David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

28 Nisan 2018
18b
0 Yorum
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun. 

Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi!

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

 

♦ Adım adım rüyaya doğru
aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması.

çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş.

diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor.

istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor.

diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var.

bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını.

neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor.

bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor.

camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev).

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor.

adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar.

diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi.

diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor.

diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için.

camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye...

diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor.

diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor.

bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki.

adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor.
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor.

adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor.

bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra.

kötülükler başlıyor

derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor.

winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor.

mavi anahtar = camilla öldü

bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor.

rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba.

katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor.

uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları...

işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor.

sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor.

“bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor.

diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor.

gerçek hayat burada bitiyor.

‘otu çek, köküne bak’

karmaşık bir zihnin çakallıkları

buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler.

gelelim rüyaya:

işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti.

filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi.

esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde).

şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali).

esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş.

yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar).

buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı).

tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok.

esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için.

uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor.

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla.


italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor.

yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın.

adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor.

bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor.

adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor.

kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam.

adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında).

önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor.

esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor).

buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç.

oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu.

yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye.

bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.”

betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler).

tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı).

esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı).

adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir.

adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak).

17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor.

eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti).

esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu).

aşk aşk aşk

ve sılencıo

esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan.

büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde).

bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu.

pandora'nın kutusu...

bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu.

şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor.

eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir.

sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor.

neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz.

filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor.

o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri.

sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel.

kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin.

kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için).

kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi).

kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor).

kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.)

diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu).

son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi.

aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri...

mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik...

muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir.

...ama lynch bu, her şey olabilir...
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu...

kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış,

yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde.

sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat.

-----------------

minik tespitler

- rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne?

diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor.

- rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor?

kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor.

- rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor?

gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri.

- rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor?

bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor.

- rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor?

gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor.

- rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor?

limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da.

- rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor?

çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu.

- rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor?

kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor.

- toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor?

birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli.

gizemli kovboy’a dair

yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj:

rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.”

aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için.

‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor.

seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır...

ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri.

bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma...

kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye.

tetikçinin mavi anahtarı

diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog.

rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor.

aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
david lynch filmlerimulholland drive filmi konusumulholland drive filmi analizimulholland drive filmi açıklamasımuholland çıkmazı filmimuholland çıkmazı filmi konusumuholland çıkmazı filmi açıklaması
EN AKTİF ÜYELER
14 Şubat Sevgililer Günü Ele Ele, Diz Dize İzlenecek 6 İyi Romantik Film Önerisi!
14 Şubat Sevgililer Günü Ele Ele, Diz Dize İzlenecek 6 İyi Romantik Film Önerisi!
14 Şubat Sevgililer Günü sonunda geldi çattı. Biliyorsunuz bu özel günde pek çok çiçekçi zengin oluy... Durun konumuz bu değil. Bu özel günde pek çok sevgili el ele dolaşıp, aşklarını tazelerken bazıları da evde baş başa film izlemeyi tercih ediyor. İşte ben de tam olarak o evde film izleyen çiftler için sevgililer gününde izlemelik filmler listesi hazırladım. Romantik Değil! Çiftlerin Mutlaka İzlemesi Gereken Gerilim Filmleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi 14 şubat sevgililer gününde izlenecek filmler nelermiş bir bakalım.  1. 14 Şubat'ta izlemelik filmler listemizin ilk sırasında "Jeux D'efants" yani "Cesaretin Var mı Aşka?" var. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/60/2/14-subat-sevgililer-gunu-ele-ele-diz-dize-izlenecek-6-iyi-romantik-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu film nasıl bir şey? Konusu, IMDB puanı falan ne?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git   2. Sevgililer gününde izlemelik bir diğer filmimiz ise "Everything" yani "Her Şey"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/60/9/14-subat-sevgililer-gunu-ele-ele-diz-dize-izlenecek-6-iyi-romantik-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmimiz, hastalığı nedeniyle evden dışarıya adım atamayan bir genç kızın yaşadıklarını konu alıyor. Filme Git  3. Sevgiliniz ile göz göze, diz dize izlemeniz gereken bir başka 14 Şubat filmimiz ise "The Longest Ride" yani "Seninle Bir Ömür"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/60/58/14-subat-sevgililer-gunu-ele-ele-diz-dize-izlenecek-6-iyi-romantik-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Hiç yormayan senaryosu ile keyifli bir film izleyeceksiniz. Filme Git  4. Sevgiliyle izlenecek bir başka film önerim ise "Me Before You", yani "Senden Önce Ben"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/60/39/14-subat-sevgililer-gunu-ele-ele-diz-dize-izlenecek-6-iyi-romantik-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir kaza sonucu felç kalan varlıklı bir adamın yaşadıklarını ve ona bakıcılık yapmak için işe başlayan genç kızımızı izleyeceksiniz.  Filme Git    5. "Before Sunrise" yani "Gün Doğmadan" filmi ise sevgiliyle izlemelik bir başka iyi film önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/60/34/14-subat-sevgililer-gunu-ele-ele-diz-dize-izlenecek-6-iyi-romantik-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]Bir trende rast gelen 2 kişinin içine düştüğü aşkı konu alıyor filmimiz. Mutlaka izlemelisiniz. Filme Git      6. 14 Şubat sevgililer gününde izlemelik filmler listemin son sırasında ise benim çok sevdiğim film "Wicker Park" bulunuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/60/85/14-subat-sevgililer-gunu-ele-ele-diz-dize-izlenecek-6-iyi-romantik-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bende yeri çok farklı olan bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git      ♦ "Kaan biz pek öyle romantik çiftlerden değiliz, yok mu şöyle birbirini seven insanların hayatta kalmaya çalıştığı gerilim filmleri?" diyenler de aşağıdaki butona tıklayarak o listeye gidebilir. Listeye Git!  E ben daha size ne yapayım? :)
27b
0
7 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından şöyle bir neler olmuş diye bakmak için hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Her hafta olduğu gibi geçen hafta da Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Biricik Kraliçemiz "Dany" acımasız birine dönüştü... Aslında hep öyleydi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/71/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Bu bölümde tam anlamıyla bir kıyamet izledik. İnsanlar öldü, kadınlar ve çocuklar katledildi ve kimse kimseye acımadı... Fakat kraliçemiz Dany zaten tam da böyle biriydi. Hatırlarsanız bir baba ve oğlunu canlı canlı yakmıştı. Fakat şimdi üzerine bir de bir önceki bölümde Missandei'nin "Dracarys" dediğini duyunca hiç acımadı ve çoluk çocuk demeden Kral Toprakları'nı yaktı geçti. Birçok kişi bunun biraz abartı olduğunu söylese de bence Dany zaten böyleydi. Jon ile olan sahnelerinde biraz yumuşadığını görmüştük fakat Dany, bu dizinin başından beri hep acımasızdı. İlginçtir, birkaç önceki bölümde insanları ölülerden kurtarmak için savaş verirken şimdi insanları öldürüşünü izledik. Sadece güzel ve tatlı olduğu için ondan hiçbirimiz kadın ve çocukları katletmesini beklemezdik fakat onun özü bu. Arkadaşını, 2 çocuğunu kaybetti ve aşık olduğu adam öz yeğeni çıktı. Bu yetmezmiş gibi bir de tahtın Jon'un hakkı olduğunu öğrendi. İşte tüm bunların sonucunda intikamı için yanıp tutuşan bir kraliçeyi izledik.  Dany'nin aksine Jon, silahsız insanları öldürmemeyi seçti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/9/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Dany, Demir Taht sevdası için etrafı yıkıp yakadursun, Jon, düşmanı kıstırdığı anda saldırmadı ve öylece bekledi. Bunun üzerine karşıdaki askerler kılıçlarını yere attı ve Jon derin bir oh çekti. Fakat hemen akabinde ilginç bir şey oldu ve sevdiği kadını feci bir şekilde kaybeden Gri Solucan, silahsız askerlere saldırdı. Bunun üzerine tam anlamıyla bir kaos yaşandı. Jon bunu istemedi. Engellemeye çalıştıysa da başaramadı... İşte tam da burada Jon, hem Gri Solucan'a hem de Dany'e öfke dolmaya başladı. Silahsızlara, kadın ve çocuklara saldırmak onun işi değildi. Cersei neden öylece bekledi ve neden saçma bir şekilde veda etti?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/84/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]Yahu işte böyle olunca dayanamıyorum. 8 sezondur Cersei'nin aklını, stratejik dehasını, zekice aldığı kararlarını izlemiyor muyuz? Ee? O zaman neden bu kadın öylece balkonunda bekleyip topraklarının yakılıp yıkılmasını, ele geçirilmesini izledi? Sizi bilmem ama ben son ana kadar Cersei'den akıllıca bir hamle bekledim. Bir tuzak, bir çıkış yolu ayarlamıştır dedim fakat ne yazık ki öyle olmadı. Hatta bir ara ejderha alevi ile ölecek diye çok korktum çünkü izleyicinin bu kadar nefret ettiği büyük bir karakter öyle sıradan bir şekilde ölemezdi. Ee ne oldu? Enkaz altında kalıp öldü ve yok oldu gitti... En azından Arya bir hançer de ona soksaydı, Tyrion gelip saplasaydı ya da başkası ama enkaz altında romantik bir şekilde ölmeseydi keşke...  Arya kaçtı, kaçtı, kaçtı ve atına binip uzaklaştı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/39/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Arya'dan bu bölümde şahane ataklar bekliyordum ki olmadı. Sürekli ölümden kaçtı, Dany'nin ateşiyle yaktığı insanlara bakıp "İntikamınızı alacağım" der gibi iç geçirdi ve sürekli ordan oraya koşturup durdu. Hadi tüm bunlara okey diyelim, peki kıyamet gibi bir ortamda, kanın gövdeyi götürdüğü, ejderhanın ateşiyle surları yıktığı (oraya da değineceğim), kimsenin kimseye acımadığı bir ortamda o beyaz at sakince orada ne yapıyor? Yani hadi bir önceki bölümde plastik kahve bardağı ayrıntısını yedik, unuttunuz anladık ama bu at ne alaka? Atı da mı orada unuttunuz? O atın orada öylece durması mantıklı mı? Savaş bitiyor olsa bile o atın orada öylece kedi gibi durması mantık dışı. Sadece Arya binip havalı bir şekilde uzaklaşsın diye yapılan saçma bir sahneydi üzgünüm. Böyle küçük ayrıntılar beni çok üzüyor, yapmayın...  Yahu bu Dothrakiler büyük savaş gecesi ölmemiş miydi? Bu çığırtkanlar da kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/13/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Tam savaş başlayacak surlara dayanılmış, birden bir bakıyoruz hop Dothrakiler... Ee bunlar tabur halinde gecenin karanlığında kaybolup, ölüp gitmemiş miydi? Neyse iyi niyetli davranıyorum ve kenarda köşede 40-50 kadar Dothraki'nin kaldığını varsayıyorum... Bir de gemisi batan, yarım saat yüzüp karaya çıkan ve gayet zinde dövüşen "Euron" detayı var ki sormayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/75/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yahu başından belliydi zaten bu "Euron" karakteri bir yere çıkmayacak. "Ejderha avladı falan tamam ama ee?" dedik ve Euron da dizimize veda etti. Hem de trajikomik bir şekilde. Ejderhamız güzelce tüm su üzerindeki gemileri yakıp kavurdu ve ne hikmetse Euron buradan kaçmayı başardı. Sonra saatlerce yüzdü yüzdü ve karaya çıktı, fakat tesadüf bu ya tam da o anda Jamie oradan geçiyordu ve dur şunu öldüreyim deyip saldırdı. Bu klişe yerdeki silaha uzanamama sahnesini bolca gördüğümüz kavga sonucunda da öldü. Biz 5 dakika yüzüp karaya çıkınca nefes nefese kalıp kendimizi kuma atıyoruz adam o kadar yoldan yüzerek geldi bir de savaştı iyi mi... Son olarak değinmek istediğim bir şey var; Yahu bu ejderha ateşi nasıl bir şey? Sur patlatıyor, ev bark yıkıyor.. Dünya kadar askerin olacağına bir Ejderhan olsun..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/48/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha ateşinin gücünü araştırmadım, diziden ve birkaç Ejderha konulu filmden görüp bildiğim kadarıyla sormak istiyorum. Aga bu nasıl bir alev ki sur patlatıyor? Bu nasıl bir güç ki koca kaleyi bıçak gibi kesip yerle bir ediyor? Gerçekten bölüm boyunca bunu sorguladım. İlk fırsatta araştıracağım. Araba egzozu ile mangal yakan bir millet olarak Ejderha aleviyle kale yıkmak bize pek uçuk gelmese gerek ama bana geldi vallahi... Diyeceğim o ki Game of Thrones 8. sezon 5. bölüm kötü bir bölümdü. Asla tatmin etmedi ve öylece bakakaldık... Dizi, 19 Mayıs, yani 1 hafta sonra final yapacak. Bakalım final bölümü nasıl olacak, kimler sağ kalacak, kimler kimler yuva kuracak, göreceğiz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/49/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]   "Kaan, haftaya kadar n'apalım?" diyecek olursanız da hemen aşağıdaki butona tıklayıp modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz. E ben size daha ne yapayım...  Film Tavsiyesi Seç! ►
10b
0
6 yıl
GERÇEK Kişi ve Olayları İşleyen 9 İYİ FİLM!
GERÇEK Kişi ve Olayları İşleyen 9 İYİ FİLM!
Gerçek kişi ve olayları konu alan filmler, yıllardır beni en çok etkileyen film kategorisinden biri olmuştur. Gerçek filmler, bir zamanlar yaşanmış hikayeleri işlediği için izlenilen sahnelerin bir zamanlar gerçek olduğunu düşünmek, izleyiciye müthiş bir haz veriyor. İşte tam da bu yüzden ben de sıvadım kolları ve sizi konusu gerçek, hatta içindeki kişileri de gerçek olan, yaşanmış olaylardan esinlenilen o iyi film önerileri ile buluşturmak istedim. Hadi gelin şimdi gerçek kişi ve olayları konu alan o inanılmaz filmlere şöyle birlikte bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=7pAbVEnllnw[/VIDEO] 1. Listeme 12th Man filmiyle başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/38/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçirince özel eğitim alarak bölgeye göreve gönderilen 12 askerden 1'ine odaklanıyoruz filmimizde... Nazilerle amansız bi mücadeleye girişen adamımız, eksi bilmem kaç derecede günler sürecek bi hayatta kalma savaşına girişiyor ve işte biz de bu yolculukta onunla birlikte üşüyor, titriyor ve nefes almaya çalışıyoruz. Filme Git ►  2. TOGO[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/11/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, Alaska'nın buz gibi bi kasabasında meydana gelen bi salgını ve gerekli ilacı getirmek için karlı fırtınalı havada kızak köpekleri ile birlikte yola çıkan bi adamı konu alıyor. Bu çetin yolculuk boyunca da ara ara, sürünün lider köpeği olan Togo'nun, adamımız ile geçmişini izliyoruz. Filme Git ►  3. Kon-Tiki[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/83/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bilim dünyasına karşı tezini doğrulamak için, yıllar önceki şartlar ile aynı şartları taşıyan bi sal inşa edip 100 günlük bi keşif yolculuğuna çıkan bi akademisyeni konu alıyor. Filme Git ►  4. Invıctus[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/9/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 15 yıl önce çıkan bu yapımsa, ırkçılık ile mücadelenin en sembol isimlerinden biri olan Nelson Mandela'nın, ülkesinde birliği ve beraberliği sağlamak için Güney Afrika futbol takımına verdiği desteği konu alıyor. Mandela, yeni seçilen bi başkanken halkın bi türlü ortak bi noktada buluşamadığını fark ediyor ve bunun için de sporu birleştirici bi güç olarak kullanmak istiyor. Filme Git ►  5. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/54/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan gerçek, acı bi olayı konu alıyor... Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı "Kursk", bazı patlamalar sonucu dibe çöküyor ve içindeki mürettebat da feci bi hayatta kalma savaşına başlıyor. Filme Git ►  6. War Dogs[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/40/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]"Vurguncular" ismindeki bu nefis filmse, yine gerçeklere dayanan fakat işleyişi açısından oldukça eğlenceli bi yapım... Filmimiz, size de tavsiye ettiğim Nicolas Cage başrollü nefis film "Lord of War" benzeri bi senaryo ile çıkan savaşlar üzerinden kimlerin nasıl, neler kazandığı konusunu işleyen bi yapım. Filme Git ►  7. Green Book[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/58/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2018 yapımı bu nefis filmse, benim ara ara izlediğim adeta başucu filmlerimden biri.. Konu aldığı kişi ve olayları gerçeğe dayanan bu film, 60'lı yıllarda ırkçılığın tavan yaptığı dönemde yaşanan bi yol hikayesini konu alıyor. Filme Git ►  8. The Rescue[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/69/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]İzleyeceğiniz bu gerçek ve bi o kadar da etkileyici yapım ise National Geographic imzalı, 2018 yapımı çok çarpıcı bi yapım. Tayland'daki bi mağaraya giren 12 çocuk ve 1 antrenörlerinin, yağmurun şiddetlenmesi ve su seviyesinin yükselmesiyle mahsur kalmalarını ve sonrasını konu alıyor izleyeceğiniz bu yapım. Filme Git ►  9. Ve son olarak; Unbroken filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/7/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu listemin son sırasındaysa bizi yönetmen koltuğunda Angelina Jolie'nin oturduğu, tamamen gerçek ve yaşanmış bi hayat hikayesini konu alan Unbroken yani "Boyun Eğmez" filmi karşılıyor... Filmimiz, Amerikalı sporcu Luis Zamperini'nin içine düştüğü etkileyici durumları bize tüm gerçekliğiyle aktarmayı başarıyor. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
7.1b
0
7 ay
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
3
3 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
Size burada son 1 ay içinde şu ve şu olmak üzere 2 nefis Netflix dizi tavsiyesi sunmuştum. Bildiğiniz gibi izlediğim ve başarılı bulduğum Netflix filmlerini sizlere şu kategorimde tavsiye ediyorum fakat iyi bir Netflix dizisi maalesef sürekli çıkmıyor... Fakat dün gece beni uykumdan fedakarlık ettirecek kadar peşinden sürüklemeyi başaran bir Netflix dizisi ile karşılaştım. "Kalifat" ismindeki bu Netflix dizisi beni öylesine yakaladı ki, hemen size tavsiye etmek için kolları sıvadım.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe yolunuz "Kalifat izle" gibi bir arama sonucu düştüyse sizi hemen şuraya alalım çünkü burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat eğer "Kalifat dizi konusu", "Kalifat dizisi nasıl?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi Netflix dizi önerisi "Kalifat"a birlikte göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix yapımı "Kalifat" dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/91/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2 farklı dünyada yaşananları konu alıyor. Kendimizi birden Suriye'de şeriatın ortasında bulurken, bir sonraki sahnede İsveç'te bulabiliyoruz. İsveç'te yaşayan birkaç gencin, ışid tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını ve bir yandan da, Suriye'nin tam göbeğinde bebeği ile yaşam mücadelesi veren bir annenin yaşadıklarına şahit oluyoruz. Dizi bize iki farklı pencereyi gösteriyor ve bir polis ile de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayları sağlam birer zemine oturtmayı başarıyor. Işid terör örgütünü ve gencecik insanların bu örgüte katılmaları için nasıl kandırıldıklarını izliyoruz dizide. Hatta öyle çarpıcı bir şekilde izliyoruz ki, bazen sanki o çıkmazda kalan "anne" yerine kendimizi koyuyoruz ve nefes almaya çalışıyoruz... İşte Kalifat, böylesine olayları konu alan bir Netflix dizisi.  Dizide bolca "Türkiye" ve başrolde de bir Türk var; "Gizem Erdoğan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/89/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizinin daha ilk bölümlerinde Türkiye'de bir bombanın patladığına şahit olacaksınız. Dizide genel olarak birçok kez de Türkiye geçiyor. Tüm bunların yanında dizimizin başrolünde İsveç doğumlu olan bir Türk var. 32 yaşındaki "Gizem Erdoğan" dizimizdeki çaresiz anneyi, "Pervin" karakterine hayat veriyor. Fakat nasıl hayat vermek. Tam anlamıyla izleyiciye o gerilimi, çaresizliği ve bir kadının cesaretini yansıtıyor. Kendisinin henüz 1 projesini izlemiş olmama rağmen oyunculuğunu çok beğendim. Umarım daha farklı yapımlarda da görürüz.  8 bölüm su gibi akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/19/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi oldukça sürükleyici. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için hep bir sonraki sahneyi merak ederek izliyorsunuz. İşte beni gecenin yarısında uyutmadan 8 bölümü de bir seferde izlememe sebep olan şey de tam olarak buydu. Fazla gerçek çünkü. Orta Doğu, Işid... Tüm bunları haberlerden görürken birden kendimizi bir Işid evinde buluyoruz ve dizi bize tüm bu süreci çarpıcı bir şekilde gösteriyor.  Kalifat dizisi fragmanına ve kelime anlamına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=d11U7VTDFn0[/VIDEO] "Kalifat" kelimesi ise "Hilafet" anlamına geliyor.   NOT: Bu dizi uzun zamandır izlediğim en sürükleyici ve en gerçek dizi oldu benim için. Eğer bu konulara pek ilginiz yoksa (ki olmalı) size çok çekici gelmeyebilir, fakat biraz olsun "gerçek" bir şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka zaman ayırın ve bu diziyi izleyin derim.  Diziyi İzle ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
32b
3
5 yıl
Aşırı Güncel! "Ne İzlesem?" Diyenlere 5 İyi 2020 Film Önerisi!
Aşırı Güncel! "Ne İzlesem?" Diyenlere 5 İyi 2020 Film Önerisi!
Deprem, yangın, Koronavirüs Salgını derken 2020'nin 3 ayını geride bıraktık. Hepimizin #evdekal deyip kendini izole ettiği şu günlerde herkes bu zamanı film izleyerek geçirmeye başladı. Hatta sadece şu listemde size tavsiye ettiğim gerilim filmi tavsiyelerime 1 haftada 15 bin kişi göz attı. E hal böyle olunca da sıvadım kolları ve 2020'nin 3 ayı içinde izlediğim en iyi 5 iyi 2020 filmini size tavsiye etmeye karar verdim. The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Eğer bu içeriğe "2020 film önerileri" ya da "En iyi 2020 filmleri" gibi aramalar sonucu yolunuz düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz. Çünkü size birazdan tavsiye edeceğim 2020 filmleri, izlediğim onlarca 2020 filminden beğenip seçtiklerim... Hadi gelin şimdi size tavsiye edeceğim 2020 film önerileri nelermiş birlikte görelim!  NOT: Bu içeriğin video halini de izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hQvyUSQYVv0[/VIDEO] Instagram hesabımıza yönelttiğiniz "Film listelerini YouTube kanalında da yayınlar mısın izlemek, okumaktan daha zevkli" tarzındaki geri dönüşlerinizden sonra bu içeriği de sizler için video halinde kanalımıza yükledim. Videoyu izleyebilir ya da aşağıdan içeriğe devam edebilirsiniz. 1. 2020 film önerileri listemin ilk sırasında "Just Mercy" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/180/48/asiri-guncel-ne-izlesem-diyenlere-5-iyi-2020-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Genç ama azimli bir avukatı ve idama mahkum edilen bir adamın yaşadıklarını izleyeceksiniz. Bu film beni fazlasıyla etkilemeyi başardı... "Peki Kaan konusu ne? Düşüncen, Imdb puanı ve izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ► 2. "Love Wedding Repeat"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/180/25/asiri-guncel-ne-izlesem-diyenlere-5-iyi-2020-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]10 Nisan 2020, yani bugün Netflix'te yayınlanan bu filmi hemen izledim ve size tavsiye edecek kadar beğendim. Yer yer tebessüm edeceğiniz, yer yer de gülüp eğleneceğiniz bu romantik komedi, bir akşamınızı keyifli bir şekilde geçirmenize sebep olabilir. Sadece biraz uygunsuz diyaloglar var şimdiden uyarayım da sonra duyup/okudukça neler oluyor demeyin. Ama birazcık tabi...  Filme Git ► 3. "Underwater"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/180/88/asiri-guncel-ne-izlesem-diyenlere-5-iyi-2020-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Fragmanını izlediğimden beri aylardır beklediğim bir filmdi bu. Dünyanın en derin yeri Mariana Çukuru'nda yapılan bir sondaj sırasında yaşananları konu alıyor filmimiz. Bu filmi mutlaka akşam ve karanlık bir ortamda izleyin derim. Filme Git ► 4. "Escape From Pretoria"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/180/17/asiri-guncel-ne-izlesem-diyenlere-5-iyi-2020-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu 5 tavsiyelik listede 2 film, geçek hayattan uyarlama. Bir tanesi bu, diğeri de 1. maddedeki Just Mercy filmi. İkisi de muhteşem, ikisi de gerçekten bir zamanlar yaşanan olay ve kişileri konu alıyor. Eğer gerçek, çarpıcı bir şeyler izlemek istiyorsanız bu 2 filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 5. Ve sadece 2 hafta önce tavsiye etmeme rağmen şimdiden 116 üyenin beğenisini ve 57 yorumu kapmayı başaran nefis film "The Platform"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/180/10/asiri-guncel-ne-izlesem-diyenlere-5-iyi-2020-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Size burada 2 buçuk yılı aşkın süredir film tavsiyeleri veriyorum fakat daha önce böyle bir şey hiç olmamıştı. Bu filmi tavsiye ettim ve hemen ardından da filmin analizini yazıp onu yayınladım. Sözlüklerde paylaşıldı, videolarda kaynak gösterilerek kullanıldı ve sadece birkaç gün içinde 100 bin kişi filmi izleyip analizi okudu ve bu film şimdi kaanintavsiyesi.com'un "En Çok Tıklananlar" köşesinde 3 numara! Ve bu sadece 2 hafta gibi kısa bir süre içinde oldu... Bu nefis filmi izleyin ve hemen ardından şu analize de bir göz atın derim.  Filme Git ► NOT: Ben bu filmlerin her birini de keyifle izledim. Umarım bu tavsiyelerim sizin de zamanınızı kaliteli geçirmenizi sağlar. Daha fazla güncel 2020 filmi görmek isterseniz aşağıdaki "Modunu Seç" butonundan 2020 filmleri kategorisini seçebilirsiniz. İzlediğiniz filmlere bırakacağınız yorumlar ile o filmlere göz atan binlerce kişiye fikir verme gücünüz var. Bu yüzden izlediğiniz filmlere iyi - kötü yorumlarınızı bırkmayı unutmayın. Sevgiler!   ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
83b
0
5 yıl
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı. 12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ►  Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/97/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor. Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/37/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor. İzlerken grip olabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/52/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken... Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/69/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor. - - - - - -  Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. - - - - - -  • The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz.  • The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
2
3 yıl
The Penguin: Suç, Çeteler ve Colin Farrell ile TAŞ Gibi YENİ DİZİ!
The Penguin: Suç, Çeteler ve Colin Farrell ile TAŞ Gibi YENİ DİZİ!
Yeni bir diziye başlamak, dijital platformların daha da çoğaldığı günümüzde daha zor hale geldi... Çünkü seçeneğimiz çok. Fakat hangi dizi iyi? Hangisi izlenir? İşte bu karmaşıklık arasında birçok kişinin gözden kaçırdığını veya kaçıracağını düşündüğüm yeni bir yapım olan The Penguin dizisi ile tanışın istedim... Peki nedir bu the penguin dizisi konusu? Oyuncuları kimler?... Olayı ne? Hadi gelin şimdi IMDb'den rekor bir puan alarak tüm listeleri çok kısa bir sürede sallamayı başaran yeni dizi The Penguin'e şöyle bir yakından bakalım... Yorumumdan önce gelin; The Penguin dizisi konusu ne? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/46/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]The Penguin dizisi "The Batman" evreninde geçen yeni ve bence çok da başarılı bir yapım. Dizimiz, büyük bir suç ağı, acımasız çeteler ve zengin ailelerin tam ortasında kendi yolunu çizmeye çalışan, illegal bir adamın kurduğu zekice planları ve hayatta kalma çabasını konu alıyor... Şimdi ben Batman falan dedim diye tüm hikayeyi o evrene bağlı sanmayın, çünkü dizi o atmosfere birkaç gönderme yapsa da hızlı bir şekilde kendi yolunu çizmeyi başarıyor ve bence bu diziyi iyi yapan en önemli etkenlerden biri de bu... Bu yılın en iyi dizilerinden biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/49/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]The Penguin dizisi, çıktığı gibi izlemeye başladığım, hatta daha çıkmadan izlemeyi iple çektiğim dizilerden biri olmayı başardı. Dizinin atmosferi çok sevdiğim 'gotham city' olunca, adeta diziyi ekmeksiz götürdüm... Batman evrenindeki Oswald Cobb karakteri gerçekten ilgi çekiciydi. Bu dizide de bu tercihin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Aynı evrenden çıkan yapımları çok beğenmeyen biri olarak bu dizi kesinlikle beni yakalamayı başardı... Ha bu arada; hiç Batman evrenini sevmeyen biri bile bu diziden büyük keyif alabilir, söylemeden geçmeyeyim. Colin Farrell, sen nasıl bir oyuncusun...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/11/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünün ünlü oyuncu Colin Farrell tarafından canlandırıldığını bilenler alkışlıyor, bilmeyenler ise öğrenince gerçekten çok sağlam şaşırıyor. Bunda en büyük pay, şüphesiz Farrell'a yapılan ve saatler süren başarılı makyaj... Farrell, Oswald Cobb'a dönüşebilmek için her çekim öncesi en az 3 saat süren bir makyaj süreci yaşıyor ve bununla da kalmayıp fiziksel olarak da nefis bir oyunculuk sergiliyor... Alkışlamamak elde değil. Diziyi izleyip, bu nefis performansı gördükçe işte sinema bu! işte oyunculuk bu!... diye mikrofonu koltuk altıma alıp İbrahim Tatlıses gibi ellerimi büyük büyük açıp alkışlamak istedim. Helal be Colin! - - - - - -  Özet; Şöyle yeni ve TAŞ gibi sağlam bir dizi arayışındaysanız, biraz 'suç' temalı kasvetli işleri de seviyorsanız bence kesinlikle bu diziyi izleyin derim... Benzer kıvamda bir şeyler ararsanız da şu dizi tavsiyeme de göz atın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/29/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] • The Penguin dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi HBO Max dizisi. • The Penguin dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Colin Farrell, Cristin Milioti, Rhenzy Feliz ve Myles Humphus gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.