Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

26 Ocak 2018
15b
0 Yorum
Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

Her gece milyonlarca insan, akıllı telefonu elinde uykunun gelmesini bekliyor. Tüm sosyal mecralara tek tek uğranıyor fakat uyku bir türlü gelmiyor... Heh işte, size tam da bu boş zamanınızı artıya çevirecek bir tavsiyem var: National Geographic imzalı nefis "Sistemi Kandır" serisi!  

Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

Hadi gelin şimdi bu seriden size biraz bahsedeyim.

Peki nedir bu Sistemi Kandır?

Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!
 Brian Brushwood isminde fırlama mı fırlama bir adamımız var. Tüm bölümlerde bu adamın zeka dolu taktiklerini izliyoruz. Mesela:
- Uzun bir kuyrukta nasıl linç edilmeden en ön sıraya geçebilirsiniz?
- Bir ayakkabı ile bir şarabı nasıl açabilirsiniz?
- Yemek siparişi verirken hangi kelimeleri kullanmak size yemeği bedavaya getirir?
- Arabanızı tamire verdiğinizde hangi cümleleri kullanırsanız ödeyeceğiniz para azalır? gibi gibi sorulara muhteşem cevaplar buluyoruz serimizde. 


Gelin ben size o bölümleri buraya tek tek bırakayım. Siz de her gece buraya gelip birkaç doz alıp çıkın!

Dolandırıcılara Dikkat!



Kazanmanın Yolları!



Yolculuk Numaraları!



Eminim hepsi de ufkunuzu açacaktır. Hadi iyi seyirler! 



 

Her Gece Uyumadan Bir Miktar İzlenildiğinde Ufuk Açan Bir Belgesel Serisi: Sistemi Kandır!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
3
3 yıl
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Size burada tavsiye ettiğim son Netflix dizi tavsiyeleri için şuraya göz atabilirsiniz. Fakat bundan önce gelin az önce bitirdiğim, Netflix'in yeni dizisi To the Lake hakkında size biraz bilgiler vereyim. Öncelikle "To the Lake izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız üzülerek söylemek istiyorum ki aradığınız burada değil, fakat "To the lake konusu" ve "To the lake dizisi izlenir mi?" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse tam da aradığınız yerdesiniz! Dünyanın Sonu Konulu İyi Filmler İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi taze taze izleyip geldiğim bu yeni Netflix dizisi To the Lake'i size kısa ve öz bir şekilde anlatayım... Hadi! To the Lake dizisi hakkındaki düşüncelerime geçmeden, nedir bu dizinin konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/98/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, bir romandan uyarlama ve Rus yapımı... Moskova'dayız. Ortaya çıkan bir salgın hızla yayılıyor ve maddiyat para bul önemini yitirirken yiyecek ve sığınak gibi temel hayatta kalma maddeleri ön plana çıkıyor. Tam da şu an içinde bulunduğumuz Pandemi süreci gibi bir süreç başlıyor ve bilinen tüm normaller değişiyor. Herkes hayatta kalabilmek ve ailesini korumak için elinden gelen 'her şeyi' yapıyor. İşte dizimiz de bu süreçte yaşanan gerilim ve dram dolu olayları konu alıyor.  Peki To the Lake dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/67/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bugüne kadar "dünyanın sonu" ve "salgın" temalı pek çok dizi film izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi izleyenini peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bir oturuşta 4 bölümü devirdim diyebilirim. Tabi mantık hataları da yok değil ama dizi gereksiz drama boğmadan, olayın heycanını soğutmadan sizi bir sonraki bölüme götürmeyi başarıyor. Bu arada nasıl Dark dizisi ile Almanca kulağımıza çok tatlı gelmeye başladıysa da bu diziden sonra da kulağınız Rusça'ya yatkınlaşmış olabilir zira Rus yapımı bu dizideki konuşmalar benim hiç kulağıma batmadı aksine hoşuma bile gitti diyebilirim. En önemlisini de en sona sakladım; Dizideki kıyamet havası o kadar iyi oluşturulmuş ki, diziyi izlerken sürekli o kasveti üzerinizde hissediyorsunuz. %90'ı kar içinde geçen bir coğrafyada yaşananları izlediğiniz için de 2 bölüm sonra evinizin penceresinden dışarıya baktığınızda karlı bir havayla karşılaşacak gibi oluyorsunuz ve bence bu bile dizinin etkileme özelliğinin başarılı olduğunun göstergesi.  Dizimizde +18 sahneler var, baştan uyarayım da sonra kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/61/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öyle Amerikan yapımları gibi vıcık vıcık bir duygu seli göremeyeceksiniz bu dizide, fakat onun yerine Rus yapımlarında hep olduğu gibi bol bol +18 sahneye rast geleceksiniz şimdiden söyleyeyim sonra vay efendim ben duymadım, görmedim olmasın. NOT: "Şöyle Netflix'te eli yüzü düzgün bir diziye başlayayım beni sarsın, götürsün" gibi bir düşünceniz varsa her biri ortalama 50 dakikadan oluşan 8 bölümlük bu dizi işinizi görebilir. Rus yapımlarına çok yakın değilseniz başlarda biraz farklı gelebilir fakat tavsiyem hemen pes etmeyin ve kendinizi biraz akışa kaptırın.  To the Lake Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
5 yıl
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Az Bilinen 9 BİLİM KURGU Filmi!
Bildiğimiz pek çok iyi bilim kurgu filmi var, peki ya daha kenarda köşede kalan bilim kurgu filmleri? İşte bugün bu içerikte size izleyip beğendiğim bu bilim kurgu filmlerini tavsiye etmek istiyorum... Bilim Kurgu kategorisi öyle çok kişi tarafından beğeniliyor ki, pek çok kişi her gün Google'a "Bilim Kurgu film önerisi" yazıp veya WhatsApp'tan eşine dostuna "Bilimkurgu filmi önerisi olan var mı?" konulu mesajlar atarak iyi bir bilim kurgu filmi bulmaya çalışıyor. İşte ben de bugün sizlere tam olarak bu ihtiyaca bir cevap olacak olan nefis bir bilim kurgu filmleri listesi hazırlamak istiyorum. Birazdan burada göreceğiniz filmlerin her birini de ben izledim ve yarattıkları ortamı, o atmosferi fazlasıyla beğendim. Umuyorum ki birazdan göreceğiniz bilim kurgu filmlerinin her biri size de bana olduğu gibi keyifli birkaç saat geçirtmeyi başarır... Hadi görelim! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=3ciyqTptIg8[/VIDEO] 1. İzlemenizi istediğim ilk bilim kurgu filmimiz Creator![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/92/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde; 2020'de Nolan'ın beyin yakan filmi TENET'in başrolünde görünce şaşırıp "kim abi bu adam" deyip araştırınca da çok beğendiğim oyuncu Denzel Washington'ın oğlu olduğunu görüp "Hee anlaşıldı.." dediğim JOHN DAVİD WASHİNGTON'ın yer aldığı bu bilim kurgu filmi, orta seviyedeki oyuncu kadrosu ve çok da sağlam olmayan senaryosunun dışında yarattığı evreniyle beni yakalamayı başardı.. İnsanoğlu ve yapay zeka arasında yaşanan bi savaşın tam ortasında kalan bi adamın verdiği mücadeleyi izlediğimiz bu filmde, kendimizi birden suya hiç değmeden ilerleyen deniz taşıtları, atmosferde dolaşarak yeryüzündeki istediği noktayı vurabilen dev gemiler, uzay araçları ve hatta robotların olduğu acayip bi dünyada buluveriyoruz. Açıkçası ben bu dünyayı gerçekten ilginç ve başarılı buldum diyebilirim. Bu tür farklı dünyaları konu alan izlenebilir bilim kurgu filmlerine pek rast gelemiyoruz, bu yüzden bence bi şans verin derim. Filme Git ►  2. Otherlife[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/49/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle bi düşünmenizi istiyorum; Özel bi ilaç alıp gözlerinizi kapatıyosunuz ve kendinizi örneğin nefis bi doğada kayak yaparken buluveriyorsunuz. Her şey öyle gerçek ki, 'burada aylarımı geçirebilirim' diye iç geçiriyosunuz. Sonra gözlerinizi açtığınızdaysa gerçek dünyada sadece 1 dakika geçtiğini fark ediyorsunuz... Nası olay ama? İşte filmimiz de insan beyninde sanal bi gerçeklik yaratıp zaman algısını değiştiren bi yazılımı geliştirmeyi başaran genç bi dehanın yaşadıklarına odaklanıyor.. Hükümet "Hapishanelerimiz doldu, gelin bu olayı mahkumlara uygulayalım, 10 yıllık hapsi 10 dakikada çözelim" gibi bi fikirle gelince de işler biraz karışıyor ve Black Mirror dizisi tadındaki filmimiz de böylece başlıyor... Gerçekten beklentimden yukarıda çıkmayı başaran bu bilim kurgu filmi, "Acaba.." deyip bu olayın gerçek olma ihtimalini bana düşündürmeyi başardı.. Bu filmi şu an ilk kez burada görüp, duyduysanız mutlaka bi göz atın derim. Filme Git ►  3. Upgrade[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/23/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde çoğu kişinin "E Tom Hardy değil mi abi bu.." diyerek şaşırdığı Logan Marshall Green'in yer aldığı bu film, oto pilotlu araçların günlük hayatta olağan şekilde kullanıldığı, teknolojinin had safhada olduğu bi dünyada yaşananları konu alıyor. Bi kaza sonrası felç kalan bi adamımız, kendisini iyi edeceği düşüncesiyle ilginç bi teknolojik gelişmenin ilk deneği oluyor ve filmimizin temposu da o andan sonra giderek artmaya başlıyor.. Yapay Zeka konusunu, vurdulu kırdılı sahnelerle de pekiştiren bu bilim kurgu filmi, sakin başlayan fakat sakin devam etmeyen o atmosferiyle beni yakalamayı başardı... Darısı başınıza :) Filme Git ►  4. The Blackout[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/86/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]The Blackout ismindeki bu Rus bilim kurgu filmiyse, gerçekten beni şaşırtmayı başaran yapımlardan biri... Hemen içimde kalmasın diye söylemek istiyorum; Bu film, Rusya'dan değil de Hollywood'dan çıkan bi film olsaydı, muhtemelen ilk kez şu an burada duyuyor olmazdınız... 2 buçuk saatlik bu ilginç Rus filmi, dünyada birden elektrik, uydu ağı gibi sistemlerin çökmesiyle başlayan süreçte yaşananları konu alıyor. Herkes "Bu bi saldırı mı?", "Neler oluyor?" derken sahaya gönderilen askerlerden de ürkütücü raporlar gelince işler giderek karışıyor.. İçindeki çılgın fikirleri, "Acaba?!.." dedirterek düşündüren bazı replikleri ve yoğun koşturmacasıyla "Kıyamet sonrası temalı filmler" listesine başarıyla girebilecek bi film oldu bu benim için. Üstelik bilim kurgusu ve efektleri de gayet yerli yerinde... Fakat hayati bir uyarı; Filmi Rusça konuşan oyunculara İngilizce dublaj ve üzerine altyazı ile değil, orijinal, kendi dilinde Türkçe altyazı ile izleyin derim.. benden söylemesi. Filme Git ►  5. Awareness[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/73/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı bu bilim kurgu filmiyse düşük IMDb puanı ve kötü oyunculuklarına rağmen bana kendini burada size tavsiye ettirmeyi başardı... Özel gücü sayesinde küçük çaplı dolandırıcılıklar yapan bi baba-oğulu izlediğimiz bu film ilginç bi dünyayı konu alıyor... Sadece bi göz hareketiyle kişilere yanılsama uygulayabilen gencimizin güçleri giderek artınca, bazı kişilerin de dikkatini çekiyor ve bi koşturmaca da böylece başlamış oluyor... Öncelikle dürüstçe söylemek istiyorum ki hikayenin işlenişi, oyunculuklar ve bazı çekim teknikleri ortalamanın 1 tık altında.. fakat şöyle 'özel güç' temalı, biraz X-Men, biraz da Tenet tadı aldığım bu Amazon Prime filmine - bu türü de seviyorsanız - bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Salyut-7[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/9/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Özellikle 'uzay' temalı filmlere göz atarken pek çok kişinin gözden kaçırdığı, Rus yapımı olunca reklamının da yeteri kadar yapılmadığı bu filmimiz, 1980'li yıllarda yörüngede enerjisi kesilip öylece asılı kalan Rus uzay istasyonunun kurtarılma sürecini konu alıyor... Bildiğiniz gibi UZAY, ABD ve Rusya'nın yani bi zamanlar sovyetlerin en önemli yarış alanlarından biri. Bu yüzden Rusya bu önemli istasyonu orada savunmasız bırakmamak için elinden geleni yapıyor ve film de işte bu operasyonu konu alıyor... Film, kesinlikle beklentimin üzerinde çıkmayı başardı ve başından sonuna kadar beni sürükledi diyebilirim... Bence kesinlikle bi şansı hak ediyor... "Kaan demişti" dersiniz. Filme Git ►  7. In the Shadow of the Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/39/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmiyse, 9 yılda bir ortaya çıkan bi seri katilin peşine düşen bi polisin yaşadıklarını konu alıyor... "E kaan bilim kurgu diyorduk, polisiyeye mi geçtik?" dediğinizi duyuyor ve devam ediyorum; Filmimizdeki katil öyle farklı yöntemler ile kurbanlarını avlıyor ki, davayı inceleyen dedektifler ne kadar inceleseler de hep elleri boş dönüyorlar. İşte tam da bu sırada devreye giren cevval bi dedektif ise tam anlamıyla yemiyor, içmiyor ve hem bilim kurgu, hem de gizem türündeki bu çözülemeyen olaylara derinlemesine dalıyor. Sürekli merak ettiren kurgusuyla bulmacayı yavaş yavaş çözen filmlerden biri bu... İçindeki o bilim kurgu dozu da gayet yerinde... Gizemi yer yer ağır bassa da farklı bi dünya sunmayı başarıyor bu Netflix filmi, bi şans verin derim. Filme Git ►  8. The Moon[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/47/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]2023'te çıkan The Moon ismindeki bu Kore filmini aynı isimli 2009'da çıkan ve benim de çok sevdiğim Moon filminle karıştırmayın derim... Filmimiz, Ay'a gitmek için yola çıkan 3 Koreli astronotu ve sonrasında yaşananları konu alıyor... Astronotlarımızdan 1 tanesi, kendini birden çok başka bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasında buluyor ve işte film de bize, başından sonuna kadar bu süreci an be an aktarıyor... Biliyosunuz Kore filmleri her zaman çok fazla dramatik ve karakterlerimiz de çok fazla tepkili oluyor. Bu yüzden bu kısımları es geçip, sadece 'uzay' konusuna odaklanın derim. Hem heycanlı, hem de 'çılgın' fikirlere sahip olayları izliyoruz filmde. Üstelik hem de uzayda... Sağlam da bi dram içeren bi uzay filmi bu... Benden söylemesi. Filme Git ►  9. Ve Vesper...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/352/19/az-bilinen-9-bilim-kurgu-filmi-780x439.png[/RESIM]Vesper ismindeki bu bilim kurguysa, ekosistemin çöktüğü bi dünyada hayatta kalmaya çalışan 13 yaşındaki bi çocuğu konu alıyor. Ufaklığımız hem bu bitmiş dünyanın kalıntıları arasında yaşama tutunmaya, hem de hasta babasını biraz daha hayatta tutmaya çalışıyor... Öncelikle ağır işleyen fakat oluşturulan atmosferiyle beni yakalamayı başaran bi film bu. Görsel açıdan gayet başarılı... Müzikleri de oldukça keyifli. Hikayede eksiklikler yok mu? İllaki var, fakat 'kıyamet sonrası dünya' temalı işleri sevenler için bu film birkaç yeni şey söylemeyi 'bence' başarıyor... Yeni ve farklı cihazlar, ilginç canlılar ve hepsinin ortasında değişmeyen bi dünya düzeni... Günlerce aklınızdan çıkmayacak bi film değil bu. Fakat yıllar sonra olabilecekleri düşündürmesi açısından bence gayet de ortalamanın 1 tık üzerinde bi 'farklı dünya' filmi bu. Karar sizin... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
1 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix'te günler önce yayınlanan ve izlemeyi iple çektiğim I Care a Lot filmini sonunda az önce bitirdim. Bitirir bitirmez de i care a lot konusu ne? ve i care a lot filmi yorumları nasıl? gibi sorularınıza kısa ve öz cevaplar hazırlayarak sizi bu yeni Netflix filmi hakkında bilgilendirmek istedim.  İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi I Care a Lot filmi nasıl? İzlenir mi? Netflix kendini aşmış mı? Yoksa batırmış mı? Efsane mi? Kestane mi? Birlikte şöyle hemen bir görelim... E hadi! Filmle ilgili yorumumdan önce "Kaan ne bu filmin konusu?" diyenler için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/240/72/kisa-ve-net-yeni-netflix-dizisi-i-care-a-lot-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Şöyle düşünün; Eşiniz, çocuğunuz veya yakın akrabalarınız... kimseniz yok ve sağlığınız da doğal olarak yaşınız arttıkça kötüye gitmeye başlıyor. İşte tam da bu sırada devlet diyor ki "madem kimin kimsen yok, sana yasal bir vasi atıyorum, senin sağlığın ve diğer her şey ile o ilgilensin"... İşte filmimiz de böyle bir vasiyi konu alıyor. İşinde son derece başarılı bir vasimiz var, kendisi çok hırslı ve tuttuğunu koparan cinsten. Fakat bir gün rast geldiği bir yaşlı, onun tüm hayatını değiştiriyor. İşte film de bu süreci konu alıyor. Bundan sonrası SPOİLER, filmi izledikten sonra uğrayıp aşağıya göz atın derim... İzleyenler, beni takip etsin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/240/87/kisa-ve-net-yeni-netflix-dizisi-i-care-a-lot-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] Tam olacak gibiyken olamamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/240/83/kisa-ve-net-yeni-netflix-dizisi-i-care-a-lot-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film ilk yarısında bir yaşlının evine 'yasal' yollarla çöken birini anlattığı için ağzımız açık izliyoruz. Hatta yer yer "Ulan bir gün bize de olur mu bu? Bizde var mı ki böyle şeyler?" diye sorgulamalara bile giriyoruz kafamızın içinde... Bu yüzden de tüm olaylar dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Fakat ne oluyorsa mafyatik olaylar işin içine girdikten sonra oluyor. İşler absürtleşiyor ve çok güzel bir hikaye giderek bizdeki o "Ulan acaba..." tedirginliğini yok ediyor. Sonunda istediğimizi alıp inceden bir 'oh' çeksek de, 'Nasıl ya?' diyerek izlediğimiz onca absürt sahne unutulmuyor. Başrol nefis, hikaye ilginç ve izleyeni çekiyor fakat neden kötü olamayan bir Rus mafyası? Üstelik bir Lannister... Kıcası film bende 'çerezlik'ten öteye geçemedi. Filmi neden mi 'çerezlik' listeme aldım? Bazı nedenlerimi sıralıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/240/50/kisa-ve-net-yeni-netflix-dizisi-i-care-a-lot-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]1) Gerçekten koca mahkeme, tek 1 rapor ile bir insanı evinden alıp bakım evine koyabiliyor mu? Bu çok ciddi incelemeler isteyen bir durum değil mi? En azından bir heyet veya görevli yaşlı kadının durumunu görmek için ziyarete gidemez mi? 2) Mahkeme, başrolümüz Marla'ya neden toz kondurmuyor? Aralarında bir çıkar ilişkisi vardı da ben mi kaçırdım? Eğer yoksa, bu durum olayların gerçekciliğini daha da aza indirmiyor mu? 3) Koca Rus mafyası, direkt Marla'yı hedef almak yerine neden garip şekillere giriyor? Doktoru neden öldürüyorsunuz yahu? Madem mafyasın, çık karşısına annenin raporunu değiştir, içeriden çıkar? İnsan hayret ediyor... 4) Marla'ya bir şeyler enjekte ediliyor, uyuşturuluyor, muhtemelen bayıltılıyor ve kaza süsü vermek için arabasının içinde uçuruma doğru sürülüyor, fakat ilginçtir başrolümüz aniden uyanıyor. Tamam uyanabilir, fakat onca ilaç verilmiş, sen suyun altında bu arabanın camını ayağınla vura vura nasıl kırdın da çıktın? İlaçlara da gerek yok, 10 dakika önce sağlam bir yumruk yiyen insan bile o anda afallar... 5) Her şeyi geçtim; Filmin yarısında başrolü mafya kaçırıyor ve adamımız 'öldürün' emri veriyor. Yahu filmin yarısında başrolün ölmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Böyle bir hatayı kim, nasıl yaptı? Zaten ölmeyeceğini bildiğimiz için olay tamamen inandırıcılığını yitiriyor. 6) Esmer kız evde halledilmiş. Marla bayıltılıp uçurumdan suya atılmış. Yani mafya ikinizi de öldü biliyor; E elinde milyon $'lık elmas da var? Kaçıp gitsene yahu...  - Bir izleyici olarak bu soruları sormak benim en büyük hakkım. Yukarıdaki bu sorular gibi pek çok absürtlük ile karşılaştığımız için on numara başlayan film birden temposunu düşürüp potansiyelini kaybediyor. Sondaki o sahne bile bu durumu kurtaramıyor. "Kaan gömdün iyi tamam da hiç mi izlenmez?" diyenler için; Filmin mesajı çok iyi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/240/47/kisa-ve-net-yeni-netflix-dizisi-i-care-a-lot-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Filme biraz daha yukarıdan bakarsanız aslında iş hayatındaki kadın-erkek eşitsizliğinden, Amerika'daki sağlık ve hukuk sistemlerindeki açıklardan ve yaşlıların suistimal edilmesinden bahsedildiğini görebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında filmin gerçekten söylemek istediği bir şeylerinin olduğu görülebiliyor. NOT: Filmin mesajı çok iyi. Fakat senaryoya sokulan göz ardı absürtlükler bu filmi size tavsiye etmemin önüne geçiyor. Şöyle kola-cips eşliğinde izlenecek hafif eğlenceli 'çerezlik' bir film izlemek istiyorsanız bir şans verin derim. Fakat tadı damağınızda kalacak türden bir yapım olmadığını da tekrar tekrar ifade etmek isterim. ---------- • I Care a Lot filmi Netflix'te var mı? Evet film Netflix'te izlenebilir.  • Filmde +18 sahne var mı? Evet birkaç küçük müstehcen sahne mevcut. • i care a lot filmi oyuncuları kimler? Marla rolünde daha önce Gone Girl filmiyle aklımızda kalan Rosamund Pike, mafya rolünde ise GOT dizisinin Lannister'ı Peter Dinklage'i izliyoruz. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
13b
1
5 yıl
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi.  Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım!  Merakla beklenen açıklama geldi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/62/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi.  Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/37/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir.  Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/83/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor.  ● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz.  Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz!  Modunu Seç ► Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 
24b
1
6 yıl
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
3
3 yıl
Şantaj! Oriol Paulo İmzalı, Konusuyla Beyin Yakan Yeni İspanyol Dizisi: "The innocent"
Şantaj! Oriol Paulo İmzalı, Konusuyla Beyin Yakan Yeni İspanyol Dizisi: "The innocent"
Size 2 yıl önce şu içerikte de bahsettiğim gibi İspanyol yönetmen Oriol Paulo gerçekten nefis işlere imza atıyor. Birkaç gün önce Netflix'te yayınlanan the innocent dizisi de Paulo'nun sabırsızlıkla beklediğim işlerinden biriydi. The innocent dizisini izledim ve "the innocent konusu ne?" ve "the innocent izlenir mi?" gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'te yayınlanan yeni İspanyol dizisi The İnnocent neyi konu alıyor? Oyuncuları kimler? ve hepsinden önce İzlemeye değer mi? gibi soruların cevaplarına bir bakalım, hadi! Yorumuma geçmeden önce gelin The Innocent dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/46/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizi, isteyerek işlemediği bir cinayet sonucu yolu hapishaneye düşen ve sonrasında kendini ve eşini entrikalarla dolu bir hayatın tam ortasında bulan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Çekimleri İspanya Barcelona'da gerçekleştirilen dizi, özellikle İspanyol Sineması tutkunları için nefis bir şölen. Hiç lafı dolandırmaya gerek yok; Bu dizi nefis![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/84/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Gizem, gerilim ve ters köşe ustası Oriol Paulo'ya tam anlamıyla hayranım. Birçok kişi onu El Cuerpo ve Contratiempo filmleriyle tanısa da aslında kendisinin aynı türde birçok filmi mevcut. Ha bir dizisi yoktu, sonunda o da oldu. E iyi ki de oldu çünkü dizi, nefis kurgusuyla su gibi akıyor. Dizinin atmosferi, o gizemli-kasvetli havası daha ilk dakikalarında kendisini hissettiriyor. İspanyol Sineması tutkunuysanız saydığım bu ögelerden sonra çoktan diziyi izlemeye gitmişsinizdir bile fakat durun, birkaç detaya daha göz atın derim...  Odaklanarak izlemelik bol Puzzle'lı, bol bulmacalı nefis bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/68/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizi, Paulo'nun diğer işleri gibi zekice yazılmış bir kurguya sahip. Senaryosu tamamen bulmacalarla dolu ve izlerken bazı ayrıntılara dikkat ederseniz daha çok keyif alabiliyorsunuz. Bu yüzden bu diziyi telefon bildirimlerinden ve uykusu gelen arkadaşlardan uzakta izleyin derim. İspanyol yapımı dizi filmlerin %80'inde bu ögeler sıkça kullanıldığı için eğer bir İspanyol yapımı izliyorsanız mutlaka detaylara odaklanın ve kendinizi akışta tutmaya çalışın. Bu, sonlara doğru alacağınız tadı 2 katına çıkarabilir... Nacizane bir tavsiye. Başrolde Mario Casas... İspanya sineması bir insan olsaydı, tipi Casas'a benzerdi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/249/50/santaj-oriol-paulo-imzali-konusuyla-beyin-yakan-yeni-ispanyol-dizisi-the-innocent-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünde, bu platformda da 4 filmini tavsiye ettiğim nefis oyuncu Mario Casas yer alıyor. Casas benim için İspanya sinemasının özeti gibi bir oyuncu. Soğuk, gizemli, sinirli ve çok nadir gülüyor. Ve işte tam da bu yüzden İspanya sineması için aranan o nefis oyuncu şartlarını taşıyor. Bu dizide de tam anlamıyla döktürüyor. Özet: Eğer gerilim-gizem ve beyin yakan bir senaryo izlemek istiyorsanız bu dizi tavsiyemdir. Fakat sizden tek isteğim, diziyi izlerken odaklanmanız. Bu sayede bir bulmaca çözüyormuş hissine kapılıp alacağınız hazzı 2 katına çıkarabilirsiniz. Hazır şöyle eve kapanmışken bu diziyi 2 günde bitirin derim. ---------- • Dizi kaç bölüm? Dizi, her biri ortalama 1 saatlik 8 bölümden oluşuyor.  • Dizide uygunsuz sahne var mı? Evet, dizide hem müstehcen hem de aşırı şiddet görüntüleri içeren birçok sahne bulunuyor. • Dizi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te "Şantaj" ismiyle izlenebilir.  • The innocent dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Mario Casas, Aura Garrido, Juana Acosta, Alexandra Jiménez ve José Coronado yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
5
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.