The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

24 Ekim 2022
20b
3 Yorum
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim.

METAVERSE Temalı Filmler ► 

Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz.

Bu dizi beni yakalamayı başardı!

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim.

Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var!

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz.

"Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim... 

- - - - - - - - - 

Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum. 

- - - - - - - - - 

● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir.

● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz.

● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor.

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

Modunu Seç ►

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

listesine yorum yap!
Dilara Ç.
Dilara Ç.
09 Haziran 2025
Beğendiğim dizilerden biri keşke ikinci sezonu da gelsin dediğim dizilerden biri bir türlü ikinci sezon gelmiyor, iptal olmuş çok üzüldüm.
dejavu
dejavu
03 Mart 2025
Sıkı Üye
Konusu Westworld benzeri ki yapımcısı da aynısı olması ile beraber endişe içinde başladım ama eşimle beraber hala neden yeni sezonu gelmedi diye isyan bayraklarını çektik. Orta klasmanın bir tık üstü.
Godofphilosophy
Godofphilosophy
24 Ekim 2022
Başlangıç için izleyecisini elinde tuttuğunu düşünüyorum. Sanal dünyanın gerçekçiliğini yaşamayı sevenlerdenim. Bu sebepten bilim kurguya aksiyon ve gerilim dahil oldu mu kaliteli ellerde güzel diziler çıkıyor. Sezonu bitirince aynı fikirde miyim değil miyim diye tekrar yazacağım :) Bence izlemeye başlamalısınız ✌
the peripheral dizisithe peripheral dizi konusuthe peripheral konusuthe peripheral dizi izlegüncel dizi tavsiyelerimetaverse dizisimetaverse konulu dizien yeni yabancı dizilerthe peripheral oyuncularıthe peripheral dizisi yorumbilim kurgu dizileri
EN AKTİF ÜYELER
The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
Siz de benim gibi sezonlarca süren uzun diziler yerine birkaç bölümlük bir mini dizi izlemeyi daha çok seviyorsanız doğru yerdesiniz çünkü özellikle Google'da "mini dizi önerisi", "izlenecek mini dizi tavsiyesi" gibi aramalar yaparak iyi bir dizi keşfetmeye çalışanlar için kaleme aldığım bu içerikte sizlere The Cry dizisinden bahsetmek istedim. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Siz The Cry dizisi konusu ne? Oyuncuları kim? The Cry neden izlenir? gibi sorular sormaya başlamadan hadi hemen gelin, bir oturuşta bitirdiğim The Cry dizisine birlikte şöyle bir yakından bakalım! Gelin önce size The Cry dizisinin konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/285/61/the-cry-1-oturusta-bitirilecek-4-bolumluk-nefis-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle The Cry, psikolojik atmosferi olan bir dram dizisi. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru bir uçak yolculuğu yapan Joanna ve Alistair çiftinin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine taşıyor ve çift birden çok zorlu bir mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte biz de bu 4 bölüm boyunca bunu görüyor ve defalarca şaşırıyoruz... Sakin ilerliyor ama; Şaşırmaya hazır olun![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/285/53/the-cry-1-oturusta-bitirilecek-4-bolumluk-nefis-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin senaryosunu çok ama çok beğendim. İzlediğim yapımın aklımla dalga geçmesi, beni tekrar tekrar şaşırtması bana büyük haz veriyor. Eğer izlediğiniz film veya dizilerde beklemediğiniz köşeler ile karşılaşmayı, daha izlerken birçok senaryo yazıp çok kısa bir süre içinde de çöpe atmayı sevenlerdenseniz bu dizi, aradığınız şey olabilir. "Nasıl gözden kaçırmışım..." dediğim bir dizi oldu bu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/285/85/the-cry-1-oturusta-bitirilecek-4-bolumluk-nefis-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]2018'in sonlarında yayınlanan bu 4 bölümlük diziyi, Instagram hesabımızdan bana tavsiye eden Elif Nur Gedikli'nin sayesinde keşfettim. Kendisine bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. E dizi yayınlanalı neredeyse 4 koca yıl olmuş ve ben bir şekilde bu diziyi hep es geçmişim... Uzun lafın kısası; ben yaptım ama siz yapmayın, bu diziyi hemen bir oturuşta izleyip bitirin derim. - - - - - -  • The Cry dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi bir BBC dizisi. • Dizi kaç bölüm? 2. sezonu var mı? Dizi ortalama 50 dakikalık 4 bölümden oluşuyor. 2. sezonu ise yok. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
1
4 yıl
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Yıllardan beri pek çok iyi film izledik. Pek çoğunun bazı sahneleri, hatta o sahnelerde başrollerin söylediği replikler hala aklımızda. Fakat o iyi filmler için, yönetmenlerin ilk tercihleri gerçekten o başroller miydi? Ben söyleyeyim; "Hayır"... Çünkü "kült" olarak nitelendirdiğimiz pek çok filmin başrolünü oynama teklifi önce başka oyunculara götürülmüştü... İşte ben de o efsane rolleri reddeden oyuncuları şöyle bir araştırdım ve çok ilginç bilgiler buldum. Hadi gelin onlara birlikte bakalım ve birlikte şaşıralım!  1. Efsane rolleri reddeden oyuncular listemizin ilk sırasında "Matt Damon" yer alıyor. Kendisi "Avatar" ve "The Dark Knight" filmlerinden gelen teklifleri reddetti. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/87/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Matt Damon, IMDB'den çok iyi bir puan alan "The Bourne Ultimatum" ve "Invictus" filmleri için, tarihin en çok hasılat yapan 2 filmini reddetmek zorunda kaldı. Efsane oyuncuya Avatar filminde başrol, The Dark Knight filminde ise Harvey Dent karakterini oynama teklifi götürülmesine rağmen 2 teklifi de reddetti çünkü diğer filmlerde oynamayı tercih etti.  Matt Damon Filmleri ► 2. Will Smith  ise "The Matrix" filmindeki "Neo" karakterini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/85/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Sinema tarihinin en ünlü filmleri arasında yer alan "The Matrix" filmindeki ünlü "Neo" karakteri önce Will Smith'e teklif edildi, fakat Will Smith reddedince teklifi Keanu Reeves kabul etti ve Neo karakterine o hayat verdi. Yıllar sonra Will Smith bu film için "Ben olsam batırırdım Keanu Reeves çok iyi iş çıkardı" dedi.  Will Smith Filmleri ► 3. "Jack Nicholson", The Godfather filmi teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/15/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane "Baba" filmindeki Michael Corleone karakterini oynama teklifi önce Al Pacino'ya değil, Jack Nicholson'a götürüldü. Fakat Jack Nicholson, "Sinemada Hintlileri Hintliler, İtalyanları da İtalyanlar oynamalı" diyerek bu teklifi geri çevirdi.  4. Denzel Washington, "Se7en" filmindeki David Mills karakterini oynama teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/21/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hiç şüphesiz Se7en filmi, Brad Pitt'i çok yukarılara taşıyan bir filmdi. Filmdeki David Mills karakteri ise Denzel Washington'a teklif edilmiş fakat ünlü oyuncu bu filmi "Çok karanlık" bulduğu gerekçesi ile reddetmişti. Brad Pitt ise teklifi kabul etti ve şahane bir oyunculuk çıkardı.  Denzel Washington Filmleri ► Brad Pitt Filmleri ► 5. Sean Connery, Yüzüklerin Efendisi ve The Matrix filmlerini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/77/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane aktör Sean Connery,  ünlü film serisi "The Lord of the Rings" kadrosundaki Gandalf'ı oynamayı reddetti. Yine farklı bir zamanda The Matrix filmindeki Morpheus karakteri teklifi de usta aktöre götürülmüş fakat usta oyuncu bu teklifi de geri çevirmişti.  6. Kevin Costner, sinema tarihinin en ünlü filminde başrolü oynamayı reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/47/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 90'lı yıllarda sinemanın en ünlü aktörleri arasında olan Kevin Costner, sinemanın en ünlü filmi olan The Shawshank Redemption, yani Esaretin Bedeli filmindeki başrolü oynama teklifini reddetti. Yıllar sonra bunun için pişman olduğunu da dile getirdi.  7. Sylvester Stallone, Terminatör filminin başrolü olmayı reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/20/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] James Cameron, ünlü Terminatör filmi için önce Sylvester Stallone'u düşünmüştü fakat ünlü oyuncu teklifi reddetti. Bunun sonucunda teklifi Arnold Schwarzenegger kabul etti ve filmden sonra Stallone Arnold Schwarzenegger için "O bu rol için doğmuş" dedi.  8. Ve son olarak Leonardo DiCaprio, 90'lı yılların en iyi filmlerinden Boogie Nights kadrosunda oynama teklifini reddetti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/62/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Titanik gibi dünyaca bilinen bir filmde oynadıktan sonra aradığı projeyi tam bulamayan DiCaprio, Boogie Nights filminin başrolünde oynama teklifini geri çevirdi. Sonraları ise bu rolü Mark Wahlberg kaptı ve ortaya şahane bir film çıkmış oldu. DiCaprio ise sonraları verdiği röportajlarda "Keşke Boogie Nights filminde ben de olsaydım, o gün bu potansiyeli göremediğim için çok üzgünüm" demişti.  Leonardo DiCaprio Filmleri ► Görüldüğü gibi izlediğimiz pek çok ünlü film, bildiğimiz ünlü oyunculardan önce başka oyunculara teklif edilmiş fakat her biri de çeşitli nedenlerden dolayı bu büyük filmleri reddetmiş. Şimdilerde çoğu pişman olan bu ünlü oyuncuların yerinde siz olsaydınız neler düşünürdünüz? Hepsi tamam da Kevin Costner nasıl olur da Esaretin Bedeli gibi bir filmde oynama şansını elinin tersiyle iter, işte bu beni fazlasıyla şaşırttı... E ne diyelim.  Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►  
16b
1
7 yıl
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
Biliyorsunuz buradaki "Netflix" kategorimizde size izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. İşte o kategoriye ilk kez bizden, Netflix Türkiye imzalı bir film koyacağım diye sevinirken şu an oturmuş size bu cümleleri yazıyorum... Filmimiz malumunuz Netflix'in ilk orijinal Türk filmi "Yarına Tek Bilet"... Yayınlanması için zamanı iple çektiğim, "acaba farklı bir şey yapabildik mi?" diye merak ettiğim bu film beni epey üzdü.  Irkçılık Konulu Nefis Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Yarına Tek Bilet izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınız burada değil. Fakat "Yarına Tek Bilet konusu" ve "Yarına Tek Bilet yorum" gibi aramalar sonucu buradaysanız tam olarak aradığınızın burada olduğunu söyleyebilirim. Hadi şimdi gelin, Netflix imzalı "Yarına Tek Bilet" filmi neden olacak gibiyken olmamış ve ortaya başarısız bir film çıkmış ona bir bakalım. 1. Yol filmlerinde en önemli şey diyalogların derinliğidir, fakat bu filmde onu göremiyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/98/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Size geçtiğimiz günlerde burada tavsiye ettiğim 303 isimli nefis yol filmini izleyenleriniz vardır, yoksa da bir göz atın derim. İşte o film de bir yol filmiydi, fakat diyaloglar o kadar derindi ki, hem izleyip hem de pür dikkat karakterlerin ağızlarından çıkacak cümlelere odaklanıyorduk. Fakat bu filmde diyalogların derinliği neredeyse sıfır. E hal böyle olunca da filmi izlerken eliniz telefondaki bildirimlere gidiyor ve film arkada öylece akıp giden sıradan bir TV filmine dönüşüveriyor..   2. Dilan Deniz Çiçek hiç olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/15/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Metin Akdülger muhteşem bir oyuncu ve bu filmde de tam anlamıyla döktürüyor, fakat ya karşısındaki Dilan Deniz Çiçek? O ne yapıyor? Ezber replikler, yavan cümleler, duygusuz tavırlar... Eğer bu filmde Metin Akdülger'in karşısındaki kadın oyuncu farklı biri olsaydı, filme yorumum çok farklı olabilirdi. Ayrıca bazı insanlarda "küfür" çok eğreti durur ya hani, işte Dilan Deniz de onlardan. 3. Her 10 dakikada bir yeni bir şarkıya giren film mi olur? Müzik klibi mi bu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/16/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmde müzik kullanımı o kadar yoğun ki, geriye dönüp filme şöyle bir baktığımda kafamda bir filmden çok bir müzik klibi canlanıyor. Sürekli farklı şarkılar araya giriyor ve film boyunca birçok müziğe maruz kalıyoruz. Bu şarkıların da her biri farklı tarzda, bu da filmde kopukluğa yol açıyor. 4. Eski sevgilileri birbiri ile evlenen 2 kişi aynı trenin, aynı vagonunun, aynı odasında yan yana rast geliyor? Sanki 1 tık fazla olmamış mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/39/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Böyle senaryolar normalde şaşırtır ve bu tesadüfler izleyeni mutlu eder, fakat bu filmde şahit olduğumuz tesadüfler o kadar kötü duruyor o kadar yapmacık duruyor ki, film bir an gerçekliğini yitiriyor. Tabi ki de bu bir "film" fakat izleyici bir filmde "Böyle bir şeyin yaşanma ihtimali kaç?" diye sormak durumunda kalmamalı. Bu filmi izleyenlerin çoğu bu absürt tesadüfe "Yok artık!" diye tepki vermiş olabilir, en azından bende durum buydu. 5. Filmde duygu yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/47/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmi izlediğiniz için buradasınız ve size bir sorum var; Geriye dönüp baktığınızda filmden hangi duygunun tadı damağınızda kaldı? Ben söyleyeyim; Hiç! Bu çok sert bir eleştiri gibi gelebilir fakat bu bir gerçek. Filmde hiçbir duygu tam anlamıyla yaşanamıyor. Sadece kafası karışık olan 2 kişinin bazı anlarına tanıklık ediyoruz ve film böylece bitip gidiyor.  6. Fransız sinemasına özenilmiş fakat olmuş mu? Maalesef...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/18/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Alakasız bir anda şiir okumalar, karşıdakinin şiiri yarısında tamamlaması, tren içinde dans, İzmir kordonda yürürken eğlenceli hareketlerin yapılmaya çalışılması... Şimdi "E Kaan sen de, napsınlar hiç yapmasınlar mı?" diyenleriniz olacak; Yapsınlar, yapsınlar fakat sıkı film izleyenler bu hareketlerin birebir kopya olduğunu biliyor. Biz bunları biliyorsak, sinema sektöründekiler bunu hayli hayli biliyordur diye düşünüyorum. Bu özentivari hareketler izleyeni filmden fazlasıyla soğutuyor.    7. Oynanan karakterler bizim gerçekliğimizden çok uzak ve bu yüzden bir bağ kuramıyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/35/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Film Netflix sayesinde 160 ülkede aynı anda yayınlandı. Belki yaşananlar diğer ülkelerce çok normal olabilir, fakat biz Türkiye şartlarını ve yaşananları bildiğimiz için film bize çok uçuk geliyor. En azından benim için böyle... Filmdeki karakterlerin gerçeklik ile bağlantıları yok denecek kadar az, bu da bizim onlarla bağ kurmamızı engelliyor. Tatsız tuzsuz, farklı bir evrende geçen bir film izliyormuş hissine kapılıyoruz fakat sonra birden "İzmir", "Mavi Tren" gibi tanıdık şeyler duyup filme yaklaşıyoruz ama sonra birden tekrar karakterler gerçeklikten uzaklaşıyor ve doğal olarak biz izleyiciler de bağımızı tekrar yitiriyoruz.  NOT: Bu arada filmin sonunda Dilan Deniz telefonla, Metin Akdülger'in eski sevgilisini arayıp "Seninkini vazgeçirdim, operasyon tamam güvenle evlenebilirsin" gibi bir şey deseydi efsane olmaz mıydı? Sadece bir düşünce tabi... Filmde sevdiğim tek nokta, Metin Akdülger'in nefis oyunculuğu idi. Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Daha güzel projelerde karşılaşmak ve size de burada o film ve dizilerden uzun uzun bahsetmek dileğiyle...  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
2
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Bildiğimiz pek çok iyi bilim kurgu filmi var, peki ya daha kenarda köşede kalan bilim kurgu filmleri? İşte bugün bu içerikte size izleyip beğendiğim bu bilim kurgu filmlerini tavsiye etmek istiyorum... Bilim Kurgu kategorisi öyle çok kişi tarafından beğeniliyor ki, pek çok kişi her gün Google'a "Bilim Kurgu film önerisi" yazıp veya WhatsApp'tan eşine dostuna "Bilimkurgu filmi önerisi olan var mı?" konulu mesajlar atarak iyi bir bilim kurgu filmi bulmaya çalışıyor. İşte ben de bugün sizlere tam olarak bu ihtiyaca bir cevap olacak olan nefis bir bilim kurgu filmleri listesi hazırlamak istiyorum. Birazdan burada göreceğiniz filmlerin her birini de ben izledim ve yarattıkları ortamı, o atmosferi fazlasıyla beğendim. Umuyorum ki birazdan göreceğiniz bilim kurgu filmlerinin her biri size de bana olduğu gibi keyifli birkaç saat geçirtmeyi başarır... Hadi görelim! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=3ciyqTptIg8[/VIDEO] 1. İzlemenizi istediğim ilk bilim kurgu filmimiz Creator![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/92/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde; 2020'de Nolan'ın beyin yakan filmi TENET'in başrolünde görünce şaşırıp "kim abi bu adam" deyip araştırınca da çok beğendiğim oyuncu Denzel Washington'ın oğlu olduğunu görüp "Hee anlaşıldı.." dediğim JOHN DAVİD WASHİNGTON'ın yer aldığı bu bilim kurgu filmi, orta seviyedeki oyuncu kadrosu ve çok da sağlam olmayan senaryosunun dışında yarattığı evreniyle beni yakalamayı başardı.. İnsanoğlu ve yapay zeka arasında yaşanan bi savaşın tam ortasında kalan bi adamın verdiği mücadeleyi izlediğimiz bu filmde, kendimizi birden suya hiç değmeden ilerleyen deniz taşıtları, atmosferde dolaşarak yeryüzündeki istediği noktayı vurabilen dev gemiler, uzay araçları ve hatta robotların olduğu acayip bi dünyada buluveriyoruz. Açıkçası ben bu dünyayı gerçekten ilginç ve başarılı buldum diyebilirim. Bu tür farklı dünyaları konu alan izlenebilir bilim kurgu filmlerine pek rast gelemiyoruz, bu yüzden bence bi şans verin derim. Filme Git ►  2. Otherlife[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/49/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle bi düşünmenizi istiyorum; Özel bi ilaç alıp gözlerinizi kapatıyosunuz ve kendinizi örneğin nefis bi doğada kayak yaparken buluveriyorsunuz. Her şey öyle gerçek ki, 'burada aylarımı geçirebilirim' diye iç geçiriyosunuz. Sonra gözlerinizi açtığınızdaysa gerçek dünyada sadece 1 dakika geçtiğini fark ediyorsunuz... Nası olay ama? İşte filmimiz de insan beyninde sanal bi gerçeklik yaratıp zaman algısını değiştiren bi yazılımı geliştirmeyi başaran genç bi dehanın yaşadıklarına odaklanıyor.. Hükümet "Hapishanelerimiz doldu, gelin bu olayı mahkumlara uygulayalım, 10 yıllık hapsi 10 dakikada çözelim" gibi bi fikirle gelince de işler biraz karışıyor ve Black Mirror dizisi tadındaki filmimiz de böylece başlıyor... Gerçekten beklentimden yukarıda çıkmayı başaran bu bilim kurgu filmi, "Acaba.." deyip bu olayın gerçek olma ihtimalini bana düşündürmeyi başardı.. Bu filmi şu an ilk kez burada görüp, duyduysanız mutlaka bi göz atın derim. Filme Git ►  3. Upgrade[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/23/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde çoğu kişinin "E Tom Hardy değil mi abi bu.." diyerek şaşırdığı Logan Marshall Green'in yer aldığı bu film, oto pilotlu araçların günlük hayatta olağan şekilde kullanıldığı, teknolojinin had safhada olduğu bi dünyada yaşananları konu alıyor. Bi kaza sonrası felç kalan bi adamımız, kendisini iyi edeceği düşüncesiyle ilginç bi teknolojik gelişmenin ilk deneği oluyor ve filmimizin temposu da o andan sonra giderek artmaya başlıyor.. Yapay Zeka konusunu, vurdulu kırdılı sahnelerle de pekiştiren bu bilim kurgu filmi, sakin başlayan fakat sakin devam etmeyen o atmosferiyle beni yakalamayı başardı... Darısı başınıza :) Filme Git ►  4. The Blackout[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/86/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]The Blackout ismindeki bu Rus bilim kurgu filmiyse, gerçekten beni şaşırtmayı başaran yapımlardan biri... Hemen içimde kalmasın diye söylemek istiyorum; Bu film, Rusya'dan değil de Hollywood'dan çıkan bi film olsaydı, muhtemelen ilk kez şu an burada duyuyor olmazdınız... 2 buçuk saatlik bu ilginç Rus filmi, dünyada birden elektrik, uydu ağı gibi sistemlerin çökmesiyle başlayan süreçte yaşananları konu alıyor. Herkes "Bu bi saldırı mı?", "Neler oluyor?" derken sahaya gönderilen askerlerden de ürkütücü raporlar gelince işler giderek karışıyor.. İçindeki çılgın fikirleri, "Acaba?!.." dedirterek düşündüren bazı replikleri ve yoğun koşturmacasıyla "Kıyamet sonrası temalı filmler" listesine başarıyla girebilecek bi film oldu bu benim için. Üstelik bilim kurgusu ve efektleri de gayet yerli yerinde... Fakat hayati bir uyarı; Filmi Rusça konuşan oyunculara İngilizce dublaj ve üzerine altyazı ile değil, orijinal, kendi dilinde Türkçe altyazı ile izleyin derim.. benden söylemesi. Filme Git ►  5. Awareness[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/73/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı bu bilim kurgu filmiyse düşük IMDb puanı ve kötü oyunculuklarına rağmen bana kendini burada size tavsiye ettirmeyi başardı... Özel gücü sayesinde küçük çaplı dolandırıcılıklar yapan bi baba-oğulu izlediğimiz bu film ilginç bi dünyayı konu alıyor... Sadece bi göz hareketiyle kişilere yanılsama uygulayabilen gencimizin güçleri giderek artınca, bazı kişilerin de dikkatini çekiyor ve bi koşturmaca da böylece başlamış oluyor... Öncelikle dürüstçe söylemek istiyorum ki hikayenin işlenişi, oyunculuklar ve bazı çekim teknikleri ortalamanın 1 tık altında.. fakat şöyle 'özel güç' temalı, biraz X-Men, biraz da Tenet tadı aldığım bu Amazon Prime filmine - bu türü de seviyorsanız - bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Salyut-7[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/9/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Özellikle 'uzay' temalı filmlere göz atarken pek çok kişinin gözden kaçırdığı, Rus yapımı olunca reklamının da yeteri kadar yapılmadığı bu filmimiz, 1980'li yıllarda yörüngede enerjisi kesilip öylece asılı kalan Rus uzay istasyonunun kurtarılma sürecini konu alıyor... Bildiğiniz gibi UZAY, ABD ve Rusya'nın yani bi zamanlar sovyetlerin en önemli yarış alanlarından biri. Bu yüzden Rusya bu önemli istasyonu orada savunmasız bırakmamak için elinden geleni yapıyor ve film de işte bu operasyonu konu alıyor... Film, kesinlikle beklentimin üzerinde çıkmayı başardı ve başından sonuna kadar beni sürükledi diyebilirim... Bence kesinlikle bi şansı hak ediyor... "Kaan demişti" dersiniz. Filme Git ►  7. In the Shadow of the Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/39/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse, 9 yılda bir ortaya çıkan bi seri katilin peşine düşen bi polisin yaşadıklarını konu alıyor... "E kaan bilim kurgu diyorduk, polisiyeye mi geçtik?" dediğinizi duyuyor ve devam ediyorum; Filmimizdeki katil öyle farklı yöntemler ile kurbanlarını avlıyor ki, davayı inceleyen dedektifler ne kadar inceleseler de hep elleri boş dönüyorlar. İşte tam da bu sırada devreye giren cevval bi dedektif ise tam anlamıyla yemiyor, içmiyor ve hem bilim kurgu, hem de gizem türündeki bu çözülemeyen olaylara derinlemesine dalıyor. Sürekli merak ettiren kurgusuyla bulmacayı yavaş yavaş çözen filmlerden biri bu... İçindeki o bilim kurgu dozu da gayet yerinde... Gizemi yer yer ağır bassa da farklı bi dünya sunmayı başarıyor bu Netflix filmi, bi şans verin derim. Filme Git ►  8. The Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/47/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]2023'te çıkan The Moon ismindeki bu Kore filmini aynı isimli 2009'da çıkan ve benim de çok sevdiğim Moon filminle karıştırmayın derim... Filmimiz, Ay'a gitmek için yola çıkan 3 Koreli astronotu ve sonrasında yaşananları konu alıyor... Astronotlarımızdan 1 tanesi, kendini birden çok başka bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasında buluyor ve işte film de bize, başından sonuna kadar bu süreci an be an aktarıyor... Biliyosunuz Kore filmleri her zaman çok fazla dramatik ve karakterlerimiz de çok fazla tepkili oluyor. Bu yüzden bu kısımları es geçip, sadece 'uzay' konusuna odaklanın derim. Hem heycanlı, hem de 'çılgın' fikirlere sahip olayları izliyoruz filmde. Üstelik hem de uzayda... Sağlam da bi dram içeren bi uzay filmi bu... Benden söylemesi. Filme Git ►  9. Ve Vesper...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/19/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Vesper ismindeki bu bilim kurguysa, ekosistemin çöktüğü bi dünyada hayatta kalmaya çalışan 13 yaşındaki bi çocuğu konu alıyor. Ufaklığımız hem bu bitmiş dünyanın kalıntıları arasında yaşama tutunmaya, hem de hasta babasını biraz daha hayatta tutmaya çalışıyor... Öncelikle ağır işleyen fakat oluşturulan atmosferiyle beni yakalamayı başaran bi film bu. Görsel açıdan gayet başarılı... Müzikleri de oldukça keyifli. Hikayede eksiklikler yok mu? İllaki var, fakat 'kıyamet sonrası dünya' temalı işleri sevenler için bu film birkaç yeni şey söylemeyi 'bence' başarıyor... Yeni ve farklı cihazlar, ilginç canlılar ve hepsinin ortasında değişmeyen bi dünya düzeni... Günlerce aklınızdan çıkmayacak bi film değil bu. Fakat yıllar sonra olabilecekleri düşündürmesi açısından bence gayet de ortalamanın 1 tık üzerinde bi 'farklı dünya' filmi bu. Karar sizin... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
1 yıl
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
Oha! Dedirten Göndermeleriyle; "Mother!" Filmi Neyi Anlatıyor?
2017 yapımı Mother! filmi, günümüzden 4 yıl önce çıkmış olmasına rağmen hala pek çok kişi tarafından keşfedilmemiş bir yapım. İzleyenler ise "Mother filmi konusu ne?" ve "Mother filmi incelemesi" gibi aramalar sonucu kafalarındaki yüzlerce soru işaretine cevap arıyor... Ben de bugün kolları sıvadım ve Mother filmini anlamayanlar için çok basit ve kolay anlaşılır bir şekilde filmin bir incelemesini yazmak istedim. Filme Git ► İzleyenin sevmediği fakat altındaki mesajları öğrenince birden aşık olduğu bu filme biraz yakından bakalım istiyorum...Hadi gelin şimdi Mother! yani Anne! filmi aslında neyi konu alıyor? Hangi sahne hangi olayı, hangi karakter tarihteki hangi ismi tasvir ediyor birlikte bir göz atalım ve şöyle sağlam bir şaşıralım! Hadi! Öncelikle izlememiş olanların olduğunu düşünerek Mother! filmi konusundan bahsetmek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/46/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, evlerini yeni yeni kurup, bazı tamir ve düzenleme işlerini adım adım yapmaya çalışan bir çifti konu alıyor. Fakat bir gün çıkıp gelen bir misafir bazı olayları tetikliyor ve bir şeyler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. İşte biz de 2 saat boyunca ağır işleyen bu süreci izliyoruz. Filmi izlediniz ve anlamadınız mı? Dert etmeyin! Gelin; kafanızdaki taşları bir bir yerlerine oturtalım... Başlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/65/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Az önce Tanrı'yı ve insanoğlunun yaratılma sürecini izlediniz... ● Adamımız Tanrı'yı temsil ediyor. Başrolümüz, ünlü yazarımız; Yani Javier Bardem bu filmde Tanrı'yı tasvir ediyor. Muhtemelen fark etmediniz fakat filmin en başında gördüğünüz kadın Jennifer Lawrence değildi. Farklı bir kadın yok oldu ve Tanrı ondan aldığı kristali (sevgi-kutsal ruh) yerine koyarak hayatı başlattı. ● Kadın Doğa'yı temsil ediyor. Film boyunca panik halinde gördüğümüz Jennifer Lawrence'ı ise Doğa Ana-Meryem Ana olarak izliyoruz.  ● "Ev" ise dünyayı temsil ediyor. Film boyunca Jennifer Lawrence'ı yani Doğa Ana'yı dünyayı çekip çevirirken izliyoruz. En ince ayrıntısına kadar çalışıyor ve her bir köşesini özenle inşa ediyor.  ● Tanrı, yani yaratıcı; Evreni, Dünyayı ve Doğayı yaratıyor. Fakat 'yalnız kalmalıyım' diyerek başka ilhamlar arıyor. Bu sürede Jennifer yani Doğa Ana da duvara gri ve sarı 2 çizgi çiziyor. Bu Ay ve Güneş'i temsil ediyor. Sonrasında ise lavabo ve şömine sahnelerini izliyoruz. Bu da artık dünyada Su ve Ateş'in de yer aldığını bize gösteriyor. Sıra ise insanoğlunda... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/54/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● Ve Tanrı insanı yarattı; "Adem"; Bir akşam kapı çalıyor ve bir doktor geliyor. Bu kişi gelir gelmez evde bir huzursuzluk hakim oluyor. Doğa Ana'nın karnında ağrılar baş gösteriyor. İnsanın kendine zarar vereceğini düşünüyor. Sonrasında raflardaki kitapları gören adam, Tanrı'ya "Bunları yazan siz miydiniz? hayranınızım, kitaplarınız hayatımı değiştirdi" diyor. Hemen akabinde ise tanrının üzerine titrediği kristali görüp dokunmak istiyor. Tanrı buna izin vermiyor.  ● Havva geliyor! Doğa Ana gece kalkıp yanında eşini göremeyince hemen aşağıya iniyor ve ikiliyi banyoda görüyor. Tam o esnada Tanrı, Doktorun kaburgasındaki yarayı kapatıyor. Bu sahne, tüm dinlerde geçen Havva'nın, Adem'in kaburgasından yaratılmasını tasvir ediyor. Sabah ise kapı çalıyor ve Havva geliyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/252/11/oha-dedirten-gondermeleriyle-mother-filmi-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] ● İnsanoğlu cennetten kovuluyor... Adem ile Havva, Doğa Ana'nın girilmesinin yasak olduğunu söylediği odaya girip Tanrı'nın çok değer verdiği Kristali kırıyor. Tanrı bağırıyor ve herkes korkuyor. Bu sahnede yasak meyvenin yenildiği resmediliyor. Ardından oradan çıkan adam ve kadın birlikte oluyor ve çocuklar dünyaya geliyor. ● Habil ve Kabil sahnesi... Eve gelen çocuklar tartışmaya başlıyor ve bir cinayet yaşanıyor. Tartışma miras yüzünden oluyor ve tıpkı kutsal kaynaklarda bahsedilen Habil ve Kabil kardeşlerin yaşadıklarını temsil ediyor. İlk kan dökülüyor ve ev yani "Dünya" ilk yarayı alıyor. Yerdeki kan lekesini çıkarmaya çalışan Doğa Ana, bunu başaramıyor ve üzerine halı çekiyor. Kan evde bir delik oluşturuyor ve evin zemininde cehenneme açılan bir kapı görüyoruz. Buradan çıkan "kurbağa" ise felaketleri ve dünyanın sonunun buradan olacağını bize gösteriyor. ● Doğa Ana her bocaladığında sarı bir su içiyor. Ben bunun "Güneş" olarak tasvir edildiğini düşünüyorum. Filmde cevabı verilmiyor fakat Doğa Ana her kötü hissettiğinde Güneş'ten güç almaya çalışıyor da denilebilir. ● İnsanoğlu çoğalıyor... Cenaze sonrası eve gelenler o kadar artıyor ki Doğa Ana çok rahatsız oluyor. Tanrı ise "Bu insanların anlattığı hikayeleri duyman lazım!" diyerek eğleniyor. Burada İnsanoğlu'nun binlerce yıldır uydurduğu(!), yazdığı, inandığı ve uğruna kurbanlar, adaklar verdiği Mitolojik efsanelere atıfta bulunuluyor. Tanrı bunları komik buluyor. ● Su borusunun patlaması ise Nuh Tufanı'nı temsil ediyor... İnsanlar birden çoğalarak eve yani dünyaya zarar vermeye başlayınca Doğa Ana kızıyor ve sonrasında patlayan lavabo borusundan sular fışkıyor. Bu olaydan hemen sonra evdeki herkes etrafa kaçışıyor. İşte burada Nuh Tufanı'nı izliyoruz.  ● Ve sarı içecek dökülür... Tanrı ve Doğa Ana birlikte oluyor ve hemen sonraki sabah, Tanrı ilhamla dolup yazmaya başlıyor. Doğa ise "Ben gidip kıyameti başlatayım..." diyerek esprili bir şekilde gidip içtiği sarı toz içeceği (Yani Güneş'i) döküyor. İşte bu sahne Küresel ısınmayı, yani dünyanın sonunun başlangıcını bize gösteriyor.  ● Tanrı eserini bitirir... Doğa Ana bunu kutlamak için nefis bir yemek hazırlıyor fakat birden yine eve insanlar gelmeye başlıyor. Gelenler Tanrı'ya hayranı olduklarını söylüyor ve birden ev bu kalabalık tarafından istila edilmeye başlanıyor. Doğa Ana "Burası benim evim" dese de insanlar "Şair (yani Tanrı) buranın hepimizin evi olduğunu söylüyor" cevabı alıyor. Ev yağmalanıyor. ● Ve kıyamet!... Doğa Ana bu kaosun içinde bebeğini dünyaya getiriyor fakat insanoğlu bebeği severken öldürüp yiyor. Bu sahnede o kişiler, Dini kullananları, Kilise gibi geçmiş tarihte yıllarca insanları sömürenleri temsil ediyor. Doğa Ana ise daha fazla dayanamıyor ve Adem'den aldığı bir "Çakmak" ile tüm dünyayı yakıyor. Bu da kıyameti temsil ediyor. Fakat sonrasında Tanrı'yı görüyoruz. Zarar almamıştır ve Doğa Ana'nın bedeninden bir Kristal çıkarır ve onu yerine koyar. Gün aydınlanır ve yatakta farklı bir kadın görürüz. Tanrı'ya seslenerek uyanır.  Ve döngü tekrar başlar... Yani dünya yaratıldı, biz insanoğlu dünyaya geldi ve kendi elimizle gezegenimizin sonunu getirdik. Hepimiz yok olacağız ve her şey yeniden başlayacak... İşte filmin özeti tam olarak bu. Ayakta alkışlanası.   ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
45b
0
5 yıl
2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!
2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!
Her yıl büyük bir heycan ile bekleyip takip ettiğimiz Oscar Ödülleri 2022'de de sahiplerini buldu. Oscar Ödül Töreni gerçekleşti ve ödüller sahiplerini buldu. Her ne kadar Will Smith'in geceye ve Chris Rock'a attığı tokat çok konuşulsa da, verilen ödüller bu hareketin gölgesinde kalmamalı. Hadi gelin şimdi Oscar 2022'de hangi film hangi ödülü kazandı, artık hangi oyuncular "Oscar ödüllü oyuncu" olarak anılacak, hepsine birlikte şöyle bir göz atalım... İşte karşınızda 2022 Oscar ödülü kazanan yapım ve oyuncuları! Öncelikle "En İyi Film" Oscar'ı benim de çok sevdiğim ve size de burada şiddetle tavsiye ettiğim nefis film CODA'ya gitti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/10/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM]Coda, işitme engelli bir ailenin işitme engeli olmayan genç bir kızını konu alıyor. Genç kızımız zorlu şartlarda hayallerinin peşinden koşmaya gidiyor... Filmi izleyen pek çok kişi "coda ne demek" diye düşünmüştür. Hemen aydınlatayım; CODA, Children Of Deaf Adults yani İşitme Engelli Ebeveynlerin Çocukları anlamına geliyor. Filme Git ►  En İyi Erkek Oyuncu ödülüyse King Richard filmindeki rolüyle Will Smith'e gitti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/19/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM]Tenis kortlarının en ünlü kardeşleri Venus ve Serena Williams'ın babalarını oynayan Will Smith, bu rolüyle Oscar'ı kaptı. Filme Git ►  En İyi Kadın Oyuncu - Jessica Chastain (The Eyes of Tammy Faye)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/77/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Yönetmen - Jane Campion (The Power of the Dog)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/40/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Uluslararası Film - Drive My Car[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/3/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Kurgu - Dune[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/89/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] Filme Git ►  En İyi Sinematografi - Dune (Greig Fraser)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/59/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Görsel Efekt - Dune[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/98/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Prodüksiyon Tasarımı - Dune[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/12/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Kostüm Tasarımı- Cruella (Jenny Beavan)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/85/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] Filme Git ►  En İyi Ses - Dune[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/62/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Orijinal Film Müziği - Dune[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/23/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Orijinal Şarkı - No Time to Die (No Time to Die - Billie Eilish)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/60/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Uyarlama Senaryo - CODA (Sian Heder)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/80/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Orijinal Senaryo - Belfast (Kenneth Branagh)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/53/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Animasyon - Encanto[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/54/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Troy Kotsur (CODA)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/75/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] Ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ise Ariana DeBose (West Side Story) oldu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/280/63/2022-oscar-odulleri-verildi-hangi-film-hangi-odulu-aldi-tokat-gibi-gece-780x439.png[/RESIM] ● "Kaan tüm bunlar iyi güzel de şöyle 2022 bitmeden kaçırmadan izle dediğin bir şeyler var mı?" derseniz de YouTube kanalımızdaki şu video sizin ilacınız olabilir... Hadi tadını çıkarın! Nice Oscar'larda görüşmek üzre![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=dYU6IPYMmqg[/VIDEO] [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.4b
0
4 yıl
Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları Kimler? Kim Hangi Karakteri Oynuyor?
Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları Kimler? Kim Hangi Karakteri Oynuyor?
Sadece 2 gün önce yayınlanan Netflix imzalı Türk dizisi Bir Başkadır beni o kadar etkiledi ki hakkında hem şu incelemeyi hem de dizideki repliklerin bulunduğu şu içeriği hazırladım. Fakat ya oyuncuları?... Bir Başkadır dizisi oyuncuları kimler? Hangi oyuncu hangi karaktere hayat veriyor? İşte bu içeriğimde de sizlere Bir Başkadır dizisi karakterlerinden ve onları oynayan oyunculardan bahsetmek istiyorum.  Bir Başkadır Replikleri İçin Tıkla ►  Ben diziyi izlerken en çok da oyunculuklardan etkilendim. Her karakterin de altı çok dolu ve her oyuncu da büründüğü karakterin gerçekten hakkını vermiş. Hadi gelin şimdi Bir Başkadır dizisi karakterleri ve oyuncularını birlikte tanıyalım.  Meryem - Öykü Karayel[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/17/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Öykü Karayel, dizide "Meryem" adlı bir karaktere hayat veriyor. 'Hayat veriyor' diyorum çünkü tam anlamıyla Meryem rolünü yaşatıyor. Öyle iyi bir oyunculuk sergiliyor ki, izlerken Meryem'i gerçek hayatta bir yerlerde gördüğünüze kesinlikle emin oluyorsunuz... Öykü Karayel'in Instagram hesabında şu an 1.6 Milyon takipçisi bulunuyor. Olur da bu içeriğe aylar sonra denk gelirseniz hemen gidip hesabına göz atın ve bu süre zarfında ne kadar takipçi kazandığını az çok tahmin edin diye güncel takipçi sayısını da yazmak istedim. Ayrıca 2018'de şarkıcı Can Bonomo ile evlenen Karayel, 1.55 boyunda ve 30 yaşında. Sinan - Alican Yücesoy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/3/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Son bölümlere kadar hakkında pek bir şey bilmediğimiz Sinan karakterini de Alican Yücesoy oynuyor. Oyunculuğunu sevdiğim ve özellikle sinemaya kendisini çok yakıştırdığım Yücesoy'u Instagram'da 118 Bin kişi takip ediyor. Ayrıca Altın Portakal'da En İyi Erkek Oyuncu ödülü alan Yücesoy, şu an 38 yaşında. Peri - Defne Kayalar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/84/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]45 yaşındaki Defne Kayalar ise Peri karakterine hayat veriyor. Aklımda en son Medcezir dizisindeki rolüyle kalan Kayalar, gerçekten rolünün hakkını veriyor. Kendisini Instagram'da şu an 134 Bin kişi takip ediyor.  Yasin - Fatih Artman[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/14/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]İşte oyunculuk!... Evet, Fatih Artman'ı ne zaman bir yerde izlesem içimden böyle mırıldanıyorum... Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Ağzından salyalar çıkararak kızıp, gözlerinde yaşlarla duygusallaşabiliyor. Dizimizde de Yasin karakterine hayat veriyor. Oyuncu olarak çok başarılı bulduğum Artman'ı Instagram'da 139 Bin kişi takip ediyor. Ayrıca Fatih Artman, 1.89 boyunda ve 32 yaşında. Ruhiye - Funda Eryiğit[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/57/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Dizinin en naif, en sakin, en yumuşak yanıydı Ruhiye karakteri... Onu oynayan Funda Eryiğit gerçekten çok güzel ve çok başarılı bir oyuncu. Bundan sonra yer alacağı tüm yapımları yakından takip edeceğim. Ha unutmadan Instagram'da da 235 Bin takipçisi bulunuyor. Fakat hızla artacağından eminim. Ayrıca kendisi 36 yaşında ve 1.66 boyunda. Gülbin - Tülin Özen[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/71/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar adı 2 gündür dizideki üstsüz sahnesiyle konuşulsa da, kendisi gerçekten nefis bir oyuncu. Sinirlendiğinde yüzüne taktığı o gülümseme, her oyuncunun harcı değil. Dizimizde de diğer bir psikolog olan Gülbin karakterine hayat veren Özen, Instagram'da 200 Bin kişi tafından takip ediliyor. Ayrıca hiç göstermese de kendisi 40 yaşında ve ayrıca da 1.63 boyunda. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.