David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

28 Nisan 2018
10b
0 Yorum
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun. 

Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi!

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

 

♦ Adım adım rüyaya doğru
aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması.

çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş.

diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor.

istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor.

diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var.

bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını.

neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor.

bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor.

camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev).

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor.

adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar.

diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi.

diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor.

diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için.

camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye...

diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor.

diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor.

bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki.

adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor.
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor.

adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor.

bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra.

kötülükler başlıyor

derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor.

winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor.

mavi anahtar = camilla öldü

bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor.

rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba.

katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor.

uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları...

işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor.

sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor.

“bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor.

diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor.

gerçek hayat burada bitiyor.

‘otu çek, köküne bak’

karmaşık bir zihnin çakallıkları

buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler.

gelelim rüyaya:

işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti.

filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi.

esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde).

şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali).

esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş.

yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar).

buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı).

tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok.

esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için.

uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor.

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla.


italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor.

yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın.

adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor.

bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor.

adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor.

kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam.

adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında).

önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor.

esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor).

buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç.

oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu.

yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye.

bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.”

betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler).

tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı).

esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı).

adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir.

adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak).

17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor.

eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti).

esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu).

aşk aşk aşk

ve sılencıo

esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan.

büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde).

bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu.

pandora'nın kutusu...

bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu.

şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor.

eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir.

sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor.

neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz.

filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor.

o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri.

sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel.

kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin.

kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için).

kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi).

kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor).

kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.)

diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu).

son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi.

aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri...

mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik...

muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir.

...ama lynch bu, her şey olabilir...
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi


lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu...

kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış,

yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde.

sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat.

-----------------

minik tespitler

- rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne?

diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor.

- rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor?

kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor.

- rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor?

gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri.

- rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor?

bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor.

- rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor?

gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor.

- rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor?

limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da.

- rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor?

çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu.

- rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor?

kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor.

- toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor?

birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli.

gizemli kovboy’a dair

yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj:

rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.”

aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için.

‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor.

seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır...

ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri.

bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma...

kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye.

tetikçinin mavi anahtarı

diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog.

rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor.

aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…

David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
david lynch filmlerimulholland drive filmi konusumulholland drive filmi analizimulholland drive filmi açıklamasımuholland çıkmazı filmimuholland çıkmazı filmi konusumuholland çıkmazı filmi açıklaması
EN AKTİF ÜYELER
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Magarsus: İzlediğim En Başarılı Yerli Dizilerden Biri!
Adını Adana'daki Antik Kent'ten alan Magarsus dizisi, Blu TV imzasıyla yayınlanacağı gün için beni fazlasıyla heycanlandırmayı başarmıştı. Üstelik dizi hakkında sadece 'Suç-Dram' kategorisinde olduğunu ve başrolünde de ünlü isimlerin yer alacağını öğrenmiş ve heycanım giderek artmıştı. Takvimler Ağustos 2023'ü gösterdiğinde de dizi yayına girdi ve birçok kişinin hala izlemediğini düşündüğüm bu diziyi burada da sizlere tavsiye etmek istedim. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Dizi yayına girer girmez bir şekilde sağdan soldan duyanlar Google'da "Magarsus dizi konusu ne?", "Magarsus dizisi oyuncuları kimler?" gibi pek çok soruya cevap bulmak için kolları sıvadı... Ben de hemen hem Magarsus dizisi hakkında yorumumu, hem de bu yerli dizinin detayları hakkında sizlerle paylaşmak istedim... E hadi gelin şimdi Magarsus dizisine şöyle bir bakalım! Yorumuma geçmeden önce gelin Magarsus dizisi konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/28/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Magarsus dizisi, Adana'da bulunan Magarsus Antik Kenti yakınlarında bulunan bir sahil kasabası olan Sarıbahçe'de yaşananları işliyor. Dört tarafı da narenciye bahçeleriyle çevrili olan bu ilçede sözünün üzerine söz söylenmeyen Kurak ailesi ve bu ailenin zaman içinde yaşadıklarını izliyoruz Magarsus dizisinde. Ailemiz hem kendi içinde hem de dış etkenlerle bir savaşa giriyor ve 'ekonomik üstünlük' için silahlar çekiliyor. Magarsus dizisi, izlediğim en iyi yerli yapımlardan biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/32/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bizde hep söylenen "Abi bizden neden böyle işler çıkmıyor..." isyanına bir cevap olabilecek kadar başarılı bir yapım bu benim için. Dizi beni sonuna kadar tam gaz sürüklemeyi başardı ki yerli dizilerimizdeki en büyük sorunlardan biri de sürükleyiciliği sağlayamamaları. İşte Magarsus bunu iyi bir şekilde kıvırıyor diyebilirim. K*fürlerin havada uçuştuğu ama hiç sırıtmadığı, abartıdan ve gösterişten uzak, senaryosu sağlam yazılmış, sıkmayan, hatta yer yer de germeyi başaran bir yerli dizi bu. Başka bir Çağlar Ertuğrul göreceksiniz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/25/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Çağlar Ertuğrul'u ya Dağ serisi gibi askeri filmlerde, ya da Ailecek Şaşkınız gibi komedi türündeki yapımlarda izledik. Fakat Magarsus dizisinde kendisini ilk kez Adana şivesi ve çok aşırı ciddi bir rolde görüyoruz. Her ne kadar ilk birkaç bölümde Çağlar Ertuğrul'un şivesini başarısız bulsam da nasıl olduysa oldu ve dizinin sonlarına doğru Ertuğrul'un şivesine alıştım ve o kadar da kötü gelmemeye başladı. Biraz Succession, biraz da ZeroZeroZero![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/39/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM]Şahsen ben Magarsus dizisindeki 'Aile' ve 'Suç' olaylarını gördükçe sizlere de her fırsatta tavsiye ettiğim Succession ve ZeroZeroZero dizilerindeki tadı aldım.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/43/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Şahsen ben Magarsus'u çok başarılı buldum. Bizden de böyle diziler çıktığı için mutlu bile oldum... Gösterişten, gürültüden uzak, uçmasız kaçmasız gerçek ve hayatın içinden bir dizi bu. 1-2'si hariç oyunculuklar da gerçekten hayatın içinden. Eğer doğal ve ayakları yere sağlam basan, en önemlisi de bizden bir şeyler izlemek isterseniz bu diziye mutlaka göz atın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/337/55/magarsus-izledigim-en-basarili-yerli-dizilerden-biri-780x439.png[/RESIM] • Magarsus dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Blu TV yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. 2023 itibariyle dizinin 2. sezonu ise henüz yayınlanmadı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
6.9b
3
6 ay
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Fantastik yapımları, "Ya böyle olsaydı?" dedirttiği için seviyorum. Fantastik film veya dizilerin temelindeki hikayeyi hepimiz biliriz, fakat yapım bize bunun çok daha ötesini gösterir. İşte Good Omens dizisi de bunun müthiş bir örneği benim için. Dilimize "Kıyamet Gösterisi" olarak çevrilmiş olan Good Omens dizisi, Amazon Prime Video imzalı bir yapım. Ben de bugün 'Ne izlesek?' diye düşünüp iyi bir yabancı dizi arayan sizler için bu diziden bahsetmek istedim. 3 Bölümlük UZAYLI Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi Good Omens dizisi konusu, oyuncuları, temelindeki hikaye ve en önemlisi de bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir? gibi sorulara bir bakalım... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncemden önce gelin Good Omens dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/1/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]Good Omens, Deccal'in doğumuyla birlikte gerçekleşecek olan kıyameti konu alıyor. Dizimizin en basit haliyle konusu bu fakat tüm bu sürece 1 Melek ve 1 de İblis katılınca işler biraz karışıyor. Cennet Bahçesi'nden günümüze birbirini tanıyan bu melek ve iblis, tüm bu süreçte hem karşı karşıya geliyor hem de bazen yana yana durmak zorunda kalıyor. İşte dizimiz de bu fantastik konuyu işliyor.  Bence bu diziyi kaçırmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/78/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]2019 yapımı olan bu nefis dizi, birçok kişi tarafından es geçiliyor. Fakat dizi çok kaotik, kasvetli bir konu olan Kıyamet'i öyle seyir keyfi yüksek bir şekilde ve eğlenceli işliyor ki, her bölümde bir sonraki bölümde olacakları merak etmeden duramıyorsunuz. Bazı yerlerinde çok eğlenceli sahneler, espriler ile karşılaşırken bir bakmışsınız zamanda yolculuk yapıp Hz. İsa'nın Çarmıha gerildiği ana şahit oluyorsunuz. Dizi bu aşırı ciddi süreci öyle 'uçuk' şekilde işliyor ki kendine özgü tarifiyle damakta tat bırakmaması imkansız. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/93/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer aşırı ciddi sahneleri ve diyaloglarla dolup taşan bölümleriyle iyi ama çok ciddi dizilerden başınızı kaldırıp bir nefes almak isterseniz ve hala izlememişseniz, bence Good Omens dizisi, tam olarak aradığınız o dizi olmaya aday. Kutsal kitaplarda anlatılanları temel alarak üzerine çok farklı bir hikaye inşa etmeyi başaran bu dizi, benden geçer not almayı kesinlikle başardı. Keşke bu tür 'orijinal', 'kendine has' dizileri daha çok görebilsek. - - - - - -  ● Good Omens dizisi Netflix'te var mı? Hayır, Good Omens Amazon yapımı bir dizi olduğu için Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● Good Omens dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 6 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizi 2. sezon onayını da 2022 yılında aldı. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Michael Sheen ve David Tennant oturuyor. Fakat emin olun, yan rollere kadar her oyuncu çok başarılı performanslar sergiliyor.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
7.10b
0
1 yıl
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
Bildiğiniz gibi Disney+ geçtiğimiz günlerde Türkiye'de yayın hayatına başladı, hatta ben de size şurada Disney Plus'da izlenecek bazı iyi filmleri listelemiştim. The Dropout dizisi ise Hulu yapımı olan çok merak ettiğim bir diziydi. Disney+'da görünce bu diziye de şöyle bir göz atayım dedim ve izleyip bitirdim. The Dropout dizisi konusu nasıl? ve the dropout dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için de size The Dropout dizisinden bahseden kısa bir içerik kaleme almak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi Disney+'da The Dropout dizisini görüp "İzlesem mi? Zamanımı ayırmaya değer mi?" diyenlere yanıt olabilecek o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım! Yorumuma geçmeden önce dizinin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/36/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, daha üniversite yıllarındayken Steve Jobs gibi büyük girişimcilere ilham duyan genç bir kızın giriştiği iş kurma hayalini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Genç kızımız, özellikle sağlık sektöründe çığır açacak, "şırınga ile kan alma" konusunu kökten değiştirecek bir yöntem keşfetmeye girişiyor ve kendini birden milyar dolarlık yatırımcılar ile aynı masada buluyor... İşte dizi de bu süreci en başından en sonuna kadar bize aktarıyor. Bu dizi izlenir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/59/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta daha ilk 3 bölümü izlediğimde burada sizlere yazacağım bu tavsiye içeriğini bile düşünmeye başladım diyebilirim. Yani dizi beni ilk bölümünden itibaren yakalamayı başardı. Sürükleyici, yer yer şaşırtıcı ve özellikle benim gibi 'girişimci' ruhlular için bir nevi rehber niteliği bile taşıyor denebilir dizi için. Dizi tamamen gerçek kişi ve olayları konu alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/84/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2014 yılında kendi mal varlığıyla zengin olan en genç kadın girişimci seçilen, Forbes listesinin en üst sıralarında gösterilen ünlü girişmci Elizabeth Holmes'ü konu alıyor. Dizide izlediğimiz tüm karakterler gerçek ve yaşanan olayların her biri de tanıkların ve olayı araştıran gazetecilerin araştırmasından çıkan gerçek detaylara dayanıyor. Başrolümüz Holmes'ü de çok sevdiğim ünlü oyuncu Amanda Seyfried canlandırıyor. Fakat öyle iyi oynuyor ki bir anlığına da olsa onun gerçek Holmes olmadığına inanamıyorsunuz.  Sunny Balwani[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/66/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben diziyi gerçekten beğendim. 8 bölümü de bir oturuşta izleyip bitirdim diyebilirim. Amanda Seyfried şahane bir oyunculuk sergiliyor. Girişimcilik dünyasını, fikir yaratma ve yatırım sürecini de konu aldığı için özellikle girişimcilik ruhlu kişilerin izlemesini tavsiye ediyorum. Bu diziden mutlaka birkaç şey kapacağınıza emin olabilirsiniz. Şimdiden tadını çıkarın derim. - - - - - -  • The Dropout kaç bölüm? Dizi bir 'mini dizi' olarak yayınlandı ve toplamda 8 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri de ortalama 1 saat uzunluğunda. • The Dropout dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'te yok. Hulu yapımı olan dizi Disney Plus'da izlenebilir. • Dizi gerçek olayları mı konu alıyor? Evet, dizi ünlü girişimci Elizabeth Holmes'ü ve onun iş dünyasından siyasete kadar yarattığı etkileri konu alıyor. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.6b
1
2 yıl
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
17b
0
4 yıl
Kurtlar Vadisi Dizisindeki 30 Detay: Fark Edilmeyen Tüm Göndermeler (DEV ARŞİV)
Kurtlar Vadisi Dizisindeki 30 Detay: Fark Edilmeyen Tüm Göndermeler (DEV ARŞİV)
Ve evet... Yıllardır burada sizlerle film/dizi konuşuyoruz, fakat her zaman en çok gelen geri dönüş ilginç bir şekilde "Kaan Kurtlar Vadisi dizisindeki detayları konu alan bir inceleme ne zaman gelir?" oldu ve oluyor. YouTube kanalımızdaki videoların altına, Instagram hikayelerime, hatta mail olarak bile "Kaan şu kurtlar vadisindeki göndermelere bir bak artık.." gibi isyan dolu geri dönüşler aralıksız bir şekilde gelmeye devam edince ben de artık kolları sıvadım ve oturup, Kurtlar Vadisi dizisinin ilk 97 bölümünü tekrar izleyerek pek çok detayı yakalamaya çalıştım. Kurtlar Vadisi dizisindeki detaylar o kadar fazla ki, oturup tekrar izlediğimde bunu bir kez daha fark etmiş oldum. Dizi iyidir veya kötüdür, izleyici için kötü bir örnektir ya da değildir, oyunculuklar vasattır ya da müthiştir, inanın işin hiç bu kısmında değilim. Sadece bu diziyi izlemiş kişilerin bir şekilde gözden kaçırmış olabileceği göndermelerden oluşan, özünde Kurtlar Vadisi detayları içeren dev ve yıllarca göz atılabilecek bir içerik, bir rehber hazırlamak istedim. ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m29JqAxn1yM[/VIDEO] [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/74/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] Yeni detaylar keşfettikçe de gelip bu içeriğe ekleme yapacağımdan emin olabilirsiniz. Bu süreçte bu içeriğe "Kurtlar Vadisi bilinmeyenler" veya "Kurtlar Vadisi ilginç bilgiler" gibi aramalar ile de ulaşabileceğiniz gibi, tekrar tekrar göz atmak istediğinizde "kurtlar vadisi kaan" şeklinde Google'layarak veya bu sayfayı sık kullanılanlar'a ekleyerek de direkt olarak ziyaret edebilir ve yeni eklenen güncel detayları da gözden kaçırmadan okuyabilirsiniz. 1. Başlayalım! Karahanlı'dan Kılıç'a; "Bir daha bu bıçağı çıkarma..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/47/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Kurtlar Vadisi 67. bölümde Polat, Kılıç'ın elindeki bıçağı hızlı bir hamleyle kapıp Karahanlı'ya fırlatır. Karahanlı Kılıç'a "Bir daha bu bıçağı çıkarma" der ve Kılıç'tan "Beklemiyordum, yoksa bu bıçağı kalbine sokardım!" cevabını duyarız. Onlarca bölüm sonra Kılıç bu bıçağı yine çıkarır ve Nizamettin tarafından aynı bıçakla kalbinden bıçaklanarak öldürülür. Nizamettin Avukattır ve bu sahnede "Kalem, Kılıç'tan keskindir" sözü hatırlatılır. Karahanlı ise, Kılıç'ı çok önceden uyarmıştır. Dizi öyle zekice yazılmıştır ki bunun gibi yüzlerce detay unutulmadan onlarca bölüm sonrasında tekrar izleyicinin önüne çıkarılmıştır. 2. Testere Necmi, aslında bir Nazi sempatizanıdır[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/70/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Çakır'la konuşan Polat, Testere'nin yaptığı raconun Hitler Almanya'sında kullanılan bir teknik olduğunu söyler (18. Bölüm - 43. dk) Hemen akabinde Testere'ye aynı teknik ile beyaz bir kağıt, silgi ve kalem verirler. • Şimdi; İzleyenler bilecektir ünlü "Inglorious Basterds" filminde, eliyle 3 işareti yapan adamın Alman olmadığı ortaya çıkıyordu. Filmin şu sahnesini izlerseniz, "Biz Almanlar böyle 3 yaparız" diye gösterilen parmak hareketinin Testere Necmi ile aynı olduğunu göreceksiniz. • Zaten KV'nin 45. bölümünde de Testere'nin elinde Hitler'in Kavgam kitabını görürüz. Bas bas bağırılmaz ama böyle birkaç gönderme ile Necmi'nin Nazi Almanyası'na olan eğilimi ince ince ve zekice işlenmiştir. 3. Eğer dikkatli dinlerseniz, dizi müziğinin içinde 'zikir' duyabilirsiniz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/85/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Şu videoda da görüp duyabileceğiniz gibi Kurtlar Vadisi dizi müziği içinde tasavvuf müziği ve Zikir kayıtları yer alıyor. Ayrıca müziğin içindeki at koşum takımları sesiyse, Aslan Akbey'in Efe Karahanlı'yı çiftlikten kaçırdığı sırada bindiği atların sesini temsil ediyor. Çünkü tüm hikaye tam da buradan başlıyor. 4. Memati'nin gençliğini gerçek kardeşi oynuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/39/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]44. bölümün 48. dakikasında Memati'nin Çakır ile olan anılarını düşündüğü sırada bir flashback ile geçmişten bazı görüntüler görüyoruz. O sahnede Memati'nin gençliğini gerçek kardeşi Volkan Uygun oynamıştır.  5. Dizinin 60. bölümünde Pala'nın suratına vurulan yangın tüpü, aslında kırmızıya boyanmış 2.5'luk bir Fanta şişesiydi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/44/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 6. Polat'ın 48. bölümde sahilde konuştuğu genç adam oyuncu Şahin Irmak'ın ta kendisi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/43/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 7. Kılıç'ın Ajda Pekkan göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/88/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Ajda Pekkan'ın, dizideki Kılıç karakterini beğenmeyerek Attila Olgaç için 'kötü oyuncu' demesi üzerine, şu sahnede Kılıç "Plastik cerrahi konusunda Ajda Pekkan'a danışmak lazım" diyerek estetikleriyle ünlü Pekkan'a göndermede bulunuyor. 8. Aslan amca, Haldun Taner'e selam çakıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/25/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]8. bölümde, yani şurada göreceğiniz gibi Aslan amca, Duran Emmi'nin mezarındayken birden kadraja Haldun Taner yazılı bir mezar taşı daha giriyor ve Aslan amcanın da ona dokunduğunu görüyoruz. Bu tesadüfi bir sahne gibi görünse de, Aslan Akbey karakterini oynayan Selçuk Yöntem, yıllarca Haldun Taner ustanın oyunlarını oynayıp, sergileyip, yönettiği için bu sahnenin de burada çekilmesini isteyerek büyük ustasına bir selam göndermiştir. 9. Bedir karakterinin saatini bileğinin iç tarafına takmasının nedeni, dağlarda yansıma yapıp yerini belli etmesin diye edindiği bir alışkanlıktan dolayıdır[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/42/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Çok ama çok ince ve zekice düşünülmüş bu ayrıntı da gerçekten alkışlanası. 10. 2022 yılına da bir gönderme var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/82/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]58. bölümü açıp 01.05.38'inci saniyesine baktığınızda Deniz Eğitim Komutanlığı adresindeki Ercüment Tatlıoğlu adına bir zarf gönderildiğini göreceksiniz. İlginçtir ki, birkaç gün önce yani 2022 Ağustos'ta yapılan YAŞ toplantısı kararıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na da Ercüment Tatlıoğlu paşa getirilmiştir... Buyrun işin içinden siz çıkın. 11. Aslan Amca'dan Nazım Hikmet göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/54/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Kurtlar Vadisi dizisinin 1. bölümünde (37. dk) Aslan amcanın Ali Candan'ı bu görev için ikna etmeye çalıştığını görüyoruz. Ali ise 'Elif bu ölüm acısına katlanamaz, acısından ölür' der. Aslan Akbey ise "20. yüzyılda ölümün acısı en fazla 1 yıl sürerdi, biz 21. yüzyıldayız" der. Bu sözler, Nazım Hikmet'in "Karıma Mektup" şiirine bir göndermedir. "Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı, en fazla bir yıl sürer, yirminci asırlarda ölüm acısı.." Üstelik dizinin 36. bölümündeyse, Elif ve Polat'ın karşılıklı şarap içip sohbet ettiğini görürüz. Elif, sevdiği adamı kaybettiğinin üzerinden 1 yıl geçtiği gün Polat'ladır. Bu da, Aslan amcanın da dediği gibi 21. yüzyılda olduğumuza bir gönderme içeriyor haliyle. Gerçekten ilmek ilmek işlenmiş ince bir ayrıntı. 12. Kamera açıları hangi karakterin güçlü, hangisinin sonunun yakın olduğunu gösteriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/9/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dizide kamera Karahanlı'yı en aşağıdan, diğer konsey üyelerini ise eşit yüksekliklerde çekiyor. Hangi karakteri aşağıdan izlersek o karakter bize o kadar güçlü, kudretli görünüyor. Bu çok profesyonel bir teknik. Öldürüldüğü sahnede, Baron'u en yukarıdan izlediğinizi hatırlayın. Şu sahneyi izlediğinizdeyse kameranın önce Polat'ı yukarıdan çektiğini göreceksiniz. Yani zayıf olan Polat... Fakat dakika 2:21'e baktığınızda Aslan amcanın saçının üstünün görünmeye başladığını, 2:29'daysa artık Polat'ın saçının bile görünmediğini fark edeceksiniz. Hatta tam da bu sahnede Polat'tan "Bundan sonra kararı ben veririm!" dediğini de duyuyoruz. Polat, Aslan amca karşısında güçlü konuma geçmiş ve kamera, duruma göre şekil almıştır... Gerçekten mükemmele yakın bir detay. 13. Dizideki kumarhane, büyük bir bütçeyle tamamen gerçek aletlerle kurulmuştur...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/16/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 14. Tüm konsey, Devlet Tiyatro'sunun usta isimlerinden seçilmiştir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/6/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dizinin en güçlü yapısı olan Konsey üyelerinin her biri de hem ses, hem oyunculuk, hem de görüntüleriyle çok iyi olmalılardı. Bu yüzden tüm konsey üyeleri, Devlet Tiyatrosu'ndan gelen usta oyunculardan oluşturulmuştur. Polat gibi diğer karakterler bile fazlasıyla deneyimsizken dizinin konseyinin bu kadar derin, sağlam ve etkili bir iz bırakmasının yegane nedeni, Devlet Tiyatrosu geleneklerinden geliyor olmalarıydı. 15. Sanılanın aksine Çakır diziden ayrıldıktan sonra reytingler düşmemiş, 2 katına çıkmıştır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/10/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dünyada, başrolü öldükten sonra reytingi bu hızla artan çok az dizi bulunuyor. Kurtlar Vadisi'nin onlar arasında olmasının en büyük nedeniyse Konsey ve Polat Alemdar etkisi. 16. Sadece ölüler görür![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/98/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Sürekli gözlük takan Pala'nın ünlü 'sadece ölüler görür' sözü, öldüreceği kişiye bakarken gözlüklerini çıkardığı içindir. Pala'nın öldürdüğü kişilerin son gördüğü şey Pala'nın gözleri olmuştur. 17. Eşi, kendisini dişçiyle aldattığı için Laz ziya hiç dişçiye gitmemiş ve dişlerini bile fırçalamamıştır[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/56/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 18. 45. bölümün 14. dakikasındaki taksi şöförü, dizinin yönetmeni Mustafa Şevki Doğan'ın ta kendisidir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/67/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 19. Ve Sürmenespor üst lige çıkar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/11/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Şu sahnede de izleyebileceğiniz Konsey'de, Karahanlı Laz Ziya'nın neden yüzünün asık olduğunu sorar, Hüsrev Ağa "Sürmenespor küme düşecek o yüzden" der. Karahanlı "Üzme canını Ziya kardeş, yaparız bi şeyler" der ve gerçekten de ilginç bir şekilde Sürmenespor bir sonraki sene 1 üst lige çıkar. 20. Kravat rengi hep değişse de Kılıç, tüm dizi boyunca sadece koyu gömlekler giymiştir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/27/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 21. Laz Ziya'nın müziği olan Oy Asiye türküsü ilk başlarda orijinal iken, Laz Ziya'nın sonu yaklaştıkça diğer bölümlerde türkünün tonu da kalınlaşmış ve hızı da yavaşlamıştır... 22. "Dostum olmaz, hasmım yaşamaz" diyen Laz Ziya'nın cenazesinde ne dostu, ne de düşmanı vardır, cenazede sadece ailesini görürüz... 23. Ver silahı, kap rolü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/63/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Dizide kullanılması için çok fazla silah gerekir. İşin yapım kısmında silah arayışı başlar. Karadeniz'de silah işi yapan bir firma ile anlaşılır. Fakat firmanın tek şartı vardır; O da dizide kendilerinden de birinin oynaması... Anlaşma yapılır, oyuncu Abidin Yerebakan dizinin kadrosuna girer. Silahların hepsini temin edemeseler de artık rolü kapmış ve sektöre de girmiştir. 24. Dizide bahsi geçen yakalanan gemilerin isimleri, narkotiğin geçmişteki gerçek operasyonlarından esinlenmiştir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/95/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Gerçekte 1993 yılında yakalanan Lucky-S isimli geminin adı dizide "Şanslı-S", 1992 yılında gerçekten batırılan "Kısmetim-1"in ise dizideki ismi "Nasibim-1" olarak kullanılmıştır. 25. Laz Ziya, tüm dizide, sadece Çakır'ın öldüğü bölümde sigara yakmıştır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/75/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.jpg[/RESIM] 26. Polat, "Hiç gözümü kırpmadım Çakır'ı öldürürken" diyen Halit'i öldürürken gözünü 1 kez bile kırpmamıştır...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/13/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM](Şu sahne - dk 9:05) 27. Çakır'ın ameliyatında çalan Mozart'ın anlamı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/59/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Ameliyatı yapan cerrahın 'Benim CD'yi çal' diyerek istediği parça (44. bölüm - şu bölüm - dk 34:50), aslında Süleyman Çakır karakterinin özeti niteliğindeydi. Çünkü bu eser, Mozart'ın 'Requiem' adlı eseriydi. Mozart bu eserini tamamlayamadan ölmüştür. Eser, sonradan başkaları tarafından bitirilmiştir. Bu ayrıntı, Çakır'ın işlerini bitiremeden öleceğini ve yarım kalanın Polat tarafından tamamlanacağını bizlere gösteriyordu... Gerçekten çok ama çok zekice. 28. Ölen her baba, bir şeyi ifade ediyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/65/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Polat'ın babalardan intikam aldığı gece ölen 7 kişi, Hristiyan'lıktaki 7 günahı temsil ediyor. • Kürt Bedo meyve yerken ölür (Oburluk) • Fethi kafasında sütyenle ölür (Şehvet) • Demir Görkemli, küvette keyif çatarken ölür (Tembellik) • Üstün Kısa (Açgözlülük) • Faris Sarıyayla (Kıskançlık) • Halit (Kibir) • Çakır (Öfke) 29. Hekimoğlu türküsü detayı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/66/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM]Polat'ın babaları öldürdüğü gecede (şu bölüm - dk 28:25) Polat, Abdülhey'den müzik açmasını ister, çalan türkü Hekimoğlu'dur ve türküyü Çakır söylemektedir. Hekimoğlu türküsü, kalleşçe vurulan bi efeyi anlatmaktadır. Tıpkı Çakır gibi... 30. 45. bölüme kadar hep kahve içtiğini gördüğümüz Aslan amcayı, Polat'ın babaları temizlediği gece viski içerken görürüz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/51/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM](Şu sahne - dk 54:15) 31. Polat'ın 'ev sahibi' mesajı...Halit'in evine giren Polat, Halit'e havlu uzatıyor, Halit'ten önce oturup Halit'e yer gösteriyor ve sigara veriyor. Tüm bunlar 'ev sahibi benim' anlamına geliyor. (Şu bölüm - dk 45:00) 32. Polat, 44. bölümde Testere'ye "Bi şey olursa haberiniz olur" deyip 45. bölümde gidip, tüm ölümleri bizzat kendi haber veriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/297/45/kurtlar-vadisi-dizisindeki-30-detay-fark-edilmeyen-tum-gondermeler-dev-arsiv-780x439.png[/RESIM] 33. Fal...45. bölümde Canan Elif'e falda; "Bi erkek, koca bi dağın tepesinde elleri cebinde düşünüyor" der, 2 bölüm sonra (Şu sahne - dk 25) Polat'ı gerçekten de koca bir dağın üzerinde elinde sigarasıyla düşünürken görürürüz. - - - - - -  • Yeni detaylar keşfettikçe buraya ekleyeceğim. Günün sonunda, dev bir Kurtlar Vadisi Detayları arşivi oluşturmuş olacağız. Takipte kalın ve şuradan YouTube kanalımıza da göz atmayı unutmayın. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
39b
2
1 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
2
3 yıl
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Uzun zamandır iyi bir bilim kurgu filmi izleyemediğim için üzülüyordum, fakat sadece dakikalar önce izleyip, bitirdiğim 2020 yapımı "The Vast of Night" filmi, bu üzüntümü yerle bir etmeyi başardı. Öncelikle "The Vast of Night izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız, üzülerek söylemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat, "the vast of night konusu", "neden izlenir?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse, sıkı durun çünkü size bu filmi en nefis detayları ile, hiç lafı uzatmadan ve spoiler vermeden anlatacağım. Filme Git ► Hadi gelin şimdi 2020 yapımı bu nefis film The Vast of Night filminin konusu neymiş, neden izlenmeliymiş, bu konulara birlikte bir göz atalım!  Öncelikle nedir bu "The Vast of Night" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/38/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmimizin müthiş bir konusu bulunuyor. Belki de yıllar yıllar önce izlediğim ve hala çoğu sahnesi aklımdan çıkmayan "The Signs" filminin etkisinden olacak, konusu "uzay" olup içinde hasat tarlası olan ve kırsal bir bölgede geçen filmlere kelimenin tam anlamıyla bayılıyorum. Hatta nefis film Interstellar'da da bu ögeleri görünce çok keyiflenmiştim... İşte 1950'lerde geçen bu filmimiz de, kırsal bir kasabadaki bir telefon santral operatörünü ve bir radyocunun 1 gecede yaşadıklarını konu alıyor. Santralde telefonları bağlayan genç kız, radyo dinlerden bir frekans duyuyor ve radyo programcısı ile birlikte bu sinyalin peşine düşüyorlar. İşte gerilim ve gizem dolu, nefis bir bilim kurgu filmimiz de böylece başlamış oluyor...  Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/84/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Film 1950'lerde geçtiği için aslında bir yandan nefis bir dönem filmi bu. Atmosferi, renkleri, dokusu çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Üstelik şimdi tüm bunların üzerine bir de bu filmin bir bilim kurgu konusunu işlediğini düşünün... Eğer bilim kurgu ile aranız iyi ise, gizem peşine düşmeyi seviyorsanız ve anlık gerilimler filmi izlerken sizi hayatta tutuyorsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Fakat size tavsiyem; Bu filmi mutlaka bir akşam, karanlık bir ortamda ve mümkünse kulaklıkla ile izleyin. Ayrıca telefon bildirimlerinden ve arkadaş muhabbetinden uzak durun derim. Aksi halde film, dikkatinizin kolayca dağılabileceği birkaç sahne barındırıyor, o sahnelerde pür dikkat olmalısınız. Söz veriyorum, bittiğinde içinizde bir şeyleri hareketlendirmiş olan bir film izlemiş olacaksınız... Olmazsa da beni Instagram'dan bulup yazabilirsiniz. Bundan sonrası bir miktar SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka uğrayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Filmde telefon ile bağlantı kuran eski asker Billy'nin anlattığı yerin 51. Bölge olduğunu anlamışsınızdır... Diyaloglar ve anlatılanlar çok etkileyici değil miydi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/32/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle söylemek istiyorum ki filmdeki pek çok detay beni yakalamayı başardı. Öncelikle filmin nostaljik havası kesinlikle acayip bir hava katıyor. Tamam sık sık tüplü televizyon ekranına geçme tekniğinin çok iyi olduğu söylenemez fakat dönem havası gayet başarılı yansıtılabilmiş. Sonrasındaki 51. Bölge diyalogları da gerçekten çok başarılıydı. Santralci kızımızı 6-7 dakika boyunca sadece telefonla konuşurken izliyoruz ve film bizi hiç sıkmıyor çünkü alttan alttan, sinsice yaklaşan bir gizem ve gerilimi var... İşte bu detayları ile film benim gönlümü kazandı. O araba sahnesi neydi öyle? Tüyler diken![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/1/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Yaşlı kadın, çocuğuna, o farklı dildeki kelimeleri okuyunca çocuğunun başının geri gittiğini, gözlerinin kapandığını ve sanki transa geçermişcesine kalakaldığını söylüyor. Radyocumuz ise yaşlı kadının kaydettiği o cümlelerini arabada seyir halindeyken açıyor ve o da ne? Arabayı kullanan ve yanındaki kızın kafaları birden geri gidiyor ve tam anlamıyla transa geçiyorlar! İşte bu sahnede tam anlamıyla tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Bu detayı gerçekten çok beğendim... Sonrasında UFO'yu görmemize gerek var mıydı? Bence pek de yoktu aslında. Yani görmeseydik ve ormanda, yanmış ağaçların arasında "Bu ne ya?!" diye şaşırırlarken bir saniye sonra yerdeki ayak izlerinin kaybolduğunu görseydik de, bence gayet başarılı bir son olurdu. Ha UFO gördük, kötü müydü? Hayır. Cafcaflı bir Ufo görüp finalin çöp olmasından korkmuştum fakat ufoların detayları da hiç uçuk değildi gayet dozundaydı... - - - - - -  NOT: Bazı filmler vardır ya çok seveni vardır ya da nefret edeni, işte bu filmi de onlardan biri olarak görüyorum. Bir kesim hiç sevmezken, bir kesim de her detayına bayılacak muhtemelen ve ben de o ikinci kısımdayım... Umarım siz de öyle olursunuz, iyi seyirler! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
7.6b
1
4 yıl
Tek Mekanda Geçen 6 Sürükleyici İyi Film Önerisi
Tek Mekanda Geçen 6 Sürükleyici İyi Film Önerisi
Günümüz filmlerinde en çok aradığımız özelliklerden biri de "görsellik", yani sahnelerin cafcaflılığı olmaya başladı. Fakat bazı filmler var ki tüm o görsel efektleri, görkemli sahneleri bir kenara bırakıp sadece tek bir mekanda geçerek de izleyicisini etkilemeyi başarıyor. Üstelik bu tek mekanda geçen filmlerin her biri de bütçesi kendisinden 5 kat daha fazla olan diğer filmlerden daha başarılı olabiliyor.  Bugün burada sizle tek mekanda geçmesine rağmen hiç ama hiç sıkmadan izlenebilen 7 sürükleyici film önerisine göz atacağız. Hadi o zaman o tek mekanda geçen filmler nelermiş birlikte görelim!  1. Tek mekanda geçen filmler listemizin ilk sırasında "Coherence" yani "Paralel Evren" bizi karşılıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/50/43/tek-mekanda-gecen-7-surukleyici-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●"Kaan nedir bu film? Nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak film için yazdığım kısa tavsiye metnine ışınlanabilir! 2. Sıradaki tek mekan filmi önerisi ise "Cube", yani "Küp"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/50/1/tek-mekanda-gecen-7-surukleyici-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için tıklayın! 3. "Buried" yani "Toprak Altında" filmi de bir diğer tek mekan filmi önerimiz...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/50/75/tek-mekanda-gecen-7-surukleyici-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için tıklayın!    4. Listemizin sonuna yaklaşırken sıradaki tek mekan filmimiz ise "Exam" yani "Sınav"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/50/53/tek-mekanda-gecen-7-surukleyici-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için tıklayın! 5. 2018 yapımı "The Guilty" yani "Suçlu" filmi ise bu listeye son anda girmeye hak kazandı...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/50/44/tek-mekanda-gecen-7-surukleyici-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için tıklayın! 6. Tek mekanda geçen iyi filmler listemizdeki son öneri ise "12 Angry Man" yani "12 Öfkeli Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/50/14/tek-mekanda-gecen-7-surukleyici-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]●Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için tıklayın! ● "Kaan bunlar kesmedi var mı başka?" diyenler hemen buraya tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilir!  tek mekanda geçen filmler - tek mekan filmleri - tek mekanda çekilen filmler
14b
0
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.