenin evine konuk olan adamımız, aile bireylerine sorduğu sorular ile bazı dengeleri değiştiriyor ve şahane bir film böylece başlıyor. Bol diyaloglu ve büyük bir bölümü tek mekanda geçen bu filme daha önce hiçbir yerde rast gelmeyip kendisiyle ilk kez bu listede karşılaştıysanız bir şans verin derim. Filme Git ►  5. "Koro" ismindeki bu tavsiyem ise bi hafta sonunuzu güzelleştirmeye yetecek kadar iyi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/70/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, şehirden uzakta bulunan bir yatılı okuldaki yaramaz öğrencileri ve bu yaramazlıklarla kendi yöntemleri ile mücadele etmeye çalışan okulun yeni müzik öğretmenini konu alıyor. Ben filmi izlerken sürekli olarak kendi ilkokul yıllarımı düşünüp durdum. Öğretmenlerimin çektiği zorluklar, verdikleri mücadeleler... Hepsi gözümün önüne geldi ve gerçek bir "eğitimci" olmanın ne kadar zor olduğunun bir kez daha farkına vardım. Bu filmin yeri bende çok başka, darısı başınıza. Filme Git ►  6. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/17/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Bu film ise 2 yıl önce vizyona girmesine rağmen neden hala üzerine konuşulup, sağda solda tavsiye edilmediğine şaşırdığım ve çok sevdiğim filmlerden biri. Filmimiz, bir köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor. Fakat bunu insancıl bi bakış açısıyla değil de direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun sesi ve düşünceleri ile izliyoruz. Bir araba yarışcısı tarafından sahiplenen köpeğimizin hikayesi başlıyor ve siz de kendinizi "Biz insanoğlu, köpekleri hak edecek ne yaptık?" diye sorgularken buluyorsunuz. Yer yer gülümseten yer yer de gerçek anlamda duygulandıran bir film bu. Kaçırmayın derim. Filme Git ►  7. Son tavsiyem ise "The Inctouchables"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/253/62/-ne-izlesek-diyenlere-ozel-liste-7-favori-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Bu öyle bir film ki, yıllardır birebir olarak tavsiye ettiğim 1 kişi bile "beğenmedim" demedi. Favori filmlerim listemde 50 kadar film var ve bu film, kesinlikle ilk 5'te yer alıyor. Felç olan zengin mi zengin bir abimiz var, ve bu büyük patronumuz kendisine temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda destek olabilecek bir yardımcı aramaya girişiyor. Eğitim seviyesi ve deneyimi yüksek bir düzine başvuru geliyor, fakat içlerinden biri çok farklı bi şekilde, hem de dezavantajlı olduğu halde bu kalabalıktan sıyrılıp kendine en ön sırada yer buluyor... İşte filmimiz de bu ikili arasında su gibi akıp gidiyor. Gerçek, etkileyici bi şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka ama mutlaka bu filmi listenizin ilk sırasına alın derim. "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ►  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
4 yıl
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
Biliyorsunuz buradaki "Netflix" kategorimizde size izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. İşte o kategoriye ilk kez bizden, Netflix Türkiye imzalı bir film koyacağım diye sevinirken şu an oturmuş size bu cümleleri yazıyorum... Filmimiz malumunuz Netflix'in ilk orijinal Türk filmi "Yarına Tek Bilet"... Yayınlanması için zamanı iple çektiğim, "acaba farklı bir şey yapabildik mi?" diye merak ettiğim bu film beni epey üzdü.  Irkçılık Konulu Nefis Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Yarına Tek Bilet izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınız burada değil. Fakat "Yarına Tek Bilet konusu" ve "Yarına Tek Bilet yorum" gibi aramalar sonucu buradaysanız tam olarak aradığınızın burada olduğunu söyleyebilirim. Hadi şimdi gelin, Netflix imzalı "Yarına Tek Bilet" filmi neden olacak gibiyken olmamış ve ortaya başarısız bir film çıkmış ona bir bakalım. 1. Yol filmlerinde en önemli şey diyalogların derinliğidir, fakat bu filmde onu göremiyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/98/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Size geçtiğimiz günlerde burada tavsiye ettiğim 303 isimli nefis yol filmini izleyenleriniz vardır, yoksa da bir göz atın derim. İşte o film de bir yol filmiydi, fakat diyaloglar o kadar derindi ki, hem izleyip hem de pür dikkat karakterlerin ağızlarından çıkacak cümlelere odaklanıyorduk. Fakat bu filmde diyalogların derinliği neredeyse sıfır. E hal böyle olunca da filmi izlerken eliniz telefondaki bildirimlere gidiyor ve film arkada öylece akıp giden sıradan bir TV filmine dönüşüveriyor..   2. Dilan Deniz Çiçek hiç olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/15/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Metin Akdülger muhteşem bir oyuncu ve bu filmde de tam anlamıyla döktürüyor, fakat ya karşısındaki Dilan Deniz Çiçek? O ne yapıyor? Ezber replikler, yavan cümleler, duygusuz tavırlar... Eğer bu filmde Metin Akdülger'in karşısındaki kadın oyuncu farklı biri olsaydı, filme yorumum çok farklı olabilirdi. Ayrıca bazı insanlarda "küfür" çok eğreti durur ya hani, işte Dilan Deniz de onlardan. 3. Her 10 dakikada bir yeni bir şarkıya giren film mi olur? Müzik klibi mi bu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/16/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmde müzik kullanımı o kadar yoğun ki, geriye dönüp filme şöyle bir baktığımda kafamda bir filmden çok bir müzik klibi canlanıyor. Sürekli farklı şarkılar araya giriyor ve film boyunca birçok müziğe maruz kalıyoruz. Bu şarkıların da her biri farklı tarzda, bu da filmde kopukluğa yol açıyor. 4. Eski sevgilileri birbiri ile evlenen 2 kişi aynı trenin, aynı vagonunun, aynı odasında yan yana rast geliyor? Sanki 1 tık fazla olmamış mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/39/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Böyle senaryolar normalde şaşırtır ve bu tesadüfler izleyeni mutlu eder, fakat bu filmde şahit olduğumuz tesadüfler o kadar kötü duruyor o kadar yapmacık duruyor ki, film bir an gerçekliğini yitiriyor. Tabi ki de bu bir "film" fakat izleyici bir filmde "Böyle bir şeyin yaşanma ihtimali kaç?" diye sormak durumunda kalmamalı. Bu filmi izleyenlerin çoğu bu absürt tesadüfe "Yok artık!" diye tepki vermiş olabilir, en azından bende durum buydu. 5. Filmde duygu yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/47/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmi izlediğiniz için buradasınız ve size bir sorum var; Geriye dönüp baktığınızda filmden hangi duygunun tadı damağınızda kaldı? Ben söyleyeyim; Hiç! Bu çok sert bir eleştiri gibi gelebilir fakat bu bir gerçek. Filmde hiçbir duygu tam anlamıyla yaşanamıyor. Sadece kafası karışık olan 2 kişinin bazı anlarına tanıklık ediyoruz ve film böylece bitip gidiyor.  6. Fransız sinemasına özenilmiş fakat olmuş mu? Maalesef...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/18/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Alakasız bir anda şiir okumalar, karşıdakinin şiiri yarısında tamamlaması, tren içinde dans, İzmir kordonda yürürken eğlenceli hareketlerin yapılmaya çalışılması... Şimdi "E Kaan sen de, napsınlar hiç yapmasınlar mı?" diyenleriniz olacak; Yapsınlar, yapsınlar fakat sıkı film izleyenler bu hareketlerin birebir kopya olduğunu biliyor. Biz bunları biliyorsak, sinema sektöründekiler bunu hayli hayli biliyordur diye düşünüyorum. Bu özentivari hareketler izleyeni filmden fazlasıyla soğutuyor.    7. Oynanan karakterler bizim gerçekliğimizden çok uzak ve bu yüzden bir bağ kuramıyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/35/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Film Netflix sayesinde 160 ülkede aynı anda yayınlandı. Belki yaşananlar diğer ülkelerce çok normal olabilir, fakat biz Türkiye şartlarını ve yaşananları bildiğimiz için film bize çok uçuk geliyor. En azından benim için böyle... Filmdeki karakterlerin gerçeklik ile bağlantıları yok denecek kadar az, bu da bizim onlarla bağ kurmamızı engelliyor. Tatsız tuzsuz, farklı bir evrende geçen bir film izliyormuş hissine kapılıyoruz fakat sonra birden "İzmir", "Mavi Tren" gibi tanıdık şeyler duyup filme yaklaşıyoruz ama sonra birden tekrar karakterler gerçeklikten uzaklaşıyor ve doğal olarak biz izleyiciler de bağımızı tekrar yitiriyoruz.  NOT: Bu arada filmin sonunda Dilan Deniz telefonla, Metin Akdülger'in eski sevgilisini arayıp "Seninkini vazgeçirdim, operasyon tamam güvenle evlenebilirsin" gibi bir şey deseydi efsane olmaz mıydı? Sadece bir düşünce tabi... Filmde sevdiğim tek nokta, Metin Akdülger'in nefis oyunculuğu idi. Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Daha güzel projelerde karşılaşmak ve size de burada o film ve dizilerden uzun uzun bahsetmek dileğiyle...  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
2
5 yıl
Hijack: Uçak Kaçırma Konulu Gerilimi Bol Yeni DİZİ!
Hijack: Uçak Kaçırma Konulu Gerilimi Bol Yeni DİZİ!
Yeni dizileri sıkı takip ediyorum. İyi film bulmak daha kolayken dizilerde bu durum pek öyle değil. Şöyle iyi dizi çıksa da izlesem derken birçok yeni dizi keşfediyorum. Hijack dizisi de bunlardan biriydi. Hijack ne demek diyenler için önce onu açıklayayım; Hijack havacılıkta "uçak kaçırma vakası" olarak ifade ediliyor. İşte Hijack dizisi de böyle bir olayı konu alıyor. Peki Hijack dizisi konusu ne? Oyuncuları kimler? ve hepsinden önce Hijack dizisi izlenir mi? Gelin bu soruların cevabına birlikte bakalım ve dizi önerisi isteyenlere izleyecek yeni bir yapım tavsiye etmiş olalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin Hijack dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/328/28/hijack-ucak-kacirma-konulu-gerilimi-bol-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, Dubai'den Londra'ya doğru 7 saatlik bir yolculuk yapan büyük bir yolcu uçağında yaşananları konu alıyor. Büyük bir grup, uçağı ele geçirmek istiyor. Uçakta bulunan başrol adamımız, gerçek hayatında da büyük şirketler arasındaki müzakereleri yöneten bir 'anlaşma uzmanı' olunca da durum boyut değiştiriyor. İşte dizimiz de sadece 7 bölümde bize bu süreci gerilimli ve aksiyonlu bir şekilde aktarmayı başarıyor. Dizinin temposu sağlam![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/328/80/hijack-ucak-kacirma-konulu-gerilimi-bol-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Korsanların mantığa aykırı birkaç hareketi ve yine birkaç kötü oyunculuk olmasına rağmen dizinin temposu beni kesinlikle yakalamayı başardı. Dizinin sessiz bir şekilde durup, sakinleştiği sahne sayısı çok az. İzleyiciyi sürekli bir tetikte bırakma durumu söz konusu ve bence bu gayet iyi. Özellikle bu tür 'suç' dizilerinde temponun yüksek olması, sürükleyiciliğin iyi olması hayati önem taşıyor ve bence Hijack dizisi bunu başarmış. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/328/67/hijack-ucak-kacirma-konulu-gerilimi-bol-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] Özet: Dizi, hep bildiğimiz klişe 'uçak kaçırma' konusunu sürükleyici bir şekilde işlemeyi başarıyor. Ortalamanın altında bir yapım izleyeceğim diye düşünürken gayet de keyifli bir dizi izledim diyebilirim. Başrolünde Idris Elba olan, hem yeni, hem de seyir keyfi ortalamanın 1 tık üzerinde bir şeyler izlemek isterseniz bence bu diziye bir şans verin derim... Benden söylemesi. - - - - - -  ● Hijack dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı bir dizi olduğu için Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç sezon? 2023 itibariyle yayınlanan dizinin 1. sezonu 7 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonunun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
4
2 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.