Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!

14 Eylül 2019
192b
0 Yorum
Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!

Eee kış geldi çattı... Şimdi şöyle battaniyenin altında, ya da sıcacık evin salonunda, şöyle karlı ve fırtınalı iyi bir film ne gider ama... Değil mi? "Kaan vallahi içimi okudun" dediğinizi duyar gibiyim... İşte ben de bu yüzden sıvadım kolları ve size bol karlı ve fırtınalı kış filmi önerileri hazırladım. Her birini de ayrı sevdiğim ve bu yüzden bu liste için özel seçtiğim bu kış filmleri izlerken sizi biraz üşütecek. Aralarıda soğuk havada hayatta kalma savaşı veren de var, vampirler ile mücadele eden de... Yani anlayacağınız, birazdan göreceğiniz kış filmi önerileri arasında her kategoriden kış filmi bulabileceksiniz. 

Hadi gelin şimdi size tavsiye ettiğim o karlı fırtınalı kış filmleri nelermiş görelim.

(Ayrıca Vahşi Doğada Hayatta Kalma filmi tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz)

1. Kar kış içinde geçen ilk film tavsiyem "12. Adam" oluyor

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Nefis bir hayatta kalma mücadelesi izleyeceksiniz ve soğuğu en derinlerinizde hissedeceksiniz. "Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı nasıl?" derseniz de aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.

Filme Git ►

2.  "Till the End of the World" ise diğer kış tavsiyem

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
İçinde bir tutam da "Aşk" olan nadir kar kış filmlerinden... İzleyiniz efenim.

Filme Git ►

3. Wind River

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Biraz polisiye, biraz suç ve bolca kar kış... Bu filmi de kaçırmayın.

Filme Git ►

4. Into the White

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Norveç'in buz gibi karlı dağlarında birbirlerini vuran 2 düşman uçağı ve sonrasında yaşananları izleyeceksiniz. Kaçırmayın.

Filme Git ►

5. Walking Out

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Tablo gibi mükemmel bir kış doğasında, bir baba ve oğulun yaşadıklarını izleyeceksiniz. 

Filme Git ►

6. 30 Days of Night

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
"Kaan kar kış olsun da, şöyle biraz da gerileyim, var mı öyle bir tavsiyen?" diyenler bu vampir konulu filmi mutlaka izlemeli. Kutuplarda yaşananları konu alan bu film sizi biraz ürkütebilir.

Filme Git ►

7. Artctic

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Başrolünün "Hayatımın en zor filmiydi" dediği tek kişilik ve çoğu sessiz olan bu kış filmi de izlemeye değer. 

Filme Git ►

8.Touching the Void

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Bu film ise 2 dağcının yaşadıklarını konu alıyor. 

Filme Git ►

9. North Face

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Bu film de üstteki tavsiyem gibi dağ tırmanışı sırasında yaşananları konu alıyor. 

Filme Git ►

10. Ve kar kış temalı son film tavsiyem ise "The Grey" oluyor

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!
Alaska'nın buz gibi havasında yaşanan bir hayatta kalma savaşını izleyeceksiniz. 

Filme Git ►

"Ee Kaan başka tavsiyelerin yok mu?" diyenler de hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi seçebilir!

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!

Modunu Seç ►

Dikkat Üşütür! Karlı Fırtınalı 10 Kış Filmi Tavsiyesi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
kış filmlerikarlı fırtınalı filmlerkar kış filmlerisoğuk havada izlenecek filmlerkış filmi tavsiyelerikış macera filmlerikar ve fırtına filmlerimacera filmlerien iyi kış filmi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Her İzleyeni Etkilemeyi Başaran Müslüm Filmi Hakkında 7 Dikkat Çekici Bilgi
Her İzleyeni Etkilemeyi Başaran Müslüm Filmi Hakkında 7 Dikkat Çekici Bilgi
Film hakkındaki detaylara geçmeden önce içimi dökmek istediğim bir konu var. Hepimiz, başarılı yabancı filmleri gördüğümüzde "Abi bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya..." diye yakınıp duruyoruz. Fakat üzülerek söylemek istiyorum ki bu yakınmanın bize, Türk sinemasına hiç faydası yok. "Müslüm" filmi vizyona gireli henüz 1 hafta olmasına rağmen Google'da "Müslüm filmi izle" araması zirveye oturdu bile. Peki neden sinemaya gitmiyoruz? Neden "bizden" olan filmleri de tartmak için onları izlemiyoruz? Neden bu dev bütçe ile yapılan filme giderek ona destek olmuyoruz da internetten izlemeyi deniyoruz? Sinemaya gidin. Özellikle Türk filmlerine, bu koca sektöre sadece 1 bilet alarak destek olun.  Hadi şimdi her izleyenini bir yerden yakalamayı başaran filmimiz "Müslüm" hakkındaki o dikkat çekici bilgilere birlikte bakalım!  (İzlememiş olanlar için 'Spoiler' içerir o yüzden önce buraya tıklayın) 1. Müslüm'ün arkasında, geçen yıl tüm Türkiye'yi sinema salonlarından yaşlı gözlerle çıkaran film Ayla'nın yapımcısı "Mustafa Uslu" var.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/25/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Müslüm filminin oyuncu kadrosunda ise Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl, Erkan Can, Taner Ölmez ve Şahin Kendirci gibi isimler yer alıyor.  2. Müslüm Gürses'in çocukluk yıllarını Şahin Kendirci canlandırıyor![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/40/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] 11 yaşında katıldığı "O Ses Türkiye Çocuklar" yarışmasında yıldızı parlayan Şahin Kendirci, sesi ve görüntüsünün Müslüm Gürses'in çocukluk yıllarındaki haline benzemesi nedeniyle seçilmiş...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/2/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/82/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] 3. Timuçin Esen, Müslüm Gürses'i canlandırabilmek için aylarca çalıştı...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/63/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Müslüm Gürses'in çocukluk halinden sonraki yıllarını canlandıracak olan Timuçin Esen, dünyaca ünlü koçlar ile aylarca çalıştı ve ortaya müthiş bir şey çıkardı!  4. Sıkı durun! Filmde duyduğunuz 14 şarkıyı da Timuçin Esen kendi söylüyor![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=u9EFGKuxlMQ[/VIDEO] Evet hiçbiri Müslüm Gürses'in sesinden değil. Timuçin Esen, oyunculuğun yanında ses konusunda da Müslüm Gürses'e benzemek için eğitimler aldı ve bunun da üstesinden alnının akıyla geldi. Seslendirdiği şarkılar YouTube üzerinden de paylaşılacak. 5. Sadece Timuçin Esen'in söylediği şarkıların telifleri için bile 1 milyon tl'nin üzerinde ödeme yapılmış![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/43/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]   Film vizyona girdikten hemen sonra birçok kişi "Neden Müslüm babanın sesini kullanmamışlar ki?" gibi sorular sormaya başladı. Fakat cevap basit. Bu bir Belgesel olsaydı Müslüm Gürses'in kendi sesi kullanılabilirdi. Fakat bu onun hayatını anlatan bir film olduğu için oynayan kişinin seslendirmesi gayet normal. 6. Film için tam 21 milyon lira harcandı![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/93/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]  Müslüm filminin maliyeti tam 21 milyon oldu. Filmin altında imzası bulunanlar ise bu bütçenin çok iyi bir şekilde harcandığından emin...  "Ayla" filmi için 14 milyon lira harcanmıştı.  7. 3 günde 600 bin, 1 haftada ise 1 buçuk milyon kişi Müslüm'ü izledi![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/78/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM]  Müslüm filmi, 3 gün içinde 600 bin seyirci ile 8 milyon lira hasılat elde etti. 1 haftada ise bu kazanç 18 milyonu buldu!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/43/98/her-izleyeni-etkilemeyi-basaran-muslum-filmi-hakkinda-7-dikkat-cekici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Müslüm Filmi Fragmanı: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=bpWRHiBOhQc[/VIDEO]   ♦ Siz de filmi izleyenlerdenseniz buraya tıklayarak yorumunuzu bırakabilirsiniz!  ✪ Müslüm filmi oyuncularının her biri, özellikle Timuçin Esen, büründüğü Müslüm Gürses rolü ile koca bir alkışı hak ediyor. Görüntü yönetmeni de çok iyi bir iş çıkarmış. Umalım ki önümüzdeki yıllarda bu kalitede daha çok "bizden" film izleyelim.  
14b
0
7 yıl
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
7 Maddede: Netflix İmzalı "Yarına Tek Bilet" Filmi Neden Olmamış?
Biliyorsunuz buradaki "Netflix" kategorimizde size izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. İşte o kategoriye ilk kez bizden, Netflix Türkiye imzalı bir film koyacağım diye sevinirken şu an oturmuş size bu cümleleri yazıyorum... Filmimiz malumunuz Netflix'in ilk orijinal Türk filmi "Yarına Tek Bilet"... Yayınlanması için zamanı iple çektiğim, "acaba farklı bir şey yapabildik mi?" diye merak ettiğim bu film beni epey üzdü.  Irkçılık Konulu Nefis Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Yarına Tek Bilet izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınız burada değil. Fakat "Yarına Tek Bilet konusu" ve "Yarına Tek Bilet yorum" gibi aramalar sonucu buradaysanız tam olarak aradığınızın burada olduğunu söyleyebilirim. Hadi şimdi gelin, Netflix imzalı "Yarına Tek Bilet" filmi neden olacak gibiyken olmamış ve ortaya başarısız bir film çıkmış ona bir bakalım. 1. Yol filmlerinde en önemli şey diyalogların derinliğidir, fakat bu filmde onu göremiyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/98/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Size geçtiğimiz günlerde burada tavsiye ettiğim 303 isimli nefis yol filmini izleyenleriniz vardır, yoksa da bir göz atın derim. İşte o film de bir yol filmiydi, fakat diyaloglar o kadar derindi ki, hem izleyip hem de pür dikkat karakterlerin ağızlarından çıkacak cümlelere odaklanıyorduk. Fakat bu filmde diyalogların derinliği neredeyse sıfır. E hal böyle olunca da filmi izlerken eliniz telefondaki bildirimlere gidiyor ve film arkada öylece akıp giden sıradan bir TV filmine dönüşüveriyor..   2. Dilan Deniz Çiçek hiç olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/15/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Metin Akdülger muhteşem bir oyuncu ve bu filmde de tam anlamıyla döktürüyor, fakat ya karşısındaki Dilan Deniz Çiçek? O ne yapıyor? Ezber replikler, yavan cümleler, duygusuz tavırlar... Eğer bu filmde Metin Akdülger'in karşısındaki kadın oyuncu farklı biri olsaydı, filme yorumum çok farklı olabilirdi. Ayrıca bazı insanlarda "küfür" çok eğreti durur ya hani, işte Dilan Deniz de onlardan. 3. Her 10 dakikada bir yeni bir şarkıya giren film mi olur? Müzik klibi mi bu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/16/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmde müzik kullanımı o kadar yoğun ki, geriye dönüp filme şöyle bir baktığımda kafamda bir filmden çok bir müzik klibi canlanıyor. Sürekli farklı şarkılar araya giriyor ve film boyunca birçok müziğe maruz kalıyoruz. Bu şarkıların da her biri farklı tarzda, bu da filmde kopukluğa yol açıyor. 4. Eski sevgilileri birbiri ile evlenen 2 kişi aynı trenin, aynı vagonunun, aynı odasında yan yana rast geliyor? Sanki 1 tık fazla olmamış mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/39/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Böyle senaryolar normalde şaşırtır ve bu tesadüfler izleyeni mutlu eder, fakat bu filmde şahit olduğumuz tesadüfler o kadar kötü duruyor o kadar yapmacık duruyor ki, film bir an gerçekliğini yitiriyor. Tabi ki de bu bir "film" fakat izleyici bir filmde "Böyle bir şeyin yaşanma ihtimali kaç?" diye sormak durumunda kalmamalı. Bu filmi izleyenlerin çoğu bu absürt tesadüfe "Yok artık!" diye tepki vermiş olabilir, en azından bende durum buydu. 5. Filmde duygu yok![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/47/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Filmi izlediğiniz için buradasınız ve size bir sorum var; Geriye dönüp baktığınızda filmden hangi duygunun tadı damağınızda kaldı? Ben söyleyeyim; Hiç! Bu çok sert bir eleştiri gibi gelebilir fakat bu bir gerçek. Filmde hiçbir duygu tam anlamıyla yaşanamıyor. Sadece kafası karışık olan 2 kişinin bazı anlarına tanıklık ediyoruz ve film böylece bitip gidiyor.  6. Fransız sinemasına özenilmiş fakat olmuş mu? Maalesef...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/18/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Alakasız bir anda şiir okumalar, karşıdakinin şiiri yarısında tamamlaması, tren içinde dans, İzmir kordonda yürürken eğlenceli hareketlerin yapılmaya çalışılması... Şimdi "E Kaan sen de, napsınlar hiç yapmasınlar mı?" diyenleriniz olacak; Yapsınlar, yapsınlar fakat sıkı film izleyenler bu hareketlerin birebir kopya olduğunu biliyor. Biz bunları biliyorsak, sinema sektöründekiler bunu hayli hayli biliyordur diye düşünüyorum. Bu özentivari hareketler izleyeni filmden fazlasıyla soğutuyor.    7. Oynanan karakterler bizim gerçekliğimizden çok uzak ve bu yüzden bir bağ kuramıyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/197/35/7-maddede-netflix-imzali-yarina-tek-bilet-filmi-neden-olmamis-780x439.png[/RESIM]Film Netflix sayesinde 160 ülkede aynı anda yayınlandı. Belki yaşananlar diğer ülkelerce çok normal olabilir, fakat biz Türkiye şartlarını ve yaşananları bildiğimiz için film bize çok uçuk geliyor. En azından benim için böyle... Filmdeki karakterlerin gerçeklik ile bağlantıları yok denecek kadar az, bu da bizim onlarla bağ kurmamızı engelliyor. Tatsız tuzsuz, farklı bir evrende geçen bir film izliyormuş hissine kapılıyoruz fakat sonra birden "İzmir", "Mavi Tren" gibi tanıdık şeyler duyup filme yaklaşıyoruz ama sonra birden tekrar karakterler gerçeklikten uzaklaşıyor ve doğal olarak biz izleyiciler de bağımızı tekrar yitiriyoruz.  NOT: Bu arada filmin sonunda Dilan Deniz telefonla, Metin Akdülger'in eski sevgilisini arayıp "Seninkini vazgeçirdim, operasyon tamam güvenle evlenebilirsin" gibi bir şey deseydi efsane olmaz mıydı? Sadece bir düşünce tabi... Filmde sevdiğim tek nokta, Metin Akdülger'in nefis oyunculuğu idi. Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Daha güzel projelerde karşılaşmak ve size de burada o film ve dizilerden uzun uzun bahsetmek dileğiyle...  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
2
5 yıl
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
The Witcher dizisi son günlerin en çok konuşulan yapımı olmayı başardı. Hatta ben de dün burada sizlere, 1 günde yalayıp yuttuğum bu dizinin iyi ve kötü bulduğum yanlarını anlattığım şu inceleme yazısını hazırladım. Sonra birden fark ettim ki aslında The Witcher oyuncuları arasındaki bazı karakterleri gözüm gerçekten bir yerlerden ısırıyor. Hatta bazıları gerçekten bizim Türk oyunculara benziyorlar... Daha önce de bunu La Casa de Papel dizisi için yaşamış ve şu içeriği hazırlamış ve çok da güzel tepkiler almıştım.  Bugün de sizlere, The Witcher oyuncuları Türk olsaydı kimler olurdu? sorusunun cevaplarını kendimce vermeye çalışacağım. Sizi bilmem ama birazdan göreceğiniz The Witcher Türk versiyonundaki oyuncular gerçekten ana kadrodaki oyuncular ile benzerlik taşıyor... Hadi o zaman gelin o isimler kimlermiş birlikte bakalım!  1. Öncelikle dizimizin başrolü "Witcher", yani "Rivialı Geralt" hangi Türk oyuncumuza benziyor bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/6/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.png[/RESIM] Bence "İbrahim Çelikkol"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/11/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Evet, 8 bölümlük 1. sezonu tamamen "Ulan bu birine benziyor ama du bakalım..." şeklinde izledim ve sonunda İbrahim Çelikkol'a benzediğini keşfettim. Çelikkol'a ekle bir uzun beyaz saç, al sana İzmitli İbrahim. Tabi canım neymiş o Rivialı Geralt falan...  2. Büyücümüz Yennefer rolünde ise "Büşra Pekin"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/63/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Ezik, özgüvensiz halinden güçlü, alfa bir büyücüye dönüşen Yennefer, bence Büşra Pekin'in şu fotoğraftaki haline benziyor. Büşra hadi kaptın rolü! 3. Ciri rolünde ise "Miray Daner"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/88/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/76/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bence bu ikili fiziki olarak benzemekle kalmıyor ve karakter olarak da benziyorlar. O çığırmalar, kanadı kırık rolü oynamalar hep aynı. 4. Kraliçe Calanthe rolünü ise "Hasibe Eren" sırtlayabilir[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/31/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/15/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Kraliçeyi daha ilk gördüğüm anda "Aa Avrupa Yakası Makbule" diye söylendim. Bu benzetmeyi de buraya eklemek istedim. 5. Fareçuval ise tam "Ozan Güven" değil mi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/33/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Bu benzerlik  bana "Heh işte buldum" dedirtti. Çünkü bu ikili gerçekten tip olarak benziyorlar. 6. Büyücümüz Tissaia ise "Derya Artemel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/5/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/149/9/benzerlikleri-sayesinde-the-witcher-dizisinde-hic-siritmayacak-6-turk-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM]Belki çok zorlama bir benzerlik diyeceksiniz ama bu ikili de bence gerçekten benziyor. Ha Kırgın Çiçekler dizisini izledim mi? Hayır. Fakat yıllar önce sosyal medyada çok dolaşan bir Caps ile bu ablamızın yüzüne aşina oldum. Tissaia için bizden kim olabilir diye düşünürken de birden aklıma geldi ve bingo!  Benim nacizane benzetmelerim bu şekilde. Sağda solda, sitenizde videonuzda kullanacaksanız kaynak göstermeyi unutmayın, bozuşuruz. Bu arada yukarıda da bahsettiğim gibi, dizinin incelemesi için hemen buraya tıklayabilirsiniz.  ● Hemen aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
0
6 yıl
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
The Vast of Night: 2020'nin En Dikkat Çekici Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi!
Uzun zamandır iyi bir bilim kurgu filmi izleyemediğim için üzülüyordum, fakat sadece dakikalar önce izleyip, bitirdiğim 2020 yapımı "The Vast of Night" filmi, bu üzüntümü yerle bir etmeyi başardı. Öncelikle "The Vast of Night izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız, üzülerek söylemek istiyorum ki burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat, "the vast of night konusu", "neden izlenir?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse, sıkı durun çünkü size bu filmi en nefis detayları ile, hiç lafı uzatmadan ve spoiler vermeden anlatacağım. Filme Git ► Hadi gelin şimdi 2020 yapımı bu nefis film The Vast of Night filminin konusu neymiş, neden izlenmeliymiş, bu konulara birlikte bir göz atalım!  Öncelikle nedir bu "The Vast of Night" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/38/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle filmimizin müthiş bir konusu bulunuyor. Belki de yıllar yıllar önce izlediğim ve hala çoğu sahnesi aklımdan çıkmayan "The Signs" filminin etkisinden olacak, konusu "uzay" olup içinde hasat tarlası olan ve kırsal bir bölgede geçen filmlere kelimenin tam anlamıyla bayılıyorum. Hatta nefis film Interstellar'da da bu ögeleri görünce çok keyiflenmiştim... İşte 1950'lerde geçen bu filmimiz de, kırsal bir kasabadaki bir telefon santral operatörünü ve bir radyocunun 1 gecede yaşadıklarını konu alıyor. Santralde telefonları bağlayan genç kız, radyo dinlerden bir frekans duyuyor ve radyo programcısı ile birlikte bu sinyalin peşine düşüyorlar. İşte gerilim ve gizem dolu, nefis bir bilim kurgu filmimiz de böylece başlamış oluyor...  Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/84/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Film 1950'lerde geçtiği için aslında bir yandan nefis bir dönem filmi bu. Atmosferi, renkleri, dokusu çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Üstelik şimdi tüm bunların üzerine bir de bu filmin bir bilim kurgu konusunu işlediğini düşünün... Eğer bilim kurgu ile aranız iyi ise, gizem peşine düşmeyi seviyorsanız ve anlık gerilimler filmi izlerken sizi hayatta tutuyorsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Fakat size tavsiyem; Bu filmi mutlaka bir akşam, karanlık bir ortamda ve mümkünse kulaklıkla ile izleyin. Ayrıca telefon bildirimlerinden ve arkadaş muhabbetinden uzak durun derim. Aksi halde film, dikkatinizin kolayca dağılabileceği birkaç sahne barındırıyor, o sahnelerde pür dikkat olmalısınız. Söz veriyorum, bittiğinde içinizde bir şeyleri hareketlendirmiş olan bir film izlemiş olacaksınız... Olmazsa da beni Instagram'dan bulup yazabilirsiniz. Bundan sonrası bir miktar SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka uğrayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/3/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Filmde telefon ile bağlantı kuran eski asker Billy'nin anlattığı yerin 51. Bölge olduğunu anlamışsınızdır... Diyaloglar ve anlatılanlar çok etkileyici değil miydi ama?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/32/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle söylemek istiyorum ki filmdeki pek çok detay beni yakalamayı başardı. Öncelikle filmin nostaljik havası kesinlikle acayip bir hava katıyor. Tamam sık sık tüplü televizyon ekranına geçme tekniğinin çok iyi olduğu söylenemez fakat dönem havası gayet başarılı yansıtılabilmiş. Sonrasındaki 51. Bölge diyalogları da gerçekten çok başarılıydı. Santralci kızımızı 6-7 dakika boyunca sadece telefonla konuşurken izliyoruz ve film bizi hiç sıkmıyor çünkü alttan alttan, sinsice yaklaşan bir gizem ve gerilimi var... İşte bu detayları ile film benim gönlümü kazandı. O araba sahnesi neydi öyle? Tüyler diken![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/194/1/the-vast-of-night-2020-nin-en-dikkat-cekici-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Yaşlı kadın, çocuğuna, o farklı dildeki kelimeleri okuyunca çocuğunun başının geri gittiğini, gözlerinin kapandığını ve sanki transa geçermişcesine kalakaldığını söylüyor. Radyocumuz ise yaşlı kadının kaydettiği o cümlelerini arabada seyir halindeyken açıyor ve o da ne? Arabayı kullanan ve yanındaki kızın kafaları birden geri gidiyor ve tam anlamıyla transa geçiyorlar! İşte bu sahnede tam anlamıyla tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Bu detayı gerçekten çok beğendim... Sonrasında UFO'yu görmemize gerek var mıydı? Bence pek de yoktu aslında. Yani görmeseydik ve ormanda, yanmış ağaçların arasında "Bu ne ya?!" diye şaşırırlarken bir saniye sonra yerdeki ayak izlerinin kaybolduğunu görseydik de, bence gayet başarılı bir son olurdu. Ha UFO gördük, kötü müydü? Hayır. Cafcaflı bir Ufo görüp finalin çöp olmasından korkmuştum fakat ufoların detayları da hiç uçuk değildi gayet dozundaydı... - - - - - -  NOT: Bazı filmler vardır ya çok seveni vardır ya da nefret edeni, işte bu filmi de onlardan biri olarak görüyorum. Bir kesim hiç sevmezken, bir kesim de her detayına bayılacak muhtemelen ve ben de o ikinci kısımdayım... Umarım siz de öyle olursunuz, iyi seyirler! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
1
5 yıl
Rose Adası: Gerçek Hikayesiyle Netflix'in 2020 İmzalı Son Bombası!
Rose Adası: Gerçek Hikayesiyle Netflix'in 2020 İmzalı Son Bombası!
Netflix artık ortalamanın üzerinde yapımlar ile karşımıza sık sık çıkmaya başladı. Bunu şurada biriktirdiğim ve hızlı bir şekilde artan Netflix film önerilerinden de kolayca anlayabilirsiniz. Az önce de "Rose Island" yani "Rose Adası" filmini izleyip, bitirip, beğenip hemen sonrasında da size tavsiye etmek için buraya koştum. Tabi önce Rose Adası filmi gerçek hikayesi başlıklı araştırmalar da yaptım ve bu içeriğimde size bu inanılmaz hikayeyi tavsiye ederken bir yandan da gerçek bilgiler de vereceğim. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi Rose Adası filmi konusu, gerçek hikayesi ve neden izleneceğine şöyle bir göz atalım... Hadi! Öncelikle Rose Adası'nın inanılmaz hikayesi hakkındaki yorumlarıma geçmeden önce gelin size kısaca filmin konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/3/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün; bir tekneniz var, bir de kafanıza göre bir arkadaş. Hiçbir ülkenin sahiplenemediği uluslararası sulara gidiyorsunuz ve buraya çelikten bir platform yapıp, bir ada inşa edelim diyorsunuz. Üstelik demekle de kalmıyor ve gerçekten inşa ediyorsunuz. Sonrasında ise gerçekten de küçük ama bağımsız bir devlet olma yolunda ilerliyorsunuz... Nasıl fikir ama? Çok çılgın değil mi? İşte filmimiz de bu çılgın ve bir o kadar da gerçek olan hikayeyi konu alıyor. Her şey bir fikir ile başlıyor; "Belki de kendi dünyamı yaratmalıyım..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/71/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]2017 yılında hayata gözlerini yuman Giorgio Rosa isimli genç ve çılgın bir mühendisimiz, eski sevgilisi ve diğer hayat şartları karşısında bir plan tasarlıyor ve açık sulara kendi adasını inşa ediyor... Açıkcası filmin gerçekten bir zamanlar bir yerlerde yaşanmış olması beni gerçekten etkiledi. Parlak zihni gibi özgür ve kendine göre bir ülke inşa eden adamımız gerçekten de yıllar yıllar önce bu dünyada oldukça ünlüymüş. Bu hikayeyi şimdiye kadar duymamamızın nedeni de adamımızın biraz inatçı oluşuymuş. Ölümden kısa bir süre önce tüm detayları film yapımcılarıyla paylaşmış ve ortaya da bu nefis film çıkmış. İçinde aşk ve özgürlük olan naif, keyifli ve yormayan bir film...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/230/57/rose-adasi-gercek-hikayesiyle-netflix-in-2020-imzali-son-bomba-filmi-780x439.png[/RESIM]İtalyan filmleriyle aranız nasıl bilmiyorum fakat bu film hepsinden önce naifliği ile izleyicisinin gönlünü kazanmayı başarıyor. Sonra işin içine fazlasıyla 'özgürlük' giriyor ve üstüne bir de 'aşk' ekleniyor. Üstelik tüm bunları yaparken sizi bir de gülümsetmeyi de başarıyor. Bir hafta sonu bu filme bir şans verin derim. Hem biraz keyifli zaman geçirmiş, hem de gerçekten bir zamanlar böyle çılgın bir şeyin yaşanmış olduğu bilgisini genel kültür olarak hafızaya atmış olursunuz... Benden söylemesi... Hadi tadını çıkarın! Netflix'te İzle ► - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
Bildiğiniz gibi Disney+ geçtiğimiz günlerde Türkiye'de yayın hayatına başladı, hatta ben de size şurada Disney Plus'da izlenecek bazı iyi filmleri listelemiştim. The Dropout dizisi ise Hulu yapımı olan çok merak ettiğim bir diziydi. Disney+'da görünce bu diziye de şöyle bir göz atayım dedim ve izleyip bitirdim. The Dropout dizisi konusu nasıl? ve the dropout dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için de size The Dropout dizisinden bahseden kısa bir içerik kaleme almak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi Disney+'da The Dropout dizisini görüp "İzlesem mi? Zamanımı ayırmaya değer mi?" diyenlere yanıt olabilecek o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım! Yorumuma geçmeden önce dizinin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/36/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, daha üniversite yıllarındayken Steve Jobs gibi büyük girişimcilere ilham duyan genç bir kızın giriştiği iş kurma hayalini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Genç kızımız, özellikle sağlık sektöründe çığır açacak, "şırınga ile kan alma" konusunu kökten değiştirecek bir yöntem keşfetmeye girişiyor ve kendini birden milyar dolarlık yatırımcılar ile aynı masada buluyor... İşte dizi de bu süreci en başından en sonuna kadar bize aktarıyor. Bu dizi izlenir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/59/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta daha ilk 3 bölümü izlediğimde burada sizlere yazacağım bu tavsiye içeriğini bile düşünmeye başladım diyebilirim. Yani dizi beni ilk bölümünden itibaren yakalamayı başardı. Sürükleyici, yer yer şaşırtıcı ve özellikle benim gibi 'girişimci' ruhlular için bir nevi rehber niteliği bile taşıyor denebilir dizi için. Dizi tamamen gerçek kişi ve olayları konu alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/84/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2014 yılında kendi mal varlığıyla zengin olan en genç kadın girişimci seçilen, Forbes listesinin en üst sıralarında gösterilen ünlü girişmci Elizabeth Holmes'ü konu alıyor. Dizide izlediğimiz tüm karakterler gerçek ve yaşanan olayların her biri de tanıkların ve olayı araştıran gazetecilerin araştırmasından çıkan gerçek detaylara dayanıyor. Başrolümüz Holmes'ü de çok sevdiğim ünlü oyuncu Amanda Seyfried canlandırıyor. Fakat öyle iyi oynuyor ki bir anlığına da olsa onun gerçek Holmes olmadığına inanamıyorsunuz.  Sunny Balwani[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/66/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben diziyi gerçekten beğendim. 8 bölümü de bir oturuşta izleyip bitirdim diyebilirim. Amanda Seyfried şahane bir oyunculuk sergiliyor. Girişimcilik dünyasını, fikir yaratma ve yatırım sürecini de konu aldığı için özellikle girişimcilik ruhlu kişilerin izlemesini tavsiye ediyorum. Bu diziden mutlaka birkaç şey kapacağınıza emin olabilirsiniz. Şimdiden tadını çıkarın derim. - - - - - -  • The Dropout kaç bölüm? Dizi bir 'mini dizi' olarak yayınlandı ve toplamda 8 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri de ortalama 1 saat uzunluğunda. • The Dropout dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'te yok. Hulu yapımı olan dizi Disney Plus'da izlenebilir. • Dizi gerçek olayları mı konu alıyor? Evet, dizi ünlü girişimci Elizabeth Holmes'ü ve onun iş dünyasından siyasete kadar yarattığı etkileri konu alıyor. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
1
3 yıl
Netflix'in Yeni Filmi The Old Guard'ı İzlemek İçin Taş Gibi 5 Neden
Netflix'in Yeni Filmi The Old Guard'ı İzlemek İçin Taş Gibi 5 Neden
Pandemi süresince yoğunluktan sunucuları çöken Netflix, nefis yapımlar ile karşımıza çıkmaya başladı. Ortalamaya vurduğumuzda yayınlanan 7 Netflix filminden sadece 1'i iyi olsa da, o 1 film için bile Netflix üyeliği almaya değer diye düşünenlerdenim. Hatta biliyorsunuz şurada da sizlere izlediğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum, o filmlere de kefilim diyebilirim... Bugün ise size, Netflix'in son gözdesi "The Old Guard" filmini sadece 5 maddede tavsiye etmeye geldim.  Filme Git ►  The Old Guard filmi konusu veya The Old Guard filmi inceleme gibi başlıklara burada değinmeyeceğim. Sadece size, yani bu filmi izlemeyenlere 5 neden ile bu filmin neden izlenebilir bir film olduğunu göstereceğim. Yani bir nevi sizi ikna edeceğim de denebilir... E hadi gelin şimdi sonunda kendinizi bu filmi izlerken bulacağınız o maddelere geçelim... Hadi! 1. Öncelikle bu filmi izlemeniz için en büyük neden Charlize Theron ablamız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/63/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]45 yaşındaki Theron, filmi tek başına sırtlıyor. Hem güzelliği, hem de başarılı oyunculuğu ile kendini hiç bozmadan tam olarak rolüne adapte olmuş birini izliyoruz filmde. Nasıl ki Kaptan rollerine Tom Hanks çok yakışıyor, Charlize Theron da böyle ciddi, asil ve lider karakterlerin insanı. Hatta çoğu kişi bilmez ama şu filmi de gerçekten izlemeye değerdir. Yani diyeceğim o ki, iyi, klas bir oyunculuk görmek istiyorsanız bu filme göz atın derim. 2. John Wick veya Extraction'vari yakın plan çatışma sahnelerini sevenlerdenseniz bu filmde aradığınızı bulacaksınız[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/94/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Yine Netflix imzalı Extraction filmindeki yakın çekim çatışma sahnelerini izlediyseniz ne kadar heyecan verici olduğunu görmüşsünüzdür. İşte bu filmde de o kıvamda sahneler mevcut. Yani çok hızlı gelişen bu sahnelere ilginiz varsa, ilacınız bence bu filmde olabilir.  3. "Ölümsüzlük" gibi fantastik bir konuyu çok farklı ve dikkat çekici bir şekilde işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/10/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]"Ölümsüzlük" kavramı filmde uzun zamandır görmediğimiz bir şekilde işleniyor. Eğer vampir film-dizilerine ilginiz varsa, burada onun bir farklı versiyonunu göreceğinizi söyleyebilirim. Aslında sadece bu fantastik konuyu aksiyon ile harmanlaması bile bu filme göz atmak için geçerli bir sebep...   4. Aksiyon dedik, fantastik konular dedik e bir de işin içine "Tarih" girerse?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/82/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Hem iyi çatışma sahneleri, hem de insanı heyecanlandıran, uçuk bir konusu var filmimizin. Fakat yetmiyor gibi bir de işin içine biraz Tarih giriyor ve ayakları yere basan bir hikaye böylece oluşuyor. Filmde bolca geçmiş yüzyıllara gidiyor, yer yer oradan sahneler görüyor ve kendinizi bir zaman yolcusu gibi hayal edebiliyorsunuz. Hatta Amerika forumlarında bu filmdeki kişilerin gerçekten var olduğuna dair çılgın teoriler bile konuşuluyor...  5. "Dizisi olsa da sindire sindire izlesek..." diyebileceğiniz bir hikayesi var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/200/80/-ne-izlesek-diyenlere-netflix-in-yeni-filmi-the-old-guard-i-izlemek-icin-tas-gibi-5-neden-780x439.png[/RESIM]Hani bazı filmler vardır, çok etkileyici değillerdir fakat o atmosferi, o hikayeyi o kadar beğenirsiniz ki o tadı alabilmek için "Keşke dizi olsa da bölüm bölüm izlesem" diye iç geçirirsiniz ya, işte bu film de o kıvamda bir yapım. Akıllardan çıkmayacak etkileyici bir başyapıt değil, fakat atmosferi o kadar heyecanlı ve kendini izletebilen bir yapıya sahip ki, keşke bölüm bölüm bu dünyayı izleyebilsem diye düşünmeden edemiyorsunuz.  SPOİLER NOT: Filmdeki Charlize Theron'lu baklava sahnesinde tattığı baklavanın nereye ait olduğunu bilmesini, yüzyıllarca yaşamış olmasına bağlıyoruz. Yine duvardaki eski gazete haber ve fotoğraflarında Theron'u eski savaşlarda görürken birden Çanakkale savaşında yer aldığını da fark ediyoruz. Bu yönden filmde Türkiye'den bir şeylerin de yer alması dikkate değerdi. Beğenmeyenlere saygı duyuyor fakat filmin kesinlikle keyifle izlenebilir bir yapım olduğunu düşünüyorum... E hadi karar sizin; Aşağıdaki buton sizi filme götürecek... İyi seyirler! Filmi İzle ►   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.