"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

23 Mayıs 2019
32b
0 Yorum
"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Son zamanlarda izlediğim en iyi şey olan "Chernobyl" isimli dizi hakkında 1 hafta içinde kaleme aldığım 3. içerik oluyor bu. Diğer ikisine de buraya ve şuraya tıklayarak göz atabilirsiniz. Bugün size "Chernobyl" dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri ve onların hayatlarına dair bilgiler paylaşacağım. Dizi, doğrudan ve dolaylı olarak 200 binin üzerinde insanın ölümüne neden olan bu facianın merkezinde yer alan kişilerin yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu kişiler kimdi? O faciaya kadar nasıl bir hayat sürmüşlerdi? Faciadan sonra ne kadar yaşadılar? İşte merak ettiğim tüm bu soruların cevabını şöyle bir araştırdım ve sizle de paylaşmak istedim. 

Hadi gelin şimdi Chernobyl dizisi oyuncularının hayat verdiği gerçek kişileri görelim! 

Valery Legasov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Chernobyl dizisinde "Jared Harris" tarafından canlandırılan bu bilim insanı, bu facianın merkezinde yer alan en önemli isimlerden biriydi.  

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

49 yaşındaki bu bilim insanı, facia gününe kadar kariyerinin zirvesini yaşıyordu. Sovyet bilim kurumunun en zirvesine doğru başarılı adımlarla ilerliyordu. Nükleer Enerji Enstitüsü Birinci Direktör Yardımcısıydı ve enstitüye bir yürüyüş mesafesinde olan güzel bir evde yaşıyordu. Spor yapmayı seven, kendince şiirler yazan zeki bir bilim insanıydı. 26 Nisan Cumartesi günü aldığı bir telefon ile hayat onu bambaşka bir yola sürükledi. Aldığı patlama haberiyle, atıldığı kurtarma macerası onu bol radyasyona maruz bıraktı ve felaketten 2 yıl sonra intihar etti. Ölümünden sonra kahraman ilan edildi. 

Ekşi Sözlük'te de hakkında hazırlanan şu içeriği okumanızı öneririm. 

Boris Shcherbina

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Dizide "Stellan Skarsgård" tarafından canlandırılan bu isim de facianın merkezinde önemli rol oynayan bir başka isim.

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Çernobil'de Hükümet Komisyonu Başkanı ve başbakan yardımcısı olan bu isim ise facianın ilk anlarında Pripyat şehrinin boşaltılmasına izin vermedi. Fakat olayın boyutunu anladı ve faciadan 36 saat sonra bölgedeki insanları korumak için gerekli adımları atmaya başladı. Faciadan 4 yıl sonra hayatını kaybetti.

Vasily Ignatenko

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Pripyat Şehir İtfaiye'sinde çalışan bu görevli de o gün facianın merkezinde bulunduğu için dizide önemli bir şekilde işleniyor.

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Patlama haberini alan itfaiye görevlisi evden çıktı. Eşi arkasından "Nereye?" diye bağırdı ve "Uyu. Eve geldiğimde seni uyandıracağım." cevabını aldı. Fakat asla geri dönmedi. Bu cesur itfaiye görevlisi, faciadan 17 gün sonra acı bir şekilde hayatını kaybetti. Ağır radyasyon onu yavaş yavaş eritip bitirdi. 

Viktor Bryukhanov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Dizide "Con O'Neill" tarafından canlandırılan bu kişi ise "Çernobil Atom Enerjisi İstasyonu Müdürü". Facia sırasında her şeyin normal olduğunu savunanlardan. Bu olayın dış dünya ile paylaşılmaması için elinden geleni yapıyor fakat sonra iş çığrından çıkınca, aldığı kararlar hükümsüz hale geldi. 

Vladimir Pikalov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Hakkında pek bilgiye ulaşamadığım bu general ise facianın merkezinde yer alanlardan biri. Hatta öyle ki, olaydan birkaç saat sonra el ile yapılması gereken ölçümleri çok tehlikeli olmasına rağmen bizzat kendisi yaptı. 

Anatoly Dyatlov

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Çernobil santralindeki baş mühendis yardımcısı olan Dyatlov, çalışma arkadaşlarının kendisine raporları sunmasına rağmen bazı işlemleri yapmadı ve hiçbir şeyi durdurmadan çalışmalara devam edilmesini istedi. Bu yüzden faciadan çok sonra mahkemece yargılandı. 

Aleksandr Akimow

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Akimov, Çernobil santralinde gece vardiyası mürettebat şefiydi. Facia günü çok büyük bir fedakarlık yaparak bazı sorunları canını tehlikeye atarak çözmeye çalıştı. Fakat aldığı aşırı radyasyon nedeniyle faciadan 15 gün sonra hayatını kaybetti. 

Son olarak dizide izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri gerçekte bulunmuyor

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

Emily Watson'ın canlandırdığı bu karakter, dizinin akışını kolaylaştırması için yaratıldı. Yani Çernobil faciasında büyük rol oynayan böyle bir bilim insanı bulunmuyor. Karakterin yaratıcıları, bir mini diziyi 5 bölümde sonuca bağlayabilmek için böyle bir karakter oluşturmayı tercih etmişler... 

Chernobyl, yaşanan bu felaketi en etkileyici şekilde anlatan yapım oldu. Bir mini dizi olmasına rağmen şimdiden 8 sezonluk Game of Thrones'u IMDB listelerinde solladı! HBO bu işi gerçekten biliyor... 

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?
 Gerek oyuncu kadrosu, gerek dönemi yansıtan renk, araç, kıyafet ve mekanlar ile HBO gerçekten son zamanlarının en etkileyici yapımına imza attı diyebiliriz. Henüz sadece 3 bölümü yayınlanmasına rağmen şimdiden milyonlarca kişi, bu dizinin favori dizisi olduğunu düşünüyor. Bize o acı günleri müthiş bir şekilde yansıtmayı başaran bu dizi, sektörde çok başarılı bir yapım olarak hep anılacak gibi... Okuduğunuz için teşekkürler! 

"Kaan eline sağlık, şahane içerik olmuş da... Var mı izleyecek bir şeyler?" diyenleriniz varsa, hemen aşağıdaki butona tıklayıp modlarına göre film bulabilirler! 

Film Tavsiyesi Seç! ►

"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
çernobil dizisiçernobil dizisi izlechernobyl dizisi oyuncularıchernobyl oyuncularıchernobyl dizi konusuchernobyl dizisi gerçek oyuncularchernobyl dizisi gerçek hikayesi
EN AKTİF ÜYELER
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Reklamı yapılan, elden ele, kulaktan kulağa ulaştırılan, sağda solda defalarca önerilen pek çok iyi film olsa da tanıtımı yapılamayan, yeterince adını duyuramayan ve bu yüzden kenarda köşede kalan pek çok iyi film de bi yerlerde keşfedilmeyi bekliyor... işte ben de bu yüzden bugün size beğendiğim fakat hala değeri bilinmeyen filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. Listemde 40 kadar film var, eğer olur da "kaan, bu listenin 2.'si de gelsin" derseniz yorum bırakarak bana bunu belli edebilirsiniz. Hadi gelin şimdi listemdeki değeri bilinmeyen iyi filmler hangileri? Gözden kaçan o iyi film önerileri neler? Birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Zt9zag8MvKI[/VIDEO] 1. Storm Boy, yani bizdeki adıyla Fırtına Çocuğu ile başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/78/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2019'da çıkan bu film, ilginç şekilde beklediğim kadar ilgi görmedi fakat bence şahane bi film bu... Başrolünde hayvanların olduğu filmler bana özellikle hafta sonları şahane zamanlar yaşatıyor. Bu yüzden bu film de bence hem hikayesi, hem de çok naif ve duygulu sahneleriyle bu listeye girmeyi başardı. Oyunculuklar, görsel efekt kullanmadan gerçek pelikanlar ile yapılan çekimler, hepsi şahane.. yer yer keyifli, yer yer de hüzünlü ve sıcacık bi hikaye sizi bekliyor. Filme Git ►  2. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/96/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bizdeki adı "Yağmurda Yarış Sanatı" olan bu filmiyse fırsat buldukça sürekli tavsiye etmeye çalışıyorum, biliyosunuz… fakat ne yazık ki bu nefis filmin hala hak ettiği kadar övülmediğini görünce de üzülüyorum haliyle... filmimiz, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar insanlarla yaşadıklarını bize gösteriyor. Fakat tüm olan biteni köpeğimizin gözünden görüyor ve izliyoruz. Bence çok da özel bi film bu... bi köpeğin iç sesini, yıllar içinde yaşadıklarını öyle güzel bir kurguyla bize aktarıyor ki, film sonunda köpekler neler düşünür? ne kadar iyi bi dostturlar? tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabını bize nefis bi şekilde veriyor. Mutlaka ama mutlaka izleyin, eğer izlediyseniz de yorumlarda el atın izlemeyenlere izletelim artık şu nefis yapımı :) Filme Git ►  3.Adrift...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/2/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise gerçek bi hikayeden uyarlanan gerçek bi yapım.. Filmimiz, tanışıp aşık olduktan sonra hayatlarının en büyük macerasına çıkmak için tekne ile okyanusa açılan çiftimizin yaşadıklarını konu alıyor. Birden büyük bi kasırganın içine düşen bu 2 aşıktan biri ağır yaralanıyor ve film de tam olarak oradan sonra başlıyor... Yıllardır benimle olanlar bilir; Ben bu tür gerçek, yaşanmış hikayeleri konu alan filmlere tam anlamıyla bayılıyorum. Belki biraz da ondan olacak bu film beni fazlasıyla tatmin etti. İzlerken kendime sürekli "Ben olsam ne yapardım?" diye soruyorum ve kendimi orada hayal ediyorum.  Filme Git ►  4. Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/21/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Mother! Hikayesi acayip, oyuncu kadrosu ortalamanın üzerinde, alt metnindeki göndermelerse burdan köye yol olur... fakat neden çoğu kişi bu filme burun kıvırıyor? Neden hala hak ettiği yerde değil? İşte bunu yorumlarda sizlerle konuşalım istiyorum...  Öncelikle bu filmi izleyenlerin çoğu "Hiçbir şey anlamadım" diyerek filmi yarıda bırakıyor. Size tavsiyem bu hataya asla düşmeyin; Tamam film garip ilerliyor, anlamsız şeyler oluyor ve sürekli "Neden?" diye soruyorsunuz fakat bitirdikten sonra filmde anlatılmak isteneni anladığınızda "Vay!" deyip tüm taşlar yerli yerine oturuyor ve damağınızda nefis de bi tat kalıyor... Bu filmi izledikten sonra kafanızda oluşacak soru işaretlerini, hazırladığım şu inceleme içeriğine göz atarak giderebilirsiniz.  Filme Git ►  5. Ve Age of Adaline...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/87/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu filmse, birkaç sahnesi sosyal medyada yıllardır dönüp durmasına rağmen bence hala hak ettiği popülerliği yakalamış değil... Şimdi düşünün; 29 yaşınıza geldiğinizde hücre yenilenmeniz dursa ve ne ileriye ne de geriye vücudunuzda hiçbir değişiklik olmasa? Evet evet "yaşlanmamaktan" bahsediyorum. Ne yapardınız? Ölmüyorsunuz, bir nevi ölümsüzsünüz.. Çağlar geçiyor, savaşlar yapılıyor ve bitiyor fakat siz hala varsınız, ne yapardınız? Tüm şaşırtıcı detayları ve ilginç kurgusu, bi tutam da aşkı ile şiir gibi bi film sizi bekliyor, tabi hala izlemediyseniz...  Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
1 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl
Kan Gövdeyi Götürüyor! Birbirinden İyi 6 Zombi Filmi Tavsiyesi!
Kan Gövdeyi Götürüyor! Birbirinden İyi 6 Zombi Filmi Tavsiyesi!
İlginçtir, Google arama sonuçlarında "Gerilim Filmi Önerileri" aramasından sonra en çok aranan bir diğer film kategorisinin "Zombi Filmi Önerileri" olduğunu keşfettim. Özellikle hafta sonları insanlar evlerinde oturup zombi filmi izlemeyi istiyorlar. Ben de bu verilerden yola çıkarak, buralarda daha önce size de tavsiye ettiğim iyi zombi filmlerini listelemek için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi o nefis zombi filmi tavsiyeleri nelermiş birlikte bakalım.  1. Zombi filmleri listemizin ilk sırasında "Train to Busan" yani "Zombi Ekspresi" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/20/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 2. İzlenmesi gereken bir başka zombi konulu filmimiz ise başrolünde Brad Pitt'in olduğu "World War Z" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/58/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] 3. Sıradaki film ise zombi olmanın nasıl bir his olduğunu yine bir zombinin gözünden anlatıyor; "Warm Bodies"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/17/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 4. Bir başka zombi konulu filmimiz "28 Days Later"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/12/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 5. "The Crazies" ise sıradaki zombi konulu film tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/87/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 6. Listemizin sonuncu filmi ise "The Girl With All the Gifts" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/26/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► BONUS: 2013 yapımı "Flu" yani "Grip" filmi de bu listemizin bonus tavsiyesi olsun![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/80/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► Hemen buraya tıklayarak bizi Instagram'dan takip edebilir ve tüm bunlar kesmediyse, hemen aşağıdaki butona tıklayarak da anında modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!  Moduna Göre Film Seç! ►
27b
0
7 yıl
Güncel! Evde ve Karanlıkta İzlenecek 7 Nefis Gerilim Filmi Önerisi!
Güncel! Evde ve Karanlıkta İzlenecek 7 Nefis Gerilim Filmi Önerisi!
Koronavirüs salgını nedeniyle hepimizin mümkün olduğunca evden çıkmadığı şu günlerde milyonlarca kişi evde film izleme telaşına düştü. "Modunu Seç" köşemizde en çok tıklanan kategorimin de "Beynimi Yaksın" ve "Gerileyim" olduğunu görünce sıvadım kolları ve size birbirinden nefis gerilim filmi önerileri hazırladım. Fakat tavsiye edeceğim bu gerilim filmlerine göz atmadan önce sizden bir ricam var. Birazdan aşağıda göreceğiniz gerilim filmlerinden alacağınız hazzı 2 katına çıkarmak istiyorsanız, tavsiye edeceğim bu gerilim filmlerini mutlaka karanlıkta izlemelisiniz.  Dünyanın Sonu Konulu Kıyamet Filmleri İçin Tıkla! ► Yani size 7 nefis gerilim filmi tavsiyem var fakat onlara geçmeden önce ricam, bu filmleri karanlık ortamlarda izlemeniz. Çünkü bu gerilim filmleri insanı ciddi manada geren, hop oturtup hop kaldıran ve tek izlenmiyorsa yandaki kişinin kolunu sıkma refleksi uyandıran filmler. Bu yüzden karanlık bir ortam da da izlerseniz tadından yenmez diyebilirim. Ha bu arada arama geçmişinde "Gerilim filmi önerileri 2020" gibi aramalar bulunan kişiler için de söylemeliyim ki; bu listede 2020 yapımı bir gerilim filmi de bulunuyor. E hadi!  1. Sizlere evde ve karanlıkta izlemeniz için tavsiye edeceğim ilk film "I See You" olacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/75/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? Imdb puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. "The Descent"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/54/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bir grup arkadaşın, keşif amaçlı girdikleri mağarada yaşananları izleyeceksiniz. Ben böyle filmlere "Bütçesi düşük, etkisi büyük" filmler diyorum. Bir şans verin derim. Filme Git ► 3. "La Casa Del Fin de Los Tiempos"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/95/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bir ev, bir kadın ve İspanyol sineması... Bu filmi de mutlaka karanlıkta izleyin.  Filme Git ► Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 4. "Flatiners"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/62/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ölüm deneyimini yaşamak isteyen bir grup genç tıp öğrencisi... Karanlıkta ve birkaç arkadaşınızla izleyin derim. Filme Git ► 5. "Rec"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/81/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bir muhabir, bir kameraman ve gidilen olay yeri... Oturduğunuz koltuğa çok ama çok sıkı yapışacaksınız. "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ► 6. "The Crazies"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/53/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Kasabada yayılan salgın bir hastalık ve sonrasında yaşananlar... Günümüz dünyasında yaşadığımız Koronavirüs salgını ile de bağ kurabileceğiniz bu filmi de mutlaka izleyin derim. Filme Git ► 7. Ve son olarak; "The Autopsy Of Jane Doe"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/79/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]Adli otopsi yapan bir baba-oğul ve gece yarısı gelen bir vaka... Bir hayli gerileceksiniz.  Filme Git ► BONUS: 2020 yapımı bir film geliyor; "Underwater"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/78/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Dünyanın en derin yeri olan Mariana Çukuru'nda sondaj çalışması yapan insanların yaşadıklarını izleyeceksiniz. Filme Git ► BONUS 2: "As Above So Below"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/176/34/guncel-evde-ve-karanlikta-izlenecek-8-nefis-gerilim-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Kapalı alan korkunuz varsa, dar ortamlarda nefes almakta zorlanıyorsanız bu film sizlik değil. Baştan uyarıyorum çünkü bu filmi izleyen pek çok klostrofobi hastası soluğu doktorda almış. Başlarda kalitesi düşük bir film gibi gelecektir fakat sabredin derim. Film ilerledikçe durumu toplarlıyor. Bu tavsiyeme de karanlık bir akşam, bir şans verin derim.  Filme Git ► - - - - - - - - - -  ● Bunlar kesmedi mi? O zaman aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
48b
0
6 yıl
Hayırlı Olsun! Artık Marvel ve DC Gibi Türk Süper Kahramanların da Sinematik Bir Evreni Var: "T World"
Hayırlı Olsun! Artık Marvel ve DC Gibi Türk Süper Kahramanların da Sinematik Bir Evreni Var: "T World"
"Marvel" isminde bir çizgi roman evreni kendi dünyasında kahramanlar yarattı, sinemaya evrildi ve yaptığı seri filmler sayesinde dünya üzerinde gişede en çok hasılata sahip olan filmlere imza attı. "DC" evreni de aynı şekilde bir imaj çizdi ve milyon dolarlar kazandı. İşte biz Türk sinema izleyicileri de "Bizden neden böyle bir şeyler çıkmıyor ya?" diye yakınıp durduk. Fakat artık Türk süper kahramanların boy göstereceği bir evren de olacak, ismi de "T World"... Gelin detaylara bakalım. T World adlı sinematik evren Türk süper kahramanların hikayelerini konu alacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/143/59/hayirli-olsun-artik-marvel-ve-dc-gibi-turk-super-kahramanlarinin-da-sinematik-bir-evreni-var-t-world-780x439.jpg[/RESIM]Tam adı T World Entertainment and Productions olan Türk bir yapım şirketi, Türk süper kahramanlar için bir sinema evreni oluşturduklarını açıkladı. Bu evren "T World" evreni olacak ve bu evrende Türk süper kahramanlarının hikayeleri dizi ve filmler ile tüm dünyaya anlatılacak. Dünyaya Amerika'dan sonra en büyük dizi ihraç eden ikinci ülke Türkiye![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/143/40/hayirli-olsun-artik-marvel-ve-dc-gibi-turk-super-kahramanlarinin-da-sinematik-bir-evreni-var-t-world-780x439.png[/RESIM]Ülkemiz, dünyaya kendi dizilerini ihraç ederek büyük para kazanan 2. ülke. İlk sırada ise Amerika yer alıyor. E hal böyle olunca da bir Türk süper kahraman evreni yaratmak kaçınılmazdı ve bunu da içimizden bir şirket sonunda yapmayı başardı. T World evreninde ilk olarak 3 dizi çekileceği de duyurulanlar arasında. T World evreninin ilk dizisi olan "Altay" ismindeki diziyi ünlü Lost dizisinin yönetmeni "Bobby Roth" yönetecek![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/143/20/hayirli-olsun-artik-marvel-ve-dc-gibi-turk-super-kahramanlarinin-da-sinematik-bir-evreni-var-t-world-780x439.jpg[/RESIM]T World evreni, ilk Türk süper kahraman dizisi "Altay" ile şimdiden gümbür gümbür geliyor çünkü dizinin ilk bölümünün yönetmen koltuğunda, daha önce Lost, Prison Break ve daha birçok popüler dizinin de yönetmen koltuğunda oturan "Bobby Roth" oturacak.  Bu evrende çekilen film ve diziler Netflix, Amazon ve diğer dijital platformlar sayesinde tüm dünyaya ulaşacak. Ülkemiz, çok zengin bir kültür deryasının içinde yüzüyor. Eğer T World evreni başarılı bir ol izler ve çok iyi bir şekilde bu zengin kültür sinemaya aktarılabilirse, tüm dünyada ses getiren bir sinema evrenine ev sahipliği yapıyor olabiliriz. ● Bunlar kesmedi mi? O zaman aşağıdaki butona tıklayabilir ve "Beynimi Yaksın" kategorimize gidip benzer konulu daha fazla film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Yakın Zamanda Yayınlanan 7 İyi ve Yeni NETFLİX Filmi!
Yakın Zamanda Yayınlanan 7 İyi ve Yeni NETFLİX Filmi!
Netflix'in tüm dünya genelinde abone sayısı 220 milyonu geçti. Yani tüm dünyada 3 Türkiye nüfusu kadar kişi Netflix kullanıyor. Fakat Netflix'in kategorileme sistemi çok başarılı olmadığı ve içerisinde binlerce içerik bulunduğu için pek çok kişi Netflix film önerisi olan var mı? en yeni Netflix filmleri hangiler? gibi sorularına cevap ve izleyecek iyi ve yeni netflix filmi bulmaya çalışıyor. 19 İyi NETFLİX Filmi İçin Tıkla! ►  Ben de bugün sizlere, bu aylar içerisinde izleyip beğendiğim yapımlardan oluşan en yeni netflix filmleri listesi yapmak istedim. Birazdan göreceğiniz netflix filmlerinin her biri de benden sınıfı geçmeyi başardı. Üstelik bu filmlerin her biri de Netflix'te yeni yayına girdi ve eğer Netflix'te izleyecek iyi bir şeyler arıyorsanız tam da aradığınız şey olabilirler... Peki o netflix filmleri neler mi? Görelim.. ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=lTox7rv-_YY[/VIDEO] 1. İlk Netflix film tavsiyem "AKA"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/69/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix Fransa yapımı filmimiz, işinde başarılı, yetenekli bir gizli operasyon ajanının köklü bir suç örgütünün içine sızmasını ve tüm bunların sonunda yaşananları izliyoruz. Filme Git ►  2. Hunger[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/82/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse 'disiplin-mutfak-yemek' üçgeninde dönüyor. Aşırı disiplinli bir şefimiz ve elinin lezzeti çok iyi olan genç bir kızımız var. İşte filmde de bu ikilinin merkezinde dönen bir mücadeleye tanıklık ediyoruz.  Filme Git ►  3. Era Ora[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/5/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Aşırı işkolik bir babamız var. Bir doğum gününde çok fantastik bir olay yaşıyor ve kendini 1 günde 1 yıl yaşarken buluveriyor. Tüm bu çılgın konunun temelinde ise çok ama çok sağlam bir mesaj yatıyor. Hem eğlenceli bir şeyler, hem de düşündürüp, sorgulatan bir şeyler izlemek isteyenler bu filme mutlaka bakmalı.  Filme Git ►  4. The Fundamentals of Caring[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/4/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu film ise nefis bir yol hikayesi. Netflix orijinal yapımı olan bu film, hayatındaki devasa sorunlarla mücadele ederken bir yandan da 'bakıcılık' yapmaya başlayan bir adamı ve zeki mi zeki engelli bir çocuğun başından geçenleri bize aktarıyor. Ben bu filmi epey sevdim, darısı başınıza. Filme Git ►  5. The Pale Blue Eye[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/1/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]2023 yılının ilk aylarında çıkan bu filmse, 1830'lu yıllarda yaşanan bazı esrarengiz olaylar zincirini ve bu seri cinayetleri çözmek için tutulan bir dedektifin yaşadıklarını konu alıyor. Ünlü yazar Edgar Allan Poe'nun da gençliğini izlediğimiz bu film, 2 saat olsa da sabredince ödülünü veren filmlerden. Filme Git ►  6. All Quiet on the Western Front[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/70/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Ve işte bence Netflix'in son zamanlarda yayınladığı en çarpıcı, en akılda kalıcı filmlerinden biri... Filmimiz, 15 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği 1. Dünya Savaşı sırasında yaşananları konu alıyor. Vızır vızır mermiler, sıçrayan şarapnel parçaları, çamurun toprağın içinde hayatta kalmaya çalışan askerler ve dahası... Sinematografisini çok beğendiğim bu yapım, Netflix'te mutlaka görülmeli. Filme Git ►  7. The Good Nurse[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/324/67/yakin-zamanda-yayinlanan-7-iyi-ve-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Gerçek, yaşanmış olayların işlendiği filmleri sevenlerdenseniz sıkı durun çünkü bu Netflix filmi tam olarak gerçek bir olayı konu alıyor. 16 yıl boyunca hemşirelik yapan bir adamın gerçek hikayesini izliyoruz bu Netflix filminde... Netflix'in 'gerçek' konulu yapımlarını çok başarılı buluyorum. Benim için bu film de onlardan biri oldu. 2 saatlik süresine bakıp uzun diye pas geçmeyin ve izleyin derim. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
22b
0
3 yıl
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı. 12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ►  Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/97/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor. Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/37/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor. İzlerken grip olabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/52/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken... Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/69/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor. - - - - - -  Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. - - - - - -  • The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz.  • The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
2
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.