NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!

08 Ekim 2024
59b
0 Yorum
NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!

Netflix'in The Platform filmi 2019'da çıkınca hemen izleyip, hatta size de şu içerikte heycanla tavsiye etmiştim... Yıllar içinde 150.000'e yakın okunan bu içerikten sonra geçtiğimiz günlerde The Platform 2 filmi de Netflix'te yayına girdi... E ben de hemen kolları sıvadım ve The Platform 2 incelemesi ile sizle bu serinin 2. filmi hakkında konuşalım istedim.

"E 333. kat... Her katta 2 kişi desek... Ne yaptı... 666... Kesin bi gizli örgüt işi bu.." gibi sığ detaylara hiç girmeden önce bu yeni filmde dikkatimi çeken detaylardan, sonra da serinin bu 2. filmi ile ilgili kendi yorumumu sizle paylaşmak istiyorum... Tabi bu içerik spoiler içerecek... Yani filmi izledikten sonra buraya uğrayın derim... E hadi o zaman gelin başlayalım!

● Bu içeriğin tam halini YouTube kanalımızda da hazırladık!

Bu aslında ilk film!

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Öncelikle kimseler söylemez ben söyleyeyim; Serinin bu 2. filmi, aslında ilk film... Durun hemen beyinler yanmasın :) Yani aslında izlediğimiz bu 2. film, ilk filmden 10 ay önceyi konu alıyor. İlk filmde gördüğümüz karakterleri bu filmde de gayet sağlıklı bi şekilde sapasağlam görünce siz de şaşırmışsınızdır... Heh işte bunun nedeni, bu filmin, ilk filmden önce olup bitenleri konu alması. Elinde bıçağıyla aklımızda kalan sempatik ama yer yer psikopata bağlayan amcamızın 1. filmde "10 kat değiştirdim, bi ara da 72. kattaydım" dediğini duymuştuk. Bu filmdeyse tam olarak bahsettiği 72. katta olduğunu görüyoruz, çünkü olayların öncesini izliyoruz.

Kilit nokta 'çocuklar'...

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Serinin bu 2. filminde çocukların sisteme nasıl girdiğini de açık bi şekilde görme fırsatı buluyoruz. Filmin hem başında, hem de sonunda çocuklardan oluşan bir piramit görüyoruz. Bu piramitin üzerine çıkmayı başaran hırslı, güçlü çocuğun ise sisteme yerleştirildiğini izliyoruz. Kurulan bu sistemde 333. yani son kata her ay 1 çocuk bırakıldığını görüyoruz. Fakat bu kata yemek inmediği için de buradaki çocuklar hayatını kaybediyor. Olur da eğer bi çocuk kurtulursa, platform aracılığıyla en yukarıya gönderilmeli. Yani her 2 filmde de gördüğümüz en temel şey; tüm bu sistemde mesaj her zaman 'çocuk' oluyor... Çünkü sistemin kurucularına "Bakın biz birlik içinde yaşamayı öğrendik. Herkes kendi payını yedi ve 1 çocuğu hayatta tutmayı başardık" demenin en iyi yolu bu... 

Bu düzenin amacı ne?

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Peki neden bunu yapsınlar? Yani neden bunu kanıtlamaya çalışsınlar? İşte şimdi de o can alıcı teorime gelelim... İlk filmde gördüğümüz, karşılaştığımız, zekice hazırlanmış olan bu platformun uzayda bi yerlerde inşa edilmiş olduğunu düşünüyordum ki bu 2. filmde de yerçekimsiz ortamı görünce adeta gözlerimin içi parladı... Filmin son sahnelerinde, platformu aylık temizlemeye gelen ekibin yerçekimsiz ortamda hareket ettiklerini görüyoruz. Çünkü bu platform 'bence' uzayda. insanlığı yeni bi gezegene, yeni bi topluma hazırlıyor. Hazırlanmış olan bu sistem adeta dünyanın minyatür hali. Sistem, insanoğlunun paylaşmayı öğrenmesini ve birlik içinde en yeni nesli, yani çocukları hayatta tutup büyütebilmesini simule ediyor. Deney ortamında bir topluluk eğitilmeye çalışılıyor... Yani zekice kurulan bu dikey sistemin, aslında yeni bir düzene geçme yolundaki insanoğlunun hazırlanması aşaması olduğunu düşünüyorum... Bu konudaki yorumunuzu da aşağıya mutlaka bekliyorum tabi.

Pekiiii en diptekiler kim?...

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Onlar bu sistemdeki iyi insanlar... Nasıl mı? Açıklayayım... Bu sistemdeki iyiler, en aşağıya kadar inip 333. kattaki çocuğu da alıp dibe inip çocuğu en yukarıya sağ salim ulaştırma derdinde. Zaten en dipteki insanların da azla yetinmeyi bilen iyi insanlar olduğunu görüyoruz. Canlı bir insan aşağıya indiğinde yemiyor, fakat ölü bir beden ya da yiyecek geldiğinde kapışıp karınlarını doyuruyorlar. Çünkü onların her biri de çocuğu, yani yeni nesli bu cehennemden kurtarıp yukarıya gönderebilmek için en dibe kadar inmeyi göze alan iyi insanlar.

Adalet kör!

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!
Adaleti sağlıyorum diyen kişinin tüm dünyadaki adalet heykellerinde de olduğu gibi gözlerinin bağlı olması, hatta gözlerinin olmaması, adaleti sağlarken kimsenin cinsiyetine, dış görünüşüne, parasına puluna bakmayacağı anlamı taşıması da güzel detaydı... Tabi yozlaşan adaletin er geç adaleti sağlamaya çalışan kişiye de lazım olacağını göstermesi sahnesi de... Sonuçta adalet, herkese lazım.

-

Ve geldik "Ee Kaan sen ne düşünüyosun?" sorusuna..Elinde karyoladan kırdığı demirle üzerime koşanlar olacaktır fakat ben serinin bu 2. filminin çok da kötü olmadığını düşününlerdenim… Durun durun vurmayın... açıklayayım... Bu filmde de şahane oyunculuklar görüyoruz. Vahşet sahneleri gerçekten içimi cız ettirdi ki bu da başarılı olduğunun göstergesi.. E metaforlar desen yine her yerde... Bu filmin beğenilmemesinin en büyük nedeni, bu fikri daha önce zaten izlemiş olduğumuz düşüncesinden geliyor. Yani Cem Yılmaz örneği gibi. Cem Yılmaz her işinde yine kendiyle yarışmak zorunda ve imza attığı her işte yine en büyük rakibi kendisi oluyor... İşte bu film de bu talihsizliği yaşıyor çünkü seri filmler her zaman ilk filmiyle yarışmak zorunda... Bi düşünün. 2. filmi ilk filminden iyi olan çok seri bulamadığınızı fark edeceksiniz... Burda da onu yaşıyoruz.

-

Çünkü fikir inanılmaz. Dünyayı, inanç sistemini, ülkeleri, insanoğlunun içinde çırpınıp durduğu ve bir gün mutlaka patlayacak olan o bozuk sistemi bu şekilde bir platform ile anlatma fikri gerçekten çok başarılıydı. Belki de çok sıkılıp, daraldığımız pandemi günlerinin başında izlediğimiz için bizi bu kadar etkiledi ilk film fakat bu, filmin merkez aldığı çılgın fikrin nefis olma gerçeğini değiştirmiyor... Yani ilk film bize yeni bi fikir sunuyordu. Dikey bi yapı, en üstte yemek çok yenirse aşağıdakilere kalmıyor. Her ay düzen sıfırlanıp en altta açlık çekenler en üste, en üstte aşağıdakileri düşünmeden ziyafet çekenlerse en aşağıda sefaletin içine düşüyordu. Bu filmdeyse yeni çok az şey görüyoruz. İşte beğenilmemesinin en büyük nedeninin bu olduğunu düşünüyorum.

-

Her ay düzenli ödeme yaptığım bir platformun, verdiğim parayı böyle yapımlara harcaması açıkçası beni mutlu ediyor. Yıllardır anlatıyorum, İspanyollar sadece senaryo üzerine kafa yorup iyi oyunculuklarla müthiş işler ortaya çıkarıyor. Yine yıllardır yılmadan, usanmadan tavsiye ettiğim şu filmlere bi bakın. Hepsi de senaryosuna büyük emek verilen, adeta örümcek ağı gibi ince ince örülen nefis işler. Bu yüzden her ne kadar ilk filmden sonra bize beklediğimiz kadar yeni bi şeylerle gelmese de, birkaç yerde ipin ucunu kaçırıp "Ne izliyorum yahu.." diye şöyle bi sorgulatsa da ben serinin bu 2. filminin de çok kötü olmadığını düşünenlerdenim. İspanyol imzası olan çok kötü film dizi izleyemezsiniz. Genel sektöre bakıldığında kolayca fark edilebilir ki bu yapım da senaryo ve detay açısından buram buram emek kokuyor. Ha keşke elle tutulur birkaç somut sürpriz verseydi bize de birkaç kez şöyle "Vay be" deyip şaşırsaydık. Fakat konu aynı, ilk filmde verilen mesajlar bu filmde de hemen hemen aynı, hatta sistem aynı.. Fakat başta da bahsettiğim uzay teorimin bu 2. filmde ayakları yere daha sağlam bastığı için mutluyum. Ben bu filmden sadece bunu cebime koyarak çıktım.. Bakalım sizde durum nasıl...

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!

Modunu Seç ►

NE İZLEDİK? Netflix İmzalı The Platform 2 Filmi İncelemesi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
platform 2 incelemeplatform 2 filmi incelemethe platform 2 incelemesifilm incelemeleriplatform filmi analiznetflix filmlerinetflix film önerilerinetflix film incelemeleri
EN AKTİF ÜYELER
Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Eksen Dijitale Kayıyor: Acun Ilıcalı'nın Yeni Dijital Platformu 'Exxen'
Gündemi yoklamayı bilen, Türkiye'yi çok iyi tanıyan ve bu sektörde gerçekten başarılı işler yapan Acun Ilıcalı, Exxen isminde yeni bir dijital platform kurduğunu açıkladı. E hal böyle olunca da birçok kişi hemen kolları sıvayıp "Exxen iş başvurusu", "Exxen'de neler var?", "Exxen nasıl okunur? Ne demektir?" gibi birçok farklı türde soruları yağdırdı. E işin içinde Netflix benzeri bir dijital platform da olunca konu benim de ilgimi çekti ve Exxen'i şöyle bir araştırdım.  Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ►  Hadi gelin şimdi sizle Acun Ilıcalı imzalı yeni dijital platform Exxen nedir? İçinde dizi, film, belgesel mi var yoksa TV8 benzeri yarışma programları mı? sorularını yanıtlayalım! Öncelikle nerden geldi bu isim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/213/44/eksen-dijitale-kayiyor-acun-ilicali-nin-yeni-dijital-platformu-exxen-780x439.png[/RESIM]Acun Ilıcalı, Exxen isminin Ali Taran tarafından bulunduğunu ve kendisinin de bu ismi çok beğendiğini söylüyor. Bana sorarsanız da isim yani "marka" gerçekten başarılı. Göze hoş geliyor, "X" harfi direkt olarak Netflix'i andırıyor ve akla getiriyor. Bu gerçekten akıllıca ve ağızda da akıyor.  Peki Exxen'de neler olacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/213/63/eksen-dijitale-kayiyor-acun-ilicali-nin-yeni-dijital-platformu-exxen-780x439.png[/RESIM]Acun Ilıcalı, gazeteci Candaş Tolga Işık'ın programında Exxen'in çok zengin bir içeriğinin olacağınan bahsediyor. Hatta hep hayalini kurduğu sürpriz bir projeden de bahseden Ilıcalı, Exxen'in içerik olarak kullanıcılarını mutlu edeceğini söylüyor. Ayrıca Exxen'de başarılı belgeseller de izleyeceğiz. Bunun yanında çok konuşulacak olan model yarışmaları, mankenlik yarışmaları da göreceğiz. Exxen'deki belgesellerin de çok başarılı olması, hatta Kültür Bakanlığı'nca da desteklenmesi düşünülüyor. Bu arada Exxen'in başında da 50 yaşındaki televizyoncu "Ümmü Burhan" yer alıyor. GÜNCEL: Beyazıt Öztürk ve İbrahim Büyükak da Exxen'de bir program yapacaklar.  Exxen nasıl okunuyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/213/47/eksen-dijitale-kayiyor-acun-ilicali-nin-yeni-dijital-platformu-exxen-780x439.png[/RESIM]Başlıkta da gördüğünüz gibi ben Exxen için "Eksen" dedim fakat farklı okunuşları ve anlamları da çıkabilir tabi. Fakat yukarıda da söylediğim gibi isim, logo ve telaffuz açısından çok başarılı bir "marka" olacak diyebiliriz. Bu yüzden Exxen'e iş başvurusu yapıp kabul edilecek kişiler gerçekten CV'lerine iyi bir referans ekleme fırsatı bulacaklar.  - - - - -  NOT: Şahsen Acun Ilıcalı'nın 'Eksen'ini dijitale kaydırmasının geç olduğunu bile düşünenlerdenim fakat geç olsun güç olmasın tabi. Artık devir dijital devri ve o da sonunda bunu fark edip geleneksel medya yerine dijitalde ses getirmenin daha doğru olduğunu düşünenlerden... Diğer televizyon kanallarına nazaran TV8'in daha genç bir izleyici kitlesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Örneğin ATV gibi bir kanal dijitale geçseydi peşinden kimseleri sürükleyemezdi, fakat Acun Ilıcalı izleyici kitlesinin dijitale yabancı olmadığını biliyor ve tahminimce Exatlon'da da olduğu gibi sosyal medya fenomenlerini Exxen'de de fazlasıyla göreceğiz.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
5 yıl
Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları Kimler? Kim Hangi Karakteri Oynuyor?
Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları Kimler? Kim Hangi Karakteri Oynuyor?
Sadece 2 gün önce yayınlanan Netflix imzalı Türk dizisi Bir Başkadır beni o kadar etkiledi ki hakkında hem şu incelemeyi hem de dizideki repliklerin bulunduğu şu içeriği hazırladım. Fakat ya oyuncuları?... Bir Başkadır dizisi oyuncuları kimler? Hangi oyuncu hangi karaktere hayat veriyor? İşte bu içeriğimde de sizlere Bir Başkadır dizisi karakterlerinden ve onları oynayan oyunculardan bahsetmek istiyorum.  Bir Başkadır Replikleri İçin Tıkla ►  Ben diziyi izlerken en çok da oyunculuklardan etkilendim. Her karakterin de altı çok dolu ve her oyuncu da büründüğü karakterin gerçekten hakkını vermiş. Hadi gelin şimdi Bir Başkadır dizisi karakterleri ve oyuncularını birlikte tanıyalım.  Meryem - Öykü Karayel[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/17/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Öykü Karayel, dizide "Meryem" adlı bir karaktere hayat veriyor. 'Hayat veriyor' diyorum çünkü tam anlamıyla Meryem rolünü yaşatıyor. Öyle iyi bir oyunculuk sergiliyor ki, izlerken Meryem'i gerçek hayatta bir yerlerde gördüğünüze kesinlikle emin oluyorsunuz... Öykü Karayel'in Instagram hesabında şu an 1.6 Milyon takipçisi bulunuyor. Olur da bu içeriğe aylar sonra denk gelirseniz hemen gidip hesabına göz atın ve bu süre zarfında ne kadar takipçi kazandığını az çok tahmin edin diye güncel takipçi sayısını da yazmak istedim. Ayrıca 2018'de şarkıcı Can Bonomo ile evlenen Karayel, 1.55 boyunda ve 30 yaşında. Sinan - Alican Yücesoy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/3/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Son bölümlere kadar hakkında pek bir şey bilmediğimiz Sinan karakterini de Alican Yücesoy oynuyor. Oyunculuğunu sevdiğim ve özellikle sinemaya kendisini çok yakıştırdığım Yücesoy'u Instagram'da 118 Bin kişi takip ediyor. Ayrıca Altın Portakal'da En İyi Erkek Oyuncu ödülü alan Yücesoy, şu an 38 yaşında. Peri - Defne Kayalar[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/84/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]45 yaşındaki Defne Kayalar ise Peri karakterine hayat veriyor. Aklımda en son Medcezir dizisindeki rolüyle kalan Kayalar, gerçekten rolünün hakkını veriyor. Kendisini Instagram'da şu an 134 Bin kişi takip ediyor.  Yasin - Fatih Artman[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/14/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]İşte oyunculuk!... Evet, Fatih Artman'ı ne zaman bir yerde izlesem içimden böyle mırıldanıyorum... Bu adam gerçekten çok iyi bir oyuncu. Ağzından salyalar çıkararak kızıp, gözlerinde yaşlarla duygusallaşabiliyor. Dizimizde de Yasin karakterine hayat veriyor. Oyuncu olarak çok başarılı bulduğum Artman'ı Instagram'da 139 Bin kişi takip ediyor. Ayrıca Fatih Artman, 1.89 boyunda ve 32 yaşında. Ruhiye - Funda Eryiğit[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/57/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Dizinin en naif, en sakin, en yumuşak yanıydı Ruhiye karakteri... Onu oynayan Funda Eryiğit gerçekten çok güzel ve çok başarılı bir oyuncu. Bundan sonra yer alacağı tüm yapımları yakından takip edeceğim. Ha unutmadan Instagram'da da 235 Bin takipçisi bulunuyor. Fakat hızla artacağından eminim. Ayrıca kendisi 36 yaşında ve 1.66 boyunda. Gülbin - Tülin Özen[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/226/71/bir-baskadir-dizisi-oyunculari-kimler-kim-hangi-karakteri-oynuyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar adı 2 gündür dizideki üstsüz sahnesiyle konuşulsa da, kendisi gerçekten nefis bir oyuncu. Sinirlendiğinde yüzüne taktığı o gülümseme, her oyuncunun harcı değil. Dizimizde de diğer bir psikolog olan Gülbin karakterine hayat veren Özen, Instagram'da 200 Bin kişi tafından takip ediliyor. Ayrıca hiç göstermese de kendisi 40 yaşında ve ayrıca da 1.63 boyunda. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
22b
0
5 yıl
Okuması Saniye, Etkisinden Çıkması Saatler Süren, Sadece 6 Kelimeden Oluşan 10 Hikaye
Okuması Saniye, Etkisinden Çıkması Saatler Süren, Sadece 6 Kelimeden Oluşan 10 Hikaye
Bugün sizi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir hikaye yazım tekniği ile tanıştırmak istiyorum; "6 kelimelik hikaye"... Peki nedir bu 6 kelime olayı? Aslında bu olayın şöyle bir hikayesi var; Ünlü yazar Ernest Hemingway'e bir gün bir toplantıda, bir başka edebiyatçı tarafından "Ne kadar yeteneklisin ki?" sorusu soruluyor. Hemingway de, "Senin hayal edemeyeceğin kadar" cevabını veriyor ve bunun üzerine karşıdan "O zaman 10 kelimeyi geçmeyen etkileyici bir hikaye yaz şimdi de görelim! Eğer yapabilirsen herkesin önünde sana saygılarımı sunacağım!" gibi bir cümle geliyor. Bunun üzerine Hemingway kalemi kağıdı eline alıyor ve sadece 6 kelimeden oluşan şu çarpıcı hikayeyi yazıyor;   "Satılık: Bebek patikleri. Hiç giyilmedi." [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/18/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] İşte bundan sonra da dünyada bir 6 kelimelik hikaye akımı başlıyor ve günümüze kadar geliyor. Hadi gelin şimdi benim çok etkilendiğim bu kendisi kısa, etkisi uzun hikayelere bir bakalım. 1. Üzgünüm asker, ayakkabılar çift halinde satılır. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/99/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 2. En küçük tabutlar, en ağır olanlardır. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/94/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 3. Yanlış numara dedi, tanıdığım bir ses... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/91/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 4. Babam savaştan döndü, bayrağa sarılı olarak. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/93/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 5. Dünyada tek kişi kalmıştı. Kapı çaldı. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/89/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 6. Aramayacağım, aramayacağım, arıyorum, niye aradım, aramayacağım... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/51/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 7. Hamileyim demişti. Cenazesinden 2 ay önce... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/87/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 8. Afrika'ya gönderilen ilaçlarda tok karnına yazıyordu... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/21/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 9. Tek kişilik aile fotoğrafını duvara astı. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/54/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 10. "15. yıldönümümüz, tek kişilik masa lütfen." [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/1/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] Bunlar benim görüp, duyup, bildiklerim. Eğer sizin de yazdığınız, bildiğiniz 6 kelimelik hikaye varsa, aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz.
12b
1
8 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Muhtemelen ilk Kez Duyacağınız, Ufkunuzu İki Katına Çıkaracak 24 Çarpıcı Bilgi
Muhtemelen ilk Kez Duyacağınız, Ufkunuzu İki Katına Çıkaracak 24 Çarpıcı Bilgi
Bugün, "Keşfettiklerim" köşemde sizi bir sanatçı, ya da yaşanan güzel bir olay ile tanıştırmayacağım. Bundan birkaç yıl önce bir proje kapsamında çoğu kişi tarafından bilinmeyen bazı bilgileri ve onların doğruluğunu araştırmıştım. O günden sonra da hiçbiri aklımdan çıkmamıştı. Aradım taradım ve o zamanlar not aldığım o bilgileri tekrar bulup, derleyip topladım. Çoğunun da sizi şaşırtacağını düşünüyorum. Hadi gelin şimdi o pek bilinmeyen ilginç bilgilere birlikte bakalım. 1. Böbrek naklinde değiştirilen böbreğe ne olur? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/96/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Böbrek nakli sırasında çoğunlukla böbrekler değiştirilmez, kişi 3 böbrekle yaşamaya devam eder. 2. Ölürken hayatımızın film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmesi olayı gerçek midir? Ölüm anında beyin çaresiz kalır ve eski anıları tek tek tarayıp çözümü aramaya başlar. Son dakika hayata dönen kişiler ile yapılan testler sonucu bu kanıtlanmıştır. 3. Osmanlı zamanında kasapların ruh hali... Osmanlı zamanında sürekli "kan" görüp insani duygularını kaybetmemeleri içi kasaplara 6 ayda bir, 1 aylığına farklı işler verilirdi. Tabi bu kasaplar saraylarda çalışan kasaplardı. Bazıları 1 aylığına bahçivan olurken bazıları da bu süre boyunca hayvanların bakımı ile ilgilenirdi. 4. Afrika'da Kurt, Ayı gibi hayvanlar yok![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/54/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Sanılanın aksine Afrika'da Kurt ve Ayı gibi hayvanlar yaşamaz. Hatta Kaplan da çok nadir görülür. Hatta ve hatta Aslan da yıllar önce burada yoğun şekilde bulunmuyordu. Aslanlar düzlüklerde değil, ormanlarda yaşarlardı. Ormanların Kralı unvanını da bu yüzden almıştır. Fakat yıllar içinde Afrika düzlükleri aslanların yaşam alanı olmaya başladı. 5. Neden uzaya göndereceğimiz araçların çoğunu aynı yerden fırlatırız?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/78/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/18/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.png[/RESIM] Fransız Guyanası ismindeki bir bölgeden göndeririz, peki ama neden? Bunun en büyük sebebi yakıttır. Ekvatorda yer çekimi etkisi daha azdır ve bu da büyük bir yakıt tasarrufu sağlar. İnsanoğlunun kafası biraz çalışıyor galiba, ne dersiniz? 6. "Söz uçar yazı kalır" sözünün aslında anlatmak istediği farklıdır. Bu söz aslında sandığımız gibi değil. Söz uçup dilden dile ulaşıp daha çabuk yayılırken, yazının sadece yazıldığı yerde kaldığını anlatır. 7. Bir mağazanın kapısına bakarak, kimlerin kendinden alışveriş yapmasını istediğini çözebilirsiniz. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/84/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Mesela LCWaikiki ve DeFacto mağazalarının kapılarını düşünün. Hepsi de geniş ve sensörlü kapılardır. Dokunmanız gerekmez. İşte bu, her kesimden insana hitap ettiklerini gösterir. Fakat Prada gibi markaların mağaza kapıları güç uygulayarak açılan kapılardır. Bu da hedef kitlesinin sadece belli bir kesim olduğunu gösterir. 8. Üzgünüm ama "Çay harareti alır" sözündeki çay, içtiğimiz çay değildir. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/23/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Oradaki "Çay" kavramı içine girip yüzülen akan sudur. Zaten içtiğimiz Çay da harareti almaz, bu kulaktan dolma bir bilgidir. 9. Yıllar önceki korsan gemi savaşlarında kullanılan zekice taktik...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/43/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar önce açık denizlerde yapılan korsan savaşları sırasında gemiler birbirine patlayan toplar yerine ağır metal toplar atarlardı. Patlayan toplar gemiyi ve içindekileri yakarken, metal toplar gemiyi parçalar ve yüzlerce insana kıymık batırırdı. Esir almak ve gemideki ganimeti ele geçirmek için gemi ve içindekiler sağ salim gerekirdi. Bu yüzden patlayıcı, yakıcı toplar tercih edilmezdi. Yıllar boyunca binlerce korsan, kendisine batan kıymıklar nedeniyle zamanla hayatını kaybetmiştir. Kabul edelim çok zekice. 10. Sivilceler kafasına göre çıkmaz. Yerlerinin belli sebepleri vardır. Eğer burnunuzun etrafında çıktıysa bu kalp ve tansiyona işarettir. Tuz kullanmayı bırakmalısınız. Çenede çıkıyorsa bu da yağlı yemektendir. Eğer yanaklarınızdaysa da bu da direkt olarak dişleriniz ile ilgilidir. Çürüklerinizi temizlettiğinizde kaybolacaklardır.  Eğer alnınızda çıkıyorlarsa da dengesiz besleniyorsunuz demektir. 11. Ölen bir tanıdığınızın önce sesini, sonra yüzünü, en son da giysisini unutursunuz. "Koku" olayı gerçek değildir. Çünkü sadece o kokuyu duyduğunuzda onu hatırlarsınız. Koku durup dururken hatırlanamaz. 12. Yeni doğan bebekler parmağımızı nasıl ve neden kavrayıp sıkar?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/91/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Aslında bunun cevabı çok basit. Bebekler dünyaya geldiklerinde konuşamaz, korkmaz ve anlamazlar fakat 1 adet refleks doğuştandır. O da "kavrama"... Bunun sebebi de vahşi ortamda yavrunun hayatta kalması içindir. Asırlardan beri her insanoğlu bu refleks ile dünyaya gelir. Doğan bir insan yavrusu hemen bir şeylere tutunabilmelidir. 13. Ağaçların köklerini ve dallarını hiç birbirine benzettiğiniz oldu mu?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/99/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Eğer cevabınız evet ise kutluyorum. Çünkü ikisi de aynı işlevi yapar. Bir ağacı ters çevirip toprağa dikip uygun koşulları sağladığınızda kökleri sertleşip dal olacak, yaprak verecek ve dalları da toprak içinde yumuşayıp kök olacaktır. Müthiş! 14. Yağmur yağdıran adam; Charles Hatfield![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/66/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] 1900'lü yıllarda Charles Hatfield ismindeki bir adam tam 503 kez yağmur yağdırmayı başarmıştır. Çocukluğundan beri meteorolojiye ilgili olan Hatfield, yaptığı düzenek ile ABD'de birçok kurak bölgeye yağmur yağdırmış ve halkın sevgisini kazandırmıştır. Fakat sonra sel olunca yine aynı halk tarafından linç edilmiştir. Seçimlerde liderler ile iş birliği yapıp para kazanmış ve yağmur yağdırmaya devam etmiştir. 1960'lı yıllarda 81 yaşında gizli formülünü kimseye söylemeden hayatını kaybetmiştir. Ölmeden önce ise hayatından ilham alınarak yapılan "The Rainmaker" filminin galasına şeref konuğu olarak katılmıştır. 15. 4200 metreden karınca yuvasına düşüp sağ kalan kadın; Joan Murray! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/33/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Joan Murray ismindeki bankacı bir kadın, paraşüt açılmayınca 4200 metreden düşmüş ve hayatta kalmıştır. Dünyanın en uzun binası Burj Khalifa 830 metredir. Hesabını yapın. Peki ama nasıl? Murray bir ateş karıncası yuvasına düşüyor ve anında binlerce karınca tarafından ısırılıyor. Beyin ve beden tam kendini kapatmak üzereyken bu ısırıklar sayesinde beden birden adrenalin üretmeye başlıyor ve Murray hayatını kaybetmiyor. Kadın sonraları birçok ameliyat da olarak sağlığına kavuşmuş ve karıncalara bol bol teşekkür etmiştir. 16. Güneş ve Samanyolu'nun boyutunu kavramanız için size bir örnek vereyim; Eğer Güneş bir hücremizin boyutunda olsaydı, Samanyolu Galaksi'si Avrupa kadar olurdu. 17. Aracınız yukarıya gidebilseydi 1 saate uzaydaydınız! Eğer arabalarımız yukarıya doğru gitseydi 1 saate uzaya varırdık çünkü yerden sadece 100 km yukarısı uzay. 18. Uzunluk anlamında dünyanın en uzun canlısı bir bantlı solucandır.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/34/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Bir bantlı solucan en olgun halinde bir yüzme havuzunun bir ucundan diğerine kadar uzayabilir. Uzatıldığında kopmaz ve esner. Lavabo hortumları da bu canlıya göre dizayn edilmiştir. Bir lavabo hortumu tıkanırsa, elleriniz ile katlandığı yerlerden açabilir ve pisliği oradan atabilirsiniz. Sonra tekrar bastırıp kısa haline getirebilirsiniz. 19. Bumerang'ların silah için mi kullanıldığını sanıyorsunuz?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/24/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Ben de öyle sanıyordum ama tam olarak değil. Yıllar önce ortaya çıkan bu ilginç alet birçok yırtıcı kuşun dikkatini çekiyordu. Atıldığı yere geri geldiği için peşinden gelen kuşları yakalamak daha kolay oluyordu. Yırtıcı, onu bir av olarak görüyor ve kolayca tuzağa tıpış tıpış geliyordu. 20. Flamingo'lar alg ve yosun yedikleri için pembe renge sahiptir.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/7/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Suyu süzüp içindeki yiyen bu hayvanlardan hangisinin rengi daha canlıysa o daha iyi beslenmiş demektir. Aynı şey bizler için de geçerlidir. Sürekli havuç yiyen bir insan beta karoten fazlalığından turuncu renge sahip olabilir. 21. Mavi Balina'nın yutabileceği en büyük şey ne dersiniz?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/9/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Derin suların ve karaların en büyük canlısı olan Mavi Balina'nın yutağı sadece bir Greyfurt kadardır. Suyu süzüp plankton yiyen bu canlıyı bir karpuz ile kolayca boğabilirsiniz. Fakat öyle büyüktürler ki, mesela İzmir'den çıkardıkları bir sesi başka bir Mavi Balina Kars'tan duyabilir. 22. İş kazaları savaşlardan daha çok öldürüyor! Günümüzde savaşlar ile ölen insan sayısı yıllık 650 bin kadarken, iş kazalarında bu sayı 3 milyonu buluyor. Gerçekten korkunç. 23. Doğanın zırhlı tankları Timsahların da bir açığı var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/25/36/muhtemelen-ilk-kez-duyacaginiz-ufkunuzu-iki-katina-cikaracak-24-carpici-bilgi-780x439.jpg[/RESIM] Dünyanın en büyük baskı kuvvetini timsahlar uygular. Çenesini kapatan bir timsahın, kendi isteği dışında çenesini açmanız mümkün değildir. Fakat timsahların da bir açığı vardır. Çene kapama gücü yüksek tamam fakat ya açma gücü? Timsahlar çenelerini açma konusunda çok iyi değillerdir. Normal bir insan elleriyle bastırdığında bir timsahın çenesini kolayca sabit tutabilir. 24. Son olarak; Çığ altında kalan insanlar donarak ya da boğularak değil, hangi tarafın yüzey olduğunu bilmedikleri için çabalarken yorgun düşüp ölürler. Nasıl? Dediğim kadar varlar değil mi? Dünya koca bir derya ve bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Eğer gerçekten bu bilgiler sizi de etkilediyse hemen aşağıdan paylaşarak daha çok kişinin şaşırmasına vesile olabilirsiniz! Teşekkürler! 
22b
1
8 yıl
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı... Bu ismi ilk duyduğumda ortaya çıkacak bu yeni Netflix filminin nasıl bir şey çıkacağını tam kestirememiştim. Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i yıllar sonra tekrar bir araya getirecek olan bir filmin şüphesiz 'iyi' olması beklenirdi ve öyle de oldu. Bu 2 başrol için çıta o kadar yukarıya çıktı ki, herkes büyük bir beklentiyle İstanbul İçin Son Çağrı filmini beklemeye başladı ve nihayet bugün yani 24 Kasım 2023'te, film Netflix'te yayına girdi. İyi Netflix Filmleri ►  Ben de hemen bir koşu Netflix'i açıp filmi izlemeye koyuldum ve biter bitmez de İstanbul İçin Son Çağrı filmi için bir inceleme kaleme almalıyım, diye düşünerek kolları sıvadım. Bu inceleme, hem film hakkındaki yorumumu hem de filmdeki bazı detayları içerecek.. E hadi o zaman gelin İstanbul İçin Son Çağrı filmine şöyle bir yakından bakalım! Öncelikle nedir bu İstanbul İçin Son Çağrı filmi konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/91/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, uçaktan inip valizlerini bekledikleri sırada New York havalimanında tanışan 2 kişinin yaşadıklarını konu alıyor. Kadınımız aniden bavulunun, başka bir yolcunun bavulu ile karıştığını fark edince adamımız da hemen atılıyor ve hem yardımcı olmaya, hem de bir bakışta etkilendiği bu güzel kadın ile arkadaşlık etmeye çalışıyor... İşte filmimiz de bu 2 kişinin etrafında dönüyor. "Ee Kaan sence nasıl olmuş?" derseniz de;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/14/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Film Netflix'te yayınlanmadan önce her zamanki gibi bir grup kişiye ön gösterimler ile izletildi. 1 haftadır öyle kötü eleştiriler okudum ve dinledim ki, gerçekten büyük olan beklentim çok aşağılara düşmüştü... Fakaaaaaat; Filmi birkaç saat önce bitirdim ve kesinlikle yerin dibine sokulduğu kadar kötü olmadığını düşünüyorum. ● Kıvanç'ın oyunculuğu gerçekten başarılı. Filmin %70'ini Kıvanç'ın oyunculuğu taşıyor.  ● Yıllardır izlediğimiz o ünlü sokaklarda, farelerin dolaştığı, yer altından buharların çıktığı caddelerde 2 Türk oyuncunun performanslarını izlemek bana keyif verdi. ● Film tam ortalarına doğru izleyicisine sağlam bir 'tokat' atıyor ve direksiyonu birden başka bir tarafa kırıyor. Ben bunu başarılı buldum.  ● Filmin büyük bir kısmında sadece 2 oyuncuyu izlemek bana keyif verdi. Keşke bu tür daha çok yapım izleyebilsek.. ● Netflix'in Türk oyuncular ile bu tür global işlere girişmesini, hatta ortaya çıkan bu dizi veya filmin birden fazla ülkede bizzat tanıtımının yapılmasını destekliyorum, keşke daha fazla bizden yapım görebilsek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/5/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] ● Beren Saat'in oyunculuğunu 'Bihter' karakterinden sonra hep bir şekilde yetersiz buldum. Bu filmde de yine potansiyelini gösterememiş gibi.. Çözemediğim bir yapmacıklık var, fakat çok güzel bir kadın. Konuşmadan uzaklara dalsa gayet alkış alabilecekken, samimiyetsiz diyaloglar ile izleyicinin kendisiyle bağını koparıyor... Bu filmde de 'tatlı' fakat hep bir eksiklik var gibi, bilemedim. ● Filmdeki nerdeyse her olay 'klişe'... Yani filmdeki olayların her birini de yıllardır Hollywood'da ve diğer sinemalarda fazlasıyla izledik ve izliyoruz. Ben olsam küçük farklar ile bu klişelerden kaçmaya bakardım fakat film globalde de yabancılar tarafından izlenecek olunca, 'tutan tekniklere devam..' mantığıyla klişelerden kaçılamıyor maalesef. ● Beren Saat'in karakteri, cep telefonunu da bavuluna koyduğundan bahsediyor. Günümüzde kim uçağa binerken ya da yolculuğa çıkarken cep telefonunu bavuluna koyuyor, bu kısım tamamen gerçeklikten kopuk diye düşünüyorum. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/43/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben filmi Netflix ortalamasının 1 tık üzerinde buldum. Ben bu filmden, Before We Go (2014), Up In the Air (2009), When Harry Met Sally (1989) ve nefis seri Before Sunrise filmlerindeki benzer tadı aldım diyebilirim. Yani aslında filmi Kıvanç'ın oyunculuğu ve ortalarına doğru yaptığı ani ve şaşırtıcı manevra kurtarıyor... Bence bu film, Netflix'te bir hafta sonu yalnız, eş veya sevgili ile keyifle izlenebilecek bir yapım olmuş... Karar sizin. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
3
2 yıl
2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Netflix imzalı yeni belgesel-film The Tinder Swindler, yani bizdeki adıyla "Tinder Avcısı", 3 gün önce yani Şubat'ın ilk günlerinde Netflix'te yayınlandı. Günlerdir de Netflix'te bu filmi izlemeyi düşünen pek çok kişi Google'a girip "tinder avcısı konusu ne?", "tinder avcısı yorumları nasıl?" ve "tinder avcısı filmi gerçek mi?" gibi aramalar ile film hakkında bilgi almak istiyor. Filme Göz At ►  Ben de filmi bir çırpıda izleyip geldim ve bugün sizlere 2022 yapımı Netflix imzalı bu son günlerin en çok konuşulan Tinder Avcısı filmi hakkında bazı bilgiler vermek istedim. Size önce tinder avcısı filmi konusundan sonra da film hakkındaki yorumumdan bahsetmek istiyorum. E hadi! Öncelikle size Tinder Avcısı konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/12/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]2 saatlik bu belgesel film, bir eşleşme uygulaması olan Tinder üzerinden Simon Leviev isminde yakışıklı, genç ve ultra zengin bir adamla eşleşen farklı ülkelerdeki birçok kadını konu alıyor. Lüks arabalar, özel jetler ve ünlü oteller derken, kadınlar kendilerini beyaz atlı zengin bir prens ile yan yana özel jette bulunca haliyle fazlasıyla etkileniyorlar. Fakat bu 'rüya' gibi hayat, bir süre sonra tam tersine dönmeye başlıyor ve 2022 yapımı bu Netflix belgesel-film de bu konuyu bize etraflıca ve çarpıcı bir şekilde aktarıyor. Bu film, son günlerde izlediğim en çarpıcı şeydi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/93/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]Netflix, artık yıllarca akılda kalıcı TAŞ gibi senaryoları olan yapımlar yerine bu tür güncel, hareketli ve interaktif yapımlara parayı basıyor. Yine Netflix imzalı "Don't F**k With Cats", "The Great Hack" ve "My Octopus Teacher" ismindeki belgesel filmler de beni gerçekten yakalamayı başarmıştı. Tinder Avcısı da onların arasına girmeyi başardı. Hem gerçek bir şeyler izliyoruz, hem de 'vay be neler dönüyormuş meğer..' diye söylenip şaşırıyoruz. Olayın başrolleri konuyu anlattıkça daha fazla sürükleniyoruz ve bir bakıyoruz bir oturuşta izleyip bitirmişiz bile.. İşte bu sürükleyicilik, beni kazanmayı başardı.  Bir gerilim filmi izliyormuş gibi gerildim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/16/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]Filmin öyle bir sürükleyiciliği var ki, "işte şimdi bitti" dediğimiz an konu daha da büyüyor ve bizi şaşırtarak ilerlemeye devam ediyor. İzlediğim şeyin bir belgesel olduğunu bildiğim halde, tıpkı bir gerilim filmi izliyormuşcasına gerildim diyebilirim. Özet: Eğer bu sıralar Netflix'te izleyecek yeni ve iyi bir şeyler arıyorsanız Tinder Avcısı, mutlaka göz atın dediğim şeylerden biri. Biraz şaşırmak ve dünyada neler olup bittiğini görmek için bile izlenebilir... Üstelik bir de sürükleyici bir aksiyon filmi tadında, e daha ne olsun?   Şimdi gelelim akıllardaki ilk soruya; Tinder Avcısı gerçek mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/274/19/2022-netflix-filmi-tinder-avcisi-saga-kaydirirken-hayati-kayanlar-780x439.png[/RESIM]Tinder Avcısı yayınlanalı daha 3 gün olmasına rağmen pek çok kişi bu belgesel filmde izlediğimiz kişi ve olayların gerçek olmadığını, Netflix'in bunu müthiş bir balon haline getireceği ve bu sayede hem film ile ünlü olan gerçek kişilerin hem de Netflix'in çok iyi kazanacağını düşündüğünü dile getirdi. Bu düşünceye pek katılmasam da benim de aklıma takılan birkaç soruyu aşağıda yazıyorum; ● Simon Leviev, 2019'da İsrail'de 15 ay hapis cezasına çarptırılıyor fakat iyi halden 5 ay yatıp çıkıyor. Çıktıktan sonra da zengin, ultra lüks hayatına devam ediyor. Her yerde ifşa olmuşken, görülmemek için sakal bırakırken bu adam nasıl oluyor da birden zengin hayatına devam edebiliyor? ● Simon, bir Elmas şirketinin CEO'su olmadığına göre, kadınlardan birini bir çırpıda bu şirkette çalışan olarak gösterip ona nasıl kart çıkarabiliyor? ● Bir kadından aldığı 50 Bin $'ı diğer kadın ile harcıyorsa bu adam bunca Ferrari'yi, özel jeti nasıl karşılıyor? Tamam saatler sahte fakat araçlar? Başkasından 50-100 Bin $ alarak bu değirmen döner mi? Bu arada Simon'ın cezasının bu kadar az olmasının nedeni, yaptığının tam olarak dolandırıcılık sayılmaması. Yani kanun önünde hepsinden 'borç' almış gibi görünüyor. Karşıdakilerin sevgisini kazanıyor ve onlardan para istiyor. Bu dolandırıcılığa pek girmiyor ve bu yüzden birkaç ayda çıkıyor. Aslında 15 ay ceza yemesinin nedeni, kadınlara telefonda savurduğu 'Bedelini ödeyeceksin!' tehditleri. - - - - - • Tinder Avcısı Netflix'te var mı? Evet, 2022 yapımı bu belgesel-film Netflix'te izlenebilir. • Tinder Avcısı gerçek mi? Belgesel film, tamamen gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor ve tüm süreci gerçek kişilerden dinliyoruz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
2
4 yıl
9 Tavsiye ile: Eğlenerek İzleyeceğiniz Nefis Komedi Filmleri!
9 Tavsiye ile: Eğlenerek İzleyeceğiniz Nefis Komedi Filmleri!
Sitemizdeki Moduna Göre Film Seç köşemizde "Gerileyim" ve "Vurdulu Kırdılı" gibi 12 mod var fakat bunların içinde "Güldürsün" şeklinde bir kategori yok. Çünkü piyasada gerçekten eğlenerek izleyebileceğimiz iyi komedi filmleri maalesef pek yok. İşte tam da bunun için, ben de bugün sizlere, içinde nefis bir mizah bulunan ve birbirinden farklı konuları eğlenceli bir şekilde işleyen komedi filmi önerileri yapmak istedim.  İzlerken Beyninizin Yanacağı 17 Film İçin Tıkla! ► Birazdan göreceğiniz komedi filmleri, benden geçer not almayı başardı diyebilirim. Hadi gelin şimdi, size keyifli bir zaman geçirtecek o komedi filmleri nelermiş, birlikte görelim!  1. Cipsinizi çerezinizi alıp, izlerken keyifli bir vakit geçirebileceğiniz ilk tavsiyem "Special Correspondents"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/84/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]"Peki Kaan bu filmin konusu ne? IMDb puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ►  2. Eğlenerek izleyeceğiniz bir başka film ise "Hitch"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/67/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Sevdiği kadına açılamayan çekingen bir erkek misiniz? Endişelenmeyin çünkü işinde iyi bir aşk doktoru var!  Filme Git ►  3. Bu film ise çok bilinmeyen fakat benim tadı hala damağımda olan yapımlardan; "L'arnacoeur"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/10/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmi de size şöyle anlatayım; Mesela kız kardeşiniz kötü birisi ile beraber fakat henüz bu durumu göremiyor mu? Hemen baş roldeki adamımıza bi miktar para veriyorsunuz ve o da gidip kız kardeşinizi daha iyilerine layık olduğuna ikna ediyor ve o ilişkiden kurtarıyor. Yani izleyeceğiniz bu filmdeki adamımız bir tür "Arabozucu"... Kaçırmayın! Filme Git ►  4. "Hot Tub Time Machine"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/59/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Ya arkadaşlarınız ile girdiğiniz bir Jakuzi bir zaman makinesine dönüşseydi ve sizi zamanda yolculuğa sürükleseydi? Konu dikkatinizi çektiyse bu filmi kaçırmayın! Filme Git ►  5. "TAG"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/78/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Sıkı arkadaşlar tarafından yıllarca düzenli olarak sürdürülen bir "ebelemece" oyununun geldiği noktayı izleyeceksiniz. Çok gülecek ve eğleneceksiniz... Kaçırmayın. Filme Git ►  6. "Inside Out"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/76/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Siz yemek yerken, tuvalette otururken ya da sevgiliniz ile tartışırken beyninizin içinde neler oluyor? İşte bu film, size bunu gösterecek.  Filme Git ►  7. "Rango"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/92/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Fanus içinde bir eli yağda, bir eli balda büyüyen bir Bukalemun, kendiniz birden vahşi doğada bulursa neler olur? İzleyin ve eğlenin!  Filme Git ►  8. "The Invention of Lying"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/27/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Yalan söylemenin hiç var olmadığı bir dünyada yaşamak nasıl olurdu? Bu sorum bile sizi heyecanlandırdıysa bu filmi mutlaka izleyin.  Filme Git ►  9. Ve listemizin son filmi ise içimizden bir yapım; "Ölümlü Dünya"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/167/4/8-tavsiye-ile-eglenerek-izleyeceginiz-nefis-komedi-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizden çok iyi komedi filmleri çıkmıyor, hatta neredeyse hiç çıkmıyor. Fakat bu film, benim Türk sinemasının komedi filmi yapabildiğine olan inancımı tazelemeyi başardı. Bu film benim için büyük bir umut oldu. Eğer kara mizah, trajikomik olaylar seviyorsanız bu filmden müthiş bir haz alabilirsiniz. Tabi hala izlemediyseniz... Böyle kaliteli, yerli yapımlarımızı destekleme taraftarıyım. İzledikten sonra, ya da daha önceden izlediyseniz mutlaka filmin altına yorumunuzu bırakın. Hadi iyi seyirler!  Filme Git ►  ● E bunlar da kesmediyse, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
37b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.