Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?

08 Mart 2021
11b
0 Yorum
Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?

2021'de yayınlanmasını beklediğim yapımlardan oluşan bir izleme listem var. İşte Boss Level filmi de izlemek için sabırsızlıkla beklediğim filmler arasındaydı. İlk fırsatta hemen izledim ve "boss level konusu", "boss level filmi yorumları" gibi aramalar sonucu bu film hakkında birkaç detaya göz atmak isteyen sizler için hemen kolları sıvadım. 

Filme Git ► 

Hadi gelin şimdi 2021 yapımı bu güncel Boss Level filmi izlenir mi, oyuncu kadrosu, özellikle de konusu nasıl, hepsine şöyle bir göz atalım! Hadi!

Yorumuma geçmeden önce; "Kaan ne bu filmin konusu?" diyenler için kısaca bahsedeyim...

Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?
Boss Level ismindeki filmimiz, bence coğumuzun severek izlediği bir tema olan 'kısır döngü' konusunu işliyor. Eski bir özel kuvvetler askerimiz var. Adamımız aynı günü tekrar tekrar yaşıyor. Her seferinde de hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da akıp giden 'zaman' ile mücadele etmeye çalışıyor. Fakat neden?... İşte film de bize bu süreci esprili ve vurdulu kırdılı sahneler ile bize aktarıyor.

Film, beklentimin üzerinde çıktı...

Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?
Aynı günün tekrar tekrar yaşandığı filmleri gerçekten çok seviyorum. Hatta bu türdeki sevdiğim filmlerden şu listeyi de hazırlamış ve hepsini de size tavsiye etmiştim. İşte bu film de onlardan biri oldu benim için. Hem dozunda espri, hem başarılı aksiyon sahneleri ve hem de yeteri kadar bilim kurgu içeren film, bu türleri gerçekten iyi harmanlamayı başarmış.

Biraz 'Deadpool' tadı almadım desen yalan olur...

Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?
Filmdeki başrolümüz "Frank Grillo" gerçekten başarılı. Yerine göre sert, yerine göre de tam bir mizahşör. Filmdeki birçok sahnede gülümseyip, keyif aldım. Bu yüzden bir "Deadpool" tadı almadım desem yalan olur. Bol ve başarılı vurdulu kırdılı sahneler, ölmeyen bir adam, ince göndermeler (indiana jones sahnesi) ve dozunda mizahıyla film izleyende Deadpool'vari bir tat bırakıyor.

ÖZET: Film, her şeyi öyle dozunda ayarlamış ki, tam vasat bir yapım olacakken bu nefis konuyu gayet özgün ve eğlenceli bir hale getirmiş. İşin özü; Şu iyi film yokluğunda keyifli birkaç saat geçirmek isterseniz bu film size tavsiyemdir. Tadını çıkarın.

----------

• Boss Level filmi Netflix'te var mı? Hayır, film Netflix'te yer almıyor. 

• Filmde +18 sahne var mı? Evet film kesme, biçme ve kan içeriyor. 

• Boss Level filmi oyuncuları kimler? Filmin oyuncu kadrosunda Frank Grillo, Mel Gibson ve Naomi Watts yer alıyor.

----------

Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?

Modunu Seç ►

Hoop, Sar Başa! 2021 Yapımı "Boss Level" Filmi İzlenir mi? Konusu Ne?

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
boss level film konusuboss level konusuboss level yorumboss level film yorum2021 filmlerifilm önerileri 2021kısır döngü filmleriboss level filmi izlenir mi
EN AKTİF ÜYELER
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Ülkemizde "Sinema" deyince birçoğumuzun aklına Cem Yılmaz geliyor. Yıllar önce vizyona giren G.O.R.A ve A.R.O.G filmlerindeki espriler hala yapılıyor ve hala bu esprilere gülünüyor. Kimse de demiyor ki "Ben anlamadım"... Çünkü o filmleri 7'den 70'e herkes izledi, benimsedi ve içindeki mizaha güldü. Peki ya Cem Yılmaz'ın günler önce vizyona giren yeni konsept filmi "Karakomik Filmler"?... Maalesef Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler" seyirciden tam not alamadı. Hatta bırakalım tam not almayı, geçer not aldığı bile henüz belli değil... Hadi gelin şimdi birlikte Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler"e şöyle bir göz atalım. Detaylarına, izlenme sayısına ve neden başarılı olamadığına birlikte bakalım. Karakomik Filmler, yani "Kaçamak" ve "2 Arada" filmleri ilk 3 günde 276.086 kişi tarafından izlendi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/28/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Sinemada ilk 3 gün çok mühimdir. Bu 3 gün, filmin toplamının ne kadar izleneceği hakkında büyük oranda ipucu verir. Fakat maalesef Karakomik Filmler, daha ilk 3 günden çok az bir izleyiciye hitap etti. Bu da ilk haftanın çok kötü geçeceğini gösteriyor.  Karakomik Filmler, Cem Yılmaz'a 3 günde 5.586.694 TL kazandırdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/60/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Karakomik Filmleri'i ilk 3 günde sadece 276 bin kişi izledi ve yapımcısına toplamda 5.586.694 TL hasılat kazandırdı.  Cem Yılmaz'ın en kötü başlayan 2. filmi oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/3/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]2006 yılında vizyona giren Hokkabaz filmi ilk 3 günde sadece 247 bin kişi tarafından izlenmişti. Karakomik Filmler, 276 bin kişi ile Cem Yılmaz'ın en kötü başlangıç yapan 2. filmi oldu. Olayın vehametini anlamanız için; A.R.O.G ilk 3 günde 816 bin kişi tarafından izlenmişti... Tek bilete 2 film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/47/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Cem Yılmaz, şimdiye kadar ortaya çıkardığı filmlerde kullandığı prodüksiyon ile Türk sinema sektöründe çok ileride olduğunu hepimize kanıtlamıştır. İşte Karakomik Filmler ile de bunu yapmaya çalıştı ve yurt dışında da örnekleri olan, tek bilete 2 film birden sundu. Seyirciler orta metrajlı 2 filmi birden izledi... Fakat işte bu, seyirciyi biraz ürküttü. Bizim insanımız yabancı formatlara bayılır. YouTube'u açar yabancı formatlardan çevirilen Türk YouTuber videolarını izler, orijinali yabancı olan O Ses Türkiye gibi programlara bayılır, fakat işin içine para girince işte orada durur. Karakomik Filmler'de de bunun olduğunu düşünüyorum. Tek bilete 2 farklı film olayı bizim insanımızı biraz tereddütte bıraktı diyebilirim. En azından gördüğüm kadarıyla durum böyle.   Karakomik Filmler 2 Arada konusu; Film, arabalı vapurda çalışan Ayzek isimli bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Dram yönü ağır bassa da seyirciler bu dramın kendilerine geçmediğini söylüyor.  Karakomik Filmler Kaçamak konusu; Bu film ise birlikte tatile çıkan 4 arkadaşın başına gelenleri konu alıyor. Uzaylıların da olaya dahil olmasıyla "kara mizah" ağır basıyor ve olaylar farklı bir şekilde gelişiyor.  kaanintavsiyesi.com'un En Beğenilen Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Not: Cem Yılmaz'a, kafasına, düşüncelerine ve vizyonuna hayranım. Fakat çok fazla kendi ortamında kalıp, dış dünyayı takip edince işte sonucu böyle oluyor. Kafasını biraz Türkiye'ye çevirse, ortaya İftarlık Gazoz gibi çok şahane işler çıkaracak fakat o, dünyada trend olan formatları ülkemize taşımak istiyor. Bu müthiş bir düşünce fakat maalesef bizim ülkemizde pek alıcısı yok be Cemcim. Parlak renkler, pastel sahneler, uçuk karakterler pek bizlik değil. Bunu Ali Baba ve 7 Cüceler'de de yaşadın, gördün... Uzun lafın kısası, bulunduğun konum çok iyi fakat ekstra şeyler deneme fikri pek bizlik değil. Seni sevmeye ve yaptığın işlere saygı duymaya devam edeceğiz fakat kötüye kötü demesek de ayıp etmiş oluruz. ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]  Modunu Seç ►  
13b
1
6 yıl
Doğallığı ve Samimiliği ile Ülke Ülke Dolaşan Gezgin Teyze: Ayşe Kurucu
Doğallığı ve Samimiliği ile Ülke Ülke Dolaşan Gezgin Teyze: Ayşe Kurucu
Bu hafta "keşfettiklerim" köşemde sizi müthiş enerjisi ile "Gezgin Teyze" yani Ayşe Kurucu ile tanıştırmak istiyorum. "Teyze mi? Gezgin mi?" şeklinde şaşırmanız bittiyse hadi gelin bu eli öpülesi teyzemiz kimmiş, nerelerde ne yaparmış, birlikte görelim.  Instagram Ayşe Kurucu, kendi deyimiyle 60'lı yaşlarındaki gezgin bir genç kız.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/17/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] İzmir'den çıkıp, "Tek bir hayatımız var, onu da iyi yaşamalıyız" felsefesini benimseyip, kendini gezmeye, görmeye ve öğrenmeye adamış.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/93/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] Yeni yerler görmek, yeni kişiler ile tanışmak ve yeni deneyimler yaşamak onun en büyük hedefi... 10 yıl içinde tam 25 ülke gezmiş ve bu sayıyı da giderek arttırıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/57/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] Samimiyetini ve doğallığını dünyanın farklı yerlerinde çekildiği bu karelerde öylesine güzel gösteriyor ki...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/2/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] Kendisine "Anı Koleksiyoncusu" diyor... Çünkü biz evimizde oturmuş hayatı sorgularken, o dünyayı gezip anı biriktiriyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/44/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/32/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/73/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM] Kendisi geçen yıl TEDx İstanbul sahnesinde de konuştu...  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=aXtvrwcWhdw[/VIDEO] Yüzünden tebessüm, içinden yeni denizler keşfetme isteği hiç eksilmesin Ayşe teyze! Bravo!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/21/84/dogalligi-ve-samimiligi-ile-ulke-ulke-dolasan-gezgin-teyze-ayse-kurucu-780x439.jpg[/RESIM]
13b
0
8 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Kore filmleri, son zamanlarda dikkatimi çekmeyi başardı. Yıllar önce ön yargı ile yaklaşıp çoğunu es geçtiğim bu filmler, şimdi severek izlediğim filmler haline geldi. Meğer Kore filmlerinin çok farklı bir tadı, çok başka bir atmosferi varmış. Tıpkı İspanyol filmleri gibi. İşte bu da beni kore filmi tavsiyeleri konulu bu listeyi hazırlamaya itti. Ben de kollarımı sıvadım ve izleyip beğendiğim başarılı kore filmlerinden birkaçını bu liste altında topladım.  Hadi gelin şimdi izlenmesi gereken başarılı kore filmi tavsiyeleri nelermiş, birlikte bakalım!  Bu konuyu YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=REPcW-zNq6A[/VIDEO] 1. Kore filmleri listemizin ilk sırasında "Along With the Gods" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/87/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Öldükten sonra yaşananları konu alan bu film, "fantastik" tarafıyla sizi etkilemeyi başaracak bir Güney Kore filmi. "Ee Kaan bu film nasıl bir şey? IMDB puanı kaç?" gibi sorularınız varsa da aşağıdaki butona tıklayarak cevaplarınızı bulabilirsiniz.  Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "The Outlaws" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/65/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film de çeteler ve emniyet arasında yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► 3. Bir sonraki Kore filmi tavsiyemiz ise "My Way" yani "Benim Yolum" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/13/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise tam 2 buçuk saat süren nefis bir savaş filmi.  Filme Git ► 4. "Hücre 7 Mucizesi" filmi ise bir başka Kore filmi tavsiyem...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/76/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Şöyle biraz dram, biraz gülümseten bir şeyler istiyorsanız bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum, teşekkür'ü sonra edersiniz.  Filme Git ► 5. Ee listemizde bir de Zombi filmi olmasın mı? Kore imzalı bir başka nefis film ise "Zombi Ekspresi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/61/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıdaki 4 filmden farklı olan bu yapım, tam sizlik olabilir.  Filme Git ► ☀ Lütfen izlediğiniz filmlere olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı bırakmayı unutmayın. Bu platform, insanların kendilerine en uygun filmi en kısa sürede seçmesini sağlıyor. Bunda benim yorumumun faydası olduğu kadar sizin yorumlarınızın da faydası büyük. Bu yüzden lütfen izlediğiniz her filme, birkaç cümlelik iyi ya da kötü yorumlarınızı, düşüncelerinizi yazmayı unutmayın. "Kaan başka nelerin var?" diyenler de aşağıdaki butona tıklayarak "Modunu Seç" sayfasına gidip, moduna göre film tavsiyesini ŞIP diye bulabilir.  Modunu Seç! ►
35b
0
7 yıl
Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Netflix'e Her Ay Verdiğiniz Paranın Karşılığını Alabileceğiniz 7 İYİ Netflix Belgeseli!
Netflix'e her ay ödeme yapıyoruz. Fakat pek çok kişi yaptığı bu ödemenin karşılığını verimli bir şekilde alamadığını söylüyor. Çünkü Netflix'te binlerce içerik var. Örneğin iyi bir Netflix belgeseli izlemek için yüzlerce belgeselin arasından seçim yapmanız gerek. İşte ben de tam olarak bu noktada size yardım etmek istiyorum. Netflix'te izleyip beğendiğim belgesellerden bazılarını size de tavsiye etmek istiyorum. Üstelik birazdan göreceğinizi Netflix belgesellerinin her biri de Netflix'in orijinal, kendi yapımları. Bu yüzden diğer içerikler platformdan kaldırılabilirken bu belgeselleri yıllar sonra bile Netflix'te kolayca bulup, izleyebileceksiniz... E ben size daha ne yapayım? Hadi gelin şimdi her biri de farklı bir şekilde size bir şey katacak olan o Netflix belgesellerine göz atalım! ● Bu içeriği 17 tavsiye ile video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=UlX3UAaWQR4[/VIDEO] 1. Düşüş: Boeing Davası ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/28/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Netflix imzalı bu belgeselde, farklı tarihlerde ard arda yaşanan 2 büyük uçak kazası sonrasında gündeme gelen bazı skandalları izliyoruz. Şimdi ben kaza, skandal dedim diye sıkıcı bi süreç izleyeceğinizi sakın düşünmeyin. Belgesel bu konuyu, 'yolcu uçağı' gibi dev, karmaşık bi teknoloji harikasındaki teknik sorunları konuyla hiç ilgisi olmayan kişilerin bile rahatlıkla anlayabileceği şekilde aktarıyor. İlk olarak havacılık sektöründe çalışan herkesin, sonra da hayatında 1 kez bile uçağa binmiş olan tüm insanların izlemesi gereken bi yapım bu. Uçak teknolojisine bakış açınızı değiştirecek, gördüğünüz devasa hatalar karşısında bol bol sinir olacağınız ve hepsinden önce bu izlediğiniz şeylerin 'gerçek' olduğunu düşününce sorumluların yakasına yapışmak isteyeceğiniz etkileyici bi belgesel bu... Hem gerçek, yaşanmış olayları öğrenerek kültürlenip, hem de her gün milyonlarca kişinin kullandığı 'uçak' hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağınız bu yapımı kaçırmayın derim. 2. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/86/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Sıradaki Netflix Belgeseli ise her fırsatta, her ortamda tavsiye etmeye çalıştığım çok başarılı bi yapım. Toplamda 10 yıla yakın bi sürede çekilen bu belgeselde sığ sulara tüpsüz dalan maceracı bi adamı ve onun bu dalışlarında tanıştığı bi ahtapotu izliyoruz. Zamanla bu ikilinin arasında öyle sağlam bi bağ oluşuyor ki, izlerken ara ara "Ben galiba belgeselden çok iyi bi film izliyorum" diye düşünüyosunuz. Çünkü bu yapımda bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar aksiyon ve nefis bi belgesel kadar şahane görüntüler ile karşılaşacaksınız. İzledikten sonra "Kaan'ın dediği kadar varmış..." diyeceğinizden de eminim. 3. Game Stop Saga[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/22/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Tamamen gerçek bi olayı işleyen bu aşırı eğlenceli Netflix belgeseli, Amerika'da batmak üzere olan video oyun sektöründeki GameStop şirketinin nasıl birden ülkenin ekonomisini sarsmayı başardığını bize gösteriyor... Büyük finans kuruluşları "Bu şirket batar" deyip tahminde bulunurken bi grup Reddit kullanıcısı genç "Hadi bu şirketi batırmayalım!" deyip kolları sıvıyor ve çok kısa bi sürede şirketin hisseleri 3 dolardan 460 dolara kadar çıkıyor. Elon Musk'ın da dahil olmasıyla dünyanın en çılgın olaylarından birine dönüşen bu macera, onlarca zengin yatırımcıyı iflasın eşiğine getirmeyi başarıyor. İşte bu belgesel dizisi de bu konuyu çok ama çok keyifli bi şekilde işliyor... "Aman borsa falan benlik değil" deyip bu yapımı kenara atmayıp bi şans verin derim. 4. Saqqara Tomb[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/41/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Şimdiii... Netflix'te bulabileceğiniz en iyi 'Antik Mısır' belgeseline bakıyorsunuz. Mısır'ın bilinen en eski başkenti Sakkara'da yapılan kazıları izlediğimiz bu yapımda son 50 yılın en büyük arkeolojik keşiflerini de görme fırsatı buluyoruz. Mumyalar, geçitler, eşyalar, lahitler ve binlerce yıl önce gömülüp hala bütünlüğünü koruyan cansız kediler ve dahası... Büyük izinler ve yüksek bi bütçe ile hazırlanan bu yapım, bizi asırlar önce yaşayıp, piramitler gibi binlerce eseri inşa eden insanların hayatına doğru gizemli bi yolculuğa çıkarıyor. Eğer tüm bunlar bende olduğu gibi sizin de içinizi kıpır kıpır yapıyosa, bu belgesel tam sizlik olabilir. 5. Seaspiracy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/21/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise izleyenin yüzüne tokat gibi çarpan cinsten bi yapım. İyi bi belgesel çekme umuduyla yola çıkan başarılı bi gencin bazı gariplikler fark edip tüm dünyayı gezerek 'okyanus canlıları' konusunda ortaya çıkardığı büyük bi suç ağını konu alıyor. Adamımız deniz canlılarının güzelliğinden falan bahsetmeye çalışırken karşılaştığı acı manzaralar, insanoğlunun okyanusları ne denli vahşice kullandığını çarpıcı bi şekilde bize gösteriyor... Çoğumuzun "Birileri mücadele ediyodur muhakkak..." diye düşünerek hiçbir adım atmadığı bu acı olay büyük bi felakete doğru gidiyor ve 1 buçuk saatlik bu yapım da bu gerçeği yüzümüze çok sert bi şekilde vuruyor. İzleyin ve izletin dediğim yapımlardan... 6. Alien Worlds[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/79/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]2020'de yayınlandığından beri bi şekilde aklımda kalmayı başaran 4 bölümlük bu belgesel dizisi, evrendeki uzaylıların nasıl görünebilecekleri, nasıl yürüyüp, koşup, uçabilecekleri ve nasıl beslenebilecekleri gibi pek çok konuda tahminlerde bulunuyor. Nefis bi bilim kurgu dizisi olan bu belgesel serisi, evde, oturduğumuz yerden bizi inanılmaz gezegenlere götürüp orada yaşanan günlük olayları çarpıcı ve keyifli bi şekilde bize gösteriyor. Mutlaka bi ara zaman ayırıp izleyin derim. 7. The Social Dilemma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/322/29/netflix-e-her-ay-verdiginiz-paranin-karsiligini-alabileceginiz-7-iyi-netflix-belgeseli-780x439.png[/RESIM]Netflix imzası taşıyan bu belgesel filmse hepimizin her gün hatta her an içinde bulunduğu sosyal medya dünyasının perde arkasında yaşananları konu alıyor. Biz ınstagram'da sadece bi baş parmak hareketiyle sörf yaparken arka planda kişisel bilgilerimiz, hangi videoyu ne kadar süre ile izlediğimiz, gece yarısı hangi eski sevgilimizin profiline göz attığımız, kimlerin hikayesini tekrar tekrar izlediğimiz hangi şirketlerin elinde kaç milyon dolarlara dönüşüyor, işte bu yapım bize bunu gösteriyor. Üstelik bu konuları öyle alelade kişilerden de değil, bizzat Facebook, Twitter, Instagram ve Google gibi dev firmaların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz. 1 buçuk saat ayırdığınızda elinizdeki telefonla gün içinde yüzlerce kez girip çıktığınız sosyal medyada dönen dolapları görebileceğiniz bu yapıma bi şans verin derim. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
3 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
İşi Gücü Bırakıp İzleyin! 2020 Yapımı Yeni Netflix Dizi Önerisi: "Kalifat" 
Size burada son 1 ay içinde şu ve şu olmak üzere 2 nefis Netflix dizi tavsiyesi sunmuştum. Bildiğiniz gibi izlediğim ve başarılı bulduğum Netflix filmlerini sizlere şu kategorimde tavsiye ediyorum fakat iyi bir Netflix dizisi maalesef sürekli çıkmıyor... Fakat dün gece beni uykumdan fedakarlık ettirecek kadar peşinden sürüklemeyi başaran bir Netflix dizisi ile karşılaştım. "Kalifat" ismindeki bu Netflix dizisi beni öylesine yakaladı ki, hemen size tavsiye etmek için kolları sıvadım.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe yolunuz "Kalifat izle" gibi bir arama sonucu düştüyse sizi hemen şuraya alalım çünkü burada aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat eğer "Kalifat dizi konusu", "Kalifat dizisi nasıl?" gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse kesinlikle doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi Netflix dizi önerisi "Kalifat"a birlikte göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix yapımı "Kalifat" dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/91/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2 farklı dünyada yaşananları konu alıyor. Kendimizi birden Suriye'de şeriatın ortasında bulurken, bir sonraki sahnede İsveç'te bulabiliyoruz. İsveç'te yaşayan birkaç gencin, ışid tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını ve bir yandan da, Suriye'nin tam göbeğinde bebeği ile yaşam mücadelesi veren bir annenin yaşadıklarına şahit oluyoruz. Dizi bize iki farklı pencereyi gösteriyor ve bir polis ile de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayları sağlam birer zemine oturtmayı başarıyor. Işid terör örgütünü ve gencecik insanların bu örgüte katılmaları için nasıl kandırıldıklarını izliyoruz dizide. Hatta öyle çarpıcı bir şekilde izliyoruz ki, bazen sanki o çıkmazda kalan "anne" yerine kendimizi koyuyoruz ve nefes almaya çalışıyoruz... İşte Kalifat, böylesine olayları konu alan bir Netflix dizisi.  Dizide bolca "Türkiye" ve başrolde de bir Türk var; "Gizem Erdoğan"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/89/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizinin daha ilk bölümlerinde Türkiye'de bir bombanın patladığına şahit olacaksınız. Dizide genel olarak birçok kez de Türkiye geçiyor. Tüm bunların yanında dizimizin başrolünde İsveç doğumlu olan bir Türk var. 32 yaşındaki "Gizem Erdoğan" dizimizdeki çaresiz anneyi, "Pervin" karakterine hayat veriyor. Fakat nasıl hayat vermek. Tam anlamıyla izleyiciye o gerilimi, çaresizliği ve bir kadının cesaretini yansıtıyor. Kendisinin henüz 1 projesini izlemiş olmama rağmen oyunculuğunu çok beğendim. Umarım daha farklı yapımlarda da görürüz.  8 bölüm su gibi akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/179/19/isi-gucu-birakip-izleyin-2020-yapimi-yeni-netflix-dizi-onerisi-kalifat-780x439.png[/RESIM]Dizi oldukça sürükleyici. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için hep bir sonraki sahneyi merak ederek izliyorsunuz. İşte beni gecenin yarısında uyutmadan 8 bölümü de bir seferde izlememe sebep olan şey de tam olarak buydu. Fazla gerçek çünkü. Orta Doğu, Işid... Tüm bunları haberlerden görürken birden kendimizi bir Işid evinde buluyoruz ve dizi bize tüm bu süreci çarpıcı bir şekilde gösteriyor.  Kalifat dizisi fragmanına ve kelime anlamına da hemen aşağıdan göz atabilirsiniz...[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=d11U7VTDFn0[/VIDEO] "Kalifat" kelimesi ise "Hilafet" anlamına geliyor.   NOT: Bu dizi uzun zamandır izlediğim en sürükleyici ve en gerçek dizi oldu benim için. Eğer bu konulara pek ilginiz yoksa (ki olmalı) size çok çekici gelmeyebilir, fakat biraz olsun "gerçek" bir şeyler izlemek istiyorsanız mutlaka zaman ayırın ve bu diziyi izleyin derim.  Diziyi İzle ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
3
6 yıl
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Yabancı dizilerin arasından en iyi mini dizileri ayıklayıp, izlemeyi, keşfetmeyi seven biri olarak uzun zamandır iyi bir mini dizi arayışı içerisindeydim. İşte tam da bu anda rast geldiğim Black Bird dizisi, beni kendine çekmeyi başardı. Mini dizi seven biri olarak, özellikle dizinin sadece birkaç bölümden oluşuyor olması beni hemen kendine bağladı... E hal böyle olunca ben de black bird dizisini sizle de paylaşmak ve tüm bu detaylarından size de bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi, özellikle iyi bir yabancı dizi bulamadığımız şu günlerde, black bird ismindeki bu mini dizinin konusu, oyuncuları ve en önemlisi de 'izlenir mi?' konusunda sizleri elimden geldiğince aydınlatayım... Hadi! Yorumumdan önce; Nedir bu Black Bird dizisi konusu bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/32/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Black Bird ismindeki dizimiz, keyifli bir hayat yaşarken kendini birden 10 yıllık bir hapis cezası yemiş biri olarak bulan Jimmy Keene ismindeki bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kara kara düşünürken kapısına birden küçük de olsa bir şans dayanıyor ve adamımız da bu tercih sonrası kendini bambaşka bir dünyada, kimselerin gitmek istemeyeceği bir hapishanede buluyor. Düştüğü bu cehennemdeki bir katilden bazı itirafları alması gereken adamımız, cezasını sildirmek isterken hayatından olma riskini göze alıyor. Hiç lafı uzatmaya gerek yok; Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/82/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin 2 başrolü de kesinlikle çok başarılı. Bunun yanında akış da oldukça sakin fakat bir o kadar da vurucu. Başrolümüz DiCaprio'daki o havalı, cool hallerinde takılsa da, yaşadıklarıyla birlikte yaşadığı değişimi çok başarılı bir şekilde izleme fırsatı buluyoruz. Yani başrolümüzün karakter değişimini bence güzel bir şekilde işliyor dizi. Ayrıca dizinin renkleri, kurgusu, olayları anlatış ve işleyiş şekli de daha ilk başından izleyicisine 'İyi bir şey izliyorum galiba..' dedirtmeyi başarıyor. Gerçek bir hikayeye dayanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/6/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin hikayesi, tamamen gerçek kişi ve olaylara dayanıyor. Diziyi izlerken veya izledikten sonra görüp duyduklarınızın bir zamanlarda bir yerlerde gerçekten yaşanmış olmasının verdiği acı ve kızgınlık, bence tarifsiz. İnsan bu tür olayları hep 'sinemada', 'dizilerde' izlerim sanıyor fakat bu olaylar maalesef gerçek... Diziyi sağlam kılan ögelerden en önemlisi de zaten bu gerçeklere sırtını dayamış olması bana göre. Başrolleri alkışlıyorum![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/94/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Asıl adamımızdan yukarıda da bahsettim; Kendisi, keyifle izlediğim şu Tetris filminin de başrolü ve bence kesinlikle izleyene ilginç şekilde bir DiCaprio havası veriyor. Aşırı özgüvenli ve tabi yakışıklı da olması, onu bu role de cuk oturtmuş diyebilirim. Bunun yanında diğer başrolümüz Paul Walter Hauser gerçekten inanılmaz bir rol kesiyor. Hatta bırakın kesmeyi, adam adeta döktürüyor. Bu kadar gerçek, bu kadar başarılı bir oyunculuk, yakın zamanda izlememiştim diyebilirim. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle birkaç bölümlük iyi bir mini dizi arayışındaysanız ve 'gerçek' şeyler sizi sıkmaz, aksine daha da kendine çekerse, izlemeniz gereken dizi, işte bu dizi... Fakat bu türe yabancıysanız ve tercih etmiyorsanız, hemen diğer tavsiyelere göz atın derim. Ayrıca bana bu diziyi tavsiye eden Mesut Şahin'e de teşekkür ediyorum. - - - - - -  • Black Bird dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizi 6 bölümlük bir mini dizi. Tüm diziyi 5 saat 45 dakika gibi bir sürede bitirebiliyorsunuz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
26b
8
2 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.