Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim

14 Mart 2018
25b
0 Yorum
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim

Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım. 

1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman"

Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış... 

2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış.

3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var...
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak...

4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış. 

5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş. 

6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...  

7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın"
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.
 Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"

Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
Pırıl Pırıl Girişimci Bir Ekip ve Ufuk Açıcı Bilgiler Barındıran Muazzam Bir YouTube Kanalı: Başka Bir Şey
Pırıl Pırıl Girişimci Bir Ekip ve Ufuk Açıcı Bilgiler Barındıran Muazzam Bir YouTube Kanalı: Başka Bir Şey
Bugün, "Keşfettiklerim" köşemde sizi muhteşem bir YouTube kanalı ile tanıştırmak istiyorum. Kanalımızın adı "Başka Bir Şey"... Peki nedir bu Başka Bir Şey? Ne yapar? Kadir Köymen ve birçok pırıl pırıl zihin, bu kanalda geliştirdikleri projeleri ve içine atıldıkları heyecan dolu maceraları kayda alıyorlar. İnovasyon, girişimcilik, dostluk, hepsi bu kanalda. Birkaç yıl önce paylaşımlar birden durmuş ve beni çok fazla üzmüştü. Fakat artık geri döndüler.  Öyle güze kurgular ile öyle sağlam videolar yapıyorlar ki, ben bölüm bölüm izlerken "Bunun paralı olması gerekiyordu!" diye yakınıp durdum. Çünkü bence bu haliyle kanaldaki videoları Netflix'e falan satabilirler, çünkü ortada çok kaliteli bir iş var ve her bir bölümde de içinizdeki girişimci ile tekrar tanışacaksınız kaan demişti dersiniz.  Buradan kanala ışınlanabilir, ya da hemen aşağıya ekleyeceğim videolarından bu muhteşem oluşumu 1. bölümden itibaren izleyebilirsiniz. Şu an 62 bin kadar aboneye sahipler fakat kısa sürede bunun da artacağını düşünüyorum. Size nacizane tavsiyem hemen bitirmeyip her gece 1 bölüm izlemeniz. Hadi videolara geçelim!  1. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ZLA349dDSC8[/VIDEO]  2. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=kM3pTc1EDrs[/VIDEO]  3. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QK-EA1ofklA[/VIDEO]  4. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ov6sKcwKjIY[/VIDEO]  5. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TRsSs5FBvDk[/VIDEO]  6. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Ge3as--l5FQ[/VIDEO]  7. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=uq3x4wTHLc4[/VIDEO]  8. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=saeK7SUuwFE[/VIDEO]  9. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=UGVdK-mOVx0[/VIDEO]  Final Part 1 [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=61l6t09b32w[/VIDEO]  Final Part 2 [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=XC1ZTQwroKg[/VIDEO]  Final Part 3 [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=fkRjlAz9LI0[/VIDEO]  2. Sezon Fragman [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=a58OryF84kE[/VIDEO]   
8.1b
2
7 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
2
5 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
6 yıl
Hijack: Uçak Kaçırma Konulu Gerilimi Bol Yeni DİZİ!
Hijack: Uçak Kaçırma Konulu Gerilimi Bol Yeni DİZİ!
Yeni dizileri sıkı takip ediyorum. İyi film bulmak daha kolayken dizilerde bu durum pek öyle değil. Şöyle iyi dizi çıksa da izlesem derken birçok yeni dizi keşfediyorum. Hijack dizisi de bunlardan biriydi. Hijack ne demek diyenler için önce onu açıklayayım; Hijack havacılıkta "uçak kaçırma vakası" olarak ifade ediliyor. İşte Hijack dizisi de böyle bir olayı konu alıyor. Peki Hijack dizisi konusu ne? Oyuncuları kimler? ve hepsinden önce Hijack dizisi izlenir mi? Gelin bu soruların cevabına birlikte bakalım ve dizi önerisi isteyenlere izleyecek yeni bir yapım tavsiye etmiş olalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin Hijack dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/328/28/hijack-ucak-kacirma-konulu-gerilimi-bol-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, Dubai'den Londra'ya doğru 7 saatlik bir yolculuk yapan büyük bir yolcu uçağında yaşananları konu alıyor. Büyük bir grup, uçağı ele geçirmek istiyor. Uçakta bulunan başrol adamımız, gerçek hayatında da büyük şirketler arasındaki müzakereleri yöneten bir 'anlaşma uzmanı' olunca da durum boyut değiştiriyor. İşte dizimiz de sadece 7 bölümde bize bu süreci gerilimli ve aksiyonlu bir şekilde aktarmayı başarıyor. Dizinin temposu sağlam![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/328/80/hijack-ucak-kacirma-konulu-gerilimi-bol-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Korsanların mantığa aykırı birkaç hareketi ve yine birkaç kötü oyunculuk olmasına rağmen dizinin temposu beni kesinlikle yakalamayı başardı. Dizinin sessiz bir şekilde durup, sakinleştiği sahne sayısı çok az. İzleyiciyi sürekli bir tetikte bırakma durumu söz konusu ve bence bu gayet iyi. Özellikle bu tür 'suç' dizilerinde temponun yüksek olması, sürükleyiciliğin iyi olması hayati önem taşıyor ve bence Hijack dizisi bunu başarmış. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/328/67/hijack-ucak-kacirma-konulu-gerilimi-bol-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] Özet: Dizi, hep bildiğimiz klişe 'uçak kaçırma' konusunu sürükleyici bir şekilde işlemeyi başarıyor. Ortalamanın altında bir yapım izleyeceğim diye düşünürken gayet de keyifli bir dizi izledim diyebilirim. Başrolünde Idris Elba olan, hem yeni, hem de seyir keyfi ortalamanın 1 tık üzerinde bir şeyler izlemek isterseniz bence bu diziye bir şans verin derim... Benden söylemesi. - - - - - -  ● Hijack dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı bir dizi olduğu için Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç sezon? 2023 itibariyle yayınlanan dizinin 1. sezonu 7 bölümden oluşuyor. Dizinin 2. sezonunun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
4
2 yıl
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Size birkaç hafta önce şu yazımda, Netflix dizilerine olan mesafemi kapatmayı başaran nefis bir diziden bahsetmiştim. Ben "Daha 3-4 ay iyi bir Netflix dizisi tavsiye etmem herhalde..." diye düşünürken işte bugün karşınızdayım ve sizlere taze taze, dumanı üstünde gayet iyi bir Netflix dizi önerisi vermeye geldim. Söz konusu bu dizinin adı "I Am Not Okay with This" ve eğer bu içeriğe "I Am Not Okay with This izle" gibi bir arama sonucu ile yolunuz düştüyse istediğinizi bulamayacağınızı peşin peşin söylemek istiyorum ki zaman kaybetmeyin. Eğer bu diziyi izlemek istiyorsanız bu içeriğin en sonundaki butonu kullanmanız gerekecek.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi bu yeni Netflix dizisi I Am Not Okay with This nasıl bir şey? Konusu ne? Türü ne? Neden izlenmeli? gibi sorularınıza tek tek cevap verip sizi bu dizi ile baş başa bırakayım... Hem de SPOİLER'sız! Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix yapımı I Am Not Okay with This dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/5/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizimiz, babasını trajik bir şekilde kaybeden liseli bir kıza odaklanıyor. Zaten ergenliğin getirdiği can sıkıcı durumlar ile mücadele ederken bir de kendindeki bazı tuhaf durumları fark ediyor genç kızımız... Pek arkadaşı olmayan, ailesi ile sorunları olan ve günlük hayatında kafa sesi olarak, çoğu şeyi içinden söyleyen, düşünen, içine kapanık kızımız, fark ettiği tuhaflıkların da artmasıyla, kendini birden farklı bir dünyanın içinde buluyor. İşte dizi de tüm bunları ve fazlasını konu alıyor.  20 dakikalık bölümler![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/77/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerini izlerken her bölümün ortalama 20 dakika olması beni cezbetmişti. Fakat diziyi severek izlediğimi fark edince, keşke bu süre biraz daha artsa diye düşünmeye başladım. Muhtemelen bu dizi, kısa bölüm süreleri ile sizi de ilk başlarda çok mutlu edecek. Fakat eminim, 10'ununuzdan 8'i, ilerleyen bölümlerde "Keşke bölümler biraz daha uzun olsa" diye iç geçirecek... Kaan demişti dersiniz.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/51/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Lise, yani gençlik dizisi ama içinde abartı efektler ya da laçka halindeki tatsız muhabbetler yok. Bir genç kızımız var ve o ergenliğini sorgularken siz de kendinizin o yaşlarındaki haline gidiyorsunuz. Genç kızımız kendinde bazı tuhaflıkları fark ediyor ve siz yine kendinizi onun yerine başarıyla koyabiliyorsunuz. Bence bir dizi ya da filmde, kendinizi söz konusu kişinin yerine rahatça koyabiliyorsanız o yapım olmuş demektir. Bu dizi, beni bu yönden yakalamayı başardı ve tam da bu yüzden "izlenir" deyip, tutup buraya size tavsiye etmeye getirdim.  Müzikleri, renkleri, atmosferi, kısacası her şeyi ile bir gecede izleyip bitirebileceğiniz bir dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/69/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin müzikleri, sahne geçişleri, pastel renkleri ve atmosferi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bu yönlerden benzettiğim diziler var ama şimdi "Haa ona benziyorsa..." diye düşünüp izlemeden fikir sahibi olmayın diye söylemek istemiyorum... Kısa bölümleri ile çerez gibi 1 gecede silip süpüreceğiniz bu Netflix dizisini mutlaka izleyin derim. Olmuş bu, aferin Netflix.  Son olarak dizimizin oyuncuları da şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/49/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Ana kadroda Sophia Lillis, Sofia Bryant ve Wyatt Oleff gibi isimler bulunuyor.  Hemen şimdi izlemeye başlamanızı önerdiğim bu diziye aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve yine hemen aşağıdan fragmanını izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=AWjW9tjKjhk[/VIDEO] Diziyi İzle ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
1
5 yıl
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Dünya genelinde neredeyse her gün en az 1 yeni dizi yayınlanıyor. Bu istatistik çok çarpıcı olsa da maalesef bu bolluğun biz izleyiciler için pek bir anlamı yok, çünkü yayınlanan çoğu yabancı dizi, izleyip beğendiğimiz tüm o iyi dizilere çok uzak. İşte ben de tam da bu yüzden yeni dizileri sizin için takip ediyor ve hangi platformda yayınlanıyorsa gidip hemen bulup izliyorum. Death's Game de bu dizilerden biriydi ve nihayet izleyebildim ve bugün buradayız. Bugün size KORE imzalı acayip bir diziyi, yani Death's Game dizisini anlatmak, hiç lafı uzatmadan bu dizi izlenir mi? İyi mi kötü mü? gibi sorularınıza cevaplar vermek ve sizi, bu diziyle buluşturmak istiyorum... E hadi gelin! Yorumumdan önce gelin Death's Game dizisi konusuna bakalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/52/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Death's Game dizisi, bence dizi sektöründe son yıllardaki en farklı konuyu işliyor. Kore imzalı bu yeni dizi, hayatın zorluklarıyla başa çıkamayan bir gencin, intih*rı düşünmeye başlamasını ve sonrasında başına gelen fantastik ve etkileyici olaylar zincirini konu alıyor.. Adamımız birden ölüme çok yaklaşıyor ve işte gittikçe duygu yükü ağır basan bir hikaye de böylece başlıyor. ACAYİP bir dizi bu! Nedenini anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/3/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Dizi o kadar sürükleyici ki, bir oturuşta 1 bölüm izleyip kapatmak bence ‘imkansız’.. Hem fantastik olaylı, hem aşklı, hem bol aksiyonlu, hem de TAŞ gibi bi hikayeli nefis bi dizi bu. KORE; sinemasına devlet kasasından yıllardır öyle büyük bütçeler ayırıyor ki, Parasite, Squid Game ve daha pek çok sağlam yapım ile hem kendi kültürünü, hem de kendi ürünlerini tüm dünyaya yaymayı başarıyor. İşte bu dizi de bunun en iyi örneklerinden biri. "Kaan demişti.." dersiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/20/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Uzun zamandır “duygu” olarak beni bu kadar etkileyen bi dizi daha izlediğimi hatırlamıyorum… Muhtemelen yakın zamanda sağda solda bolca göreceğiniz bu yapımı kaçırmayın derim.. “Kaan demişti” dersiniz. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle hem fantastik, hem de duygu açısından yoğun, sağlam bir dizi arıyorsanız bence bu dizi kesinlikle izlenecek diziler listenizin ilk 3 sırasından birinde olmalı.. Bu tür etkileyici diziler çok rastladığımız yapımlar değil, sadece bu yüzden bile bu 'farklı' senaryoya göz atmak ve desteklemek gerek diye düşünüyorum. Kore'lilerin 'ölüm' konusuna bakış açıları gerçekten çok farklı... Mutlaka bir şans verin derim. Bahsetmek istediğimi anlayacağınıza eminim. - - - - - -  • Death's Game dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime Video yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ortalama 40-50 dakikadan oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
36b
6
1 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Yabancı diziler artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Artık herkesin bir baş ucu kitabı olduğu gibi mutlaka izlediği bir yabancı dizi de var. Pek çok kişi her gün Google'a girip "yabancı dizi önerisi" veya "dizi önerileri" gibi aramalar sonucu izleyecek iyi bir dizi önerisi arıyor. Ben de bugün sizlere her birini de izleyip beğendiğim yabancı dizileri tavsiye etmek istedim.
111b
0
4 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
32b
0
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.