"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

23 Mayıs 2019
31b
0 Yorum
"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Son zamanlarda izlediğim en iyi şey olan "Chernobyl" isimli dizi hakkında 1 hafta içinde kaleme aldığım 3. içerik oluyor bu. Diğer ikisine de buraya ve şuraya tıklayarak göz atabilirsiniz. Bugün size "Chernobyl" dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri ve onların hayatlarına dair bilgiler paylaşacağım. Dizi, doğrudan ve dolaylı olarak 200 binin üzerinde insanın ölümüne neden olan bu facianın merkezinde yer alan kişilerin yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu kişiler kimdi? O faciaya kadar nasıl bir hayat sürmüşlerdi? Faciadan sonra ne kadar yaşadılar? İşte merak ettiğim tüm bu soruların cevabını şöyle bir araştırdım ve sizle de paylaşmak istedim. 

Hadi gelin şimdi Chernobyl dizisi oyuncularının hayat verdiği gerçek kişileri görelim! 

Valery Legasov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Chernobyl dizisinde "Jared Harris" tarafından canlandırılan bu bilim insanı, bu facianın merkezinde yer alan en önemli isimlerden biriydi.  

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

49 yaşındaki bu bilim insanı, facia gününe kadar kariyerinin zirvesini yaşıyordu. Sovyet bilim kurumunun en zirvesine doğru başarılı adımlarla ilerliyordu. Nükleer Enerji Enstitüsü Birinci Direktör Yardımcısıydı ve enstitüye bir yürüyüş mesafesinde olan güzel bir evde yaşıyordu. Spor yapmayı seven, kendince şiirler yazan zeki bir bilim insanıydı. 26 Nisan Cumartesi günü aldığı bir telefon ile hayat onu bambaşka bir yola sürükledi. Aldığı patlama haberiyle, atıldığı kurtarma macerası onu bol radyasyona maruz bıraktı ve felaketten 2 yıl sonra intihar etti. Ölümünden sonra kahraman ilan edildi. 

Ekşi Sözlük'te de hakkında hazırlanan şu içeriği okumanızı öneririm. 

Boris Shcherbina

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Dizide "Stellan Skarsgård" tarafından canlandırılan bu isim de facianın merkezinde önemli rol oynayan bir başka isim.

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Çernobil'de Hükümet Komisyonu Başkanı ve başbakan yardımcısı olan bu isim ise facianın ilk anlarında Pripyat şehrinin boşaltılmasına izin vermedi. Fakat olayın boyutunu anladı ve faciadan 36 saat sonra bölgedeki insanları korumak için gerekli adımları atmaya başladı. Faciadan 4 yıl sonra hayatını kaybetti.

Vasily Ignatenko

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Pripyat Şehir İtfaiye'sinde çalışan bu görevli de o gün facianın merkezinde bulunduğu için dizide önemli bir şekilde işleniyor.

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Patlama haberini alan itfaiye görevlisi evden çıktı. Eşi arkasından "Nereye?" diye bağırdı ve "Uyu. Eve geldiğimde seni uyandıracağım." cevabını aldı. Fakat asla geri dönmedi. Bu cesur itfaiye görevlisi, faciadan 17 gün sonra acı bir şekilde hayatını kaybetti. Ağır radyasyon onu yavaş yavaş eritip bitirdi. 

Viktor Bryukhanov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Dizide "Con O'Neill" tarafından canlandırılan bu kişi ise "Çernobil Atom Enerjisi İstasyonu Müdürü". Facia sırasında her şeyin normal olduğunu savunanlardan. Bu olayın dış dünya ile paylaşılmaması için elinden geleni yapıyor fakat sonra iş çığrından çıkınca, aldığı kararlar hükümsüz hale geldi. 

Vladimir Pikalov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Hakkında pek bilgiye ulaşamadığım bu general ise facianın merkezinde yer alanlardan biri. Hatta öyle ki, olaydan birkaç saat sonra el ile yapılması gereken ölçümleri çok tehlikeli olmasına rağmen bizzat kendisi yaptı. 

Anatoly Dyatlov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Çernobil santralindeki baş mühendis yardımcısı olan Dyatlov, çalışma arkadaşlarının kendisine raporları sunmasına rağmen bazı işlemleri yapmadı ve hiçbir şeyi durdurmadan çalışmalara devam edilmesini istedi. Bu yüzden faciadan çok sonra mahkemece yargılandı. 

Aleksandr Akimow

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Akimov, Çernobil santralinde gece vardiyası mürettebat şefiydi. Facia günü çok büyük bir fedakarlık yaparak bazı sorunları canını tehlikeye atarak çözmeye çalıştı. Fakat aldığı aşırı radyasyon nedeniyle faciadan 15 gün sonra hayatını kaybetti. 

Son olarak dizide izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri gerçekte bulunmuyor

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Emily Watson'ın canlandırdığı bu karakter, dizinin akışını kolaylaştırması için yaratıldı. Yani Çernobil faciasında büyük rol oynayan böyle bir bilim insanı bulunmuyor. Karakterin yaratıcıları, bir mini diziyi 5 bölümde sonuca bağlayabilmek için böyle bir karakter oluşturmayı tercih etmişler... 

Chernobyl, yaşanan bu felaketi en etkileyici şekilde anlatan yapım oldu. Bir mini dizi olmasına rağmen şimdiden 8 sezonluk Game of Thrones'u IMDB listelerinde solladı! HBO bu işi gerçekten biliyor... 

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?
 Gerek oyuncu kadrosu, gerek dönemi yansıtan renk, araç, kıyafet ve mekanlar ile HBO gerçekten son zamanlarının en etkileyici yapımına imza attı diyebiliriz. Henüz sadece 3 bölümü yayınlanmasına rağmen şimdiden milyonlarca kişi, bu dizinin favori dizisi olduğunu düşünüyor. Bize o acı günleri müthiş bir şekilde yansıtmayı başaran bu dizi, sektörde çok başarılı bir yapım olarak hep anılacak gibi... Okuduğunuz için teşekkürler! 

"Kaan eline sağlık, şahane içerik olmuş da... Var mı izleyecek bir şeyler?" diyenleriniz varsa, hemen aşağıdaki butona tıklayıp modlarına göre film bulabilirler! 

Film Tavsiyesi Seç! ►

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
çernobil dizisiçernobil dizisi izlechernobyl dizisi oyuncularıchernobyl oyuncularıchernobyl dizi konusuchernobyl dizisi gerçek oyuncularchernobyl dizisi gerçek hikayesi
EN AKTİF ÜYELER
Netflix'in "Atiye" Dizisi Nasıl Olmuş? Detaylar | Karakter İncelemesi!
Netflix'in "Atiye" Dizisi Nasıl Olmuş? Detaylar | Karakter İncelemesi!
Biliyorsunuz, size buradaki şu kategorimizde, izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. Fakat Netflix, Hakan Muhafız ile birlikte artık orijinal Türk dizilerine de imza atmaya başladı ve aylar önceden, Beren Saat başrollü "Atiye" dizisini duyurdu. Geride bıraktığımız hafta ise Atiye dizisi Netflix'te yayınlandı ve dizi büyük bir atak yaparak sosyal platformlarda en çok konuşulan konu oldu. Yayınlandığı süre üzerinden günler geçmesine rağmen başlığı hala Ekşi Sözlük'te, hakkında en çok yazılanlar kısmında yer alıyor.  Atiye ve Dark Dizisi Arasındaki 7 Benzerlik İçin Tıkla ► Ben de sıvadım kolları ve 2 günde izleyip bitirdiğim Atiye dizisi hakkında sizlere bir inceleme yazmak ve Atiye dizi oyuncuları hakkında bazı detaylara değinmek istedim. Bugün bu içerikte, Atiye dizisinin olumlu ve olumsuz yönlerini ve Atiye dizisi karakterlerinin incelemesini okuyacaksınız. Hadi gelin şimdi hazırsanız Atiye dizisi nasıl olmuş? sorusunun cevabına bir bakalım.  İncelemeye Geçmeden Önce: "Ee Kaan yani ne diyorsun?" diyenler varsa bence bu dizi olmuş. O yüzden hala diziyi izlemediyseniz aşağıdakilere göz atmadan önce izleyip gelin derim.  Hazırsanız Atiye dizisi incelemesine, dizideki sevmediğim şeyler ile başlamak istiyorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/30/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpeg[/RESIM]Görüntü kalitesi neden böyle? Sadece bana mı öyle geliyor yoksa dizinin görüntü kalitesinde ciddi bir teknik sorun mu var? Koca sezonu bitirdim fakat görüntü kalitesi hep kötüydü. Bunu "çok kötü sahneler vardı, sinematografi berbattı" olarak anlamayın, sadece görüntü teknik olarak parlak, net değildi. Dizinin atmosferi gereği "Şöyle görüntüyü biraz mat, bazı yerleri de flu yapalım gizemli olalım" mı dediler acaba? Ki böyle düşündülerse de bile, gerçekten uygulamaya geçirme konusunda sorun yaşamışlar çünkü sonuç ortada.  Neden her şeyi bize açıklıyorsunuz? Dizideki tüm sırları, farklı karakterler üzerinden bize neden anlatıyorsunuz? Bırakın biz çözelim, çözünce mutlu olalım. Her şeyi, her detayı, her sırrı farklı oyuncular, farklı sahnelerde sürekli konuşuyor ve bunu seyirciye açıklıyorlar. Bu olay bir süre sonra insanın canını gerçekten çok sıkıyor. Bırakın biz "Vay anasını bu öyleyse, o da öyle o zaman" diyerek olayı çözelim ve ufkumuzu açalım. Bizi salın. İstanbul'dan 5 dakikada nasıl Adıyaman'a, Urfa'ya gidiyorsunuz? Yahu ışınlanmayı buldunuz da o sahneyi kaçırdım mı acaba diye bile düşündüm. Kız Adıyaman'da kaybolmuş, e ne yapalım? Hadi hemen tam da bu şekilde hemen Adıyaman'a geçelim diyorlar ve bir bakıyoruz, birden Adıyaman'dalar. Tamam 15 dakika yolculuk izlemeyelim ama bari bir uçak kanadı, şehir manzarası falan gösterin de nasıl gittiğiniz anlayalım. Bu tip önemsenmeyen detaylar bizi çok üzüyor, bilesiniz.  Bazı replikler o kadar zorlama ki... Şimdi şunu hatırlayın. "Lanet olsun! Gidelim ve şu Nemrut'taki gizemi çözelim!"... Yahu bu ne? Bu nasıl bir replik? Kimse de "Aga biz ne yapıyoruz? Tamam İngilizce'den çeviriyoruz ama çok kötü olmadı mı bu?" demedi mi yahu? Böyle zilyon tane kötü, yersiz ve zorlama replik var. Tam mistik olaylar içindeyiz, böyle bir repliği bir duyuyorum, bütün o gizemli etkileyici hava uçup gidiyor sanki. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/39/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM] Hadi gelin şimdi bir de dizimizde beğendiğim şeylere şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/97/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpeg[/RESIM]Dizinin atmosferi gayet başarılı Dizinin ilk 2 bölümü şahaneydi diyebilirim. Gerildim, merak ettim ve hatta yer yer ürktüm. İzlerken bir yandan da bir yabancı gözüyle izledim diziyi ve gerçekten ilk bölümlerde çok beğendim. Mistik, gizemli hava dizide çok iyi yansıtılmış.  Anadolu kültüründe zaten var olan mistik olayların ele alınması şahane!  Yıllardır hep söylenir dururdum. Yahu topraklarımızda o kadar çok esrarengiz hikaye var ki, neden bunları filmleştirmiyoruz? diye. Sağ olsun Netflix bu olaya el attı ve Anadolu'daki olayları ve geçmiş tarihi inceleyip ortaya böyle mistik, gizemli bir dizi çıkardı. Gerçekten bundan çok mutlu ve gururluyum.  Dizi sürüklemeyi başarıyor!  Böyle gizem-gerilim konulu yapımlar, izleyiciyi sürükleyemezse, bir sonraki adımı merak ettiremezse bir hiçtir. Fakat bu dizi yani Atiye, izleyeni peşinden sürüklemeyi başarıyor. Hakan Muhafız, bu konuda yer yer sıkıyordu. Fakat Netflix, Atiye dizisi ile bu açığı bence kapatmayı başarmış.  Turistik açıdan şahane sahneler!  Göbeklitepe'nin dünya tarihinde kapladığı yerin büyüklüğünü biz Türklerin hala kavrayamadığını düşünüyorum. Bakın arkadaşlar burası dünya üzerinde şimdiye kadar bulunmuş en ama en eski yapı. Mısır piramitlerini ya da diğer şeyleri bir kenara bırakın. Çünkü Göbeklitepe hepsinden daha eski ve bizim ülkemizde yer alıyor! Sadece bunu dünyaya göstermeyi başardığı için bile bu dizi alkışlanması gereken bir yapım. Bir de bunun üzerine daha Nemrut gibi pek çok şahane bölgemizi de ele alıyor Atiye dizisi. Bu yüzden bunun, ülkemiz ve tarih bilimi açısından da çok iyi bir adım olduğuna inanıyorum. Şimdi gelelim Atiye dizisi oyuncuları tarafından hayat verilen o karakterlere; Beren Saat ve Atiye ile başlamak istiyorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/55/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM]Allah aşkına, Beren Saat'i "Bihter" dışında bir rolde izleyen var mı? Atiye'yi izlerken neden hala Bihter'i izliyor gibi hissediyoruz? Bunun, Bihter karakterinin unutulmaz olduğuyla falan ilgisi yok, Beren Saat yıllardır oyunculuğunun üzerine hiçbir şey koymadan ilerlemeye çalışıyor. Atiye dizisi konusu beni çok şaşırtmıştı fakat onca mistik olayın içinde Beren Saat hala Bihter'i oynuyor. O yüzden dizimizin başrolü Beren Saat'in oyunculuğunu iyi bulmadığımı söyleyebilirim. Mehmet Günsür ve Erhan[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/46/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM]Fark ettiniz mi bilmiyorum ama Mehmet Günsür hala Fi dizisinde oynuyor gibi. Yahu gizem dolu bir dizidesin, neden hala son bıraktığımız gibisin? Aşk Tesadüfleri Sever'e bakın, ya da Muhteşem Yüzyıl'daki rolüne. Sonra da Atiye'yi izleyin. Aynı Günsür'ü izleyeceksiniz, çünkü Beren Saat gibi, Günsür de hala aynı... Erhan isminde bir Arkeolog rolünü oynuyorsun, tozun toprağın içindesin, biraz ortama uyum sağla, bu neyin kibarlığı... Metin Akdülger ve Ozan[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/47/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İşte bu! Oyunculuk, her yapımda kendine bir şeyler katma olayı bu. Yukarıda söylediğim her şey Akdülger'de mevcut. Bu adam gerçekten rollerini yaşıyor. Ağzından tükrükler saça saça oynuyor ve bu da gerçeklik açısından bize geçiyor. Ozan rolüne cuk oturmuş diyebilirim.  Melisa Şenolsun ve Cansu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/56/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İşte bu diziyi dünyaya pazarlarken kullanmamız gereken yüz... Şenolsun, oyunculuğu çok üst düzey olmasa da dizide parlıyor. Hani bazı ünlüleri yolda görürsünüz de hiç ünlü değil gibidir ya, heh işte Melisa Şenolsun onlardan değil. Bu kız şu Hollywood'a da gitse, yine adından söz ettirebilir. Cüretkar sahneleri, yaşadığı duygu patlamaları ile Cansu rolüne cuk oturmuş diyebilirim.  Son olarak Tim Seyfi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/49/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM]Ozan'ın babası rolünde karşımıza çıkan bu oyuncumuz ise yarı Alman yarı Türk bir oyuncuymuş. Mış diyorum çünkü kendisi hakkında bu diziye kadar pek bir bilgim yoktu. Hala da var sayılmaz tabi, fakat şunu söyleyebilirim ki; Bu abimiz, bu diziye gizemli bir hava katmaya çalışsa da bu olmuyor. Soğuk kanlı, acımasız ve gizli planları olan zengini oynuyor fakat onun olduğu sahnelerde nedense tadımın kaçtığını fark ettim. Belki daha otoriter, daha iri yapılı ve ağır bir oyuncu seçilebilirmiş. Tabi yine de çok kötü değil, fakat çok iyi de değil derim.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
1
6 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
2
5 yıl
The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Size burada en son 2 ay önce The Penguin dizisini tavsiye etmiştim... 2 aylık bu sürede yine elbet birçok dizi izledim fakat bu yeni dizilerden beni burada size tavsiye edecek kadar yakalayan pek olmamıştı... Ta ki The Day of the Jackal dizisine kadar... Peki nedir bu The Day of the Jackal dizisi konusu? The Day of the Jackal gerçekten izlemeye değer bir dizi mi? İşte bugün de burada sizlere bu dizi hakkında şöyle uzun olmayan, az ama öz cümlelerle bir sohbet edelim istiyorum. Hadi gelin şimdi hem The Day of the Jackal konusuna göz atalım hem de The Day of the Jackal dizisi hakkındaki düşüncelerimi burada sizle şöyle bir paylaşayım... E hadi! Yorumumdan önce gelin The Day of the Jackal dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/49/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, işinde gerçekten de profesyonel olan bir suikastçiyi konu alıyor. Çok uçuk rakamlar karşılığında çok önemli hedefleri etkisiz hale getiren adamımız, son işinden sonra kendini birden büyük bir cenderenin tam ortasında buluveriyor ve çok sağlam bir hikayede böylece başlamış oluyor. Bence son zamanların en iyi dizilerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/80/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin seyir keyfi çok yüksek. Her bölüm, ilk sahneden son sahnesine kadar adeta kadar sarıyor.. başından kalkamadığım bi dizi oldu bu. Damağımda şahane bi tat bıraktı.. dizide bu tadı bozan tek şey vardı, o da başrolleri paylaşan siyahi ablamız.. bu abla kimin torpiliyle bu kadroda, ilginç. Tüm bunlarla birlikte bence "The Day of the Jackal" son yılların en iyi yapımlarından biri... Nedendir bilinmez, ben bu dizideki o soğuk atmosferi, en sevdiğim ilk 5 diziden biri olan 'Succession' dizisindeki o atmosfere benzettim. Başrolümüz 'bence' ideal...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/11/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Eddie Redmayne 43 yaşında bir aktör. Fakat gerek sakalının olmaması, gerek ise zayıf bir vücuda sahip olmasıyla olduğu yaştan 6-7 yaş daha genç gösteriyor. Diziyi izleyen pek çok kişi Eddie Redmayne'nin oyunculuğunu pek beğenmiyor ve bu role aslında çok iyi uymadığını söylüyor fakat ben bu düşüncelerin tam karşısında yer alıyorum... Bence başrolümüz Eddie Redmayne nefis bir oyunculuk sergilemiş. Bu mesleği yapan biri soğuk kanlı olmalı ve başrol oyuncumuz Eddie Redmayne de bence kesinlikle o soğukkanlı havayı bize sezdirmeyi başarıyor. - - - - - -  Özet; Bence The Day of the Jackal dizisi, son yılların en başarılı, senaryosu sağlam yazılmış en iyi işlerinden biri... Şöyle zeka dolu taktikleriyle, profesyonel bir tetikçinin yaşadıklarını görmek isterseniz, bu diziye mutlaka bir şans verin derim. Ben çok sevdim. Hatta Instagram hesabımızda tavsiye ettiğimde de pek çok 'olumlu' geri dönüş aldım... Siz şu ana kadar bu diziyi bir şekilde gözden kaçırdıysanız artık buna bir son verip hemen bugün bu diziye başlayın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/84/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM] • The Day of the Jackal dizisi Netflix'te var mı? Dizi, şimdilik Türkiye'de yayında olan herhangi bir platformda yer almıyor maalesef. • The Day of the Jackal dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Eddie Redmayne, Lashana Lynch, Ursula Corbero gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
13
1 yıl
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Adını Adana'daki Antik Kent'ten alan Magarsus dizisi, Blu TV imzasıyla yayınlanacağı gün için beni fazlasıyla heycanlandırmayı başarmıştı. Üstelik dizi hakkında sadece 'Suç-Dram' kategorisinde olduğunu ve başrolünde de ünlü isimlerin yer alacağını öğrenmiş ve heycanım giderek artmıştı. Takvimler Ağustos 2023'ü gösterdiğinde de dizi yayına girdi ve birçok kişinin hala izlemediğini düşündüğüm bu diziyi burada da sizlere tavsiye etmek istedim. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Dizi yayına girer girmez bir şekilde sağdan soldan duyanlar Google'da "Magarsus dizi konusu ne?", "Magarsus dizisi oyuncuları kimler?" gibi pek çok soruya cevap bulmak için kolları sıvadı... Ben de hemen hem Magarsus dizisi hakkında yorumumu, hem de bu yerli dizinin detayları hakkında sizlerle paylaşmak istedim... E hadi gelin şimdi Magarsus dizisine şöyle bir bakalım! Yorumuma geçmeden önce gelin Magarsus dizisi konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/28/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Magarsus dizisi, Adana'da bulunan Magarsus Antik Kenti yakınlarında bulunan bir sahil kasabası olan Sarıbahçe'de yaşananları işliyor. Dört tarafı da narenciye bahçeleriyle çevrili olan bu ilçede sözünün üzerine söz söylenmeyen Kurak ailesi ve bu ailenin zaman içinde yaşadıklarını izliyoruz Magarsus dizisinde. Ailemiz hem kendi içinde hem de dış etkenlerle bir savaşa giriyor ve 'ekonomik üstünlük' için silahlar çekiliyor. Magarsus dizisi, izlediğim en iyi yerli yapımlardan biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/32/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bizde hep söylenen "Abi bizden neden böyle işler çıkmıyor..." isyanına bir cevap olabilecek kadar başarılı bir yapım bu benim için. Dizi beni sonuna kadar tam gaz sürüklemeyi başardı ki yerli dizilerimizdeki en büyük sorunlardan biri de sürükleyiciliği sağlayamamaları. İşte Magarsus bunu iyi bir şekilde kıvırıyor diyebilirim. K*fürlerin havada uçuştuğu ama hiç sırıtmadığı, abartıdan ve gösterişten uzak, senaryosu sağlam yazılmış, sıkmayan, hatta yer yer de germeyi başaran bir yerli dizi bu. Başka bir Çağlar Ertuğrul göreceksiniz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/25/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Çağlar Ertuğrul'u ya Dağ serisi gibi askeri filmlerde, ya da Ailecek Şaşkınız gibi komedi türündeki yapımlarda izledik. Fakat Magarsus dizisinde kendisini ilk kez Adana şivesi ve çok aşırı ciddi bir rolde görüyoruz. Her ne kadar ilk birkaç bölümde Çağlar Ertuğrul'un şivesini başarısız bulsam da nasıl olduysa oldu ve dizinin sonlarına doğru Ertuğrul'un şivesine alıştım ve o kadar da kötü gelmemeye başladı. Biraz Succession, biraz da ZeroZeroZero![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/39/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Şahsen ben Magarsus dizisindeki 'Aile' ve 'Suç' olaylarını gördükçe sizlere de her fırsatta tavsiye ettiğim Succession ve ZeroZeroZero dizilerindeki tadı aldım.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/43/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Şahsen ben Magarsus'u çok başarılı buldum. Bizden de böyle diziler çıktığı için mutlu bile oldum... Gösterişten, gürültüden uzak, uçmasız kaçmasız gerçek ve hayatın içinden bir dizi bu. 1-2'si hariç oyunculuklar da gerçekten hayatın içinden. Eğer doğal ve ayakları yere sağlam basan, en önemlisi de bizden bir şeyler izlemek isterseniz bu diziye mutlaka göz atın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/55/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] • Magarsus dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Blu TV yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. 2023 itibariyle dizinin 2. sezonu ise henüz yayınlanmadı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
4
2 yıl
The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
The Social Dilemma: 7'den 70'e Herkesin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Filmi!
Biliyorsunuz izlediğim iyi Netflix filmlerini size şurada tavsiye ediyorum. İşte bugün size tavsiye edeceğim Netflix imzalı bu yarı belgesel yarı film olan "The Social Dilemma" da az önce bahsettiğim kategoriye girmeyi başardı. Sosyal İkilem ismiyle yayınlanan bu yapımı izler izlemez hemen koşup buraya, size tavsiye etmeye geldim. "The Social Dilemma filmi konusu ne?", "Sosyal İkilem filmi ne anlatıyor?" gibi sorularınıza kısa cevaplar verip size bu filmi neden izlemeniz gerektiğini anlatmak istiyorum.  2020 Yapımı 5 Nefis Netflix Dizi Tavsiyesi ►  Hadi şimdi gelin 9 Eylül 2020'de yani günler önce Netflix'te yayınlanan The Social Dilemma filmi izlenir mi, izlenirse neden izlenir, gibi konulara birlikte bir göz atalım.  Öncelikle nedir bu The Social Dilemma fiminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/69/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Belgesel-film olarak geçen bu yapım, sosyal medyanın ve teknolojinin bizlere sundukları dışında, işin arkaplanında neler döndüğünü konu alıyor. Biz sadece baş parmağımızla Facebook'ta, Instagram'da basitçe sörf yaparken perde arkasında hangi yapay zekaya ne gibi kişisel bilgilerimizi veriyoruz ve o bilgilerimiz kimlerin elinde kaç paralara dönüşüyor, işte The Social Dilemma filmi tam da bu konuyu işliyor.  Sosyal medyanıza, sabah uyanıp lavaboya gitmeden önce mi bakıyorsunuz yoksa lavaboda mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/24/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Film, içinde bulunduğumuz sosyal medya dünyasını öyle nefis bir şekilde özetliyor ki, her defasında da "Aynı ben" diyerek tepki veriyorsunuz. Çünkü hepimiz her gün saatlerce sosyal medyada zaman geçiriyoruz. Şöyle bir düşünün; Şu son 1 ay içinde mesela, telefonunuzdan ve sosyal medyadan şöyle 1 gün boyunca uzak kaldınız mı hiç? 100 kişiden 90'ı bu soruya hayır diye cevap veriyor çünkü artık telefonsuz ve dolayısıyla sosyal medyasız yaşayamaz durumdayız.  Filmde olayları oyunculardan değil; Twitter, Facebook, YouTube ve Google'ın yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/26/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmi yarı belgesel yapan şey, içinde dev sosyal mecraların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerin direkt olarak anlattıkları. Olayları Facebook'taki "Beğen" butonunun yaratıcısından, sadece baş parmağımızla Instagram'da gezinmemizi sağlayan kişiye kadar pek çok önemli kişiden dinliyoruz. Mesela Pinterest'in eski başkanı "İşten eve gelip, yine Pinterest'e girmek can sıkıcı oluyordu" diyor. Sadece böyle samimi açıklamaları görüp, duymak için bile bu yapım izlenir.  "WhatsApp'ta reklam yok, peki nasıl kazanıyor?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/209/42/the-social-dilemma-7-den-70-e-herkesin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]İşte film bu konuya da değiniyor. "Bir yerde satılan bir ürün yoksa, muhtemelen o "ürün" sizsinizdir" diyor ve verilerimizin dev reklam şirketlerine satıldığını da ifade ediyor. Tabi bu artık bilinen bir gerçek fakat ne boyutta? İşte tüm bu sorularınızın cevabı bu filmde, mutlaka izleyin.  - - - - -  Buraya tıklayarak The Social Dilemma filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Zeytin Ağacı, Netflix'in 2022 yılı için duyurusunu yaptığından beri heycanla beklediğim dizilerden biriydi. Dizi daha yayınlanmadan benim gibi pek çok kişi "Zeytin Ağacı konusu ne?" ve "Zeytin Ağacı dizisi oyuncuları kimler?" gibi sorularına cevap aramaya başladı. Fakat Zeytin Ağacı dizisi dün Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen oturup bir çırpıda izleyip bitirdim. Ve hemen ardından kolları sıvayıp size bir zeytin ağacı dizisi incelemesi hazırlamak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, Netflix'in bu yeni dizisi "Zeytin Ağacı" izlenecek kadar iyi bir yapım mı? İçinde barındırdığı mesajları var mı? Oyuncuları kimler? gibi pek çok soruya bir bir cevap verelim... E hadi! Dizi hakkındaki yorumlarımdan önce; Nedir bu Zeytin Ağacı dizisi konusu ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/60/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi, arkadaşlarının hastalığının tekrarlamasıyla farklı tedavi yöntemleri ararken soluğu Ayvalık'taki mistik bir yerde alan 3 kız arkadaşın yaşadıklarını konu alıyor. İçlerinden hasta olan bu mistik yerde tedavi olmaya çalışırken diğer ikili de, Ayvalık'ta aşk, heyecan ve geçmişlerine ait anılarla bir yolculuğa çıkıyor. İçlerinden birinin Ayvalık sokaklarında eski sevgilisiyle karşılaşması da yemeğin tuzu biberi oluyor... İşte biz de bu yaşananları izliyoruz. Çoğu kişi fark etmemiş olabilir, fakat dizideki karakter isimlerinin her biri de, o karakterleri yansıtacak şekilde seçilmiş... Hadi başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/49/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM] • Ada ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/74/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Ada dizide kendi doğruları olan, kolay kolay taviz vermeyen güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Kaya gibi sert biri, tıpkı bir ada gibi. Bir başına ayakta kalmış, sağlam bir karakter.  • Toprak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/36/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Toprak, bir toprağa bağlı değil. Yurt dışından gelip bir karavanda yaşıyor. 'Ev' olarak bağımlılık hissettiği bir yer yok. Yersiz yurtsuz biri. Yıllar önce aniden yurt dışına gitmiş, sonra geri dönmüş. Kararsız, umutsuz, virane. • Erdem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/27/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İsmi 'Erdem' olsa da; dolandırıcılık, aldatma, vergi kaçırma ve yurt dışına kaçak yollardan geçiş gibi pek çok 'erdemsiz' hareketi var bu karakterin. Bu karakter, dizideki karakterler ile isimleri arasındaki bağlantıya esprili bir göz kırpıyor. • Zaman[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/12/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izleyenler için anlatmaya gerek yok fakat 'Zaman' adındaki bu karakter, insanların geçmişleriyle bağ kurabiliyor. Zaman içinde kişinin ve ailesinin yaşadığı sorunları kökten yok etmeye çalışıyor kendi 'ruhsal' teknikleriyle... • Leyla... Dizinin en hareketlisiyse sürekli kafası 'leyla' gibi dolaşan, mutlu, enerjik Leyla karakteri. Karaktere bakınca "Zaten Leyla'dan başka bir isim de verilemezmiş..." diyorsunuz. • Sarp... Leyla'nın oğlu olarak izlediğimiz Sarp ise adı gibi aşılması, ehlileştirilmesi zor bir çocuk. • Selim... Selim ise aslında aklı selim biri. İşinin başında, kendi düzeni var. Ada'yı içinde bulunduğu zor durumdan çekip çıkarmış ve düzenli hayatının bir parçası yapmayı başarabilmiş. • Ve Sevgi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/7/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Bu karakter ise çoğu izleyicinin kendini bulabildiği, sevgi dolu, iyi bir aşk ve sevgi peşinde olan biri. Onun olduğu sahnelerde konu bir şekilde hep sevgiye, mutluluğa geliyor. Gelelim şimdi oyunculuklara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/43/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Tuba Büyüküstün gerçekten çok güzel. Her sahnede "Nasıl 40 yaşında ya?" diye iç geçirdim. Çok beğeniyorum fakat dizideki oyunculuğu her zamanki gibi biraz durağandı. Özellikle zihninde eski acı olayları canlandırdığı sahnelerde izleyici olarak ben çok etkilenirken onun çok etkilenmediğini fark ettim. Bu da modumu düşürdü açıkçası... Murat Boz'un oyunculuğunu ise ilginç şekilde çok ilerlemiş buldum. Çok mu iyi? Değil, fakat eski hallerine göre gayet başarılı denilebilir. Ayrıca dizideki cüretkâr sahneler de beni epey şaşırttı, kötü anlamda değil fakat sadece bir tık daha aşağıda bir şey bekliyordum sanırım. Şimdiii, gelelim sonuca...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/96/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Birçok kişi bana kızacak fakat bence bu dizi, 2 gündür sağda solda yazılıp çizildiği kadar 'kötü' bir yapım değil. Oyunculuklar sıkıntılı mı? Evet.. Güneşli havada, etrafa yağmayan yağmur sadece 2 kişinin üzerine yağarak saçma ve amatör bir görüntü oluşturdu mu? Evet... Ayvalık olarak gösterilen birçok yer aslında Çanakkale Assos/Behram Köy'e ait mi, evet... Fakat tüm bunların yanında, dizinin 'geçmişteki yüklerinden kurtulup yoluna devam et' mesajını anlamlı buluyorum. Değişen ve kesişen hayatlar, aşklar ve geçmiş... Bence bu dizi izlenebilecek kıvamda. 'İyi' demeye dilim varmasa da 'kötü' de diyemiyorum. Karar sizin... - - - - - -  • Zeytin Ağacı dizisi konusu gerçek mi? Dizideki karakterler ve hikaye uyarlama olsa da 'Zaman' ismindeki, 'Aile Dizilimi' konusuna değinerek ruhsal tedavi sunduğunu söyleyen kişi, birçok ünlünün de seanslarına gittiği gerçek birini konu alıyor.  • Dizi kaç bölüm? Zeytin Ağacı 2. sezon var mı? Dizinin ilk sezonu 8 bölüm olarak yayınlandı. 2. sezonun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil ama bence büyük ihtimalle 2 hata 3 sezon gelecek. • Zeytin Ağacı oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tuba Büyüküstün, Murat Boz, Seda Bakan, Serkan Altunorak, Boncuk Yılmaz, Füsun Demirel, Rıza Kocaoğlu ve Fırat Tanış'ı izliyoruz. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
1
3 yıl
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Bunu okuyan sen... Evet evet sen! Biliyorum hemen 2018 film tavsiyelerini görmek istiyorsun ama sadece 1 dakikanı alıp birkaç şey söylemek istiyorum. Farkında mısınız bilmem ama 1 saniyesi bile kıymetli olan şu hayatta birçok kişi hala zamanını izleyecek film aramakla geçiriyor. Yarım saat boyunca öylece ne izlesem diye dolanıp duruyor. Açtığı film yarısında vasat çıkıyor ve yine zamanını çöpe atmış oluyor. Twitter'a "Film önerisi olan var mı?" yazıyor, arkadaşlarından film tavsiyesi istiyor fakat aldığı cevap "Fight Club izle"den öteye geçemiyor... İşte ben de bu sıkıntılardan bıkmış biri olarak tam 1 yıl önce burayı kurdum. Burada size sadece birkaç dakikada modunuza göre film önerisi bulma imkanı sunuyorum ve sadece beğendiğim filmleri size tavsiye ediyorum. Hemen buraya tıklayarak aşağıdaki listeye göz atmadan önce modunuza göre film önerisi seçebilirsiniz. Ha "Yok ben 2018 filmlerine bakacağım" derseniz de gelin şimdi birlikte her biri de iyi 2018 film tavsiyelerine birlikte bakalım. (2019 film tavsiyelerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz) 1. Listemizin ilk tavsiyesi "12th Man" yani "12. Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/32/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► "Kaan nasıl bir şey bu film? Konusu, ımdb puanı falan ne?" diyenler aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git ► 2. Nefis 2018 filmleri listemize "Mowgli" ile devam ediyoruz...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/48/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 3. Mutlaka izlemeniz gereken bir başka 2018 filmimiz de "12 Strong", yani "12 Savaşçı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/76/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 4. Bir sonraki tavsiye ise Lady Gaga'nın oynadığı "A Star is Born", yani bizdeki adıyla "Bir Yıldız Doğuyor" filmi oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/2/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 5. "The Guilty" ise, 2018 yılında çıkan ve izlenmesi gereken iyi 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/53/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 6. Sıradaki film tavsiyemiz ise biraz uzun soluklu; "Outlaw King"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/90/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM] Filme Git ► 7. "Searching" yani "Kayıp Aranıyor" filmi de izlemenizi tavsiye ettiğimiz bir başka 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/62/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 8. Mutlaka izleyin dediğimiz bir başka film tavsiyesi ise "Alpha" yani "Alfa Kurt"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/87/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 9. Sırada, kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından beğenilen bir başka 2018 filmimiz "Upgrade" var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/41/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 10. Şöyle biraz eğleneyim diyenler için de şahane bir 2018 filmi tavsiyemiz var; "TAG"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/49/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 11. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bir başka 2018 filmi tavsiyemiz "Adrift", "Sürükleniş" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/12/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 12. "Başlat: Ready Player One" filmi de keyifle izlenebilecek bir başka 2018 filmi önerimiz oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/38/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 13. Sondan bir önceki film önerisi ise "Every Day", yani "Her Gün" adlı film oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/5/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 14. "Operation Red Sea", yani "Kızıldeniz Operasyonu" adlı bu filmimiz de 2018 filmleri arasında izlenmesi gerekenler arasında yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/59/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● İzlediğiniz filmlere olumlu-olumsuz yorumunuzu mutlaka bekliyorum!  ● "Tavsiyeni Gönder" köşemizden bana izlememi istediğiniz filmi gönderebilir, üye olarak da profilinizde kendi film arşivinizi oluşturabilirsiniz.  ● Bunlar kesmediyse de aşağıdan modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz.  Modunu Seç ►
44b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.