Netflix'te Bir Oturuşta Bitireceğiniz 5 İyi 2020 Dizi Önerisi!
03 Mayıs 2020
4.4b

Size buradaki "Modunu Seç" köşemizde izleyip, beğendiğim Netflix filmlerini tavsiye ediyorum fakat özellikle son zamanlarda yaşadığımız bu karantina sürecinde, Instagram hesabımıza "Netflix dizi önerileri yok mu?", "Güncel 2020 dizi önerileri var mı?" gibi sorular gelmeye başlayınca hemen sıvadım kolları ve size, izleyip beğendiğim her biri birbirinden keyifli 5 iyi Netflix dizisi tavsiye etmek istedim. 

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►

Birazdan göreceğiniz Netflix dizi önerileri, özellikle çok uzun süren dizileri sevmeyenler için ilaç olabilir çünkü göreceğiniz tavsiyelerin her biri de hem sezon hem de bölüm olarak oldukça kısa. Yani öyle haftalarını alacak çok uzun yapımlar izlemeyeceksiniz. Bu diziler, 1-2 gün içinde izleyip bitirebileceğiniz kıvamdalar... Hadi gelin şimdi sizlere tavsiye ettiğim o Netflix dizileri nelermiş birlikte görelim! 

GÜNCELLEME: Yeni yayınlanan ve dün gece izlediğim bu dizi, bu listeye en tepeden girmeye hak kazandı: "Gangs of London"

"Kaan bu dizi nasıldır, konusu, senin yorumun, oyuncular nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.

Diziye Git ► 

1. Netflix imzalı ilk dizi tavsiyem "Ragnarok"

1. sezonu sadece 6 bölümden oluşan bu Norveç dizisi, hikayesini az çok bildiğimiz Thor'un modern halini konu alıyor. Kurgusal bir Norveç kasabamız var ve bir de bu kasabaya yeni taşınan bir gencimiz... İşte bu dizide, bu gencin, içindeki özel gücü bulmasını ve sonrasında yaşananları izliyoruz. Şimdi öyle sürekli "genç" dedim diye öyle bol bol goygoy yapılan cıvık dizilerden sanmayın. Dizi gerçekten bana kendini izletmeyi başardı. Atmosferini gerçekten beğendim. İzledikten hemen sonra yazdığım detaylara aşağıdaki butondan göz atabilirsiniz. 

Diziye Git ► 

2. 20 dakikalık bölümleri ile bir çırpıda bitirin derim; "I Am Not Okay with This"

Başrolünde, kendisindeki özel gücü yavaş yavaş keşfeden bir karakterin olduğu yapımlar benim olduğu gibi sizin de ilginizi çekiyorsa bu 20 dakikalık bölümlerden oluşan nefis Netflix dizisini izlemelisiniz derim. "Ee Kaan biraz daha bahset, nasıl bir dizi bu?" diyenleriniz hemen aşağıdaki butona tıklayıp, dizi hakkında yazdıklarıma göz atabilir. 

Diziye Git ►

3. İşi gücü bırakıp izleyin; "Kalifat"

Henüz 2020 yılının 5. ayındayız, yarısına bile gelmedik ama bana sorarsanız 2020'de izlediğim en etkileyici dizilerden biri kesinlikle bu derim. Dizi size İsveç'te olanları gösterirken birden sizi tutup Suriye'nin tam da göbeğine bırakıveriyor ve Suriye'deki Şeriat ortamında bebeği ile yaşamaya çalışan bir annenin yaşadıklarını izliyoruz. Her bünyenin izleyemeyeceği, her düşüncenin sevemeyeceği bu diziyi mutlaka izleyin derim. 

Diziye Git ►

4. Sadece 4 bölüm; "Unorthodox"

New York'taki bir Yahudi topluluğu içinde doğup büyüyen 19 yaşındaki bir kızın yaşadıklarını izleyeceksiniz. Yer yer "Yok artık!" çekecek, yer yer de kendinizi onun yerine koyup özgürlüğe doğru koşacaksınız. Sadece 4 bölümlük bu dizi, farklı türdeki baskılar nedeni ile hayatını yaşayamamış, bir şeyleri ıskalamış ve gerçekleştirmek istediklerini bir türlü hayata geçirememiş kişileri fazlasıyla etkileyecektir. Onlardan biriyseniz, bu dizi kesinlikle hayatınızda bir etki bırakacak. 

Diziye Git ►

5. Sıradaki dizi tavsiyem ise henüz çiçeği burnunda bir yapım, çünkü 2 gün önce yayınlandı; "Into the Night"

Yani güneş bizi öldürseydi? İşte bu dizi, bu bilim kurgu temelli konuyu işliyor. Bir Nato askeri, bir uçağı kaçırıyor ve pilota "Batı'ya sür!" diyor. Karanlıkta hayatta kalmaya çalışan bir grup yolcunun yaşadıklarını konu alan bu dizi de gerçekten sürükleyiciliği ile beni yakalamayı başardı. Üstelik oyuncu kadrosunda, oyunculuğunu çok beğendiğim bir de Türk isim bulunuyor. Mehmet Kurtuluş, dizideki "Ayaz" rolüne hayat veriyor. Bu diziye de bir şans verin derim. 

Diziye Git ►

BONUS: Ee bizden de bir şeyler olmasın mı? Olsun! Günler önce bitirdiğim ve çok büyük keyif aldığım "Aşk 101"

Fragmanını ilk izlediğimde "Biz lise dizisi yapmayalım ya..." diye iç geçirmiş ve kesin vasat bir şey çıkacak diye yakınmıştım. Fakat Netflix beni şaşırtmayı başardı ve dizinin ilk sezonunu çıktığı gibi silip süpürdüm. Hem oyunculuklar, hem de kurgu gerçekten beni yakalamayı başardı. Hala izlemediyseniz mutlaka bu diziye de bir şans verin derim. 

Diziye Git ►

Modunu Seç ►

netflix dizi önerileri 2020netflix dizi önerilerinetflix dizi önerisinetflix dizi tavsiyesigangs of london konusunetflix dizi tavsiyelerinetflix mini dizi önerilerimini dizi tavsiyeleridizi tavsiyeleridizi tavsiyesinetflix dizileri 2020güncel netflix dizi önerileri
İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Sizler için geçmiş günlerde hazırladığım şu 5 dizi önerisi içeriğinden sonra pek çok "Kaan bunları izledik, başka dizi tavsiyen var mı?" tarzında geri dönüşler geldi. E hal böyle olunca ben de yeni bir dizi keşfine çıktım ve bu keşfin sonucunda size iyi bir dizi getirdim; "Derapages", yani bizdeki adıyla "Karanlık Kadrolar"... Öncelikle bu içeriğe "Karanlık Kadrolar dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat diziyi Netflix'ten izleyebilirsiniz. Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Fakat "Karanlık Kadrolar dizisi oyuncuları" ve "Karanlık Kadrolar konusu" gibi aramalar sonucu buradaysanız doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi, 2020 yapımı bu Karanlık Kadrolar dizisine şöyle birlikte bir göz atalım ve konusunu inceleyip "Neden izlenir?" sorusuna cevap verelim!  Öncelikle nedir bu Karanlık Kadrolar - Derapages dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/65/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, yıllar boyunca İnsan Kaynakları pozisyonunda profesyonel bir şekilde çalışmış olan bir adamın yaşı nedeniyle işsiz kalmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kendini işsiz kalmanın psikolojik etkenleri ile boğuşurken buluyor ve küçük çaplı farklı ek işler yaparak geçinmeye çalışıyor. Bu süre zarfında da her yere iş başvurusu yapan adamımız, çok büyük bir şirketten olumlu bir geri dönüş alıyor ve kendini birden "karanlık" bir iş dünyasının içinde buluyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/89/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle ilk 3 bölümünü bir çırpıda, geri kalanını da 2 gün içinde sindire sindire izlediğim bir dizi oldu. Dizi önce işsiz kalan bir adamın yaşadığı buhranı, sonra iş bulma sürecini ve hemen arkasından da ekmeğin aslanın ağzında olduğu, mücadeleler ile dolu iş dünyasını konu alıyor. Bu yüzden izleyici olarak hiç sıkılmıyorsunuz, çünkü adım adım her evreye şahit oluyor, bir insanın içinde bulunduğu durumlara tek tek konuk oluyorsunuz. Diziyi Netflix'te keşfetmiştim ve gerçekten pek beklentim yoktu. Fakat hem temel aldığı konu, hem de akıllıca yazılan kurgusu beni şaşırtmayı ve burada size tavsiye edecek kadar yakalamayı başardı. Bir boşluk ayırın ve izleyin derim. İşsiz kalmanın, bir insanda yarattığı psikolojik etkileri tüm çıplaklığıyla görüyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/84/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.png[/RESIM]Yukarıda da söylediğim gibi, dizi bize işsiz kalan bir insanın yaşadıklarını, çevresinde olanları, içine düştüğü çaresiz durumları bir bir yaşatıyor. Aslında 7'den 70'e hepimizin bildiği bir konu bu "işsizlik" belki de tam olarak da bu yüzden, bu dizi, diğer ülkelerden daha çok bizim ülkemizde dikkatleri çekebilir. Çünkü konunun alıcısı gerçekten çok fazla... İşsizlik gerçekten çok ağır etkileri olan bir evre bu dizi bu evreyi gerçekten başarılı bir şekilde işliyor. Başrolde eski bir futbolcu, yönetmen ve yapımcı "Eric Cantona" tam anlamıyla döktürüyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/73/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünde izleyeceğiniz isim, karizması ve açık sözlülüğü ile bilinen ve 2002 yılında İngiliz Futbol Onur Listesi'nde açılış konuşması yapan eski futbolcu, yeni yönetmen-yapımcı "Eric Cantona"nın ta kendisi. Cantona, diziyi tam anlamıyla tek başına sırtlıyor. Bir bakıyorsunuz ailesini geçindirmeye çalışan babacan, mahçup bir adam, bir bakıyorsunuz tehlikeli planlar yapan zeki bir stratejist. Daha önce bir oyunculuğunu pek görmemiştim fakat bundan sonrasında yer alacağı yapımları ilgiyle takip edeceğim. Dizinin oyuncu kadrosuna ve fragmanına da aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=8B7V3nIl8rs[/VIDEO] Dizinin oyuncu kadrosunda Eric Cantona, Suzanne Clément, Alex Lutz, Gustave Kervern ve Alice de Lencquesaing gibi isimler yer alıyor. Cantona'dan sonra, sarışın, kurnaz, akıllı ve umursamaz tavırlarıyla bir CEO'yu oynayan Alex Lutz'u da beğendiğimi söylemeden geçmeyeyim...  - - -  NOT: Dizinin başında "Gerçek Hikayeye Dayanmaktadır" gibi bir ibare göreceksiniz fakat diziyi izlerken "Yok artık bu da mı gerçek?" gibi tepkiler verebilirsiniz. İşte tam da bu yüzden sizi aydınlatmak isterim ki; Dizinin senaryosu tamamen gerçek değil. Yani bir bölümü gerçek fakat sonrası kurgu olarak baştan yaratılmış. Bu bilgiyi de vereyim ki tamamını gerçek havasında izlemeyin... E ben size daha ne yapayım... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
3.3b
14 gün
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
1.7b
5 ay
Hemen İzleyin! İskandinav Mitolojisi Temalı Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: "Ragnarok"
Hemen İzleyin! İskandinav Mitolojisi Temalı Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: "Ragnarok"
Size burada epeydir iyi bir dizi tavsiyesi vermemiştim. Çünkü tavsiye edecek kadar iyi bir diziye rast gelemiyordum fakat bu durumu Netflix'in yeni dizisi "Ragnarok" kırmayı başardı. Bir sonraki bölümünü merak ederek izlediğim ve kendimi birden atmosferinin içinde bulduğum bu Netflix dizisi Ragnarok'u kısa cümleler ile size de tavsiye etmek istedim. Aslında uzun bir analiz de yapabilirdim fakat spoiler içermemeli diye düşündüm ve sadece sizi bu diziyi izlemeye teşvik edecek şeylerden bahsedip, içeriği kısa kesmeye karar verdim.  Fantastik Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi Ragnarok dizisi nasıl bir yapım, oyuncuları, konusu nasıl, ona bakalım!  Öncelikle nedir bu Netflix'in yeni dizisi Ragnarok'un konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/164/76/hemen-izleyin-iskandinav-mitolojisi-temali-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-ragnarok-780x439.jpg[/RESIM] Ragnarok dizisi, kurgusal bir Norveç kasabasını konu alıyor. "Edda" isminde bir kasabamız var ve bir de kasabaya taşınan yeni bir gencimiz var. Zaten biliyorsunuz her yeni hikayede ya bir yola çıkılır, ya da şehre yeni biri gelir. İşte bu dizide de kasabaya gelen gencimiz, birden kendini fantastik bir dünyanın ortasında buluyor ve içindeki gücü fark ediyor. Üstelik dizi, iklim değişikliği konusunu da diğer tüm konular ile birlikte işliyor. Çevrenin kirletilmesi, suların içilemez hale gelmesi, buzulların erimesi ve dahası... Film hem iskandinav mitolojisini konu alıyor hem de iklim değişikliğine dikkat çekmek istiyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/164/31/hemen-izleyin-iskandinav-mitolojisi-temali-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-ragnarok-780x439.jpg[/RESIM] İçinde abartı şeyler yok. Hepimizin imrenerek izleyip okuduğu Norveç'in nefis atmosferi var ve bolca genç, dizimizin ana kadrosunu oluşturuyor. Yani hem iyi bir gençlik dizisi, hem mitolojik bir konu, hem de günümüz iklim sorunlarına parmak basan bir dizi izleyeceksiniz. Ha bu arada gençlik dizisi dedim diye de öyle "goygoy" yapan gençler aklınıza gelmesin. Bu dizide izleyeceğiniz gençlik bence daha ağır bir yapıya sahip. Yani bu da uçuk kaçık bir dizi olmasının önüne geçiyor. Peki bu Ragnarok dizisi oyuncuları kimler?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/164/99/hemen-izleyin-iskandinav-mitolojisi-temali-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-ragnarok-780x439.jpg[/RESIM] Ragnarok dizisi oyuncu kadrosunda David Stakston, Herman Tommeraas, Theresa Frostad Eggesbo, Emma Bones ve Jonas Strand Gravli gibi isimler bulunuyor.  Hemen şimdi izlemenizi tavsiye ettiğim bu Netflix dizisine aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve yine hemen aşağıdan fragmanını da izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=7H9AaiBLHCo[/VIDEO] Ragnarok Dizisi İzle ► Not: Ha bu arada unutmadan, dizinin 2. sezonu da seneye bu günlerde, yani 2021'in ilk aylarında gelecek.  İyi seyirler!  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
4.4b
4 ay
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
3.2b
2 yıl
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
Bugün size nefis bir keşif ile geldim. Dünyada şu ana kadar çekilmiş olan en kaliteli fotoğrafı size gösterme niyetindeyim.  Şimdi, fotoğrafımız şu;  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/87/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu fotoğrafın olayı? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/31/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Bu fotoğraf, 6 kişilik bir fotoğrafçı ekibi tarafından çekiliyor. Bu çılgın fotoğrafçılar, dünyanın en kaliteli fotoğrafını ortaya çıkarmak için Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'i, -30 derecede saatler süren çalışma sonucunda fotoğraflıyorlar. Peki kalitesini nasıl anlarız? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/41/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM]  İşte işin en zevkli yanı da bu. Fotoğrafçılarımız birçok ünlü fotoğraf makinesi sponsorluğunda bu fotoğrafı bir siteye yüklemişler ve adına da "In2White" demişler. Hadi hemen şimdi bilgisayar ya da telefonunuzdan o siteye gidin ve şaşırın: Siteye ışınlanmak için tıklayın! Bu arada, fotoğraf 46 Terabyte olduğu için bilgisayar ya da telefonunuz biraz donabilir baştan uyarayım. Bir de dipnot: Dağın yamaçlarına ve zirvelerine bol bol zoom yapın. Kayak yapan insanların yüzlerine kadar yakınlaşıp, zirvedeki kulübelerin içine bile girebiliyorsunuz!  Videosunu da şuradan izleyip şaşırabilirsiniz; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=JzYihV-_wTk[/VIDEO] Hadi kaçtım, yeni keşiflerde görüşürüz! 
4.9b
2 yıl
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Burada bu yıl, yani 2019 yılı içinde size birçok 2019 yapımı film tavsiyesinde bulundum. (Hepsine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Fakat hiçbiri beni "The Irishman" kadar heyecanlandırmamıştı. Hakkında ilk haberleri duymaya başladığımdan beri, yani 3-4 yıldır bu nefis filmi izleyebilmek için adeta günleri iple çektim durdum. Ve nihayet 27 Kasım 2019 tarihinde yani bugün, The Irishman filmi Netflix'te izlenebilecek şekilde yayınlandı. İzler izlemez hemen koşup burada da sizlere tavsiye ettim. O tavsiye metnine gitmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi The Irishman filminin dev oyuncu kadrosuna ve filmin gerçekten öğrenmeye değer detaylarına birlikte şöyle bir göz atalım!  Film kadrosu değil, şampiyonlar ligi! Yönetmen koltuğunda "Martin Scorsese", oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino gibi dev isimler var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/75/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Bu muhteşem filmin yönetmen koltuğunda küçükken astımı olduğu için spor yapamayıp, ailesi tarafından sürekli sinemaya götürülen ve sonrasında da büyük bir yönetmen olan "Martin Scorsese" oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci, Al Pacino, Harvey Keitel, Ray Romano ve Anna Paquin gibi dev isimler bulunuyor.  Filmin dev kadrosunun bir araya gelişi de bir o kadar ilginç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/7/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmimizdeki ilk dev isim olan Robert De Niro, filmin yönetmeni Martin Scorsese ile sıkı bir dost. Hatta De Niro, şimdiye kadar tam 10 Scorsese filminde oynamış. E hal böyle olunca, diğer dev isim Joe Pesci'yi film için ikna etmek de De Niro'ya düşmüş. Çünkü 10 yıldır sinemadan uzak olan Pesci, bu film için gelen teklifi birçok kez reddetmiş. Fakat De Niro, onu ikna etmiş ve böylece kadroya katılmış. Fakat 3. dev isim olan Al Pacino, ilk kez bir Martin Scorsese filminde oynayacağı için, Scorsese, De Niro'ya "Nasıldır? Onunla yapabilir miyiz?" diye sormuş. De Niro da "Rahat ol. Bizim Al işte, iyi tanırız" diye cevap vermiş ve böylece bu şahane kadro ortaya çıkmış.  3 buçuk saat boyunca, Amerika'nın gizemli suç tarihinde büyük bir rol oynayan "İrlandalı" lakaplı mafya tetikçisi Frank Sheeran'ın hayatına konuk oluyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/6/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.png[/RESIM]New York'un en büyük 5 mafya örgütünden birinde tetikçilik yapan eski bir askeri konu alıyor film. Hem "İrlandalı" lakaplı bu tetikçinin hayatını izliyoruz, hem de Amerika'nın gizemli suç dünyasında yaşananlara tanıklık ediyoruz.  Dev oyuncuların gençlik halleri için "CGI" Teknolojisi kullanıldı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/45/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmde, dev oyuncuların farklı dönemlerindeki hallerini izliyoruz. Fakat De Niro ve Al Pacino'nun gençlik yıllarındaki hallerini, onlara benzeyen genç oyuncular canlandırmıyor. Bunun yerine CGI Teknolojisi adı verilen bir sistem kullanılmış. Bu sayede büyük çaplı bir makyaja ya da başka oyunculara gerek kalmadan durum kurtarılmış. Hatta De Niro, bu uygulama için "Kariyerime bir 30 yıl eklemiş olabilir, sonuçtan memnunum" şeklinde de bir açıklama yaptı.  Proje çok büyük olunca Netflix dışında hiçbir yapımcı bu filme yanaşmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/69/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Herkes bu filmin neden Netflix'te yayınlandığını merak ediyor. Çünkü böylesine dev ve güçlü filmlerin ilk olarak Netflix'te yayınlanmasına pek alışık değiliz. Fakat bunun da sağlam bir nedeni var, onu da filmin yönetmeni Martin Scorsese açıklıyor; "Bu film için sadece Netflix bizim ile anlaşma yoluna girdi ve bütçe için para verdi, biz de bu sayede bu filmi yapabildik..." Bu arada De Niro'nun 1.75'lik boyu, yüksek topuklu ayakkabılar ile filmin bazı sahnelerinde uzatılmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/41/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki olumsuz dipnot: Film benim için muhteşem bir sinema şöleniydi. Fakat tek takıldığım nokta, şu CGI teknolojisi ile yapılan gençleştirme yöntemiydi. Çünkü dev oyuncuların gençlik hallerini flu bir bal mumu heykeli gibi görünce biraz üzüldüm açıkçası.   Film hakkındaki olumlu dipnot: Bugün, bu film için dünyada ve Türkiye'de binlerce kişi iş yerinden izin almış. Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan bu haber beni gülümsetti çünkü ben de bu filmin geleceği tarih olan 27 Kasım 2019'da bu filmi izleyebilmek için 3 buçuk saatlik bir boşluğu çok önceden yaratmıştım. De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino'yu bir arada izlemek muhteşemdi. İzkerken resmen tarihe tanıklık ettiğimi fark ettim. Yıllar yıllar sonra, bu filmi ilk izleyen nesil olarak anılacağız.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
1.3b
6 ay
2018 ● 2019 | En İyi Film Önerileri: Bu Filmleri Mutlaka İzleyin!
2018 ● 2019 | En İyi Film Önerileri: Bu Filmleri Mutlaka İzleyin!
Sizi çok iyi tanıyorum! Uykunuz gelmeden kısıtlı bir zamanınız var ve yarın erken kalkıp işe, okula gideceksiniz değil mi? Bu yüzden de seçtiğiniz filmin gerçekten de iyi çıkması gerek. Çünkü 1 hakkınız var. Google'da film önerileri şeklinde arama yapacak, eş dosttan "İyi bir film önerisi var mı?" ricalarında bulunacak ve kendilerinin bile izlemeden tavsiye ettiği o soğuk, samimiyetsiz sitelerde iyi bir film bulabilmek için belki yarım saatinizi harcayacaksınız... İşte sizi bu durumdan kurtarmak için kurduğum bu platformda her ay 100 bin kişiyi izleyecek iyi bir film arama telaşından kurtarıyorum.  (Senaryoları ile beyin yakan film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Bugün de sizlere 2018 - 2019 yapımı birbirinden iyi film önerileri sunmaya geldim. Sayfalarca film tavsiyem arasından eleyerek seçtiğim bu filmler arasında izlemedikleriniz varsa mutlaka izleyin. Biliyorum zamanınız kısa ve bu yüzden seçtiğiniz filmin nokta atışı olmasını istiyorsunuz. Bana güvenin ve bu içeriği tarayıcınıza kaydedip bu listedeki filmleri silip süpürün. Hepsinin sonunda da memnun ayrılacaksınız, merak etmeyin... Hadi şimdi gelin o önerilere geçelim!  "Kursk" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/69/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► "Durante La Tormenta" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/56/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Fırtınalı bir gecede, bir kadının yaşadığı doğaüstü olaylara şahit olacaksınız. Filme Git ► "Green Book" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/26/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Başarılı bir piyanist ve onun turnesinde ona şoförlük yapan bir adamın yol maceralarını izleyeceksiniz. Sıradan bir yol filmi olarak bakmayın, zira film fazlasıyla derin ve etkileyici. Mutlaka izleyin derim, "Kaan demişti bak..." dersiniz... Filme Git ► "The Guilty" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/14/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]112 çağrı merkezinde görevli olan bir polis memurunun yaşadığı gerilim dolu olaylar zincirine tanıklık edeceksiniz, kaçırmayın. Filme Git ► "Upgrade" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/84/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]"Yapay Zeka" konulu bu film de mutlaka izleyin dediklerim arasında yer alıyor. Filme Git ► "Ready Player One" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/83/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]VR gözlüklerin tüm topluma yayıldığı bir gelecekte geçiyor bu filmimiz. Biraz eğlenceli biraz da ufuk açan bir film izleyeceksiniz, kolları sıvayın. Filme Git ► "The 12th Man" - 2018[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/81/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Gerçek, yaşanmış bir hikayeyi konu alan bu film ise sizi kesinlikle etkileyecek!  Filme Git ► "Escape Room" - 2019[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/3/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Rastgele seçilen 6 kişinin hayatta kalma mücadelesine tanıklık edeceksiniz. Gerilmeye hazır olun!  Filme Git ► "Anna" - 2019[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/46/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Güzelliği ve yetenekleri ile halledemediği bir görevi olmayan bir ajanı izleyeceksiniz. Siz de benim gibi ajan filmlerine ilgiliyseniz bu film tam sizlik. Filme Git ► "In the Shadow of the Moon" - 2019[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/6/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Netflix yapımı bu film ise beni 2019'da en çok şaşırtan filmlerden biri oldu. Mutlaka izleyin derim. Filme Git ► "The Boy Who Harnessed the Wind" - 2019[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/94/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Beni etkileyen bir başka 2019 Netflix filmi ise buydu. Hikayesinin gerçeğe dayanıyor olması da ayrı bir artı tabi. Kesinlikle izleyin. Filme Git ► "Storm Boy" - 2019[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/88/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]3 pelikan ve bir çocuğun arasında nasıl bir bağ olabilir ki? Çok şaşıracak ve hiç bitmesin isteyeceksiniz... Bu filmi kaçırmayın! Filme Git ► "A Dog's Way Home" - 2019[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/128/53/2018-2019-en-iyi-film-onerileri-bu-filmleri-mutlaka-izleyin-780x439.jpg[/RESIM]Sahibini bulmak için yollara düşen bir köpeğin maceralarını izleyeceksiniz. Çok yüzeysel gibi duran bu film, aslında çok etkileyici bir yapım. Kaçırmayın derim. Filme Git ► ★ Bunlar kesmediyse, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
5.2b
7 ay
İyisiyle Kötüsüyle: En Çok İzlenen Netflix Filmleri!
İyisiyle Kötüsüyle: En Çok İzlenen Netflix Filmleri!
Netflix, dünyanın en büyük online film-dizi izleme platformu. Tabi hal böyle olunca, Netflix filmleri ve Netflix dizileri de dünyada oldukça ses getiriyor. Netflix, yakın bir zamanda, platformunda en çok izlenen filmleri açıkladı. En çok izlenen Netflix filmleri nelermiş, hangi filmler milyonlarca kişi tarafından izlenmiş, gelin o listeye birlikte bakalım.  1. Netflix'de en çok izlenen filmler listemizin ilk sırasında "Fyre: The Greatest Party That Never Happened" adlı belgesel-film bulunuyor. Bu belgeselin izlenme sayısı: 2.822.635[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/39/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu yapım, başarısızlıklar ile sonuçlanan "Fyre Müzik Festivali" kapsamında yaşananları ve olayların perde arkasını konu alıyor.  IMDB: 7,3 2. Bir diğer çok izlenen Netflix filmimiz ise "Bird Box", izlenme sayısı ise: 2.683.494[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/63/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise büyük bir tutkuyla izleyip bir türlü bu platformda size tavsiye edemediğim bir Netflix filmi. Kendisini gördüğünüz anda sizi öldüren bir varlığı ve kaos dolu bir dünyayı konu alan bu film, büyük bir yankı uyandırsa da beni yakalamayı başaramadı. Bu yüzden de bu platformda bu filme yer veremedim.  IMDB: 6,6 3. "Triple Frontier" filmi ise üçüncü sırada. İzlenme sayısı: 2.539.836[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/16/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]5 eski özel kuvvetler askerinin gerçekleştirdiği operasyonu konu alan bu Netflix filmi ise beni yakalamayı başardı. Film için yazdığım tavsiye metnine ve diğer bilgilere hemen aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilirsiniz.  IMDB: 6,5 Filme Git ► 4. "Polar" ise bir sonraki filmimiz. İzlenme sayısı: 2.385.292[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/74/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bir üstteki film gibi, bir kiralık katilin yaşadıklarını konu alan vurdulu kırdılı bu film de beni yakalamayı başardı.  IMDB: 6,3  Filme Git ► 5. "IO" adlı bilim kurgu filmi de bir sonraki filmimiz oluyor. İzlenme sayısı: 2.059.174[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/78/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Ölmekte olan bir dünyayı ve farklı bir yere taşınan insan ırkını konu alan bu film, ülkemizde milyonlarca kişi tarafından izlenmiş. IMDB: 4,7 6. "Death Note". İzlenme sayısı: 1.801.109[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/89/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Gizemli bir defterin yaptıklarını konu alan bu film ise izleyip beğenemediklerimden. Bu yüzden de burada tavsiye edemedim.  IMDB: 4,5 7. Sıradaki Netflix filmimiz ise "Bleach" oluyor. İzlenme sayısı: 1.366.055[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/97/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise bir anime'den çevrilerek beyaz perdeye uyarlanmış.  IMDB: 6,4 8. "Close". İzlenme sayısı: 1.299.353[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/47/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise bir kadın korumanın yaşadıklarını konu alıyor.  IMDB: 5,6 9. Sona doğru yaklaşırken; "Velvet Buzzsaw". İzlenme sayısı: 1.262.910[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/28/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise ölü bir sanatçının, tablolarının ele geçirildikten sonra yaşanan ürkütücü olayları konu alıyor.  IMDB: 5,7 10. Ve "Roma", en çok izlenen Netflix filmleri listemizin 10. sırasında yer alıyor. İzlenme sayısı ise: 1.053.436[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/86/80/iyisiyle-kotusuyle-en-cok-izlenen-netflix-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu son Netflix filmimiz ise Oscar almayı hak kazandı.  IMDB: 7,8 "Ee Kaan, yok mu iyi Netflix filmi tavsiyelerin?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak izleyip beğenip, tavsiye ettiğim nefis Netflix filmlerine ulaşabilirler.  Modunu Seç! ►
3.4b
11 ay
Kaan'ın Tavsiyesi
Kaanintavsiyesi.com © 2016-2020 Film tavsiyesi almanın en kolay yolu.
destek@kaanintavsiyesi.com