İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!

03 Temmuz 2020
27b
0 Yorum
İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!

Hemen şimdi sitedeki Listeler köşesine girip, tam 2 yıl önce yazılan ilk içeriğe bakacak olursanız karşınızda "Son Zamanların En İyi Dizisi: Dark" başlıklı içeriği görürsünüz. İşte konusuyla, senaryosuyla, oyuncu seçimleri ve müzikleri ile bu nefis dizi beni birkaç yıl önce yakaladı ve bugün izlediğim 3. sezonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Dark 3. sezonu izleyen çoğu kişinin olayları tam kavrayamadığına, anlamlandıramadığına şahit olunca sıvadım kolları ve size bur Dark 3. sezon incelemesi konulu analizi hazırlamak istedim. 

Dark Benzeri Beyin Yakan Filmler İçin Tıkla! ►

Umarım nefis dizi Dark'ın 3. sezonu hakkında birazdan göreceğiniz detaylar olayları biraz toparlayabilmenizde yardımcı olur. Yani olması lazım çünkü diğerlerinin aksine, size olayı çok basit ve yalın bir dil ile anlatacağım. E hadi gelin o zaman Dark'ın 3. sezonunu şöyle evire çevire ve tabi çok basitçe bir inceleyelim!

Aslında her şey bir bilim insanının, oğlu, torunu ve gelinini kurtarmak içindi!

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Kulağa çok çılgınca geliyor değil mi? Yıllardır izliyoruz, 2 sezonu devirdik ve son sezonda, aslında tüm bu izlediklerimizin anlamsız olduğunu öğreniyoruz. Bir bilim insanı, yağmurlu havada evden ayrılan oğlu, gelini ve torunu kazada ölünce, onları geri getirmek için bir zaman makinası yapmaya karar veriyor ve Nükleer santral arazisindeki bir sığınakta inşa ettiği bu makine, bir hata sonucu ortaya 2 farklı evrenin oluşmasına neden oluyor.

Bir hata sonucu 2 alternatif evren ortaya çıkıyor..

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Oluşan bu 2 evrende yolculuk yapan "Claudia Tiedemann" isimli teyzemiz, kızı Regina'nın bu 2 farklı evrende de yaşlanmadan öleceğini, birinde kanser olup diğerinde hastalıkla boğuşacağını görünce, oluşan bu 2 evrenin de yok olmasını istiyor. Zamanda yolculuk yapmaktan derisi tanınmaz hale gelmiş olan Jonas'ın yaşlanmış hali olan Adam'ı buluyor ve ona bu 2 evrenin yok edilebilmesi için tüyolar veriyor. 

Jonas ve Martha her şeye son veriyor!

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Yanlışlıkla yaratılan bu 2 farklı evrende doğan bu iki genç, kıyamet anında zamanın bir anlığına durmasından faydalanarak geçmişe gidip, bilim insanı H. G. Tannhaus'un oğlu, gelini ve torununun o yağmurlu gecede kaza yapmalarına engel oluyorlar. Ailece kaza yapmayınca, bilim adamımız da bir zaman makinası icat etmiyor tabi haliyle, e bunun sonucunda da ortada 2 farklı evren oluşmamış oluyor.  

Hata sonucu oluşan evrenlerde doğan karakterlerin hepsi yok oluyor!

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Fakaaat, zaman makinası hiç icat edilmediği için bu 2 farklı evrende doğan tüm karakterler de hiç var olmamış oluyorlar haliyle. 1. ve 2. sezonlarda izlediğimiz karakterlerin çoğu bu evrenlerde doğan kişilerdi. Fakat makina hiç icat edilmeye çalışılmadığı için bir hata meydana gelmedi, dolayısıyla bu karakterler de hiç doğmadı... İşte tam da bu yüzden son sahnede, masada yemek yiyen bir avuç tanıdık kişiyi görüyoruz. İşte gördüğümüz o kişiler, gerçek dünyada da var olan kişiler, o masada olmayanlar ise hatalı evrenlerde meydana gelen kişilerdi... 

Evet buraya kadar aşırı basit bir şekilde olayı özetledik; Gelin şimdi bir üst seviyeye geçip, olaya biraz daha derinlemesine bakalım

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Bilim insanı Tannhaus, Nükleer santraldeki sığınakta yaptığı makinede Nükleer enerji kullanıyor. Aslında bu alet zamanda yolculuktan çok, paralel evrenler yaratmaya yarıyor. Claudia, patlama ardında "sezyum" kalıntılarının kaldığından söz ediyor. Geçit kapanıp-açılırken nükleer yakıt kullanılıyor. Biriken sezyum da sonunda kıyameti tetikliyor. Anlık zaman durması ve patlama yaşanıyor. Geriye kalan ise Tanrı Parçacığı oluyor. Bunu küçük yuvarlak zaman makinesine koyarak diledikleri zamana yolculuk edebiliyorlar. 

"Hepsi tamam da kaçırılan çocuklar ne ayak?" diyorsanız yaklaşın

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Şöyle hemen kısa bir beyin fırtınası yapalım. Mads'i ele alalım. Mads kaçırılıp ölmese, 1986'daki görüntüsü ile 2019 yılına gönderilmeseydi, Ulrich zaman yolculuğundan şüphelenip mağaraya hiç girmeyecek ve bu durumda da 1953 yılına hiç gitmemiş olacaktı. Öldürülen 2 çocuk 1953 yılına gönderilmeseydi de, Ulrich cinayetle suçlanıp hapse atılmayacaktı. Ulrich hapiste yani geçmişte mahsur kalmasaydı Hannah onun için o tarihe hiç gelmeyecek ve "Silja"yı hiç doğurmayacaktı. Sonuç olarak Nielsen ailesi ve dolayısıyla "Jonas" da hiçbir zaman var olmayacaktı. 

3 sezonluk bu dizinin en kafa karıştırıcı yeri; Sonu!

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
3 sezon boyunca izlediğimiz bu dizinin en karmaşık yeri kesinlikle sonu. Öyle nefis bir son yapılmış ki, yıllar boyunca bunu düşüneceğiz... Jonas ve Martha yağmurlu gecede bir kazayı önledi ve bilim insanının makineyi icat edip farklı evrenler yaratmasını engellediler. Fakat ya bu da bir döngüyse? Ya bu olayı da defalarca denedilerse? Ya bu çok daha büyük bir döngünün parçasıysa? Neden olmasın? İşte dizimiz, bizi bu nefis son ile baş başa bırakıyor. 

NOT: Dizi, "Adam" ve "Eva" yani "Adem" ve "Havva" isimlerini de kullanarak insanlığın en başından günümüze kadar yaşanan evreye de göndermeler yapıyor. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim; Dizideki oyuncu seçimi o kadar başarılı, o kadar nokta atışı ki, 30-40 yıl önceye gidip gördüğümüz bir karakteri anında tanıyabiliyoruz. Bu kadar nefis bir oyuncu kadrosu ve bu kadar iyi bir senaryo bir daha gelir mi sanmam... Ayrıca diziyi yazanların müthiş birer iq'ya sahip oldukları da su götürmez bir gerçek. İşin özü, daha kazısak pek çok şey çıkacak fakat ben size olabildiğince basit olarak anlatmak istedim, umarım biraz da olsa bir şeyler kafanızda yer yerine oturmuştur. 

BONUS: Bu arada umarım dizideki mağarayı gerçek sanmamışsınızdır çünkü yapı tek tek ve büyük bir titizlik ile oluşturulmuş!

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
 

- - - - - - - - 

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!

Modunu Seç ►

İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
dark 3. sezon incelemedark son sezon incelemedark incelemedark analizdark dizi analizdark son bölüm anlamıulrich yaşlı halidark 2020dark netflix 2002
EN AKTİF ÜYELER
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı. En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ►  Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim. Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/39/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz. Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/25/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle. Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/97/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM]Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum. Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/246/9/tiyatrodan-dijitale-yeni-netflix-filmi-sen-hic-ates-bocegi-gordun-mu-780x439.png[/RESIM] Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin.  ---------- • Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3. • Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
3.8b
0
1 yıl
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
7 Yüz: Birçok Kişinin Gözden Kaçırdığı Nefis BLU TV Dizisi!
Birçoğunuz "Ooo Kaan yeni bir iş birliği demek..." diye iç geçiriyor başlığı okuyunca biliyorum fakat değil. Gerçekten değil... Blu TV imzalı 7 Yüz dizisini daha önce duymuş muydunuz bilmiyorum fakat eğer bu içeriğe yolunuz düştüyse muhtemelen "7 yüz dizisi konusu" veya "7 yüz dizisi izlenir mi" gibi aramalar yapmışsınız demektir. Haberler güzel, çünkü bugün burada sizlere Blu tv yapımı 7 yüz dizisi hakkında bazı bilgiler vereceğim. Yani aradığınızı bulacaksınız. En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi BLU TV'de izlenebilen ve kadrosunda Damla Sönmez, Belçim Bilgin, Melisa Sözen, Ekin Koç ve Genco Erkal'ın da yer aldığı 7 yüz dizisine şöyle bir yakından bakalım ve konusu, bölüm uzunlukları ve en önemlisi de izlenebilirliği nasılmış birlikte görelim! Öncelikle; "Bunca yıldır nasıl kaçırmışım!" dediğim bir dizi oldu 7 Yüz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/7/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Blu TV ücretli bir platform, fakat pek çok içeriği gerçekten platforma verilen ücretin karşılığını fazlasıyla veriyor. 7 Yüz dizisi de bu platformda keşfettiğim en güzel şeylerden biri oldu. 2017 yılında yayınlanan dizi hakkında çok küçük birkaç bilgim vardı fakat nedense 2022'ye kadar bir şekilde hep es geçmiştim. Diziyi az önce bitirdim ve "neden bu diziyi izlemeyi yıllardır erteledim.." diye kendime kızdım diyebilirim. Dizi, her bölümünde de farklı bir hikayeyi konu alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/49/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Toplamda 7 bölümden oluşan dizi, her bölümünde de farklı bir konuyu ve farklı insan hikayelerini işliyor. Dünyaca ünlü dizi Black Mirror alışkanlığımızdan olsa gerek, son yıllarda bu tür bölümleri birbirinden %90 oranında bağımsız diziler fazlasıyla revaçta. 7 Yüz de onlardan biri. Hadi gelin size bölümlerden kısaca bahsedeyim; 1. Bölüm: Büyük Günahlar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/38/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümde, hep birlikte partileyen bir grup insanın, gecenin ilerleyen saatlerine doğru oynadığı "Hadi herkes bir sırrını anlatsın!" oyunuyla ortaya çıkanları izliyoruz. Çok kasvetli, yer yer şaşırtmacalı ve bolca hüzünlü. Dizide beni en çok yakalayan 2 bölümden biri bu. Tabi bunda başroldeki Cem Davran oyunculuğunun da payı büyük. Sinan Tuzcu ve Merve Dizdar da diğer rolleri paylaşıyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.2 2. Bölüm: Prosedür[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/89/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise tamamen aşk ve ilişkiler üzerine kurulu. Prosedür ismindeki ilginç bir tıbbi yöntemle de karşılaştığımız bu bölüm, Engin Hepileri ve Melisa Sözen başrollerinde ilerliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.9 3. Bölüm: Hayatın Müziği[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/16/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse özgüven sorunu yaşayan, akıllı bir yazarı izliyoruz. Sosyal hayatının yanında iş hayatında da hiçbir girişken hareketi olmayan, silik bir karakterin, başladığı bir tedaviyle yakaladığı ivmeyi görüyoruz. Başroldeyse Damla Sönmez'i izliyoruz. Ha bu arada siz izledikten sonra uğraşmayın diye yazayım; Damla Sönmez boyu 1,62... ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.5 4. Bölüm: Eşitlik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/53/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm ise +18 görüntüsü yayınlanan bir insanın yaşadıklarını ve sonrasındaki süreci bizlere aktarıyor. Günümüz dünyasında pek çok kişinin başına gelebilecek bu kötü hadise sonrasında birbirini seven 2 kişinin yaşadıklarını görüyoruz. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 5. Bölüm: Refakatçiler[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/10/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölüm diğerlerine nazaran biraz daha ağır ilerlese de başroldeki usta isimler Genco Erkal ve Tilbe Saran sayesinde izleyeni sürükleyip gidiyor. Eşini 6 yıl önce kaybetmiş olan yaşlı bir amcanın, hastalıkların pençesinde, bir başına yaşadıklarını izliyoruz. Hasta kalpler için çok hüzünlü olan bu bölüm, beni epey hüzünlendirmeyi başardı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 8.1 6. Bölüm: Karşılaşmalar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/1/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu bölümdeyse yeni bir eve taşınan bir çift, bir araya gelmeden önceki hayatlarında kaç kez aynı konumda olduklarını gösteren bir uygulama keşfediyorlar ve bölüm de bunun üzerinden gizemli bir şekilde ilerliyor. Üzücüdür Belçim Bilgin oyunculuğu bana hep donuk geliyor, belki de biraz da bu yüzden olacak, bu bölüm beni pek yakalayamadı. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.1 7. Bölüm: Biyolojik Saat[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/275/69/7-yuz-bircok-kisinin-gozden-kacirdigi-nefis-blu-tv-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin son bölümündeyse yakışıklı ve her gece başka biriyle uyanan kazanova bir adamın yaşadıklarını izliyoruz. Başroldeki Dolunay Soysert oyunculuğu sayesinde bölüm, mini bir dizi kıvamına geliyor ve gayet de kendini izletebiliyor. ★ Bu bölüm bir film olsaydı puanım: 6.7 Özet: İşin özü, Blu TV'deki 7 Yüz isimli bu dizi, yakın zamanda izlediğim en başarılı, en bizden işlerden biri. Eğer siz de benim gibi yıllardır bu diziyi bir şekilde gözden kaçırmışsanız hemen bir şans verin derim... Şans verin ve ortamlarda dillendirin ki böyle başarılı işlerin sayısı artsın. - - - - - [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
1.6b
0
3 ay
Game of Thrones 8. Sezon 6. Bölümde Neler Oldu? Son Bölüm İncelemesi!
Game of Thrones 8. Sezon 6. Bölümde Neler Oldu? Son Bölüm İncelemesi!
Ve evet... Adını kitlelere en çok duyurmayı başaran, dünyanın en büyük çaplı dizisi Game of Thrones, 8. sezon 6. bölümü ile final yaptı. 2011 yılında başlayan bu nefis dizi, 8 sezonun ardından bugün son bölümü ile hepimize veda etti. Öncelikle inceleme ve eleştirilerime geçmeden önce bu yazıya "Game of Thrones 8. sezon 6. bölüm izle" yazarak gelenler için bir haberim var; Birazdan burada görecekleriniz bolca SPOİLER içeriyor. O yüzden önce bölümü izleyin sonra hemen buraya gelin ve neler olmuş neler bitmiş onlara bir göz atın. Hadi gelin şimdi Game of Thrones son bölümde neler yaşandı, nelere şahit olduk, nelere "keşke olmasaydı" dedik birlikte bakalım.  (Geçen hafta ele aldığım bir önceki bölüm incelemesine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Kraliçemiz "Daenerys" öldü![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/51/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Aslında bu benim ve birçok izleyicinin beklediği bir şeydi. Son bölümü izlerken sürekli olarak ha şimdi öldü, ha şimdi ölecek, ha zafer konuşması yaparken Arya hançeri saplayacak deyip durdum. Fakat kraliçemizin ölümü sevdiği adamın elinden oldu. Çünkü önceki bölümde de Dany'nin suyunun ısındığı ortadaydı. Tyrion ve Jon sürekli olarak yerdeki ölü bedenlere bakıp iç geçirmişti. Jon bu durumu kaldıramazdı ve kaldıramadı da. Bebekleri, kadınları ve çocukları diri diri yakan biri, hala merhamet göstermiyorsa yapacak pek de bir şey kalmamıştı. Tyrion Jon'u gazladı ve bir gün seni de idam ettirecek deyip Jon'u tahta yolladı. Dany ise tahta hiç oturamadan hayatını kaybetti. Yıllardır tahtın hayali için savaşan, ter döken Dany, tahta hiç oturamadan göçüp gitti... Dany'nin öldüğünü gören "Drogon", tahtı alevleri ile eritti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/84/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Bence bu şahane bir andı. Jon zaten tahta geçmek için Dany'i öldürmemişti. Fakat ejderhamız Drogon, Dany'nin cansız bedenini yerde görünce yılardır herkesin oturmak için birbirini öldürdüğü tahtı bir çırpıda eritip yok etti. Sanki Jon'a bakıp "Artık kimse bu taht için birbirini öldürmesin!" der gibiydi... Her şey bittikten sonra "Karar toplantısı" adı altında bir ilkokul piyesi izledik[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/44/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum sadece bana mı garip geldi bilmiyorum ama savaşlar yapılmış, kraliçeler krallar ölmüş, halk cayır cayır yanmış, bizimkiler "Karar Toplantısı" adı altında toplanmışlar, şakalaşıp gülüşüyorlar... Yahu dizinin atmosferine hiç uydu mu şimdi bu? Jon Dany'i öldürmüş, ortalıkta halk yok, Lekesizler Jon'un kafasını istiyor, her yer virane, siz hala komiklikler şakalar... Hemen ardından da Bran'in kral seçilmesi... Yahu alıştırdınız bizi yıllardır olayları yavaş yavaş işlemeye, şimdi bu hız izleyiciyi afallatır diye hiç mi düşünmediniz? Her şeyin bu kadar hızlı ve absürt olması bende hayal kırıklığı yaşattı. Özellikle bu toplantı, aceleye gelmiş bir fiyaskodan öteye gidemedi.  Ne Jon, Ne Dany, bu koca dizinin tek sağlam karakteri var; Tyrion![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/50/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Başından beri söylediğim gibi benim için bu diziyi toparlayan ve bir merkezde kalmasını sağlayan tek karakter Tyrion. Diğer tüm karakterin değiştiğine, duygusal evrimlerine şahit olduk fakat Tyrion başından beri aynıydı, yıllar sonra bugün de aynı. Eğer dizi o kadar uç noktalara çıkıp, o kadar derinlere inip tekrar aynı çizgisine geldiyse bunu başaran karakter Tyrion Lannister'dır. Canlandıran oyuncu "Peter Dinklage" de bence koca bir alkışı hak ediyor.  "Demokrasi" detayı güzeldi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/32/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Karar toplantısında Yedi Krallık'ı kim yönetsin diye tartışılırken Sam'in ayağa kalkıp "Yahu bu kral sadece bizi değil, halkı da yönetecek. Bu yüzden halk da bu seçime katılmalı" demesi ve "Demokrasi" vurgusu yapması güzeldi. Şahsen ben bir ara gerçekten böyle bir şey olacağını sandım yalan yok...  Bran kral oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/34/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Son bölüm sonrası birçok arkadaşım, Bran'in geleceği gördüğünü ve kral olacağını çok önceden bildiğini söyledi. Fakat Bran şimdiki zamanı ve geçmişi görüyordu. Geleceği gördüğünü ben pek hatırlamıyorum yanlışsam lütfen yorumlarda düzeltin. Fakat şöyle bir durum da var; Toplantı sırasında Tyrion Bran'e "Kral olmayı ister misin?" gibi bir soru soruyor ve Bran de "O kadar yolu neden geldim sanıyorsun?" gibi manidar bir cevap veriyor. Yani bu durumda Bran gerçekten kral olacağını bildiği için oradaydı. Bu da benim tezimi çürütüyor fakat bilemiyorum Altan...  Mutlu son![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/87/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM] Evet bu da oldu. Yıllarca keyifle ve hayranlıkla izlediğimiz dizi Game of Thrones, mutlu sonla bitti... Biri bana bunu söylese inanmazdım. Çünkü bu ilk bölümünden bugüne kadar acımasız bir taht savaşıydı ve gerçek dünyada maalesef kötüler daha çok kazanır. Bu yüzden herkesin mutlu mesut şekilde yoluna gitmesi ve kötülerin ölüp gitmesi beni çok tatmin etmedi. "Mutlu son" bu dizinin izleyicilerini pek "mutlu" etmedi...  Game of Thrones son bölümdeki güzel detaylar; Jon ile ulu kurt Ghost'un buluşması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/69/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha Drogo'nun Dany'nin ölü bedenini koklayıp onu alıp uçup kaybolması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/99/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderhasından inen Dany'nin arkasında 2 dev kanat görünmesi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/65/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Tyrion'ın Dany ve herkesin önünde rozetini yere atıp isyan etmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/78/82/game-of-thrones-8-sezon-6-bolumde-neler-oldu-son-bolum-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] ● Adına açılan hesapların milyonlarca takipçiye ulaştığı, altyazı editörlerinin çeviride ustalaştığı, izleyenlerin Ejderha sevgisinin arttığı, dizi sektörünün büyümesine tek başına devasa destek olan ve birçok oyuncuyu ünlü yapan efsane dizi Game of Thrones acısıyla tatlısıyla bitti... Çoğumuz 8. sezondan memnun değiliz fakat ben çok da yerin dibine sokmamayı tercih ediyorum. Çünkü insanoğlu "son" olan bir şeyi sevemiyor. Doğamızda yok. En efsane şey bile bittiği için bizden eksiyi yiyor. Ha daha güzel olabilir miydi? Kesinlikle. Daha güzel yazılabilir miydi? Kesinlikle. Fakat berbat mı? Bence hayır. Umarım linç yemem diyor ve küçük bir dipnot ile yazımı noktalıyorum.  ♦ "Kaan GOT da bitti bu boşlukta ne izleyelim?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film önerisi seçebilirler!  Film Tavsiyesi Seç! ►
4.3b
0
3 yıl
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
● 100 BİN Görüntülenme İçin Teşekkürler!  2 yılı aşkın bir süredir burada sizlere modunuza göre seçebileceğiniz film tavsiyeleri veriyorum ve söylemekten bıkmadığım bir şey var; "İspanyol sineması muhteşem!"... Çok uzun bir zamandır düzenli olarak film izliyorum ve şu ana kadar beni yakalayan, aklımda yer eden ve senaryosu ile hayran bırakan filmlerin %70'i de İspanyol sineması imzalı. İşte bugün de sizlere nefis bir İspanyol filmi ile geldim; "The Platform"... Eğer "The Platform izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki buradan eliniz boş döneceksiniz. Fakat "Nedir bu The Platform filminin konusu?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız varsa, tam da doğru yerdesiniz! Filme Git ► Hadi gelin şimdi önce sizlere The Platform filmini neden izlemeniz gerektiğini SPOİLER'sız bir şekilde anlatayım ve hemen ardından da izleyenler için filmin küçük bir analizini yapayım. Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix imzalı "The Platform" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dikey bir şekilde tasarlanan bir hapishaneyi konu alıyor. Yüzlerce kattan oluşan bu hapishanedeki hücrelerin her birinde ise 2 kişi bulunuyor. Ortalarında koca bir delik olan bu odalardan her gün düzenli olarak üzerinde leziz yiyecek ve içeçeceklerin olduğu bir platform geçiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; Yemeklerin olduğu platform, en yukarıdan en aşağıya iniyor. E bu da en yukarıdakilerin ziyafet çekmesine, en aşağıdakilerin ise açlık ile mücadele etmesine yol açıyor. İşte film bize, bu durumu, bu sistemin içine yeni düşen bir adamın gözünden gösteriyor.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/52/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM]Film, sizlere burada uzun zaman önce tavsiye ettiğim Snowpiercer filmi ile benzer bir konuyu işliyor. Ayrıca film, dünyadaki zengin, orta ve fakir kesimin yaşadıklarını anlatıyor. Film, baştan sona büyük bir mesaj barındırıyor ve dik bir hapishane üzerinden bunun eleştirisini yapıyor. Eğer hem iyi bir bilim kurgu filmi izlemek, hem biraz gerilmek, hem de İspanyol sinemasının o başarılı atmosferine dalmak istiyorsanız bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim.  Bundan sonrası SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka bakın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/91/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Peki sizce film ne anlatıyor? Gelin size "The Platform" filminin bir analizini yapayım; "İlahi Bir Sistem"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/7/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Bu film 2 farklı şekilde ele alınmalı. İlahi ve Dünyamız olarak. Ben size iki analizimi de sunacağım.  Öncelikle filmdeki dikey hapishaneyi ilahi bir sistem olarak düşünebiliriz. En üstte gördüğümüz aşçı, aslında yaratıcıyı temsil ediyor. Açık renkli kıyafetleri ve binbir titizlikle sofrayı hazırlayan hizmetkarları ise melekler. Yemekler çok iyi bir şekilde hazırlanıyor ve kullara sunuluyor. Kulların paylaşmayı bilmesi isteniyor, buna teşvik ediliyor fakat onlar açgözlülükleri nedeniyle kendilerinden alttaki insanları asla düşünmüyorlar. Halbuki kısa bir süre sonra onların da alt katlara düşme ihtimalleri var fakat bunu görmezden geliyorlar. Aşçının, içinde saç bulduğu için hizmetkarlarını azarladığı tatlıyı hatırlıyor musunuz? İşte o tatlı bir kutsal kitabı temsil ediyor. Adamlarımızın hücrelerin birinde rast geldiği bilge kişi de peygamber olarak nitelendiriliyor. Peygamber, Mesih ve yardımcısına, yukarıdan gönderilen tatlının bir mesaj olduğunu ve bunu insanlara diyalog yoluyla anlatmaları gerektiğini söylüyor. Adamımızla aynı odadaki köpekli kadın ise, cennetten düşen bir meleği tasvir ediyor. Filmi bu tema ile düşünürseniz, tüm parçaların yerlerine oturduğunu göreceksiniz.  Mutlaka İzlemeniz Gereken Nefis Tavsiyeler! ► Filmin bir de günümüz dünyasını konu alan bir analizi var, toplanın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/27/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dünya düzenine karşı onlarca mesaj barınırıyor. En yukarıda yemeği hazırlayan aşçı ve yardımcıları devletler olarak tasvir edilmiş. Devletler, en iyi en leziz yiyecekleri hazırlayıp halkına sunuyor, fakat zenginler tarafından bu yiyeceğin %80'i silip süpürülüyor. Kendilerinden alttaki kesimi hiç düşünmeyen zenginler, birden kendilerinin de alt kesime düşeceğini bildikleri halde anın tadını çıkarmayı tercih ediyorlar. Bıçaklı amcamızın alt kattakilerin yiyeceğine idrarını yapması gibi yoksulluktan zenginliğe yükselen biri hemen kendinden alttaki kesimi ezmeye başlıyor. Bu da günümüz dünyası ile çok tanıdık. En alttakilere sıyırılmış tabaklardan başka bir şey kalmıyor. Bu sistem hiç son bulmuyor, çünkü en alt kattaki kişiler, zengin olduklarında asla en alttakileri düşünmüyorlar. Ha bu arada en alt kattaki küçük çocuk nasıl hayatta kaldı? diye düşünüyorsanız da, annesi ona her gün yemek indirebilmek için insanları öldürmek zorunda kalıyordu. Bu da tüm kargaşanın içinde, bir anenin çocuğunun karnını doyurabilmek için günümüz dünyasında verdiği amansız mücadeleyi gösteriyor. NOT: İşte 1 buçuk saatlik bu nefis film, yukarıdakiler gibi pek çok derin anlamı barındırıyor. İspanyol sineması ve Netflix, gerçekten müthiş bir filme imza atmış diyebilirim. Daha da anlatırım fakat biliyorum çok uzun yazı hem beyninizi hem de gözlerinizi yoruyor. O yüzden siz filmi izleyip şu an bu cümlelerimi okuyan değerli kişileri, filme yorum yapmak için buraya tıklamaya davet etmek istiyorum. İyi ya da kötü düşüncelerinizi yazın ki, sizden sonra filme göz atacak kişilere fikir vermiş olun.   ●Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
134b
2
2 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
1 yıl
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
3.3b
0
2 yıl
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Dün burada sizlerle paylaştığım şu içeriğimde Netflix imzalı "Aşk 101" dizisinin konusundan ve detaylarından bahsetmiş, "Neden izlenmeli?" sorusuna da kendimce cevap vermeye çalışıp bu diziyi sizlere tavsiye etmiştim. Fakat dünden bu yana Aşk 101 dizi oyuncuları hakkında etrafta pek bilgi olmadığını fark ettim. Sosyal medyada binlerce kişinin "Aşk 101 Sinan kaç yaşında?", "Aşk 101 dizisi Eda kim?" gibi soruları sormaya başladığını ve karmaşık gazete haberleri arasında kaybolduğunu fark ettim.  Aşk 101 Dizisi Replikleri İçin Tıkla! ► Ben de bugün kolları sıvadım ve size Aşk 101 oyuncuları hakkında önemli detaylar sunmak istedim. Yaşları kaç? Gerçek isimleri ne? Instagram'da kaç takipçileri var? gibi birçok soruyu bugün burada cevaplayacağız. Hadi gelin şimdi Aşk 101 oyuncularını tek tek tanıyalım!  Dizimizin en çok merak edilen isimlerinden "Eda" karakterine hayat veren "Alina Boz" ile başlayalım. Kimdir Alina?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/86/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Dizimizdeki hırçın kızımız Eda karakterini 1998 doğumlu, yani 21 yaşındaki "Alina Boz" oynuyor. Annesi Rus, babası Bulgaristan göçmeni bir Türk olan güzel oyuncu, Moskova doğumlu ve 1,73 cm boyunda. 3 sezon boyunca yayınlanan "Paramparça" adlı dizide kendini gösteren Alina Boz, şu an itibariyle Instagram'da tam 2,3 Milyon takipçiye sahip.  ● Şahsen ben Alina Boz'un oyunculuğunu gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. O hırçın kız havaları, içinde dizginlemeye çalıştığı aşkı ve yer yer savurduğu küfürleri ile birlikte gayet dozunda bir oyunculuk sergilemiş. Eda rolünde başkası olsa nasıl olurdu bilemem, fakat Alina bu rolün hakkını vermiş. Kabadayımız Kerem, yani "Kubilay Aka"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/71/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Atarlı abimiz Kerem karakterini ise 1995 doğumlu, yani 25 yaşındaki "Kubilay Aka" oynuyor. Vatanım Sensin ve Çukur gibi dizilerde adını duyuran genç oyuncu, Cem Yılmaz'ın "Arif V 216" filminde de "Yakışıklı Kemal" karakterini oynamıştı. Boyu 1,83 olan genç oyuncunun Instagram'da 1,1 Milyon takipçisi bulunuyor. ● Dizide Sinan'dan sonra, kendimi yerine en çok koyabildiğim diğer karakter de Kerem oldu. İçindeki aşkla ve hayatla mücadelesi, herkesi kaba kuvvet ile alt edebilirken bir aşkın onu yerle bir etmesi, hepsini de gayet başarılı bir şekilde izleyiciye geçirmeyi başarmış Kubilay. Bu çocuk ileride tam bir jön olacak, Kaan demişti dersiniz...  Serkeş ama hisli gencimiz Sinan; "Mert Yazıcıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/80/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Ve kendi halinde takılan zeki mi zeki, fakat aşk konusunda da bir o kadar acemi Sinan karakterine geldik. Dizide Sinan'ı 1993 doğumu yani 26 yaşındaki Mert Yazıcıoğlu canlandırıyor. Boyu 1,77 olan Mert, geçtiğimiz yıllarda "İyi Oyun" ismindeki bir sinema filminde başrol oynamıştı. Bunun yanında Karagül, Bir Litre Gözyaşı ve Kayıp Şehir gibi dizilerde de oynamış olan Yazıcıoğlu, Instagram'da 530 Bin takipçiye sahip.  ● Bana bu diziyi izleten en büyük etkenlerden biri bu karakter oldu. Daha önceki oyunculuklarını uzun uzun izlemişliğim yok, fakat bu dizide Sinan karakterini gerçekten çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Kendine has havası, zekice yazılmış diyalogları ve umursamaz birinin başka birine dönüşümü... Hepsi yerli yerindeydi. Bu yüzden Mert'e kocaman alkışlarımı yolluyorum.  Müthiş bir ticari zeka Osman; "Selahattin Paşalı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/27/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1990 doğumlu, yani 30 yaşındaki Selahattin Paşalı ise Muğlalı. Birçok dizide yer almış olmasıyla birlikte Selahattin profesyonel bir basketbol oyuncusu. Fakat tüm bunlar olurken Budapeşte'de sanat yönetmenliği okuyor ve kendini birden bu sektörde buluyor. Ayrıca modellik de yapan Paşalı'nın Instagram'da 220 Bin takipçisi bulunuyor.  ● Elinde fındığı, kafasında türlü türlü planları ve çok başarılı konuşma tarzıyla bu karakter gerçekten alkışı hak ediyor. Ticari zekaya sahip birini, böylesine planlı, organize yeteneği olan bir öğrenciyi oynamak kolay olmasa gerek, bu yüzden Paşalı'yı kutluyorum.  Naif, çalışkan, dürüst, güzel Işık; "İpek Filiz Yazıcı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/17/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]İpek ise 2001 doğumlu. Yani henüz 19 yaşında. Daha önce pek çok ünlü derginin kapağında yer alan güzel oyuncu, Adidas ile büyük bir iş birliği bile yapmış. 1,63 boyundaki oyuncuyu Instagram'da 250 Bin kişi takip ediyor. ● Işık karakteri, bizi dizinin bir Lise dizisi olduğu gerçeğinden koparmamak için gruba eklenmiş. Yani diğerleri birçok kuralı çiğneyip geçerken izleyicinin "E yok artık bu nasıl lise?" dememesi için Işık karakteri başarıyla kadroya yerleştirilmiş. O bir denge çizgisi ve birçok aykırı şeyler izlesek de sonunda Işık'ın olduğu sahnelerde tüm dalgalar diniyor. Bu karakter, bu dizide liseli imajını başarıyla yansıtan tek karakterdi ve zaten de böyle olmalıydı. Bu da iyi bir oyunculuk olduğunu gösteriyor. Dışı soğuk bir taş, içi sevecen bir aşık Kemal; "Kaan Urgancıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/41/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1981 doğumlu, yani 38 yaşında olan Urgancıoğlu, Kara Sevda dizisindeki kötü karakteri ve kendine has telefon zil sesi ile oldukça dikkat çekmişti. Boyu 1,83 olan ünlü oyuncuyu Instagram'da 1,4 Milyon kişi takip ediyor.  ● Dizide kendimi yerine en iyi koyabildiğim karakter Sinan'dı. Fakat en beğendiğim karakter de kesinlikle Kemal hoca oldu. Senelerdir yazıp çiziyorum, iyi bir lise dizisi çekmek istiyorsanız öğrenciden önce iyi bir "hoca" karakteri bulmalısınız. Soğuk, katı fakat sözünü dinletebilecek, tavırlarıyla öğrencileri etkileyebilecek bir öğretmen karakteri dünyada hep tutmuştur. Sonunda Netflix bu konuya eğildi ve böyle bir karaktere yer verdi. Kaan Urgancıoğlu'nun dünya çapında bir oyuncu olduğunu düşünüyor ve bu role "cuk" oturduğunu da söylemek istiyorum.   Güzel, sevimli, aşık Burcu; "Pınar Deniz"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/57/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Instagram'da 730 Bin kişinin takip ettiği Pınar Deniz, 1993 doğumlu yani henüz 26 yaşında. Boyu 1,68 olan ünlü oyuncu, Kardeşim Benim 2 filminde ve Vatanım Sensin dizisinde oynamıştı. Hatta son zamanlarda Can Yaman ile bir projeyi, sırf Yaman'ın tavırları yüzünden reddettiği açıklanmıştı. Ayrıca Deniz, Mardinli ve Arap kökenli bir aileden geliyor.  ● Oyunculuğunu pek görüp duymasam da Can Yaman olayında rast gelmişti Pınar Deniz. Sonra da anneannesini Koronavirüs nedeniyle kaybettiğini öğrenince tekrar göz atmıştım biyografisine. Dizideki oyunculuğunu bir tık eksik bulmakla beraber, oynadığı karakteri gerçekten sevdim. İçinde dizginleyemediği bir aşkı olan genç bir öğretmen ve diğer yanda evlilik baskıları yapan ailesi... Ayrıca Kemal ile olan aşkı da gerçekten çok tatlıydı. Hasret kalmışız böyle keyifli aşklara. Şimdiden sosyal medyada "KemalBurcu" etiketleri oluşturulmaya başlandı bile...  - - -  NOT: Genel olarak bu diziyi ve oyuncularını başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Bazı dizileri izlerken tıkanırsınız, olaylar bir türlü ilerlemez ve sizi de peşinden sürükleyemez. Fakat Netflix imzalı bu dizi, su gibi akıp gidiyor. İzleyip bitirdikten sonra o atmosfere ve karakterlere o kadar alışıyorsunuz ki, keşke bir çırpıda bitirmeseydim diye hayıflanıyorsunuz. Yukarıda size her bir oyuncunun güncel Instagram takipçi sayılarını verdim ki, bu içeriği yaynlandığı tarihten aylar sonra bile okuyorsanız oyuncuların hesaplarına girip, diziden sonra ne kadar takipçi kazandıklarını karşılaştırabilin. Hadi iyi seyirler!  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
0
2 yıl
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
İthal Sinema: Yabancı Filmlerden Uyarlanan 7 Türk Filmi!
Size burada 1 buçuk yıldır iyi filmler tavsiye etmeye çalışıyorum. Hatta fırsat buldukça, Türk imzası taşıyan, bizden, içimizden çıkan, Mustang, Panzehir ve Tamam mıyız? gibi iyi Türk filmlerini de elimden geldiğince çok kişiye duyurmaya çalışıyorum. Ülkemiz, onlarca ülkeye Muhteşem Yüzyıl, Binbir Gece gibi yerli dizileri satmasıyla bilinse de aslında birçok filmi de uyarlama olarak yeniden çekiyoruz. Son zamanlarda özellikle Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkede fazlasıyla ses getiren filmleri ülkemize uyarladık ve hala daha birçok filmi dilimize göre uyarlamaya devam ediyoruz.  Fakat ben bu durumun çok bilinmediğini düşünüyorum. Yani çok gösterişli bir şekilde pazarlaması yapılan birçok filmimizin yabancı bir ülkeden uyarlandığını, aslında orijinalinin olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bu yüzden ben de bugün sizlere burada yabancı filmlerden uyarlanan Türk filmlerini göstereceğim. Hadi gelin şimdi muhtemelen yabancı filmlerden uyarlama olduğunu bilmediğiniz o Türk filmleri nelermiş birlikte görelim! En İyi Yerli Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 1. Yabancı yapımlardan uyarlama olan ilk filmimiz "Delibal"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/85/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Delibal, Hint yapımı "Moonu 3" filminin ülkemize bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/48/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]2015 yılında vizyona giren ve çok sevilen Delibal filmi, özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi. Adına sosyal medya hesapları açıldı ve Instagram'da binlerce post paylaşıldı. Fakat binlerce kişi, bu filmin senaryosunun bize ait olduğunu sanıyor. Fakat aslında, çok beğenilen ve dünyada da ses getiren bir Hint filminden uyarlamaydı. 2. 2017 yılında vizyona giren "Öteki Taraf" filmi de başka bir ülkeden uyarlamaydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/42/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Özcan Deniz'in yönetip, oynadığı bu film, İspanyol filmi La Cara Oculta'dan bir uyarlamasıydı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/40/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Birçok kişi bu nefis senaryoyu Özcan Deniz'e bağlarken, arka planda bu filmin bir uyarlama olduğunu görmedi. İspanyol filmlerine vurgun biri olarak bu nefis filmi burada size de tavsiye etmiştim. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve orijinalini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► 3. Ünlü isimleri aynı masada buluşturan "Cebimdeki Yabancı", evet o da bir uyarlama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/20/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] İtalyan yapımı "Perfetti Sconosciuti" filminin kendine has senaryosu dünyada o kadar dikkat çekti ki, hemen uyarladık![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/27/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Akşam yemeği için bir araya gelen dostların oynadığı masum oyunun nasıl acımasız bir oyuna dönüştüğünü konu alan bu film, 2018 yılında ülkemize de uyarlandı ve adına da "Cebimdeki Yabancı" dendi. Orijinalinden bir haber olan milyonlarca kişi de "Vay be, ne senaryoydu ama!" diye iç geçirdi... Filme Git ► 4. "Senden Bana Kalan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/12/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Bu filmimiz ise Güney Kore imzalı "Baekmanjangja Ui Cheot Sarang" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/55/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrollerini Neslihan Atagül ve Ekin Koç'un paylaştığı bu film, Güney Kore'de oldukça ses getiren bir filmin uyarlamasıydı. 5. İlk kez duyanları üzdüğüm için özür dilerim ama evet "Evim Sensin" de bizim değil...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/53/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Herkesin sinema salonlarından duygu yüklü bir şekilde çıktığı bu film, Güney Kore yapımı "Nae Meorisokui Jiwoogae" filminden uyarlama[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/17/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Fahriye Evcen ve Özcan Deniz'in başrollerinde olduğu bu film, 2004 yılında vizyona giren bir Güney Kore filminin uyarlaması. 6. "Benim Dünyam"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/89/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Evet bu film de Hindistan yapımı "Black" filminin bir uyarlaması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/87/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]IMDB'den tam 8,2 puanı olan ve benim de burada sizlere tavsiye ettiğim bu nefis film, ülkemizde "Benim Dünyam" isminde uyarlandı ve başrollerde de Beren Saat ve Uğur Yücel yer aldı. Orijinalini bilmeyenler, bu filmin senaryosunun bize ait olmadığını öğrenince sosyal medyada bunu defalarca kez dile getirdi.  Filme Git ► 7. Son olarak 11 Ekim'de vizyona girecek "7. Koğuştaki Mucize" filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/8/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpeg[/RESIM] Evet o da bir uyarlama, Güney Kore yapımı "Miracle in Cell No. 7" filminden ülkemize uyarlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/112/75/ithal-sinema-yabanci-filmlerden-uyarlanan-7-turk-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Başrolde Aras Bulut İynemli'nin olduğu, 11 Ekim'de vizyona girecek olan bu film, dünyada oldukça alkış alan ve benim de uzun zaman önce burada size tavsiye ettiğim Miracle in Cell No. 7 filminin bir uyarlaması... Türk filmleri arasında en bilinen uyarlamalar bu şekilde. Fakat daha altını kazırsanız, Kemal Sunal'ın birçok filminin de uyarlama olduğu gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Birçok ülke, farklı ülkelerde tutan filmleri kendi ülkelerine uyarlıyor fakat her biri de bunun bir uyarlama film olduğunu seyircisine her fırsatta söylüyor. Ne yazık ki ülkemize uyarlanan filmlerin "uyarlama" oldukları sanki seyircilerden yani bizlerden saklanıyor. Tabi haliyle sonraları orijinali ile karşılaşan izleyici de kendini aldatılmış hissediyor. Uyarlama film yapılmasın demiyorum, tabi ki yapılabilir, fakat bunu seyirciye söylemez, filmin PR aşamasında dile getirmezseniz, o ve binlerce seyirciyi kaybeder ve yaptığınız işin değerini yitirirsiniz. Benden söylemesi... ● Bu arada, aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi de bulabilirsiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
12b
0
2 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.