Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday

02 Şubat 2018
15b
1 Yorum
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday

Bugün size, keşfettiğim andan itibaren çok etkilendiğim ilginç bir olayı getirdim. Konumuz bir "şarkı"... Fakat bu şarkı bildiğiniz tüm şarkılardan farklı. Çünkü bu şarkının katil olduğuna inanılıyor! 

Şarkı yazılıyor ve olaylar başlıyor... 

Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday

Her şey Macar asıllı besteci ve söz yazarı Rezso Seress ismindeki bir adamın bir Pazar günü bir şarkı yazmasıyla başlıyor. Yazdığı bu şarkıya "Szomoru Vasamap" yani "Kasvetli Pazar" adını veriyor. 

Şarkı ilk kurbanını alıyor! 

Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Şarkıyı ilk dinleyen Seress'in sevdiği kadın oluyor. Kadın, şarkıyı dinledikten sonra bir şişe zehir içerek intihar ediyor. Geriye ise sadece 2 kelimenin yazılı olduğu bir kağıt parçasını bırakıyor; "Gloomy Sunday"...

İkinci intihar geliyor! 
Budapeşte polisi, Joseph Keller ismindeki bir ayakkabı boyacısının sokak ortasında kafasına ateş ederek intihar etmesi ihbarı ile olay yerine gidiyor ve yerde kağıda yazılmış 2 kelimeyi buluyor; "Gloomy Sunday"...

İntiharlar gelmeye devam ediyor! 
Şarkı Avrupa'da da yayılınca gençler tarafından hikayesi kulaktan kulağa yayılmaya başlıyor. Bir dans kulübünden çıkan genç bir kadın, bir silah ile kendini öldürerek geride şarkının adının yazılı olduğu bir not bırakıyor. Bu olayların üzerine Budapeşte emniyeti şarkının çalınması yasaklıyor! 

Şarkı dünyaya yayılıyor! 
Berlin'de bir esnaf, dükkanının içinde kendini asıyor ve geride şarkının adını bırakıyor.
New York'taki bir yazar, evinin içinde tüpü açarak kendini gaz ile zehirliyor ve ölmek üzereyken kağıda "Gloomy Sunday" yazdığı anlaşılıyor.
17 yaşındaki bir kız odasında intihar ediyor ve not defterinde "Macar İntihar Şarkısı" yazılı olduğu bir sayfa bulunuyor. 
Roma'daki bir köprü üzerinde bu şarkıyı söyleyen bir dilenciyi fark eden bir genç, tüm parasını dilenciye verip kendini birden sulara bırakıyor ve ölüyor!


BBC, şarkının dinlenilmesinin yasak olduğunu ilan ediyor!  

Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday

Ölümlerden sonra BBC, tüm İngiltere'de şarkıyı yasaklıyor! 

Yazarın ölümü... 

Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday

Seress, düştüğü Nazi kampından kurtuluyor bunun üzerine psikolojisi bozulunca bir çatıdan atlıyor fakat ölmüyor. Sonra da kaldırıldığı hastanede, 1968 yılında kendini boğarak ölüyor. Öldüğü gün ise "Pazar" olarak kayıtlara geçiyor. Şarkının sözlerinde ise "Pazar günü yapılacak olan cenazeme gel..." şeklinde bulunan bir kısım herkesi ürpertiyor.

İşte o şarkı! 

Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday

listesine yorum yap!
Aslı B.
Aslı B.
19 Nisan 2024
Usta Yorumcu
İlginç bir hikaye bunun filmi yapılsa nasıl olur? diye düşündüm hemen. Şarkıyı 2 kez dinledim. Sözlerinin Türkçe çevirisini bulup okudum. Gercekten dinlemek insanı kötülestiriyor biraz, kalp atışlarım hızlandı. Etkileyici sözleri var, bu dünya, naif, duygusal, kötülüğe uğramış ama kendi içinde kin, nefret barındırmayan, aynı kötü karşılığı vermek istemeyen insanlar için bir cehennem zaten. Belki bu şarkıyı yazan da, dinleyenler de daha fazla bu çirkinliklerin olduğu yerde daha fazla durmak istemedikleri için gitmek istemiştirler. Görünüşte herkes insan ama içinde neler barındırdıkları bir muamma. Üzüldüm, etkilendim.
EN AKTİF ÜYELER
Kurtlar Vadisi Dizisindeki 30 Detay: Fark Edilmeyen Tüm Göndermeler (DEV ARŞİV)
Kurtlar Vadisi Dizisindeki 30 Detay: Fark Edilmeyen Tüm Göndermeler (DEV ARŞİV)
Ve evet... Yıllardır burada sizlerle film/dizi konuşuyoruz, fakat her zaman en çok gelen geri dönüş ilginç bir şekilde "Kaan Kurtlar Vadisi dizisindeki detayları konu alan bir inceleme ne zaman gelir?" oldu ve oluyor. YouTube kanalımızdaki videoların altına, Instagram hikayelerime, hatta mail olarak bile "Kaan şu kurtlar vadisindeki göndermelere bir bak artık.." gibi isyan dolu geri dönüşler aralıksız bir şekilde gelmeye devam edince ben de artık kolları sıvadım ve oturup, Kurtlar Vadisi dizisinin ilk 97 bölümünü tekrar izleyerek pek çok detayı yakalamaya çalıştım. Kurtlar Vadisi dizisindeki detaylar o kadar fazla ki, oturup tekrar izlediğimde bunu bir kez daha fark etmiş oldum. Dizi iyidir veya kötüdür, izleyici için kötü bir örnektir ya da değildir, oyunculuklar vasattır ya da müthiştir, inanın işin hiç bu kısmında değilim. Sadece bu diziyi izlemiş kişilerin bir şekilde gözden kaçırmış olabileceği göndermelerden oluşan, özünde Kurtlar Vadisi detayları içeren dev ve yıllarca göz atılabilecek bir içerik, bir rehber hazırlamak istedim. ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m29JqAxn1yM[/VIDEO] [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/74/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] Yeni detaylar keşfettikçe de gelip bu içeriğe ekleme yapacağımdan emin olabilirsiniz. Bu süreçte bu içeriğe "Kurtlar Vadisi bilinmeyenler" veya "Kurtlar Vadisi ilginç bilgiler" gibi aramalar ile de ulaşabileceğiniz gibi, tekrar tekrar göz atmak istediğinizde "kurtlar vadisi kaan" şeklinde Google'layarak veya bu sayfayı sık kullanılanlar'a ekleyerek de direkt olarak ziyaret edebilir ve yeni eklenen güncel detayları da gözden kaçırmadan okuyabilirsiniz. 1. Başlayalım! Karahanlı'dan Kılıç'a; "Bir daha bu bıçağı çıkarma..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/47/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Kurtlar Vadisi 67. bölümde Polat, Kılıç'ın elindeki bıçağı hızlı bir hamleyle kapıp Karahanlı'ya fırlatır. Karahanlı Kılıç'a "Bir daha bu bıçağı çıkarma" der ve Kılıç'tan "Beklemiyordum, yoksa bu bıçağı kalbine sokardım!" cevabını duyarız. Onlarca bölüm sonra Kılıç bu bıçağı yine çıkarır ve Nizamettin tarafından aynı bıçakla kalbinden bıçaklanarak öldürülür. Nizamettin Avukattır ve bu sahnede "Kalem, Kılıç'tan keskindir" sözü hatırlatılır. Karahanlı ise, Kılıç'ı çok önceden uyarmıştır. Dizi öyle zekice yazılmıştır ki bunun gibi yüzlerce detay unutulmadan onlarca bölüm sonrasında tekrar izleyicinin önüne çıkarılmıştır. 2. Testere Necmi, aslında bir Nazi sempatizanıdır[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/70/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Çakır'la konuşan Polat, Testere'nin yaptığı raconun Hitler Almanya'sında kullanılan bir teknik olduğunu söyler (18. Bölüm - 43. dk) Hemen akabinde Testere'ye aynı teknik ile beyaz bir kağıt, silgi ve kalem verirler. • Şimdi; İzleyenler bilecektir ünlü "Inglorious Basterds" filminde, eliyle 3 işareti yapan adamın Alman olmadığı ortaya çıkıyordu. Filmin şu sahnesini izlerseniz, "Biz Almanlar böyle 3 yaparız" diye gösterilen parmak hareketinin Testere Necmi ile aynı olduğunu göreceksiniz. • Zaten KV'nin 45. bölümünde de Testere'nin elinde Hitler'in Kavgam kitabını görürüz. Bas bas bağırılmaz ama böyle birkaç gönderme ile Necmi'nin Nazi Almanyası'na olan eğilimi ince ince ve zekice işlenmiştir. 3. Eğer dikkatli dinlerseniz, dizi müziğinin içinde 'zikir' duyabilirsiniz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/85/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Şu videoda da görüp duyabileceğiniz gibi Kurtlar Vadisi dizi müziği içinde tasavvuf müziği ve Zikir kayıtları yer alıyor. Ayrıca müziğin içindeki at koşum takımları sesiyse, Aslan Akbey'in Efe Karahanlı'yı çiftlikten kaçırdığı sırada bindiği atların sesini temsil ediyor. Çünkü tüm hikaye tam da buradan başlıyor. 4. Memati'nin gençliğini gerçek kardeşi oynuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/39/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]44. bölümün 48. dakikasında Memati'nin Çakır ile olan anılarını düşündüğü sırada bir flashback ile geçmişten bazı görüntüler görüyoruz. O sahnede Memati'nin gençliğini gerçek kardeşi Volkan Uygun oynamıştır.  5. Dizinin 60. bölümünde Pala'nın suratına vurulan yangın tüpü, aslında kırmızıya boyanmış 2.5'luk bir Fanta şişesiydi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/44/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 6. Polat'ın 48. bölümde sahilde konuştuğu genç adam oyuncu Şahin Irmak'ın ta kendisi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/43/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 7. Kılıç'ın Ajda Pekkan göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/88/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Ajda Pekkan'ın, dizideki Kılıç karakterini beğenmeyerek Attila Olgaç için 'kötü oyuncu' demesi üzerine, şu sahnede Kılıç "Plastik cerrahi konusunda Ajda Pekkan'a danışmak lazım" diyerek estetikleriyle ünlü Pekkan'a göndermede bulunuyor. 8. Aslan amca, Haldun Taner'e selam çakıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/25/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]8. bölümde, yani şurada göreceğiniz gibi Aslan amca, Duran Emmi'nin mezarındayken birden kadraja Haldun Taner yazılı bir mezar taşı daha giriyor ve Aslan amcanın da ona dokunduğunu görüyoruz. Bu tesadüfi bir sahne gibi görünse de, Aslan Akbey karakterini oynayan Selçuk Yöntem, yıllarca Haldun Taner ustanın oyunlarını oynayıp, sergileyip, yönettiği için bu sahnenin de burada çekilmesini isteyerek büyük ustasına bir selam göndermiştir. 9. Bedir karakterinin saatini bileğinin iç tarafına takmasının nedeni, dağlarda yansıma yapıp yerini belli etmesin diye edindiği bir alışkanlıktan dolayıdır[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/42/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Çok ama çok ince ve zekice düşünülmüş bu ayrıntı da gerçekten alkışlanası. 10. 2022 yılına da bir gönderme var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/82/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]58. bölümü açıp 01.05.38'inci saniyesine baktığınızda Deniz Eğitim Komutanlığı adresindeki Ercüment Tatlıoğlu adına bir zarf gönderildiğini göreceksiniz. İlginçtir ki, birkaç gün önce yani 2022 Ağustos'ta yapılan YAŞ toplantısı kararıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na da Ercüment Tatlıoğlu paşa getirilmiştir... Buyrun işin içinden siz çıkın. 11. Aslan Amca'dan Nazım Hikmet göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/54/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Kurtlar Vadisi dizisinin 1. bölümünde (37. dk) Aslan amcanın Ali Candan'ı bu görev için ikna etmeye çalıştığını görüyoruz. Ali ise 'Elif bu ölüm acısına katlanamaz, acısından ölür' der. Aslan Akbey ise "20. yüzyılda ölümün acısı en fazla 1 yıl sürerdi, biz 21. yüzyıldayız" der. Bu sözler, Nazım Hikmet'in "Karıma Mektup" şiirine bir göndermedir. "Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı, en fazla bir yıl sürer, yirminci asırlarda ölüm acısı.." Üstelik dizinin 36. bölümündeyse, Elif ve Polat'ın karşılıklı şarap içip sohbet ettiğini görürüz. Elif, sevdiği adamı kaybettiğinin üzerinden 1 yıl geçtiği gün Polat'ladır. Bu da, Aslan amcanın da dediği gibi 21. yüzyılda olduğumuza bir gönderme içeriyor haliyle. Gerçekten ilmek ilmek işlenmiş ince bir ayrıntı. 12. Kamera açıları hangi karakterin güçlü, hangisinin sonunun yakın olduğunu gösteriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/9/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dizide kamera Karahanlı'yı en aşağıdan, diğer konsey üyelerini ise eşit yüksekliklerde çekiyor. Hangi karakteri aşağıdan izlersek o karakter bize o kadar güçlü, kudretli görünüyor. Bu çok profesyonel bir teknik. Öldürüldüğü sahnede, Baron'u en yukarıdan izlediğinizi hatırlayın. Şu sahneyi izlediğinizdeyse kameranın önce Polat'ı yukarıdan çektiğini göreceksiniz. Yani zayıf olan Polat... Fakat dakika 2:21'e baktığınızda Aslan amcanın saçının üstünün görünmeye başladığını, 2:29'daysa artık Polat'ın saçının bile görünmediğini fark edeceksiniz. Hatta tam da bu sahnede Polat'tan "Bundan sonra kararı ben veririm!" dediğini de duyuyoruz. Polat, Aslan amca karşısında güçlü konuma geçmiş ve kamera, duruma göre şekil almıştır... Gerçekten mükemmele yakın bir detay. 13. Dizideki kumarhane, büyük bir bütçeyle tamamen gerçek aletlerle kurulmuştur...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/16/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 14. Tüm konsey, Devlet Tiyatro'sunun usta isimlerinden seçilmiştir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/6/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dizinin en güçlü yapısı olan Konsey üyelerinin her biri de hem ses, hem oyunculuk, hem de görüntüleriyle çok iyi olmalılardı. Bu yüzden tüm konsey üyeleri, Devlet Tiyatrosu'ndan gelen usta oyunculardan oluşturulmuştur. Polat gibi diğer karakterler bile fazlasıyla deneyimsizken dizinin konseyinin bu kadar derin, sağlam ve etkili bir iz bırakmasının yegane nedeni, Devlet Tiyatrosu geleneklerinden geliyor olmalarıydı. 15. Sanılanın aksine Çakır diziden ayrıldıktan sonra reytingler düşmemiş, 2 katına çıkmıştır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/10/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dünyada, başrolü öldükten sonra reytingi bu hızla artan çok az dizi bulunuyor. Kurtlar Vadisi'nin onlar arasında olmasının en büyük nedeniyse Konsey ve Polat Alemdar etkisi. 16. Sadece ölüler görür![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/98/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Sürekli gözlük takan Pala'nın ünlü 'sadece ölüler görür' sözü, öldüreceği kişiye bakarken gözlüklerini çıkardığı içindir. Pala'nın öldürdüğü kişilerin son gördüğü şey Pala'nın gözleri olmuştur. 17. Eşi, kendisini dişçiyle aldattığı için Laz ziya hiç dişçiye gitmemiş ve dişlerini bile fırçalamamıştır[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/56/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 18. 45. bölümün 14. dakikasındaki taksi şöförü, dizinin yönetmeni Mustafa Şevki Doğan'ın ta kendisidir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/67/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 19. Ve Sürmenespor üst lige çıkar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/11/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Şu sahnede de izleyebileceğiniz Konsey'de, Karahanlı Laz Ziya'nın neden yüzünün asık olduğunu sorar, Hüsrev Ağa "Sürmenespor küme düşecek o yüzden" der. Karahanlı "Üzme canını Ziya kardeş, yaparız bi şeyler" der ve gerçekten de ilginç bir şekilde Sürmenespor bir sonraki sene 1 üst lige çıkar. 20. Kravat rengi hep değişse de Kılıç, tüm dizi boyunca sadece koyu gömlekler giymiştir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/27/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 21. Laz Ziya'nın müziği olan Oy Asiye türküsü ilk başlarda orijinal iken, Laz Ziya'nın sonu yaklaştıkça diğer bölümlerde türkünün tonu da kalınlaşmış ve hızı da yavaşlamıştır... 22. "Dostum olmaz, hasmım yaşamaz" diyen Laz Ziya'nın cenazesinde ne dostu, ne de düşmanı vardır, cenazede sadece ailesini görürüz... 23. Ver silahı, kap rolü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/63/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dizide kullanılması için çok fazla silah gerekir. İşin yapım kısmında silah arayışı başlar. Karadeniz'de silah işi yapan bir firma ile anlaşılır. Fakat firmanın tek şartı vardır; O da dizide kendilerinden de birinin oynaması... Anlaşma yapılır, oyuncu Abidin Yerebakan dizinin kadrosuna girer. Silahların hepsini temin edemeseler de artık rolü kapmış ve sektöre de girmiştir. 24. Dizide bahsi geçen yakalanan gemilerin isimleri, narkotiğin geçmişteki gerçek operasyonlarından esinlenmiştir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/95/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Gerçekte 1993 yılında yakalanan Lucky-S isimli geminin adı dizide "Şanslı-S", 1992 yılında gerçekten batırılan "Kısmetim-1"in ise dizideki ismi "Nasibim-1" olarak kullanılmıştır. 25. Laz Ziya, tüm dizide, sadece Çakır'ın öldüğü bölümde sigara yakmıştır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/75/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.jpg[/RESIM] 26. Polat, "Hiç gözümü kırpmadım Çakır'ı öldürürken" diyen Halit'i öldürürken gözünü 1 kez bile kırpmamıştır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/13/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM](Şu sahne - dk 9:05) 27. Çakır'ın ameliyatında çalan Mozart'ın anlamı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/59/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Ameliyatı yapan cerrahın 'Benim CD'yi çal' diyerek istediği parça (44. bölüm - şu bölüm - dk 34:50), aslında Süleyman Çakır karakterinin özeti niteliğindeydi. Çünkü bu eser, Mozart'ın 'Requiem' adlı eseriydi. Mozart bu eserini tamamlayamadan ölmüştür. Eser, sonradan başkaları tarafından bitirilmiştir. Bu ayrıntı, Çakır'ın işlerini bitiremeden öleceğini ve yarım kalanın Polat tarafından tamamlanacağını bizlere gösteriyordu... Gerçekten çok ama çok zekice. 28. Ölen her baba, bir şeyi ifade ediyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/65/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Polat'ın babalardan intikam aldığı gece ölen 7 kişi, Hristiyan'lıktaki 7 günahı temsil ediyor. • Kürt Bedo meyve yerken ölür (Oburluk) • Fethi kafasında sütyenle ölür (Şehvet) • Demir Görkemli, küvette keyif çatarken ölür (Tembellik) • Üstün Kısa (Açgözlülük) • Faris Sarıyayla (Kıskançlık) • Halit (Kibir) • Çakır (Öfke) 29. Hekimoğlu türküsü detayı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/66/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Polat'ın babaları öldürdüğü gecede (şu bölüm - dk 28:25) Polat, Abdülhey'den müzik açmasını ister, çalan türkü Hekimoğlu'dur ve türküyü Çakır söylemektedir. Hekimoğlu türküsü, kalleşçe vurulan bi efeyi anlatmaktadır. Tıpkı Çakır gibi... 30. 45. bölüme kadar hep kahve içtiğini gördüğümüz Aslan amcayı, Polat'ın babaları temizlediği gece viski içerken görürüz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/51/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM](Şu sahne - dk 54:15) 31. Polat'ın 'ev sahibi' mesajı...Halit'in evine giren Polat, Halit'e havlu uzatıyor, Halit'ten önce oturup Halit'e yer gösteriyor ve sigara veriyor. Tüm bunlar 'ev sahibi benim' anlamına geliyor. (Şu bölüm - dk 45:00) 32. Polat, 44. bölümde Testere'ye "Bi şey olursa haberiniz olur" deyip 45. bölümde gidip, tüm ölümleri bizzat kendi haber veriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/45/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 33. Fal...45. bölümde Canan Elif'e falda; "Bi erkek, koca bi dağın tepesinde elleri cebinde düşünüyor" der, 2 bölüm sonra (Şu sahne - dk 25) Polat'ı gerçekten de koca bir dağın üzerinde elinde sigarasıyla düşünürken görürürüz. - - - - - -  • Yeni detaylar keşfettikçe buraya ekleyeceğim. Günün sonunda, dev bir Kurtlar Vadisi Detayları arşivi oluşturmuş olacağız. Takipte kalın ve şuradan YouTube kanalımıza da göz atmayı unutmayın. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
97b
1
3 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
1
2 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
2
5 yıl
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Hangimiz ayıla bayıla izlediğimiz Hollywood filmlerine bakıp "Abi adamlar yapıyor ya..." diye iç geçirmedik? Hangimiz "Neden bizden böyle filmler çıkmıyor ki!" diye yakınmadık? İşte sorun da bu... Biz sadece iç geçirdik, söylendik ve yakınıp durduk. Fakat aramızdan biri var ki; o, tüm bu yakarışları bir kenara bırakıp kolları sıvadı. Gelin şimdi sizi onunla tanıştırayım! Henüz 35'inde başarılı bir yönetmen; Alper Çağlar... Peki bu Alper Çağlar kimdir?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/33/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Alper Çağlar, 1 Eylül 1981 doğumlu genç bir yönetmen. Kültürlü bir ailenin 2 çocuğundan biri. Annesi bir Kimya Profesörü, babası ise rektörlük de yapmış olan bir Kimya Mühendisi... Alper Çağlar ilk filmini çok erken yaşlarda yapıyor. Lise 2'de biz koşup oynarken o "Not So Far Away" isminde bir belgesel film çekiyor ve burs kazanıp Amerika'da okumaya hak kazanıyor. Onu çoğu kişi "Dağ" serisi ile tanıdı...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/3/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] 2012 yılında çıkardığı Dağ filmi ile dikkatleri toplamayı başardı. Film o kadar beğenildi ki, ısrarla devamı istendi. Peki Alper seyircisini kırdı mı? Hayır. Hop, Dağ 2'yi masaya çıkarıp vurdu ve o da ne? Sinema salonları bir müddet tıka basa doldu. Tam 3.5 milyon kişiye ulaşmayı başardı. Filmin hasılatı ise tam 40.694.699,17 TL oldu! Alper Çağlar ise Dağ'dan kazandığını yine işine yatıracağını duyurdu ve öyle de yaptı. "Börü" dizi müjdesi geldi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/88/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/92/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ülkemizin içinde bulunduğu durumu da göz önüne alarak yazılan Börü dizisi, sadece 6 bölüm sonunda final yaparak milyonlarca kişiyi büyülemeyi başardı. Her bölümü çok yüksek kalitede ve uzman kişiler tarafından çekilen bu dizi çok sevildi. Yayınlandığı her bölümü ile sosyal medyada zirveye oturmayı başardı. Hepimizin yüreğine işledi. Fakat böyle büyük bir yapım televizyon ekranlarında bitemezdi, öyle de oldu. Alper Çağlar, Börü'nün son bölümünün sinema filmi olacağını ve sadece sinemalarda izlenebileceğini duyurdu... Şimdi sıkı durun! Alper Çağlar yeni üçlemesi "Göktürk" projesini duyurdu! Başta da söylediğim gibi, biz "Abi bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya..." diye yakınaduralım, birileri elini taşın altına koydu ve kolları sıvadı. İşte o kişi Alper Çağlar...  Şimdi ben anlatmaya geçmeden, izlemenizi istediğim bir video var. Hem de Alper Çağlar'ın kendi sesinden... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=IeRJYzSH9tk[/VIDEO] Videoyu izlediniz, nasıl? Tüyler diken diken oldu değil mi? İşte ben de yıllardır tam da bunu anlatmaya çalışıyordum. Çok büyük ve köklü bir tarihimiz var. Destansı, fantastik kahramanlardan gerçek karakterlere kadar Türk tarihi o kadar köklü ki, bunu mutlaka sinema dilinde de ele almalıyız. İşte benim bu hayalimi Alper Çağlar gerçekleştirecek. Ve inanın, bu tür bir projeyi kimin yapmasını istediniz diye sorulsaydı, Alper Çağlar'dan başkası aklıma gelmezdi. Proje 7 yıl sürecek. 2019'da "İlk Göktürk" gelecek, 2022'de "Kırk Göktürk" ve 2025 yılında da "Son Göktürk" vizyona girecek.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/26/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.png[/RESIM] ● Alper Çağlar'ın amacı, Türk tarihini, Türk Mitolojisi'ni tüm dünyaya doğru ve kaliteli bir şekilde aktarabilmek. Ben inanıyorum ki Alper Çağlar tüm bunların üstesinden gelecek ve hepimize bu gururu yaşatacak.  Bu konuda bizim üzerimize düşen görev ise böyle anlamlı ve sağlam projeleri paylaşıp, yayarak elimizden gelen desteği vermek... Aksi halde sinema salonlarında izlediğimiz filmler "Hayal mi? Gerçek mi?" anlayamayacağız... 
14b
0
7 yıl
Aşk 101 Dizisinden "Ah Gençlik" Dedirten Çiçek Gibi 8 Replik!
Aşk 101 Dizisinden "Ah Gençlik" Dedirten Çiçek Gibi 8 Replik!
Netflix'in yeni dizisi Aşk 101'i günler önce şurada sizlere tavsiye etmiş, dizide beğendiklerimi ve "Neden izlenir?" sorusunun cevabını sizlere yazmıştım. Hatta hızımı da alamayıp, şu içerikte de Aşk 101 dizisi oyuncularını sizlere tanıtmış, Instagram takipçilerine kadar tek tek derlemiştim. Fakat diziyi bitirdikten sonra bir de geride kalan repliklerine göz atayım diye "Aşk 101 dizi replikleri" şeklinde bir arama yaptım fakat bir de ne göreyim? Aşk 101 replikleri hakkında neredeyse hiçbir şey yazılıp çizilmemiş.  Nefis Netflix Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► E hal böyle olunca da sıvadım kolları ve size birbirinden keyifli Aşk 101 dizisi replikleri hazırladım. Bu repliklerden bazıları hayata dair olsa da, pek çoğu her insanın lise evresinde yaşadığı ikilemleri, mücadeleleri ve içinde bulunduğu durumları konu alıyor. Hadi gelin şimdi Aşk 101 dizisi repliklerine şöyle birlikte bir göz atalım!  1. İlk repliğimiz, dizinin de temel aldığı konulardan biri olan "farklılık" üzerine...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/39/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Kemal ile Sinan'ın arasındaki bu bağ, gerçekten izlemesi güzel, seyir keyfi yüksek bir bağ.  2. Ah Işık...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/55/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Naif, dürüst, güzel ve gerçek bir dost. Bu kızı üzmeyin... 3. Aşk konusunu Osman'dan dinleyelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/77/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/52/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Osman karakterini o kadar beğendim ki, üzerine ayrı bir dizi yapılabileceğini düşünüyorum. 4. Sinan'dan Aşk ve Zaaf bağlantısı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/89/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/66/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Sahi öyle midir? 5. Sıraya, sıradanlığa uymadan kendisi olarak yaşamaya çalışanlara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/92/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Farklı olmak zordur. Dikkat çekici bakışlar, fısır fısır konuşmaların sonu hep sana çıkar. Mücadele etmek zorundasındır. Bunu herkes kaldıramaz. Bir süre sonra rahatsız etmemeye başlar, işte o zaman, tamamsındır. 6. "Numarasız..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/69/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Çok güzel bir replikti bu. Sinan, arkadaşlarına Kemal hocayı anlatırken böyle demişti; "Göründüğü gibi olan bir adam... Numarasız..." 7. Aşk![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/53/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Aşktan önce umutsuz bir vaka idi, sonrasında yüzüne renk geldi. İşte öyle şaşkına çevirirler adamı aslanım. 8. Mücadele...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/50/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Bu ikilinin aşkı, gerçekten çok güzel bir aşk. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
38b
0
5 yıl
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım.  1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/98/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış...  2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/40/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış. 3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/75/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak... 4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/39/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış.  5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/78/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş.  6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/23/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...   7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/46/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.  Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"
25b
0
7 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
6 yıl
Tatilde İzlemelik, En İyi 8 Netflix Yabancı Dizi Tavsiyesi!
Tatilde İzlemelik, En İyi 8 Netflix Yabancı Dizi Tavsiyesi!
1 buçuk yıldır burada size film tavsiyeleri veriyorum. Bu süre zarfında tarafıma en çok gelen geri dönüş ise "Kaan yabancı dizi tavsiyen yok mu?" oluyor. Bu konu hakkında neler yapabiliriz diye düşündüm ve şöyle tatilde "Ne izlesem?" diye kara kara düşünenlere şahane Netflix yabancı dizi tavsiyeleri hazırladım. Hadi gelin şimdi o her biri de başarılı Netflix dizi tavsiyeleri nelermiş birlikte bakalım. (Burcunuza göre film tavsiyesi almak isterseniz hemen şimdi buraya tıklayabilirsiniz) 1. Tatilde izlemelik Netflix dizi tavsiyeleri listemizin ilk sırasında "Dogs of Berlin" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/91/tatilde-izlemelik-en-iyi-8-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Türk-Alman bir futbolcunun ölümünü işleyen bu dizi, özellikle Türk izleyicileri çekmeyi başarıyor.  IMDB: 7.5 2. Bir diğer Netflix imzalı dizimiz  "The Haunting of Hill House" yani "Tepedeki Ev"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/2/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]10 bölümden oluşan bu dizi ise paranormal olayları konu alıyor. IMDB: 8.6 3. "Altered Carbon" ise mutlaka başlamanız gereken Netflix dizilerinden[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/7/tatilde-izlemelik-en-iyi-8-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz ise bilim kurgu ağırlıklı bir aksiyon-drama dizisi.  IMDB: 8.2 4. Bir diğer dizi tavsiyemiz ise "Elite"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/67/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz ise zengin öğrencilerin okuluna transfer olan, fakir mahallelerden gelen gençlerin yaşadıklarını konu alıyor. IMDB: 7.6 5. "OA" ise adı kısa fakat kendi uzun ve derin bir dizi tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/27/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Gizemi, felsefi bir şekilde ele alan bu dizi de izlemeye değer.  IMDB: 7.7 6. Listemizin sonuna yaklaşırken bir sonraki tavsiyemiz ise "The Crown" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/61/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizi ise Kraliçe II. Elizabeth'in hayatını ve yaşadıklarını konu alıyor.  IMDB: 8.7 7. Bu tatilde başlamanız gereken bir diğer Netflix dizi tavsiyemiz ise "Riverdale"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/25/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Sıradaki bu dizimiz ise çok fazla popüler olan bir gençlik draması.  IMDB: 7.3 8. Son Netflix dizi tavsiyemiz ise "13 Reasons Why"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/8/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Genç bir kızın, arkasında kasetler bırakarak intihara gidişini konu alan bu dizimiz de oldukça seviliyor.  IMDB: 8.0 ✹ "Bunlar beni kesmedi film tavsiyelerin var mı?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak birçok film tavsiyesine ulaşabilir! Modunu Seç ►
20b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.