Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

09 Mart 2018
32b
0 Yorum
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

"Keşfettiklerim" köşemde bu hafta sizi inanılmaz bir adam ile tanıştırmak istiyorum. Şöyle bir düşünün; Renkleri, doğayı, bir evi, bir kuşu hiç görmeden bunları resmetmek nasıl olurdu? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Fakat dünyanın bir yerinde bunu gerçekleştiren bir deha var... Üstelik bizim ülkemizde! 
Hadi gelin şimdi sizi inanılmaz ressam "Eşref Armağan" ile tanıştırayım.

 

1953 yılının İstanbul'unda dünyaya geliyor Eşref Armağan...

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Çocukluk yıllarında babasının yanında baca boruları keserek ona yardım ediyor. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine bir şeyler çizmeye çalışırken, 18'ine geldiğinde kalem yerine parmaklarını kullanmayı öğreniyor ve parmakları ile tuval üzerine resimler yapmaya başlıyor. 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


"Sanat" üzerine hiçbir eğitim almamış olan bu muhteşem adam zaman geçtikçe kendini geliştirmeye ve adını duyurmaya başlıyor. 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Bir düşünün; Hayatında hiç, bir rengi ya da bir cismi görmedi. Batan bir güneşi ya da dalında sallanan bir yaprağı da... Peki nasıl?
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Bunun cevabı Armağan'ın beyninde gizli. Parmakları ile kabartmaya dokunarak beyninde bir şekil belirliyor ve bunu resmedebiliyor...
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Yıllar geçiyor ve Armağan, CNN, BBC ve Discovery gibi birçok ünlü kanala davet ediliyor!
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
 

Hatta ünü yurt dışında o kadar çok yayılıyor ki "The Colors of Darkness" isimli ödüllü belgesele de konu oluyor. 


Bitiyor mu? Hayır. Başta İtalya olmak üzere birçok ülkeden davet almaya başlıyor... Tabi bu sırada ülkemizde de ünü kulaktan kulağa yayılıyor.
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Dünyaca ünlü marka Volvo'nun daveti üzerine bir Volvo araç çiziyor, bu tablo eBay'de satılıyor ve elde edilen gelir "World Blind Union" yani Dünya Görme Engelliler Birliği'ne bağışlanıyor... 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Bu dehanın kıymetini bilmek, onu dünyaya tanıtmak ise bizim en büyük görevimiz. Şu çalışmaları, görmeyen birinin yaptığını bir düşünün! 
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan


Ellerine, yüreğine sağlık Eşref Armağan! İyi ki bizimlesin! 




 

Eşref amcamız ile ilgili daha fazla bilgiyi de buraya tıklayarak alabilirsiniz. 

 

 

Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Güncel Film Önerisi Arayanlara! Her Biri İlaç Gibi 7 İyi 2019 Filmi!
Güncel Film Önerisi Arayanlara! Her Biri İlaç Gibi 7 İyi 2019 Filmi!
Biliyorum çoğunuz işten ya da okuldan yorgun gelip "Şöyle iyi bir film izleyeyim" diyorsunuz fakat iyi bir film seçmek için zamanınız da yok. Karışık ve soğuk sitelerde film aramak çok yorucu. E tweet atsanız da kayda değer bir cevap gelmesi yarım saati bulacak... Biliyorum. İşte tam da bu yüzden 2 yıl önce burayı kurdum ve siz ziyaretçilerime "Moduna Göre Film Seç" özelliği sunuyorum. Bunun yanında güncel film öneri listeleri de hazırlıyorum ve her ay, izleyecek film arayan ortalama 100 bin kişi filmini bu platformdan seçiyor. Bugün ise sizlere tam 7 nefis 2019 film önerisi yapmak istedim.  2020'ye 14 gün kala, 2019 yılında izlediğim ve beğenip, tavsiye ettiğim sayısız iyi film arasından seçtiğim bu 7 iyi güncel 2019 filmi tavsiyem size de ilaç gibi gelebilir! Hadi o zaman gelin şimdi mutlaka izleyin dediğim o 2019 filmleri nelermiş birlikte görelim!  1. İzlemenizi istediğim ilk 2019 yapımı film tavsiyem: "Seventeen"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/88/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer tavsiyem Netflix yapımı "The King"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/8/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2 saatlik Game of Thrones'vari bir film izleyeceksiniz. Genç bir kral, bir taht ve kazanılması gereken bir savaş... İzleyin. Filme Git ► 3. "I See You"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/26/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2019'un son bombasından biri benim için bu film oldu. Senaryosu ile beni şaşırtmayı başaran bu film bu listede olmayı hak etti. Bence bir şans verin derim. Filme Git ► 4. "The Room"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/31/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.png[/RESIM]İzleyip buradaki "Beynimi Yaksın" kategorimde sizlere bu filmi tavsiye edeli henüz 4 gün oldu ve şimdiden birçok yorum ve 10 üyenin beğenisini kazanmış durumda. Eğer sıra dışı ve düşündürücü bir şeyler izlemek istiyorsanız bu filmi kaçırmayın derim. "Kaan demişti..." dersiniz.  Filme Git ► 5. "Fractured"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/93/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Küçük kızları yaralanan bir anne babanın yaşadıklarını izleyeceksiniz. Beyniniz ile aly edecek olan bu filme şimdiden kendinizi hazırlayın. Filme Git ► 6. "Level 16"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/22/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpeg[/RESIM]16 yaşındaki 2 kız, gelecekleri için iyi bir okula geldiklerini düşünürken birden işler garipleşiyor ve bu bütçesi düşük olmasına rağmen kendisi başarılı film ortaya çıkıyor. Filme Git ► 7. Ve son tavsiyem de nefis film "Anna" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/144/36/guncel-film-onerisi-arayanlara-her-biri-ilac-gibi-7-iyi-2019-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Gizem, Gerilim, Savaş hepsi tamam ama şöyle vurdulu kırdılı bir film de olmalı dedim ve bu filmi de bu listeye eklemeye karar verdim. Şahane bir ajan filmi izleyeceksiniz. Tadını çıkarın... Filme Git ► ● "Kaan bunlar kesmedi başka yok mu şöyle güncel 2019 filmi tavsiyen?" diyorsanız da hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilir ve birçok 2019 filmi önerisine de göz atabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
0
6 yıl
Pera Palas'ta Gece Yarısı: Netflix'in Atatürk'lü Zaman Yolculuklu Yeni Dizisi!
Pera Palas'ta Gece Yarısı: Netflix'in Atatürk'lü Zaman Yolculuklu Yeni Dizisi!
Netflix, Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisi için epey önce müjdeyi vermiş ve bunun; işgal altında olan İstanbul, zamanda yolculuk ve Atatürk içeren bir yapım olacağından bahsetmişti. Dizi 3 Mart 2022 yani dün Netflix'te yayınlandı ve tabi ki dizi 1 gecede bitirdim ve "pera palas'ta gece yarısı konusu" ve "pera palas'ta gece yarısı dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için size diziden bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi Netflix Türkiye imzası taşıyan pera palas'ta gece yarısı dizisi oyuncuları, konusu ve hakkındaki diğer ilginç detaylara şöyle birlikte göz atalım. E hadi! Bu diziyle ilgili YouTube kanalımızda da bir video hazırladık..[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=yE9COgRXxlU[/VIDEO] Öncelikle, nedir bu Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisinin konusu, ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/50/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı 2022 yapımı dizi, genç ve fazlasıyla meraklı bir gazetecinin yolunun İstanbul'un en efsane oteli olan Pera Palas'a düşmesini ve sonrasında bu otelde yaşadıklarını konu alıyor. Genç gazetecimiz Esra, daha içeriye adımını atar atmaz çok etkilendiği bu otelde bir de bilim kurgu filmlerindeki gibi fantastik olayların olduğunu fark ediyor ve kendini birden 1919 yılında, Mustafa Kemal'in "Atatürk" olarak anılmadığı, işgal altındaki İstanbul'da buluyor. İşte dizi de bize bu süreci aktarıyor. Ben diziyi gerçekten beğendim; 1 gecede bitirdim yahu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/46/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi bir dönem dizisi ve dönem filmi ya da dizisi yaparken o yıllardaki mekanlar, kostümler, kadrajda görünen alanlardaki en küçük eşyaların bile sırıtmaması, konu alınan o yıllara ait olması çok büyük önem taşıyor. Bu dizide de en çok dikkat ettiğim şeylerden biri detaylar oldu ve kesinlikle bu konuya çok iyi çalışılmış diyebilirim. Dekorlar, mekanlar, kostümler hepsi şahaneydi. Yıllardır arkadaş ortamında söylediğim "Zaman yolculuğu hakkım olsaydı, Atatürk'lü yıllara ışınlanırdım..." sözüm gerçek oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/86/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM] [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/85/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki Mustafa Kemal Atatürk sahnelerinde makyaja, efektlere ya da diğer teknik konulara hiç bakmadım, sadece o an oradaki Esra karakteri yerine kendimi koydum. Yani dizi, duygu açısından bende bir şeyler uyandırmayı başardı. Ha atamın boyu 1.90, sesi de biraz beklediğimin dışındaydı fakat o detayları geçtim... Düşman askerlerinin İstanbul'da cirit atması, Mustafa Kemal'in adım adım vatanı kurtarmak için Anadolu'ya gidişi ve tüm bunların ortasında elinde akıllı telefonuyla zaman yolculuğu yapan bizden, günümüzden bir genç olması beni kesinlikle yakalamayı başardı. "Ee Kaan hiç mi sorun yoktu?" derseniz de; Var... Ey Netflix, kalem kağıdın hazırsa, tane tane anlatıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/277/76/pera-palas-ta-gece-yarisi-netflix-in-ataturk-lu-zaman-yolculuklu-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her şeyden önce Hazal Kaya bu başrol için doğru seçim miydi? Orası bilinmez. Yani diğer alternatifi görmediğimiz için o konuda bir yorumum pek yok. Fakaat; ● Dizide bazı 'gerilim' sahnelerinde alttan alttan verilen baslı, hatta "Dubstep" denilebilecek türdeki müzik fazlasıyla kulağıma battı. Yani günümüzden 100 yıl önceyi izlediğim bi sahnede, bu teknolojik müziği duymak beni o andan kopardı ne yazık ki. ● Babası, ünlü, tanınan bir Türk kadınının bir gayrimüslim barında sahne alıp şarkı söylemesi de beni dizinin o atmosferinden çıkaran şeylerden biri oldu. Buna ne gerek vardı şimdi? dedirtti... ● Diyaloglar beklediğimin çok altında kaldı. Derinlemesine diyaloglara şahit olacağım diyordum ama olmadı. Sanki tüm dünyada kolayca yayılabilmesi için replikler önce ingilizce yazılmış da sonra Türkçe'ye çevrilmiş gibiydi. Bilemedim.. ● Atatürk'ün düşman askerlerine "Ben ev sahibiyim, onlar benim masama buyursun..." dediği sahne gibi daha fazla bu tür sahne görmeliydik. Bu gerçek anı ve olayları daha fazla izlemeliydik. Eksik kalmış, bence tabi... Ha bir de Atatürk'ü ilk kez gördüğünde karakterimizin verdiği tepki çiğ kalmış, tam pişmemiş, öyle garipti. Hazal Kaya'ya orada bir eksi yazdım... Üzgünüm. ● 3. Bölüm 20:07'ye dikkatli bakmanızı istiyorum; Kameranın nasıl sallandığını fark ettiniz mi? O zaman şimdi de 4. bölüm 22:45'e bakın... Çocuğun yaslandığı taş duvarın bariz bir şekilde esnediğini, yani bir dekor olduğunu fark ettiniz mi? Bunun gibi daha pek çok küçük detay yakaladım diziyi izlerken. Akışı değiştiren hatalar olmadığı için göz ardı edilebilir benim için. - - - - - Özet: İşin özü, ben bu diziyi gerçekten beğendim. Sağda solda beğenmeyenleri görüyorum. Onların da kendince sebepleri var tabi, fakat sakın o yorumları okuyup izlememezlik yapmayın. Mutlaka izleyin, sonrası size kalmış. Fakat bana soracak olursanız, ilk fırsatta kendinizi bu diziye bırakın derim. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum; Bu tür kendi tarihimizi, günümüz bilim kurgusuyla harmanlayarak sunma olayı sadece Netflix'in tekelinde mi? Neden tüm sektör oturmuş Netflix'i bekliyor? Buna anlam veremiyorum... Hadi iyi seyirler! - - - - - • Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir. • Pera Palas'ta Gece Yarısı gerçek mi? Eğer Google'a Charles King Pera Palas'ta Gece Yarısı yazarsanız, dizinin aslında bir kitap uyarlaması olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Fakat tabi dizide, tarihten gerçek anı ve olaylara da değiniliyor. • Pera Palas'ta Gece Yarısı kaç bölüm? Dizi, her biri 40-50 dk uzunluğundaki 8 bölümden oluşuyor. • Dizinin oyuncuları kimler? Dizinin başrollerini Hazal Kaya, Tansu Biçer, Selahattin Paşalı ve yabancı oyuncu James Chalmers paylaşıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
4 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
1
2 yıl
Film Salgını! Size Evde Kaliteli Zaman Geçirtecek 14 Nefis Film Önerisi!
Film Salgını! Size Evde Kaliteli Zaman Geçirtecek 14 Nefis Film Önerisi!
Koronavirüs salgını dolayısıyla herkes evinde kalmaya özen gösteriyor. Bu çok güzel. Fakat bir güzel durum daha var ki; Herkes evde film izliyor! Ülkemin insanlarının zorunlu olarak bulundukları bu büyük zaman dilimini film izlemek gibi kültür seviyesini yukarılara çeken etkinlikler yaptığını görünce gerçekten çok seviniyorum. E hal böyle olunca da birçok kişi Google'da "Evde izlenecek güzel filmler" gibi aramalar yapmaya başladı ve her gün binlerce kişi de bu platforma uğrayıp iyi film önerileri bulmaya çalışıyor.  Dünyanın Sonu Konulu Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Ben de bugün sizlere, evde kapalı kaldığınız süre boyunca zamanınızı kaliteli bir şekilde geçirmenizi sağlayacak, evde izlemelik iyi filmler tavsiye edeceğim. Hadi şimdi gelin, bu içinde bulunduğumuz çaresiz durumu avantaja çevirip kendimize artı olarak katabiliceğimiz o iyi filmler nelermiş birlikte bakalım!  1. Evdeki zamanınızı iyi geçirmenizi sağlayacak film tavsiyelerimden ilki "Marrowbone"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/70/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? IMDb puanı, senin, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.   Filme Git ► 2. İzlemenizi tavsiye ettiğim bir diğer film ise "Snowpiercer"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/89/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dünya bitik bir halde. Bir tren ise, hiç durmadan yeryüzünde geziyor. Trenin içinde ise fakirler, orta gelirliler ve zenginler bulunuyor... Sınıf ayrımını konu alan çok farklı ve iyi bir film izleyeceksiniz. "Kaan demişti" dersiniz... Filme Git ► 3. IMDb puanına 1 puan daha ekleyin, işte öyle iyi bir film; "Selfless"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/25/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Çok paranız var, fakat yaşlı ve sağlıksızsınız... Peki paranız karşılığı size genç ve sağlıklı bir beden sunulsa? Bu sorum bile sizi heyecanlandırmaya yettiyse, bu filmi mutlaka izleyin derim. Çünkü tam sizlik.  Filme Git ► 4. "Durante la Tormenta"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/61/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı bu bilim kurgu filmi, zamanda yolculuk konusunu müthiş bir şekilde işliyor. İzledikten sonra yorumunuzu filmin altına mutlaka bırakın. Filme Git ► 5. "Ready Player One"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/94/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dijital oyun dünyasını ve günümüz dünyasını düşünün... Şimdi bu 2 farklı dünyayı harmanlayın. İşte bu film tam olarak bunu yapıyor ve çok da iyi yapıyor. Kaçırmayın.  Filme Git ► 6. "Escape Room"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/1/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Rastgele seçilen 6 insan ve bir hayatta kalma savaşı... Bu akşam bu filmi izleyin derim.  Filme Git ► 7. "Don't Breathe"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/18/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]"Kaan şöyle gerilimli bir şeyler ols..." diyenlerin sözünü kesiyor ve bu filmi izlemelerini tavsiye ediyorum çünkü film, nefis bir konuyu, şahane bir şekilde işliyor. Üstelik gerilimi de gayet dozunda.  Filme Git ► 8. "Children of Men"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/85/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ya bebekler doğmasaydı? Yani bu döngü son bulsaydı ve dünyadaki en genç insan 18 yaşlarında olsaydı? Söylediğim bu birkaç detay bile sizi heyecanlandırmaya yettiyse, bu filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 9. "Frequency"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/24/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Evinizdeki bir telsizden geçmişe bağlandığınızı düşünün... Ya da düşünmeyin ve hemen bu filmi izlemeye koşun!  Filme Git ► 10. "Green Book"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/54/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Eğer şöyle kitap gibi, etkileyici bir film izlemek istiyorsanız sizin ilacınız kesinlikle bu film.  Filme Git ► 11. "The Room"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/76/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu listemdeki en farklı, en sıra dışı tavsiyeme bakıyorsunuz. Çok uçuk bir senaryosu olan bu filme bir şans verin derim. Yorumunuzu yazmayı da unutmayın, tek tek okuyorum... Hadi bakiym.  Filme Git ► 12. "OtherLife"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/13/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]İzlediğim en "farklı" bilim kurgu filmlerinden birini tavsiye ediyorum size. Konusu için aşağıdaki butondan filmin sayfasına gidebilirsiniz. Mutlaka izleyin derim. Filme Git ► 13. "The Shallows"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/77/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Vahşi doğada hayatta kalma filmlerine bayılanlardansanız bu film tam sizlik.  Filme Git ► Vahşi Doğada Hayatta Kalma Filmleri İçin Tıkla ► 14. Evde geçirdiğiniz zaman boyunca izlemenizi önerdiğim filmler listemizin son sırasında ise "Die Tür" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/173/44/film-salgini-size-evde-kaliteli-zaman-gecirtecek-14-nefis-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Paralel evren konulu filmlere ilgiliyseniz hazırlanın çünkü nur topu gibi izleyecek bir filminiz oldu... Beyniniz biraz yanabilir, uyarayım. Filme Git ► BONUS: Henüz izlediğim nefis film "The Platform" da bu listede olmalı diye düşündüm...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Dikey inşa edilen bir hapishane düşünün... İçinde ise insanlar. En yukarıdakiler en varlıklı, en alt katlardakiler ise yokluk içinde bir hayat sürüyor... Bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim. "Kaan demişti..." diyeceğinizden emin olabilirsiniz. Filme Git ► NOT: Umarım bu tavsiyelerim sizi izleyecek film arama telaşından kurtarmıştır. Filmlere izlemek için göz atan binlerce kişiye fikir verebilmek için izlediğiniz filmlere olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı mutlaka bırakın. Bu sayede binlerce insana yardım etmiş olursunuz. Bedava sevap resmen... Hadi iyi seyirler!  ● Bunlar kesmedi mi? O zaman aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
53b
0
6 yıl
Güneşi Gören Ölür! Yakamoz S-245: Kıvanç Tatlıtuğ'lu Yeni Netflix Dizisi!
Güneşi Gören Ölür! Yakamoz S-245: Kıvanç Tatlıtuğ'lu Yeni Netflix Dizisi!
Biz daha Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisini konuşurken Netflix Kıvanç Tatlıtuğ başrollü yeni dizisi Yakamoz S-245'i yayınladı bile... Diziyi merakla bekleyenlerden biri olarak ben de hemen izleyip bitirdim ve "yakamoz s-245 konusu ne?" ve "yakamoz s-245 dizisi izlenir mi?" gibi sorularınıza cevap vermek için sıvadım kolları...  Hadi gelin şimdi Netflix'in en yeni dizilerinden biri olan 2022 yapımı Yakamoz S-245 dizisine şöyle bir göz atalım ve dizideki dikkat çekici detaylar nelermiş birlikte bir görelim... Hadi! • Bu içeriği YouTube kanalımızda video olarak da izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tsF-PRDr1xs[/VIDEO] Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu Yakamoz S-245 dizisinin konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/283/22/gunesi-goren-olur-yakamoz-s-245-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Yakamoz S-245 dizisi, güneşte meydana gelen devasa bir kozmik olay nedeniyle güneş ışığını gören canlıların birkaç dakika içinde öldüğü bir dünyada yaşananları konu alıyor. Felaket yaşandığında denizin metrelerce altında görevde olan 2 denizaltıda hayatta kalanların verdikleri hayat mücadelesini konu alan dizi, felaket anında bilim insanları ve askerlerin aldıkları hayati kararları bize gösteriyor. Ayrıca dizi, şurada da size tavsiye ettiğim Into the Night dizisiyle aynı evrende geçiyor. Beklentim çok yüksekti, belki de ondan olacak; Bu dizide kesinlikle bir şeyler eksik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/283/97/gunesi-goren-olur-yakamoz-s-245-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kıvanç Tatlıtuğ'un yer alacağı bu Netflix dizisi, ilk günden itibaren beni heycanlandırmayı başarmıştı. Fakat belki de bu beklentiden olacak, dizi bana tam olarak istediğimi veremedi. İzlenmesine izlenir, bir şekilde akıyor, fakat damakta bir tat bırakacak kıvamda mı? Bence işte orada bir şeyler eksik... Kadrodaki 1-2 kişi dışında gerçekten hep kötü oyunculuklara maruz kalıyoruz. Bunun üzerine birkaç klişe sahne de gelince, dizi maalesef beni üzdü. - - - - - - - - - -  Özet: Dizi benim beklentimin altında kaldı, bu konuda dürüst olayım. Kendini izlettiren bir yapım mı? Evet. Fakat iyi bir yapım mı? İşte bu soruya ne yazık ki evet diyemiyorum. Bu tür yapımlarda kendime 2. sezonu çıksın diye heycanlanır mıyım? diye soruyorum; Bu dizi için de sordum fakat cevap ne yazık ki üzücü. Tüm bunlara rağmen yine de Türk sinema sektörü olarak elimizde birkaç iyi oyuncumuz var, onlardan biri olan Kıvanç Tatlıtuğ için izleyip, kararınızı kendiniz verin derim. - - - - - - - - - -  Diziyi izlemeyenler için bundan sonrası SPOİLER olabilir... Sonra uyarmadı demeyin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/283/33/gunesi-goren-olur-yakamoz-s-245-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM] Gelin size diziye neden geçer not vermediğimi bazı örnekler ile anlatayım... • Şu tüm esnafla iyi anlaşan, mahallenin yakışıklı çocuğu klişesi ne zaman bitecek? Yine Netflix'in Çağatay Ulusoy başrollü Kağıttan Hayatlar filminde de bu konuyu eleştirmiştim. Yahu şu klişeden kurtulalım artık yıl 2022.  • Dizide komutan neden öldü bilen var mı? Yahu asker almış eline el bombasını, geçmiş bi bölüme, belli ki patlatacak, 30 yıllık tecrübeli komutan, üstelik böyle bir felaketin ortasında neden kendini ölüme atar? "İzleyici bunu sorar" diye kimse mi düşünmedi?  • Ansızın çıkıp gelen eski sevgilinin nişanlısı öyle hafif bir karakter ki, "Ben öleceğim!" diye bağırıyor... Daha ilk bölümden, o kişinin bu dizide çok yaşamayacağı bariz belliydi. Bunu görmek de üzdü beni. • Defne rolü neydi öyle allah aşkına?... Özge Özpirinçci'yi özellikle Blu TV'deki "İlk ve Son" dizisindeki rolüyle çok beğeniyorum. Fakat burada kendisi hiç ama hiç role giremiyor. O kadar yapmacık kalıyor ki, onun bu halini görmemek için o sahnelere bakmamaya bile çalıştım... • Dizide panik havası yok! Sokaklarda, evlerde insanlar patır patır ölmüş, şehirler kırılıp geçilmiş, güneş ışığını gören canlı ölüyor fakat dizide bir türlü o kıyametvari panik havası oluşmuyor. Ya araya bir espri sokuluyor ya da mutlaka bir mantıksızlık yaşanıyor ve panik havası hiç ciddi şekilde oluşmuyor. Bu da dizinin modunu anında düşürüyor ne yazık ki... • Bu arada; Dizide en beğendiğim oyunculuk da Ertan Saban'a aitti, şimdi yiğidi öldürelim ama hakkını da yemeyelim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/283/83/gunesi-goren-olur-yakamoz-s-245-kivanc-tatlitug-lu-yeni-netflix-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - - - - - -  • Yakamoz S-245 dizisi oyuncuları kimler? Dizinin ana oyuncu kadrosunda Kıvanç Tatlıtuğ, Özge Özpirinçci, Meriç Aral, Ertan Saban ve Ece Çeşmioğlu yer alıyor. • Yakamoz S-245 dizisi kaç bölüm? Dizinin şimdilik 1. sezonu 7 bölüm olarak yayınlandı.  - - - - - - - - - -  Modunu Seç ►
14b
0
3 yıl
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'te İzlenecek 9 İyi Dizi Tavsiyesi! (Ne İzlesek? Diyenlere)
Netflix'e her ay milyonlarca kişi ücret ödüyor. Fakat çoğunluk hala istediği o iyi Netflix dizilerini bulamıyor ve parasının karşılığını alamıyor. İşte bugün ben de size, tam da bu boşluğu doldurabilmek için izleyip, beğendiğim iyi Netflix dizileri tavsiye etmek ve bu dizi önerileri ile size Netflix'te keyifli zaman geçirtmek istedim. Birazdan göreceğiniz Netflix dizileri, her birini de izleyip beğendiğim, benden geçer not almayı başaran iyi yapımlar. Her biri de kendi kulvarında gayet başarılı yapımlar. Olur da Netflix'te izleyecek iyi bir dizi arayışındaysanız, bu listeyi bir yere kaydedin ve buradaki izlemediğiniz Netflix dizilerinin her birini de zaman ayırıp izleyin derim... E hadi gelin şimdi o dizilere bir bakalım! ● Bu listenin daha uzun halini YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xXXgXMhTrRM[/VIDEO] 1. Unbelievable ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/46/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Her biri ortalama 40 dakikalık 8 bölümden oluşan bu dizi, tamamen gerçek bi hikayeden uyarlanan bi yapım. Dizimiz, t*cavüze uğradığını söyleyip şikayette bulunan genç bir kızı ve bu kızımızın yaşadıklarını konu alıyor... Ben bu diziyi çok sert ve bir o kadar da gerçek buluyorum. Hiç öyle cafcaflı, havalı şeylere girmeden tüm gerçekliğiyle saf bi şekilde izleyiciye sunuyor bu hassas konuyu dizi... Fakat ağır ilerleyen, sert diziler sizlik değil ise bu tavsiyemi es geçin derim. Yok "işte bana bunlarla gel.." diyorsanız ve bu diziyi hala izlememişseniz de mutlaka en yakın zamanda bi şans verin derim. 2. Vortex[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/53/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]"Vortex" ismindeki bu dizi de Netflix'te izleyip beğendiğim yapımlardan... Günümüzden birkaç yıl uzakta geçen bu dizide, gelişen teknoloji ile birlikte emniyet güçlerinin soruşturmalarını çözerken sanal gerçeklikten yardım alarak suç mahallerini gezebildiklerine şahit oluyoruz. İşte yine böyle bi vaka için suç mahallini incelemek isteyen bi polisin sanal gerçeklik kullandığında yaşadıkları, tüm bu süreci bambaşka bi boyuta taşıyor ve işte hem polisiye, hem bilim kurgu ve hem de zamanda yolculuk, paralel evrenler ve hatta kelebek etkisi gibi pek çok ilginç konuya dokunan bir olaylar zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer bu söylediklerim sizi çektiyse, 6 bölümlük bu diziye Netflix'te bi ara göz atın derim. 3. Oast Studios[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/50/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Sıradaki bu tavsiyemiyse çoğunluğun gözden kaçırdığına neredeyse emin gibiyim ve bu videoyla birlikte artık 10 bölümlük bu nefis seriyi size de izletmekte kararlıyım... Bu 10 bölümlük kısa film serisi, Elysium, Chappie ve Distirct 9 filmlerinde de izi olan yönetmen Neill Blomkamp imzası taşıyor. 4 ila 20 dakikalık bu kısa filmlerin her biri de bilim kurgu merkezli ilginç konuları işliyor. Benim en sevdiğim bölüm "Rakka"... Bakalım sizinki hangisi olacak. 4. 3 Body Problem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/67/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu yeni Netflix dizisiyse sadece birkaç haftada tüm dünyada adından söz ettirmeyi başardı... Dizimiz, 1960'larda Çin'deki bi askeri projede çalışan bi astrofizikçi'yi ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor. Bilim insanımız uzay boşluğuna şöyle bir çırpıda bi mesaj yolluyor ve yanıt çok da ilginç bi yerden geliyor... İşte dizimiz de bu süreci ve bu sürecin merkezinde yer alan bilim insanlarının fantastik mücadelesini merkeze alarak ilerliyor... Görsel olarak üst düzeyde bulduğum bu Netflix dizisi, astronomi, fizik ve kuantum mekaniği gibi konuları çok acayip bi şekilde ele alıyor... Dizi, dünya dışı bir tehdit durumunda "Cahil kalabalıklara mı, yoksa azınlıkta kalan bilim insanlarına mı kulak asmalıyız?" sorusunun peşinden giderek tüm dünyaya aslında bir cevap veriyor... Her ne kadar çok başarılı olmayan oyunculuklar görmek ve yer yer giderek akmayan bi senaryo ile karşı karşıya kalmak beni üzse de, içindeki fantastik ve ufuk açan sahneleriyle bende ortalamanın 1 tık üzeri bi tat bıraktı bu yapım. 5. Archive 81[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/9/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu korku-gerilim dizisiyse Netflix'in derinlerinde öylece keşfedilmeyi bekleyen iyi dizilerden biri bana göre... Dizimiz, yıllar önce kullanılan eski kasetlerdeki görüntüleri kurtarıp dijital ortama aktaran bi gencin yaşadığı paranormal olaylara odaklanıyor... Adamımız birden 1994 yılına ait yanmış bi kasetteki görüntülere kendini kaptırıyor ve işte tam da o andan sonra korku, gerilim ve izleyeni sürükleyen iyi bi gizem başlamış oluyor. Benim çok az da olsa REC ve FREQUENCY filmlerindeki tadı aldığım bu dizi, Netflix'te şöyle gizemli, gerilimli, yer yer ürkütücü bi dizi izlemek isteyenlerin tam aradığı şey olabilir... "kaan demişti" dersiniz. 6. Dear Child[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/81/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Dear Child veya bizdeki adıyla "Sevgili Çocuk" ismindeki bu dizi de bence Netflix'in tozlu raflarında kalmış yapımlarından. Netflix Almanya imzası taşıyan bu dizi, bi roman uyarlaması. Her biri 40 dakikalık 6 bölümden oluşan bu dizi, aşırı yüksek güvenlikli bi evde dış dünyadan izole bi şekilde yaşayan 1 kadın ve 2 çocuğu merkeze alarak ilerliyor. Belirli saatlerde yemek yiyip, yine belirli kurallara göre tuvalete gidip uyuyan çocukların bu dünyası, yaşanan bi olay sonrası oldukça değişiyor. İşte dizi de o andan sonra olan biteni bize aktarıyor... Psikolojik Gerilim türünde olan bu dizi, beni ilk bölümünden yakalamayı başardı. Oyunculardaki o donukluğu Alman olmalarına verin ve çok takılmayın derim. İzleyeceğiniz bu diziyi Türkler çekseydi muhtemelen her bölümde birkaç kez aşırı duygusal bi sahneyle karşılaşırdık. Fakat Alman imzası olunca yapımlar sert ve biraz duygusuz olabiliyor... Bi ara şans verin dediğim dizilerden. 7. Clickbait[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/27/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]8 bölümlük bu mini diziyse günümüz sosyal medya çağında yaşanan bi suç zincirini konu alarak ilerliyor. Birden ortadan kaybolan evli, mutlu, çocuklu bi aile babamız var. Adamımızın akıbeti belli değilken birden internete düşen videoları durumun gidişatını tamamen değiştiriyor. Adamımız videolarda "Ben suçluyum, bu video 5 milyon tıklanırsa öleceğim" yazan bir pankart ile görünüyor ve içine sosyal medyayı da alan bi suç zinciri böylece başlamış oluyor... Eğer Netflix'te şöyle sosyal medya konulu, güncel, sürükleyici ve merak uyandırıcı bi dizi izlemek isterseniz bu mini dizi tam sizlik olabilir, benden söylemesi. 8. The Night Agent[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/32/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Night Agent ismindeki bu sıradaki tavsiyemse, Beyaz Saray'ın pek de sevilmeyen birimlerinden biri olan Gece Harekatı çağrı merkezinde çalışan bi adamın 1 gece yarısı aldığı telefon ile değişen hayatını konu alıyor. Genç adamımızın tek derdi ülkesine faydalı olabilmek için çalışmakken kendini birden içinde bulduğu dünya, onu çok büyük tehlikelerin içine atıyor... Beklentiniz çok yukarıdaysa üzülürsünüz, fakat Netflix'te şöyle sürükleyici, koşturmacalı bi dizi izlemek isterseniz bu dizi sizlik olabilir. Çoğu dizi iyi başlayıp tempoyu düşürerek gider fakat bu dizi tam aksine yavaş başlayıp sonradan açılıyor. Bol politikalı, biraz koşturmacalı, bi suç-aksiyon dizisi sizi bekliyor... Bence bi şans verin. 9. Ve Hellbound...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/343/99/netflix-te-izlenecek-9-iyi-dizi-tavsiyesi-ne-izlesek-diyenlere-780x439.png[/RESIM]Şimdiiiii... Netflix'te izleyebileceğiniz bu dizi, çıktığı ilk haftada "Netflix'in en çok izlenen dizisi" rekorunu Squid Game'in elinden alan bi dizi olunca beklentileri çok yukarılara çıkarmıştı. Fakat izleyenlerin yarısı, diziyi beğenmemişlerdi. Ben de kararsız taraftan, zaman içinde beğenenler kısmına geçenlerdenim... Dizi, doğaüstü varlıklar tarafından cezalandırılan insanları ve bu süreç ile birlikte ortaya çıkan "İnanç" merkezli olayları konu alıyor. Dizi, fantastik ve yüzeysel gibi görünse de aslında günümüz dünyasında da yaşanan derin olaylara fazlasıyla atıfta bulunuyor. Heycanı ve merak duygusunu hiç eksik etmeyen bi dizi bu. Her bölüm sonunda elinizi mutlaka "Sonraki Bölüme Geç" butonuna götürmeyi başarıyor... Dikkatle ve alt metnini iyi okuyarak izlemenizi istediğim bu dizi, bence; tüm sektör klişeye boğulmuşken bi güneş gibi parlayan Güney Kore sinemasının son yıllarda çıkardığı dikkat çekici yapımlarından biri... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
25b
1
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.