David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

28 Nisan 2018
18b
0 Yorum
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun. 

Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi!

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

 

♦ Adım adım rüyaya doğru
aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması.

çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş.

diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor.

istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor.

diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var.

bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını.

neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor.

bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor.

camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev).

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor.

adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar.

diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi.

diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor.

diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için.

camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye...

diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor.

diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor.

bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki.

adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor.
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor.

adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor.

bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra.

kötülükler başlıyor

derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor.

winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor.

mavi anahtar = camilla öldü

bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor.

rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba.

katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor.

uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları...

işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor.

sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor.

“bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor.

diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor.

gerçek hayat burada bitiyor.

‘otu çek, köküne bak’

karmaşık bir zihnin çakallıkları

buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler.

gelelim rüyaya:

işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti.

filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi.

esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde).

şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali).

esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş.

yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar).

buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı).

tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok.

esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için.

uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor.

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla.


italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor.

yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın.

adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor.

bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor.

adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor.

kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam.

adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında).

önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor.

esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor).

buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç.

oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu.

yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye.

bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.”

betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler).

tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı).

esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı).

adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir.

adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak).

17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor.

eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti).

esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu).

aşk aşk aşk

ve sılencıo

esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan.

büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde).

bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu.

pandora'nın kutusu...

bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu.

şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor.

eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir.

sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor.

neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz.

filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor.

o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri.

sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel.

kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin.

kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için).

kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi).

kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor).

kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.)

diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu).

son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi.

aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri...

mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik...

muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir.

...ama lynch bu, her şey olabilir...
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu...

kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış,

yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde.

sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat.

-----------------

minik tespitler

- rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne?

diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor.

- rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor?

kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor.

- rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor?

gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri.

- rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor?

bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor.

- rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor?

gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor.

- rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor?

limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da.

- rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor?

çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu.

- rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor?

kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor.

- toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor?

birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli.

gizemli kovboy’a dair

yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj:

rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.”

aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için.

‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor.

seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır...

ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri.

bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma...

kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye.

tetikçinin mavi anahtarı

diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog.

rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor.

aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
david lynch filmlerimulholland drive filmi konusumulholland drive filmi analizimulholland drive filmi açıklamasımuholland çıkmazı filmimuholland çıkmazı filmi konusumuholland çıkmazı filmi açıklaması
EN AKTİF ÜYELER
Kan Gövdeyi Götürüyor! Birbirinden İyi 6 Zombi Filmi Tavsiyesi!
Kan Gövdeyi Götürüyor! Birbirinden İyi 6 Zombi Filmi Tavsiyesi!
İlginçtir, Google arama sonuçlarında "Gerilim Filmi Önerileri" aramasından sonra en çok aranan bir diğer film kategorisinin "Zombi Filmi Önerileri" olduğunu keşfettim. Özellikle hafta sonları insanlar evlerinde oturup zombi filmi izlemeyi istiyorlar. Ben de bu verilerden yola çıkarak, buralarda daha önce size de tavsiye ettiğim iyi zombi filmlerini listelemek için kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi o nefis zombi filmi tavsiyeleri nelermiş birlikte bakalım.  1. Zombi filmleri listemizin ilk sırasında "Train to Busan" yani "Zombi Ekspresi" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/20/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 2. İzlenmesi gereken bir başka zombi konulu filmimiz ise başrolünde Brad Pitt'in olduğu "World War Z" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/58/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] 3. Sıradaki film ise zombi olmanın nasıl bir his olduğunu yine bir zombinin gözünden anlatıyor; "Warm Bodies"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/17/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 4. Bir başka zombi konulu filmimiz "28 Days Later"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/12/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 5. "The Crazies" ise sıradaki zombi konulu film tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/87/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► 6. Listemizin sonuncu filmi ise "The Girl With All the Gifts" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/26/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► BONUS: 2013 yapımı "Flu" yani "Grip" filmi de bu listemizin bonus tavsiyesi olsun![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/68/80/kan-govdeyi-goturuyor-birbirinden-iyi-6-zombi-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git! ► Hemen buraya tıklayarak bizi Instagram'dan takip edebilir ve tüm bunlar kesmediyse, hemen aşağıdaki butona tıklayarak da anında modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!  Moduna Göre Film Seç! ►
25b
0
6 yıl
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım.  1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/98/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış...  2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/40/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış. 3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/75/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak... 4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/39/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış.  5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/78/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş.  6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/23/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...   7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/46/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.  Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"
25b
0
8 yıl
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
Bugün Netflix'te yayınlanan 50 Metrekare veya kısaltmasıyla 50 m2 dizisi, 2020 yılında Netflix'in paylaştığı "2021'de izleyecekleriniz" bülteninde radarıma takılmıştı. Dizi bugün Netflix'te yayına girdi ve hemen koşup 1. sezonunu da bir çırpıda bitirdim. Biliyorsunuz yıllardır burada size tavsiye ettiğim için izlediğim tüm film ve dizileri kötü bulsam bile sonuna kadar izliyorum ki tamamen objektif bir şekilde yorumlayabileyim. Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  50 metrekare de bir çıpıda izlediğim dizilerden oldu benim için. Fakat bu iyi bir haber mi, yoksa kötü mü, onu aşağıda birazdan konuşacağız. Eğer 50 metrekare konusu veya 50 m2 dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hiç kıpırdamayın çünkü doğru yerdesiniz... Hadi gelin şimdi size bu yeni Netflix dizisinden biraz bahsedeyim. Öncelikle yorumlarıma geçmeden önce "Kaan nedir bu 50 m2 dizisinin konusu? Bize bi özetlesene" diyenler için;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/27/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 'Gölge' ismindeki işinin ehli bir tetikçinin kendi kimliğini bulmasını konu alıyor. Bazı gerçeklerin su yüzüne çıkmasıyla namlular birden adamımıza dönüyor ve o da kendini birden tüm bu hengamenin ortasından kurtarıp, soluğu bir kenar mahallede alıyor. İşte dizimizde de bir tetikçinin, tertemiz mahalle insanları arasında kendi karakterini şekillendirmesini izliyoruz. Peki 50 m2 olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/21/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Biliyorsunuz yıllardır burada kötüye kötü, iyiye de iyi diyorum. Ve söyleyebilirim ki bu dizinin ilk bölümünün ilk yarısı o kadar kötüydü ki, hemen YouTube kanalımızda bir "50 m2 eleştirisi" yayınlamak istedim. Klişe sahneler, gerçekçi desen gerçekçi değil, komik desen komik değil, saçma sapan bir yarım saat geçirdim ve acayip kötü diyaloglara şahit oldum. Fakat sonra bir şey oldu ve şu an gecenin bir yarısında size bu cümleleri yazmaya karar verdim. Dizi kendini toparladı. Yıllardır film/dizi izliyorum, tavsiye ediyor ve inceliyorum ama bu çok nadir rastladığım bir durum. Dizi kendini ilk bölümden sonra toparlıyor bunda da en büyük pay şüphesiz Cengiz Bozkurt oyunculuğu. Bu adamın öyle bir enerjisi var ki, kıvamı tutmayan hamuru anında adam edebiliyor. Cengiz Bozkurt girmeden önce gerçekçi bir suç dizisine benzetemiyorsunuz diziyi, fakat o girdikten sonra "E zaten bu öyle bir dizi değilmiş ki" hissine kapılıyorsunuz ve olaylar birden içinde eğlenceli sahnelerin olduğu bir mahalle dizisine dönüşüyor. İşte ben de o dönüşü sevdim diyebilirim.  Yazan Burak Aksak, yöneten Selçuk Aydemir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/59/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bir "Leyla ile Mecnun" fanı değilim fakat Burak Aksak imzalı "Bana Masal Anlatma"yı sevmiştim. Selçuk Aydemir'in ise Kardeş Payı ve İşler Güçler yapımlarını çok keyifle izlemiştim hala da izlerim. İşte 50 m2 isimli bu dizimiz de bu kalemlerden çıkan bir yapım. Fakat ilk bölümde bu tadı alamıyoruz. Alamadığımız için de bol klişeli bir suç dizisi diye izliyoruz fakat hemen kapatmak istiyoruz. Sonrasında Cengiz Bozkurt dahil oluyor ve işte o zaman işin asıl rengi ortaya çıkmış oluyor.  NOT: Biliyorum bazılarınız yukarıyı hiç okumadan direkt sona yazdığım bu notlara göz atıyor ama olsun... Özetleyecek olursak; Dizi aşırı kötü başlıyor, bunun nedenini de yukarıda dile getirdim. Fakat kötü gitmiyor, durumu toparlıyor ve ne olduğuna karar verip yoluna öyle devam ediyor. Göze çok batan kötü oyunculuk görmedim. Karakterler de boş değil. Zaman zaman her birinin kendi hikayesine dahil olabiliyoruz kısa kısa... Eğer izleyecek bir şeyler arıyorsanız ilk bölüm harici, bu dizi izlenebilir.  ---------- • 50 m2 dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • 50 metrekare oyuncuları kimler? Kadroda Cengiz Bozkurt, Engin Öztürk, Aybüke Pusat, Tolga Tekin, ve Kürşat Alnıaçık gibi isimler yer alıyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin yayınlanan ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ise 40-50 dakika uzunluğunda.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
1
5 yıl
Yaşa Be Netflix! 2019 Yapımı Başarılı Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi: "I Am Mother"
Yaşa Be Netflix! 2019 Yapımı Başarılı Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi: "I Am Mother"
Öncelike Google'da "I Am Mother filmi" konulu bir arama yaptıysanız ve yolunuz bir şekilde buraya düştüyse söylemek istiyorum ki I Am Mother filmini izlememişseniz birazdan burada görecekleriniz SPOİLER teşkil edebilir. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak, filmi izledikten sonra kaleme aldığım kısa tavsiye metnine ulaşabilir ve I Am Mother filmi konusuna, IMDB puanına ve detaylarına göz atabilirsiniz.   Filme Git ► Bugün size, saatler önce izleyip çok beğendiğim, Netflix imzalı bir bilim kurgu filmini tavsiye etmeye geldim. Ben de dahil her izleyenin "Keşke Neflix hep böyle işler yapsa" dediği bu filme gelin biraz daha yakından bakalım. O da ne? Bir sığınakta mıyız?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/54/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Filmimiz, yüksek teknolojiyle donatılmış bir sığınakta başlıyor. Fakat hemen akabinde ekranda bazı şeyler görüyoruz. Film bize, burasının bir nüfus yenileme tesisi olduğunu ve burada tam 63.000 tane insan embriyosu bulunduğu bilgisini veriyor. Ekranda beliren bir sonraki bilgi ise tesiste yaşayan mevcut insan sayısının "sıfır" olduğu.  Gözümüz aydın, ilk çocuk doğuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/41/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Tesiste bulunan bir droid, yani "Anne" robotumuz embriyolardan 1 tanesini alıyor ve anne karnına benzer bir şey içine koyup geri sayımı başlatıyor. Evet, bu tesiste 1 çocuk sadece 24 saatte doğuyor. Bu bilgiye şaşırdıktan sonra film birden hızını arttırıyor ve doğmak üzere olan kızın dünyaya geldiğini, yavaş yavaş büyüdüğünü, uyuyup uyandığını, oyunlar oynadığını ve bir genç olduğuna şahit oluveriyoruz. Tüm bunların sonunda da ekranda "13.867 gün" ibaresini görüp "Hee, kız doğduktan 13.867 gün sonrasıymış" diyoruz.  Sorgulama isteği ağır basıyor; "Neden buradayız? Dışarıya hiç çıkmadıysan tehlikeli olduğunu nereden biliyorsun anacım?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/14/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Genç kızımız büyüdükçe dışarısı hakkında merak ettiği şeyler de artıyor. Kızımız sorguladıkça biz izleyenler de yerimizde hop oturup hop kalkıyoruz çünkü biz de izleyici olarak neler olduğunu anlamak istiyoruz. Acaba dışarıda durum ne? Yaşayan hiç mi insan yok? gibi çılgın sorularımıza cevap arıyor fakat bulamıyoruz... Fakat işte işler şimdi karışıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/90/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Buraya kadar her şey gayet sakin bir şekilde ilerlerken bir gün genç kızımız tesis dışında bir ses duyuyor ve içindeki dış dünya merakı, onu, tesisin kapısını açmaya itiyor. Kapı açılıyor ve o da ne? Bir kadın! Bir insan!... Tabi genç kız afallıyor ve hemen ondan bazı bilgiler koparmaya çalışıyor. "Dışarıda nasıl hayatta kaldın? Hava zehirli değil mi?" sorusuna aldığı "Kafanı böyle şeylerle kim dolduruyor? Yok öyle bir şey" cevabıyla tam anlamıyla sorgulamanın zirvesine ulaşıyor. Annesinin bir yalancı olduğunu düşünüyor. Tabi başka bir insanın tesise girmesiyle de anne robotumuz şefkatini bir kenara bırakıp asabileşiyor.  Şimdi filmin beyin yakan kısmı başlıyor; Sizce 13.867 gün kaç yıl ediyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/60/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Filmin başında, genç kızımızın büyüdüğü anları gösterdikten sonra film bize 13.867 gün geçtiği bilgisini vermişti. Muhtemelen ona hiç dikkat etmediniz... Şimdi, 13.867 gün kaç yıl yapıyor? Ben söyleyeyim, 38! Peki genç kızımız 38 yaşında mı? Hayır... Yani bu demek oluyor ki tesisin kapısına gelen kadın da bir zamanlar bu tesiste yaratıldı. Yani film bize daha en başından bu ipuçunu veriyor fakat tabi birçoğumuz bu detaya hiç takılmadan filme devam ettik.  Yani olay şu;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/65/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] İnsanların kendini ve dünyayı yok etmesiyle, olaya droidler el koyuyor ve bir tesiste en mükemmel insan neslini yaratmaya çalışıyorlar. Anne robotumuz birkaç embriyo deniyor, onları büyütüyor fakat birçok alanda başarısız olduklarını düşündüğü için gelecek neslin bu insanlardan olmasını istemiyor ve onları yakıp kül ediyor. Sonra tekrar yeni bir embriyo deniyor ve genç kızımız tüm sınavları geçip mükemmel olunca, anne robotumuz ona tesisi bırakıp gidiyor. Çünkü artık o mükemmel genç kızdan mükemmel bir neslin yetişeceğini biliyor. 38 yaşındaki, kapıya dayanan ve genç kızımızı kaçırıp dış dünya ile yüzleştiren kadın da genç kızımızın bir sınavıydı. Bu yüzden başarısız olduğunda yok edilmedi. Genç kızı kaçırdı fakat genç kız geriye, annesine döndü. Bu da onun son sınavıydı ve geri döndüğünde sınavı kazanmıştı.  Aferin be Netflix, bize böyle filmlerle gel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/36/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Ben filmi çok sevdim. Gerek beyin yakan senaryosu, gerek kurgusu ve oyuncu seçimiyle film beni sonuna kadar sürükledi. İzlerken birçok senaryo yazdım ve çoğunu da çöpe attım. Film, iyi bir ters köşe ile beni şaşırtmayı başardı. Eğer bu tarz beyin yakan filmleri seviyorsanız hemen aşağıdaki butondan "Beynimi Yaksın" kategorime gidebilir ve birçok film tavsiyesi içinden size en uygun olanı seçebilirsiniz.   Modunu Seç! ►
14b
0
6 yıl
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'e her ay milyonlarca kişi ücret ödüyor. Fakat çoğunluk hala istediği o iyi Netflix dizilerini bulamıyor ve parasının karşılığını alamıyor. İşte bugün ben de size, tam da bu boşluğu doldurabilmek için izleyip, beğendiğim iyi Netflix dizileri tavsiye etmek ve bu dizi önerileri ile size Netflix'te keyifli zaman geçirtmek istedim. Birazdan göreceğiniz Netflix dizileri, her birini de izleyip beğendiğim, benden geçer not almayı başaran iyi yapımlar. Her biri de kendi kulvarında gayet başarılı yapımlar. Olur da Netflix'te izleyecek iyi bir dizi arayışındaysanız, bu listeyi bir yere kaydedin ve buradaki izlemediğiniz Netflix dizilerinin her birini de zaman ayırıp izleyin derim... E hadi gelin şimdi o dizilere bir bakalım! ● Bu listenin daha uzun halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xXXgXMhTrRM[/VIDEO] 1. Unbelievable ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/46/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Her biri ortalama 40 dakikalık 8 bölümden oluşan bu dizi, tamamen gerçek bi hikayeden uyarlanan bi yapım. Dizimiz, t*cavüze uğradığını söyleyip şikayette bulunan genç bir kızı ve bu kızımızın yaşadıklarını konu alıyor... Ben bu diziyi çok sert ve bir o kadar da gerçek buluyorum. Hiç öyle cafcaflı, havalı şeylere girmeden tüm gerçekliğiyle saf bi şekilde izleyiciye sunuyor bu hassas konuyu dizi... Fakat ağır ilerleyen, sert diziler sizlik değil ise bu tavsiyemi es geçin derim. Yok "işte bana bunlarla gel.." diyorsanız ve bu diziyi hala izlememişseniz de mutlaka en yakın zamanda bi şans verin derim. 2. Vortex[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/53/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]"Vortex" ismindeki bu dizi de Netflix'te izleyip beğendiğim yapımlardan... Günümüzden birkaç yıl uzakta geçen bu dizide, gelişen teknoloji ile birlikte emniyet güçlerinin soruşturmalarını çözerken sanal gerçeklikten yardım alarak suç mahallerini gezebildiklerine şahit oluyoruz. İşte yine böyle bi vaka için suç mahallini incelemek isteyen bi polisin sanal gerçeklik kullandığında yaşadıkları, tüm bu süreci bambaşka bi boyuta taşıyor ve işte hem polisiye, hem bilim kurgu ve hem de zamanda yolculuk, paralel evrenler ve hatta kelebek etkisi gibi pek çok ilginç konuya dokunan bir olaylar zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer bu söylediklerim sizi çektiyse, 6 bölümlük bu diziye Netflix'te bi ara göz atın derim. 3. Oast Studios[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/50/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Sıradaki bu tavsiyemiyse çoğunluğun gözden kaçırdığına neredeyse emin gibiyim ve bu videoyla birlikte artık 10 bölümlük bu nefis seriyi size de izletmekte kararlıyım... Bu 10 bölümlük kısa film serisi, Elysium, Chappie ve Distirct 9 filmlerinde de izi olan yönetmen Neill Blomkamp imzası taşıyor. 4 ila 20 dakikalık bu kısa filmlerin her biri de bilim kurgu merkezli ilginç konuları işliyor. Benim en sevdiğim bölüm "Rakka"... Bakalım sizinki hangisi olacak. 4. 3 Body Problem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/67/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu yeni Netflix dizisiyse sadece birkaç haftada tüm dünyada adından söz ettirmeyi başardı... Dizimiz, 1960'larda Çin'deki bi askeri projede çalışan bi astrofizikçi'yi ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor. Bilim insanımız uzay boşluğuna şöyle bir çırpıda bi mesaj yolluyor ve yanıt çok da ilginç bi yerden geliyor... İşte dizimiz de bu süreci ve bu sürecin merkezinde yer alan bilim insanlarının fantastik mücadelesini merkeze alarak ilerliyor... Görsel olarak üst düzeyde bulduğum bu Netflix dizisi, astronomi, fizik ve kuantum mekaniği gibi konuları çok acayip bi şekilde ele alıyor... Dizi, dünya dışı bir tehdit durumunda "Cahil kalabalıklara mı, yoksa azınlıkta kalan bilim insanlarına mı kulak asmalıyız?" sorusunun peşinden giderek tüm dünyaya aslında bir cevap veriyor... Her ne kadar çok başarılı olmayan oyunculuklar görmek ve yer yer giderek akmayan bi senaryo ile karşı karşıya kalmak beni üzse de, içindeki fantastik ve ufuk açan sahneleriyle bende ortalamanın 1 tık üzeri bi tat bıraktı bu yapım. 5. Archive 81[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/9/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu korku-gerilim dizisiyse Netflix'in derinlerinde öylece keşfedilmeyi bekleyen iyi dizilerden biri bana göre... Dizimiz, yıllar önce kullanılan eski kasetlerdeki görüntüleri kurtarıp dijital ortama aktaran bi gencin yaşadığı paranormal olaylara odaklanıyor... Adamımız birden 1994 yılına ait yanmış bi kasetteki görüntülere kendini kaptırıyor ve işte tam da o andan sonra korku, gerilim ve izleyeni sürükleyen iyi bi gizem başlamış oluyor. Benim çok az da olsa REC ve FREQUENCY filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, Netflix'te şöyle gizemli, gerilimli, yer yer ürkütücü bi dizi izlemek isteyenlerin tam aradığı şey olabilir... "kaan demişti" dersiniz. 6. Dear Child[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/81/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Dear Child veya bizdeki adıyla "Sevgili Çocuk" ismindeki bu dizi de bence Netflix'in tozlu raflarında kalmış yapımlarından. Netflix Almanya imzası taşıyan bu dizi, bi roman uyarlaması. Her biri 40 dakikalık 6 bölümden oluşan bu dizi, aşırı yüksek güvenlikli bi evde dış dünyadan izole bi şekilde yaşayan 1 kadın ve 2 çocuğu merkeze alarak ilerliyor. Belirli saatlerde yemek yiyip, yine belirli kurallara göre tuvalete gidip uyuyan çocukların bu dünyası, yaşanan bi olay sonrası oldukça değişiyor. İşte dizi de o andan sonra olan biteni bize aktarıyor... Psikolojik Gerilim türünde olan bu dizi, beni ilk bölümünden yakalamayı başardı. Oyunculardaki o donukluğu Alman olmalarına verin ve çok takılmayın derim. İzleyeceğiniz bu diziyi Türkler çekseydi muhtemelen her bölümde birkaç kez aşırı duygusal bi sahneyle karşılaşırdık. Fakat Alman imzası olunca yapımlar sert ve biraz duygusuz olabiliyor... Bi ara şans verin dediğim dizilerden. 7. Clickbait[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/27/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu mini diziyse günümüz sosyal medya çağında yaşanan bi suç zincirini konu alarak ilerliyor. Birden ortadan kaybolan evli, mutlu, çocuklu bi aile babamız var. Adamımızın akıbeti belli değilken birden internete düşen videoları durumun gidişatını tamamen değiştiriyor. Adamımız videolarda "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor ve içine sosyal medyayı da alan bi suç zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer Netflix'te şöyle sosyal medya konulu, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bi dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tam sizlik olabilir, benden söylemesi. 8. The Night Agent[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/32/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Night Agent ismindeki bu sıradaki tavsiyemse, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen birimlerinden biri olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışan bi adamın 1 gece yarısı aldığı telefon ile değişen hayatını konu alıyor. Genç adamımızın tek derdi ülkesine faydalı olabilmek için çalışmakken kendini birden içinde bulduğu dünya, onu çok büyük tehlikelerin içine atıyor... Beklentiniz çok yukarıdaysa üzülürsünüz, fakat Netflix'te şöyle sürükleyici, koşturmacalı bi dizi izlemek isterseniz bu dizi sizlik olabilir. Çoğu dizi iyi başlayıp tempoyu düşürerek gider fakat bu dizi tam aksine yavaş başlayıp sonradan açılıyor. Bol politikalı, biraz koşturmacalı, bi suç-aksiyon dizisi sizi bekliyor... Bence bi şans verin. 9. Ve Hellbound...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/99/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Şimdiiiii... Netflix'te izleyebileceğiniz bu dizi, çıktığı ilk haftada "Netflix'in en çok izlenen dizisi" rekorunu Squid Game'in elinden alan bi dizi olunca beklentileri çok yukarılara çıkarmıştı. Fakat izleyenlerin yarısı, diziyi beğenmemişlerdi. Ben de kararsız taraftan, zaman içinde beğenenler kısmına geçenlerdenim... Dizi, doğaüstü varlıklar tarafından cezalandırılan insanları ve bu süreç ile birlikte ortaya çıkan "İnanç" merkezli olayları konu alıyor. Dizi, fantastik ve yüzeysel gibi görünse de aslında günümüz dünyasında da yaşanan derin olaylara fazlasıyla atıfta bulunuyor. Heycanı ve merak duygusunu hiç eksik etmeyen bi dizi bu. Her bölüm sonunda elinizi mutlaka "Sonraki Bölüme Geç" butonuna götürmeyi başarıyor... Dikkatle ve alt metnini iyi okuyarak izlemenizi istediğim bu dizi, bence; tüm sektör klişeye boğulmuşken bi güneş gibi parlayan Güney Kore sinemasının son yıllarda çıkardığı dikkat çekici yapımlarından biri... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
1
1 yıl
İkinci Dünya Savaşını Konu Alan 7 Etkileyici Film Önerisi!
İkinci Dünya Savaşını Konu Alan 7 Etkileyici Film Önerisi!
Şüphesiz "İkinci Dünya Savaşı", tarihin akışını değiştiren en büyük çaplı olaylardan. Bu yüzden ki pek çok kişi ikinci dünya savaşı filmleri izlemek istiyor. Bu yüzden ben de bugün size İkinci Dünya Savaşını konu alan iyi filmleri listeledim. Bu ikinci dünya savaşı filmleri, hem biraz iyi vakit geçirmek, hem de tarihi açıdan bilgi edinmek için gerçekten birebir.  Hadi gelin şimdi her biri de savaşın farklı boyutunu ele alan o etkileyici ikinci dünya savaşı filmleri nelermiş birlikte göz atalım! (Vahşi doğada geçen hayatta kalma filmi tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. İkinci dünya savaşını konu alan film önerileri listeme, bir suikasti konu alan "Anthropoid" ile başlamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/79/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer ikinci dünya savaşı konulu film önerimiz ise "Der Hauptmann" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/34/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Savaş anında firar ettiniz ve bir komutan kıyafeti giydiniz diyelim, sonra neler olurdu? Kimse sizi sorgulamadan birden komutan gibi davranabilir miydiniz? İşte bu film bu gerçek olayı konu alıyor. Kaçırmayın!  Filme Git ► 3. Sıradaki filmimiz ise ikinci dünya savaşı sırasında bir bilim insanın verdiği akıl dolu mücadeleyi konu alıyor; "The Imitation Game: Enigma"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/92/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing'i konu alıyor. Filme Git ► 4. Bir başka ikinci dünya savaşını konu alan film önerisi ise "Fury"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/75/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise, 5 kişilik bir ekibin, zırhlı tanklarıyla verdiği mücadeleyi işliyor. Özellikle tank filmlerini sevenler bu filmi kaçırmasın. Filme Git ► 5. "Hitler'in son günleri nasıldı?" derseniz de "Der Untergang" filmi tam sizlik![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/39/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Adolf Hitler'in son günlerini merak ediyorsanız bu filmi muhakkak izlemelisiniz. Filme Git ► 6. Sıradaki film önerim ise ikinci dünya savaşında yapılan insan dışı işkencelerin gün yüzüne çıkmasını konu alıyor; "Labyrinth of Lies"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/29/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde ise işkenceler yapan Nazi subaylarının hesap vermelerini izliyoruz.  Filme Git ► 7. İkinci dünya savaşının hüzünlü taraflarını ele alan film "The Boy in the Striped Pyjamas" ise listemdeki son 2. dünya savaşı film önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/70/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu etkileyici film ise gözünüzden birkaç damla yaş düşürebilir. Aklınızdan yıllarca çıkmayacağı kesin...  Filme Git ► BONUS: Riphagen![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/55/69/ikinci-dunya-savasini-konu-alan-7-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise gerçekten yaşanmış olayları işliyor ve kesinlikle izleyiciyi etkilemeyi başarıyor.  Filme Git ► ● Bunlar kesmediyse hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
31b
0
7 yıl
İzlemeyin! 2019'un ilk Vasat Filmi: "Us"
İzlemeyin! 2019'un ilk Vasat Filmi: "Us"
1 buçuk yıl önce kurduğum bu platformda izleyip, beğendiğim filmleri modunuza göre kategorize edip sizlere tavsiye ediyorum ve her gün 1000 ila 3000 kişi burada izleyeceği filmi buluyor. İşte tam da bu yüzden artık sadece izlemeniz gereken filmleri değil, izlememeniz gereken filmleri de sizle paylaşacağım. BYSY, yani "Ben yandım siz yanmayın" adını verdiğim bu serinin ilk filmi ise "Us" yani "Biz". Hadi gelin şimdi Us filmini neden izlememeniz gerek, 2019 yapımı Us filmi neden zaman kaybı şöyle bir bakalım.    Öncelikle Us filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/47/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Kendi çapında "Çekirdek" dediğimiz bir ailemiz var. Anne, baba ve 2 çocuktan oluşan bu ailemiz bir tatile çıkıyor. Fakat çıktıkları bu tatilde bir gece yarısı şahit oldukları bir olay onların tüm hayatlarını değiştiriyor. Evleri, kırmızı kıyafetli bir grup insan tarafından saldırıya uğrayan ailemiz kendini birden bir hayat mücadelesinin içinde buluyor. İşte film de bunu konu alıyor. Adettendir bir de Us filmi fragmanını izleyelim[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hNCmb-4oXJA[/VIDEO] İzlemekte kararlı olanlar için spoilersız yorum İnanın bu filmin çıkmasını dört gözle bekleyenlerden biriydim. Sektörde böylesine farklı filmler çok merak ediliyor ve bekleniyor. E işim de sinema olunca, vizyona gireceği günleri saymaya başladım. Üstelik yönetmeni de nefis "Get Out" filminin yönetmeni Jordan Peele olunca işte dedim, nefis bir film geliyor... Fakat işler pek öyle gitmedi. Beklentimi mi yüksek tuttum acaba? diye düşündüm fakat hayır, beklentiyle de bir alakası yoktu. 2 saatlik koca film zaman kaybından başkası değildi... Eğer hala izlemekte kararlıysanız tabi ki sizi durduramam fakat 1 dakikası bile geri gelmeyen hayatınızdan 2 saatinizi bu film için harcamayın derim.  Devamı Spoiler: "Us", üzdü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/13/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Öncelikle 2017 yapımı Jordan Peele imzalı "Get Out" filmini çok sevmiştim. Us filmi konusunu okurken yine aynı yönetmenin adını görmek beni çok heyecanlandırdı ve filmi sabırsızlıkla beklemeye başladım. Fakat bu bekleyişim hüsranla sonuçlandı... Neden mi? Açıklayayım... Filmin ilk yarısı çok güzel gidiyordu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/43/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] İlk yarısındaki gerilim çok güzeldi. Çocuklarda, ailede bir gariplik görülüyor ve izleyiciyi rahatsız ediyordu. Birçok sahnede gerildim ve ani korkmalar yaşadım diyebilirim. Fakat ne olduysa ilk yarı bittikten sonra oldu... Burada size "Gerileyim" modunda tavsiye edeyim diye düşünürken film birden saçmaladı ve bu hayalimi de çöpe atmak zorunda kaldım.  Saldıranlar kendileri çıkıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/51/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] İşte burası. Filmin saçmalamaya başladığı yer tam da burası. Çocuk gelip "Evimizin önünde bir aile var" diyor ve tüm aile, bahçe kapılarının önünde el ele tutuşmuş ve kırmızılar giymiş bir aile görüyor. Yüzleri belli olmuyor ve herkesin içini bir korku kaplıyor. İşte bu! "Gulyabani" görmüş gibi heycanlandım! En çok beğendiğim kısım burasıydı ve keşke öyle de kalsaydı. Bu gerilim dolu şahane sahne birden bozuldu ve film ondan sonra asla toparlayamadı. Biraz sonra dışarıdaki aile, evdeki ailemize saldırıyor ve aaa, o da ne? Saldıran kişiler, evdeki ailemizin aynısı çıkıyor. Sonra birden klon-klon oturup konuşmaya başlıyorlar.   Neymiş? Her insanın yer altında bir klonu varmış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/17/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Film biraz ilerledikçe saldırının tüm şehirde olduğunu anlıyoruz. Yani her insanın bir klonu şehrin altındaki tünellerde yaşıyormuş. Zaten bunu da sonralarda izliyor ve görüyoruz. Yukarıda topa vuran bir kişinin klonu da yer altında hayali bir topa vuruyor. Bir nevi kukla gibi, fakat bu şahane fikir neden bize çok saçma geldi? Çünkü işleniş sıkıntılıydı. Şahsen ben, o sahneleri gördükten sonra birçok soruma cevap almak istedim fakat bulamadım.  1. Tünellerde yaşayan bunca klon insan nasıl hayatta kaldı? Tavşan yiyerek olamaz heralde? 2. Yahu bu zombivari klonlar tuvaletlerini de mi yapmıyorlar?  3. Neden makas? Klonların her birinde gördüğümüz makasların olayı neydi? Polis, kolluk kuvvetleri bu klonları birkaç mermi ile harcayamaz mıydı? gibi gibi... "Get Out" filminin en azından sağlam bir mesajı vardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/93/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Aynı yönetmenin 2017 yapımı Get Out filminde "Irkçılık" konu alınmıştı ve film gerçekten bunu müthiş bir gerilim ile bize yaşatmıştı. Fakat bu filmin ne çok sağlam bir mesajı var, ne bu mesaj iyi işlenmiş ne de insanı sürüklüyor... Keşke beklediğim gibi iyi çıksaydı da burada size dolu dolu bir film tavsiyesi yapabilseydim. İyi işlenememiş, zaman kaybından öteye geçememiş ve birçok kısmı havada kalan bir film "Us"... Yani olmamış.  Bir başka "BYSY" serimizde görüşmek üzere. İyi filmler izleyin, iyi hayatınız olsun diyor ve kaçıyorum.    Film Tavsiyesi Seç! ►
18b
2
6 yıl
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Disney+ filmleri takviminde gördüğümden beri merakla beklediğim bir yapımdı Umami filmi... Film dün, yani 12 Şubat tarihinde Disney+'da yayınlandı ve hemen oturup Umami filmini izleyenler arasında yerimi aldım... Peki Umami filmi konusu nedir? Oyuncuları ve daha doğrusu oyunculukları nasıldı? Hepsinden önce Umami filmi hangi filmin uyarlamasıydı? Gelin önce bunlara, sonra da Umami filmi hakkında şöyle genel düşüncelerime birlikte bir göz atalım. Filme Git ►  Düşüncelerimden önce Umami filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/90/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami filmi, İstanbul'daki lüks bir şef restoranında yaşananları konu alıyor. Başrolümüz Sina Bora karakteri, restoranımızın hem şefi hem de ortağı... İşte biz de bu şefi merkeze alarak tüm restoranın 1 gecesindeki koşturmacayı konu alan bir hikayeyi izliyoruz. Hem restoranda yaşanan gerilim dolu anları, hem mutfak koşturmacasını hem de hizmet sektöründe müşteri ve mekan arasındaki anlaşmazlıklara şahit oluyoruz. Lafı uzatmadan; Ben bu filmi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/14/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Üniversite yıllarımda 2 sezon boyunca büyük bir otelin çeşitli departmanlarında çalışmış, yeri gelmiş mutfağa girmiş yeri gelmiş servise el atmış biri olarak ben bu filmdeki bu koşturmacayı gerçekten de yaşadığım için 'çok gerçek' buldum. Belki biraz da bu yüzden olacak, bu filmde izlediğim bu gerilim dolu sahneler, o diyaloglar ve yaşananlar bana çok tanıdık geldi. Yani film benden geçer not almayı başardı... Tek plan çekimi ve gerilimiyle... Başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/32/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Çok beğenerek size de şurada tavsiye ettiğim şu nefis 1917 filmini hatırlayın. İşte bu film de o nefis film gibi bir tek plan çekimden oluşuyor... Yani söylenen o yönde. Acaba birkaç yerde cut atıldı mı diye ince ince eleyip, gözlerimi dört açıp izledim bir 'köylü kurnazlığı' ile fakat filmdeki akış gerçekten çok başarılı kotarılmış. Tek plan çekiminin de verdiği o gerilim dolu yakın plan sahneler beni kesinlikle germeyi başardı. Peki Umami hangi filmin uyarlaması?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/33/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami'yi izleyen pek çok kişi 'vay, böyle bir iş bizden çıktıysa bravo' gibi yorumlar yapmaya başlamışken hemen olaya el atmak istedim. Umami bir uyarlama... 2001 yapımı Boiling Point yani "Patlama Noktası" filminin bir uyarlaması olan Umami filmi, bence orijinal filmdeki havayı yakalamayı başarıyor. Son olarak; Umami filmi oyunculukları ne durumda? derseniz, anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/38/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz Burak Deniz bence iyi bir oyunculuk sergiliyor fakat 'profesyonel' bir şef izlerken filmin başlarında şefin işe geç kaldığını, bazı siparişleri geçmeyi unuttuğunu görüyoruz. Bunlar da şefin karizmasını gözümüzde çizmeyi başarıyor. Öykü Karayel, keşke bu rolde olmasaydı bana sorarsanız... En yükseldiği sahnede işletme müdürüne posta koyuyor fakat inanın o izleyiciye geçmiyor. Osman Sonant nefis bir 'yapmacık' Danilo Şef karakteriyle karşımıza çıkıyor. Nefis bir oyunculuk. Çok başarılı buldum. Bunun yanında işletme müdürümüz, şefimizin ortağı Ulvi Kahyaoğlu da iyi oyunculuk sergilemiş. Onur Ünsal'ın doğal, samimi oyunculuğunu da es geçemem tabi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/93/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet; Öncelikle Atatürk dizisini iptal edip bünyesindeki yerli yapımları da silen Disney +'a tepkim hala ilk günki kadar sürüyor... Bunu söylemeden geçmek istemiyorum. Umami'ye gelirsek; bence bu film olmuş. Dün gece izledim ve sabah uyandığımda birkaç sahnesi aklımdaydı. Çok üst düzey bir yapım değil elbet, fakat yerli yapımlarda biraz beklentiyi düşürüp izliyorum malum, bu yüzden beni yakalamayı başardı... Karar sizin. - - - - - -  • Umami filmi Netflix'te var mı? Hayır. Umami filmi Netflix'te değil Disney+'da yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
43b
2
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.