Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

22 Aralık 2019
17b
0 Yorum
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum.

Diziye Git ►

Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim!

Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir. 

Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

O ilk 2 bölüm neydi öyle?

Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki... 

"Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..."

Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor. 

Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
 Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası. 

CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki...

Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu. 

Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor...

Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü. 

Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım.

Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş!

Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim. 

Dizinin atmosferi şahane!

Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor. 

Müzikler gerçekten iyiydi

Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı. 

Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı

Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim.

Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim.

The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ►

● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Modunu Seç ►

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the witcher incelemethe witcher konusuthe witcher hakkında yorumlarthe witcher izlethe witcher yorumlarthe witcher analizthe witcher oyuncularthe witcher dizi incelemesithe witcher netflix
EN AKTİF ÜYELER
Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Gündemi yoklamayı bilen, Türkiye'yi çok iyi tanıyan ve bu sektörde gerçekten başarılı işler yapan Acun Ilıcalı, Exxen isminde yeni bir dijital platform kurduğunu açıkladı. E hal böyle olunca da birçok kişi hemen kolları sıvayıp "Exxen iş başvurusu", "Exxen'de neler var?", "Exxen nasıl okunur? Ne demektir?" gibi birçok farklı türde soruları yağdırdı. E işin içinde Netflix benzeri bir dijital platform da olunca konu benim de ilgimi çekti ve Exxen'i şöyle bir araştırdım.  Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ►  Hadi gelin şimdi sizle Acun Ilıcalı imzalı yeni dijital platform Exxen nedir? İçinde dizi, film, belgesel mi var yoksa TV8 benzeri yarışma programları mı? sorularını yanıtlayalım! Öncelikle nerden geldi bu isim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/213/44/eksen-dijitale-kayiyor-acun-ilicali-nin-yeni-dijital-platformu-exxen-780x439.png[/RESIM]Acun Ilıcalı, Exxen isminin Ali Taran tarafından bulunduğunu ve kendisinin de bu ismi çok beğendiğini söylüyor. Bana sorarsanız da isim yani "marka" gerçekten başarılı. Göze hoş geliyor, "X" harfi direkt olarak Netflix'i andırıyor ve akla getiriyor. Bu gerçekten akıllıca ve ağızda da akıyor.  Peki Exxen'de neler olacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/213/63/eksen-dijitale-kayiyor-acun-ilicali-nin-yeni-dijital-platformu-exxen-780x439.png[/RESIM]Acun Ilıcalı, gazeteci Candaş Tolga Işık'ın programında Exxen'in çok zengin bir içeriğinin olacağınan bahsediyor. Hatta hep hayalini kurduğu sürpriz bir projeden de bahseden Ilıcalı, Exxen'in içerik olarak kullanıcılarını mutlu edeceğini söylüyor. Ayrıca Exxen'de başarılı belgeseller de izleyeceğiz. Bunun yanında çok konuşulacak olan model yarışmaları, mankenlik yarışmaları da göreceğiz. Exxen'deki belgesellerin de çok başarılı olması, hatta Kültür Bakanlığı'nca da desteklenmesi düşünülüyor. Bu arada Exxen'in başında da 50 yaşındaki televizyoncu "Ümmü Burhan" yer alıyor. GÜNCEL: Beyazıt Öztürk ve İbrahim Büyükak da Exxen'de bir program yapacaklar.  Exxen nasıl okunuyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/213/47/eksen-dijitale-kayiyor-acun-ilicali-nin-yeni-dijital-platformu-exxen-780x439.png[/RESIM]Başlıkta da gördüğünüz gibi ben Exxen için "Eksen" dedim fakat farklı okunuşları ve anlamları da çıkabilir tabi. Fakat yukarıda da söylediğim gibi isim, logo ve telaffuz açısından çok başarılı bir "marka" olacak diyebiliriz. Bu yüzden Exxen'e iş başvurusu yapıp kabul edilecek kişiler gerçekten CV'lerine iyi bir referans ekleme fırsatı bulacaklar.  - - - - -  NOT: Şahsen Acun Ilıcalı'nın 'Eksen'ini dijitale kaydırmasının geç olduğunu bile düşünenlerdenim fakat geç olsun güç olmasın tabi. Artık devir dijital devri ve o da sonunda bunu fark edip geleneksel medya yerine dijitalde ses getirmenin daha doğru olduğunu düşünenlerden... Diğer televizyon kanallarına nazaran TV8'in daha genç bir izleyici kitlesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Örneğin ATV gibi bir kanal dijitale geçseydi peşinden kimseleri sürükleyemezdi, fakat Acun Ilıcalı izleyici kitlesinin dijitale yabancı olmadığını biliyor ve tahminimce Exatlon'da da olduğu gibi sosyal medya fenomenlerini Exxen'de de fazlasıyla göreceğiz.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
5 yıl
Irkçılık Konulu, İzleyene Tokat Gibi Çarpan 7 Film Tavsiyesi!
Irkçılık Konulu, İzleyene Tokat Gibi Çarpan 7 Film Tavsiyesi!
Keşke "Irkçılık" hiç yaşanmasaydı da ben sizlere böyle bir liste hazırlamasaydım, fakat maalesef geçmişte ve hatta 2020 yılında bile siyahiler ve diğer birçokları ırkçılığa maruz kalıyor. Özellikle Amerika'da bu günlerde meydana gelen ırkçılık şiddeti beni ırkçılık konulu filmlerin olduğu bu listeyi hazırlamaya itti. Kıyıda Köşede Kalmış 19 İyi Tavsiye İçin Tıkla! ► Irkçılık filmleri, eğer başarılı oyuncular ve iyi bir kurgu ile sunulursa gerçekten etkileyici birer başyapıta dönüşebiliyor. Ben de sizlere, izleyip, beğenip tavsiye ettiğim filmler arasından Irkçılık temalı olanlardan 7 tanesini seçtim ve burada listeledim. Hadi gelin şimdi Irkçılığı ve bu durumun getirdiği zorluk ve haksızlıkları çok net bir şekilde görebileceğiniz ve tam anlamıyla tokat gibi yüzünüze çarpacak o nefis "Irkçılık Filmleri"ne birlikte göz atalım. 1. Siyahilere karşı yapılan ırkçılığı konu alan ve mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk film "Green Book"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/88/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu, IMDb puanı nasıl? Senin ve izleyenlerin yorumları ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ►  2. Çok beğendiğim bir başka ırkçılık temalı film de "Something the Lord Made"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/85/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]El becerisi çok iyi olan bir adam, "beyaz!" bir cerrahın yanında ayak işlerini yapmaya başlıyor ve tıb ilmine merağıyla da tüm doktorları şaşırtmayı başarıyor... Bu film benim gerçekten çok sevdiğim filmlerden biri. Ten rengi yüzünden alınan saçma kararları ve bu kararların altında imzası olanların utanmalarını sağlayacak türden iyi bir yapım. Kaçırmayın derim. Filme Git ►  3. "Just Mercy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/20/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Genç bir avukat ve idamını bekleyen bir hükümlü... İşte tüm bu hukuk sürecini izlerken bir de ırkçılığın ne boyutlarda bir canavar olduğunu göreceksiniz. Gerçeklerin tokat gibi yüzünüze çarpacağı filmlerden biri...  Filme Git ►  4. "Get Out"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/5/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Belki de bu listedeki en ilginç, en farklı ırkçılık filmi tavsiyesi bu. Bir genç, sevdiği kızın ailesi ile tanışmaya gidiyor ve işler biraz garipleşiyor... Gerilimi bol, Black Mirror dizisi tadında bir senaryo izleyeceksiniz. Tadını çıkarın! Filme Git ►  5. "The Banker"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/99/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Az önce izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim bu nefis filmi de bu listeye almak istedim. Hatta daha doğrusu bu filmi izledikten sonra "neden ırkçılık temalı filmleri konu alan bir listemiz yok?" diye düşündüm ve bu listeyi hazırlamaya karar verdim. Yani bu film, bana bu listeyi hazırlattı, varın etkisini siz düşünün. Mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  6. "Hidden Figures"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/31/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]"Sen siyahsın ben beyaz!" ayrımının zirve olduğu yıllarda Nasa'da çalışan 3 kadının yaşadıklarını izleyeceksiniz. Irkçılık ve kadın-erkek ayrımcılığını konu alan nefis bir film izleyeceksiniz, mutlaka bir şans verin derim. Filme Git ►  7. Ve "12 Years a Slave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/195/26/irkcilik-konulu-izleyene-tokat-gibi-carpan-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Ve son olarak size tavsiye etmek istediğim Irkçılık temalı "ansiklopedi" doluluğunda bir filmim var... Dolu diyorum çünkü filmde Benedict Cumberbatch boy gösterirken bir ara da Brad Pitt bir görünüp kayboluyor. Film müthiş bir özgürlük mücadelesini ve ırkçılığın en acımasız yanlarını gösteriyor ve tam anlamıyla tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Çok ama çok sevdiğim bu filmi eğer hala izlemeyenlerdenseniz mutlaka ama mutlaka izleyin derim. Biraz uzun fakat o kadar dolu ki, iyi ki izlemişim diyeceksiniz. Filme Git ►  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
47b
0
5 yıl
Netflix'in 'Katil Kim?' Temalı Yeni Dizisi "Who Killed Sara?" İzlenir mi?
Netflix'in 'Katil Kim?' Temalı Yeni Dizisi "Who Killed Sara?" İzlenir mi?
Netflix'te dün yayınlanan Who Killed Sara? yani bizdeki adıyla "Sara'yı Kim Öldürdü?" dizisi özellikle su gibi akıp giden İspanyolcasıyla 2021'de yayınlanmasını beklediğim diziler arasındaydı. Diziyi az önce bitirdim ve hemen who killed sara dizisi konusu ne?, who killed sara yorumları nasıl? gibi sorularınıza cevap verebilmek için buraya koştum. İyi Netflix Filmleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Who Killed Sara?'ya şöyle birlikte bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; "Kaan konusu ne bu dizinin?" diyenler için kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/243/5/netflix-in-katil-kim-temali-yeni-dizisi-who-killed-sara-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Bir grup gencimiz var. Sıcak bir yaz günü tekneyle açılıp eğleniyorlar. Fakat tam da bu sırada, içlerinden birinin de kardeşi olan genç bir kız, kaza sonucu hayatını kaybediyor. İşte dizimiz de, bu kazadan 18 yıl sonra hapisten çıkıp olayı kurcalamaya başlayan bir ağabeyin giriştiği olayları konu alıyor. "Kaan bu dizi olmuş mu?" derseniz; Olmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/243/87/netflix-in-katil-kim-temali-yeni-dizisi-who-killed-sara-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizi beklentimin çok altında kaldı. Gizem ve gerilim dolu bir "Katil kim?" dizisi izlemeyi bekliyordum ki senaryodaki mantıksızlıklar görmezden gelemeyeceğim kadar gözüme batmaya başladı. Kaza sahnesinden, 18 yıl sonra hapisten çıkan birinin günümüz teknolojilerine nasıl birden bu kadar hakim olduğuna kadar pek çok olay beni üzdü. "Zaten oyunculuklar iyi değil bari senaryo iyi çıksa bari" diye düşüne düşüne ilerledim fakat yine de kurtarmadı. Olmamış Netflix, üzgünüm. "Oyunculuk var mı?" - Yok... "O zaman yükle +18 sahneyi..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/243/68/netflix-in-katil-kim-temali-yeni-dizisi-who-killed-sara-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Gerçekten de durum bu. Tamam +18 sahne olmasın demiyoruz bunlar hayatın gerçeği fakat tam senaryo ilerleyecek, bazı parçaları birleştireceğiz derken hooop bir sahne... E nasıl olacak bu iş? Yıllardır kıyısından köşesinden bu sektörün içindeyim. Asla "bu tarz sahneler olmasın!"cı olmadım fakat bu kadar çok olması da biz izleyiciye asıl konuyu unutturuyor. Gerilim heycanı yerini başka heycanlara bırakıyor ve bu da bu dizide de görülebildiği gibi hüsranla sonuçlanıyor. ÖZET: Dizi bende iyi bir tat bırakamadı. 1 saniyesini bile geri alamayacağımız şu kısa hayatınızda onlarca saatinizi bu dizi ile heba etmenizi istemem. "E ne izleyelim?" diyorsanız da şuradaki dizi tavsiyeleri işinizi görebilir.  ---------- • Dizi bölüm süreleri nasıl? Bölümler ortalama 40 dakika ve 1. sezon 10 bölümden oluşuyor.   • Dizide +18 sahne var mı? Evet fazlasıyla bu tür sahne içeriyor.  • Who Killed Sara? dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Manolo Cardona, Eugenio Siller ve Carolina Miranda yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
1
5 yıl
2000 Yılı Sonrası Çekilmiş 8 ve Üzeri IMDB Puanına Sahip 8 İyi Film Önerisi
2000 Yılı Sonrası Çekilmiş 8 ve Üzeri IMDB Puanına Sahip 8 İyi Film Önerisi
Her gün, her saat, hatta her an binlerce kişi internette film önerisi arıyor. Kimisi Google'a "En iyi film önerileri" yazıyor, kimisi ise eşine dostuna "İyi bir film tavsiyesi var mı?" yazıp, gelen "Fight Club izle" cevabı ile yıkılıyor. Ya da film önerisi istendiğinde 1970-80'lerden filmler tavsiye ediliyor fakat onlar da herkese ne yazık ki uymuyor... Günümüz genç izleyicilerinin çoğu, 2000 yılından sonra çekilen iyi filmleri arıyor. İşte birazdan göreceğiniz liste de, tam bu yaraya derman oluyor ve 2000 yılından sonra çekilen en iyi filmleri içeriyor. Sizin için listelediğim bu IMDB 8 ve üzeri filmler listemi çok seveceksiniz. (kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından en çok beğenilen filmler listemize de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Hadi gelin şimdi IMDB puanı 8 ve üzeri olan 2000 yılı sonrası çekilen filmler nelermiş hadi gelin şimdi birlikte bakalım! 1. 2000 yılı sonrasında çekilip IMDB puanı 8 ve üzeri olan ilk filmimiz 2014 yapımı "Whiplash"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/11/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? İzleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer film önerisi ise 2011 yapımı "Warrior"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/23/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Alkol batağından kurtulmaya çalışan bir baba ve onun birbirinden farklı 2 oğlu... Bu filmi kaçırmayın. Filme Git ► 3. Sıradaki film tavsiyesi ise 2016 yılında çıkan "Contratiempo" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/27/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Muhteşem bir İspanyol filmi izleyeceksiniz. Kaan demişti dersiniz... Filme Git ► 4. IMDB 8 ve üzeri filmler listemizdeki bir diğer tavsiye ise 2016 yapımı "Pink"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/59/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmimiz ise, erkekler tarafından saldırıya uğrayan 3 genç kızı ve onları savunan avukatın yaşadıklarını konu alıyor. Filme Git ► 5. Listemizdeki bir diğer film önerisi ise 2016 yılında çekilen "Lion"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/40/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Kaybolan bir çocuk ve yıllar sonra gelen "Ailemi bulmalıyım" hissi... Bu film gözünüzden birkaç damla yaş düşürecek. Filme Git ► Zaman Yolculuğu Konulu Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 6. Sıradaki öneri ise yine 2016 yapımı "Hacksaw Ridge"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/55/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Öldürmeyen bir asker ne yapar? Tetiği çekemeyen bir asker neler yaşar? İşte bu film de tam olarak bunu konu alıyor. Filme Git ► 7. Listemizin sonuna yaklaşırken bir diğer önerimiz ise 2017 yapımı "Wonder"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/51/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Yüzünde görünüş olarak bir farklılık olan küçük bir çocuğu ve onun hayatını izleyeceksiniz. İyi bir aile filmi sizi bekliyor. Filme Git ► 8. Listemizin son sırasında ise 2013 yapımı "Miracle in Cell No:7" yani "Hücre 7 Mucizesi" yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/48/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Zihinsel engelli bir baba ve küçük kızının yaşadıkları sizi de çeşitli duygulara sürükleyecek. Mutlaka izlemelisiniz!  Filme Git ► BONUS: Her ne kadar IMDB puanları 7,9'da kalmış olsa da bu 2 film önerisi de izlemeye değer: "Nightcrawler"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/84/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir insan ne kadar hırslı olabilir? İzlediğimiz haberlerin arka planında neler yaşanıyor? Bu filmi kaçırmayın. Filme Git ► - Diğeri de "Moon"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/5/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ay üzerinde çalışmalar yapmak için görevlendirilen bir adam ve onun yaşadıklarını izleyeceksiniz... Beyniniz yanabilir!  Filme Git ► Ve tabi 8,6 IMDB puanı ile bu hafta vizyona giren nefis filmimizi de bu listeye eklememek olmaz: "Müslüm"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/4/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya" diye isyan etmek yerine çıkanlara ilgi gösterelim. Bu filmden başlayabilirsiniz... Eğer hala izlemediyseniz mutlaka izlemelisiniz. Filme Git ► ♦ Ne oldu? Bunlar kesmedi mi? O zaman hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
52b
0
7 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
7.8b
1
5 ay
Neden Sevdim? Cem Yılmaz'ın Yeni Netflix Dizisi: "Erşan Kuneri"
Neden Sevdim? Cem Yılmaz'ın Yeni Netflix Dizisi: "Erşan Kuneri"
Cem Yılmaz'ın yıllar önce hayat verdiği karakter Erşan Kuneri, nihayet Netflix dizisi olarak karşımıza çıktı. Dün yayınlanan Erşan Kuneri dizisi, benim gibi pek çok kişinin yayınlanmasını iple çektiği bir işti. Ben de hemen oturup diziyi izleyip bitirdim ve "erşan kuneri dizisi izlenir mi?" diyen sizler için dizinin sevdiğim ve sevmediğim noktalarını kaleme almak istedim. Hadi gelin şimdi Erşan Kuneri dizisi konusu, oyuncuları ve genel izlenebilirliği hakkındaki detaylara ve tabi düşüncelerime birlikte şöyle bir göz atalım. Ayrıca aşağıda size dizi bölümleri hakkında da tek tek yorumlarımı bırakacağım.. E hadi! Bölümlere geçmeden Erşan Kuneri dizisi hakkındaki şu detaylara birlikte bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/33/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Erşan Kuneri karakteri, Cem Yılmaz'ın GORA ve Arif V 216 filmlerinde karşılaştığımız bir karakterdi. Erşan Kuneri dizisinde de bu karakterin 1970-80'lerdeki giriştiği maceraları izliyoruz. Dizi 8 bölümden oluşuyor fakat her bölümde Erşan ve ekibi farklı bir film çekmek için kolları sıvıyor ve bölümlerin yarısında bağlantılı bir şeyler izlerken diğer yarısında ise filmleri izliyoruz. Dizi, bu filmlerin çekim kısımlarını değil, çekildikten sonraki son hallerini bizle paylaşıyor. Beğenmediğim kısımları elbet var fakat genel olarak ben bu işi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/72/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Cem Yılmaz kendi seviyesini öyle yukarıya çıkardı ki, bu başarı, kendisiyle yarışmasını mecbur kılıyor ve tabi ki de her zaman ondan iyi iş bekliyoruz. Elebette beğenmediğim bölümleri, sahneleri var fakat genel olarak baktığımda ben Erşan Kuneri dizisinin büyük kısmını beğendiğimi söyleyebilirim. İnce ve göndermeler ile dolu esprilerine gülerken birden ardından gelen normal bir sahne modumu düşürse de bu sektörün, bu ülkenin böyle büyük bütçeli, kara mizaha, absürt komediye gerçekten ihtiyacı var.  Gelin şimdi bir de dizi bölümlerini yorumlayalım;  1. Bölüm: Kuru Murad (56 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/26/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Dizimizin ilk bölümünde, çektiği filmlerden sıkılan Erşan Kuneri'nin içinde tarih de olan bir film yapmaya girişmesini ve sonrasını izliyoruz. Bence bu bölüm, diğerlerine rağmen bir tık aşağıda kalıyor. İlk bölüm olduğu için pek çok kişi "abi bu peruklar falan hiç olmuş mu..." diye düşünüyor haliyle fakat kısa bir süre içinde dizinin atmosferine alışılınca izlenen şey keyif vermeye başlıyor. Puanım: 6,7 2. Bölüm: Ebenin Avı (44 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/66/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümümüzde ise Ezgi Mola'nın hayat verdiği karakterin, ekipteki erkeklere yaptığı bir büyü sonrasında yaşananları izliyoruz. Dizinin bu bölümü de diğer tüm bölümlerinde olduğu gibi popüler kültür temalarına eleştiriler içeriyor. Bu bölüm de, korku filmlerindeki klişeler ile dalga geçiyor. İlk bölüme kıyasla bu bölümü gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Puanım: 6,9 3. Bölüm: Kooperatif Kemal (48 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/60/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse Anadolu'da bir film çeken ekibimizi ve filmi izliyoruz. Bu bölümde Çağlar Çorumlu'nun oyunculuğu gerçekten çok ama çok keyifli. 2. bölüme nazaran 1 tık daha az sevdim diyebilirim. Puanım: 6,8 4. Bölüm: Kötü Mal (47 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/23/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde bara gelen bir Atari ile herkesin bağımlı olmasından bağımlılık karşıtı bir kamu spotu çeken ekibimizin ortaya çıkardığı filmi izliyoruz. Bu bölüm de 2. bölüme nazaran 1 tık aşağıdaydı benim için. Puanım: 6,5 5. Bölüm: Faqbadi (49 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/62/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Cem Yılmaz, bu bölümde piyasadaki üfürükçülere, bilim varken diğer yollar ile çözüm arayanlara bir mesaj niteliği taşıyan bir şifacıyı oynuyor. Bu bölümdeki görüntü yönetmenliği diğerlerine göre 1 tık aşağıdaydı diyebilirim. Fakat işlediği konu açısından bana kendini keyifle izletmeyi başardı. Puanım: 7 6. Bölüm: Blue Box (38 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/8/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Dizi, bu bölümüyle geçmişten günümüze gelerek 2022 yılında yaşananları konu almayı Hem de bir süper kahraman temasıyla... Bu bölümü de sevdim diyebilirim. Puanım: 7 7. Bölüm: Er-Man (42 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/82/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde de bir önceki bölümde izlediğimiz süper kahramanımızın dünyada yaşadıklarını izliyoruz.. 1 bölümde bırakılsaydı daha güzel olabilirdi fakat konunun bu bölüme de uzaması çok can sıkmıyor. Puanım: 6,7 8. Bölüm: Doyamadım (50 dk)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/19/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde de iflasın eşiğine gelen Erşan Kuneri'nin arabesk film çekmeye çalışmasını izliyoruz... Bu bölüm için net bir yargım oluşmadı diyebilirim. Puanım: 6,5 - - - - - - - -  Özet: Yukarıda da bahsettiğim gibi, Cem Yılmaz sektörde kendisiyle yarışmak zorunda kaldığı için yaptığı işler hep büyük bir beklentiyle izleniyor. Eleştirilerin bu denli çok olması da hepimizde yarattığı bu olumlu etki yüzünden. Fakat adamın elinde imkan var, devasa bütçeler ile büyük prodüksoyunlu işler yapıyor. Ve en önemlisi içine sinen, istediği ve sevdiği işleri yapıyor. Türk film ve dizi sektöründe ticari kaygı gütmeden bu işleri yapabilen 1 kişi daha yok. Bu yüzden Cem Yılmaz'ın bu kendine özgü işlerini gerçekten destekliyorum.  - - - - - - - -  Netflix'te İzle ► • Erşan Kuneri oyuncuları kimler?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/286/89/neden-sevdim-cem-yilmaz-in-yeni-netflix-dizisi-ersan-kuneri-780x439.png[/RESIM]Kadroda Cem Yılmaz'a Zafer Algöz, Merve Dizdar, Uraz Kaygılaroğlu, Nilperi Şahinkaya, Ezgi Mola, Çağlar Çorumlu, Bülent Şakrak ve Can Yılmaz eşlik ediyor. • Erşan Kuneri'de Ozan Güven neden yok? Diziyi izleyen herkes Cem Yılmaz'ın tüm işlerinde yer alan Ozan Güven'in neden oyuncu kadrosunda olmadığını soruyor. Bu konu hakkında net bir açıklama gelmediyse de bence Ozan Güven'in son zamanlarda yaşadığı hukuksal problemler, onu bu diziden uzak tutmuş olabilir. İkili arasında küslük dedikoduları olsa da bence, böyle bir durum söz konusu değildir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
4 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Vahşi Doğada Geçen 8 Etkileyici Hayatta Kalma Filmi Önerisi!
Film önerisi isteyen herkes kendini izleyeceği filmdeki kişi ya da kişilerin yerine koymak ister. Yani aslında film önerisi isteyen kişilerin çoğu "Hayatta Kalma Filmleri" izlemeyi istiyor. Çünkü filmde bir çift hayatta kalmaya çalışıyorsa, izleyen kişi de kendisini ve eşi ya da sevgilisini filmdeki çift yerine koyar ve bu şekilde filmden daha çok haz alır. Eğer biri açık denizde hayatta kalmaya çalışıyorsa, kendini o kişinin yerine koyup "Acaba ben olsam ne yapardım?" diye düşünür ve bu şekilde film ile daha sağlam bir bağlantı kurar.  İşte bu yüzden ben de bugün sizlere burada birbirinden nefis hayatta kalma filmleri önereceğim. Hadi gelin o vahşi doğada hayatta kalmaya çalışan kişileri konu alan film önerilerine birlikte bakalım! Korku Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Vahşi doğada hayatta kalma konulu filmler listemizin ilk sırasında, çift olarak izlenmesini tavsiye ettiğim "Backcountry" yani "Ölüm Ormanı" filmi var... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/92/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] "Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı nasıl? Sen nasıl buldun?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak filmin tavsiye metnine ışınlanabilir!  Filme Git ► 2. Etkileyici hayatta kalma filmleri listemizdeki bir diğer tavsiyem ise "The Shallows" yani "Karanlık Sular"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/98/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Su üzerinde hayatta kalmaya çalışan genç bir kadının hikayesini izleyeceksiniz.  Filme Git ► 3. Sıradaki film önerisi ise "Jungle", yani "Orman"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/82/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ormanda yalnız başınıza kaldığınızda neler olacağını merak ediyorsanız bu film sizlik.  Filme Git ► 4. Bir diğer hayatta kalma filmi önerisi ise "The Grey", bizdeki adı ile "Gri Kurt"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/35/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Biraz kış, biraz cesaret ve biraz da "Kurt"... Filme Git ► Başrollerde Hayvanların Olduğu Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 5. Doğanın vahşileştiği bir diğer filmimiz ise "The Impossible", yani "Kıyamet Günü" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/64/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Tsunami" konulu en çarpıcı film!  Filme Git ► 6. İzlenmesi gereken bir diğer hayatta kalma filmi ise "All is Lost", yani "Sona Doğru"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/99/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, sizin filminiz olabilir... Filme Git ► 7. "Adrift" yani "Sürükleniş" ise başka bir hayatta kalma filmi önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/59/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Senaryosu ile izlemeye değer bir başka survival film.  Filme Git ► 8. Hayatta kalma filmleri listemizdeki son tavsiyem ise "Till the end of World" yani "Dünyanın Sonuna Kadar" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/97/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Doğa ile mücadele ve bir tutam da aşk istiyorsanız bu film sizlik.  Filme Git ► BONUS: Hala izlemeyenler varsa diye; "127 Hours"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/40/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Yaşanmış gerçek bir hikaye! Hala izlememiş olanlar varsa diye... Filme Git ► Diğer BONUS: Vahşi doğada hayatta kalma filmlerinin en iyilerinden biri; "Life of Pi"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/54/69/vahsi-dogada-gecen-8-etkileyici-hayatta-kalma-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]En ilginç ve en kendini izlettirebilen hayatta kalma hikayesi bu filmde olabilir... Filme Git ► ♦ Ayrıca aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/101/61/burcunuza-gore-size-en-uygun-2-nokta-atisi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
179b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.