Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

22 Aralık 2019
18b
0 Yorum
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum.

Diziye Git ►

Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim!

Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir. 

Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

O ilk 2 bölüm neydi öyle?

Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki... 

"Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..."

Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor. 

Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
 Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası. 

CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki...

Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu. 

Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor...

Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü. 

Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım.

Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş!

Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim. 

Dizinin atmosferi şahane!

Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor. 

Müzikler gerçekten iyiydi

Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı. 

Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı

Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim.

Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim.

The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ►

● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Modunu Seç ►

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the witcher incelemethe witcher konusuthe witcher hakkında yorumlarthe witcher izlethe witcher yorumlarthe witcher analizthe witcher oyuncularthe witcher dizi incelemesithe witcher netflix
EN AKTİF ÜYELER
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Kurtuluş dizisi, her izlediğimde de gözlerimi dolduran, yüreğimi sızlatan ve yumruğumu sıktıran Türk dizi tarihinin hiç şüphesiz en iyi yapımlarından biri. Fakat günümüzden neredeyse 30 yıl önce yayınlanan bu diziyi hala izlemeyen birçok kişi olduğunu fark ettim. Ben de kolları sıvadım ve Kurtuluş dizisi hakkında şöyle hem bilgilendirici hem de tavsiye içeren bir içerik hazırlamak istedim. Üstelik hemen sonrasında Google'a girip "Kurtuluş dizisi izle" yazacak kişileri de düşündüm ve hem TRT Arşivi'nden hem de YouTube üzerinden diziyi ücretsiz bir şekilde izleyebileceğiniz kaynakları da bu içeriğin içine bırakacağım. Atatürk'ün Yazdığı Film ►  Kurtuluş dizisi öyle etkileyici, öyle hayran olduğum bir yapım ki, hazırladığım bu içerik ile birlikte bu diziyi hiç izlememiş 1 kişiyi dahi diziyi izlemesi için teşvik etsem, bu beni çok mutlu eder. Hadi gelin şimdi Kurtuluş dizisi konusuna, oyuncularına ve detaylarına şöyle bir göz atalım! Peki neyi konu alıyor bu Kurtuluş dizisi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/66/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Turgut Özakman imzası taşıyan Kurtuluş dizisi, 2. İnönü Muharebesi'nden Mudanya Mütarekesi'ne kadar süren 2 yıllık bir süreci konu alıyor. İşgal edilen vatanımızı görüyoruz. Çaresiz, tükenmiş halkı. Sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri... Neredeyse 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bir şekilde aktarabilen başka bir yapım daha yok. Hem ağlatan, hem gururlandıran bir dizi bu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/14/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Ben bu diziyi oturup 3 kez izledim. Hepsinde de fazlasıyla etkilendiğimi söyleyebilirim. Gözlerimden yaş düştüğü pek çok sahne var, yine yumruğumu sıkıp sinirlendiğim ve gururlandığım da... Üstelik izlediğim bu kişi ve olayların her birinin de gerçek olduğunu bilmek, beni her defasında uzun uzun düşünmeye itiyor. Olur da bir gün baba olursam, yok olmak üzere olan bir milletin nasıl silkinip ayağa kalktığını gösteren bu çarpıcı yapımı evladıma büyük bir titizlik ile izleteceğim. Her şey bir kenara, müthiş bir sinematografi var bu dizide...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/59/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Usta Görüntü Yönetmeni Colin Mounier imzası taşıyan bu dizideki sahneler, geçişler, renkler ve diğer tüm detaylar çok ama çok başarılı. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... Şu diziyi Türk olmayan birine izlet, 90'lı yılların başında yayınlanmasına rağmen çok üst düzey bir işçilik olduğunu anında söyleyecektir. Bu iyi bir haber olsa da, aslında 30 yıldır bu konuları işleyen bu seviyede 1 dizi veya filmimizin olmadığı ayıbını da fark etmemizi sağlıyor. Birçok farklı cephede, birçok farklı düşman ile yokluk içinde savaşan cesur Türk askeri, Türk kadını, yani Türk milletini konu alan şöyle büyük bütçeli bir dizi ya da film neden yapamıyoruz? İşte bu konu biraz karışık... - - - - - - - -  "Kaan şimdiye kadar hep gözden kaçırmışım ama nasıl izleyeceğim?" diyenler için dizinin bölümlerini tek tek bırakıyorum... Tabi buraya tıklayarak Kurtuluş dizisini en kaliteli halde TRT Arşiv'den ücretsiz bir şekilde de izleyebilirsiniz. YouTube üzerinden izlemek isteyenler hemen aşağıya bıraktığım videolara göz atabilir. Kurtuluş Dizisi 1. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rA9oXE9Ytm0[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 2. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=0jbsYs4sOyM[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 3. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=vmBmuL5syF0[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 4. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=uc8NpjdBnus[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 5. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=DCfZhk6iFFE[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 6. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=NxlwVbXsoxM[/VIDEO] • Kurtuluş Dizisi oyuncuları kimler? Bu nefis dizinin oyuncu kadrosu da tam anlamıyla şampiyonlar ligi... Rutkay Aziz, Ayda Aksel, Savaş Dinçel, Mehmet Aslantuğ, Altan Erkekli, Mehmet Ege, Müşfik Kenter, Aytaç Arman, Cezmi Baskın, Alev Sezer ve dahası... Liste böyle jön isimler ile uzayıp gidiyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
3 yıl
Listede Biz de Varız! The Guardian'a Göre 21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi!
Listede Biz de Varız! The Guardian'a Göre 21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi!
1821 yılında kurulan dev, İngiliz yayın kuruluşu "The Guardian", 21. yüzyılın en iyi 100 filmini listeledi. The Guardian'ın en iyi filmler listesinde benim de burada sizlere tavsiye olarak sunduğum pek çok film mevcut. Aslında bu tarz listelerde hep bir şeylerin eksik olduğunu düşünsem de, Guardian, bu konuda yaptığı listeler ile önemli bir konuma sahip. O yüzden ben de bu listeyi burada sizlerle paylaşmak istedim. Diğer birçok sitenin yaptığı gibi listeye sondan başlamak yerine sizlere ilk olarak ilk 10 filmi göstereceğim. Bu arada bu listeye girmeyi başarabilen tek Türk filmi de 38. sırada kendine yer bulan Nuri Bilge Ceylan imzalı Bir Zamanlar Anadolu'da filmi oldu.  (Gelecekte geçen film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) İşte The Guardian'a göre 21. yüzyılın en iyi 100 filmi!  1. 21. yüzyılın en iyi filmi "There Will Be Blood" oldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/115/61/listede-biz-de-variz-the-guardian-a-gore-21-yuzyilin-en-iyi-100-filmi-780x439.jpeg[/RESIM]IMDB puanı da 8 olan bu film, 21. yüzyılın en iyi filmi seçildi. 2 buçuk saatin üstündeki uzunluğu ile birçok kişinin es geçtiği bu filmi de izlemelisiniz. 2. Onu "12 Years a Slave" takip ediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/115/48/listede-biz-de-variz-the-guardian-a-gore-21-yuzyilin-en-iyi-100-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Sizlere de burada tavsiye ettiğim bu nefis filmi hala izlemediyseniz mutlaka izleyin. Filme Git ► 3. Boyhood[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/115/69/listede-biz-de-variz-the-guardian-a-gore-21-yuzyilin-en-iyi-100-filmi-780x439.jpg[/RESIM] 4. Under the Skin (2013) 5. In the Mood for Love (2000) 6. Caché (2005) 7. Synecdoche, New York (2008) 8. Moonlight (2016) 9. Zama (2017) 10. Team America: World Police (2004) 11. Mulholland Dr. (2001) 12. Son of Saul (2015) 13. Far From Heaven (2002) 14. White Material (2009) 15. Shoplifters (2018) 16. The Act of Killing (2012) 17. The Great Beauty (2013) 18. A Serious Man (2009) 19. Lincoln (2012) 20. Roma (2018) 21. The White Ribbon (2009) 22. Spirited Away (2001) 23. Borat (2006) 24. Ida (2013) 25. Get Out (2017) 26. A One and a Two – Yi Yi (2000) 27. The Grand Budapest Hotel (2014) 28. The Tree of Life (2011) 29. Nebraska (2013) 30. Leviathan (2014) 31. Anomalisa (2015) 32. Gravity (2013) 33. The Royal Tenenbaums (2001) 34. The Child – L’Enfant (2002) 35. 45 Years (2015) 36. A Separation (2011) 37. Dogville (2003) 38. Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) Filme Git ►   39. Meek’s Cutoff (2010) 40. Unrelated (2007) 41. The Handmaiden (2016) 42. 4 Months, 3 Weeks and 2 Days (2007) 43. The Wolf of Wall Street (2013) 44. Toni Erdmann (2016) 45. 13th (2016) 46. Volver (2006) 47. Margaret (2011) 48. The House of Mirth (2000) 49. 24 Hour Party People (2002) 50. Before Sunset (2004) 51. Crouching Tiger, Hidden Dragon (2000) 52. Amores Perros (2000) 53. Fire at Sea (2016) 54. The Social Network (2010) 55. Russian Ark (2002) 56. Behind the Candelabra (2013) 57. Leave No Trace (2018) 58. Wuthering Heights (2011) 59. Gangs of Wasseypur (2012) 60. Ted (2012) 61. The Souvenir (2019) 62. Waiting for Happiness (2002) 63. We Need to Talk about Kevin (2011) 64. The Incredibles (2004) 65. Happy as Lazzaro (2018) 66. Brokeback Mountain (2005) 67. Dogtooth (2009) 68. Mr Turner (2014) 69. Paddington 2 (2017) 70. Anchorman: The Legend of Ron Burgundy (2004) 71. Capernaum (2018) 72. Waltz With Bashir (2008) 73. Love & Friendship (2016) 74. Un prophète (2009) 75. Philomena (20139 76. Ten (2002) 77. Lost in Translation (2003) 78. Ocean’s Eleven (2001) 79. Persepolis (2007) 80. Requiem for a Dream (2000) 81. Fish Tank (2009) 82. Stories We Tell (2012) 83. The Son’s Room (2001) 84. Tropical Malady (2005) 85. Burning (2018) 86. No Country for Old Men (2007) 87. The Wind that Shakes the Barley (2006) 88. Gomorrah (2008) 89. The Selfish Giant (2013) 90. Eden (2012) 91. Etre et Avoir (2002) 92. The Hurt Locker (2008) 93. You, the Living (2007) 94. Gladiator (2000) 95. Call Me By Your Name (2017) 96. Private Life (2018) 97. Fahrenheit 9/11 (2004) 98. The Dark Knight (2008) 99. Bright Star (2009) 100. Once Upon a Time in Hollywood (2019)  
11b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Bu Dizi Çok Konuşulacak: "Gangs of London" (Taş Gibi Dizi Tavsiyesi!)
Bu Dizi Çok Konuşulacak: "Gangs of London" (Taş Gibi Dizi Tavsiyesi!)
Sadece 2 gün önce sizlere şu listeyi hazırlamış ve son günlerde izlediğim iyi dizi önerilerini sıralamıştım. Tam da artık her şeyi tükettiğim bir zamanda öyle bir dizi karşıma çıktı ki, yayınlanan bölümünü hemen bir çırpıda izleyip size tavsiye etmeye geldim. Yakın bir tarihte çok konuşulacağını düşündüğüm o dizi  "Gangs of London"...  Son Günlerde Çıkan 5 İyi Netflix Dizisi İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Gangs of london izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse size üzücü haberi vermek zorundayım çünkü burada Gangs of London dizisini bulamayacaksınız. Fakat "Yeni dizi önerisi" ya da "Gangs of london konusu, yorumları" gibi aramalar sonucu buradaysanız sıkı durun çünkü birazdan tam da aradığınız şeyleri bulacaksınız. Hadi gelin şimdi sizlere tavsiye ettiğim bu nefis Gangs of London dizisine şöyle bir bakalım. Öncelikle nedir bu yeni dizi Gangs of London'ın konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/91/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, günümüz Londra'sında geçiyor. Londra'nın tüm yeraltı ağını elinde tutan bir ailemiz ve her şeyin başında olan bir adamımız var. Fakat bu güçlü adamımız, bir saldırı sonrasında hayatını kaybediyor ve işler de bir hayli karışıyor. Yani işin özeti; Londra mafyasının ve Londra'daki suç çetelerinin ne denli kapsamlı çalıştığını göreceksiniz. Hatta iş bir yerlerde Türkiye'ye bile uzanıyor... Aksiyonun nefis bir şekilde yaşatıldığı dizide bolca da kan var baştan uyarayım. Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/76/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Aksiyon sahneleri gerçekten şahane. Bakın abartmıyorum, dövüş, saldırı, baskın sahneleri gerçekten şahane çekilmiş. Seyir keyfli o kadar yüksek ki, sahneyi izlerken birkaç dakika sonra suların durulacağını biliyor ve aksiyon biteceği için üzülüyorum... Bunun yanında, Londra'yı finanse eden böylesine büyük çaplı organizasyonların dünyaya gösterilmesi de gerçekten ilginç ve izlenmeye değer. Çünkü dizide, sadece Londra'da değil, Londra'dan, Türkiye de dahil dünyanın pek çok ülkesine ulaşan ağları işliyor dizi. Oyunculuklar nefis, senaryo şahane ilerliyor, e sahneler de mükemmel... İşte "Neden Gans of London izlemeliyim?" sorunuzun cevabı.  Biraz "The Godfather", biraz da "Peaky Blinders" havası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/33/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizi, Londra'nın en büyük mafyası "Wallace" ailesini konu alıyor. Tam da bu yüzden biraz The Godfather tadı alabilirsiniz. Diğer çete unsurları ile de Peaky Blinders dizisi havası sezmeniz mümkün. Eğer bu tarz yapımlara bayılıyorsanız bu dizinin, sizin en iyi dizi sıralamanızda ilk 5'e rahatlıkla gireceğini söyleyebilirim.  Yazın bir kenara; 2020'nin en iyi dizisi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/191/11/bu-dizi-cok-konusulacak-gangs-of-london-tas-gibi-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizi 23 Nisan 2020'de yayınlanmaya başladı. Henüz ülkemizde çok fark edildiğini düşünmüyorum ama bu dizinin çok dikkat çekeceğini ve ülkemizde de çok konuşulacağını, sosyal medyada dillerden düşmeyeceğini öngörebiliyorum. 2020 Mayıs ayına kadar çıkan en iyi dizi olduğunu söyleyebilirim ve yıl bitene kadar da bu kadar kapsamlı, bu kadar sağlam bir yapım çıkmayacağını da düşünüyorum.  Dizinin oyuncu kadrosuna ve fragmanına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4CJ5p4XisHs[/VIDEO] Dizinin oyuncu kadrosunda Joe Cole, Sope Dirisu, Narges Rashidi, Michelle Fairley, Lucian Msamati ve Colm Meaney gibi isimler yer alıyor. Özellikle "Sean Wallace" ve "Elliot" karakterini çok sevdiğimi söyleyebilirim.  - - - -  NOT: Uzun zamandır hem bir sonraki bölüme geçip, hem de biteceği için daha fazla izlemekten kendimi alıkoymaya çalıştığım bir yapım olmamıştı, ta ki bu dizi ile karşılaşıncaya kadar. Eğer izleyecek "iyi" bir şeyler arıyorsanız bu diziye mutlaka bir şans verin derim... "Kaan demişti" dersiniz.  UYARI: Dizide pek çok kanlı sahne bulunduğu gibi +18 sahneler de bulunuyor. Şimdiden peşin peşin uyarayım da sonra "Vay efendim Kaan bu ne böyle!" diye kulağım çınlamasın.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
2
6 yıl
Bünyeniz Kaldırmayabilir! Beyin Yakan, Kafa Karıştıran 12 Film Önerisi!
Bünyeniz Kaldırmayabilir! Beyin Yakan, Kafa Karıştıran 12 Film Önerisi!
Sizi tanıyorum. Artık kolay anlaşılan, anlamanız için size bırakmadan her şeyi veren filmlerden hoşlanmıyorsunuz. Bu filmler size basit ve etkisiz geliyor. Siz, ustaca yazılmış senaryoları ile izlediğinizde beyninizi yakan, kafanızı karıştıran ve aklınızı jelibon kıvamına getiren o beyin yakan filmler dediğimiz yapımları izlemek istiyorsunuz. Bir filmden beklentiniz sizi şaşırtması, bulmaca gibi ipuçlarını takip ettirmesi ve kafanızı karıştırıp, sonuna doğru sağ gösterirken sol vurması... Nasıl? Bildim mi? Buraya kadar fikirlerimiz uyuştuysa size şahane bir haberim var; Birazdan burada göreceğiniz beyin yakan film önerileri, kesinlikle sizin aradığınız türden filmler olacak.  Evde ve Karanlıkta İzlemelik Gerilim Filmleri İçin Tıkla! ► Bugün size Beynimi Yaksın kategorimde farklı zamanlarda tavsiye ettiğim beyin yakan filmler listemden en kafa karıştırma etkili olanları bulup tavsiye edeceğim. Fakat aşağıda göreceğiniz listeyi "En kafa karıştıran filmler" ve "Ortalama derecede beyin yakan filmler" olarak 2'ye ayırmak istiyorum. Yani listenin ilk kısmındaki filmler beyninizi yakma etkiliyken, 2. kısımda göreceğiniz filmler senaryo ve kurgu açısında daha ağır, daha derin ve her bünyenin kaldıramayacağı filmler olacak. E hadi gelin şimdi o beyin yakan filmler, kafa karıştıran filmler nelermiş hepsine birlikte göz atalım. 1. Hafiflerden başlayalım; İzlerken beyninizin yanacağı, yer yer "Neler oluyor?" şaşkınlığı yaşacağınız ilk film tavsiyem "K-Pax"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/73/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Sonuna kadar sürüklemeyi başaran başarılı senaryosu ile bu film kesinlikle kafanızı karıştırmaya aday. "Peki Kaan bu filmin konusu ne? Imdb puanı, senin ve izleyenlerin yorumu nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ► 2. Listemizin diğer beyin yakan filmi ise "Enter Nowhere"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/35/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmi geçtiğimiz günlerde sizlere hazırladığım "Kenarda Köşede Kalmış İyi Filmler" listemde de sizlere tavsiye etmiştim. Bu nefis film ilk çeyreğinde biraz kötü gibi gelse de sabredip devam ettiğinizde, kafanızı karıştırıp beyninizi yakan bir filme dönüşüyor. Tam da bu yüzden bu filme bir şans verin derim. Filme Git ► 3. "Los Cronocrimenes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/96/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ee konumuz beyin yakan filmler olur da hiç o listede İspanyol filmi olmaz mı? Bu nefis film, İspanyol sinemasının yüzlerce iyi filminden sadece biri. Büyük bir sadelik ve bir o kadar da etkili bir senaryo. Düşük bir bütçe ile nasıl başarılı ve beyin yakan bir film çekilebileceğinin en büyük kanıtlarından biri bu film. Mutlaka izleyin ve tavsiyenin altına yorumunuzu bırakın. Filme Git ► 4. "Cui Mian da Shi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/71/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen varlığından bile ilk kez bu listede haberdar olduğunuz bu film kesinlikle kafanızı karıştırmayı başaracak. Eğer sonuna kadar izlerseniz de kesinlikle ödülünüzü alacağınızı bilin. Bu türün meraklısıysanız ilacınız bu film olabilir. Filme Git ► 5. "The Thirteenth Floor"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/52/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu nefis film kurgu olarak Matrix ile yarışabilecek ender filmlerden benim için. Nefis bir senaryo ve kafa karıştırma etkili olaylar silsilesi... Henüz izlemediyseniz bu filmi çok geç olmadan izleyin derim.  Filme Git ► 6. "Open Grave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/27/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmin öyle kafa karıştırıcı bir senaryosu var ki, her 10 dakikasında bir "Acaba şöyle mi..." diyerek başlayıp kafanızdan yeni bir senaryo yazıyorsunuz. Fakat film sizi hep eli boş çevirmeyi başarıyor. Bu filmi de izlenecekler listenize alın derim. Üye girişi yapıp filmin içinde "Sonra İzle" butonuna tıklayarak profilinize atabilir, dilediğiniz zaman o filmi profilinizde bulabilirsiniz. Filme Git ► 7. Hazırsanız her bünyenin kaldıramayacağı, senaryo ve kurgu açısından daha "ağır" kafa karıştırma etkili önerilere geçelim; "The Jacket"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/86/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yukarıda da söylediğim gibi listemizin bundan sonraki filmleri ağır toplar olacak. İşte bu film de onlardan biri. Sağlam bir kafa ile izlemenizi tavsiye ettiğim bu film, mutlaka kafanızı karıştırmayı başaracak.  Filme Git ► 8. "Abre Los Ojos"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/89/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmi ise çoğu kişinin bünyesinin dahi kaldırmayacağını düşünüyor ve biliyorum. Eğer 2 saatlik bir boşluğunuz varsa, "Biz ne filmler izledik Kaan bu nedir ki..." gibi yürek yemiş beylik cümleler kuruyorsanız bu filmi izleyin derim. Fakat uyarayım; Bu film izleyende sarhoşluk hissi yaratıyor. Yani kolay bir film değil. Hatta ortalama bile değil direkt "zor" bir film diyebilirim. İzledikten sonra mutlaka yorumunuzu bırakın, çünkü mutlaka okuyacağım.  Filme Git ► 9. "Mulholland Drive"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/90/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmi izledikten sonra taşların yerine oturmasını isterseniz mutlaka şu analiz yazısını okumalısınız. Aksi halde bir şeyler yarım kalacaktır... Çok ama çok derin, kafa karıştıran, beyin yakan ve izleyeni sarhoş eden bu filmi henüz izlemediyseniz mutlaka önce zihninizi bir temizleyin. Çünkü bu filmi mutlaka berrak bir zihin ile izlemelisiniz. Çünkü zaten sonuna kadar gelebilirseniz film, zihninizin büyük bir kısmını kaplayacak. Bu yüzden boş bir zihin sizin yararınıza olacaktır.  Filme Git ► 10. "Stay"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/84/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Kurgusu müthiş ve "farklı" bir şekilde işlenen bu film de sizin kafanızı kesinlikle karıştırmayı başaracak. Fakat yukarıdakiler gibi bu filmi de sonuna gelmeden bırakırsanız muhtemelen kötü bir film izlemiş olursunuz. Fakat sonuna kadar gelir ve tüm taşların yerine oturmasına izin verirseniz, işte o zaman gerçekten iyi bir film izlemiş olursunuz.  Filme Git ► 11. "Jacob's Ladder"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/79/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]İzleyeni sarhoş etme etkili bir başka film ise bu... Bu filmi de kesinlikle boş bir zihin ile izlemenizi tavsiye ederim. Aksi halde ilk yarısına bile gelmeden bu filmi kapatırsınız. Berrak, dingin bir ruh halindeyken izlerseniz, kurgunun karmaşık akışını daha rahat birleştirebilirsiniz.  Filme Git ► 12. Ve son olarak "Mr. Nobody"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/94/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listemizin bu son filminin sevmeyenleri çoktur. Fakat bi o kadar da bu filmin bağımlısı olan bir topluluk da mevcut. "Kelebek Etkisi" olayını işleyen bu film, kafanızı karıştırıp beyninizi jelibon kıvamına getirebilir. Sizin yapmanız gereken sadece boş bir zihin ile dikkatinizin dağılmasına izin vermeden bu filmi izlemek. Belki de siz de bu filmi "seven" taraftan olursunuz, kim bilir? İzledikten sonra yorumunuzu mutlaka tavsiyenin altına bırakın.  Filme Git ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/80/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
39b
1
6 yıl
Gerilim ve Gizemin Zirvede Yaşandığı, Başarılı İspanyol Yönetmen Oriol Paulo Filmleri!
Gerilim ve Gizemin Zirvede Yaşandığı, Başarılı İspanyol Yönetmen Oriol Paulo Filmleri!
Biliyorsunuz, 1 yılı aşkın bir süredir burada size modunuza göre film önerisi bulabilme imkanı sağlamaya çalışıyorum. İzlediğim ve beğendiğim filmleri "Beynimi Yaksın" ve "Gerileyim" gibi 10'dan fazla kategoride sizin için listeliyor ve "Ne izlesek?" diye düşünen sizlere anında izleyecek bir film sunmaya çalışıyorum. İşte bu 1 yıldır bu platformda sizlere tavsiye etmekten çok mutlu olduğum ve geri dönüşlerinizden anladığım kadarıyla sizlerin de çok sevdiği bir tarz var ki o da; "İspanyol Filmleri"... Evet. Ben tam anlamıyla bir İspanyol filmi tutkunuyum ve birçok tavsiyemde de buna değinmeden geçmiyorum. Bugün ise size burada nefis İspanyol yönetmen & senarist "Oriol Paulo"dan ve bu şahane adamın imzasını taşıyan filmlerden biraz bahsedeceğim. Çünkü görüyorum ki bu etkileyici yönetmen pek bilinmiyor... Hadi gelin Oriol Paulo kimdir ve Oriol Paulo filmleri nasıldır bunlara birlikte bakalım. Oriol Paulo, 1975 doğumlu ve şu an 40'lı yaşlarında olan başarılı bir İspanyol yönetmen[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/82/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Aslında bir yönetmenden bahsederken o yönetmenin onlarca filminden bahsetmek gerek fakat Oriol Paulo'nun yönettiği ve senaryosunu yazdığı sadece bir elin parmağı kadar film bulunuyor. Fakat bu çok az sayıdaki filmlerde öyle harikalar yarattı ki birden tüm dünyanın ve tabi benim de dikkatimi kendisine çekmeyi başardı. Henüz çok filmi olmamasına rağmen kendisine şimdiden "Twist Kralı", yani sürprizli filmlerin kralı deniyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/1/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu şahane adamın onlarca filmi olmamasına rağmen şimdiden sinema sektöründe kendisine "Twist Kralı" olarak hitap ediliyor. Çünkü Paulo'nun her filmi içinde birçok sürprizi barındırıyor ve izleyenini sürekli şaşırtıyor. Öyle nefis "Gizem", "Gerilim" ve "Polisiye" filmleri yapıyor ki, filmlerine bir başlayan asla bitirmeden bırakamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/17/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu şahane yönetmen, yaptığı her filmde Gizem ve Gerilimi o kadar iyi kullanıyor ki, filmlerin son anına kadar öylece merak içinde büyülenip gidiyorsunuz. Yani filme kapılmamanız imkansız bir hale geliyor. Karanlık havaları, kasvetli atmosferi öyle güzel işliyor ki, filmdeki bütün gerilimin sorumluluğunu tam da omuzlarınızda hissediyorsunuz. Oriol Paulo'nun ilk işi, benim de burada size tavsiye ettiğim, 2010 yılında vizyona giren "Julia'nın Gözleri" filmiydi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/9/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Fakat şöyle söylemek gerekirse, bu Oriol Paulo'nun ilk filmi olduğu için sürprizleri en az filmiydi. Fakat yine o gizem ve gerilimi çok iyi harmanlamıştı.  Filme Git! ► Bir diğer filmi "El Cuerpo" yani "Ceset" filmiyle ise izleyen herkesi şaşırtmayı başarıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/67/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu nefis filmi burada aylar önce size tavsiye etmiştim. İçindeki gizemi ve gerilimi sonuna kadar korumayı başaran çok nadir filmlerden biri. Film sanki özellikle sizin odaklanarak izlemeniz için yapılmış çünkü aksi bir durum söz konusu olamıyor. Yani film sizi öyle bir içine çekiyor ki mutlaka odaklanmanız gerekiyor.  Filme Git! ► 2016 yılında vizyona giren bir başka filmi "The Invisible Guest" yani orijinal adıyla "Contratiempo" ise birçok kişiyi Hollywood dünyasından koparıp, İspanyol filmleri evrenine sürüklemeyi başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/93/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Gerek gerilim dolu atmosferi, gerek ise içindeki gizemi sonuna kadar korumasıyla bir başka nefis Oriol Paulo filmi bu. Özellikle akıl dolu ve ince ince işlenen senaryosu ile her izleyeni kendine hayran bırakan bu film, hemen aşağıdaki görselde de gördüğünüz gibi kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından en çok beğenilen ilk 5 film arasında yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/90/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.png[/RESIM] Filme Git! ► Henüz çok yeni vizyona giren "Durante La Tormenta" yani "Fırtına Anı" filmi ise beyin yakan senaryosu ile "Ben bulmaca çözme konusunda iyiyim" diyenleri bile şaşırtmayı başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/51/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu ise Oriol Paulo'nun Netflix imzalı son filmi. Beyin yakan senaryosu ile her izleyeni kendine hayran bırakmayı başarıyor.  Filme Git! ► ● İspanyol filmlerine olan tutkumu burada size defalarca söyledim ve uzun bir süre daha bunu dillendireceğim. Çünkü İspanyol filmlerinin hiçbirinde Holywood klişeleri bulunmuyor. Neredeyse her İspanyol filminin senaryosu zekice yazılıyor ve sadece bu bile izleyen kişiyi yakalamayı başarıyor. Oriol Paulo filmleri ise bunun en güzel örneklerinden...    Moduna Göre Film Seç! ►  
23b
1
7 yıl
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Her Türk Vatandaşının İzleyip, Paylaşıp Desteklemesi Gereken 7 Yerli Film Önerisi
Bugün burada size yapacağım film önerileri benim için çok önemli. Çünkü yıllardır Hollywood'u, ya da diğerlerini büyük bir hayranlıkla izledik. Ha çok iyi değiller mi? Kesinlikle öyleler. Fakat ya biz? Biz ne yapıyoruz? Çoğu kişi bilmese de aslında Türk imzalı da birçok iyi film var. Ön yargılarımızı yıkıp biraz yerli filmlere de ilgi gösterebilirsek, devamının çok güzel bir şekilde geleceğine inanıyorum. Tıpkı "Dağ" serisinde olduğu gibi... Ben de izleyip, beğenip bu platformda size tavsiye ettiğim yerli filmleri şöyle bir liste haline getireyim istedim. Hadi gelin şimdi o birbirinden iyi Türk filmlerine şöyle bir bakalım. Yabancı Filmlerden Uyarlanan Türk Filmleri İçin Tıkla ► 1. Listemizdeki ilk nefis Türk filmi önerisi "Sarmaşık"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/42/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan nedir bu film? Konusu, IMDB puanı nasıldır?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir sonraki film önerisi ise birçok kişinin gözden kaçırdığı "Panzehir"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/82/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Benim favorilerim arasında olan bu Türk filmini ne yazık ki pek çok kişi bilmiyor. Binlerce kişinin varlığından bile habersiz olduğu bu filmi siz hemen şimdi izleyin. Filme Git ► 3. Sizlere sıradaki Türk filmi tavsiyem ise "Sivas"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/12/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film izleyebileceğiniz en doğal filmlerden. Her şeyi ile tam anlamıyla bir Anadolu filmi izleyeceksiniz. Filme Git ► 4. Sıradaki film tavsiyemiz ise Türk-Güney Kore ortaklığı ile ortaya çıkarılan "Ayla"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/17/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Çok ses getiren bu filmi de hala izlemediyseniz mutlaka zaman kaybetmeden izleyin. Filme Git ► 5. Listemizdeki bir sonraki Türk filmi önerisi ise "Bir Zamanlar Anadolu'da"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/14/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişinin bir türlü sevemediği, fakat ben de dahil olmak üzere birçok kişi için mükemmel bir yapım olan bu filmi de mutlaka izleyin.  Filme Git ► 6. Sondan bir önceki Türk filmi önerimiz ise "Ölümlü Dünya" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/73/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Türk filmleri arasında iyi komedi filmi çok fazla çıkmıyor ne yazık ki. Fakat bu film, Türk sinema sektörünün uzun zamandır hasret kaldığı kara mizah boşluğunu doldurmayı başardı. Netflix'te de olan bu filmi mutlaka izleyin.  Filme Git ► 7. Listemizin son sırasındaki Türk filmi önerisi ise Türk-Fransız-Alman ortaklığı ile yapılıp tamamı Türkiye'de çekilen "Mustang"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/39/55/her-turk-vatandasinin-izleyip-paylasip-desteklemesi-gereken-7-yerli-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Maalesef pek çok kişinin bilmediği bu film ise içinde barındırdığı ve bazı kişi ve çevrelerin rahatsız olduğu ögeler nedeniyle, ünlü sinema yarışmalarına farklı ülkelerce sokuldu. Her şeyi Türk olan bu film, Almanya ve Fransa etiketi ile dünya çapında gösterime bile girdi. Mutlaka izleyin.  Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!
28b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.