İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

23 Mayıs 2020
21b
0 Yorum
İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

Sizler için geçmiş günlerde hazırladığım şu 5 dizi önerisi içeriğinden sonra pek çok "Kaan bunları izledik, başka dizi tavsiyen var mı?" tarzında geri dönüşler geldi. E hal böyle olunca ben de yeni bir dizi keşfine çıktım ve bu keşfin sonucunda size iyi bir dizi getirdim; "Derapages", yani bizdeki adıyla "Karanlık Kadrolar"... Öncelikle bu içeriğe "Karanlık Kadrolar dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse maalesef aradığınızı bulamayacaksınız. Fakat diziyi Netflix'ten izleyebilirsiniz.

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►

Fakat "Karanlık Kadrolar dizisi oyuncuları" ve "Karanlık Kadrolar konusu" gibi aramalar sonucu buradaysanız doğru yerdesiniz. Hadi gelin şimdi, 2020 yapımı bu Karanlık Kadrolar dizisine şöyle birlikte bir göz atalım ve konusunu inceleyip "Neden izlenir?" sorusuna cevap verelim! 

Öncelikle nedir bu Karanlık Kadrolar - Derapages dizisinin konusu?

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Dizimiz, yıllar boyunca İnsan Kaynakları pozisyonunda profesyonel bir şekilde çalışmış olan bir adamın yaşı nedeniyle işsiz kalmasından sonra yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kendini işsiz kalmanın psikolojik etkenleri ile boğuşurken buluyor ve küçük çaplı farklı ek işler yaparak geçinmeye çalışıyor. Bu süre zarfında da her yere iş başvurusu yapan adamımız, çok büyük bir şirketten olumlu bir geri dönüş alıyor ve kendini birden "karanlık" bir iş dünyasının içinde buluyor. 

Neden izlenir?

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Öncelikle ilk 3 bölümünü bir çırpıda, geri kalanını da 2 gün içinde sindire sindire izlediğim bir dizi oldu. Dizi önce işsiz kalan bir adamın yaşadığı buhranı, sonra iş bulma sürecini ve hemen arkasından da ekmeğin aslanın ağzında olduğu, mücadeleler ile dolu iş dünyasını konu alıyor. Bu yüzden izleyici olarak hiç sıkılmıyorsunuz, çünkü adım adım her evreye şahit oluyor, bir insanın içinde bulunduğu durumlara tek tek konuk oluyorsunuz. Diziyi Netflix'te keşfetmiştim ve gerçekten pek beklentim yoktu. Fakat hem temel aldığı konu, hem de akıllıca yazılan kurgusu beni şaşırtmayı ve burada size tavsiye edecek kadar yakalamayı başardı. Bir boşluk ayırın ve izleyin derim.

İşsiz kalmanın, bir insanda yarattığı psikolojik etkileri tüm çıplaklığıyla görüyoruz...

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Yukarıda da söylediğim gibi, dizi bize işsiz kalan bir insanın yaşadıklarını, çevresinde olanları, içine düştüğü çaresiz durumları bir bir yaşatıyor. Aslında 7'den 70'e hepimizin bildiği bir konu bu "işsizlik" belki de tam olarak da bu yüzden, bu dizi, diğer ülkelerden daha çok bizim ülkemizde dikkatleri çekebilir. Çünkü konunun alıcısı gerçekten çok fazla... İşsizlik gerçekten çok ağır etkileri olan bir evre bu dizi bu evreyi gerçekten başarılı bir şekilde işliyor.

Başrolde eski bir futbolcu, yönetmen ve yapımcı "Eric Cantona" tam anlamıyla döktürüyor!

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"
Dizimizin başrolünde izleyeceğiniz isim, karizması ve açık sözlülüğü ile bilinen ve 2002 yılında İngiliz Futbol Onur Listesi'nde açılış konuşması yapan eski futbolcu, yeni yönetmen-yapımcı "Eric Cantona"nın ta kendisi. Cantona, diziyi tam anlamıyla tek başına sırtlıyor. Bir bakıyorsunuz ailesini geçindirmeye çalışan babacan, mahçup bir adam, bir bakıyorsunuz tehlikeli planlar yapan zeki bir stratejist. Daha önce bir oyunculuğunu pek görmemiştim fakat bundan sonrasında yer alacağı yapımları ilgiyle takip edeceğim.

Dizinin oyuncu kadrosuna ve fragmanına da aşağıdan göz atabilirsiniz...

Dizinin oyuncu kadrosunda Eric Cantona, Suzanne Clément, Alex Lutz, Gustave Kervern ve Alice de Lencquesaing gibi isimler yer alıyor. Cantona'dan sonra, sarışın, kurnaz, akıllı ve umursamaz tavırlarıyla bir CEO'yu oynayan Alex Lutz'u da beğendiğimi söylemeden geçmeyeyim... 

- - - 

NOT: Dizinin başında "Gerçek Hikayeye Dayanmaktadır" gibi bir ibare göreceksiniz fakat diziyi izlerken "Yok artık bu da mı gerçek?" gibi tepkiler verebilirsiniz. İşte tam da bu yüzden sizi aydınlatmak isterim ki; Dizinin senaryosu tamamen gerçek değil. Yani bir bölümü gerçek fakat sonrası kurgu olarak baştan yaratılmış. Bu bilgiyi de vereyim ki tamamını gerçek havasında izlemeyin... E ben size daha ne yapayım...

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

Modunu Seç ►

İzlenir! Konusu ve Oyuncularıyla Nefis 2020 Dizisi: "Derapages - Karanlık Kadrolar"

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
derapages konusuderapages dizi konusuderapages dizisiderapages netflixkaranlık kadrolar konusukaranlık kadrolar dizisikaranlık kadrolar oyuncularıkaranlık kadrolar yorumkaranlık kadrolar netflixnetflix dizi önerilerigüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
11b
0
6 yıl
Kalbi Olan İzlemesin! Gerilim Dolu 6 İyi Korku Filmi Önerisi!
Kalbi Olan İzlemesin! Gerilim Dolu 6 İyi Korku Filmi Önerisi!
Tam 1 yıldır "Film önerisi olan var mı?" sorusuna cevap olabilmek için izleyip beğendiğim filmleri burada size tavsiye ediyorum. İzleyecek iyi bir film ararken değerli zamanınızı çöpe atmamanız için, modunuza göre hazırladığım kategoriler ile hemen filminizi seçip izlemeye koyulun istiyorum. Bu 1 yıllık süre zarfında da bana en çok gelen soru "Neden korku kategorin yok?" oldu... Çünkü etrafta eli yüzü düzgün, insanı gerim gerim geren ve yerinden zıplatan elle tutulur korku filmleri yok. Var ama kategorize edecek kadar çok değiller. Ben de bu yüzden, korkup irkildiğim filmleri "Gerileyim" kategorimde size tavsiye ediyorum. Bugün burada da o kategoriden seçtiğim bazı korku filmlerine bakacağız.  Hadi gelin şimdi, izlerken aniden sıçrayıp yanınızdaki kişinin kolunu sıkacağız o korku filmi önerilerine birlikte bakalım!  Bittiğinde "Oha!" Dedirten Filmler İçin Tıkla ► 1. İzlenmesi gereken korku filmleri listemizin ilk sırasında "As Above So Below", yani bizdeki adı ile "Derin Kabus" yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/56/63/kalbi-olan-izlemesin-gerilim-dolu-6-iyi-korku-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan konusu ne? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak film hakkında yazdığım kısa tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git ► 2. Korku filmleri listemizdeki ikinci sırada ise "Oculus", yani "Göz" bulunuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/56/31/kalbi-olan-izlemesin-gerilim-dolu-6-iyi-korku-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Geçmişte yaşadıkları olaylara son vermeye çalışan 2 kardeşin nefes kesen hayatta kalma mücadelesini izleyeceksiniz. Filme Git ► 3. Sıradaki korku filmi önerim ise "The Descent", yani "Cehenneme Bir Adım"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/56/42/kalbi-olan-izlemesin-gerilim-dolu-6-iyi-korku-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 6 maceracı kadının yaşadıkları gerilim ve korku dolu olayları konu alıyor. Filme Git ► 4. "High Tension", yani "Yüksek Tansiyon" filmi ise bir diğer gerilim-korku ögeleri bolca bulunan film önerim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/56/41/kalbi-olan-izlemesin-gerilim-dolu-6-iyi-korku-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Arkadaşına ders çalışmaya giden bir gencin yaşadıklarını konu alıyor bu filmimiz de... Gerilmek istiyorsanız mutlaka izleyin.  Filme Git ► 5. Korku filmleri listemizin sonuna doğru gelirken bizi "Veronica" filmi karşılıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/56/90/kalbi-olan-izlemesin-gerilim-dolu-6-iyi-korku-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Filmimiz, ruh çağırma konusunu işliyor ve hem gizemi hem de gerilimi ile izleyeni etkilemeyi başarıyor. Filme Git ► 6. Son önerim ise "Rec", yani "Ölüm Çığlığı" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/56/71/kalbi-olan-izlemesin-gerilim-dolu-6-iyi-korku-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Tamamı el kamerası ile çekilen, gerilim ve korku dolu bir film izleyeceksiniz. Eğer gece izliyorsanız, alacağınız haz 2 kat artacaktır.  Filme Git ► ● Bunlar kesmediyse buraya tıklayarak "Gerileyim" kategorime ışınlanabilirsiniz. ● "Moduma göre seçeyim" derseniz de buraya tıklayarak modunuza göre film önerisini anında bulabilirsiniz! 
75b
0
7 yıl
Netflix'in Yeni Filmi "Project Power" Olmuş mu? (Kısa ve Öz İnceleme)
Netflix'in Yeni Filmi "Project Power" Olmuş mu? (Kısa ve Öz İnceleme)
Biliyorsunuz izleyip, beğendiğim Netflix filmlerini sizlere şu kategoride tavsiye ediyorum. Bugün ise, Netflix'in yeni filmi "Project Power" ile karşınızdayım. Filmi az önce bitirdim ve hemen kolları sıvayıp sizler için, en azından birkaç dakikada okuyup kararınızı verebileceğiniz kısa ve öz bir Project Power incelemesi yazmak istedim.  YouTube'ta ÜCRETSİZ İzleyebileceğiniz 13 İyi Film! ►  Yani buraya "Project Power konusu" veya "Proje filmi yorumlar" gibi aramalar sonucu yolunuz düştüyse birazdan tam olarak aradığınızı bulabileceğinizi söylemek isterim. E hadi gelin şimdi Netflix'in son filmi Project Power filmi olmuş mu, izlenir mi, oyunculuklar, senaryo nasıl? hepsine birlikte göz atalım! Öncelikle nedir bu yeni Netflix filmi Project Power'ın konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/205/65/netflix-in-yeni-filmi-project-power-olmus-mu-kisa-ve-oz-inceleme-780x439.png[/RESIM]Şöyle düşünün; Doğada renk değiştirip kamufle olan, kopan uzvunu yeniden çıkarabilen ve vücut sıcaklığını binlerce dereceye kadar yükseltebilen birçok mucizevi hayvan bulunuyor. Ya içtiğiniz bir hap, sizi 5 dakikalığına bu güçlerden birine sahip biri yapsaydı?... İşte filmimizin konusu tam olarak bu. Tabi işin içine biraz da aksiyon ve entrikalar giriyor ve ortaya aksiyon-fantastik ve bilim kurgu türünde bir yapım çıkıyor.  Peki film olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/205/88/netflix-in-yeni-filmi-project-power-olmus-mu-kisa-ve-oz-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Az önce taze taze filmi izleyip, bitiren biri olarak söylemek istiyorum ki film maalesef olmamış. Gerçekten böyle şahane fikirler, kötü filmlere dönüşünce o kadar üzülüyorum ki, keşke hiç izlememiş olsaydım da başka bir yönetmen, başka bir ekip bu filmi tekrar çekseydi diyorum... Filmin sadece dikkat çekici-süper güçlü iyi bir fikri var, fakat ondan sonrası yok. Üstelik oyuncu kadrosunda da çok sevdiğim 2 oyuncu Joseph Gordon-Levitt ve Jamie Foxx olmasına rağmen... "Kaan neden beğenmedin? Hangi noktaları kötüydü sence?" diyenler için aşağıda daha kapsamlı ve SPOİLER içeren bir paragraf yazacağım, Netflix'te izlenecek iyi filmler arıyorsanız da şu listem size ilaç gibi gelecektir, bir bakın derim. Kapsamlı inceleme bolca SPOİLER içereceği için bundan sonrası filmi izlememiş olanlar için tat kaçırabilir, uyaralım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/205/3/netflix-in-yeni-filmi-project-power-olmus-mu-kisa-ve-oz-inceleme-780x439.png[/RESIM]Şimdi size mümkün olduğunca kısa bir şekilde bu filmi neden beğenemediğimi anlatacağım. - Elinde şahane mi şahane bir fikir var, önünde her izleyeni etkilemeyi başarabilmiş bir "hap" filmi Limitless ve oyuncu kadronda 2 nefis oyuncu var ve sen üç milyar yedi yüz elli milyon parayı ne yaptın?! Haftalar önce izleyip, beğenip sizlere de burada tavsiye ettiğim yine Netflix yapımı The Old Guard filmini hatırlayın. Hatta ondan bir önceki Netflix filmi Extraction'ı... İkisi de gayet elle tutulur bir senaryo ve ortalamanın üzerinde aksiyon-vurdulu kırdılı sahneler içeriyordu. Project Power'da ise filmdeki en büyük dövüş sahnesini NET olarak göremiyoruz bile... Evet şaka değil. Jamie abimiz gizli bir mekanı basıyor ve içerideki onlarca kişiyle dövüşmeye başlıyor ve o da ne? Bir bakıyoruz kamera mekandaki büyük tankın içine girmiş, oradan çekim yapıyor. Tabi doğal olarak tüm sahneleri flu bir şekilde izliyoruz. Hiçbir şey anlamadan birden fırtınadan sonraki sessizlikte açıyoruz gözümüzü ve Jamie abimizin herkesi indirdiğini görüyoruz. Bakın bu saçmalıktır, işi geçiştirmektir. "Biz iyi bir dövüş sahnesi çekemiyoruz, bu şekilde flu olarak açıklarımızı gizlemeye çalıştık" demektir. Bu bir nevi seyirciyle alay etmektir. Zaten filmin elle tutulur bir senaryosu, temelinde yatan iyi bir hikayesi yok, bir de böyle ucuz numaralar görmek izleyicinin tadını iyice kaçırıyor.  - Joseph Gordon gibi iyi bir oyuncunun bile ne yaptığını anlayamadık. Rap söyleyen genç kızımız sadece zaten dağınık olan konuyu daha da dağıttı. Yani film bitti ve elle tutulur hiçbir şey kalmadı, damakta tat bırakmadı. Kısacası üzdü. Eğer "özel güçlü", daha derli toplu bir film arıyorsanız şu tavsiyeme bir göz atabilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
6 yıl
Bir Gecede Bitirin! 4 Bölümlük Çarpıcı Netflix Dizi Tavsiyesi: "Unorthodox"
Bir Gecede Bitirin! 4 Bölümlük Çarpıcı Netflix Dizi Tavsiyesi: "Unorthodox"
Size burada 1 ay önce tavsiye ettiğim şu Netflix dizisi sonrasında izleyecek yeni bir dizi ararken dün gece karşıma Netflix imzalı "Unorthodox" dizisi çıktı. Hiç hakkında araştırma bile yapmadan hemen kaptırdım kendimi ve 4 saatin sonunda gerçekten çok etkilenmiştim. Bu yüzden bu sabah sıvadım kolları ve sizlere bu Netflix'in yeni gözdesi Unorthodox dizisi "İzlenir mi?", "Konusu ne?", "Nasıl bir dizi?" gibi sorulara cevap vermek ve bu diziyi size tavsiye etmek istedim.  The Platform Filmi Benzeri Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle buraya "Unorthodox dizisi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınızı burada bulamayacağınızın haberini peşin peşin vermek istiyorum. Dizi şu an Netflix'te yayında ve hemen buraya tıklayarak diziyi izlemeye koyulabilirsiniz. İzlemeden önce Unorthodox dizisi hakkında detaylara göz atmak isteyenler ise benimle birlikte aşağıya devam edebilir. Hadi gelin şimdi, bu haftanın Netflix dizi önerisi Unorthodox'a birlikte göz atalım. Öncelikle nedir bu Netflix yapımı Unorthodox dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/82/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Netflix imzalı bu mini dizimiz, New York'un bir bölgesindeki Yahudi Topluluğu içinde doğup, büyüyen 19 yaşındaki bir kızın yaşadıklarını konu alıyor. Genç kız, kendini bir türlü o dünyaya ait hissedemiyor ve hayatın önüne getirdiği zor yollardan birini seçmesi gerekiyor. İşte dizi de, Esty ismindeki bu genç kızın, kendini bulmak için çıktığı cesaret dolu yolculuğu konu alıyor. Baskılar altında yaşamakta zorlanan ve bir yerde canına tak ederek radikal bir karar alıp hayatını değiştirmeye çalışan genç bir kadının çarpıcı hikayesini izleyeceksiniz. Üstelik bu dizide izleyeceklerinizin, gerçek anılardan yola çıkılarak yazıldığını da hatırlatmak isterim. Beni etkilemeyi başardı fakat; Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/7/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Eğer içinizde bir yerlerde, dilediğiniz hayatı yaşayamadığınız düşüncesi varsa, mutlaka bu diziyi izleyin derim. Çünkü dizi, içindeki sese kulak veren bir genç kızın çok zor bir karar alıp hayatını değiştirmek için adım atmasını konu alıyor. İzleyin, çünkü hepimiz yer yer bu zor kararlar ile karşı karşıya kalıyoruz ve ne yazık ki çoğumuz, sadece düzenimizin bozulmaması için, o zor kararları bir türlü alamıyoruz. Korkuyoruz, geleceğimizden endişe duyuyoruz ve bir türlü cesaret edemiyoruz. İşte bu dizi, içinizdeki bu sönmek üzere olan cesareti biraz daha körükleyebilir. Hem sadece 4 bölüm. En kötü bir akşamınızı feda etmiş olursunuz, fakat dizi ilginizi çekerse, alacağınız kararlar karşısında bir gece ne ki?... Nacizane bir uyarı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/39/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan ama bu dizi böyleymiş..." gibi cümlelerle gelmemeniz için bu uyarıyı yapmak istiyorum. Dizimiz, dini bir cemaati ve cemaatin geleneklerini, kurallarını ve atmosferini yansıttığı için durgun, sakin ve gerçek bir şekilde ilerliyor. Yani gerilim dolu, ya da aksiyonu bol bir şeyler izleme beklentiniz varsa üzülürsünüz. Eğer "din" konuları pek beni çekmiyor derseniz hiç bu diziye başlamayın derim, çünkü muhtemelen daha ilk bölümde telefonunuzu elinize alıp Instagram'da (Bu arada bizi Instagram'da takip edebilirsiniz) takılmaya başlayacaksınız. Ayrıca dizimizde bazı açık sahneler de mevcut uyarayım da sonradan kulağımı çınlatmayın. Başrolümüz "Shira Haas" şahane bir oyunculuk sergiliyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/177/19/bir-gecede-bitirin-4-bolumluk-carpici-netflix-dizi-tavsiyesi-unorthodox-780x439.jpg[/RESIM]Diziyi bitirdikten sonra ilk işim, başroldeki genç kızın yani Esty'nin gerçek yaşına bakmak oldu. Meğer 24 yaşındaki Shira Haas, Esty karakterine hayat veriyormuş. Muhtemelen siz de benim gibi diziyi izledikten sonra bir de Shira Haas'ın boyunu merak edeceksiniz, o yüzden hemen aydınlatayım; Kendisi 1,52 boyundaymış. Ayrıca günlerden 4 Nisan 2020, kendisinin Instagram hesabına baktığımda 77 Bin takipçisi olduğunu görüyorum. Siz bu içeriği ne zaman okursunuz bilemiyorum ama bu cümlelerimi okuduğunuzda buraya tıklayarak kendisinin profiline göz atın ve güncel takipçi sayısını da görün. Böylece kendisinin Unorthodox dizisi ile birlikte takipçi sayısında ne kadar bir artış olduğunu da size gösterebilirim.  Ayrıca aklınızda "Unorthodox ne demek?" gibi bir sorunun oluştuğunu da düşünüyor ve bu soru işaretini gidermek istiyorum. Unorthodox; Geleneklere uymayan, sıra dışı, kuralların dışında anlamına geliyor. ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
32b
2
6 yıl
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Şah Mat! Netflix'in 'Satranç' Konulu Yeni Dizisi: The Queen's Gambit
Karşınıza daha henüz 3 gün önce burada şu Netflix dizi önerisi ile çıkmışken bugün yeni bir tavsiye ile karşınızdayım... Sizi bilmem ama ben çocukluğumdan beri satranç'a bayılıyorum. İşte Netflix'in yeni dizisi "The Queen's Gambit" de yıllar önce babamla karşılıklı oynayarak başladığım bu nefis oyunu konu alıyor. En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla ►  Netflix'te yayınlanacağı günü iple çektiğim The Queen's Gambit dizisi geçtiğimiz günlerde yayınlandı ve tabi hemen 1 günde silip süpürdüm. Burada sizlere de tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi The Queen's Gambit konusu nasıl, izlenir mi, oyuncuları kimler, bunlara bir bakalım. "Kaan bu 7 bölümlük The Queen's Gambit dizisi sence nasıl? İzlenir mi?" sorularınıza geçmeden önce dizinin konusundan bahsedelim[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/23/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, 1950'li yıllarda ailesini kaybettikten sonra yetimhaneye verilen ve burada büyüyen bir kızı konu alıyor. Hüzünlü ve yalnız hisseden ufaklığımız okulun hademesinin satranç oynadığını görünce uzaktan uzaktan onu kesmeye başlıyor ve satranca olan ilgisi de bu şekilde gelişiyor. İşte dizi boyunca da bu küçük kızın, yetişkin bir kadın olana kadar satranç dolu dünyasındaki olup bitenleri izliyoruz.  Peki The Queen's Gambit dizisi olmuş mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/69/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Bu dizi için gönül rahatlığıyla "olmuş" diyebilirim. Dizi şahane bir dönemde geçiyor ve hem kıyafetleri, hem dekorlar ve hem de dönemin renkleriyle o yılları çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Oyunculuklar çok iyi ve hiç sıkmıyor. Özellikle Split filmindeki oyunculuğu ile de hatırladığımız Anya Taylor-Joy, rolünün hakkını veriyor. Dizi, uzun zamandır Netflix'te izlediğim ve her şeyi yerli yerinde olan en başarılı dizi diyebilirim.  Hiç Satranç bilmeyenler de zevk alabilir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/9/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Dizi tamamen satranç üzerine kurulu olmasına rağmen asla seyircisinden satranç bilmesini istemiyor. Oyundaki teknik detaylardan çok, başrolümüzün o oyun oynanırken yaşadıklarına odaklanıyor. Ha ama satranç biliyorsanız da oynanan oyunlara dikkat kesilerek bazı şahane hareketleri de daha iyi anlayabilirsiniz tabi. Satrancı hiç bilmeyenler ise "At 'L' şeklinde, Fil çarpraz ve Kale de düz gider" bilgisiyle diziden fazlasıyla keyif alabilir.  Dizinin oyuncu kadrosu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/223/68/sah-mat-netflix-in-satranc-konulu-yeni-dizisi-the-queen-s-gambit-780x439.png[/RESIM]Başrolümüzde Anya Taylor-Joy, yan rollerde ise Thomas Brodie-Sangster, Harry Melling ve Marcin Dorocinski yer alıyor. Rus 'Borgov' karakterini oynayan Dorocinski'nin oyunculuğu da gerçkten izlemeye değer.  Son olarak; The Queen's Gambit ne demek? diyecek olursanız da, bunun bir satranç oyunu açılışı olduğunu, satrançta birçok farklı kombinasyonda açılış şekillerinin olduğunu ve The Queen's Gambit'in de bunlardan yalnızca biri olduğunu size söylemek isterim. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
8
5 yıl
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Sahnesinden Geçeni Milyonlara Duyuran Nefis Gizli Ev Konserleri: Sofar Sounds
Bugün sizi müthiş bir organizasyon ile tanıştırmak istiyorum; "Sofar Sounds"... Hadi şimdi gelin, bu nefis organizasyona şöyle bir göz atalım!  Peki nedir bu Sofar Sounds? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/68/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Şimdi şöyle düşünün: Ya sanatçılar bir evin salonunda çalıp söyleseydi ve kavga, gürültü olmadan müthiş bir sessizlikte müziğe doyabilseydiniz? Nasıl olurdu? Süper değil mi? Heh işte şimdi bu fikrin gerçekten de var olduğunu düşünün... İşte size Sofar Sounds!  İçinde İstanbul'un da olduğu, dünyada 200'ün üzerindeki şehirde yapılıyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/22/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Dünya üzerindeki birçok şehirde bulunan bu konsept, sanatçının duyulup, görülemediği kalabalık konserlerden bıkanlara ilaç gibi geliyor. Birkaç yıldır İstanbul'da da aktif olarak yapılıyor ve özellikle gençler tarafından çok seviliyor. Peki sistem nasıl işliyor? Bir ücret var mı?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/6/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle bu konserler tamamen ücretsiz. Başvurunuzu yapıyorsunuz ve konser gününden sadece 1 gün önce kura çekiliyor ve otomatik olarak seçilen kişilere konserin nerede olacağı ve hangi sanatçıların katılacağı hakkında bir mail gidiyor. Benim şahsen duyup, gördüğüm kadarıyla bu konserlere İstanbul'da 3 bin kadar başvuru geliyor. Fakat bir evin salonu ne kadar kişi alabilir ki? O yüzden de en fazla 50-60 kişi seçilebiliyor. Yani seçilenler gerçekten şanslı olanlar... Ayrıca eviniz geniş ise siz de ev sahipliği yapmak için Sofar'a başvuruda bulunabiliyorsunuz. Salonunuzda bir konser verilecek, düşünsenize! Çok çılgınca değil mi ama... Sofar'ı özel kılan şey ne?  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/12/69/sahnesinden-geceni-milyonlara-duyuran-nefis-gizli-ev-konserleri-sofar-sounds-780x439.jpg[/RESIM]Güleceksiniz belki ama benim için bu organizasyonu en kaliteli kılan şey (tabi yapılan müzikten sonra) dinleyicilerin telefonlarını kullanmalarının yasak olması. Yani yasak demeyelim de, salonun ortasında yere oturmuş müziğinizi dinlerken telefon kullanmak Sofar konseptinde yok. Yine aynı zamanda bir şeyler yememek ve konuşmamak da kurallardan. Yani Sofar, sizden sadece müziğe odaklanmanızı istiyor. Ayrıca Sofar sahnesinde sadece kendi şarkısı olan sanatçılar yer alıyor. İşte benim "Sofar Sounds İstanbul" konserleri sayesinde keşfettiğim ve şimdi milyonlarca kişinin dinleyip, bildiği o nefis sanatçılar;   1. Şimdilerde milyonlara seslenen "Kalben"... [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=av12BTEj5iU[/VIDEO] Kalben'i ilk keşfettiğimde dayanamamış ve kendisini Facebook üzerinden eklemiş ve mesaj atıp şarkısının akorlarını istemiştim. O da bir yaz akşamı hiç üşenmeden akorları bana yazıp yollamıştı. Tabi sonra çok fazla duyulunca hesabını kapatıp bir Facebook sayfası ile devam etti ve şimdi bence tam da istediği yerde. Kararlı, başarılı ve çok naif biri. 2. Ufuk Beydemir [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=CI-mSNugAfM[/VIDEO] "Ay Tenli Kadın" şarkısı ile beni benden alan bir diğer sanatçı. 3. Merve Çalkan [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QE26NDkBcUE[/VIDEO] "Yanılır" şarkısı beni her dinleyişimde başka diyarlara götürüyor. İlginç ve müthiş. 4. Ah Güler Özince [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5VSGRU7Uv8[/VIDEO] Söylediği "Merkür Retrosu" ile beni benden alan bir diğer şahane sanatçı. 5. Simge Pınar [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=HSagelVvGlI[/VIDEO] Duyduğum en güzel melodilerden birini mırıldanan temiz yüzlü muhteşem genç. 6. Deniz Tekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=x_VGunLPukk[/VIDEO] Aslında Deniz ile farklı bir bağımız var. Facebook'un Facebook olduğu yıllarda Deniz ile takipleşmiş hatta ekleşmiştik. Sonraları Sofar ile o uçtu gitti tabi fakat hala Twitter'dan takipleşiriz. Yükselişinin evladı mezun olan baba gururuyla izlediğim yegane sanatçılardandır kendisi. Tiz sesi ile sizi alır götürür.  7. Sedef Sebüktekin [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tas5AEqnmuk[/VIDEO] Gözümü kapatıp dinlediğimde içimde bir şeyleri kıpır kıpır yapan nefis ses!  8. Cihan Mürtezaoğlu [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9XDNG9pGMRQ[/VIDEO] Her dinleyişte aynı etkiyi bırakan şarkılar çok azdır. Bu yüzden "Sarı Söz" çok nadir şarkılardan.  9. Selin Sümbültepe [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=B4lYtRCn06E[/VIDEO] Biraz hüzünlü, biraz kasvetli fakat şahane bir şarkının yaratıcısı... Ses rengi nefis sanatçı! 10. Can Kazaz [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=VPqZik2IWPo[/VIDEO] "Nereye Gidiyoruz" parçasının hareketli ritmi ile dinleyenin içini enerji dolduruyor!  Bonus: Mirkelam da Sofar sahnesindeydi!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Yl2Tb7uFZ4Y[/VIDEO]   Siz de bu güzel hareketi buraya tıklayarak takip edebilirsiniz!      
8.2b
0
8 yıl
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
The Terror: Herkesin Gözden Kaçırdığı Nefis Bir KORKU-GERİLİM Dizisi!
Netflix, BluTV ve Amazon Prime falan derken neredeyse bu platformlar dışında diziler izlemeyi unuttuk. İşte "The Terror" de bu gerçeği tokat gibi yüzüme çarpan bir dizi oldu. İzlemeden önce hemen kolları sıvayıp the terror konusu, the terror korku mu ve terror dizisi izlenir mi gibi Google aramaları yaptığım bu dizi, beni sonunda mutlu etmeyi başardı. 12 İyi Yabancı Dizi Tavsiyesi! ►  Muhtemelen birçok kişi de hemen Google'a girip bu aramaları yapmış ya da yakında yapacaktır. Çünkü The Terror pek bilinen bir dizi değil. Bunun nedeni de hemen yukarıda söylediğim gibi popüler platformların dışında bir yapım olduğu için maalesef. Hadi gelin şimdi size the terror dizisi hakkında izlemeden göz atmanızı istediğim o dikkat çekici bilgilerden vereyim ve şöyle kısaca diziden bir bahsedeyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu The Terror dizisinin konusu? ona bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/97/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]The Terror, gerçek, yaşanmış bir konuyu işleyen bir dizi. Dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yeni bir rota arayışına çıkan Erebus ve Terror adlı 2 geminin hikayesini konu alıyor. Fakat asla geri dönemeyen bu 2 büyük gemiden biri 2014, diğeri de 2016 yılında bulundu. Ünlü yazar Dan Simmons da 2007 yılında bu konuyla ilgili bir roman yazdı. İşte The Terror dizisi de günümüzden çok önce yaşanan bu trajik olayı bize aktarıyor. Biraz korku, bolca gizem ve kasvetli bir atmosfer...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/37/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, yukarıda bahsettiğim 2 geminin içindeki onlarca mürettebatın yaşadıklarını öyle gerçek, öyle gizemli ve ürkütücü bir şekilde konu alıyor ki, güneşin doğmadığı, her yerin buzla kaplandığı, izlerken bile nezle olabileceğiniz bir ortamı bize müthiş bir şekilde yansıtıyor. İzlerken grip olabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/52/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin ortamı öyle soğuk ve öyle kasvetli ki, izleyeni daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Sürekli olarak "Ben olsam ne yapardım?" deyip kendinizi oradaki insanların yerine koymaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki, evde otururken dışarıda buz gibi bir kar fırtınası olduğunu hayal etmeye başlıyorsunuz... Şöyle iyi bir bitki çayıyla izleyin derim, grip olmayın şimdi durup dururken... Tam 129 kişinin, buzullarda verdiği mücadeleyi izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/279/69/the-terror-herkesin-gozden-kacirdigi-nefis-bir-korku-gerilim-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gemilerin enkazında yapılan araştırmalar sonucunda çekildiği için, izlediğiniz tüm detaylar aslında gerçek hikayeyi yansıtıyor. Ne görüyorsanız gerçekten de onun olmuş ihtimali %80'in üzerinde. Tam 129 kişi, buz gibi bir havada ne yer, ne içer, nasıl uyur, nasıl ısınır... işte tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa kalıyoruz dizi boyunca. Üstelik bu kadar da değil, bazı gizemli olaylar da bu açıklanamayan gerçek hikaye için "Acaba böyle olmuş olabilir mi?" diye bakılmasını sağlıyor. - - - - - -  Özet: Korkudan çok ürkütücü bir dizi The Terror. Psikolojik olarak izleyenini çok fazla etkiliyor. İzleyicisini bu denli içine almayı başaran dizi çok az diyebilirim. Üstelik oyunculuklar da gerçekten çok başarılı. 1 sahnede diyaloğu olan adam bile çok iyi bir oyuncu yani öyle düşünün... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bir atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. - - - - - -  • The Terror dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi AMC yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terror dizisi gerçek mi? Evet dizi yıllar önce yaşanan olayları konu alıyor. Eğer konu hakkında biraz araştırma yaparsanız dizinin gerçek bir olayı işlediğini görebilirsiniz.  • The Terror kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 10 bölüm ve her bir bölüm ortalama 40-60 dakikadan oluşuyor. Yine dizinin 2. sezonu da mevcut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
2
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.