David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

28 Nisan 2018
19b
0 Yorum
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun. 

Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi!

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

 

♦ Adım adım rüyaya doğru
aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması.

çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş.

diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor.

istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor.

diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var.

bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını.

neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor.

bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor.

camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev).

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor.

adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar.

diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi.

diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor.

diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için.

camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye...

diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor.

diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor.

bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki.

adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor.
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor.

adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor.

bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra.

kötülükler başlıyor

derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor.

winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor.

mavi anahtar = camilla öldü

bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor.

rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba.

katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor.

uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları...

işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor.

sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor.

“bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor.

diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor.

gerçek hayat burada bitiyor.

‘otu çek, köküne bak’

karmaşık bir zihnin çakallıkları

buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler.

gelelim rüyaya:

işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti.

filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi.

esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde).

şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali).

esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş.

yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar).

buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı).

tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok.

esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için.

uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor.

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla.


italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor.

yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın.

adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor.

bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor.

adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor.

kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam.

adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında).

önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor.

esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor).

buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç.

oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu.

yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye.

bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.”

betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler).

tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı).

esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı).

adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir.

adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak).

17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor.

eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti).

esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu).

aşk aşk aşk

ve sılencıo

esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan.

büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde).

bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu.

pandora'nın kutusu...

bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu.

şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor.

eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir.

sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor.

neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz.

filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor.

o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri.

sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel.

kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin.

kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için).

kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi).

kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor).

kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.)

diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu).

son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi.

aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri...

mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik...

muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir.

...ama lynch bu, her şey olabilir...
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu...

kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış,

yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde.

sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat.

-----------------

minik tespitler

- rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne?

diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor.

- rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor?

kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor.

- rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor?

gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri.

- rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor?

bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor.

- rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor?

gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor.

- rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor?

limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da.

- rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor?

çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu.

- rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor?

kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor.

- toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor?

birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli.

gizemli kovboy’a dair

yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj:

rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.”

aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için.

‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor.

seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır...

ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri.

bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma...

kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye.

tetikçinin mavi anahtarı

diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog.

rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor.

aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
david lynch filmlerimulholland drive filmi konusumulholland drive filmi analizimulholland drive filmi açıklamasımuholland çıkmazı filmimuholland çıkmazı filmi konusumuholland çıkmazı filmi açıklaması
EN AKTİF ÜYELER
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Özellikle kış geldikçe herkesin 'yeni dizi önerisi olan var mı?' diye whatsapp gruplarında arkadaşlarını darladığını, zamansız bir şekilde hiç saate bakmadan 'bizi dizi önerisi söyle de izleyeyim..' diye mesajlar attığını biliyorum. İşte geçen yıl çıkmasına rağmen benim az önce bitirdiğim the terminal list dizisi de beni darlayan yakın çevreme tavsiye edebileceğim iyi bir dizi oldu benim için. E hal böyle olunca ben de sıvadım kolları ve madem yakın çevreme tavsiye edecek kadar beğendim, o halde her yerde tavsiye edeyim dedim ve işte buradayız... The Terminal List dizisinden size de bahsetmek ve izlemeyenlere, bu nefis diziyi izletmekte kararlıyım. Fakat The Terminal List dizisi konusu nasıl? Oyuncuları kimler? Hadi gelin şimdi birlikte bu sorulara yanıt bulalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce gelin The Terminal List dizisi konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/89/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, Amerika'nın ünlü SEAL, yani Deniz, Hava ve Kara'da çarpışabilen, kapsamlı operasyonlar yapabilen özel kuvvetlerine odaklanıyor. Bu arada SEAL kelimesi de SEa, Air ve Land kelimelerinden oluşuyor, bu bilgiyi de ortamlarda satarsınız... Bir operasyon sırasında bu özel kuvvetler timinin başına tatsız olaylar geliyor ve işte timimizin komutanı da, o andan sonra tam anlamıyla bir intikam avcısına dönüşüyor. Dizimiz de bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte bize aktarıyor. Dizi su gibi aktı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/17/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide bir 'intikam' merkeze alınıyor ve dizi, sonuna kadar bunu şahane bir şekilde ve sürükleyiciliğinden de taviz vermeden işliyor. Bu yüzden hiç durup sıkıldığım sahne olmadı diyebilirim. Hatta öyle ki, yeni sezonun gelmediğini görünce elde olan 8 bölümü günlere bölüp, hemen bitmemesi için sindire sindire bile izledim diyebilirim. Başrolümüz tam asker![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/28/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncumuz Chris Pratt'i hep bir tık daha mizahi yönü ağır basan rollerde görmüştük fakat adamımız bu dizide bence tam anlamıyla bir asker... Hele 'intikam' hırsıyla dönüştüğü John Wick'vari adam ile birlikte çok sert, duygusuz ve profesyonel bir rol de kesiyor. Silah tutuş şekilleri, soğukkanlı tavrı ve az ama öz replikleriyle ben Pratt'i bu role epey yakıştırdım. Kendisi de fazlasıyla hakkını vermiş desek yalan olmaz. Dizi romandan uyarlama, fakat bilin bakalım romanın yazarı kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/52/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Roman uyarlaması yapımlar büyük oranda başarılı oluyor, bu istatistik hiç sekmiyor. Fakat burada bir artı daha var... The Terminal List dizisi bir romandan uyarlama. Fakat sıradan bir roman değil. Bu romanımızın yazarı Jack Carr ve kendisi eski bir Özel Kuvvetler askeri. İşte dizimizin özellikle bu konuda bu kadar başarılı olmasının ardında bence sırtını dayadığı romanın, gerçekten bir asker tarafından yazılmış olması da var. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/15/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer şöyle askerli, aksiyonlu ve yer yer entrikalı sağlam bir dizi izlemek isterseniz, The Terminal List tam aradığınız dizi olabilir. Ben son bölüme bile gelmeden durup 'Bu diziyi şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım..' diye düşünüp yakındım. Amazon Prime sağlam işleri hiç es geçmiyor. Bence özellikle şu yeni dizi yokluğunda bu yapım, bulunmaz bir nimet. Bu türü sevenler, mutlaka bir şans versin derim... Ayrıca bana bu diziyi tavsiye edip izlememi sağlayan aranızdan Adnan Karakuş'a da teşekkür ediyorum.  - - - - - -  • The Terminal List dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terminal List dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Şimdilik dizinin 8 bölümlük 1 sezonu yayında. Fakat 2024'te 2. sezon da gelecek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
2 yıl
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Geçtiğimiz günlerde size burada nefis "Chernobyl" dizisini tavsiye etmiş ve tıklayarak okuyabileceğiniz şu yazımda, Chernobyl dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri araştırmıştım. Bugün ise bu 5 bölümlük nefis dizinin 4. bölüm incelemesiyle geldim. Chernobyl 4. bölüm izleyenler için nasıl bir his bıraktı bilmiyorum ama bende etkisi oldukça fazlaydı. Birazdan görüp okuyacaklarınız Chernobyl 4. bölümü izlememiş olanlar için spoiler teşkil edebilir, şimdiden söyleyeyim. Hadi gelin şimdi Chernobyl 4. bölümde neler oldu, neler yaşandı, hangi sahnelerde nefesimizi tuttuk birlikte bakalım.  Asker, yaşlı teyze ve inek sahnesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/63/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Askerler, aldıkları emirler doğrultusunda, radyasyonlu olduğu için bölgede yaşayan insanları oradan götürmekle yükümlüler. Fakat bir asker, girdiği bir evde, yaşlı fakat bilge bir teyzemizin direnişi ile karşılaşıyor. Bu sahne beni fazlasıyla etkiledi diyebilirim. Asker, teyzemize buradan gitmesi gerektiklerini anlatmaya çalışıyor, fakat teyze süt sağmaya devam ediyor. Bir yandan da anlatıyor; "Benim tüm ailem savaşlarda, mücadelelerde öldü. Şimdiyse benden, 82 yaşındaki benden, gözümle görmediğim bir şey için buradan gitmemi mi istiyorsun? Dün gitmedim, bugün de gitmem!"... Bu direnişin sonucunda da asker ineğe bir el ateş ediyor ve teyzemiz öylece kalıyor. Bu sahne, bize, o günlerde insanların içinde bulunduğu gergin, çaresiz ve hüzünlü ortamı bir kez daha gösteriyor. Faicadan 4 ay sonra, bölgede kalan hayvanlar öldürülüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/90/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizimiz artık faciadan aylar sonrasında yaşananları konu alıyor. Yüksek radyasyon sonucu bölge yaşanılamaz hale geliyor ve bölgede kalan hayvanlar, radyasyonu taşımamaları için öldürülüyor. Bunu da askere giden bir çaylağın gözünden izliyoruz. 3 asker, bölgedeki köpekleri önce ıslıkla çağırıyor, sonra ise kurşun yağmuruna tutuyorlar. Bu sahneyi nefesimi tutarak izledim diyebilirim. Köpeklerin bakışı beni hep bitiriyor. Bir de öldürüldüklerini, insanlara nasıl sevgiyle yaklaştıklarını görünce iyice sarsıldım. Santralin etrafına bir kabuk inşa etmek için çatıda kalan maddeler temizleniyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/26/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dev bir kabuk, santralden çıkan radyasyonu engelleyebilir. İşte bu yüzden, adamlarımız düşünüyor ve çatıda kalan aşırı zararlı maddeleri temizlemeye karar veriyorlar. Fakat nasıl? İşte tüm bu soru, bu bölümün yarısından fazlasını içeriyor.  Temizleme işlemini robotlar halledemeyince devreye biyorobotlar giriyor; Yani "İnsanlar"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/35/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Ay üzerinde hareket etmesi için yapılan robotlardan biri kullanılıyor. Fakat yeterli gelmeyince, Almanya'dan getirilen bir robot herkesin umudu haline geliyor. Fakat o da çatıya indirilir indirilmez bozulunca, zaten gergin olan ortam iyice geriliyor ve geriye son bir çare kalıyor. İnsanlar! Evet... Çatıya, erkekler çıkarılıyor ve her birine sadece 3 dakika veriliyor. 3 dakikadan fazla kaldıklarında ölebilecekleri de söyleniyor ve bu görev sonucu ödül alacaklarını da bildiriyorlar. İşte bu sahnelerde de insan, kendini o çatıdaki askerlerin yerine koyamadan edemiyor...  İlk 3 bölümde felaketin etkilerini gördük, şimdiyse bu işin sorumlularını arıyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/82/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Son olarak dizimiz, bu 4. bölümde artık işin sorumlularını aramaya başlıyor. Bu dev faciada kimlerin parmağı varsa bulunması için görgü şahitlerinin, yani en azından hayatta kalan şahitlerin bir bir kapısı çalınıyor ve bazı çarpıcı bilgilere ulaşılıyor. Meğer 10 yıl önce bir uyarı, en üst yetkililere iletilmiş fakat "imaj" meraklısı yetkililer bu uyarıyı hiç sallamamış. Bunun sonucunda da böyle bir facia ortaya çıkmış...  "Chernobyl 5. bölüm ne zaman?" diyecek olursanız da; Chernobyl dizisinin 5. bölümü, yani final bölümü 3 Haziran'ı, 4 Haziran'a bağlayan gece sabah 04:00'te HBO'da yayınlanacak.   Chernobyl, şimdiye kadarki her bölümüyle beni yakalamayı başardı. Zaten ilgimi çeken bir konu olan bu dev felaketi bir de bu şekilde bir dizi olarak izlemek bana büyük keyif verdi. Tabi bunun yanında da düşündürdü. Çünkü biz de şu an ülkemize bu santrallerden yapıyoruz. Ne kadar güvenli? Neler olabilir? Bu sorular beni ve milyonlarca insanı korkutuyor...   Film Tavsiyesi Seç! ►
12b
0
7 yıl
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Burada bu yıl, yani 2019 yılı içinde size birçok 2019 yapımı film tavsiyesinde bulundum. (Hepsine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Fakat hiçbiri beni "The Irishman" kadar heyecanlandırmamıştı. Hakkında ilk haberleri duymaya başladığımdan beri, yani 3-4 yıldır bu nefis filmi izleyebilmek için adeta günleri iple çektim durdum. Ve nihayet 27 Kasım 2019 tarihinde yani bugün, The Irishman filmi Netflix'te izlenebilecek şekilde yayınlandı. İzler izlemez hemen koşup burada da sizlere tavsiye ettim. O tavsiye metnine gitmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi The Irishman filminin dev oyuncu kadrosuna ve filmin gerçekten öğrenmeye değer detaylarına birlikte şöyle bir göz atalım!  Film kadrosu değil, şampiyonlar ligi! Yönetmen koltuğunda "Martin Scorsese", oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino gibi dev isimler var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/75/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Bu muhteşem filmin yönetmen koltuğunda küçükken astımı olduğu için spor yapamayıp, ailesi tarafından sürekli sinemaya götürülen ve sonrasında da büyük bir yönetmen olan "Martin Scorsese" oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci, Al Pacino, Harvey Keitel, Ray Romano ve Anna Paquin gibi dev isimler bulunuyor.  Filmin dev kadrosunun bir araya gelişi de bir o kadar ilginç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/7/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmimizdeki ilk dev isim olan Robert De Niro, filmin yönetmeni Martin Scorsese ile sıkı bir dost. Hatta De Niro, şimdiye kadar tam 10 Scorsese filminde oynamış. E hal böyle olunca, diğer dev isim Joe Pesci'yi film için ikna etmek de De Niro'ya düşmüş. Çünkü 10 yıldır sinemadan uzak olan Pesci, bu film için gelen teklifi birçok kez reddetmiş. Fakat De Niro, onu ikna etmiş ve böylece kadroya katılmış. Fakat 3. dev isim olan Al Pacino, ilk kez bir Martin Scorsese filminde oynayacağı için, Scorsese, De Niro'ya "Nasıldır? Onunla yapabilir miyiz?" diye sormuş. De Niro da "Rahat ol. Bizim Al işte, iyi tanırız" diye cevap vermiş ve böylece bu şahane kadro ortaya çıkmış.  3 buçuk saat boyunca, Amerika'nın gizemli suç tarihinde büyük bir rol oynayan "İrlandalı" lakaplı mafya tetikçisi Frank Sheeran'ın hayatına konuk oluyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/6/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.png[/RESIM]New York'un en büyük 5 mafya örgütünden birinde tetikçilik yapan eski bir askeri konu alıyor film. Hem "İrlandalı" lakaplı bu tetikçinin hayatını izliyoruz, hem de Amerika'nın gizemli suç dünyasında yaşananlara tanıklık ediyoruz.  Dev oyuncuların gençlik halleri için "CGI" Teknolojisi kullanıldı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/45/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmde, dev oyuncuların farklı dönemlerindeki hallerini izliyoruz. Fakat De Niro ve Al Pacino'nun gençlik yıllarındaki hallerini, onlara benzeyen genç oyuncular canlandırmıyor. Bunun yerine CGI Teknolojisi adı verilen bir sistem kullanılmış. Bu sayede büyük çaplı bir makyaja ya da başka oyunculara gerek kalmadan durum kurtarılmış. Hatta De Niro, bu uygulama için "Kariyerime bir 30 yıl eklemiş olabilir, sonuçtan memnunum" şeklinde de bir açıklama yaptı.  Proje çok büyük olunca Netflix dışında hiçbir yapımcı bu filme yanaşmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/69/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Herkes bu filmin neden Netflix'te yayınlandığını merak ediyor. Çünkü böylesine dev ve güçlü filmlerin ilk olarak Netflix'te yayınlanmasına pek alışık değiliz. Fakat bunun da sağlam bir nedeni var, onu da filmin yönetmeni Martin Scorsese açıklıyor; "Bu film için sadece Netflix bizim ile anlaşma yoluna girdi ve bütçe için para verdi, biz de bu sayede bu filmi yapabildik..." Bu arada De Niro'nun 1.75'lik boyu, yüksek topuklu ayakkabılar ile filmin bazı sahnelerinde uzatılmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/41/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki olumsuz dipnot: Film benim için muhteşem bir sinema şöleniydi. Fakat tek takıldığım nokta, şu CGI teknolojisi ile yapılan gençleştirme yöntemiydi. Çünkü dev oyuncuların gençlik hallerini flu bir bal mumu heykeli gibi görünce biraz üzüldüm açıkçası.   Film hakkındaki olumlu dipnot: Bugün, bu film için dünyada ve Türkiye'de binlerce kişi iş yerinden izin almış. Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan bu haber beni gülümsetti çünkü ben de bu filmin geleceği tarih olan 27 Kasım 2019'da bu filmi izleyebilmek için 3 buçuk saatlik bir boşluğu çok önceden yaratmıştım. De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino'yu bir arada izlemek muhteşemdi. İzkerken resmen tarihe tanıklık ettiğimi fark ettim. Yıllar yıllar sonra, bu filmi ilk izleyen nesil olarak anılacağız.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
6 yıl
Lupin: Netflix İmzalı Su Gibi Akan 2021'in İlk Dizi Tavsiyesi! 
Lupin: Netflix İmzalı Su Gibi Akan 2021'in İlk Dizi Tavsiyesi! 
Geride bıraktığımız yıl size şurada pek çok iyi dizi tavsiyesi vermiştim. Hatta 2021 yılında sizlere tavsiye edeceğim ilk diziyi de epey merak ediyordum. İşte şimdi dün, yani 8 Ocak 2021'de yayınlanan Lupin dizisi ile karşınızdayım. Bu yılın ilk dizi önerisi Netflix imzalı Lupin isimli bu dizi oldu. Ve eğer 1-2 dakika ayırabilirseniz size Lupin dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi verip neden izlenir? gibi sorularınıza da kısaca cevap vereceğim.  Hadi gelin şimdi izleyecek iyi ve güncel bir dizi arayanlar için 2021 yapımı Lupin dizisi nedir, nasıldır şöyle bir göz atalım. Hadi!  Az önce izleyip bitiren biri olarak kendi yorumuma geçmeden önce nedir bu Lupin dizisinin konusu, gelin kısaca ona bir göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/233/24/lupin-netflix-imzali-su-gibi-akan-2021-in-ilk-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, yıllar önce babası işlemediği bir suç nedeniyle hayatını kaybeden bir adamın verdiği intikam mücadelesini konu alıyor. Fakat dizi bunu direkt olarak değil de, Sherlock Holmes misali çeşitli olaylara zekice odaklanarak yapıyor. Yani basit bir intikam dizisi yerine zekice kurgulanmış bir olaylar dizisi izliyoruz. Peki Lupin isimli bu dizi neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/233/59/lupin-netflix-imzali-su-gibi-akan-2021-in-ilk-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Hırsızlığın ustası veya 'Kibar Hırsız' diye adlandırılan 'Arsen Lupen' karakteri Sherlock Holmes kadar meşhurdur. Fakat Sherlock aklını kullanarak ustaca davaları çözerken Arsen Lupen bunu kendi davaları için yapar. Yani Sherlock Holmes dizi ve filmlerini sevenlerdenseniz, zekice kurgulanmış olaylara benim kadar sizin de ilginiz varsa bu dizide de aradığınız o akıllıca tasarlanmış olayları bulabileceğinizi söylemek isterim. Küçük küçük şaşıracağınız, yer yer 'Vay be adama bak' diye iç geçireceğiniz ve birden kendinizi bölüm sonunda bulacağınız eğlenceli ve akıcı bir dizi sizi bekliyor diyebilirim. Başrolümüz Omar Sy diziyi sırtlıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/233/77/lupin-netflix-imzali-su-gibi-akan-2021-in-ilk-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Benim favori filmlerim arasında olan hatta YouTube kanalımızda şöyle bir videosunu da yaptığım nefis 'Intouchables' filminin başrolünde gönülleri fetheden oyuncu Omar Sy diziye 'cuk' oturmuş. O yerine göre kılıktan kılığa girmesi, bazen sert ve kavgacı, bazen aşırı sempatik ve en önemlisi de Holmes'u canlandıran Benedict Cumberbatch misali zekice mimikleri diziye çok güzel bir tat katıyor. Bu adamın oyunculuğunu öyle beğeniyorum ki, onun olmadığı sahnelerde onu izlemek için sabırsızlandığımı fark ettim. Yani seyir keyfi yüksek bir dizi izlerken iyi bir oyunculuk da izleyeceğinizi garanti edebilirim. NOT: Dizi beni sardı ve bana 1 günde 5 bölümünü de izlettirmeyi başardı. Darısı başınıza... Hadi iyi seyirler!  ---------- • Lupin dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizinin IMDb puanı nasıl? Dizi şimdilik 7,3 gibi iyi bir puana sahip. • Lupin dizisi kaç bölüm? Sezon sayısı ve uzunluğu nasıl? Dizi ortalama 40 dakikalık 5 bölümden oluşuyor. Sezon yerine '1. Kısım' olarak yayınlandı ve 2. Kısım yani 2. sezonu da gelecek.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
3
5 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl
Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor
Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor
Bugün, keşfettiklerim köşemde sizi başarılı illüstratör Burak Ağdemir ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir sanatçı. Üstelik çok da bizden bir sanatçı... "Peki ne yapıyor bu adam?" diyecek olursanız da, kendisi Yeşilçam efsanelerini öyle güzel birer illüstrasyona dönüştürüyor ki, hayran kalmamak mümkün değil. Tabi bunun yanında pek çok farklı konuda çalışmaları da mevcut... Instagram - Facebook  Hadi gelin şimdi bu nefis çalışmalara şöyle bir bakalım!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/66/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/51/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/16/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/90/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/76/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/46/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/79/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/27/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/4/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/57/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] E bu da bonus olsun!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/71/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM]  
12b
1
8 yıl
Şaşıracaksınız! 2019 Yapımı "Joker" Filmi Hakkında Taş Gibi 9 Bilgi!
Şaşıracaksınız! 2019 Yapımı "Joker" Filmi Hakkında Taş Gibi 9 Bilgi!
2019 biterken şüphesiz bu yılın en ses getiren yapımlarından biri "Joker" filmi oldu. E tabi hal böyle olunca ben de, ükemiz de dahil olmak üzere dünya üzerindeki birçok ülkede gişe rekorları kıran Joker filmi hakkında şaşırtıcı bilgileri şöyle bir araştırdım ve çok da ilginç bilgilere ulaştım. Bugün burada sizlere 2019 Joker filmi hakkında ilginç bilgileri sunacağım. Tabi tüm bunlardan önce filmi henüz izlememişseniz, sizi hemen filmi izledikten sonra kaleme aldığım kısa, tavsiye metnime alayım. Aşağıdaki butona tıklayarak filmin sayfasına ışınlanabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi Joker filmi hakkında öğrenince gerçekten şaşıracağınız o ilginç bilgilere geçelim!  1. Joker filminde hiç "Green Screen" yani Yeşil Ekran teknolojisi kullanılmamış. Yani efekt içermiyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/55/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]2019'un gişe rekortmeni, Ekim ayında tüm zamanların en çok hasılatını yapan filmde hiç yeşil ekran efektler kullanılmamış. Birçok sinema eleştirmeni sadece bu yüzden bile bu filmin alkışlanması gerektiğini düşünüyor.  2. Başrolümüz "Joaquin Phoenix", filmdeki gülme rahatsızlığını seyirciye en etkili bir şekilde geçirebilmek için, gerçek hayatta bu hastalıktan muzdarip olan kişileri izlemiş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/45/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Yönetmen Todd Phillips, Phoenix'ten en acı kahkahasını keşfetmesini istemiş ve o da, gerçek hayatta bu hastalıktan yakınan kişilerin videolarını izleyerek prova almış. Sonunda keşfettiği o acı dolu kahkahası ise yönetmen tarafından çok beğenilmiş. 3. Phoenix, filmin çoğu yerinde doğaçlama yapmış![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/57/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Joker ile kariyerinin zirvesine ulaştığı söylenen usta oyuncu Phoenix, filmin birçok yerinde doğaçlama yaparak akışa ayak uydurmuş. Örneğin banyoda yaptığı dans tamamen doğaçlamaymış. Yine annesi ile konuşurken kurduğu bazı cümleleri de tamamen o anda oluşturmuş ve gerekli onaylar alınınca diyalogların filmde kalmasına izin verilmiş.  4. Sıkı durun! Joaquin Phoenix, Joker için tam 25 kilo birden vermiş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/27/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpeg[/RESIM]Hatırlarsınız Christian Bale, Makinist filmi için 55 kiloya kadar düşmüş, hemen ertesi yıl Batman filmi için 30 kilo birden almıştı. İşte Phoenix de rolü için doktor kontrolünde 25 kilo birden vermiş. 5. Filmin 80'li yıllarda geçmesinin de bir anlamı var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/93/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin çok geçmişte geçmesinin sebebi, izleyenlerin aklındaki Joker ile bu Joker'in karıştırılmaması için bilinçli olarak yapılmış bir tercih.  2019 Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 6. Joker'in kullandığı merdivenler, filminden sonra ünlü olmuş hatta Google'da yer imlerine bile eklenmiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/3/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]New York'ta yer alan bu merdivenler Bronx’ta, Anderson ve Shakespeare bulvarları arasında bulunuyor ve filmden sonra bu mekan insan akınına uğruyormuş. Binlerce kişi bu merdivenlerde fotoğraf çekiliyor ve sosyal medya hesaplarında paylaşıyormuş... 7. Yönetmen Todd Philips, film çekimi sırasında çekilen amatör fotoğraflardan bıkmış ve bir çözüm bulmuş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/69/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Film çekimi sırasında magazin ve birçok kişi fotoğraflar çekmeye başlayınca yönetmen Todd Philips, bunun filmi kötü etkileyeceğini düşünüp bir çözüm üretmiş. Sahnelerin fotoğraflarını profesyonel bir şekilde çektirip magazine ve internet gazetelerine kullanmaları için ücretsiz dağıtmış.   8. "Viggo Mortensen", filmdeki Thomas Wayne rolünü oynama teklifini geri çevirmiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/82/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Yan rolü oynamak istemediğini belirterek bu teklifi geri çevirmiş.  9. Ayrıca Joker rolünü oynama teklifi Phoenix'ten önce Leonardo DiCaprio ve Bill Skarsgard'a sunulmuş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/50/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]İlginç şekilde bu rol teklifi ilk Phoenix'e gitmemiş. DiCaprio ve Bill Skarsgard'a da bu rolü oynamaları için teklif götürülmüş fakat iki oyuncu da bunu reddetmiş. Belki de filmi fazla karanlık bulmuşlardır, kim bilir... BONUS: Robert De Niro, bu film ile birlikte hayatında ilk kez bir çizgi roman uyarlamasında bulunmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/125/94/sasiracaksiniz-2019-yapimi-joker-filmi-hakkinda-tas-gibi-9-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]Usta oyuncu hayatının bu evresine kadar hiç bir çizgi roman uyarlaması filmde oynamamış. Daha doğrusu oynamama gibi bir kararı varmış fakat bu tabusu Joker filmi ile yıkılmış ve teklifi kabul ederek kadroya katılmış.  ★ Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.3b
0
6 yıl
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.