Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

27 Temmuz 2020
17b
1 Yorum
Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

Her şey "Keanu Reeves oscar aldı mı?" sorusu ile başladı... Bugün ansızın aklıma gelen bu sorunun cevabına bir bakayım dedim ve o da ne? İşte hemen sonra da diğer ünlü oyunculara baktım ve şaşırmaya devam ettim... Aklımda "Evet canım bunun Oscar'ı var herhalde" dediğim birçok ünlünün hiç Oscar alamadığını fark ettim ve hemen kolları sıvayıp onları size de göstermek istedim. Çünkü Oscar alamayan ünlüler, azımsanmayacak kadar çoklar...

5 Nefis 2020 Film Tavsiyesi! ►

Hadi gelin şimdi çoğumuzun "Bunun Oscar'ı vardır abi seninki de soru mu?!" dediği ama sadece aday olup hiç Oscar alamamış olan o aşırı ünlü oyuncular kimlermiş birlikte bakalım. Ayrıca her birini de oldukça başarılı bulduğum bu Oscar alamayan ünlüleri size sunarken, hemen altlarındaki butonlar ile de o oyuncuların izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim iyi filmlerine göz atabilirsiniz... E hadi! 

1. Sıkı durun; Oscar'ı olmadığına şaşıracağınızı düşündüğüm ilk oyuncumuz "Tom Cruise"!

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Biliyorum kulağa şaka gibi geliyor, hatta şu an bazılarınız "Yok artık daha neler, kanıtla!" diye isyan bile ediyor fakat bu doğru. Kendisini sinemaya adamış 58 yaşındaki jönümüzün Oscar'ı bulunmuyor... "Tom Cruise oscar aldı mı?" sorunuzun cevabına şaşırmanız bittiyse sizi hemen aşağıdaki Tom abimizin nefis filmlerine alabiliriz. Ayrıca şöyle bir bakıp tekrar şaşırmanız için kendisinin IMDb ödül sayfasını da aşağıya bırakıyorum ki Oscar'ı olup olmadığı konusunda açık kapı bırakmamış olayım.

Tom Cruise IMDb

Tom Cruise Filmleri ►

2. "Nasıl ya?!" dediğinizi şimdiden duyar gibiyim; "Keanu Reeves"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Onca yıldır bir şekilde bu sektörün içindeyim, hep Keanu Reeves'i Oscar'lı bir oyuncu olarak yerleştirmişim zihnime. Meğer onca karizmatik role, sinemaya harcanan yıla rağmen kendisi uygun bir ortam ve iyi bir film ile Oscar'ı kucaklayamamış... Üzdü, fakat gönlümüzün oscarı onun tabi.

Keanu IMDb

Keanu Reeves Filmleri ►

3. Sıradaki şokumuz geliyor; "Tom Hardy"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Kendine has havası ve büründüğü rollerdeki başarısı ile Tom Hardy her ne kadar zaten Oscarlı bir oyuncuymuş gibi gelse de maalesef üzücü haberi vermek isterim; Kendisi kariyeri boyunca hiç Oscar alamamış... Hadi buyrun.

Tom IMDb

Tom Hardy Filmleri ►

4. Üzdü; "Scarlett Johansson"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Match Point filmindeki havasına bayıldığım bu nefis oyuncu her ne kadar Marriage Story filmi ile Oscar'a aday olsa da, ödülü kucaklayamamış... İnsan hayret ediyor. 

Scarlett IMDb

Scarlett Johansson Filmleri ►

5. "James McAvoy"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Sadece "Split" filmindeki rolü ya da rollerini izleyince bile "Oscarlık bir oyuncu be!" diyoruz fakat kendisine hiç Oscar verilmemiş... Henüz...

James IMDb

James McAvoy Filmleri ►

6. "Robert Downey Jr."

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Karakteri gereği her yapımda zeki rolü verilen adamımız Robert da Oscar alamayan ünlüler kervanından... 

Robert IMDb

7. Bu adamın bu listede ne işi var? diyeceksiniz biliyorum ama; "Samuel L. Jackson"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Sinemanın en "baba" oyuncularından, sanki sözü hep dinleniyormuş gibi bir havası yok mu? Bana tam öyle geliyor... Yer aldığı onlarca yapıma rağmen kendisi de Oscar'a bir kez bile dokunamamış. 

Samuel IMDb

Samuel L. Jackson Filmleri ►

8. "Edward Norton"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Oscar'ı alamamasına en üzüldüğüm oyunculardan biri olabilir Edward... Özellikle Primal Fear filmini ciddi anlamda çok beğeniyorum. Hemen aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz. 

Edward IMDb

Edward Norton Filmleri ►

9. "Liam Neeson"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Hani bazı oyuncular vardır, kadroda onu gördüysen o filmin izlemeye değer olacağını düşünürsün, işte Liam da onlardan biri benim için. Fakat kendisi de Oscar'a kavuşamayan ünlü isimlerden...

Liam IMDb

Liam Neeson Filmleri ►

10. "Emily Blunt"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Soğuk bir yapısı olmasına rağmen yer aldığı filmlerde çok kritik rolleri canlandıran Emily de Oscar alamayanlardan... Birleşip bir parti mi kursanız ne yapsanız acaba bu nedir herkes bu listede...

Emily IMDb

Emily Blunt Filmleri ►

11. "Yok artık" demeyin, var artık; "Johnny Depp"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Bu listede olmasına çok üzüldüğüm oyunculardan biri de Depp... Ne oldu filminin olduğu yıla ultra müthiş başka bir film denk geldi de o mu kazandı bilemiyorum ama Johnny Depp'in de bir Oscar'ı yok. DiCaprio geç de olsa Oscar'ı kaptı, belki Depp'in de kaderi böyledir, kim bilir. 

Johnny IMDb

Johnny Depp Filmleri ►

12. Ve listemizdeki Oscar'ı hiç alamamış olduğuna şaşıracağınızı düşündüğüm son ünlümüz ise "Will Smith"...

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
"Ben Efsaneyim" filminde ağır başlı, zeki ve hayatta kalmaya çalışan bir adam olarak izledik onu, Focus filminde usta bir dolandırıcı ve Umudunu Kaybetme filminde de hüzünlü ama güçlü bir baba... Her rolün adamı Will Smith de maalesef bu listede... Aşağıdaki butona tıklayarak beğendiğim diğer filmlerine de göz atabilirsiniz. 

Will IMDb

Will Smith Filmleri ►

- - - - - - - - 

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

Modunu Seç ►

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

listesine yorum yap!
pinkdreams
pinkdreams
19 Ocak 2022
Çaylak
"Yok artık" dediğim bir liste. 11 numaraya geldiğimde yüreğime indi resmen. O zaman arkadaşlar hazır mıyız? Daha güzel, daha mutlu, daha adil sevgi dolu bir dünya için barış için, insanlik için; Batsın bu dünyaaa!
keanu reeves oscar aldı mıtom cruise oscar aldı mıbrad pitt oscar aldı mıoscar alamayan ünlüleroscar alamayan oyuncularoscar kazanamayan ünlü oyuncularoscar alamayanlaroscarsız oyuncular
EN AKTİF ÜYELER
Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Şaşırtıcı Benzerliği!
Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Şaşırtıcı Benzerliği!
Öncelikle "Atiye izle" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse sizin için üzücü haberlerim var çünkü burada aradığınızı bulamayacaksınız, üstelik bulamayacağınız gibi bir de üzerine SPOİLER yiyeceksiniz uyarayım. Fakat "Atiye Dark benzerliği" gibi bir arama yapmış ve yolunuz bir şekilde buraya düşmüşse de doğru yerde olduğunuzu bilmenizi isterim... Dizi, yayınlandıktan sonra çok kısa süre içinde hemen izleyip bitirdim. Bu sabah kaleme aldığım şu inceleme yazımda da Atiye'nin iyi ve kötü yanlarından bahsettim. Şimdi burada ise Atiye'yi izlerken fark ettiğim bazı detayları sizlerle paylaşmak istiyorum.  Netflix Film Öneri Arşivi İçin Tıkla ► Geçtiğimiz yaz Netflix'in nefis Dark dizisi hepimizi peşinden sürüklemeyi başarmıştı. O gizem ve gerilim dolu atmosferi gerçekten çok etkileyiciydi. İşte ben de Atiye'yi izlerken ciddi anlamda bir Dark havası sezdim. Hatta bunu sezmekle de kalmadım ve bazı çok büyük benzerliklere de rast geldim. Belki siz de bazı sahnelerde Atiye'yi Dark'a benzettiniz fakat pek üstünde durmadınız. İşte tam da bu yüzden, ben keşfettiğim benzerlikleri sizler için bu içerikte listelemek istedim. Hadi gelin şimdi Atiye Dark benzerliği ne durumda, hangi sahneler veya hangi detaylar bu 2 diziyi ortak paydada buluşturuyor, onları size göstereyim.  1. Öncelikle 2 dizide de baba, oğlunun gelecekteki haline mesaj gönderiyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/23/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.jpg[/RESIM]Atiye'nin son bölümlerinde görüyoruz ki, Erhan'ın babası Zühre sayesinde geleceği görüyor ve oğlu Erhan'a not bırakıyor. Aynı şekilde Dark dizisinde de Jonas'ın babası, geleceği bildiği için oğluna bir mektup yazarak mesaj gönderiyordu.  2. İkisinde de bir defter ve harita söz konusu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/40/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.jpg[/RESIM]Erhan'a babasından kalan bir defter veriliyor ve bir de kapının yerini gösteren küçük bir harita. Aynı şekilde Dark'ta da Jonas, babası tarafından hazırlanan bir haritayı buluyordu. 3. Her 2 dizide de çok şey bilen, fakat ailenin dışladığı bir teyze mevcut[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/56/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.png[/RESIM]Bu 2 dizide de her şeyi bilen teyzelerimiz var. Atiye'de Zühre ismindeki teyzemiz her şeyi bilip, görürken Dark'ta da Claudia teyzemiz her şeyin bilincinde. Üstelik bu 2 teyzemiz de biraz paspal bir halde ve ütelik ikisi de aileleri tarafından dışlanmışlar. 4. Ve evet; Mağaralar![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/21/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.jpg[/RESIM]Bir mağarada bulunan ve içinde uğultulu bir şekilde rüzgar esen bir geçit görünce birçoğumuzun aklına şüphesiz Dark gelir. Fakat bu durumun aynısını Atiye'de de görmek mümkün.  5. "Hepimiz ilahi bir planın parçalarıyız" sözü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/57/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.jpg[/RESIM]Bu sözü Atiye'de Cansu'dan duyuyoruz. Fakat ne tesadüf ki Dark'ta da Noah bunu söylüyor. Üzerine ekliyor; "Hepimiz birbirimize bağlıyız" ve yine ne tesadüf ki Cansu da sözlerine aynı bu şekilde devam ediyor. 6. Atiye ve Jonas aynılar![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/92/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.jpg[/RESIM]İkisi de beklenen kişi, ikisi de bir geçitten geçiyor ve ölü olan insanları görüyorlar. Atiye, son bölümde Cansu ile konuşunca Cansu ona "Sen olup bitene karışamazdın ama olacakları yaratmak senin elinde" diyerek Atiye'de sıfırlama, her şeyi baştan başlatma gücünün olduğunu söylüyor. Dark'ta da Jonas bunu yapmak, her şeyi sıfırlamak ve değiştirmek istiyor ve bunun için uğraşıyordu.  7. Herkes birbirine bağlı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/156/9/atiye-nin-dark-dizisine-olan-7-sasirtici-benzerligi-780x439.jpg[/RESIM]Nasıl ki Dark izlerken herkesin birbirine bağlı olduğunu gördük, kimisinin sevdiği kız halası çıktı, kimisi yıllarca kendisine baba demişti. İşte Atiye'de de bu konu annesinin annesinde, annesinde ve kendinde olan yıldız şeklindeki bir doğum iziyle işleniyor ve Cansu da son bölümün en son sahnesinde Atiye'ye "Hepimiz birbirimizin devamıyız" şeklinde bu konuyu açıklıyor. Yani 2. sezonda herkes birbirinin bir şeyi çıkabilir, hazırlıklı olun...  Bonus: Bunu çok kişinin fark ettiğini düşündüğüm için listede değil de bonus olarak size sunmak istedim. Atiye'nin 4. bölümünden itibaren arka fondaki müziklerine dikkat edin ve biraz kulak kesilin, Dark dizisinde kullanılan müzikleri duyacaksınız. Hele ki son bölümlere doğru olan gerilim sahnelerinin tümünün müziklerinden Dark tadı almak mümkün. Aşağıdaki videoda Atiye'de kullanılan gerilim müziği var, ilk 4 saniyesini duyduğunuzda size kesinlikle Dark'ı hatırlatacak. Üzerine ise bazı enstrümanlar eklenmiş fakat altyapı Dark Dark diye bağırıyor[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=I3X3Ld4T-Wc[/VIDEO]   Benim, 8 bölümlük Atiye'yi izlerken yakalayabildiğim Dark ile benzeyen noktalar bunlardı. Umarım bu benzerlikleri görünce sizin de zihninizde bir şeyler çakmış ve bana katılmışsınızdır.   - - - - - - -  Dikkat: Burada yaratılan tüm içerikler kaanintavsiyesi.com'a aittir, kaynak olarak yönlendirme yapmadan herhangi bir yerde kullanılması hukuken sorun teşkil etmektedir. Tüm gerekli bilgiye "İletişim" köşemizdeki mail adresine yazarak veya Instagram hesabımızı takip ederek ulaşabilirsiniz.  Sevgiler!  ● Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
44b
0
6 yıl
Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?
Taze! Netflix'in Yeni Bilim Kurgu Filmi "Oksijen" İzlenir mi? Konusu ne?
Netflix filmleri genel olarak çok beğenilmese de bildiğiniz gibi ben izleyip, beğendiğim iyi Netflix filmlerini şurada sizlere tavsiye ediyorum. Oksijen filmi de size tavsiye edip etmeyeceğimi merak ettiğim Netflix filmleri arasındaydı. Filmi az önce bitirdim ve oksijen filmi konusu ne?, oksijen filmi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvadım. Filme Git ► Hadi gelin şimdi Netflix imzalı Oksijen filmi konusuna, oyuncularına ve film hakkındaki 'izlenir mi?' gibi sorulara birlikte kısa cevaplar verelim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; "Kaan ne bu Oksijen filmi konusu?" diyenler için kısaca bahsedelim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/250/91/taze-netflix-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-oksijen-izlenir-mi-konusu-ne-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, gözlerini kapalı ve oldukça dar bir odada açan bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. Filmimiz, bu başrolün bu kapalı odada verdiği yaşam mücadelesini bize gerilimli bir şekilde aktarıyor. Başrolümüz bir yandan "Ben neden buradayım?" diye düşünürken bir yandan da azalan oksijeniyle başa çıkmaya çalışıyor. Kısa ve net düşüncem; Bu filmi izleyin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/250/15/taze-netflix-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-oksijen-izlenir-mi-konusu-ne-780x439.png[/RESIM]Buralarda büyük bir keyifle size de tavsiye ettiğim şu tek mekanlı filmlere bayılanlardansanız bu filmi de kesinlikle beğeneceksiniz. Film, beni sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Bu tip filmlerde izleyiciyi son anına kadar pür dikkat ekrana bağlamak gerçekten çok zor fakat bu film bunu başarıyor. Kendimi zaman zaman başrolün yerine koyup "Ben olsam ne yapardım?" diye düşünmeden edemedim. Film, Netflix'te son zamanlarda izlediğim en iyi yapımlardan biri oldu benim için. Bu kısım SPOİLER! Filmi izledikten sonra hemen gelin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/250/59/taze-netflix-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-oksijen-izlenir-mi-konusu-ne-780x439.png[/RESIM]Filmin son anına kadar birkaç senaryo yazıp çöpe attım diyebilirim. Kabin dışında birkaç ses de gelince hep bir "işte şimdi kapak açılacak, polisler ve Leo gelecek" gibi pek çok fikri düşünüp, tasarlayıp sonunda da çöpe attım. Meğer o sesler de parçalanan gemi ve insanların çarpması sesiymiş... Hepsi yaptığı Fare deneyleri yüzünden Liz'in hayal dünyasında yaşanıyor olabilir diye bile düşündüm... Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; İlk fareyi gördüğümüz ve geminin içini gösteren camdaki filtrenin kaldırılıp bir cesetin görüldüğü o 2 anda da yerimden zıpladım diyebilirim. Özet: Film gerçekten son günlerde izlediğim en iyi yapımlardan biriydi benim için. Özellikle Netflix'te böyle yeni bir gerilim-bilim kurgu filmi izlemeyi hiç beklemiyordum... Eğer izleyecek bir şeyler arıyorsanız bu filme mutlaka bir şans verin derim.  ---------- • Filmde +18 sahne var mı? Filmde müstehcen veya uygunsuz sahne yer almıyor. Fakat kapalı alan korkunuz varsa biraz rahatsız olabilirsiniz. • Oksijen filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir.  • Filmin süresi ne kadar? Film, 1 saat 40 dakikalık bir süreye sahip.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı. 12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ►  Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/97/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor. Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/37/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor. İzlerken grip olabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/52/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken... Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/69/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor. - - - - - -  Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. - - - - - -  • The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz.  • The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
2
4 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
9.10b
1
9 ay
Yeni Netflix Dizisi "Barbarians" İzlenir mi? Konusu | İnceleme
Yeni Netflix Dizisi "Barbarians" İzlenir mi? Konusu | İnceleme
Size tam 1 hafta önce şu Netflix dizisini tavsiye etmiştim. Bu kadar kısa sürede yeni bir Netflix dizi önerisi ile karşınıza gelmem diyordum ki yayınlanmasını iple çektiğim Barbarians dizisi bu orucumu bozmama yetti. Diziyi az önce bitirdim ve hemen gelip burada kısaca size de tavsiye etmek istedim... Fakat "Barbarians izle" gibi bir arama sonucu buradaysanız gitmeniz gereken yer tabi ki de Netflix olmalı. Fakat "Barbarians konusu" veya "Barbarians dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız varsa kesinlikle doğru yerdesiniz. Nefis Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi son bölümünü de az önce izlediğim Barbarians dizisinin konusu neymiş, oyuncular, sahneler nasılmış, işin özü izlenir miymiş? size çok da lafı uzatmadan bundan bahsedeyim... Hadi! "Kaan nasıl bu Barbarians dizisi? İzlenir mi?" sorunuza geçmeden önce size kısaca dizinin genel konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/84/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı Barbarians dizisinin konusu, MS 9. yüzyılda yaşanan ve tarihte "Teutoburg Ormanı Savaşı" olarak geçen bir savaşın öncesini ve savaşın kendisini kapsıyor. Dizi, olayların savaşa gidiş sürecini ve bu ortamda belli bir yaşa kadar birlikte doğup büyümüş olan 3 kişiyi konu alıyor. Dizi bolca kılıç kalkan, Roma imparatorluğu askeri ve küçük çaplı da olsa bir takım taht oyunları içeriyor. Peki Barbarians dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/50/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Eğer uçmalı kaçmalı fantastik bir şeyler değil de, ayakları daha yere basan, tarihi bir konuyu işleyen bir diziye başlamak isterseniz, bence kesinlikle tercihleriniz arasında bu dizi de olmalı. Yani benim nezdimde bu dizi olmuş. Size bunu çekinmeden söyleyebilirim... Dizi bir savaş dizisi olduğu için bolca kanlı sahne de mevcut ve bu sahneler gerçekten beklediğimden daha kaliteliydi diyebilirim. Dönemin kıyafetleri, yapılan makyajlar, saç tarzları, mekanlar hepsi iyi çalışılmış, sadece izleyene "O dönemde bu dişler nasıl bu kadar beyaz kalıyor ya?" dedirten 'beyaz diş' sorunu haricinde gözüme batan büyük bir sorun yoktu. 6 bölümü de 1 günde bitirin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/220/34/yeni-netflix-dizisi-barbarians-izlenir-mi-konusu-inceleme-780x439.png[/RESIM]Dizi şöyle bir hafta sonu Netflix'in karşısına kurulup 1 günde bitirilecek yapımlardan biri. Karakterlerin derinlikleri var, bu da sizi sürüklüyor. Hafif "Vikings" tadı da alabilirsiniz. Bence şöyle gerçek bir şeyler izlemek isterseniz bu dizi aradığınız şey olabilir.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
1
5 yıl
Netflix Üyeliği Aldıracak Kadar Başarılı 7 İyi Netflix Film Önerisi!
Netflix Üyeliği Aldıracak Kadar Başarılı 7 İyi Netflix Film Önerisi!
Çok da uzak olmayan bir geçmişte, "Netflix filmleri çerezlik abi ya..." gibi bir algı vardı. Fakat Netflix, peş peşe çıkardığı yeni ve başarılı yapımlarla bu algıyı kırmayı başardı. Tabi sizi bilemem ama bence bu durum böyle, çünkü biraz sektörün içinde biri olarak bu durumun değiştiğini gördüğümü söyleyebilirim.  Bittiğinde "Oha" Diyeceğiniz Film Tavsiyeleri! ► İşte ben de tam olarak da bu yüzden bugün size Netflix film önerileri yapmak istedim. Üstelik bu Netflix filmleri bence öyle iyi ki, eğer Netflix abonesi değilseniz, bu tavsiyelerim sizi Netflix'e üye olmaya itecek kadar başarılı. Hadi gelin şimdi, Netflix üyeliği aldıracak kadar başarılı o Netflix filmleri nelermiş, ben onların hangi yönünü beğenmiş ve bu Netflix film önerileri listesine eklemişim onlara bir bakalım!  1. Size Netflix üyeliği aldıracak kadar iyi ilk tavsiyem "Durante la Tormenta"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/72/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu Netflix filmi, fırtınalı gecede, bir kadının yaşadığı beyin yakan olayları konu alıyor. Zaman yolculuğu konularına ilgiliyseniz bu film tam sizlik olabilir. Ayrıca "Peki Kaan bu filmin tam olarak konusu ne? IMDb puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" derseniz de, aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye sayfasına ulaşabilir veya diğer butona tıklayarak hemen Netflix üzerinden filmi izleyebilirsiniz.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 2. Mutlaka izlemeniz gereken bir başka başarılı Netflix filmi tavsiyem ise "The Two Popes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/48/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]2 usta oyuncunun döktürdüğü, Vatikan ve Papa konulu bu film, bence Netflix'in en başarılı yapımlarından biri. Eğer Vatikan'da neler olur? Bir Papa neler yapar? gibi soru işaretleriniz varsa, bu filmde sorularınızın cevaplarını hem eğlenceli, hem de etkileyici bir şekilde alacaksınız.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 3. "Outlaw King"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/41/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Eğer Netflix üyeliğiniz yoksa, sadece bu film için bile alın ve bu filmi mutlaka izleyin derim. Eğer 2 saatlik bir boşluğunuz varsa ve gerçekten iyi bir şeyler izlemek istiyorsanız, seçeceğiniz film kesinlikle bu olmalı. Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 4. "A Fall from Grace"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/81/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise en son izlediğim Netflix filmlerinden biri. Eğer çok hareketli ve canlı bir film izlemek istiyorsanız bu film size onu veremeyebilir. Çünkü film durağan, dingin ve etkileyici bir şekilde ilerliyor. Eğer vurdulu kırdılı şeyler haricinde, çarpıcı ve gizemli bir şeyler izlemek istiyorsanız bu Netflix filmini mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 5. "The King"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/43/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Başlardaki ağır ilerleyişi sizi sıkmasın ve bu sözümü hatırlayıp devam edin. Netflix'in yaptığı en sağlam filmlerden birini izleyeceksiniz. Şahsen ben keşke bir dizi olsaydı da daha çok izleyebilseydim bile dedim. Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 6. "In the Shadow of the Moon"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/4/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmimiz ise 9 yılda bir ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşen bir polisi konu alıyor. Bu filmde hem iyi bir gizem, hem iyi bir gerilim, hem de iyi bir bilim kurgu bulacaksınız. Netflix'te bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 7. Ve listemizin son filmi ise "Fractured"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/31/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Beyin yakan filmler ile aranız nasıl? Eğer bu soruma cevabınız "Çok iyi!" ise bu film tam sizlik olabilir. Size farklı senaryolar yazdıracak bu Netflix filmini de mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  Netflix'te İzle ► ● Bunlar kesmedi mi? O zaman aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
0
6 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.