Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim

14 Mart 2018
26b
0 Yorum
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim

Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım. 

1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman"

Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış... 

2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış.

3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var...
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak...

4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış. 

5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş. 

6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...  

7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.
 Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"

Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Beyin Yakan Netflix Dizisi "Dark" Hakkında 6 İlginç Detay!
Beyin Yakan Netflix Dizisi "Dark" Hakkında 6 İlginç Detay!
Son zamanlarda önce Game of Thrones'u, sonra da Chernobyl'i konuştuk. Fakat 2017 yılının Aralık ayında başlayan nefis Netflix dizisi "Dark", bu 2 büyük diziyi de tam anlamıyla katlayıp kenara koydu. Dark dizisi, 2. sezonu ile birlikte IMDB listelerini alt üst etti. Hakkında milyonlarca tweet atıldı ve binlerce haber yapıldı. Hem de çok kısa bir sürede... Ben de, 2. sezonu ile de kalbimi kazanan bu dizi hakkında biraz bilinmeyenlere bakmak istedim. Dark dizisinin pek bilinmeyen detayları var mıydı? Bu kadar sağlam beyin yakan bir dizi, gerçekten şaşırtıcı özelliklere sahip miydi?  Hadi gelin şimdi neler bulmuşum, Dark dizisi hakkında bilinmeyenler nelermiş, o birkaç dikkat çekici bilgiye birlikte bakalım.  1. Öncelikle dizimizin yönetmeni, pek çoğunuzun da bildiği, benim de burada size keyifle tavsiye ettiğim film "Who Am I" filminin de yönetmeni "Baran bo Odar"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/57/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Yeni öğrendiğim bu basit ama etkili bilgi beni şaşırttı. Uzun zaman önce burada "Beynimi Yaksın" kategorimde size de tavsiye ettiğim nefis "Who Am I" filminin yönetmeni ile Dark dizimizin yönetmeni aynı kişiymiş meğer. Aslında "Ben Kimim" filmindeki detaylara bakınca anlamalıydık... Tabi Dark'ın yaratıcısı sadece Baran bo Odar değil, yapımcı "Jantje Friese" de Dark'ın ortaya çıkmasında büyük rol oynuyor onu da ekleyeyim.  Filme Git ► 2. Dark dizisindeki o büyüleyici orman sahnelerinin hepsi, Berlin yakınlarındaki "Kallinchen" isimli bölgede çekilmiş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/34/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM]Bu bölgenin büyük bir kısmı askeri bir bölge. Dizi için çeşitli izinler ve büyük bir sorumluluk alınmış.  3. Dizideki ormanlarla çevrili kasaba "Winden" da gerçekten Almanya'daymış![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/43/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Kasaba, Almanya'nın Emmendingen şehrinde bulunuyor. Tam adı "Winden im Elztal" olarak geçiyor. Yukarıdaki fotoğraf da bu şahane kasabaya ait.  4. Dizide bol bol gördüğümüz "Raider" markalı çikolata da gerçekten varmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/74/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/59/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.jpeg[/RESIM]"Raider" ingilizcede kötü anlamlara geldiği için firma çikolatanın adını değiştirip "Twix" yapmış. Evet o meşhur "İkisini de dene, tarafını seç" mottosuyla bildiğimiz çikolata eskiden Raider'mış. Bu bilgi nerede işinize yarar bilmiyorum ama hazır araştırmışken bunu da ekleyeyim dedim.   5. Fotoğraflarda, Mads'in üzerinde birçok kez gördüğümüz şu sarı sweatshirt'e dikkat[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/67/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/90/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM]Giysinin üzerindeki "Atomenergie Nein Danke" yazısı, 1980'lerde Alman Nükleer karşıtı örgütünün sloganıymış. Binlerce insan üzerinde bu giysiler ile Nükleer enerjiye karşı durmuş.  6. Dark'ın 2. sezonundaki her bölümü, IMDB'de 9 üzerinde puan alarak rekor kırdı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/92/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.png[/RESIM]En son Chernobyl dizisi, en iyi diziler listesinde ilk sıraya geçtiğinde bu kadar şaşırmıştık. Daha ne olabilir diye düşünürken Dark bize golü attı. Dark'ın her bölümü de 9 üzerinde puan aldı! İnanılmaz!  ✹ Bu nefis dizinin oyuncu kadrosuna da şu içeriğe göz atarak bakabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/89/38/-dark-dizisi-oyunculari-aslinda-kimler-kim-kac-yasinda-780x439.jpg[/RESIM] Dark Oyuncuları Kimler? ► ✹ "Kaan var mı konusu Dark'a benzeyen şöyle zaman yolculuklu, paradokslu, beyin yakan film tavsiyelerin?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak ilgili içeriğe ışınlanabilir[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/88/80/beyin-yakan-netflix-dizisi-dark-hakkinda-6-ilginc-detay-780x439.jpg[/RESIM] Zaman Yolculuğu Filmleri ►  
23b
0
7 yıl
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Fantastik yapımları, "Ya böyle olsaydı?" dedirttiği için seviyorum. Fantastik film veya dizilerin temelindeki hikayeyi hepimiz biliriz, fakat yapım bize bunun çok daha ötesini gösterir. İşte Good Omens dizisi de bunun müthiş bir örneği benim için. Dilimize "Kıyamet Gösterisi" olarak çevrilmiş olan Good Omens dizisi, Amazon Prime Video imzalı bir yapım. Ben de bugün 'Ne izlesek?' diye düşünüp iyi bir yabancı dizi arayan sizler için bu diziden bahsetmek istedim. 3 Bölümlük UZAYLI Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi Good Omens dizisi konusu, oyuncuları, temelindeki hikaye ve en önemlisi de bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir? gibi sorulara bir bakalım... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncemden önce gelin Good Omens dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/1/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]Good Omens, Deccal'in doğumuyla birlikte gerçekleşecek olan kıyameti konu alıyor. Dizimizin en basit haliyle konusu bu fakat tüm bu sürece 1 Melek ve 1 de İblis katılınca işler biraz karışıyor. Cennet Bahçesi'nden günümüze birbirini tanıyan bu melek ve iblis, tüm bu süreçte hem karşı karşıya geliyor hem de bazen yana yana durmak zorunda kalıyor. İşte dizimiz de bu fantastik konuyu işliyor.  Bence bu diziyi kaçırmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/78/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]2019 yapımı olan bu nefis dizi, birçok kişi tarafından es geçiliyor. Fakat dizi çok kaotik, kasvetli bir konu olan Kıyamet'i öyle seyir keyfi yüksek bir şekilde ve eğlenceli işliyor ki, her bölümde bir sonraki bölümde olacakları merak etmeden duramıyorsunuz. Bazı yerlerinde çok eğlenceli sahneler, espriler ile karşılaşırken bir bakmışsınız zamanda yolculuk yapıp Hz. İsa'nın Çarmıha gerildiği ana şahit oluyorsunuz. Dizi bu aşırı ciddi süreci öyle 'uçuk' şekilde işliyor ki kendine özgü tarifiyle damakta tat bırakmaması imkansız. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/93/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer aşırı ciddi sahneleri ve diyaloglarla dolup taşan bölümleriyle iyi ama çok ciddi dizilerden başınızı kaldırıp bir nefes almak isterseniz ve hala izlememişseniz, bence Good Omens dizisi, tam olarak aradığınız o dizi olmaya aday. Kutsal kitaplarda anlatılanları temel alarak üzerine çok farklı bir hikaye inşa etmeyi başaran bu dizi, benden geçer not almayı kesinlikle başardı. Keşke bu tür 'orijinal', 'kendine has' dizileri daha çok görebilsek. - - - - - -  ● Good Omens dizisi Netflix'te var mı? Hayır, Good Omens Amazon yapımı bir dizi olduğu için Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● Good Omens dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 6 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizi 2. sezon onayını da 2022 yılında aldı. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Michael Sheen ve David Tennant oturuyor. Fakat emin olun, yan rollere kadar her oyuncu çok başarılı performanslar sergiliyor.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
3 yıl
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Netflix'te dün (yani 3 Eylül 2021) yayına giren Worth yani Hayatın Bedeli filmi, Netflix'te yayınlanmasını heycanla beklediğim yapımlar arasındaydı. Yayınlandığı gibi de soluğu Netflix'te aldım ve hemen filmi izleyip bitirdim.İlk fırsatta da hayatın bedeli konusu ne?, hayatın bedeli filmi yorumlar nasıl? gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım.  Filme Git ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen yeni filmi Worth yani Hayatın Bedeli filmi konusu, oyuncuları ve senaryosu nasılmış birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Hayatın Bedeli filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/258/34/netflix-in-11-eylul-saldirisi-konulu-yeni-izlenesi-filmi-hayatin-bedeli-780x439.png[/RESIM]"Hayatın Bedeli" ismindeki bu film, tam olarak adı gibi insan hayatlarının bedellerini işliyor. Film, 11 Eylül 2001'de Amerika'da yaşanan İkiz Kuleler saldırısında hayatını kaybeden insanların, ailelerine ödenecek tazminatların belirlenme sürecini işliyor. Devlet "Binlerce ölü var, hepsi mahkemeye gider bizi dava ederse bu ülke iflas eder, birileri aramızı bulmalı" diyor ve ünlü bir hukukçuyla anlaşıyor. İşte filmimiz de bu gerçekte de yaşanan süreci bize anlatıyor. Bu film izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/258/85/netflix-in-11-eylul-saldirisi-konulu-yeni-izlenesi-filmi-hayatin-bedeli-780x439.png[/RESIM]Film, tüm dünyayı sarsan gerçek bir olayı ve sonrasını aktardığı için özellikle dikkatimi çekmişti. Bu beklentimi de karşıladı diyebilirim... Filmin tamamı hukuk dünyasında geçse de teknik bilgiler ile izleyenini hiç boğmadan sonuna kadar sürüklemeyi başarıyor. Tabi bunda başrolümüz Michael Keaton'ın etkisi de büyük. Konu gerçek olunca iyi bir film izlemenin yanında, tarihsel olarak da bazı ilginç bilgiler öğrenme fırsatı buluyorsunuz. Şöyle dingin bir kafayla kurulup, pür dikkat izlenecek iyi bir film diyebilirim. - - - - -  Özet: Eğer gerçek, ayakları yere sağlam basan iyi bir film izlemek istiyorsanız 2021 yapımı "Worth" ismindeki bu film, size tavsiyemdir. Hem seyri güzel bir film izlemiş, hem de geçmiş tarihten birkaç detay öğrenerek genel kültürünüzü arttırmış olursunuz. Bir şans verin derim. - - - - -  • Hayatın Bedeli filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Film gerçek hikayeyi mi işliyor? Evet, film What Is Life Worth adlı anı kitabında yer alan gerçek olaylara dayanıyor.  • Filmin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Michael Keaton, Stanley Tucci ve Amy Ryan gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
4 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
Türk dizi tarihinde iz bırakan nefis dizi "Ezel" ile tanıdığımız "Ramiz Karaeski" karakteri, hepimizin aklına "Dayı" olarak yerleşen yegane karakterdir. Rahmetli Tuncel Kurtiz'in hayat verdiği bu karakter dizide yer aldığında, sosyal medyadan günlük hayata kadar her köşe başında konuşulurdu. Ezel dizisi boyunca Ramiz Karaeski'nin gençlik yıllarındaki halini de, oyuncu Ufuk Bayraktar canlandırmıştı. Ramiz Dayı'nın kendisi kadar, gençliği de oldukça beğenilmiş ve izlenme rekorları kırmıştı. İşte şimdi bu hikaye, "Dayı" filmi ile tekrar izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Gelin, "Dayı: Bir Adamın Hikayesi" filmi hakkındaki detaylara şöyle bir bakalım.  En İyi Hapishane Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Filmin hikayesini oyuncu Ufuk Bayraktar cezaevinde yazdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/75/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Geçtiğimiz yıl karıştığı bir kavgada, ruhsatsız silah bulundurduğu ortaya çıkan oyuncu, 6 ay 17 gün hapis cezasına çarptırılınca yolu cezaevine düşmüş oldu. Hapishanede kaldığı süre boyunca "Dayı" filminin hikayesini kaleme alan oyuncu, cezaevinden çıktığında da "içerisi üniversite gibi. Pek çok şey öğretiyor ama Allah bir daha düşürmesin" demişti. İşte ünlü oyuncunun içerideyken yazdığı bu hikaye, Uğur Bayraktar ve Serkan Öztürk tarafından senaryolaştırdı ve ortaya "Dayı" filmi çıkmış oldu.  Filmde Ramiz Dayı'nın gençliğini mi, yoksa farklı bir karakteri mi izleyeceğimiz henüz belli değil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/61/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dayı filmi dendiğinde bile herkesin aklına ilk olarak Ramiz Dayı geliyor. Ufuk Bayraktar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı'nın gençliğini canlandırmıştı. Bu yüzden Dayı filmi birçok kişi için Ramiz Dayı'nın gençliğini konu alan bir film. Fakat Ezel dizisi ve Ramiz Karaeski gibi karakterlerin tüm telifi Ay Yapım'da. Bu yüzden yine birçok kişi de Dayı filminde bambaşka bir karakterin işleneceğini, Ay Yapım'ın böyle bir yeni versiyona izin vermeyeceğini düşünüyor.  Filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar'ın, "Kardeş" kelimesini kullanması, Dayı filminin Ramiz Dayı'nın gençliğini anlatacağı yönünde yorumlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/31/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar bu filmin Ramiz Karaeski karakterinden bağımsız olacağı söylense de, filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar, cezaevinden çıkarken kapıyı açan memura "Eyvallah kardeş" şeklinde hitap ediyor. Ezel dizisindeki Ramiz Dayı'nın da hitap şeklinin "Kardeş" olması, Dayı filminin, Ramiz Dayı'nın gençliğine odaklanacağı yönünde yorumlandı. Filmin çekimleri 3 ay sonra 2020'de başlayacak ve Hatay, İstanbul, Ankara ve Samsun'da yapılacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/13/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Murad Zaloğlu'nun oturacağı Dayı filmi 2020'de seyirciyle buluşacak. İşte Dayı filminin yayınlanan 2 dakikalık fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=EvQ3JtU2SDI[/VIDEO] Not: Her ne kadar vurdulu kırdılı, mafyavari, hatta çukurvari ve recep ivedikvari, topluma, gençlere iyi bir örnek olmayan film ve dizileri onaylamasam da "Dayı" filmi gerçekten iyi bir şekilde işlenirse güzel bir yapım olur kanısındayım. Silahtan, kavgadan çok, sert, anlamlı ve yıllarca unutulmayacak replikler ile donatılırsa gerçekten Türk sinemasında kendine çok iyi bir yer bulabilir. Fakat "İstanbul sen mi büyüksün ben mi!" kavgasına girer, ona buna silah çekip racon keser, leblebi gibi insan öldürürse bu dayıyı onaylamam mümkün değil. Umarım hayata dair iyi ve anlamlı replikler ile akılda kalan, sağlam bir film olur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ► Film ile ilgili yeni bir gelişme olduğunda buraya eklenecektir, takipte kalın. 
58b
0
6 yıl
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Bugün size, keşfettiğim andan itibaren çok etkilendiğim ilginç bir olayı getirdim. Konumuz bir "şarkı"... Fakat bu şarkı bildiğiniz tüm şarkılardan farklı. Çünkü bu şarkının katil olduğuna inanılıyor!  Şarkı yazılıyor ve olaylar başlıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/81/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpeg[/RESIM] Her şey Macar asıllı besteci ve söz yazarı Rezso Seress ismindeki bir adamın bir Pazar günü bir şarkı yazmasıyla başlıyor. Yazdığı bu şarkıya "Szomoru Vasamap" yani "Kasvetli Pazar" adını veriyor.  Şarkı ilk kurbanını alıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/42/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM]Şarkıyı ilk dinleyen Seress'in sevdiği kadın oluyor. Kadın, şarkıyı dinledikten sonra bir şişe zehir içerek intihar ediyor. Geriye ise sadece 2 kelimenin yazılı olduğu bir kağıt parçasını bırakıyor; "Gloomy Sunday"... İkinci intihar geliyor!  Budapeşte polisi, Joseph Keller ismindeki bir ayakkabı boyacısının sokak ortasında kafasına ateş ederek intihar etmesi ihbarı ile olay yerine gidiyor ve yerde kağıda yazılmış 2 kelimeyi buluyor; "Gloomy Sunday"... İntiharlar gelmeye devam ediyor!  Şarkı Avrupa'da da yayılınca gençler tarafından hikayesi kulaktan kulağa yayılmaya başlıyor. Bir dans kulübünden çıkan genç bir kadın, bir silah ile kendini öldürerek geride şarkının adının yazılı olduğu bir not bırakıyor. Bu olayların üzerine Budapeşte emniyeti şarkının çalınması yasaklıyor!  Şarkı dünyaya yayılıyor!  Berlin'de bir esnaf, dükkanının içinde kendini asıyor ve geride şarkının adını bırakıyor. New York'taki bir yazar, evinin içinde tüpü açarak kendini gaz ile zehirliyor ve ölmek üzereyken kağıda "Gloomy Sunday" yazdığı anlaşılıyor. 17 yaşındaki bir kız odasında intihar ediyor ve not defterinde "Macar İntihar Şarkısı" yazılı olduğu bir sayfa bulunuyor.  Roma'daki bir köprü üzerinde bu şarkıyı söyleyen bir dilenciyi fark eden bir genç, tüm parasını dilenciye verip kendini birden sulara bırakıyor ve ölüyor! BBC, şarkının dinlenilmesinin yasak olduğunu ilan ediyor!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/40/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Ölümlerden sonra BBC, tüm İngiltere'de şarkıyı yasaklıyor!  Yazarın ölümü...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/60/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Seress, düştüğü Nazi kampından kurtuluyor bunun üzerine psikolojisi bozulunca bir çatıdan atlıyor fakat ölmüyor. Sonra da kaldırıldığı hastanede, 1968 yılında kendini boğarak ölüyor. Öldüğü gün ise "Pazar" olarak kayıtlara geçiyor. Şarkının sözlerinde ise "Pazar günü yapılacak olan cenazeme gel..." şeklinde bulunan bir kısım herkesi ürpertiyor. İşte o şarkı!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9dZj7YW5oFQ[/VIDEO]
15b
1
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.