Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

01 Mayıs 2022
28b
6 Yorum
Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

Yeni Netflix dizilerine göz atarken rastladığım "The 7 lives of lea" yani bizdeki adıyla Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, bir oturuşta izleyip bitirdiğim dizilerden biri oldu. Bu "lea'nın 7 yaşamı konusu ne?" veya "lea'nın 7 yaşamı dizi yorumları nasıl?" diye sorgulamalara hiç girmeden hemen izlemeye başladığım bu diziyi bitirir bitirmez de hemen kolları sıvayıp size bu dizi hakkında biraz bir şeyler söylemek istedim.

Hadi gelin şimdi, 2022 yapımı yeni Netflix dizisi "Lea'nın 7 Yaşamı" nasıl bir dizi? Senaryo, oyunculuklar ve sürükleyiciliği nasıl? Her şeyden önce bu dizi izlenir mi? bu konulara şöyle kısaca bir cevap vermeye çalışayım... Hadi!

Yorumumdan önce, Lea'nın 7 Yaşamı dizisi konusundan bahsedeyim size...

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, günümüz dünyasındaki liseli bir gencin, arkadaşlarıyla doğada eğlendiği sırada bir nehir kenarında bulduğu bir bileklik sonrası zamanda yaptığı yolculuk ile 90'lı yıllara gidip bulduğu bu bilekliğin sahibini araştırmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor... Ne uzun cümle kurdum ama... Bilekliğin sahibini ararken tanıdığı pek çok insanın gençlik yıllarındaki halleriyle de karşılaşan genç kız, bulmacanın parçalarını yavaş yavaş çözmeye çalışıyor.

Zamanda yolculuk... Severiz!

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Dizimizin ana konusu zamanda yolculuk yapan bir genç olduğu için günümüzden 30 yıl önceye gidip, 90'lı yılların atmosferini tatmak izleyeni yakalıyor. Çünkü artık günümüzde birçok dizi ve film, zamanda yolculuk temasını eskiye göre daha fazla işliyor. Her ne kadar Dark dizisi bu işin seviyesini çok yukarılara taşımış olsa da, özellikle yakın geçmişe gidilen dizi ve filmleri izlerken ben büyük keyif alıyorum. Bu dizi de 90'lar atmosferini gayet iyi yansıtıyor.

7 bölümü de 1 oturuşta bitirdim: Bence bu dizi izlenir...

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Dizi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bir dizinin iyi sayılabilmesi için en büyük etken ne oyunculuklar ne de bütçesi benim için. Eğer bir dizi sizi her bölümündede bir sonraki bölümü merak ettirecek şekilde sürüklemeyi başarıyorsa işte o dizi, olmuş bir dizidir bana göre... Ve bu dizi de bu yüzden benden geçer not almayı başardı.

- - - - - - -

Özet: Fransız yapımı bu Netflix dizisi içindeki gizemi, zamanda yolculuğu ve bir olayı adım adım çözmeye çalışmasıyla bence sürükleyici bir dizi. Eğer şöyle hem güncel, hem zamanda gelip-gitmeli ve hem de içinde gençlik olan sürükleyici bir dizi arayışındaysanız bu tavsiyeme bir şans verin derim.

- - - - - - -

Netflix'te İzle ►

• Dizi Netflix'te var mı? Evet, diziyi hemen yukarıdaki butona tıklayarak Netflix üzerinde izleyebilirsiniz.

• Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 7 bölümden oluşuyor. 2. sezonun yanın tarihi ise şimdilik netleşmedi.

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

Modunu Seç ►

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

listesine yorum yap!
Ebrar D.
Ebrar D.
17 Şubat 2023
Sürükleyiciydi, tavsiye ederim. Geçmişe yolculuk film ve dizilerini sevenler kesinlikle izlemeli.
blue S.
blue S.
13 Aralık 2022
Tavsiye ederim, her ne kadar son bölüm biraz mantığa uymasa da izlenir.
mine S.
mine S.
15 Eylül 2022
Diziyi bir günde bitirdim, çok fazla merak uyandırıyor ve hiç sıkılmadan izliyorsunuz.
Kubra
Kubra
27 Temmuz 2022
İzledimm... Gerçekten çok beğendiğim bir dizi oldu kendileri, 1 günde bitirdim. Bitince de bir boşlukta hissettim. Mutlaka tavsiye ediyorum.
Ayşegül A.
Ayşegül A.
15 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Kaan'ın film önerilerinden sonra dizi önerilerinin de olmasına aşırı mutlu oluyorum. Artık izleyecek dizi kalmadı diye araştırırken ''sen bunu seversin'' tadında bir diziyle çıkıyor karşıma. İçeriğine hiç bakmadan direkt açıp izlemeye başlıyorum. Çünkü Kaan demişti diyorum :)
Pinkmoon
Pinkmoon
05 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Gerçekten güzeldi, sürükleyici, insanı baymayan ve her bölümü ayrı bir merak ve heyecandı... Kaan daha çok dizi önerirsin umarım tavsiyelerin çok güzel.
leanın 7 yaşamı konusuleanın 7 yaşamı dizi konusuleanın 7 yaşamı dizi yorumleanın 7 yaşamı netflixgüncel dizi tavsiyelerithe 7 lives of lea konusuthe 7 lives of lea dizisi
EN AKTİF ÜYELER
İzleyip Beğendiğim 5 YENİ DİZİ ÖNERİSİ!
İzleyip Beğendiğim 5 YENİ DİZİ ÖNERİSİ!
Filmlere nazaran yeni diziler hatta yeni ve 'iyi' diziler keşfetmek daha zor oluyor. Google'da her gün binlerce kez "yeni dizi önerisi" araması yapılırken yine her gün birçok kişi "Dizi önerisi olan var mı?", "Yeni dizi önerisi arıyorum.." diyerek eşini dostunu darlıyor... İşte ben de bu aralar izleyip beğendiğim o 5 yeni ve iyi diziyi sizle de paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi yakın zamanda izleyip beğendiğim yeni dizi önerileri içeren küçük ama etkili olan o listeme birlikte göz atalım ve yeni diziler, özellikle yeni ve 'iyi' dizilere şöyle bir bakalım. ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ilNUMpvNC4s[/VIDEO] 5. Steal ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/94/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Amazon Prime imzalı, başrolünde nefis Game of Thrones dizisinden de tanıdığımız Sophie Turner'ın yer aldığı bu dizide, devasa bi emeklilik fonu şirketinde çalışan sıradan birinin içine düştüğü 'suç' dolu olayları izliyoruz... Her zamanki gibi normal bi iş gününde aniden bi çete tarafından baskına uğrayan şirkette yaşananlar sadece o binadakileri değil, binlerce insanın milyarlarca dolarlık emeklilik fonları da etkiliyor.. İşte biz de bu dizi boyunca hem bu suç sürecini, hem de olayın perde arkasında dönen entrikaları şaşırarak ve yer yer de gerilerek izliyoruz.. yakın zamanda çıkan pek çok yeni diziyi izledim ve bu dizi, onların arasından sıyrılarak size tavsiye edeceklerim arasına girmeyi başardı... Şöyle bi ara bi şans verin derim.. 4. Two Graves[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/95/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Şimdi bazılarınız "Kaan ne yaptın ettin yine bi İspanyol işi buldun getirdin.." diyo biliyorum fakat yıllardır olduğu gibi İspanyol sinemasını övmeye ve size izletmeye devam edeceğim :) Bu polisiye dizisi de bunun en yeni örneklerinden biri.. Bu adamlar gerek oyunculuk gerekse dizi ve filmlerindeki kasvetli atmosferleriyle hemen diğer yapımların arasından sıyrılmayı başarıyor... Dizi, sakin bi sahil kasabasıda 2 genç kızın ortadan kaybolmasıyla sarsılan acılı bi büyükanneyi ve bu olayın ardındaki gerçeğin ortaya çıkış ya da bi türlü çıkamayış sürecini konu alıyor.. Dediğim gibi müzikler, atmosfer, yine tam bir İspanyol işi bu. Sağda solda reklamının pek yapılmadığı bu diziye bi hafta sonu göz atın derim.. 3.The Art of Sarah...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/35/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve listemin 3. sırasında, yakın zamanda çıkan Kore imzalı bi Netflix dizisi bizi karşılıyor.. 9 bölümlük bu dizi, Sarah ismindeki gizemli bi iş kadınının hayatına odaklanıyor. Bir çanta markasını zirveye taşıyıp çok elit çevrelerin dikkatini çekmeyi başaran kadınımızı izlediğimiz bu dizide aslında bu başrolümüzün içine düştüğü bi cinayet konusunu inceleyen bi adama da odaklanıyoruz... Bizdeki dizi sektörü hala mafyatik, töre temelli şiddet yanlısı işlerle yerinde saya dursun Kore bu tür psikolojik gerilim yapımlarıyla tüm dünyayı adeta peşinden sürüklemeyi başarıyor.. Entrikalar, giderek artan merak duygusu ve cool havasıyla izleyiciyi yakalamayı başaran başrolüyle bence bu dizi izlenir.. Netflix'e her ay verdiğiniz paraya da değecek bi iş bu... izledikten sonra "kaan demişti, iyi işmiş.." diyeceğinizi de şimdiden tahmin eder gibiyim :) 2. A Knight of the Seven Kingdoms[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/45/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve listemin ilk sırasına gelirken bizi "A Knight of the Seven Kingdoms" ismindeki yüksek bütçeli yeni bi HBO dizisi karşılıyor.. Tadı resmen damağımda kalan bu dizi, Game of Thrones'ta yaşanan tüm o olaylardan 1 asır önce yaşananları işliyor.. Açıkçası Game of Thrones dünyasını çok sevenlerden biri olarak toplamda nerdeyse 3 buçuk saat kadar süren bu nefis dizi bende çok güzel bi tat bıraktı... Başrolümüz sir duncan the tall ve yaveri EGG, bence çok eğlenceli bi ikili ki bence bu uyum da diziyi izleten etkenlerden biri.. Ben bu diziyi çok keyifli ve o kasvetli, ıslak nemli havasıyla bi o kadar da etkileyici buldum diyebilirim... Tanıtımı için Türkiye de dahil olmak üzere pek çok farklı ülkede büyük bütçeli reklamlar yapıldı. Buna rağmen duymuş fakat bi türlü başlayamamışsanız eğer, bence artık bu yeni diziyi de bi oturuşta izleyin derim.. 1. Radioactive Emergency[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/364/6/izleyip-begendigim-5-yeni-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte geldik bu aralar izlediğim yeni diziler arasından en beğendiğim yapıma... Radyoaktif Acil Durum ismindeki bu yeni Netflix dizisi inanılmaz, bakın gerçekten inanılmaz bi olaylar zincirini işliyor.. Dizimiz, 1980'li yıllarda Brezilya'da yaşanan ve geçen yüzyılın en trajik olaylarından biri olarak tarihe geçen korkunç bi durumu işliyor... Terk edilen bi hastanenin radyolaji kısmındaki yüksek radyoaktif sezyum içeren bi aparatı ortaya çıkaran 2 hurdacı bu maddeyi satıp elden ele dolaşmasına neden olarak toplamda 249 kişinin radyasyona maruz kalmasına sebep oluyor.. Bitirir bitirmez hemen şu Instagram hesabımızda da "izleyin" diyerek paylaştığım bu yeni dizi, bilim insanlarının ve doktorların hayatımızda ne kadar kritik bi noktada olduklarını da çarpıcı bi şekilde gösteriyor.. ayrıca cehalet ve fazla merak duygusunun da sonuçlarını gayet iyi bi şekilde aktarıyor. Açıkcası ben bu diziyi fazlasıyla başarılı buldum. Hem hikaye tarafı etkileyici bi şekilde anlatılmış hem de gayet iyi oyunculuk ve sahnelerle olay seyir keyfi yüksek bi şekilde, gerilimini de yitirmeden ortaya çıkarılmış... İzledikten sonra neden bu diziyi bu listemin ilk sırasına koyduğumu da fark edeceğinize eminim... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
1.3b
0
10 gün
İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Sizler için geçmiş günlerde hazırladığım şu 5 dizi önerisi içeriğinden sonra pek çok "Kaan bunları izledik, başka dizi tavsiyen var mı?" tarzında geri dönüşler geldi. E hal böyle olunca ben de yeni bir dizi keşfine çıktım ve bu keşfin sonucunda size iyi bir dizi getirdim; "Derapages", yani bizdeki adıyla "Karanlık Kadrolar"... Öncelikle bu içeriğe "Karanlık Kadrolar dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat diziyi Netflix'ten izleyebilirsiniz. Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Fakat "Karanlık Kadrolar dizisi oyuncuları" ve "Karanlık Kadrolar konusu" gibi aramalar sonucu buradaysanız doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi, 2020 yapımı bu Karanlık Kadrolar dizisine şöyle birlikte bir göz atalım ve konusunu inceleyip "Neden izlenir?" sorusuna cevap verelim!  Öncelikle nedir bu Karanlık Kadrolar - Derapages dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/65/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, yıllar boyunca İnsan Kaynakları pozisyonunda profesyonel bir şekilde çalışmış olan bir adamın yaşı nedeniyle işsiz kalmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kendini işsiz kalmanın psikolojik etkenleri ile boğuşurken buluyor ve küçük çaplı farklı ek işler yaparak geçinmeye çalışıyor. Bu süre zarfında da her yere iş başvurusu yapan adamımız, çok büyük bir şirketten olumlu bir geri dönüş alıyor ve kendini birden "karanlık" bir iş dünyasının içinde buluyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/89/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle ilk 3 bölümünü bir çırpıda, geri kalanını da 2 gün içinde sindire sindire izlediğim bir dizi oldu. Dizi önce işsiz kalan bir adamın yaşadığı buhranı, sonra iş bulma sürecini ve hemen arkasından da ekmeğin aslanın ağzında olduğu, mücadeleler ile dolu iş dünyasını konu alıyor. Bu yüzden izleyici olarak hiç sıkılmıyorsunuz, çünkü adım adım her evreye şahit oluyor, bir insanın içinde bulunduğu durumlara tek tek konuk oluyorsunuz. Diziyi Netflix'te keşfetmiştim ve gerçekten pek beklentim yoktu. Fakat hem temel aldığı konu, hem de akıllıca yazılan kurgusu beni şaşırtmayı ve burada size tavsiye edecek kadar yakalamayı başardı. Bir boşluk ayırın ve izleyin derim. İşsiz kalmanın, bir insanda yarattığı psikolojik etkileri tüm çıplaklığıyla görüyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/84/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.png[/RESIM]Yukarıda da söylediğim gibi, dizi bize işsiz kalan bir insanın yaşadıklarını, çevresinde olanları, içine düştüğü çaresiz durumları bir bir yaşatıyor. Aslında 7'den 70'e hepimizin bildiği bir konu bu "işsizlik" belki de tam olarak da bu yüzden, bu dizi, diğer ülkelerden daha çok bizim ülkemizde dikkatleri çekebilir. Çünkü konunun alıcısı gerçekten çok fazla... İşsizlik gerçekten çok ağır etkileri olan bir evre bu dizi bu evreyi gerçekten başarılı bir şekilde işliyor. Başrolde eski bir futbolcu, yönetmen ve yapımcı "Eric Cantona" tam anlamıyla döktürüyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/193/73/izlenir-konusu-ve-oyunculariyla-nefis-2020-dizi-tavsiyesi-derapages-karanlik-kadrolar-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünde izleyeceğiniz isim, karizması ve açık sözlülüğü ile bilinen ve 2002 yılında İngiliz Futbol Onur Listesi'nde açılış konuşması yapan eski futbolcu, yeni yönetmen-yapımcı "Eric Cantona"nın ta kendisi. Cantona, diziyi tam anlamıyla tek başına sırtlıyor. Bir bakıyorsunuz ailesini geçindirmeye çalışan babacan, mahçup bir adam, bir bakıyorsunuz tehlikeli planlar yapan zeki bir stratejist. Daha önce bir oyunculuğunu pek görmemiştim fakat bundan sonrasında yer alacağı yapımları ilgiyle takip edeceğim. Dizinin oyuncu kadrosuna ve fragmanına da aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=8B7V3nIl8rs[/VIDEO] Dizinin oyuncu kadrosunda Eric Cantona, Suzanne Clément, Alex Lutz, Gustave Kervern ve Alice de Lencquesaing gibi isimler yer alıyor. Cantona'dan sonra, sarışın, kurnaz, akıllı ve umursamaz tavırlarıyla bir CEO'yu oynayan Alex Lutz'u da beğendiğimi söylemeden geçmeyeyim...  - - -  NOT: Dizinin başında "Gerçek Hikayeye Dayanmaktadır" gibi bir ibare göreceksiniz fakat diziyi izlerken "Yok artık bu da mı gerçek?" gibi tepkiler verebilirsiniz. İşte tam da bu yüzden sizi aydınlatmak isterim ki; Dizinin senaryosu tamamen gerçek değil. Yani bir bölümü gerçek fakat sonrası kurgu olarak baştan yaratılmış. Bu bilgiyi de vereyim ki tamamını gerçek havasında izlemeyin... E ben size daha ne yapayım... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
The Witcher dizisi son günlerin en çok konuşulan yapımı olmayı başardı. Hatta ben de dün burada sizlere, 1 günde yalayıp yuttuğum bu dizinin iyi ve kötü bulduğum yanlarını anlattığım şu inceleme yazısını hazırladım. Sonra birden fark ettim ki aslında The Witcher oyuncuları arasındaki bazı karakterleri gözüm gerçekten bir yerlerden ısırıyor. Hatta bazıları gerçekten bizim Türk oyunculara benziyorlar... Daha önce de bunu La Casa de Papel dizisi için yaşamış ve şu içeriği hazırlamış ve çok da güzel tepkiler almıştım.  Bugün de sizlere, The Witcher oyuncuları Türk olsaydı kimler olurdu? sorusunun cevaplarını kendimce vermeye çalışacağım. Sizi bilmem ama birazdan göreceğiniz The Witcher Türk versiyonundaki oyuncular gerçekten ana kadrodaki oyuncular ile benzerlik taşıyor... Hadi o zaman gelin o isimler kimlermiş birlikte bakalım!  1. Öncelikle dizimizin başrolü "Witcher", yani "Rivialı Geralt" hangi Türk oyuncumuza benziyor bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/6/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.png[/RESIM] Bence "İbrahim Çelikkol"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/11/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Evet, 8 bölümlük 1. sezonu tamamen "Ulan bu birine benziyor ama du bakalım..." şeklinde izledim ve sonunda İbrahim Çelikkol'a benzediğini keşfettim. Çelikkol'a ekle bir uzun beyaz saç, al sana İzmitli İbrahim. Tabi canım neymiş o Rivialı Geralt falan...  2. Büyücümüz Yennefer rolünde ise "Büşra Pekin"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/63/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Ezik, özgüvensiz halinden güçlü, alfa bir büyücüye dönüşen Yennefer, bence Büşra Pekin'in şu fotoğraftaki haline benziyor. Büşra hadi kaptın rolü! 3. Ciri rolünde ise "Miray Daner"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/88/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/76/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bence bu ikili fiziki olarak benzemekle kalmıyor ve karakter olarak da benziyorlar. O çığırmalar, kanadı kırık rolü oynamalar hep aynı. 4. Kraliçe Calanthe rolünü ise "Hasibe Eren" sırtlayabilir[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/31/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/15/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Kraliçeyi daha ilk gördüğüm anda "Aa Avrupa Yakası Makbule" diye söylendim. Bu benzetmeyi de buraya eklemek istedim. 5. Fareçuval ise tam "Ozan Güven" değil mi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/33/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bu benzerlik  bana "Heh işte buldum" dedirtti. Çünkü bu ikili gerçekten tip olarak benziyorlar. 6. Büyücümüz Tissaia ise "Derya Artemel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/5/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/9/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Belki çok zorlama bir benzerlik diyeceksiniz ama bu ikili de bence gerçekten benziyor. Ha Kırgın Çiçekler dizisini izledim mi? Hayır. Fakat yıllar önce sosyal medyada çok dolaşan bir Caps ile bu ablamızın yüzüne aşina oldum. Tissaia için bizden kim olabilir diye düşünürken de birden aklıma geldi ve bingo!  Benim nacizane benzetmelerim bu şekilde. Sağda solda, sitenizde videonuzda kullanacaksanız kaynak göstermeyi unutmayın, bozuşuruz. Bu arada yukarıda da bahsettiğim gibi, dizinin incelemesi için hemen buraya tıklayabilirsiniz.  ● Hemen aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
0
6 yıl
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Size birkaç hafta önce şu yazımda, Netflix dizilerine olan mesafemi kapatmayı başaran nefis bir diziden bahsetmiştim. Ben "Daha 3-4 ay iyi bir Netflix dizisi tavsiye etmem herhalde..." diye düşünürken işte bugün karşınızdayım ve sizlere taze taze, dumanı üstünde gayet iyi bir Netflix dizi önerisi vermeye geldim. Söz konusu bu dizinin adı "I Am Not Okay with This" ve eğer bu içeriğe "I Am Not Okay with This izle" gibi bir arama sonucu ile yolunuz düştüyse istediğinizi bulamayacağınızı peşin peşin söylemek istiyorum ki zaman kaybetmeyin. Eğer bu diziyi izlemek istiyorsanız bu içeriğin en sonundaki butonu kullanmanız gerekecek.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi bu yeni Netflix dizisi I Am Not Okay with This nasıl bir şey? Konusu ne? Türü ne? Neden izlenmeli? gibi sorularınıza tek tek cevap verip sizi bu dizi ile baş başa bırakayım... Hem de SPOİLER'sız! Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix yapımı I Am Not Okay with This dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/5/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizimiz, babasını trajik bir şekilde kaybeden liseli bir kıza odaklanıyor. Zaten ergenliğin getirdiği can sıkıcı durumlar ile mücadele ederken bir de kendindeki bazı tuhaf durumları fark ediyor genç kızımız... Pek arkadaşı olmayan, ailesi ile sorunları olan ve günlük hayatında kafa sesi olarak, çoğu şeyi içinden söyleyen, düşünen, içine kapanık kızımız, fark ettiği tuhaflıkların da artmasıyla, kendini birden farklı bir dünyanın içinde buluyor. İşte dizi de tüm bunları ve fazlasını konu alıyor.  20 dakikalık bölümler![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/77/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerini izlerken her bölümün ortalama 20 dakika olması beni cezbetmişti. Fakat diziyi severek izlediğimi fark edince, keşke bu süre biraz daha artsa diye düşünmeye başladım. Muhtemelen bu dizi, kısa bölüm süreleri ile sizi de ilk başlarda çok mutlu edecek. Fakat eminim, 10'ununuzdan 8'i, ilerleyen bölümlerde "Keşke bölümler biraz daha uzun olsa" diye iç geçirecek... Kaan demişti dersiniz.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/51/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Lise, yani gençlik dizisi ama içinde abartı efektler ya da laçka halindeki tatsız muhabbetler yok. Bir genç kızımız var ve o ergenliğini sorgularken siz de kendinizin o yaşlarındaki haline gidiyorsunuz. Genç kızımız kendinde bazı tuhaflıkları fark ediyor ve siz yine kendinizi onun yerine başarıyla koyabiliyorsunuz. Bence bir dizi ya da filmde, kendinizi söz konusu kişinin yerine rahatça koyabiliyorsanız o yapım olmuş demektir. Bu dizi, beni bu yönden yakalamayı başardı ve tam da bu yüzden "izlenir" deyip, tutup buraya size tavsiye etmeye getirdim.  Müzikleri, renkleri, atmosferi, kısacası her şeyi ile bir gecede izleyip bitirebileceğiniz bir dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/69/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin müzikleri, sahne geçişleri, pastel renkleri ve atmosferi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bu yönlerden benzettiğim diziler var ama şimdi "Haa ona benziyorsa..." diye düşünüp izlemeden fikir sahibi olmayın diye söylemek istemiyorum... Kısa bölümleri ile çerez gibi 1 gecede silip süpüreceğiniz bu Netflix dizisini mutlaka izleyin derim. Olmuş bu, aferin Netflix.  Son olarak dizimizin oyuncuları da şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/49/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Ana kadroda Sophia Lillis, Sofia Bryant ve Wyatt Oleff gibi isimler bulunuyor.  Hemen şimdi izlemeye başlamanızı önerdiğim bu diziye aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve yine hemen aşağıdan fragmanını izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=AWjW9tjKjhk[/VIDEO] Diziyi İzle ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
1
6 yıl
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Bugün burada size yapacağım film önerileri benim için çok önemli. Çünkü yıllardır Hollywood'u, ya da diğerlerini büyük bir hayranlıkla izledik. Ha çok iyi değiller mi? Kesinlikle öyleler. Fakat ya biz? Biz ne yapıyoruz? Çoğu kişi bilmese de aslında Türk imzalı da birçok iyi film var. Ön yargılarımızı yıkıp biraz yerli filmlere de ilgi gösterebilirsek, devamının çok güzel bir şekilde geleceğine inanıyorum. Tıpkı "Dağ" serisinde olduğu gibi... Ben de izleyip, beğenip bu platformda size tavsiye ettiğim yerli filmleri şöyle bir liste haline getireyim istedim. Hadi gelin şimdi o birbirinden iyi Türk filmlerine şöyle bir bakalım. Yabancı Filmlerden Uyarlanan Türk Filmleri İçin Tıkla ► 1. Listemizdeki ilk nefis Türk filmi önerisi "Sarmaşık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/42/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan nedir bu film? Konusu, IMDB puanı nasıldır?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir sonraki film önerisi ise birçok kişinin gözden kaçırdığı "Panzehir"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/82/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Benim favorilerim arasında olan bu Türk filmini ne yazık ki pek çok kişi bilmiyor. Binlerce kişinin varlığından bile habersiz olduğu bu filmi siz hemen şimdi izleyin. Filme Git ► 3. Sizlere sıradaki Türk filmi tavsiyem ise "Sivas"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/12/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film izleyebileceğiniz en doğal filmlerden. Her şeyi ile tam anlamıyla bir Anadolu filmi izleyeceksiniz. Filme Git ► 4. Sıradaki film tavsiyemiz ise Türk-Güney Kore ortaklığı ile ortaya çıkarılan "Ayla"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/17/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ses getiren bu filmi de hala izlemediyseniz mutlaka zaman kaybetmeden izleyin. Filme Git ► 5. Listemizdeki bir sonraki Türk filmi önerisi ise "Bir Zamanlar Anadolu'da"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/14/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişinin bir türlü sevemediği, fakat ben de dahil olmak üzere birçok kişi için mükemmel bir yapım olan bu filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► 6. Sondan bir önceki Türk filmi önerimiz ise "Ölümlü Dünya" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/73/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Türk filmleri arasında iyi komedi filmi çok fazla çıkmıyor ne yazık ki. Fakat bu film, Türk sinema sektörünün uzun zamandır hasret kaldığı kara mizah boşluğunu doldurmayı başardı. Netflix'te de olan bu filmi mutlaka izleyin.  Filme Git ► 7. Listemizin son sırasındaki Türk filmi önerisi ise Türk-Fransız-Alman ortaklığı ile yapılıp tamamı Türkiye'de çekilen "Mustang"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/55/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Maalesef pek çok kişinin bilmediği bu film ise içinde barındırdığı ve bazı kişi ve çevrelerin rahatsız olduğu ögeler nedeniyle, ünlü sinema yarışmalarına farklı ülkelerce sokuldu. Her şeyi Türk olan bu film, Almanya ve Fransa etiketi ile dünya çapında gösterime bile girdi. Mutlaka izleyin.  Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!
27b
0
7 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
8.1b
1
5 ay

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.