The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

24 Ekim 2022
21b
3 Yorum
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim.

METAVERSE Temalı Filmler ► 

Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz.

Bu dizi beni yakalamayı başardı!

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim.

Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var!

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz.

"Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim... 

- - - - - - - - - 

Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum. 

- - - - - - - - - 

● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir.

● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz.

● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor.

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

Modunu Seç ►

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

listesine yorum yap!
Dilara Ç.
Dilara Ç.
09 Haziran 2025
Beğendiğim dizilerden biri keşke ikinci sezonu da gelsin dediğim dizilerden biri bir türlü ikinci sezon gelmiyor, iptal olmuş çok üzüldüm.
dejavu
dejavu
03 Mart 2025
Sıkı Üye
Konusu Westworld benzeri ki yapımcısı da aynısı olması ile beraber endişe içinde başladım ama eşimle beraber hala neden yeni sezonu gelmedi diye isyan bayraklarını çektik. Orta klasmanın bir tık üstü.
Godofphilosophy
Godofphilosophy
24 Ekim 2022
Başlangıç için izleyecisini elinde tuttuğunu düşünüyorum. Sanal dünyanın gerçekçiliğini yaşamayı sevenlerdenim. Bu sebepten bilim kurguya aksiyon ve gerilim dahil oldu mu kaliteli ellerde güzel diziler çıkıyor. Sezonu bitirince aynı fikirde miyim değil miyim diye tekrar yazacağım :) Bence izlemeye başlamalısınız ✌
the peripheral dizisithe peripheral dizi konusuthe peripheral konusuthe peripheral dizi izlegüncel dizi tavsiyelerimetaverse dizisimetaverse konulu dizien yeni yabancı dizilerthe peripheral oyuncularıthe peripheral dizisi yorumbilim kurgu dizileri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Netflix İmzalı "Gözlerinin Ardında" Dizisi İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix İmzalı "Gözlerinin Ardında" Dizisi İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Birkaç gün önce yayınlanan Netflix imzalı "Behind Her Eyes" veya bizdeki adıyla "Gözlerinin Ardında" ismindeki bu mini diziyi az önce bitirdim... Çoğumuzun odaklanma sorunu yaşadığı, hızlı akan günümüz dünyasında yeni bir mini dizi haberi radarıma takılınca yayınlanmasını iple çekiyor ve hemen izlemeye koyuluyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  İşte Gözlerinin Ardında dizisi de mini dizi olması sebebiyle beklediğim yapımlar arasındaydı ve nihayet az önce bitirdim ve hemen size bahsetmek için buraya koştum. Gözlerinin Ardında konusu veya Gözlerinin Ardında dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hemen aşağıda size kısaca bu diziden bahsedeceğim... Hadi!  Yorumuma geçmeden önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için kısa bir özet geçeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/54/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizi, tanınan yazar Sarah Pinborough imzalı Behind Her Eyes adlı romandan uyarlama... Dizi; Bir psikiyatri kliniğinde çalışan, eşinden boşanmış ve 1 çocuğu olan bir kadın ve şehre yeni taşınan bir doktor ve onun eşini merkeze alarak ilerliyor. Bu aşk üçgeninde yaşananları izlerken bir yandan da giderek artan gizemli bir atmosferin içinde buluyoruz kendimizi. "Gizemli bir aşk üçgeni dizisi" tabiri bence bu yapım için söylenebilecek en doğru tanımlardan biri. Gelelim şimdi dizi hakkındaki yorumuma; Tam olacak gibiyken olamamış... Peki neden?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/91/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide o kadar gereksizce uzatılmış sahneler var ki; sanki arkaplanda biri "abi patron 6 bölüm istiyor allah ne verdiyse çekelim" demiş. Senaryonun akışına, dizinin bütününe hiç faydası olmayan birçok sahne var ve hepsinde de ileriye sarmak istedim. 'Eğer' izlerseniz göreceksiniz ki koca dizide sadece 2 kişinin oyunculuğu akıyor. Onlar da Adele ve Rob... Diğerlerinin oyunculuğunun Kanal D gündüz kuşağı dizisinden öteye geçemediği rahatça görülebiliyor. "Peki Kaan izlenmeyek kadar kötü mü?" derseniz de...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/26/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Aşırı kötü değil. En azından gizemli bir atmosfer yaratmayı ve izleyiciyi yer yer merak ettirmeyi başarmışlar. Hatta tüm bunların yanında sonlarına doğru da şaşırtmalı bir sürpriz bile koymuşlar. Bu da izleyiciyi diziyi bitirdikten sonra "Neydi şimdi bu" demekten kurtarıyor. Sorularınızın cevabını şaşırtan sonuyla alabiliyorsunuz. NOT: Her ne kadar mini dizi tutkunu olsam da bu yapımı, buradaki "Dizi Tavsiyeleri" kategorimizde tavsiye edecek kadar beğendiğimi söyleyemem. Yani sürprizli bir numarası var diye, izlediğim o gereksiz uzun sahneleri görmezden gelemeyeceğim. Bu yüzden tavsiye etmiyorum. Fakat zamanım bol diyenler, biraz gizem meraklıları ve biraz da şaşırmayı isteyenler bu diziye bir şans verebilir.  ---------- • Gözlerinin Ardında dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet var, hem de birden çok. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizi bir mini dizi ve 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
42b
11
5 yıl
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
"Keşfettiklerim" köşemde bu hafta sizi inanılmaz bir adam ile tanıştırmak istiyorum. Şöyle bir düşünün; Renkleri, doğayı, bir evi, bir kuşu hiç görmeden bunları resmetmek nasıl olurdu? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Fakat dünyanın bir yerinde bunu gerçekleştiren bir deha var... Üstelik bizim ülkemizde!  Hadi gelin şimdi sizi inanılmaz ressam "Eşref Armağan" ile tanıştırayım.   1953 yılının İstanbul'unda dünyaya geliyor Eşref Armağan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/99/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Çocukluk yıllarında babasının yanında baca boruları keserek ona yardım ediyor. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine bir şeyler çizmeye çalışırken, 18'ine geldiğinde kalem yerine parmaklarını kullanmayı öğreniyor ve parmakları ile tuval üzerine resimler yapmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/17/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] "Sanat" üzerine hiçbir eğitim almamış olan bu muhteşem adam zaman geçtikçe kendini geliştirmeye ve adını duyurmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/81/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bir düşünün; Hayatında hiç, bir rengi ya da bir cismi görmedi. Batan bir güneşi ya da dalında sallanan bir yaprağı da... Peki nasıl? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/47/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bunun cevabı Armağan'ın beyninde gizli. Parmakları ile kabartmaya dokunarak beyninde bir şekil belirliyor ve bunu resmedebiliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/51/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar geçiyor ve Armağan, CNN, BBC ve Discovery gibi birçok ünlü kanala davet ediliyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/37/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM]  Hatta ünü yurt dışında o kadar çok yayılıyor ki "The Colors of Darkness" isimli ödüllü belgesele de konu oluyor.  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rF6DIZFO05M[/VIDEO] Bitiyor mu? Hayır. Başta İtalya olmak üzere birçok ülkeden davet almaya başlıyor... Tabi bu sırada ülkemizde de ünü kulaktan kulağa yayılıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/18/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Dünyaca ünlü marka Volvo'nun daveti üzerine bir Volvo araç çiziyor, bu tablo eBay'de satılıyor ve elde edilen gelir "World Blind Union" yani Dünya Görme Engelliler Birliği'ne bağışlanıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/25/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bu dehanın kıymetini bilmek, onu dünyaya tanıtmak ise bizim en büyük görevimiz. Şu çalışmaları, görmeyen birinin yaptığını bir düşünün!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/29/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/54/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/46/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/7/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Ellerine, yüreğine sağlık Eşref Armağan! İyi ki bizimlesin!    Eşref amcamız ile ilgili daha fazla bilgiyi de buraya tıklayarak alabilirsiniz.     
34b
0
8 yıl
Sinemanın Acı Yılı: 2019'un Bizden Aldığı 10 Türk Oyuncu
Sinemanın Acı Yılı: 2019'un Bizden Aldığı 10 Türk Oyuncu
2020'ye 2 gün kala, 2019 yılında Türk Sineması'nda neler oldu diye düşünürken birden gerçekten ünlü oyuncularımızın aramızdan ayrıldığını fark ettim. Üstelik bu oyuncular öyle isimler ki, Türk sineması deyince akla ilk onlar geliyor. Kimisi 90, kimisi 72, kimisi de 50'li yaşlarda 2019 yılında ayrıldı aramızdan. 2019 Türk Sineması açısından hüzünlü bir yıl oldu ne yazık ki...  Ailece İzleyebileceğiniz Tam 19 Aile Filmi Önerisi! ► Hadi şimdi gelin, 2019 yılında hayatını kaybeden ünlüler kimlermiş, geride bıraktığımız bu yıl içinde hangi ünlü oyuncularımızı toprağa vermişiz, birlikte görelim.  1. Hepimizin ailesinden bir cenaze çıktı sanki... Bu hüzünlü listemize, dev oyuncu "Ayşen Gruda" ile başlamak istedim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/1/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Türk tiyatrocu ve sinema oyuncusu Ayşen Gruda, 23 Ocak tarihinde 74 yaşında aramızdan ayrıldı. 2. Yıldız Kenter...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/75/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpeg[/RESIM]Türk oyuncu, aynı zamanda Devlet Sanatçısı ve UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi unvanı bulunan usta sanatçımız 17 Kasım 2019'da aramızdan ayrıldı.  3. Evet onu da kaybettik; "Süleyman Turan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/64/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Yahşi Batı, Kabadayı, Sosyete Şaban ve dahası... 1960 yılından beri sahnelerde olan ünlü oyuncumuz Süleyman Turan'ı da maalesef 2019 yılında toprağa verdik.  4. Kimimiz onu Çiçek Taksi ile tanıdı, kimimiz ise Cennet Mahallesi'ndeki rolü ile. Evet o da 2019'da aramızdan ayrıldı; "Ümit Yesin"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/15/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]En son "Yeni Gelin" dizisinde rol alan usta oyuncu 19 Mart 2019'da, henüz 65 yşındayken aramızdan ayrıldı.  5. Eşref Kolçak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/34/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Yeşilçam'ın en sevilen oyuncularından biri olan Eşref Kolçak, 2017 yılında oğlu Harun Kolçak'ı da kaybetmişti. Usta oyuncu 26 Mayıs 2019'da aramızdan ayrıldı.  6. 2019'da Testere Necmi'yi, yani Tarık Ünlüoğlu'nu da kaybettik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/8/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bazen Testere Necmi olarak çıktı karşımıza, bazen de gür sesiyle bir filmin dublajında... Evet, ne yazık ki 1 Ekim 2019'da onu da sonsuzluğa uğurladık.  7. Dilber Ay[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/94/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Belki de çoğumuz onu en son Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak'ın "Yol Arkadaşım" filminde gördük. Ya da kimimiz onu Cüneyt Özdemir ile girdiği "Zorunda mıyım?" diyaloğu ile tanıyor. Maalesef 63 yaşındaki Dilber Ay'ı da 29 Nisan 2019'da son yolculuğuna uğurladık.    8. Erdoğan Sıcak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/65/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Adanalı'da, Kurtlar Vadisi'nde, Şahsiyet'te, Arka Sokaklar'da ve daha pek çok yapımda gördük onu, 12 Şubat 2019'da ise son yolculuğuna uğurladık... 9. Gülriz Sururi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/52/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]90 yaşındaki ünlü tiyatrocu Gülriz Sururi ise 1 Ocak 2019'da aramızdan ayrıldı. 10. Ve Cengiz Sezici...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/154/93/sinemanin-aci-yili-2019-un-bizden-aldigi-10-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Söz dizisinde, Kurtlar Vadisi'nde, Selvi Boylum Al Yazmalım filminde ve Arka Sokaklar gibi pek çok yapımda onu izledik. Altın Portakal'da en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünün de sahibi olan Sezici, 3 Ağutos 2019'da aramızdan ayrıldı.  - - - - - - -  İnsanoğlu, asırlardır dünya üzerinde "Ben burada yaşadım" diyecek yapılar inşa etmiştir. Kimisi dev heykeller, anıtlar ve yapılar bırakırken, bazı büyük insanlar da fikirleri ile öldükten sonra bile adlarından söz ettirmişlerdir. İşte yukarıda gördüğünüz, 2019 yılında aramızdan ayrılan ünlü isimler de, kısa hayatlarında birçok başarılı projeye imza atarak isimlerini Türk Sineması tarihine kazımışlardır. Sahnelerde, film setlerinde geçen ömürlerinde, Türk Sineması için çalışmışlar ve arkalarında kayda değer işler bırakmışlardır. Ben de bugün burada onların anılarını sizlere anımsatabilmek için bu içeriği hazırlamak istedim.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
1
6 yıl
Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Yeni Netflix dizilerine göz atarken rastladığım "The 7 lives of lea" yani bizdeki adıyla Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, bir oturuşta izleyip bitirdiğim dizilerden biri oldu. Bu "lea'nın 7 yaşamı konusu ne?" veya "lea'nın 7 yaşamı dizi yorumları nasıl?" diye sorgulamalara hiç girmeden hemen izlemeye başladığım bu diziyi bitirir bitirmez de hemen kolları sıvayıp size bu dizi hakkında biraz bir şeyler söylemek istedim. Hadi gelin şimdi, 2022 yapımı yeni Netflix dizisi "Lea'nın 7 Yaşamı" nasıl bir dizi? Senaryo, oyunculuklar ve sürükleyiciliği nasıl? Her şeyden önce bu dizi izlenir mi? bu konulara şöyle kısaca bir cevap vermeye çalışayım... Hadi! Yorumumdan önce, Lea'nın 7 Yaşamı dizisi konusundan bahsedeyim size...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/284/60/lea-nin-7-yasami-zaman-yolculuklu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, günümüz dünyasındaki liseli bir gencin, arkadaşlarıyla doğada eğlendiği sırada bir nehir kenarında bulduğu bir bileklik sonrası zamanda yaptığı yolculuk ile 90'lı yıllara gidip bulduğu bu bilekliğin sahibini araştırmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor... Ne uzun cümle kurdum ama... Bilekliğin sahibini ararken tanıdığı pek çok insanın gençlik yıllarındaki halleriyle de karşılaşan genç kız, bulmacanın parçalarını yavaş yavaş çözmeye çalışıyor. Zamanda yolculuk... Severiz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/284/34/lea-nin-7-yasami-zaman-yolculuklu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin ana konusu zamanda yolculuk yapan bir genç olduğu için günümüzden 30 yıl önceye gidip, 90'lı yılların atmosferini tatmak izleyeni yakalıyor. Çünkü artık günümüzde birçok dizi ve film, zamanda yolculuk temasını eskiye göre daha fazla işliyor. Her ne kadar Dark dizisi bu işin seviyesini çok yukarılara taşımış olsa da, özellikle yakın geçmişe gidilen dizi ve filmleri izlerken ben büyük keyif alıyorum. Bu dizi de 90'lar atmosferini gayet iyi yansıtıyor. 7 bölümü de 1 oturuşta bitirdim: Bence bu dizi izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/284/97/lea-nin-7-yasami-zaman-yolculuklu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bir dizinin iyi sayılabilmesi için en büyük etken ne oyunculuklar ne de bütçesi benim için. Eğer bir dizi sizi her bölümündede bir sonraki bölümü merak ettirecek şekilde sürüklemeyi başarıyorsa işte o dizi, olmuş bir dizidir bana göre... Ve bu dizi de bu yüzden benden geçer not almayı başardı. - - - - - - - Özet: Fransız yapımı bu Netflix dizisi içindeki gizemi, zamanda yolculuğu ve bir olayı adım adım çözmeye çalışmasıyla bence sürükleyici bir dizi. Eğer şöyle hem güncel, hem zamanda gelip-gitmeli ve hem de içinde gençlik olan sürükleyici bir dizi arayışındaysanız bu tavsiyeme bir şans verin derim. - - - - - - - Netflix'te İzle ► • Dizi Netflix'te var mı? Evet, diziyi hemen yukarıdaki butona tıklayarak Netflix üzerinde izleyebilirsiniz. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 7 bölümden oluşuyor. 2. sezonun yanın tarihi ise şimdilik netleşmedi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
6
4 yıl
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi Netflix birçok farklı ülkede, o ülkelerin şehirleri, oyuncuları ve senaryoları ile orijinal içerikler üretmeye çalışıyor. Birkaç gün önce yayınlanan Sıcak Kafa dizisi de, Netflix Türkiye'nin en yeni Türk dizisi oldu. Sıcak Kafa tabiri çok tanıdık olmayan bir terim olunca, haliyle birçok kişi de hemen kolları sıvayıp Google'da "sıcak kafa ne demek?", "sıcak kafa dizisi konusu ne?" gibi aramalar ile sorularına cevap bulmaya çalıştı... Netflix dizisi, bir de yerli olunca ben hemen ajandama yayınlanacağı günü not alıp, dizi çıktığı gibi izlemeye çalışıyorum. Sıcak Kafa dizisi de, yayına girer girmez izleyip bitirdiğim Netflix dizileri arasında yerini aldı. 19 İyi Netflix Filmi! ►  E diziyi hemen izleyince bir de sizler için Sıcak Kafa dizisi incelemesi hazırlamak istedim. Gelin şimdi, Bilim Kurgu türündeki yeni Netflix dizisi Sıcak Kafa'yı izleyip bitiren biri olarak, sizle düşüncelerimi şöyle bir paylaşayım... Hatta Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Konusu ne? gibi sorularınıza da cevap vereyim... E hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerimden önce, gelin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/27/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, sadece konuşma ve dil yoluyla bulaşan bir salgının yayılmaya başlamasından 8 yıl sonrasını konu alıyor. Eski bir dil bilimci olan bir adamın, bu salgından etkilenmediği öğrenilince de, salgın ile mücade eden kurum, tüm imkanlarıyla bu esrarengiz adamın peşine düşüyor... Tabi adamımız da bulunduğu korunaklı sığınağından kaçmak zorunda kalıyor ve dizimizin asıl hikayesi böylece başlamış oluyor. Bu arada adamımız bu salgın ile karşı karşıya kaldığında, başında inanılmaz bir yüksek ateş hissediyor. Vücudu bu salgına karşı böyle bir korunma yöntemi keşfediyor ve bedenden ziyade sadece başının sıcaklığı hızla artıyor. İşte dizinin adı olan Sıcak Kafa da buradan geliyor. Lafı uzatmadan; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/32/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix Türkiye'nin birçok orijinal dizisini izledik. Bir Başkadır'ı sevdik, Atiye ile biraz gizemli, mistik ve fantastik bir yolculuk yaptık, Pera Palas'ta Gece Yarısı ile Ata'mızı görüp duygulandık ve Aşk 101 ile de gençlik dolu bir nostalji yaşadık... Fakat tüm bu dizileri izlerken de "Şöyle bir bilim kurgu dizimiz olsa..." diye iç geçirdik... İşte bu dizi, bence tam olarak bu boşluğu dolduruyor. Üstelik büyük de bir emek verildiği belli... Hem oyuncuları, hem temelindeki özgün hikayesi, hem şahane görsel efektleri, hem de sürükleyici senaryosu ile ben bu diziyi gerçekten beğendim. Salgın sonrası İstanbul ve görsel efektler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/36/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kıyamet Sonrası veya Karamsar Bir Gelecek olarak tanımını yaptığımız 'Distopya' konulu dizi ve filmleri sevenler, bu dizide İstanbul'un salgın sonrasındaki halini görüp, fazlasıyla keyiflenebilirler. Dizinin görsel efektleri kötü çıkar diye üzülüyordum fakat 1-2 sahne dışında, tüm görsel efektlerin çok başarılı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu durum beni gerçekten şaşırttı... Ayrıca dizinin Mavi-Gri ve Sarı-Turuncu temalı 2 renk skalasından oluşan sahneleri olduğunu fark edeceksiniz. İşte bu temayı oluşturmak için de ünlü Dark dizisininde imzası olan ekip ile çalışılmış. Çekimleri 3 yılda tamamlandı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/6/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, Afşin Kum'un 2016 yılında yazdığı aynı adlı kitabından uyarlama bir yapım. Bunun yanında dizinin tüm çekimleri 3 yılda tamamlandı. Dizi, yüksek bütçeli yapımlar arasında yer aldığı ve bir hayli dijital çalışma gerektiği için 3 yıl gibi bir süre içerisinde tüm çekimleri sona erdi. Mantar gibi dizilerin çıktığı günümüzde, böyle büyük bütçeli bir yapımın ortaya çıkarılmış olması ve üstelik Bilim Kurgu - Distopya türünde olması, bence ülkemiz için büyük ve güzel bir adım.  Başrolümüz Osman Sonant, SMK'dan bir türlü kaçamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/95/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Osman Sonant, yıllar önce yayınlanan Fİ dizisinde Sadık Murat Kolhan yani SMK karakterini oynuyordu. Yıllar sonra yine aynı oyuncuyu, Sıcak Kafa dizisinde SMK'dan yani Salgınla Mücade Kurumu'ndan kaçarken izliyoruz. Bu aslında basit bir tesadüf değil. Çünkü bu 2 dizinin de yönetmeni aynı, Mert Baykal... Anlaşılan o ki Baykal, yapımlarına böyle güzel imzalar bırakmayı seviyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/89/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] Aslında dizi; CAHİL'liği konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/7/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki salgın, konuşma yolu ile bulaşıyor. Ve bulaşan kişi, birden saçmalamaya, anlamsız cümleler kurmaya ve abuk sabuk konuşmaya başlıyor... İşte tam da bu yüzden, dizide bu salgına yakalanan kişiler için ABUK ifadesi kullanılıyor. Abuklar, kimseyi dinlemiyor. Karşılarındaki kişiler ile 2 yönlü bir iletişim haline girmiyor, sadece kafalarındaki anlamsız sözcükleri cümle yapıp öylece anlatıyorlar. ABUK olmayan bir kişi de, bu saçma cümlelere biraz maruz kalınca abuklamaya başlıyor... İşte dizi, aslında bu şekilde toplumlardaki CAHİL'liği konu alıyor. Diziyi böyle düşünür ve izlerseniz, taşların yerli yerine daha iyi oturduğunu fark edeceksiniz.   - - - - - -  Özet: Bilim Kurgu ve Distopya türünde çok iyi film ve dizimiz yok maalesef. İşte tam da bu yüzden, Sıcak Kafa dizisine 1 tık destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Dizi, genele baktığımızda ortalamanın üzerinde, ülkemizdeki yapımlar arasındaysa epey yüksekte yer alıyor. Bence bu yapım, aynı türdeki diğer dizi ve filmlerin de yapılmasının önünü açacaktır. Abartısız söylüyorum; şu diziyi İspanyollar yapsaydı 'İyi düşünülmüş..' der, beğenir ve "Netflix neden bizde de böyle işler yapmıyor?" diye isyan ederdik... Ben sevdim. Şöyle dram, romantik ve komedi yapımlarından sıkıldıysanız, mutlaka bir göz atın derim. Aradığınız 'farklı' yapım, bu olabilir. - - - - - -  ● Sıcak Kafa dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye orijinal yapımı. ● Sıcak Kafa dizisi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonu da gelecek. ● Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Osman Sonant, Hazal Subaşı, Şevket Çoruh, Gonca Vuslateri, Hakan Gerçek ve Haluk Bilginer gibi iyi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
2
3 yıl
Vardır Bir Bildikleri: Instagram Kullanmayan 16 Ünlü Oyuncu
Vardır Bir Bildikleri: Instagram Kullanmayan 16 Ünlü Oyuncu
Instagram, günümüz dünyasında vazgeçemediğimiz uygulamalardan biri. Sadece fotoğraf paylaşmak için kurulan bu uygulama, kuruluşundan 1 yıl sonra çok uçuk paralar karşılığında satın alındı ve hem kurucularını zengin etti, hem de dünya "Instagram" ile tanışmış oldu. Pekiiiiiii, sokaktaki 5 kişiden 3'ünün kullandığı bu uygulamayı kullanmayan dünyaca ünlü film yıldızları var mıdır dersiniz? Tabi ki de varlar. Kulağa ilginç geliyor biliyorum ama, Instagram kullanmayan ünlüler var. Hatta bazıları o kadar sosyal medyadan yoksun ki, hayranları tarafından açılan hesapları milyonlarca takipçiye ulaşmış durumda... (Dünyanın sonunu konu alan kıyamet filmi tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Hadi gelin şimdi o Instagram kullanmayan ünlü oyunculara birlikte bakalım...  1. Instagram kullanmayan ünlüler listemizin başını "Angeline Jolie" çekiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/40/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Angelina Jolie Instagram kullanmıyor. Fakat hayranları tarafından açılan Instagram hesabının tam 9 milyon takipçisi var! Bio kısmında da "Fan Hesabıdır" şeklinde bir açıklama bulunuyor. Angelina Jolie Filmleri ► 2. "Brad Pitt" de Instagram kullanmayanlardan[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/34/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Brad Pitt'in fanları tarafından açılan Instagram hesabının ise 400 bin takipçisi bulunuyor. Brad Pitt Filmleri ► 3. Johnny Depp[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/82/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Johnny Depp'in hayranları tarafından açılan Instagram hesabını ise 700 bin kişi takip ediyor. Yine hesabın profil kısmında "Hayran Hesabıdır" şeklinde bir açıklama bulunuyor. Johnny Depp Filmleri ► 4. Keira Knightley[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/91/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Keira Knightley, sosyal medya için "Okul bahçesi" benzetmesini yapmış ve eklemişti; "Hani popüler değilseniz herkesin gözü önünde oyun oynayamazsınız ya, işte sosyal medya da öyle. Çok popüler değilseniz oynayamazsınız..." Keira Knightley Filmleri ► 5. Sandra Bullock[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/23/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Bullock da Instagram kullanmıyor. Fakat hayranları tarafından açılmış bir Instagram hesabı bulunuyor. Sandra Bullock Filmleri ► 6. Jennifer Lawrence[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/52/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Güzel oyuncu sosyal medya için "Hiç takip edemem. Maillerimi bile kontrol edemiyorum, sosyal medyaya zaman ayıramam" deyip hiç elini Instagram'a sürmeyenlerden. Jennifer Lawrence Filmleri ► 7. Rachel McAdams[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/36/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Güzel oyuncunun da Instagram hesabı bulunmuyor. Rachel McAdams Filmleri ► 8. Emily Blunt[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/58/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hayranları tarafından açılan hesabı 200 bin takipçiye sahip olsa da, Emily Blunt Instagram açmayı hiç düşünmüyor. Emily Blunt Filmleri ► 9. Emma Stone[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/90/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Oscarlı oyuncu Instagram için "Herkes en iyi fotoğrafı paylaşabilmek için koşturup duruyor. Fakat hayatı yaşamayı ıskalıyorlar" demiş ve Instagram hesabı açmayacağını da belirtmişti. 10. Kristen Stewart[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/26/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Güzel oyuncu, Instagram ve sosyal medya için "Özel hayatı ihlal ettiğini düşünüyorum" diyerek sosyal medyadan uzak kalacağını açıkça belirtiyor. 11. Kate Winslet[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/97/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Güzel oyuncunun hayranları tarafından açılan Instagram hesabını 500 bin kişi takip ediyor. Kate Winslet Filmleri ► 12. Daniel Radcliffe[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/27/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hayranları tarafından açılan Instagram hesabı tam 2 milyon takipçiye ulaşmış durumda! 13. Mila Kunis[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/25/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Güzel oyuncu da Instagram'a hiç bulaşmayanlardan... 14. Jennifer Aniston[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/69/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Ünlü oyuncunun hayranları tarafından açılan Instagram hesabını tam 2 milyon kişi takip ediyor! Jennifer Aniston Filmleri ► 15. George Clooney[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/47/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Ünlü oyuncu sosyal medya kullanan ünlü kişilere "Moron" demiş ve büyük tepki toplamıştı... George Clooney Filmleri ► 16. Ve Scarlett Johansson...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/70/61/vardir-bir-bildikleri-instagram-kullanmayan-16-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Güzel oyuncu da Instagram kullanmayan ünlüler kervanında yer alıyor... Scarlett Johansson Filmleri ► Gördüğünüz gibi ünlü oyuncular kervanında birçok dev isim Instagram'ı bırakın, sosyal medyanın diğer mecralarına bile ellerini sürmüyorlar. Belki de bir bildikleri vardır diye düşünüp, onları Instagram'sız hayatları ile baş başa bırakıyoruz. Modunuza göre film tavsiyesi bulabilmek için de hemen şimdi aşağıdaki butonu tıklayabilirsiniz!  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç! ►   Teşekkürler!
106b
0
7 yıl
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sürpriz Sevenlere! Senaryo ve Kurgusuyla Şaşırtan Fransız Filmi: "The Translators"
Sağda solda, kıyıda köşede kalmış 'farklı' bir film ararken radarıma takılan The Translators veya orijinal adıyla Les Traducteurs filmi, son 1-2 günde çok farklı yerlerde tekrar tekrar karşıma çıkınca hemen izledim ve birazdan size bu filmden bahsedeceğim. Yani Les Traducteurs konusu veya The Translators filmi yorum gibi aramalarla buraya geldiyseniz aradığınız şey hemen aşağıda sizi bekliyor. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi bizde "Sırlar Kitabı" adıyla yayınlanan The Translators filmi nasılmış, birlikte bir göz atalım. Film hakkındaki yorumuma geçmeden önce nedir bu The Translators filmi konusu, bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/72/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Çok satan bir kitap serimiz var. Bu serinin yeni kitabı ise milyonlarca kişi tarafından merakla bekleniyor. Farklı dillerde aynı anda çıkabilmesi için 9 farklı ülkeden çağırılan 9 çevirmen ise 2 aylık bir kampa girip, bu kitabı hep birlikte çevirmek için uğraşıyor. Fakat süreç böyle ilerlerken birden kitabın bazı kısımları internete sızmasın mı? Evet sızıyor... İşte filmimiz de tam olarak bu süreci işliyor.  Film çok yavaş başlıyor, fakat sabredin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/9/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Kabul etmek gerekirse film gerçekten çok yavaş ve sıradan başlıyor. Eğer filmin ilk yarısında bu kısımlarda biraz sabredip olaydan kopmamaya çalışırsanız, sonunda ödülünü alacağınızı söyleyebilirim. Fakat dediğim gibi ilk yarısında olayları de iyi takip etmelisiniz. İkinci yarısında hızlanan film, size istediğinizi veriyor. Oyunculuklar ve diyaloglar çok üst düzey değil, fakat sıkıyor mu? Hayır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/7/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Filmin oyuncu kadrosunda Olga Kurylenko gibi çok beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen, oyunculuklar genel olarak üst düzey değil. Hatta filmin ilk yarısında biraz amatör bile kaçıyor fakat filmin ilerleyişi hızlandıkça sanki her şey yavaşça toparlanıyormuş hissine kapılıyorsunuz ve o kitaplardan alıntı anlamsız replikler size garip gelmiyor çünkü izlediğiniz olay sizi sürüklemeyi başarıyor.  Şöyle "Farklı bir şeyler izleyeyim, şaşırtsın" diyenlerdenseniz bu film size tavsiyemdir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/237/33/surpriz-sevenlere-senaryo-ve-kurgusuyla-sasirtan-fransiz-filmi-the-translators-780x439.png[/RESIM]Unutulmayacak bir film değil, fakat küçük sürprizleri seviyor ve sizi şaşırtacak bir şeyler izlemek istiyorsanız bu film tavsiyem olabilir. Detaylı, nefis bir şekilde kurgulanmış ortalamanın üzerinde bir senaryo sizi bekliyor. "Kaan demişti..." dersiniz... ---------- • The Translators filmi Netflix'te var mı? Hayır, film Netflix'te yer almıyor. • The Translators filmi oyuncuları kimler?  Netflix imzalı The End of the F***ing World ile tanıdığımız 25 yaşındaki genç oyuncu Alex Lawther, güzel oyuncu Olga Kurylenko, İspanyol sinemasından aşina olduğumuz Eduardo Noriega ve başarılı oyuncu Lambert Wilson kadroda yer alıyor. • Filmin süresi ne kadar? Film, 1 saat 45 dakika uzunluğunda. Yani ne çok kısa ne de çok uzun, tam orta karar.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
3
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.