The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

24 Ekim 2022
18b
3 Yorum
The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

Amazon Prime'da "Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri" dizisi sezon finali yapınca pek çok kişi "Ne izlesem?" boşluğuna düştü. İşte Amazon da bu boşluğu nefis bir şekilde doldurdu ve yeni The Peripheral dizisini hemen yayına aldı. The Peripheral dizisi benim de yayınlanmasını beklediğim ve 'iyi' olduğunu tahmin ettiğim yeni diziler arasındaydı. Diziyi izledim ve the peripheral dizisi konusu ne? The Peripheral dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için kolları sıvayıp size bu diziden kısaca bahsetmek istedim.

METAVERSE Temalı Filmler ► 

Hadi gelin şimdi Amazon Prime Video'nun yeni yayınlamaya başladığı The Peripheral dizisi konusuna, oyuncularına ve en önemlisi de izlenebilirliliğine şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi!

Yorumuma geçmeden önce size The Peripheral dizisi konusundan biraz bahsedeyim...

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Dizimiz, küçük bir kasabada hasta annesi ve savaş gazisi ağabeyiyle yaşayan genç, yetenekli ve güzel bir kadının yaşadıklarını konu alıyor. 2030 ve 2100 yıllarında yaşananları işleyen dizimizde, VR dediğimiz sanal gözlükler ile oyun oynamanın oldukça yaygın olduğu bir zaman dilimine konuk oluyoruz. Genç kızımız ise bu konuda oldukça yetenekli. Ağabeyinin geçemediği bölümleri hemen bir çırpıda geçiveriyor. İşte bu yeteneği fark eden büyük bir şirket de ona direkt olarak insan beynine ve sinir sistemine bağlanan bir VR gözlük gönderip "Bu yeni ürünümüz, denemen karşılığında şu kadar da para veriyoruz..." diyor ve genç kızımız kendini birden sanal mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamadığı bir dünyada buluyor. İşte The Peripheral isimli bu dizimizde, izleyici olarak biz de kendimizi bu farklı dünyada buluyoruz.

Bu dizi beni yakalamayı başardı!

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
İçinde hem zamanlar arası yolculuk, hem de METAVERSE gibi geleceğimizin dünyasını işleyen bu dizi beni yakalamayı başardı. Dizinin atmosferini, kullanılan görsel efektleri, tasarlanan irili ufaklı cihaz/aparat/eşyaları başarılı buldum diyebilirim. İyi bilim kurgu filmlerine nazaran, iyi bilim kurgu dizilerine çok rast gelemiyoruz ne yazık ki. Bence bu dizi, bu fantastik-bilim kurgu dizisi yokluğunda, özellikle benim gibi bu türe ilgi duyanlar için çölde vaha gibi. Ha olumsuzlukar yok mu? Var.. Onlara da birazdan aşağıda değineceğim.

Dizinin arkasında, nefis dizi Westworld'ün yapımcıları var!

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
The Peripheral dizisini izleyen herkes, (eğer daha önceden izlemişse) hemen Westworld dizisindeki tadı alacaktır. Bu gayet normal çünkü The Peripheral dizimizin arkasında da Westworld dizisi yapımcıları Lisa Joy ve Jonathan Nolan yer alıyor. Ayrıca dizi, William Gibson tarafından yazılan aynı adlı kitaptan uyarlama. Bu açıdan bakınca da, bu dizinin oldukça uzun soluklu bir yapım olacağını söyleyebiliriz.

"Kaan hiç mi olumsuz yorumun yok?" diyenler için...

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!
Diziyi genel olarak beğensem de oyunculukların (belki de atmosfer gereğidir, bilemiyorum) tümünde bir donukluk hissettim. Fakat tüm oyuncularda böyle hissedince, bunun dizinin genel temasıyla ilgili olduğunu düşündüm. Fakat eğer değil ise, dizide çok üst düzey oyunculuklar görmediğimi söylemek isterim. Bunun yanında takvimlerin 2100'leri gösterdiği yıllarda daha gelişmiş bir toplum ve çok daha uçuk bir dünya görmek beni çok daha mutlu ederdi, ne bileyim... 

- - - - - - - - - 

Özet: Amazon Prime Video'da yayınlanmaya başlayan The Peripheral ismindeki bu yeni dizi, özellikle fantastik-bilim kurgu türünde izleyecek bir şeyler arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Metaverse, zamanda yolculuk ve TENET filmindeki gibi farklı bir şeyler sunmayı başaran bu dizi, bence izlenebilir bir yapım... Karar sizin. Üstelik sürükleyiciliği de oldukça fazla... Ayrıca bu yapımın yayına girdiğini bana haber verip hemen izlememi sağlayan aranızdan Serhat'a da teşekkürler ediyorum. 

- - - - - - - - - 

● The Peripheral dizisi Netflix'te var mı? Maalesef. Dizi Netflix'te bulunmuyor. Amazon dizisi olduğu için, Amazon Prime Video'da izlenebilir.

● The Peripheral dizisi kaç bölüm? Dizi, 8 bölümden oluşuyor. Bir kitap uyarlaması olduğu için birkaç sezon sürecek uzun soluklu bir dizi olduğunu söyleyebiliriz.

● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Chloe Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr paylaşıyor.

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

Modunu Seç ►

The Peripheral: Amazon Prime'ın METAVERSE Konulu Yeni Fantastik Bilim Kurgu Dizisi!

listesine yorum yap!
Dilara Ç.
Dilara Ç.
09 Haziran 2025
Beğendiğim dizilerden biri keşke ikinci sezonu da gelsin dediğim dizilerden biri bir türlü ikinci sezon gelmiyor, iptal olmuş çok üzüldüm.
dejavu
dejavu
03 Mart 2025
Sıkı Üye
Konusu Westworld benzeri ki yapımcısı da aynısı olması ile beraber endişe içinde başladım ama eşimle beraber hala neden yeni sezonu gelmedi diye isyan bayraklarını çektik. Orta klasmanın bir tık üstü.
Godofphilosophy
Godofphilosophy
24 Ekim 2022
Başlangıç için izleyecisini elinde tuttuğunu düşünüyorum. Sanal dünyanın gerçekçiliğini yaşamayı sevenlerdenim. Bu sebepten bilim kurguya aksiyon ve gerilim dahil oldu mu kaliteli ellerde güzel diziler çıkıyor. Sezonu bitirince aynı fikirde miyim değil miyim diye tekrar yazacağım :) Bence izlemeye başlamalısınız ✌
the peripheral dizisithe peripheral dizi konusuthe peripheral konusuthe peripheral dizi izlegüncel dizi tavsiyelerimetaverse dizisimetaverse konulu dizien yeni yabancı dizilerthe peripheral oyuncularıthe peripheral dizisi yorumbilim kurgu dizileri
EN AKTİF ÜYELER
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Size birkaç hafta önce şu yazımda, Netflix dizilerine olan mesafemi kapatmayı başaran nefis bir diziden bahsetmiştim. Ben "Daha 3-4 ay iyi bir Netflix dizisi tavsiye etmem herhalde..." diye düşünürken işte bugün karşınızdayım ve sizlere taze taze, dumanı üstünde gayet iyi bir Netflix dizi önerisi vermeye geldim. Söz konusu bu dizinin adı "I Am Not Okay with This" ve eğer bu içeriğe "I Am Not Okay with This izle" gibi bir arama sonucu ile yolunuz düştüyse istediğinizi bulamayacağınızı peşin peşin söylemek istiyorum ki zaman kaybetmeyin. Eğer bu diziyi izlemek istiyorsanız bu içeriğin en sonundaki butonu kullanmanız gerekecek.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi bu yeni Netflix dizisi I Am Not Okay with This nasıl bir şey? Konusu ne? Türü ne? Neden izlenmeli? gibi sorularınıza tek tek cevap verip sizi bu dizi ile baş başa bırakayım... Hem de SPOİLER'sız! Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix yapımı I Am Not Okay with This dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/5/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizimiz, babasını trajik bir şekilde kaybeden liseli bir kıza odaklanıyor. Zaten ergenliğin getirdiği can sıkıcı durumlar ile mücadele ederken bir de kendindeki bazı tuhaf durumları fark ediyor genç kızımız... Pek arkadaşı olmayan, ailesi ile sorunları olan ve günlük hayatında kafa sesi olarak, çoğu şeyi içinden söyleyen, düşünen, içine kapanık kızımız, fark ettiği tuhaflıkların da artmasıyla, kendini birden farklı bir dünyanın içinde buluyor. İşte dizi de tüm bunları ve fazlasını konu alıyor.  20 dakikalık bölümler![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/77/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerini izlerken her bölümün ortalama 20 dakika olması beni cezbetmişti. Fakat diziyi severek izlediğimi fark edince, keşke bu süre biraz daha artsa diye düşünmeye başladım. Muhtemelen bu dizi, kısa bölüm süreleri ile sizi de ilk başlarda çok mutlu edecek. Fakat eminim, 10'ununuzdan 8'i, ilerleyen bölümlerde "Keşke bölümler biraz daha uzun olsa" diye iç geçirecek... Kaan demişti dersiniz.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/51/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Lise, yani gençlik dizisi ama içinde abartı efektler ya da laçka halindeki tatsız muhabbetler yok. Bir genç kızımız var ve o ergenliğini sorgularken siz de kendinizin o yaşlarındaki haline gidiyorsunuz. Genç kızımız kendinde bazı tuhaflıkları fark ediyor ve siz yine kendinizi onun yerine başarıyla koyabiliyorsunuz. Bence bir dizi ya da filmde, kendinizi söz konusu kişinin yerine rahatça koyabiliyorsanız o yapım olmuş demektir. Bu dizi, beni bu yönden yakalamayı başardı ve tam da bu yüzden "izlenir" deyip, tutup buraya size tavsiye etmeye getirdim.  Müzikleri, renkleri, atmosferi, kısacası her şeyi ile bir gecede izleyip bitirebileceğiniz bir dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/69/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin müzikleri, sahne geçişleri, pastel renkleri ve atmosferi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bu yönlerden benzettiğim diziler var ama şimdi "Haa ona benziyorsa..." diye düşünüp izlemeden fikir sahibi olmayın diye söylemek istemiyorum... Kısa bölümleri ile çerez gibi 1 gecede silip süpüreceğiniz bu Netflix dizisini mutlaka izleyin derim. Olmuş bu, aferin Netflix.  Son olarak dizimizin oyuncuları da şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/49/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Ana kadroda Sophia Lillis, Sofia Bryant ve Wyatt Oleff gibi isimler bulunuyor.  Hemen şimdi izlemeye başlamanızı önerdiğim bu diziye aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve yine hemen aşağıdan fragmanını izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=AWjW9tjKjhk[/VIDEO] Diziyi İzle ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
1
5 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi her ne kadar da 3. bölüm kadar malzeme bulunmasa da Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Geçen hafta Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Bu bölümde giderek yalnızlaşan bir kraliçe izledik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/98/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü benim için aksiyonu az, fakat etkisi çok olan bölümlerden biri oldu. Bölümdeki o kasvetli hava, entrikaların yavaş yavaş başlaması beni huzursuz etti. Fakat huzursuz edebiliyor olması güzel çünkü bu beni etkilediğini gösterir. Ha bir yandan da "Daha dün hayatınızın savaşını verdiniz, bugün hemen entrika hemen dedikodu..." şeklinde yakarışlarda da bulunmadım değil. Daenerys, zaten Jorah'ı kaybedince iyice yalnız kalmıştı, bu bölümde artık daha da yalnız kaldığına şahit olduk.  Önce Jorah, sonra Rhaegal, sonra da Missandei gitti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/68/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yukarıda da bahsettiğim gibi kraliçemiz Dany giderek yalnızlaştı. Onu aldığı her fevri kararda frenleyen kişi Jorah, hayatını kaybetti. Ejderhası suların altına gömüldü ve son darbe de acı bir şekilde geldi. Missandei çok acı bir şekilde infaz edildi...  İhale Jon'a kaldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/23/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]  Aslında bu bölüm Dany için fazlasıyla üzüdüm. Sen gel o kadar yoldan, onca asker getir üstüne bir de ejderhalarını peşine tak, mücadele et ama savaşın galibi duvar arkasında mavi doğalgazdan korunmaya çalışan Jon olsun... Biraz erkek egemenliği biraz da Kuzey Jon'un olduğu için halkı "Kral" diyerek Jon'u bu savaşın galibi ilan etti. Oysa hançeri saplayan Arya, kraliçeyi korurken hayatını kaybeden Jorah ve ejderhalarıyla birlikte askerlerini bu dava uğruna feda eden kişi Dany'di...  Gelelim Missandei’nin ölmeden önce söylediği "Dracarys" sözüne... Ne anlama geliyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/69/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Hemen söyleyeyim. Missandei'nin ölmeden birkaç saniye önce Dany'nin gözlerinin içine bakıp söylediği bu son sözü "İntikamımı al" anlamına geliyor. Yani diyor ki bu şehri yak, kimseye acıma, intikamımı al.  Rhaegal havada arbaletler ile vuruldu ve Dany çıldırdı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/21/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderhası, çocuğu öldürülen Dany'nin nasıl çıldırıp düşman üzerine at sürer gibi ejderhasını gemilerin üzerine gözü kara şekilde sürdüğüne şahit olduk. İşte dizi burada bize artık Dany'nin tam anlamıyla çıldırdığını, doğru kararlar alamayacağını ve artık birçok hata yapacağını göstermiş oldu. Yani önümüzdeki bölümlerde çok büyük hatalar izleyebiliriz, Kaan demişti dersiniz. Gelelim Sansa sinsiliğine... Puh sana![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/70/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]  Jon ve Daenerys, aralarındaki hayati bilgiyi sır olarak tutacaklarına söz verdiler. Fakat Jon bir süre sonra bunu "Ailem" dediği kardeşleri ile paylaştı. Hemen sonrasında ise Sansa bu bilgiyi kullandı ve "İki kişinin bildiği sır değildir" diyerek bunu Tyrion'la da paylaştı. Çünkü bu bilginin bazı şeyleri değiştireceğini biliyordu. Dany "Kraliçeyim" diye dolaşsa da aslında tahtın bir varisi daha olduğu gerçeğini gizlemek yerine hemen yaydı. Sansa, Kuzey'i ve Jon'u elinde tutmak için her şeyi yapıyor ve yapmaya da hazır.  Ulu Kurt, Ghost'a kuru kuru veda...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/41/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] 3. bölümde ölülerin üzerine koşan Jon'un kurdu Ghost bir süre sonra gözden kaybolmuştu. O bölümün incelemesinde bu konuya da değinmiş ve Ghost gibi bir karaktere zaman ayrılmadığı için kızmıştım. Bu bölümde de aynısı oldu. Jon Ghost'a kuru kuru veda etti. Dokunmadı, yaklaşmadı bile... Bu kadar önemli ve hikayenin temelinde bulunan bir karakter nasıl böyle bir çırpıda silindi hayret ettim doğrusu. Senaristleri alkışlıyorum... Görsel efektlere ayrılan bütçenin sonuna geldik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/94/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Hem kurt Ghost, hem de ejderha Rhaegal diziden çıktı... Görsel efektleri ile ünlü, her bölümü bir film bütçesi ile çekilen bu denli büyük bir dizide, bütçe sıkıntısı olabilir mi? Yoksa bu ani çıkışların pek mantıklı açıklaması yok gibi... Şimdi sıkı durun! Dizide bir de Starbucks bardağı ayrıntısı vardı. Evet baya bildiğimiz Starbucks...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/28/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] O detayı daha iyi görebilmeniz için de sizlere bir video hazırladım. Hemen aşağıdaki butona tıklayıp izleyebilirsiniz. Unutuldu mu, yoksa kötü bir reklam mıydı henüz bir bilgi yok. Bu yüzden videonun altına yorumunuzu yazmayı unutmayın!  Videoya Git! ► Game of Thrones 8. sezon 4. bölüm bu kadardı. 5. bölümde görüşmek üzere!  ● Ha bu arada aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!   Moduna Göre Film Seç! ►
13b
0
6 yıl
Wayward Pines: Esrarengiz Bir Kasabayı Konu Alan Beyin Yakan Dizi!
Wayward Pines: Esrarengiz Bir Kasabayı Konu Alan Beyin Yakan Dizi!
Hani bazı dizilerin varlığından haberdarsınızdır da yıllarca listenizde öylece durur ya, işte Wayward Pines dizisi de onlardan biriydi benim için. Listemde o kadar çok yabancı dizi biriktirdim ki, zamanla en alt sıralarda izlenmeyi bekleyip durmuştu. Geç olsa da nihayet Wayward Pines dizisini izledim ve gördüğünüz gibi, sonuç olumlu ki buraya size tavsiye etmeye de geldim. Hadi gelin şimdi Wayward Pines dizisi konusu, oyuncuları ve en önemlisi de senaryosu nasıl, bu dizi izlenir mi, onlara birlikte şöylece bir bakalım. Umarım izleyecek iyi bir dizi bulunamayan şu günlerde bu tavsiyem bana olduğu gibi size de iyi bir alternatif olur... E hadi! Bu diziyi YouTube kanalımızda video olarak da tavsiye ettik![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=mn3M-xhf0lk[/VIDEO] Yorumumdan önce gelin bu esrarengiz dizinin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/296/91/wayward-pines-esrarengiz-bir-kasabayi-konu-alan-beyin-yakan-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, ortadan aniden kaybolan 2 gizli servis ajanını aramak için yola çıkan 2 ajanı konu alıyor. Adamlarımız, ajanların son görüldükleri yere doğru giderken bir kaza geçiriyor ve 1 tanesi gözünü garip bir kasabada açıyor. Birlikte kaza yaptığı arkadaşını ararken yavaş yavaş da bu kasabada bir şeyler döndüğünü fark ediyor ve işte maceramız da böylece başlıyor... Size burada tavsiye ettiğim şu diziyi hatırlayın. Eğer bu diziyi izlediyseniz Wayward Pines dizisi de fazlasıyla tanıdık gelecektir çünkü bu 2 dizi de birbirine fazlasıyla benziyor. Dizinin ilk sezonunu 1 günde izledim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/296/78/wayward-pines-esrarengiz-bir-kasabayi-konu-alan-beyin-yakan-dizi-780x439.png[/RESIM]Wayward Pines, kesinlikle beni yakalamayı başaran bir dizi oldu. İlk sezonunu sadece 1 günde izleyip bitirdim ve sürükleyiciliği karşısında oldukça da şaşırdım. Çünkü beklentim kesinlikle çok düşüktü. Fakat dizi beni şaşırtmayı kesinlikle başardı. Her bölümünde bir sonraki bölümde olacakları merak ettirebilen dizi çok az, Wayward Pines da bunu başarabilen yapımlar arasında bence.  Gizem dozu tam yerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/296/37/wayward-pines-esrarengiz-bir-kasabayi-konu-alan-beyin-yakan-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gizem dozunu çok iyi bir seviyede tutarak, izleyicisine sürekli 'Neler oluyor?' dedirtmeyi başarıyor. Yer yer 'Böyle bir şey olabilir mi?' diye düşünürken dizi size istediklerinizi yavaş yavaş veriyor. Özellikle 5. ve 6. bölümlerde dizi, sabreden izleyicisine ödülünü de veriyor. - - - - - -  Özet: Eğer gizemi bol, esrarengiz olayların döndüğü, sürekli olarak 'Ne olacak?' diye sorgulamalara gireceğiniz bir dizi arayışındaysanız bu yapımı tavsiye ederim. Etrafımızın kötü dizilerce çevrildiği şu günlerde, yıllar önce kendince bir şeyler yapmayı başarmış bu diziye bence bir şans verin derim. - - - - - -  • Wayward Pines dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Netflix'te yer almıyor. • Wayward Pines dizisi oyuncuları kimler? Dizinin kadrosunda Matt Dillon, Charlie Tahan, Shannyn Sossamon, Carla Gugino, Toby Jones ve Terrence Howard gibi ünlü isimler yer alıyor. • Dizi kaç sezon? Wayward Pines dizisinin 2. sezonu da yayınlanmış durumda. Dizinin her bir sezonu da 10 bölümden oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
1
3 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
Sinema, insanoğlunun üzerinde büyük bir etkisi olan gerçekten güçlü bir araç. Bu yüzden 'Bir film izledim, hayatım değişti..' gibi sözler bile kullanıyoruz. İşte ben de bugün size, izleyenin hayatını değiştirme etkili iyi film önerileri hazırlamak istedim. İzleyenin hayatını değiştiren filmler, yani güçlü, etkileyici yapımlar ile çok sık karşılaşamıyoruz. Fakat bazı filmler var ki, izleyen kişiyi etkileyip bir şekilde onun hayatının değişmesinde pay sahibi oluyor. 19 İyi NETFLİX Filmi İçin Tıkla! ►  Bugün de burada göreceğiniz film önerileri, kendisini izleyen çoğu kişinin hayatını bir şekilde değiştirmeyi başaran filmler olacak. Kimisi içindeki dramıyla etkileyecek sizi, kimisiyse 'gaza getirme' etkisini kullanarak içinizde bekleyen başka bir yanınızı ortaya çıkaracak. Bence günün sonunda, bu film önerileri sizi kesinlikle başka biri olma yoluna sokmayı başaracak. Ben daha fazla uzatmadan hadi gelin, izleyenin hayatını değiştiren filmlere yakından bakalım! ● Bu içeriğin aynısını video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tfPWbbJSCj8[/VIDEO] 1. Gelin ilk filmimiz "K-Pax" ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/45/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yıllar yıllar önce izlediğim bu film, damağımda öyle güzel bi tat bıraktı ki, farklı zamanlarda kaç kez daha izlediğimi inanın ben bile hatırlamıyorum. Filmimiz, K-Pax isimli bi gezegenden geldiğini söyleyen, tuhaf davranışlara sahip bi adamı ve onun bu halini çözmeye çalışan insanların yaşadıklarını konu alıyor. Zekice yazılmış bi senaryoya ve gizem dolu bi atmosfere sahip bu filmde görüp, duyduğumuz repliklerin her biri de tam anlamıyla kitap gibi... Hem izlerken, hem de bitirdikten sonra bu filmden çıkardığınız mesajlar ve yakaladığınız ufuk açıcı detaylarla bazı şeyleri sorgulayabilir ve hayatınızın geri kalanına Acaba'lar ile devam edebilirsiniz. Benden söylemesi. Filme Git ►  2. The Bucket List[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/65/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bi şekilde size dokunmayı başarıp hayatınızın değişmesi konusunda etkisi olacak bi diğer film ise benim çok sevdiğim bi 2007 filmi... Karakterleri birbirlerine neredeyse tamamen zıt olan 2 yaşlı adamımız var. Bi hastane odasında rastlaşan bu 2 adam, birlikte geçirdikleri süreçten sonra el ele veriyor ve hala hayattayken yapmak istedikleri çılgınlıkları bir bir gerçekleştirmeye çalışıyorlar. İşte biz de tam olarak bu maceraya 3. bi kişi olarak konuk oluyoruz. Senaryo çok tanıdık gelse de başrolde 2 usta isim olunca, film su gibi akıp gidiyor. Biz de bol bol "Peki ben hala hayattayken neler yapmak istiyorum?" deyip kendimizi "bi an evvel 'ölmeden önce yapılacaklar' listesi hazırlasam mı" diye düşünürken buluyoruz... Pek çok kişinin izledikten sonra sırt çantasını alıp çıktığı, imkanı olmayanların da en azından balkona çıkıp şöyle bi hava alıp uzaklara daldığı bu filmde görecekleriniz, hayatınızın bundan sonrasını değiştirebilir. 'Kaan demişti' dersiniz... Filme Git ►  3. Coach Carter[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/2/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Tamamen gerçek kişi ve olayları konu alan, bi lise takımının basketbol antrenörünü ve onun çalıştırdığı öğrencileri izlediğimiz bu filmde, farklı kültürlerdeki gençleri disipline etmeye çalışan idealist ve tabi doğal olarak 'sevilmeyen' bi adamın kendine has yöntemlerini görüyoruz. Şimdi ben basketbol falan dedim diye asla bi 'spor filmi' olarak bakmayın derim bu filme. Çünkü film hem gerçeğe dayanan hikayesi, hem ilham verip yer yer gaza getiren sahneleri ve hem de nokta atışı müzik seçimleriyle yıllar boyunca aklınızdan çıkmayacak bi yapım. Filme Git ►  4. An Inspector Calls[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/55/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmdeyse sizi çok farklı bi deneyim bekliyor. Deneyim diyorum çünkü bi kitaptan uyarlama olan bu filmin temelindeki konusu o kadar sağlam ki yıllarca tiyatrolarda sahnelenmiş ve hala daha sahneleniyor. Zengin, varlıklı bi ailenin evine konuk olan bi müfettiş, aile üyelerine sorduğu sorular ile tüm dengeleri değiştiriyor ve biz de büyük çoğunluğu zekice diyaloglarla geçen bu sohbet ortamında, yemek masasındaki bi diğer kişi olarak tüm süreci izleyip, gözlem yapma fırsatı buluyoruz... Dikkatli izleyiciler için içindeki mesajı kendinden büyük olan, izleyenlerin zihninde etkisini bi müddet sürdüren ve olaylara başka açılardan bakmayı da aşılayan 'farklı' bi yapım bu. Kendinizi tam anlamıyla vererek izlediğinizde zihninizde birkaç şimşek çaktıracağı kesin... Filme Git ►  5. The Man From Earth[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/22/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Hazır zihinde şimşek çaktırmak demişken... Ben de dahil izleyenlerin zihninde yıllarca kira ödemeden öylece oturan, akıllardan çıkmayan bu nefis film de mutlaka bu listede olmalı diye düşündüm. Çalıştığı üniversiteden ayrılan bi tarih profesörünü ve ona veda etmek için gelen meslektaşlarından başka kimseleri görmediğimiz bu tek mekanlı filmde her şey sıradan giderken birden adamımızın 'Ben aslında 14 bin yıldır dünyada yaşıyorum...' diyerek başlayıp anlattığı şeyler tüm sıradanlığı bozmayı başarıyor. Filmi izlemeyenler için biraz 'komik' bile gelen bu konu, izleyip bitirenler için ayakları yere gayet sağlam basan, çok ciddi bi bilim kurguya dönüşmeyi başarıyor. İzlemeyi ve etrafınızda 'sadece diyaloglarla ilerleyen bilim kurgu filmi mi olur?' diyenlere izletmeyi unutmayın. Filme Git ►  6. Unbroken[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/47/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Angelina Jolie'nin oturduğu, belki de buna güvenerek tanıtım kısmına sağlam bi bütçe ayrılmadığı için pek çok kişinin gözden kaçırdığı 2014 yapımı bu filmse, başarılı bi sporcunun, 2. dünya savaşının patlak vermesiyle tamamen değişen hayatını konu alıyor. Hem karada, hem havada, hem de suda hayatta kalmaya çalışan adamımız kendini öyle zorlu durumlarda bulup mücadele ediyor ki, film; izleyip, hikayenin de gerçek olduğunu öğrenen herkesin 'azim' duygusunu biraz okşayıp büyük bi motivasyon katıyor. Şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdıysanız en yakın fırsatta izleme listenize alın derim. Filme Git ►  7. 12 Angry Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/94/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bu listedeki en çok bilinen yapım olan ve günümüzden nerdeyse 60 yıl önce çekilen '12 Öfkeli Adam' filmiyse izleyen herkese farklı bi bakış açısı ve sorgulama duygusu kazandırmayı başarıyor. Babasını öldürmekle yargılanan bi gencin suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğunu tartışan 12 jüri üyesinden 11 tanesi 'suçlu' dese de, 1 tanesi tüm yaşananlara farklı bi göz ile bakıp bazı detayları yakalamayı başarıyor. Bakın büyük büyük yazıyorum; Eğer şu yaşınıza kadar bu filmi hala izlemediyseniz ASLA BU FİLME 1950 YAPIMI SİYAH - BEYAZ SIKICI Bİ FİLM olarak bakmayın ve hemen izleyin... İzledikten sonra günlük olaylara bile farklı bi bakış açısıyla yaklaşacağınız bu film, 'bi film izledim, hayatım değişti' deyimine en uygun yapımlardan biri olabilir. Filme Git ►  8. Sliding Doors[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/42/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listedeki en keyifli tavsiyem ise 1998 yapımı bu ilginç film. Neden mi ilginç diyorum? Şöyle sorayım; Hiç, kaçırdığınız bi otobüs, uçak ya da metro sonrasında 'Belki de kaçırmayıp binseydim kaza falan olacaktı kim bilir...' diye düşündünüz mü? Cevabınız evet ise bu film ilginizi çekebilir. Çünkü film, tam olarak bu konuyu işliyor. Bineceği treni kaçıran bi kadını izlediğimiz film, kadının metroyu kaçırdığı haliyle, kaçırmayıp bindiği halinde yaşananları 2 koldan bize gösteriyor. Hem farklı bi hikaye izlemek, hem de kendi hayatınıza dokunan bi şeyler görmek isterseniz bu filme göz atın derim. Filme Git ►  9. Founder[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/14/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Founder ismindeki bu filmse içinde bi yerlerde girişimcilik ateşi yanan herkesi yakalayıp, hayatlarını değiştirmeyi başaran bi yapım. Ünlü şirket Mc. Donalds'ın kuruluşunu izlediğimiz bu filmde; hırslı, tuttuğunu koparan, kafası sürekli girişimciliğe çalışan bi adamın mücadelesini izliyoruz. Son 20 yılın en iyi girişimcilik filmlerinden biri olarak gösterilen ve izleyeni %100 gaza getirmeyi başaran bu yapımı henüz izleme fırsatı bulamadıysanız bugün burada karşınıza çıkması tesadüf değil.. Bence bu film artık bi şansı hak ediyor... Belki de bu filmden sonra kendi işinizi kurup, hayatınızın sonraki evresine rahat bi şekilde ulaşacaksınız... Kim bilir... Siz yine de bi gün parayı bulursanız beni de unutmayın tabi. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
2 yıl
Netflix İmzalı "Gözlerinin Ardında" Dizisi İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix İmzalı "Gözlerinin Ardında" Dizisi İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Birkaç gün önce yayınlanan Netflix imzalı "Behind Her Eyes" veya bizdeki adıyla "Gözlerinin Ardında" ismindeki bu mini diziyi az önce bitirdim... Çoğumuzun odaklanma sorunu yaşadığı, hızlı akan günümüz dünyasında yeni bir mini dizi haberi radarıma takılınca yayınlanmasını iple çekiyor ve hemen izlemeye koyuluyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  İşte Gözlerinin Ardında dizisi de mini dizi olması sebebiyle beklediğim yapımlar arasındaydı ve nihayet az önce bitirdim ve hemen size bahsetmek için buraya koştum. Gözlerinin Ardında konusu veya Gözlerinin Ardında dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hemen aşağıda size kısaca bu diziden bahsedeceğim... Hadi!  Yorumuma geçmeden önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için kısa bir özet geçeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/54/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizi, tanınan yazar Sarah Pinborough imzalı Behind Her Eyes adlı romandan uyarlama... Dizi; Bir psikiyatri kliniğinde çalışan, eşinden boşanmış ve 1 çocuğu olan bir kadın ve şehre yeni taşınan bir doktor ve onun eşini merkeze alarak ilerliyor. Bu aşk üçgeninde yaşananları izlerken bir yandan da giderek artan gizemli bir atmosferin içinde buluyoruz kendimizi. "Gizemli bir aşk üçgeni dizisi" tabiri bence bu yapım için söylenebilecek en doğru tanımlardan biri. Gelelim şimdi dizi hakkındaki yorumuma; Tam olacak gibiyken olamamış... Peki neden?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/91/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide o kadar gereksizce uzatılmış sahneler var ki; sanki arkaplanda biri "abi patron 6 bölüm istiyor allah ne verdiyse çekelim" demiş. Senaryonun akışına, dizinin bütününe hiç faydası olmayan birçok sahne var ve hepsinde de ileriye sarmak istedim. 'Eğer' izlerseniz göreceksiniz ki koca dizide sadece 2 kişinin oyunculuğu akıyor. Onlar da Adele ve Rob... Diğerlerinin oyunculuğunun Kanal D gündüz kuşağı dizisinden öteye geçemediği rahatça görülebiliyor. "Peki Kaan izlenmeyek kadar kötü mü?" derseniz de...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/26/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Aşırı kötü değil. En azından gizemli bir atmosfer yaratmayı ve izleyiciyi yer yer merak ettirmeyi başarmışlar. Hatta tüm bunların yanında sonlarına doğru da şaşırtmalı bir sürpriz bile koymuşlar. Bu da izleyiciyi diziyi bitirdikten sonra "Neydi şimdi bu" demekten kurtarıyor. Sorularınızın cevabını şaşırtan sonuyla alabiliyorsunuz. NOT: Her ne kadar mini dizi tutkunu olsam da bu yapımı, buradaki "Dizi Tavsiyeleri" kategorimizde tavsiye edecek kadar beğendiğimi söyleyemem. Yani sürprizli bir numarası var diye, izlediğim o gereksiz uzun sahneleri görmezden gelemeyeceğim. Bu yüzden tavsiye etmiyorum. Fakat zamanım bol diyenler, biraz gizem meraklıları ve biraz da şaşırmayı isteyenler bu diziye bir şans verebilir.  ---------- • Gözlerinin Ardında dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet var, hem de birden çok. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizi bir mini dizi ve 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
39b
11
4 yıl
Peçeteleri Hazırlayın! Keanu Reeves'in Hüzün ve Acı Dolu Hayat Hikayesi!
Peçeteleri Hazırlayın! Keanu Reeves'in Hüzün ve Acı Dolu Hayat Hikayesi!
Keanu Reeves... O, geçtiğimiz günlerde, yani 2 Eylül'de tam 55 yaşına girse de hala genç kalışı, rolünün adamı oluşu ve inanılmaz mütevazi karakteri ile hepimizin gönlünde ayrı bir yeri olan ünlü bir oyuncu. Evet ben de az önce sizin gibi Keanu Reeves'in 55 yaşında olduğunu öğrenince çok şaşırdım ve başladım bu şahane insanı araştırmaya... Keanu Reeves kimdir?, Keanu Reeves filmleri nelerdir? gibi soruları geçmiştim ki, kendimi birden Keanu Reeves'in hayat hikayesinin içinde buldum. Üstelik bu hikaye de hiç keyifli bir başarı hikayesi değildi. İşte ben de bu hüzün dolu hayat hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.  Hadi gelin şimdi Keanu Reeves'in acılarla dolu hayat hikayesi nasılmış, birlikte göz atalım ve sizi şöyle bir hüzün denizinin içine sürükleyeyim... Annesi ve babası bir gece kulübünde tanışan Keanu Reeves'in hayat hikayesi başlıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/35/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Beyrut doğumlu ünlü oyuncunun annesi ve babası Beyrut'da bir gece kulübünde tanışıyor. Birbirlerine ilk görüşte vurulan bu çift, çok da kısa bir süre içinde Keanu Reeves'i dünyaya getiriyorlar. Ünlü oyuncuya, Hawaii dilinde "Dağlardan Esen Temiz Rüzgar" anlamına gelen "Keanu Reeves" ismini veriyorlar.  Acılar başlıyor; İlk darbeyi babasından yiyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/24/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Reeves'in babası uyuşturucu sattığı gerekçesi ile tutuklanıyor ve Keanu 3 yaşındayken babası onları terk ediyor. Uzun yıllar süren bu ayrılık ise, Keanu 16 yaşına geldiğinde son buluyor ve baba oğul yıllar sonra ilk kez görüşüyorlar. Fakat Keanu annesi ile birlikte hayata devam etme kararı alıyor ve hayatını buna göre şekillendiriyor.  Disleksi hastalığı ile mücadele ediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/56/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Annesi ile farklı şehirlere gitmek zorunda kalan Keanu, zaten sürekli farklı okullarda okumakta zorlanırken bir de Disleksi, yani "Öğrenme Güçlüğü" hastalığı ile mücadele ediyor. Bu onun eğitim hayatını daha zor bile hale getiriyor ve bu yüzden diploma alamıyor. Motosiklet kazası onu ölümün kıyısına getiriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/84/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Takvimler 1988 yılını gösterdiğinde, motosiklet tutkusu yüzünden bir kaza geçiriyor ve hayatının en zorlu yarım saatini yaşıyor. Motorunu hızlı kullanmayı seven Keanu, kontrolü kaybediyor ve taklalar atıp yolun üzerinde savruluyor. Sıcak asfaltın üzerinde yarım saat boyunca öylece yatıyor ve sonunda yoldan geçenler sayesinde kurtuluyor.  En yakın arkadaşını kaybediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/9/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Bir film setinde tanıştığı River Phoenix isimli oyuncuyla kısa sürede çok iyi arkadaş olan Keanu, bu kişiyle uzun yıllar dostluk yapıyor. Fakat 1993 yılında en yakın arkadaşı River Phoenix aşırı doz uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölüm, ünlü oyuncuyu çok sarsıyor. Ardından da önce bebeği, sonra eşi sonsuzluğa gidiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/66/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Keanu, en yakın arkadaşını kaybettikten sonra kendine birkaç yıl zaman tanıyor. Bu zamanın sonunda "Jennifer Syme" ile müthiş bir aşk yaşamaya başlıyor ve ciddi bir ilişkileri oluyor. Fakat hayat onun için bu kadar güzel gitmiyor ve hamileliğin 8. ayına geldiklerinde çocukları ölü doğuyor. Keanu ve Jennifer bunu kaldıramıyor ve ilişkileri bocalamaya başlıyor. Bu kayıp onların ilişkilerini bitiriyor. Fakat tamamen kopmuyor, nadir de olsa görüşüyorlar. Ta ki 2001 yılında Jennifer bir trafik kazasında ölene dek. Keanu bebeğinin ardından sevdiği kişiyi de kaybediyor. 2006 yılında verdiği bir röportajda şunları söylüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/30/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]"İnsanlar, acı ile başa çıkabilecekleri inancına sahip. Tam 'İşte bitti, daha iyiyim' diyorsunuz, ancak yanılıyorsunuz. Çünkü sevdiğiniz insanlar öldüğünde, yalnızsınızdır...." Fakat o pes etmiyor ve müthiş projeler ile karşımıza çıkıyor. Karısı ve köpeğini kaybeden bir adamı oynadığı "John Wick" filminde, hayatından ilham alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/109/38/peceteleri-hazirlayin-keanu-reeves-in-huzun-ve-aci-dolu-hayat-hikayesi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok sinema eleştirmeni, John Wick karakterinin başarısının, Keanu Reeves'in kendi hayatından ilham alarak oynamasına bağlıyor... O, Hollywood'un içinde, kendini bozmadan müthiş işlere imza atan yegane oyuncu. Bir bakmışsınız bir metroda, bir bakmışsınız sokakta yaşlı birine yardım ediyor, bir bakmışsınız bir parktaki bankta oturmuş etrafı seyrediyor...  Keanu Reeves Filmleri ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
10b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.