Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

26 Ocak 2018
15b
0 Yorum
Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

Her gece milyonlarca insan, akıllı telefonu elinde uykunun gelmesini bekliyor. Tüm sosyal mecralara tek tek uğranıyor fakat uyku bir türlü gelmiyor... Heh işte, size tam da bu boş zamanınızı artıya çevirecek bir tavsiyem var: National Geographic imzalı nefis "Sistemi Kandır" serisi!  

Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

Hadi gelin şimdi bu seriden size biraz bahsedeyim.

Peki nedir bu Sistemi Kandır?

Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!
 Brian Brushwood isminde fırlama mı fırlama bir adamımız var. Tüm bölümlerde bu adamın zeka dolu taktiklerini izliyoruz. Mesela:
- Uzun bir kuyrukta nasıl linç edilmeden en ön sıraya geçebilirsiniz?
- Bir ayakkabı ile bir şarabı nasıl açabilirsiniz?
- Yemek siparişi verirken hangi kelimeleri kullanmak size yemeği bedavaya getirir?
- Arabanızı tamire verdiğinizde hangi cümleleri kullanırsanız ödeyeceğiniz para azalır? gibi gibi sorulara muhteşem cevaplar buluyoruz serimizde. 


Gelin ben size o bölümleri buraya tek tek bırakayım. Siz de her gece buraya gelip birkaç doz alıp çıkın!

Dolandırıcılara Dikkat!



Kazanmanın Yolları!



Yolculuk Numaraları!



Eminim hepsi de ufkunuzu açacaktır. Hadi iyi seyirler! 



 

Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Dün burada sizlerle paylaştığım şu içeriğimde Netflix imzalı "Aşk 101" dizisinin konusundan ve detaylarından bahsetmiş, "Neden izlenmeli?" sorusuna da kendimce cevap vermeye çalışıp bu diziyi sizlere tavsiye etmiştim. Fakat dünden bu yana Aşk 101 dizi oyuncuları hakkında etrafta pek bilgi olmadığını fark ettim. Sosyal medyada binlerce kişinin "Aşk 101 Sinan kaç yaşında?", "Aşk 101 dizisi Eda kim?" gibi soruları sormaya başladığını ve karmaşık gazete haberleri arasında kaybolduğunu fark ettim.  Aşk 101 Dizisi Replikleri İçin Tıkla! ► Ben de bugün kolları sıvadım ve size Aşk 101 oyuncuları hakkında önemli detaylar sunmak istedim. Yaşları kaç? Gerçek isimleri ne? Instagram'da kaç takipçileri var? gibi birçok soruyu bugün burada cevaplayacağız. Hadi gelin şimdi Aşk 101 oyuncularını tek tek tanıyalım!  Dizimizin en çok merak edilen isimlerinden "Eda" karakterine hayat veren "Alina Boz" ile başlayalım. Kimdir Alina?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/86/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Dizimizdeki hırçın kızımız Eda karakterini 1998 doğumlu, yani 21 yaşındaki "Alina Boz" oynuyor. Annesi Rus, babası Bulgaristan göçmeni bir Türk olan güzel oyuncu, Moskova doğumlu ve 1,73 cm boyunda. 3 sezon boyunca yayınlanan "Paramparça" adlı dizide kendini gösteren Alina Boz, şu an itibariyle Instagram'da tam 2,3 Milyon takipçiye sahip.  ● Şahsen ben Alina Boz'un oyunculuğunu gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. O hırçın kız havaları, içinde dizginlemeye çalıştığı aşkı ve yer yer savurduğu küfürleri ile birlikte gayet dozunda bir oyunculuk sergilemiş. Eda rolünde başkası olsa nasıl olurdu bilemem, fakat Alina bu rolün hakkını vermiş. Kabadayımız Kerem, yani "Kubilay Aka"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/71/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Atarlı abimiz Kerem karakterini ise 1995 doğumlu, yani 25 yaşındaki "Kubilay Aka" oynuyor. Vatanım Sensin ve Çukur gibi dizilerde adını duyuran genç oyuncu, Cem Yılmaz'ın "Arif V 216" filminde de "Yakışıklı Kemal" karakterini oynamıştı. Boyu 1,83 olan genç oyuncunun Instagram'da 1,1 Milyon takipçisi bulunuyor. ● Dizide Sinan'dan sonra, kendimi yerine en çok koyabildiğim diğer karakter de Kerem oldu. İçindeki aşkla ve hayatla mücadelesi, herkesi kaba kuvvet ile alt edebilirken bir aşkın onu yerle bir etmesi, hepsini de gayet başarılı bir şekilde izleyiciye geçirmeyi başarmış Kubilay. Bu çocuk ileride tam bir jön olacak, Kaan demişti dersiniz...  Serkeş ama hisli gencimiz Sinan; "Mert Yazıcıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/80/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Ve kendi halinde takılan zeki mi zeki, fakat aşk konusunda da bir o kadar acemi Sinan karakterine geldik. Dizide Sinan'ı 1993 doğumu yani 26 yaşındaki Mert Yazıcıoğlu canlandırıyor. Boyu 1,77 olan Mert, geçtiğimiz yıllarda "İyi Oyun" ismindeki bir sinema filminde başrol oynamıştı. Bunun yanında Karagül, Bir Litre Gözyaşı ve Kayıp Şehir gibi dizilerde de oynamış olan Yazıcıoğlu, Instagram'da 530 Bin takipçiye sahip.  ● Bana bu diziyi izleten en büyük etkenlerden biri bu karakter oldu. Daha önceki oyunculuklarını uzun uzun izlemişliğim yok, fakat bu dizide Sinan karakterini gerçekten çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Kendine has havası, zekice yazılmış diyalogları ve umursamaz birinin başka birine dönüşümü... Hepsi yerli yerindeydi. Bu yüzden Mert'e kocaman alkışlarımı yolluyorum.  Müthiş bir ticari zeka Osman; "Selahattin Paşalı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/27/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1990 doğumlu, yani 30 yaşındaki Selahattin Paşalı ise Muğlalı. Birçok dizide yer almış olmasıyla birlikte Selahattin profesyonel bir basketbol oyuncusu. Fakat tüm bunlar olurken Budapeşte'de sanat yönetmenliği okuyor ve kendini birden bu sektörde buluyor. Ayrıca modellik de yapan Paşalı'nın Instagram'da 220 Bin takipçisi bulunuyor.  ● Elinde fındığı, kafasında türlü türlü planları ve çok başarılı konuşma tarzıyla bu karakter gerçekten alkışı hak ediyor. Ticari zekaya sahip birini, böylesine planlı, organize yeteneği olan bir öğrenciyi oynamak kolay olmasa gerek, bu yüzden Paşalı'yı kutluyorum.  Naif, çalışkan, dürüst, güzel Işık; "İpek Filiz Yazıcı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/17/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]İpek ise 2001 doğumlu. Yani henüz 19 yaşında. Daha önce pek çok ünlü derginin kapağında yer alan güzel oyuncu, Adidas ile büyük bir iş birliği bile yapmış. 1,63 boyundaki oyuncuyu Instagram'da 250 Bin kişi takip ediyor. ● Işık karakteri, bizi dizinin bir Lise dizisi olduğu gerçeğinden koparmamak için gruba eklenmiş. Yani diğerleri birçok kuralı çiğneyip geçerken izleyicinin "E yok artık bu nasıl lise?" dememesi için Işık karakteri başarıyla kadroya yerleştirilmiş. O bir denge çizgisi ve birçok aykırı şeyler izlesek de sonunda Işık'ın olduğu sahnelerde tüm dalgalar diniyor. Bu karakter, bu dizide liseli imajını başarıyla yansıtan tek karakterdi ve zaten de böyle olmalıydı. Bu da iyi bir oyunculuk olduğunu gösteriyor. Dışı soğuk bir taş, içi sevecen bir aşık Kemal; "Kaan Urgancıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/41/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1981 doğumlu, yani 38 yaşında olan Urgancıoğlu, Kara Sevda dizisindeki kötü karakteri ve kendine has telefon zil sesi ile oldukça dikkat çekmişti. Boyu 1,83 olan ünlü oyuncuyu Instagram'da 1,4 Milyon kişi takip ediyor.  ● Dizide kendimi yerine en iyi koyabildiğim karakter Sinan'dı. Fakat en beğendiğim karakter de kesinlikle Kemal hoca oldu. Senelerdir yazıp çiziyorum, iyi bir lise dizisi çekmek istiyorsanız öğrenciden önce iyi bir "hoca" karakteri bulmalısınız. Soğuk, katı fakat sözünü dinletebilecek, tavırlarıyla öğrencileri etkileyebilecek bir öğretmen karakteri dünyada hep tutmuştur. Sonunda Netflix bu konuya eğildi ve böyle bir karaktere yer verdi. Kaan Urgancıoğlu'nun dünya çapında bir oyuncu olduğunu düşünüyor ve bu role "cuk" oturduğunu da söylemek istiyorum.   Güzel, sevimli, aşık Burcu; "Pınar Deniz"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/57/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Instagram'da 730 Bin kişinin takip ettiği Pınar Deniz, 1993 doğumlu yani henüz 26 yaşında. Boyu 1,68 olan ünlü oyuncu, Kardeşim Benim 2 filminde ve Vatanım Sensin dizisinde oynamıştı. Hatta son zamanlarda Can Yaman ile bir projeyi, sırf Yaman'ın tavırları yüzünden reddettiği açıklanmıştı. Ayrıca Deniz, Mardinli ve Arap kökenli bir aileden geliyor.  ● Oyunculuğunu pek görüp duymasam da Can Yaman olayında rast gelmişti Pınar Deniz. Sonra da anneannesini Koronavirüs nedeniyle kaybettiğini öğrenince tekrar göz atmıştım biyografisine. Dizideki oyunculuğunu bir tık eksik bulmakla beraber, oynadığı karakteri gerçekten sevdim. İçinde dizginleyemediği bir aşkı olan genç bir öğretmen ve diğer yanda evlilik baskıları yapan ailesi... Ayrıca Kemal ile olan aşkı da gerçekten çok tatlıydı. Hasret kalmışız böyle keyifli aşklara. Şimdiden sosyal medyada "KemalBurcu" etiketleri oluşturulmaya başlandı bile...  - - -  NOT: Genel olarak bu diziyi ve oyuncularını başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Bazı dizileri izlerken tıkanırsınız, olaylar bir türlü ilerlemez ve sizi de peşinden sürükleyemez. Fakat Netflix imzalı bu dizi, su gibi akıp gidiyor. İzleyip bitirdikten sonra o atmosfere ve karakterlere o kadar alışıyorsunuz ki, keşke bir çırpıda bitirmeseydim diye hayıflanıyorsunuz. Yukarıda size her bir oyuncunun güncel Instagram takipçi sayılarını verdim ki, bu içeriği yaynlandığı tarihten aylar sonra bile okuyorsanız oyuncuların hesaplarına girip, diziden sonra ne kadar takipçi kazandıklarını karşılaştırabilin. Hadi iyi seyirler!  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
46b
0
6 yıl
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Burada bu yıl, yani 2019 yılı içinde size birçok 2019 yapımı film tavsiyesinde bulundum. (Hepsine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Fakat hiçbiri beni "The Irishman" kadar heyecanlandırmamıştı. Hakkında ilk haberleri duymaya başladığımdan beri, yani 3-4 yıldır bu nefis filmi izleyebilmek için adeta günleri iple çektim durdum. Ve nihayet 27 Kasım 2019 tarihinde yani bugün, The Irishman filmi Netflix'te izlenebilecek şekilde yayınlandı. İzler izlemez hemen koşup burada da sizlere tavsiye ettim. O tavsiye metnine gitmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi The Irishman filminin dev oyuncu kadrosuna ve filmin gerçekten öğrenmeye değer detaylarına birlikte şöyle bir göz atalım!  Film kadrosu değil, şampiyonlar ligi! Yönetmen koltuğunda "Martin Scorsese", oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino gibi dev isimler var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/75/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Bu muhteşem filmin yönetmen koltuğunda küçükken astımı olduğu için spor yapamayıp, ailesi tarafından sürekli sinemaya götürülen ve sonrasında da büyük bir yönetmen olan "Martin Scorsese" oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci, Al Pacino, Harvey Keitel, Ray Romano ve Anna Paquin gibi dev isimler bulunuyor.  Filmin dev kadrosunun bir araya gelişi de bir o kadar ilginç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/7/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmimizdeki ilk dev isim olan Robert De Niro, filmin yönetmeni Martin Scorsese ile sıkı bir dost. Hatta De Niro, şimdiye kadar tam 10 Scorsese filminde oynamış. E hal böyle olunca, diğer dev isim Joe Pesci'yi film için ikna etmek de De Niro'ya düşmüş. Çünkü 10 yıldır sinemadan uzak olan Pesci, bu film için gelen teklifi birçok kez reddetmiş. Fakat De Niro, onu ikna etmiş ve böylece kadroya katılmış. Fakat 3. dev isim olan Al Pacino, ilk kez bir Martin Scorsese filminde oynayacağı için, Scorsese, De Niro'ya "Nasıldır? Onunla yapabilir miyiz?" diye sormuş. De Niro da "Rahat ol. Bizim Al işte, iyi tanırız" diye cevap vermiş ve böylece bu şahane kadro ortaya çıkmış.  3 buçuk saat boyunca, Amerika'nın gizemli suç tarihinde büyük bir rol oynayan "İrlandalı" lakaplı mafya tetikçisi Frank Sheeran'ın hayatına konuk oluyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/6/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.png[/RESIM]New York'un en büyük 5 mafya örgütünden birinde tetikçilik yapan eski bir askeri konu alıyor film. Hem "İrlandalı" lakaplı bu tetikçinin hayatını izliyoruz, hem de Amerika'nın gizemli suç dünyasında yaşananlara tanıklık ediyoruz.  Dev oyuncuların gençlik halleri için "CGI" Teknolojisi kullanıldı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/45/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmde, dev oyuncuların farklı dönemlerindeki hallerini izliyoruz. Fakat De Niro ve Al Pacino'nun gençlik yıllarındaki hallerini, onlara benzeyen genç oyuncular canlandırmıyor. Bunun yerine CGI Teknolojisi adı verilen bir sistem kullanılmış. Bu sayede büyük çaplı bir makyaja ya da başka oyunculara gerek kalmadan durum kurtarılmış. Hatta De Niro, bu uygulama için "Kariyerime bir 30 yıl eklemiş olabilir, sonuçtan memnunum" şeklinde de bir açıklama yaptı.  Proje çok büyük olunca Netflix dışında hiçbir yapımcı bu filme yanaşmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/69/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Herkes bu filmin neden Netflix'te yayınlandığını merak ediyor. Çünkü böylesine dev ve güçlü filmlerin ilk olarak Netflix'te yayınlanmasına pek alışık değiliz. Fakat bunun da sağlam bir nedeni var, onu da filmin yönetmeni Martin Scorsese açıklıyor; "Bu film için sadece Netflix bizim ile anlaşma yoluna girdi ve bütçe için para verdi, biz de bu sayede bu filmi yapabildik..." Bu arada De Niro'nun 1.75'lik boyu, yüksek topuklu ayakkabılar ile filmin bazı sahnelerinde uzatılmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/41/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki olumsuz dipnot: Film benim için muhteşem bir sinema şöleniydi. Fakat tek takıldığım nokta, şu CGI teknolojisi ile yapılan gençleştirme yöntemiydi. Çünkü dev oyuncuların gençlik hallerini flu bir bal mumu heykeli gibi görünce biraz üzüldüm açıkçası.   Film hakkındaki olumlu dipnot: Bugün, bu film için dünyada ve Türkiye'de binlerce kişi iş yerinden izin almış. Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan bu haber beni gülümsetti çünkü ben de bu filmin geleceği tarih olan 27 Kasım 2019'da bu filmi izleyebilmek için 3 buçuk saatlik bir boşluğu çok önceden yaratmıştım. De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino'yu bir arada izlemek muhteşemdi. İzkerken resmen tarihe tanıklık ettiğimi fark ettim. Yıllar yıllar sonra, bu filmi ilk izleyen nesil olarak anılacağız.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
6 yıl
Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor
Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor
Bugün, keşfettiklerim köşemde sizi başarılı illüstratör Burak Ağdemir ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir sanatçı. Üstelik çok da bizden bir sanatçı... "Peki ne yapıyor bu adam?" diyecek olursanız da, kendisi Yeşilçam efsanelerini öyle güzel birer illüstrasyona dönüştürüyor ki, hayran kalmamak mümkün değil. Tabi bunun yanında pek çok farklı konuda çalışmaları da mevcut... Instagram - Facebook  Hadi gelin şimdi bu nefis çalışmalara şöyle bir bakalım!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/66/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/51/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/16/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/90/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/76/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/46/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/79/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/27/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/4/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/57/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM] E bu da bonus olsun!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/18/71/turk-sanatci-burak-agdemir-turk-sinemasi-efsanelerini-muthis-birer-illustrasyona-donusturuyor-780x439.jpg[/RESIM]  
12b
1
8 yıl
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
SICAK KAFA: Netflix Türkiye'nin Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi Netflix birçok farklı ülkede, o ülkelerin şehirleri, oyuncuları ve senaryoları ile orijinal içerikler üretmeye çalışıyor. Birkaç gün önce yayınlanan Sıcak Kafa dizisi de, Netflix Türkiye'nin en yeni Türk dizisi oldu. Sıcak Kafa tabiri çok tanıdık olmayan bir terim olunca, haliyle birçok kişi de hemen kolları sıvayıp Google'da "sıcak kafa ne demek?", "sıcak kafa dizisi konusu ne?" gibi aramalar ile sorularına cevap bulmaya çalıştı... Netflix dizisi, bir de yerli olunca ben hemen ajandama yayınlanacağı günü not alıp, dizi çıktığı gibi izlemeye çalışıyorum. Sıcak Kafa dizisi de, yayına girer girmez izleyip bitirdiğim Netflix dizileri arasında yerini aldı. 19 İyi Netflix Filmi! ►  E diziyi hemen izleyince bir de sizler için Sıcak Kafa dizisi incelemesi hazırlamak istedim. Gelin şimdi, Bilim Kurgu türündeki yeni Netflix dizisi Sıcak Kafa'yı izleyip bitiren biri olarak, sizle düşüncelerimi şöyle bir paylaşayım... Hatta Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Konusu ne? gibi sorularınıza da cevap vereyim... E hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerimden önce, gelin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/27/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, sadece konuşma ve dil yoluyla bulaşan bir salgının yayılmaya başlamasından 8 yıl sonrasını konu alıyor. Eski bir dil bilimci olan bir adamın, bu salgından etkilenmediği öğrenilince de, salgın ile mücade eden kurum, tüm imkanlarıyla bu esrarengiz adamın peşine düşüyor... Tabi adamımız da bulunduğu korunaklı sığınağından kaçmak zorunda kalıyor ve dizimizin asıl hikayesi böylece başlamış oluyor. Bu arada adamımız bu salgın ile karşı karşıya kaldığında, başında inanılmaz bir yüksek ateş hissediyor. Vücudu bu salgına karşı böyle bir korunma yöntemi keşfediyor ve bedenden ziyade sadece başının sıcaklığı hızla artıyor. İşte dizinin adı olan Sıcak Kafa da buradan geliyor. Lafı uzatmadan; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/32/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix Türkiye'nin birçok orijinal dizisini izledik. Bir Başkadır'ı sevdik, Atiye ile biraz gizemli, mistik ve fantastik bir yolculuk yaptık, Pera Palas'ta Gece Yarısı ile Ata'mızı görüp duygulandık ve Aşk 101 ile de gençlik dolu bir nostalji yaşadık... Fakat tüm bu dizileri izlerken de "Şöyle bir bilim kurgu dizimiz olsa..." diye iç geçirdik... İşte bu dizi, bence tam olarak bu boşluğu dolduruyor. Üstelik büyük de bir emek verildiği belli... Hem oyuncuları, hem temelindeki özgün hikayesi, hem şahane görsel efektleri, hem de sürükleyici senaryosu ile ben bu diziyi gerçekten beğendim. Salgın sonrası İstanbul ve görsel efektler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/36/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kıyamet Sonrası veya Karamsar Bir Gelecek olarak tanımını yaptığımız 'Distopya' konulu dizi ve filmleri sevenler, bu dizide İstanbul'un salgın sonrasındaki halini görüp, fazlasıyla keyiflenebilirler. Dizinin görsel efektleri kötü çıkar diye üzülüyordum fakat 1-2 sahne dışında, tüm görsel efektlerin çok başarılı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu durum beni gerçekten şaşırttı... Ayrıca dizinin Mavi-Gri ve Sarı-Turuncu temalı 2 renk skalasından oluşan sahneleri olduğunu fark edeceksiniz. İşte bu temayı oluşturmak için de ünlü Dark dizisininde imzası olan ekip ile çalışılmış. Çekimleri 3 yılda tamamlandı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/6/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Sıcak Kafa dizisi, Afşin Kum'un 2016 yılında yazdığı aynı adlı kitabından uyarlama bir yapım. Bunun yanında dizinin tüm çekimleri 3 yılda tamamlandı. Dizi, yüksek bütçeli yapımlar arasında yer aldığı ve bir hayli dijital çalışma gerektiği için 3 yıl gibi bir süre içerisinde tüm çekimleri sona erdi. Mantar gibi dizilerin çıktığı günümüzde, böyle büyük bütçeli bir yapımın ortaya çıkarılmış olması ve üstelik Bilim Kurgu - Distopya türünde olması, bence ülkemiz için büyük ve güzel bir adım.  Başrolümüz Osman Sonant, SMK'dan bir türlü kaçamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/95/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Osman Sonant, yıllar önce yayınlanan Fİ dizisinde Sadık Murat Kolhan yani SMK karakterini oynuyordu. Yıllar sonra yine aynı oyuncuyu, Sıcak Kafa dizisinde SMK'dan yani Salgınla Mücade Kurumu'ndan kaçarken izliyoruz. Bu aslında basit bir tesadüf değil. Çünkü bu 2 dizinin de yönetmeni aynı, Mert Baykal... Anlaşılan o ki Baykal, yapımlarına böyle güzel imzalar bırakmayı seviyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/89/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] Aslında dizi; CAHİL'liği konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/313/7/sicak-kafa-netflix-turkiye-nin-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki salgın, konuşma yolu ile bulaşıyor. Ve bulaşan kişi, birden saçmalamaya, anlamsız cümleler kurmaya ve abuk sabuk konuşmaya başlıyor... İşte tam da bu yüzden, dizide bu salgına yakalanan kişiler için ABUK ifadesi kullanılıyor. Abuklar, kimseyi dinlemiyor. Karşılarındaki kişiler ile 2 yönlü bir iletişim haline girmiyor, sadece kafalarındaki anlamsız sözcükleri cümle yapıp öylece anlatıyorlar. ABUK olmayan bir kişi de, bu saçma cümlelere biraz maruz kalınca abuklamaya başlıyor... İşte dizi, aslında bu şekilde toplumlardaki CAHİL'liği konu alıyor. Diziyi böyle düşünür ve izlerseniz, taşların yerli yerine daha iyi oturduğunu fark edeceksiniz.   - - - - - -  Özet: Bilim Kurgu ve Distopya türünde çok iyi film ve dizimiz yok maalesef. İşte tam da bu yüzden, Sıcak Kafa dizisine 1 tık destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Dizi, genele baktığımızda ortalamanın üzerinde, ülkemizdeki yapımlar arasındaysa epey yüksekte yer alıyor. Bence bu yapım, aynı türdeki diğer dizi ve filmlerin de yapılmasının önünü açacaktır. Abartısız söylüyorum; şu diziyi İspanyollar yapsaydı 'İyi düşünülmüş..' der, beğenir ve "Netflix neden bizde de böyle işler yapmıyor?" diye isyan ederdik... Ben sevdim. Şöyle dram, romantik ve komedi yapımlarından sıkıldıysanız, mutlaka bir göz atın derim. Aradığınız 'farklı' yapım, bu olabilir. - - - - - -  ● Sıcak Kafa dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye orijinal yapımı. ● Sıcak Kafa dizisi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonu da gelecek. ● Sıcak Kafa dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Osman Sonant, Hazal Subaşı, Şevket Çoruh, Gonca Vuslateri, Hakan Gerçek ve Haluk Bilginer gibi iyi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
2
3 yıl
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Size birkaç hafta önce şu yazımda, Netflix dizilerine olan mesafemi kapatmayı başaran nefis bir diziden bahsetmiştim. Ben "Daha 3-4 ay iyi bir Netflix dizisi tavsiye etmem herhalde..." diye düşünürken işte bugün karşınızdayım ve sizlere taze taze, dumanı üstünde gayet iyi bir Netflix dizi önerisi vermeye geldim. Söz konusu bu dizinin adı "I Am Not Okay with This" ve eğer bu içeriğe "I Am Not Okay with This izle" gibi bir arama sonucu ile yolunuz düştüyse istediğinizi bulamayacağınızı peşin peşin söylemek istiyorum ki zaman kaybetmeyin. Eğer bu diziyi izlemek istiyorsanız bu içeriğin en sonundaki butonu kullanmanız gerekecek.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi bu yeni Netflix dizisi I Am Not Okay with This nasıl bir şey? Konusu ne? Türü ne? Neden izlenmeli? gibi sorularınıza tek tek cevap verip sizi bu dizi ile baş başa bırakayım... Hem de SPOİLER'sız! Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix yapımı I Am Not Okay with This dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/5/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizimiz, babasını trajik bir şekilde kaybeden liseli bir kıza odaklanıyor. Zaten ergenliğin getirdiği can sıkıcı durumlar ile mücadele ederken bir de kendindeki bazı tuhaf durumları fark ediyor genç kızımız... Pek arkadaşı olmayan, ailesi ile sorunları olan ve günlük hayatında kafa sesi olarak, çoğu şeyi içinden söyleyen, düşünen, içine kapanık kızımız, fark ettiği tuhaflıkların da artmasıyla, kendini birden farklı bir dünyanın içinde buluyor. İşte dizi de tüm bunları ve fazlasını konu alıyor.  20 dakikalık bölümler![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/77/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerini izlerken her bölümün ortalama 20 dakika olması beni cezbetmişti. Fakat diziyi severek izlediğimi fark edince, keşke bu süre biraz daha artsa diye düşünmeye başladım. Muhtemelen bu dizi, kısa bölüm süreleri ile sizi de ilk başlarda çok mutlu edecek. Fakat eminim, 10'ununuzdan 8'i, ilerleyen bölümlerde "Keşke bölümler biraz daha uzun olsa" diye iç geçirecek... Kaan demişti dersiniz.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/51/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Lise, yani gençlik dizisi ama içinde abartı efektler ya da laçka halindeki tatsız muhabbetler yok. Bir genç kızımız var ve o ergenliğini sorgularken siz de kendinizin o yaşlarındaki haline gidiyorsunuz. Genç kızımız kendinde bazı tuhaflıkları fark ediyor ve siz yine kendinizi onun yerine başarıyla koyabiliyorsunuz. Bence bir dizi ya da filmde, kendinizi söz konusu kişinin yerine rahatça koyabiliyorsanız o yapım olmuş demektir. Bu dizi, beni bu yönden yakalamayı başardı ve tam da bu yüzden "izlenir" deyip, tutup buraya size tavsiye etmeye getirdim.  Müzikleri, renkleri, atmosferi, kısacası her şeyi ile bir gecede izleyip bitirebileceğiniz bir dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/69/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin müzikleri, sahne geçişleri, pastel renkleri ve atmosferi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bu yönlerden benzettiğim diziler var ama şimdi "Haa ona benziyorsa..." diye düşünüp izlemeden fikir sahibi olmayın diye söylemek istemiyorum... Kısa bölümleri ile çerez gibi 1 gecede silip süpüreceğiniz bu Netflix dizisini mutlaka izleyin derim. Olmuş bu, aferin Netflix.  Son olarak dizimizin oyuncuları da şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/49/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Ana kadroda Sophia Lillis, Sofia Bryant ve Wyatt Oleff gibi isimler bulunuyor.  Hemen şimdi izlemeye başlamanızı önerdiğim bu diziye aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve yine hemen aşağıdan fragmanını izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=AWjW9tjKjhk[/VIDEO] Diziyi İzle ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
22b
1
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
"Ne İzlesek?" Diyenlere: Disney Plus'da İzleyebileceğiniz 8 İyi Film Tavsiyesi!
"Ne İzlesek?" Diyenlere: Disney Plus'da İzleyebileceğiniz 8 İyi Film Tavsiyesi!
Disney Plus Türkiye birkaç gün önce yani 14 Haziran 2022'de görkemli bir şekilde Türkiye pazarına girdi. Üstelik ünlülerin katılımıyla gerçekleşen açılış gecesinde Megastar'ımız Tarkan da görkemli bir konser verdi... Pekiii hepsi iyi güzel de, ne izleyeceğiz Disney Plus'da? İşte ben de bu sorunun da cevabını verebilmek için hemen Disney+'a üye oldum ve Disney Plus içerikleri neler? ve Disney Plus filmleri neler? gibi sorusu olanlara yanıt verebilmek için Disney Plus'da buluna iyi filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. En İyi Netflix Filmleri ►  Hadi gelin şimdi benim çoktan izlediğim, fakat "Ee bu Disney Plus'a üye de olduk ama ne izleyeceğiz şimdi?" diyenler için izleyecek iyi filmler olan o tavsiyelere bir göz atalım. Bu arada bu içerikte herhangi bir iş birliği söz konusu değil ama Disney+'a yakın zamanda hem yerli orijinal hem de dünyaca ünlü yapımlardan birçoğunun geleceğini de belirtmek istiyorum. Hadi gelin şimdi Disney Plus'da izlenecek iyi filmler nelermiş onlara bir bakalım! 1. Disney Plus'da izleyebileceğiniz ilk film tavsiyem "Clouds"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/23/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dram ve Gençlik türündeki bu film, nadir görülen bir kanser teşhisi konulan bir gencin verdiği hayat mücadelesini konu alıyor. İçinde bolca (ve iyi) müzik ve aşk da olan bu gençlik filmi, tamamen gerçek kişi ve olayları konu alıyor. Eğer tam da bu moddaysanız gözünüzden birkaç damla düşürecek kadar etkili bir hikaye barındırıyor film, benden birkaç yaş süzüldü şimdi delikanlılık yapmaya gerek yok... Şans verin derim. Filme Git ►  2. Sıradaki tavsiyem ise Hidden Figures[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/37/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Gerçek olaylardan esinlenen iyi filmlerden olan bu yapımda da "O siyah bu beyaz" diye insanların birbirini ayırdığı yıllarda Nasa'da çalışan 3 siyahı kadının yaşadıklarını izliyoruz. Rusya uzay için kolları sıvayınca Nasa'da da "Biz de yapmalıyız!" baskısı artıyor ve bu 3 kadın hem bu baskıyla hem de ırkçılık ile karşı karşıya kalıyor. İyi bir dönem filmi izleyeceksiniz diyebilirim. Filme Git ►  3. The Last Duel[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/84/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]2 buçuk saatlik bu film ise herkesin izleyemeyeceği fakat izleyebilenin de damağında kalan o tatla buna benzer başka filmler arayışına gireceği bir yapım. 14. yüzyıl Fransa'sındayız. Cesur bir şövalyemizin çiçeği burnunda eşi ile yaşadıklarına şahit oluyoruz. Film, yaşananları 3 farklı bakış açısıyla işlediği için ilk yarısında biraz afallayabilirsiniz fakat sabredin derim. Toplumdaki "kadın"a bakış açısını, kılıçlı şövalyeli bir dönem ile ele alan bu film benim "İşte sinema bu.." dediğim yapımlardan biri oldu. Filme Git ►  4. En La Tormenta[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/70/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Bu listedeki tek gerilim filmi olan bu yapım ise ailesiyle ilgili acil bir durum olduğunu duyunca karlı kışlı havada kendini yollara atan genç bir kadının yaşadıklarını işliyor. Genç kadın buz gibi havada kendini bir dinlenme tesisinde buluyor ve o andan sonra da film, elindeki kartları yavaş yavaş açarak adım adım ilerlemeye başlıyor. Öyle ahım şahım bir film değil fakat aradığınız şey bir akşamınızı kurtaracak bir gerilim filmiyse senaryosundaki sürprizleriyle yavaş başlayıp sonradan hızlanan bu filme bir şans verin derim. Filme Git ►  5. Cruella[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/86/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Benim "hafta sonu filmi" olarak kategorize ettiğim bu film ise 1970'li yıllarda yaşayan ve modaya aşık olan Estella ismindeki bir kızın yaşadıklarını konu alıyor. Disney, karakterleri hikayeleştirme konusunda gerçekten çok başarılı. Hepimizin az çok bildiği Cruella karakteri hangi kasvetli ve yer yer eğlenceli evrelerden geçiyor, hepsine şahit oluyoruz. Bir hafta sonu şans verin derim. Filme Git ►  6. Soul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/72/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Ben animasyon izlemem..." diyenlerdenseniz beni kırmayın ve bu filmle bir başlangıç yapın. Disney Plus'da izleyebileceğiniz bu animasyon film, dünyaya geliş amacını, kendini keşfetmeyi isteyen başarılı bir müzik öğretmeninin yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız sokakta öylece yürürken kendini bir çukurda buluyor ve sonrasında gözünü çok farklı bir dünyada açıyor. Filmin alt metninde öyle anlamlı mesajlar var ki, hem eğlenip hem de ara ara kendinizi sorgularken bulacaksınız. Mutlaka şans verin derim. Filme Git ►  7. Jungle Cruise[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/40/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Şöyle Disney Plus'da ailece izlenecek bir film arayışındaysanız tebrikler çünkü aradığınız film bu... Tam bir tipik Dwayne Johnson filmi olan bu yapım, Amazon ormanlarında mitolojik bir bitkinin peşine düşen akıllı bilim insanını ve işinde bir o kadar başarılı bir kaptanı konu alıyor. Şöyle bol maceralı, yer yer de keyifli bir yol filmi izlemek isterseniz bu film kesinlikle işinizi görecektir.  Filme Git ►  8. Ve son olarak kitap gibi bir film; Murder on the Orient Express[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/291/29/-ne-izlesek-diyenlere-disney-plus-da-izleyebileceginiz-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Eğer polisiye romanlarla, filmler ve dizilerle aranız iyiyse bu tavsiyem tam sizlik olabilir. Ünlü polisiye yazarı Agatha Christie romanından uyarlama olan bu film, size sürekli olarak "Katil kim?" diye sordurtmayı başarıyor. Biraz fazla "tiyatral" gelebilir fakat sonuna kadar sürüklemeyi kesinlikle başarıyor. Bir hafta sonu bu filme şans verin derim. Filme Git ►  • Ben bu listeyi 2022 Haziran'da hazırlıyorum, yani siz bu listeyi gördüğünüzde bu yapımlardan bazıları yayından kalkmış ve daha fazla yerli ve yabancı içerik Disney Plus'a gelmiş olabilir. Bu arada Disney+ Türkiye için fiyat aylık 34,99, yıllık ise 349,90 TL... Fakat haberler iyi çünkü 1 Üyelik ile 7 kişi kullanabiliyor, sadece aynı anda izleme sınırı 4, 5. kişi izlemek için sıra bekleyecek gibi.. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
68b
1
4 yıl
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
Biliyorsunuz buradaki "Netflix" kategorimizde size izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. İşte o kategoriye ilk kez bizden, Netflix Türkiye imzalı bir film koyacağım diye sevinirken şu an oturmuş size bu cümleleri yazıyorum... Filmimiz malumunuz Netflix'in ilk orijinal Türk filmi "Yarına Tek Bilet"... Yayınlanması için zamanı iple çektiğim, "acaba farklı bir şey yapabildik mi?" diye merak ettiğim bu film beni epey üzdü.  Irkçılık Konulu Nefis Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Yarına Tek Bilet izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınız burada değil. Fakat "Yarına Tek Bilet konusu" ve "Yarına Tek Bilet yorum" gibi aramalar sonucu buradaysanız tam olarak aradığınızın burada olduğunu söyleyebilirim. Hadi şimdi gelin, Netflix imzalı "Yarına Tek Bilet" filmi neden olacak gibiyken olmamış ve ortaya başarısız bir film çıkmış ona bir bakalım. 1. Yol filmlerinde en önemli şey diyalogların derinliğidir, fakat bu filmde onu göremiyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/98/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Size geçtiğimiz günlerde burada tavsiye ettiğim 303 isimli nefis yol filmini izleyenleriniz vardır, yoksa da bir göz atın derim. İşte o film de bir yol filmiydi, fakat diyaloglar o kadar derindi ki, hem izleyip hem de pür dikkat karakterlerin ağızlarından çıkacak cümlelere odaklanıyorduk. Fakat bu filmde diyalogların derinliği neredeyse sıfır. E hal böyle olunca da filmi izlerken eliniz telefondaki bildirimlere gidiyor ve film arkada öylece akıp giden sıradan bir TV filmine dönüşüveriyor..   2. Dilan Deniz Çiçek hiç olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/15/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Metin Akdülger muhteşem bir oyuncu ve bu filmde de tam anlamıyla döktürüyor, fakat ya karşısındaki Dilan Deniz Çiçek? O ne yapıyor? Ezber replikler, yavan cümleler, duygusuz tavırlar... Eğer bu filmde Metin Akdülger'in karşısındaki kadın oyuncu farklı biri olsaydı, filme yorumum çok farklı olabilirdi. Ayrıca bazı insanlarda "küfür" çok eğreti durur ya hani, işte Dilan Deniz de onlardan. 3. Her 10 dakikada bir yeni bir şarkıya giren film mi olur? Müzik klibi mi bu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/16/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmde müzik kullanımı o kadar yoğun ki, geriye dönüp filme şöyle bir baktığımda kafamda bir filmden çok bir müzik klibi canlanıyor. Sürekli farklı şarkılar araya giriyor ve film boyunca birçok müziğe maruz kalıyoruz. Bu şarkıların da her biri farklı tarzda, bu da filmde kopukluğa yol açıyor. 4. Eski sevgilileri birbiri ile evlenen 2 kişi aynı trenin, aynı vagonunun, aynı odasında yan yana rast geliyor? Sanki 1 tık fazla olmamış mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/39/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Böyle senaryolar normalde şaşırtır ve bu tesadüfler izleyeni mutlu eder, fakat bu filmde şahit olduğumuz tesadüfler o kadar kötü duruyor o kadar yapmacık duruyor ki, film bir an gerçekliğini yitiriyor. Tabi ki de bu bir "film" fakat izleyici bir filmde "Böyle bir şeyin yaşanma ihtimali kaç?" diye sormak durumunda kalmamalı. Bu filmi izleyenlerin çoğu bu absürt tesadüfe "Yok artık!" diye tepki vermiş olabilir, en azından bende durum buydu. 5. Filmde duygu yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/47/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmi izlediğiniz için buradasınız ve size bir sorum var; Geriye dönüp baktığınızda filmden hangi duygunun tadı damağınızda kaldı? Ben söyleyeyim; Hiç! Bu çok sert bir eleştiri gibi gelebilir fakat bu bir gerçek. Filmde hiçbir duygu tam anlamıyla yaşanamıyor. Sadece kafası karışık olan 2 kişinin bazı anlarına tanıklık ediyoruz ve film böylece bitip gidiyor.  6. Fransız sinemasına özenilmiş fakat olmuş mu? Maalesef...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/18/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Alakasız bir anda şiir okumalar, karşıdakinin şiiri yarısında tamamlaması, tren içinde dans, İzmir kordonda yürürken eğlenceli hareketlerin yapılmaya çalışılması... Şimdi "E Kaan sen de, napsınlar hiç yapmasınlar mı?" diyenleriniz olacak; Yapsınlar, yapsınlar fakat sıkı film izleyenler bu hareketlerin birebir kopya olduğunu biliyor. Biz bunları biliyorsak, sinema sektöründekiler bunu hayli hayli biliyordur diye düşünüyorum. Bu özentivari hareketler izleyeni filmden fazlasıyla soğutuyor.    7. Oynanan karakterler bizim gerçekliğimizden çok uzak ve bu yüzden bir bağ kuramıyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/35/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Film Netflix sayesinde 160 ülkede aynı anda yayınlandı. Belki yaşananlar diğer ülkelerce çok normal olabilir, fakat biz Türkiye şartlarını ve yaşananları bildiğimiz için film bize çok uçuk geliyor. En azından benim için böyle... Filmdeki karakterlerin gerçeklik ile bağlantıları yok denecek kadar az, bu da bizim onlarla bağ kurmamızı engelliyor. Tatsız tuzsuz, farklı bir evrende geçen bir film izliyormuş hissine kapılıyoruz fakat sonra birden "İzmir", "Mavi Tren" gibi tanıdık şeyler duyup filme yaklaşıyoruz ama sonra birden tekrar karakterler gerçeklikten uzaklaşıyor ve doğal olarak biz izleyiciler de bağımızı tekrar yitiriyoruz.  NOT: Bu arada filmin sonunda Dilan Deniz telefonla, Metin Akdülger'in eski sevgilisini arayıp "Seninkini vazgeçirdim, operasyon tamam güvenle evlenebilirsin" gibi bir şey deseydi efsane olmaz mıydı? Sadece bir düşünce tabi... Filmde sevdiğim tek nokta, Metin Akdülger'in nefis oyunculuğu idi. Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Daha güzel projelerde karşılaşmak ve size de burada o film ve dizilerden uzun uzun bahsetmek dileğiyle...  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
2
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.