Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

27 Temmuz 2020
16b
1 Yorum
Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

Her şey "Keanu Reeves oscar aldı mı?" sorusu ile başladı... Bugün ansızın aklıma gelen bu sorunun cevabına bir bakayım dedim ve o da ne? İşte hemen sonra da diğer ünlü oyunculara baktım ve şaşırmaya devam ettim... Aklımda "Evet canım bunun Oscar'ı var herhalde" dediğim birçok ünlünün hiç Oscar alamadığını fark ettim ve hemen kolları sıvayıp onları size de göstermek istedim. Çünkü Oscar alamayan ünlüler, azımsanmayacak kadar çoklar...

5 Nefis 2020 Film Tavsiyesi! ►

Hadi gelin şimdi çoğumuzun "Bunun Oscar'ı vardır abi seninki de soru mu?!" dediği ama sadece aday olup hiç Oscar alamamış olan o aşırı ünlü oyuncular kimlermiş birlikte bakalım. Ayrıca her birini de oldukça başarılı bulduğum bu Oscar alamayan ünlüleri size sunarken, hemen altlarındaki butonlar ile de o oyuncuların izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim iyi filmlerine göz atabilirsiniz... E hadi! 

1. Sıkı durun; Oscar'ı olmadığına şaşıracağınızı düşündüğüm ilk oyuncumuz "Tom Cruise"!

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Biliyorum kulağa şaka gibi geliyor, hatta şu an bazılarınız "Yok artık daha neler, kanıtla!" diye isyan bile ediyor fakat bu doğru. Kendisini sinemaya adamış 58 yaşındaki jönümüzün Oscar'ı bulunmuyor... "Tom Cruise oscar aldı mı?" sorunuzun cevabına şaşırmanız bittiyse sizi hemen aşağıdaki Tom abimizin nefis filmlerine alabiliriz. Ayrıca şöyle bir bakıp tekrar şaşırmanız için kendisinin IMDb ödül sayfasını da aşağıya bırakıyorum ki Oscar'ı olup olmadığı konusunda açık kapı bırakmamış olayım.

Tom Cruise IMDb

Tom Cruise Filmleri ►

2. "Nasıl ya?!" dediğinizi şimdiden duyar gibiyim; "Keanu Reeves"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Onca yıldır bir şekilde bu sektörün içindeyim, hep Keanu Reeves'i Oscar'lı bir oyuncu olarak yerleştirmişim zihnime. Meğer onca karizmatik role, sinemaya harcanan yıla rağmen kendisi uygun bir ortam ve iyi bir film ile Oscar'ı kucaklayamamış... Üzdü, fakat gönlümüzün oscarı onun tabi.

Keanu IMDb

Keanu Reeves Filmleri ►

3. Sıradaki şokumuz geliyor; "Tom Hardy"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Kendine has havası ve büründüğü rollerdeki başarısı ile Tom Hardy her ne kadar zaten Oscarlı bir oyuncuymuş gibi gelse de maalesef üzücü haberi vermek isterim; Kendisi kariyeri boyunca hiç Oscar alamamış... Hadi buyrun.

Tom IMDb

Tom Hardy Filmleri ►

4. Üzdü; "Scarlett Johansson"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Match Point filmindeki havasına bayıldığım bu nefis oyuncu her ne kadar Marriage Story filmi ile Oscar'a aday olsa da, ödülü kucaklayamamış... İnsan hayret ediyor. 

Scarlett IMDb

Scarlett Johansson Filmleri ►

5. "James McAvoy"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Sadece "Split" filmindeki rolü ya da rollerini izleyince bile "Oscarlık bir oyuncu be!" diyoruz fakat kendisine hiç Oscar verilmemiş... Henüz...

James IMDb

James McAvoy Filmleri ►

6. "Robert Downey Jr."

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Karakteri gereği her yapımda zeki rolü verilen adamımız Robert da Oscar alamayan ünlüler kervanından... 

Robert IMDb

7. Bu adamın bu listede ne işi var? diyeceksiniz biliyorum ama; "Samuel L. Jackson"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Sinemanın en "baba" oyuncularından, sanki sözü hep dinleniyormuş gibi bir havası yok mu? Bana tam öyle geliyor... Yer aldığı onlarca yapıma rağmen kendisi de Oscar'a bir kez bile dokunamamış. 

Samuel IMDb

Samuel L. Jackson Filmleri ►

8. "Edward Norton"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Oscar'ı alamamasına en üzüldüğüm oyunculardan biri olabilir Edward... Özellikle Primal Fear filmini ciddi anlamda çok beğeniyorum. Hemen aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz. 

Edward IMDb

Edward Norton Filmleri ►

9. "Liam Neeson"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Hani bazı oyuncular vardır, kadroda onu gördüysen o filmin izlemeye değer olacağını düşünürsün, işte Liam da onlardan biri benim için. Fakat kendisi de Oscar'a kavuşamayan ünlü isimlerden...

Liam IMDb

Liam Neeson Filmleri ►

10. "Emily Blunt"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Soğuk bir yapısı olmasına rağmen yer aldığı filmlerde çok kritik rolleri canlandıran Emily de Oscar alamayanlardan... Birleşip bir parti mi kursanız ne yapsanız acaba bu nedir herkes bu listede...

Emily IMDb

Emily Blunt Filmleri ►

11. "Yok artık" demeyin, var artık; "Johnny Depp"

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Bu listede olmasına çok üzüldüğüm oyunculardan biri de Depp... Ne oldu filminin olduğu yıla ultra müthiş başka bir film denk geldi de o mu kazandı bilemiyorum ama Johnny Depp'in de bir Oscar'ı yok. DiCaprio geç de olsa Oscar'ı kaptı, belki Depp'in de kaderi böyledir, kim bilir. 

Johnny IMDb

Johnny Depp Filmleri ►

12. Ve listemizdeki Oscar'ı hiç alamamış olduğuna şaşıracağınızı düşündüğüm son ünlümüz ise "Will Smith"...

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
"Ben Efsaneyim" filminde ağır başlı, zeki ve hayatta kalmaya çalışan bir adam olarak izledik onu, Focus filminde usta bir dolandırıcı ve Umudunu Kaybetme filminde de hüzünlü ama güçlü bir baba... Her rolün adamı Will Smith de maalesef bu listede... Aşağıdaki butona tıklayarak beğendiğim diğer filmlerine de göz atabilirsiniz. 

Will IMDb

Will Smith Filmleri ►

- - - - - - - - 

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

Modunu Seç ►

Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu

listesine yorum yap!
pinkdreams
pinkdreams
19 Ocak 2022
Çaylak
"Yok artık" dediğim bir liste. 11 numaraya geldiğimde yüreğime indi resmen. O zaman arkadaşlar hazır mıyız? Daha güzel, daha mutlu, daha adil sevgi dolu bir dünya için barış için, insanlik için; Batsın bu dünyaaa!
keanu reeves oscar aldı mıtom cruise oscar aldı mıbrad pitt oscar aldı mıoscar alamayan ünlüleroscar alamayan oyuncularoscar kazanamayan ünlü oyuncularoscar alamayanlaroscarsız oyuncular
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık
Tüm Türkiye Aynı Gemide! Alkışlanası Derin Mesajlar İçeren Nefis Bir Yerli Film: Sarmaşık
Öncelikle bu filmi izlemediyseniz ve bir şekilde yolunuz buraya düştüyse aman dikkat çünkü bu içerik spoiler içeriyor, o yüzden hemen şuraya tıklayıp ışınlanın: "Film Tavsiyesi: Sarmaşık"  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/20/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu filmin olayı? Şimdi, bildiğiniz gibi filmimiz, armatörünün iflas etmesiyle deniz hukuku gereği gemiden ayrılmaması gereken mürettebatın yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu filmi izlerken hiç oyuncuların isimlerine ya da karakterlerine dikkat ettiniz mi? Hadi gelin şimdi bu filmin ve filmdeki karakterlerin aslında ne kadar derin anlamlar taşıdığına şöyle bir bakalım.   Filmdeki ilk karakterimiz "Cenk" ile başlayalım! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/69/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Cenk, filmde işçi sınıfını temsil ediyor. Adı da "Savaş", "Mücadele" anlamına geliyor. Gerektiğinde ayaklanmayı biliyor fakat istediği verildiğinde her zaman uysalı oynuyor. Biraz para ve imkan bulunca keyfine harcıyor. Çoğu zaman kafası güzel, fakat bir lider değişecekse orada en büyük rolü üstleniyor.  Sıradaki karakterimiz "Kürt"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/92/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Kürt karakteri, yıllardır dünyada adını duyurmaya çalışan Kürtleri temsil ediyor. Filmde Kürt karakterine adı soruluyor ve sadece "Kürt" cevabını veriyor. Yönetmen bu karakter ile dünya üzerinde yıllardır bu kesimin adının ve dilinin olmadığını gösteriyor. Bu karakter film boyunca sessiz, fakat güçlü de bir yanı var. Kavgada kimin yanına geçerse diğer taraf biraz çekiniyor. Sonra da bir hayalete dönüşüp, kaybolup gidiyor.   Peki ya "İsmail" karakteri? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/45/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] İsmail, mütevazı kesimi temsil ediyor. 5 vakit namazında, işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Ayrıca iktidarın, yani Beybaba'nın yardımcısı. Yani İsmail karakterinin temsil ettiği kesim, her zaman iktidar ile sıkı bağlar kurmaya çalışan kesim olarak karşımıza çıkıyor.  Bir diğer karakter "Nadir"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/48/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Nadir, yoksul kesimi temsil ediyor. Evi yıkıldığında bile işini bırakıp gidemeyen gariban, çaresiz bir karakter. Tıpkı gerçekte de olduğu gibi. Ne denirse yapıyor Nadir, mutfakta aşçı yardımcısı, başka işlerde görevli oluyor ama asla üstüne itiraz edip baş kaldıramıyor.  Gelelim "Alper" karakterine... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/2/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Alper, halkın dinamik fakat rengi pek belli olmayan, kararsız kesimini temsil ediyor. Kendisi taksici. Hayattan kaçıp gemiye gelmiş. Biraz konuşmayla kolayca ikna olabilen bir keş. Bu yüzden Cenk'in, yani işçi kesimin kankası. Son olarak gelelim Beybaba'ya... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/76/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Sizin de tahmin ettiğiniz gibi, Beybaba otoriteyi temsil ediyor. İşçi kesimin ayaklanmalarına çözüm bulmaya çalışıyor, itaatkar kesime iş yaptırmanın planlarını yapıyor ve dahası...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/11/87/tum-turkiye-ayni-gemide-alkislanasi-derin-mesajlar-iceren-nefis-bir-yerli-film-sarmasik-780x439.jpg[/RESIM] Gördüğünüz gibi film aslında tamamen politik bir düzen üzerine kurulu. Filmdeki gemi ise güzel ülkemiz Türkiye. Aslında hepimiz aynı gemideyiz. Geminin durması, içinde yaşayanların çıldırmalarına neden olur. Bu yüzden hepimiz bu gemiyi ayakta ve çalışıyor halde tutmak zorundayız. İşte, yönetmenliğini Tolga Karaçelik'in yaptığı "Sarmaşık", bu yüzden kesinlikle izlenmesi gereken filmler arasında yerini alıyor. 
15b
0
8 yıl
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
Türk dizi tarihinde iz bırakan nefis dizi "Ezel" ile tanıdığımız "Ramiz Karaeski" karakteri, hepimizin aklına "Dayı" olarak yerleşen yegane karakterdir. Rahmetli Tuncel Kurtiz'in hayat verdiği bu karakter dizide yer aldığında, sosyal medyadan günlük hayata kadar her köşe başında konuşulurdu. Ezel dizisi boyunca Ramiz Karaeski'nin gençlik yıllarındaki halini de, oyuncu Ufuk Bayraktar canlandırmıştı. Ramiz Dayı'nın kendisi kadar, gençliği de oldukça beğenilmiş ve izlenme rekorları kırmıştı. İşte şimdi bu hikaye, "Dayı" filmi ile tekrar izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Gelin, "Dayı: Bir Adamın Hikayesi" filmi hakkındaki detaylara şöyle bir bakalım.  En İyi Hapishane Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Filmin hikayesini oyuncu Ufuk Bayraktar cezaevinde yazdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/75/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Geçtiğimiz yıl karıştığı bir kavgada, ruhsatsız silah bulundurduğu ortaya çıkan oyuncu, 6 ay 17 gün hapis cezasına çarptırılınca yolu cezaevine düşmüş oldu. Hapishanede kaldığı süre boyunca "Dayı" filminin hikayesini kaleme alan oyuncu, cezaevinden çıktığında da "içerisi üniversite gibi. Pek çok şey öğretiyor ama Allah bir daha düşürmesin" demişti. İşte ünlü oyuncunun içerideyken yazdığı bu hikaye, Uğur Bayraktar ve Serkan Öztürk tarafından senaryolaştırdı ve ortaya "Dayı" filmi çıkmış oldu.  Filmde Ramiz Dayı'nın gençliğini mi, yoksa farklı bir karakteri mi izleyeceğimiz henüz belli değil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/61/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dayı filmi dendiğinde bile herkesin aklına ilk olarak Ramiz Dayı geliyor. Ufuk Bayraktar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı'nın gençliğini canlandırmıştı. Bu yüzden Dayı filmi birçok kişi için Ramiz Dayı'nın gençliğini konu alan bir film. Fakat Ezel dizisi ve Ramiz Karaeski gibi karakterlerin tüm telifi Ay Yapım'da. Bu yüzden yine birçok kişi de Dayı filminde bambaşka bir karakterin işleneceğini, Ay Yapım'ın böyle bir yeni versiyona izin vermeyeceğini düşünüyor.  Filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar'ın, "Kardeş" kelimesini kullanması, Dayı filminin Ramiz Dayı'nın gençliğini anlatacağı yönünde yorumlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/31/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar bu filmin Ramiz Karaeski karakterinden bağımsız olacağı söylense de, filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar, cezaevinden çıkarken kapıyı açan memura "Eyvallah kardeş" şeklinde hitap ediyor. Ezel dizisindeki Ramiz Dayı'nın da hitap şeklinin "Kardeş" olması, Dayı filminin, Ramiz Dayı'nın gençliğine odaklanacağı yönünde yorumlandı. Filmin çekimleri 3 ay sonra 2020'de başlayacak ve Hatay, İstanbul, Ankara ve Samsun'da yapılacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/13/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Murad Zaloğlu'nun oturacağı Dayı filmi 2020'de seyirciyle buluşacak. İşte Dayı filminin yayınlanan 2 dakikalık fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=EvQ3JtU2SDI[/VIDEO] Not: Her ne kadar vurdulu kırdılı, mafyavari, hatta çukurvari ve recep ivedikvari, topluma, gençlere iyi bir örnek olmayan film ve dizileri onaylamasam da "Dayı" filmi gerçekten iyi bir şekilde işlenirse güzel bir yapım olur kanısındayım. Silahtan, kavgadan çok, sert, anlamlı ve yıllarca unutulmayacak replikler ile donatılırsa gerçekten Türk sinemasında kendine çok iyi bir yer bulabilir. Fakat "İstanbul sen mi büyüksün ben mi!" kavgasına girer, ona buna silah çekip racon keser, leblebi gibi insan öldürürse bu dayıyı onaylamam mümkün değil. Umarım hayata dair iyi ve anlamlı replikler ile akılda kalan, sağlam bir film olur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ► Film ile ilgili yeni bir gelişme olduğunda buraya eklenecektir, takipte kalın. 
56b
0
6 yıl
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
58b
0
1 yıl
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi.  Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım!  Merakla beklenen açıklama geldi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/62/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi.  Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/37/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir.  Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/83/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor.  ● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz.  Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz!  Modunu Seç ► Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 
23b
1
6 yıl
FROM: Gerilimli, Gizemli, Paradokslu Yeni 2022 Dizisi!
FROM: Gerilimli, Gizemli, Paradokslu Yeni 2022 Dizisi!
2022'nin ilk günlerinde yayınlanmaya başlayan From dizisi, çok kısa sürede kendisi hakkında konuşturmayı başardı. Şimdiden birçok kişi "from dizisi konusu", "from dizisi korku mu?" ve "from dizisi izlenir mi?" gibi pek çok sorusunu Google'a sorup cevap bulmaya çalışıyor. Dün izlemeye başladığım dizinin yayında olan bölümlerini 1 gece bitirdim ve dizinin konusu ve diğer detaylarını merak edenler için kısa bir içerik hazırlamak istedim. Hadi gelin şimdi 2022 yapımı From dizisi izlenir mi, konusu ne, oyuncuları kimler, türü korku mu gibi sorulara ve daha fazlasına şöyle birlikte bir göz atalım... E hadi! Bu içeriği video halinde de izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=86D515zn0yY[/VIDEO] Yorumuma geçmeden; Nedir bu From dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/281/83/from-gerilimli-gizemli-paradokslu-yeni-2022-dizisi-780x439.png[/RESIM]Şubat 2022'de Epix kanalında gösterime giren From dizisi, Amerika'nın bir yerinde araç kullanarak giren herkesi içine çeken tuhaf bir kasabada yaşananları konu alıyor. Bu içinden çıkılması güç kasaba yeterince korkunç değilmiş gibi bir de işin içine hava karardıktan sonra ortaya çıkan bazı 'şey'ler de giriyor ve dizi gizemli bir şekilde devam ederken içine bir de gerilim ve korku türünü de katarak ilerliyor. Dizinin yayındaki 8 bölümünü 1 gecede izledim... Nasıl mıydı? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/281/40/from-gerilimli-gizemli-paradokslu-yeni-2022-dizisi-780x439.png[/RESIM]From, hikayesi ile beni çeken dizilerden biri oldu. Yıllardır şurada tavsiye ettiğim "Beyin Yakan" filmlere olan ilgimi biliyorsunuz. İşte bu diziden de öyle bir etki alacağımı düşünerek hemen izlemeye başladım ve 1 gecede yayında olan tüm bölümlerini silip süpürdüm. Dizinin kasvetli atmosferi ve altındaki gizem beni çok etkiledi. Ortada bir sır var ve bunu anlayabilmek için bir an bile gözümü kırpmadan tüm bölümleri izledim. Yani hem gizemli, hem de sürükleyici bir dizi benim için From.  Çok iyi başlıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/281/66/from-gerilimli-gizemli-paradokslu-yeni-2022-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizi çok ama çok iyi başlıyor. Hiçbir bilgimiz olmadığı için ilk bölümdeki o büyük gizemi ve yaşananları gerçekten çok sevdim. Yani ilk bölüm, diğer bölümlere nazaran daha iyi ve daha yüksek diyebilirim. Sonraları dizinin modu biraz düşerek ilerliyor fakat yine de kötü değil. Lost dizisinden isimler var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/281/1/from-gerilimli-gizemli-paradokslu-yeni-2022-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bilim kurgu, gerilim ve gizem türündeki dizinin başrol oyuncusu Harold Perrineau Lost dizisinin en bilinen isimlerinden. Hatta Lost dizisinin yapımcısı ve yönetmeni Jack Bender da From'da... Zaten izleyince o Lost havasını hemen hissedebiliyorsunuz. Fakaat sakın bu 2 diziyi kıyaslama hatasına düşmeyin. Aslında hiçbir dizi ve filmi birbiri ile kıyaslamayın derim. Hepsinin kendi atmosferi, kendine has bir tadı var. - - - - - - -  Özet: Ben, şu dizi yokluğunda From'u beğendim. Diziden biraz Dark, biraz da The Village filmi tadı almadım desem yalan olur. Eğer dizideki sırrı daha fazla saklı tutar ve bu gizemi tempoyu düşürmeden sürdürebilirlerse, bence bu dizi epey izlenir. Fakat korku dozu azaltılır ve gizem biraz olsun çözülürse bu heycanı biraz yok edebilir... İşin özü; bence bu diziye bir şans verin derim. - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
108b
15
3 yıl
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Burada bu yıl, yani 2019 yılı içinde size birçok 2019 yapımı film tavsiyesinde bulundum. (Hepsine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Fakat hiçbiri beni "The Irishman" kadar heyecanlandırmamıştı. Hakkında ilk haberleri duymaya başladığımdan beri, yani 3-4 yıldır bu nefis filmi izleyebilmek için adeta günleri iple çektim durdum. Ve nihayet 27 Kasım 2019 tarihinde yani bugün, The Irishman filmi Netflix'te izlenebilecek şekilde yayınlandı. İzler izlemez hemen koşup burada da sizlere tavsiye ettim. O tavsiye metnine gitmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi The Irishman filminin dev oyuncu kadrosuna ve filmin gerçekten öğrenmeye değer detaylarına birlikte şöyle bir göz atalım!  Film kadrosu değil, şampiyonlar ligi! Yönetmen koltuğunda "Martin Scorsese", oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino gibi dev isimler var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/75/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Bu muhteşem filmin yönetmen koltuğunda küçükken astımı olduğu için spor yapamayıp, ailesi tarafından sürekli sinemaya götürülen ve sonrasında da büyük bir yönetmen olan "Martin Scorsese" oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci, Al Pacino, Harvey Keitel, Ray Romano ve Anna Paquin gibi dev isimler bulunuyor.  Filmin dev kadrosunun bir araya gelişi de bir o kadar ilginç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/7/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmimizdeki ilk dev isim olan Robert De Niro, filmin yönetmeni Martin Scorsese ile sıkı bir dost. Hatta De Niro, şimdiye kadar tam 10 Scorsese filminde oynamış. E hal böyle olunca, diğer dev isim Joe Pesci'yi film için ikna etmek de De Niro'ya düşmüş. Çünkü 10 yıldır sinemadan uzak olan Pesci, bu film için gelen teklifi birçok kez reddetmiş. Fakat De Niro, onu ikna etmiş ve böylece kadroya katılmış. Fakat 3. dev isim olan Al Pacino, ilk kez bir Martin Scorsese filminde oynayacağı için, Scorsese, De Niro'ya "Nasıldır? Onunla yapabilir miyiz?" diye sormuş. De Niro da "Rahat ol. Bizim Al işte, iyi tanırız" diye cevap vermiş ve böylece bu şahane kadro ortaya çıkmış.  3 buçuk saat boyunca, Amerika'nın gizemli suç tarihinde büyük bir rol oynayan "İrlandalı" lakaplı mafya tetikçisi Frank Sheeran'ın hayatına konuk oluyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/6/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.png[/RESIM]New York'un en büyük 5 mafya örgütünden birinde tetikçilik yapan eski bir askeri konu alıyor film. Hem "İrlandalı" lakaplı bu tetikçinin hayatını izliyoruz, hem de Amerika'nın gizemli suç dünyasında yaşananlara tanıklık ediyoruz.  Dev oyuncuların gençlik halleri için "CGI" Teknolojisi kullanıldı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/45/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmde, dev oyuncuların farklı dönemlerindeki hallerini izliyoruz. Fakat De Niro ve Al Pacino'nun gençlik yıllarındaki hallerini, onlara benzeyen genç oyuncular canlandırmıyor. Bunun yerine CGI Teknolojisi adı verilen bir sistem kullanılmış. Bu sayede büyük çaplı bir makyaja ya da başka oyunculara gerek kalmadan durum kurtarılmış. Hatta De Niro, bu uygulama için "Kariyerime bir 30 yıl eklemiş olabilir, sonuçtan memnunum" şeklinde de bir açıklama yaptı.  Proje çok büyük olunca Netflix dışında hiçbir yapımcı bu filme yanaşmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/69/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Herkes bu filmin neden Netflix'te yayınlandığını merak ediyor. Çünkü böylesine dev ve güçlü filmlerin ilk olarak Netflix'te yayınlanmasına pek alışık değiliz. Fakat bunun da sağlam bir nedeni var, onu da filmin yönetmeni Martin Scorsese açıklıyor; "Bu film için sadece Netflix bizim ile anlaşma yoluna girdi ve bütçe için para verdi, biz de bu sayede bu filmi yapabildik..." Bu arada De Niro'nun 1.75'lik boyu, yüksek topuklu ayakkabılar ile filmin bazı sahnelerinde uzatılmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/41/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki olumsuz dipnot: Film benim için muhteşem bir sinema şöleniydi. Fakat tek takıldığım nokta, şu CGI teknolojisi ile yapılan gençleştirme yöntemiydi. Çünkü dev oyuncuların gençlik hallerini flu bir bal mumu heykeli gibi görünce biraz üzüldüm açıkçası.   Film hakkındaki olumlu dipnot: Bugün, bu film için dünyada ve Türkiye'de binlerce kişi iş yerinden izin almış. Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan bu haber beni gülümsetti çünkü ben de bu filmin geleceği tarih olan 27 Kasım 2019'da bu filmi izleyebilmek için 3 buçuk saatlik bir boşluğu çok önceden yaratmıştım. De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino'yu bir arada izlemek muhteşemdi. İzkerken resmen tarihe tanıklık ettiğimi fark ettim. Yıllar yıllar sonra, bu filmi ilk izleyen nesil olarak anılacağız.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
6 yıl
Shogun: Kan, Kılıç, Gurur ve Bolca JAPON KÜLTÜRÜ İçeren Yeni Dizi!
Shogun: Kan, Kılıç, Gurur ve Bolca JAPON KÜLTÜRÜ İçeren Yeni Dizi!
2024'te çıkacak yeni dizilerin her birini de geçtiğimiz yılın sonlarına doğru ajandama eklemiştim. Shogun dizisi de bunlardan biriydi. Hatta notlarıma göz attığımda Shogun dizisi için "ilk fırsatta izle" gibi bir yıldız koyduğumu da fark ettim. Çünkü okuduğum detaylar ve göz attığım fragman ve görselleriyle gerçekten çok sağlam bir iş olacağını az çok tahmin etmiştim. Şimdiyse her gün binlerce kişi Google'da "shogun dizisi konusu nedir" veya "shogun dizisi oyuncuları" gibi aramalar ile dizi hakkında bilgi edinme çalışmalarına girişmeye başladı. Ben de diziyi bir koşu izleyip, hemen size de anlatabilmek için kolları sıvayıp böyle kısa ve öz bir içerik hazırlamak istedim... Hadi gelin şimdi Shogun dizisi konusu nedir, oyuncuları kimlerdir ve en çok da neden izlenir, neden izlenmez.. onlara bir bakalım... Hadi! ● Bu dizi hakkında YouTube kanalımızda bir İNCELEME hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ktrdIaB08Ck[/VIDEO] Yorumumdan önce gelin Shogun dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/5/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Shogun dizisi gerçekten köklü bir ülkenin geçmişini konu alıyor. 1600'lü yıllarda geçen dizi, Japonya'da, birçok şeyi değiştiren büyük bir savaşın öncesini ve sonrasıyla birlikte konu alıyor. Dizi, büyük bir Lord olan Yoshii Toranaga'yı ve bir yandan da yolu Japonya'ya düşen bir İngiliz denizciyi merkeze alarak ilerliyor. Kesinlikle 2024'ün en iyi dizilerinden biri olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/57/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizinin yayına girdiğini görüp duyan pek çok kişi hızlı bir şekilde Instagram DM'den bu dizi hakkındaki yorumumu sordu... Gelen her mesaja da aynı yanıtı verdim; Bu dizi gerçekten 2024'ün ve sonrasının en iyi dizilerinden biri olacak. Dizi çok büyük bütçeli ve bunu da daha ilk anından itibaren hissettirmeyi başarıyor. Görsel efekt ile çoğaltılmayan askerler, gerçek gemiler, toplar, en iyisi de döneme ait kostüm ve eşyalar... Bence hepsi de çok iyi kotarılmış. Buram Buram Japon kültürü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/94/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerinden itibaren öyle nefis bir tat aldım ki, işte dedim sonunda kendine has bir atmosferi olan, gerçek bir kültürü işleyen bir yapım... Japonya'nın kendine has kültürü öyle özgün, öyle korunmuş ki, 1600'lü yıllardaki Japonya'yı izlerken günümüz Japonya insanından pek bir fark göremiyoruz. Saygı, gurur, düzen ve korku... 1600'lerde üstündeki adama kötü söz söyleyen kendini kılıcıyla ölüme mahkum ederken, günümüzde de bir Japon mühendis, yanlış yaptığı bir hata için kendini cezalandırıyor... Gerçekten bambaşka bir kültür bu. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/19/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle bol kılıçlı, kanlı, askerli iyi bir Japon dizisi izlemek isterseniz bu yeni diziye mutlaka bir şans verin ve hemen başlayın derim... Her ne kadar Atatürk dizisini iptal ettiği için asla kara listemden çıkarmayacağım malum platformda yayına girmiş olsa da, bu dizinin gerçekten iyi bir dizi olduğu gerçeğini söylemeden geçemeyeceğim.  - - - - - -  • Shogun dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi FX dizisi ve Disney+'da izlenebiliyor. • Shogun dizi oyuncuları kimler? Dizinin ana başrolleri arasında Hiroyuki Sanada, Anna Sawai ve Cosmo Jarvis yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
4
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.