The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!

07 Mayıs 2022
16b
1 Yorum
The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!

Siz de benim gibi sezonlarca süren uzun diziler yerine birkaç bölümlük bir mini dizi izlemeyi daha çok seviyorsanız doğru yerdesiniz çünkü özellikle Google'da "mini dizi önerisi", "izlenecek mini dizi tavsiyesi" gibi aramalar yaparak iyi bir dizi keşfetmeye çalışanlar için kaleme aldığım bu içerikte sizlere The Cry dizisinden bahsetmek istedim.

En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Siz The Cry dizisi konusu ne? Oyuncuları kim? The Cry neden izlenir? gibi sorular sormaya başlamadan hadi hemen gelin, bir oturuşta bitirdiğim The Cry dizisine birlikte şöyle bir yakından bakalım!

Gelin önce size The Cry dizisinin konusundan biraz bahsedeyim...

The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
Öncelikle The Cry, psikolojik atmosferi olan bir dram dizisi. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru bir uçak yolculuğu yapan Joanna ve Alistair çiftinin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine taşıyor ve çift birden çok zorlu bir mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte biz de bu 4 bölüm boyunca bunu görüyor ve defalarca şaşırıyoruz...

Sakin ilerliyor ama; Şaşırmaya hazır olun!

The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
Dizinin senaryosunu çok ama çok beğendim. İzlediğim yapımın aklımla dalga geçmesi, beni tekrar tekrar şaşırtması bana büyük haz veriyor. Eğer izlediğiniz film veya dizilerde beklemediğiniz köşeler ile karşılaşmayı, daha izlerken birçok senaryo yazıp çok kısa bir süre içinde de çöpe atmayı sevenlerdenseniz bu dizi, aradığınız şey olabilir.

"Nasıl gözden kaçırmışım..." dediğim bir dizi oldu bu...

The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!
2018'in sonlarında yayınlanan bu 4 bölümlük diziyi, Instagram hesabımızdan bana tavsiye eden Elif Nur Gedikli'nin sayesinde keşfettim. Kendisine bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. E dizi yayınlanalı neredeyse 4 koca yıl olmuş ve ben bir şekilde bu diziyi hep es geçmişim... Uzun lafın kısası; ben yaptım ama siz yapmayın, bu diziyi hemen bir oturuşta izleyip bitirin derim.

- - - - - - 

• The Cry dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi bir BBC dizisi.

• Dizi kaç bölüm? 2. sezonu var mı? Dizi ortalama 50 dakikalık 4 bölümden oluşuyor. 2. sezonu ise yok.

- - - - - - 

The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!

Modunu Seç ►

The Cry: 1 Oturuşta Bitirilecek 4 Bölümlük Nefis Mini Dizi Önerisi!

listesine yorum yap!
Ayşegül A.
Ayşegül A.
15 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Kaan'ın bir diziyi bir oturuşta bitirilecek diye yorumlaması demek ''yine sabahlayacağız'' demektir. Şimdiye kadar başladığım hiçbir diziyi bölüm bölüm izleyemedim. Bu da onlardan biri. Her bölümde merak edip tahmin derken dalıp gidiyorsunuz. Dizinin tek sevmediğim yeri temponun biraz düşük olması ama merak duygusu işin içine girince önemi kalmıyor. İzleyin.
elif G.
elif G.
07 Mayıs 2022
Sıkı Üye
İzlediğinizde kesinlikle etkisinden çıkamayacaksınız. Her bölüm sizi şaşırtan şahane bir kurgu.
the cry dizisithe cry dizi konusugüncel dizi tavsiyelerithe cry dizi yorumen iyi dizi tavsiyelerien iyi gizem dizileri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Size burada tavsiye ettiğim son Netflix dizi tavsiyeleri için şuraya göz atabilirsiniz. Fakat bundan önce gelin az önce bitirdiğim, Netflix'in yeni dizisi To the Lake hakkında size biraz bilgiler vereyim. Öncelikle "To the Lake izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız üzülerek söylemek istiyorum ki aradığınız burada değil, fakat "To the lake konusu" ve "To the lake dizisi izlenir mi?" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse tam da aradığınız yerdesiniz! Dünyanın Sonu Konulu İyi Filmler İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi taze taze izleyip geldiğim bu yeni Netflix dizisi To the Lake'i size kısa ve öz bir şekilde anlatayım... Hadi! To the Lake dizisi hakkındaki düşüncelerime geçmeden, nedir bu dizinin konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/98/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, bir romandan uyarlama ve Rus yapımı... Moskova'dayız. Ortaya çıkan bir salgın hızla yayılıyor ve maddiyat para bul önemini yitirirken yiyecek ve sığınak gibi temel hayatta kalma maddeleri ön plana çıkıyor. Tam da şu an içinde bulunduğumuz Pandemi süreci gibi bir süreç başlıyor ve bilinen tüm normaller değişiyor. Herkes hayatta kalabilmek ve ailesini korumak için elinden gelen 'her şeyi' yapıyor. İşte dizimiz de bu süreçte yaşanan gerilim ve dram dolu olayları konu alıyor.  Peki To the Lake dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/67/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bugüne kadar "dünyanın sonu" ve "salgın" temalı pek çok dizi film izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi izleyenini peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bir oturuşta 4 bölümü devirdim diyebilirim. Tabi mantık hataları da yok değil ama dizi gereksiz drama boğmadan, olayın heycanını soğutmadan sizi bir sonraki bölüme götürmeyi başarıyor. Bu arada nasıl Dark dizisi ile Almanca kulağımıza çok tatlı gelmeye başladıysa da bu diziden sonra da kulağınız Rusça'ya yatkınlaşmış olabilir zira Rus yapımı bu dizideki konuşmalar benim hiç kulağıma batmadı aksine hoşuma bile gitti diyebilirim. En önemlisini de en sona sakladım; Dizideki kıyamet havası o kadar iyi oluşturulmuş ki, diziyi izlerken sürekli o kasveti üzerinizde hissediyorsunuz. %90'ı kar içinde geçen bir coğrafyada yaşananları izlediğiniz için de 2 bölüm sonra evinizin penceresinden dışarıya baktığınızda karlı bir havayla karşılaşacak gibi oluyorsunuz ve bence bu bile dizinin etkileme özelliğinin başarılı olduğunun göstergesi.  Dizimizde +18 sahneler var, baştan uyarayım da sonra kulağımı çınlatmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/217/61/to-the-lake-virus-salgin-zombi-ve-kis-temali-yeni-netflix-dizisi-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öyle Amerikan yapımları gibi vıcık vıcık bir duygu seli göremeyeceksiniz bu dizide, fakat onun yerine Rus yapımlarında hep olduğu gibi bol bol +18 sahneye rast geleceksiniz şimdiden söyleyeyim sonra vay efendim ben duymadım, görmedim olmasın. NOT: "Şöyle Netflix'te eli yüzü düzgün bir diziye başlayayım beni sarsın, götürsün" gibi bir düşünceniz varsa her biri ortalama 50 dakikadan oluşan 8 bölümlük bu dizi işinizi görebilir. Rus yapımlarına çok yakın değilseniz başlarda biraz farklı gelebilir fakat tavsiyem hemen pes etmeyin ve kendinizi biraz akışa kaptırın.  To the Lake Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
5 yıl
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
Bugün Netflix'te yayınlanan 50 Metrekare veya kısaltmasıyla 50 m2 dizisi, 2020 yılında Netflix'in paylaştığı "2021'de izleyecekleriniz" bülteninde radarıma takılmıştı. Dizi bugün Netflix'te yayına girdi ve hemen koşup 1. sezonunu da bir çırpıda bitirdim. Biliyorsunuz yıllardır burada size tavsiye ettiğim için izlediğim tüm film ve dizileri kötü bulsam bile sonuna kadar izliyorum ki tamamen objektif bir şekilde yorumlayabileyim. Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  50 metrekare de bir çıpıda izlediğim dizilerden oldu benim için. Fakat bu iyi bir haber mi, yoksa kötü mü, onu aşağıda birazdan konuşacağız. Eğer 50 metrekare konusu veya 50 m2 dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hiç kıpırdamayın çünkü doğru yerdesiniz... Hadi gelin şimdi size bu yeni Netflix dizisinden biraz bahsedeyim. Öncelikle yorumlarıma geçmeden önce "Kaan nedir bu 50 m2 dizisinin konusu? Bize bi özetlesene" diyenler için;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/27/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 'Gölge' ismindeki işinin ehli bir tetikçinin kendi kimliğini bulmasını konu alıyor. Bazı gerçeklerin su yüzüne çıkmasıyla namlular birden adamımıza dönüyor ve o da kendini birden tüm bu hengamenin ortasından kurtarıp, soluğu bir kenar mahallede alıyor. İşte dizimizde de bir tetikçinin, tertemiz mahalle insanları arasında kendi karakterini şekillendirmesini izliyoruz. Peki 50 m2 olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/21/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Biliyorsunuz yıllardır burada kötüye kötü, iyiye de iyi diyorum. Ve söyleyebilirim ki bu dizinin ilk bölümünün ilk yarısı o kadar kötüydü ki, hemen YouTube kanalımızda bir "50 m2 eleştirisi" yayınlamak istedim. Klişe sahneler, gerçekçi desen gerçekçi değil, komik desen komik değil, saçma sapan bir yarım saat geçirdim ve acayip kötü diyaloglara şahit oldum. Fakat sonra bir şey oldu ve şu an gecenin bir yarısında size bu cümleleri yazmaya karar verdim. Dizi kendini toparladı. Yıllardır film/dizi izliyorum, tavsiye ediyor ve inceliyorum ama bu çok nadir rastladığım bir durum. Dizi kendini ilk bölümden sonra toparlıyor bunda da en büyük pay şüphesiz Cengiz Bozkurt oyunculuğu. Bu adamın öyle bir enerjisi var ki, kıvamı tutmayan hamuru anında adam edebiliyor. Cengiz Bozkurt girmeden önce gerçekçi bir suç dizisine benzetemiyorsunuz diziyi, fakat o girdikten sonra "E zaten bu öyle bir dizi değilmiş ki" hissine kapılıyorsunuz ve olaylar birden içinde eğlenceli sahnelerin olduğu bir mahalle dizisine dönüşüyor. İşte ben de o dönüşü sevdim diyebilirim.  Yazan Burak Aksak, yöneten Selçuk Aydemir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/59/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bir "Leyla ile Mecnun" fanı değilim fakat Burak Aksak imzalı "Bana Masal Anlatma"yı sevmiştim. Selçuk Aydemir'in ise Kardeş Payı ve İşler Güçler yapımlarını çok keyifle izlemiştim hala da izlerim. İşte 50 m2 isimli bu dizimiz de bu kalemlerden çıkan bir yapım. Fakat ilk bölümde bu tadı alamıyoruz. Alamadığımız için de bol klişeli bir suç dizisi diye izliyoruz fakat hemen kapatmak istiyoruz. Sonrasında Cengiz Bozkurt dahil oluyor ve işte o zaman işin asıl rengi ortaya çıkmış oluyor.  NOT: Biliyorum bazılarınız yukarıyı hiç okumadan direkt sona yazdığım bu notlara göz atıyor ama olsun... Özetleyecek olursak; Dizi aşırı kötü başlıyor, bunun nedenini de yukarıda dile getirdim. Fakat kötü gitmiyor, durumu toparlıyor ve ne olduğuna karar verip yoluna öyle devam ediyor. Göze çok batan kötü oyunculuk görmedim. Karakterler de boş değil. Zaman zaman her birinin kendi hikayesine dahil olabiliyoruz kısa kısa... Eğer izleyecek bir şeyler arıyorsanız ilk bölüm harici, bu dizi izlenebilir.  ---------- • 50 m2 dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • 50 metrekare oyuncuları kimler? Kadroda Cengiz Bozkurt, Engin Öztürk, Aybüke Pusat, Tolga Tekin, ve Kürşat Alnıaçık gibi isimler yer alıyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin yayınlanan ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ise 40-50 dakika uzunluğunda.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
1
5 yıl
Baştan Sona Gizem Dolu, 2019 Yapımı Netflix Filmi Önerisi: "In the Shadow of the Moon"
Baştan Sona Gizem Dolu, 2019 Yapımı Netflix Filmi Önerisi: "In the Shadow of the Moon"
Öncelikle Google'da "In the Shadow of the Moon filmi konusu" şeklinde bir arama yaptıysanız ve yolunuz buraya düştüyse hemen söyleyeyim; Burada görüp, okuduklarınız SPOİLER içerebilir. Yani In the Shadow of the Moon filmini henüz izlemediyseniz önce filmi izlemeli, sonra buraya göz atmalısınız. Netflix imzalı "Ayın Gölgesinde" filmi hakkında detaylara geçmeden önce hemen aşağıdaki butona tıklayarak, filmi izledikten sonra sizler için kaleme aldığım kısa ve öz tavsiye metnine ve film ile ilgili hayati bilgilere sahip olabilirsiniz. Ayrıca üye girişi yaparsanız "filmi izle" butonu da görünür olacaktır. Filme Git ► Hadi gelin şimdi, Netflix'in 2019 yapımı "In the Shadow of the Moon" filmine ve hakkındaki detaylara şöyle bir göz atalım. (Filmi izlemeyenler yukarıdaki butona tıklayıp filme gidebilir yoksa "spoiler" tehlikesi var. İzleyenler ise benimle aşağıya devam edebilir) Polisiye olarak başlayan film, bilim kurguya dönüştü![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/122/37/bastan-sona-gizem-dolu-2019-yapimi-netflix-filmi-onerisi-in-the-shadow-of-the-moon-780x439.jpg[/RESIM]Biliyorsunuz "Modunu Seç" köşemde bulunan "Netflix" kategorimde sizlere Netflix film tavsiyelerinde de bulunuyorum ve söylemek istiyorum ki; Netflix son zamanlarda gerçekten seyir keyfi yüksek ve izleyeni yakalamayı başaran filmlere imza atmaya başladı. İşte, az önce izlediğim In the Shadow of the Moon da bunlardan biri oldu benim için. Polisiye olarak başlayan film, nasıl oldu da Dark dizisi ve Predestination filmine benzer bir şeye evrildi hala şaşkınım. Filmin o yöne gitmesini hiç beklemezken film birden işin içine zaman yolculuğu konusunu kattı ve bende daha da değerlendi.  Narcos dizisinden tanıdığımız "Boyd Holbrook" rolünün hakkını veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/122/62/bastan-sona-gizem-dolu-2019-yapimi-netflix-filmi-onerisi-in-the-shadow-of-the-moon-780x439.jpg[/RESIM]Başrolümüz Boyd Holdbrook'u Narcos dizisiyle tanımıştım. Bu film ile de bunu pekiştirmiş oldum. Sağda solda pek görmüyoruz ama gerçekten bakışlarıyla oynayabilen oyunculardan. Yalnız 2. defa karısına bir şeyleri halletme sözü veren bir polis memurunu oynarken görüyorum, o da yer yer Narcos'u andırdı. Yaşlandırma teknikleri daha iyi olabilirdi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/122/71/bastan-sona-gizem-dolu-2019-yapimi-netflix-filmi-onerisi-in-the-shadow-of-the-moon-780x439.jpg[/RESIM]Film, farklı yılları konu aldığı için insan ister istemez kişilerin görünüşünü kıyaslıyor. Bu yüzden yaşlandırma teknikleri biraz daha gerçekçi olabilirdi diye düşünmedim değil. Hele kızı ile arabaya bindiği sahnede, insan bir babasına bir de kızına bakıp karşılaştırma yapıyor kendince. Dark dizisi tadı alırken bir de üzerine Predestination eklendi, oh mis![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/122/98/bastan-sona-gizem-dolu-2019-yapimi-netflix-filmi-onerisi-in-the-shadow-of-the-moon-780x439.jpg[/RESIM]Gerçekten tadı hala damağımda. Filmin ilk yarısında bu durum yoktu, fakat 2. yarısı başladığında ve gelecek-zaman yolculuğu konusu geçtiğinde oluşan kasvetli ve gizemli atmosfer bana nefis Dark dizisini anımsattı. Üstüne bir de zaman yolculuğu yapıp suçlu yakalama olayını görünce hemen Predestination filmini hatırladım ve daha büyük keyiflendim. Hatta şimdi yazarken aklıma geliyor Looper filmi de bu konuyu işliyordu.  Kim ne derse desin, bu Netflix filmi gerçekten insanı sıkmadan sonuna kadar sürüklemeyi başarıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/122/17/bastan-sona-gizem-dolu-2019-yapimi-netflix-filmi-onerisi-in-the-shadow-of-the-moon-780x439.jpg[/RESIM]Birçok Netflix filmi, bir şekilde izleyiciyi sıkıyor ve birçok kişi Netflix filmlerine bu ön yargı ile yaklaşıyor. Fakat bu film gibi birkaç iyi Netflix filmi, gerçekten tavsiye edilmeyi hak ediyor diye düşünüyorum. Umarım siz de bana hak verirsiniz. Eğer aynı fikirdeysek, yukarıdaki filme git butonuna tıklayarak, filmin altına yorumunuzu bırakabilirsiniz.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
6 yıl
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
Öncelikle bu listede 2024'te vizyona girecek filmleri değil, şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdığınızı düşündüğüm fakat 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim film önerileri ile karşılaşacaksınız, peşin peşin konuşalım ki hayal kırıklıkları yaşanmasın... Yani '2024 filmleri' veya "2024 film önerileri" gibi bir Google araması sonucu yolunuz buraya düştüyse biraz yanlış yerdesiniz diyebilirim. İyi Netflix Filmleri ►  Birazdan göreceğiniz film önerileri 2024 filmleri değiller, fakat her biri de bence iyi ve başarılı filmler. Bu yüzden şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdıysanız, bu listede ilk kez görüp, duyduğunuz her filme de şans verin derim... Hadi gelin şimdi 2024'te mutlaka izlemenizi istediğim o filmlere birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=iYkgkHn_GAQ[/VIDEO] 1. Şimdiye kadar izlemediyseniz, 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk filmimiz The Last Castle ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/23/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 23 yıl önce vizyona giren, fakat birçok kişinin bi şekilde gözden kaçırdığını düşündüğüm bu nefis film, orduda büyük saygınlığı olan bi generalin, bi olay sonucu 10 yıl hapse mahkum olmasını ve eski askerlerin olduğu bi cezaevine konulduktan sonra yaşadıklarını konu alıyor... Mahkumların insanlık dışı metodlar ile dizginlenmeye çalışıldığı bu yerde, hapishane müdürü, yeni gelen generalimiz ile pek anlaşamıyor ve biz de bu süreçte olan biteni izliyoruz... 2020 yılında izlediğim bu film, bana "Şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım?" dedirtmeyi başardı. Hapishane filmlerini sevenlerdenseniz, şöyle sağlam bi şey izlemek isterseniz, e bi de şimdiye kadar izlemediyseniz, bu filmi 2024 yılı içinde mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  2. Musul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/26/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmini de Netflix'in binlerce içeriği arasında pek çok kişi gözden kaçırıyor... Savaş nedeniyle yerle bir olan Irak'tayız. IŞİD'in peşine düşen, adeta 'telsiz kapatıp' sadece hedeflerine odaklanarak adım adım ilerleyen bi Özel Harekat ekibini ve bu ekibin, çatışmanın ortasından çekip çıkardığı genç bi polisin yaşadıklarını izliyoruz... Ekip profesyonel olunca kendimizi de kolayca çaylak polisin yerine koyarak sanki timin bi parçasıymış gibi çatışmalara giriyor, hayatta kalmaya çalışıyoruz... Hikayesi ve konu aldığı kişileri gerçeğe dayanan bu filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ne saf bi aksiyon ne de saf bi dram var. Bence her şey dozunda ve tam da olması gerektiği gibi... Eğer bu türe ilginiz varsa ve şimdiye kadar bi şekilde bu filmi gözden kaçırmışsanız, gerçek kişi ve olayları konu alan bu filme bi akşam Netflix'te bi şans verin derim.  Filme Git ►  3. Devil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/69/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2010'da yayınlanan ve şimdiye kadar çoğunluğun gözden kaçırmış olduğunu düşündüğüm bu 'gerilim' filmiyse benim 'bütçesi düşük, etkisi büyük' diye nitelendirdiğim yapımlar arasında... Çevremde tavsiye ettiğim herkesin "Şimdiye kadar nası izlememişim hayret" dediği bu film, bi gökdelenin asansöründe mahsur kalan bi grup insanın yaşadıklarına odaklanıyor. Asansörün bozulması yetmezmiş gibi bi de esrarengiz bi güç tarafından rahatsız edilmeye başlanan 5 kişi, birden ürkütücü bi hayatta kalma mücadelesi vermeye başlıyor... Kapalı alan korkusu olanlar için film bi tık zor olabilir... Filmin ilk anından son anına kadar derinden bi ürperme hissi sizi sarıyor. Beklentiyi orta karar tutarak izlenecek, süresi kısa, oyunculukları iyi ve alt metninde de vermek istediği bi mesajı olan bi film bu.. Hala izlemediyseniz, bi akşam karanlığında izleyin derim. Filme Git ►  4. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/72/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan, gerçek bi faciayı konu alıyor. Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı Kursk ve mürettebatını konu alan bu film, hem oyunculukları, hem de o güne götüren çaresizlik dolu atmosferi ile beni fazlasıyla etkilemeyi başardı... Filmde yer yer yumruğumu sıkıp kızdığım pek çok yer oldu ve en önemlisi de bunların gerçekten de yaşanmış olduğunu bilmek, beni gerçekten zorladı. Tam da bu yüzden bu filmi şimdiye kadar izlememişseniz artık bu yıl içinde izleyin diyerek bu listede size de tavsiye etmek istedim. İzleyin ve işlemeyen bürokrasinin, çıkar savaşına bulaşmış siyasetin, politikanın ve üst basamaklarda bulunan yetkili ama "kafasız" insanların nelere yol açtığını görün istiyorum... Filme Git ►  5. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/33/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Neden bi türlü gerçek değerine ulaşıp çok ünlü bi filme dönüşemediğini anlayamadığım bu nefis filmse, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor... Fakat tüm bu süreci direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun gözünden ve hatta sesinden izliyoruz. Kendisi profesyonel bi araba yarışçısı tarafından sahipleniyor ve köpeğimiz Enzo'nun hikayesi de böylece başlamış oluyor... Şöyle köpek konulu, o bildiğimiz ortalama filmlerden birini izleyeceğimi düşünürken bu film, içindeki gerçeklik ile beni fazlasıyla şaşırttı diyebilirim. Yer yer eğlendim, yer yer de gerçekten duygulandım. Asırlardır biz insanoğlunun en sadık dostlarından olan köpekler neler düşünür? Bize ve ailemize bakış açıları nasıldır? hepsi ve daha fazlası bu filmde verilmiş... Eğer bu filmi ilk kez şu an burada görüp duyduysanız mutlaka bi hafta sonu bu nefis filme bi şans verin derim. "Kaan demişti.." dersiniz :) Filme Git ►  6. Sharper[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/99/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse, her ne kadar kitapçıda çalışan genç bi adamın güzel bi kıza aşık olmasıyla başlasa da, ortalarına doğru birden direksiyonu kırıyor ve çok farklı bi yola giriyor... İzlerken bi an durdurup "Gerçekten keyif alıyorum.." diye düşündüğüm bu film, giderek temposunu arttırmayı ve izleyicisini şaşırtmayı başarıyor... Şöyle seyir keyfi yüksek, yer yer entrikalı ve biraz da sürprizli bi şeyler izlemek istiyorsanız ve hala izlememişseniz bence 2024 yılı içinde bu filme bi şans verin derim... Filme Git ►  7. Just Mercy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/12/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyemse tamamen gerçek kişi ve olayları işliyor... Harvard'dan mezun olan genç bi avukatımız var. Bir de işlemediğini söylediği halde idam cezasına çarptırılan bi adamımız... İşte filmimiz, bu genç avukatın, bu suçlu mu yoksa suçsuz mu belli olmayan adam ile çıktığı hukuk mücadelesini konu alıyor... Avukatımız bi adamın hayatını kurtarmak için çabalarken birden kendini ırkçılığa karşı verilen bi savaşın en ön safında buluveriyor... Özellikle gerçek, yaşanmış kişi ve olayları işleyen filmleri sevenlerdenseniz - ki ben kesinlikle onlardan biriyim - şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdığınız bu filmi mutlaka izleyin derim. Sonunda "Kaan demişti.." diyeceğinize de eminim. Filme Git ►  8. The 12th Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/25/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmimizse burada tavsiye ettiğim 2018 yılından beri toplamda 100 binden daha fazla kez göz atılmış olan bence nefis bi film... Ben yine de hala görmeyen, duymayan vardır diye bu listemde de bu filme yer vermek istedim... Filmimiz, aslında etkileyici bi hayatta kalma mücadelesini konu alıyor ve en önemlisi de gerçek hayata dayanıyor... Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçiriyor ve 12 asker de bu noktaları ele geçirmek için özel eğitim alıp bölgeye gidiyor. İşte filmimiz de bu 12 adamdan birine odaklanıyor ve hem kurşun yememek hem de vahşi ve zorlu doğa şartlarında hayatta kalmak için mücadele veren adamımızın macerası böylece başlamış oluyor... Adamımız kış günü öyle kötü şartların içine düşüyor ki ben izlerken bi ara üşüdüğümü, donduğumu hissettim, gerisini hesap edin... Kısacası; Şahane bi hayatta kalma öyküsü izleyeceksiniz, kaçırmayın derim. Filme Git ►  9. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/44/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Bana "Ya bi belgesel, beni nası bu kadar sarsabilir.." diye sorgulatan o yapım... İzleyeceğiniz bu belgesel film, bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar macera ve iyi de bi belgesel kadar şahane görüntüler içeriyor... Toplamda 8-9 yıllık bi süreçte çekilen bu yapım, sığ sularda tüpsüz dalış yapan bi adamın, yine bu dalışlardan birinde tanıştığı ahtapot ile arasındaki güçlü bağı işliyor... ama nasıl işlemek... Bu yapımı daha önce birkaç yerde görüp 'bi ara bakarım' deyip geçtiyseniz ve şimdi burada 1 kez daha rast geliyorsanız, hemen en yakın zamanda izleyin derim. "Kaan demişti iyi ki izledim.." diyeceğinize eminim, benden söylemesi... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
107b
0
2 yıl
Childhood's End: 'Uzaylı' Konulu 3 Bölümlük Mini Dizi!
Childhood's End: 'Uzaylı' Konulu 3 Bölümlük Mini Dizi!
Bugün size günümüzden yani 2022'den 7 yıl önce yayınlanan bir dizi tavsiye etmek istiyorum. Childhood's End ismindeki bu dizi, ilginç bir şekilde izlediğim günden beri aklımın bir köşesinde öylece duruyor. Ben de Childhood's end dizisi konusu ne? ve childhood's end dizisi oyuncuları kimler? gibi sorulara da cevap verip bu diziyi size tavsiye etmek için kolları sıvayıp size bu kısa ve öz tavsiye metnini yazmak istedim. Mini Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►  Hadi gelin şimdi Childhood's End dizisine şöyle kısaca bir göz atalım ve kafanızdaki Childhood's End dizisi izlenir mi? sorusuna birlikte bir cevap bulalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin size Childhood's End dizisinin konusundan biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/300/53/childhood-s-end-uzayli-konulu-3-bolumluk-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, dünyanın farklı şehirleri üzerinde birden beliren esrarengiz uzay araçları ve sonrasında yaşanan gizemli olayları konu alıyor. TV kanalları birden canlı yayında "İşte geldiler!" diyerek uzaylıların dünyaya geldiğini duyururken insanoğlu da "Acaba istila mı ediliyoruz!" korkusuyla büyük bir panik içine giriyor. Fakat kurulan irtibat ile "Dostuz..." sinyalleri veren uzaylılar dünya insanlarını sakin olmaya davet ediyor. Peki gerçekten dostlar mı? Amaçları ne? Neden geldiler?... İşte dizi de tam olarak bu süreci işliyor. İzlediğim 'en farklı' dizilerden biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/300/89/childhood-s-end-uzayli-konulu-3-bolumluk-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi ve filmlerdeki 'uzaylı' temasını çok seviyorum. Uzaylıları bazen zararlı, istilacı, bazen de sadece meraklı ziyaretçiler olarak izlediğimiz pek çok yapım oldu. Fakat izlediğinizde siz de göreceksiniz, bu dizideki 'uzaylı' imgesi şimdiye kadar gördüklerinizden çok ama çok farklı. Dizi tamamen size bir şeyleri sorgulatarak ilerliyor. Bilim kurgunun usta yazarı Arthur C. Clarke'ın 1950'lerdeki romanından uyarlanan bu dizi, bence kesinlikle diğerleri arasından sıyrılmayı başarıyor. Aksiyon, koşturmaca ya da ışın kılıcı falan beklemeyin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/300/4/childhood-s-end-uzayli-konulu-3-bolumluk-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Şimdi ben uzaylı falan dedim diye sakın o bilindik yapımlardaki beklentiniz olmasın. Bu dizi çok sakin, dingin ve sindirerek ilerlemeyi tercih ediyor. Karakterler soft, mekanlar pastel ve kurgu sadece 3 bölümde konuyu anlatabilmek için iyi dizayn edilmiş. Bu dizi için birçok kişi 'iyi', birçok kişi de 'kötü' diyebilir, fakat herkesin ortak noktada buluşacağı şey bence 'farklı' yorumu olacaktır. Çünkü dizi, gerçekten kendine has atmosferiyle ilerliyor ve her bir aşamada da izleyiciyi düşündürmeyi başarıyor. "Ya bir gün gerçekten bu şekilde gelirlerse?"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/300/14/childhood-s-end-uzayli-konulu-3-bolumluk-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]İşte dizinin bize düşündürmek istediği de tam olarak bu. Ya bir gün dünya dışı varlıklar tarafından ziyaret edilirsek? Üstelik ya bu dizide görecekleriniz gibi şeyler yaşarsak? Neler olur? Neler yaparız? İşte bunları düşünüp, bir şeyleri sorgulamaya başladıysanız, dizi amacına ulaşmış demektir. Özet: Sadece 3 bölümden oluşan, Arthur C. Clarke imzalı bir romandan uyarlanan bu dizi, beni ilginç şekilde yakalamayı başardı. "Uzaylı" ve "Dünyanın sonu" temalarına ilgi duyuyorsanız bu diziyi sadece 1 günde izleyip bitirebilirsiniz. Ayrıca dünyanın sonu konulu filmler de izlemek isterseniz şu listeme mutlaka göz atın derim. - - - - - - - - -  ● Childhood's End dizisi Netflix'te var mı? Maalesef dizi Netflix'te yok. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Daisy Betts, Mike Vogel ve Colm Meaney paylaşıyor.  - - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
1
3 yıl
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
8.7b
0
6 yıl
NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!
NE! Aras Bulut İynemli ve Emma Watson Başrollü Atatürk Konulu Disney+ Dizisi Geliyor!
Disney+ bomba bir Atatürk dizisiyle Türkiye pazarına girecek. TV 100'den Birsen Altuntaş, yakın zamandır fazlasıyla konuşulan yeni Atatürk dizisi ile ilgili bazı detayları paylaştı ve biz "Pera Palasta Gece Yarısı" dizisindeki Atatürk sahnelerini defalarca izlerken, Atatürk konulu yeni bir dizinin yolda olduğunu ve üstelik içinde de pek çok sürprizin bizi beklediğini açıkladı. Hadi gelin şimdi Disney+'ın o Emma Watson ve Aras Bulut İynemli başrollü yeni Atatürk dizisine şöyle bir göz atalım ve dizi kaç bölüm olacak? Disney+ üyelik ücretleri nasıl? Hepsine şöyle birkaç dakikada bir göz atalım! Hadi! Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü konu alacak Disney+ dizisi 6 bölüm olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/282/50/ne-aras-bulut-iynemli-ve-emma-watson-basrollu-ataturk-konulu-disney-dizisi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Atatürk'ü merkeze alarak ilerleyecek olan Disney+ dizisinin ilk sezonu 6 bölümden oluşacak. Haberler şimdilik bu yönde düştüğü için diziden bir 'mini dizi' olarak bahsedemeyiz. 2. sezonu da düşünüldüğü ifade edilen dizinin 1. sezonu, 6 bölümlük bir seri ile izleyici karşısına çıkacak. Başrollerde Emma Watson ve Aras Bulut İynemli var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/282/6/ne-aras-bulut-iynemli-ve-emma-watson-basrollu-ataturk-konulu-disney-dizisi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Atatürk temalı Disney+ dizisinin başrolünde ünlü Türk oyunculardan Aras Bulut İynemli yer alıyor. İynemli, Atatürk'ü oynayacak ve iyi oyunculuğu sayesinde şimdiden bu rolün hakkını vereceği düşünülüyor. Diziyle ilgili bir bomba da bugün açıklanan Emma Watson olayı... Harry Potter ile adını tüm dünyaya duyuran dünyaca ünlü oyuncu Watson, bir Türk dizisinde, hem de Atatürk konulu bir Türk dizisinde yer alacak. Bitti mi? Bitmedi! Dizinin müzikleri de dünyaca ünlü Hans Zimmer'a emanet![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/282/76/ne-aras-bulut-iynemli-ve-emma-watson-basrollu-ataturk-konulu-disney-dizisi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Aslına bakarsanız bu dizi hakkında benim için Emma Watson'dan daha büyük bomba, dizinin müziklerini Hans Zimmer'ın yapacak olması oldu. Çünkü şimdiye kadar yaptığı işler ile adını tüm dünyaya duyurmayı başarmış olan Zimmer, bu dizinin müziklerini yaparak diziyi tüm dünyada yankı uyandıracak bir yapıma dönüştürecek. Zimmer, sadece iyi işleri kabul etmesiyle biliniyor. Dizinin de müziklerini yapacak olan Hans Zimmer, Interstellar, Dune, Dunkirk, Batman, Karayip Korsanları, Inception, Gladyatör gibi dünyaca ünlü birçok filmin de müziğini yapan isim... En sevdiklerimden birini de gözleri kapayıp dinlemeniz için şuraya bırakayım; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=va1oiojnGrA[/VIDEO] - - - - - - - - - Pekiii; Disney+ ülkemizde ne zaman açılacak? ve tabi en önemlisi Disney+ kaç para?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/282/53/ne-aras-bulut-iynemli-ve-emma-watson-basrollu-ataturk-konulu-disney-dizisi-geliyor-780x439.jpeg[/RESIM]Disney+, tıpkı Netflix gibi izlenecek içerikler sunan bir dijital platform. Ülkemizde 14 Haziran 2022'de yayın hayatına başlayacak olan Disney+, aylık 34,99 TL üyelik ücretine sahip. Disney+, aylık ve yıllık olarak fiyatlandırma seçenkleri sunuyor. Fakat Netflix'in bile zamlandığı şu günlerde Disney+'ın aylık 35 tl olması, yüksek bir miktar sayılmaz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.