Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!

15 Nisan 2023
12b
0 Yorum
Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!

Netflix'e her ay ödeme yapıyoruz. Fakat pek çok kişi yaptığı bu ödemenin karşılığını verimli bir şekilde alamadığını söylüyor. Çünkü Netflix'te binlerce içerik var. Örneğin iyi bir Netflix belgeseli izlemek için yüzlerce belgeselin arasından seçim yapmanız gerek. İşte ben de tam olarak bu noktada size yardım etmek istiyorum. Netflix'te izleyip beğendiğim belgesellerden bazılarını size de tavsiye etmek istiyorum.

Üstelik birazdan göreceğinizi Netflix belgesellerinin her biri de Netflix'in orijinal, kendi yapımları. Bu yüzden diğer içerikler platformdan kaldırılabilirken bu belgeselleri yıllar sonra bile Netflix'te kolayca bulup, izleyebileceksiniz... E ben size daha ne yapayım? Hadi gelin şimdi her biri de farklı bir şekilde size bir şey katacak olan o Netflix belgesellerine göz atalım!

● Bu içeriği 17 tavsiye ile video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık!

1. Düşüş: Boeing Davası ile başlayalım...

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Netflix imzalı bu belgeselde, farklı tarihlerde ard arda yaşanan 2 büyük uçak kazası sonrasında gündeme gelen bazı skandalları izliyoruz. Şimdi ben kaza, skandal dedim diye sıkıcı bi süreç izleyeceğinizi sakın düşünmeyin. Belgesel bu konuyu, 'yolcu uçağı' gibi dev, karmaşık bi teknoloji harikasındaki teknik sorunları konuyla hiç ilgisi olmayan kişilerin bile rahatlıkla anlayabileceği şekilde aktarıyor. İlk olarak havacılık sektöründe çalışan herkesin, sonra da hayatında 1 kez bile uçağa binmiş olan tüm insanların izlemesi gereken bi yapım bu. Uçak teknolojisine bakış açınızı değiştirecek, gördüğünüz devasa hatalar karşısında bol bol sinir olacağınız ve hepsinden önce bu izlediğiniz şeylerin 'gerçek' olduğunu düşününce sorumluların yakasına yapışmak isteyeceğiniz etkileyici bi belgesel bu... Hem gerçek, yaşanmış olayları öğrenerek kültürlenip, hem de her gün milyonlarca kişinin kullandığı 'uçak' hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağınız bu yapımı kaçırmayın derim.

2. My Octopus Teacher

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Sıradaki Netflix Belgeseli ise her fırsatta, her ortamda tavsiye etmeye çalıştığım çok başarılı bi yapım. Toplamda 10 yıla yakın bi sürede çekilen bu belgeselde sığ sulara tüpsüz dalan maceracı bi adamı ve onun bu dalışlarında tanıştığı bi ahtapotu izliyoruz. Zamanla bu ikilinin arasında öyle sağlam bi bağ oluşuyor ki, izlerken ara ara "Ben galiba belgeselden çok iyi bi film izliyorum" diye düşünüyosunuz. Çünkü bu yapımda bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar aksiyon ve nefis bi belgesel kadar şahane görüntüler ile karşılaşacaksınız. İzledikten sonra "Kaan'ın dediği kadar varmış..." diyeceğinizden de eminim.

3. Game Stop Saga

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Tamamen gerçek bi olayı işleyen bu aşırı eğlenceli Netflix belgeseli, Amerika'da batmak üzere olan video oyun sektöründeki GameStop şirketinin nasıl birden ülkenin ekonomisini sarsmayı başardığını bize gösteriyor... Büyük finans kuruluşları "Bu şirket batar" deyip tahminde bulunurken bi grup Reddit kullanıcısı genç "Hadi bu şirketi batırmayalım!" deyip kolları sıvıyor ve çok kısa bi sürede şirketin hisseleri 3 dolardan 460 dolara kadar çıkıyor. Elon Musk'ın da dahil olmasıyla dünyanın en çılgın olaylarından birine dönüşen bu macera, onlarca zengin yatırımcıyı iflasın eşiğine getirmeyi başarıyor. İşte bu belgesel dizisi de bu konuyu çok ama çok keyifli bi şekilde işliyor... "Aman borsa falan benlik değil" deyip bu yapımı kenara atmayıp bi şans verin derim.

4. Saqqara Tomb

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Şimdiii... Netflix'te bulabileceğiniz en iyi 'Antik Mısır' belgeseline bakıyorsunuz. Mısır'ın bilinen en eski başkenti Sakkara'da yapılan kazıları izlediğimiz bu yapımda son 50 yılın en büyük arkeolojik keşiflerini de görme fırsatı buluyoruz. Mumyalar, geçitler, eşyalar, lahitler ve binlerce yıl önce gömülüp hala bütünlüğünü koruyan cansız kediler ve dahası... Büyük izinler ve yüksek bi bütçe ile hazırlanan bu yapım, bizi asırlar önce yaşayıp, piramitler gibi binlerce eseri inşa eden insanların hayatına doğru gizemli bi yolculuğa çıkarıyor. Eğer tüm bunlar bende olduğu gibi sizin de içinizi kıpır kıpır yapıyosa, bu belgesel tam sizlik olabilir.

5. Seaspiracy

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Bu tavsiyem ise izleyenin yüzüne tokat gibi çarpan cinsten bi yapım. İyi bi belgesel çekme umuduyla yola çıkan başarılı bi gencin bazı gariplikler fark edip tüm dünyayı gezerek 'okyanus canlıları' konusunda ortaya çıkardığı büyük bi suç ağını konu alıyor. Adamımız deniz canlılarının güzelliğinden falan bahsetmeye çalışırken karşılaştığı acı manzaralar, insanoğlunun okyanusları ne denli vahşice kullandığını çarpıcı bi şekilde bize gösteriyor... Çoğumuzun "Birileri mücadele ediyodur muhakkak..." diye düşünerek hiçbir adım atmadığı bu acı olay büyük bi felakete doğru gidiyor ve 1 buçuk saatlik bu yapım da bu gerçeği yüzümüze çok sert bi şekilde vuruyor. İzleyin ve izletin dediğim yapımlardan...

6. Alien Worlds

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
2020'de yayınlandığından beri bi şekilde aklımda kalmayı başaran 4 bölümlük bu belgesel dizisi, evrendeki uzaylıların nasıl görünebilecekleri, nasıl yürüyüp, koşup, uçabilecekleri ve nasıl beslenebilecekleri gibi pek çok konuda tahminlerde bulunuyor. Nefis bi bilim kurgu dizisi olan bu belgesel serisi, evde, oturduğumuz yerden bizi inanılmaz gezegenlere götürüp orada yaşanan günlük olayları çarpıcı ve keyifli bi şekilde bize gösteriyor. Mutlaka bi ara zaman ayırıp izleyin derim.

7. The Social Dilemma

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Netflix imzası taşıyan bu belgesel filmse hepimizin her gün hatta her an içinde bulunduğu sosyal medya dünyasının perde arkasında yaşananları konu alıyor. Biz ınstagram'da sadece bi baş parmak hareketiyle sörf yaparken arka planda kişisel bilgilerimiz, hangi videoyu ne kadar süre ile izlediğimiz, gece yarısı hangi eski sevgilimizin profiline göz attığımız, kimlerin hikayesini tekrar tekrar izlediğimiz hangi şirketlerin elinde kaç milyon dolarlara dönüşüyor, işte bu yapım bize bunu gösteriyor. Üstelik bu konuları öyle alelade kişilerden de değil, bizzat Facebook, Twitter, Instagram ve Google gibi dev firmaların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz. 1 buçuk saat ayırdığınızda elinizdeki telefonla gün içinde yüzlerce kez girip çıktığınız sosyal medyada dönen dolapları görebileceğiniz bu yapıma bi şans verin derim.

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!

Modunu Seç ►

Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
netflix belgesellerinetflix belgeselnetflix belgesel önerilerinetflix belgesel önerisibelgesellerbelgesel önerileribelgesel tavsiyelerien iyi belgesel önerileri
EN AKTİF ÜYELER
"Bu Hafta Sonu Ne İzlesek?" Diyenlere Birbirinden Şahane Film Önerileri!
"Bu Hafta Sonu Ne İzlesek?" Diyenlere Birbirinden Şahane Film Önerileri!
Tam 1 buçuk yıldır burada size birçok izlediğim iyi filmi tavsiye ettim ve etmeye de devam ediyorum. Şu 1 saniyesi bile geri döndürülemeyen kıymetli hayatınızı kötü filmler ile heba etmeyin diye size iyi film önerileri sunmaya çalışıyorum. Size daha önce burada uzay konulu filmlerden maceraya, sevgili ile izlemelik filmlerden beyin yakan filmlere kadar pek çok liste hazırladım. Bugün ise şöyle "Hafta sonu ne izlesek?" diyenler için bu listeyi hazırlıyorum. Bu listeyi ise "Hafta Sonu Tadında" kategorimde yer alan film önerileri ile hazırladım. İçlerinden seçtiğim birbirinden iyi film önerileri sayesinde zaten ışık hızında geçen hafta sonunda bir de yarım saat izleyecek iyi bir film aramayın istiyorum.  Karşınızda, hafta sonunuzu kurtaracak birbirinden iyi film önerileri! Bu hafta sonu mutlaka izleyin dediğim ilk film "Instant Family"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/71/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? İzleyenlerin yorumları nasıl? IMDB puanı ne alemde?" gibi sorularınız varsa, hemen aşağıdaki butondan filmin tavsiye metnine ışınlanabilirsiniz.  Filme Git ► Bir diğer film tavsiyem ise Tom Hanks başrollü "The Terminal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/49/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişinin gözden kaçırdığı bu şahane film, tam hafta sonu izlemelik. "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ► Sıradaki filmimiz ise "Brooklyn"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/36/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]Genç bir kadının, kendi ayakları üzerinde durma sürecini konu alan bu film de bu hafta sonunuzu kurtarabilir.  Filme Git ► Bir diğer filmimiz ise "The Intern"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/44/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Kadrosunda "Robert De Niro" ve "Anne Hathaway" gibi dev isimlerin bulunduğu bu keyifli filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► Listemizdeki en farklı film; "A Dog's Purpose"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/9/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bizdeki adı "Can Dostum" olan bu film, bir köpeğin reenkarnasyon ile farklı insanlarla yaşadıklarını konu alıyor. Mutlaka izleyin!  Filme Git ► Yine "Köpek" konulu bir film geliyor; "A Dog's Way Home"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/33/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise, sahibi ile yolları bir şekilde ayrılan bir köpeği konu alıyor. Hafta sonunuza keyif katacak bu filmi sakın kaçırmayın derim. Filme Git ► Ve son olarak bir de bizden bir film olmasın mı? Olsun! "Zaman Makinesi 1973"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/78/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Aşağıdaki butona tıklayarak tamamını ücretsiz olarak izleyebileceğiniz bu birçok kişinin haberdar bile olmadığı film, gerçekten çok keyifli. Zaman yolculuğu konulu bu Türk filmi, beklentilerimin üzerinde çıkarak beni şaşırtmayı başarmıştı. Mutlaka izleyin, beğenirseniz eşinize, dostunuza tavsiye edin ki başarılı filmlerimize gereken değeri verelim. Filme Git ► ✹ "Kaan bunlar kesmedi, başka var mı?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi seçebilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/94/31/-bu-hafta-sonu-ne-izlesek-diyenlere-birbirinden-sahane-film-onerileri-780x439.png[/RESIM]  Modunu Seç ►
11b
0
7 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
10b
1
10 ay
Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
Yakışır! Ali Atay, New York'ta "En İyi Erkek Oyuncu" Ödülü Aldı!
24 Nisan’da New York’ta başlayan Tribeca Film Festivali’nde bu yıl göğsümüzü kabartan bir olay yaşandı. Hatta 2 olay demeliyiz çünkü festivalde yarışan Türk filmi “Nuh Tepesi” ülkemize 2 ödül birden getirdi! Hadi gelin detaylara birlikte bakalım. GÜNCELLEME: 2 yıl önce yazdığım bu içerikte bahsedilen film Nuh Tepesi birkaç gün önce Netflix'te de yayınlandı ve şu an IMDb puanı 7,3. Cenk Ertürk imzalı Türk filmi “Nuh Tepesi” tam 2 ödül birden kazandı! Peki Cenk Ertürk kimdir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/57/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpeg[/RESIM]Cenk Ertürk, 34 yaşında Sivaslı genç ve başarılı bir yönetmen. Yönetmenliği kadar kalemiyle de bilinmeye başladı çünkü yazdığı Nuh Tepesi filmi en iyi senaryo ödülünü kazandı!  Nuh Tepesi filmindeki rolü ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü ise Ali Atay’ın oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/90/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.png[/RESIM]Gerek oyunculuğu, gerek yönetmenliği, hatta gerek de müzisyenliği ile kalbimizi kazanan Ali Atay, Nuh Tepesi filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı!  Gelin bir de “Nuh Tepesi” filmi oyuncularına bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/37/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpg[/RESIM]Nuh Tepesi filmi oyuncuları arasında “Ali Atay” ve “Hande Doğandemir” gibi bilinen isimler ile birlikte usta oyuncu “Haluk Bilginer” de yer alıyor. Birçok Hollywood filminde de oynayan usta oyuncu bu tip yurt dışı ödüllerine alışkın olsa da biz inceden bir heyecanlandık doğrusu... Birçok izleyici “Masum” dizisinde Ali Atay ve Haluk Bilginer ikilisini çok sevmişti. İşte tam da bu yüzden bu filmin vizyona girmesini en çok da onlar dört gözle bekliyor.  Gelelim bir de “Nuh Tepesi” filminin konusuna...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/58/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpg[/RESIM]Aslında Nuh Tepesi filmi konusu bizler için oldukça tanıdık bir hikaye. Orta yaş bunalımında olan bir adamımız ve babasının kendisinden istediği bir vasiyeti var. Adamımızın babası ölmeden önce, ileride öldüğünde kendisinin ekmiş olduğunu söylediği Nuh Ağacı’nın altına gömülmek istediğini söylüyor. Babasını kaybeden adamımızın ise bunun için öfkeli köylülerle yüzleşmesi gerekiyor. İşte film bu baba ve oğulun hikayesini konu alıyor. Filmin çekimleri ise Bursa’nın Keles ilçesinin köylerinde yapıldı...  İşte ödül![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/73/76/yakisir-ali-atay-new-york-ta-en-iyi-erkek-oyuncu-odulu-aldi-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda gördüğünüz şey ise Ali Atay'a verilen "Robert de Niro" imzalı ödül... Alkışlıyoruz!  İşte Nuh Tepesi filmi fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=s2mx9iM0FGg[/VIDEO] Nuh Tepesi filmi vizyon tarihi ise 01.01.2021 BONUS: Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/72/9/game-of-thrones-8-sezon-3-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Moduna Göre Film Seç! ►  
16b
0
7 yıl
İzlemeyin! 2019'un ilk Vasat Filmi: "Us"
İzlemeyin! 2019'un ilk Vasat Filmi: "Us"
1 buçuk yıl önce kurduğum bu platformda izleyip, beğendiğim filmleri modunuza göre kategorize edip sizlere tavsiye ediyorum ve her gün 1000 ila 3000 kişi burada izleyeceği filmi buluyor. İşte tam da bu yüzden artık sadece izlemeniz gereken filmleri değil, izlememeniz gereken filmleri de sizle paylaşacağım. BYSY, yani "Ben yandım siz yanmayın" adını verdiğim bu serinin ilk filmi ise "Us" yani "Biz". Hadi gelin şimdi Us filmini neden izlememeniz gerek, 2019 yapımı Us filmi neden zaman kaybı şöyle bir bakalım.    Öncelikle Us filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/47/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Kendi çapında "Çekirdek" dediğimiz bir ailemiz var. Anne, baba ve 2 çocuktan oluşan bu ailemiz bir tatile çıkıyor. Fakat çıktıkları bu tatilde bir gece yarısı şahit oldukları bir olay onların tüm hayatlarını değiştiriyor. Evleri, kırmızı kıyafetli bir grup insan tarafından saldırıya uğrayan ailemiz kendini birden bir hayat mücadelesinin içinde buluyor. İşte film de bunu konu alıyor. Adettendir bir de Us filmi fragmanını izleyelim[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hNCmb-4oXJA[/VIDEO] İzlemekte kararlı olanlar için spoilersız yorum İnanın bu filmin çıkmasını dört gözle bekleyenlerden biriydim. Sektörde böylesine farklı filmler çok merak ediliyor ve bekleniyor. E işim de sinema olunca, vizyona gireceği günleri saymaya başladım. Üstelik yönetmeni de nefis "Get Out" filminin yönetmeni Jordan Peele olunca işte dedim, nefis bir film geliyor... Fakat işler pek öyle gitmedi. Beklentimi mi yüksek tuttum acaba? diye düşündüm fakat hayır, beklentiyle de bir alakası yoktu. 2 saatlik koca film zaman kaybından başkası değildi... Eğer hala izlemekte kararlıysanız tabi ki sizi durduramam fakat 1 dakikası bile geri gelmeyen hayatınızdan 2 saatinizi bu film için harcamayın derim.  Devamı Spoiler: "Us", üzdü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/13/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Öncelikle 2017 yapımı Jordan Peele imzalı "Get Out" filmini çok sevmiştim. Us filmi konusunu okurken yine aynı yönetmenin adını görmek beni çok heyecanlandırdı ve filmi sabırsızlıkla beklemeye başladım. Fakat bu bekleyişim hüsranla sonuçlandı... Neden mi? Açıklayayım... Filmin ilk yarısı çok güzel gidiyordu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/43/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] İlk yarısındaki gerilim çok güzeldi. Çocuklarda, ailede bir gariplik görülüyor ve izleyiciyi rahatsız ediyordu. Birçok sahnede gerildim ve ani korkmalar yaşadım diyebilirim. Fakat ne olduysa ilk yarı bittikten sonra oldu... Burada size "Gerileyim" modunda tavsiye edeyim diye düşünürken film birden saçmaladı ve bu hayalimi de çöpe atmak zorunda kaldım.  Saldıranlar kendileri çıkıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/51/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] İşte burası. Filmin saçmalamaya başladığı yer tam da burası. Çocuk gelip "Evimizin önünde bir aile var" diyor ve tüm aile, bahçe kapılarının önünde el ele tutuşmuş ve kırmızılar giymiş bir aile görüyor. Yüzleri belli olmuyor ve herkesin içini bir korku kaplıyor. İşte bu! "Gulyabani" görmüş gibi heycanlandım! En çok beğendiğim kısım burasıydı ve keşke öyle de kalsaydı. Bu gerilim dolu şahane sahne birden bozuldu ve film ondan sonra asla toparlayamadı. Biraz sonra dışarıdaki aile, evdeki ailemize saldırıyor ve aaa, o da ne? Saldıran kişiler, evdeki ailemizin aynısı çıkıyor. Sonra birden klon-klon oturup konuşmaya başlıyorlar.   Neymiş? Her insanın yer altında bir klonu varmış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/17/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Film biraz ilerledikçe saldırının tüm şehirde olduğunu anlıyoruz. Yani her insanın bir klonu şehrin altındaki tünellerde yaşıyormuş. Zaten bunu da sonralarda izliyor ve görüyoruz. Yukarıda topa vuran bir kişinin klonu da yer altında hayali bir topa vuruyor. Bir nevi kukla gibi, fakat bu şahane fikir neden bize çok saçma geldi? Çünkü işleniş sıkıntılıydı. Şahsen ben, o sahneleri gördükten sonra birçok soruma cevap almak istedim fakat bulamadım.  1. Tünellerde yaşayan bunca klon insan nasıl hayatta kaldı? Tavşan yiyerek olamaz heralde? 2. Yahu bu zombivari klonlar tuvaletlerini de mi yapmıyorlar?  3. Neden makas? Klonların her birinde gördüğümüz makasların olayı neydi? Polis, kolluk kuvvetleri bu klonları birkaç mermi ile harcayamaz mıydı? gibi gibi... "Get Out" filminin en azından sağlam bir mesajı vardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/93/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Aynı yönetmenin 2017 yapımı Get Out filminde "Irkçılık" konu alınmıştı ve film gerçekten bunu müthiş bir gerilim ile bize yaşatmıştı. Fakat bu filmin ne çok sağlam bir mesajı var, ne bu mesaj iyi işlenmiş ne de insanı sürüklüyor... Keşke beklediğim gibi iyi çıksaydı da burada size dolu dolu bir film tavsiyesi yapabilseydim. İyi işlenememiş, zaman kaybından öteye geçememiş ve birçok kısmı havada kalan bir film "Us"... Yani olmamış.  Bir başka "BYSY" serimizde görüşmek üzere. İyi filmler izleyin, iyi hayatınız olsun diyor ve kaçıyorum.    Film Tavsiyesi Seç! ►
19b
2
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
İyi Bir Gençlik Filmi İzlemek İsteyenlere İlaç Gibi Film Önerileri!
İyi Bir Gençlik Filmi İzlemek İsteyenlere İlaç Gibi Film Önerileri!
2 yıldır burada sizlere farklı kategorilerde yüzlerce film öneri listesi hazırlamışım. Hepsini görmek için buraya tıklayabilirsiniz. Fakat fark ettim ki gençlik filmi önerileri başlığı ile hiçbir liste hazırlamamışım. Tamam arkadaşlarınızla izlemeniz için "Arkadaş Ortamı" kategorimde birçok film tavsiye ettim, ediyorum fakat biraz daha fazlası olması gerek diye düşündüm ve kolları sıvadım. Bugün sizlere, içinde dramdan komediye, aşktan aksiyona, hüzünden çılgınca partilemeye kadar birçok türde film olan bir gençlik filmleri listesi hazırlayacağım.  En İyi Gerilim Filmleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi, izledikten sonra çılgınca gaza gelip, enerji ile dolacağınız, veya "Ah keşke 17 olsam" diye iç geçireceğiniz o gençlik filmi önerilerine bir bakalım.  Önce içinde "fantastik" ögeler barındıran iyi gençlik filmlerinden başlayalım; "In Your Eyes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/72/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► Biraz romantik, biraz fantastik; "Every Day"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/11/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya her gün farklı bir bedende uyansaydınız? Bu fikir sizi de heycanlandırdıysa bu filmi izleyin. Filme Git ► Zaman yolculuğu konulu bir gençlik filmi; "Frequently Asked Questions About Time Travel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/42/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bir barda laflayan 3 arkadaşın yaşadıklarını izleyeceksiniz. Biraz fantastik, biraz da komediye hazır olun... Filme Git ► Zaman yolculuğu konulu başka bir gençlik filmi önerim ise; "Project Almanac"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/60/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Buldukları bir makine ile zaman yolculuğuna çıkan bu gençlerin yaşadıklarını mutlaka izlemelisiniz, "Kaan demişti..." dersiniz... Filme Git ► Şöyle biraz eğleneyim, biraz da merak ettirsin diyenler için geliyor; "Chronicle"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/81/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Tamamı el kamerası ile çekilen bu film ise, gençlerin yaşadıkları doğaüstü olayları konu alıyor.  Filme Git ► Uçuk bir fikri konu alan iyi bir gençlik filmi; "Before I Fall"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/66/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyenini düşüncelere daldırma etkili bir film sizi bekliyor. Filme Git ► Geldik içinde "Aşk" olan gençlik filmlerine; "Love, Rosie"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/78/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Birlikte büyüyen ve çok iyi arkadaş olan genç bir kız ve erkeğin yaşadıklarını izleyeceksiniz. Filme Git ► İçinde biraz müzik, biraz aşk ve bolca eğlence olan bir gençlik filmi; "Single By Contract"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/63/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya rastgele bir yerde Tarkan ile tanışsaydınız ve onun bir Megastar olduğunu bilmeseydiniz? İşte bu film de, ünlü bir popstar ve genç bir kızı konu alıyor. Filme Git ► Biraz aşk, biraz hüzün; "Five Feet Apart"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/73/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Hastanede tedavi altında olan 2 gencin yaşadıklarını izleyeceksiniz.  Filme Git ► Çok farklı bir senaryo; "Everything, Everything"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/4/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Hastalığı nedeniyle evden çıkamayan bir kızı ve onu her halinle seven genç bir erkeğin yaşadıklarını izleyeceksiniz. Filme Git ► Biraz aşk ve hüzün; "The Fault in Our Stars"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/77/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Şöyle aşk, duygu olsun da biraz da hüzün olsun gözleri nemlendirsin, diyorsanız bu filmi mutlaka izleyin. Dikkat; Hassas kalpler için fazla vurucu olabilir, peçetinizi alın. Filme Git ► Biraz matematik, biraz kumar; "21"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/89/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, aşırı zeki bir öğrencinin, kendini birden kumar masalarında bulmasını konu alıyor. Mutlaka izleyin derim. Filme Git ► Parti havasından, aşk ve duygulara uzanan bir gençlik filmi; "The Spectacular Now"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/97/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Yer yer eğlenceli, tatlı, yer yer ise "sert" bir film sizi bekliyor.  Filme Git ► Şahane bir partileme filmi; "Project X"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/21/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Vizyona girdikten sonra dünya üzerindeki birçok partiye ilham kaynağı olan nefis bir gençlik filmi izleyeceksiniz. Tadını çıkarın. Filme Git ► Bonus: Tabi hep eğlence, aşk meşk olacak değil ya. İzlemediyseniz, gaza gelmek ve "Vay anasını" demek istiyorsanız; "The Social Network"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/134/2/iyi-bir-genclik-filmi-izlemek-isteyenlere-ilac-gibi-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Film, Facebook'un nasıl kurulduğunu ve kurucusunun hangi süreçlerden geçtiğini anlatıyor.  Filme Git ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
46b
0
7 yıl
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Yeni Netflix Dizisi "Tribes of Europa" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix'te birkaç gün önce yayınlanan "Tribes of Europa" ya da bizdeki adıyla Avrupa Kabileleri isimli diziyi az önce bitirdim. Ben bitirmiş olduğum halde kafamdaki birçok soru işaretini gidermeye çalışırken muhtemelen sizde Tribes of Europa konusu ne? ve Tribes of Europa dizisi yorum gibi aramalar sonucu buradasınız. Hiç merak etmeyin çünkü birazdan cevaplarınızı alacaksınız. Günün Dizi Tavsiyesi İçin Tıkla! ►  Yayınlanacağını öğrendiğim günden beri sabırsızlıkla beklediğim Tribes of Europa isimli bu dizi, hem konusu, hem de fragmanıyla beni heycanlandırmayı başarmıştı. Hadi gelin şimdi bu diziye birlikte şöyle kısaca bir göz atalım! Yorumumdan önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için hemen kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/41/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2070 yılında geçen dizimiz, adından da anlaşılacağı gibi küresel bir felaket sonrasında birçok küçük devlete veya kabilelere bölünen Avrupa'da hayatta kalma mücadelesi veren 3 kardeşin yaşadıklarını konu alıyor. Bazıları ok ve yayla savaşırken, bazıları da ateşli silah ve araba kullanan bu farklı kabileler egemenlik için savaşırken, kendilerini bu savaşın tam ortasında bulan gençlerimiz de aileleri için kolları sıvamak zorunda kalıyor. Düşen bir uzay aracıdan çıkan yüksek teknolojili bir 'küp' ise zaten karışık olan ortamı tam bir kaosa çeviriyor ve macera böylece başlıyor. Sarıyor ama beklentiyi karşılayamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/42/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizi ilk radarıma takıldığında gerçekten çok heycanlanmıştım. The 100 ve kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim See dizisine benzetip 'gerçekten çok iyi bir şey geliyor' diye bile düşünmüştüm. Özellikle içinde bulunduğumuz gibi bir küresel felaketi konu aldığı için dizinin çok etkileyici olacağını hatta günlerce konuşulacağını düşünmüştüm fakat işler pek böyle gitmedi. Bunun nedenini de söyleyeyim; Tür bilim kurgu olunca, insan ister istemez bazı sorularına cevap bulmak istiyor. Fakat 1. sezonda ben aradığım cevapları bulamadım, belki siz bulabilirsiniz. Tamam farklı bir atmosfer kurulmuş, ormanda, şehirlerde ve pek çok farklı yerde yaşayan farklı türde insanlar var fakat pek çok konu havada kalmış. Yani dizi sarıyor, kendini izletiyor ama damakta bir tat bırakmıyor. Dark çıtayı öyle yukarıya çıkardı ki, gelecek her Alman dizisi ister istemez Dark ile kıyaslanacak...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/5/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Bu dizinin yapımcıları arasında nefis Dark dizisinin yapımcıları da yer alıyor. Hatta oyuncu kadrosunda da Dark dizisinden tanıdık birini, Ulrich'i görüyoruz. E tür bilim kurgu, dil Almanca, yapımcı ve oyuncu kadrosunda da tanıdık birilerini görünce, ister istemez bu diziyi izleyenler Dark ile kıyaslayacak. Ben ikisinin de farklı yapımlar olduğunu düşünerek ele aldım fakat büyük bir kitlenin bu diziyi Dark ile kıyaslayacağı su götürmez bir gerçek. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; Dizideki Lord Varvara karakteri = Derya Uluğ & Defne Samyeli...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/239/12/yeni-netflix-dizisi-tribes-of-europa-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide en sevdiğim karakter Varvara oldu. Fakat onun olduğu her sahnede de birden Derya Uluğ izliyormuş hissine kapıldım. Yer yer de Samyeli tabi... Dizinin yerli versiyonu çekilecek olsa Varvara karakteri bence hazır...  NOT: Post Apokaliptik yani kıyamet sonrası yaşananları işleyen yapımları seviyorsanız bu dizide aradığınız o atmosferi bulabilirsiniz. Birkaçı haricinde oyunculukları yeterli buldum. Mekanlardan çok dış dünyayı görmek isterdim fakat muhtemelen sonraki sezonlara saklamışlar. Dediğim gibi, eğey dünyanın sonu konulu yapımlar ilginizi çekiyorsa bir şans verebilirsiniz fakat benim için öyle akılda kalıcı, iyi işlenmiş bir dizi olamadı. Ayrıca ben de şurada dünyanın sonu konulu iyi filmleri listelemiştim, onlara da göz atabilirsiniz. ---------- • Tribes of Europa dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet dizide müstehcen ve kanlı sahneler bulunuyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin ilk sezonu 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
5 yıl
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
Birçoğunuz "Ooo Kaan yeni bir iş birliği demek..." diye iç geçiriyor başlığı okuyunca biliyorum fakat değil. Gerçekten değil... Blu TV imzalı 7 Yüz dizisini daha önce duymuş muydunuz bilmiyorum fakat eğer bu içeriğe yolunuz düştüyse muhtemelen "7 yüz dizisi konusu" veya "7 yüz dizisi izlenir mi" gibi aramalar yapmışsınız demektir. Haberler güzel, çünkü bugün burada sizlere Blu tv yapımı 7 yüz dizisi hakkında bazı bilgiler vereceğim. Yani aradığınızı bulacaksınız. En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi BLU TV'de izlenebilen ve kadrosunda Damla Sönmez, Belçim Bilgin, Melisa Sözen, Ekin Koç ve Genco Erkal'ın da yer aldığı 7 yüz dizisine şöyle bir yakından bakalım ve konusu, bölüm uzunlukları ve en önemlisi de izlenebilirliği nasılmış birlikte görelim! Öncelikle; "Bunca yıldır nasıl kaçırmışım!" dediğim bir dizi oldu 7 Yüz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/7/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Blu TV ücretli bir platform, fakat pek çok içeriği gerçekten platforma verilen ücretin karşılığını fazlasıyla veriyor. 7 Yüz dizisi de bu platformda keşfettiğim en güzel şeylerden biri oldu. 2017 yılında yayınlanan dizi hakkında çok küçük birkaç bilgim vardı fakat nedense 2022'ye kadar bir şekilde hep es geçmiştim. Diziyi az önce bitirdim ve "neden bu diziyi izlemeyi yıllardır erteledim.." diye kendime kızdım diyebilirim. Dizi, her bölümünde de farklı bir hikayeyi konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/49/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Toplamda 7 bölümden oluşan dizi, her bölümünde de farklı bir konuyu ve farklı insan hikayelerini işliyor. Dünyaca ünlü dizi Black Mirror alışkanlığımızdan olsa gerek, son yıllarda bu tür bölümleri birbirinden %90 oranında bağımsız diziler fazlasıyla revaçta. 7 Yüz de onlardan biri. Hadi gelin size bölümlerden kısaca bahsedeyim; 1. Bölüm: Büyük Günahlar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/38/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde, hep birlikte partileyen bir grup insanın, gecenin ilerleyen saatlerine doğru oynadığı "Hadi herkes bir sırrını anlatsın!" oyunuyla ortaya çıkanları izliyoruz. Çok kasvetli, yer yer şaşırtmacalı ve bolca hüzünlü. Dizide beni en çok yakalayan 2 bölümden biri bu. Tabi bunda başroldeki Cem Davran oyunculuğunun da payı büyük. Sinan Tuzcu ve Merve Dizdar da diğer rolleri paylaşıyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.2 2. Bölüm: Prosedür[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/89/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise tamamen aşk ve ilişkiler üzerine kurulu. Prosedür ismindeki ilginç bir tıbbi yöntemle de karşılaştığımız bu bölüm, Engin Hepileri ve Melisa Sözen başrollerinde ilerliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.9 3. Bölüm: Hayatın Müziği[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/16/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse özgüven sorunu yaşayan, akıllı bir yazarı izliyoruz. Sosyal hayatının yanında iş hayatında da hiçbir girişken hareketi olmayan, silik bir karakterin, başladığı bir tedaviyle yakaladığı ivmeyi görüyoruz. Başroldeyse Damla Sönmez'i izliyoruz. Ha bu arada siz izledikten sonra uğraşmayın diye yazayım; Damla Sönmez boyu 1,62... ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.5 4. Bölüm: Eşitlik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/53/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise +18 görüntüsü yayınlanan bir insanın yaşadıklarını ve sonrasındaki süreci bizlere aktarıyor. Günümüz dünyasında pek çok kişinin başına gelebilecek bu kötü hadise sonrasında birbirini seven 2 kişinin yaşadıklarını görüyoruz. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 5. Bölüm: Refakatçiler[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/10/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm diğerlerine nazaran biraz daha ağır ilerlese de başroldeki usta isimler Genco Erkal ve Tilbe Saran sayesinde izleyeni sürükleyip gidiyor. Eşini 6 yıl önce kaybetmiş olan yaşlı bir amcanın, hastalıkların pençesinde, bir başına yaşadıklarını izliyoruz. Hasta kalpler için çok hüzünlü olan bu bölüm, beni epey hüzünlendirmeyi başardı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.1 6. Bölüm: Karşılaşmalar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/1/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse yeni bir eve taşınan bir çift, bir araya gelmeden önceki hayatlarında kaç kez aynı konumda olduklarını gösteren bir uygulama keşfediyorlar ve bölüm de bunun üzerinden gizemli bir şekilde ilerliyor. Üzücüdür Belçim Bilgin oyunculuğu bana hep donuk geliyor, belki de biraz da bu yüzden olacak, bu bölüm beni pek yakalayamadı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.1 7. Bölüm: Biyolojik Saat[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/69/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin son bölümündeyse yakışıklı ve her gece başka biriyle uyanan kazanova bir adamın yaşadıklarını izliyoruz. Başroldeki Dolunay Soysert oyunculuğu sayesinde bölüm, mini bir dizi kıvamına geliyor ve gayet de kendini izletebiliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 Özet: İşin özü, Blu TV'deki 7 Yüz isimli bu dizi, yakın zamanda izlediğim en başarılı, en bizden işlerden biri. Eğer siz de benim gibi yıllardır bu diziyi bir şekilde gözden kaçırmışsanız hemen bir şans verin derim... Şans verin ve ortamlarda dillendirin ki böyle başarılı işlerin sayısı artsın. - - - - - [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
1
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.