NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!

06 Nisan 2022
14b
0 Yorum
NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!

Disney+ bomba bir Atatürk dizisiyle Türkiye pazarına girecek. TV 100'den Birsen Altuntaş, yakın zamandır fazlasıyla konuşulan yeni Atatürk dizisi ile ilgili bazı detayları paylaştı ve biz "Pera Palasta Gece Yarısı" dizisindeki Atatürk sahnelerini defalarca izlerken, Atatürk konulu yeni bir dizinin yolda olduğunu ve üstelik içinde de pek çok sürprizin bizi beklediğini açıkladı.

Hadi gelin şimdi Disney+'ın o Emma Watson ve Aras Bulut İynemli başrollü yeni Atatürk dizisine şöyle bir göz atalım ve dizi kaç bölüm olacak? Disney+ üyelik ücretleri nasıl? Hepsine şöyle birkaç dakikada bir göz atalım! Hadi!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü konu alacak Disney+ dizisi 6 bölüm olacak!

NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!
Atatürk'ü merkeze alarak ilerleyecek olan Disney+ dizisinin ilk sezonu 6 bölümden oluşacak. Haberler şimdilik bu yönde düştüğü için diziden bir 'mini dizi' olarak bahsedemeyiz. 2. sezonu da düşünüldüğü ifade edilen dizinin 1. sezonu, 6 bölümlük bir seri ile izleyici karşısına çıkacak.

Başrollerde Emma Watson ve Aras Bulut İynemli var!

NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!
Atatürk temalı Disney+ dizisinin başrolünde ünlü Türk oyunculardan Aras Bulut İynemli yer alıyor. İynemli, Atatürk'ü oynayacak ve iyi oyunculuğu sayesinde şimdiden bu rolün hakkını vereceği düşünülüyor. Diziyle ilgili bir bomba da bugün açıklanan Emma Watson olayı... Harry Potter ile adını tüm dünyaya duyuran dünyaca ünlü oyuncu Watson, bir Türk dizisinde, hem de Atatürk konulu bir Türk dizisinde yer alacak.

Bitti mi? Bitmedi! Dizinin müzikleri de dünyaca ünlü Hans Zimmer'a emanet!

NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!
Aslına bakarsanız bu dizi hakkında benim için Emma Watson'dan daha büyük bomba, dizinin müziklerini Hans Zimmer'ın yapacak olması oldu. Çünkü şimdiye kadar yaptığı işler ile adını tüm dünyaya duyurmayı başarmış olan Zimmer, bu dizinin müziklerini yaparak diziyi tüm dünyada yankı uyandıracak bir yapıma dönüştürecek. Zimmer, sadece iyi işleri kabul etmesiyle biliniyor.

Dizinin de müziklerini yapacak olan Hans Zimmer, Interstellar, Dune, Dunkirk, Batman, Karayip Korsanları, Inception, Gladyatör gibi dünyaca ünlü birçok filmin de müziğini yapan isim... En sevdiklerimden birini de gözleri kapayıp dinlemeniz için şuraya bırakayım;

- - - - - - - - -

Pekiii; Disney+ ülkemizde ne zaman açılacak? ve tabi en önemlisi Disney+ kaç para?

NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!
Disney+, tıpkı Netflix gibi izlenecek içerikler sunan bir dijital platform. Ülkemizde 14 Haziran 2022'de yayın hayatına başlayacak olan Disney+, aylık 34,99 TL üyelik ücretine sahip. Disney+, aylık ve yıllık olarak fiyatlandırma seçenkleri sunuyor. Fakat Netflix'in bile zamlandığı şu günlerde Disney+'ın aylık 35 tl olması, yüksek bir miktar sayılmaz.

NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!

Modunu Seç ►

NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
disney+ kaç paradisney+ atatürk dizisiatatürk dizisi emma watsonyeni atatürk dizisiatatürk dizisi aras bulut iynemlihans zimmer atatürk dizisidisney+ üyelik fiyatları
EN AKTİF ÜYELER
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi Netflix birçok farklı ülkede, o ülkelerin şehirleri, oyuncuları ve senaryoları ile orijinal içerikler üretmeye çalışıyor. Birkaç gün önce yayınlanan Sıcak Kafa dizisi de, Netflix Türkiye'nin en yeni Türk dizisi oldu. Sıcak Kafa tabiri çok tanıdık olmayan bir terim olunca, haliyle birçok kişi de hemen kolları sıvayıp Google'da "sıcak kafa ne demek?", "sıcak kafa dizisi konusu ne?" gibi aramalar ile sorularına cevap bulmaya çalıştı... Netflix dizisi, bir de yerli olunca ben hemen ajandama yayınlanacağı günü not alıp, dizi çıktığı gibi izlemeye çalışıyorum. Sıcak Kafa dizisi de, yayına girer girmez izleyip bitirdiğim Netflix dizileri arasında yerini aldı. 19 İyi Netflix Filmi! ►  E diziyi hemen izleyince bir de sizler için Sıcak Kafa dizisi incelemesi hazırlamak istedim. Gelin şimdi, Bilim Kurgu türündeki yeni Netflix dizisi Sıcak Kafa'yı izleyip bitiren biri olarak, sizle düşüncelerimi şöyle bir paylaşayım... Hatta Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Konusu ne? gibi sorularınıza da cevap vereyim... E hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerimden önce, gelin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/27/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, sadece konuşma ve dil yoluyla bulaşan bir salgının yayılmaya başlamasından 8 yıl sonrasını konu alıyor. Eski bir dil bilimci olan bir adamın, bu salgından etkilenmediği öğrenilince de, salgın ile mücade eden kurum, tüm imkanlarıyla bu esrarengiz adamın peşine düşüyor... Tabi adamımız da bulunduğu korunaklı sığınağından kaçmak zorunda kalıyor ve dizimizin asıl hikayesi böylece başlamış oluyor. Bu arada adamımız bu salgın ile karşı karşıya kaldığında, başında inanılmaz bir yüksek ateş hissediyor. Vücudu bu salgına karşı böyle bir korunma yöntemi keşfediyor ve bedenden ziyade sadece başının sıcaklığı hızla artıyor. İşte dizinin adı olan Sıcak Kafa da buradan geliyor. Lafı uzatmadan; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/32/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix Türkiye'nin birçok orijinal dizisini izledik. Bir Başkadır'ı sevdik, Atiye ile biraz gizemli, mistik ve fantastik bir yolculuk yaptık, Pera Palas'ta Gece Yarısı ile Ata'mızı görüp duygulandık ve Aşk 101 ile de gençlik dolu bir nostalji yaşadık... Fakat tüm bu dizileri izlerken de "Şöyle bir bilim kurgu dizimiz olsa..." diye iç geçirdik... İşte bu dizi, bence tam olarak bu boşluğu dolduruyor. Üstelik büyük de bir emek verildiği belli... Hem oyuncuları, hem temelindeki özgün hikayesi, hem şahane görsel efektleri, hem de sürükleyici senaryosu ile ben bu diziyi gerçekten beğendim. Salgın sonrası İstanbul ve görsel efektler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/36/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kıyamet Sonrası veya Karamsar Bir Gelecek olarak tanımını yaptığımız 'Distopya' konulu dizi ve filmleri sevenler, bu dizide İstanbul'un salgın sonrasındaki halini görüp, fazlasıyla keyiflenebilirler. Dizinin görsel efektleri kötü çıkar diye üzülüyordum fakat 1-2 sahne dışında, tüm görsel efektlerin çok başarılı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu durum beni gerçekten şaşırttı... Ayrıca dizinin Mavi-Gri ve Sarı-Turuncu temalı 2 renk skalasından oluşan sahneleri olduğunu fark edeceksiniz. İşte bu temayı oluşturmak için de ünlü Dark dizisininde imzası olan ekip ile çalışılmış. Çekimleri 3 yılda tamamlandı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/6/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, Afşin Kum'un 2016 yılında yazdığı aynı adlı kitabından uyarlama bir yapım. Bunun yanında dizinin tüm çekimleri 3 yılda tamamlandı. Dizi, yüksek bütçeli yapımlar arasında yer aldığı ve bir hayli dijital çalışma gerektiği için 3 yıl gibi bir süre içerisinde tüm çekimleri sona erdi. Mantar gibi dizilerin çıktığı günümüzde, böyle büyük bütçeli bir yapımın ortaya çıkarılmış olması ve üstelik Bilim Kurgu - Distopya türünde olması, bence ülkemiz için büyük ve güzel bir adım.  Başrolümüz Osman Sonant, SMK'dan bir türlü kaçamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/95/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Osman Sonant, yıllar önce yayınlanan Fİ dizisinde Sadık Murat Kolhan yani SMK karakterini oynuyordu. Yıllar sonra yine aynı oyuncuyu, Sıcak Kafa dizisinde SMK'dan yani Salgınla Mücade Kurumu'ndan kaçarken izliyoruz. Bu aslında basit bir tesadüf değil. Çünkü bu 2 dizinin de yönetmeni aynı, Mert Baykal... Anlaşılan o ki Baykal, yapımlarına böyle güzel imzalar bırakmayı seviyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/89/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] Aslında dizi; CAHİL'liği konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/7/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki salgın, konuşma yolu ile bulaşıyor. Ve bulaşan kişi, birden saçmalamaya, anlamsız cümleler kurmaya ve abuk sabuk konuşmaya başlıyor... İşte tam da bu yüzden, dizide bu salgına yakalanan kişiler için ABUK ifadesi kullanılıyor. Abuklar, kimseyi dinlemiyor. Karşılarındaki kişiler ile 2 yönlü bir iletişim haline girmiyor, sadece kafalarındaki anlamsız sözcükleri cümle yapıp öylece anlatıyorlar. ABUK olmayan bir kişi de, bu saçma cümlelere biraz maruz kalınca abuklamaya başlıyor... İşte dizi, aslında bu şekilde toplumlardaki CAHİL'liği konu alıyor. Diziyi böyle düşünür ve izlerseniz, taşların yerli yerine daha iyi oturduğunu fark edeceksiniz.   - - - - - -  Özet: Bilim Kurgu ve Distopya türünde çok iyi film ve dizimiz yok maalesef. İşte tam da bu yüzden, Sıcak Kafa dizisine 1 tık destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Dizi, genele baktığımızda ortalamanın üzerinde, ülkemizdeki yapımlar arasındaysa epey yüksekte yer alıyor. Bence bu yapım, aynı türdeki diğer dizi ve filmlerin de yapılmasının önünü açacaktır. Abartısız söylüyorum; şu diziyi İspanyollar yapsaydı 'İyi düşünülmüş..' der, beğenir ve "Netflix neden bizde de böyle işler yapmıyor?" diye isyan ederdik... Ben sevdim. Şöyle dram, romantik ve komedi yapımlarından sıkıldıysanız, mutlaka bir göz atın derim. Aradığınız 'farklı' yapım, bu olabilir. - - - - - -  ● Sıcak Kafa dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye orijinal yapımı. ● Sıcak Kafa dizisi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonu da gelecek. ● Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Osman Sonant, Hazal Subaşı, Şevket Çoruh, Gonca Vuslateri, Hakan Gerçek ve Haluk Bilginer gibi iyi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
2
3 yıl
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
60b
0
1 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
2
2 yıl
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Bunu okuyan sen... Evet evet sen! Biliyorum hemen 2018 film tavsiyelerini görmek istiyorsun ama sadece 1 dakikanı alıp birkaç şey söylemek istiyorum. Farkında mısınız bilmem ama 1 saniyesi bile kıymetli olan şu hayatta birçok kişi hala zamanını izleyecek film aramakla geçiriyor. Yarım saat boyunca öylece ne izlesem diye dolanıp duruyor. Açtığı film yarısında vasat çıkıyor ve yine zamanını çöpe atmış oluyor. Twitter'a "Film önerisi olan var mı?" yazıyor, arkadaşlarından film tavsiyesi istiyor fakat aldığı cevap "Fight Club izle"den öteye geçemiyor... İşte ben de bu sıkıntılardan bıkmış biri olarak tam 1 yıl önce burayı kurdum. Burada size sadece birkaç dakikada modunuza göre film önerisi bulma imkanı sunuyorum ve sadece beğendiğim filmleri size tavsiye ediyorum. Hemen buraya tıklayarak aşağıdaki listeye göz atmadan önce modunuza göre film önerisi seçebilirsiniz. Ha "Yok ben 2018 filmlerine bakacağım" derseniz de gelin şimdi birlikte her biri de iyi 2018 film tavsiyelerine birlikte bakalım. (2019 film tavsiyelerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz) 1. Listemizin ilk tavsiyesi "12th Man" yani "12. Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/32/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► "Kaan nasıl bir şey bu film? Konusu, ımdb puanı falan ne?" diyenler aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git ► 2. Nefis 2018 filmleri listemize "Mowgli" ile devam ediyoruz...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/48/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 3. Mutlaka izlemeniz gereken bir başka 2018 filmimiz de "12 Strong", yani "12 Savaşçı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/76/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 4. Bir sonraki tavsiye ise Lady Gaga'nın oynadığı "A Star is Born", yani bizdeki adıyla "Bir Yıldız Doğuyor" filmi oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/2/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 5. "The Guilty" ise, 2018 yılında çıkan ve izlenmesi gereken iyi 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/53/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 6. Sıradaki film tavsiyemiz ise biraz uzun soluklu; "Outlaw King"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/90/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM] Filme Git ► 7. "Searching" yani "Kayıp Aranıyor" filmi de izlemenizi tavsiye ettiğimiz bir başka 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/62/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 8. Mutlaka izleyin dediğimiz bir başka film tavsiyesi ise "Alpha" yani "Alfa Kurt"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/87/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 9. Sırada, kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından beğenilen bir başka 2018 filmimiz "Upgrade" var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/41/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 10. Şöyle biraz eğleneyim diyenler için de şahane bir 2018 filmi tavsiyemiz var; "TAG"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/49/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 11. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bir başka 2018 filmi tavsiyemiz "Adrift", "Sürükleniş" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/12/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 12. "Başlat: Ready Player One" filmi de keyifle izlenebilecek bir başka 2018 filmi önerimiz oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/38/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 13. Sondan bir önceki film önerisi ise "Every Day", yani "Her Gün" adlı film oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/5/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 14. "Operation Red Sea", yani "Kızıldeniz Operasyonu" adlı bu filmimiz de 2018 filmleri arasında izlenmesi gerekenler arasında yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/59/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● İzlediğiniz filmlere olumlu-olumsuz yorumunuzu mutlaka bekliyorum!  ● "Tavsiyeni Gönder" köşemizden bana izlememi istediğiniz filmi gönderebilir, üye olarak da profilinizde kendi film arşivinizi oluşturabilirsiniz.  ● Bunlar kesmediyse de aşağıdan modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz.  Modunu Seç ►
44b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Günler önce Netflix'te yayınlanan Kulüp dizisi, oyuncu kadrosu ve işleyeceği farklı konusuyla bir dönem dizisi olacağı için dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Az önce bitirdim ve hemen "Kaan kulüp dizisi konusu ne?" ve "kulüp dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım.  En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi "Kulüp" hakkında size hem düşüncelerimi söyleyeyim, hem de dizi hakkında şöyle kısa ve net bir bilgilenelim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Kulüp dizisi neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/24/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kulüp, 1950'lerin İstanbul'unda, dertlerle dolu olan geçmişi nedeniyle yanında olamadan büyüyen kızını bulan bir anneyi ve onun çalışmaya başladığı bir gece kulübünde yaşananları konu alıyor. Tabi sadece annenin değil, annesiz büyüyen bir kızın da hayatına dalma fırsatı buluyoruz bu diziyle. Ve evet, tüm bunlar 1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda geçiyor.  "Kaan sence nasıldı?" derseniz bence Kulüp, keyifle izlenecek iyi bir dizi olmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/92/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dönem dizi/filmleri, çok zor yapımlar. Kostümler, diyaloglar, mekanlar, obejeler hepsi o dönemi yansıtmalı. Bu da çok büyük bir uğraş anlamına geliyor. Bu yüzden dönem film ve dizilerinde en çok detayların düşünülüp düşünülmediğine bakarak notumu veriyorum. Kulüp dizisinde ise diyaloglardan mekanlardaki en küçük objelere kadar her şey gayet doğru bir şekilde düşünülmüş. Oyunculuklar ve müzikler de oldukça iyi. Yani bence bu dizi izlenir. Gelelim küçük olumsuzluklara; Dizi çok hızlı akıyor ve bu iyi değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/34/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi henüz izlemeyenler burayı okumasın çünkü spoiler içeriyor... Bence dizinin tek kusuru, senaryonun çok hızlı akması. Genç bir başrolümüz var ve nişanı çok hızlı gelişiyor. Konu ne zaman nişana geldi de her şey yapıldı kavrayamıyoruz. Hemen sonra genç solistimizin yıldızı birden parlıyor. Bu da çok hızlı geliştiği için pek gerçekçi gelemeyebiliyor. Kulübün sahibi Orhan beyimizin de annesi birden hastalanıveriyor... Diziye en büyük olumsuz eleştirilerim bunlar oldu. Ve son olarak; Milyonlarca kişi tek soru: "Kulüp dizisi raşel kim?"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/29/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ben de dahil, Kulüp dizisini izleyip bitiren birçok kişi dizimizin başrolü Raşel'i oynayan oyuncuyu fazlasıyla merak etti. Ben de size kısaca Raşel hakkında bilgi vereyim istedim... Raşel karakterini Asude Selma Kalebek (evet a ile) canlandırıyor. Asude 1999 doğumlu ve şu an Boğaziçi Üni'de okuyor. Kuüp dizisinin Raşel'i Asude Kalebek'i şu an yani bu içeriğin yayınlandığı tarih itibariyle Instagram'da 8.102 takipçisi bulunuyor. Bunu buraya yazıyorum ki buraya yolunuz aylar sonra düştüyse hemen buraya tıklayıp Instagram profiline göz atıp takipçi sayısına bir bakın. Bence takipçi sayısı hızla artacak. - - - - - ÖZET: Uzun lafın kısası, Netflix imzalı bu dizi bence izlemeye değer. Konu olarak ağır fakat senaryo işleyiş bakımından da çok hızlı bir dizi... Oyunculuklar ve dönemin atmosferiyse çok başarılı. Hala izlemediyseniz bir şans verin derim. - - - - - • Kulüp Netflix'te var mı? Evet, Kulüp dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 6 bölümden oluşuyor.  • Kulüp dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin oyuncu kadrosunda Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci, Fırat Tanış, Metin Akdülger ve Asude Kalebek boy gösteriyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
1
4 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.1b
0
8 yıl
Netflix Üyeliği Aldıracak Kadar Başarılı 7 İyi Netflix Film Önerisi!
Netflix Üyeliği Aldıracak Kadar Başarılı 7 İyi Netflix Film Önerisi!
Çok da uzak olmayan bir geçmişte, "Netflix filmleri çerezlik abi ya..." gibi bir algı vardı. Fakat Netflix, peş peşe çıkardığı yeni ve başarılı yapımlarla bu algıyı kırmayı başardı. Tabi sizi bilemem ama bence bu durum böyle, çünkü biraz sektörün içinde biri olarak bu durumun değiştiğini gördüğümü söyleyebilirim.  Bittiğinde "Oha" Diyeceğiniz Film Tavsiyeleri! ► İşte ben de tam olarak da bu yüzden bugün size Netflix film önerileri yapmak istedim. Üstelik bu Netflix filmleri bence öyle iyi ki, eğer Netflix abonesi değilseniz, bu tavsiyelerim sizi Netflix'e üye olmaya itecek kadar başarılı. Hadi gelin şimdi, Netflix üyeliği aldıracak kadar başarılı o Netflix filmleri nelermiş, ben onların hangi yönünü beğenmiş ve bu Netflix film önerileri listesine eklemişim onlara bir bakalım!  1. Size Netflix üyeliği aldıracak kadar iyi ilk tavsiyem "Durante la Tormenta"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/72/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu Netflix filmi, fırtınalı gecede, bir kadının yaşadığı beyin yakan olayları konu alıyor. Zaman yolculuğu konularına ilgiliyseniz bu film tam sizlik olabilir. Ayrıca "Peki Kaan bu filmin tam olarak konusu ne? IMDb puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" derseniz de, aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye sayfasına ulaşabilir veya diğer butona tıklayarak hemen Netflix üzerinden filmi izleyebilirsiniz.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 2. Mutlaka izlemeniz gereken bir başka başarılı Netflix filmi tavsiyem ise "The Two Popes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/48/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]2 usta oyuncunun döktürdüğü, Vatikan ve Papa konulu bu film, bence Netflix'in en başarılı yapımlarından biri. Eğer Vatikan'da neler olur? Bir Papa neler yapar? gibi soru işaretleriniz varsa, bu filmde sorularınızın cevaplarını hem eğlenceli, hem de etkileyici bir şekilde alacaksınız.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 3. "Outlaw King"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/41/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Eğer Netflix üyeliğiniz yoksa, sadece bu film için bile alın ve bu filmi mutlaka izleyin derim. Eğer 2 saatlik bir boşluğunuz varsa ve gerçekten iyi bir şeyler izlemek istiyorsanız, seçeceğiniz film kesinlikle bu olmalı. Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 4. "A Fall from Grace"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/81/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise en son izlediğim Netflix filmlerinden biri. Eğer çok hareketli ve canlı bir film izlemek istiyorsanız bu film size onu veremeyebilir. Çünkü film durağan, dingin ve etkileyici bir şekilde ilerliyor. Eğer vurdulu kırdılı şeyler haricinde, çarpıcı ve gizemli bir şeyler izlemek istiyorsanız bu Netflix filmini mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 5. "The King"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/43/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Başlardaki ağır ilerleyişi sizi sıkmasın ve bu sözümü hatırlayıp devam edin. Netflix'in yaptığı en sağlam filmlerden birini izleyeceksiniz. Şahsen ben keşke bir dizi olsaydı da daha çok izleyebilseydim bile dedim. Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 6. "In the Shadow of the Moon"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/4/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmimiz ise 9 yılda bir ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşen bir polisi konu alıyor. Bu filmde hem iyi bir gizem, hem iyi bir gerilim, hem de iyi bir bilim kurgu bulacaksınız. Netflix'te bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.  Filme Git ►  Netflix'te İzle ► 7. Ve listemizin son filmi ise "Fractured"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/165/31/netflix-uyeligi-aldiracak-kadar-basarili-7-iyi-netflix-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Beyin yakan filmler ile aranız nasıl? Eğer bu soruma cevabınız "Çok iyi!" ise bu film tam sizlik olabilir. Size farklı senaryolar yazdıracak bu Netflix filmini de mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  Netflix'te İzle ► ● Bunlar kesmedi mi? O zaman aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.