Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

09 Mart 2018
33b
0 Yorum
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

"Keşfettiklerim" köşemde bu hafta sizi inanılmaz bir adam ile tanıştırmak istiyorum. Şöyle bir düşünün; Renkleri, doğayı, bir evi, bir kuşu hiç görmeden bunları resmetmek nasıl olurdu? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Fakat dünyanın bir yerinde bunu gerçekleştiren bir deha var... Üstelik bizim ülkemizde! 
Hadi gelin şimdi sizi inanılmaz ressam "Eşref Armağan" ile tanıştırayım.

 

1953 yılının İstanbul'unda dünyaya geliyor Eşref Armağan...

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Çocukluk yıllarında babasının yanında baca boruları keserek ona yardım ediyor. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine bir şeyler çizmeye çalışırken, 18'ine geldiğinde kalem yerine parmaklarını kullanmayı öğreniyor ve parmakları ile tuval üzerine resimler yapmaya başlıyor. 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


"Sanat" üzerine hiçbir eğitim almamış olan bu muhteşem adam zaman geçtikçe kendini geliştirmeye ve adını duyurmaya başlıyor. 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Bir düşünün; Hayatında hiç, bir rengi ya da bir cismi görmedi. Batan bir güneşi ya da dalında sallanan bir yaprağı da... Peki nasıl?
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Bunun cevabı Armağan'ın beyninde gizli. Parmakları ile kabartmaya dokunarak beyninde bir şekil belirliyor ve bunu resmedebiliyor...
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Yıllar geçiyor ve Armağan, CNN, BBC ve Discovery gibi birçok ünlü kanala davet ediliyor!
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
 

Hatta ünü yurt dışında o kadar çok yayılıyor ki "The Colors of Darkness" isimli ödüllü belgesele de konu oluyor. 


Bitiyor mu? Hayır. Başta İtalya olmak üzere birçok ülkeden davet almaya başlıyor... Tabi bu sırada ülkemizde de ünü kulaktan kulağa yayılıyor.
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Dünyaca ünlü marka Volvo'nun daveti üzerine bir Volvo araç çiziyor, bu tablo eBay'de satılıyor ve elde edilen gelir "World Blind Union" yani Dünya Görme Engelliler Birliği'ne bağışlanıyor... 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Bu dehanın kıymetini bilmek, onu dünyaya tanıtmak ise bizim en büyük görevimiz. Şu çalışmaları, görmeyen birinin yaptığını bir düşünün! 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Ellerine, yüreğine sağlık Eşref Armağan! İyi ki bizimlesin! 




 

Eşref amcamız ile ilgili daha fazla bilgiyi de buraya tıklayarak alabilirsiniz. 

 

 

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
Unutulmaz Yabancı Filmlerden, Okuduğunuz Gibi Etkileneceğiniz 14 Nefis Replik!
Unutulmaz Yabancı Filmlerden, Okuduğunuz Gibi Etkileneceğiniz 14 Nefis Replik!
Çok kısa bir süre önce Instagram hesabımızdan "Hadi sevdiğiniz film repliklerini gönderin, nefis bir film repliği içeriği oluşturalım" tarzında bir story paylaştım ve işte ortaya da birazdan göreceğiniz bu iyi repliklerin olduğu liste çıktı. Hatırlarsanız daha önce de film replikleri konulu şu listeyi hazırlamıştık. Hadi gelin şimdi Kaan'ın Tavsiyesi üyelerinden bazılarının gönderdiği o unutulmaz film replikleri nelermiş, birlikte görelim!  1. Bu nefis repliği aranızdan "Erdi Oturak" gönderdi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/80/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Benim de keyifle izlediğim ve beğenip, sizlere de tavsiye ettiğim bu filme ve Erdi'nin profiline hemen aşağıdan göz atabilirsiniz.  The Bucket List | Erdi Oturak 2. Sıradaki repliğimizi ise önce bu şahane filme, sonra da kaanintavsiyesi.com üyesi Gökhan'a borçluyuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/97/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Favori filmlerim arasında olan bu yapımdan da bir repliğin gelmesi beni çok mutlu etti. Hala izlemediyseniz hemen aşağıdan filmin sayfasına ulaşabilir, izleyenlerin ve benim düşüncelerime göz atabilirsiniz.  Green Book | Gökhan Onar 3. Çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı fakat benim yıllar önce bu platformda size tavsiye de ettiğim bu filmden bir repliğin gelmesi de beni şaşırttı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/37/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bu repliğimiz de farklı bir Gökhan'dan geliyor... Aşağıdan filme ve Gökhan'ın oldukça dolu profiline de göz atın derim.  Hidden | Gökhan Özkol 4. Yıllardan bu yana "En İyi Filmler" listesinin hep 1. numarasında olan ve bu konumunu korumayı başaran harikulade bir film...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/67/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bu film repliğini de üyemiz Abdullah Aşçı'ya borçluyuz. The Shawshank Redemption | Abdullah Aşçı 5. Nefis bir film, nefis bir replik![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/66/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Beyin yakan bir filmden beyin yakan ve düşündüren bir replik... Teşekkürler Miraç! Shutter Island | Miraç İlter Sezik 6. Şahane bir replik daha geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/73/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]8 IMDb puanı ve 2 saat 15 dakikalık süresi ile bu filmi de bir ara izleyin derim... "E Kaan sitede yok?" diyeceksiniz biliyorum fakat ilginç şekilde bazı filmlerin afiş ve fragmanlarından "telif" gibi sorunlar yaşıyoruz. Bu film de onlardan biri ve o yüzden kaldırmak durumunda kalmıştık, sorun halledilince yine yayında olacak. Siz benim tavsiye ettiğimi farz edin... My Sassy Girl | Aşkın Küçükşehir 7. Sağlam replik ve oyuncuların olduğu, sağlam bir film arıyorsanız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/94/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Benim çok sevdiğim bu filmden bir repliğin gelmesi de mutlu etti... Teşekkürler! Good Will Hunting | Kaan Avan 8. Çok bilinmediğini düşündüğüm "farklı" filmlerden biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/79/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bir ara kendinize bir boşluk yaratın ve bu filme de bir şans verin derim... Teşekkürler Almira! Anon | Almira Gürcan 9. Ee konu replik olur da "baba" bir filmden baba bir söz bu listede yer almaz mı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/47/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Film bir tarafa, şu sözün şahaneliğine bir bakın... Alıp hayat felsefesi yapılacak kadar doğru ve etkili... Teşekkürler Semih! The Godfather | Semih Fidan 10. Animasyon filmler ile aranız nasıl? Eğer hala izlemediyseniz bu filme mutlaka bir şans verin derim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/9/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Aranızdan Elif bu nefis filmden bu nefis repliği seçip göndermiş bu liste için... Teşekkürler! Ratatouille | Elif Saliha Acar 11. Harry![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/74/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Çok bilinen popüler filmleri bu platformda tavsiye etmiyorum biliyorsunuz... Bazen "Neden sitede Yüzüklerin Efendisi gibi iyi bir film yok?" diyenler oluyor, hazır HP ile konu buraya gelmişken onu da söyleyeyim dedim...  Harry Potter | Ayten Yusifzade 12. Bir replik de Bollywood'dan geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/95/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar yüzlerce filmin olduğu bu platformda 6-7 tane Hint filmi olsa da, Hint Sineması gerçekten dev bir sektör... Bu repliğimiz de bir Hint filminden. Barfi | Melisa Serpil Yanık 13. Bu filmle ilgili ne zaman bir şey görsem, hemen o nefis müziği kulaklarımda yankılanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/88/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Bu repliği üyemiz Mustafa gönderdi. Bu platformda, onun tavsiyesi ile eklenen 12 film bulunuyor. Hepsine göz atmak için aşağıdan Mustafa'nın profilini de ziyaret edebilirsiniz.  Braveheart | Mustafa Kocael 14. Ve son repliğimiz ise yine nefis bir filmden geliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/203/36/unutulmaz-yabanci-filmlerden-okudugunuz-gibi-etkileneceginiz-14-nefis-replik-780x439.png[/RESIM]Yer yer gülümseten, yer yer düşündüren, yer yer de hüzne boğan bu filmi hala izlemediyseniz ilk fırsatta izleyin derim... Teşekkürler Simay! The Fault in Our Stars | Simay Özçelik Replik gönderen ve gönderme zamanından sonra gönderdiği için burada yer alamayan tüm üyelerimize teşekkürler ediyorum. Bir sonraki "film replikleri" içeriğimizde mutlaka yer alacaksınız... Böyle birbirinden farklı etkinlik ve yarışmalar için bizi Instagram'dan takip etmeyi unutmayın! [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
0
6 yıl
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
Aylar önce ilk duyurulduğunda fark etmiş, takibe almış ve tanımıştım Bir Başkadır dizisini. Yayınlanacağı günü iple çektim ve evet, bugün karşınızda tek oturuşta bitirdiğim bu Netflix imzalı nefis Türk dizisini size de tavsiye etmeye geldim. Buraya yolunuz "Bir Başkadır dizi konusu" ve "Bir Başkadır dizisi izlenir mi" gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz.  Bir Başkadır Dizisi Replikleri ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Bir Başkadır'ın konusu, izleyenlerin yorumları ve oyuncuları nasılmış birlikte ona şöyle kısaca bir göz atalım... Lafı çok da uzatmadan, sadece birkaç dakikada göz atıp fikir sahibi olabileceğiniz kadar kısa ve öz kaleme aldığım Bir Başkadır dizisi incelemesine geçelim... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce Bir Başkadır dizisi konusuna şöyle kısaca göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/24/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, farklı sosyokültürel ortamlardan gelen ve yolları bir şekilde kesişen, birbirinden çok farklı bir grup insanı konu alıyor. Bir gündelikçi, bir terapist ve daha birçok karakteri de merkezine alarak ilerlemeyi başaran dizi, aşırı doğal ve gerçekçi atmosferi ile izleyiciyi içine çekmeyi başarıyor. Netflix imzalı bir Türk dizisi için böyle düşüneceğim aklıma gelmezdi ama dizi mü kem mel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/35/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi başlıyor ve kendinizi ilk 5 dakikada o sessiz fakat etkili atmosferin içinde bulabiliyorsunuz. Oyunculuklar öyle iyi ki, mesela başrolümüz Meryem'i izlerken "Ben bu kadını kesinlikle tanıyorum" diye iç geçiriyorsunuz. Öyle iyi bir konu ve öyle iyi bir oyunculuk var ki, sanki ortada oynanan bir şey yok da gerçek dünyada bir yerlere konmuş kameralardan gerçek hayatları izliyor gibi hissediyorsunuz ve bence bu mükemmel bir olay... Yıllardır bu sektöre kıyısından köşesinden tutunmuş, yine yıllardır iyi bir izleyici olmaya çalışmış biri olarak söylemek istiyorum ki bu dizi mükemmel bir yapım. Afferin be Netflix! Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları ►  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/55/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçekten çok akıcı. Gördüğümüz her karakterin de altı çok dolu. Olayların birbirine bağlanması çok başarılı. Sahne geçişleri, kamera açıları, ortamlar, bölüm sonu müzikleri, sokakta yürüyen karakteri Yeşilçamvari çok uzaktan çekme teknikleri, hepsi çok başarılı ve hepsi çok iyi düşünülmüş... İddia ediyorum bu dizi çok ses getirecek ve yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında hakkında çok güzel cümleler kurulacak... Öyle de sağlam bir yapım. Şimdilerden önlerden yerinizi ayırın. 8 bölümlük bu nefis diziyi 1 günde silip süpürün![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/69/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Hani bazen yabancı dizi izlediğimizde "Neden bizden çıkmıyor?" diye yakınıyoruz ya, işte bu Bir Başkadır dizisi, tam da bu yakarışa bir cevap niteliğinde bir yapım. 8 bölümden oluşan ve her bölümü ortalama 40 dakika uzunluğunda olan bu diziyi izleyin, izlettirin ve fırsat bulduğunuz her yerde tavsiye edip, desteğinizi verin. Verin ki uçmalı kaçmalı yapımlar yerine böyle ayakları yere basan sağlam yapımları daha fazla görelim.  NOT: Bir Başkadır dizisi hakkında çıkan ilk haberini okuduğumda bu kadar doğal, bu kadar gerçek ve bu kadar bizim ülkeden bir dizi çıkacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Takın kulaklığınızı, TV'de izliyorsanız da söndürün ışığınızı ve kendinizi bu nefis diziye bırakın... Şahsen ben bitirdikten sonra oyuncuları ve bu diziye imza atan Berkun Oya'yı ayakta alkışlamak istedim... Darısı başınıza.  İnce bir Spoiler; Başta da söylediğim gibi dizide her şey birbirine bağlı bir düğüm gibi. Gece Kulübü'nde güvenlik olan adamımız, tuvalette yakaladığı 2 kızı yaka paça dışarıya çıkarıyor. Kızlardan biri Cami Hocasının kızı adı Hayrunnisa. Yanındaki diğer kız "Ben bunu onun yanına bırakmam" diyor ve adamımızın evinin camını not yazdığı bir kağıda sardığı bir taşla kırıyor. Hocamız da bu sırada memlekete gitmek için eşiyle yola çıkıyor. Aracın ısıtma sistemi bozulunca adamımızı arayıp bir yardım getirmesini istiyor fakat o sırada evde cam çerçeve indiği için o iş biraz aksıyor. Ve doğal olarak araca bakacak tamirciye ulaşamıyor, ulaşamayınca hocanın eşi aracın içinde soğuktan ölüyor ve sonrasında hocanın kızı "Bunlar benim suçum" diyerek ağlıyor. Aslıda haklı, kulüpte tuvalette o yaşananlar olmasaydı, adamımızın evine taş gelmeyecekti ve o da Hoca'ya, yani kızın babasına yardım götürecekti. Kızımızın annesi de ölmeyecekti... Sadece bu müthiş kurgu bile bu dizinin ne denli başarılı olduğunu göstermeye yeter de artar. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
2
5 yıl
8 İyi Netflix DİZİ Önerisi! Her Ay Ödediğiniz Paranın Karşılığını Alın!
8 İyi Netflix DİZİ Önerisi! Her Ay Ödediğiniz Paranın Karşılığını Alın!
Netflix dizilerinin her ne kadar HBO ve diğer platformların dizileriyle kıyaslandığında 1 tık aşağıda kaldığı söylense de bence gerçekten başarılı Netflix dizileri de var. Hemen şu an Twitter'a girin ve arama kısmına göz atın... Her gün binlerce kişinin 'Netflix dizi önerisi olan var mı?', 'İyi bir Netflix dizisi arıyorum...' diye yana yakıla Netflix dizisi aradığını görürsünüz. İşte ben de bugün sizlere tam olarak bu konuda çok da büyük olmayan bir Netflix dizi önerileri listesi hazırlamak istedim. Birazdan göreceğiniz Netflix dizilerinin her birinin de konusunun yanında kaç bölüm olduğunu da sizle paylaşacağım. Umarım benim gayet başarılı bulduğum bu netflix dizileri, sizler için de iyi bir dizi olmayı başarır... E hadi gelin şimdi o diziler hangileriymiş birlikte göz atalım! ● Bu içeriğin aynısını video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık, dilerseniz video olarak da izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Ug09OXUlmeA[/VIDEO] 1. İlk Netflix dizi tavsiyem The Playlist![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/84/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Çoğumuzun bilip, kullandığı Spotify'ın kuruluş evresini ve kurulduktan sonra özellikle müzik endüstrisinde yarattığı evrimi konu alan bu Netflix dizisi, bir girişimin kurulma evresine ve sonrasında o girişimin önüne çıkan engellere odaklanıyor. Özellikle benim gibi biraz olsun içinizde 'girişimcilik' ateşi yanıyorsa, bir fikir nasıl bir web siteye, mobil uygulamaya dönüşüp sahibine milyonlarca dolar kazandırır görmek istiyorsanız bence bu diziyi kesinlikle izlemelisiniz. Benden söylemesi... 6 Bölüm 2. Bodyguard[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/25/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Netflix İngiltere yapımı olan bu diziyse, ileri derecedeki gözlem yeteneği sayesinde İç İşleri Bakanı'nın özel koruması olarak atanan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. İzleyiciyi farklı duygular ile hiç boğmadan ilerleyen bu mini dizi, kaliteli oyunculuklar, oldukça başarılı sahneler, şaşırtıcı hamleler ve fazlasıyla gerçekçi bi kurguya da sahip... Bol bol ingiliz aksanı duyacağınız bu dizi, aradığınız o uçmasız kaçmasız, hayatın içinden gerçek bi şeyler olabilir... Ben sevdim. Bir bakın derim. 6 Bölüm 3. My Name[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/35/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Kore yapımı My Name ismindeki bu Netflix dizisiyse, babasını bi saldırı sonucu kaybeden liseli bi kızın kendini önce suç çetesi dünyasında, ardından da emniyet biriminin tam ortasında bulmasını konu alıyor. Yani bu bol vurdulu kırdılı dünyalarda kendine bi yer bulmaya çalışan intikam dolu bi genç kızı izliyoruz. Sürekli olarak bir koşturmaca ve atraksiyon olduğu için 2 karakterin sadece bakışarak dakikalarca konuştuğu sahneye pek denk gelemiyorsunuz. 15 dakikalık sahneyi sadece bakışarak dolduran yerli dizilerimize bakınca, böyle diziler gerçekten bana ilaç gibi geliyor... İzlediğinizde 'Kaan demişti' diyeceğinizi şimdiden kestirebiliyorum. 8 Bölüm 4. Alice in Borderland[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/57/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Netflix'in rekorlar kıran dizisi Squid Game'den daha önce yayınlanan bu diziyse, Squid Game'de olduğu gibi farklı kişilerin kendilerini bulmaca dolu bi hayatta kalma oyununun içinde bulmalarını konu alıyor. Merakta bırakan akışı sayesinde izleyicinin kafasında "Şimdi ne olacak?" sorusunu sürekli taze tutmayı başaran bu diziyi ilk kez burada görüyorsanız kesinlikle bi şans verin derim. 8 Bölüm 5. Eat the Rich[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/41/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Şimdii... Borsa ile aranız nasıl? Konuya çok uzak olanlar sakın korkmasın. Çünkü izleyeceğiniz bu 3 bölümlük dizi, çok yabancı gibi gelen terimleri bile çok basit bir dille anlatmayı başarıyor... Dizi, 2020 yılında yaşanan ünlü Game Stop olayını çok keyifli bi şekilde işliyor. Amerika'nın en zengin yatırımcılarına küçük bi ders vermek isteyen bi grup Reddit kullanıcısı, Game Stop ismindeki iflasın eşiğinde duran elektronik şirketinin borsa hisselerini satın almaya başlıyor ve konu Elon Musk'a kadar uzanınca da olay birden tüm ülkeyi sarıp, birçok kişiyi iflasa doğru götürüyor... Hem gerçek bi şeyler izleyip olayı a'dan z'ye öğrenip, kültürlenmek, hem de 'BORSA' gibi gri, ciddi bi konuyu renkli ve eğlenceli bi şekilde izlemek isterseniz Netflix imzalı bu yapımı kaçırmayın derim. 3 Bölüm 6. Clickbait[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/5/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix dizisiyse, sosyal medya çağında yaşanan bir suç zincirini bize aktarıyor. Evli, mutlu ve çocuklu bir babamız var. Bu adamımız bir gün ortadan kayboluyo ve hemen akabinde internete düşen videolarında "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor. E hal böyle olunca da dizi, bu suç konusunu, içine sosyal medyayı da alarak ilerliyor ve bence peşinden sürüklemeyi de başarıyor. İzlediğiniz yapımın sizi sürekli 'Acaba?' diye düşündürmesi benim kadar sizi de keyiflendiriyosa, 1 günde izleyip bitirdiğim bu diziye bi şans verin derim. 8 Bölüm 7. Archive 81[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/61/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse, hasar görmüş eski kaset ve filmleri profesyonel bi şekilde tamir edip, elde ettiği görüntüleri dijitalleştiren genç bi adamın yaşadığı esrarengiz olaylar zincirini konu alıyor... Bir gün adamımıza gelen:  "Elimizde 1994 yılına ait yanmış kasetler var, senden bu görüntüleri kurtarmanı istiyoruz" teklifiyse, genç adamımzın hayatını tam anlamıyla değiştiriyor. Biraz korku ve bolca gizem ve gerilim içeren bu dizi, paranormal olaylara da değinerek beni şaşırtmayı başardı. Bu türü sevenlerdenseniz kaçırmayın derim. 8 Bölüm 8. Ve son olarak 'Sıcak Kafa'...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/315/23/8-iyi-netflix-dizi-onerisi-her-ay-odediginiz-paranin-karsiligini-alin-780x439.png[/RESIM]Listemin son sırasında henüz geçtiğimiz günlerde Netflix'te yayınlanan bu yerli bilim kurgu dizisine de yer vermek istedim. İşitme yoluyla bulaşan bir hastalıktan korunmak için insanların kulaklıklarla gezdiği bir istanbul'da yaşananları konu alan bu dizi, bence sadece bu türün ülkemizde daha çok yaygınlaşması için bile beğenip, destek verilmeye değer. Ben diziyi başarılı buldum. Sırıtmayan görsel efektler ve konunun özgünlüğü beni yakalamayı başardı. Netflix'te mutlaka şöyle bir göz atın derim. 8 Bölüm [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
1
3 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
Size burada son 1 ay içinde şu ve şu olmak üzere 2 nefis Netflix dizi tavsiyesi sunmuştum. Bildiğiniz gibi izlediğim ve başarılı bulduğum Netflix filmlerini sizlere şu kategorimde tavsiye ediyorum fakat iyi bir Netflix dizisi maalesef sürekli çıkmıyor... Fakat dün gece beni uykumdan fedakarlık ettirecek kadar peşinden sürüklemeyi başaran bir Netflix dizisi ile karşılaştım. "Kalifat" ismindeki bu Netflix dizisi beni öylesine yakaladı ki, hemen size tavsiye etmek için kolları sıvadım.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe yolunuz "Kalifat izle" gibi bir arama sonucu düştüyse sizi hemen şuraya alalım çünkü burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat eğer "Kalifat dizi konusu", "Kalifat dizisi nasıl?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi Netflix dizi önerisi "Kalifat"a birlikte göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix yapımı "Kalifat" dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/91/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2 farklı dünyada yaşananları konu alıyor. Kendimizi birden Suriye'de şeriatın ortasında bulurken, bir sonraki sahnede İsveç'te bulabiliyoruz. İsveç'te yaşayan birkaç gencin, ışid tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını ve bir yandan da, Suriye'nin tam göbeğinde bebeği ile yaşam mücadelesi veren bir annenin yaşadıklarına şahit oluyoruz. Dizi bize iki farklı pencereyi gösteriyor ve bir polis ile de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayları sağlam birer zemine oturtmayı başarıyor. Işid terör örgütünü ve gencecik insanların bu örgüte katılmaları için nasıl kandırıldıklarını izliyoruz dizide. Hatta öyle çarpıcı bir şekilde izliyoruz ki, bazen sanki o çıkmazda kalan "anne" yerine kendimizi koyuyoruz ve nefes almaya çalışıyoruz... İşte Kalifat, böylesine olayları konu alan bir Netflix dizisi.  Dizide bolca "Türkiye" ve başrolde de bir Türk var; "Gizem Erdoğan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/89/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizinin daha ilk bölümlerinde Türkiye'de bir bombanın patladığına şahit olacaksınız. Dizide genel olarak birçok kez de Türkiye geçiyor. Tüm bunların yanında dizimizin başrolünde İsveç doğumlu olan bir Türk var. 32 yaşındaki "Gizem Erdoğan" dizimizdeki çaresiz anneyi, "Pervin" karakterine hayat veriyor. Fakat nasıl hayat vermek. Tam anlamıyla izleyiciye o gerilimi, çaresizliği ve bir kadının cesaretini yansıtıyor. Kendisinin henüz 1 projesini izlemiş olmama rağmen oyunculuğunu çok beğendim. Umarım daha farklı yapımlarda da görürüz.  8 bölüm su gibi akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/19/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi oldukça sürükleyici. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için hep bir sonraki sahneyi merak ederek izliyorsunuz. İşte beni gecenin yarısında uyutmadan 8 bölümü de bir seferde izlememe sebep olan şey de tam olarak buydu. Fazla gerçek çünkü. Orta Doğu, Işid... Tüm bunları haberlerden görürken birden kendimizi bir Işid evinde buluyoruz ve dizi bize tüm bu süreci çarpıcı bir şekilde gösteriyor.  Kalifat dizisi fragmanına ve kelime anlamına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=d11U7VTDFn0[/VIDEO] "Kalifat" kelimesi ise "Hilafet" anlamına geliyor.   NOT: Bu dizi uzun zamandır izlediğim en sürükleyici ve en gerçek dizi oldu benim için. Eğer bu konulara pek ilginiz yoksa (ki olmalı) size çok çekici gelmeyebilir, fakat biraz olsun "gerçek" bir şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka zaman ayırın ve bu diziyi izleyin derim.  Diziyi İzle ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
3
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Atiye Dizisinden Sonra Göbeklitepe "2020 Yılında Görülmesi Gereken Yerler" Listesine Seçildi!
Atiye Dizisinden Sonra Göbeklitepe "2020 Yılında Görülmesi Gereken Yerler" Listesine Seçildi!
Sinema, toplumları etkileyebilmek için çok büyük bir silah. Bunu erken fark eden Amerika her yıl filmlere milyarlarca dolar harcıyor ve bu filmlerini tüm dünyaya satmayı başarıyor. "V for Vendetta" filmini düşünün. Dünya üzerinde bu filmi izleyen milyonlarca kişi filmdeki maskeyi satın almak için mağaza ve internet sitelerine akın etti. Yine her ne kadar tasvip etmediğim vurdulu kırdılı dizi Çukur'un 3 noktalı sembolünü düşünün. Dizi, fanatiklerini o kadar etkiledi ki, izleyenleri bu sembolün olduğu tişörtlerden alabilmek için en önlerden yer ayırttı. Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► İşte Netflix'in Atiye dizisi de, etkisini gösterdi ve konu aldığı Göbeklitepe'yi tüm dünyada 2020 yılında görülmesi gereken yerler listesine aldırmayı başardı. Hadi gelin şimdi detaylara bakalım. Netflix, 2. orijinal Türk dizisi "Atiye" ile Göbeklitepe'yi tüm dünyaya duyurdu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/166/56/atiye-dizisinden-sonra-gobeklitepe-2020-yilinda-gorulmesi-gereken-yerler-listesine-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Yakın bir zamanda ilk sezonu yayınlanan Atiye dizisi, izleyenlerinden tam not almayı başarmıştı. Temelinde Göbeklitepe'yi fantastik bir şekilde konu alan bu dizi, Netflix'in en çok izlenen orijinal yapımları arasına girmeyi de başarmıştı. Tüm dünyada, milyonlarca kullanıcıya ulaşan Netflix, Atiye dizisini bünyesine katarak, dünyada pek çok farklı ülkeden, pek çok farklı kişiye diziyi ulaştırmayı başardı. Tabi diziyi izleyen insanlar da doğal olarak Göbeklitepe'yi merak etti ve araştırdı. Bu da Göbeklitepe'nin bilinirliğini arttırdı.  Göbeklitepe etrafında şekillenen Atiye dizisi Netflix sayesinde 190 farklı ülkede yayınlandı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/166/11/atiye-dizisinden-sonra-gobeklitepe-2020-yilinda-gorulmesi-gereken-yerler-listesine-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, Netflix'in dev ağı sayesinde aynı anda, farklı dublajlar ile tam 190 farklı ülkede yayınlandı ve tüm dünyaya Göbeklitepe etrafında şekillenen fantastik olayları anlattı.  Dünyaca ünlü dergi "National Geographic", ülkemizdeki Göbeklitepe'yi "2020 yılında mutlaka görülmesi gereken yerler" listesine aldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/166/25/atiye-dizisinden-sonra-gobeklitepe-2020-yilinda-gorulmesi-gereken-yerler-listesine-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Diziden sonra bilinirliği daha da artan Göbeklitepe, dünyaca ünlü dergi National Geographic tarafından 2020 yılı içinde mutlaka ziyaret edilip, görülmesi gereken yerler listesinde gösterdi. Bu önemli gelişmede ise en büyük pay tabi ki de Atiye dizisinin.  İnsanlığın ilk yerleşik hayata geçtiği yer ülkemizde, Göbeklitepe'de![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/166/82/atiye-dizisinden-sonra-gobeklitepe-2020-yilinda-gorulmesi-gereken-yerler-listesine-secildi-780x439.jpeg[/RESIM]Tüm dünyayı düşünün. Şu an milyarlarca insanız. Peki önceleri? İşte Şanlıurfa'daki Göbeklitepe, dünya üzerinde, insanoğlunun ilk yerleşik hayata geçtiği yer olarak biliniyor. Bu yüzden de tüm dünya için çok ama çok önemli bir yer. Ve ne şanslıyız ki, bu muhteşem yer ülkemiz sınırları içinde bulunuyor.  Bu güzel haberi gururla alkışlıyor, sizle paylaşıyor ve başka yapımlarda da ülkemizdeki daha nice güzel yerleri izlemek istediğimi belirtmek istiyorum![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/166/44/atiye-dizisinden-sonra-gobeklitepe-2020-yilinda-gorulmesi-gereken-yerler-listesine-secildi-780x439.jpg[/RESIM] ● Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
6 yıl
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Geçtiğimiz günlerde size burada nefis "Chernobyl" dizisini tavsiye etmiş ve tıklayarak okuyabileceğiniz şu yazımda, Chernobyl dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri araştırmıştım. Bugün ise bu 5 bölümlük nefis dizinin 4. bölüm incelemesiyle geldim. Chernobyl 4. bölüm izleyenler için nasıl bir his bıraktı bilmiyorum ama bende etkisi oldukça fazlaydı. Birazdan görüp okuyacaklarınız Chernobyl 4. bölümü izlememiş olanlar için spoiler teşkil edebilir, şimdiden söyleyeyim. Hadi gelin şimdi Chernobyl 4. bölümde neler oldu, neler yaşandı, hangi sahnelerde nefesimizi tuttuk birlikte bakalım.  Asker, yaşlı teyze ve inek sahnesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/63/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Askerler, aldıkları emirler doğrultusunda, radyasyonlu olduğu için bölgede yaşayan insanları oradan götürmekle yükümlüler. Fakat bir asker, girdiği bir evde, yaşlı fakat bilge bir teyzemizin direnişi ile karşılaşıyor. Bu sahne beni fazlasıyla etkiledi diyebilirim. Asker, teyzemize buradan gitmesi gerektiklerini anlatmaya çalışıyor, fakat teyze süt sağmaya devam ediyor. Bir yandan da anlatıyor; "Benim tüm ailem savaşlarda, mücadelelerde öldü. Şimdiyse benden, 82 yaşındaki benden, gözümle görmediğim bir şey için buradan gitmemi mi istiyorsun? Dün gitmedim, bugün de gitmem!"... Bu direnişin sonucunda da asker ineğe bir el ateş ediyor ve teyzemiz öylece kalıyor. Bu sahne, bize, o günlerde insanların içinde bulunduğu gergin, çaresiz ve hüzünlü ortamı bir kez daha gösteriyor. Faicadan 4 ay sonra, bölgede kalan hayvanlar öldürülüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/90/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizimiz artık faciadan aylar sonrasında yaşananları konu alıyor. Yüksek radyasyon sonucu bölge yaşanılamaz hale geliyor ve bölgede kalan hayvanlar, radyasyonu taşımamaları için öldürülüyor. Bunu da askere giden bir çaylağın gözünden izliyoruz. 3 asker, bölgedeki köpekleri önce ıslıkla çağırıyor, sonra ise kurşun yağmuruna tutuyorlar. Bu sahneyi nefesimi tutarak izledim diyebilirim. Köpeklerin bakışı beni hep bitiriyor. Bir de öldürüldüklerini, insanlara nasıl sevgiyle yaklaştıklarını görünce iyice sarsıldım. Santralin etrafına bir kabuk inşa etmek için çatıda kalan maddeler temizleniyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/26/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dev bir kabuk, santralden çıkan radyasyonu engelleyebilir. İşte bu yüzden, adamlarımız düşünüyor ve çatıda kalan aşırı zararlı maddeleri temizlemeye karar veriyorlar. Fakat nasıl? İşte tüm bu soru, bu bölümün yarısından fazlasını içeriyor.  Temizleme işlemini robotlar halledemeyince devreye biyorobotlar giriyor; Yani "İnsanlar"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/35/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Ay üzerinde hareket etmesi için yapılan robotlardan biri kullanılıyor. Fakat yeterli gelmeyince, Almanya'dan getirilen bir robot herkesin umudu haline geliyor. Fakat o da çatıya indirilir indirilmez bozulunca, zaten gergin olan ortam iyice geriliyor ve geriye son bir çare kalıyor. İnsanlar! Evet... Çatıya, erkekler çıkarılıyor ve her birine sadece 3 dakika veriliyor. 3 dakikadan fazla kaldıklarında ölebilecekleri de söyleniyor ve bu görev sonucu ödül alacaklarını da bildiriyorlar. İşte bu sahnelerde de insan, kendini o çatıdaki askerlerin yerine koyamadan edemiyor...  İlk 3 bölümde felaketin etkilerini gördük, şimdiyse bu işin sorumlularını arıyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/82/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Son olarak dizimiz, bu 4. bölümde artık işin sorumlularını aramaya başlıyor. Bu dev faciada kimlerin parmağı varsa bulunması için görgü şahitlerinin, yani en azından hayatta kalan şahitlerin bir bir kapısı çalınıyor ve bazı çarpıcı bilgilere ulaşılıyor. Meğer 10 yıl önce bir uyarı, en üst yetkililere iletilmiş fakat "imaj" meraklısı yetkililer bu uyarıyı hiç sallamamış. Bunun sonucunda da böyle bir facia ortaya çıkmış...  "Chernobyl 5. bölüm ne zaman?" diyecek olursanız da; Chernobyl dizisinin 5. bölümü, yani final bölümü 3 Haziran'ı, 4 Haziran'a bağlayan gece sabah 04:00'te HBO'da yayınlanacak.   Chernobyl, şimdiye kadarki her bölümüyle beni yakalamayı başardı. Zaten ilgimi çeken bir konu olan bu dev felaketi bir de bu şekilde bir dizi olarak izlemek bana büyük keyif verdi. Tabi bunun yanında da düşündürdü. Çünkü biz de şu an ülkemize bu santrallerden yapıyoruz. Ne kadar güvenli? Neler olabilir? Bu sorular beni ve milyonlarca insanı korkutuyor...   Film Tavsiyesi Seç! ►
12b
0
7 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
2
2 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.