The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!

12 Eylül 2020
15b
0 Yorum
The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!

Biliyorsunuz izlediğim iyi Netflix filmlerini size şurada tavsiye ediyorum. İşte bugün size tavsiye edeceğim Netflix imzalı bu yarı belgesel yarı film olan "The Social Dilemma" da az önce bahsettiğim kategoriye girmeyi başardı. Sosyal İkilem ismiyle yayınlanan bu yapımı izler izlemez hemen koşup buraya, size tavsiye etmeye geldim. "The Social Dilemma filmi konusu ne?", "Sosyal İkilem filmi ne anlatıyor?" gibi sorularınıza kısa cevaplar verip size bu filmi neden izlemeniz gerektiğini anlatmak istiyorum. 

2020 Yapımı 5 Nefis Netflix Dizi Tavsiyesi ► 

Hadi şimdi gelin 9 Eylül 2020'de yani günler önce Netflix'te yayınlanan The Social Dilemma filmi izlenir mi, izlenirse neden izlenir, gibi konulara birlikte bir göz atalım. 

Öncelikle nedir bu The Social Dilemma fiminin konusu?

The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
Belgesel-film olarak geçen bu yapım, sosyal medyanın ve teknolojinin bizlere sundukları dışında, işin arkaplanında neler döndüğünü konu alıyor. Biz sadece baş parmağımızla Facebook'ta, Instagram'da basitçe sörf yaparken perde arkasında hangi yapay zekaya ne gibi kişisel bilgilerimizi veriyoruz ve o bilgilerimiz kimlerin elinde kaç paralara dönüşüyor, işte The Social Dilemma filmi tam da bu konuyu işliyor. 

Sosyal medyanıza, sabah uyanıp lavaboya gitmeden önce mi bakıyorsunuz yoksa lavaboda mı?

The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
Film, içinde bulunduğumuz sosyal medya dünyasını öyle nefis bir şekilde özetliyor ki, her defasında da "Aynı ben" diyerek tepki veriyorsunuz. Çünkü hepimiz her gün saatlerce sosyal medyada zaman geçiriyoruz. Şöyle bir düşünün; Şu son 1 ay içinde mesela, telefonunuzdan ve sosyal medyadan şöyle 1 gün boyunca uzak kaldınız mı hiç? 100 kişiden 90'ı bu soruya hayır diye cevap veriyor çünkü artık telefonsuz ve dolayısıyla sosyal medyasız yaşayamaz durumdayız. 

Filmde olayları oyunculardan değil; Twitter, Facebook, YouTube ve Google'ın yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz!

The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
Filmi yarı belgesel yapan şey, içinde dev sosyal mecraların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerin direkt olarak anlattıkları. Olayları Facebook'taki "Beğen" butonunun yaratıcısından, sadece baş parmağımızla Instagram'da gezinmemizi sağlayan kişiye kadar pek çok önemli kişiden dinliyoruz. Mesela Pinterest'in eski başkanı "İşten eve gelip, yine Pinterest'e girmek can sıkıcı oluyordu" diyor. Sadece böyle samimi açıklamaları görüp, duymak için bile bu yapım izlenir. 

"WhatsApp'ta reklam yok, peki nasıl kazanıyor?"

The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
İşte film bu konuya da değiniyor. "Bir yerde satılan bir ürün yoksa, muhtemelen o "ürün" sizsinizdir" diyor ve verilerimizin dev reklam şirketlerine satıldığını da ifade ediyor. Tabi bu artık bilinen bir gerçek fakat ne boyutta? İşte tüm bu sorularınızın cevabı bu filmde, mutlaka izleyin. 

- - - - - 

Buraya tıklayarak The Social Dilemma filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz. 

The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!

Modunu Seç ►

The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the social dilemma konusuthe social dilemma filmi konusuthe social dilemma izlethe social dilemma filmi yorumsosyal ikilem konusu2020 netflix filmlerinetflix film önerileri 2020netflixte izlenecek filmlersosyal medya filmleri
EN AKTİF ÜYELER
Recep İvedik 6: Türk Sinemasının Rekor Kıran Hüsran Serisinin Son Halkası | Eleştiri
Recep İvedik 6: Türk Sinemasının Rekor Kıran Hüsran Serisinin Son Halkası | Eleştiri
Öncelikle bugün burada bahsedeceğim şeyler, Recep İvedik 6 filmini izlememiş ve izlemeyi düşünenler için spoiler sayılabilir. Bu yüzden eğer Google'a "Recep İvedik 6 izle" yazarak yolunuz bu eleştiriye düştüyse üzülerek söyemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Hatta bulamayacağınız gibi bir de Recep İvedik 6 hakkında tadınızı kaçıracak bir eleştiriye de maruz kalacaksınız, şimdiden uyarayım. Fakat gerçekten iyi filmler izlemek, nefis film tavsiyeleri almak istiyorsanız hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Bu kıyağımı da unutmayın.  Bittiğinde "Oha" Dedirten Film Tavsiyeleri ► Hadi gelin şimdi gişede rekor kıran şu meşhur Recep İvedik 6 hakkında biraz sohbet edelim. Dua edelim Kenya bu filmi izlemesin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/51/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Serinin 6. filminde Konya yerine Kenya uçağına binen Recep, kendini Kenya'da buluyor ve birden ordakilere medeniyet öğretmek için bir liderliğe soyunuyor. Fakat filmde Kenya, aşırı ilkel ve çağ dışı olarak gösteriliyor. Bu durum sadece beni rahatsız etmiş olamaz diye bakındım ve birçok eleştirmenin de bu durumdan yakındığını gördüm. Biz nasıl Hollywood filmlerinde deve üzerinde fesli Türk tiplemesini görünce rahatsız oluyorsak Kenya'yı da çağ dışı bir yer olarak göstermek gerçekten çok aşağılayıcı bir durum.  Serinin 1 filmini izlediyseniz geri kalan 5'ini izlemenize gerek yok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/86/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Recep İvedik 6 filmini eleştirirken bu çok ilginç duruma da değinmeden geçmek istemedim. Recep İvedik deyince herkesin kafasında tek karakter ve benzer olaylar canlanıyor. Çünkü Recep İvedik hep aynı. Hiç değişmiyor. Yani hiç ama hiç merak duygusu uyandırmıyor. Recep İvedik serisinin ilk filminde de eğitimli kişilerle kaba kuvvet ile mücadele eden ağzı bozuk, saygısız ve ukala birini izliyorduk, serinin son filminde de yine aynı adamı izliyoruz. Yani bu karakter ve film, üzerine bir gram bile bir şey katmadan yıllardır ilerliyor. 5 film ile 25 milyon seyircisi vardı. Recep İvedik 6 ise 3. gününde 1 milyonu geçti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/59/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Filmin içeriği topluma, gençlere hiçbir şey katmıyor. Dünyada da bir anlam ifade etmiyor. Fakat nasıl oluyor da Türk sinemasının rekorları bu serinin elinde oluyor? İşte burada arz-talep dengesi devreye giriyor. Bizim ülkemizde bu sistem çalışıyor. Bizim insanımız, elit bir restoranda garsona küfürler etmeyi komik buluyor. Eğitimli bir şirket yöneticisinin tekme tokat darp edilmesine alkış tutuyor. Peki insanımız Recep İvedik karakterinde kendini mi buluyor? Aslında bana sorarsanız pek öyle değil. Bizim insanımız, absürd hareketleri görmeyi istiyor. Filmden çıkıp Recep İvedik karakterine yine sövüyor, fakat onu izlemek için de sinemaya gidip bilet alıyor. Bu dengesiz tutumu dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz.  Bir ülke düşünün; Gişe rekorunu elinde tutan bir filmin yönetmeninin başka filmi yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/68/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Togan Gökbakar... Evet, Recep İvedik serilerinin yönetmen koltuğunda Şahan'ın kardeşi Togan oturuyor. Bu korkunç bir durum. Bir ülkenin en çok izlenen filminin yönetmen koltuğunda oturan kişinin başka filmi yok. Üstelik tanınmıyor bile... Normalde, bir ülkede gişe rekorunu elinde tutan bir filmin yönetmeninin köklü bir geçmişi olması gerek. Bakın iyi filmleri demiyorum, birçok farklı filmi olması yeterli. İşte bu durum, ülkemizdeki sinema seyircisinin de seçici olmadığının en büyük göstergesi.  Hep mi kötü eleştiri? Hayır. İyi eleştirilerim de var tabii...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/130/61/recep-ivedik-6-turk-sinemasinin-rekor-kiran-husran-serisinin-son-halkasi-elestiri-780x439.jpg[/RESIM] Öncelikle, filmin içeriğini es geçersek, bu film serisi Türkiye'de neredeyse 30 milyon kişiyi sinemaya götürdü mü? Götürdü. İşte bu bir başarıdır. Tıpkı Enes Batur'un Türkiye'nin en büyük kanalı olması gibi. Yani içerik olarak vasat mı? Vasat. Fakat kendine alıcı bulabiliyor mu? Bulabiliyor. İşte o zaman bu durum bizi aşıyor. Bir de şöyle bir durum var ki; İnsanların sinemaya gitmesi, sosyal hayatta aktif olması bir ülke için gerçekten güzel bir haber. Çünkü bu sayede, devlet bile bu talebi görüyor ve sinemada kendini göstermek isteyenlere destek veriyor. Onları teşvik ediyor. İşte Recep İvedik gibi filmlerin toplumumuza tek yararı bu diyebilirim.  Her Türk Vatandaşının İzlemesi Gereken Yerli Filmler İçin Tıkla ► Aileler için not: Recep İvedik 6 şu an Türkiye'deki salonlarda gösterimde. Size uyarım, bu filme küçük çocuklarınız ile gitmemeniz yönünde. Filme gideceksiniz gidin, o konu beni aşar fakat lütfen çocuklarınızı Recep İvedik'in kötü diyaloglarına, yere tükürmelerine, kaba davranışlarına maruz bırakmayın. 15 yaş altı çocuklar, gördüklerini taklit etmeye çok meyillidir. Kaba bir adamın alkışlandığını ve özellikle ailesi tarafından alkışlandığını görmesi onu, ona benzemeye itecektir. Bu uyarıyı yapmaya kendimi sorumlu hissediyorum. Dipnot:  Şahan, lütfen artık iyi oyuncular ile dişe dokunur filmler yapmaya çalış. "Celal ile Ceren" gerçekten sevdiğim romantik komediler arasında mesela. Gerçekten yıllar önce eğlenerek izlediğimi hatırlıyorum. Kazandığın bu paralar ile müthiş projelere imza atabilirsin, yıllar yıllar önce "Recep İvedik" karakterinin ilk ortaya çıktığı skeçlerin hala aklımda ve birçoğuna hala gülüyorum. Şahane bir film ortaya çıkar ve şu Recep İvedik'i bize unuttur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
13b
1
6 yıl
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
İyi ve yeni dizi keşfetmek, film keşfetmekten daha büyük keyif veriyor bana çünkü dizi daha uzun soluklu izlenebildiği için daha uzun bir zaman diliminde ne izleyeceğimi kestirebilmiş oluyorum. Belki de bu yüzden, Google'da dizi önerileri, her zaman film öneri listelerinin üzerinde bir etkileşime sahip oluyor. ZeroZeroZero dizisi de izleyecek iyi dizi arayışım sonucunda keşfettiğim ve büyük keyifle izlediğim bir dizi oldu. Ben de hemen kolları sıvadım ve zerozerozero dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için size bu diziden biraz bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi adı biraz ilginç olsa da kendisi su gibi akıp giden ZeroZeroZero dizisi konusuna ve izlemeden önce göz atmanızı istediğim o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin ZeroZeroZero dizi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/50/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, birden fazla ülke arasında gerçekleşen ve büyük paraların döndüğü, devasa bir uy*şturucu kaçakçılığı ağını konu alıyor. Ünlü ailelerin başrolde olduğu bu suç ağında, büyük bir sipariş söz konusu oluyor ve bu dev paketin taşımacılığını da bir aile üstleniyor. Söz konusu paralar çok büyük olunca, araya yolsuzluk, rüşvet ve çok büyük cinayetler de giriyor haliyle.. Fakat tabi ki de bu süreçte büyük olaylar meydana geliyor ve dizi de bize, baştan sona bu süreci anlatıyor.  Kısaca; TAŞ gibi dizi diyebilirim bu yapım için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/68/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi hem sürükleyici, hem de oyunculukları nefis. Zaten Meksika, ABD, İtalya ve İspanya gibi farklı ülkelerde birden çekilmesiyle büyük bütçeli bir yapım olduğunu da kanıtlıyor. Bana sorarsanız, bu bütçenin de hakkını sonuna kadar vermişler diyebilirim... Aşk meşk olaylarına hiç girmeden, çok sade ve bir o kadar da gerçek bir şekilde olan biteni konu alıyor dizi. Hiç gösterişe girmeden, ne olup bitiyorsa onu izliyoruz tüm süreç boyunca. Ben bu diziden bazı film ve dizilerde aldığım tadı aldım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/27/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bu dizi de birden fazla suç kartelini işlediği için ünlü Narcos dizisindeki o tadı almamak mümkün değil. Fakat bunun yanında ben bu diziden çok büyük keyifle izleyip, tavsiye ettiğim şu ve şu diziden de benzer tatlar aldım. Film olarak baktığımda da kesinlikle nefis Sicario serisindeki o atmosferi bana çok iyi bir şekilde geçirdi. İşte bence ZeroZeroZero dizisi, bu her biri de iyi olan yapımlara benzer tatlara sahip ve bu mükemmel bir şey. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/12/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM] Özet: Eğer ayakları yere sağlam basan, gerçek, taş gibi bir yapım izlemek isterseniz aradığınız şey kesinlikle bu dizi olabilir. Fakat uçmalı kaçmalı, biraz fantastik veya kurşunların sürekli havada uçtuğu aksiyonu bol bir yapım beklentiniz varsa, o zaman bu diziyi es geçin derim... Karar sizin. Ayrıca "Tavsiye Gönder" köşemizden göndererek bu diziyi keşfetmemi sağlayan Mesut Şahin'e de teşekkürler ediyorum. - - - - - -  ● ZeroZeroZero dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Sky Atlantic, Canal+ ve Amazon Prime Video'da izlenebiliyor. Fakat Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç bölüm? 2023 Temmuz ayı itibariyle dizinin 1. sezonu sadece 8 bölüm. Fakat yeni bir sezon gelecek mi bilinmiyor... Yani 2. sezon da gelebilir ya da gelmeyebilir.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
3
2 yıl
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
Biliyorsunuz film tavsiyelerinin yanında şurada da sizlere dizi önerileri sunuyorum. İşte bugün de sizlere henüz günler önce, 2020'ye veda ederken yayınlanan Netflix imzalı "Alice in Borderland" dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer alice in borderland izle gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse sizi hemen Netflix'e alalım çünkü aradığınız burada değil. Fakat alice in borderland konusu, izleyen yorumu gibi aramalar sonucu buradaysanız beni takip edin! Nefis Netflix Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi şimdi gelin bu çok yeni izlediğim Alice in Borderland dizisinden size kısaca bahsedeyim... Dizi hakkında düşüncelerime geçmeden önce Alice in Borderland konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/38/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Tokyo'dayız. Bilgisayar oyunlarıyla aşırı içli dışlı olan bir gencimiz ve onun 2 yakın arkadaşı var. Hepsinin de kafası bir şeye bozulunca 'buluşalım' diyorlar ve küçük çaplı kafayı dağıtırken birden kendilerini polisten gizlenirken buluyorlar. Sonrasında ise gözlerini insanların olmadığı, araçların çalışmayıp sokakların, caddelerin bomboş olduğu bir Tokyo'da açıyorlar. Sonrasında ise bazı hayatta kalma oyunları onları bekliyor... İşte dizimiz de bu 3 gencin, ışınlandıkları bu farklı dünyada yaşadıklarını konu alıyor. Yakın zamanda izlediğim en 'sürükleyici' dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/23/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Dizi, sizi tuttuğu gibi peşinden sürüklüyor. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, yıllardır burada sizlere dizi-film tavsiyen eden biri olarak söylemek istiyorum ki bir bölüm izledikten sonra diğer bölüme geçmemek için kendinizi zor tutacaksınız. Çünkü dizi, sürekli merakta bırakan akışı sayesinde izleyicinin kafasında "Şimdi ne olacak?" sorusunu sürekli taze tutmayı başarıyor. Size buralarda tavsiye ettiğim şu filmi hatırlayın. Eğer bu filmi izleyip beğendiyseniz muhtemelen bu diziyi de beğenirsiniz. Fakat bu filmi henüz izlemdiyseniz mutlaka bu diziden sonra filme de bir şans verin derim.  40 dakikalık 8 bölüm de akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/26/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Dizi bir 'manga' (japon çizgi romanı) uyarlaması. Benim gördüğüm ve izlerken sizin de göreceğiniz bazı mantık hatalarının sebebi de orijinal manga'dan kopmadan diziyi tamamlamak istemeleri nedeniyle... Bu birkaç hatayı görmezden gelip kendinizi akışa bırakırsanız her biri ortalama 40 dakika olan 8 bölümü de 1 günde silip süpürürsünüz. Bence hemen şimdi aşağıdaki butonu kullanarak diziye ışınlanın ve izlemeye başlayın derim.  NOT: Dizi bolca kanlı bıçaklı, birkaç da yetişkinlere göre olan +18 sahne mevcut. Bu yüzden ailece izlemelikten çok arkadaş ortamında izlenecek bir yapım diye düşünüyorum... Ayrıca bu diziyi Instagram'dan bizi takip eden ve buralarda da olan Mustafa Bağlaç attığı DM ile fark etmemi sağladı. Kendisine de teşekkürler ediyorum.  Alice in Borderland İzle ► - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
35b
10
5 yıl
KARANLIKTA İzlemelik 7 GERİLİM FİLMİ!
KARANLIKTA İzlemelik 7 GERİLİM FİLMİ!
Günümüzde yeni çıkan pek çok gerilim filmi, bir zamanlar çıkan gerilim filmleri kadar germeyi başaramıyor. Fakat buna rağmen beni özellikle gece, karanlıkta izlediğimde geren, korkutan pek çok iyi gerilim filmi mevcut. Ben de bugün tam da bu yüzden, size gece karanlıkta izlenecek iyi gerilim filmi önerileri hazırlamak istedim. Birazdan göreceğiniz bu gerilim filmleri, tam da şöyle gece, karanlıkta izlemelik filmler... E hadi gelin şimdi o filmlere birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=7fSk9Y1dlp4[/VIDEO] 7. Hallow Road ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/4/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]2025 yapımı bu film, evden bi hışımla çıkan genç kızları hakkında kötü bi telefon alan telaşlı bi anne-babanın bi gece yarısı yaşadıklarını konu alıyor.. Birden arabaya atlayıp kızlarını kurtarabilmek için bi yola çıkan panik içindeki ebeveynlerimizi heycanla izliyor ve biz de adeta arabanın arka koltuğundaki bi yolcu gibi olan biteni yakından takip ediyoruz... Öncelikle filmin ilk yarısı oldukça sakin ve sıradan. Bu yüzden ikinci yarısına kadar sabretmeniz çok önemli. Süresi hiç de uzun olmayan, düşük bütçeli bu film, 'tek mekanlı' dediğimiz filmlerden biri... İçine fantastik ve korku ögeleri de alan, hem izlerken hem de izledikten sonra bol bol düşündüren bi gerilim filmi bu... ışıkları kapayın ve kendinizi bi gece yarısında yaşananları konu alan bu 'ilginç' filme bırakın derim. 6. Pandorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/85/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]"Uzayda Dehşet" ismindeki bu 2009 filmi de bence gece, karanlıkta izlenecek başarılı gerilim filmlerinden biri... Dünyadan ayrıldıktan sonra yörüngesini kaybederek uzay boşluğunda savrulan devasa bi gemi düşünün...  İçinde ise binlerce insan taşıyor. Fakat nereye? Ne zamandır? Neden?... İşte tüm bu soruları, filmin daha ilk sahnelerinde uyanan astronotlarımız da soruyor. İşte bu gizemle de film, bizi sonuna kadar kendine kilitlemeyi başarıyor. Çoğu yerde ''korku'' olarak geçen bu film benim için korkudan çok bilim kurgu ve gerilim ağırlıklı. Ha ama şöyle bi irkildiğim sahneler oldu mu? Kesinlikle. Şöyle hem uzay, hem gizem, hem de sağlam bi gerilim olsun diyenler için bence gözden kaçan nefis bi film bu...  5. Veronica...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/38/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdilik Netflix'te de yayında olan Veronica ismindeki bu filmse, gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor. Filmimiz, 90'lı yıllarda İspanya'da yaşanan ve ilk kez polis kayıtlarına da geçen ürkütücü bi paranormal olayı işliyor. Bi grup genç kız, ruh çağırma işine girişiyor ve işler birden çığırından çıkıyor... Aslında bu tarz filmlere alışkınız, fakat film bi İspanyol filmi, konu da gerçek hayatta yaşanmış olunca gerilmemek gerçekten elde değil. Her ne kadar senaryoda birkaç boşluk olsa da, etkilenmek ve gerilmek isteyip 1 gecenizi ayırdığınızda karşılığını alacağınız bi film bence bu.. karar sizin. 4. Oculus[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/23/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]GÖZ ismindeki bu 2013 filminiyse pek çok kişi bi şekilde gözden kaçırıyor. Şimdiiii, başarılı bi kız kardeş ve tedavisini yeni yeni tamamlayan, ablasına nazaran daha çekimser olan bi erkek kardeşimiz var. Geçmişte bazı acılı olaylar yaşayan bu iki genç, tüm o yaşananları sonlandırmak için bazı maceralara girişiyorlar. Abla, evdeki tarihi aynanın bazı doğaüstü güçleri olduğuna inanıyor, erkek kardeşi ise "Abla gel bundan uzak duralım bak bi pislik çıkacak..." diyerek yeni bi sayfa açmak istiyor fakat yaşadıkları gizemli olaylar onları daha da bu işin içine itiyor... Öncelikle gece diş fırçalarken bile aynaya bakmaya çekinen bi insan olarak bu filmden sonra aynalara bi müddet küsmeye karar verdim. Şöyle gerim gerim gerilmek ve ani sıçramalar ile afallamak istiyorsanız bu filme şöyle bi akşam göz atın derim.. 3. REC[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/91/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Listemin 3. sırasındaysa bahsettiğim bu 9 filmden belki de en ilginç olanı bizi karşılıyor. "Ölüm Çığlığı" ismindeki bu 2007 filmini hala izlememiş, deneyimlememiş olanları görünce gerçekten çok imreniyorum.. Filmimiz, bi sunucu ve kameramanın, itfaiyecileri konu alan bi TV programı yapmak için, bi ihbar üzerine itfaiyeciler ile birlikte gittiği olay yerinde yaşananları konu alıyor. Filmin tamamı kameramanın elindeki standart bi kamera ile çekiliyor ve aslında bu da olaya daha bi gizem katıyor... Açıkçası ben izlerken fazlasıyla irkildim. Gerilimin zirvede yaşandığı, kanın gövdeyi götürdüğü, izlerken boncuk boncuk terleyeceğiniz nefis bi film bence bu. Özellikle gece izlerseniz, oturduğunuz yerden sıçramanız da kaçınılmaz... Yıllardır bi şekilde gözden kaçırdıysanız, artık hemen oturup bi akşam izleyin derim. 2. Watchers[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/76/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]GÖZCÜLER ismindeki bu 2024 filmiyse 28 yaşındaki bi kadının, girdiği bi orman yolunda yaşadıklarını konu alıyor... Başka bi şehre doğru bi yolculuğa çıkan kadın, kendini birden 'gizem' dolu bi ormanın içinde esrarengiz olayların tam da göbeğinde buluveriyor. İşte filmimiz de bize bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte aktarıyor... Öncelikle beklentisini orta karar tutanları tatmin edecek kadar sürükleyici bi film bu. Ben 'gizem' temalı işleri çok sevdiğim için beni kesinlikle yakaladı ve sürekli tetikte tutmayı başardı. Akıllardan çıkmayacak bi yapım değil belki, fakat yer yer geren ve merak ettirmeyi başaran, bazı yerlerinde bocalasa da damakta kendine has bi tat bırakan bi yapım bu... Karar sizin. 1. Ve Forgotten...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/363/92/karanlikta-izlemelik-7-gerilim-filmi-780x439.png[/RESIM]Netflix'te de olan Forgotten ismindeki bu Güney Kore filmiyse, yeni bi eve taşınan sevimli bi çekirdek ailedeki 2 erkek gençten küçük olanın yaşadıklarını konu alıyor.. "E Kaan bu mu karanlıkta izlenince gerecek filmin konusu?" dediğinizi duyar gibiyim fakat bu filmin konusu hakkında size daha fazla detay vermek istemiyorum.. Sadece şunu bilin; Filmin ilk yarısındaki gizem ve gerilim o kadar fazla ki bi an olsun filmden kendinizi alamayacaksınız. Fakat filmin ikinci yarısı, ilk yarısına göre biraz farklı bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Ha kötü mü? Tabi ki de değil. Aksine, şaşırtıcı ve izleyenini sürekli olarak yoklayan bi film bu.. telefonunuzdan ve uykusu gelen arkdaşlarınızdan uzakta izleyin derim. "Kaan demişti" diyeceğinize de eminim... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
4.6b
0
1 ay
Dark Matter: Beyin Yakan Senaryosuyla 2024'ün En İyi Yabancı Dizisi!
Dark Matter: Beyin Yakan Senaryosuyla 2024'ün En İyi Yabancı Dizisi!
Size burada yıllardır yabancı dizi önerisi vermeye, yeni çıkan iyi dizileri kaçırmamanız için hemen size tavsiye etmeye çalışıyorum, biliyorsunuz. İşte bu yıl da böyle sağlam bir yabancı dizi önerisini sizlerle buluşturduğum için çok mutluyum. Evet... Dark Matter dizisi için konuşuyorum. Bu dizinin yayınlanacağı haberlerini ilk aldığımda oldukça meraklanmış, yayınlanacağı günü iple çekmiştim. Ve nihayet Dark Matter dizisi, izlediğim iyi dizilerden biri olmayı başardı. Peki nedir bu Dark Matter dizisi konusu? Oyuncuları kimler? Ve en önemlisi de bu dizinin olayı ne? Gerçekten abartarak, köpürterek anlattığım kadar izlenecek iyi bir dizi mi? İşte şimdi gelin, sadece birkaç dakikanızı alacak şekilde kısa ve öz bir anlatım ile size Dark Matter dizisi hakkında biraz bilgi vereyim... E hadi! Yorumumdan önce gelin Dark Matter dizisi konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/345/59/dark-matter-beyin-yakan-senaryosuyla-2024-un-en-iyi-yabanci-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dark Matter dizisi, Chicago'da yaşayan bir aile babasının, bir gece yarısı arkadaşıyla bir şeyler içmeye gittiği sırada başına gelenleri konu alıyor. Adamımız karanlık bir sokakta birden gasp ediliyor ve gözünü açtığında artık çok farklı bir dünyada olduğunu anlayıp hem korkuyor, hem de üzülüyor. İşte dizimiz de bize bu adamın, ailesine dönüş yolculuğunu gizem, gerilim ve BEYİN YAKAN senaryosuyla öyle bir aktarıyor ki, izlerken 'hiç bitmesin' istiyorsunuz. Beyin yakıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/345/32/dark-matter-beyin-yakan-senaryosuyla-2024-un-en-iyi-yabanci-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Dark Matter, benim çok sevdiğim bir tür olan ve hem YouTube kanalımda, hem de Instagram'da her fırsatta söylemekten bıkmadığım 'gizem' kategorisinde bir dizi. Fakat bu gizem, öyle kuru kuru da bir gizem değil. Gerçekten izleyeni sürükleyen ve her bir adımda sonraki adımı merak ettiren bir yapım bu... Bu tadı şu dizide ve şu dizide de almış ve sizle de paylaşmıştım.. Hadi kaptınız 2 tavsiye daha... Ben size daha ne yapayım... Oyunculuklar şahane, senaryo akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/345/73/dark-matter-beyin-yakan-senaryosuyla-2024-un-en-iyi-yabanci-dizisi-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz, oyunculuğunu çok beğendiğim Joel Edgerton dizide de nefis bir oyunculuk sergiliyor. Bu tür soğukkanlı bir yüze ve tavırlara sahip bir oyunculuk, yine bu tür 'gizem' temalı beyin yakan yapımlarda çok etkili oluyor düşüncesindeyim. Bu yüzden de Joel Edgerton bu role adeta 'cuk' diye oturuyor. - - - - - -  Özet: Beni yıllardır takip edenler bilir ki; ben gizem temalı 'beyin yakan' işlerin tam anlamıyla hastasıyım. Bu yüzden önceki tavsiyelerimi beğenenler, bu diziyi de kesinlikle beğenecek ve sonunda "Kaan demişti.." diyeceklerdir. Buna neredeyse eminim. Şöyle hem yeni bir dizi, hem de iyi bir dizi izlemek isterseniz, Dark Matter dizisi tam olarak aradığınız şey olabilir, benden söylemesi. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/345/8/dark-matter-beyin-yakan-senaryosuyla-2024-un-en-iyi-yabanci-dizisi-780x439.png[/RESIM] • Dark Matter dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ dizisi. • Dark Matter dizisi kaç bölüm? Dizi, şimdilik 9 bölümlük 1 sezondan oluşuyor fakat muhtemelen 2. sezon da gelecektir... Yani bence gelmeli. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
9
1 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
2017 yapımı Mother! filmi, günümüzden 4 yıl önce çıkmış olmasına rağmen hala pek çok kişi tarafından keşfedilmemiş bir yapım. İzleyenler ise "Mother filmi konusu ne?" ve "Mother filmi incelemesi" gibi aramalar sonucu kafalarındaki yüzlerce soru işaretine cevap arıyor... Ben de bugün kolları sıvadım ve Mother filmini anlamayanlar için çok basit ve kolay anlaşılır bir şekilde filmin bir incelemesini yazmak istedim. Filme Git ► İzleyenin sevmediği fakat altındaki mesajları öğrenince birden aşık olduğu bu filme biraz yakından bakalım istiyorum...Hadi gelin şimdi Mother! yani Anne! filmi aslında neyi konu alıyor? Hangi sahne hangi olayı, hangi karakter tarihteki hangi ismi tasvir ediyor birlikte bir göz atalım ve şöyle sağlam bir şaşıralım! Hadi! Öncelikle izlememiş olanların olduğunu düşünerek Mother! filmi konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/46/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, evlerini yeni yeni kurup, bazı tamir ve düzenleme işlerini adım adım yapmaya çalışan bir çifti konu alıyor. Fakat bir gün çıkıp gelen bir misafir bazı olayları tetikliyor ve bir şeyler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. İşte biz de 2 saat boyunca ağır işleyen bu süreci izliyoruz. Filmi izlediniz ve anlamadınız mı? Dert etmeyin! Gelin; kafanızdaki taşları bir bir yerlerine oturtalım... Başlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/65/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Az önce Tanrı'yı ve insanoğlunun yaratılma sürecini izlediniz... ● Adamımız Tanrı'yı temsil ediyor. Başrolümüz, ünlü yazarımız; Yani Javier Bardem bu filmde Tanrı'yı tasvir ediyor. Muhtemelen fark etmediniz fakat filmin en başında gördüğünüz kadın Jennifer Lawrence değildi. Farklı bir kadın yok oldu ve Tanrı ondan aldığı kristali (sevgi-kutsal ruh) yerine koyarak hayatı başlattı. ● Kadın Doğa'yı temsil ediyor. Film boyunca panik halinde gördüğümüz Jennifer Lawrence'ı ise Doğa Ana-Meryem Ana olarak izliyoruz.  ● "Ev" ise dünyayı temsil ediyor. Film boyunca Jennifer Lawrence'ı yani Doğa Ana'yı dünyayı çekip çevirirken izliyoruz. En ince ayrıntısına kadar çalışıyor ve her bir köşesini özenle inşa ediyor.  ● Tanrı, yani yaratıcı; Evreni, Dünyayı ve Doğayı yaratıyor. Fakat 'yalnız kalmalıyım' diyerek başka ilhamlar arıyor. Bu sürede Jennifer yani Doğa Ana da duvara gri ve sarı 2 çizgi çiziyor. Bu Ay ve Güneş'i temsil ediyor. Sonrasında ise lavabo ve şömine sahnelerini izliyoruz. Bu da artık dünyada Su ve Ateş'in de yer aldığını bize gösteriyor. Sıra ise insanoğlunda... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/54/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● Ve Tanrı insanı yarattı; "Adem"; Bir akşam kapı çalıyor ve bir doktor geliyor. Bu kişi gelir gelmez evde bir huzursuzluk hakim oluyor. Doğa Ana'nın karnında ağrılar baş gösteriyor. İnsanın kendine zarar vereceğini düşünüyor. Sonrasında raflardaki kitapları gören adam, Tanrı'ya "Bunları yazan siz miydiniz? hayranınızım, kitaplarınız hayatımı değiştirdi" diyor. Hemen akabinde ise tanrının üzerine titrediği kristali görüp dokunmak istiyor. Tanrı buna izin vermiyor.  ● Havva geliyor! Doğa Ana gece kalkıp yanında eşini göremeyince hemen aşağıya iniyor ve ikiliyi banyoda görüyor. Tam o esnada Tanrı, Doktorun kaburgasındaki yarayı kapatıyor. Bu sahne, tüm dinlerde geçen Havva'nın, Adem'in kaburgasından yaratılmasını tasvir ediyor. Sabah ise kapı çalıyor ve Havva geliyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/11/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● İnsanoğlu cennetten kovuluyor... Adem ile Havva, Doğa Ana'nın girilmesinin yasak olduğunu söylediği odaya girip Tanrı'nın çok değer verdiği Kristali kırıyor. Tanrı bağırıyor ve herkes korkuyor. Bu sahnede yasak meyvenin yenildiği resmediliyor. Ardından oradan çıkan adam ve kadın birlikte oluyor ve çocuklar dünyaya geliyor. ● Habil ve Kabil sahnesi... Eve gelen çocuklar tartışmaya başlıyor ve bir cinayet yaşanıyor. Tartışma miras yüzünden oluyor ve tıpkı kutsal kaynaklarda bahsedilen Habil ve Kabil kardeşlerin yaşadıklarını temsil ediyor. İlk kan dökülüyor ve ev yani "Dünya" ilk yarayı alıyor. Yerdeki kan lekesini çıkarmaya çalışan Doğa Ana, bunu başaramıyor ve üzerine halı çekiyor. Kan evde bir delik oluşturuyor ve evin zemininde cehenneme açılan bir kapı görüyoruz. Buradan çıkan "kurbağa" ise felaketleri ve dünyanın sonunun buradan olacağını bize gösteriyor. ● Doğa Ana her bocaladığında sarı bir su içiyor. Ben bunun "Güneş" olarak tasvir edildiğini düşünüyorum. Filmde cevabı verilmiyor fakat Doğa Ana her kötü hissettiğinde Güneş'ten güç almaya çalışıyor da denilebilir. ● İnsanoğlu çoğalıyor... Cenaze sonrası eve gelenler o kadar artıyor ki Doğa Ana çok rahatsız oluyor. Tanrı ise "Bu insanların anlattığı hikayeleri duyman lazım!" diyerek eğleniyor. Burada İnsanoğlu'nun binlerce yıldır uydurduğu(!), yazdığı, inandığı ve uğruna kurbanlar, adaklar verdiği Mitolojik efsanelere atıfta bulunuluyor. Tanrı bunları komik buluyor. ● Su borusunun patlaması ise Nuh Tufanı'nı temsil ediyor... İnsanlar birden çoğalarak eve yani dünyaya zarar vermeye başlayınca Doğa Ana kızıyor ve sonrasında patlayan lavabo borusundan sular fışkıyor. Bu olaydan hemen sonra evdeki herkes etrafa kaçışıyor. İşte burada Nuh Tufanı'nı izliyoruz.  ● Ve sarı içecek dökülür... Tanrı ve Doğa Ana birlikte oluyor ve hemen sonraki sabah, Tanrı ilhamla dolup yazmaya başlıyor. Doğa ise "Ben gidip kıyameti başlatayım..." diyerek esprili bir şekilde gidip içtiği sarı toz içeceği (Yani Güneş'i) döküyor. İşte bu sahne Küresel ısınmayı, yani dünyanın sonunun başlangıcını bize gösteriyor.  ● Tanrı eserini bitirir... Doğa Ana bunu kutlamak için nefis bir yemek hazırlıyor fakat birden yine eve insanlar gelmeye başlıyor. Gelenler Tanrı'ya hayranı olduklarını söylüyor ve birden ev bu kalabalık tarafından istila edilmeye başlanıyor. Doğa Ana "Burası benim evim" dese de insanlar "Şair (yani Tanrı) buranın hepimizin evi olduğunu söylüyor" cevabı alıyor. Ev yağmalanıyor. ● Ve kıyamet!... Doğa Ana bu kaosun içinde bebeğini dünyaya getiriyor fakat insanoğlu bebeği severken öldürüp yiyor. Bu sahnede o kişiler, Dini kullananları, Kilise gibi geçmiş tarihte yıllarca insanları sömürenleri temsil ediyor. Doğa Ana ise daha fazla dayanamıyor ve Adem'den aldığı bir "Çakmak" ile tüm dünyayı yakıyor. Bu da kıyameti temsil ediyor. Fakat sonrasında Tanrı'yı görüyoruz. Zarar almamıştır ve Doğa Ana'nın bedeninden bir Kristal çıkarır ve onu yerine koyar. Gün aydınlanır ve yatakta farklı bir kadın görürüz. Tanrı'ya seslenerek uyanır.  Ve döngü tekrar başlar... Yani dünya yaratıldı, biz insanoğlu dünyaya geldi ve kendi elimizle gezegenimizin sonunu getirdik. Hepimiz yok olacağız ve her şey yeniden başlayacak... İşte filmin özeti tam olarak bu. Ayakta alkışlanası.   ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
43b
0
4 yıl
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
İzleyecek iyi bir yabancı dizi bulmak, film bulmaktan daha zor, bunu hep söylüyorum. İşte tam da bu boşluğu dolduracak yeni bir yabancı dizi önerisi getirdim sizlere... Masters of the Air dizisi, şu sıralarda izleyip bitirdiğim en iyi dizilerden biri olmayı başardı. Peki nedir bu Masters of the Air dizisi konusu? Masters of the Air dizisi oyuncuları kimler? ve dahası... Hadi gelin şimdi, Masters of the Air dizisine şöyle bir yakından bakalım. Bakalım ve herkesin birbirini "iyi dizi önerisi olan var mı?", "yabancı dizi önerisi lazım.." diyerek darladığı bu günlerde şöyle ilaç gibi gelecek o iyi dizi önerisine birlikte göz atalım... Hadi! Öncelikle yorumumdan önce gelin Masters of the Air dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/33/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Masters of the Air dizisi; II. Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu Hava Kuvvetleri'nin 8. Hava Kuvvetleri'nin atıldığı operasyonları, harekatları konu alıyor. Dizi, savaşın en kritik dönemlerinde Avrupa'ya düzenlenen stratejik bombardıman operasyonlarını merkeze alarak, genç pilotların ve mürettebatın yaşadığı zorlu deneyimleri bize aktarıyor. Dizide sadece savaşın askeri yönleri değil, aynı zamanda bu askerlerin kişisel hikayeleri ve insanî mücadeleleri de ele alınıyor. Bence nefis bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/11/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin jeneriğinden konusuna, çekimlerinden müziklerine kadar hepsini çok dozunda ve çok başarılı buldum diyebilirim. Dizi bize savaşın o vahşi ve gerçek yönünü mükemmel bir şekilde anlatmayı başarıyor. Hatta yer yer bazı şeyleri tokat gibi de yüzümüze çarpıyor. Gerçek isimler ve olaylar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/69/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, her fırsatta da dile getirdiğim gibi Apple TV+ imzası taşıyor. E hal böyle olunca da ortaya, arkasında dev bir bütçe olan devasa prodüksüyonlu nefis bir iş çıkıyor. Dizinin konu aldığı isimler ve olaylar gerçeğe dayanıyor. Başlarda biraz 'ul*n bu kimdi?', 'e şimdi bu uçağı kullanan hangisi?' karmaşıklığı yaşansa da biraz ilerleyince karakterler de tam olarak oturuyor. Bu tür gerçeğe dayanan işleri yapmak çok büyük emek istiyor ve bence bu dizi bunu çok iyi başarmış. O 2 diziyle kıyaslayabilirsiniz... Evet o 2 dizi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/19/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin müziğini duyup fragmanını izleyince aklıma hemen her biri de nefis yapımlar olan Band of Brothers ve The Pacific geldi. Ben bu 2 yapıma bayılan biri olarak bu dizide de bu tadı aldım diyebilirim. Ha bu 2 efsane ile kıyaslanır mı? Tartışmaya açık, fakat bu dizi, özellikle havada verilen mücadeleyi nefis ve gerilimli bir şekilde ele alıyor. Oradaki hayatta kalıp kalmama gerilimi beni yakaladı diyebilirim. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle 'Bıktık basit işlerden, yok mu şöyle TAŞ gibi bir dizi...' diye yakınıyorsanız, hem gerçek bir hikaye, hem de kaliteli bir şeyler izlemek istiyorsanız, e tabi bir de 2. Dünya Savaşı konulu yapımlara ilginiz varsa, bu dizi tam sizlik olabilir... "Kaan demişti..." dersiniz. Benden söylemesi. - - - - - -  • Masters of the Air dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ dizisi. • Masters of the Air dizisi kaç bölüm? Dizi, 9 bölümlük 1 sezondan oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.