1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland

13 Aralık 2020
36b
10 Yorum
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland

Biliyorsunuz film tavsiyelerinin yanında şurada da sizlere dizi önerileri sunuyorum. İşte bugün de sizlere henüz günler önce, 2020'ye veda ederken yayınlanan Netflix imzalı "Alice in Borderland" dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer alice in borderland izle gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse sizi hemen Netflix'e alalım çünkü aradığınız burada değil. Fakat alice in borderland konusu, izleyen yorumu gibi aramalar sonucu buradaysanız beni takip edin!

Nefis Netflix Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Hadi şimdi gelin bu çok yeni izlediğim Alice in Borderland dizisinden size kısaca bahsedeyim...

Dizi hakkında düşüncelerime geçmeden önce Alice in Borderland konusuna şöyle bir bakalım...

1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
Tokyo'dayız. Bilgisayar oyunlarıyla aşırı içli dışlı olan bir gencimiz ve onun 2 yakın arkadaşı var. Hepsinin de kafası bir şeye bozulunca 'buluşalım' diyorlar ve küçük çaplı kafayı dağıtırken birden kendilerini polisten gizlenirken buluyorlar. Sonrasında ise gözlerini insanların olmadığı, araçların çalışmayıp sokakların, caddelerin bomboş olduğu bir Tokyo'da açıyorlar. Sonrasında ise bazı hayatta kalma oyunları onları bekliyor... İşte dizimiz de bu 3 gencin, ışınlandıkları bu farklı dünyada yaşadıklarını konu alıyor.

Yakın zamanda izlediğim en 'sürükleyici' dizi!

1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
Dizi, sizi tuttuğu gibi peşinden sürüklüyor. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, yıllardır burada sizlere dizi-film tavsiyen eden biri olarak söylemek istiyorum ki bir bölüm izledikten sonra diğer bölüme geçmemek için kendinizi zor tutacaksınız. Çünkü dizi, sürekli merakta bırakan akışı sayesinde izleyicinin kafasında "Şimdi ne olacak?" sorusunu sürekli taze tutmayı başarıyor. Size buralarda tavsiye ettiğim şu filmi hatırlayın. Eğer bu filmi izleyip beğendiyseniz muhtemelen bu diziyi de beğenirsiniz. Fakat bu filmi henüz izlemdiyseniz mutlaka bu diziden sonra filme de bir şans verin derim. 

40 dakikalık 8 bölüm de akıyor!

1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
Dizi bir 'manga' (japon çizgi romanı) uyarlaması. Benim gördüğüm ve izlerken sizin de göreceğiniz bazı mantık hatalarının sebebi de orijinal manga'dan kopmadan diziyi tamamlamak istemeleri nedeniyle... Bu birkaç hatayı görmezden gelip kendinizi akışa bırakırsanız her biri ortalama 40 dakika olan 8 bölümü de 1 günde silip süpürürsünüz. Bence hemen şimdi aşağıdaki butonu kullanarak diziye ışınlanın ve izlemeye başlayın derim. 

NOT: Dizi bolca kanlı bıçaklı, birkaç da yetişkinlere göre olan +18 sahne mevcut. Bu yüzden ailece izlemelikten çok arkadaş ortamında izlenecek bir yapım diye düşünüyorum... Ayrıca bu diziyi Instagram'dan bizi takip eden ve buralarda da olan Mustafa Bağlaç attığı DM ile fark etmemi sağladı. Kendisine de teşekkürler ediyorum. 

Alice in Borderland İzle ►

- - - - - 

1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland

Modunu Seç ►

1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland

listesine yorum yap!
Davy J.
Davy J.
15 Şubat 2025
Israr ediyorum izleyin finali için bile izlenir Sqiud Games bunun yanında çocuk işi.
Öykü S.
Öykü S.
13 Ocak 2024
Soluksuz izlenecek bir seri. Ters köşe sahnesi çok hangilerinin ana karakter olduğunu bulamayacaksınız diyebilirim. 3. Sezon gelecek diyorlar heyecanla bekliyorum. Kento yamazaki'nin oynadığı bütün yapımları gözüm kapalı izleyebilirim ☆
widight
widight
21 Şubat 2023
Sıkı Üye
Son zamanlarda izlediğim en iyi dizilerden bir tanesiydi be! İzlemeden geçmeyin gerçekten mükemmel.
pinkdreams
pinkdreams
22 Ağustos 2021
Çaylak
Kento Yamazaki'nin rol aldığı hiçbir yapım beni hayal kırıklığına uğratmadı ♥♥♥
elmira K.
elmira K.
27 Aralık 2020
Gerçekten çok iyiydi. Bazı mantık hataları olsa da kendisini izlettirdi.
Çağla B.
Çağla B.
23 Aralık 2020
Şu son zamanlarda izlediğim en akıcı diziydi. Her bölümü film tadında :)
Lynx
Lynx
22 Aralık 2020
Çok akıcı bir dizi. Anime izleyenler dizideki tepkilerin konuşmaların aynı animelerdeki gibi işlendiğini görebilir.
Hazal C.
Hazal C.
17 Aralık 2020
Sıkı Üye
The queen's gambit dizisinden sonra Netflix'te bu aralar en çok sevdiğim dizi bu oldu... Tavsiye için binlerce tşk <3
Miraç I.
Miraç I.
15 Aralık 2020
Usta Yorumcu
İlk oturuşta sabah 5'e kadar altı bölümünü de izledim, mükemmeldi... Bitmeyen iyi bir film gibi :)
Must
Must
13 Aralık 2020
Çaylak
Şu karantina günlerinde gerçekten bir solukta bitecek bir dizi, "Hiç bitmesin" dediklerimden oldu, gözler hemen 2. sezonu arıyor inşallah kısa süre içerisinde gelir o da.
alice in borderland konusualice in borderland dizi konusualice in borderland yorumalice in borderland yorumlargüncel dizi tavsiyelerialice in borderland incelemealice in borderland izlenir minetflix dizi önerilerinetflix dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Neden Sevdim? Cem Yılmaz'ın Yeni Netflix Dizisi: "Erşan Kuneri"
Neden Sevdim? Cem Yılmaz'ın Yeni Netflix Dizisi: "Erşan Kuneri"
Cem Yılmaz'ın yıllar önce hayat verdiği karakter Erşan Kuneri, nihayet Netflix dizisi olarak karşımıza çıktı. Dün yayınlanan Erşan Kuneri dizisi, benim gibi pek çok kişinin yayınlanmasını iple çektiği bir işti. Ben de hemen oturup diziyi izleyip bitirdim ve "erşan kuneri dizisi izlenir mi?" diyen sizler için dizinin sevdiğim ve sevmediğim noktalarını kaleme almak istedim. Hadi gelin şimdi Erşan Kuneri dizisi konusu, oyuncuları ve genel izlenebilirliği hakkındaki detaylara ve tabi düşüncelerime birlikte şöyle bir göz atalım. Ayrıca aşağıda size dizi bölümleri hakkında da tek tek yorumlarımı bırakacağım.. E hadi! Bölümlere geçmeden Erşan Kuneri dizisi hakkındaki şu detaylara birlikte bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/33/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Erşan Kuneri karakteri, Cem Yılmaz'ın GORA ve Arif V 216 filmlerinde karşılaştığımız bir karakterdi. Erşan Kuneri dizisinde de bu karakterin 1970-80'lerdeki giriştiği maceraları izliyoruz. Dizi 8 bölümden oluşuyor fakat her bölümde Erşan ve ekibi farklı bir film çekmek için kolları sıvıyor ve bölümlerin yarısında bağlantılı bir şeyler izlerken diğer yarısında ise filmleri izliyoruz. Dizi, bu filmlerin çekim kısımlarını değil, çekildikten sonraki son hallerini bizle paylaşıyor. Beğenmediğim kısımları elbet var fakat genel olarak ben bu işi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/72/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Cem Yılmaz kendi seviyesini öyle yukarıya çıkardı ki, bu başarı, kendisiyle yarışmasını mecbur kılıyor ve tabi ki de her zaman ondan iyi iş bekliyoruz. Elebette beğenmediğim bölümleri, sahneleri var fakat genel olarak baktığımda ben Erşan Kuneri dizisinin büyük kısmını beğendiğimi söyleyebilirim. İnce ve göndermeler ile dolu esprilerine gülerken birden ardından gelen normal bir sahne modumu düşürse de bu sektörün, bu ülkenin böyle büyük bütçeli, kara mizaha, absürt komediye gerçekten ihtiyacı var.  Gelin şimdi bir de dizi bölümlerini yorumlayalım;  1. Bölüm: Kuru Murad (56 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/26/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Dizimizin ilk bölümünde, çektiği filmlerden sıkılan Erşan Kuneri'nin içinde tarih de olan bir film yapmaya girişmesini ve sonrasını izliyoruz. Bence bu bölüm, diğerlerine rağmen bir tık aşağıda kalıyor. İlk bölüm olduğu için pek çok kişi "abi bu peruklar falan hiç olmuş mu..." diye düşünüyor haliyle fakat kısa bir süre içinde dizinin atmosferine alışılınca izlenen şey keyif vermeye başlıyor. Puanım: 6,7 2. Bölüm: Ebenin Avı (44 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/66/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümümüzde ise Ezgi Mola'nın hayat verdiği karakterin, ekipteki erkeklere yaptığı bir büyü sonrasında yaşananları izliyoruz. Dizinin bu bölümü de diğer tüm bölümlerinde olduğu gibi popüler kültür temalarına eleştiriler içeriyor. Bu bölüm de, korku filmlerindeki klişeler ile dalga geçiyor. İlk bölüme kıyasla bu bölümü gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Puanım: 6,9 3. Bölüm: Kooperatif Kemal (48 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/60/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse Anadolu'da bir film çeken ekibimizi ve filmi izliyoruz. Bu bölümde Çağlar Çorumlu'nun oyunculuğu gerçekten çok ama çok keyifli. 2. bölüme nazaran 1 tık daha az sevdim diyebilirim. Puanım: 6,8 4. Bölüm: Kötü Mal (47 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/23/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde bara gelen bir Atari ile herkesin bağımlı olmasından bağımlılık karşıtı bir kamu spotu çeken ekibimizin ortaya çıkardığı filmi izliyoruz. Bu bölüm de 2. bölüme nazaran 1 tık aşağıdaydı benim için. Puanım: 6,5 5. Bölüm: Faqbadi (49 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/62/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Cem Yılmaz, bu bölümde piyasadaki üfürükçülere, bilim varken diğer yollar ile çözüm arayanlara bir mesaj niteliği taşıyan bir şifacıyı oynuyor. Bu bölümdeki görüntü yönetmenliği diğerlerine göre 1 tık aşağıdaydı diyebilirim. Fakat işlediği konu açısından bana kendini keyifle izletmeyi başardı. Puanım: 7 6. Bölüm: Blue Box (38 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/8/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Dizi, bu bölümüyle geçmişten günümüze gelerek 2022 yılında yaşananları konu almayı Hem de bir süper kahraman temasıyla... Bu bölümü de sevdim diyebilirim. Puanım: 7 7. Bölüm: Er-Man (42 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/82/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde de bir önceki bölümde izlediğimiz süper kahramanımızın dünyada yaşadıklarını izliyoruz.. 1 bölümde bırakılsaydı daha güzel olabilirdi fakat konunun bu bölüme de uzaması çok can sıkmıyor. Puanım: 6,7 8. Bölüm: Doyamadım (50 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/19/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde de iflasın eşiğine gelen Erşan Kuneri'nin arabesk film çekmeye çalışmasını izliyoruz... Bu bölüm için net bir yargım oluşmadı diyebilirim. Puanım: 6,5 - - - - - - - -  Özet: Yukarıda da bahsettiğim gibi, Cem Yılmaz sektörde kendisiyle yarışmak zorunda kaldığı için yaptığı işler hep büyük bir beklentiyle izleniyor. Eleştirilerin bu denli çok olması da hepimizde yarattığı bu olumlu etki yüzünden. Fakat adamın elinde imkan var, devasa bütçeler ile büyük prodüksoyunlu işler yapıyor. Ve en önemlisi içine sinen, istediği ve sevdiği işleri yapıyor. Türk film ve dizi sektöründe ticari kaygı gütmeden bu işleri yapabilen 1 kişi daha yok. Bu yüzden Cem Yılmaz'ın bu kendine özgü işlerini gerçekten destekliyorum.  - - - - - - - -  Netflix'te İzle ► • Erşan Kuneri oyuncuları kimler?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/89/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Kadroda Cem Yılmaz'a Zafer Algöz, Merve Dizdar, Uraz Kaygılaroğlu, Nilperi Şahinkaya, Ezgi Mola, Çağlar Çorumlu, Bülent Şakrak ve Can Yılmaz eşlik ediyor. • Erşan Kuneri'de Ozan Güven neden yok? Diziyi izleyen herkes Cem Yılmaz'ın tüm işlerinde yer alan Ozan Güven'in neden oyuncu kadrosunda olmadığını soruyor. Bu konu hakkında net bir açıklama gelmediyse de bence Ozan Güven'in son zamanlarda yaşadığı hukuksal problemler, onu bu diziden uzak tutmuş olabilir. İkili arasında küslük dedikoduları olsa da bence, böyle bir durum söz konusu değildir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
4 yıl
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Dün burada sizlerle paylaştığım şu içeriğimde Netflix imzalı "Aşk 101" dizisinin konusundan ve detaylarından bahsetmiş, "Neden izlenmeli?" sorusuna da kendimce cevap vermeye çalışıp bu diziyi sizlere tavsiye etmiştim. Fakat dünden bu yana Aşk 101 dizi oyuncuları hakkında etrafta pek bilgi olmadığını fark ettim. Sosyal medyada binlerce kişinin "Aşk 101 Sinan kaç yaşında?", "Aşk 101 dizisi Eda kim?" gibi soruları sormaya başladığını ve karmaşık gazete haberleri arasında kaybolduğunu fark ettim.  Aşk 101 Dizisi Replikleri İçin Tıkla! ► Ben de bugün kolları sıvadım ve size Aşk 101 oyuncuları hakkında önemli detaylar sunmak istedim. Yaşları kaç? Gerçek isimleri ne? Instagram'da kaç takipçileri var? gibi birçok soruyu bugün burada cevaplayacağız. Hadi gelin şimdi Aşk 101 oyuncularını tek tek tanıyalım!  Dizimizin en çok merak edilen isimlerinden "Eda" karakterine hayat veren "Alina Boz" ile başlayalım. Kimdir Alina?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/86/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Dizimizdeki hırçın kızımız Eda karakterini 1998 doğumlu, yani 21 yaşındaki "Alina Boz" oynuyor. Annesi Rus, babası Bulgaristan göçmeni bir Türk olan güzel oyuncu, Moskova doğumlu ve 1,73 cm boyunda. 3 sezon boyunca yayınlanan "Paramparça" adlı dizide kendini gösteren Alina Boz, şu an itibariyle Instagram'da tam 2,3 Milyon takipçiye sahip.  ● Şahsen ben Alina Boz'un oyunculuğunu gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. O hırçın kız havaları, içinde dizginlemeye çalıştığı aşkı ve yer yer savurduğu küfürleri ile birlikte gayet dozunda bir oyunculuk sergilemiş. Eda rolünde başkası olsa nasıl olurdu bilemem, fakat Alina bu rolün hakkını vermiş. Kabadayımız Kerem, yani "Kubilay Aka"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/71/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Atarlı abimiz Kerem karakterini ise 1995 doğumlu, yani 25 yaşındaki "Kubilay Aka" oynuyor. Vatanım Sensin ve Çukur gibi dizilerde adını duyuran genç oyuncu, Cem Yılmaz'ın "Arif V 216" filminde de "Yakışıklı Kemal" karakterini oynamıştı. Boyu 1,83 olan genç oyuncunun Instagram'da 1,1 Milyon takipçisi bulunuyor. ● Dizide Sinan'dan sonra, kendimi yerine en çok koyabildiğim diğer karakter de Kerem oldu. İçindeki aşkla ve hayatla mücadelesi, herkesi kaba kuvvet ile alt edebilirken bir aşkın onu yerle bir etmesi, hepsini de gayet başarılı bir şekilde izleyiciye geçirmeyi başarmış Kubilay. Bu çocuk ileride tam bir jön olacak, Kaan demişti dersiniz...  Serkeş ama hisli gencimiz Sinan; "Mert Yazıcıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/80/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Ve kendi halinde takılan zeki mi zeki, fakat aşk konusunda da bir o kadar acemi Sinan karakterine geldik. Dizide Sinan'ı 1993 doğumu yani 26 yaşındaki Mert Yazıcıoğlu canlandırıyor. Boyu 1,77 olan Mert, geçtiğimiz yıllarda "İyi Oyun" ismindeki bir sinema filminde başrol oynamıştı. Bunun yanında Karagül, Bir Litre Gözyaşı ve Kayıp Şehir gibi dizilerde de oynamış olan Yazıcıoğlu, Instagram'da 530 Bin takipçiye sahip.  ● Bana bu diziyi izleten en büyük etkenlerden biri bu karakter oldu. Daha önceki oyunculuklarını uzun uzun izlemişliğim yok, fakat bu dizide Sinan karakterini gerçekten çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Kendine has havası, zekice yazılmış diyalogları ve umursamaz birinin başka birine dönüşümü... Hepsi yerli yerindeydi. Bu yüzden Mert'e kocaman alkışlarımı yolluyorum.  Müthiş bir ticari zeka Osman; "Selahattin Paşalı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/27/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1990 doğumlu, yani 30 yaşındaki Selahattin Paşalı ise Muğlalı. Birçok dizide yer almış olmasıyla birlikte Selahattin profesyonel bir basketbol oyuncusu. Fakat tüm bunlar olurken Budapeşte'de sanat yönetmenliği okuyor ve kendini birden bu sektörde buluyor. Ayrıca modellik de yapan Paşalı'nın Instagram'da 220 Bin takipçisi bulunuyor.  ● Elinde fındığı, kafasında türlü türlü planları ve çok başarılı konuşma tarzıyla bu karakter gerçekten alkışı hak ediyor. Ticari zekaya sahip birini, böylesine planlı, organize yeteneği olan bir öğrenciyi oynamak kolay olmasa gerek, bu yüzden Paşalı'yı kutluyorum.  Naif, çalışkan, dürüst, güzel Işık; "İpek Filiz Yazıcı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/17/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]İpek ise 2001 doğumlu. Yani henüz 19 yaşında. Daha önce pek çok ünlü derginin kapağında yer alan güzel oyuncu, Adidas ile büyük bir iş birliği bile yapmış. 1,63 boyundaki oyuncuyu Instagram'da 250 Bin kişi takip ediyor. ● Işık karakteri, bizi dizinin bir Lise dizisi olduğu gerçeğinden koparmamak için gruba eklenmiş. Yani diğerleri birçok kuralı çiğneyip geçerken izleyicinin "E yok artık bu nasıl lise?" dememesi için Işık karakteri başarıyla kadroya yerleştirilmiş. O bir denge çizgisi ve birçok aykırı şeyler izlesek de sonunda Işık'ın olduğu sahnelerde tüm dalgalar diniyor. Bu karakter, bu dizide liseli imajını başarıyla yansıtan tek karakterdi ve zaten de böyle olmalıydı. Bu da iyi bir oyunculuk olduğunu gösteriyor. Dışı soğuk bir taş, içi sevecen bir aşık Kemal; "Kaan Urgancıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/41/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1981 doğumlu, yani 38 yaşında olan Urgancıoğlu, Kara Sevda dizisindeki kötü karakteri ve kendine has telefon zil sesi ile oldukça dikkat çekmişti. Boyu 1,83 olan ünlü oyuncuyu Instagram'da 1,4 Milyon kişi takip ediyor.  ● Dizide kendimi yerine en iyi koyabildiğim karakter Sinan'dı. Fakat en beğendiğim karakter de kesinlikle Kemal hoca oldu. Senelerdir yazıp çiziyorum, iyi bir lise dizisi çekmek istiyorsanız öğrenciden önce iyi bir "hoca" karakteri bulmalısınız. Soğuk, katı fakat sözünü dinletebilecek, tavırlarıyla öğrencileri etkileyebilecek bir öğretmen karakteri dünyada hep tutmuştur. Sonunda Netflix bu konuya eğildi ve böyle bir karaktere yer verdi. Kaan Urgancıoğlu'nun dünya çapında bir oyuncu olduğunu düşünüyor ve bu role "cuk" oturduğunu da söylemek istiyorum.   Güzel, sevimli, aşık Burcu; "Pınar Deniz"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/57/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Instagram'da 730 Bin kişinin takip ettiği Pınar Deniz, 1993 doğumlu yani henüz 26 yaşında. Boyu 1,68 olan ünlü oyuncu, Kardeşim Benim 2 filminde ve Vatanım Sensin dizisinde oynamıştı. Hatta son zamanlarda Can Yaman ile bir projeyi, sırf Yaman'ın tavırları yüzünden reddettiği açıklanmıştı. Ayrıca Deniz, Mardinli ve Arap kökenli bir aileden geliyor.  ● Oyunculuğunu pek görüp duymasam da Can Yaman olayında rast gelmişti Pınar Deniz. Sonra da anneannesini Koronavirüs nedeniyle kaybettiğini öğrenince tekrar göz atmıştım biyografisine. Dizideki oyunculuğunu bir tık eksik bulmakla beraber, oynadığı karakteri gerçekten sevdim. İçinde dizginleyemediği bir aşkı olan genç bir öğretmen ve diğer yanda evlilik baskıları yapan ailesi... Ayrıca Kemal ile olan aşkı da gerçekten çok tatlıydı. Hasret kalmışız böyle keyifli aşklara. Şimdiden sosyal medyada "KemalBurcu" etiketleri oluşturulmaya başlandı bile...  - - -  NOT: Genel olarak bu diziyi ve oyuncularını başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Bazı dizileri izlerken tıkanırsınız, olaylar bir türlü ilerlemez ve sizi de peşinden sürükleyemez. Fakat Netflix imzalı bu dizi, su gibi akıp gidiyor. İzleyip bitirdikten sonra o atmosfere ve karakterlere o kadar alışıyorsunuz ki, keşke bir çırpıda bitirmeseydim diye hayıflanıyorsunuz. Yukarıda size her bir oyuncunun güncel Instagram takipçi sayılarını verdim ki, bu içeriği yaynlandığı tarihten aylar sonra bile okuyorsanız oyuncuların hesaplarına girip, diziden sonra ne kadar takipçi kazandıklarını karşılaştırabilin. Hadi iyi seyirler!  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
47b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Film önerisi isteyen herkes kendini izleyeceği filmdeki kişi ya da kişilerin yerine koymak ister. Yani aslında film önerisi isteyen kişilerin çoğu "Hayatta Kalma Filmleri" izlemeyi istiyor. Çünkü filmde bir çift hayatta kalmaya çalışıyorsa, izleyen kişi de kendisini ve eşi ya da sevgilisini filmdeki çift yerine koyar ve bu şekilde filmden daha çok haz alır. Eğer biri açık denizde hayatta kalmaya çalışıyorsa, kendini o kişinin yerine koyup "Acaba ben olsam ne yapardım?" diye düşünür ve bu şekilde film ile daha sağlam bir bağlantı kurar.  İşte bu yüzden ben de bugün sizlere burada birbirinden nefis hayatta kalma filmleri önereceğim. Hadi gelin o vahşi doğada hayatta kalmaya çalışan kişileri konu alan film önerilerine birlikte bakalım! Korku Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Vahşi doğada hayatta kalma konulu filmler listemizin ilk sırasında, çift olarak izlenmesini tavsiye ettiğim "Backcountry" yani "Ölüm Ormanı" filmi var... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/92/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] "Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı nasıl? Sen nasıl buldun?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir!  Filme Git ► 2. Etkileyici hayatta kalma filmleri listemizdeki bir diğer tavsiyem ise "The Shallows" yani "Karanlık Sular"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/98/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Su üzerinde hayatta kalmaya çalışan genç bir kadının hikayesini izleyeceksiniz.  Filme Git ► 3. Sıradaki film önerisi ise "Jungle", yani "Orman"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/82/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ormanda yalnız başınıza kaldığınızda neler olacağını merak ediyorsanız bu film sizlik.  Filme Git ► 4. Bir diğer hayatta kalma filmi önerisi ise "The Grey", bizdeki adı ile "Gri Kurt"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/35/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Biraz kış, biraz cesaret ve biraz da "Kurt"... Filme Git ► Başrollerde Hayvanların Olduğu Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 5. Doğanın vahşileştiği bir diğer filmimiz ise "The Impossible", yani "Kıyamet Günü" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/64/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Tsunami" konulu en çarpıcı film!  Filme Git ► 6. İzlenmesi gereken bir diğer hayatta kalma filmi ise "All is Lost", yani "Sona Doğru"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/99/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, sizin filminiz olabilir... Filme Git ► 7. "Adrift" yani "Sürükleniş" ise başka bir hayatta kalma filmi önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/59/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Senaryosu ile izlemeye değer bir başka survival film.  Filme Git ► 8. Hayatta kalma filmleri listemizdeki son tavsiyem ise "Till the end of World" yani "Dünyanın Sonuna Kadar" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/97/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Doğa ile mücadele ve bir tutam da aşk istiyorsanız bu film sizlik.  Filme Git ► BONUS: Hala izlemeyenler varsa diye; "127 Hours"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/40/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Yaşanmış gerçek bir hikaye! Hala izlememiş olanlar varsa diye... Filme Git ► Diğer BONUS: Vahşi doğada hayatta kalma filmlerinin en iyilerinden biri; "Life of Pi"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/69/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]En ilginç ve en kendini izlettirebilen hayatta kalma hikayesi bu filmde olabilir... Filme Git ► ♦ Ayrıca aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/61/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
185b
0
7 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi her ne kadar da 3. bölüm kadar malzeme bulunmasa da Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Geçen hafta Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Bu bölümde giderek yalnızlaşan bir kraliçe izledik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/98/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü benim için aksiyonu az, fakat etkisi çok olan bölümlerden biri oldu. Bölümdeki o kasvetli hava, entrikaların yavaş yavaş başlaması beni huzursuz etti. Fakat huzursuz edebiliyor olması güzel çünkü bu beni etkilediğini gösterir. Ha bir yandan da "Daha dün hayatınızın savaşını verdiniz, bugün hemen entrika hemen dedikodu..." şeklinde yakarışlarda da bulunmadım değil. Daenerys, zaten Jorah'ı kaybedince iyice yalnız kalmıştı, bu bölümde artık daha da yalnız kaldığına şahit olduk.  Önce Jorah, sonra Rhaegal, sonra da Missandei gitti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/68/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yukarıda da bahsettiğim gibi kraliçemiz Dany giderek yalnızlaştı. Onu aldığı her fevri kararda frenleyen kişi Jorah, hayatını kaybetti. Ejderhası suların altına gömüldü ve son darbe de acı bir şekilde geldi. Missandei çok acı bir şekilde infaz edildi...  İhale Jon'a kaldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/23/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]  Aslında bu bölüm Dany için fazlasıyla üzüdüm. Sen gel o kadar yoldan, onca asker getir üstüne bir de ejderhalarını peşine tak, mücadele et ama savaşın galibi duvar arkasında mavi doğalgazdan korunmaya çalışan Jon olsun... Biraz erkek egemenliği biraz da Kuzey Jon'un olduğu için halkı "Kral" diyerek Jon'u bu savaşın galibi ilan etti. Oysa hançeri saplayan Arya, kraliçeyi korurken hayatını kaybeden Jorah ve ejderhalarıyla birlikte askerlerini bu dava uğruna feda eden kişi Dany'di...  Gelelim Missandei’nin ölmeden önce söylediği "Dracarys" sözüne... Ne anlama geliyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/69/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Hemen söyleyeyim. Missandei'nin ölmeden birkaç saniye önce Dany'nin gözlerinin içine bakıp söylediği bu son sözü "İntikamımı al" anlamına geliyor. Yani diyor ki bu şehri yak, kimseye acıma, intikamımı al.  Rhaegal havada arbaletler ile vuruldu ve Dany çıldırdı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/21/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderhası, çocuğu öldürülen Dany'nin nasıl çıldırıp düşman üzerine at sürer gibi ejderhasını gemilerin üzerine gözü kara şekilde sürdüğüne şahit olduk. İşte dizi burada bize artık Dany'nin tam anlamıyla çıldırdığını, doğru kararlar alamayacağını ve artık birçok hata yapacağını göstermiş oldu. Yani önümüzdeki bölümlerde çok büyük hatalar izleyebiliriz, Kaan demişti dersiniz. Gelelim Sansa sinsiliğine... Puh sana![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/70/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]  Jon ve Daenerys, aralarındaki hayati bilgiyi sır olarak tutacaklarına söz verdiler. Fakat Jon bir süre sonra bunu "Ailem" dediği kardeşleri ile paylaştı. Hemen sonrasında ise Sansa bu bilgiyi kullandı ve "İki kişinin bildiği sır değildir" diyerek bunu Tyrion'la da paylaştı. Çünkü bu bilginin bazı şeyleri değiştireceğini biliyordu. Dany "Kraliçeyim" diye dolaşsa da aslında tahtın bir varisi daha olduğu gerçeğini gizlemek yerine hemen yaydı. Sansa, Kuzey'i ve Jon'u elinde tutmak için her şeyi yapıyor ve yapmaya da hazır.  Ulu Kurt, Ghost'a kuru kuru veda...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/41/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] 3. bölümde ölülerin üzerine koşan Jon'un kurdu Ghost bir süre sonra gözden kaybolmuştu. O bölümün incelemesinde bu konuya da değinmiş ve Ghost gibi bir karaktere zaman ayrılmadığı için kızmıştım. Bu bölümde de aynısı oldu. Jon Ghost'a kuru kuru veda etti. Dokunmadı, yaklaşmadı bile... Bu kadar önemli ve hikayenin temelinde bulunan bir karakter nasıl böyle bir çırpıda silindi hayret ettim doğrusu. Senaristleri alkışlıyorum... Görsel efektlere ayrılan bütçenin sonuna geldik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/94/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Hem kurt Ghost, hem de ejderha Rhaegal diziden çıktı... Görsel efektleri ile ünlü, her bölümü bir film bütçesi ile çekilen bu denli büyük bir dizide, bütçe sıkıntısı olabilir mi? Yoksa bu ani çıkışların pek mantıklı açıklaması yok gibi... Şimdi sıkı durun! Dizide bir de Starbucks bardağı ayrıntısı vardı. Evet baya bildiğimiz Starbucks...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/28/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] O detayı daha iyi görebilmeniz için de sizlere bir video hazırladım. Hemen aşağıdaki butona tıklayıp izleyebilirsiniz. Unutuldu mu, yoksa kötü bir reklam mıydı henüz bir bilgi yok. Bu yüzden videonun altına yorumunuzu yazmayı unutmayın!  Videoya Git! ► Game of Thrones 8. sezon 4. bölüm bu kadardı. 5. bölümde görüşmek üzere!  ● Ha bu arada aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!   Moduna Göre Film Seç! ►
15b
0
7 yıl
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Sinema sektörü, günümüz dünyasının en büyük sektörlerinden biri. Bu sektörde binlerce başarılı oyuncu var. Fakat bu oyunculardan sadece bazıları rolleri için çok büyük değişimler geçiriyorlar. Kimi ünlü oyuncu kilo alırken, kimisi de sadece birkaç ayda onlarca kilo veriyor. Bazıları bürüneceği karaktere alışmak için aylarca farklı bir yerde yaşarken bazıları da nefes bile almadan çalışıp mükemmel bir vücut yapıyor.  Hadi gelin şimdi rolleri için evrim geçiren o ünlü ve başarılı oyunculara bir bakalım.  1. "Tom Hardy", 2008 yapımı "Bronson" filmi için aylarca çalışmış ve kilo alıp şahane bir vücut yapmıştı [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/93/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 2. "Natalie Portman", 2010 yapımı "Black Swan" filmi için adeta iğne ipliğe dönmüş ve doktorlarından bile uyarı almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/41/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM] 3. Chris Hemsworth, "In The Heart of the Sea" filmi için 15 kilo vermiş, ardından 2 yıl içinde "Thor: Ragnarok" filmi için kilo alıp vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/53/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 4. "Arms and the Dudes" filmi için inanılmaz derecede kilo alan "Jonah Hill", "Maniac" dizisi için aylarca çalışıp kilo vererek tüm Hollywood dünyasını şoka uğratmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/63/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 5. "James McAvoy" ise "2019 Glass" filmi için uzun bir maratona girmiş ve karşımıza her yeri kas olan iri yarı bir adam olarak çıkmıştı... Şuna bakın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/2/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 6. Başarılı oyuncu "Anne Hataway" ise "Les Miserables" filmindeki rolü için tam 10 kilo vermişti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/46/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 7. "Jake Gyllenhaal" ise “Nightcrawler” filminde rahatça koşturabilen bir haber muhabiri olmak için 10 kilo vermiş ve 1 yıl sonra "Southpaw" filmi için kilo alıp mükemmel bir vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/80/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 8. "Hugh Jackman", "The Wolverine" filmi için kas yığını bir adama dönüşmüş ve hayatının bundan sonrası için sürekli spor yaparak formunu koruyacağını açıklamıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/61/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 9. Güzel oyuncu "Charlize Theron" ise 2018 yapımı "Tully" fimi için tamı tamına 22 kilo almış ve magazin bültenlerinde aylarca konuşulmuştu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/5/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 10. "Matt Damon" ise "The Informant" filmi için tam 15 kilo almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/17/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 11. "Chris Pratt" ise "Galaksinin Koruyucuları" için aylarca çalıştı ve iyi bir vücuda sahip oldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/3/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 12. Son olarak "Christian Bale", 2018 yapımı "Vice" filminde "Dick Cheney"yi canlandırabilmek için tam 20 kilo birden aldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/34/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] E alkışlıyoruz!    Tıkla, Moduna Göre Film Önerisini Seç! ►  
16b
2
7 yıl
Pera Palas'ta Gece Yarısı: Netflix'in Atatürk'lü Zaman Yolculuklu Yeni Dizisi!
Pera Palas'ta Gece Yarısı: Netflix'in Atatürk'lü Zaman Yolculuklu Yeni Dizisi!
Netflix, Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisi için epey önce müjdeyi vermiş ve bunun; işgal altında olan İstanbul, zamanda yolculuk ve Atatürk içeren bir yapım olacağından bahsetmişti. Dizi 3 Mart 2022 yani dün Netflix'te yayınlandı ve tabi ki dizi 1 gecede bitirdim ve "pera palas'ta gece yarısı konusu" ve "pera palas'ta gece yarısı dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için size diziden bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi Netflix Türkiye imzası taşıyan pera palas'ta gece yarısı dizisi oyuncuları, konusu ve hakkındaki diğer ilginç detaylara şöyle birlikte göz atalım. E hadi! Bu diziyle ilgili YouTube kanalımızda da bir video hazırladık..[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=yE9COgRXxlU[/VIDEO] Öncelikle, nedir bu Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisinin konusu, ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/50/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı 2022 yapımı dizi, genç ve fazlasıyla meraklı bir gazetecinin yolunun İstanbul'un en efsane oteli olan Pera Palas'a düşmesini ve sonrasında bu otelde yaşadıklarını konu alıyor. Genç gazetecimiz Esra, daha içeriye adımını atar atmaz çok etkilendiği bu otelde bir de bilim kurgu filmlerindeki gibi fantastik olayların olduğunu fark ediyor ve kendini birden 1919 yılında, Mustafa Kemal'in "Atatürk" olarak anılmadığı, işgal altındaki İstanbul'da buluyor. İşte dizi de bize bu süreci aktarıyor. Ben diziyi gerçekten beğendim; 1 gecede bitirdim yahu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/46/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi bir dönem dizisi ve dönem filmi ya da dizisi yaparken o yıllardaki mekanlar, kostümler, kadrajda görünen alanlardaki en küçük eşyaların bile sırıtmaması, konu alınan o yıllara ait olması çok büyük önem taşıyor. Bu dizide de en çok dikkat ettiğim şeylerden biri detaylar oldu ve kesinlikle bu konuya çok iyi çalışılmış diyebilirim. Dekorlar, mekanlar, kostümler hepsi şahaneydi. Yıllardır arkadaş ortamında söylediğim "Zaman yolculuğu hakkım olsaydı, Atatürk'lü yıllara ışınlanırdım..." sözüm gerçek oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/86/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM] [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/85/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki Mustafa Kemal Atatürk sahnelerinde makyaja, efektlere ya da diğer teknik konulara hiç bakmadım, sadece o an oradaki Esra karakteri yerine kendimi koydum. Yani dizi, duygu açısından bende bir şeyler uyandırmayı başardı. Ha atamın boyu 1.90, sesi de biraz beklediğimin dışındaydı fakat o detayları geçtim... Düşman askerlerinin İstanbul'da cirit atması, Mustafa Kemal'in adım adım vatanı kurtarmak için Anadolu'ya gidişi ve tüm bunların ortasında elinde akıllı telefonuyla zaman yolculuğu yapan bizden, günümüzden bir genç olması beni kesinlikle yakalamayı başardı. "Ee Kaan hiç mi sorun yoktu?" derseniz de; Var... Ey Netflix, kalem kağıdın hazırsa, tane tane anlatıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/76/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her şeyden önce Hazal Kaya bu başrol için doğru seçim miydi? Orası bilinmez. Yani diğer alternatifi görmediğimiz için o konuda bir yorumum pek yok. Fakaat; ● Dizide bazı 'gerilim' sahnelerinde alttan alttan verilen baslı, hatta "Dubstep" denilebilecek türdeki müzik fazlasıyla kulağıma battı. Yani günümüzden 100 yıl önceyi izlediğim bi sahnede, bu teknolojik müziği duymak beni o andan kopardı ne yazık ki. ● Babası, ünlü, tanınan bir Türk kadınının bir gayrimüslim barında sahne alıp şarkı söylemesi de beni dizinin o atmosferinden çıkaran şeylerden biri oldu. Buna ne gerek vardı şimdi? dedirtti... ● Diyaloglar beklediğimin çok altında kaldı. Derinlemesine diyaloglara şahit olacağım diyordum ama olmadı. Sanki tüm dünyada kolayca yayılabilmesi için replikler önce ingilizce yazılmış da sonra Türkçe'ye çevrilmiş gibiydi. Bilemedim.. ● Atatürk'ün düşman askerlerine "Ben ev sahibiyim, onlar benim masama buyursun..." dediği sahne gibi daha fazla bu tür sahne görmeliydik. Bu gerçek anı ve olayları daha fazla izlemeliydik. Eksik kalmış, bence tabi... Ha bir de Atatürk'ü ilk kez gördüğünde karakterimizin verdiği tepki çiğ kalmış, tam pişmemiş, öyle garipti. Hazal Kaya'ya orada bir eksi yazdım... Üzgünüm. ● 3. Bölüm 20:07'ye dikkatli bakmanızı istiyorum; Kameranın nasıl sallandığını fark ettiniz mi? O zaman şimdi de 4. bölüm 22:45'e bakın... Çocuğun yaslandığı taş duvarın bariz bir şekilde esnediğini, yani bir dekor olduğunu fark ettiniz mi? Bunun gibi daha pek çok küçük detay yakaladım diziyi izlerken. Akışı değiştiren hatalar olmadığı için göz ardı edilebilir benim için. - - - - - Özet: İşin özü, ben bu diziyi gerçekten beğendim. Sağda solda beğenmeyenleri görüyorum. Onların da kendince sebepleri var tabi, fakat sakın o yorumları okuyup izlememezlik yapmayın. Mutlaka izleyin, sonrası size kalmış. Fakat bana soracak olursanız, ilk fırsatta kendinizi bu diziye bırakın derim. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum; Bu tür kendi tarihimizi, günümüz bilim kurgusuyla harmanlayarak sunma olayı sadece Netflix'in tekelinde mi? Neden tüm sektör oturmuş Netflix'i bekliyor? Buna anlam veremiyorum... Hadi iyi seyirler! - - - - - • Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir. • Pera Palas'ta Gece Yarısı gerçek mi? Eğer Google'a Charles King Pera Palas'ta Gece Yarısı yazarsanız, dizinin aslında bir kitap uyarlaması olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Fakat tabi dizide, tarihten gerçek anı ve olaylara da değiniliyor. • Pera Palas'ta Gece Yarısı kaç bölüm? Dizi, her biri 40-50 dk uzunluğundaki 8 bölümden oluşuyor. • Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Hazal Kaya, Tansu Biçer, Selahattin Paşalı ve yabancı oyuncu James Chalmers paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
1
4 yıl
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
29b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.