Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!

21 Mayıs 2022
9.7b
0 Yorum
Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!

The Northman, yani bizdeki adıyla "Kuzeyli" filmi izlemeyi iple çektiğim filmlerden biriydi. Daha filmle ilgili çok az bilgi yayılmışken sık sık yabancı kaynaklardan filmin çekilme sürecini takip ediyordum. Nihayet sonunda filmi izledim ve "the northman konusu nasıl?" ve "northman filmi izlenir mi?" gibi sorularınız için hemen kolları sıvadım.

Filme Git ► 

Hadi gelin şimdi 2022 imzalı The Northman filminin önce konusuna, sonra da film hakkındaki düşüncelerime şöyle birlikte bir göz atalım... E hadi!

Öncelikle nedir bu The Northman filminin konusu? Bir bakalım...

Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!
Filmimiz, daha çocuk yaştaki bir Viking prensinin yaşadıklarına odaklanıyor. Prensimizin amcası bir gün "Buralar artık benim!" diyor ve tüm şehri kılıçtan geçiriyor. Genç prens de kendini bu mahşerden kaçarak kurtarmaya çalışıyor ve bir yandan da "Bir gün dönüp benim olanı geri alacağım!" diye yeminler ediyor. İşte filmimiz de bu yemini ve sonrasında yaşanan intikam sürecini konu alıyor.

Beğenmeyenleri anlıyorum, fakat benim için bu film bir görsel şölen!

Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!
Film yayına girmeden aylar boyunca PR çalışmaları çok iyi yapıldı. Filmin posterleri çeşitli farklı tasarımlar ile tekrar tekrar paylaşıldı ve izleyicide "Çok iyi bi film geliyo abi!" algısı oluştu. E haliyle bu durum da beklentileri tavana çıkardı. Hemen sonra film yayınlanınca daha sakin ve iskandinav mitolojisine özgü sahneler de barındırınca tüm filmi "Vikings dizisi gibi bir şey izleyeceğiz kesin" diye bekleyen kişiler hüsrana uğradı tabi. Fakat bunu açıkça söyleyebilirim ki film benim için nefis bir görsel şölendi.

Dönemin atmosferi, soğuk ve ıslak ortam, kostümler, renkler, hepsi çok başarılı...

Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!
Bu öyle bir film ki, bu türü sevmeyenler yarısında izlemeyi bırakabilir. Fakat benim gibi bu türü sevenlerdenseniz, filmin sinematografisini gördüğünüzde muhtemelen siz de "Keşke dizi olsaydı da daha çok izleseydim..." diye iç geçirebilirsiniz ya da muhtemelen geçirdiniz bile... Filmin her bir açısı, her bir sahnesi de bence çok başarılı. Keşke hep böyle kaliteli işler izlesek de sinemanın aslında nasıl bir şey olduğunu tekrar tekrar fark etsek...

- - - - - - 

Özet: Yukarıda da dediğim gibi, bu türü sevenlerdenseniz bu film benim için olduğu gibi sizin için de bulunmaz bir nimet. Yalnız tek sorun; Filmdeki Nicole Kidman... Yüzündeki operasyonlardan sonra Kidman'ın mimikleri tamamen kaybolmuş. Onun yerine daha canlı bir oyuncu olsa, tadından yenmezdi... Film için tek olumsuz eleştirim bu olacak. Sadece bu sinematografiyi görmek, izlemek ve bu atmosfere girebilmek için bile bu film izlenmeli diyebilirim. Bir şans verin.

- - - - - - 

Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!

Modunu Seç ►

Görsel Şölen! The Northman: Soğuk, Islak ve Destansı Bir İntikam Filmi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the nortman filmithe nortman konusuthe nortman yorumthe nortman filmi yorumthe nortman filmi konusukuzeyli filmi2022 filmleri
EN AKTİF ÜYELER
The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Size daha önce tavsiye ettiğim şu girişimcilik konulu filmleri hatırlayın. İşte Netflix'in bu yeni The Playlist dizisi de o listeye girebilecek yapımlardan biri. Hepimizin bildiği, kullandığı platformlardan biri olan Spotify'ın kuruluşunu konu alacak The Playlist dizisinin ilk haberini aldığımda oldukça heyecanlanmıştım. Dizi nihayet 3 gün önce (13 Ekim 2022) Netflix'te yayınlanmaya başladı ve ben de hemen izleyip bitirdim. Bu dizinin Spotify'ı konu aldığını bilmeyen pek çok kişi de şimdiden Google'da 'the playlist dizisi konusu ne?' sorusunu trend yapmış durumda. E hal böyle olunca da ben de hemen, The Playlist ismindeki bu yeni diziden bahseden bi içerik hazırlamaya karar verdim. Mini Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi Spotify'ı merkeze alarak ilerleyen The Playlist ismindeki bu yeni dizi nasıl bir yapım? Oyuncuları kimler? İzlenecek kadar iyi mi?.. gibi soruların cevaplarına birlikte bakalım... Hadi! Dizi hakkındaki yorumuma geçmeden önce; The Playlist dizisi neyi konu alıyor, kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/14/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix'in yeni dizisi The Playlist, İsveç merkezli ünlü müzik yayın şirketi Spotify'ın kuruluş evresini ve kurulduktan sonra özellikle müzik endüstrisinde yarattığı değişiklikleri konu alıyor. Yani bu dizi boyunca, bir girişimin kurulma evresine ve sonrasında o girişimin önüne çıkan engellere şahit oluyoruz... Bu siteyi 2016 yılında kurduktan sonra karşılaştığım pek çok engeli düşününce, özellikle benim gibi biraz olsun içinizde 'girişimcilik' ateşi yanıyorsa bence bu diziyi kesinlikle izlemelisiniz. Çünkü dizi, devasa bir girişimin doğum sürecini ve sonrasındaki evresini fazlasıyla iyi bir şekilde konu alıyor. Benden söylemesi... Ben bu diziyi gerçekten beğendim. Ama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/36/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her fırsatta söylediğim gibi, 'teknoloji' odaklı yeni girişimlerin ortaya çıkış sürecini konu alan film ve diziler her zaman ilgimi çekmiştir. Elimden geldiğince de yıllardır bu yapımları size de tavsiye etmeye çalışıyorum. The Playlist ismindeki bu dizi de benim için o yapımlardan biri olmayı kesinlikle başardı. Fakat... Bu tür girişimcilik işleri sizi çekmiyorsa, dev bir şirketin/markanın/platformun ortaya çıkış sürecini izlemek size pek çekici gelmiyorsa, tabi ki de bu dizi sizlik olmayabilir. 6 bölümün her birinde de farklı karaktere odaklanıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/64/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin akıcılığı oldukça başarılı. Fakat kurgusu da bir o kadar farklı ve yine başarılı... Dizi, 6 bölümünün her birinde de olayların bir köşesinde olan 1 kişiyi merkeze alarak ilerliyor. Yani 1 bölüm, Spotify'ın kurucusunu izliyorsak, diğer bölüm, şirketin Hukuk işlerini takip eden bir avukatın yaşadıklarına odaklanıyoruz. Ben bu farklı akışı oldukça sevdim diyebilirim. Dizinin kadrosunda tanıdık bir Türk oyuncu da var; Gizem Erdoğan![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/46/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Yine bir Netflix dizisi olan Kalifat'ın başrolünde de izlediğimiz Gizem Erdoğan'ı bu dizinin de oyuncu kadrosunda görüyoruz. İsveç doğumlu olan oyuncu pek çok yapımda yer almış olsa da, benim radarıma az önce de bahsettiğim Kalifat dizisiyle girmişti. Şimdi bu dizide tekrar izleyince de fark ettim ki bence önümüzdeki yıllarda kendisini daha iyi yapımlarda göreceğiz. - - - - - - - - -  Özet: Eğer aklınızda bir fikir varsa, bu fikri bir girişime dönüştürmek, şu anki işinizden istifa edip farklı ve heycanlı bir yola girip, kendi işinizin patronu olup, bu dünyada birilerine dokunmak istiyor ve iyi bir şeylere imza atmak için gece gündüz çalışmayı düşünüyorsanız işte bu dizi tam da sizin izlemeniz gereken bir yapım... Yok "Ben bilim kurgu, gerilim türlerinde veya şöyle aksiyonu bol bi şeyler izleyeyim.." diyorsanız da üzgünüm çünkü bu dizi pek sizlik değil. Ben fazlasıyla keyif alarak izledim bu diziyi, karar sizin. - - - - - - - - -  ● The Playlist dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir. ● The Playlist dizisi kaç bölüm? Dizi, 6 bölümden oluşuyor. Dizi bir 'mini dizi' olarak çıktığı için 2. sezonu hakkında da bir detay yok ve muhtemelen olmayacak. ● Dizinin oyuncuları kimler? The Playlist dizisinin oyuncu kadrosunda, başrollerde Edvin Endre ve Christian Hillborg'u görüyoruz. Ulf Stenberg, Joel Lützow, Gizem Erdoğan, Ella Rappich ve Sam Hazeldine ise kadrodaki diğer oyuncular. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
3 yıl
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim. METAVERSE Temalı Filmler ►  Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/99/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz. Bu dizi beni yakalamayı başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/75/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim. Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/87/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz. "Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/307/74/the-peripheral-amazon-prime-in-metaverse-konulu-yeni-fantastik-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim...  - - - - - - - - -  Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum.  - - - - - - - - -  ● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
3
3 yıl
Kaçırmayın! Ufuk Açan 6 İyi Uzay Filmi Önerisi
Kaçırmayın! Ufuk Açan 6 İyi Uzay Filmi Önerisi
"Uzay", biz insanlar için koca bir gizem. İşte tam da bu yüzden izlemeyi en çok sevdiğimiz film türlerinin başında "Uzay Konulu Filmler" geliyor. Burada da sizlerle pek çok kez uzay temalı bilim kurgu filmi tavsiyesinde bulunduk. İşte ben de bugün o bilim kurgu filmleri arasından seçtiğim iyi uzay filmlerini sizlere tavsiye edeceğim.  Hadi gelin şimdi o mutlaka izlenmesi gereken iyi uzay filmleri nelermiş birlikte görelim! (Burcunuza göre film tavsiyesi almak isterseniz de hemen buraya tıklayabilirsiniz) 1. Listemizdeki ilk uzay filmi önerisi "Salyut 7" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/54/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan konusu ne? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Sıradaki film önerisi ise "Moon" yani "Ay"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/13/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, ay üzerinde inceleme yapmak için görevlendirilen bir çalışanın yaşadıklarını konu alıyor. Filme Git ► 3. Bir diğer uzay konulu film tavsiyesi ise "Gravity" yani "Yerçekimi" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/59/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise dünya yörüngesinde görev yapan 2 astronotun yaşadıklarını işliyor. Filme Git ► 4. Sıradaki uzay konulu filmimiz ise "The Martian", yani bizdeki adıyla "Marslı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/80/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Mars" gezegenine ilginiz varsa bu film tam sizlik. Mars yüzeyindeki bir insan neler yapar, neler yaşar, hepsini bu filmde görebilirsiniz. Filme Git ► 5. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bizi uzay konulu nefis film "Sunshine" yani "Gün Işığı" karşılıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/75/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Güneşimizin giderek öldüğü yıllarda, dünyayı kurtarmak için çıkılan bir görevi konu alıyor bu filmimiz de. Filme Git ► 6. Uzay konulu iyi filmler listemizin son sırasında ise "Prometheus" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/50/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde ise insanlığın kökenini bulmaya çalışan bir grup mürettebatın yaşadıklarını izliyoruz. Filme Git ► Ne oldu? Gözleriniz Interstellar'ı aradı değil mi? İşte tam da bu yüzden göremediniz. Kendisinin liste dışında özel bir yeri var... Bonus: "Interstellar" yani "Yıldızlararası"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/42/58/kacirmayin-6-iyi-uzay-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, buranın, yani kaanintavsiyesi.com'un, üyeler tarafından en çok beğenilen filmi ve uzun bir süre de öyle kalacak gibi gözüküyor. Eğer izlediyseniz hemen şimdi gidip siz de yorumunuzu yapabilir veya "beğen" ya da "beğenme" butonlarına tıklayabilirsiniz. Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz!
25b
0
7 yıl
İngilizce Öğretmenliğini Bırakıp, 400 Felçli ve Engelli Köpeğe Annelik Yapan Kadın: Reyhan Avcı Karagözler
İngilizce Öğretmenliğini Bırakıp, 400 Felçli ve Engelli Köpeğe Annelik Yapan Kadın: Reyhan Avcı Karagözler
Bugün sizle, yakın bir süre önce keşfettiğim nefis bir insanı tanıştırmak istiyorum; Reyhan Avcı Karagözler...  Peki kim bu Reyhan Avcı? Ne yapar? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/69/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Reyhan ablamız eski bir İngilizce öğretmeni... "Eski" diyorum çünkü kendisi hasta köpeklerin çektiği acıyı ve insanların duyarsızlığını görünce İngilizce öğretmenliğini bırakmış ve Tekirdağ'da felçli ve engelli köpeklere kol kanat germek için kolları sıvamış... Sağlıklı köpeklere değil, çoğu insanın yüz çevirdiği felçli ve engelli köpeklere annelik yapıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/27/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Yaşlı, hasta ve engelli tam 400 köpeğe annelik yapıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/45/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Reyhan ablamız, her gün hepsinin yemeğini, vitaminini düzenli olarak veriyor hatta bacakları olmayan köpeklerin günlük kaşınma ihtiyaçlarını da tek tek elleriyle gideriyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/31/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] Onlardan birini sahiplenmek isteyen insanlara kapısı daima açık!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/16/11/ingilizce-ogretmenligini-birakip-400-felcli-ve-engelli-kopege-annelik-yapan-kadin-reyhan-avci-karagozler-780x439.jpg[/RESIM] "Reyhan Avcı Karagözler", şu dünyada "İyi insanlar iyi ki var..." dediğimiz o iyi insanlardan...  Siz de Tekirdağ Muratlı Yolu 4. km'de bulunan bu barınağı ziyaret edebilir, veya buraya tıklayarak Reyhan ablamıza ulaşabilir ve ona destek olmak ve karşılıksız sevgiyle dolu olan kalplerin hala dünyada var olduğunu göstermek için bu içeriği aşağıdan Facebook'ta paylaşabilirsiniz! 
9.8b
0
8 yıl
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Sinema sektörü, günümüz dünyasının en büyük sektörlerinden biri. Bu sektörde binlerce başarılı oyuncu var. Fakat bu oyunculardan sadece bazıları rolleri için çok büyük değişimler geçiriyorlar. Kimi ünlü oyuncu kilo alırken, kimisi de sadece birkaç ayda onlarca kilo veriyor. Bazıları bürüneceği karaktere alışmak için aylarca farklı bir yerde yaşarken bazıları da nefes bile almadan çalışıp mükemmel bir vücut yapıyor.  Hadi gelin şimdi rolleri için evrim geçiren o ünlü ve başarılı oyunculara bir bakalım.  1. "Tom Hardy", 2008 yapımı "Bronson" filmi için aylarca çalışmış ve kilo alıp şahane bir vücut yapmıştı [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/93/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 2. "Natalie Portman", 2010 yapımı "Black Swan" filmi için adeta iğne ipliğe dönmüş ve doktorlarından bile uyarı almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/41/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM] 3. Chris Hemsworth, "In The Heart of the Sea" filmi için 15 kilo vermiş, ardından 2 yıl içinde "Thor: Ragnarok" filmi için kilo alıp vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/53/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 4. "Arms and the Dudes" filmi için inanılmaz derecede kilo alan "Jonah Hill", "Maniac" dizisi için aylarca çalışıp kilo vererek tüm Hollywood dünyasını şoka uğratmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/63/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 5. "James McAvoy" ise "2019 Glass" filmi için uzun bir maratona girmiş ve karşımıza her yeri kas olan iri yarı bir adam olarak çıkmıştı... Şuna bakın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/2/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 6. Başarılı oyuncu "Anne Hataway" ise "Les Miserables" filmindeki rolü için tam 10 kilo vermişti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/46/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 7. "Jake Gyllenhaal" ise “Nightcrawler” filminde rahatça koşturabilen bir haber muhabiri olmak için 10 kilo vermiş ve 1 yıl sonra "Southpaw" filmi için kilo alıp mükemmel bir vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/80/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 8. "Hugh Jackman", "The Wolverine" filmi için kas yığını bir adama dönüşmüş ve hayatının bundan sonrası için sürekli spor yaparak formunu koruyacağını açıklamıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/61/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 9. Güzel oyuncu "Charlize Theron" ise 2018 yapımı "Tully" fimi için tamı tamına 22 kilo almış ve magazin bültenlerinde aylarca konuşulmuştu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/5/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 10. "Matt Damon" ise "The Informant" filmi için tam 15 kilo almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/17/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 11. "Chris Pratt" ise "Galaksinin Koruyucuları" için aylarca çalıştı ve iyi bir vücuda sahip oldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/3/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 12. Son olarak "Christian Bale", 2018 yapımı "Vice" filminde "Dick Cheney"yi canlandırabilmek için tam 20 kilo birden aldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/34/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] E alkışlıyoruz!    Tıkla, Moduna Göre Film Önerisini Seç! ►  
16b
2
7 yıl
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz canınızı sıkabilir, moralinizi bozabilir ve çalıştığınız işinizden istifa etme isteğinizi tetikleyebilir...  YouTube'un yıllar önce "Para Kazanma" özelliğini aktif etmesi ile yeni bir iş sahası doğdu. İnsanlar artık çektikleri, hazırladıkları videolar ile çok güzel kazançlar elde etmeye başladı. Abone sayısı milyonları aşan kanal sahipleri ise "Neden kısa videolar ile yetineyim ki?" deyip film yapma işine soyundular ve yeni bir devir başlamış oldu; "YouTuber Filmleri"... İşte bu gelişme, dünyada olduğu kadar ülkemizde de yankı buldu ve birçok YouTuber film çıkarmaya başladı. YouTuber olmayanlara ise "10 liradan 40 liraya kadar değişen bilet fiyatlarında 2 milyon seyirci... Kişi başı 15 lira desek..." hesabı yaptırmaya başladı.  Peki YouTuber filmleri gerçekten o kadar kazandırıyor mu? Hadi gelin şimdi önce ülkemizde vizyona giren YouTuber filmlerine olan talebe ve onların hasılatlarına bir göz atalım... YouTuber filmleri furyası başlıyor; Halil Söyletmez'den "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/66/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 460 Bin Kişi Cumali Ceber: Allah Seni Alsın filmi kazancı: 5 Milyon TL YouTube: 1.4 Milyon Abone 0.facebook yıllarından bu yana sosyal medyada bir şekilde var olan "Halil Söyletmez", kendi oluşturduğu "Cumali Ceber" karakterini sinemaya taşımaya karar verdi. Sosyal medyada çok beğenilen karakter, "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın" ismi ile 4 Ağustos 2017'de vizyona girdi. Özellikle Twitter'dan çok büyük olumsuz tepkiler alan Halil Söyletmez şimdilerde Cumali Ceber 2 için kolları sıvıyor.  Bir diğer YouTuber filmi ise "Oha Diyorum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/13/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.png[/RESIM]İzleyici: 230 Bin Kişi Oha Diyorum filmi Kazancı: 2.9 Milyon TL YouTube: 4.9 Milyon Abone Abonelerine sırtını dayayıp sinemaya sıçrayan bir diğer YouTube kanalı ise "Oha Diyorum" oldu. 3 Kasım 2017'de vizyona giren film, kanalın kitlesi tarafından sevilse de yine ciddi eleştirilere maruz kaldı.  YouTuber filmleri arasında şimdiye kadar en çok ses getiren film ise YouTube Türkiye'de en çok aboneye sahip olan bireysel kanal Enes Batur'un filmi "Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?" oldu...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/81/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 1 Milyon 400 Bin Kişi Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? filmi Kazancı: 17.5 Milyon TL YouTube: 9 Milyon Abone Yıllardır YouTube kanalına istikrarlı bir şekilde neredeyse her gün 1 video yükleyen YouTuber Enes Batur, vizyona giren filmi ile ülkede büyük bir ses getirmeyi başardı. Sinematografi olarak iyi bir şeyler sunmayan film yapımcılarına tam 17 Milyon kazandırdı... Sabah gazetesinden "Olkan Özyurt"; "Enes 1 milyon seyirci barajını geçerse YouTuber filmleri devri başlar" diye yazmıştı ki öyle de oldu. Enes Batur'un filmi 1 Milyon 400 Bin kişi tarafından izlendi... Sıradaki YouTuber filmimiz ise henüz 1 hafta önce vizyona giren "Kafalar Karışık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/38/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 360 Bin Kişi Kafalar Karışık filmi Kazancı: 4.6 Milyon TL YouTube: 4.8 Milyon Abone (1 Haftalık İstatistik) Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin'in oluşturduğu "Kafalar" kanalı, hayallerini gerçekleştirdi ve uzun süren uğraşlar sonucu filmlerini izleyicilerine sundular. Metin Akpınar, Perihan Savaş gibi birçok ünlü ismin de oynadığı film bu 1 hafta içinde 4 buçuk Milyon TL hasılat elde etmeyi başardı. Kafalar ekibi ise iyi bir PR çalışması süresince tüm Türkiye'yi gezerek sinema salonlarında takipçilerine sürpriz yapıyorlar. Onları görebilme ihtimali de birçok kişiyi bilet alıp filme gitmeye itiyor. Diğer YouTuber filmlerine nazaran birkaç tık daha iyi olan bu film, eğlenceli ve macera dolu bir hikaye içeriyor. Kafalar ekibinin şimdiki hayali ise Kafalar Karışık filminin devamını çekmek...  ● Açıkçası "Para bizim için ikinci planda..." diyen her YouTuber biraz yalan söylüyordur. Verilen bu büyük emeğin tabi ki karşılığı olmalı. Yoksa zaten 1 buçuk saatlik filmi bilet ile satmaz, kanallarınızda paylaşırdınız. O yüzden o kısmı geçin. Fakat istediğimiz, bilet parasına değecek bir şeyler izlemek. E bunu da sağlayamıyorsanız eksiyi veriyoruz mecburen. Yoksa YouTuberların film yapmasına karşı tabi ki de değiliz. Sadece biraz daha emek, biraz daha kalite ve vizyon...    Bir de dünyadan bir YouTuber filmine göz atalım; YouTuber "Logan Paul" başrollü "The Thinning"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/55/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]   Eğer siz de benim gibi "E sadece ülkemizde bu kadar film çeken YouTuber varsa dünyada kaç kişi vardır, YouTube bir film yapım şirketi kursa ya?" tarzında düşündüyseniz işte bu film buna en iyi örnek. YouTube'un, "YouTube Red" adlı ücretli bir servisi var. Bunu Netflix gibi düşünebilirsiniz. İşte bu film de YouTube Red bünyesinden çıktı ve açıkçası ben filmi epey sevdim. Hatta tavsiye köşemde size tavsiye bile ettim. "Nedir, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak filmimize ışınlanabilir... ● Yani diyeceğimiz şu ki, yapılınca yapılıyor. Umarız ki önümüzdeki yıllarda daha güzel, daha kaliteli YouTuber filmleri ile karşılaşırız. Aslında kazanılan paralardan da anladığımız kadarıyla zaten YouTuber filmleri ile artık bol bol karşılaşacağız... E ne diyelim, gişeniz bol olsun!  ► "Tamam iyi güzel de var mı şöyle iyi bir film tavsiyen?" diyenler tam da buraya tıklayarak modlarına göre film önerisi bulabilirler!   
18b
0
7 yıl
Bilim Kurgu Hastalarına: Senaryosu Gelecekte Geçen Nefis Film Önerileri!
Bilim Kurgu Hastalarına: Senaryosu Gelecekte Geçen Nefis Film Önerileri!
"Bilim kurgu filmleri, geleceğin yansımasıdır" denir. Hatta "Bilim Kurgu Filmleri" için "Masalların teknolojiyle buluşması" gibi bir tabir de kulanılır. Çünkü bilim kurgu filmleri, uçuk senaryoları ile gelecek yıllarda bizlerin yani insanlığın karşılaşacağı, yaşayacağı durumları konu alır. Biz insanoğlu da geleceğe duyduğumuz merak duygusundan olacak, bilim kurgu filmlerine ayrıca bayılırız. İşte ben de tam da bu yüzden bugün sizlere, senaryoları günümüzden yıllar yıllar sonrayı konu alan, yani "gelecekte geçen" filmleri bu film önerileri listesinde derleyip topladım. (Zaman Yolculuğu konulu film tavsiyelerime de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz)  Hadi gelin şimdi, senaryoları gelecekte geçen filmler nelermiş birlikte bakalım.  ● Bu içeriği YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=0wG70WsfomE[/VIDEO] Senaryosu 2020 yılında, yani yakın gelecekte geçen ilk film tavsiyem "Real Steel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/36/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyorsanız hemen aşağıdaki butonu tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Bir sonraki filmimiz 2028 yılını konu alıyor: "Children of Men"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/69/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyada artık hiç bebek doğmasaydı? İşte bu filmimiz, bu çılgın konuyu işliyor ve gelecekteki dünyamızda yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► Bu film tavsiyem ise 2035 yılında geçiyor: "The Martian"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/1/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Mars'a yapılan bir operasyon sırasında yaşanan olayları ve bu olaylar sonucunda bir insanın değişen hayatını izleyeceksiniz.  Filme Git ► Giderek günümüzden uzaklaşıyoruz: Bu filmimiz ise 2057 yılındaki insanlığı konu alıyor "Sunshine"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/41/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyamızı ısıtan güneşimiz artık ölmeye başlasaydı? Gelecekte yaşananları konu alan bu bilim kurgu filmini mutlaka izlemelisiniz. "Kaan demişti..." dersiniz... Filme Git ► "Looper" ismindeki bu film tavsiyem ise 2072 yılında yaşananları işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/68/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]İçinde "Zaman Yolculuğu" kavramını da bol bol duyup, görebileceğiniz bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► Biraz daha uzaklara gidelim mi? O zaman 2080 yılını konu alan "Oblivion" karşınızda[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/75/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise insanlığın dünyayı terk ettiği bir geleceği konu alıyor. İyi bir senaryoya ve oyuncu kadrosuna sahip olan bu filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► Sıradaki film tavsiyem ise tam 2154 yılında geçiyor; "Elysium"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/61/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Biyonik robotlaşmanın ve dünya yörüngesinde kurulan dev bir platformda yaşayan insanoğlunu konu alan bu film de kesinlikle izlemeye değer.  Filme Git ► 2800'lü yılları konu alan bir film geliyor; "WALL·E"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/3/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Günümüzden asırlarca sonrasını anlatan bu animasyon film, 2008 yılında vizyona girdikten sonra onlarca ödül almayı başardı. Mutlaka izleyin derim. Tabi hala izlemediyseniz... Filme Git ► 2019'dan çok uzakta, farklı bir çağdayız; 3100 yılında yaşananları konu alan "Pandorum"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/32/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Çok farklı bir bilim kurgu olmasıyla birlikte içinde bolca gerilimin de olduğu bu filmi kesinlikle izlemelisiniz. Filme Git ► ● "Ee Kaan bunlar kesmedi, var mı başka tavsiyelerin?" diyorsanız hemen buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilir, aşağıdaki butona tıklayarak da 2000 yılı ve sonrası vizyona giren ve IMDB puanı 8 ve üzeri olan film tavsiyelerime göz atabilirsiniz.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/29/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Listeye Git ►
33b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.