Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

22 Aralık 2019
19b
0 Yorum
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum.

Diziye Git ►

Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim!

Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir. 

Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

O ilk 2 bölüm neydi öyle?

Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki... 

"Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..."

Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor. 

Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
 Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası. 

CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki...

Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu. 

Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor...

Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü. 

Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım.

Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş!

Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim. 

Dizinin atmosferi şahane!

Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor. 

Müzikler gerçekten iyiydi

Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı. 

Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı

Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim.

Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim.

The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ►

● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

Modunu Seç ►

Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the witcher incelemethe witcher konusuthe witcher hakkında yorumlarthe witcher izlethe witcher yorumlarthe witcher analizthe witcher oyuncularthe witcher dizi incelemesithe witcher netflix
EN AKTİF ÜYELER
İzlemeyin! 2019'un ilk Vasat Filmi: "Us"
İzlemeyin! 2019'un ilk Vasat Filmi: "Us"
1 buçuk yıl önce kurduğum bu platformda izleyip, beğendiğim filmleri modunuza göre kategorize edip sizlere tavsiye ediyorum ve her gün 1000 ila 3000 kişi burada izleyeceği filmi buluyor. İşte tam da bu yüzden artık sadece izlemeniz gereken filmleri değil, izlememeniz gereken filmleri de sizle paylaşacağım. BYSY, yani "Ben yandım siz yanmayın" adını verdiğim bu serinin ilk filmi ise "Us" yani "Biz". Hadi gelin şimdi Us filmini neden izlememeniz gerek, 2019 yapımı Us filmi neden zaman kaybı şöyle bir bakalım.    Öncelikle Us filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/47/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Kendi çapında "Çekirdek" dediğimiz bir ailemiz var. Anne, baba ve 2 çocuktan oluşan bu ailemiz bir tatile çıkıyor. Fakat çıktıkları bu tatilde bir gece yarısı şahit oldukları bir olay onların tüm hayatlarını değiştiriyor. Evleri, kırmızı kıyafetli bir grup insan tarafından saldırıya uğrayan ailemiz kendini birden bir hayat mücadelesinin içinde buluyor. İşte film de bunu konu alıyor. Adettendir bir de Us filmi fragmanını izleyelim[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hNCmb-4oXJA[/VIDEO] İzlemekte kararlı olanlar için spoilersız yorum İnanın bu filmin çıkmasını dört gözle bekleyenlerden biriydim. Sektörde böylesine farklı filmler çok merak ediliyor ve bekleniyor. E işim de sinema olunca, vizyona gireceği günleri saymaya başladım. Üstelik yönetmeni de nefis "Get Out" filminin yönetmeni Jordan Peele olunca işte dedim, nefis bir film geliyor... Fakat işler pek öyle gitmedi. Beklentimi mi yüksek tuttum acaba? diye düşündüm fakat hayır, beklentiyle de bir alakası yoktu. 2 saatlik koca film zaman kaybından başkası değildi... Eğer hala izlemekte kararlıysanız tabi ki sizi durduramam fakat 1 dakikası bile geri gelmeyen hayatınızdan 2 saatinizi bu film için harcamayın derim.  Devamı Spoiler: "Us", üzdü...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/13/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Öncelikle 2017 yapımı Jordan Peele imzalı "Get Out" filmini çok sevmiştim. Us filmi konusunu okurken yine aynı yönetmenin adını görmek beni çok heyecanlandırdı ve filmi sabırsızlıkla beklemeye başladım. Fakat bu bekleyişim hüsranla sonuçlandı... Neden mi? Açıklayayım... Filmin ilk yarısı çok güzel gidiyordu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/43/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] İlk yarısındaki gerilim çok güzeldi. Çocuklarda, ailede bir gariplik görülüyor ve izleyiciyi rahatsız ediyordu. Birçok sahnede gerildim ve ani korkmalar yaşadım diyebilirim. Fakat ne olduysa ilk yarı bittikten sonra oldu... Burada size "Gerileyim" modunda tavsiye edeyim diye düşünürken film birden saçmaladı ve bu hayalimi de çöpe atmak zorunda kaldım.  Saldıranlar kendileri çıkıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/51/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] İşte burası. Filmin saçmalamaya başladığı yer tam da burası. Çocuk gelip "Evimizin önünde bir aile var" diyor ve tüm aile, bahçe kapılarının önünde el ele tutuşmuş ve kırmızılar giymiş bir aile görüyor. Yüzleri belli olmuyor ve herkesin içini bir korku kaplıyor. İşte bu! "Gulyabani" görmüş gibi heycanlandım! En çok beğendiğim kısım burasıydı ve keşke öyle de kalsaydı. Bu gerilim dolu şahane sahne birden bozuldu ve film ondan sonra asla toparlayamadı. Biraz sonra dışarıdaki aile, evdeki ailemize saldırıyor ve aaa, o da ne? Saldıran kişiler, evdeki ailemizin aynısı çıkıyor. Sonra birden klon-klon oturup konuşmaya başlıyorlar.   Neymiş? Her insanın yer altında bir klonu varmış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/17/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Film biraz ilerledikçe saldırının tüm şehirde olduğunu anlıyoruz. Yani her insanın bir klonu şehrin altındaki tünellerde yaşıyormuş. Zaten bunu da sonralarda izliyor ve görüyoruz. Yukarıda topa vuran bir kişinin klonu da yer altında hayali bir topa vuruyor. Bir nevi kukla gibi, fakat bu şahane fikir neden bize çok saçma geldi? Çünkü işleniş sıkıntılıydı. Şahsen ben, o sahneleri gördükten sonra birçok soruma cevap almak istedim fakat bulamadım.  1. Tünellerde yaşayan bunca klon insan nasıl hayatta kaldı? Tavşan yiyerek olamaz heralde? 2. Yahu bu zombivari klonlar tuvaletlerini de mi yapmıyorlar?  3. Neden makas? Klonların her birinde gördüğümüz makasların olayı neydi? Polis, kolluk kuvvetleri bu klonları birkaç mermi ile harcayamaz mıydı? gibi gibi... "Get Out" filminin en azından sağlam bir mesajı vardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/81/93/izlemeyin-2019-un-ilk-zaman-kaybi-filmi-us-780x439.jpg[/RESIM] Aynı yönetmenin 2017 yapımı Get Out filminde "Irkçılık" konu alınmıştı ve film gerçekten bunu müthiş bir gerilim ile bize yaşatmıştı. Fakat bu filmin ne çok sağlam bir mesajı var, ne bu mesaj iyi işlenmiş ne de insanı sürüklüyor... Keşke beklediğim gibi iyi çıksaydı da burada size dolu dolu bir film tavsiyesi yapabilseydim. İyi işlenememiş, zaman kaybından öteye geçememiş ve birçok kısmı havada kalan bir film "Us"... Yani olmamış.  Bir başka "BYSY" serimizde görüşmek üzere. İyi filmler izleyin, iyi hayatınız olsun diyor ve kaçıyorum.    Film Tavsiyesi Seç! ►
19b
2
7 yıl
Koronavirüs Salgınını Anlamak İçin Bu Filmi İzleyin: "CONTAGION"
Koronavirüs Salgınını Anlamak İçin Bu Filmi İzleyin: "CONTAGION"
Tsunami, deprem, virüs salgını ve daha birçok olağanüstü durumlar... Bu tür filmleri çok severiz çünkü hep bir gün gerçekleşebilme ihtimalleri vardır. Bu his bizi filme daha çok çeker fakat filmden sonra gündelik hayatımıza da devam edeceğimizi biliriz. İşte ben de bugün sizi, yıllar önce yayınlanan ve şimdi gerçek olan bir virüs salgını filmi ile tanıştırmak istiyorum; "Contagion"... Öncelikle buraya "koronavirüs filmi izle" gibi aramalar sonucu yolunuz düştüyse hiç aşağıya geçmeden hemen buraya tıklayın ve filme gidin.  Dünyanın Sonu Konulu 9 İyi Film İçin Tıkla ► Bu corona virüs filmi hakkında daha fazla detay görmek isteyenler ise benimle birlikte aşağıya doğru devam etsin... Hadi gelin şimdi, günümüzden yıllar önce korona virüs salgınını çok iyi işleyen o film nasıl bir şey? Koronavirüs'ü nasıl konu alıyor? Kadrosunda kimler var? Ve neden izlenmeli? gibi sorulara birlikte cevap verelim. Öncelikle nedir bu "Contagion" filminin olayı, konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/76/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Film, çok hızlı bir şekilde öldürme gücüne sahip MEV-1 ismindeki bir virüsün ortaya çıkışını, yayılışını ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Film, salgının ilk kaynağına gidiyor ve dünyaya yayılış sürecini de işliyor. Hatta bununla da kalmıyor ve virüse karşı verilen mücadeleye de değiniyor. Evimizde oturuyor fakat Koronavirüs'ün dünyada yarattığı etkiye pek tanıklık edemiyoruz, işte bu film sizi o atmosfere sokacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/67/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]2019 Aralık ayında, Çin'de, bir hayvandan insana bulaşan Koronavirüs'ün ülkemize kadar gelip, dünya genelinde yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine kadar birçok bilgiye sahibiz. Hatta ülkemizde bu yüzden okullar bile tatil edilmiş durumda. Fakat evimizde oturarak, bu virüsün büyüklüğünü, ciddiyetini ve yoğun yaşandığı bölgelerde nelerin olduğunu pek kestiremiyoruz. İşte bu film, size Koronavirüs salgını atmosferini yaşatacak.  Salgın sırasında toplumda yaşanan çarpıcı olayları bu filmde göreceksiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/61/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir yandan virüsün yayılışını işlerken bir yandan da yönetimlerin bu konu hakkında attığı adımlara değiniyor. Milyonlarca insanı tehdit eden bu tehlike, toplumlarda kargaşaya sebep oluyor ve film de, olayın bu boyutuna da yer veriyor. Yani az önce de dediğim gibi, evimizde otururken olayın ciddiyetini pek kavrayamıyoruz. Fakat bu film sayesinde, kendimizi bir salgının tam ortasında bulma imkanı buluyoruz.  Filmin senaristi anlatıyor; "Dünyamızın böylesine büyük bir salgına ne kadar hazırlıksız olduğunu göstermek istemiştik..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/52/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]2011 yapımı film, Corona virüs salgını sonrasında en çok talep edilen filmler sıralamasında birden ilk 3'e yükseldi. Amazon ve Apple TV gibi pek çok platform, filmi satın alıp üyelerine sunmak için adeta birbiri ile yarıştı. Filmin popülerliği birden arttı ve filmin yaratıcılarının düşünceleri de birden gündeme geldi. Filmin senaristi Scott Z Burns; "Aslında yıllar önce yaptığımız bu film ile, dünyamızın böylesine büyük ve tehlikeli bir salgına hiç hazır olmadığına değinmek istemiştik. Bu film bir uyarı niteliğindeydi ve şu an tam da bu kabusu yaşıyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı... Filmin oyuncularından Gwyneth Paltrow maskeli fotoğrafını paylaşarak "Ben bu filmde daha önce yer almıştım..." diye yazdı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/93/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Filmin kadrosundaki ünlü isimlerden olan oyuncu Gwyneth Paltrow, Instagram hesabında Paris'e giderken paylaştığı maskeli fotoğrafının altına, bir zamanlar sadece oyuncu olarak yer aldığı salgın filminde şimdi gerçekten oynadığını söyleyerek içinde bulunduğu durumu anlattı. "Uçakta bu maskeyle uyuyacağım. Ben bu filmde daha önce de oynamıştım. Sık sık ellerinizi yıkayın ve el sıkışmayın" diye yazan ünlü oyuncu, sosyal medyada bu konuya ciddi bir şekilde dikkat çeken ünlü isimlerden biri oldu.  Filmin oyuncu kadrosunda da başarılı isimler bulunuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/37/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Filmin oyucuları arasında Matt Damon, Jude Law, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet, Marion Cotillard ve Michael Douglas gibi oldukça ünlü isimler bulunuyor.  NOT: Aşağıdaki butona tıklayıp filme gitmeden önce size küçük bir not bırakmak istedim. İzleyeceğiniz bu film, müthiş ve aklınızdan çıkmayacak kadar iyi bir film olmayacak. Çok etkileyici ve unutulmaz sahneler ya da oyunculuklar da görmeyeceksiniz. Fakat içinde bulunduğumuz şu durumu tüm çıplaklığı ile anlayabileceğiniz en iyi film bu diyebilirim. İzlerken bu dediklerimi hatırlayın ve ona göre izleyin derim.   Filme Git ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Kore'den Uyarladık: "7. Koğuştaki Mucize" Filmi Geliyor, Aras Bulut İynemli Döktürüyor!
Kore'den Uyarladık: "7. Koğuştaki Mucize" Filmi Geliyor, Aras Bulut İynemli Döktürüyor!
Ülkemiz Orta Doğu ve balkanlara kadar birçok ülkeye dizi satan dev bir fabrika. Hatta şu an gidin İran'a, ya da farklı bir orta doğu ülkesine, televizyonlarda hala "Binbir Gece" ve "Muhteşem Yüzyıl" gibi dizilerimizin döndüğünü göreceksiniz. Peki ya film? Dış dünyada büyük ses getiren filmlerimiz de var mı? Eh işte... Fakat uyarlama konusunda oldukça ileride olduğumuzu söylemeliyim. Hatta bugün de size bunun bir örneğini göstereceğim. Yakın bir tarihte, başrolünde Aras Bulut İynemli'nin olduğu 7. Koğuştaki Mucize filmi vizyona giriyor!  Hadi gelin şimdi, dünyanın birçok yerinde büyük ilgi gören Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminin Türkiye uyarlaması olan "7. Koğuştaki Mucize" filmi ne zaman vizyona giriyor, oyuncuları kimler, konusu tam olarak neymiş onlara bir göz atalım.  Öncelikle orijinal filmi, yani Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filmini uzun zaman önce izlemiş ve size de burada tavsiye etmiştim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/83/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki kısa yorumuma, IMDB puanına ve izleyen kişilerin görüşlerine aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz.  Filme Git ► "Peki Kaan 7. Koğuştaki Mucize filminin konusu ne?" derseniz de, hemen açıklayayım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/45/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]Küçük kızı ile zeka yaşı aynı olan bir babamız var. Bu babamız bir gün bir suça şahitlik ediyor ve suç bir şekilde onun üzerine kalıyor. Bu yüzden de hapise atılan adamımız idam cezasına çarptırılıyor. İşte bu hikaye de, çaresiz babamızın atıldığı hapishane hücresinde yaşananları konu alıyor.  7. Koğuştaki Mucize filmi kadrosunda ise şu isimler bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/98/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpg[/RESIM]7. Koğuştaki Mucize filmi oyuncuları arasında Aras Bulut İynemli, Nisa Sofiya Aksongur ve İlker Aksum başta olmak üzere Celile Toyon, Mesut Akusta, Deniz Baysal, Yurdaer Okur ve Sarp Akkaya gibi isimler bulunuyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Mehmet Ada Öztekin oturuyor. Peki 7. Koğuştaki Mucize filmi ne zaman vizyona girecek?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/111/87/kore-den-uyarladik-7-kogustaki-mucize-filmi-geliyor-aras-bulut-iynemli-dokturuyor-780x439.jpeg[/RESIM]7. Koğuştaki Mucize filmi 11 Ekim’de vizyona girecek ve sinemalarda olacak.  İşte 7. Koğuştaki Mucize filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=z_tgY9Nmo18[/VIDEO] ● Aşağıdaki butona tıklayarak da hemen modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz!  Modunu Seç ►  
19b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
● 100 BİN Görüntülenme İçin Teşekkürler!  2 yılı aşkın bir süredir burada sizlere modunuza göre seçebileceğiniz film tavsiyeleri veriyorum ve söylemekten bıkmadığım bir şey var; "İspanyol sineması muhteşem!"... Çok uzun bir zamandır düzenli olarak film izliyorum ve şu ana kadar beni yakalayan, aklımda yer eden ve senaryosu ile hayran bırakan filmlerin %70'i de İspanyol sineması imzalı. İşte bugün de sizlere nefis bir İspanyol filmi ile geldim; "The Platform"... Eğer "The Platform izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki buradan eliniz boş döneceksiniz. Fakat "Nedir bu The Platform filminin konusu?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız varsa, tam da doğru yerdesiniz! Filme Git ► Hadi gelin şimdi önce sizlere The Platform filmini neden izlemeniz gerektiğini SPOİLER'sız bir şekilde anlatayım ve hemen ardından da izleyenler için filmin küçük bir analizini yapayım. Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix imzalı "The Platform" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dikey bir şekilde tasarlanan bir hapishaneyi konu alıyor. Yüzlerce kattan oluşan bu hapishanedeki hücrelerin her birinde ise 2 kişi bulunuyor. Ortalarında koca bir delik olan bu odalardan her gün düzenli olarak üzerinde leziz yiyecek ve içeçeceklerin olduğu bir platform geçiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; Yemeklerin olduğu platform, en yukarıdan en aşağıya iniyor. E bu da en yukarıdakilerin ziyafet çekmesine, en aşağıdakilerin ise açlık ile mücadele etmesine yol açıyor. İşte film bize, bu durumu, bu sistemin içine yeni düşen bir adamın gözünden gösteriyor.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/52/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM]Film, sizlere burada uzun zaman önce tavsiye ettiğim Snowpiercer filmi ile benzer bir konuyu işliyor. Ayrıca film, dünyadaki zengin, orta ve fakir kesimin yaşadıklarını anlatıyor. Film, baştan sona büyük bir mesaj barındırıyor ve dik bir hapishane üzerinden bunun eleştirisini yapıyor. Eğer hem iyi bir bilim kurgu filmi izlemek, hem biraz gerilmek, hem de İspanyol sinemasının o başarılı atmosferine dalmak istiyorsanız bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim.  Bundan sonrası SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka bakın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/91/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Peki sizce film ne anlatıyor? Gelin size "The Platform" filminin bir analizini yapayım; "İlahi Bir Sistem"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/7/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Bu film 2 farklı şekilde ele alınmalı. İlahi ve Dünyamız olarak. Ben size iki analizimi de sunacağım.  Öncelikle filmdeki dikey hapishaneyi ilahi bir sistem olarak düşünebiliriz. En üstte gördüğümüz aşçı, aslında yaratıcıyı temsil ediyor. Açık renkli kıyafetleri ve binbir titizlikle sofrayı hazırlayan hizmetkarları ise melekler. Yemekler çok iyi bir şekilde hazırlanıyor ve kullara sunuluyor. Kulların paylaşmayı bilmesi isteniyor, buna teşvik ediliyor fakat onlar açgözlülükleri nedeniyle kendilerinden alttaki insanları asla düşünmüyorlar. Halbuki kısa bir süre sonra onların da alt katlara düşme ihtimalleri var fakat bunu görmezden geliyorlar. Aşçının, içinde saç bulduğu için hizmetkarlarını azarladığı tatlıyı hatırlıyor musunuz? İşte o tatlı bir kutsal kitabı temsil ediyor. Adamlarımızın hücrelerin birinde rast geldiği bilge kişi de peygamber olarak nitelendiriliyor. Peygamber, Mesih ve yardımcısına, yukarıdan gönderilen tatlının bir mesaj olduğunu ve bunu insanlara diyalog yoluyla anlatmaları gerektiğini söylüyor. Adamımızla aynı odadaki köpekli kadın ise, cennetten düşen bir meleği tasvir ediyor. Filmi bu tema ile düşünürseniz, tüm parçaların yerlerine oturduğunu göreceksiniz.  Mutlaka İzlemeniz Gereken Nefis Tavsiyeler! ► Filmin bir de günümüz dünyasını konu alan bir analizi var, toplanın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/27/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dünya düzenine karşı onlarca mesaj barınırıyor. En yukarıda yemeği hazırlayan aşçı ve yardımcıları devletler olarak tasvir edilmiş. Devletler, en iyi en leziz yiyecekleri hazırlayıp halkına sunuyor, fakat zenginler tarafından bu yiyeceğin %80'i silip süpürülüyor. Kendilerinden alttaki kesimi hiç düşünmeyen zenginler, birden kendilerinin de alt kesime düşeceğini bildikleri halde anın tadını çıkarmayı tercih ediyorlar. Bıçaklı amcamızın alt kattakilerin yiyeceğine idrarını yapması gibi yoksulluktan zenginliğe yükselen biri hemen kendinden alttaki kesimi ezmeye başlıyor. Bu da günümüz dünyası ile çok tanıdık. En alttakilere sıyırılmış tabaklardan başka bir şey kalmıyor. Bu sistem hiç son bulmuyor, çünkü en alt kattaki kişiler, zengin olduklarında asla en alttakileri düşünmüyorlar. Ha bu arada en alt kattaki küçük çocuk nasıl hayatta kaldı? diye düşünüyorsanız da, annesi ona her gün yemek indirebilmek için insanları öldürmek zorunda kalıyordu. Bu da tüm kargaşanın içinde, bir anenin çocuğunun karnını doyurabilmek için günümüz dünyasında verdiği amansız mücadeleyi gösteriyor. NOT: İşte 1 buçuk saatlik bu nefis film, yukarıdakiler gibi pek çok derin anlamı barındırıyor. İspanyol sineması ve Netflix, gerçekten müthiş bir filme imza atmış diyebilirim. Daha da anlatırım fakat biliyorum çok uzun yazı hem beyninizi hem de gözlerinizi yoruyor. O yüzden siz filmi izleyip şu an bu cümlelerimi okuyan değerli kişileri, filme yorum yapmak için buraya tıklamaya davet etmek istiyorum. İyi ya da kötü düşüncelerinizi yazın ki, sizden sonra filme göz atacak kişilere fikir vermiş olun.   ●Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
151b
2
6 yıl
Archive 81: Netflix'in 2022 Yapımı Yeni KORKU Gerilim Dizisi!
Archive 81: Netflix'in 2022 Yapımı Yeni KORKU Gerilim Dizisi!
Netflix'in yeni içeriklerini ilgiyle takip ederken radarıma takılan Archive 81 dizisi, 2 gün önce yani 14 Ocak 2022'de Netflix'te yayınlandı. E ben de hemen merakla beklediğim bu Netflix dizisini izleyip bitirdim ve "Kaan archive 81 dizisi konusu ne?", "Bu dizi izlenir mi?" gibi sorularınız için bu kısa ve öz içeriği hazırlamak istedim. Hadi gelin şimdi Netflix'in 2022 yapımı yeni dizisi archive 81 konusu ve hakkındaki diğer detaylara şöyle birlikte bir göz atalım... Sonrasında izleyip izlememek tamamen size kalmış... Hadi! Öncelikle archive 81 dizisi neyi konu alıyor, ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/82/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, hasar görmüş eski kaset ve filmleri profesyonel bir şekilde tamir edip, elde ettiği görüntüleri dijitalleştiren bir görüntü müzesi çalışanının yaşadıklarını konu alıyor. "Dan" ismindeki gencimizden bir gün 1994 yılına ait yanmış kasetlerdeki görüntüleri kurtarması isteniyor ve işte tam da o andan sonra olaylar biraz garipleşerek ilerlemeye başlıyor... Bu evreden sonra dizi korku-gerilim ve paranormal olaylar atmosferinde ilerliyor ve izleyeni gizemiyle sürüklerken bir yandan da oldukça geriyor. Bence bu dizi izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/24/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu tür gizemin ağırlıklı olduğu dizilerde sürükleyicilik çok büyük önem taşıyor. Çünkü türü 'gizem' olan yapımlar biraz yavaş ilerlediği için izleyiciyi tutacak tek şey sürükleyicilik oluyor. Archive 81 isimli bu dizi de bence bunu iyi başarıyor. Dizi beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. 1 gecede olmasa da 2 günde bitirdim. Senaryosunda çok fazla mantık hatası yok bu yüzden dikkatiniz de o kısımlara pek dağılmıyor. Böylece ana temaya odaklanabiliyorsunuz. Bence bu dizi 2022'in (şimdilik) en iyi Netflix dizilerinden biri. Gizli semboller, tarikatlar ve paranormal olaylar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/58/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ilk 4 bölümünü gece izledim ve bence en geren kısımlar da ilk 4 bölümdeydi. Özellikle benim gibi gece karanlığında izlediğinizde alacağınız haz 2 katına çıkabilir. Özellikle gizli semboller, ayinler ve bazı paranormal olaylar beni olduğu gibi sizi de çekiyorsa bu dizi tam aradığınız şey olabilir. Özet: Günler önce yayınlanan Archive 81 dizisi, bence Netflix'in eli yüzü düzgün dizileri arasında sayılacak kadar ortalamanın üzerinde... Benim çok küçük de olsa REC ve Frequency filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, şöyle gizemli, gerilimli, geçmiş ile şimdiki zamanın harman olduğu (Dark dizisi benzeri) paranormal olayların yaşandığı bir şeyler izlemek isteyenler için gayet ideal. Eğer onlardan biriyseniz Netflix'in 2022 yapımı bu yeni dizisine bir şans verin derim.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/272/88/archive-81-netflix-in-2022-yapimi-yeni-korku-gerilim-dizisi-780x439.jpg[/RESIM] - - - - - • Archive 81 dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir. • Archive 81 dizisi korku mu? Dizi, korku-gizem ve gerilim türünde. Özellikle karanlıkta izlediğinizde birçok sahnede irkilebilirsiniz. Bunun yanında korku eşiğiniz düşük ise de aralıksız süren bir gerilim de sizi fazlasıyla korkutabilir. • Dizi kaç bölüm? Archive 81 dizisinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  • Archive 81 dizisi oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Mamoudou Athie, Dina Shihabi, Evan Jonigkeit, Matt McGorry ve Ariana Neal paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
4
4 yıl
Çok Taze! "Ne İzlesek?" Diyenlere 6 İyi 2021 Film Önerisi!
Çok Taze! "Ne İzlesek?" Diyenlere 6 İyi 2021 Film Önerisi!
Çok sık film izleyip tüketenler bilir ki, şöyle yeni, dumanı üzerinde taze, güncel bir filmi seyretmenin zevki çok başkadır. Bu yüzden her gün binlerce kişi Google'da 'film önerileri 2021' benzeri aramalar yaparak güncel, yeni çıkmış iyi film arıyor. İşte ben de bugün size 2021 film önerileri hazırlamak için kolları sıvadım. Özel Güç Filmleri İçin Tıkla! ►  Birazdan göreceğiniz 2021 yapımı film tavsiyelerinin her birini de izledim, beğendim ve buradaki farklı kategorilerde de sizlere tavsiye ettim. E neden 2021 filmlerinden bir liste de olmasın? dedim ve hepsini bir araya topladım... Hadi gelin şimdi o 2021 yapımı izlenmesi gereken film önerileri nelermiş görelim. 1. Göz atmanızı tavsiye ettiğim ilk 2021 filmimiz "Boss Level"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/90/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Belli bir zaman döngüsü içinde sıkışıp kalan bir adamın yaşadıklarını konu alan bu film, bazı teknikleri çok iyi kullanarak izlenmesi gereken 'kısır döngü' konulu filmler arasında yer bulmayı başarıyor. Bir şaheser değil fakat seyir keyfi yüksek bir film bu. Şans verin derim. Filme Git ►  ✓ @uykusarhosu'nun yorumu;"Edge of Tomorrow filminin tadı damağımda kalmışken üzerine bu filmi izlemek harika geldi. Aksiyon, bilim kurgu, eğlence... 3'ü1 arada :) Ama güzel olan birçok filmde olduğu gibi sonu pek tatmin etmiyor, devam filminin çıkması beni şaşırtmaz" 2. Denizlerdeki komployu görmek için bu nefis yapımı mutlaka izleyin; "Seaspiracy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/63/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Netflix yapımı bir belgesel film olan bu yapımı 7'den 70'e hepimiz izlemeli. Bir genç, iyi bir belgesel çekmek için kolları sıvıyor fakat birden kendini çok acımasız işlerin döndüğü bir dünyada buluyor ve tüm olan biteni kameraya alıp bize gösteriyor. İzleyin, izletin. Filme Git ►  ✓ @ozankandemir'in yorumu; "Kan dondurucu. Belgesel ekibinin verdiği, gerçekleri göz önüne sürme uğraşı çok etkiledi beni" 3. The Vault veya diğer ismiyle; "Way Down"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/52/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise çok değerli bir hazinenin bulunduktan sonra İspanya devlet bankasında korumaya alınmasını ve bu değerli hazineyi çalmaya çalışan bir ekibin yaşadıklarını konu alıyor. Bu türü seviyor ve güncel bir şeyler arıyorsanız bir bakın derim. Filme Git ►  ✓ @gizem-sener'in yorumu; "Bayıldım, kurgusu müthiş. Sıkıcı değil, zaman akıp gidiyor klasik bir konu ama pandemi döneminde çok iyi film bulmak zor" 4. "Varsity Blues Operasyonu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/95/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu belgesel film ise 2019 yılında ifşalanan gerçek bir skandalı işliyor. Amerika'da çok ünlü üniversitelerin, bazı varlıklı aileler için statü meselesi olduğunu fark eden bir adam "çocuğunuzu para karşılığında istediğiniz üniversiteye sokabilirim" diyor ve bunu da gerçekten yapıyor. Gerçekten çarpıcı bir olay ve çarpıcı bir yapım. Filme Git ►  ✓ @nihat-urper'in yorumu; "Müthiş bi skandal bu. ama bence birçok ülkede bu şekilde yürüyordur işler. her yer kirli, herkes suçlu... İzleyin" 5. "Raya and the Last Dragon"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/38/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Animasyon filmlere 'çocuk filmi ya..' şeklinde sığ bir düşünceyle yaklaşmıyorsanız bu tavsiyemden kesinlikle zevk alacaksınız demektir... Fantastik, sürükleyici, keyifli ve en önemlisi de bir mesajı olan iyi bir 2021 filmi izleyeceksiniz. Tadını çıkarın. Filme Git ►  ✓ @Lynx'in yorumu; "Ben beğendim. Konuyu işleyişi biraz klasik olsa da görsel olarak güzel olması ve izleyiciyi eğlendirmesi kesinlikle izlenebilir kılıyor. Eğer güzel bir animasyon arıyorsanız; buyrun" 6. Son önerim ise bu günlerde epey konuşulan bir yapım; "Nobody"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/247/57/cok-taze-ne-izlesek-diyenlere-6-iyi-2021-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, hiç etliye sütlüye karışmadan evden işe, işten eve gidip gelen bir adamın, yaşadığı bir olaydan sonra içinde bastırdığı yanının ortaya çıkışını konu alıyor... Koşturmacalı ve şöyle sağlam 'vurdulu kırdılı' sahneler izleyeceksiniz. Hatta izlerken "John Wick bu ya..." da diyebilirsiniz, haklısınız, çünkü bu 2 filmin senaristi de aynı... Bir şans verin derim. Filme Git ►  ✓ @akif-feyzioglu'nun yorumu; "Olay örgüsünü kendim tam bağlayamasam da aksiyona doyurdu. Bazı sahneler bana John Wick'i andırdı. Güzel filmdi" - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
0
5 yıl
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
29b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.