İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!

26 Ocak 2022
113b
0 Yorum
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!

Yabancı diziler artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Artık herkesin bir baş ucu kitabı olduğu gibi mutlaka izlediği bir yabancı dizi de var. Pek çok kişi her gün Google'a girip "yabancı dizi önerisi" veya "dizi önerileri" gibi aramalar sonucu izleyecek iyi bir dizi önerisi arıyor. Ben de bugün sizlere her birini de izleyip beğendiğim yabancı dizileri tavsiye etmek istedim.

İyi İspanyol Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Fakat merak etmeyin bu dizi önerileri arasında Game of Thrones, Dark veya Squid Game gibi çok ama çok popüler yabancı diziler yer almıyor. Çoğu listede bunlarla karşılaştığınızı ve bu yüzden daha az bilinen yabancı dizileri aradığınızı biliyorum. Birazdan göreceğiniz listede de elimden geldiğince bu aşırı popüler dizilere değil birkaç tık daha az bilinen dizilere değinmek istedim. Hadi onları görelim!

• Bu içeriğin aynısını VİDEO olarak YouTube kanalımızda da hazırladık!

 

1. İzlemenizi istediğim ilk dizi tavsiyem Counterpart ismindeki bi bilim kurgu dizisi...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Başrolünde nefis film Whiplash'ten de tanıdığımız Oscar ödüllü J.K. Simmons'ın yer aldığı bu dizi, tam olarak ne iş yaptığını bilmeden her sabah kalkıp bir binada bazı evrakların üzerindeki cümleler üzerinde çalışmalar yapan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Siz "Ee Kaan bilim kurgu bunun neresinde?" demeden söyleyeyim; Dizide, Dark dizisindeki gibi bir zaman yolculuğu söz konusu. Eğer bu cümlem sizi biraz heycanlandırdıysa ve bu diziyi ilk kez burada duyuyorsanız mutlaka bir şans verin derim. Dizi yüksek başlıyor, sonra temposunu biraz düşürüyor fakat sabrettiğinizde tekrar toparlayıp çıtayı da bir hayli yukarıya çıkarmayı başarıyor. "Kaan demişti" dersiniz...

(2 Sezon 3 Bölüm)

2. Sıradaki tavsiyem ise Gangs of London ismindeki bi suç dizisi...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Dizimiz, günümüz Londra'sında tüm yeraltı ağını elinde tutan bi aileyi ve bu organizasyonların başında olan güçlü bi adamı konu alıyor. Fakat bu adamın tehlikeye girmesiyle tüm sistem büyük bi sorunla karşılaşıyor. İşte dizi de Londra mafyasındaki bu karmaşık dengeleri konu alıyor... Dizideki dövüş, saldırı ve baskın sahneleri gerçekten çok başarılı. Hatta seyir keyfi o kadar yüksek ki, izlerken bi yandan da  bitiyor olduğunu düşünüp defalarca üzüldüm bile diyebilirim. Kısacası Londra'dan Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyaya uzanan bi suç ağını izleyeceksiniz, bence bi şans verin derim.

(9 Bölüm)

3. Bu dizide herkes kör: SEE!

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
See ismindeki bu dizi, herkesin KÖR olduğu bi dünyayı konu alıyor. Dünyayı saran bi salgın tüm nüfusu öldürüyor ve kalanlarda da kalıcı bi körlük bırakıyor. İşte dizimiz de geride kalan bu az insan topluluğunun bu yeni dünyaya nasıl uyum sağladığını
bize aktarıyor... Eğer siz de benim gibi kıyamet sonrası dünya konulu yapımları sevenlerdenseniz bu dizi tam olarak aradığınız şey. Kaçırmayın derim.

(2 Sezon 16 Bölüm)

4. "Good Omens" ismindeki bu tavsiyem ise bu listedeki en uçuk, en ilginç dizi olabilir!

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Benim hem atmosferi, hem oyuncuları, hem de göndermeleriyle çok kaliteli bulduğum bu dizi, yaklaşmakta olan kıyameti ve bu süreçte melekler ve iblislerin yaşadıklarını konu alıyor. Eski bi roman uyarlaması olan dizi, hem kara mizah hem de bolca fantastik olaylar içeriyor. Eğer biraz tarih bilginiz de varsa şöyle eğlenceli bi şeyler izlediğinizi düşünürken birden yakaladığınız göndermeleri fark edip bu dizinin aslında çok sağlam bi yapım olduğunu fark edeceğinize eminim.

(6 Bölüm)

5. Sadece 3 bölüm: Childhood's End...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Bu dizi ise Bilim kurgunun babası olarak bilinen Arthur C. Clarke'ın 1953 tarihli romanından uyarlama... Benim çok sevdiğim fakat tavsiyem ile izleyen birkaç kişiden pek de beklediğim geri dönüşü alamayınca üzüldüğüm 3 bölümlük bu bilim kurgu dizisi, dünyayı kontrol altına alıp tüm insanlığı yeni bi çağa taşımayı vadeden bi uzaylı ırkını ve sonrasında yaşananları konu alıyor... "Acaba bizi öldürecekler mi?" , "Yoksa gerçekten de bizi düzeltmeye mi geldiler?" diye düşünen insanoğlunu izleyin ve kendinize şunu sorun; Ya gerçekten her şey bu dizideki gibi olsaydı?....

(3 Bölüm)

6. Zaman yolculuğu: 11.22.63...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
8 bölümlük bu nefis yapım da özellikle içindeki "zaman yolculuğu" ile benim gönlümü kazanmayı başaran yabancı dizilerden biri... Dizimiz, zamanda geri giderek
John F Kenedy suikastini engellemeye çalışan bi öğretmenin yaşadıklarını işliyor. İşler buraya kadar tıkırında ilerlerken adamımızın karşısına çok farklı engeller çıkıyor ve işler pek de yolunda gitmiyor... Hala izlememiş olanları görünce önce üzülüp sonra da "Ah şimdi ilk kez izliyormuş gibi izlemek vardı.." diye iç geçirdiğim bu diziye mutlaka bi şans verin derim.

(8 Bölüm)

7. Modern Game of Thrones: Succession!

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Ya size Game of Thrones'un modern, günümüz dünyasında geçen bi hali var deseydim? Taht kavgaları, entrikalar, paylaşılamayan büyük hazineler ve dahası... Succession ismindeki bu nefis dizi dünyanın en büyük 5 medya devinden biri olan dev bir şirketin sahibi olan Roy ailesinde dönen entrikaları konu alıyor. Büyük patron olan Baba roy sağlık sorunları yaşayınca çocukları bir taht kavgasına düşüyor ki sormayın. Dizinin %70'i diyaloglardan oluşuyor. Fakat bu gözünüzü korkutmasın çünkü dizi öyle bir akıyor, öyle bir sarıyor ki her bölümden sonra "Bana özel helikopterimi çağırın" dememek için kendinizi zor tutuyorsunuz. "Kaan demişti dersiniz..."

(3 Sezon 29 Bölüm)

8. Her bölümü 20 dakika: I am not Okay With This

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Bu diziyse her biri 20 dakikalık bölümlerden oluşuyor. Dizimiz, babasını trajik bi şekilde kaybeden liseli bi kıza odaklanıyor. Gencimiz ergenlikle mücadele ederken bi yandan da kendinde fark ettiği tuhaflıklar onu çok farklı bi dünyanın içine çekmeye başlıyor. Sağda solda pek konuşulmadığına şahit olduğun bu diziyi de bu listeme almak ve size önermek istedim. Bana sorarsanız bi şansı hak ediyor, karar sizin.

(7 Bölüm)

9. Sıradaki tavsiyem ise bir mini dizi: Bodyguard...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Çoğu kişinin gözden kaçırmış olduğunu düşündüğüm 6 bölümlük bu dizi, üstün başarısı nedeniyle terfi ederek iç işleri bakanının özel koruması olarak görevlendirilen genç bi savaş gazisini ve kendini içinde bulduğu politika dünyasını konu alıyor. Benim "tüketmesi keyifli" diye bahsettiğim yapımlardan biri olan bu dizi bence bi şansı hak ediyor.

(6 Bölüm)

10. Bir gecede biter: Unorthhodox!

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Bu diziyse gerçek bir hayat hikayesini konu alan bi Netflix mini dizisi. Sadece 4 bölümden oluşan bu dizi, New York'un bi bölgesindeki Yahudi topluluğu içinde yetişen genç bi kızın yaşadıklarını konu alıyor. Fakat kendini bi türlü bu dünyaya ait hissetmeyen kızımız bi cesaret çıktığı yolda çok güçlü adımlar atmaya çalışıyor. Aksiyon dolu bi şeyler aramasın gözleriniz, çünkü dizi yavaş tempolu fakat etkileyici bi şekilde ilerliyor. Tadı damağımda kalan dizilerden. Hala izlemeyenlerdenseniz bi göz atın derim.

(4 Bölüm)

11. Başrolde bir Türk var: Kalifat...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
8 bölümlük bu dizide ise başrolde Türk bi oyuncu olan Gizem Erdoğan'ı izliyoruz. Dizi, 2 farklı dünyada geçiyor. Birden Suriye'de şeriatın tam ortasında bir kadının ayakta kalma çabasını izlerken birden İsveç'te yaşayan birkaç gencin beyinlerinin nasıl yıkandığına şahit oluyoruz. Dizi, yaşanan gerçek olayları temel aldığı için bir diziden çok gerçekten o an oralarda yaşanan
olayları izliyormuş hissine kapılıyorsunuz. Biraz 'gerçek' bi şeyler izlemek istiyorsanız adresiniz bu dizi diyebilirim.

(8 Bölüm)

12. Ve son tavsiyem: The Lost Room...

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
6 bölümden oluşan bu mini dizi, fantastik konusuyla izleyene "hiç bitmesin" dedirtmeyi başarıyor. 1960'lı yıllarda bi oteldeki bi oda, içindekilerle birlikte kayboluyor. Bu odanın içindeki nesneler, başta da anahtarı olmak üzere doğaüstü güçlere sahip oluyor. E tabi bu müthiş nesnelerin peşine düşen insanlar da ortaya çıkınca dizi hem eğlendiriyor hem de koşturmacaya doyuruyor.. Bende yeri çok ayrı olan bu diziye de bu listede yer vermek istedim. Hala izlemediyseniz mutlaka ilk göz atacağınız dizilerden biri bu olsun derim.

(3 Bölüm)

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!

Modunu Seç ►

İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
dizi önerileridizi önerisiyabancı dizi önerileriyabancı dizi önerisien iyi dizilermini dizi önerileridizi tavsiyesien iyi yabancı dizileren iyi dizi önerisi
EN AKTİF ÜYELER
Hepsi Gerçek! Yaşanmış Hikayelerden Sinemaya Uyarlanan 14 Sağlam Film!
Hepsi Gerçek! Yaşanmış Hikayelerden Sinemaya Uyarlanan 14 Sağlam Film!
Sinema en çok da başımıza gelebilmesi muhtemelen şeyleri bize gösterdiği için ilgimizi çeker. Mesela açık denizde bir köpekbalığı ile baş başa kalan bir insanı izlemek isteriz, çünkü o an o kişinin yerine kendimizi koyup düşünebiliriz. Ya da acı dolu çaresiz durumlarda kalan insanları izlemeyi isteriz, çünkü ne yapacaklarını merak ederiz fakat film bittikten sonra hayatımıza da kaldığımız yerden devam ederiz. Hiçbir tehlike altında olmadan o durumları yaşamak, görmek bize haz verir. İşte sinemanın büyüsüdür bu... Fakat ya izlediğimiz filmlerdeki olaylar ve kişiler gerçek olsaydı? Yani izlediğimiz film, gerçek bir hikayeyi konu alsaydı? İşte bugün ben de size, yaşanmış hikayeleri konu alan  iyi film önerileri vermeye geldim.  Gerilimi Zirvede Yaşayacağınız Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Yaşanmış filmler, biz sıcak evimizde otururken bir yerlerde birilerinin yaşadığı çarpıcı olayları göstermesi açısından çok etkileyicidirler. Hatta sırf bu yüzden birçok kişi gerçek bir film izlemek ister ve etrafındakileri "Hikayesi gerçek olan filmler var mı?" diyerek darlar. İşte ben de bu duruma ilaç olabilmesi için bugün bu listeyi derledim. Hadi gelin şimdi, her birini de izleyip tavsiye ettiğim o yaşanmış hikayelerden sinemaya uyarlanan gerçek filmler nelermiş birlikte görelim. 1. Yaşanmış bir olayı konu alan ilk film tavsiyem "The 33"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/49/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]"Ee Kaan bu filmin konusu ne? IMDb puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer önerim ise "Deepwater Horizon"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/55/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Büyük bir ihmal ve büyük bir patlama... Bu olayın gerçekten yaşanmış olması korkunç. Filme Git ► 3. "The Professor and the Madman"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/36/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise bir sözlük yapımını konu alıyor. Gerçekten izlerken sizi alıp götürecek! Filme Git ► 4. "Kursk"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/22/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]İzleyeceğiniz bu film ise gerçekten yaşanan acı dolu bir olayı konu alıyor. Batan denizaltında mahsur kalan askerler ve sonrasında yaşananlar... İzleyin derim. Filme Git ► 5. "Der Hauptmann"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/92/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Savaş sırasında bulduğu bir rütbeli kıyafetini giyerek kendi ordusunu kuran bu adamın gerçekten yaşamış olması ve bunları yapması gerçekten çok ilginç... Hayretle izleyeceksiniz. Filme Git ► 6. "Najlepszy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/59/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise konusu açısından sizi kesinlikle gaza getirecek... "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ► 7. "The 12th Man"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/3/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpeg[/RESIM]Bu film ise koca bir hayatta kalma filmi. Eğer şöyle karlı fırtınalı kış filmlerini ve hayatta kalma konularını sevenlerdenseniz bu film tam sizlik! Filme Git ► Düşük Bütçeli İyi Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 8. "Unbroken"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/82/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Angelina Jolie yönetmenliğinde çekilen ve gerçeğe dayanan bu film de bence izlemeye değer bir yapım. Filme Git ► 9. "The Way Back"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/47/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Çetin hava koşulları, çaresizlik, hüzün ve koca bir yolculuk... Bu filmi kesinlikle izleyin derim. Filme Git ► 10. "The Boy Who Harnessed the Wind"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/97/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Netflix yapımı bu filmde ise, yokluk içinde var olmaya çalışan zeki bir çocuğun parlak zekasıyla bölgeyi ve ailesini nasıl koruduğunu izleyeceksiniz.  Filme Git ► 11. "Captain Phillips"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/44/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Açık denizde bir yük gemisi ve ansızın ortaya çıkan korsanlar... Gerçekten yaşanmış ve hala daha yaşanıyor olan bu konu, sizi çok etkileyecek.  Filme Git ► 12. "Backcountry"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/52/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Eğer romantik olmayan bir çift filmi arıyorsanız bu film tam sizlik. Çünkü bu filmde, hayatta kalma savaşı veren bir çiftin yaşadıklarını izleyeceksiniz.  Filme Git ► 13. "The Current War"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/94/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Edison, Tesla ve dahası... Bu filmde ampulün icadından sonra yaşananları izleyeceksiniz.  Filme Git ► 14. Ve konusu gerçek hayata dayanan son tavsiyem ise "Intouchables"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/151/60/hepsi-gercek-yasanmis-hikayelerden-sinemaya-uyarlanan-14-saglam-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film benim favori filmlerim arasında. Eğer yer yer hüzün, yer yer gülümseme yer yer de etkileyici bir şeyler görmek istiyorsanız bu film tam sizlik. Filme Git ► ● Hemen aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
38b
0
6 yıl
Pera Palas'ta Gece Yarısı: Netflix'in Atatürk'lü Zaman Yolculuklu Yeni Dizisi!
Pera Palas'ta Gece Yarısı: Netflix'in Atatürk'lü Zaman Yolculuklu Yeni Dizisi!
Netflix, Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisi için epey önce müjdeyi vermiş ve bunun; işgal altında olan İstanbul, zamanda yolculuk ve Atatürk içeren bir yapım olacağından bahsetmişti. Dizi 3 Mart 2022 yani dün Netflix'te yayınlandı ve tabi ki dizi 1 gecede bitirdim ve "pera palas'ta gece yarısı konusu" ve "pera palas'ta gece yarısı dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için size diziden bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi Netflix Türkiye imzası taşıyan pera palas'ta gece yarısı dizisi oyuncuları, konusu ve hakkındaki diğer ilginç detaylara şöyle birlikte göz atalım. E hadi! Bu diziyle ilgili YouTube kanalımızda da bir video hazırladık..[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=yE9COgRXxlU[/VIDEO] Öncelikle, nedir bu Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisinin konusu, ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/50/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı 2022 yapımı dizi, genç ve fazlasıyla meraklı bir gazetecinin yolunun İstanbul'un en efsane oteli olan Pera Palas'a düşmesini ve sonrasında bu otelde yaşadıklarını konu alıyor. Genç gazetecimiz Esra, daha içeriye adımını atar atmaz çok etkilendiği bu otelde bir de bilim kurgu filmlerindeki gibi fantastik olayların olduğunu fark ediyor ve kendini birden 1919 yılında, Mustafa Kemal'in "Atatürk" olarak anılmadığı, işgal altındaki İstanbul'da buluyor. İşte dizi de bize bu süreci aktarıyor. Ben diziyi gerçekten beğendim; 1 gecede bitirdim yahu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/46/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi bir dönem dizisi ve dönem filmi ya da dizisi yaparken o yıllardaki mekanlar, kostümler, kadrajda görünen alanlardaki en küçük eşyaların bile sırıtmaması, konu alınan o yıllara ait olması çok büyük önem taşıyor. Bu dizide de en çok dikkat ettiğim şeylerden biri detaylar oldu ve kesinlikle bu konuya çok iyi çalışılmış diyebilirim. Dekorlar, mekanlar, kostümler hepsi şahaneydi. Yıllardır arkadaş ortamında söylediğim "Zaman yolculuğu hakkım olsaydı, Atatürk'lü yıllara ışınlanırdım..." sözüm gerçek oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/86/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM] [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/85/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki Mustafa Kemal Atatürk sahnelerinde makyaja, efektlere ya da diğer teknik konulara hiç bakmadım, sadece o an oradaki Esra karakteri yerine kendimi koydum. Yani dizi, duygu açısından bende bir şeyler uyandırmayı başardı. Ha atamın boyu 1.90, sesi de biraz beklediğimin dışındaydı fakat o detayları geçtim... Düşman askerlerinin İstanbul'da cirit atması, Mustafa Kemal'in adım adım vatanı kurtarmak için Anadolu'ya gidişi ve tüm bunların ortasında elinde akıllı telefonuyla zaman yolculuğu yapan bizden, günümüzden bir genç olması beni kesinlikle yakalamayı başardı. "Ee Kaan hiç mi sorun yoktu?" derseniz de; Var... Ey Netflix, kalem kağıdın hazırsa, tane tane anlatıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/76/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her şeyden önce Hazal Kaya bu başrol için doğru seçim miydi? Orası bilinmez. Yani diğer alternatifi görmediğimiz için o konuda bir yorumum pek yok. Fakaat; ● Dizide bazı 'gerilim' sahnelerinde alttan alttan verilen baslı, hatta "Dubstep" denilebilecek türdeki müzik fazlasıyla kulağıma battı. Yani günümüzden 100 yıl önceyi izlediğim bi sahnede, bu teknolojik müziği duymak beni o andan kopardı ne yazık ki. ● Babası, ünlü, tanınan bir Türk kadınının bir gayrimüslim barında sahne alıp şarkı söylemesi de beni dizinin o atmosferinden çıkaran şeylerden biri oldu. Buna ne gerek vardı şimdi? dedirtti... ● Diyaloglar beklediğimin çok altında kaldı. Derinlemesine diyaloglara şahit olacağım diyordum ama olmadı. Sanki tüm dünyada kolayca yayılabilmesi için replikler önce ingilizce yazılmış da sonra Türkçe'ye çevrilmiş gibiydi. Bilemedim.. ● Atatürk'ün düşman askerlerine "Ben ev sahibiyim, onlar benim masama buyursun..." dediği sahne gibi daha fazla bu tür sahne görmeliydik. Bu gerçek anı ve olayları daha fazla izlemeliydik. Eksik kalmış, bence tabi... Ha bir de Atatürk'ü ilk kez gördüğünde karakterimizin verdiği tepki çiğ kalmış, tam pişmemiş, öyle garipti. Hazal Kaya'ya orada bir eksi yazdım... Üzgünüm. ● 3. Bölüm 20:07'ye dikkatli bakmanızı istiyorum; Kameranın nasıl sallandığını fark ettiniz mi? O zaman şimdi de 4. bölüm 22:45'e bakın... Çocuğun yaslandığı taş duvarın bariz bir şekilde esnediğini, yani bir dekor olduğunu fark ettiniz mi? Bunun gibi daha pek çok küçük detay yakaladım diziyi izlerken. Akışı değiştiren hatalar olmadığı için göz ardı edilebilir benim için. - - - - - Özet: İşin özü, ben bu diziyi gerçekten beğendim. Sağda solda beğenmeyenleri görüyorum. Onların da kendince sebepleri var tabi, fakat sakın o yorumları okuyup izlememezlik yapmayın. Mutlaka izleyin, sonrası size kalmış. Fakat bana soracak olursanız, ilk fırsatta kendinizi bu diziye bırakın derim. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum; Bu tür kendi tarihimizi, günümüz bilim kurgusuyla harmanlayarak sunma olayı sadece Netflix'in tekelinde mi? Neden tüm sektör oturmuş Netflix'i bekliyor? Buna anlam veremiyorum... Hadi iyi seyirler! - - - - - • Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir. • Pera Palas'ta Gece Yarısı gerçek mi? Eğer Google'a Charles King Pera Palas'ta Gece Yarısı yazarsanız, dizinin aslında bir kitap uyarlaması olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Fakat tabi dizide, tarihten gerçek anı ve olaylara da değiniliyor. • Pera Palas'ta Gece Yarısı kaç bölüm? Dizi, her biri 40-50 dk uzunluğundaki 8 bölümden oluşuyor. • Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Hazal Kaya, Tansu Biçer, Selahattin Paşalı ve yabancı oyuncu James Chalmers paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
4 yıl
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
● 100 BİN Görüntülenme İçin Teşekkürler!  2 yılı aşkın bir süredir burada sizlere modunuza göre seçebileceğiniz film tavsiyeleri veriyorum ve söylemekten bıkmadığım bir şey var; "İspanyol sineması muhteşem!"... Çok uzun bir zamandır düzenli olarak film izliyorum ve şu ana kadar beni yakalayan, aklımda yer eden ve senaryosu ile hayran bırakan filmlerin %70'i de İspanyol sineması imzalı. İşte bugün de sizlere nefis bir İspanyol filmi ile geldim; "The Platform"... Eğer "The Platform izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki buradan eliniz boş döneceksiniz. Fakat "Nedir bu The Platform filminin konusu?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız varsa, tam da doğru yerdesiniz! Filme Git ► Hadi gelin şimdi önce sizlere The Platform filmini neden izlemeniz gerektiğini SPOİLER'sız bir şekilde anlatayım ve hemen ardından da izleyenler için filmin küçük bir analizini yapayım. Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix imzalı "The Platform" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dikey bir şekilde tasarlanan bir hapishaneyi konu alıyor. Yüzlerce kattan oluşan bu hapishanedeki hücrelerin her birinde ise 2 kişi bulunuyor. Ortalarında koca bir delik olan bu odalardan her gün düzenli olarak üzerinde leziz yiyecek ve içeçeceklerin olduğu bir platform geçiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; Yemeklerin olduğu platform, en yukarıdan en aşağıya iniyor. E bu da en yukarıdakilerin ziyafet çekmesine, en aşağıdakilerin ise açlık ile mücadele etmesine yol açıyor. İşte film bize, bu durumu, bu sistemin içine yeni düşen bir adamın gözünden gösteriyor.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/52/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM]Film, sizlere burada uzun zaman önce tavsiye ettiğim Snowpiercer filmi ile benzer bir konuyu işliyor. Ayrıca film, dünyadaki zengin, orta ve fakir kesimin yaşadıklarını anlatıyor. Film, baştan sona büyük bir mesaj barındırıyor ve dik bir hapishane üzerinden bunun eleştirisini yapıyor. Eğer hem iyi bir bilim kurgu filmi izlemek, hem biraz gerilmek, hem de İspanyol sinemasının o başarılı atmosferine dalmak istiyorsanız bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim.  Bundan sonrası SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka bakın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/91/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Peki sizce film ne anlatıyor? Gelin size "The Platform" filminin bir analizini yapayım; "İlahi Bir Sistem"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/7/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Bu film 2 farklı şekilde ele alınmalı. İlahi ve Dünyamız olarak. Ben size iki analizimi de sunacağım.  Öncelikle filmdeki dikey hapishaneyi ilahi bir sistem olarak düşünebiliriz. En üstte gördüğümüz aşçı, aslında yaratıcıyı temsil ediyor. Açık renkli kıyafetleri ve binbir titizlikle sofrayı hazırlayan hizmetkarları ise melekler. Yemekler çok iyi bir şekilde hazırlanıyor ve kullara sunuluyor. Kulların paylaşmayı bilmesi isteniyor, buna teşvik ediliyor fakat onlar açgözlülükleri nedeniyle kendilerinden alttaki insanları asla düşünmüyorlar. Halbuki kısa bir süre sonra onların da alt katlara düşme ihtimalleri var fakat bunu görmezden geliyorlar. Aşçının, içinde saç bulduğu için hizmetkarlarını azarladığı tatlıyı hatırlıyor musunuz? İşte o tatlı bir kutsal kitabı temsil ediyor. Adamlarımızın hücrelerin birinde rast geldiği bilge kişi de peygamber olarak nitelendiriliyor. Peygamber, Mesih ve yardımcısına, yukarıdan gönderilen tatlının bir mesaj olduğunu ve bunu insanlara diyalog yoluyla anlatmaları gerektiğini söylüyor. Adamımızla aynı odadaki köpekli kadın ise, cennetten düşen bir meleği tasvir ediyor. Filmi bu tema ile düşünürseniz, tüm parçaların yerlerine oturduğunu göreceksiniz.  Mutlaka İzlemeniz Gereken Nefis Tavsiyeler! ► Filmin bir de günümüz dünyasını konu alan bir analizi var, toplanın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/27/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dünya düzenine karşı onlarca mesaj barınırıyor. En yukarıda yemeği hazırlayan aşçı ve yardımcıları devletler olarak tasvir edilmiş. Devletler, en iyi en leziz yiyecekleri hazırlayıp halkına sunuyor, fakat zenginler tarafından bu yiyeceğin %80'i silip süpürülüyor. Kendilerinden alttaki kesimi hiç düşünmeyen zenginler, birden kendilerinin de alt kesime düşeceğini bildikleri halde anın tadını çıkarmayı tercih ediyorlar. Bıçaklı amcamızın alt kattakilerin yiyeceğine idrarını yapması gibi yoksulluktan zenginliğe yükselen biri hemen kendinden alttaki kesimi ezmeye başlıyor. Bu da günümüz dünyası ile çok tanıdık. En alttakilere sıyırılmış tabaklardan başka bir şey kalmıyor. Bu sistem hiç son bulmuyor, çünkü en alt kattaki kişiler, zengin olduklarında asla en alttakileri düşünmüyorlar. Ha bu arada en alt kattaki küçük çocuk nasıl hayatta kaldı? diye düşünüyorsanız da, annesi ona her gün yemek indirebilmek için insanları öldürmek zorunda kalıyordu. Bu da tüm kargaşanın içinde, bir anenin çocuğunun karnını doyurabilmek için günümüz dünyasında verdiği amansız mücadeleyi gösteriyor. NOT: İşte 1 buçuk saatlik bu nefis film, yukarıdakiler gibi pek çok derin anlamı barındırıyor. İspanyol sineması ve Netflix, gerçekten müthiş bir filme imza atmış diyebilirim. Daha da anlatırım fakat biliyorum çok uzun yazı hem beyninizi hem de gözlerinizi yoruyor. O yüzden siz filmi izleyip şu an bu cümlelerimi okuyan değerli kişileri, filme yorum yapmak için buraya tıklamaya davet etmek istiyorum. İyi ya da kötü düşüncelerinizi yazın ki, sizden sonra filme göz atacak kişilere fikir vermiş olun.   ●Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
150b
2
6 yıl
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Zeytin Ağacı, Netflix'in 2022 yılı için duyurusunu yaptığından beri heycanla beklediğim dizilerden biriydi. Dizi daha yayınlanmadan benim gibi pek çok kişi "Zeytin Ağacı konusu ne?" ve "Zeytin Ağacı dizisi oyuncuları kimler?" gibi sorularına cevap aramaya başladı. Fakat Zeytin Ağacı dizisi dün Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen oturup bir çırpıda izleyip bitirdim. Ve hemen ardından kolları sıvayıp size bir zeytin ağacı dizisi incelemesi hazırlamak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, Netflix'in bu yeni dizisi "Zeytin Ağacı" izlenecek kadar iyi bir yapım mı? İçinde barındırdığı mesajları var mı? Oyuncuları kimler? gibi pek çok soruya bir bir cevap verelim... E hadi! Dizi hakkındaki yorumlarımdan önce; Nedir bu Zeytin Ağacı dizisi konusu ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/60/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi, arkadaşlarının hastalığının tekrarlamasıyla farklı tedavi yöntemleri ararken soluğu Ayvalık'taki mistik bir yerde alan 3 kız arkadaşın yaşadıklarını konu alıyor. İçlerinden hasta olan bu mistik yerde tedavi olmaya çalışırken diğer ikili de, Ayvalık'ta aşk, heyecan ve geçmişlerine ait anılarla bir yolculuğa çıkıyor. İçlerinden birinin Ayvalık sokaklarında eski sevgilisiyle karşılaşması da yemeğin tuzu biberi oluyor... İşte biz de bu yaşananları izliyoruz. Çoğu kişi fark etmemiş olabilir, fakat dizideki karakter isimlerinin her biri de, o karakterleri yansıtacak şekilde seçilmiş... Hadi başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/49/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM] • Ada ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/74/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Ada dizide kendi doğruları olan, kolay kolay taviz vermeyen güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Kaya gibi sert biri, tıpkı bir ada gibi. Bir başına ayakta kalmış, sağlam bir karakter.  • Toprak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/36/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Toprak, bir toprağa bağlı değil. Yurt dışından gelip bir karavanda yaşıyor. 'Ev' olarak bağımlılık hissettiği bir yer yok. Yersiz yurtsuz biri. Yıllar önce aniden yurt dışına gitmiş, sonra geri dönmüş. Kararsız, umutsuz, virane. • Erdem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/27/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İsmi 'Erdem' olsa da; dolandırıcılık, aldatma, vergi kaçırma ve yurt dışına kaçak yollardan geçiş gibi pek çok 'erdemsiz' hareketi var bu karakterin. Bu karakter, dizideki karakterler ile isimleri arasındaki bağlantıya esprili bir göz kırpıyor. • Zaman[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/12/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izleyenler için anlatmaya gerek yok fakat 'Zaman' adındaki bu karakter, insanların geçmişleriyle bağ kurabiliyor. Zaman içinde kişinin ve ailesinin yaşadığı sorunları kökten yok etmeye çalışıyor kendi 'ruhsal' teknikleriyle... • Leyla... Dizinin en hareketlisiyse sürekli kafası 'leyla' gibi dolaşan, mutlu, enerjik Leyla karakteri. Karaktere bakınca "Zaten Leyla'dan başka bir isim de verilemezmiş..." diyorsunuz. • Sarp... Leyla'nın oğlu olarak izlediğimiz Sarp ise adı gibi aşılması, ehlileştirilmesi zor bir çocuk. • Selim... Selim ise aslında aklı selim biri. İşinin başında, kendi düzeni var. Ada'yı içinde bulunduğu zor durumdan çekip çıkarmış ve düzenli hayatının bir parçası yapmayı başarabilmiş. • Ve Sevgi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/7/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Bu karakter ise çoğu izleyicinin kendini bulabildiği, sevgi dolu, iyi bir aşk ve sevgi peşinde olan biri. Onun olduğu sahnelerde konu bir şekilde hep sevgiye, mutluluğa geliyor. Gelelim şimdi oyunculuklara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/43/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Tuba Büyüküstün gerçekten çok güzel. Her sahnede "Nasıl 40 yaşında ya?" diye iç geçirdim. Çok beğeniyorum fakat dizideki oyunculuğu her zamanki gibi biraz durağandı. Özellikle zihninde eski acı olayları canlandırdığı sahnelerde izleyici olarak ben çok etkilenirken onun çok etkilenmediğini fark ettim. Bu da modumu düşürdü açıkçası... Murat Boz'un oyunculuğunu ise ilginç şekilde çok ilerlemiş buldum. Çok mu iyi? Değil, fakat eski hallerine göre gayet başarılı denilebilir. Ayrıca dizideki cüretkâr sahneler de beni epey şaşırttı, kötü anlamda değil fakat sadece bir tık daha aşağıda bir şey bekliyordum sanırım. Şimdiii, gelelim sonuca...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/96/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Birçok kişi bana kızacak fakat bence bu dizi, 2 gündür sağda solda yazılıp çizildiği kadar 'kötü' bir yapım değil. Oyunculuklar sıkıntılı mı? Evet.. Güneşli havada, etrafa yağmayan yağmur sadece 2 kişinin üzerine yağarak saçma ve amatör bir görüntü oluşturdu mu? Evet... Ayvalık olarak gösterilen birçok yer aslında Çanakkale Assos/Behram Köy'e ait mi, evet... Fakat tüm bunların yanında, dizinin 'geçmişteki yüklerinden kurtulup yoluna devam et' mesajını anlamlı buluyorum. Değişen ve kesişen hayatlar, aşklar ve geçmiş... Bence bu dizi izlenebilecek kıvamda. 'İyi' demeye dilim varmasa da 'kötü' de diyemiyorum. Karar sizin... - - - - - -  • Zeytin Ağacı dizisi konusu gerçek mi? Dizideki karakterler ve hikaye uyarlama olsa da 'Zaman' ismindeki, 'Aile Dizilimi' konusuna değinerek ruhsal tedavi sunduğunu söyleyen kişi, birçok ünlünün de seanslarına gittiği gerçek birini konu alıyor.  • Dizi kaç bölüm? Zeytin Ağacı 2. sezon var mı? Dizinin ilk sezonu 8 bölüm olarak yayınlandı. 2. sezonun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil ama bence büyük ihtimalle 2 hata 3 sezon gelecek. • Zeytin Ağacı oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tuba Büyüküstün, Murat Boz, Seda Bakan, Serkan Altunorak, Boncuk Yılmaz, Füsun Demirel, Rıza Kocaoğlu ve Fırat Tanış'ı izliyoruz. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
1
3 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
The Adam Project: Zaman Yolculuğu ve Ryan Reynolds İçeren Yeni Netflix Filmi!
The Adam Project: Zaman Yolculuğu ve Ryan Reynolds İçeren Yeni Netflix Filmi!
Netflix'in yeni işi The Adam Project filmini hatırlatmalara eklemiş ve yayınlandığı gibi izlemek için epey heycanlanmıştım. Nihayet film saatler önce Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen bir çırpıda izleyip bitirdim... "Ee Kaan nedir bu the adam project filmi konusu?", "Bu film izlenir mi?" diyen sizler için de burada filmden biraz bahsetmek istedim. 14 İyi Yabancı Dizi İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in 2022 yapımı yeni filmi The Adam Project hangi konuyu işliyor? Türü ne? Oyuncu kadrosunda kimler var? ve en önemlisi de İzlenecek kadar iyi bir film mi? sorularına bir göz atalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce; Gelin önce The Adam Project filminin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/24/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde birçok filmden de tanıdığımız Ryan Reynolds'ın yer aldığı film, 2050 yılında büyük bir jeti kaçıran bir pilotun, zamanda yolculuk yapmasına olanak sağlayan bir solucan deliğiyle 2018 yılı yerine yanlışlıkla 2022'ye, yani günümüze yolculuk yapmasını ve sonrasında yaşadıklarını konu alıyor. Zamanda yolculuk, süpersonik silahlar falan tamam ama film 'çerezlik'ten öteye geçemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/11/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Ryan Reynolds çok iyi bir oyuncu. Fakat yıllarca yer aldığı roller, izleyicide "Ryan varsa kesin eğlenceli bi hafta sonu filmidir" algısı oluşturuyor. Bu film de tipik bir Reynolds filmi. En ciddi sahnelerde bile küçük espriler, diğer yan karakterler ile bitmek bilmeyen atışmalar ve mizah dolu aksiyon sahneleri... Evet aradığınız şey tam olarak bunlarsa bu film tam sizlik, fakat daha bilim kurguya yakın, ayakları yere daha sağlam bir şey arayanlardansanız bu film sizin için çerezlik'ten öteye geçemeyecek, üzgünüm. Neler iyi, neler kötü? Tane tane yazayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/43/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmde sevdiğim ve sevmediğim pek çok şey vardı. Sonuç olarak 'çerezlik' olsa da gelin size The Adam Project filmindeki iyi ve kötü şeylerden biraz bahsedeyim.. İyi; ● Öncelikle film eğlenceli. Yani yukarıda söylediğim gibi tipik bir Reynolds filmi. Cips-kola eşliğinde izlemek isterseniz sizi tatmin edecektir. ● Ryan Reynolds ile küçük çocuğun uyumu gerçekten güzeldi. Bence çocuk, bu rol için kesinlikle doğru seçim. ● Zamanda Yolculuk zaten hepimizin sevdiği, merak ettiği bir konu. Bunun solucan deliğiyle anlatılması dikkat çekiciydi benim için. O detayları sevdim. ● Baba-oğul ilişkisini gösteren sahnelerdeki duygusallık gayet başarılıydı. Bu tür dram sahneleri, böyle filmlerin ayaklarını yere daha sağlam basmasını sağlıyor. Kötü; ● Filmdeki kötü tarafın 'kötü' olduğunu anlamıyoruz çünkü devasa bir kötülük görmüyoruz. Bu tip filmlerin en büyük eksisi hep bu oluyor... Mesela Thanos kötü taraftaydı, çünkü adam evreni yok etmekle tehdit ediyordu. İşte böyle elle tutulur, sağlam tehditler görmek istiyoruz filmlerdeki tüm kötü taraflardan... Bu filmde o yok maalesef. ● Reynolds, yıllardır aynı rolü oynuyor gibi değil mi sizce de? Sadece şu filminde farklı bir Reynolds izlediğimi hatırlıyorum.  ● Hızlı diyaloglar izleyicide 'Bu adam zeki galiba' algısı yaratıyor tamam kabul fakat bu artık sıkmadı mı yahu? Hasret kaldık tane tane konuşanlara..  ● Dövüş sahneleri beni hiç tatmin etmedi. Robocop gibi adamlara yumruk atmak bana pek gerçekçi gelmiyor. Filmden anında soğuyorum, üzgünüm netflix.. - - - - - Özet: Yukarıda da söylediğim gibi film çerezlik'ten öteye geçemiyor. Şöyle cips-kola eşliğinde ailece bir şeyler izlemek isterseniz sizi tatmin edebilir. Fakat benim gibi daha sağlam bir şeyler izlemek isteyenleri maalesef üzecektir... Karar sizin. - - - - - • The Adam Project filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Filmin oyuncuları kimler? Filmin başrollerini Ryan Reynolds, Jennifer Garner, Zoe Saldaña, Mark Ruffalo ve Walker Scobell paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
4 yıl
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix'te birkaç gün önce yayınlanan "Tribes of Europa" ya da bizdeki adıyla Avrupa Kabileleri isimli diziyi az önce bitirdim. Ben bitirmiş olduğum halde kafamdaki birçok soru işaretini gidermeye çalışırken muhtemelen sizde Tribes of Europa konusu ne? ve Tribes of Europa dizisi yorum gibi aramalar sonucu buradasınız. Hiç merak etmeyin çünkü birazdan cevaplarınızı alacaksınız. Günün Dizi Tavsiyesi İçin Tıkla! ►  Yayınlanacağını öğrendiğim günden beri sabırsızlıkla beklediğim Tribes of Europa isimli bu dizi, hem konusu, hem de fragmanıyla beni heycanlandırmayı başarmıştı. Hadi gelin şimdi bu diziye birlikte şöyle kısaca bir göz atalım! Yorumumdan önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için hemen kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/41/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2070 yılında geçen dizimiz, adından da anlaşılacağı gibi küresel bir felaket sonrasında birçok küçük devlete veya kabilelere bölünen Avrupa'da hayatta kalma mücadelesi veren 3 kardeşin yaşadıklarını konu alıyor. Bazıları ok ve yayla savaşırken, bazıları da ateşli silah ve araba kullanan bu farklı kabileler egemenlik için savaşırken, kendilerini bu savaşın tam ortasında bulan gençlerimiz de aileleri için kolları sıvamak zorunda kalıyor. Düşen bir uzay aracıdan çıkan yüksek teknolojili bir 'küp' ise zaten karışık olan ortamı tam bir kaosa çeviriyor ve macera böylece başlıyor. Sarıyor ama beklentiyi karşılayamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/42/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizi ilk radarıma takıldığında gerçekten çok heycanlanmıştım. The 100 ve kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim See dizisine benzetip 'gerçekten çok iyi bir şey geliyor' diye bile düşünmüştüm. Özellikle içinde bulunduğumuz gibi bir küresel felaketi konu aldığı için dizinin çok etkileyici olacağını hatta günlerce konuşulacağını düşünmüştüm fakat işler pek böyle gitmedi. Bunun nedenini de söyleyeyim; Tür bilim kurgu olunca, insan ister istemez bazı sorularına cevap bulmak istiyor. Fakat 1. sezonda ben aradığım cevapları bulamadım, belki siz bulabilirsiniz. Tamam farklı bir atmosfer kurulmuş, ormanda, şehirlerde ve pek çok farklı yerde yaşayan farklı türde insanlar var fakat pek çok konu havada kalmış. Yani dizi sarıyor, kendini izletiyor ama damakta bir tat bırakmıyor. Dark çıtayı öyle yukarıya çıkardı ki, gelecek her Alman dizisi ister istemez Dark ile kıyaslanacak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/5/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizinin yapımcıları arasında nefis Dark dizisinin yapımcıları da yer alıyor. Hatta oyuncu kadrosunda da Dark dizisinden tanıdık birini, Ulrich'i görüyoruz. E tür bilim kurgu, dil Almanca, yapımcı ve oyuncu kadrosunda da tanıdık birilerini görünce, ister istemez bu diziyi izleyenler Dark ile kıyaslayacak. Ben ikisinin de farklı yapımlar olduğunu düşünerek ele aldım fakat büyük bir kitlenin bu diziyi Dark ile kıyaslayacağı su götürmez bir gerçek. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; Dizideki Lord Varvara karakteri = Derya Uluğ & Defne Samyeli...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/12/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide en sevdiğim karakter Varvara oldu. Fakat onun olduğu her sahnede de birden Derya Uluğ izliyormuş hissine kapıldım. Yer yer de Samyeli tabi... Dizinin yerli versiyonu çekilecek olsa Varvara karakteri bence hazır...  NOT: Post Apokaliptik yani kıyamet sonrası yaşananları işleyen yapımları seviyorsanız bu dizide aradığınız o atmosferi bulabilirsiniz. Birkaçı haricinde oyunculukları yeterli buldum. Mekanlardan çok dış dünyayı görmek isterdim fakat muhtemelen sonraki sezonlara saklamışlar. Dediğim gibi, eğey dünyanın sonu konulu yapımlar ilginizi çekiyorsa bir şans verebilirsiniz fakat benim için öyle akılda kalıcı, iyi işlenmiş bir dizi olamadı. Ayrıca ben de şurada dünyanın sonu konulu iyi filmleri listelemiştim, onlara da göz atabilirsiniz. ---------- • Tribes of Europa dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet dizide müstehcen ve kanlı sahneler bulunuyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin ilk sezonu 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
5 yıl
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
2021'in Yeni Bilim Kurgu Filmi; "The Tomorrow War" Aslında Neyi Anlatıyor?
Geçmişte bilim kurgu olarak izlediğimiz çoğu şey günümüzde gerçekleşti. Bu yüzden tüm bilim kurgu filmlerini de ileride gerçek olacağını düşünerek izlemeyi çok seviyorum. İşte The Tomorrow War filmi de bu türdeki merakla beklediğim yeni, 2021 yapımı filmlerden biriydi.  Filme Git ►  The tomorrow war filmini izledim, bitirdim ve "The tomorrow war filmi konusu ne?", "the tomorrow war izlenir mi?" gibi sorularınızı cevaplamak için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi size önce biraz filmden bahsedeyim, sonra da size şöyle farklı bir the tomorrow war filmi incelemesi yapayım... E hadi! Öncelikle izlemeyenler için the tomorrow war filmi konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/39/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bir uzaylı istilası altında kalan dünyamızı ve insanoğlunun bu saldırıya karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Film bir yandan bize bu istila sürecini aktarırken, diğer yandan da bu farklı düşmana karşı yapılan savaşı, içine zaman yolculuğu da ekleyerek sunuyor. Film, klişeleri de olan, bu güne kadar pek çok kez izlediğimiz konuları harmanlayıp, seyir keyfi yüksek bir şekilde bize sunuyor. Fakat biraz daha derinlere inince de filmin temel aldığı konu gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Bundan sonrası filmi izleyenler için... "The Tomorrow War" filmi aslında neyi konu alıyor? Verdiği mesajlar ne? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/6/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM] Film hakkında 2 teorim var; "Kaan uçmuşsun!" demeyecekseniz anlatıyorum... ●  1) Film, içinde bulunduğumuz salgını konu alıyor. Filmde tıpkı şu anki pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir tehlike söz konusu. Bu tehlike öyle büyük ki, tüm dünya devletleri birleşiyor. Filmin sonunda aslında bu yaratıkların uzaydan gelmediğini, zaten hep dünyamızda olduklarını görüyoruz. Sadece biz gezegeni ısıtıp buzulları eritene kadar öylece bekliyorlar. Yani film bunun "insanoğlunun hatası" olduğunu yüzümüze vuruyor. Tıpkı yaşadığımız pandemi gibi. ● Filmdeki bilim insanları vurgusuna dikkat; Tıpkı günümüzdeki gibi, filmde de bilim insanları hayati önem taşıyor. Aşıyı bir bilim insanı gidip getiriyor ve 'dünyayı kurtardık' deniyor. İnsanoğlunun iklimi değiştirmesiyle yer altından çıkıp kıyameti getiren bu yaratıkları günümüzdeki salgın/virüs gibi düşünür ve tıpkı günümüzdeki gibi dünyada boş şehirlerin oluşmasını sağladıklarını hatırlarsanız bazı taşlar yerine daha rahat oturacaktır. ●  2) Biraz daha uçalım; Film 'dini' mesajlar içeriyor... Öncelikle yaratıklar için "6 gün avlanıp 1 gün dinleniyorlar, o güne 'şabat' diyoruz" gibi bir replik kullanıldığını görüyoruz. Burada Yahudilerin 6 gün çalışıp, dinlenip ibadet edip asla çalışmadıkları o 1 günün ismi olan Şabat gününden bahsediliyor. Yani yaratıkları Yahudiler olarak tasvir edilmiş. Yaratıkların 2 büyük uzantıları olduğunu görüyoruz, aynısını Yahudi erkeklerinde de görüyoruz. Yahudi erkekler, saçlarında hiç kesmedikleri 2 uzun tutam bırakırlar, "Peyot" denen bu 2 saç, yaratıkların 2 uzantısına benziyor.  ● Bu durumda ise başrolümüz insanlığı kurtaracak olan Mesih oluyor. Kendisi binbir fedakarlıkla 12 adet tüpü kurtarıyor. Bu, 12 Havari'yi, çıktığı bu 7 günlük mücadele ise 7 büyük günahtan arınma sürecini tasvir ediyor. Uzaylıların attığı ahşap görünümlü çivilerin de İsa'nın çarmıhına çakılan çiviler olabileceğini söylemek de pekala mümkün...  Bu arada filmde Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/34/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Filmi duyan, izleyip de fark etmeyen pek çok kişi "the tomorrow war erdoğan" yazarak filmdeki bu sahneyi bulmaya çalışıyor. 9. dakika 10. saniyeden itibaren izlerseniz bu 1-2 saniyelik görüntüyü fark edebilirsiniz. Tabi hiçbir siyasi ideoloji gütmüyorum bunları söylerken, sadece bu küçük ayrıntıya da değinmek istedim. Ve son olarak; The Tomorrow War hangi filmlerden esinlenilmiş, anlatayım... Interstellar;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/98/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmde "Muri" isimli bir kız görüyoruz. Bilim insanı olan babamız, kızını bırakıp dünyayı kurtarmaya gidiyor. Film burada "Interstellar"a da bir selam çakıyor çünkü orada da aynı hikayeyi Muri değil de Murphy ismindeki bir kız olarak izliyoruz... Bari ismi biraz farklı bir şey yapsaydınız diyor insan ister istemez. Biraz Independence Day, biraz da Edge of Tomorrow;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/51/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Zamanda yolculuk yaparak yaratıklarla yüz yüze savaşma olayını Edge of Tomorrow'da izlemiştik. Orada da bir döngü içinde bu mücadele veriliyordu. Alien ve Prometheus;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/67/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.jpg[/RESIM]Bu 2 filmi izleyen herkes muhtemelen The Tomorrow War'i izlerken aslında bu yaratıkların bir gezegeni yok etmek için üretilen birer silah olduğunu anladı. Son olarak The Great Wall[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/254/86/2021-in-yeni-bilim-kurgu-filmi-the-tomorrow-war-aslinda-neyi-anlatiyor-780x439.png[/RESIM]Bu filmden en çok da Matt Damon başrollü "Çin Seddi" filmindeki tadı aldım diyebilirim.  Özet: En başta da söylediğim gibi, film çok hızlı akıyor, birçok mantık hatasını ve klişeyi de beraberinde götürüyor fakat "istila" ve "zamanda yolculuk" konularını işleyerek bunları yapması, filmin seyir keyfini yükseltiyor. Film bence bu yüzden kötü'den "izlenebilir" seviyesine çıkıyor.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
4
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.