İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

23 Mayıs 2020
20b
0 Yorum
İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

Sizler için geçmiş günlerde hazırladığım şu 5 dizi önerisi içeriğinden sonra pek çok "Kaan bunları izledik, başka dizi tavsiyen var mı?" tarzında geri dönüşler geldi. E hal böyle olunca ben de yeni bir dizi keşfine çıktım ve bu keşfin sonucunda size iyi bir dizi getirdim; "Derapages", yani bizdeki adıyla "Karanlık Kadrolar"... Öncelikle bu içeriğe "Karanlık Kadrolar dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat diziyi Netflix'ten izleyebilirsiniz.

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►

Fakat "Karanlık Kadrolar dizisi oyuncuları" ve "Karanlık Kadrolar konusu" gibi aramalar sonucu buradaysanız doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi, 2020 yapımı bu Karanlık Kadrolar dizisine şöyle birlikte bir göz atalım ve konusunu inceleyip "Neden izlenir?" sorusuna cevap verelim! 

Öncelikle nedir bu Karanlık Kadrolar - Derapages dizisinin konusu?

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Dizimiz, yıllar boyunca İnsan Kaynakları pozisyonunda profesyonel bir şekilde çalışmış olan bir adamın yaşı nedeniyle işsiz kalmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kendini işsiz kalmanın psikolojik etkenleri ile boğuşurken buluyor ve küçük çaplı farklı ek işler yaparak geçinmeye çalışıyor. Bu süre zarfında da her yere iş başvurusu yapan adamımız, çok büyük bir şirketten olumlu bir geri dönüş alıyor ve kendini birden "karanlık" bir iş dünyasının içinde buluyor. 

Neden izlenir?

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Öncelikle ilk 3 bölümünü bir çırpıda, geri kalanını da 2 gün içinde sindire sindire izlediğim bir dizi oldu. Dizi önce işsiz kalan bir adamın yaşadığı buhranı, sonra iş bulma sürecini ve hemen arkasından da ekmeğin aslanın ağzında olduğu, mücadeleler ile dolu iş dünyasını konu alıyor. Bu yüzden izleyici olarak hiç sıkılmıyorsunuz, çünkü adım adım her evreye şahit oluyor, bir insanın içinde bulunduğu durumlara tek tek konuk oluyorsunuz. Diziyi Netflix'te keşfetmiştim ve gerçekten pek beklentim yoktu. Fakat hem temel aldığı konu, hem de akıllıca yazılan kurgusu beni şaşırtmayı ve burada size tavsiye edecek kadar yakalamayı başardı. Bir boşluk ayırın ve izleyin derim.

İşsiz kalmanın, bir insanda yarattığı psikolojik etkileri tüm çıplaklığıyla görüyoruz...

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Yukarıda da söylediğim gibi, dizi bize işsiz kalan bir insanın yaşadıklarını, çevresinde olanları, içine düştüğü çaresiz durumları bir bir yaşatıyor. Aslında 7'den 70'e hepimizin bildiği bir konu bu "işsizlik" belki de tam olarak da bu yüzden, bu dizi, diğer ülkelerden daha çok bizim ülkemizde dikkatleri çekebilir. Çünkü konunun alıcısı gerçekten çok fazla... İşsizlik gerçekten çok ağır etkileri olan bir evre bu dizi bu evreyi gerçekten başarılı bir şekilde işliyor.

Başrolde eski bir futbolcu, yönetmen ve yapımcı "Eric Cantona" tam anlamıyla döktürüyor!

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Dizimizin başrolünde izleyeceğiniz isim, karizması ve açık sözlülüğü ile bilinen ve 2002 yılında İngiliz Futbol Onur Listesi'nde açılış konuşması yapan eski futbolcu, yeni yönetmen-yapımcı "Eric Cantona"nın ta kendisi. Cantona, diziyi tam anlamıyla tek başına sırtlıyor. Bir bakıyorsunuz ailesini geçindirmeye çalışan babacan, mahçup bir adam, bir bakıyorsunuz tehlikeli planlar yapan zeki bir stratejist. Daha önce bir oyunculuğunu pek görmemiştim fakat bundan sonrasında yer alacağı yapımları ilgiyle takip edeceğim.

Dizinin oyuncu kadrosuna ve fragmanına da aşağıdan göz atabilirsiniz...

Dizinin oyuncu kadrosunda Eric Cantona, Suzanne Clément, Alex Lutz, Gustave Kervern ve Alice de Lencquesaing gibi isimler yer alıyor. Cantona'dan sonra, sarışın, kurnaz, akıllı ve umursamaz tavırlarıyla bir CEO'yu oynayan Alex Lutz'u da beğendiğimi söylemeden geçmeyeyim... 

- - - 

NOT: Dizinin başında "Gerçek Hikayeye Dayanmaktadır" gibi bir ibare göreceksiniz fakat diziyi izlerken "Yok artık bu da mı gerçek?" gibi tepkiler verebilirsiniz. İşte tam da bu yüzden sizi aydınlatmak isterim ki; Dizinin senaryosu tamamen gerçek değil. Yani bir bölümü gerçek fakat sonrası kurgu olarak baştan yaratılmış. Bu bilgiyi de vereyim ki tamamını gerçek havasında izlemeyin... E ben size daha ne yapayım...

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

Modunu Seç ►

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
derapages konusuderapages dizi konusuderapages dizisiderapages netflixkaranlık kadrolar konusukaranlık kadrolar dizisikaranlık kadrolar oyuncularıkaranlık kadrolar yorumkaranlık kadrolar netflixnetflix dizi önerilerigüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Aşk 101 Dizisinden "Ah Gençlik" Dedirten Çiçek Gibi 8 Replik!
Aşk 101 Dizisinden "Ah Gençlik" Dedirten Çiçek Gibi 8 Replik!
Netflix'in yeni dizisi Aşk 101'i günler önce şurada sizlere tavsiye etmiş, dizide beğendiklerimi ve "Neden izlenir?" sorusunun cevabını sizlere yazmıştım. Hatta hızımı da alamayıp, şu içerikte de Aşk 101 dizisi oyuncularını sizlere tanıtmış, Instagram takipçilerine kadar tek tek derlemiştim. Fakat diziyi bitirdikten sonra bir de geride kalan repliklerine göz atayım diye "Aşk 101 dizi replikleri" şeklinde bir arama yaptım fakat bir de ne göreyim? Aşk 101 replikleri hakkında neredeyse hiçbir şey yazılıp çizilmemiş.  Nefis Netflix Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► E hal böyle olunca da sıvadım kolları ve size birbirinden keyifli Aşk 101 dizisi replikleri hazırladım. Bu repliklerden bazıları hayata dair olsa da, pek çoğu her insanın lise evresinde yaşadığı ikilemleri, mücadeleleri ve içinde bulunduğu durumları konu alıyor. Hadi gelin şimdi Aşk 101 dizisi repliklerine şöyle birlikte bir göz atalım!  1. İlk repliğimiz, dizinin de temel aldığı konulardan biri olan "farklılık" üzerine...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/39/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Kemal ile Sinan'ın arasındaki bu bağ, gerçekten izlemesi güzel, seyir keyfi yüksek bir bağ.  2. Ah Işık...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/55/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Naif, dürüst, güzel ve gerçek bir dost. Bu kızı üzmeyin... 3. Aşk konusunu Osman'dan dinleyelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/77/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/52/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Osman karakterini o kadar beğendim ki, üzerine ayrı bir dizi yapılabileceğini düşünüyorum. 4. Sinan'dan Aşk ve Zaaf bağlantısı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/89/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/66/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Sahi öyle midir? 5. Sıraya, sıradanlığa uymadan kendisi olarak yaşamaya çalışanlara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/92/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Farklı olmak zordur. Dikkat çekici bakışlar, fısır fısır konuşmaların sonu hep sana çıkar. Mücadele etmek zorundasındır. Bunu herkes kaldıramaz. Bir süre sonra rahatsız etmemeye başlar, işte o zaman, tamamsındır. 6. "Numarasız..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/69/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Çok güzel bir replikti bu. Sinan, arkadaşlarına Kemal hocayı anlatırken böyle demişti; "Göründüğü gibi olan bir adam... Numarasız..." 7. Aşk![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/53/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Aşktan önce umutsuz bir vaka idi, sonrasında yüzüne renk geldi. İşte öyle şaşkına çevirirler adamı aslanım. 8. Mücadele...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/186/50/ask-101-dizisinden-ah-genclik-dedirten-cicek-gibi-8-replik-780x439.png[/RESIM]Bu ikilinin aşkı, gerçekten çok güzel bir aşk. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
39b
0
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Geçmiş, Balık, Ayvalık! Netflix'in Yeni Dizisi "Zeytin Ağacı" İncelemesi 
Zeytin Ağacı, Netflix'in 2022 yılı için duyurusunu yaptığından beri heycanla beklediğim dizilerden biriydi. Dizi daha yayınlanmadan benim gibi pek çok kişi "Zeytin Ağacı konusu ne?" ve "Zeytin Ağacı dizisi oyuncuları kimler?" gibi sorularına cevap aramaya başladı. Fakat Zeytin Ağacı dizisi dün Netflix'te yayınlandı ve ben de hemen oturup bir çırpıda izleyip bitirdim. Ve hemen ardından kolları sıvayıp size bir zeytin ağacı dizisi incelemesi hazırlamak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, Netflix'in bu yeni dizisi "Zeytin Ağacı" izlenecek kadar iyi bir yapım mı? İçinde barındırdığı mesajları var mı? Oyuncuları kimler? gibi pek çok soruya bir bir cevap verelim... E hadi! Dizi hakkındaki yorumlarımdan önce; Nedir bu Zeytin Ağacı dizisi konusu ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/60/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi, arkadaşlarının hastalığının tekrarlamasıyla farklı tedavi yöntemleri ararken soluğu Ayvalık'taki mistik bir yerde alan 3 kız arkadaşın yaşadıklarını konu alıyor. İçlerinden hasta olan bu mistik yerde tedavi olmaya çalışırken diğer ikili de, Ayvalık'ta aşk, heyecan ve geçmişlerine ait anılarla bir yolculuğa çıkıyor. İçlerinden birinin Ayvalık sokaklarında eski sevgilisiyle karşılaşması da yemeğin tuzu biberi oluyor... İşte biz de bu yaşananları izliyoruz. Çoğu kişi fark etmemiş olabilir, fakat dizideki karakter isimlerinin her biri de, o karakterleri yansıtacak şekilde seçilmiş... Hadi başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/49/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM] • Ada ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/74/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Ada dizide kendi doğruları olan, kolay kolay taviz vermeyen güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Kaya gibi sert biri, tıpkı bir ada gibi. Bir başına ayakta kalmış, sağlam bir karakter.  • Toprak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/36/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Toprak, bir toprağa bağlı değil. Yurt dışından gelip bir karavanda yaşıyor. 'Ev' olarak bağımlılık hissettiği bir yer yok. Yersiz yurtsuz biri. Yıllar önce aniden yurt dışına gitmiş, sonra geri dönmüş. Kararsız, umutsuz, virane. • Erdem[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/27/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İsmi 'Erdem' olsa da; dolandırıcılık, aldatma, vergi kaçırma ve yurt dışına kaçak yollardan geçiş gibi pek çok 'erdemsiz' hareketi var bu karakterin. Bu karakter, dizideki karakterler ile isimleri arasındaki bağlantıya esprili bir göz kırpıyor. • Zaman[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/12/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izleyenler için anlatmaya gerek yok fakat 'Zaman' adındaki bu karakter, insanların geçmişleriyle bağ kurabiliyor. Zaman içinde kişinin ve ailesinin yaşadığı sorunları kökten yok etmeye çalışıyor kendi 'ruhsal' teknikleriyle... • Leyla... Dizinin en hareketlisiyse sürekli kafası 'leyla' gibi dolaşan, mutlu, enerjik Leyla karakteri. Karaktere bakınca "Zaten Leyla'dan başka bir isim de verilemezmiş..." diyorsunuz. • Sarp... Leyla'nın oğlu olarak izlediğimiz Sarp ise adı gibi aşılması, ehlileştirilmesi zor bir çocuk. • Selim... Selim ise aslında aklı selim biri. İşinin başında, kendi düzeni var. Ada'yı içinde bulunduğu zor durumdan çekip çıkarmış ve düzenli hayatının bir parçası yapmayı başarabilmiş. • Ve Sevgi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/7/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Bu karakter ise çoğu izleyicinin kendini bulabildiği, sevgi dolu, iyi bir aşk ve sevgi peşinde olan biri. Onun olduğu sahnelerde konu bir şekilde hep sevgiye, mutluluğa geliyor. Gelelim şimdi oyunculuklara...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/43/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Tuba Büyüküstün gerçekten çok güzel. Her sahnede "Nasıl 40 yaşında ya?" diye iç geçirdim. Çok beğeniyorum fakat dizideki oyunculuğu her zamanki gibi biraz durağandı. Özellikle zihninde eski acı olayları canlandırdığı sahnelerde izleyici olarak ben çok etkilenirken onun çok etkilenmediğini fark ettim. Bu da modumu düşürdü açıkçası... Murat Boz'un oyunculuğunu ise ilginç şekilde çok ilerlemiş buldum. Çok mu iyi? Değil, fakat eski hallerine göre gayet başarılı denilebilir. Ayrıca dizideki cüretkâr sahneler de beni epey şaşırttı, kötü anlamda değil fakat sadece bir tık daha aşağıda bir şey bekliyordum sanırım. Şimdiii, gelelim sonuca...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/295/96/gecmis-balik-ayvalik-netflix-in-yeni-dizisi-zeytin-agaci-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Birçok kişi bana kızacak fakat bence bu dizi, 2 gündür sağda solda yazılıp çizildiği kadar 'kötü' bir yapım değil. Oyunculuklar sıkıntılı mı? Evet.. Güneşli havada, etrafa yağmayan yağmur sadece 2 kişinin üzerine yağarak saçma ve amatör bir görüntü oluşturdu mu? Evet... Ayvalık olarak gösterilen birçok yer aslında Çanakkale Assos/Behram Köy'e ait mi, evet... Fakat tüm bunların yanında, dizinin 'geçmişteki yüklerinden kurtulup yoluna devam et' mesajını anlamlı buluyorum. Değişen ve kesişen hayatlar, aşklar ve geçmiş... Bence bu dizi izlenebilecek kıvamda. 'İyi' demeye dilim varmasa da 'kötü' de diyemiyorum. Karar sizin... - - - - - -  • Zeytin Ağacı dizisi konusu gerçek mi? Dizideki karakterler ve hikaye uyarlama olsa da 'Zaman' ismindeki, 'Aile Dizilimi' konusuna değinerek ruhsal tedavi sunduğunu söyleyen kişi, birçok ünlünün de seanslarına gittiği gerçek birini konu alıyor.  • Dizi kaç bölüm? Zeytin Ağacı 2. sezon var mı? Dizinin ilk sezonu 8 bölüm olarak yayınlandı. 2. sezonun gelip gelmeyeceği ise şimdilik net değil ama bence büyük ihtimalle 2 hata 3 sezon gelecek. • Zeytin Ağacı oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tuba Büyüküstün, Murat Boz, Seda Bakan, Serkan Altunorak, Boncuk Yılmaz, Füsun Demirel, Rıza Kocaoğlu ve Fırat Tanış'ı izliyoruz. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
1
3 yıl
Alkışlıyoruz! Ünlü Oyuncu "Aamir Khan" İhtiyacı Olanlara Zekice Bir Taktik ile Yardım Etti!
Alkışlıyoruz! Ünlü Oyuncu "Aamir Khan" İhtiyacı Olanlara Zekice Bir Taktik ile Yardım Etti!
Hint sineması çok büyük ve renkli bir sektör. Günümüzde dünyanın konuştuğu bazı filmlerin orijinali Hint sinemasına ait. Fakat büyük bir kısmımız da fazla şarkılı türkülü olduğu gerekçesi ile Hint filmlerine biraz mesafeli duruyoruz. Fakat benim de epey önce sizlere tavsiye ettiğim şu ve şu film gibi nefis yapımlar, gerçekten de Hint sinemasına olan önyargıyı kırmaya yetiyor. İşte tüm dünyada bu önyargıyı kırmayı başaran, milyonlarca kişinin Hint filmlerine ısınmasını sağlayan yegane aktör ise "Aamir Khan"...  Ailece İzlemelik 19 Film Tavsiyesi İçin Tıkla! ► Her film için farklı bir imaja bürünen, Hint filmleri denince akla ilk gelen ve Bollywood'un Tom Hanks'i olarak adlandırılan bu güzel adam, geçtiğimiz günlerde çok güzel bir olaya imza attı. Herkesten gizli ve sessiz bir şekilde Koronavirüs nedeniyle zor durumda olan bir bölgeye yaptığı yardım ortaya çıktı ve çok büyük bir alkışı hak etti... Hadi gelin, bu şahane adamın imzasını attığı bu "zekice" hazırlanan yardım olayı neymiş, size biraz anlatayım.  Ünlü oyuncu, gizli bir yardım yapmak istiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/185/43/alkisliyoruz-unlu-oyuncu-aamir-khan-ihtiyaci-olanlara-zekice-bir-taktik-ile-yardim-etti-780x439.png[/RESIM]Çok göze batmadan, Koronavirüs nedeniyle zor günler geçiren kişilere yardım yapmak isteyen ünlü aktör, birçok ünlü ismin aksine farklı bir yardım yapmaya karar veriyor. Fakat yapacağı bu yardımın da fırsatçılara, ihtiyacı olmayan uyanıklara gitmesini istemiyor. Fakat yaptığı bu yardım, bir TikTok kullanıcısı tarafından sosyal medyada paylaşılıyor ve konu birden büyük bir ilgi topluyor... Peki Aamir Khan bu kadar dikkat çeken ne mi yapıyor? Devam... 1 Kilo un dağıtıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/185/75/alkisliyoruz-unlu-oyuncu-aamir-khan-ihtiyaci-olanlara-zekice-bir-taktik-ile-yardim-etti-780x439.png[/RESIM]"Nasıl yani?" dediğinizi duyar gibiyim... Evet, ünlü oyuncu yardım olarak 1 kilo un dağıtmaya karar veriyor. 1 kiloluk poşetlerdeki unları, Yeni Delhi'nin, Covid-19'un şiddetli bir şekilde vurduğu bir bölgesinde dağıtılmasını istiyor. Fakat poşetlerde sadece un yok... Ünlü oyuncu, yapacağı yardımın gerçekten ihtiyacı olanlara gitmesi için poşetlerin her birine 15.000 Rupi koyduruyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/185/94/alkisliyoruz-unlu-oyuncu-aamir-khan-ihtiyaci-olanlara-zekice-bir-taktik-ile-yardim-etti-780x439.png[/RESIM]Birçok kişi 1 kiloluk unları "Bununla ne yapayım?" diyerek almazken, gerçekten çok ama çok zor durumda olan insanlar ise evlerindeki kişi sayısı kadar poşet alıyorlar. Ve eve gelip baktıklarında görüyorlar ki, poşetlerin her birinin içinde de para var. İşte ünlü oyuncu, düşündüğü bu zekice taktik sayesinde yaptığı para yardımını gerçekten ihtiyacı olan kişilere ulaştırmayı başarıyor. Yardım, 1 kilo una bile ihtiyacı olan, gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor.  Bu arada her bir poşette 15.000 Rupi bulunuyor, bu da 1.375 Türk Lirası'na karşılık geliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/185/69/alkisliyoruz-unlu-oyuncu-aamir-khan-ihtiyaci-olanlara-zekice-bir-taktik-ile-yardim-etti-780x439.png[/RESIM]Bu hareketi ile bir kez daha gönlümü kazanan bu güzel adamı alkışlıyorum!  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
9.7b
1
5 yıl
İzleyin! Netflix İmzalı 2019 Yapımı "The King" | Detaylar ve İnceleme
İzleyin! Netflix İmzalı 2019 Yapımı "The King" | Detaylar ve İnceleme
Öncelikle Google'da "The King filmi konusu" veya "The King 2019 izle" gibi aramalardan sonra yolunuz buraya düşmüşse hemen söyleyeyim, burada görüp okuyacağınız şeyler SPOİLER içerebilir. Yani Netflix'in yeni, nefis filmi The King'i izlememişseniz önce filmi izlemeli, sonra buraya koşup gelmelisiniz. The King filmi detaylarına geçmeden önce, filmi izledikten sonra kaleme aldığım kısa ve öz tavsiyeye metnini okumak isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz. Eğer buraya "The King filmi izle" yazarak geldiyseniz de hemen aşağıdaki butona tıklayıp, üye girişi yaptıktan sonra sağ tarafta çıkan filmi izle butonuna tıklayarak The King filmini izleyebilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi Netflix imzalı 2019 yapımı The King filmi hakkındaki detaylara ve görüşlerime şöyle bir göz atalım.  (Filmi izlemeyenler yukarıdaki "Filme Git" butonuna tıklayabilir. İzleyenler de peşime takılıp aşağıya devam etsin çünkü bu nefis film hakkında şahane bilgilerim var) Film, Shakespeare'in eserlerinin bir araya getirilmesi ile oluşturuldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/55/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Filmin ilk oluşturulma süreci 2013 yıllarında başladı. Filmin temeli, William Shakespeare'in "Henriad" isimli eserine dayanıyor. Bu eserde birçok oyun bulunuyor. The King ise bu eserin içindeki hikaye ve karakterlerden oluşturuldu. Yani Shakespeare'in entrikalarla dolu eseri, müthiş bir orta çağ filmine dönüştü. İşte izlediğimiz The King'in temeli böyle köklü bir geçmişe dayanıyor.  Sıkı durun: Filmin yapımcısı "Brad Pitt"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/83/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin yönetmen koltuğunda David Michod otururken, filmin yapımcılığını da Brad Pitt ve Jeremy Kleiner'ın yapımcılık şirketi olan "Plan B Entertainment" yaptı.  Kralımız Henry'nin filmde evlendiği kız Johnny Depp'in kızı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/36/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]Evet, Henry'nin evlendiği kızın gerçek adı "Lily-Rose Depp" ve 20 yaşındaki bu kız, ünlü aktör Johnny Depp'in kızı. Size bir bilgi daha; Filmimizin başrolü yani genç kralı oynayan oyuncumuz Timothée Chalamet ile filmde evlendiği genç kız yani Lily Rose Depp" gerçekte de sevgililer. Şahane sahneler, şahane mekan ve kostümler ve şahane bir karakter gelişimi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/5/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Evet bu filmi özetlemem gerekirse, tam olarak bu; Şahane sahneler, şahane mekan ve kostüm seçimleri, şahane bir karakter gelişimi ve sonuç olarak şahane bir orta çağ filmi... Netflix gerçekten bu işin üstesinden gelmeyi başarmış. Öncelikle filmdeki genç kralın karakter değişimi mükemmele yakındı diyebilirim. Önce halkın içinde, izbe yerlerde kalıp, kadınlarla yatıp kalkması ve hemen sonrasında gelen bir ölüm ile saçlarını kestirip tahta oturması ve karakterinden hiç ödün vermeden kararlar alması gerçekten bu tarz filmlerinde görüp bayıldığım bir süreç. Bunun yanında baltayla infaz sahnesi de gerçekten başarılıydı. Sonlarda, yaşanan ihaneti öğrendiğinde bıçağı kafatasına sağlama sahnesi de benden alkışı kaptı diyebilirim. Tabi tüm bunların yanında mekan seçimleri ve kostümler de şahaneydi, takıldığım birkaç noktaya ise aşağıda değineceğim. Yalnız birkaç sorun da yok değildi tabi... 1. Neden kalkan görmedik? 2. Bir kral, nasıl düşman karargahına elini kolunu sallaya sallaya girebiliyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/24/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Filmde birkaç nokta da gözüme takılmadı değil tabi. Tamam her şey yerli yerindeydi fakat birebir dövüşülen bir çağda neden hiç kalkan görmedik? Ya da vardı da ben mi kaçırdım acaba? Pek sanmıyorum çünkü fark ettikten sonra epey dikkat ettim. Hadi bu cepte, diğeri de kralların birbirlerinin karargahına rahatça girebilmesi. Şimdi şöyle düşünün; Bir kral diğeriyle dövüşüyor ve ölen savaşı kaybediyor, yani böyle bir ortamın olduğu çağda, bir kral nasıl düşman karargahına tek başına gidip elini kolunu sallayarak girebilir? İşte bu kısım beni biraz rahatsız etti diyebilirim. Bunun haricinde takıldığım pek de bir detay yok aslında. Netflix gerçekten güzel işlere imza atmaya başladı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/129/87/izleyin-netflix-imzali-2019-yapimi-the-king-detaylar-ve-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Burada sizlere 2 yıldır düzenli olarak film tavsiye eden biri olarak söylemek istiyorum ki Netlix, son zamanlarda giderek iyi filmler yapmaya başladı. Bunu en net "Modunu Seç" köşemizdeki "Netlflix" kategorisine bakarak anlarsınız. Eskiden 2 ayda sadece 1 tane Netflix filmi tavsiye ediyordum, şimdilerde ise bu oran ayda 2-3 filme kadar yükseldi. Bu da Netflix'in yeni filmlerinin eskilere nazaran daha iyi olduğunu gösteriyor. Tavsiye ettiğim Netflix filmlerini görmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Netflix Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
14b
0
6 yıl
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
İşi Gücü Bırakıp İzlemeniz Gereken 12 YABANCI DİZİ Önerisi!
Yabancı diziler artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Artık herkesin bir baş ucu kitabı olduğu gibi mutlaka izlediği bir yabancı dizi de var. Pek çok kişi her gün Google'a girip "yabancı dizi önerisi" veya "dizi önerileri" gibi aramalar sonucu izleyecek iyi bir dizi önerisi arıyor. Ben de bugün sizlere her birini de izleyip beğendiğim yabancı dizileri tavsiye etmek istedim.
111b
0
4 yıl
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Ülkemiz, tarihinde çok fazla acı dolu olay yaşayan ve bu uğurda en çok kayıp veren ülkeler arasında. İşte tarihimizdeki en büyük acı olaylardan biri de, 67 yıl önce Çanakkale boğazında yaşanan Dumlupınar denizaltısı faciası... Çanakkale açıklarında, İsveç bandıralı bir şileple çarpışan denizaltımız batmış ve onlarca askerimiz bu kazada şehit olmuştu. İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi de bu acı olayı sinemaya aktarıyor. Hadi gelin Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi detaylarına, konusuna, oyuncu kadrosuna ve hüzün dolu geçmişine birlikte bakalım.  "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/59/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Evet, kaza olduktan sonra denizaltındaki askerler yüzeye bir şamandra göndererek yukarıdakiler ile temas kurmayı başarabilmişlerdi. Hattın su üstündeki ucundan ise, oksijenlerini tüketmemeleri için aşağıdakilere şunlar söyleniyordu; "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve bir müddet sigara içmeden bizden gelecek yönergeleri bekleyin".. Tabi bu uyarılar bir süre sonra durumun imkansızlığı netleşince anlamlarını değiştirecekti. Yine aynı telsizin ucundan aşağıdakilere, "Artık konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilir ve cigara içebilirsiniz" dendiği an tüm Türkiye'de acı bir feryat kopmuştu. Orada, aşağıdaydılar fakat milyonlarca kişi onları kurtararamıyorduk. Ve öyle de oldu. Oracıkta şehit oldular, hem de öyle çaresizce... İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, o şehitlerimize, ailelerine ve tüm Türk milletine armağan edilen bir eser olmak için yola çıkıyor. Filmin teknik kısımları için, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'den danışmanlık alındı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/66/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, gerçek ve etkileyici bir olayı konu aldığı için filmin tüm detayları ile gerçeğe en yakın şekilde olması gerekliydi. Bu yüzden film boyunca, Türkiye'de "Deniz" deyince akla ilk gelen isim olan, hatta "Mavi Vatan" tanımının da isim babası olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu film için tüm bilgilerini paylaştı ve danışmanlık verdi.  Filmin yönetmen koltuğunda Ayla, Müslüm ve Sarıkamış Çocukları filminin de yönetmeni olan "Can Ulkay" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/35/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosunu ise Mert Dikmen kaleme aldı.  Filmin oyuncu kadrosunda ise şu isimler bulunuyor; Farah Zeynep Abdullah[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/30/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ali Atay[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/60/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Uğur Güneş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/31/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İsmail Hacıoğlu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/43/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Murat Yıldırım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/1/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Taner Ölmez[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/37/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin müzikleri ise Muhteşem Yüzyıl ve Ayla gibi yapımlarda da imzası olan Fahir Atakoğlu'na emanet[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/12/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM] Tüm çalışmalar sonucunda kurtarılamayan aziz şehitlerimizin anısına hazırlanan Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filmi 17 Ocak 2020'de sinemalarda olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/40/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filminin yayınlanan ilk kısa fragmanını da aşağıdan izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=qURELuI1i_M[/VIDEO] Dipnot: Mustafa Uslu, son zamanlarda, Türkiye seyircisinin nabzını tutmayı iyi başarıyor. Ayla, Müslüm, Naim ve şimdi de Dumlupınar: Vatan Sağolsun filminin yapımcılığını üstlenerek, birçok kişinin eleştirdiği fakat benim desteklediğim bir şeyi yapıyor. Ülkemizin tam da içinde barındırdığı, birçoğumuzun bildiği o konuların sinemaya taşınmasına destek oluyor. E dolayısıyla insanlar da bu harekete tepki veriyor ve sinemaya gidiyor. Bu durum bir "prim" bile olsa, bu sayede milyonlarca kişi gerçekten iyi filmler izliyor. Hatta hiç sinemanın yolunu bilmeyenler bile film izliyor, aileler sosyal hayata karışıyor. O yüzden filmde emeği geçenleri kutluyorum. Ha bir de unutmadan, aslında filmin adının doğru yazılışı "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" fakat birçok resmi platformda "Sağolsun" şeklinde lanse edildiği için ben de ikisini birden kullanmak istedim.  Bu arada 2000 yılında gerçekten yaşanan bir patlama nedeniyle dibe çöken Rus denizaltısının içindeki askerleri konu alan bir Rus filmi tavsiyem de var, bu filmi de mutlaka izleyin derim; "Kursk"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/56/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.