Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

01 Mayıs 2022
28b
6 Yorum
Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

Yeni Netflix dizilerine göz atarken rastladığım "The 7 lives of lea" yani bizdeki adıyla Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, bir oturuşta izleyip bitirdiğim dizilerden biri oldu. Bu "lea'nın 7 yaşamı konusu ne?" veya "lea'nın 7 yaşamı dizi yorumları nasıl?" diye sorgulamalara hiç girmeden hemen izlemeye başladığım bu diziyi bitirir bitirmez de hemen kolları sıvayıp size bu dizi hakkında biraz bir şeyler söylemek istedim.

Hadi gelin şimdi, 2022 yapımı yeni Netflix dizisi "Lea'nın 7 Yaşamı" nasıl bir dizi? Senaryo, oyunculuklar ve sürükleyiciliği nasıl? Her şeyden önce bu dizi izlenir mi? bu konulara şöyle kısaca bir cevap vermeye çalışayım... Hadi!

Yorumumdan önce, Lea'nın 7 Yaşamı dizisi konusundan bahsedeyim size...

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Lea'nın 7 Yaşamı dizisi, günümüz dünyasındaki liseli bir gencin, arkadaşlarıyla doğada eğlendiği sırada bir nehir kenarında bulduğu bir bileklik sonrası zamanda yaptığı yolculuk ile 90'lı yıllara gidip bulduğu bu bilekliğin sahibini araştırmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor... Ne uzun cümle kurdum ama... Bilekliğin sahibini ararken tanıdığı pek çok insanın gençlik yıllarındaki halleriyle de karşılaşan genç kız, bulmacanın parçalarını yavaş yavaş çözmeye çalışıyor.

Zamanda yolculuk... Severiz!

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Dizimizin ana konusu zamanda yolculuk yapan bir genç olduğu için günümüzden 30 yıl önceye gidip, 90'lı yılların atmosferini tatmak izleyeni yakalıyor. Çünkü artık günümüzde birçok dizi ve film, zamanda yolculuk temasını eskiye göre daha fazla işliyor. Her ne kadar Dark dizisi bu işin seviyesini çok yukarılara taşımış olsa da, özellikle yakın geçmişe gidilen dizi ve filmleri izlerken ben büyük keyif alıyorum. Bu dizi de 90'lar atmosferini gayet iyi yansıtıyor.

7 bölümü de 1 oturuşta bitirdim: Bence bu dizi izlenir...

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!
Dizi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bir dizinin iyi sayılabilmesi için en büyük etken ne oyunculuklar ne de bütçesi benim için. Eğer bir dizi sizi her bölümündede bir sonraki bölümü merak ettirecek şekilde sürüklemeyi başarıyorsa işte o dizi, olmuş bir dizidir bana göre... Ve bu dizi de bu yüzden benden geçer not almayı başardı.

- - - - - - -

Özet: Fransız yapımı bu Netflix dizisi içindeki gizemi, zamanda yolculuğu ve bir olayı adım adım çözmeye çalışmasıyla bence sürükleyici bir dizi. Eğer şöyle hem güncel, hem zamanda gelip-gitmeli ve hem de içinde gençlik olan sürükleyici bir dizi arayışındaysanız bu tavsiyeme bir şans verin derim.

- - - - - - -

Netflix'te İzle ►

• Dizi Netflix'te var mı? Evet, diziyi hemen yukarıdaki butona tıklayarak Netflix üzerinde izleyebilirsiniz.

• Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 7 bölümden oluşuyor. 2. sezonun yanın tarihi ise şimdilik netleşmedi.

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

Modunu Seç ►

Lea'nın 7 Yaşamı: Zaman Yolculuklu Yeni Netflix Dizisi!

listesine yorum yap!
Ebrar D.
Ebrar D.
17 Şubat 2023
Sürükleyiciydi, tavsiye ederim. Geçmişe yolculuk film ve dizilerini sevenler kesinlikle izlemeli.
blue S.
blue S.
13 Aralık 2022
Tavsiye ederim, her ne kadar son bölüm biraz mantığa uymasa da izlenir.
mine S.
mine S.
15 Eylül 2022
Diziyi bir günde bitirdim, çok fazla merak uyandırıyor ve hiç sıkılmadan izliyorsunuz.
Kubra
Kubra
27 Temmuz 2022
İzledimm... Gerçekten çok beğendiğim bir dizi oldu kendileri, 1 günde bitirdim. Bitince de bir boşlukta hissettim. Mutlaka tavsiye ediyorum.
Ayşegül A.
Ayşegül A.
15 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Kaan'ın film önerilerinden sonra dizi önerilerinin de olmasına aşırı mutlu oluyorum. Artık izleyecek dizi kalmadı diye araştırırken ''sen bunu seversin'' tadında bir diziyle çıkıyor karşıma. İçeriğine hiç bakmadan direkt açıp izlemeye başlıyorum. Çünkü Kaan demişti diyorum :)
Pinkmoon
Pinkmoon
05 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Gerçekten güzeldi, sürükleyici, insanı baymayan ve her bölümü ayrı bir merak ve heyecandı... Kaan daha çok dizi önerirsin umarım tavsiyelerin çok güzel.
leanın 7 yaşamı konusuleanın 7 yaşamı dizi konusuleanın 7 yaşamı dizi yorumleanın 7 yaşamı netflixgüncel dizi tavsiyelerithe 7 lives of lea konusuthe 7 lives of lea dizisi
EN AKTİF ÜYELER
TASK: HBO İmzalı TAŞ Gibi Yeni Suç Dizisi!
TASK: HBO İmzalı TAŞ Gibi Yeni Suç Dizisi!
İzleyecek iyi bir yeni dizi çok sık çıkmıyor. Yeni yabancı diziler oldukça büyük bütçeler ile geliyor fakat pek çoğumuz bu yeni yabancı dizileri bir şekilde gözden kaçırıyoruz. İşte ben de tam olarak burada devreye girerek size yeni çıkan yabancı dizileri de tavsiye ederek sizi bu dizi arayışından kurtarmak istiyorum. Task dizisi de yeni çıkan yabancı diziler listesinde göze çarpan yapımlardan biri... Peki Task dizisi konusu nedir? Oyuncuları kimler? Daha doğrusu Task dizisi izlenir mi? Gelin size bu soruların yanıtlarını kısa ve net şekilde vereyim... Hadi! Öncelikle nedir bu Task dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/52/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Task dizisi, aslında bir polisiye-suç dizisi. Philadelphia'nın neredeyse taşra kısmında geçen olaylar zincirini izlediğimiz dizide, art arda gerçekleşen soygunları ve bu soygun zincirini çözmek için görev başına getirilen bir FBI timini izliyoruz. Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/73/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi kesinlikle başarılı. Bunu daha ilk bölümden kolayca anlamak mümkün. Oyunculuklar çok üst düzey fakat "suç" dizisi deyince bol aksiyon, bol koşuşturma beklemeyin. Çünkü dizinin öyle bir vaadi kesinlikle yok. Daha sakin, daha dramatik bir polisiye dizisi bu. Hikaye çok ağır ilerliyor fakat bu eksi değil, tam aksine karakterlerin derinliğini oluşturabilmek için başarılı ve zekice bir yöntem. Diyaloglar daha az olsaydı da olurdu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/37/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM]Task dizisiyle ilgili tek olumsuz eleştirim, özellikle ikili diyalogların çok uzun olması. Bu tür sakin işlerde diyaloglar büyük anlam taşıyor fakat bu dizide bunun dozunun çok fazla olduğunu kolayca görebiliyoruz. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle kaliteli oyunculukların olduğu, sağlam bir hikaye barındıran, TAŞ gibi iyi ve yeni bir yabancı dizi izlemek isterseniz, TASK dizisi bu ihtiyacınızı kesinlikle karşılayacaktır.  - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/359/87/task-hbo-imzali-tas-gibi-yeni-suc-dizisi-780x439.png[/RESIM] • Task dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Task dizisi Blu TV'yi de bünyesine katan HBO Max platformunda yayınlanıyor. • Task dizisi 2. sezon var mı? Dizinin 1. sezonu henüz yeni yeni yayınlanıyor fakat 2. sezon da muhtemelen gelecektir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
8.3b
0
8 ay
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
27b
0
6 yıl
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Pek Çok Kişi Tarafından Varlığı Bile Bilinmeyen, Alper Çağlar İmzalı Muhteşem Bir Film: Panzehir
Bugün "Keşfettiklerim" köşeme, sizle tanıştırmak için sabırsızlandığım bir film ile geldim. Filmimiz, Börü ve Dağ gibi seri yapımların da yönetmeni olan Alper Çağlar'ın bir filmi. Hadi gelin şimdi sizi o filmle tanıştırayım!  Karşınızda, 10 kişiden 9'unun bilmediği nefis bir film; "Panzehir" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/90/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] "Peki Kaan nedir bu filmin olayı?" dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatayım... Filmimiz, İstanbul'un yeraltı dünyasında yaşananları konu alıyor. Bir celladımız var. Yani büyük para babalarının kirli işlerini yaptırmak için eğitip, tuttuğu acımasız bir adam. Fakat bu adamımız, gün geliyor diyor ki "Benden bu kadar patron, ben kaçar..." ama işte işler öyle kolay olmuyor. Kodamanımız ki kendisi Cüneyt Arkın, adamımıza bir oyun çevirip onu büyük bir çaresizliğin ortasında bırakıyor. Adamımızın ise bu ortamdan kurtulabilmesi için tek yolu, İstanbul'un herkesçe tanınan dev babalarını bir gecede temizlemek.. Bana "Şimdiye kadar nasıl izlememişim..." dedirten bir film...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/57/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Filmin öyle bir atmosferi var ki, izlerken sürekli "Sin City" akla geliyor. Karanlık ve yağmurlu bir İstanbul, gülmeyen suratlar, birilerinin ölmesi için hazırlanan tezgahlar ve çerez gibi sıkılan kurşunlar... Oyuncu kadrosunda ise Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Emir Benderlioğlu, Kaan Urgancıoğlu, Levent Can ve Öykü Gürman gibi isimler var.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/17/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Özellikle asıl adamımızı oynayan "Emin Boztepe" büyük bir alkışı hak ediyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/51/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/64/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Eminim siz de bu ismi bir yerlerden duymuşsunuzdur... Evet. Kendisi dünyaca ünlü bir dövüş sporu üstadı. Fakat oyunculuk konusunda da bir o kadar iyi. Hele bu film için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Sert mizacı, iri yapılı görüntüsü, fakat bu görüntünün altında bir yerlerde var olan temiz kalbi... Hepsi Emin Boztepe'ye cuk oturmuş Durun bir sürpriz daha var!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/92/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Adamımız, 1 gecede vurdulu kırdılı işlere girişirken bir de yanında aslında orada olmaması gereken bir adam ile yoldaşlık yapıyor. Ve bilin bakalım o isim kim... Ben söyleyeyim. Börü dizi müziğinde de "Yanmış İçinden" şarkısıyla sesini duyduğumuz grup Adamlar'ın vokalisti Tolga Akdoğan... Filmin ilk yarısında "Ben bu adamı bir yerlerden tanıyorum ama..." diye mırıldandım ve sonra bulup şaşırdım. Meğer severek dinlediğimiz bu güzel adamda keyifli de bir oyunculuk varmış... Alper Çağlar sevdiği isimleri farklı projelerde bulundurmayı seviyor. Tıpkı Cem Yılmaz gibi...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/67/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/63/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] Yani diyeceğim şu ki; Bırakın "Abi bizde neden böyle filmler yok" diye yakınmayı. Var, işte Panzehir buna en iyi örnek. Fakat denemesi bedava. Sorun etrafınızdakilere acaba kaç kişi biliyor... İyi projeleri duyuralım, onlara destek verelim ki devamı da gelsin. Yoksa kalitesiz filmler izlemekten heba olup gideceğiz. Umarım siz de bu filmi izlerken ve izledikten sonra benim tattığım heyecan ve keyfi tadarsınız. Türk sineması çok zayıf diyenlere de bu ve bunun gibi filmleri gösterirsiniz.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/31/20/pek-cok-kisi-tarafindan-varligi-bile-bilinmeyen-alper-caglar-imzali-muhtesem-bir-film-panzehir-780x439.jpg[/RESIM] ●  Bu arada, tavsiye kısmında bu filmi de size tavsiye ettim. Oraya da şuraya tıklayarak ışınlanabilirsiniz.  ●  Yok "Ben başka film tavsiyesi isterim" derseniz de buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!  E hadi afiyet olsun!   
17b
0
8 yıl
Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Teksas Katliamı filmi, hepimizin en sevdiği serilerden biri. Serinin 2022 yapımı yeni filminin Netflix imzasıyla yayınlanacak olması da beni epey heycanlandırmıştı. Film nihayet bugün Netflix'te yayınlandı ve birçok kişi şimdiden "teksas katliamı filmi konusu" ve "netflix teksas katliamı filmi izlenir mi?" gibi sorularına cevap aramaya başladı bile. En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ►  Ben de bugün, Netflix'te yayınlanan Teksas Katliamı filmini bir çırpıda izledim ve konusu, oyuncuları ve izlenebilirliği gibi detaylar hakkında size de bilgi vermek için bu içeriği kaleme almak istedim... Fakat ne yazık ki Netflix, bu içeriği pek beğenmeyecek... Üzgünüm Netflix... Hadi gelin şimdi yeni Teksas Katliamı filmi yani Texas Chainsaw Massacre'ne biraz yakından bakalım! Yorumuma geçmeden önce 2022 yapımı Teksas Katliamı filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/276/79/teksas-katliami-netflix-in-en-kotu-2022-filmi-bu-olabilir-780x439.png[/RESIM]Netflix'in 2022 yapımı yeni Teksas Katliamı filmi, aslında 1974 yapımı Teksas Katliamı filminin devamını işliyor. Bir grup genç, Teksas'taki terk edilmiş bir kasabayı dizayn ederek canlandırmaya çalışıyor. Fakat bu fenomen gençler çok farklı hayaller ile geldikleri bu ıssız yerde, yüzü maskeli birinin gazabına uğruyor. İşte filmimiz bu konuyu işliyor. Netflix, bu ne yahu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/276/98/teksas-katliami-netflix-in-en-kotu-2022-filmi-bu-olabilir-780x439.png[/RESIM]Slasher yani psikopat birinin, insanları öldürmeye çalışması konulu filmler olarak isimlendirdiğimiz bu türde pek çok iyi film izledik. Çığlık, Testere ve Elm Sokağı Kabusu gibi filmleri buna örnek gösterebiliriz. Fakat bu film o kadar kötü ki, Netflix'in en kötü filmlerinden biri olabilir. Filmde öyle saçmalıklar var ki...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/276/62/teksas-katliami-netflix-in-en-kotu-2022-filmi-bu-olabilir-780x439.png[/RESIM]Filmde her şey çok hızlı ve bir o kadar da klişe oluyor. Bunlardan bazılarına spoiler içererek değineyim; ● Bir grup genç, ıssız bir çöldeki bir benzinlikte durur. Benzinci adam "Buralar tekin değil, ne işiniz var buralarda.." gibi bir replik söyler ve benzinciye bir kamyonet gelir. Yahu bu klişeyi 1000 kez mi izleyeceğiz daha? ● Ortada efsanevi bir katil var ve hepimiz onun olaya nasıl dahil olacağını merak ediyoruz, fakat o annesi öldüğü için insanların peşine düşüyor... Nasıl yani? Gerçekten mi? ● Katil, sarışın kızın karnını yarıyor fakat kız kurşun yemiş gibi anında ölüyor... Nasıl yani? ● İstasyondaki adam polisi aramak yerine daha önceki saldırıdan kurtulan Sally Hardesty'i neden arıyor? ● Katil Sally'yi elektrikli testere ile kesip havaya kaldırıp parçalıyor, fakat o da ne; Biraz sonraki sahnede Sally'yi yerde pompalıyla ateş ederken görüyoruz... Neden abi neden? Bunlar ve daha birçok saçmalık var hepsini tek tek saymaya kalksam burada hep birlikte sabahı yaparız. Özet: Netflix beni bu filmle gerçekten çok üzdü. Tamam beklentim çok yüksek değildi fakat bu kadar da kötü bir iş beklemiyordum. Oyunculuklar, kurgu, senaryo, hepsi çok ama çok vasat. Netflix, 2022'de bundan daha kötüsünü yapamaz diye düşünüyorum. Yani umarım yapmaz. Yapmasın. Yapma Netflix. - - - - - [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
4 yıl
Denizde veya Okyanusta, Suyun Altında veya Üstünde Geçen Bol Sulu 6 İyi Film Önerisi
Denizde veya Okyanusta, Suyun Altında veya Üstünde Geçen Bol Sulu 6 İyi Film Önerisi
Selam! Bugün size açık denizlerde, suyun altında ya da üzerinde yaşananları konu alan 6 film tavsiyesi getirdim. Aslında biliyorsunuz burada size modunuza göre film tavsiye ediyorum, bu filmler de şimdiye kadar tavsiye ettiklerimin arasında olan filmler. Fakat sizlerden "Kaan listelesene?" gibi mesajlar alıyor ve bende daha önce beğenip size tavsiye ettiğim bu filmleri bir de liste haline getirip derleyip toplarlıyorum.  Hadi gelin şimdi o "sulu" film önerilerine birlikte bir bakalım! (Vahşi doğada geçen hayatta kalma filmlerine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. Listemizin ilk sırasında bol maceralı "Kon-Tiki" var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/47/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan nedir bu? Konusu nedir? Nasıldır?" diyenler aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Sıradaki film tavsiyemiz "The Shallows", yani "Karanlık Sular"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/17/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Nefis bir hayatta kalma mücadelesi izleyeceksiniz.  Filme Git ► 3. Listemizdeki bir diğer film tavsiyemiz ise "All is Lost", yani "Sona Doğru" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/57/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]"Ben olsam ne yapardım?" diye düşünmek istiyorsanız bu film tam sizlik.  Filme Git ► 4. Bir diğer film önerim ise "Black Sea"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/22/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolünde Jude Law'ın olduğu taş gibi bir film sizi bekliyor.  Filme Git ► 5. Sona doğru yaklaşırken bir başka film tavsiyem ise "Life of Pi" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/89/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmi bitirdiğinizde, koca bir romanı okumuş gibi olacaksınız... Kaçırmayın!  Filme Git ► 6. Ve sonuncu film tavsiyesi ise "Captain Phillips" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/13/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Tom Hanks'in oyunculuğunu konuşturduğu bu nefis filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► BONUS: Konu ve işleyiş bakımından 6 tavsiyeden farklı olsa da "izlemelisiniz" dediğim bir başka tavsiye ise "Sphere", yani "Küre"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/34/72/denizde-veya-okyanusta-suyun-altinda-veya-ustunde-gecen-6-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Pek bilinmeyen bu film ise beyin yakan bir konuyu işliyor...  Filme Git ► ♦ "Yok mu başka?" dediğinizi duyar gibiyim. Olmaz mı? Tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz! E ben size daha ne yapayım? :)  
55b
0
8 yıl
Listede Biz de Varız! The Guardian'a Göre 21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi!
Listede Biz de Varız! The Guardian'a Göre 21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi!
1821 yılında kurulan dev, İngiliz yayın kuruluşu "The Guardian", 21. yüzyılın en iyi 100 filmini listeledi. The Guardian'ın en iyi filmler listesinde benim de burada sizlere tavsiye olarak sunduğum pek çok film mevcut. Aslında bu tarz listelerde hep bir şeylerin eksik olduğunu düşünsem de, Guardian, bu konuda yaptığı listeler ile önemli bir konuma sahip. O yüzden ben de bu listeyi burada sizlerle paylaşmak istedim. Diğer birçok sitenin yaptığı gibi listeye sondan başlamak yerine sizlere ilk olarak ilk 10 filmi göstereceğim. Bu arada bu listeye girmeyi başarabilen tek Türk filmi de 38. sırada kendine yer bulan Nuri Bilge Ceylan imzalı Bir Zamanlar Anadolu'da filmi oldu.  (Gelecekte geçen film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) İşte The Guardian'a göre 21. yüzyılın en iyi 100 filmi!  1. 21. yüzyılın en iyi filmi "There Will Be Blood" oldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/115/61/listede-biz-de-variz-the-guardian-a-gore-21-yuzyilin-en-iyi-100-filmi-780x439.jpeg[/RESIM]IMDB puanı da 8 olan bu film, 21. yüzyılın en iyi filmi seçildi. 2 buçuk saatin üstündeki uzunluğu ile birçok kişinin es geçtiği bu filmi de izlemelisiniz. 2. Onu "12 Years a Slave" takip ediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/115/48/listede-biz-de-variz-the-guardian-a-gore-21-yuzyilin-en-iyi-100-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Sizlere de burada tavsiye ettiğim bu nefis filmi hala izlemediyseniz mutlaka izleyin. Filme Git ► 3. Boyhood[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/115/69/listede-biz-de-variz-the-guardian-a-gore-21-yuzyilin-en-iyi-100-filmi-780x439.jpg[/RESIM] 4. Under the Skin (2013) 5. In the Mood for Love (2000) 6. Caché (2005) 7. Synecdoche, New York (2008) 8. Moonlight (2016) 9. Zama (2017) 10. Team America: World Police (2004) 11. Mulholland Dr. (2001) 12. Son of Saul (2015) 13. Far From Heaven (2002) 14. White Material (2009) 15. Shoplifters (2018) 16. The Act of Killing (2012) 17. The Great Beauty (2013) 18. A Serious Man (2009) 19. Lincoln (2012) 20. Roma (2018) 21. The White Ribbon (2009) 22. Spirited Away (2001) 23. Borat (2006) 24. Ida (2013) 25. Get Out (2017) 26. A One and a Two – Yi Yi (2000) 27. The Grand Budapest Hotel (2014) 28. The Tree of Life (2011) 29. Nebraska (2013) 30. Leviathan (2014) 31. Anomalisa (2015) 32. Gravity (2013) 33. The Royal Tenenbaums (2001) 34. The Child – L’Enfant (2002) 35. 45 Years (2015) 36. A Separation (2011) 37. Dogville (2003) 38. Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) Filme Git ►   39. Meek’s Cutoff (2010) 40. Unrelated (2007) 41. The Handmaiden (2016) 42. 4 Months, 3 Weeks and 2 Days (2007) 43. The Wolf of Wall Street (2013) 44. Toni Erdmann (2016) 45. 13th (2016) 46. Volver (2006) 47. Margaret (2011) 48. The House of Mirth (2000) 49. 24 Hour Party People (2002) 50. Before Sunset (2004) 51. Crouching Tiger, Hidden Dragon (2000) 52. Amores Perros (2000) 53. Fire at Sea (2016) 54. The Social Network (2010) 55. Russian Ark (2002) 56. Behind the Candelabra (2013) 57. Leave No Trace (2018) 58. Wuthering Heights (2011) 59. Gangs of Wasseypur (2012) 60. Ted (2012) 61. The Souvenir (2019) 62. Waiting for Happiness (2002) 63. We Need to Talk about Kevin (2011) 64. The Incredibles (2004) 65. Happy as Lazzaro (2018) 66. Brokeback Mountain (2005) 67. Dogtooth (2009) 68. Mr Turner (2014) 69. Paddington 2 (2017) 70. Anchorman: The Legend of Ron Burgundy (2004) 71. Capernaum (2018) 72. Waltz With Bashir (2008) 73. Love & Friendship (2016) 74. Un prophète (2009) 75. Philomena (20139 76. Ten (2002) 77. Lost in Translation (2003) 78. Ocean’s Eleven (2001) 79. Persepolis (2007) 80. Requiem for a Dream (2000) 81. Fish Tank (2009) 82. Stories We Tell (2012) 83. The Son’s Room (2001) 84. Tropical Malady (2005) 85. Burning (2018) 86. No Country for Old Men (2007) 87. The Wind that Shakes the Barley (2006) 88. Gomorrah (2008) 89. The Selfish Giant (2013) 90. Eden (2012) 91. Etre et Avoir (2002) 92. The Hurt Locker (2008) 93. You, the Living (2007) 94. Gladiator (2000) 95. Call Me By Your Name (2017) 96. Private Life (2018) 97. Fahrenheit 9/11 (2004) 98. The Dark Knight (2008) 99. Bright Star (2009) 100. Once Upon a Time in Hollywood (2019)  
11b
0
6 yıl
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Netflix'te dün (yani 3 Eylül 2021) yayına giren Worth yani Hayatın Bedeli filmi, Netflix'te yayınlanmasını heycanla beklediğim yapımlar arasındaydı. Yayınlandığı gibi de soluğu Netflix'te aldım ve hemen filmi izleyip bitirdim.İlk fırsatta da hayatın bedeli konusu ne?, hayatın bedeli filmi yorumlar nasıl? gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım.  Filme Git ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen yeni filmi Worth yani Hayatın Bedeli filmi konusu, oyuncuları ve senaryosu nasılmış birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Hayatın Bedeli filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/258/34/netflix-in-11-eylul-saldirisi-konulu-yeni-izlenesi-filmi-hayatin-bedeli-780x439.png[/RESIM]"Hayatın Bedeli" ismindeki bu film, tam olarak adı gibi insan hayatlarının bedellerini işliyor. Film, 11 Eylül 2001'de Amerika'da yaşanan İkiz Kuleler saldırısında hayatını kaybeden insanların, ailelerine ödenecek tazminatların belirlenme sürecini işliyor. Devlet "Binlerce ölü var, hepsi mahkemeye gider bizi dava ederse bu ülke iflas eder, birileri aramızı bulmalı" diyor ve ünlü bir hukukçuyla anlaşıyor. İşte filmimiz de bu gerçekte de yaşanan süreci bize anlatıyor. Bu film izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/258/85/netflix-in-11-eylul-saldirisi-konulu-yeni-izlenesi-filmi-hayatin-bedeli-780x439.png[/RESIM]Film, tüm dünyayı sarsan gerçek bir olayı ve sonrasını aktardığı için özellikle dikkatimi çekmişti. Bu beklentimi de karşıladı diyebilirim... Filmin tamamı hukuk dünyasında geçse de teknik bilgiler ile izleyenini hiç boğmadan sonuna kadar sürüklemeyi başarıyor. Tabi bunda başrolümüz Michael Keaton'ın etkisi de büyük. Konu gerçek olunca iyi bir film izlemenin yanında, tarihsel olarak da bazı ilginç bilgiler öğrenme fırsatı buluyorsunuz. Şöyle dingin bir kafayla kurulup, pür dikkat izlenecek iyi bir film diyebilirim. - - - - -  Özet: Eğer gerçek, ayakları yere sağlam basan iyi bir film izlemek istiyorsanız 2021 yapımı "Worth" ismindeki bu film, size tavsiyemdir. Hem seyri güzel bir film izlemiş, hem de geçmiş tarihten birkaç detay öğrenerek genel kültürünüzü arttırmış olursunuz. Bir şans verin derim. - - - - -  • Hayatın Bedeli filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Film gerçek hikayeyi mi işliyor? Evet, film What Is Life Worth adlı anı kitabında yer alan gerçek olaylara dayanıyor.  • Filmin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Michael Keaton, Stanley Tucci ve Amy Ryan gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.