Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!

27 Kasım 2018
56b
0 Yorum
Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!

"Savaş" her ne kadar kötü bir olay olsa da, "Savaş filmleri" bir o kadar çok ilgimizi çekiyor. Bombalar, silahlar, yaralanan askerler izleyiciyi kendine kilitlemeyi başarıyor. İşte bu yüzdendir ki "film" denilince 10 kişiden 7'sinin aklına ilk olarak "Savaş filmleri" geliyor.  Bugün bu listede "Er Ryan'ı Kurtarmak" gibi çoğunluğun bildiği ve izlediği, o popüler ve iyi savaş filmleri yerine daha az kişinin bildiği, pek dilden dile yayılamamış ama iyi olan o savaş filmi önerilerine göz atacağız.

(Gerçek kişi ve olayları konu alan nefis film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz)

Hadi şimdi gelin, gerek görsel efektleri, gerekse insanı heyecanlandıran sahneleri ile o aksiyon dolu savaş filmi önerileri nelermiş birlikte göz atalım!

1. Listemizdeki ilk savaş filmi önerimiz "Operation Red Sea", yani bizdeki adı ile "Kızıldeniz Operasyonu"...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
"Kaan bu film nedir? IMDB puanı kaçtır? Nasıl bir şeydir?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak film için yazdığım kısa tavsiye metnine ışınlanabilir!

Filme Git ►

2. Bir diğer savaş filmi tavsiyemiz ise "Panfilov'un 28 Adamı" oluyor...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Moskova'ya ilerleyen Alman askerlerini durdurmak için verilen mücadeleyi konu alan bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Filme Git ►

3. Sıradaki bir diğer savaş filmi önerisi ise "12 Strong", yani "12 Savaşçı"...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Bu filmimizi ise Afganistan'da El Kaide ile verilen mücadeleyi konu alıyor.

Filme Git ►

4. Listemizin ortalarına geldiğimizde ise bizi "Lone Survivor" filmi karşılıyor...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Bu film ise Taliban'ın has adamlarına karşı yapılan gerçek bir operasyonu konu alıyor.

Filme Git ►

5. Sırada, bir savaş kahramanının hikayesini konu alan "Hacksaw Ridge", yani "Savaş Vadisi" filmimiz var...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Yönetmenliğini Mel Gibson'ın yaptığı bu nefis filmi mutlaka izlemelisiniz. 

Filme Git ►

6. Şahane görsel efektleri ile uzun uzun bakacağınız bir savaş filmi; "The Great Wall", yani "Çin Seddi"...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Muhteşem görsel efektler ile bezenmiş bu film de mutlaka izlenmesi gerekenler arasında.

Filme Git ►

7. Sıradaki savaş filmi önerimiz ise yukarıdakilerden biraz farklı; "Spectral"...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Bu film ise yukarıdakilerden biraz farklı çünkü bu filmde teknolojik bir savaş izleyeceksiniz. 

Filme Git ►

8. Son olarak farklı bir dünyası olan iyi bir savaş filmi önerisi; "Edge of Tomorrow", yani bizdeki adıyla "Yarının Sınırında"...

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Bu filmde de teknolojinin ağır bastığı modern bir savaş göreceksiniz.

Filme Git ►

● Ne oldu? Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak anında moduna göre film önerisi bulabilirsiniz!

Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
aksiyon filmleriaksiyon filmi önerilerisavaş filmlerivurdulu kırdılı filmlersavaş filmi önerileridövüş filmlerisavaş filmi önerisien iyi savaş filmleriizlenmesi gereken savaş filmleri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim. "E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım! ● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TZrYyEqfmV8[/VIDEO] Bu aslında ilk film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/33/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz. Kilit nokta 'çocuklar'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/65/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu...  Bu düzenin amacı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/51/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi. Pekiiii en diptekiler kim?...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/36/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar. Adalet kör![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/348/29/ne-izledik-netflix-imzali-the-platform-2-filmi-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım. - Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz. - Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum. - Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
59b
0
1 yıl
Neden Sevdim? Cem Yılmaz'ın Yeni Netflix Dizisi: "Erşan Kuneri"
Neden Sevdim? Cem Yılmaz'ın Yeni Netflix Dizisi: "Erşan Kuneri"
Cem Yılmaz'ın yıllar önce hayat verdiği karakter Erşan Kuneri, nihayet Netflix dizisi olarak karşımıza çıktı. Dün yayınlanan Erşan Kuneri dizisi, benim gibi pek çok kişinin yayınlanmasını iple çektiği bir işti. Ben de hemen oturup diziyi izleyip bitirdim ve "erşan kuneri dizisi izlenir mi?" diyen sizler için dizinin sevdiğim ve sevmediğim noktalarını kaleme almak istedim. Hadi gelin şimdi Erşan Kuneri dizisi konusu, oyuncuları ve genel izlenebilirliği hakkındaki detaylara ve tabi düşüncelerime birlikte şöyle bir göz atalım. Ayrıca aşağıda size dizi bölümleri hakkında da tek tek yorumlarımı bırakacağım.. E hadi! Bölümlere geçmeden Erşan Kuneri dizisi hakkındaki şu detaylara birlikte bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/33/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Erşan Kuneri karakteri, Cem Yılmaz'ın GORA ve Arif V 216 filmlerinde karşılaştığımız bir karakterdi. Erşan Kuneri dizisinde de bu karakterin 1970-80'lerdeki giriştiği maceraları izliyoruz. Dizi 8 bölümden oluşuyor fakat her bölümde Erşan ve ekibi farklı bir film çekmek için kolları sıvıyor ve bölümlerin yarısında bağlantılı bir şeyler izlerken diğer yarısında ise filmleri izliyoruz. Dizi, bu filmlerin çekim kısımlarını değil, çekildikten sonraki son hallerini bizle paylaşıyor. Beğenmediğim kısımları elbet var fakat genel olarak ben bu işi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/72/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Cem Yılmaz kendi seviyesini öyle yukarıya çıkardı ki, bu başarı, kendisiyle yarışmasını mecbur kılıyor ve tabi ki de her zaman ondan iyi iş bekliyoruz. Elebette beğenmediğim bölümleri, sahneleri var fakat genel olarak baktığımda ben Erşan Kuneri dizisinin büyük kısmını beğendiğimi söyleyebilirim. İnce ve göndermeler ile dolu esprilerine gülerken birden ardından gelen normal bir sahne modumu düşürse de bu sektörün, bu ülkenin böyle büyük bütçeli, kara mizaha, absürt komediye gerçekten ihtiyacı var.  Gelin şimdi bir de dizi bölümlerini yorumlayalım;  1. Bölüm: Kuru Murad (56 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/26/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Dizimizin ilk bölümünde, çektiği filmlerden sıkılan Erşan Kuneri'nin içinde tarih de olan bir film yapmaya girişmesini ve sonrasını izliyoruz. Bence bu bölüm, diğerlerine rağmen bir tık aşağıda kalıyor. İlk bölüm olduğu için pek çok kişi "abi bu peruklar falan hiç olmuş mu..." diye düşünüyor haliyle fakat kısa bir süre içinde dizinin atmosferine alışılınca izlenen şey keyif vermeye başlıyor. Puanım: 6,7 2. Bölüm: Ebenin Avı (44 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/66/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümümüzde ise Ezgi Mola'nın hayat verdiği karakterin, ekipteki erkeklere yaptığı bir büyü sonrasında yaşananları izliyoruz. Dizinin bu bölümü de diğer tüm bölümlerinde olduğu gibi popüler kültür temalarına eleştiriler içeriyor. Bu bölüm de, korku filmlerindeki klişeler ile dalga geçiyor. İlk bölüme kıyasla bu bölümü gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Puanım: 6,9 3. Bölüm: Kooperatif Kemal (48 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/60/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse Anadolu'da bir film çeken ekibimizi ve filmi izliyoruz. Bu bölümde Çağlar Çorumlu'nun oyunculuğu gerçekten çok ama çok keyifli. 2. bölüme nazaran 1 tık daha az sevdim diyebilirim. Puanım: 6,8 4. Bölüm: Kötü Mal (47 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/23/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde bara gelen bir Atari ile herkesin bağımlı olmasından bağımlılık karşıtı bir kamu spotu çeken ekibimizin ortaya çıkardığı filmi izliyoruz. Bu bölüm de 2. bölüme nazaran 1 tık aşağıdaydı benim için. Puanım: 6,5 5. Bölüm: Faqbadi (49 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/62/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Cem Yılmaz, bu bölümde piyasadaki üfürükçülere, bilim varken diğer yollar ile çözüm arayanlara bir mesaj niteliği taşıyan bir şifacıyı oynuyor. Bu bölümdeki görüntü yönetmenliği diğerlerine göre 1 tık aşağıdaydı diyebilirim. Fakat işlediği konu açısından bana kendini keyifle izletmeyi başardı. Puanım: 7 6. Bölüm: Blue Box (38 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/8/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Dizi, bu bölümüyle geçmişten günümüze gelerek 2022 yılında yaşananları konu almayı Hem de bir süper kahraman temasıyla... Bu bölümü de sevdim diyebilirim. Puanım: 7 7. Bölüm: Er-Man (42 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/82/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde de bir önceki bölümde izlediğimiz süper kahramanımızın dünyada yaşadıklarını izliyoruz.. 1 bölümde bırakılsaydı daha güzel olabilirdi fakat konunun bu bölüme de uzaması çok can sıkmıyor. Puanım: 6,7 8. Bölüm: Doyamadım (50 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/19/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde de iflasın eşiğine gelen Erşan Kuneri'nin arabesk film çekmeye çalışmasını izliyoruz... Bu bölüm için net bir yargım oluşmadı diyebilirim. Puanım: 6,5 - - - - - - - -  Özet: Yukarıda da bahsettiğim gibi, Cem Yılmaz sektörde kendisiyle yarışmak zorunda kaldığı için yaptığı işler hep büyük bir beklentiyle izleniyor. Eleştirilerin bu denli çok olması da hepimizde yarattığı bu olumlu etki yüzünden. Fakat adamın elinde imkan var, devasa bütçeler ile büyük prodüksoyunlu işler yapıyor. Ve en önemlisi içine sinen, istediği ve sevdiği işleri yapıyor. Türk film ve dizi sektöründe ticari kaygı gütmeden bu işleri yapabilen 1 kişi daha yok. Bu yüzden Cem Yılmaz'ın bu kendine özgü işlerini gerçekten destekliyorum.  - - - - - - - -  Netflix'te İzle ► • Erşan Kuneri oyuncuları kimler?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/89/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Kadroda Cem Yılmaz'a Zafer Algöz, Merve Dizdar, Uraz Kaygılaroğlu, Nilperi Şahinkaya, Ezgi Mola, Çağlar Çorumlu, Bülent Şakrak ve Can Yılmaz eşlik ediyor. • Erşan Kuneri'de Ozan Güven neden yok? Diziyi izleyen herkes Cem Yılmaz'ın tüm işlerinde yer alan Ozan Güven'in neden oyuncu kadrosunda olmadığını soruyor. Bu konu hakkında net bir açıklama gelmediyse de bence Ozan Güven'in son zamanlarda yaşadığı hukuksal problemler, onu bu diziden uzak tutmuş olabilir. İkili arasında küslük dedikoduları olsa da bence, böyle bir durum söz konusu değildir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
4 yıl
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
0
5 yıl
Korkulu Gerilimli: Yeni Film "The Night House" Neyi Konu Alıyor? İzlenir mi?
Korkulu Gerilimli: Yeni Film "The Night House" Neyi Konu Alıyor? İzlenir mi?
Sıkı film takipçileri bilir, korku, gerilim ve gizem türünde iyi film bulmak gerçekten zordur. 2021 imzalı the night house filmi de bu türde yeni çıkan en güncel filmlerden biri. E hal böyle olunca ben de The Night House'u az önce bir çırpıda izleyip geldim ve kaan the night house filmi konusu ne? ve the night house izlenecek kadar iyi bir film mi? tarzındaki sorularınıza cevaplar hazırladım. Squid Game Hakkında 7 İginç Detay İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi size korku-gerilim türündeki The Night House filmi konusu, senaryosu ve en önemlisi genel olarak izlenebilirliği hakkında biraz bir şeyler anlatayım... Sonra dilerseniz filmi izlemeye geçebilirsiniz. Hadi! Öncelikle yorumuma geçmeden önce The Night House filmi konusundan size kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/263/2/korkulu-gerilimli-yeni-film-the-night-house-neyi-konu-aliyor-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Film, kısa bir süre önce kocası vefat eden bir kadının, göl kenarındaki evlerinde geceleri yaşadığı huzursuzluğu konu alıyor. Koca evde bir başına yalnızlığa alışmaya çalışan kadının kafasını bazı soru işaretleri kurcalıyor ve o da bir araştırmaya girişiyor. Bu girişimin sonucunda da bazı gizemli olaylara şahit oluyor ve film böylece akıyor. "Kaan izlenir mi?" derseniz de; Korkusu gizemi tamam ama bir şeyler eksik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/263/79/korkulu-gerilimli-yeni-film-the-night-house-neyi-konu-aliyor-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin konusunda eşi gizemli bir şekilde vefat eden bir kadın ve göl kenarında, ormanın içinde büyük bir ev gibi şeyleri okuyunca bu filmden gerçekten iyi bir korku-gerilim filmi çıkacağını düşünmüştüm fakat film ne yazık ki bana bunu veremedi. Yani gerdi mi? Evet... Peki yer yer korkuttu mu? O da tamam ama filmde kesinlikle bir şeyler eksikti benim için. Yani film bir yere kadar gizemini sürdürdükten sonra yavaşça çorba oluyor ve izleyenin kafasını 'beyin yakma' olarak değil de kötü bir şekilde karıştırıyor. Bu da damakta iyi bir tat bırakmıyor. Filmin tek sorunu hikayeyi iyi aktaramaması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/263/84/korkulu-gerilimli-yeni-film-the-night-house-neyi-konu-aliyor-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Başroldeki Rebecca Hall'un gizemli panik havası iyi, ortam tam korku-gizem atmosferi o da tamam ama hikayede bir sıkıntılar var gibi. Film tam iyi bir yere iyi bir sonuca gidecekken birden her şey çok başka bir yönde ilerliyor ve bittiğinde en az 6,8 civarında bir puana sahip olacakken kendini 5,9'lara kadar düşürüyor. - - - - -  Özet: Yani diyeceğim o ki; Çok istesem de size tavsiye edemeyeceğim bir film oldu bu, fakat çok da izlenemez değil. Biraz korkayım, biraz da gizemli bi atmosfere dalayım derseniz bir göz atabilirsiniz, fakat izleyeceğiniz şeyin temelindeki hikayenin sağlam olmasını isteyenlerdenseniz bu film sizi tatmin etmeyecektir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
2
4 yıl
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'e her ay milyonlarca kişi ücret ödüyor. Fakat çoğunluk hala istediği o iyi Netflix dizilerini bulamıyor ve parasının karşılığını alamıyor. İşte bugün ben de size, tam da bu boşluğu doldurabilmek için izleyip, beğendiğim iyi Netflix dizileri tavsiye etmek ve bu dizi önerileri ile size Netflix'te keyifli zaman geçirtmek istedim. Birazdan göreceğiniz Netflix dizileri, her birini de izleyip beğendiğim, benden geçer not almayı başaran iyi yapımlar. Her biri de kendi kulvarında gayet başarılı yapımlar. Olur da Netflix'te izleyecek iyi bir dizi arayışındaysanız, bu listeyi bir yere kaydedin ve buradaki izlemediğiniz Netflix dizilerinin her birini de zaman ayırıp izleyin derim... E hadi gelin şimdi o dizilere bir bakalım! ● Bu listenin daha uzun halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xXXgXMhTrRM[/VIDEO] 1. Unbelievable ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/46/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Her biri ortalama 40 dakikalık 8 bölümden oluşan bu dizi, tamamen gerçek bi hikayeden uyarlanan bi yapım. Dizimiz, t*cavüze uğradığını söyleyip şikayette bulunan genç bir kızı ve bu kızımızın yaşadıklarını konu alıyor... Ben bu diziyi çok sert ve bir o kadar da gerçek buluyorum. Hiç öyle cafcaflı, havalı şeylere girmeden tüm gerçekliğiyle saf bi şekilde izleyiciye sunuyor bu hassas konuyu dizi... Fakat ağır ilerleyen, sert diziler sizlik değil ise bu tavsiyemi es geçin derim. Yok "işte bana bunlarla gel.." diyorsanız ve bu diziyi hala izlememişseniz de mutlaka en yakın zamanda bi şans verin derim. 2. Vortex[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/53/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]"Vortex" ismindeki bu dizi de Netflix'te izleyip beğendiğim yapımlardan... Günümüzden birkaç yıl uzakta geçen bu dizide, gelişen teknoloji ile birlikte emniyet güçlerinin soruşturmalarını çözerken sanal gerçeklikten yardım alarak suç mahallerini gezebildiklerine şahit oluyoruz. İşte yine böyle bi vaka için suç mahallini incelemek isteyen bi polisin sanal gerçeklik kullandığında yaşadıkları, tüm bu süreci bambaşka bi boyuta taşıyor ve işte hem polisiye, hem bilim kurgu ve hem de zamanda yolculuk, paralel evrenler ve hatta kelebek etkisi gibi pek çok ilginç konuya dokunan bir olaylar zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer bu söylediklerim sizi çektiyse, 6 bölümlük bu diziye Netflix'te bi ara göz atın derim. 3. Oast Studios[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/50/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Sıradaki bu tavsiyemiyse çoğunluğun gözden kaçırdığına neredeyse emin gibiyim ve bu videoyla birlikte artık 10 bölümlük bu nefis seriyi size de izletmekte kararlıyım... Bu 10 bölümlük kısa film serisi, Elysium, Chappie ve Distirct 9 filmlerinde de izi olan yönetmen Neill Blomkamp imzası taşıyor. 4 ila 20 dakikalık bu kısa filmlerin her biri de bilim kurgu merkezli ilginç konuları işliyor. Benim en sevdiğim bölüm "Rakka"... Bakalım sizinki hangisi olacak. 4. 3 Body Problem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/67/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu yeni Netflix dizisiyse sadece birkaç haftada tüm dünyada adından söz ettirmeyi başardı... Dizimiz, 1960'larda Çin'deki bi askeri projede çalışan bi astrofizikçi'yi ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor. Bilim insanımız uzay boşluğuna şöyle bir çırpıda bi mesaj yolluyor ve yanıt çok da ilginç bi yerden geliyor... İşte dizimiz de bu süreci ve bu sürecin merkezinde yer alan bilim insanlarının fantastik mücadelesini merkeze alarak ilerliyor... Görsel olarak üst düzeyde bulduğum bu Netflix dizisi, astronomi, fizik ve kuantum mekaniği gibi konuları çok acayip bi şekilde ele alıyor... Dizi, dünya dışı bir tehdit durumunda "Cahil kalabalıklara mı, yoksa azınlıkta kalan bilim insanlarına mı kulak asmalıyız?" sorusunun peşinden giderek tüm dünyaya aslında bir cevap veriyor... Her ne kadar çok başarılı olmayan oyunculuklar görmek ve yer yer giderek akmayan bi senaryo ile karşı karşıya kalmak beni üzse de, içindeki fantastik ve ufuk açan sahneleriyle bende ortalamanın 1 tık üzeri bi tat bıraktı bu yapım. 5. Archive 81[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/9/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu korku-gerilim dizisiyse Netflix'in derinlerinde öylece keşfedilmeyi bekleyen iyi dizilerden biri bana göre... Dizimiz, yıllar önce kullanılan eski kasetlerdeki görüntüleri kurtarıp dijital ortama aktaran bi gencin yaşadığı paranormal olaylara odaklanıyor... Adamımız birden 1994 yılına ait yanmış bi kasetteki görüntülere kendini kaptırıyor ve işte tam da o andan sonra korku, gerilim ve izleyeni sürükleyen iyi bi gizem başlamış oluyor. Benim çok az da olsa REC ve FREQUENCY filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, Netflix'te şöyle gizemli, gerilimli, yer yer ürkütücü bi dizi izlemek isteyenlerin tam aradığı şey olabilir... "kaan demişti" dersiniz. 6. Dear Child[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/81/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Dear Child veya bizdeki adıyla "Sevgili Çocuk" ismindeki bu dizi de bence Netflix'in tozlu raflarında kalmış yapımlarından. Netflix Almanya imzası taşıyan bu dizi, bi roman uyarlaması. Her biri 40 dakikalık 6 bölümden oluşan bu dizi, aşırı yüksek güvenlikli bi evde dış dünyadan izole bi şekilde yaşayan 1 kadın ve 2 çocuğu merkeze alarak ilerliyor. Belirli saatlerde yemek yiyip, yine belirli kurallara göre tuvalete gidip uyuyan çocukların bu dünyası, yaşanan bi olay sonrası oldukça değişiyor. İşte dizi de o andan sonra olan biteni bize aktarıyor... Psikolojik Gerilim türünde olan bu dizi, beni ilk bölümünden yakalamayı başardı. Oyunculardaki o donukluğu Alman olmalarına verin ve çok takılmayın derim. İzleyeceğiniz bu diziyi Türkler çekseydi muhtemelen her bölümde birkaç kez aşırı duygusal bi sahneyle karşılaşırdık. Fakat Alman imzası olunca yapımlar sert ve biraz duygusuz olabiliyor... Bi ara şans verin dediğim dizilerden. 7. Clickbait[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/27/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu mini diziyse günümüz sosyal medya çağında yaşanan bi suç zincirini konu alarak ilerliyor. Birden ortadan kaybolan evli, mutlu, çocuklu bi aile babamız var. Adamımızın akıbeti belli değilken birden internete düşen videoları durumun gidişatını tamamen değiştiriyor. Adamımız videolarda "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor ve içine sosyal medyayı da alan bi suç zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer Netflix'te şöyle sosyal medya konulu, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bi dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tam sizlik olabilir, benden söylemesi. 8. The Night Agent[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/32/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Night Agent ismindeki bu sıradaki tavsiyemse, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen birimlerinden biri olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışan bi adamın 1 gece yarısı aldığı telefon ile değişen hayatını konu alıyor. Genç adamımızın tek derdi ülkesine faydalı olabilmek için çalışmakken kendini birden içinde bulduğu dünya, onu çok büyük tehlikelerin içine atıyor... Beklentiniz çok yukarıdaysa üzülürsünüz, fakat Netflix'te şöyle sürükleyici, koşturmacalı bi dizi izlemek isterseniz bu dizi sizlik olabilir. Çoğu dizi iyi başlayıp tempoyu düşürerek gider fakat bu dizi tam aksine yavaş başlayıp sonradan açılıyor. Bol politikalı, biraz koşturmacalı, bi suç-aksiyon dizisi sizi bekliyor... Bence bi şans verin. 9. Ve Hellbound...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/99/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Şimdiiiii... Netflix'te izleyebileceğiniz bu dizi, çıktığı ilk haftada "Netflix'in en çok izlenen dizisi" rekorunu Squid Game'in elinden alan bi dizi olunca beklentileri çok yukarılara çıkarmıştı. Fakat izleyenlerin yarısı, diziyi beğenmemişlerdi. Ben de kararsız taraftan, zaman içinde beğenenler kısmına geçenlerdenim... Dizi, doğaüstü varlıklar tarafından cezalandırılan insanları ve bu süreç ile birlikte ortaya çıkan "İnanç" merkezli olayları konu alıyor. Dizi, fantastik ve yüzeysel gibi görünse de aslında günümüz dünyasında da yaşanan derin olaylara fazlasıyla atıfta bulunuyor. Heycanı ve merak duygusunu hiç eksik etmeyen bi dizi bu. Her bölüm sonunda elinizi mutlaka "Sonraki Bölüme Geç" butonuna götürmeyi başarıyor... Dikkatle ve alt metnini iyi okuyarak izlemenizi istediğim bu dizi, bence; tüm sektör klişeye boğulmuşken bi güneş gibi parlayan Güney Kore sinemasının son yıllarda çıkardığı dikkat çekici yapımlarından biri... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
2 yıl
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Günler önce Netflix'te yayınlanan Kulüp dizisi, oyuncu kadrosu ve işleyeceği farklı konusuyla bir dönem dizisi olacağı için dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Az önce bitirdim ve hemen "Kaan kulüp dizisi konusu ne?" ve "kulüp dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım.  En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi "Kulüp" hakkında size hem düşüncelerimi söyleyeyim, hem de dizi hakkında şöyle kısa ve net bir bilgilenelim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Kulüp dizisi neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/24/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kulüp, 1950'lerin İstanbul'unda, dertlerle dolu olan geçmişi nedeniyle yanında olamadan büyüyen kızını bulan bir anneyi ve onun çalışmaya başladığı bir gece kulübünde yaşananları konu alıyor. Tabi sadece annenin değil, annesiz büyüyen bir kızın da hayatına dalma fırsatı buluyoruz bu diziyle. Ve evet, tüm bunlar 1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda geçiyor.  "Kaan sence nasıldı?" derseniz bence Kulüp, keyifle izlenecek iyi bir dizi olmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/92/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dönem dizi/filmleri, çok zor yapımlar. Kostümler, diyaloglar, mekanlar, obejeler hepsi o dönemi yansıtmalı. Bu da çok büyük bir uğraş anlamına geliyor. Bu yüzden dönem film ve dizilerinde en çok detayların düşünülüp düşünülmediğine bakarak notumu veriyorum. Kulüp dizisinde ise diyaloglardan mekanlardaki en küçük objelere kadar her şey gayet doğru bir şekilde düşünülmüş. Oyunculuklar ve müzikler de oldukça iyi. Yani bence bu dizi izlenir. Gelelim küçük olumsuzluklara; Dizi çok hızlı akıyor ve bu iyi değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/34/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi henüz izlemeyenler burayı okumasın çünkü spoiler içeriyor... Bence dizinin tek kusuru, senaryonun çok hızlı akması. Genç bir başrolümüz var ve nişanı çok hızlı gelişiyor. Konu ne zaman nişana geldi de her şey yapıldı kavrayamıyoruz. Hemen sonra genç solistimizin yıldızı birden parlıyor. Bu da çok hızlı geliştiği için pek gerçekçi gelemeyebiliyor. Kulübün sahibi Orhan beyimizin de annesi birden hastalanıveriyor... Diziye en büyük olumsuz eleştirilerim bunlar oldu. Ve son olarak; Milyonlarca kişi tek soru: "Kulüp dizisi raşel kim?"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/29/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ben de dahil, Kulüp dizisini izleyip bitiren birçok kişi dizimizin başrolü Raşel'i oynayan oyuncuyu fazlasıyla merak etti. Ben de size kısaca Raşel hakkında bilgi vereyim istedim... Raşel karakterini Asude Selma Kalebek (evet a ile) canlandırıyor. Asude 1999 doğumlu ve şu an Boğaziçi Üni'de okuyor. Kuüp dizisinin Raşel'i Asude Kalebek'i şu an yani bu içeriğin yayınlandığı tarih itibariyle Instagram'da 8.102 takipçisi bulunuyor. Bunu buraya yazıyorum ki buraya yolunuz aylar sonra düştüyse hemen buraya tıklayıp Instagram profiline göz atıp takipçi sayısına bir bakın. Bence takipçi sayısı hızla artacak. - - - - - ÖZET: Uzun lafın kısası, Netflix imzalı bu dizi bence izlemeye değer. Konu olarak ağır fakat senaryo işleyiş bakımından da çok hızlı bir dizi... Oyunculuklar ve dönemin atmosferiyse çok başarılı. Hala izlemediyseniz bir şans verin derim. - - - - - • Kulüp Netflix'te var mı? Evet, Kulüp dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 6 bölümden oluşuyor.  • Kulüp dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin oyuncu kadrosunda Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci, Fırat Tanış, Metin Akdülger ve Asude Kalebek boy gösteriyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
1
4 yıl
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Dağ ve Börü Serilerinin Başarılı Yönetmeni Alper Çağlar Duyurdu: Göktürk Üçlemesi Geliyor!
Hangimiz ayıla bayıla izlediğimiz Hollywood filmlerine bakıp "Abi adamlar yapıyor ya..." diye iç geçirmedik? Hangimiz "Neden bizden böyle filmler çıkmıyor ki!" diye yakınmadık? İşte sorun da bu... Biz sadece iç geçirdik, söylendik ve yakınıp durduk. Fakat aramızdan biri var ki; o, tüm bu yakarışları bir kenara bırakıp kolları sıvadı. Gelin şimdi sizi onunla tanıştırayım! Henüz 35'inde başarılı bir yönetmen; Alper Çağlar... Peki bu Alper Çağlar kimdir?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/33/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Alper Çağlar, 1 Eylül 1981 doğumlu genç bir yönetmen. Kültürlü bir ailenin 2 çocuğundan biri. Annesi bir Kimya Profesörü, babası ise rektörlük de yapmış olan bir Kimya Mühendisi... Alper Çağlar ilk filmini çok erken yaşlarda yapıyor. Lise 2'de biz koşup oynarken o "Not So Far Away" isminde bir belgesel film çekiyor ve burs kazanıp Amerika'da okumaya hak kazanıyor. Onu çoğu kişi "Dağ" serisi ile tanıdı...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/3/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] 2012 yılında çıkardığı Dağ filmi ile dikkatleri toplamayı başardı. Film o kadar beğenildi ki, ısrarla devamı istendi. Peki Alper seyircisini kırdı mı? Hayır. Hop, Dağ 2'yi masaya çıkarıp vurdu ve o da ne? Sinema salonları bir müddet tıka basa doldu. Tam 3.5 milyon kişiye ulaşmayı başardı. Filmin hasılatı ise tam 40.694.699,17 TL oldu! Alper Çağlar ise Dağ'dan kazandığını yine işine yatıracağını duyurdu ve öyle de yaptı. "Börü" dizi müjdesi geldi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/88/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/92/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ülkemizin içinde bulunduğu durumu da göz önüne alarak yazılan Börü dizisi, sadece 6 bölüm sonunda final yaparak milyonlarca kişiyi büyülemeyi başardı. Her bölümü çok yüksek kalitede ve uzman kişiler tarafından çekilen bu dizi çok sevildi. Yayınlandığı her bölümü ile sosyal medyada zirveye oturmayı başardı. Hepimizin yüreğine işledi. Fakat böyle büyük bir yapım televizyon ekranlarında bitemezdi, öyle de oldu. Alper Çağlar, Börü'nün son bölümünün sinema filmi olacağını ve sadece sinemalarda izlenebileceğini duyurdu... Şimdi sıkı durun! Alper Çağlar yeni üçlemesi "Göktürk" projesini duyurdu! Başta da söylediğim gibi, biz "Abi bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya..." diye yakınaduralım, birileri elini taşın altına koydu ve kolları sıvadı. İşte o kişi Alper Çağlar...  Şimdi ben anlatmaya geçmeden, izlemenizi istediğim bir video var. Hem de Alper Çağlar'ın kendi sesinden... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=IeRJYzSH9tk[/VIDEO] Videoyu izlediniz, nasıl? Tüyler diken diken oldu değil mi? İşte ben de yıllardır tam da bunu anlatmaya çalışıyordum. Çok büyük ve köklü bir tarihimiz var. Destansı, fantastik kahramanlardan gerçek karakterlere kadar Türk tarihi o kadar köklü ki, bunu mutlaka sinema dilinde de ele almalıyız. İşte benim bu hayalimi Alper Çağlar gerçekleştirecek. Ve inanın, bu tür bir projeyi kimin yapmasını istediniz diye sorulsaydı, Alper Çağlar'dan başkası aklıma gelmezdi. Proje 7 yıl sürecek. 2019'da "İlk Göktürk" gelecek, 2022'de "Kırk Göktürk" ve 2025 yılında da "Son Göktürk" vizyona girecek.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/30/26/dag-ve-boru-serilerinin-basarili-yonetmeni-alper-caglar-duyurdu-gokturk-geliyor-780x439.png[/RESIM] ● Alper Çağlar'ın amacı, Türk tarihini, Türk Mitolojisi'ni tüm dünyaya doğru ve kaliteli bir şekilde aktarabilmek. Ben inanıyorum ki Alper Çağlar tüm bunların üstesinden gelecek ve hepimize bu gururu yaşatacak.  Bu konuda bizim üzerimize düşen görev ise böyle anlamlı ve sağlam projeleri paylaşıp, yayarak elimizden gelen desteği vermek... Aksi halde sinema salonlarında izlediğimiz filmler "Hayal mi? Gerçek mi?" anlayamayacağız... 
15b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.