2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!

24 Nisan 2019
26b
0 Yorum
2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!

"Netflix"... Bu marka, yıllar önce birçok insanın DVD filmler alarak evde izlediğini fark etti. Bu fikir üzerinden yola çıkıp insanlara abonelik ile düzenli film göndermeyi teklif ettiler ve bu hizmet binlerce kişi tarafından çok sevildi. Siz aylık ödemenizi yapıyor, Netflix de size her hafta bir zarf içinde düzenli olarak filminizi gönderiyordu. Ve bu platform büyüdü ve günümüzün en çok tercih edilen film-dizi dağıtımcısı oldu. Tabi bunun yanında Netflix, kendi film ve dizilerini de çekmeye başladı. "Netflix filmleri" diye bir kavram bile oluştu. Özellikle günümüzde herkes birbirinden Netflix film önerisi ister hale geldi. Bugün ben de sizler için 2018 ve 2019 yıllarında vizyona giren 6 nefis Netflix film önerisini paylaşmak istedim. 

Bittiğinde "Oha!" Dedirten Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ►

Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2018-2019 Netflix film önerilerine birlikte bakalım! 

1. Netflix film önerileri listemizin ilk sırasında 2019 yapımı "The Highwaymen" bulunuyor

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
Filmin konusunu, IMDB puanını, oyuncu kadrosunu ve filme yapılan yorumları hemen yukarıdaki butona tıklayarak görebilirsiniz.

Filme Git ►

2. Bir diğer Netflix filmi önerisi ise "Triple Frontier" yani "Üçlü Sınır"

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
2019 yapımı olan bu film, yapılan bir operasyonu konu alıyor.

Filme Git ►

3. İzlenmesi gereken bir sonraki Netflix filmi ise "Durenta La Tormenta", yani "Fırtına Anı"

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
Şahane yönetmen "Oriol Paulo" imzalı bu Netflix filmi de bir hayli beyin yakan cinsten. İspanyol yönetmen Oriol Paulo'nun diğer filmlerine göz atmak için buraya tıklamanız yeterli.

Filme Git ►

4. Listemize "Jadotville Kuşatması" ile devam edelim

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
Bu film ise 2016 yapımı. Fakat gerçek bir hikayeyi konu aldığı için bu listede mutlaka olmalıydı diye düşünüp burada sizlere tavsiye etmek istedim.

Filme Git ►

5. Bir başka tavsiyemiz ise 2019 yapımı "Polar"

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
2019 yapımı bu film ise son Netflix filmlerinden... Yalnız +18 sahneler barındırıyor, şimdiden uyarayım.

Filme Git ►

6. "Mowgli" filmi ise listemizdeki son Netflix filmi önerimiz oluyor...

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!
2018 yapımı bu film ise tam aile ile izlemelik.

Filme Git ►

● Az önce yukarıda gördüğünüz bu Netflix filmlerinin her biri de, birçok film arasından sıyrılıp, milyonlarca izleyiciye ulaşmayı başardı. Fakat bu yukarıdaki filmleri izlemişseniz, ya da hiçbirine içiniz ısınmamışsa hiç merak etmeyin, çünkü devamı var! 

Hemen şimdi buraya tıklayarak geçen yıl hazırlamış olduğum ve 14 bin kişinin göz attığı bir diğer Netflix film tavsiye listesine bakabilirsiniz. 

Modunuza göre film önerisi bulmak için de aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!

Modunu Seç! ►

2018 ve 2019 Yapımı 6 Şahane Netflix Film Önerisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
netflix filmlerinetflix film önerilerinetflix film tavsiyeleri2019 netflix film önerileri2018 netflix film önerilerifırtına anı filmi netflixjadotville kuşatması netflixmowgli netflixpolar filmi netflix
EN AKTİF ÜYELER
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
8.7b
0
6 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
10b
0
6 yıl
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
"Keşfettiklerim" köşemde bu hafta sizi inanılmaz bir adam ile tanıştırmak istiyorum. Şöyle bir düşünün; Renkleri, doğayı, bir evi, bir kuşu hiç görmeden bunları resmetmek nasıl olurdu? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Fakat dünyanın bir yerinde bunu gerçekleştiren bir deha var... Üstelik bizim ülkemizde!  Hadi gelin şimdi sizi inanılmaz ressam "Eşref Armağan" ile tanıştırayım.   1953 yılının İstanbul'unda dünyaya geliyor Eşref Armağan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/99/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Çocukluk yıllarında babasının yanında baca boruları keserek ona yardım ediyor. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine bir şeyler çizmeye çalışırken, 18'ine geldiğinde kalem yerine parmaklarını kullanmayı öğreniyor ve parmakları ile tuval üzerine resimler yapmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/17/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] "Sanat" üzerine hiçbir eğitim almamış olan bu muhteşem adam zaman geçtikçe kendini geliştirmeye ve adını duyurmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/81/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bir düşünün; Hayatında hiç, bir rengi ya da bir cismi görmedi. Batan bir güneşi ya da dalında sallanan bir yaprağı da... Peki nasıl? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/47/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bunun cevabı Armağan'ın beyninde gizli. Parmakları ile kabartmaya dokunarak beyninde bir şekil belirliyor ve bunu resmedebiliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/51/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar geçiyor ve Armağan, CNN, BBC ve Discovery gibi birçok ünlü kanala davet ediliyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/37/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM]  Hatta ünü yurt dışında o kadar çok yayılıyor ki "The Colors of Darkness" isimli ödüllü belgesele de konu oluyor.  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rF6DIZFO05M[/VIDEO] Bitiyor mu? Hayır. Başta İtalya olmak üzere birçok ülkeden davet almaya başlıyor... Tabi bu sırada ülkemizde de ünü kulaktan kulağa yayılıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/18/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Dünyaca ünlü marka Volvo'nun daveti üzerine bir Volvo araç çiziyor, bu tablo eBay'de satılıyor ve elde edilen gelir "World Blind Union" yani Dünya Görme Engelliler Birliği'ne bağışlanıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/25/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bu dehanın kıymetini bilmek, onu dünyaya tanıtmak ise bizim en büyük görevimiz. Şu çalışmaları, görmeyen birinin yaptığını bir düşünün!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/29/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/54/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/46/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/7/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Ellerine, yüreğine sağlık Eşref Armağan! İyi ki bizimlesin!    Eşref amcamız ile ilgili daha fazla bilgiyi de buraya tıklayarak alabilirsiniz.     
32b
0
8 yıl
İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"
İntiharlara Sebep Olan "Mavi Balina" Oyununu Konu Alan Film: "Nerve"
Bugün size şimdiye kadar 150 gencin ölümüne sebep olan bir oyundan ve bu oyunu tam olmasa da elinden geldiğince işlemeye çalışan bir gençlik filminden bahsetmek istiyorum. "Mavi Balina" oyunu, 2015 yılından beri hep acı olaylar ile duyduğumuz bir oyun. Tabi sonucunda insanların öldüğü bir şeye nasıl "oyun" denebilir orası muamma, fakat bu oyun, dünya üzerindeki farklı coğrafyalarda ki bizim ülkemiz de dahil birçok gencin hayatını kararttı ve karartmaya da devam ediyor. Mavi Balina oyunu, telefonunuza ya da bilgisayarınıza indirebileceğiniz bir oyun değil. Yani oyunu indirebileceğiniz bir yer bulunmuyor. Google Türkiye aramalarına şöyle bir baktım ve "Mavi Balina oyunu indir" aramasının binlerce kez yapıldığını üzülerek gördüm. Yani gençlerdeki bu merak duygusu, onları bu oyuna itiyor. Fakat bunun önüne geçebiliriz.  Henüz 22 yaşında olan gördüğünüz bu kişi "Mavi Balina" oyununun kurucusu ve 2 yıl önce yakalanarak hapse atıldı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/65/57/intiharlara-sebep-olan-mavi-balina-oyununu-konu-alan-film-nerve-780x439.jpg[/RESIM] Peki Mavi Balina oyunu nasıl işliyor? [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/65/14/intiharlara-sebep-olan-mavi-balina-oyununu-konu-alan-film-nerve-780x439.jpg[/RESIM]  Bu oyun sonucunda hayatını kaybedenler olduğu gibi, bu oyundan başarıyla kurtulabilenler de mevcut. Onların verdikleri ifadelerde ise oyunun çalışma mantığı şu şekilde anlatılıyor. • Mavi Balina oyunu WhatsApp ya da Facebook üzerinden size link olarak gönderiliyor. Herhangi bir indirme söz konusu olmadığı için, internet bağlantınız sayesinde sadece tıkladığınız bir link ile karşınıza çıkan komutları gerçekleştiriyorsunuz. Bu da sizi diğer kişiler arasında kademe atlatıyor ve hemen bir sonraki göreve hazırlanıyorsunuz. • "Sevmediğin bir fotoğrafını Instagram'da paylaş" gibi masum görevler ilerledikçe "Sokaktaki bir arabanın camını kır" ve "Komşunun köpeğini öldürüp videoya çek" gibi korkunç görevlere dönüşüyor ve tüm bunların sonucunda da oyun yöneticisi, oyuncuyu intihara sürüklüyor. Bunu da elindeki tüm suç videolarını birilerine göndermekle tehdit ederek yapıyor ve "Ya 10. kat balkonundan aşağıya sarkarsın ya da yaptığın tüm bu suçların görüntülerini yayarım" şeklinde şantaj yapıyor. Bunun sonucunda da oyuncu düşerek hayatını kaybediyor.  İşte "Nerve" isimli bu film de "Mavi Balina" oyununu ve bu oyun sonucunda yaşananları konu alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/65/42/intiharlara-sebep-olan-mavi-balina-oyununu-konu-alan-film-nerve-780x439.jpg[/RESIM] Bu oyunu uzaktan yakından duyan her gencin izlemesi gereken bu film, masum başlayan bir oyunun nasıl korkunç bir hale geldiğini gözler önüne seriyor [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/65/73/intiharlara-sebep-olan-mavi-balina-oyununu-konu-alan-film-nerve-780x439.jpg[/RESIM] Genç kız önce masum görevlerini yerine getirip para kazanırken birden görevler değişiyor ve olay içinden çıkılmaz bir hale geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/65/7/intiharlara-sebep-olan-mavi-balina-oyununu-konu-alan-film-nerve-780x439.jpg[/RESIM] • Bu filmi izlemeli ve olayın nasıl döndüğü hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Belki kendiniz, belki de çocuğunuz ya da yakınınızdaki diğer küçük çocuklar için bu filmi izlemeli ve bu konulara duyarlı olmalısınız. Çünkü bu sıradan bir "Oyun" değil ve gencecik çocuklar bu yüzden hayattan kayıp gidiyor. Filme Git ►  
20b
0
6 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
The Watcher: GERÇEK Bir Konuyu İşleyen Yeni Netflix Mini Dizisi!
The Watcher: GERÇEK Bir Konuyu İşleyen Yeni Netflix Mini Dizisi!
Netflix imzalı Gözcü dizisi, yani orijinal adıyla "The Watcher", izlemek için yayınlanacağı tarihi takvimime not aldığım dizilerden biriydi. The Watcher dizisi, özellikle de bir mini dizi olduğu için, yayınlanır yayınlanmaz hemen izleyip, bitiririm diye düşünüyordum ki öyle de oldu. Dizi 2 gün önce (13 Ekim) Netflix'te yayınlandı ve 1 günde diziyi izleyip bitirdim. Gözcü dizisi konusu ne? the watcher dizisi gerçek olayları mı konu alıyor? Oyuncuları kim? gibi sorulara cevap vermek için de hemen kolları sıvadım. Mini Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, yeni Netflix dizisi the watcher izlenir mi, yoksa zaman kaybı mı, oyuncuları iyi mi, türü tam olarak ne, gibi sorulara birlikte cevap verelim... Hadi! The Watcher dizisi hakkındaki düşüncelerimden önce size konusunu anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/25/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]'Gözcü' adındaki bu Netflix dizisi, yeni bir eve taşınan ve taşındıkları bu evde çok mutlu olacaklarını düşünen 4 kişilik bir ailenin yaşadıklarına odaklanıyor. 3 Milyon $'dan daha fazla ödedikleri ve bunun için tüm birikimlerini sattıkları bu devasa ev, onlar için 'cennet' gibi bir yere dönüşecekken ortaya çıkan bazı detaylar, 4 kişilik bu çekirdek ailenin canını fena halde sıkmaya başlıyor. İşte dizi de, bu ailenin, bu süreç içinde yaşadıklarını Gizem ve Gerilim türünde işleyerek bize aktarıyor. Net olayım; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/15/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi dediğimiz şey arka arkaya izlediğimiz mini filmler gibidir. İşte burada da en önemli konu, sürükleyicilikdir. "Merak" duygusu, "Bir sonraki bölümde ne olacak?" endişesi bizi dizide tutmayı başarır... İşte bu dizi için de gönül rahatlığıyla "Sürükleyici" kelimesini kullanabilirim. Dizi gerçekten su gibi akıyor. Bir sonraki bölüm için "Amaan izlerim işte bir ara..." deyip Netflix'i kapamıyorsunuz. Oyunculuklar, yaratılan gizem ve gerilim dolu atmosfer ve dediğim gibi en önemlisi de sürekli olarak bizi merak içinde bırakması bence bu diziyi fazlasıyla başarılı kılıyor. Ben bu mini diziyi beğendiğimi söyleyebilirim. Dizi, gerçek bir konuyu işliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/30/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]"Gözcü" ismindeki bu dizi, kurgusal karakterler içerse de konu olarak bir zamanlar yaşanmış bir olayı işliyor. Yani dizide izlediğiniz veya izleyeceğiniz şeyler bir zamanlar yaşanan gerçek bir konu. Özellikle benim gibi 'gerçek' bir şeyleri izlemeyi sevenlerdenseniz, bu dizi sizi kendisine 1 tık daha fazla çekecektir. - - - - - - - - -  Özet: Gerçek ve 'merak' duygusunu sürekli zirvede tutan iyi bir dizi oldu bu yapım benim için. Eğer diyaloglar ile ilerleyen sakin yapımlar sizlik değil ise bu dizi sizi pek sarmayabilir. Fakat benim gibi, alttan alttan geren ve gizemli atmosferini hiç yitirmeden size 'sıradaki bölüme geç' butonuna tıklatmayı başaran yapımları sevenlerdenseniz, Netflix imzalı 'Gözcü' ismindeki bu yeni mini dizi, aradığınız şey olabilir... Karar sizin. - - - - - - - - -  ● The Watcher dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir. ● Gözcü dizisi konusu gerçek mi? Evet dizi, yıllar önce yaşanan gerçek olayları temel alarak ilerliyor. ● Dizi kaç bölüm? 2. sezonu var mı? 'Gözcü' ismindeki bu Netflix dizisi 7 bölümden oluşan bir mini dizi. Dizinin 2. sezonu hakkında bir açıklama yok ki zaten dizi, 7 bölümlük olarak planlanan bir yapımdı. ● The Watcher dizi oyuncuları kimler? Dizinin başrollerinde Naomi Watts ve Bobby Cannavale'i görürken diğer rollerdeyse İsabel Gravitt, Mia Farrow, Christopher McDonald ve Noma Dumezweni gibi oyuncuları görüyoruz. Dizinin oyuncu kadrosu oldukça iyi ve oyunculuklar da oldukça başarılı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
6
3 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi her ne kadar da 3. bölüm kadar malzeme bulunmasa da Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Geçen hafta Game of Thrones 8. sezon 3. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Bu bölümde giderek yalnızlaşan bir kraliçe izledik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/98/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü benim için aksiyonu az, fakat etkisi çok olan bölümlerden biri oldu. Bölümdeki o kasvetli hava, entrikaların yavaş yavaş başlaması beni huzursuz etti. Fakat huzursuz edebiliyor olması güzel çünkü bu beni etkilediğini gösterir. Ha bir yandan da "Daha dün hayatınızın savaşını verdiniz, bugün hemen entrika hemen dedikodu..." şeklinde yakarışlarda da bulunmadım değil. Daenerys, zaten Jorah'ı kaybedince iyice yalnız kalmıştı, bu bölümde artık daha da yalnız kaldığına şahit olduk.  Önce Jorah, sonra Rhaegal, sonra da Missandei gitti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/68/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yukarıda da bahsettiğim gibi kraliçemiz Dany giderek yalnızlaştı. Onu aldığı her fevri kararda frenleyen kişi Jorah, hayatını kaybetti. Ejderhası suların altına gömüldü ve son darbe de acı bir şekilde geldi. Missandei çok acı bir şekilde infaz edildi...  İhale Jon'a kaldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/23/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]  Aslında bu bölüm Dany için fazlasıyla üzüdüm. Sen gel o kadar yoldan, onca asker getir üstüne bir de ejderhalarını peşine tak, mücadele et ama savaşın galibi duvar arkasında mavi doğalgazdan korunmaya çalışan Jon olsun... Biraz erkek egemenliği biraz da Kuzey Jon'un olduğu için halkı "Kral" diyerek Jon'u bu savaşın galibi ilan etti. Oysa hançeri saplayan Arya, kraliçeyi korurken hayatını kaybeden Jorah ve ejderhalarıyla birlikte askerlerini bu dava uğruna feda eden kişi Dany'di...  Gelelim Missandei’nin ölmeden önce söylediği "Dracarys" sözüne... Ne anlama geliyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/69/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Hemen söyleyeyim. Missandei'nin ölmeden birkaç saniye önce Dany'nin gözlerinin içine bakıp söylediği bu son sözü "İntikamımı al" anlamına geliyor. Yani diyor ki bu şehri yak, kimseye acıma, intikamımı al.  Rhaegal havada arbaletler ile vuruldu ve Dany çıldırdı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/21/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderhası, çocuğu öldürülen Dany'nin nasıl çıldırıp düşman üzerine at sürer gibi ejderhasını gemilerin üzerine gözü kara şekilde sürdüğüne şahit olduk. İşte dizi burada bize artık Dany'nin tam anlamıyla çıldırdığını, doğru kararlar alamayacağını ve artık birçok hata yapacağını göstermiş oldu. Yani önümüzdeki bölümlerde çok büyük hatalar izleyebiliriz, Kaan demişti dersiniz. Gelelim Sansa sinsiliğine... Puh sana![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/70/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]  Jon ve Daenerys, aralarındaki hayati bilgiyi sır olarak tutacaklarına söz verdiler. Fakat Jon bir süre sonra bunu "Ailem" dediği kardeşleri ile paylaştı. Hemen sonrasında ise Sansa bu bilgiyi kullandı ve "İki kişinin bildiği sır değildir" diyerek bunu Tyrion'la da paylaştı. Çünkü bu bilginin bazı şeyleri değiştireceğini biliyordu. Dany "Kraliçeyim" diye dolaşsa da aslında tahtın bir varisi daha olduğu gerçeğini gizlemek yerine hemen yaydı. Sansa, Kuzey'i ve Jon'u elinde tutmak için her şeyi yapıyor ve yapmaya da hazır.  Ulu Kurt, Ghost'a kuru kuru veda...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/41/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] 3. bölümde ölülerin üzerine koşan Jon'un kurdu Ghost bir süre sonra gözden kaybolmuştu. O bölümün incelemesinde bu konuya da değinmiş ve Ghost gibi bir karaktere zaman ayrılmadığı için kızmıştım. Bu bölümde de aynısı oldu. Jon Ghost'a kuru kuru veda etti. Dokunmadı, yaklaşmadı bile... Bu kadar önemli ve hikayenin temelinde bulunan bir karakter nasıl böyle bir çırpıda silindi hayret ettim doğrusu. Senaristleri alkışlıyorum... Görsel efektlere ayrılan bütçenin sonuna geldik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/94/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Hem kurt Ghost, hem de ejderha Rhaegal diziden çıktı... Görsel efektleri ile ünlü, her bölümü bir film bütçesi ile çekilen bu denli büyük bir dizide, bütçe sıkıntısı olabilir mi? Yoksa bu ani çıkışların pek mantıklı açıklaması yok gibi... Şimdi sıkı durun! Dizide bir de Starbucks bardağı ayrıntısı vardı. Evet baya bildiğimiz Starbucks...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/75/28/game-of-thrones-8-sezon-4-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] O detayı daha iyi görebilmeniz için de sizlere bir video hazırladım. Hemen aşağıdaki butona tıklayıp izleyebilirsiniz. Unutuldu mu, yoksa kötü bir reklam mıydı henüz bir bilgi yok. Bu yüzden videonun altına yorumunuzu yazmayı unutmayın!  Videoya Git! ► Game of Thrones 8. sezon 4. bölüm bu kadardı. 5. bölümde görüşmek üzere!  ● Ha bu arada aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!   Moduna Göre Film Seç! ►
13b
0
6 yıl
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
3
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.