Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu

23 Aralık 2019
25b
0 Yorum
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu

The Witcher dizisi son günlerin en çok konuşulan yapımı olmayı başardı. Hatta ben de dün burada sizlere, 1 günde yalayıp yuttuğum bu dizinin iyi ve kötü bulduğum yanlarını anlattığım şu inceleme yazısını hazırladım. Sonra birden fark ettim ki aslında The Witcher oyuncuları arasındaki bazı karakterleri gözüm gerçekten bir yerlerden ısırıyor. Hatta bazıları gerçekten bizim Türk oyunculara benziyorlar... Daha önce de bunu La Casa de Papel dizisi için yaşamış ve şu içeriği hazırlamış ve çok da güzel tepkiler almıştım. 

Bugün de sizlere, The Witcher oyuncuları Türk olsaydı kimler olurdu? sorusunun cevaplarını kendimce vermeye çalışacağım. Sizi bilmem ama birazdan göreceğiniz The Witcher Türk versiyonundaki oyuncular gerçekten ana kadrodaki oyuncular ile benzerlik taşıyor... Hadi o zaman gelin o isimler kimlermiş birlikte bakalım! 

1. Öncelikle dizimizin başrolü "Witcher", yani "Rivialı Geralt" hangi Türk oyuncumuza benziyor bakalım

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu

Bence "İbrahim Çelikkol"

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Evet, 8 bölümlük 1. sezonu tamamen "Ulan bu birine benziyor ama du bakalım..." şeklinde izledim ve sonunda İbrahim Çelikkol'a benzediğini keşfettim. Çelikkol'a ekle bir uzun beyaz saç, al sana İzmitli İbrahim. Tabi canım neymiş o Rivialı Geralt falan... 

2. Büyücümüz Yennefer rolünde ise "Büşra Pekin"

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Ezik, özgüvensiz halinden güçlü, alfa bir büyücüye dönüşen Yennefer, bence Büşra Pekin'in şu fotoğraftaki haline benziyor. Büşra hadi kaptın rolü!

3. Ciri rolünde ise "Miray Daner"

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Bence bu ikili fiziki olarak benzemekle kalmıyor ve karakter olarak da benziyorlar. O çığırmalar, kanadı kırık rolü oynamalar hep aynı.

4. Kraliçe Calanthe rolünü ise "Hasibe Eren" sırtlayabilir

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Kraliçeyi daha ilk gördüğüm anda "Aa Avrupa Yakası Makbule" diye söylendim. Bu benzetmeyi de buraya eklemek istedim.

5. Fareçuval ise tam "Ozan Güven" değil mi ama?

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Bu benzerlik  bana "Heh işte buldum" dedirtti. Çünkü bu ikili gerçekten tip olarak benziyorlar.

6. Büyücümüz Tissaia ise "Derya Artemel"

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu
Belki çok zorlama bir benzerlik diyeceksiniz ama bu ikili de bence gerçekten benziyor. Ha Kırgın Çiçekler dizisini izledim mi? Hayır. Fakat yıllar önce sosyal medyada çok dolaşan bir Caps ile bu ablamızın yüzüne aşina oldum. Tissaia için bizden kim olabilir diye düşünürken de birden aklıma geldi ve bingo! 

Benim nacizane benzetmelerim bu şekilde. Sağda solda, sitenizde videonuzda kullanacaksanız kaynak göstermeyi unutmayın, bozuşuruz. Bu arada yukarıda da bahsettiğim gibi, dizinin incelemesi için hemen buraya tıklayabilirsiniz

● Hemen aşağıdaki butona da tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu

Modunu Seç ►

Benzerlikleri Sayesinde "The Witcher" Dizisinde Hiç Sırıtmayacak 6 Türk Oyuncu

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the witcher incelemethe witcher yorumlarthe witcher analizthe witcher oyuncularthe witcher türk benzerlerithe witcher türk olsaydıtürk oyuncu benzerlikleriibrahim çelikkolozan güventhe witcher oyuncuları türk olsaydı
EN AKTİF ÜYELER
The Paramedic: Netflix İmzalı Yeni İspanyol Filmi "El Practicante" İzlenir mi?
The Paramedic: Netflix İmzalı Yeni İspanyol Filmi "El Practicante" İzlenir mi?
Sizlere daha 3-4 gün önce izlediğim şu Netflix filmi hakkında bir şeyler yazmışken, hemen koşup bugün izlediğim Netflix imzalı The Paramedic filmi hakkında da bir şeyler yazmak istedim. Çünkü özellikle de etrafımdaki sinefil kişilerden "Kaan The Paramedic filmi konusu ne?", "İspanyol yapımı bu El Practicante filmi izlenir mi?" gibi sorular almaya başladım ve ben de sıvadım kolları, size bu İspanyol sinemasının yeni filmi The Paramedic'ten kısa ve net olarak bahsetmek istedim. Netflix'te İzlenecek 5 İyi 2020 Dizisi ►  Hadi gelin şimdi 2020 yapımı The Paramedic filminin konusu ne? İzlenir mi? İzlenirse neden izlenir? gibi sorulara bir bir cevap verelim. Öncelikle nedir bu İspanyol yapımı The Paramedic filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/210/47/the-paramedic-netflix-imzali-yeni-ispanyol-filmi-el-practicante-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Evet çoğunuzun adından da anlayacağı üzere bu film, "Paramedik" denilen, olay yerine gidip acil durumdaki kazazedeye ilk yardımı yapan profesyonel bir sağlık görevlisini konu alıyor. Evli adamımız iş arkadaşı ve ambulans ile olay yerlerine gidip, acil durumdaki vakalara el atıyorlar. Fakat bir gün Ambulans'ın içindeyken yaşanan trajik bir kaza, adamımızda kalıcı bir hasar bırakıyor ve işte o andan itibaren de adamımızın hayatı, geri dönülemez bir şekilde değişiyor. İşte film de bu acı olay sonrası yaşananları konu alıyor.  The Paramedic filmi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/210/54/the-paramedic-netflix-imzali-yeni-ispanyol-filmi-el-practicante-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Burada yıllardır tavsiyelerimi takip edenler şunu çok iyi bilir ki; ben tam anlamıyla İspanyol sineması hayranıyım. İspanyol sinemasının kendi kasvetli atmosferine, beyin yakan gerilim dolu senaryolarına ve iyi oyunculuklarına tam anlamıyla hayranım. İşte bu film de bana bunu hissettirmeyi başardı. Film beni peşinden sürüklemeyi başardı. Eğer biraz ilginç bir konu ve biraz da gerilim isterseniz bu filme bir şans verin derim. Mutlaka izleyin dediğim diğer İspanyol Filmleri için de hemen buraya tıklayın.  Filmde +18 sahneler de mevcut...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/210/96/the-paramedic-netflix-imzali-yeni-ispanyol-filmi-el-practicante-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]İrili ufaklı birkaç uygunsuz sahnenin de bulunduğu bu film, pek Netflix'te ailecek izlenecek filmlerden değil. Fakat farklı bir konu ve insanların ne uçuk noktalara geldiğini görmek için iyi bir yapım diyebilirim.  Başrolümüz, bu platformun en beğenilen filmi Contratiempo'nun da başrolü olan "Mario Casas"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/210/98/the-paramedic-netflix-imzali-yeni-ispanyol-filmi-el-practicante-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Hemen şimdi bu sitenin ana sayfasına gidecek olursanız oradaki "Çok Beğenilen Tavsiyeler" başlığındaki ilk 5 filmden 2'sinin İspanyol filmi olduğunu görebilirsiniz. Tam 339 Kaan'ın Tavsiyesi üyesinin beğendiği Contratiempo filmi ise ilk sırada yer alıyor. İşte bu filmimizin başrolü, o filmin de başrolüydü ve Contratiempo, benim her ortamda tavsiye etmekten usanmadığım en iyi İspanyol filmi örneklerinden biri...  - - - - -  Buraya tıklayarak The Paramedic filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
5 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
10b
0
6 yıl
Yaşa Be Netflix! 2019 Yapımı Başarılı Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi: "I Am Mother"
Yaşa Be Netflix! 2019 Yapımı Başarılı Bilim Kurgu Filmi Tavsiyesi: "I Am Mother"
Öncelike Google'da "I Am Mother filmi" konulu bir arama yaptıysanız ve yolunuz bir şekilde buraya düştüyse söylemek istiyorum ki I Am Mother filmini izlememişseniz birazdan burada görecekleriniz SPOİLER teşkil edebilir. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak, filmi izledikten sonra kaleme aldığım kısa tavsiye metnine ulaşabilir ve I Am Mother filmi konusuna, IMDB puanına ve detaylarına göz atabilirsiniz.   Filme Git ► Bugün size, saatler önce izleyip çok beğendiğim, Netflix imzalı bir bilim kurgu filmini tavsiye etmeye geldim. Ben de dahil her izleyenin "Keşke Neflix hep böyle işler yapsa" dediği bu filme gelin biraz daha yakından bakalım. O da ne? Bir sığınakta mıyız?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/54/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Filmimiz, yüksek teknolojiyle donatılmış bir sığınakta başlıyor. Fakat hemen akabinde ekranda bazı şeyler görüyoruz. Film bize, burasının bir nüfus yenileme tesisi olduğunu ve burada tam 63.000 tane insan embriyosu bulunduğu bilgisini veriyor. Ekranda beliren bir sonraki bilgi ise tesiste yaşayan mevcut insan sayısının "sıfır" olduğu.  Gözümüz aydın, ilk çocuk doğuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/41/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Tesiste bulunan bir droid, yani "Anne" robotumuz embriyolardan 1 tanesini alıyor ve anne karnına benzer bir şey içine koyup geri sayımı başlatıyor. Evet, bu tesiste 1 çocuk sadece 24 saatte doğuyor. Bu bilgiye şaşırdıktan sonra film birden hızını arttırıyor ve doğmak üzere olan kızın dünyaya geldiğini, yavaş yavaş büyüdüğünü, uyuyup uyandığını, oyunlar oynadığını ve bir genç olduğuna şahit oluveriyoruz. Tüm bunların sonunda da ekranda "13.867 gün" ibaresini görüp "Hee, kız doğduktan 13.867 gün sonrasıymış" diyoruz.  Sorgulama isteği ağır basıyor; "Neden buradayız? Dışarıya hiç çıkmadıysan tehlikeli olduğunu nereden biliyorsun anacım?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/14/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Genç kızımız büyüdükçe dışarısı hakkında merak ettiği şeyler de artıyor. Kızımız sorguladıkça biz izleyenler de yerimizde hop oturup hop kalkıyoruz çünkü biz de izleyici olarak neler olduğunu anlamak istiyoruz. Acaba dışarıda durum ne? Yaşayan hiç mi insan yok? gibi çılgın sorularımıza cevap arıyor fakat bulamıyoruz... Fakat işte işler şimdi karışıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/90/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Buraya kadar her şey gayet sakin bir şekilde ilerlerken bir gün genç kızımız tesis dışında bir ses duyuyor ve içindeki dış dünya merakı, onu, tesisin kapısını açmaya itiyor. Kapı açılıyor ve o da ne? Bir kadın! Bir insan!... Tabi genç kız afallıyor ve hemen ondan bazı bilgiler koparmaya çalışıyor. "Dışarıda nasıl hayatta kaldın? Hava zehirli değil mi?" sorusuna aldığı "Kafanı böyle şeylerle kim dolduruyor? Yok öyle bir şey" cevabıyla tam anlamıyla sorgulamanın zirvesine ulaşıyor. Annesinin bir yalancı olduğunu düşünüyor. Tabi başka bir insanın tesise girmesiyle de anne robotumuz şefkatini bir kenara bırakıp asabileşiyor.  Şimdi filmin beyin yakan kısmı başlıyor; Sizce 13.867 gün kaç yıl ediyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/60/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Filmin başında, genç kızımızın büyüdüğü anları gösterdikten sonra film bize 13.867 gün geçtiği bilgisini vermişti. Muhtemelen ona hiç dikkat etmediniz... Şimdi, 13.867 gün kaç yıl yapıyor? Ben söyleyeyim, 38! Peki genç kızımız 38 yaşında mı? Hayır... Yani bu demek oluyor ki tesisin kapısına gelen kadın da bir zamanlar bu tesiste yaratıldı. Yani film bize daha en başından bu ipuçunu veriyor fakat tabi birçoğumuz bu detaya hiç takılmadan filme devam ettik.  Yani olay şu;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/65/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] İnsanların kendini ve dünyayı yok etmesiyle, olaya droidler el koyuyor ve bir tesiste en mükemmel insan neslini yaratmaya çalışıyorlar. Anne robotumuz birkaç embriyo deniyor, onları büyütüyor fakat birçok alanda başarısız olduklarını düşündüğü için gelecek neslin bu insanlardan olmasını istemiyor ve onları yakıp kül ediyor. Sonra tekrar yeni bir embriyo deniyor ve genç kızımız tüm sınavları geçip mükemmel olunca, anne robotumuz ona tesisi bırakıp gidiyor. Çünkü artık o mükemmel genç kızdan mükemmel bir neslin yetişeceğini biliyor. 38 yaşındaki, kapıya dayanan ve genç kızımızı kaçırıp dış dünya ile yüzleştiren kadın da genç kızımızın bir sınavıydı. Bu yüzden başarısız olduğunda yok edilmedi. Genç kızı kaçırdı fakat genç kız geriye, annesine döndü. Bu da onun son sınavıydı ve geri döndüğünde sınavı kazanmıştı.  Aferin be Netflix, bize böyle filmlerle gel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/84/36/yasa-be-netflix-2019-yapimi-basarili-bilim-kurgu-filmi-tavsiyesi-i-am-mother-780x439.jpg[/RESIM] Ben filmi çok sevdim. Gerek beyin yakan senaryosu, gerek kurgusu ve oyuncu seçimiyle film beni sonuna kadar sürükledi. İzlerken birçok senaryo yazdım ve çoğunu da çöpe attım. Film, iyi bir ters köşe ile beni şaşırtmayı başardı. Eğer bu tarz beyin yakan filmleri seviyorsanız hemen aşağıdaki butondan "Beynimi Yaksın" kategorime gidebilir ve birçok film tavsiyesi içinden size en uygun olanı seçebilirsiniz.   Modunu Seç! ►
14b
0
6 yıl
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Uzay yarışı... Bu tabiri yıllar boyunca hepimiz duyduk. Sovyetler Birliği ve ABD arasında başlayan bu yarış ile insanoğlu uzayda ilkleri yaşadı. Her ne kadar artık Rusya ve ABD arasında bir uzay yarışı olmadığı söylense de, bu film yani 2023 yapımı The Challenge filmi, bu yarışın son ve en iyi örneği... Çünkü The Challenge ismindeki bu Rus filmi, uzayda çekilen ilk film oldu. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi the challenge filmi konusu, oyuncuları ve detaylarına birlikte göz atalım ve uzayda çekilen ilk film olma özelliği taşıyan The Challenge filmine şöyle bir yakından bakalım... 2023 yapımı The Challenge, diğer adıyla Vyzov filmi neyi konu alıyor, önce ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/80/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Film, içinde tüm dünya ülkelerinden kozmonotların bulunabildiği, sürekli dünya yörüngesi etrafından dönen Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) içinde yaşanan bir kazayı ve sonrasında atılan adımları konu alıyor. Rus kozmonot, akciğerinden yara alınca, durumu giderek kötüleşiyor ve atmosferin yoğun basıncını geçemeyecek halde olduğu için birden 'Ya buradan bir doktoru oraya göndersek?' fikri oluşuyor ve sonrasında da film bu süreçte ilerliyor. Uzayda çekilen ilk film bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/72/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]2023'ün başında, NASA iş birliğiyle uzayda Tom Cruise başrollü bir filmin çekileceği duyurulmuştu. Amerika bu haberi tüm dünyaya pazarlamaya çalışırken Rusya çoktan bu filmin çekimlerine başlamıştı bile... Tom Cruise başrollü yeni projeden başka hiç haber gelmedi, fakat Rusya kolları sıvadı ve bu işten alnının akıyla çıktı. Sonuç olarak da The Challenge filmi artık dünyanın, gerçekten de uzayda çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu! Ekip, filmin çekimi için uzayda 12 gün geçirdi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/19/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Ekip diyorum ama uzaya giden her 1 gram bir ağrılık bile büyük maaliyetler çıkardığı için başrol oyuncumuz Yulia Peresild ve filmin yönetmeni Klim Shipenko, 5 Ekim 2021'de uzaya gidiyor ve 12 gün sonra, tüm çekimleri yapmış halde tekrar geri dönüyorlar. İşte film de bu görüntülerden oluşuyor. "Kaan onu bunu boşver, senin filmle ilgili yorumun nasıl?" diyorsanız da anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/21/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 45 dakika... Fakat bu süre beni hiç rahatsız etmedi. Özellikle benim gibi 'uzay' temalı yapımları sevenlerdenseniz, bu filmde göreceğiniz gerçek görüntüler ve alacağınız iyi bilgiler sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Gravity, Moon gibi uzayda geçen pek çok film izledik fakat hepsi de görsel efektler ile yaratılmış yapımlardı. Fakat bu Rus filmi, gerçekten de uzaydan görüntüleri bize gösteriyor... Sadece Rus filmi olduğu için bazen o duygu yoğunluğunu tam göremiyoruz ama bence bu film gayet iyi bir uzay filmi. Ben epey başarılı buldum diyebilirim. Tatlı bir detay daha...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/86/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Rusya, Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) programından 2024 yılında ayrılacaklarını açıklamıştı. Yani artık yörüngedeki bu istasyona Rus kozmonotlar gitmeyecek. Film de bu yılın yani 2023'ün sonunda vizyona girince aslında Rusya, çok anlamlı bir mesaj vermiş oldu. Putin, filmin galasında; "Tüm dünyada, uzayda bizden başka film çekebilen bir ülke daha yok. Bu konuda da birinci olduk" diyerek iğneleyici bir açıklama yaptı. Ki bilindiği gibi insanoğlunun uzaydaki birçok ilki Sovyetler tarafından başarılmıştı... Şimdi programdan da çıkacakları için, konuyu zirvede bıraktılar diyebiliriz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
2 yıl
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
Masters of the Air: Yeni ve İyi Bir 2. Dünya Savaşı Dizisi!
İzleyecek iyi bir yabancı dizi bulmak, film bulmaktan daha zor, bunu hep söylüyorum. İşte tam da bu boşluğu dolduracak yeni bir yabancı dizi önerisi getirdim sizlere... Masters of the Air dizisi, şu sıralarda izleyip bitirdiğim en iyi dizilerden biri olmayı başardı. Peki nedir bu Masters of the Air dizisi konusu? Masters of the Air dizisi oyuncuları kimler? ve dahası... Hadi gelin şimdi, Masters of the Air dizisine şöyle bir yakından bakalım. Bakalım ve herkesin birbirini "iyi dizi önerisi olan var mı?", "yabancı dizi önerisi lazım.." diyerek darladığı bu günlerde şöyle ilaç gibi gelecek o iyi dizi önerisine birlikte göz atalım... Hadi! Öncelikle yorumumdan önce gelin Masters of the Air dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/33/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Masters of the Air dizisi; II. Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu Hava Kuvvetleri'nin 8. Hava Kuvvetleri'nin atıldığı operasyonları, harekatları konu alıyor. Dizi, savaşın en kritik dönemlerinde Avrupa'ya düzenlenen stratejik bombardıman operasyonlarını merkeze alarak, genç pilotların ve mürettebatın yaşadığı zorlu deneyimleri bize aktarıyor. Dizide sadece savaşın askeri yönleri değil, aynı zamanda bu askerlerin kişisel hikayeleri ve insanî mücadeleleri de ele alınıyor. Bence nefis bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/11/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin jeneriğinden konusuna, çekimlerinden müziklerine kadar hepsini çok dozunda ve çok başarılı buldum diyebilirim. Dizi bize savaşın o vahşi ve gerçek yönünü mükemmel bir şekilde anlatmayı başarıyor. Hatta yer yer bazı şeyleri tokat gibi de yüzümüze çarpıyor. Gerçek isimler ve olaylar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/69/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, her fırsatta da dile getirdiğim gibi Apple TV+ imzası taşıyor. E hal böyle olunca da ortaya, arkasında dev bir bütçe olan devasa prodüksüyonlu nefis bir iş çıkıyor. Dizinin konu aldığı isimler ve olaylar gerçeğe dayanıyor. Başlarda biraz 'ul*n bu kimdi?', 'e şimdi bu uçağı kullanan hangisi?' karmaşıklığı yaşansa da biraz ilerleyince karakterler de tam olarak oturuyor. Bu tür gerçeğe dayanan işleri yapmak çok büyük emek istiyor ve bence bu dizi bunu çok iyi başarmış. O 2 diziyle kıyaslayabilirsiniz... Evet o 2 dizi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/344/19/masters-of-the-air-yeni-ve-iyi-bir-2-dunya-savasi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin müziğini duyup fragmanını izleyince aklıma hemen her biri de nefis yapımlar olan Band of Brothers ve The Pacific geldi. Ben bu 2 yapıma bayılan biri olarak bu dizide de bu tadı aldım diyebilirim. Ha bu 2 efsane ile kıyaslanır mı? Tartışmaya açık, fakat bu dizi, özellikle havada verilen mücadeleyi nefis ve gerilimli bir şekilde ele alıyor. Oradaki hayatta kalıp kalmama gerilimi beni yakaladı diyebilirim. - - - - - -  Özet: Eğer şöyle 'Bıktık basit işlerden, yok mu şöyle TAŞ gibi bir dizi...' diye yakınıyorsanız, hem gerçek bir hikaye, hem de kaliteli bir şeyler izlemek istiyorsanız, e tabi bir de 2. Dünya Savaşı konulu yapımlara ilginiz varsa, bu dizi tam sizlik olabilir... "Kaan demişti..." dersiniz. Benden söylemesi. - - - - - -  • Masters of the Air dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ dizisi. • Masters of the Air dizisi kaç bölüm? Dizi, 9 bölümlük 1 sezondan oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
1 yıl
Etkileyici "Chernobyl" Dizisi Hakkında Bilinmeyen İlginç ve Çarpıcı Detaylar!
Etkileyici "Chernobyl" Dizisi Hakkında Bilinmeyen İlginç ve Çarpıcı Detaylar!
Hatırlarsanız 4-5 gün önce burada size "Chernobyl" isminde bir mini dizi tavsiye etmiştim. Hem tavsiye etmiş hem de oyuncu kadrosundan ve gelecek bölümlerinde neler izleyeceğimizden de bahsetmiştim. (Buraya tıklayarak o yazıma göz atabilirsiniz) İşte bugün de size o nefis dizi "Chernobyl" hakkında edindiğim birkaç çarpıcı bilgiyi paylaşmak istedim. Hadi gelin şimdi bu kasvet dolu atmosferi ile bizi Game of Thrones finali hüznünden kurtaran dizi "Chernobyl", ne gibi ayrıntıları barındırıyormuş birlikte görelim. Öncelikle söylemek istiyorum ki, dizi şu an IMDB Top 250 Tv sıralamasında 1. sırada![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/25/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.png[/RESIM]  Sadece 2 gün önce 4. sıralarda seyreden bu nefis dizi, şu an birçok ünlü yapımı sollayarak IMDB Top 250 Tv Shows listesinde ilk sırada yer alıyor. Game of Thrones ise 6. sırada...  Dizi, olayın yaşandığı dönemi konu aldığı için tüm detaylar o dönemi yansıtacak şekilde titizlikle hazırlanmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/2/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpeg[/RESIM]Dizideki sigaralar, otel lobisi, peyzaj tasarımları, objeler, içkiler, masalar, kıyafetler hatta otobüsler bile o dönemde kullanılanlarla birebir olarak aynı. Tüm bunların sağlanması için büyük bir ekip çalışmış. Ayrıca dizide kullanılan tüm renkler de o döneme ait renk tonları. Sadece renk seçimi için bile çok uzun mesailer harcanmış.  Nükleer fizikçi olarak izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri aslında yok[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/27/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Dizi her ne kadar yaşanan gerçek olaylara dayansa da, nükleer fizikçi olarak izlediğimiz ve Emily Watson'ın oynadığı karakter "Ulana Khomyuk" aslında gerçekte yok. Bu, tüm olayı 5 bölümde anlatmak zorunda oldukları için dizinin senararistleri tarafından akışa yardım etmesi için oluşturulan bir karakter.  Dizide izlediğimiz dram dolu sahneler tamamen gerçek![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/45/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpeg[/RESIM]Ölen itfaiyecilerin metal tabutlar ile gömülüp üzerlerine beton atılması, helikopterin kum dökmeye çalışırken aşırı radyasyon alıp düşmesi, birçok işçi çocuğunun havadan yağan külleri kar zannetmesi ve dahası... Tüm bu hüzün dolu detaylar gerçek kayıt ve anılardan derlenip hazırlanmış.  Gördüğünüz bu fotoğraflar ise Chernobyl dizisinde izlediğimiz kişilerin, gerçek fotoğraflarını ve hayatta kalma sürelerini gösteriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/62/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/69/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/79/73/etkileyici-chernobyl-dizisi-hakkinda-bilinmeyen-ilginc-ve-carpici-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]  Ayrıca olayı daha geniş kapsamlı kavramak, patlamanın biraz daha öncesine bakmak isterseniz de Discovery Channel'ın şu "Çernobil" belgeseline de bakmanızı öneririm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=nDroFgcxv_w[/VIDEO]  Henüz 3 bölümünü izlemiş olmama rağmen şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu dizi uzun süredir bende bu denli büyük bir etki bırakabilmeyi başaran tek dizi oldu. Hüznü, çaresizliği, ölümü hiçbir yapımda bu dizide olduğu kadar net bir şekilde izlememiştim. "GOT tatmin etmeyen bir final ile noktaladı, acaba ondan mı bu diziye bu kadar sarıldım?" diye düşündüm ama yok değil. Onunla alakası yok. Bu dizi, beni çok fazla etkiledi. Keşke bir mini dizi olmasa... Kim bilir? Belki de bir sürpriz yapıp konuyu daha geniş bir şekilde işlemeyi tercih ederler... Kim bilir. Bu arada "Kaan iyi güzel de bugün yarın biter bu, sonra?" diyenleriniz hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi bulabilir!  Film Tavsiyesi Seç! ►
13b
0
6 yıl
Koronavirüs Salgınını Anlamak İçin Bu Filmi İzleyin: "CONTAGION"
Koronavirüs Salgınını Anlamak İçin Bu Filmi İzleyin: "CONTAGION"
Tsunami, deprem, virüs salgını ve daha birçok olağanüstü durumlar... Bu tür filmleri çok severiz çünkü hep bir gün gerçekleşebilme ihtimalleri vardır. Bu his bizi filme daha çok çeker fakat filmden sonra gündelik hayatımıza da devam edeceğimizi biliriz. İşte ben de bugün sizi, yıllar önce yayınlanan ve şimdi gerçek olan bir virüs salgını filmi ile tanıştırmak istiyorum; "Contagion"... Öncelikle buraya "koronavirüs filmi izle" gibi aramalar sonucu yolunuz düştüyse hiç aşağıya geçmeden hemen buraya tıklayın ve filme gidin.  Dünyanın Sonu Konulu 9 İyi Film İçin Tıkla ► Bu corona virüs filmi hakkında daha fazla detay görmek isteyenler ise benimle birlikte aşağıya doğru devam etsin... Hadi gelin şimdi, günümüzden yıllar önce korona virüs salgınını çok iyi işleyen o film nasıl bir şey? Koronavirüs'ü nasıl konu alıyor? Kadrosunda kimler var? Ve neden izlenmeli? gibi sorulara birlikte cevap verelim. Öncelikle nedir bu "Contagion" filminin olayı, konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/76/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Film, çok hızlı bir şekilde öldürme gücüne sahip MEV-1 ismindeki bir virüsün ortaya çıkışını, yayılışını ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Film, salgının ilk kaynağına gidiyor ve dünyaya yayılış sürecini de işliyor. Hatta bununla da kalmıyor ve virüse karşı verilen mücadeleye de değiniyor. Evimizde oturuyor fakat Koronavirüs'ün dünyada yarattığı etkiye pek tanıklık edemiyoruz, işte bu film sizi o atmosfere sokacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/67/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]2019 Aralık ayında, Çin'de, bir hayvandan insana bulaşan Koronavirüs'ün ülkemize kadar gelip, dünya genelinde yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine kadar birçok bilgiye sahibiz. Hatta ülkemizde bu yüzden okullar bile tatil edilmiş durumda. Fakat evimizde oturarak, bu virüsün büyüklüğünü, ciddiyetini ve yoğun yaşandığı bölgelerde nelerin olduğunu pek kestiremiyoruz. İşte bu film, size Koronavirüs salgını atmosferini yaşatacak.  Salgın sırasında toplumda yaşanan çarpıcı olayları bu filmde göreceksiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/61/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir yandan virüsün yayılışını işlerken bir yandan da yönetimlerin bu konu hakkında attığı adımlara değiniyor. Milyonlarca insanı tehdit eden bu tehlike, toplumlarda kargaşaya sebep oluyor ve film de, olayın bu boyutuna da yer veriyor. Yani az önce de dediğim gibi, evimizde otururken olayın ciddiyetini pek kavrayamıyoruz. Fakat bu film sayesinde, kendimizi bir salgının tam ortasında bulma imkanı buluyoruz.  Filmin senaristi anlatıyor; "Dünyamızın böylesine büyük bir salgına ne kadar hazırlıksız olduğunu göstermek istemiştik..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/52/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]2011 yapımı film, Corona virüs salgını sonrasında en çok talep edilen filmler sıralamasında birden ilk 3'e yükseldi. Amazon ve Apple TV gibi pek çok platform, filmi satın alıp üyelerine sunmak için adeta birbiri ile yarıştı. Filmin popülerliği birden arttı ve filmin yaratıcılarının düşünceleri de birden gündeme geldi. Filmin senaristi Scott Z Burns; "Aslında yıllar önce yaptığımız bu film ile, dünyamızın böylesine büyük ve tehlikeli bir salgına hiç hazır olmadığına değinmek istemiştik. Bu film bir uyarı niteliğindeydi ve şu an tam da bu kabusu yaşıyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı... Filmin oyuncularından Gwyneth Paltrow maskeli fotoğrafını paylaşarak "Ben bu filmde daha önce yer almıştım..." diye yazdı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/93/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Filmin kadrosundaki ünlü isimlerden olan oyuncu Gwyneth Paltrow, Instagram hesabında Paris'e giderken paylaştığı maskeli fotoğrafının altına, bir zamanlar sadece oyuncu olarak yer aldığı salgın filminde şimdi gerçekten oynadığını söyleyerek içinde bulunduğu durumu anlattı. "Uçakta bu maskeyle uyuyacağım. Ben bu filmde daha önce de oynamıştım. Sık sık ellerinizi yıkayın ve el sıkışmayın" diye yazan ünlü oyuncu, sosyal medyada bu konuya ciddi bir şekilde dikkat çeken ünlü isimlerden biri oldu.  Filmin oyuncu kadrosunda da başarılı isimler bulunuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/37/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Filmin oyucuları arasında Matt Damon, Jude Law, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet, Marion Cotillard ve Michael Douglas gibi oldukça ünlü isimler bulunuyor.  NOT: Aşağıdaki butona tıklayıp filme gitmeden önce size küçük bir not bırakmak istedim. İzleyeceğiniz bu film, müthiş ve aklınızdan çıkmayacak kadar iyi bir film olmayacak. Çok etkileyici ve unutulmaz sahneler ya da oyunculuklar da görmeyeceksiniz. Fakat içinde bulunduğumuz şu durumu tüm çıplaklığı ile anlayabileceğiniz en iyi film bu diyebilirim. İzlerken bu dediklerimi hatırlayın ve ona göre izleyin derim.   Filme Git ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.