Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

01 Mayıs 2022
28b
6 Yorum
Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

Yeni Netflix dizilerine göz atarken rastladığım "The 7 lives of lea" yani bizdeki adıyla Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, bir oturuşta izleyip bitirdiğim dizilerden biri oldu. Bu "lea'nın 7 yaşamı konusu ne?" veya "lea'nın 7 yaşamı dizi yorumları nasıl?" diye sorgulamalara hiç girmeden hemen izlemeye başladığım bu diziyi bitirir bitirmez de hemen kolları sıvayıp size bu dizi hakkında biraz bir şeyler söylemek istedim.

Hadi gelin şimdi, 2022 yapımı yeni Netflix dizisi "Lea'nın 7 Yaşamı" nasıl bir dizi? Senaryo, oyunculuklar ve sürükleyiciliği nasıl? Her şeyden önce bu dizi izlenir mi? bu konulara şöyle kısaca bir cevap vermeye çalışayım... Hadi!

Yorumumdan önce, Lea'nın 7 Yaşamı dizisi konusundan bahsedeyim size...

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, günümüz dünyasındaki liseli bir gencin, arkadaşlarıyla doğada eğlendiği sırada bir nehir kenarında bulduğu bir bileklik sonrası zamanda yaptığı yolculuk ile 90'lı yıllara gidip bulduğu bu bilekliğin sahibini araştırmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor... Ne uzun cümle kurdum ama... Bilekliğin sahibini ararken tanıdığı pek çok insanın gençlik yıllarındaki halleriyle de karşılaşan genç kız, bulmacanın parçalarını yavaş yavaş çözmeye çalışıyor.

Zamanda yolculuk... Severiz!

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Dizimizin ana konusu zamanda yolculuk yapan bir genç olduğu için günümüzden 30 yıl önceye gidip, 90'lı yılların atmosferini tatmak izleyeni yakalıyor. Çünkü artık günümüzde birçok dizi ve film, zamanda yolculuk temasını eskiye göre daha fazla işliyor. Her ne kadar Dark dizisi bu işin seviyesini çok yukarılara taşımış olsa da, özellikle yakın geçmişe gidilen dizi ve filmleri izlerken ben büyük keyif alıyorum. Bu dizi de 90'lar atmosferini gayet iyi yansıtıyor.

7 bölümü de 1 oturuşta bitirdim: Bence bu dizi izlenir...

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Dizi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bir dizinin iyi sayılabilmesi için en büyük etken ne oyunculuklar ne de bütçesi benim için. Eğer bir dizi sizi her bölümündede bir sonraki bölümü merak ettirecek şekilde sürüklemeyi başarıyorsa işte o dizi, olmuş bir dizidir bana göre... Ve bu dizi de bu yüzden benden geçer not almayı başardı.

- - - - - - -

Özet: Fransız yapımı bu Netflix dizisi içindeki gizemi, zamanda yolculuğu ve bir olayı adım adım çözmeye çalışmasıyla bence sürükleyici bir dizi. Eğer şöyle hem güncel, hem zamanda gelip-gitmeli ve hem de içinde gençlik olan sürükleyici bir dizi arayışındaysanız bu tavsiyeme bir şans verin derim.

- - - - - - -

Netflix'te İzle ►

• Dizi Netflix'te var mı? Evet, diziyi hemen yukarıdaki butona tıklayarak Netflix üzerinde izleyebilirsiniz.

• Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 7 bölümden oluşuyor. 2. sezonun yanın tarihi ise şimdilik netleşmedi.

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

Modunu Seç ►

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

listesine yorum yap!
Ebrar D.
Ebrar D.
17 Şubat 2023
Sürükleyiciydi, tavsiye ederim. Geçmişe yolculuk film ve dizilerini sevenler kesinlikle izlemeli.
blue S.
blue S.
13 Aralık 2022
Tavsiye ederim, her ne kadar son bölüm biraz mantığa uymasa da izlenir.
mine S.
mine S.
15 Eylül 2022
Diziyi bir günde bitirdim, çok fazla merak uyandırıyor ve hiç sıkılmadan izliyorsunuz.
Kubra
Kubra
27 Temmuz 2022
İzledimm... Gerçekten çok beğendiğim bir dizi oldu kendileri, 1 günde bitirdim. Bitince de bir boşlukta hissettim. Mutlaka tavsiye ediyorum.
Ayşegül A.
Ayşegül A.
15 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Kaan'ın film önerilerinden sonra dizi önerilerinin de olmasına aşırı mutlu oluyorum. Artık izleyecek dizi kalmadı diye araştırırken ''sen bunu seversin'' tadında bir diziyle çıkıyor karşıma. İçeriğine hiç bakmadan direkt açıp izlemeye başlıyorum. Çünkü Kaan demişti diyorum :)
Pinkmoon
Pinkmoon
05 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Gerçekten güzeldi, sürükleyici, insanı baymayan ve her bölümü ayrı bir merak ve heyecandı... Kaan daha çok dizi önerirsin umarım tavsiyelerin çok güzel.
leanın 7 yaşamı konusuleanın 7 yaşamı dizi konusuleanın 7 yaşamı dizi yorumleanın 7 yaşamı netflixgüncel dizi tavsiyelerithe 7 lives of lea konusuthe 7 lives of lea dizisi
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
METAVERSE'ü Anlamak İçin İzlenmesi Gereken 3 Film Önerisi!
METAVERSE'ü Anlamak İçin İzlenmesi Gereken 3 Film Önerisi!
"Metaverse" kelimesi artık günlük hayatımıza yerleşmeye başladı. Hal böyle olunca pek çok kişi de hemen kolları sıvayıp google'da "metaverse konulu filmler" araması yaparak METAVERSE konulu film önerileri bulmaya çalışıyor. İşte ben de tam olarak bu yüzden bugün size bu konuyu izleyerek anlayabileceğiniz 3 film önerisi vermek istedim. Hadi gelin şimdi işledikleri konularıyla Metaverse hakkında izleyerek fikir sahibi olabileceğimiz o film önerilerine birlikte bir göz atalım... Hadi! ● Bu içeriği YouTube kanalımızda da VİDEO olarak izleyebilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Qrc94v9gljE[/VIDEO] 1. Önce "Veri" konusuna değinen bu yapımı izleyin; Social Dilemma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/270/90/metaverse-u-anlamak-icin-izlenmesi-gereken-3-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]METAVERSE ismindeki "Meta" sözlükte; "Ticari bi amaç için üretilen, alınıp-satılabilen ürün" anlamına geliyor. İşte 2020 yılında yayınlanan Social Dilemma filmi de tam olarak bunu konu alıyor. Biz ınstagram'da sadece baş parmağımızı kullanarak sörf yaparken arka planda kişisel verilerimiz kimlerin elinde kaç milyon dolarlara dönüşüyor tam olarak bu süreci bize aktarıyor. Üstelik bunu da öyle herhangi birilerinden değil, direkt olarak Facebook, Instagram ve Google gibi dev firmaların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz. Eğer METAVERSE'ü anlamak istiyorsanız, bu yeni dünyanın temel taşı olan verilerimizin nasıl şekillerde bizden alınıp, hangi aşamalarda paraya dönüştüğünü görmek isterseniz önce 1 buçuk saatlik bu yapımı izleyin derim. Filme Git ►  2. Sıradaki tavsiyem ise TRON![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/270/98/metaverse-u-anlamak-icin-izlenmesi-gereken-3-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]METAVERSE gibi bir dünyada gerçekleşmesi muhtemel şeyleri konu alan TRON ismindeki bu bilim kurgu - macera filmi, çerezlik bi yapım gibi görünse de aslında gelecekte insanoğlunun yaşayacağı bi dijital evreni bize göstermesi açısından gayet başarılı... Teknolojiye hayranlık duyan bi çocuk, aniden ortadan kaybolan babasını ararken kendini birden dijital bi dünyada buluyor ve bu sanal dünyada çok uçuk şeyler yaşıyor. Bu film ile hem keyifli birkaç saat geçirebilir hem de METAVERSE dünyasına kıyısından köşesinden konuk olabilirsiniz. Filme Git ►  3. Metaverse'ü izleyin; Ready Player One...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/270/58/metaverse-u-anlamak-icin-izlenmesi-gereken-3-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise gerçekleşmesi muhtemel METAVERSE evrenini bize en iyi şekilde gösteren yapım... Yönetmen Steven Spielberg imzalı filmimiz, VR dediğimiz sanal gözlüklerin cebimizdeki akıllı telefonlar kadar yaygın olarak kullanıldığı bi zamanda geçiyor. Ailesini yitirmiş bi gencimiz ve bir de milyonlarca kişiyi peşinden sürüklemeyi başaran bi sanal gerçeklik oyununu tasarlayan bi amcamız var. Bu amcamız, ölmeden önce şirketini, varını yoğunu bu oyunun içine bi yerlere gizliyor ve diyor ki bu "ipuçlarını bulan kişi mirasımın da sahibi olacak"... Tabi şirketin yöneticileri de "ilk biz bulmalıyız" diyerek koca bi orduyu bu oyuna sokup baya baya maaşlı olarak oynatıyolar. İşte başrolümüz de tam olarak bunun mücadelesini veriyor... Gerçek ve sanal dünyayı çok iyi bi şekilde işleyen bu film, bence METAVERSE'ü anlamak için en doğru kaynaklardan biri.. Filme Git ►  BONUS: Aldığınızda, sizi gerçek, fiziki hayat ile birebir deneyimler yaşayabileceğiniz METAVERSE gibi farklı bi dünyaya götürmeyi başaran bi ilacı konu alan "Otherlife" filmine de bi göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/270/4/metaverse-u-anlamak-icin-izlenmesi-gereken-3-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Filme Git ►  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
0
4 yıl
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
Sinema, insanoğlunun üzerinde büyük bir etkisi olan gerçekten güçlü bir araç. Bu yüzden 'Bir film izledim, hayatım değişti..' gibi sözler bile kullanıyoruz. İşte ben de bugün size, izleyenin hayatını değiştirme etkili iyi film önerileri hazırlamak istedim. İzleyenin hayatını değiştiren filmler, yani güçlü, etkileyici yapımlar ile çok sık karşılaşamıyoruz. Fakat bazı filmler var ki, izleyen kişiyi etkileyip bir şekilde onun hayatının değişmesinde pay sahibi oluyor. 19 İyi NETFLİX Filmi İçin Tıkla! ►  Bugün de burada göreceğiniz film önerileri, kendisini izleyen çoğu kişinin hayatını bir şekilde değiştirmeyi başaran filmler olacak. Kimisi içindeki dramıyla etkileyecek sizi, kimisiyse 'gaza getirme' etkisini kullanarak içinizde bekleyen başka bir yanınızı ortaya çıkaracak. Bence günün sonunda, bu film önerileri sizi kesinlikle başka biri olma yoluna sokmayı başaracak. Ben daha fazla uzatmadan hadi gelin, izleyenin hayatını değiştiren filmlere yakından bakalım! ● Bu içeriğin aynısını video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tfPWbbJSCj8[/VIDEO] 1. Gelin ilk filmimiz "K-Pax" ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/45/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yıllar yıllar önce izlediğim bu film, damağımda öyle güzel bi tat bıraktı ki, farklı zamanlarda kaç kez daha izlediğimi inanın ben bile hatırlamıyorum. Filmimiz, K-Pax isimli bi gezegenden geldiğini söyleyen, tuhaf davranışlara sahip bi adamı ve onun bu halini çözmeye çalışan insanların yaşadıklarını konu alıyor. Zekice yazılmış bi senaryoya ve gizem dolu bi atmosfere sahip bu filmde görüp, duyduğumuz repliklerin her biri de tam anlamıyla kitap gibi... Hem izlerken, hem de bitirdikten sonra bu filmden çıkardığınız mesajlar ve yakaladığınız ufuk açıcı detaylarla bazı şeyleri sorgulayabilir ve hayatınızın geri kalanına Acaba'lar ile devam edebilirsiniz. Benden söylemesi. Filme Git ►  2. The Bucket List[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/65/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bi şekilde size dokunmayı başarıp hayatınızın değişmesi konusunda etkisi olacak bi diğer film ise benim çok sevdiğim bi 2007 filmi... Karakterleri birbirlerine neredeyse tamamen zıt olan 2 yaşlı adamımız var. Bi hastane odasında rastlaşan bu 2 adam, birlikte geçirdikleri süreçten sonra el ele veriyor ve hala hayattayken yapmak istedikleri çılgınlıkları bir bir gerçekleştirmeye çalışıyorlar. İşte biz de tam olarak bu maceraya 3. bi kişi olarak konuk oluyoruz. Senaryo çok tanıdık gelse de başrolde 2 usta isim olunca, film su gibi akıp gidiyor. Biz de bol bol "Peki ben hala hayattayken neler yapmak istiyorum?" deyip kendimizi "bi an evvel 'ölmeden önce yapılacaklar' listesi hazırlasam mı" diye düşünürken buluyoruz... Pek çok kişinin izledikten sonra sırt çantasını alıp çıktığı, imkanı olmayanların da en azından balkona çıkıp şöyle bi hava alıp uzaklara daldığı bu filmde görecekleriniz, hayatınızın bundan sonrasını değiştirebilir. 'Kaan demişti' dersiniz... Filme Git ►  3. Coach Carter[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/2/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Tamamen gerçek kişi ve olayları konu alan, bi lise takımının basketbol antrenörünü ve onun çalıştırdığı öğrencileri izlediğimiz bu filmde, farklı kültürlerdeki gençleri disipline etmeye çalışan idealist ve tabi doğal olarak 'sevilmeyen' bi adamın kendine has yöntemlerini görüyoruz. Şimdi ben basketbol falan dedim diye asla bi 'spor filmi' olarak bakmayın derim bu filme. Çünkü film hem gerçeğe dayanan hikayesi, hem ilham verip yer yer gaza getiren sahneleri ve hem de nokta atışı müzik seçimleriyle yıllar boyunca aklınızdan çıkmayacak bi yapım. Filme Git ►  4. An Inspector Calls[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/55/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmdeyse sizi çok farklı bi deneyim bekliyor. Deneyim diyorum çünkü bi kitaptan uyarlama olan bu filmin temelindeki konusu o kadar sağlam ki yıllarca tiyatrolarda sahnelenmiş ve hala daha sahneleniyor. Zengin, varlıklı bi ailenin evine konuk olan bi müfettiş, aile üyelerine sorduğu sorular ile tüm dengeleri değiştiriyor ve biz de büyük çoğunluğu zekice diyaloglarla geçen bu sohbet ortamında, yemek masasındaki bi diğer kişi olarak tüm süreci izleyip, gözlem yapma fırsatı buluyoruz... Dikkatli izleyiciler için içindeki mesajı kendinden büyük olan, izleyenlerin zihninde etkisini bi müddet sürdüren ve olaylara başka açılardan bakmayı da aşılayan 'farklı' bi yapım bu. Kendinizi tam anlamıyla vererek izlediğinizde zihninizde birkaç şimşek çaktıracağı kesin... Filme Git ►  5. The Man From Earth[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/22/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Hazır zihinde şimşek çaktırmak demişken... Ben de dahil izleyenlerin zihninde yıllarca kira ödemeden öylece oturan, akıllardan çıkmayan bu nefis film de mutlaka bu listede olmalı diye düşündüm. Çalıştığı üniversiteden ayrılan bi tarih profesörünü ve ona veda etmek için gelen meslektaşlarından başka kimseleri görmediğimiz bu tek mekanlı filmde her şey sıradan giderken birden adamımızın 'Ben aslında 14 bin yıldır dünyada yaşıyorum...' diyerek başlayıp anlattığı şeyler tüm sıradanlığı bozmayı başarıyor. Filmi izlemeyenler için biraz 'komik' bile gelen bu konu, izleyip bitirenler için ayakları yere gayet sağlam basan, çok ciddi bi bilim kurguya dönüşmeyi başarıyor. İzlemeyi ve etrafınızda 'sadece diyaloglarla ilerleyen bilim kurgu filmi mi olur?' diyenlere izletmeyi unutmayın. Filme Git ►  6. Unbroken[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/47/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Angelina Jolie'nin oturduğu, belki de buna güvenerek tanıtım kısmına sağlam bi bütçe ayrılmadığı için pek çok kişinin gözden kaçırdığı 2014 yapımı bu filmse, başarılı bi sporcunun, 2. dünya savaşının patlak vermesiyle tamamen değişen hayatını konu alıyor. Hem karada, hem havada, hem de suda hayatta kalmaya çalışan adamımız kendini öyle zorlu durumlarda bulup mücadele ediyor ki, film; izleyip, hikayenin de gerçek olduğunu öğrenen herkesin 'azim' duygusunu biraz okşayıp büyük bi motivasyon katıyor. Şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdıysanız en yakın fırsatta izleme listenize alın derim. Filme Git ►  7. 12 Angry Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/94/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bu listedeki en çok bilinen yapım olan ve günümüzden nerdeyse 60 yıl önce çekilen '12 Öfkeli Adam' filmiyse izleyen herkese farklı bi bakış açısı ve sorgulama duygusu kazandırmayı başarıyor. Babasını öldürmekle yargılanan bi gencin suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğunu tartışan 12 jüri üyesinden 11 tanesi 'suçlu' dese de, 1 tanesi tüm yaşananlara farklı bi göz ile bakıp bazı detayları yakalamayı başarıyor. Bakın büyük büyük yazıyorum; Eğer şu yaşınıza kadar bu filmi hala izlemediyseniz ASLA BU FİLME 1950 YAPIMI SİYAH - BEYAZ SIKICI Bİ FİLM olarak bakmayın ve hemen izleyin... İzledikten sonra günlük olaylara bile farklı bi bakış açısıyla yaklaşacağınız bu film, 'bi film izledim, hayatım değişti' deyimine en uygun yapımlardan biri olabilir. Filme Git ►  8. Sliding Doors[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/42/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listedeki en keyifli tavsiyem ise 1998 yapımı bu ilginç film. Neden mi ilginç diyorum? Şöyle sorayım; Hiç, kaçırdığınız bi otobüs, uçak ya da metro sonrasında 'Belki de kaçırmayıp binseydim kaza falan olacaktı kim bilir...' diye düşündünüz mü? Cevabınız evet ise bu film ilginizi çekebilir. Çünkü film, tam olarak bu konuyu işliyor. Bineceği treni kaçıran bi kadını izlediğimiz film, kadının metroyu kaçırdığı haliyle, kaçırmayıp bindiği halinde yaşananları 2 koldan bize gösteriyor. Hem farklı bi hikaye izlemek, hem de kendi hayatınıza dokunan bi şeyler görmek isterseniz bu filme göz atın derim. Filme Git ►  9. Founder[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/14/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Founder ismindeki bu filmse içinde bi yerlerde girişimcilik ateşi yanan herkesi yakalayıp, hayatlarını değiştirmeyi başaran bi yapım. Ünlü şirket Mc. Donalds'ın kuruluşunu izlediğimiz bu filmde; hırslı, tuttuğunu koparan, kafası sürekli girişimciliğe çalışan bi adamın mücadelesini izliyoruz. Son 20 yılın en iyi girişimcilik filmlerinden biri olarak gösterilen ve izleyeni %100 gaza getirmeyi başaran bu yapımı henüz izleme fırsatı bulamadıysanız bugün burada karşınıza çıkması tesadüf değil.. Bence bu film artık bi şansı hak ediyor... Belki de bu filmden sonra kendi işinizi kurup, hayatınızın sonraki evresine rahat bi şekilde ulaşacaksınız... Kim bilir... Siz yine de bi gün parayı bulursanız beni de unutmayın tabi. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
3 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
11b
0
6 yıl
Dikkat Ağlatır! Aşıklar Bayramı: Kıvanç Tatlıtuğ'lu Yeni Netflix Filmi!
Dikkat Ağlatır! Aşıklar Bayramı: Kıvanç Tatlıtuğ'lu Yeni Netflix Filmi!
2022'yi geride bırakırken yayınlanan yeni Netflix içeriklerini bir bir takip ediyorum. Başrolünde Kıvanç Tatlıtuğ olan Aşıklar Bayramı filmi de izlemek için yayınlanacağını günü iple çektiğim içeriklerden biriydi. Nihayet Aşıklar Bayramı filmi bugün Netflix'te yayınlandı ve hemen bir koşu gidip filmi izledim. "Aşıklar Bayramı filmi konusu ne? İzlenir mi?" gibi sorulara yanıt olabilmesi için de hemen kolları sıvayıp size izlediğim bu filmden biraz bahsetmek istedim. Filme Git ►  Hadi şimdi gelin, yeni yayınlanan Aşıklar Bayramı filmine bir bakalım ve Aşıklar Bayramı filmi nasıl? Aşıklar Bayramı ne demek? ve filmin oyuncuları kimler gibi sorulara hızlı hızlı cevap verelim... Hadi! Film hakkındaki yorumuma geçmeden önce Aşıklar Bayramı filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/299/93/dikkat-aglatir-asiklar-bayrami-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Aşıklar Bayramı filmi, 40'lı yaşlara yaklaşan bir avukatın, bir gece ansızın kapısını çalan, yıllardır görmediği babasıyla Kırşehir'den Kars'a doğru çıktığı yolculuğu konu alıyor. Aynı zamanda kendi bölgesinde epey tanınmış olan Heves Ali adındaki yaşlı bir halk ozanı olan bu baba, ömrünün sonuna yaklaştığını fark ettikçe arkadaşlarıyla vedalaşmak istiyor ve böylece baba-oğul, öfke, merak ve duygu dolu bir yolculuğa çıkıyor. İşte filmimiz de baştan sonra bu süreci konu alıyor. İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/299/35/dikkat-aglatir-asiklar-bayrami-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin fragmanı yayınlandığında izleyeceğim şeyi az çok tahmin etmiştim. Bu yüzden pek sürpriz yaşamadım. Kıvanç Tatlıtuğ gibi bir unsur olmasaydı bu filmi burada size tavsiye eder miydim? Bilemiyorum... Fakat bu haliyle bence bu film ortalamanın 1 tık üzerinde diyebilirim. Biraz "Bir Zamanlar Anadolu'da" havası hakim ve bu tür sakin, hayatın içinden, gerçek filmleri sevenlerdenseniz, muhtemelen sizle aynı fikirdeyizdir. Kıvanç Tatlıtuğ yine rolünün adamı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/299/73/dikkat-aglatir-asiklar-bayrami-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Türk Sinema sektörü Kıvanç Tatlıtuğ gibi bir cevhere sahip olduğu için çok şanslı. Dünyaya açılabilecek kaç oyuncumuz var? diye şöyle bir düşündüğümde hep aklıma ilk gelen isim Kıvanç oluyor. Bu adam nasıl yapıyor bilmiyorum fakat oynadığı her dizide de, her filmde de, canlandırdığı karakteri adeta yaşıyor. Mimikleri, tavrı, konuşmaları, hepsi de o karaktere ve ortama göre değişiyor. Kilo alıyor, kilo veriyor, dil öğreniyor, kendine bakıyor... Yukarıda da söylediğim gibi, Kıvanç bu filmi tam anlamıyla taşıyor. Kıvanç'ı çıkarıp yerine başkasını koyalım, çoğu duyguyu kaybedeceğimize eminim. Aklıma takılan birkaç nokta da var tabi... ● Jandarma'nın arabayı durdurduğu sahnede bagajı gördükten sonra emniyet kemerini takmaya çalışan Kıvanç'ın tavırları ve ağlamamaya çalışması bence bu filmin en iyi sahnesiydi. Gözlerimi kırptığımda birkaç damla düşeceğini bildiğim için ekrana kilitlendiğim bir sahne oldu. Kıvanç, duyguyu izleyiciye naklen aktarabilen şahane bir oyuncu. ● Settar Tanrıöğen ise sadece durarak bile nefis bir oyunculuk sergilemiş. Tam anlamıyla bir 'baba' olmuş. ● Kıvanç, kapıya sol eliyle uzanıyor fakat açı değiştiğinde sağ eliyle kapıyı açtığını görüyoruz. Yine ilk çeyrekteki salonda sigara içme sahnesinde orta sehpanın üzerinde sürahi ve su bardağı yokken bir süre sonra birden masanın üzerinde belirdiklerini fark ediyoruz. Bunlar gibi birkaç hata gözüme takıldı, onları da söylemeden geçmek istemedim. ● Sürekli arayan Yıldız karakteri kimdi? Bunun cevabını göremedik, ya da ben kaçırdım.  ● Hemşire kız konuya neden dahil oldu? Nasıl girdi? Nasıl çıktı? Olmasaydı ne gibi bir eksiklik olurdu? Bilemedim... ● Kullanılan renkler ve genel olarak sinematografi çok başarılıydı. Manzaralar, sessiz, sakin sahneler beni tamamen o ana götürdü, gerçek gibi yaşattı. Aynı tadı Sivas ve Bir Zamanlar Anadolu'da filminde de almıştım. Aşıklar Bayramı ne demek? Anlamı ne?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/299/25/dikkat-aglatir-asiklar-bayrami-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]İlki Sivas'ta 1931 yılında gerçekleştirilen Aşıklar Bayramı etkinliği, yerel halk ozanlarının/aşıkların karşılıklı söyledikleri, dizelerle atışmalar yaptıkları, memleket hakkında türküler söyledikleri ve Aşık Veysel'in de keşfedildiği, zaman içinde gelenekselleşen bir bayramdır. (Fotoğrafta en sağda Aşık Veysel) - - - - - - - - -  Özet: İçinde "Açlar ve aşıklar uyuyabilir mi hiç?" gibi çok beğendiğim birkaç replik de barındıran bu film, biraz gerçek bir şeyler izlemek isteyenler için tavsiyemdir. Netflix'in bu tür hayatın içinden yapımlara da destek olması, onların yapımcılığını yapması takdire şayan. Keşke daha fazla böyle gerçek, hayatın tam içinden çıkan işler izlesek... Belki buraları okuyan bir Netflix yetkilisi vardır, kim bilir... - - - - - - - - -  ● Aşıklar Bayramı filmi konusu gerçek mi? Film, Kemal Varol'un ödüllü kitabı Aşıklar Bayramı'ndan uyarlama.  ● Filmin oyuncuları kimler? Filmin oyuncu kadrosunda Kıvanç Tatlıtuğ, Settar Tanrıöğen, Laçin Ceylan, Burcu Cavrar, Çetin Kemal Sarıkartal, Erkan Bektaş ve Pınar Göktaş yer alırken yönetmen koltuğunda da Özcan Alper oturuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
3 yıl
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz canınızı sıkabilir, moralinizi bozabilir ve çalıştığınız işinizden istifa etme isteğinizi tetikleyebilir...  YouTube'un yıllar önce "Para Kazanma" özelliğini aktif etmesi ile yeni bir iş sahası doğdu. İnsanlar artık çektikleri, hazırladıkları videolar ile çok güzel kazançlar elde etmeye başladı. Abone sayısı milyonları aşan kanal sahipleri ise "Neden kısa videolar ile yetineyim ki?" deyip film yapma işine soyundular ve yeni bir devir başlamış oldu; "YouTuber Filmleri"... İşte bu gelişme, dünyada olduğu kadar ülkemizde de yankı buldu ve birçok YouTuber film çıkarmaya başladı. YouTuber olmayanlara ise "10 liradan 40 liraya kadar değişen bilet fiyatlarında 2 milyon seyirci... Kişi başı 15 lira desek..." hesabı yaptırmaya başladı.  Peki YouTuber filmleri gerçekten o kadar kazandırıyor mu? Hadi gelin şimdi önce ülkemizde vizyona giren YouTuber filmlerine olan talebe ve onların hasılatlarına bir göz atalım... YouTuber filmleri furyası başlıyor; Halil Söyletmez'den "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/66/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 460 Bin Kişi Cumali Ceber: Allah Seni Alsın filmi kazancı: 5 Milyon TL YouTube: 1.4 Milyon Abone 0.facebook yıllarından bu yana sosyal medyada bir şekilde var olan "Halil Söyletmez", kendi oluşturduğu "Cumali Ceber" karakterini sinemaya taşımaya karar verdi. Sosyal medyada çok beğenilen karakter, "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın" ismi ile 4 Ağustos 2017'de vizyona girdi. Özellikle Twitter'dan çok büyük olumsuz tepkiler alan Halil Söyletmez şimdilerde Cumali Ceber 2 için kolları sıvıyor.  Bir diğer YouTuber filmi ise "Oha Diyorum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/13/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.png[/RESIM]İzleyici: 230 Bin Kişi Oha Diyorum filmi Kazancı: 2.9 Milyon TL YouTube: 4.9 Milyon Abone Abonelerine sırtını dayayıp sinemaya sıçrayan bir diğer YouTube kanalı ise "Oha Diyorum" oldu. 3 Kasım 2017'de vizyona giren film, kanalın kitlesi tarafından sevilse de yine ciddi eleştirilere maruz kaldı.  YouTuber filmleri arasında şimdiye kadar en çok ses getiren film ise YouTube Türkiye'de en çok aboneye sahip olan bireysel kanal Enes Batur'un filmi "Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?" oldu...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/81/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 1 Milyon 400 Bin Kişi Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? filmi Kazancı: 17.5 Milyon TL YouTube: 9 Milyon Abone Yıllardır YouTube kanalına istikrarlı bir şekilde neredeyse her gün 1 video yükleyen YouTuber Enes Batur, vizyona giren filmi ile ülkede büyük bir ses getirmeyi başardı. Sinematografi olarak iyi bir şeyler sunmayan film yapımcılarına tam 17 Milyon kazandırdı... Sabah gazetesinden "Olkan Özyurt"; "Enes 1 milyon seyirci barajını geçerse YouTuber filmleri devri başlar" diye yazmıştı ki öyle de oldu. Enes Batur'un filmi 1 Milyon 400 Bin kişi tarafından izlendi... Sıradaki YouTuber filmimiz ise henüz 1 hafta önce vizyona giren "Kafalar Karışık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/38/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 360 Bin Kişi Kafalar Karışık filmi Kazancı: 4.6 Milyon TL YouTube: 4.8 Milyon Abone (1 Haftalık İstatistik) Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin'in oluşturduğu "Kafalar" kanalı, hayallerini gerçekleştirdi ve uzun süren uğraşlar sonucu filmlerini izleyicilerine sundular. Metin Akpınar, Perihan Savaş gibi birçok ünlü ismin de oynadığı film bu 1 hafta içinde 4 buçuk Milyon TL hasılat elde etmeyi başardı. Kafalar ekibi ise iyi bir PR çalışması süresince tüm Türkiye'yi gezerek sinema salonlarında takipçilerine sürpriz yapıyorlar. Onları görebilme ihtimali de birçok kişiyi bilet alıp filme gitmeye itiyor. Diğer YouTuber filmlerine nazaran birkaç tık daha iyi olan bu film, eğlenceli ve macera dolu bir hikaye içeriyor. Kafalar ekibinin şimdiki hayali ise Kafalar Karışık filminin devamını çekmek...  ● Açıkçası "Para bizim için ikinci planda..." diyen her YouTuber biraz yalan söylüyordur. Verilen bu büyük emeğin tabi ki karşılığı olmalı. Yoksa zaten 1 buçuk saatlik filmi bilet ile satmaz, kanallarınızda paylaşırdınız. O yüzden o kısmı geçin. Fakat istediğimiz, bilet parasına değecek bir şeyler izlemek. E bunu da sağlayamıyorsanız eksiyi veriyoruz mecburen. Yoksa YouTuberların film yapmasına karşı tabi ki de değiliz. Sadece biraz daha emek, biraz daha kalite ve vizyon...    Bir de dünyadan bir YouTuber filmine göz atalım; YouTuber "Logan Paul" başrollü "The Thinning"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/55/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]   Eğer siz de benim gibi "E sadece ülkemizde bu kadar film çeken YouTuber varsa dünyada kaç kişi vardır, YouTube bir film yapım şirketi kursa ya?" tarzında düşündüyseniz işte bu film buna en iyi örnek. YouTube'un, "YouTube Red" adlı ücretli bir servisi var. Bunu Netflix gibi düşünebilirsiniz. İşte bu film de YouTube Red bünyesinden çıktı ve açıkçası ben filmi epey sevdim. Hatta tavsiye köşemde size tavsiye bile ettim. "Nedir, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak filmimize ışınlanabilir... ● Yani diyeceğimiz şu ki, yapılınca yapılıyor. Umarız ki önümüzdeki yıllarda daha güzel, daha kaliteli YouTuber filmleri ile karşılaşırız. Aslında kazanılan paralardan da anladığımız kadarıyla zaten YouTuber filmleri ile artık bol bol karşılaşacağız... E ne diyelim, gişeniz bol olsun!  ► "Tamam iyi güzel de var mı şöyle iyi bir film tavsiyen?" diyenler tam da buraya tıklayarak modlarına göre film önerisi bulabilirler!   
18b
0
7 yıl
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Fantastik yapımları, "Ya böyle olsaydı?" dedirttiği için seviyorum. Fantastik film veya dizilerin temelindeki hikayeyi hepimiz biliriz, fakat yapım bize bunun çok daha ötesini gösterir. İşte Good Omens dizisi de bunun müthiş bir örneği benim için. Dilimize "Kıyamet Gösterisi" olarak çevrilmiş olan Good Omens dizisi, Amazon Prime Video imzalı bir yapım. Ben de bugün 'Ne izlesek?' diye düşünüp iyi bir yabancı dizi arayan sizler için bu diziden bahsetmek istedim. 3 Bölümlük UZAYLI Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi Good Omens dizisi konusu, oyuncuları, temelindeki hikaye ve en önemlisi de bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir? gibi sorulara bir bakalım... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncemden önce gelin Good Omens dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/1/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]Good Omens, Deccal'in doğumuyla birlikte gerçekleşecek olan kıyameti konu alıyor. Dizimizin en basit haliyle konusu bu fakat tüm bu sürece 1 Melek ve 1 de İblis katılınca işler biraz karışıyor. Cennet Bahçesi'nden günümüze birbirini tanıyan bu melek ve iblis, tüm bu süreçte hem karşı karşıya geliyor hem de bazen yana yana durmak zorunda kalıyor. İşte dizimiz de bu fantastik konuyu işliyor.  Bence bu diziyi kaçırmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/78/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]2019 yapımı olan bu nefis dizi, birçok kişi tarafından es geçiliyor. Fakat dizi çok kaotik, kasvetli bir konu olan Kıyamet'i öyle seyir keyfi yüksek bir şekilde ve eğlenceli işliyor ki, her bölümde bir sonraki bölümde olacakları merak etmeden duramıyorsunuz. Bazı yerlerinde çok eğlenceli sahneler, espriler ile karşılaşırken bir bakmışsınız zamanda yolculuk yapıp Hz. İsa'nın Çarmıha gerildiği ana şahit oluyorsunuz. Dizi bu aşırı ciddi süreci öyle 'uçuk' şekilde işliyor ki kendine özgü tarifiyle damakta tat bırakmaması imkansız. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/93/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer aşırı ciddi sahneleri ve diyaloglarla dolup taşan bölümleriyle iyi ama çok ciddi dizilerden başınızı kaldırıp bir nefes almak isterseniz ve hala izlememişseniz, bence Good Omens dizisi, tam olarak aradığınız o dizi olmaya aday. Kutsal kitaplarda anlatılanları temel alarak üzerine çok farklı bir hikaye inşa etmeyi başaran bu dizi, benden geçer not almayı kesinlikle başardı. Keşke bu tür 'orijinal', 'kendine has' dizileri daha çok görebilsek. - - - - - -  ● Good Omens dizisi Netflix'te var mı? Hayır, Good Omens Amazon yapımı bir dizi olduğu için Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● Good Omens dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 6 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizi 2. sezon onayını da 2022 yılında aldı. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Michael Sheen ve David Tennant oturuyor. Fakat emin olun, yan rollere kadar her oyuncu çok başarılı performanslar sergiliyor.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
3 yıl
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Reklamı yapılan, elden ele, kulaktan kulağa ulaştırılan, sağda solda defalarca önerilen pek çok iyi film olsa da tanıtımı yapılamayan, yeterince adını duyuramayan ve bu yüzden kenarda köşede kalan pek çok iyi film de bi yerlerde keşfedilmeyi bekliyor... işte ben de bu yüzden bugün size beğendiğim fakat hala değeri bilinmeyen filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. Listemde 40 kadar film var, eğer olur da "kaan, bu listenin 2.'si de gelsin" derseniz yorum bırakarak bana bunu belli edebilirsiniz. Hadi gelin şimdi listemdeki değeri bilinmeyen iyi filmler hangileri? Gözden kaçan o iyi film önerileri neler? Birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Zt9zag8MvKI[/VIDEO] 1. Storm Boy, yani bizdeki adıyla Fırtına Çocuğu ile başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/78/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2019'da çıkan bu film, ilginç şekilde beklediğim kadar ilgi görmedi fakat bence şahane bi film bu... Başrolünde hayvanların olduğu filmler bana özellikle hafta sonları şahane zamanlar yaşatıyor. Bu yüzden bu film de bence hem hikayesi, hem de çok naif ve duygulu sahneleriyle bu listeye girmeyi başardı. Oyunculuklar, görsel efekt kullanmadan gerçek pelikanlar ile yapılan çekimler, hepsi şahane.. yer yer keyifli, yer yer de hüzünlü ve sıcacık bi hikaye sizi bekliyor. Filme Git ►  2. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/96/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bizdeki adı "Yağmurda Yarış Sanatı" olan bu filmiyse fırsat buldukça sürekli tavsiye etmeye çalışıyorum, biliyosunuz… fakat ne yazık ki bu nefis filmin hala hak ettiği kadar övülmediğini görünce de üzülüyorum haliyle... filmimiz, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar insanlarla yaşadıklarını bize gösteriyor. Fakat tüm olan biteni köpeğimizin gözünden görüyor ve izliyoruz. Bence çok da özel bi film bu... bi köpeğin iç sesini, yıllar içinde yaşadıklarını öyle güzel bir kurguyla bize aktarıyor ki, film sonunda köpekler neler düşünür? ne kadar iyi bi dostturlar? tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabını bize nefis bi şekilde veriyor. Mutlaka ama mutlaka izleyin, eğer izlediyseniz de yorumlarda el atın izlemeyenlere izletelim artık şu nefis yapımı :) Filme Git ►  3.Adrift...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/2/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise gerçek bi hikayeden uyarlanan gerçek bi yapım.. Filmimiz, tanışıp aşık olduktan sonra hayatlarının en büyük macerasına çıkmak için tekne ile okyanusa açılan çiftimizin yaşadıklarını konu alıyor. Birden büyük bi kasırganın içine düşen bu 2 aşıktan biri ağır yaralanıyor ve film de tam olarak oradan sonra başlıyor... Yıllardır benimle olanlar bilir; Ben bu tür gerçek, yaşanmış hikayeleri konu alan filmlere tam anlamıyla bayılıyorum. Belki biraz da ondan olacak bu film beni fazlasıyla tatmin etti. İzlerken kendime sürekli "Ben olsam ne yapardım?" diye soruyorum ve kendimi orada hayal ediyorum.  Filme Git ►  4. Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/21/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Mother! Hikayesi acayip, oyuncu kadrosu ortalamanın üzerinde, alt metnindeki göndermelerse burdan köye yol olur... fakat neden çoğu kişi bu filme burun kıvırıyor? Neden hala hak ettiği yerde değil? İşte bunu yorumlarda sizlerle konuşalım istiyorum...  Öncelikle bu filmi izleyenlerin çoğu "Hiçbir şey anlamadım" diyerek filmi yarıda bırakıyor. Size tavsiyem bu hataya asla düşmeyin; Tamam film garip ilerliyor, anlamsız şeyler oluyor ve sürekli "Neden?" diye soruyorsunuz fakat bitirdikten sonra filmde anlatılmak isteneni anladığınızda "Vay!" deyip tüm taşlar yerli yerine oturuyor ve damağınızda nefis de bi tat kalıyor... Bu filmi izledikten sonra kafanızda oluşacak soru işaretlerini, hazırladığım şu inceleme içeriğine göz atarak giderebilirsiniz.  Filme Git ►  5. Ve Age of Adaline...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/87/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu filmse, birkaç sahnesi sosyal medyada yıllardır dönüp durmasına rağmen bence hala hak ettiği popülerliği yakalamış değil... Şimdi düşünün; 29 yaşınıza geldiğinizde hücre yenilenmeniz dursa ve ne ileriye ne de geriye vücudunuzda hiçbir değişiklik olmasa? Evet evet "yaşlanmamaktan" bahsediyorum. Ne yapardınız? Ölmüyorsunuz, bir nevi ölümsüzsünüz.. Çağlar geçiyor, savaşlar yapılıyor ve bitiyor fakat siz hala varsınız, ne yapardınız? Tüm şaşırtıcı detayları ve ilginç kurgusu, bi tutam da aşkı ile şiir gibi bi film sizi bekliyor, tabi hala izlemediyseniz...  Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.