David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

28 Nisan 2018
18b
0 Yorum
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun. 

Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi!

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

 

♦ Adım adım rüyaya doğru
aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması.

çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş.

diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor.

istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor.

diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var.

bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını.

neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor.

bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor.

camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev).

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor.

adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar.

diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi.

diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor.

diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için.

camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye...

diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor.

diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor.

bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki.

adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor.
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor.

adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor.

bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra.

kötülükler başlıyor

derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor.

winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor.

mavi anahtar = camilla öldü

bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor.

rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba.

katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor.

uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları...

işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor.

sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor.

“bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor.

diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor.

gerçek hayat burada bitiyor.

‘otu çek, köküne bak’

karmaşık bir zihnin çakallıkları

buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler.

gelelim rüyaya:

işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti.

filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi.

esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde).

şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali).

esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş.

yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar).

buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı).

tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok.

esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için.

uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor.

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla.


italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor.

yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın.

adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor.

bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor.

adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor.

kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam.

adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında).

önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor.

esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor).

buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç.

oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu.

yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye.

bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.”

betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler).

tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı).

esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı).

adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir.

adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak).

17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor.

eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti).

esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu).

aşk aşk aşk

ve sılencıo

esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan.

büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde).

bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu.

pandora'nın kutusu...

bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu.

şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor.

eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir.

sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor.

neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz.

filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor.

o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri.

sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel.

kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin.

kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için).

kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi).

kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor).

kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.)

diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu).

son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi.

aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri...

mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik...

muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir.

...ama lynch bu, her şey olabilir...
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu...

kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış,

yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde.

sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat.

-----------------

minik tespitler

- rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne?

diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor.

- rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor?

kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor.

- rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor?

gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri.

- rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor?

bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor.

- rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor?

gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor.

- rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor?

limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da.

- rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor?

çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu.

- rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor?

kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor.

- toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor?

birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli.

gizemli kovboy’a dair

yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj:

rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.”

aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için.

‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor.

seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır...

ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri.

bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma...

kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye.

tetikçinin mavi anahtarı

diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog.

rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor.

aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
david lynch filmlerimulholland drive filmi konusumulholland drive filmi analizimulholland drive filmi açıklamasımuholland çıkmazı filmimuholland çıkmazı filmi konusumuholland çıkmazı filmi açıklaması
EN AKTİF ÜYELER
Irkçılık Konulu, İzleyene Tokat Gibi Çarpan 7 Film Tavsiyesi!
Irkçılık Konulu, İzleyene Tokat Gibi Çarpan 7 Film Tavsiyesi!
Keşke "Irkçılık" hiç yaşanmasaydı da ben sizlere böyle bir liste hazırlamasaydım, fakat maalesef geçmişte ve hatta 2020 yılında bile siyahiler ve diğer birçokları ırkçılığa maruz kalıyor. Özellikle Amerika'da bu günlerde meydana gelen ırkçılık şiddeti beni ırkçılık konulu filmlerin olduğu bu listeyi hazırlamaya itti. Kıyıda Köşede Kalmış 19 İyi Tavsiye İçin Tıkla! ► Irkçılık filmleri, eğer başarılı oyuncular ve iyi bir kurgu ile sunulursa gerçekten etkileyici birer başyapıta dönüşebiliyor. Ben de sizlere, izleyip, beğenip tavsiye ettiğim filmler arasından Irkçılık temalı olanlardan 7 tanesini seçtim ve burada listeledim. Hadi gelin şimdi Irkçılığı ve bu durumun getirdiği zorluk ve haksızlıkları çok net bir şekilde görebileceğiniz ve tam anlamıyla tokat gibi yüzünüze çarpacak o nefis "Irkçılık Filmleri"ne birlikte göz atalım. 1. Siyahilere karşı yapılan ırkçılığı konu alan ve mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk film "Green Book"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/88/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu, IMDb puanı nasıl? Senin ve izleyenlerin yorumları ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ►  2. Çok beğendiğim bir başka ırkçılık temalı film de "Something the Lord Made"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/85/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]El becerisi çok iyi olan bir adam, "beyaz!" bir cerrahın yanında ayak işlerini yapmaya başlıyor ve tıb ilmine merağıyla da tüm doktorları şaşırtmayı başarıyor... Bu film benim gerçekten çok sevdiğim filmlerden biri. Ten rengi yüzünden alınan saçma kararları ve bu kararların altında imzası olanların utanmalarını sağlayacak türden iyi bir yapım. Kaçırmayın derim. Filme Git ►  3. "Just Mercy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/20/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Genç bir avukat ve idamını bekleyen bir hükümlü... İşte tüm bu hukuk sürecini izlerken bir de ırkçılığın ne boyutlarda bir canavar olduğunu göreceksiniz. Gerçeklerin tokat gibi yüzünüze çarpacağı filmlerden biri...  Filme Git ►  4. "Get Out"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/5/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Belki de bu listedeki en ilginç, en farklı ırkçılık filmi tavsiyesi bu. Bir genç, sevdiği kızın ailesi ile tanışmaya gidiyor ve işler biraz garipleşiyor... Gerilimi bol, Black Mirror dizisi tadında bir senaryo izleyeceksiniz. Tadını çıkarın! Filme Git ►  5. "The Banker"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/99/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Az önce izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim bu nefis filmi de bu listeye almak istedim. Hatta daha doğrusu bu filmi izledikten sonra "neden ırkçılık temalı filmleri konu alan bir listemiz yok?" diye düşündüm ve bu listeyi hazırlamaya karar verdim. Yani bu film, bana bu listeyi hazırlattı, varın etkisini siz düşünün. Mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  6. "Hidden Figures"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/31/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Sen siyahsın ben beyaz!" ayrımının zirve olduğu yıllarda Nasa'da çalışan 3 kadının yaşadıklarını izleyeceksiniz. Irkçılık ve kadın-erkek ayrımcılığını konu alan nefis bir film izleyeceksiniz, mutlaka bir şans verin derim. Filme Git ►  7. Ve "12 Years a Slave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/26/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Ve son olarak size tavsiye etmek istediğim Irkçılık temalı "ansiklopedi" doluluğunda bir filmim var... Dolu diyorum çünkü filmde Benedict Cumberbatch boy gösterirken bir ara da Brad Pitt bir görünüp kayboluyor. Film müthiş bir özgürlük mücadelesini ve ırkçılığın en acımasız yanlarını gösteriyor ve tam anlamıyla tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Çok ama çok sevdiğim bu filmi eğer hala izlemeyenlerdenseniz mutlaka ama mutlaka izleyin derim. Biraz uzun fakat o kadar dolu ki, iyi ki izlemişim diyeceksiniz. Filme Git ►  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
47b
0
5 yıl
Mutlaka İzleyin! Kaan'ın Tavsiyesi Üyeleri Tarafından En Çok Beğenilen 10 Film!
Mutlaka İzleyin! Kaan'ın Tavsiyesi Üyeleri Tarafından En Çok Beğenilen 10 Film!
1 buçuk yıl önce kurduğum bu samimi film tavsiye platformu büyüdü ve neredeyse 2000 üyeye yaklaştı. Üye olup filmlere yorum bırakan, kendi profilinde beğendiği filmleri listeleyenler, arkadaşlarını da çağırdı ve onlar da eşini dostunu derken bugün aylık 50-60 bin kişinin girdiği dev bir film tavsiye platformuna dönüştük.  Bugün ise "Çok Beğenilenler" köşemizde, bu güzide sitenin üyelerinden en çok beğeni alan filmlerini listelemek istedim. Hemen aşağıda göreceğiniz filmlerin her biri de Kaan'ın Tavsiyesi üyeleri tarafından beğenildi ve çok sevildi. Hepsi de birçok beğeni ve yorum aldı. Eğer hala içlerinde izlememiş olduklarınız varsa, mutlaka izleyin. İşte en beğenilen 10 film tavsiyesi!  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Kaan'ın Tavsiyesi üyeleri tarafından en çok beğenilen film "Interstellar" oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/75/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu nefis film tavsiyesi, tam 125 üye tarafından beğenildi ve hiç "dislike" almadı! 18 kişinin de yorum yaptığı bu film, bu platformun en beğenilen filmi unvanını yakaladı. Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "In Time" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/12/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 87 üyenin beğenisini alarak ikincilik koltuğuna oturdu. 2 kişinin beğenmediği filmde 8 kişinin de yorumunu bulunuyor. Filme Git ► 3. Nefis film "Contratiempo" ise üçüncülük koltuğunda![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/47/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]86 kişinin beğendiği ve tam 28 kişinin yorum yaptığı bu harika filmi 1 kişi de beğenmemiş. Eğer hala bu filmi izlemediyseniz, hiç vakit kaybetmeden izlemelisiniz. Filme Git ► 4. En beğenilen film tavsiyeleri listemizin bir sonraki sırasında "Marrowbone" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/5/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]85 kişinin beğendiği bu filmde tam 18 yorum bulunuyor. 3 kişinin de "dislike" attığı bu film, akıllıca yazılan senaryosu ile şaşırtmayı başarıyor.  Filme Git ► 5. Listemizin ortalarında bizi "Shutter Island" karşılıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/30/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]79 kişinin beğendiği, 10 kişinin yorumunu bıraktığı bu film, mutlaka izlenecekler listenizin ilk 10 sırasından birinde olmalı.  Filme Git ► 6. Sıradaki filmimiz "The Martian"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/19/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]76 kişinin beğenip, 3 kişinin beğenmediği bu film tavsiyemize de 8 yorum bırakılmış.  Filme Git ► 7. Bir diğer film tavsiyemiz, izlerken ismi gibi size nefesinizi tutturacak bir yapım; "Don't Breathe"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/8/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]66 kişinin beğendiği bu filmin beğenmeyeni bulunmuyor.  Filme Git ► 8. En beğenilen filmler listemizde sırada "Split" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/11/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]65 kişinin beğendiği bu filmi ise sadece 2 kişi beğenmemiş. 8 kişinin de yorumunun bulunduğu bu şahane filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► 9. Sona yaklaşırken sıradaki filmimiz; "Source Code"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/52/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]64 kişinin beğendiği bu filmi sadece 1 kişi beğenmemiş.  Filme Git ► 10. Ve en çok beğenilen ilk 10 film tavsiyesi listemizin son sırasında "The Pursuit of Happiness" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/22/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.jpg[/RESIM]63 kişinin beğendiği bu harika filmi de sadece 1 kişi beğenmemiş. Eğer hala izlemediyseniz henüz geç değil, hemen şimdi bu filmi de izlemeye koyulabilirsiniz.  Filme Git ► ● Bu filmlerin her birine de bıraktığınız beğeni ve yorumlar için sonsuz teşekkürler. Hatta bunun yanında "Beğenmedim" butonu ile, tavsiye ettiğim filmin kötü olduğunu söylediğiniz için de sonsuz teşekkürler ediyorum. 1 buçuk yıl önce söylediğim gibi, olumlu ya da olumsuz her türlü yorumunuzu filmlerin altına güvenle yazabilirsiniz. "Beğendim" ya da "Beğenmedim" butonlarını da özgürce kullanabilirsiniz. Bu listede emeği geçen tüm Kaan'ın Tavsiyesi üyelerine teşekkürler!  "Kaan bu listenin devamını nasıl görebiliriz?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak "En Çok Beğenilen" film tavsiyeleri sayfamıza ışınlanabilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/91/62/mutlaka-izleyin-kaan-in-tavsiyesi-uyeleri-tarafindan-en-cok-begenilen-10-film-780x439.png[/RESIM] Çok Beğenilenler ►
22b
0
6 yıl
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
5 yıl
The Night Agent: Netflix'in Bol Siyasetli, Biraz Koşturmacalı Yeni Suç Aksiyon Dizisi!
The Night Agent: Netflix'in Bol Siyasetli, Biraz Koşturmacalı Yeni Suç Aksiyon Dizisi!
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Netflix dizisi The Night Agent, radarımda ve 'izlenecekler' listemde olan yapımlardan biriydi. Malum, konu Netflix dizileri olunca çoğunlukla bizi yanıltan yapımlarla karşılaşıyoruz. The Night Agent dizisi Netflix'te yayınlanır yayınlanmaz hemen izlemeye koyuldum ve diziyi bitirdim. Bugünse hemen kolları sıvayıp the night agent dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt vermeye çalışmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in en yeni yapımı olan The Night Agent dizisine şöyle daha yakından bir bakalım ve diziyi izleyip bitiren biri olarak dizi hakkındaki düşünce ve yorumlarımla da izlemeyen sizler için biraz fikir vermeye çalışayım... E hadi! Yorumuma geçmeden önce; The Night Agent dizi konusu nedir? gelin ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/17/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Night Agent ismindeki dizimiz, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen bir birimi olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışıyor. Beklenen telefon çok nadir çaldığı için pek çok kişinin istemediği bu birimde gecelerini geçiren adamımızın hayatı bir gece gelen bir telefon ile tamamen değişiyor. Adamımız devleti için çalışmak, ülkesine faydalı olmak isterken kendini birden çok farklı bir dünyanın içinde buluyor ve bir koşturmacadır böylece başlıyor... Uzun zamandır bu kadar kötü başlayıp bu kadar iyi toparlayan bir dizi izlememiştim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/77/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk bölümünü izlediğimde "Ah be Netflix... Yine olmadı..." diye mırıldanıp, ayırdığım ve ayıracağım zamanlara üzülmüştüm ki çok ilginç bir şey oldu ve dizi, temposunu nefis bir şekilde arttırmayı başardı. Yıllardır her hafta onlarca dizi, film izleyen biri olarak ilk bölümü bu kadar vasat, diğer bölümlerindeki sürükleyiciliği ise bu kadar iyi olan bir dizi daha izledim mi? hatırlayamıyorum...  Oyunculuklar tabanda, fakat sürükleyiciliği zirvede![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/321/24/the-night-agent-netflix-in-bol-siyasetli-biraz-kosturmacali-yeni-suc-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide birkaç karakter dışında iyi bir oyunculuk olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.  Bazı oyunculuklar o kadar çok sırıtıyor ki, izlerken gerçeklikten tamamen kopuyoruz. Yani oynayamadığı ve oyuncu olduğu o kadar belli oluyor ve izleyene geçiyor ki, ABD başkanıymış, Beyaz Saray'da dönen dolaplarmış, hepsinin gerçekçiliği kaybolup gidiyor... Fakat tüm bunlara rağmen dizinin sürükleyiciliği çok başarılı. - - - - - -  Özet: Eğer Netflix'te izleyecek iyi bir dizi bulamıyorsanız; ABD'nin kalbi Beyaz Saray'da dönen dolapları, siyaset ve suç ağlarının iç içe geçtiği bir ortamı, suç ve aksiyon dolu olayları içeren bu yeni Netflix dizisi tam sizlik olabilir. Yukarıda da dediğim gibi oyunculuklara pek takılmazsanız, hikayenin sürükleyiciliği ve yarattığı merak unsuru sizi bu diziye bağlayabilir... Kaan demişti dersiniz. - - - - - -  ● The Night Agent dizisi Netflix'te var mı? Evet, The Night Agent dizisi Netflix'in orijinal yapımları arasında.  ● The Night Agent dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu ortalama 45 dakikalık 10 bölümden oluşuyor. Ayrıca The Night Agent dizisi 2. sezonu da gelecek. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Luciane Buchanan, Gabriel Basso, Eve Harlow, Hong Chau ve D.B. Woodside gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
0
3 yıl
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Hangimiz ayıla bayıla izlediğimiz Hollywood filmlerine bakıp "Abi adamlar yapıyor ya..." diye iç geçirmedik? Hangimiz "Neden bizden böyle filmler çıkmıyor ki!" diye yakınmadık? İşte sorun da bu... Biz sadece iç geçirdik, söylendik ve yakınıp durduk. Fakat aramızdan biri var ki; o, tüm bu yakarışları bir kenara bırakıp kolları sıvadı. Gelin şimdi sizi onunla tanıştırayım! Henüz 35'inde başarılı bir yönetmen; Alper Çağlar... Peki bu Alper Çağlar kimdir?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/33/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Alper Çağlar, 1 Eylül 1981 doğumlu genç bir yönetmen. Kültürlü bir ailenin 2 çocuğundan biri. Annesi bir Kimya Profesörü, babası ise rektörlük de yapmış olan bir Kimya Mühendisi... Alper Çağlar ilk filmini çok erken yaşlarda yapıyor. Lise 2'de biz koşup oynarken o "Not So Far Away" isminde bir belgesel film çekiyor ve burs kazanıp Amerika'da okumaya hak kazanıyor. Onu çoğu kişi "Dağ" serisi ile tanıdı...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/3/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] 2012 yılında çıkardığı Dağ filmi ile dikkatleri toplamayı başardı. Film o kadar beğenildi ki, ısrarla devamı istendi. Peki Alper seyircisini kırdı mı? Hayır. Hop, Dağ 2'yi masaya çıkarıp vurdu ve o da ne? Sinema salonları bir müddet tıka basa doldu. Tam 3.5 milyon kişiye ulaşmayı başardı. Filmin hasılatı ise tam 40.694.699,17 TL oldu! Alper Çağlar ise Dağ'dan kazandığını yine işine yatıracağını duyurdu ve öyle de yaptı. "Börü" dizi müjdesi geldi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/88/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/92/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ülkemizin içinde bulunduğu durumu da göz önüne alarak yazılan Börü dizisi, sadece 6 bölüm sonunda final yaparak milyonlarca kişiyi büyülemeyi başardı. Her bölümü çok yüksek kalitede ve uzman kişiler tarafından çekilen bu dizi çok sevildi. Yayınlandığı her bölümü ile sosyal medyada zirveye oturmayı başardı. Hepimizin yüreğine işledi. Fakat böyle büyük bir yapım televizyon ekranlarında bitemezdi, öyle de oldu. Alper Çağlar, Börü'nün son bölümünün sinema filmi olacağını ve sadece sinemalarda izlenebileceğini duyurdu... Şimdi sıkı durun! Alper Çağlar yeni üçlemesi "Göktürk" projesini duyurdu! Başta da söylediğim gibi, biz "Abi bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya..." diye yakınaduralım, birileri elini taşın altına koydu ve kolları sıvadı. İşte o kişi Alper Çağlar...  Şimdi ben anlatmaya geçmeden, izlemenizi istediğim bir video var. Hem de Alper Çağlar'ın kendi sesinden... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=IeRJYzSH9tk[/VIDEO] Videoyu izlediniz, nasıl? Tüyler diken diken oldu değil mi? İşte ben de yıllardır tam da bunu anlatmaya çalışıyordum. Çok büyük ve köklü bir tarihimiz var. Destansı, fantastik kahramanlardan gerçek karakterlere kadar Türk tarihi o kadar köklü ki, bunu mutlaka sinema dilinde de ele almalıyız. İşte benim bu hayalimi Alper Çağlar gerçekleştirecek. Ve inanın, bu tür bir projeyi kimin yapmasını istediniz diye sorulsaydı, Alper Çağlar'dan başkası aklıma gelmezdi. Proje 7 yıl sürecek. 2019'da "İlk Göktürk" gelecek, 2022'de "Kırk Göktürk" ve 2025 yılında da "Son Göktürk" vizyona girecek.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/26/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.png[/RESIM] ● Alper Çağlar'ın amacı, Türk tarihini, Türk Mitolojisi'ni tüm dünyaya doğru ve kaliteli bir şekilde aktarabilmek. Ben inanıyorum ki Alper Çağlar tüm bunların üstesinden gelecek ve hepimize bu gururu yaşatacak.  Bu konuda bizim üzerimize düşen görev ise böyle anlamlı ve sağlam projeleri paylaşıp, yayarak elimizden gelen desteği vermek... Aksi halde sinema salonlarında izlediğimiz filmler "Hayal mi? Gerçek mi?" anlayamayacağız... 
14b
0
8 yıl
Gözünüzü Açın: Messiah Dizisi Hakkında 7 İlginç Detay!
Gözünüzü Açın: Messiah Dizisi Hakkında 7 İlginç Detay!
Geçen hafta Netflix imzalı Atiye dizisini konuşurken, aradan çok kısa bir süre geçmesine rağmen şimdi hep birlikte yeni bir Netflix dizisi olan "Messiah"ı konuşur olduk. Netflix imzalı Messiah dizisi, çok farklı bir konuyu işlediği için yayınlandığı andan itibaren tüm dünyada en çok konuşulan konular arasına girmeyi başardı. Tabi çok uç bir konuyu işlediği için eleştirilerin de hedefi oldu. Ben de Messiah dizisini hemen izledim, beğendim ve izlerken dikkatimi çeken bazı detayları da sizlerle paylaşmak istedim.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe Google'a "Messiah izle" gibi bir şeyler yazarak ulaştıysanız üzülerek söylemek isterim ki Messiah dizisini izlemek için Netflix'e göz atmalısınız. Ayrıca birazdan burada görecekleriniz SPOİLER içereceği için diziyi izlemeyenler bir koşu izleyip gelirlerse daha güzel olur. Hadi gelin şimdi bu son zamanların en çok konuşulan Netflix dizisi Messiah hakkında şaşıracağınızı düşündüğüm o ilginç detaylara geçelim.  1. Yıllardır çoğumuzun duyduğu, Hz. Muhammed tarafından tarif edildiği söylenen bir "Mesih" profili vardır. İşte dizi, tam olarak bu profili işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/6/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM]Özellikle dini bayramlarda daha çok rast geldiğimiz bu konu, yıllardır şu şekilde söylenir; “Ansızın İsa'ya kavuştum, esmer birini gördüm. Sanki o tüm esmer insanların en güzeliydi. Saçı omzunun iki tarafına düşüyordu. Taranmış ve yıkanmıştı. Onu gördüğünüz zaman tanıyın, o orta boyludur. Sarı boyalı elbise içinde olacak.” İşte dizimiz Messiah da bu profili tam olarak uyguluyor. Mesih olarak izlediğimiz kişi üzerindeki sarı giysiye kadar asırlardır söylenen tüm tarife uyuyor. Dizi, bu detaylara çalışılarak işlenmiş.  2. Mescidi Aksa sahnesi birebir örtüşüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/85/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Mesih olduğu iddia edilen kişi İsrail'deki cezaevinden, kapıdaki görevli sayesinde kaçınca kendini Mescidi Aksa'da buluyor ve orada etrafına toplananlara "Kıyamet günü bu mescidin kemerine bir terazi kurulacak ve burada hesaba çekileceksiniz" diyor. Bu da çalışılmış, başarılı bir iş olduğunu gösteriyor çünkü 3 büyük dinin kutsal kitaplarında da söz konusu bu hesaba çekilme bahsediliyor. Yani 3 büyük dinde de hesap gününün Mescidi Aksa'da olacağından söz ediliyor. Dizinin senaryosunu yazanlar kesinlikle gerçeklere çok yakın bir şekilde ilerlemek istemişler ve bu konuya özen göstermişler. Ayrıca yine aynı sahnede "Günahsız olanlarınız öne çıksın" denildiğinde günahsız olduğu için küçük bir çocuğun öne çıkması detayı da gayet güzeldi.  3. Mesih olarak izlediğimiz kişi Mesih değil, Deccal'in ta kendisi! Neden mi? Anlatıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/44/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Eminim ki birçok kişi daha ilk bölümden bunu fark etti. Fakat yine de biliyorum ki birçok kişi 10 bölümün tamımında da başrolümüzü "Mesih" olarak izledi. Şimdi size aslında onun neden iyi bir lider, kötülüğün düşmanı ve insanları bir araya toplayan bir Mesih olmadığını, aksine insanoğlunu kötülüğe sürükleyeceği söylenen Deccal olduğunu dizide yakaladığım detaylar ile açıklayayım. ● Öncelikle ilk bölümün 4:38 saniyesinde "Ben şeytanın gözünün içine baktım, o beni yutamaz!" deyişi aslında her şeyi özetliyor. Şeytan ile yakın olacak kişi sizce Mesih midir, yoksa Deccal mi?  ● Bir diğer sahnede insanlara dönüp; "Kutsal metinlere dönmeniz, diz üstü çökmeniz sizi kurtarmaz ve artık kimseyi mutlu etmez. O zamanlar geride kaldı artık şimdiki zamandayız" diyor. Bu cümleleri ben iyilikten çok, kasvetli bir kötülük gibi anlıyorum. Yani bu cümleleri kuran Mesih değil. ●  Yine bir başka sahnede, otel odasında kendisine sorulan "Peki tanrı ne istiyor?" sorusuna "Tufan" cevabını vererek de aslında insanoğlunu bir araya toplamak, düzeltmek ve iyileştirmek değil, tamamen yok etmek istediğini açıkça belirtiyor.  ● Başka bir sahnede söylediği şu söze de dikkat kesilmenizi istiyorum; "Benden şimdi ayrılmak ölüm demek. Allah ile ilgili varsayımlarınızı bırakmanızı söylemek için buradayım. Bildiğinizi sandığınız şeylere tutunmayı bırakın. Artık insanlık dümensiz bir teknedir, bana tutunun"... Sizce bu bir Mesih'in cümlesi mi? Yoksa Deccal'in mi? Karar sizin... ● Biraz da yukarıda söylediğim gibi, dizi, asırlardır dinler hakkında söylenen en sağlam konuları tamamen dikkate almış, bu yüzden Mesih hakkında söylenen "O, sırf insanları ardına toplayabilmek için gözler önünde ölüleri diriltecek ve çeşitli mucizeler yaratacaktır" konusunu da es geçmiyor ve tam da bunları bize sunuyor. Yani gördüğümüz o mucizeler aslında Deccal'e ait.   ● Ve zaten kendisine de hiç Mesih demiyor. Fakat her fırsatta insanların onu öyle gördüğünden ve bu adı taktıklarından bahsediyor. Yani dizinin adını Deccal yapsak, hiç sırıtmıyor. Çünkü söz konusu Mesih'imiz aslında asırlardır 3 büyük dinde de Deccal için bahsedilen her şeyi tek tek yapıyor.   4. Yukarıda, başrolümüzün aslında Deccal olduğunu söyledim. Peki bu durumda Mesih kim? Cevap ortada; "Jibril"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/74/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM]Dizimizin adı Mesih ve 10 bölüm boyunca da Mesih konusunu izledik. Fakat aslında yan bir hikaye olarak da gerçek Mesih'i gördük. Jibril ismindeki genç, Mesih'in peşine takılanlardan biriydi. Sözde Mesih su üzerinde yürürken, dizi bize bir yandan aslında gerçek Mesih'in kim olduğunu da gösteriyordu. Gerçek olmayan su üzerinde yürürken, gerçek Mesih yani Jibril, çıplak yani savunmasız bir şekilde bir silahın üzerine doğru yürüdü. Dizi bize bu anı an be an gösterdi. Jibril oradan alnının akıyla çıktı ve birçok kişi ona inandı, onu bağrına bastı. İşte tam da bu yüzden, gerçek Mesih Jibril'in ta kendisi. 2. sezonda muhtemelen bunu göreceğimizi düşünüyorum.  Ayrıca 1. bölümde ateş başında Mesih'i gören Jibril "Sana imam diyorum çünkü sen yücesin" diyor, Mesih de ona "Senin kadar" cevabını veriyor. Yani onun da kutsal olduğunu ona ifade ediyor, hem de daha ilk bölümde... 5. Dizideki isimler de özenle seçilmiş. Jibril ile başlayalım, yoksa "Cebrail" mi demeliyim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/53/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda da bahsettiğim gibi dizimizdeki asıl Mesih'in "Jibril" olduğunu düşünüyorum. Jibril ismi de bu yüzden 4 büyük melekten biri olan "Cebrail" ismini andırıyor. Hristiyanlarda da "Gabriel" olarak anılan bu büyük meleğe atıf yapılarak gerçek Mesih'e "Jibril" denmiş. 6. "Eva" ve "Havva"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/47/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Farklı inançlarda ilk insanlar Adem ve Havva'dır. Dünyadaki tüm insanların Adem ve Havva'nın çocuğu olduğuna inanılır. İşte dizimizdeki "Eva" karakteri de Havva ismine atıfta bulunuyor. Eva'nın çocuğu olmuyor, düşükler yapıyor. Fakat muhtemelen 2. sezonda bu durum değişecek ve yaşadıkları sayesinde Havva ismine daha da yakınlaşacak.   7. Dizimizin işkenceci, kötü adamı için "Aviram" ismi rastgele mi seçilmiş? Tabi ki de hayır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/160/66/gozunuzu-acin-messiah-dizisi-hakkinda-7-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Musa peygambere baş kaldıranlardan birinin adıdır Aviram. Ayrıca İbranice'de de "Babasını yok eden, kibirli işkenceci" anlamına gelir. İşte bu karakter için bu isim, tam da bu yüzden özenle seçilmiş. Ve Bonus: Dizimizde Mesih rolünü üstlenen başrol oyuncumuzun gerçek adı "Mehdi Dehbi" ve kendisi Fas asıllı bir aktör. Bir Mesih'i oynaması ve gerçek adının da Mehdi olması gerçekten manidar.  Benim, Messiah dizisi izlerken yakalayabildiğim en büyük detaylar bunlardı. Umarım bu bilgiler sizi de tatmin etmiştir.  - - - - - - -  Dikkat: Burada yaratılan tüm içerikler kaanintavsiyesi.com'a aittir, kaynak olarak yönlendirme yapmadan herhangi bir yerde kullanılması hukuken sorun teşkil etmektedir. Tüm gerekli bilgiye "İletişim" köşemizdeki mail adresine yazarak veya Instagram hesabımızı takip ederek ulaşabilirsiniz.  Sevgiler!  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
62b
0
6 yıl
The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
The Playlist: Spotify'ın Kuruluşunu Konu Alan, Girişimci Ruhlu Kişilerin İzlemesi Gereken Yeni Netflix Dizisi!
Size daha önce tavsiye ettiğim şu girişimcilik konulu filmleri hatırlayın. İşte Netflix'in bu yeni The Playlist dizisi de o listeye girebilecek yapımlardan biri. Hepimizin bildiği, kullandığı platformlardan biri olan Spotify'ın kuruluşunu konu alacak The Playlist dizisinin ilk haberini aldığımda oldukça heyecanlanmıştım. Dizi nihayet 3 gün önce (13 Ekim 2022) Netflix'te yayınlanmaya başladı ve ben de hemen izleyip bitirdim. Bu dizinin Spotify'ı konu aldığını bilmeyen pek çok kişi de şimdiden Google'da 'the playlist dizisi konusu ne?' sorusunu trend yapmış durumda. E hal böyle olunca da ben de hemen, The Playlist ismindeki bu yeni diziden bahseden bi içerik hazırlamaya karar verdim. Mini Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi Spotify'ı merkeze alarak ilerleyen The Playlist ismindeki bu yeni dizi nasıl bir yapım? Oyuncuları kimler? İzlenecek kadar iyi mi?.. gibi soruların cevaplarına birlikte bakalım... Hadi! Dizi hakkındaki yorumuma geçmeden önce; The Playlist dizisi neyi konu alıyor, kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/14/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix'in yeni dizisi The Playlist, İsveç merkezli ünlü müzik yayın şirketi Spotify'ın kuruluş evresini ve kurulduktan sonra özellikle müzik endüstrisinde yarattığı değişiklikleri konu alıyor. Yani bu dizi boyunca, bir girişimin kurulma evresine ve sonrasında o girişimin önüne çıkan engellere şahit oluyoruz... Bu siteyi 2016 yılında kurduktan sonra karşılaştığım pek çok engeli düşününce, özellikle benim gibi biraz olsun içinizde 'girişimcilik' ateşi yanıyorsa bence bu diziyi kesinlikle izlemelisiniz. Çünkü dizi, devasa bir girişimin doğum sürecini ve sonrasındaki evresini fazlasıyla iyi bir şekilde konu alıyor. Benden söylemesi... Ben bu diziyi gerçekten beğendim. Ama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/36/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her fırsatta söylediğim gibi, 'teknoloji' odaklı yeni girişimlerin ortaya çıkış sürecini konu alan film ve diziler her zaman ilgimi çekmiştir. Elimden geldiğince de yıllardır bu yapımları size de tavsiye etmeye çalışıyorum. The Playlist ismindeki bu dizi de benim için o yapımlardan biri olmayı kesinlikle başardı. Fakat... Bu tür girişimcilik işleri sizi çekmiyorsa, dev bir şirketin/markanın/platformun ortaya çıkış sürecini izlemek size pek çekici gelmiyorsa, tabi ki de bu dizi sizlik olmayabilir. 6 bölümün her birinde de farklı karaktere odaklanıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/64/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin akıcılığı oldukça başarılı. Fakat kurgusu da bir o kadar farklı ve yine başarılı... Dizi, 6 bölümünün her birinde de olayların bir köşesinde olan 1 kişiyi merkeze alarak ilerliyor. Yani 1 bölüm, Spotify'ın kurucusunu izliyorsak, diğer bölüm, şirketin Hukuk işlerini takip eden bir avukatın yaşadıklarına odaklanıyoruz. Ben bu farklı akışı oldukça sevdim diyebilirim. Dizinin kadrosunda tanıdık bir Türk oyuncu da var; Gizem Erdoğan![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/306/46/the-playlist-spotify-in-kurulusunu-konu-alan-girisimci-ruhlu-kisilerin-izlemesi-gereken-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Yine bir Netflix dizisi olan Kalifat'ın başrolünde de izlediğimiz Gizem Erdoğan'ı bu dizinin de oyuncu kadrosunda görüyoruz. İsveç doğumlu olan oyuncu pek çok yapımda yer almış olsa da, benim radarıma az önce de bahsettiğim Kalifat dizisiyle girmişti. Şimdi bu dizide tekrar izleyince de fark ettim ki bence önümüzdeki yıllarda kendisini daha iyi yapımlarda göreceğiz. - - - - - - - - -  Özet: Eğer aklınızda bir fikir varsa, bu fikri bir girişime dönüştürmek, şu anki işinizden istifa edip farklı ve heycanlı bir yola girip, kendi işinizin patronu olup, bu dünyada birilerine dokunmak istiyor ve iyi bir şeylere imza atmak için gece gündüz çalışmayı düşünüyorsanız işte bu dizi tam da sizin izlemeniz gereken bir yapım... Yok "Ben bilim kurgu, gerilim türlerinde veya şöyle aksiyonu bol bi şeyler izleyeyim.." diyorsanız da üzgünüm çünkü bu dizi pek sizlik değil. Ben fazlasıyla keyif alarak izledim bu diziyi, karar sizin. - - - - - - - - -  ● The Playlist dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir. ● The Playlist dizisi kaç bölüm? Dizi, 6 bölümden oluşuyor. Dizi bir 'mini dizi' olarak çıktığı için 2. sezonu hakkında da bir detay yok ve muhtemelen olmayacak. ● Dizinin oyuncuları kimler? The Playlist dizisinin oyuncu kadrosunda, başrollerde Edvin Endre ve Christian Hillborg'u görüyoruz. Ulf Stenberg, Joel Lützow, Gizem Erdoğan, Ella Rappich ve Sam Hazeldine ise kadrodaki diğer oyuncular. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
3 yıl
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
"Keşfettiklerim" köşemde bu hafta sizi inanılmaz bir adam ile tanıştırmak istiyorum. Şöyle bir düşünün; Renkleri, doğayı, bir evi, bir kuşu hiç görmeden bunları resmetmek nasıl olurdu? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Fakat dünyanın bir yerinde bunu gerçekleştiren bir deha var... Üstelik bizim ülkemizde!  Hadi gelin şimdi sizi inanılmaz ressam "Eşref Armağan" ile tanıştırayım.   1953 yılının İstanbul'unda dünyaya geliyor Eşref Armağan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/99/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Çocukluk yıllarında babasının yanında baca boruları keserek ona yardım ediyor. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine bir şeyler çizmeye çalışırken, 18'ine geldiğinde kalem yerine parmaklarını kullanmayı öğreniyor ve parmakları ile tuval üzerine resimler yapmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/17/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] "Sanat" üzerine hiçbir eğitim almamış olan bu muhteşem adam zaman geçtikçe kendini geliştirmeye ve adını duyurmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/81/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bir düşünün; Hayatında hiç, bir rengi ya da bir cismi görmedi. Batan bir güneşi ya da dalında sallanan bir yaprağı da... Peki nasıl? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/47/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bunun cevabı Armağan'ın beyninde gizli. Parmakları ile kabartmaya dokunarak beyninde bir şekil belirliyor ve bunu resmedebiliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/51/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar geçiyor ve Armağan, CNN, BBC ve Discovery gibi birçok ünlü kanala davet ediliyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/37/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM]  Hatta ünü yurt dışında o kadar çok yayılıyor ki "The Colors of Darkness" isimli ödüllü belgesele de konu oluyor.  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rF6DIZFO05M[/VIDEO] Bitiyor mu? Hayır. Başta İtalya olmak üzere birçok ülkeden davet almaya başlıyor... Tabi bu sırada ülkemizde de ünü kulaktan kulağa yayılıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/18/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Dünyaca ünlü marka Volvo'nun daveti üzerine bir Volvo araç çiziyor, bu tablo eBay'de satılıyor ve elde edilen gelir "World Blind Union" yani Dünya Görme Engelliler Birliği'ne bağışlanıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/25/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bu dehanın kıymetini bilmek, onu dünyaya tanıtmak ise bizim en büyük görevimiz. Şu çalışmaları, görmeyen birinin yaptığını bir düşünün!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/29/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/54/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/46/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/7/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Ellerine, yüreğine sağlık Eşref Armağan! İyi ki bizimlesin!    Eşref amcamız ile ilgili daha fazla bilgiyi de buraya tıklayarak alabilirsiniz.     
32b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.