Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

22 Aralık 2019
17b
0 Yorum
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum.

Diziye Git ►

Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim!

Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir. 

Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

O ilk 2 bölüm neydi öyle?

Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki... 

"Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..."

Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor. 

Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
 Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası. 

CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki...

Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu. 

Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor...

Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü. 

Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım.

Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş!

Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim. 

Dizinin atmosferi şahane!

Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor. 

Müzikler gerçekten iyiydi

Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı. 

Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı

Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim.

Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim.

The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ►

● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Modunu Seç ►

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the witcher incelemethe witcher konusuthe witcher hakkında yorumlarthe witcher izlethe witcher yorumlarthe witcher analizthe witcher oyuncularthe witcher dizi incelemesithe witcher netflix
EN AKTİF ÜYELER
Beni Çok Sev: Netflix'in İzleyeni Drama Boğan Yeni Filmi!
Beni Çok Sev: Netflix'in İzleyeni Drama Boğan Yeni Filmi!
Netflix'te 2 gün önce yani 19 Kasım'da yayınlanan Beni Çok Sev filmi, uzun zamandır beklediğim filmlerden biriydi. Netflix Türkiye, geçtiğimiz yıl pandemi koşullarının tam da göbeğinde çok iyi projelere start verdi. Beni Çok Sev filmi de onlardan biriydi. Filmi az önce izleyip bitirdim ve "beni çok sev konusu ne?", "beni çok sev filmi oyuncuları kimler?" gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni gözdesi Beni Çok Sev filmi konusu ne, oyuncu kadrosunda kimler var ve en önemlisi bu film izlenir mi? gibi konulara birlikte şöyle bir göz atalım! Film hakkındaki yorumumdan önce: Beni Çok Sev filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/97/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Sedat isminde bir gardiyanımız ve Musa adında da bir mahkumumuz var. Mahkumumuz 1 günlük aile izni alınca gardiyan Sedat'ın eşliğinde 1 günlüğüne memlekete gidip gelmesine izin veriliyor. İşte ne oluyorsa da bu izin sırasında oluyor ve eski defterler açılıp, işler biraz karışıyor. Film de bize bu süreci aktarıyor. Bu film izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/50/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Film, damağımda çok güzel bir tat bıraktı. Uzun zamandır böyle "bizden" iyi bir dram filmi izlememiştim... Bir şeyler izlemeyi neden severiz? Çünkü bize farklı duyguları yaşatabilirler. İşte bu film de bunu çok iyi yapıyor. O yüzden ötesine berisine bakmadan, duygu olarak izleyicisine bir şeyler geçirebiliyorsa ortaya çıkan bu iş gerçekten iyidir. Atmosferiyle, oyuncularıyla, hikayesinin akışıyla yani kısacası büyük bir bölümüyle; bu film beni kesinlikle kazandı diyebilirim. Ercan Kesal... Sen nasıl bir oyuncusun?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/49/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.jpg[/RESIM]"Bir Zamanlar Anadolu'da" ve "Nasipse Adayız" gibi yapımlarda da çok beğenerek izlediğim Kesal, bu filmde de rolünü büyüterek taş gibi bir oyunculuk sergiliyor. Bu adam oynamıyor, adeta o rolü yaşıyor. Ne zaman Ercan Kesal'ı izlesem sanki gerçek hayatta da oynadığı o roldeki gibi biriymiş gibi geliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/13/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM] ÖZET: Bence bu film olmuş. Sarp Akkaya, Ercan Kesal ve Songül Öden gerçekten şahane oyunculuklar sergilemişler. "Bir Başkadır" dizisindeki gerçeklik bu filmde de yakalanmış. Eğer Netflix'te şöyle güncel ve iyi bir şeyler izlemek isterseniz bu filme bir göz atın derim. Dikkat! Bundan sonrası spoiler içeriyor, filmi izledikten sonra gelin[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/23/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM] Öncelikle; Banyo sahnesine gerek var mıydı? Bilemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/22/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Tamam adamımız da o mahallenin bir ferdiydi mahkum olmadan önce, tamam sırtındaki o "sokaklardan gelme" dövmesini göstermek istediniz bize ama diğer tüm detayları, görmeye gerek var mıydı? Filme ne kattı? Bir mahkum için evde duş alma olayı çok büyük bir keyif anı olabilir anlıyorum fakat her şeyi tüm çıplaklığıyla görmemize gerek var mıydı be Netflix? Bilemedim... Herkesin aklında tek soru; "Leyla kimin kızı?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/63/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmde Leyla'nın Musa'nın gerçek kızı olmadığını görüyoruz. Nuriye (Songül Öden) iş yerinde çalışan bir kadının kızı diyor Leyla için ama filmi izleyen pek çok kişi hemen kolları sıvayıp "beni çok sev leyla kimin kızı?" sorusuna google'lıyor... Leyla, filmdeki gibi ne Nuriye'nin ne de Musa'nın kızı değil. Akıllarda soru işareti kalmış olsa da gerçek bu. Ha bu arada Leyla karakterini oynayan oyuncumuz da 2003 doğumlu Aleyna Özgeçen. - - - - - • Beni Çok Sev Netflix'te var mı? Evet, Beni Çok Sev filmi Netflix'te izlenebilir. • Filmde +18 sahne var mı? Evet, Beni Çok Sev filminde hem replik hem de görüntü olarak birkaç müstehcen sahne yer alıyor.  • Beni Çok Sev filminin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Ercan Kesal, Aleyna Özgeçen, Sarp Akkaya, Songül Öden yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
4 yıl
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 yılı içinde birçok filmi sabırsızlıkla bekledim. İzleyeceğim günleri iple çektim. Bu filmlerden bazıları fos çıksa da bazıları gerçekten de beni yakalamayı başardı ve onları da burada sizlere tavsiye ettim. 2019 yılı içinde çıkan, izleyip beğendiğim filmleri buraya tıklayarak görebilirsiniz. İşte Brad Pitt başrollü "Ad Astra" filmi de izlemek için can attığım filmler arasındaydı. Filmi bugün izleme fırsatı buldum ve sizlere de tavsiye ettim. Filmi izledikten sonra yazdığım tavsiye metnine göz atmak için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► (Bu içerik Ad Astra filmi hakkında SPOİLER içermez, filmi izlemediyseniz de okuyabilirsiniz) Hadi gelin şimdi Brad Pitt başrollü uzay filmi Ad Astra'ya biraz daha yakından bakalım!  Ad Astra filminin konusu kısaca şöyle[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/29/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Babası 20 yıl önce başka varlıklar keşfetmek için Neptün'e doğru yolculuğa çıkan bir uzay mühendisinin yaşadıklarını konu alıyor Ad Astra... Sorumlu şirket bu görevin neden başarısız olduğunu anlamak için oğulun, babasına bir mesaj göndermesini istiyor ve adamımızın macerası tam da burada başlıyor.  Interstellar, Gravity ve The Martian gibi filmler ile kıyaslamayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/50/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Ne yazık ki hepimizin düştüğü bir hata var; Filmleri birbirleri ile kıyaslıyoruz. Oysa hiçbir film, başka bir filmin kulvarına girmez. Her film kendi kulvarını, kendi yolunu oluşturur ve o yolda sadece o film vardır. Ne Interstellar Gravity'nin yerini tutabilir, ne de The Martian Ad Astra'nın yerini. Bu şekilde kıyaslama yaparsanız çok üzülürsünüz, aman dikkat. Interstellar, uzay ve zaman hakkında yapılmış en sağlam film. Senaryosunu bilim insanlarının yazdığı dev bir ansiklopedi. Gravity, sadece birkaç oyuncu ile nasıl nefis bir uzay filmi çekilebildiğini gösteren mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. The Martian ise şahane sahneleri ile Mars koşullarını bizlere tanıtan, insanoğlunun verdiği müthiş hayatta kalma mücadelesini konu alan harikulade bir yapım. Ad Astra, kendi içinde yolculuk yapan bir astronotun çıktığı uzay yolculuğunu konu alan enfes bir film. Eğer uzay ve evren gibi konulara ilginiz varsa bu 4 filmin her biri de size farklı bir haz verecektir. Hepsi kendine has ve her birinin de tadı ayrıdır.  Uzun ve yer yer sakin bir film izleyeceksiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/4/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Filmin atmosferi çok farklı. Yani kendine has bile denebilir. Fakat ben yer yer, size de burada tavsiye ettiğim iyi uzay filmleri Moon ve Sunshine filmlerindeki atmosfere benzettim. Ad Astra'da vurdulu kırdılı sahneler, ya da devasa çarpışmalar, düşmeler ve olaylar beklemeyin. Filmin müzikleri öyle etkileyici ki, uzay sahneleri ile birleştiğinde filme muazzam bir dinginlik hakim oluyor. Yani uzay konusuna ilgisiz olan birçok kişi, filmi izlerken mayışıp koltuğuna yayılabilir. Fakat ben de dahil olmak üzere uzay ve evren konusuna ilgisi zirvede olan kişiler, Ad Astra'yı son sahnesine kadar gözünü kırpmadan, merakla izleyeceklerdir.  Filmin bütçesi 80 milyon![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/5/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin bütçesi 80 Milyon dolardan biraz fazla. Kıyaslamanız için; Interstellar'ın bütçesi 165 Milyon dolardı.  Ay, Mars ve Neptün'e yolculuk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/89/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Bu arada film, Ay, Mars ve Neptün'ü ayağımıza getiriyor. Film, insanoğluna bu imkanı tanıyor ve önce Mars'ı sonra da Neptün'ü görme fırsatı buluyoruz. Bu yüzden görsel açıdan film tatmin ediyor.  Ad Astra filminin oyuncuları[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/34/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Oyuncu kadrosunda Brad Pitt başta olmak üzere Ruth Negga, Liv Tyler ve Tommy Lee Jones gibi isimler yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise James Gray var.  Brad Pitt Filmleri ► Ad Astra fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=P6AaSMfXHbA[/VIDEO] ● Modunuza göre film tavsiyesi seçmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
6 yıl
Bir Gecede Bitirin! 4 Bölümlük Çarpıcı Netflix Dizi Tavsiyesi: "Unorthodox"
Bir Gecede Bitirin! 4 Bölümlük Çarpıcı Netflix Dizi Tavsiyesi: "Unorthodox"
Size burada 1 ay önce tavsiye ettiğim şu Netflix dizisi sonrasında izleyecek yeni bir dizi ararken dün gece karşıma Netflix imzalı "Unorthodox" dizisi çıktı. Hiç hakkında araştırma bile yapmadan hemen kaptırdım kendimi ve 4 saatin sonunda gerçekten çok etkilenmiştim. Bu yüzden bu sabah sıvadım kolları ve sizlere bu Netflix'in yeni gözdesi Unorthodox dizisi "İzlenir mi?", "Konusu ne?", "Nasıl bir dizi?" gibi sorulara cevap vermek ve bu diziyi size tavsiye etmek istedim.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle buraya "Unorthodox dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınızı burada bulamayacağınızın haberini peşin peşin vermek istiyorum. Dizi şu an Netflix'te yayında ve hemen buraya tıklayarak diziyi izlemeye koyulabilirsiniz. İzlemeden önce Unorthodox dizisi hakkında detaylara göz atmak isteyenler ise benimle birlikte aşağıya devam edebilir. Hadi gelin şimdi, bu haftanın Netflix dizi önerisi Unorthodox'a birlikte göz atalım. Öncelikle nedir bu Netflix yapımı Unorthodox dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/82/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Netflix imzalı bu mini dizimiz, New York'un bir bölgesindeki Yahudi Topluluğu içinde doğup, büyüyen 19 yaşındaki bir kızın yaşadıklarını konu alıyor. Genç kız, kendini bir türlü o dünyaya ait hissedemiyor ve hayatın önüne getirdiği zor yollardan birini seçmesi gerekiyor. İşte dizi de, Esty ismindeki bu genç kızın, kendini bulmak için çıktığı cesaret dolu yolculuğu konu alıyor. Baskılar altında yaşamakta zorlanan ve bir yerde canına tak ederek radikal bir karar alıp hayatını değiştirmeye çalışan genç bir kadının çarpıcı hikayesini izleyeceksiniz. Üstelik bu dizide izleyeceklerinizin, gerçek anılardan yola çıkılarak yazıldığını da hatırlatmak isterim. Beni etkilemeyi başardı fakat; Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/7/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Eğer içinizde bir yerlerde, dilediğiniz hayatı yaşayamadığınız düşüncesi varsa, mutlaka bu diziyi izleyin derim. Çünkü dizi, içindeki sese kulak veren bir genç kızın çok zor bir karar alıp hayatını değiştirmek için adım atmasını konu alıyor. İzleyin, çünkü hepimiz yer yer bu zor kararlar ile karşı karşıya kalıyoruz ve ne yazık ki çoğumuz, sadece düzenimizin bozulmaması için, o zor kararları bir türlü alamıyoruz. Korkuyoruz, geleceğimizden endişe duyuyoruz ve bir türlü cesaret edemiyoruz. İşte bu dizi, içinizdeki bu sönmek üzere olan cesareti biraz daha körükleyebilir. Hem sadece 4 bölüm. En kötü bir akşamınızı feda etmiş olursunuz, fakat dizi ilginizi çekerse, alacağınız kararlar karşısında bir gece ne ki?... Nacizane bir uyarı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/39/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan ama bu dizi böyleymiş..." gibi cümlelerle gelmemeniz için bu uyarıyı yapmak istiyorum. Dizimiz, dini bir cemaati ve cemaatin geleneklerini, kurallarını ve atmosferini yansıttığı için durgun, sakin ve gerçek bir şekilde ilerliyor. Yani gerilim dolu, ya da aksiyonu bol bir şeyler izleme beklentiniz varsa üzülürsünüz. Eğer "din" konuları pek beni çekmiyor derseniz hiç bu diziye başlamayın derim, çünkü muhtemelen daha ilk bölümde telefonunuzu elinize alıp Instagram'da (Bu arada bizi Instagram'da takip edebilirsiniz) takılmaya başlayacaksınız. Ayrıca dizimizde bazı açık sahneler de mevcut uyarayım da sonradan kulağımı çınlatmayın. Başrolümüz "Shira Haas" şahane bir oyunculuk sergiliyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/19/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Diziyi bitirdikten sonra ilk işim, başroldeki genç kızın yani Esty'nin gerçek yaşına bakmak oldu. Meğer 24 yaşındaki Shira Haas, Esty karakterine hayat veriyormuş. Muhtemelen siz de benim gibi diziyi izledikten sonra bir de Shira Haas'ın boyunu merak edeceksiniz, o yüzden hemen aydınlatayım; Kendisi 1,52 boyundaymış. Ayrıca günlerden 4 Nisan 2020, kendisinin Instagram hesabına baktığımda 77 Bin takipçisi olduğunu görüyorum. Siz bu içeriği ne zaman okursunuz bilemiyorum ama bu cümlelerimi okuduğunuzda buraya tıklayarak kendisinin profiline göz atın ve güncel takipçi sayısını da görün. Böylece kendisinin Unorthodox dizisi ile birlikte takipçi sayısında ne kadar bir artış olduğunu da size gösterebilirim.  Ayrıca aklınızda "Unorthodox ne demek?" gibi bir sorunun oluştuğunu da düşünüyor ve bu soru işaretini gidermek istiyorum. Unorthodox; Geleneklere uymayan, sıra dışı, kuralların dışında anlamına geliyor. ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
31b
2
6 yıl
The Adam Project: Zaman Yolculuğu ve Ryan Reynolds İçeren Yeni Netflix Filmi!
The Adam Project: Zaman Yolculuğu ve Ryan Reynolds İçeren Yeni Netflix Filmi!
Netflix'in yeni işi The Adam Project filmini hatırlatmalara eklemiş ve yayınlandığı gibi izlemek için epey heycanlanmıştım. Nihayet film saatler önce Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen bir çırpıda izleyip bitirdim... "Ee Kaan nedir bu the adam project filmi konusu?", "Bu film izlenir mi?" diyen sizler için de burada filmden biraz bahsetmek istedim. 14 İyi Yabancı Dizi İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in 2022 yapımı yeni filmi The Adam Project hangi konuyu işliyor? Türü ne? Oyuncu kadrosunda kimler var? ve en önemlisi de İzlenecek kadar iyi bir film mi? sorularına bir göz atalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce; Gelin önce The Adam Project filminin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/24/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünde birçok filmden de tanıdığımız Ryan Reynolds'ın yer aldığı film, 2050 yılında büyük bir jeti kaçıran bir pilotun, zamanda yolculuk yapmasına olanak sağlayan bir solucan deliğiyle 2018 yılı yerine yanlışlıkla 2022'ye, yani günümüze yolculuk yapmasını ve sonrasında yaşadıklarını konu alıyor. Zamanda yolculuk, süpersonik silahlar falan tamam ama film 'çerezlik'ten öteye geçemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/11/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Ryan Reynolds çok iyi bir oyuncu. Fakat yıllarca yer aldığı roller, izleyicide "Ryan varsa kesin eğlenceli bi hafta sonu filmidir" algısı oluşturuyor. Bu film de tipik bir Reynolds filmi. En ciddi sahnelerde bile küçük espriler, diğer yan karakterler ile bitmek bilmeyen atışmalar ve mizah dolu aksiyon sahneleri... Evet aradığınız şey tam olarak bunlarsa bu film tam sizlik, fakat daha bilim kurguya yakın, ayakları yere daha sağlam bir şey arayanlardansanız bu film sizin için çerezlik'ten öteye geçemeyecek, üzgünüm. Neler iyi, neler kötü? Tane tane yazayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/278/43/the-adam-project-zaman-yolculugu-ve-ryan-reynolds-iceren-yeni-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmde sevdiğim ve sevmediğim pek çok şey vardı. Sonuç olarak 'çerezlik' olsa da gelin size The Adam Project filmindeki iyi ve kötü şeylerden biraz bahsedeyim.. İyi; ● Öncelikle film eğlenceli. Yani yukarıda söylediğim gibi tipik bir Reynolds filmi. Cips-kola eşliğinde izlemek isterseniz sizi tatmin edecektir. ● Ryan Reynolds ile küçük çocuğun uyumu gerçekten güzeldi. Bence çocuk, bu rol için kesinlikle doğru seçim. ● Zamanda Yolculuk zaten hepimizin sevdiği, merak ettiği bir konu. Bunun solucan deliğiyle anlatılması dikkat çekiciydi benim için. O detayları sevdim. ● Baba-oğul ilişkisini gösteren sahnelerdeki duygusallık gayet başarılıydı. Bu tür dram sahneleri, böyle filmlerin ayaklarını yere daha sağlam basmasını sağlıyor. Kötü; ● Filmdeki kötü tarafın 'kötü' olduğunu anlamıyoruz çünkü devasa bir kötülük görmüyoruz. Bu tip filmlerin en büyük eksisi hep bu oluyor... Mesela Thanos kötü taraftaydı, çünkü adam evreni yok etmekle tehdit ediyordu. İşte böyle elle tutulur, sağlam tehditler görmek istiyoruz filmlerdeki tüm kötü taraflardan... Bu filmde o yok maalesef. ● Reynolds, yıllardır aynı rolü oynuyor gibi değil mi sizce de? Sadece şu filminde farklı bir Reynolds izlediğimi hatırlıyorum.  ● Hızlı diyaloglar izleyicide 'Bu adam zeki galiba' algısı yaratıyor tamam kabul fakat bu artık sıkmadı mı yahu? Hasret kaldık tane tane konuşanlara..  ● Dövüş sahneleri beni hiç tatmin etmedi. Robocop gibi adamlara yumruk atmak bana pek gerçekçi gelmiyor. Filmden anında soğuyorum, üzgünüm netflix.. - - - - - Özet: Yukarıda da söylediğim gibi film çerezlik'ten öteye geçemiyor. Şöyle cips-kola eşliğinde ailece bir şeyler izlemek isterseniz sizi tatmin edebilir. Fakat benim gibi daha sağlam bir şeyler izlemek isteyenleri maalesef üzecektir... Karar sizin. - - - - - • The Adam Project filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Filmin oyuncuları kimler? Filmin başrollerini Ryan Reynolds, Jennifer Garner, Zoe Saldaña, Mark Ruffalo ve Walker Scobell paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Çok Taze! "Ne İzlesek?" Diyenlere 6 İyi 2021 Film Önerisi!
Çok Taze! "Ne İzlesek?" Diyenlere 6 İyi 2021 Film Önerisi!
Çok sık film izleyip tüketenler bilir ki, şöyle yeni, dumanı üzerinde taze, güncel bir filmi seyretmenin zevki çok başkadır. Bu yüzden her gün binlerce kişi Google'da 'film önerileri 2021' benzeri aramalar yaparak güncel, yeni çıkmış iyi film arıyor. İşte ben de bugün size 2021 film önerileri hazırlamak için kolları sıvadım. Özel Güç Filmleri İçin Tıkla! ►  Birazdan göreceğiniz 2021 yapımı film tavsiyelerinin her birini de izledim, beğendim ve buradaki farklı kategorilerde de sizlere tavsiye ettim. E neden 2021 filmlerinden bir liste de olmasın? dedim ve hepsini bir araya topladım... Hadi gelin şimdi o 2021 yapımı izlenmesi gereken film önerileri nelermiş görelim. 1. Göz atmanızı tavsiye ettiğim ilk 2021 filmimiz "Boss Level"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/90/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Belli bir zaman döngüsü içinde sıkışıp kalan bir adamın yaşadıklarını konu alan bu film, bazı teknikleri çok iyi kullanarak izlenmesi gereken 'kısır döngü' konulu filmler arasında yer bulmayı başarıyor. Bir şaheser değil fakat seyir keyfi yüksek bir film bu. Şans verin derim. Filme Git ►  ✓ @uykusarhosu'nun yorumu;"Edge of Tomorrow filminin tadı damağımda kalmışken üzerine bu filmi izlemek harika geldi. Aksiyon, bilim kurgu, eğlence... 3'ü1 arada :) Ama güzel olan birçok filmde olduğu gibi sonu pek tatmin etmiyor, devam filminin çıkması beni şaşırtmaz" 2. Denizlerdeki komployu görmek için bu nefis yapımı mutlaka izleyin; "Seaspiracy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/63/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Netflix yapımı bir belgesel film olan bu yapımı 7'den 70'e hepimiz izlemeli. Bir genç, iyi bir belgesel çekmek için kolları sıvıyor fakat birden kendini çok acımasız işlerin döndüğü bir dünyada buluyor ve tüm olan biteni kameraya alıp bize gösteriyor. İzleyin, izletin. Filme Git ►  ✓ @ozankandemir'in yorumu; "Kan dondurucu. Belgesel ekibinin verdiği, gerçekleri göz önüne sürme uğraşı çok etkiledi beni" 3. The Vault veya diğer ismiyle; "Way Down"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/52/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise çok değerli bir hazinenin bulunduktan sonra İspanya devlet bankasında korumaya alınmasını ve bu değerli hazineyi çalmaya çalışan bir ekibin yaşadıklarını konu alıyor. Bu türü seviyor ve güncel bir şeyler arıyorsanız bir bakın derim. Filme Git ►  ✓ @gizem-sener'in yorumu; "Bayıldım, kurgusu müthiş. Sıkıcı değil, zaman akıp gidiyor klasik bir konu ama pandemi döneminde çok iyi film bulmak zor" 4. "Varsity Blues Operasyonu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/95/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu belgesel film ise 2019 yılında ifşalanan gerçek bir skandalı işliyor. Amerika'da çok ünlü üniversitelerin, bazı varlıklı aileler için statü meselesi olduğunu fark eden bir adam "çocuğunuzu para karşılığında istediğiniz üniversiteye sokabilirim" diyor ve bunu da gerçekten yapıyor. Gerçekten çarpıcı bir olay ve çarpıcı bir yapım. Filme Git ►  ✓ @nihat-urper'in yorumu; "Müthiş bi skandal bu. ama bence birçok ülkede bu şekilde yürüyordur işler. her yer kirli, herkes suçlu... İzleyin" 5. "Raya and the Last Dragon"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/38/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Animasyon filmlere 'çocuk filmi ya..' şeklinde sığ bir düşünceyle yaklaşmıyorsanız bu tavsiyemden kesinlikle zevk alacaksınız demektir... Fantastik, sürükleyici, keyifli ve en önemlisi de bir mesajı olan iyi bir 2021 filmi izleyeceksiniz. Tadını çıkarın. Filme Git ►  ✓ @Lynx'in yorumu; "Ben beğendim. Konuyu işleyişi biraz klasik olsa da görsel olarak güzel olması ve izleyiciyi eğlendirmesi kesinlikle izlenebilir kılıyor. Eğer güzel bir animasyon arıyorsanız; buyrun" 6. Son önerim ise bu günlerde epey konuşulan bir yapım; "Nobody"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/57/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, hiç etliye sütlüye karışmadan evden işe, işten eve gidip gelen bir adamın, yaşadığı bir olaydan sonra içinde bastırdığı yanının ortaya çıkışını konu alıyor... Koşturmacalı ve şöyle sağlam 'vurdulu kırdılı' sahneler izleyeceksiniz. Hatta izlerken "John Wick bu ya..." da diyebilirsiniz, haklısınız, çünkü bu 2 filmin senaristi de aynı... Bir şans verin derim. Filme Git ►  ✓ @akif-feyzioglu'nun yorumu; "Olay örgüsünü kendim tam bağlayamasam da aksiyona doyurdu. Bazı sahneler bana John Wick'i andırdı. Güzel filmdi" - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
0
5 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
7.10b
0
8 yıl
Clickbait: Sosyal Medya Konusunu İşleyen, Yeni Netflix Mini Dizisi!
Clickbait: Sosyal Medya Konusunu İşleyen, Yeni Netflix Mini Dizisi!
2021 yapımı Clickbait dizisi, Netflix'te yayınlanmasını beklediğim diziler arasındaydı. Henüz 4 gün önce yayınlanan bu mini diziyi hemen 1 günde izleyip bitirdim ve clickbait dizisi konusu ne?, clickbait dizisi izlenir mi? gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım... Tabi her zaman olduğu gibi bu içerikte de dizinin konusuna değindikten sonra kendi yorumumu da yazacağım. En Güncel Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, 2021 yapımı Netflix imzalı yeni mini dizi clickbait nasılmış, oyuncu kadrosu, senaryosu ne durumdaymış birlikte şöyle bir inceleyelim! Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Clickbait dizisi neyi konu alıyor? Görelim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/257/99/clickbait-sosyal-medya-konusunu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Clickbait isimli bu yeni mini dizimiz, sosyal medya çağında yaşanan bir suç zincirini bize aktarıyor. Evli, mutlu ve çocuklu bir aile babası var. Bu adamımız bir gün ortadan kayboluyor ve hemen akabinde internete düşen videolarında "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor. E hal böyle olunca da dizi, bu suç konusunu içine sosyal medyayı da alarak ilerliyor ve peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bence bu dizi izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/257/9/clickbait-sosyal-medya-konusunu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Mini diziler, diğerlerine nazaran daha çok ilgimi çekiyor hep söylemişimdir. Sezonlarca süren yapımlar pek benlik değil. Biraz da bu yüzden olacak bu mini dizi şu aralar izleyecek bir dizi bulamayan benim için ilaç gibi geldi. Netflix'te yayınlanan nadir iyi mini diziler var ve Clickbait dizisi de onlardan biri oldu benim için... Yani vaktiniz varsa hemen bu diziye düşün derim. Sıkmıyor, sarıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/257/74/clickbait-sosyal-medya-konusunu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide tam bir şeyler çözülür gibi olacakken tekrar sarpa sarıyor ve böylece izleyici olarak bizi zinde tutmayı başarıyor. "E burada neden böyle oldu?" diye sorgulayacak pek büyük mantık hatası da yok üstelik. Gayet su gibi akıyor. Sürekli olarak "Acaba?" diye suçlu/katil tahmin etmeye çalışıyorsunuz ve bir bakmışsınız tüm dizi öylece akıp gitmiş... Şahsen dizi beni hiç sıkmadı, tam aksine sardı ve 1 günde silip süpürdüm. - - - - -  Özet: Eğer Netflix'te şöyle içine sosyal medya konusunu da alan, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tavsiyemdir. - - - - -  • Dizi Netflix'te var mı? Evet, Clickbait dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizi 40-50 dakikalık 8 bölümden oluşuyor.  • Dizinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin başrollerinde Adrian Grenier, Phoenix Raei, Betty Gabriel ve Zoe Kazan'ı izliyoruz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
1
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.