Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 

29 Temmuz 2022
16b
1 Yorum
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 

Zeytin Ağacı, Netflix'in 2022 yılı için duyurusunu yaptığından beri heycanla beklediğim dizilerden biriydi. Dizi daha yayınlanmadan benim gibi pek çok kişi "Zeytin Ağacı konusu ne?" ve "Zeytin Ağacı dizisi oyuncuları kimler?" gibi sorularına cevap aramaya başladı. Fakat Zeytin Ağacı dizisi dün Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen oturup bir çırpıda izleyip bitirdim. Ve hemen ardından kolları sıvayıp size bir zeytin ağacı dizisi incelemesi hazırlamak istedim.

En İyi Dizi Tavsiyeleri ► 

Hadi gelin şimdi, Netflix'in bu yeni dizisi "Zeytin Ağacı" izlenecek kadar iyi bir yapım mı? İçinde barındırdığı mesajları var mı? Oyuncuları kimler? gibi pek çok soruya bir bir cevap verelim... E hadi!

Dizi hakkındaki yorumlarımdan önce; Nedir bu Zeytin Ağacı dizisi konusu ona bir bakalım...

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Dizi, arkadaşlarının hastalığının tekrarlamasıyla farklı tedavi yöntemleri ararken soluğu Ayvalık'taki mistik bir yerde alan 3 kız arkadaşın yaşadıklarını konu alıyor. İçlerinden hasta olan bu mistik yerde tedavi olmaya çalışırken diğer ikili de, Ayvalık'ta aşk, heyecan ve geçmişlerine ait anılarla bir yolculuğa çıkıyor. İçlerinden birinin Ayvalık sokaklarında eski sevgilisiyle karşılaşması da yemeğin tuzu biberi oluyor... İşte biz de bu yaşananları izliyoruz.

Çoğu kişi fark etmemiş olabilir, fakat dizideki karakter isimlerinin her biri de, o karakterleri yansıtacak şekilde seçilmiş... Hadi başlayalım!

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 

• Ada ile başlayalım!

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Ada dizide kendi doğruları olan, kolay kolay taviz vermeyen güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Kaya gibi sert biri, tıpkı bir ada gibi. Bir başına ayakta kalmış, sağlam bir karakter. 

• Toprak

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Toprak, bir toprağa bağlı değil. Yurt dışından gelip bir karavanda yaşıyor. 'Ev' olarak bağımlılık hissettiği bir yer yok. Yersiz yurtsuz biri. Yıllar önce aniden yurt dışına gitmiş, sonra geri dönmüş. Kararsız, umutsuz, virane.

• Erdem

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
İsmi 'Erdem' olsa da; dolandırıcılık, aldatma, vergi kaçırma ve yurt dışına kaçak yollardan geçiş gibi pek çok 'erdemsiz' hareketi var bu karakterin. Bu karakter, dizideki karakterler ile isimleri arasındaki bağlantıya esprili bir göz kırpıyor.

• Zaman

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Diziyi izleyenler için anlatmaya gerek yok fakat 'Zaman' adındaki bu karakter, insanların geçmişleriyle bağ kurabiliyor. Zaman içinde kişinin ve ailesinin yaşadığı sorunları kökten yok etmeye çalışıyor kendi 'ruhsal' teknikleriyle...

• Leyla... Dizinin en hareketlisiyse sürekli kafası 'leyla' gibi dolaşan, mutlu, enerjik Leyla karakteri. Karaktere bakınca "Zaten Leyla'dan başka bir isim de verilemezmiş..." diyorsunuz.

• Sarp... Leyla'nın oğlu olarak izlediğimiz Sarp ise adı gibi aşılması, ehlileştirilmesi zor bir çocuk.

Selim... Selim ise aslında aklı selim biri. İşinin başında, kendi düzeni var. Ada'yı içinde bulunduğu zor durumdan çekip çıkarmış ve düzenli hayatının bir parçası yapmayı başarabilmiş.

• Ve Sevgi...

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Bu karakter ise çoğu izleyicinin kendini bulabildiği, sevgi dolu, iyi bir aşk ve sevgi peşinde olan biri. Onun olduğu sahnelerde konu bir şekilde hep sevgiye, mutluluğa geliyor.

Gelelim şimdi oyunculuklara...

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Tuba Büyüküstün gerçekten çok güzel. Her sahnede "Nasıl 40 yaşında ya?" diye iç geçirdim. Çok beğeniyorum fakat dizideki oyunculuğu her zamanki gibi biraz durağandı. Özellikle zihninde eski acı olayları canlandırdığı sahnelerde izleyici olarak ben çok etkilenirken onun çok etkilenmediğini fark ettim. Bu da modumu düşürdü açıkçası... Murat Boz'un oyunculuğunu ise ilginç şekilde çok ilerlemiş buldum. Çok mu iyi? Değil, fakat eski hallerine göre gayet başarılı denilebilir. Ayrıca dizideki cüretkâr sahneler de beni epey şaşırttı, kötü anlamda değil fakat sadece bir tık daha aşağıda bir şey bekliyordum sanırım.

Şimdiii, gelelim sonuca...

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Birçok kişi bana kızacak fakat bence bu dizi, 2 gündür sağda solda yazılıp çizildiği kadar 'kötü' bir yapım değil. Oyunculuklar sıkıntılı mı? Evet.. Güneşli havada, etrafa yağmayan yağmur sadece 2 kişinin üzerine yağarak saçma ve amatör bir görüntü oluşturdu mu? Evet... Ayvalık olarak gösterilen birçok yer aslında Çanakkale Assos/Behram Köy'e ait mi, evet... Fakat tüm bunların yanında, dizinin 'geçmişteki yüklerinden kurtulup yoluna devam et' mesajını anlamlı buluyorum. Değişen ve kesişen hayatlar, aşklar ve geçmiş... Bence bu dizi izlenebilecek kıvamda. 'İyi' demeye dilim varmasa da 'kötü' de diyemiyorum. Karar sizin...

- - - - - - 

• Zeytin Ağacı dizisi konusu gerçek mi? Dizideki karakterler ve hikaye uyarlama olsa da 'Zaman' ismindeki, 'Aile Dizilimi' konusuna değinerek ruhsal tedavi sunduğunu söyleyen kişi, birçok ünlünün de seanslarına gittiği gerçek birini konu alıyor. 

• Dizi kaç bölüm? Zeytin Ağacı 2. sezon var mı? Dizinin ilk sezonu 8 bölüm olarak yayınlandı. 2. sezonun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil ama bence büyük ihtimalle 2 hata 3 sezon gelecek.

• Zeytin Ağacı oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tuba Büyüküstün, Murat Boz, Seda Bakan, Serkan Altunorak, Boncuk Yılmaz, Füsun Demirel, Rıza Kocaoğlu ve Fırat Tanış'ı izliyoruz.

- - - - - - 

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 

Modunu Seç ►

Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 

listesine yorum yap!
Ayşegül A.
Ayşegül A.
30 Temmuz 2022
Sıkı Üye
Dizinin bence 2 oyuncusu var; Serkan Aktunorak ve Seda Bakan. Tuba Büyüküstün her zamanki gibi ruhsuz bir duvar ama güzel. Murat Boz oyunculukta aksine bence yerinde sayıyor. Eski yakışıklılığı da kalmamış :) Senaryo da kötü bence. Aile dizilimi denen konu falcılık olmuş. Ben sevmedim, 2. sezonu çıkarsa da izlemem. Murat için bile izlemem :)
zeytin ağacı dizisizeytin ağacı yorumzeytin ağacı konusuzeytin ağacı oyuncularızeytin ağacı dizisi incelemezeytin ağacı dizisi karakterlerzeytin ağacı oyuncularen yeni netflix dizileri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Netflix imzalı yeni belgesel-film The Tinder Swindler, yani bizdeki adıyla "Tinder Avcısı", 3 gün önce yani Şubat'ın ilk günlerinde Netflix'te yayınlandı. Günlerdir de Netflix'te bu filmi izlemeyi düşünen pek çok kişi Google'a girip "tinder avcısı konusu ne?", "tinder avcısı yorumları nasıl?" ve "tinder avcısı filmi gerçek mi?" gibi aramalar ile film hakkında bilgi almak istiyor. Filme Göz At ►  Ben de filmi bir çırpıda izleyip geldim ve bugün sizlere 2022 yapımı Netflix imzalı bu son günlerin en çok konuşulan Tinder Avcısı filmi hakkında bazı bilgiler vermek istedim. Size önce tinder avcısı filmi konusundan sonra da film hakkındaki yorumumdan bahsetmek istiyorum. E hadi! Öncelikle size Tinder Avcısı konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/12/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]2 saatlik bu belgesel film, bir eşleşme uygulaması olan Tinder üzerinden Simon Leviev isminde yakışıklı, genç ve ultra zengin bir adamla eşleşen farklı ülkelerdeki birçok kadını konu alıyor. Lüks arabalar, özel jetler ve ünlü oteller derken, kadınlar kendilerini beyaz atlı zengin bir prens ile yan yana özel jette bulunca haliyle fazlasıyla etkileniyorlar. Fakat bu 'rüya' gibi hayat, bir süre sonra tam tersine dönmeye başlıyor ve 2022 yapımı bu Netflix belgesel-film de bu konuyu bize etraflıca ve çarpıcı bir şekilde aktarıyor. Bu film, son günlerde izlediğim en çarpıcı şeydi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/93/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]Netflix, artık yıllarca akılda kalıcı TAŞ gibi senaryoları olan yapımlar yerine bu tür güncel, hareketli ve interaktif yapımlara parayı basıyor. Yine Netflix imzalı "Don't F**k With Cats", "The Great Hack" ve "My Octopus Teacher" ismindeki belgesel filmler de beni gerçekten yakalamayı başarmıştı. Tinder Avcısı da onların arasına girmeyi başardı. Hem gerçek bir şeyler izliyoruz, hem de 'vay be neler dönüyormuş meğer..' diye söylenip şaşırıyoruz. Olayın başrolleri konuyu anlattıkça daha fazla sürükleniyoruz ve bir bakıyoruz bir oturuşta izleyip bitirmişiz bile.. İşte bu sürükleyicilik, beni kazanmayı başardı.  Bir gerilim filmi izliyormuş gibi gerildim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/16/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]Filmin öyle bir sürükleyiciliği var ki, "işte şimdi bitti" dediğimiz an konu daha da büyüyor ve bizi şaşırtarak ilerlemeye devam ediyor. İzlediğim şeyin bir belgesel olduğunu bildiğim halde, tıpkı bir gerilim filmi izliyormuşcasına gerildim diyebilirim. Özet: Eğer bu sıralar Netflix'te izleyecek yeni ve iyi bir şeyler arıyorsanız Tinder Avcısı, mutlaka göz atın dediğim şeylerden biri. Biraz şaşırmak ve dünyada neler olup bittiğini görmek için bile izlenebilir... Üstelik bir de sürükleyici bir aksiyon filmi tadında, e daha ne olsun?   Şimdi gelelim akıllardaki ilk soruya; Tinder Avcısı gerçek mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/19/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]Tinder Avcısı yayınlanalı daha 3 gün olmasına rağmen pek çok kişi bu belgesel filmde izlediğimiz kişi ve olayların gerçek olmadığını, Netflix'in bunu müthiş bir balon haline getireceği ve bu sayede hem film ile ünlü olan gerçek kişilerin hem de Netflix'in çok iyi kazanacağını düşündüğünü dile getirdi. Bu düşünceye pek katılmasam da benim de aklıma takılan birkaç soruyu aşağıda yazıyorum; ● Simon Leviev, 2019'da İsrail'de 15 ay hapis cezasına çarptırılıyor fakat iyi halden 5 ay yatıp çıkıyor. Çıktıktan sonra da zengin, ultra lüks hayatına devam ediyor. Her yerde ifşa olmuşken, görülmemek için sakal bırakırken bu adam nasıl oluyor da birden zengin hayatına devam edebiliyor? ● Simon, bir Elmas şirketinin CEO'su olmadığına göre, kadınlardan birini bir çırpıda bu şirkette çalışan olarak gösterip ona nasıl kart çıkarabiliyor? ● Bir kadından aldığı 50 Bin $'ı diğer kadın ile harcıyorsa bu adam bunca Ferrari'yi, özel jeti nasıl karşılıyor? Tamam saatler sahte fakat araçlar? Başkasından 50-100 Bin $ alarak bu değirmen döner mi? Bu arada Simon'ın cezasının bu kadar az olmasının nedeni, yaptığının tam olarak dolandırıcılık sayılmaması. Yani kanun önünde hepsinden 'borç' almış gibi görünüyor. Karşıdakilerin sevgisini kazanıyor ve onlardan para istiyor. Bu dolandırıcılığa pek girmiyor ve bu yüzden birkaç ayda çıkıyor. Aslında 15 ay ceza yemesinin nedeni, kadınlara telefonda savurduğu 'Bedelini ödeyeceksin!' tehditleri. - - - - - • Tinder Avcısı Netflix'te var mı? Evet, 2022 yapımı bu belgesel-film Netflix'te izlenebilir. • Tinder Avcısı gerçek mi? Belgesel film, tamamen gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor ve tüm süreci gerçek kişilerden dinliyoruz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
2
4 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Atatürk Filmi İncelemesi | Olmuş mu? Eksikleri var mı?
Atatürk Filmi İncelemesi | Olmuş mu? Eksikleri var mı?
Atatürk... Türk'lerin Ata'sı... Yıllarca tüm dünya sinemasında tarihte iz bırakan olayları ve kişileri izledik ve hep iç geçirdik; "Neden iyi bir Atatürk filmi izleyemiyoruz?"... İşte Disney+'ın yayınlamaktan korktuğu, birilerinin ağzına bakarak "Bende bu yapımı yayınlayacak yürek yok.." dediği Atatürk filmi, nihayet sinemada vizyona girdi ve ben de hemen koşup filmi büyük bir dikkatle izledim. Filme Git ►  Gelin, bu büyük bütçeli Atatürk filmi hakkında filmi izlerken aldığım notlar ile birlikte aklıma takılanlara, beğendiğim veya eleştirdiğim noktalara sizlerle birlikte bakalım. Hem henüz filmi izlememiş olanlar bilgilensin, hem de izlemiş olanlar filmin üzerinden şöyle bir geçmiş olsun... ● Atatürk filmi hakkında YouTube kanalımızda da bir video hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QyxQrKrOMN0[/VIDEO] E hadi! Atatürk filmi, Mustafa Kemal'in çocukluk yıllarından başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/52/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmde önce küçük Mustafa'nın hayatına konuk oluyoruz. Babasının ticaret hayatı eşkiyalar nedeniyle sona eriyor ve buna üzülen babamız, kendini yatakta buluyor. İşte küçük Mustafa da tüm bu sürece şahit oluyor ve babasını bu duruma düşürenlere büyük bir öfke beslemeye başlıyor. Hemen sonra Mustafa Kemal'in bir Osmanlı Subayı olma sürecini işliyoruz. Bu evreleri de izlerken o küçük sarışın çocuğun artık büyük bir Kumandan oluşunu izliyoruz. Başrol Aras Bulut İynemli tüm sektöre oyunculuk dersi vermiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/49/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin daha ilk sahnelerinde fragmanlarda gördüğümden daha iyi bir Atatürk tasviriyle karşılaştım. Aras Bulut İynemli, üstlendiği rolün büyüklüğünün hakkını gerçekten vermiş diyebilirim. İynemli, role bürünebilmek için sadece haftalar boyunca jest-mimik dersleri almış. Duruş pozisyonunda ata nasıl bineceğine, konuşma şeklinden bakışlarına ve yabancı dillere kadar her şeyiyle Atatürk'e fazlasıyla benzemeyi başarmış. Ben bu emeği çok anlamlı buluyorum. Filmin ilk çeyreğinde "Aras Bulut İynemli gerçekten doğru seçimmiş.." diye iç geçirdim diyebilirim. Filmin sonunda elimde bir Oscar olsaydı hemen eline tutuşturuverecektim. Kendisi çocukları, torunları ve gelecek nesiller için büyük ve anlamlı bir miras bırakmış oldu. Film görsel açıdan çok başarılı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/8/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin bazı sahnelerini fragmanlarda da izlemiş ve 'eğer böyleyse ortaya güzel bir iş çıkacak' diye düşünmüştüm ki öyle de oldu. Yıllardır yüzler değil binlerce film izlemiş biri olarak bu filmin açılış sekansını oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. İzleyenler hatırlar, Çanakkale'de siper içinde yürüyen Atatürk, birden askerleri yararak merdivenden yukarıya, yüzeye çıkıyor. Gök yüzü turuncudan sarıya ve maviye çalıyor. Atatürk siperden çıkıp ilerliyor ve kamera onu orada bırakıp siperin içine geri çekiliyor. Fakat kamera çekildikçe önüne birkaç asker daha geliyor ve hepsinin Atatürk'ü izlediğini görüyoruz. Bu sahnedeki renkler, sinematografi bence gerçekten çok başarılı. Bunun yanında film, görsel açıdan 'büyük bütçeli' olduğunu da karşı tarafa anında geçiriyor. Böyle bir filme de bu izlenim yakışırdı. Bu 3 filmlik bir serinin 1. filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/50/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Atatürk filmi, malumunuz Disney+'da yayınlanacaktı. Bu, filmin tüm dünyada aynı anda izlenilebilmesi demekti. Disney+'ta yayınlanması bu yüzden önemliydi. Çünkü Disney+, bünyesindeki içerikleri 50'den fazla ülkede aynı anda yayınlıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü ve verdiğimiz kurtuluş mücadelesini tüm dünyanın görmesi açısından bu adım önemliydi fakat malum platform, bazı grupların baskısı altında kalıp pes edip, korkarak Atatürk filmini yayınlamayacağını duyurdu. Ardından da bir 'dizi' olarak hazırlanmış olan bu filmin 3 parça haline getirilerek sinemada vizyona girmesi kararlaştırıldı. İzlediğimiz bu ilk film de bu serinin 1. yapımıydı. Atatürk filminin 2.'si 5 Ocak 2024'de sinemalarda yayında olacak. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/96/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Filmin beklentimin altında kalmasından gerçekten epey korkuyordum fakat film beni daha ilk çeyreğinde şaşırtmayı başardı. Hem başrolün rolünü kıyafet gibi giymesi, hem de o yılları tüm ince detaylarıyla birlikte çok başarılı bir şekilde yansıtmasıyla, film özellikle son sahnesinde gözlerimi nemlendirmeyi başardı. Atatürk gibi hayatı mücadele içinde geçmiş, askeri ve siyasi bir deha için şimdiye kadar büyük bütçeli böyle bir filmin yapılmamış olması da bizim ayıbımız olsun. Şimdilik elimizden gelen tek şey, bu film serisini desteklemek. - - - - - -  • Atatürk filmi Netflix'te var mı? Hayır. 2023 Kasım itibariyle film sinemada vizyonda. Fakat ilerleyen tarihlerde Netflix, Amazon veya Exxen gibi platformlar yayınlamak için filmin haklarını alıp bünyelerine katabilir. • Atatürk filmi sinemada izlendikçe Disney+ mı kazanıyor? Hayır. Bu yanlış bir algı. Disney+ Atatürk filmini yayınlamaktan vazgeçti. Film de sinemada vizyona girdi. Sinema geliri tamamen filmin Türk yapımcılarına gidyor. Modunu Seç ►
16b
1
2 yıl
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Bugün size, keşfettiğim andan itibaren çok etkilendiğim ilginç bir olayı getirdim. Konumuz bir "şarkı"... Fakat bu şarkı bildiğiniz tüm şarkılardan farklı. Çünkü bu şarkının katil olduğuna inanılıyor!  Şarkı yazılıyor ve olaylar başlıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/81/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpeg[/RESIM] Her şey Macar asıllı besteci ve söz yazarı Rezso Seress ismindeki bir adamın bir Pazar günü bir şarkı yazmasıyla başlıyor. Yazdığı bu şarkıya "Szomoru Vasamap" yani "Kasvetli Pazar" adını veriyor.  Şarkı ilk kurbanını alıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/42/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM]Şarkıyı ilk dinleyen Seress'in sevdiği kadın oluyor. Kadın, şarkıyı dinledikten sonra bir şişe zehir içerek intihar ediyor. Geriye ise sadece 2 kelimenin yazılı olduğu bir kağıt parçasını bırakıyor; "Gloomy Sunday"... İkinci intihar geliyor!  Budapeşte polisi, Joseph Keller ismindeki bir ayakkabı boyacısının sokak ortasında kafasına ateş ederek intihar etmesi ihbarı ile olay yerine gidiyor ve yerde kağıda yazılmış 2 kelimeyi buluyor; "Gloomy Sunday"... İntiharlar gelmeye devam ediyor!  Şarkı Avrupa'da da yayılınca gençler tarafından hikayesi kulaktan kulağa yayılmaya başlıyor. Bir dans kulübünden çıkan genç bir kadın, bir silah ile kendini öldürerek geride şarkının adının yazılı olduğu bir not bırakıyor. Bu olayların üzerine Budapeşte emniyeti şarkının çalınması yasaklıyor!  Şarkı dünyaya yayılıyor!  Berlin'de bir esnaf, dükkanının içinde kendini asıyor ve geride şarkının adını bırakıyor. New York'taki bir yazar, evinin içinde tüpü açarak kendini gaz ile zehirliyor ve ölmek üzereyken kağıda "Gloomy Sunday" yazdığı anlaşılıyor. 17 yaşındaki bir kız odasında intihar ediyor ve not defterinde "Macar İntihar Şarkısı" yazılı olduğu bir sayfa bulunuyor.  Roma'daki bir köprü üzerinde bu şarkıyı söyleyen bir dilenciyi fark eden bir genç, tüm parasını dilenciye verip kendini birden sulara bırakıyor ve ölüyor! BBC, şarkının dinlenilmesinin yasak olduğunu ilan ediyor!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/40/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Ölümlerden sonra BBC, tüm İngiltere'de şarkıyı yasaklıyor!  Yazarın ölümü...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/60/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Seress, düştüğü Nazi kampından kurtuluyor bunun üzerine psikolojisi bozulunca bir çatıdan atlıyor fakat ölmüyor. Sonra da kaldırıldığı hastanede, 1968 yılında kendini boğarak ölüyor. Öldüğü gün ise "Pazar" olarak kayıtlara geçiyor. Şarkının sözlerinde ise "Pazar günü yapılacak olan cenazeme gel..." şeklinde bulunan bir kısım herkesi ürpertiyor. İşte o şarkı!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9dZj7YW5oFQ[/VIDEO]
16b
1
8 yıl
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi.  Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım!  Merakla beklenen açıklama geldi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/62/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi.  Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/37/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir.  Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/83/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor.  ● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz.  Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz!  Modunu Seç ► Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 
25b
1
7 yıl
Bir Gecede Bitirin! 4 Bölümlük Çarpıcı Netflix Dizi Tavsiyesi: "Unorthodox"
Bir Gecede Bitirin! 4 Bölümlük Çarpıcı Netflix Dizi Tavsiyesi: "Unorthodox"
Size burada 1 ay önce tavsiye ettiğim şu Netflix dizisi sonrasında izleyecek yeni bir dizi ararken dün gece karşıma Netflix imzalı "Unorthodox" dizisi çıktı. Hiç hakkında araştırma bile yapmadan hemen kaptırdım kendimi ve 4 saatin sonunda gerçekten çok etkilenmiştim. Bu yüzden bu sabah sıvadım kolları ve sizlere bu Netflix'in yeni gözdesi Unorthodox dizisi "İzlenir mi?", "Konusu ne?", "Nasıl bir dizi?" gibi sorulara cevap vermek ve bu diziyi size tavsiye etmek istedim.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle buraya "Unorthodox dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınızı burada bulamayacağınızın haberini peşin peşin vermek istiyorum. Dizi şu an Netflix'te yayında ve hemen buraya tıklayarak diziyi izlemeye koyulabilirsiniz. İzlemeden önce Unorthodox dizisi hakkında detaylara göz atmak isteyenler ise benimle birlikte aşağıya devam edebilir. Hadi gelin şimdi, bu haftanın Netflix dizi önerisi Unorthodox'a birlikte göz atalım. Öncelikle nedir bu Netflix yapımı Unorthodox dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/82/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Netflix imzalı bu mini dizimiz, New York'un bir bölgesindeki Yahudi Topluluğu içinde doğup, büyüyen 19 yaşındaki bir kızın yaşadıklarını konu alıyor. Genç kız, kendini bir türlü o dünyaya ait hissedemiyor ve hayatın önüne getirdiği zor yollardan birini seçmesi gerekiyor. İşte dizi de, Esty ismindeki bu genç kızın, kendini bulmak için çıktığı cesaret dolu yolculuğu konu alıyor. Baskılar altında yaşamakta zorlanan ve bir yerde canına tak ederek radikal bir karar alıp hayatını değiştirmeye çalışan genç bir kadının çarpıcı hikayesini izleyeceksiniz. Üstelik bu dizide izleyeceklerinizin, gerçek anılardan yola çıkılarak yazıldığını da hatırlatmak isterim. Beni etkilemeyi başardı fakat; Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/7/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Eğer içinizde bir yerlerde, dilediğiniz hayatı yaşayamadığınız düşüncesi varsa, mutlaka bu diziyi izleyin derim. Çünkü dizi, içindeki sese kulak veren bir genç kızın çok zor bir karar alıp hayatını değiştirmek için adım atmasını konu alıyor. İzleyin, çünkü hepimiz yer yer bu zor kararlar ile karşı karşıya kalıyoruz ve ne yazık ki çoğumuz, sadece düzenimizin bozulmaması için, o zor kararları bir türlü alamıyoruz. Korkuyoruz, geleceğimizden endişe duyuyoruz ve bir türlü cesaret edemiyoruz. İşte bu dizi, içinizdeki bu sönmek üzere olan cesareti biraz daha körükleyebilir. Hem sadece 4 bölüm. En kötü bir akşamınızı feda etmiş olursunuz, fakat dizi ilginizi çekerse, alacağınız kararlar karşısında bir gece ne ki?... Nacizane bir uyarı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/39/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan ama bu dizi böyleymiş..." gibi cümlelerle gelmemeniz için bu uyarıyı yapmak istiyorum. Dizimiz, dini bir cemaati ve cemaatin geleneklerini, kurallarını ve atmosferini yansıttığı için durgun, sakin ve gerçek bir şekilde ilerliyor. Yani gerilim dolu, ya da aksiyonu bol bir şeyler izleme beklentiniz varsa üzülürsünüz. Eğer "din" konuları pek beni çekmiyor derseniz hiç bu diziye başlamayın derim, çünkü muhtemelen daha ilk bölümde telefonunuzu elinize alıp Instagram'da (Bu arada bizi Instagram'da takip edebilirsiniz) takılmaya başlayacaksınız. Ayrıca dizimizde bazı açık sahneler de mevcut uyarayım da sonradan kulağımı çınlatmayın. Başrolümüz "Shira Haas" şahane bir oyunculuk sergiliyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/19/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Diziyi bitirdikten sonra ilk işim, başroldeki genç kızın yani Esty'nin gerçek yaşına bakmak oldu. Meğer 24 yaşındaki Shira Haas, Esty karakterine hayat veriyormuş. Muhtemelen siz de benim gibi diziyi izledikten sonra bir de Shira Haas'ın boyunu merak edeceksiniz, o yüzden hemen aydınlatayım; Kendisi 1,52 boyundaymış. Ayrıca günlerden 4 Nisan 2020, kendisinin Instagram hesabına baktığımda 77 Bin takipçisi olduğunu görüyorum. Siz bu içeriği ne zaman okursunuz bilemiyorum ama bu cümlelerimi okuduğunuzda buraya tıklayarak kendisinin profiline göz atın ve güncel takipçi sayısını da görün. Böylece kendisinin Unorthodox dizisi ile birlikte takipçi sayısında ne kadar bir artış olduğunu da size gösterebilirim.  Ayrıca aklınızda "Unorthodox ne demek?" gibi bir sorunun oluştuğunu da düşünüyor ve bu soru işaretini gidermek istiyorum. Unorthodox; Geleneklere uymayan, sıra dışı, kuralların dışında anlamına geliyor. ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
32b
2
6 yıl
Shogun: Kan, Kılıç, Gurur ve Bolca JAPON KÜLTÜRÜ İçeren Yeni Dizi!
Shogun: Kan, Kılıç, Gurur ve Bolca JAPON KÜLTÜRÜ İçeren Yeni Dizi!
2024'te çıkacak yeni dizilerin her birini de geçtiğimiz yılın sonlarına doğru ajandama eklemiştim. Shogun dizisi de bunlardan biriydi. Hatta notlarıma göz attığımda Shogun dizisi için "ilk fırsatta izle" gibi bir yıldız koyduğumu da fark ettim. Çünkü okuduğum detaylar ve göz attığım fragman ve görselleriyle gerçekten çok sağlam bir iş olacağını az çok tahmin etmiştim. Şimdiyse her gün binlerce kişi Google'da "shogun dizisi konusu nedir" veya "shogun dizisi oyuncuları" gibi aramalar ile dizi hakkında bilgi edinme çalışmalarına girişmeye başladı. Ben de diziyi bir koşu izleyip, hemen size de anlatabilmek için kolları sıvayıp böyle kısa ve öz bir içerik hazırlamak istedim... Hadi gelin şimdi Shogun dizisi konusu nedir, oyuncuları kimlerdir ve en çok da neden izlenir, neden izlenmez.. onlara bir bakalım... Hadi! ● Bu dizi hakkında YouTube kanalımızda bir İNCELEME hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ktrdIaB08Ck[/VIDEO] Yorumumdan önce gelin Shogun dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/5/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Shogun dizisi gerçekten köklü bir ülkenin geçmişini konu alıyor. 1600'lü yıllarda geçen dizi, Japonya'da, birçok şeyi değiştiren büyük bir savaşın öncesini ve sonrasıyla birlikte konu alıyor. Dizi, büyük bir Lord olan Yoshii Toranaga'yı ve bir yandan da yolu Japonya'ya düşen bir İngiliz denizciyi merkeze alarak ilerliyor. Kesinlikle 2024'ün en iyi dizilerinden biri olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/57/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizinin yayına girdiğini görüp duyan pek çok kişi hızlı bir şekilde Instagram DM'den bu dizi hakkındaki yorumumu sordu... Gelen her mesaja da aynı yanıtı verdim; Bu dizi gerçekten 2024'ün ve sonrasının en iyi dizilerinden biri olacak. Dizi çok büyük bütçeli ve bunu da daha ilk anından itibaren hissettirmeyi başarıyor. Görsel efekt ile çoğaltılmayan askerler, gerçek gemiler, toplar, en iyisi de döneme ait kostüm ve eşyalar... Bence hepsi de çok iyi kotarılmış. Buram Buram Japon kültürü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/94/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerinden itibaren öyle nefis bir tat aldım ki, işte dedim sonunda kendine has bir atmosferi olan, gerçek bir kültürü işleyen bir yapım... Japonya'nın kendine has kültürü öyle özgün, öyle korunmuş ki, 1600'lü yıllardaki Japonya'yı izlerken günümüz Japonya insanından pek bir fark göremiyoruz. Saygı, gurur, düzen ve korku... 1600'lerde üstündeki adama kötü söz söyleyen kendini kılıcıyla ölüme mahkum ederken, günümüzde de bir Japon mühendis, yanlış yaptığı bir hata için kendini cezalandırıyor... Gerçekten bambaşka bir kültür bu. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/341/19/shogun-kan-kilic-gurur-ve-bolca-japon-kulturu-iceren-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle bol kılıçlı, kanlı, askerli iyi bir Japon dizisi izlemek isterseniz bu yeni diziye mutlaka bir şans verin ve hemen başlayın derim... Her ne kadar Atatürk dizisini iptal ettiği için asla kara listemden çıkarmayacağım malum platformda yayına girmiş olsa da, bu dizinin gerçekten iyi bir dizi olduğu gerçeğini söylemeden geçemeyeceğim.  - - - - - -  • Shogun dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi FX dizisi ve Disney+'da izlenebiliyor. • Shogun dizi oyuncuları kimler? Dizinin ana başrolleri arasında Hiroyuki Sanada, Anna Sawai ve Cosmo Jarvis yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
5
2 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.