Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 

14 Kasım 2020
14b
0 Yorum
Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 

Dün bitirdiğim gibi sizlere de şurada kısa bir inceleme yazısıyla tavsiye ettiğim Netflix imzalı başarılı Bir Başkadır dizisi replikleri gece boyunca kafamın içinde dolandı durdu. E hal böyle olunca da hmen uyanır uyanmaz sıvadım kolları ve Bir Başkadır dizisi replikleri bulmak için 8 bölümlük diziyi hemen şöyle bir tekrar taradım. 

İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 

Sizler için seçtiğim bu replikler benim gözüme takılan ve hem o sahneye, hem de o oyunculara çok yakışan replikler oldu. Eğer sizin yakaladığınız replikler varsa siz de yoruma bırakabilirsiniz... Hadi gelin şimdi bazıları düşündüren ve bazıları da gerçekten duygulandıran o Bir Başkadır replikleri nelermiş bir bakalım. 

"Çuvalla geziyor haberi yok..."

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Dizideki psikoloğumuz Peri, konuyu kendi psikoloğu olan Gülbin'e anlatınca, Gülbin'in olaya tavrı bu şekilde oluyordu. Siyahın beyaza, beyazın siyaha bir üstünlüğü yok. Hepimiz insanız, yeriz, içeriz, nefes alır ve yaşarız. Herkes gönlünce gezip, gönlünce giyinip, gönlünce yaşayabilir. 

Bırak kendileri olsunlar...

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Dizi gerçekten Türkiye'yi, bizi, toplumumuzu müthiş bir şekilde işliyor. Gördüğünüz her karakteri mutlaka sokakta görmüş gibi oluyorsunuz, hepsi çok gerçek.

Şu repliğin güzelliğine bakın!

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Yasin'in halının üzerine oturup Ruhiye'ye söylediği bu replik o kadar başarılı bir şekilde yazılmış ki... Yazandan söyleyene, herkesi alkışlamak gerek.

"Huzur mezarda..."

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Bu sahnede gözleri nemlenmeyen, hatta birkaç yaş damla düşürmeyen insan yoktur muhtemelen.

"Kız saçını kapatmış, sen kafanı..."

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Şiir gibi bir replik...

Ruhiye; sen ne güzel, ne naif bir karakterdin be!

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Ruhiye köyüne gittiğinde Semiha'nın evinin yolunu tutturmuş ve Semiha'ya hissettiklerini anlatmıştı. İşte bu repliği de tam da o evde Semiha'ya söylemişti... "İşte elalem böyle deliriyormuş demek ki..."

En büyük hatalar...

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 
Peri ile barda oturup laflayan ve dizide de gerçek hayattaki gibi bir oyuncuyu canlandıran Nesrin Cavadzade'nin dudaklarından dökülmüştü bu replikler.

- - - - - 

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 

Modunu Seç ►

Bir Başkadır Dizisinin Hüzün Yüklü Atmosferine Ait Nefis Replikler! 

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
bir başkadır dizisi replikbir başkadır dizi replikbir başkadır replikbir başkadır replikleribir başkadır dizi replikleribir başkadır netflix repliknetflix dizi replikleridizi replikleri
EN AKTİF ÜYELER
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Halit Ergenç Canlandıracak! En Yüksek Bütçeli Atatürk Filmi İlk Adım: 1919 Geliyor!
Mustafa Kemal Atatürk, dünyaca kabul görmüş askeri bir deha ve başarılı bir önder. Her yıl onu anıyor ve şartlar zor olsa da elimizden geldiğince onun gösterdiği hedeflere doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bu akıllı ve karizmatik liderin bulunan videolarının hepsini muhtemelen çoğumuz izlemiş ya da bir yerlerde görmüşüzdür. Peki ya filmleri? Atatürk konulu filmlerden hangilerini izlediniz? Eğer şimdiye kadar çıkan Atatürk filmlerinden bazılarını izlemiş ve "Eh işte" demişseniz sıkı durun çünkü şimdiye kadarki en yüksek bütçeli Atatürk filmi olmaya aday bir film geliyor: "İlk Adım: 1919"... Hadi gelin şimdi İlk Adım: 1919 filminin konusuna ve oyuncu kadrosuna bir göz atalım. 2010 yılında çıkan ve 860 bin kişinin izlediği "Dersimiz Atatürk" filminde Atatürk'ü "Halit Ergenç" canlandırmıştı. Atatürk'e benzemesi için öyle çok makyaj yapılmıştı ki görenler, Atatürk'ü canlandıran kişinin Halit Ergenç olduğuna inanamamıştı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/19/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] "İlk Adım: 1919" filminde de Atatürk'ü Halit Ergenç'in canlandırmasına karar verildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/12/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin yönetmenliğini ise "Asmalı Konak" dizisini ve "Mutluluk" filmini de yöneten "Abdullah Oğuz" yapacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/44/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi, şimdiye kadar çekilmiş en yüksek bütçeli Atatürk filmi olacak.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/55/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Atatürk'ün mücadelesi Bandırma Vapuru'nda başladığı için filmde kullanılmak üzere şimdiden bir tanker büyük bir bütçe ile yenilenerek Bandırma Vapuru'na birebir olarak benzetildi.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/99/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi için dönemin ihtişamını yansıtan pek çok dekor uzun uğraşlar ve büyük bütçeler sonucu hazırlandı. Henüz hazırlanmamış olan dekorlar ise Avrupa'nın pek çok yerinden temin edilip çekimlerin yapılacağı Beykoz Kundura Fabrikası'na getiriliyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/77/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filmi bir dönem filmi olacağı için iç-dış mekan tasarımları tamamen o döneme ait görünmeli. Bu da filmin bütçesini bir hayli arttırıyor.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/61/3/halit-ergenc-canlandiracak-en-yuksek-butceli-ataturk-filmi-ilk-adim-1919-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İlk Adım: 1919 filminin vizyon tarihi ve oyuncu kadrosu hakkında şu an net bir bilgi yok. Tüm bilgiler gelince buraya da eklenecektir. Umarız ki gişesi bol ve gerçekten kaliteli bir yapım olur...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=RZne-uJdJXw[/VIDEO] ► Tıkla, Moduna Göre Film Seç!   
14b
0
7 yıl
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Uçuk Kazançları ve Milyonluk Seyirci Sayıları ile: Türk YouTuber Filmleri
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz canınızı sıkabilir, moralinizi bozabilir ve çalıştığınız işinizden istifa etme isteğinizi tetikleyebilir...  YouTube'un yıllar önce "Para Kazanma" özelliğini aktif etmesi ile yeni bir iş sahası doğdu. İnsanlar artık çektikleri, hazırladıkları videolar ile çok güzel kazançlar elde etmeye başladı. Abone sayısı milyonları aşan kanal sahipleri ise "Neden kısa videolar ile yetineyim ki?" deyip film yapma işine soyundular ve yeni bir devir başlamış oldu; "YouTuber Filmleri"... İşte bu gelişme, dünyada olduğu kadar ülkemizde de yankı buldu ve birçok YouTuber film çıkarmaya başladı. YouTuber olmayanlara ise "10 liradan 40 liraya kadar değişen bilet fiyatlarında 2 milyon seyirci... Kişi başı 15 lira desek..." hesabı yaptırmaya başladı.  Peki YouTuber filmleri gerçekten o kadar kazandırıyor mu? Hadi gelin şimdi önce ülkemizde vizyona giren YouTuber filmlerine olan talebe ve onların hasılatlarına bir göz atalım... YouTuber filmleri furyası başlıyor; Halil Söyletmez'den "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/66/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 460 Bin Kişi Cumali Ceber: Allah Seni Alsın filmi kazancı: 5 Milyon TL YouTube: 1.4 Milyon Abone 0.facebook yıllarından bu yana sosyal medyada bir şekilde var olan "Halil Söyletmez", kendi oluşturduğu "Cumali Ceber" karakterini sinemaya taşımaya karar verdi. Sosyal medyada çok beğenilen karakter, "Cumali Ceber: Allah Seni Alsın" ismi ile 4 Ağustos 2017'de vizyona girdi. Özellikle Twitter'dan çok büyük olumsuz tepkiler alan Halil Söyletmez şimdilerde Cumali Ceber 2 için kolları sıvıyor.  Bir diğer YouTuber filmi ise "Oha Diyorum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/13/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.png[/RESIM]İzleyici: 230 Bin Kişi Oha Diyorum filmi Kazancı: 2.9 Milyon TL YouTube: 4.9 Milyon Abone Abonelerine sırtını dayayıp sinemaya sıçrayan bir diğer YouTube kanalı ise "Oha Diyorum" oldu. 3 Kasım 2017'de vizyona giren film, kanalın kitlesi tarafından sevilse de yine ciddi eleştirilere maruz kaldı.  YouTuber filmleri arasında şimdiye kadar en çok ses getiren film ise YouTube Türkiye'de en çok aboneye sahip olan bireysel kanal Enes Batur'un filmi "Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?" oldu...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/81/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 1 Milyon 400 Bin Kişi Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? filmi Kazancı: 17.5 Milyon TL YouTube: 9 Milyon Abone Yıllardır YouTube kanalına istikrarlı bir şekilde neredeyse her gün 1 video yükleyen YouTuber Enes Batur, vizyona giren filmi ile ülkede büyük bir ses getirmeyi başardı. Sinematografi olarak iyi bir şeyler sunmayan film yapımcılarına tam 17 Milyon kazandırdı... Sabah gazetesinden "Olkan Özyurt"; "Enes 1 milyon seyirci barajını geçerse YouTuber filmleri devri başlar" diye yazmıştı ki öyle de oldu. Enes Batur'un filmi 1 Milyon 400 Bin kişi tarafından izlendi... Sıradaki YouTuber filmimiz ise henüz 1 hafta önce vizyona giren "Kafalar Karışık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/38/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]İzleyici: 360 Bin Kişi Kafalar Karışık filmi Kazancı: 4.6 Milyon TL YouTube: 4.8 Milyon Abone (1 Haftalık İstatistik) Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin'in oluşturduğu "Kafalar" kanalı, hayallerini gerçekleştirdi ve uzun süren uğraşlar sonucu filmlerini izleyicilerine sundular. Metin Akpınar, Perihan Savaş gibi birçok ünlü ismin de oynadığı film bu 1 hafta içinde 4 buçuk Milyon TL hasılat elde etmeyi başardı. Kafalar ekibi ise iyi bir PR çalışması süresince tüm Türkiye'yi gezerek sinema salonlarında takipçilerine sürpriz yapıyorlar. Onları görebilme ihtimali de birçok kişiyi bilet alıp filme gitmeye itiyor. Diğer YouTuber filmlerine nazaran birkaç tık daha iyi olan bu film, eğlenceli ve macera dolu bir hikaye içeriyor. Kafalar ekibinin şimdiki hayali ise Kafalar Karışık filminin devamını çekmek...  ● Açıkçası "Para bizim için ikinci planda..." diyen her YouTuber biraz yalan söylüyordur. Verilen bu büyük emeğin tabi ki karşılığı olmalı. Yoksa zaten 1 buçuk saatlik filmi bilet ile satmaz, kanallarınızda paylaşırdınız. O yüzden o kısmı geçin. Fakat istediğimiz, bilet parasına değecek bir şeyler izlemek. E bunu da sağlayamıyorsanız eksiyi veriyoruz mecburen. Yoksa YouTuberların film yapmasına karşı tabi ki de değiliz. Sadece biraz daha emek, biraz daha kalite ve vizyon...    Bir de dünyadan bir YouTuber filmine göz atalım; YouTuber "Logan Paul" başrollü "The Thinning"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/51/55/dikkat-moral-bozar-ucuk-kazanclari-ve-milyonluk-seyirci-sayilari-ile-youtuber-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]   Eğer siz de benim gibi "E sadece ülkemizde bu kadar film çeken YouTuber varsa dünyada kaç kişi vardır, YouTube bir film yapım şirketi kursa ya?" tarzında düşündüyseniz işte bu film buna en iyi örnek. YouTube'un, "YouTube Red" adlı ücretli bir servisi var. Bunu Netflix gibi düşünebilirsiniz. İşte bu film de YouTube Red bünyesinden çıktı ve açıkçası ben filmi epey sevdim. Hatta tavsiye köşemde size tavsiye bile ettim. "Nedir, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak filmimize ışınlanabilir... ● Yani diyeceğimiz şu ki, yapılınca yapılıyor. Umarız ki önümüzdeki yıllarda daha güzel, daha kaliteli YouTuber filmleri ile karşılaşırız. Aslında kazanılan paralardan da anladığımız kadarıyla zaten YouTuber filmleri ile artık bol bol karşılaşacağız... E ne diyelim, gişeniz bol olsun!  ► "Tamam iyi güzel de var mı şöyle iyi bir film tavsiyen?" diyenler tam da buraya tıklayarak modlarına göre film önerisi bulabilirler!   
17b
0
7 yıl
Silo: Kıyamet Sonrası Bir Dünyayı Konu Alan 2023 Yapımı Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Silo: Kıyamet Sonrası Bir Dünyayı Konu Alan 2023 Yapımı Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi günümüzde izleyecek bir film bulmak, iyi bir yabancı dizi bulmaktan daha kolay. Ben de bu yüzden sık sık yabancı dizi izleyip, size burada tavsiye etmeye çalışıyorum. 2023 yapımı Silo dizisi de 'izlenecekler' listemde çoktan yerini alan yabancı diziler arasındaydı. Dizi yayınlanmaya başladı ve hemen pek çok kişi silo dizisi konusu ne?, silo dizisi izlenir mi? gibi sorularına cevap aramaya çoktan başladı. Ben de hemen bir koşu diziyi izledim ve silo dizisi hakkında kısa ve net cümleler ile sizleri de bilgilendirmek, daha doğrusu bu diziyi size tavsiye etmek istedim. Özellikle Google'a "yeni, güncel dizi önerileri" yazarak izleyecek iyi bir dizi bulmak isteyenler, birazdan bahsedeceğim detaylara mutlaka bakmalı... Hadi! ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5furskn34c[/VIDEO] Öncelikle nedir bu Silo dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/2/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Silo dizisi, mahvolmuş, bitmiş bir dünyada, büyük bir kısmı toprağın içine inşa edilen devasa bir Silo'yu ve bu yapı içinde hayatlarını sürdüren 10.000 kişiyi konu alıyor. Bu Silo öyle büyük bir yapı ki, içerisinde kendi başkanı, emniyet güçleri ve yargısı bile var. Binlerce insanı, dışarıdaki zehirli havadan koruyan tek şey olan bu Silo'nun içinde yaşanan gariplikler de bazı kişilerin dikkatini çekiyor ve aslında bir Kitap uyarlaması olan dizimizin de hikayesi böylece başlamış oluyor. Ben bunları Haziran'da yazıyorum ama; Bence bu dizi, 2023'ün en iyi dizilerinden biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/72/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Silo dizisi, bence 2023'ün en iyi dizilerinden biri olacak. Dizinin ilk 2 bölümü biraz ağır başlasa da sonrasında gizem unsuru artarak devam ediyor. Neredeyse her bölümde ödülümüzü alıyor ve sakince ilerlemeye devam ediyoruz. Ben bu tür sakin ama sürükleyici yapımları gerçekten seviyorum. Kadrodaki isimler ve oyunculuklar gayet iyi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/93/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin oyuncu kadrosu ve oyunculuklar gerçekten beni şaşırtmayı başardı. Dizi neredeyse 2 bölümde bir bizi yeni bir karakter ve oyuncuyla tanıştırıyor ve o isim de epey ünlü bir isim oluyor. Diğer yapımlarda ünlü oyuncuların ilk bölümden karşımıza çıkarılmasına öyle alışmışız ki, bu dizi sadece bu hareketiyle bile izleyicisinde iyi bir intiba bırakmayı başarıyor. Kadroda en son nefis Dune serisinde gördüğüm Rebecca Ferguson, milyonlarca kişinin ünlü "Esaretin Bedeli" filminden tanıdığı Tim Robbins, nefis Game of Thrones dizimizin Sör Jorah Mormont'u Iain Glen ve John Wick gibi popüler filmlerden de tanıdığımız Lonnie Rashid Lynn gibi ünlü isimler yer alıyor.   Özet: Eğer kıyamet sonrası dünya temalı yapımları sevenlerdenseniz, gizem temalı işler benim gibi ilginizi fazlasıyla çekiyorsa ve tabi bir de yeni ve iyi bir yabancı diziye başlamak istiyorsanız, biraz Snowpiercer ile biraz Platform filmi ve biraz da The 100 dizisi tadı alacağınız Silo dizisi tam olarak bu isteğinizi karşılamaya yeter... "Kaan demişti.." dersiniz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/35/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  ● Silo dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı bir dizi olduğu için Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç sezon? 2023 Haziran ayı itibariyle henüz dizinin 7 bölümü yayınlanmış durumda. Her biri ortalama 40 dakikalık bölümlerden oluşan dizi özellikle kitap uyarlaması olduğu için uzun soluklu bir yapım olabilir. Yani 2. sezon da gelebilir.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
31b
6
2 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Yabancı diziler artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Artık herkesin bir baş ucu kitabı olduğu gibi mutlaka izlediği bir yabancı dizi de var. Pek çok kişi her gün Google'a girip "yabancı dizi önerisi" veya "dizi önerileri" gibi aramalar sonucu izleyecek iyi bir dizi önerisi arıyor. Ben de bugün sizlere her birini de izleyip beğendiğim yabancı dizileri tavsiye etmek istedim.
111b
0
4 yıl
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
50 m2: Çok Kötü Başlayıp Usul Usul Toparlayan Yeni Netflix Dizisi!
Bugün Netflix'te yayınlanan 50 Metrekare veya kısaltmasıyla 50 m2 dizisi, 2020 yılında Netflix'in paylaştığı "2021'de izleyecekleriniz" bülteninde radarıma takılmıştı. Dizi bugün Netflix'te yayına girdi ve hemen koşup 1. sezonunu da bir çırpıda bitirdim. Biliyorsunuz yıllardır burada size tavsiye ettiğim için izlediğim tüm film ve dizileri kötü bulsam bile sonuna kadar izliyorum ki tamamen objektif bir şekilde yorumlayabileyim. Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  50 metrekare de bir çıpıda izlediğim dizilerden oldu benim için. Fakat bu iyi bir haber mi, yoksa kötü mü, onu aşağıda birazdan konuşacağız. Eğer 50 metrekare konusu veya 50 m2 dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hiç kıpırdamayın çünkü doğru yerdesiniz... Hadi gelin şimdi size bu yeni Netflix dizisinden biraz bahsedeyim. Öncelikle yorumlarıma geçmeden önce "Kaan nedir bu 50 m2 dizisinin konusu? Bize bi özetlesene" diyenler için;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/27/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 'Gölge' ismindeki işinin ehli bir tetikçinin kendi kimliğini bulmasını konu alıyor. Bazı gerçeklerin su yüzüne çıkmasıyla namlular birden adamımıza dönüyor ve o da kendini birden tüm bu hengamenin ortasından kurtarıp, soluğu bir kenar mahallede alıyor. İşte dizimizde de bir tetikçinin, tertemiz mahalle insanları arasında kendi karakterini şekillendirmesini izliyoruz. Peki 50 m2 olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/21/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Biliyorsunuz yıllardır burada kötüye kötü, iyiye de iyi diyorum. Ve söyleyebilirim ki bu dizinin ilk bölümünün ilk yarısı o kadar kötüydü ki, hemen YouTube kanalımızda bir "50 m2 eleştirisi" yayınlamak istedim. Klişe sahneler, gerçekçi desen gerçekçi değil, komik desen komik değil, saçma sapan bir yarım saat geçirdim ve acayip kötü diyaloglara şahit oldum. Fakat sonra bir şey oldu ve şu an gecenin bir yarısında size bu cümleleri yazmaya karar verdim. Dizi kendini toparladı. Yıllardır film/dizi izliyorum, tavsiye ediyor ve inceliyorum ama bu çok nadir rastladığım bir durum. Dizi kendini ilk bölümden sonra toparlıyor bunda da en büyük pay şüphesiz Cengiz Bozkurt oyunculuğu. Bu adamın öyle bir enerjisi var ki, kıvamı tutmayan hamuru anında adam edebiliyor. Cengiz Bozkurt girmeden önce gerçekçi bir suç dizisine benzetemiyorsunuz diziyi, fakat o girdikten sonra "E zaten bu öyle bir dizi değilmiş ki" hissine kapılıyorsunuz ve olaylar birden içinde eğlenceli sahnelerin olduğu bir mahalle dizisine dönüşüyor. İşte ben de o dönüşü sevdim diyebilirim.  Yazan Burak Aksak, yöneten Selçuk Aydemir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/236/59/50-m2-cok-kotu-baslayip-usul-usul-toparlayan-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bir "Leyla ile Mecnun" fanı değilim fakat Burak Aksak imzalı "Bana Masal Anlatma"yı sevmiştim. Selçuk Aydemir'in ise Kardeş Payı ve İşler Güçler yapımlarını çok keyifle izlemiştim hala da izlerim. İşte 50 m2 isimli bu dizimiz de bu kalemlerden çıkan bir yapım. Fakat ilk bölümde bu tadı alamıyoruz. Alamadığımız için de bol klişeli bir suç dizisi diye izliyoruz fakat hemen kapatmak istiyoruz. Sonrasında Cengiz Bozkurt dahil oluyor ve işte o zaman işin asıl rengi ortaya çıkmış oluyor.  NOT: Biliyorum bazılarınız yukarıyı hiç okumadan direkt sona yazdığım bu notlara göz atıyor ama olsun... Özetleyecek olursak; Dizi aşırı kötü başlıyor, bunun nedenini de yukarıda dile getirdim. Fakat kötü gitmiyor, durumu toparlıyor ve ne olduğuna karar verip yoluna öyle devam ediyor. Göze çok batan kötü oyunculuk görmedim. Karakterler de boş değil. Zaman zaman her birinin kendi hikayesine dahil olabiliyoruz kısa kısa... Eğer izleyecek bir şeyler arıyorsanız ilk bölüm harici, bu dizi izlenebilir.  ---------- • 50 m2 dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • 50 metrekare oyuncuları kimler? Kadroda Cengiz Bozkurt, Engin Öztürk, Aybüke Pusat, Tolga Tekin, ve Kürşat Alnıaçık gibi isimler yer alıyor. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizinin yayınlanan ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ise 40-50 dakika uzunluğunda.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
1
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Ne İzlesem Diye Düşünenlere, Tam 14 Nefis 2018 Film Önerisi!
Bunu okuyan sen... Evet evet sen! Biliyorum hemen 2018 film tavsiyelerini görmek istiyorsun ama sadece 1 dakikanı alıp birkaç şey söylemek istiyorum. Farkında mısınız bilmem ama 1 saniyesi bile kıymetli olan şu hayatta birçok kişi hala zamanını izleyecek film aramakla geçiriyor. Yarım saat boyunca öylece ne izlesem diye dolanıp duruyor. Açtığı film yarısında vasat çıkıyor ve yine zamanını çöpe atmış oluyor. Twitter'a "Film önerisi olan var mı?" yazıyor, arkadaşlarından film tavsiyesi istiyor fakat aldığı cevap "Fight Club izle"den öteye geçemiyor... İşte ben de bu sıkıntılardan bıkmış biri olarak tam 1 yıl önce burayı kurdum. Burada size sadece birkaç dakikada modunuza göre film önerisi bulma imkanı sunuyorum ve sadece beğendiğim filmleri size tavsiye ediyorum. Hemen buraya tıklayarak aşağıdaki listeye göz atmadan önce modunuza göre film önerisi seçebilirsiniz. Ha "Yok ben 2018 filmlerine bakacağım" derseniz de gelin şimdi birlikte her biri de iyi 2018 film tavsiyelerine birlikte bakalım. (2019 film tavsiyelerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz) 1. Listemizin ilk tavsiyesi "12th Man" yani "12. Adam" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/32/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► "Kaan nasıl bir şey bu film? Konusu, ımdb puanı falan ne?" diyenler aşağıdaki butona tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git ► 2. Nefis 2018 filmleri listemize "Mowgli" ile devam ediyoruz...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/48/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 3. Mutlaka izlemeniz gereken bir başka 2018 filmimiz de "12 Strong", yani "12 Savaşçı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/76/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 4. Bir sonraki tavsiye ise Lady Gaga'nın oynadığı "A Star is Born", yani bizdeki adıyla "Bir Yıldız Doğuyor" filmi oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/2/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 5. "The Guilty" ise, 2018 yılında çıkan ve izlenmesi gereken iyi 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/53/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 6. Sıradaki film tavsiyemiz ise biraz uzun soluklu; "Outlaw King"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/90/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM] Filme Git ► 7. "Searching" yani "Kayıp Aranıyor" filmi de izlemenizi tavsiye ettiğimiz bir başka 2018 filmlerinden...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/62/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 8. Mutlaka izleyin dediğimiz bir başka film tavsiyesi ise "Alpha" yani "Alfa Kurt"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/87/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 9. Sırada, kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından beğenilen bir başka 2018 filmimiz "Upgrade" var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/41/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 10. Şöyle biraz eğleneyim diyenler için de şahane bir 2018 filmi tavsiyemiz var; "TAG"![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/49/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 11. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bir başka 2018 filmi tavsiyemiz "Adrift", "Sürükleniş" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/12/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 12. "Başlat: Ready Player One" filmi de keyifle izlenebilecek bir başka 2018 filmi önerimiz oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/38/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 13. Sondan bir önceki film önerisi ise "Every Day", yani "Her Gün" adlı film oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/5/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 14. "Operation Red Sea", yani "Kızıldeniz Operasyonu" adlı bu filmimiz de 2018 filmleri arasında izlenmesi gerekenler arasında yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/52/59/ne-izlesem-diye-dusunenlere-tam-14-nefis-2018-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● İzlediğiniz filmlere olumlu-olumsuz yorumunuzu mutlaka bekliyorum!  ● "Tavsiyeni Gönder" köşemizden bana izlememi istediğiniz filmi gönderebilir, üye olarak da profilinizde kendi film arşivinizi oluşturabilirsiniz.  ● Bunlar kesmediyse de aşağıdan modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz.  Modunu Seç ►
44b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.