The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!

23 Eylül 2023
12b
0 Yorum
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!

Uzay yarışı... Bu tabiri yıllar boyunca hepimiz duyduk. Sovyetler Birliği ve ABD arasında başlayan bu yarış ile insanoğlu uzayda ilkleri yaşadı. Her ne kadar artık Rusya ve ABD arasında bir uzay yarışı olmadığı söylense de, bu film yani 2023 yapımı The Challenge filmi, bu yarışın son ve en iyi örneği... Çünkü The Challenge ismindeki bu Rus filmi, uzayda çekilen ilk film oldu.

Filme Git ► 

Hadi gelin şimdi the challenge filmi konusu, oyuncuları ve detaylarına birlikte göz atalım ve uzayda çekilen ilk film olma özelliği taşıyan The Challenge filmine şöyle bir yakından bakalım...

2023 yapımı The Challenge, diğer adıyla Vyzov filmi neyi konu alıyor, önce ona bir bakalım...

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Film, içinde tüm dünya ülkelerinden kozmonotların bulunabildiği, sürekli dünya yörüngesi etrafından dönen Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) içinde yaşanan bir kazayı ve sonrasında atılan adımları konu alıyor. Rus kozmonot, akciğerinden yara alınca, durumu giderek kötüleşiyor ve atmosferin yoğun basıncını geçemeyecek halde olduğu için birden 'Ya buradan bir doktoru oraya göndersek?' fikri oluşuyor ve sonrasında da film bu süreçte ilerliyor.

Uzayda çekilen ilk film bu!

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
2023'ün başında, NASA iş birliğiyle uzayda Tom Cruise başrollü bir filmin çekileceği duyurulmuştu. Amerika bu haberi tüm dünyaya pazarlamaya çalışırken Rusya çoktan bu filmin çekimlerine başlamıştı bile... Tom Cruise başrollü yeni projeden başka hiç haber gelmedi, fakat Rusya kolları sıvadı ve bu işten alnının akıyla çıktı. Sonuç olarak da The Challenge filmi artık dünyanın, gerçekten de uzayda çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu!

Ekip, filmin çekimi için uzayda 12 gün geçirdi!

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Ekip diyorum ama uzaya giden her 1 gram bir ağrılık bile büyük maaliyetler çıkardığı için başrol oyuncumuz Yulia Peresild ve filmin yönetmeni Klim Shipenko, 5 Ekim 2021'de uzaya gidiyor ve 12 gün sonra, tüm çekimleri yapmış halde tekrar geri dönüyorlar. İşte film de bu görüntülerden oluşuyor.

"Kaan onu bunu boşver, senin filmle ilgili yorumun nasıl?" diyorsanız da anlatayım...

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Filmin süresi 2 saat 45 dakika... Fakat bu süre beni hiç rahatsız etmedi. Özellikle benim gibi 'uzay' temalı yapımları sevenlerdenseniz, bu filmde göreceğiniz gerçek görüntüler ve alacağınız iyi bilgiler sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Gravity, Moon gibi uzayda geçen pek çok film izledik fakat hepsi de görsel efektler ile yaratılmış yapımlardı. Fakat bu Rus filmi, gerçekten de uzaydan görüntüleri bize gösteriyor... Sadece Rus filmi olduğu için bazen o duygu yoğunluğunu tam göremiyoruz ama bence bu film gayet iyi bir uzay filmi. Ben epey başarılı buldum diyebilirim.

Tatlı bir detay daha...

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Rusya, Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) programından 2024 yılında ayrılacaklarını açıklamıştı. Yani artık yörüngedeki bu istasyona Rus kozmonotlar gitmeyecek. Film de bu yılın yani 2023'ün sonunda vizyona girince aslında Rusya, çok anlamlı bir mesaj vermiş oldu. Putin, filmin galasında; "Tüm dünyada, uzayda bizden başka film çekebilen bir ülke daha yok. Bu konuda da birinci olduk" diyerek iğneleyici bir açıklama yaptı. Ki bilindiği gibi insanoğlunun uzaydaki birçok ilki Sovyetler tarafından başarılmıştı... Şimdi programdan da çıkacakları için, konuyu zirvede bıraktılar diyebiliriz. 

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!

Modunu Seç ►

The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the challenge filmithe challenge filmi konusuthe challenge filmi yorumthe challenge konusuuzay filmleriuzayda çekilen ilk filmnyzov filmirusya uzay filmiuzayda ilk film
EN AKTİF ÜYELER
Para Kazanma Konulu 8 GİRİŞİMCİLİK Filmi!
Para Kazanma Konulu 8 GİRİŞİMCİLİK Filmi!
Para kazanma konulu filmler, kitaplar, belgeseller ve dahası hep çok popüler olmuştur. İyi motivasyonlar filmleri de gerçekten finansal yönden başarılı stratejiler uygulamanızı sağlayabilir, fakat bu filmler neler? Girişimcilik temalı, para kazanma konulu o filmleri gelin bugün burada birlikte şöyle bir inceleyelim. Birazdan size tavsiye edeceğim para kazanma filmleri, gerçekten özellikle 'yeni bir iş kurma' sürecinde size büyük destek sağlayabilir. Hadi gelin şimdi o para kazanma temalı, girişimcilik filmlerine bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=2YRFd8aqX9g[/VIDEO] 1. Listemin ilk sırasında Founder yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/39/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]2016 yapımı bu nefis film; tüm filmi sırtlayan başrolümüzün şahane oyunculuğu, tüm dünyanın görüp, bildiği dev bi markanın doğuş süreci ve sonrasında yaşananlarla beni gerçekten çok iyi bi yerden yakalamayı başardı.. Filmimiz, her gün dünya nüfusunun %1'ini doyuran dev marka Mc. Donalds'ın kuruluşunu konu alıyor. Hırslı, tuttuğunu koparan, kafası sürekli girişimciliğe çalışan bi satış görevlimiz var. Bi de yeni nesil bi fast food restoranı kuran 2 başarılı kardeşimiz.. Hırslı adamımız insanların akın ettiği bu yeni nesil restoran fikrine hayran kalıyor ve diyor ki "Bunu geliştirelim" ve işte size Mc. Donalds! Kaçırmayın. Filme Git ►  2. Moneyball[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/58/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Brad Pitt başrollü "Moneyball" ya da bizdeki adıyla "Kazanma Sanatı" ismindeki bu 2011 filmi, içine sporu da katan başarılı ve bi hayli dolu bi film bana göre.. Şimdiii bi beyzbol takımımız var, bi de bu takımın başındaki isim olan zeki ve yenilikçi adamımız ki kendisi "Brad Pitt"... Bu zeki adam, tüm beyzbol sektörüne bu işin daha ucuza ve daha iyi şekilde yapılabileceğini göstermek istiyor ve işte film boyunca da bu akıllı adamın marifetlerini izliyoruz... Öncelikle dediğim gibi atraksiyonlu ya da gerilimli bi şeyler arıyorsanız yanlış yerdesiniz çünkü 2 saatlik bu film, diyaloglar ve spor sektörü üzerine ilerliyor.. Karar sizin. Filme Git ►  3. Pad Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/69/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Eşini seven ve girişimci bi ruha sahip bi adamı konu alıyor filmimiz. Kendisi, 1 milyar nüfuslu Hindistan'daki çoğu kadının, pahalı olması nedeniyle özel gününde Ped kulanmadığını, kullanamadığını fark ediyor ve bu konuyu önce eşine, sonra da ailesine açıyor. Fakat adı "sapığa" kadar çıkıyor... İşte böyle zor bi kültürün, ortamın tam ortasında birçok engel ile mücadele etmeye çalışan bi adamın hikayesini izleyeceksiniz. Film gerçekten beni kazanmayı başardı. Bana "Bunca zamandır nasıl izlememişim?" dedirten filmleri çok seviyorum. İşte bu film de onlardan biri oldu... Yer yer duygulanıp, yer yer de gülümsedim. Eğer Hint filmlerine ön yargınız varsa beni dinleyin ve bu filmi hemen şimdi izleyin. Filme Git ►  4. Dumb Money[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/77/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Film, 2021'de, dünyanın en büyük forumlarından biri olan Reddit'te alevlenerek büyüyen bi 'finans' olayını eğlenceli bi şekilde konu alıyor. İnternetten yatırım ve finans üzerine canlı yayınlar yapan bi gencimiz var. Kendisi, ilginç şekilde yükseleceğini tahmin ettiği bi hisseye yatırım yapıyor ve bunu da günden güne takipçileriyle paylaşıyor. Forumda kendisine de destek bulunca, işler birden zengin yatırımcılara karşı 'fakir ama zeki' gençlerin savaşına dönüyor ve dünya borsa tarihinde eşine az rastlanan ve adına "Game Stop Vakası" denilen olay da böylece yaşanıyor... Böyle gerçek, milyon dolarların el değiştirdiği bi olay anca bu kadar keyifli bi şekilde anlatılabilirdi. Kaçırmayın. Filme Git ►  5. Joy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/35/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolünü Jennifer Lawrence ve yan rollerini de De Niro amcamız ile Bradley Cooper abimizin paylaştığı 2 saatlik "Joy" ismindeki bu film, bence çok başarılı bi girişimcilik filmi..  Filmimiz, gerçek bi hikayeyi konu alıyor aslında. Hayal gücü geniş, icat bulma konusunda zeki bi kadın, hayat koşturmacası ve sürekli "Yapamazsın" diyen aile bireyleri ile mücadele ediyor ve bi şeyler başarmak istiyor. İcat ettiği bi temizlik aleti de onun bu yoldaki amacı oluyor ve kapı kapı gezip ürününe yatırımcı arıyor. İşte filmimiz de bu şahane süreci konu alıyor ve biz de gaza getiren bi başarı öyküsü izliyoruz. Filme Git ►  6. Tetris[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/4/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu, konusu adından da anlaşılabilen film, dünyanın en popüler video oyunlarından biri olan meşhur Tetris'in kodlarının nasıl yazıldığından, nasıl milyonlarca kişinin eline, evine ulaştığına kadarki tüm macerasını bize aktarıyor... Dünyanın en ünlü oyun tasarımcılarından biri olan girişimci Henk Rogers'ın 1988 yılında Tetris'i keşfetmesiyle başlayan macera, tehlikeli ve soğuk atmosferiyle Sovyetler Birliği'ne kadar uzanıyor. Filme Git ►  7. Flash of Genius[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/83/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Bu 2008 filmiyse, arabalar için daha kullanışlı bi cam sileceği icat eden bi adamı ve bu adamın, dünya devi otomobil şirketi Ford ile karşı karşıya gelmesini konu alıyor... Baştan söyleyeyim film tamamen gerçek olaylara dayanıyor. Yani siz de benim gibi "Yaşanmış, gerçek olayları işleyen filmleri" sevenlerdenseniz hemen şimdi bu filmi izlemeye koyulun derim. Bu filmde zeki ve azimli bi mucidi izlerken bi yandan da dünyanın en büyük şirketlerinin aslında çok da temiz olmadıklarını görüyoruz. Filme Git ►  8. Ve Chef...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/360/63/para-kazanma-konulu-8-girisimcilik-filmi-780x439.png[/RESIM]Ve bu 2014 filmiyse, ünlü bi restoranda çalışan bi baş aşçının hayatına odaklanıyor. Adamımız kendine özgü lezzetleri sundukça çalıştığı restoranın gelirleri düşmeye başlayınca morali de günden güne bozuluyor ve bi de bu yetmezmiş gibi ünlü bir yemek yazarı tarafından kötü puanlar da alınca adamımız kendine başka bi yol çizmeye karar veriyor. İşte biz de filmimizde bi aşçının, sosyal medyanın da gücünü arkasına alarak çıktığı başarı merdivenlerini izliyoruz. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
8.9b
0
11 ay
Boncuk Boncuk Terletme Etkili 6 Korku Gerilim Filmi Tavsiyesi!
Boncuk Boncuk Terletme Etkili 6 Korku Gerilim Filmi Tavsiyesi!
Biliyorsunuz burada izleyip, beğendiğim filmleri "Beynimi Yaksın", "Gerileyim" gibi kategoriler ile modunuza göre listeleyip size sunuyorum. İstatistiklere baktığımda ise film tavsiyesi konusunda en çok tıklanan kategorim "Gerileyim" oldu. Bu yüzden ben de bugün kolları sıvadım ve size tavsiye ettiğim korku gerilim filmleri arasından en çok beğendiğim 6 korku gerilim filmini sizin için bir araya getirdim. Hadi gelin şimdi o korku gerilim filmi önerileri nelermiş birlikte bakalım! (Ayrıca 2000 yılından sonra çekilen ve IMDB puanı 8 ve üzeri olan film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) 1. İlk film tavsiyemiz "As Above So Below", bizdeki adı ile "Derin Kabus"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/3/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan konusu nasıl? İzleyenlerin yorumları, IMDB puanı ne durumda?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Diğer film tavsiyesi ise "Rec" yani "Ölüm Çığlığı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/16/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Tamamı el kamerası ile çekilen bu film, izleyenlerin nefesini kesiyor. Filme Git ► 3. Bir diğer tavsiyemiz "El Orfanato", "Yetimhane"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/83/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Evin küçük çocuğunun, evin içinde hayali arkadaşlar edinmesini ve sonrasını konu alan bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 4. Sıradaki tavsiye ise "The Autopsy of Jane Doe", bizdeki adı ile "Otopsi"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/6/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Adli tıp çalışanı bir baba oğulun yaşadıklarını soluksuz bir şekilde izleyeceksiniz. Filme Git ► 5. Diğer bir gerilim filmi tavsiyesi ise burada en çok tıklananlar arasında da bulunan ve benim de favori filmlerimden olan "El Secreto de Marrowbone", yani "Karanlık Sır"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/21/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film, kaanintavsiyesi.com'un en çok görüntülenen filmi unvanını taşıyor. Filme Git ► 6. Listemizin son sırasında ise yaşanmış bir olayı beyazperdeye aktaran "Veronica" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/27/82/boncuk-boncuk-terletme-etkili-6-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 90'lı yıllarda İspanya'da yaşanan gerçek bir olayı konu alıyor. Filme Git ► Bunlar kesmedi mi? O zaman hemen aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film tavsiyesi seçebilirsin![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
1
8 yıl
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi pırıl pırıl gençler ile tanıştırmak istiyorum... Onların her biri de tüm olumsuzluklara, tüm engellere rağmen bir şeyleri başardılar. Şahsen her biri de benim geleceğe olan umudumu bir nebze olsun yeşertmeyi başardı.  1. İlk gencimiz, başarısı ile Amerika'da adını herkese duyuran "Kenan Pala"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/5/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kenan Pala, yıllar önce Türkiye'den Amerika'ya göç eden bir ailenin oğlu ve sadece 13 yaşında. Fakat 13 yaşında olması bir şeyler için engel mi? Tabi ki de hayır... Kenan da böyle düşünmüş olacak, okulunu da işin içine katarak yaşadığı yerde "Toplum İçin Çocuklar" isminde bir dernek kurdu ve bu dernek ile binlerce kimsesiz, evsiz insana yardım etmek için bir organizasyon başlattı. Olay, çok kısa sürede tüm ABD'ye yayıldı ve birden binlerce insan, 13 yaşındaki bu çocuğun başlattığı bir organizasyonun bir parçası oldu. Kenan ve ekibi, binlerce kişiye ihtiyaç malzemelerini tek tek paketleyip gönderdi. Bitti mi? Hayır, şimdi sıkı durun! Olayın büyümesi ile San Diego yönetimi 23 Ocak tarihini "Kenan Pala Günü" ilan etti! 2. Gurur tablomuza yine 13 yaşındaki başarılı bir genç ile devam ediyoruz; "Arya Nur Güneş" ile tanışın... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/35/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Arya, İzmir'de yaşayan 13 yaşındaki bir genç, fakat yaşadıkları ve başardıkları o kadar dev ki, hikayesini öğrenen herkes önce şaşırıp sonra da onu ayakta alkışlamak istiyor. Arya 6 yaşlarına geldiğinde müziğe ilgi duyuyor ve o küçük parmaklar, tek haneli yaşına rağmen müthiş bir şekilde piyano çalmaya başlıyor. Üstelik çaldığı şeylerin bazılarını da kendi yazıyor, yani besteliyor. Fakat tüm bunların yanında Arya 9 yaşına geldiğinde ona "Epilepsi" teşhisi konuyor. Fakat Arya onu da yeniyor ve 13 yaşına geldiğinde Litvanya'da düzenlenen büyük bir yarışmada farklı ülkelerden 600 kadar müzisyeni eleyerek Jüri Özel Mansiyon Ödülü'nü alarak ülkemizi gururlandırıyor... 3. Yaşının 2 katı kadar altın madalyası olan 12 yaşındaki "Efe Çetiz" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/42/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]İzmirli Efe, ailesinin teşvik etmesi ile buz sporlarına katılıp büyük başarılar elde eden bir genç yetenek. Kendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi Buz Sporları salonunda yetişip, serpilmiş ve bugüne kadar kazandığı 29 madalyadan 24'ü Altın! Hatta bu başarıları ile Golden Book'a girmeyi de hak kazanan bu pırıl pırıl gencimiz, bu kitaba adını yazdırmayı başaran ilk Türk patencimiz oldu! 4. Sıradaki gencimiz, Apple'dan büyük övgüler almayı başaran bir lise öğrencisi; "Yiğit Can Yılmaz" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/57/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Yiğit, Kahramanmaraş'ta yaşayan henüz 16'sında bir lise öğrencisi. Onu özel kılan şey ise yazılım konusuna olan merakı ve yeteneği... Yiğit, dev isim Apple'ın bünyesindeki Siri uygulamasında açık buldu ve bunu bildirdi. Apple, bu hatayı bulan Yiğit'i "Apple Onur Listesi" kapsamına aldı ve teşekkür etti. Fakat Yiğit bununla yetinmedi ve Safari'de de bir açık bulup onu da Apple'a iletti. Apple ise bu sefer Yiğit'i şirketin teşekkür listesine aldı. Bu adım, gelecekte Yiğit'in kariyerinde çok büyük bir rol oynayacak ve onu iyi yerlere taşıyacak... 5. Hastalıkların teşhis edilmesi konusundaki projesi ile ödül alan bir genç; "Mert Ege Arıcı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/93/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mert, İzmir'de eğitim gören bir lise öğrencisi. Kendisinin bu gurur tabosunda olma sebebi ise Uluslararası Mostratec yarışmasında 3 dalda birden elde ettiği birincilik... Mert, Alzehimer ve Diyabet gibi hastalıkların teşhis edilmesine büyük yardımcı olan projesi ile dünyada çok büyük bir ses getirdi ve ödül aldı...  6. "Şampiyon" unvanını fazlasıyla hak eden pırıl pırıl bir genç, "Ayşe Begüm Onbaşı" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/83/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]17 yaşındaki Ayşe, "Altın Kız" olarak biliniyor. Bunun ise yerinde bir sebebi var. Ayşe, Dünya Aerobik Cinmastik şampiyonumuz. Kendisi Avrupa Aerobik Jimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonu oldu ve altın madalyayı kaptı. Ayşe'nin Altın'ın yanında Gümüş madalyaları da bulunuyor...  7. Sırada, 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki şampiyon kızı var, "Mizgin Ay" ile tanışın...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/59/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mizgin, Batman'dan tarım işçisi olarak gelip Beypazarı'na yerleşen 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki spor sevdalısı kızı. Fakat Mizgin, antrenmanlara gelmeyince Antrenörü Muhsin Soysal, babayı arıyor ve "Kızım tarlada, gelemez!" cevabını alıyor. Sonralarda babanın da ikna edilmesi ile Mizgin çalışmalara başlıyor ve Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası'nda birinci olarak altın madalyayı kapıyor...  8. Microsoft tarafından "Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi" seçilen lise öğrencisi; "Neval Çam" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/99/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Neval, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi. Kendisi, engelli insanlar için işaret dilini tercüme eden bir yazılım geliştirdi. Bu başarısı ile Stanford Üniversitesi'ne tam burslu kabul edildi ve Microsoft tarafından ''Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi'' seçildi ve göğsümüzü kabartmayı başardı... 9. Son olarak sizi 11 yaşındaki Tuana ile tanıştırmak istiyorum... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/54/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kendisi, bir şampiyon ya da bir yazılım geliştiricisi değil. O, biraz farklı bir şekilde göğsümüzü kabartmayı başardı. Tuana, her hafta sonu İstiklal'de keman çalarak topladığı para ile sokak hayvanlarına mama alıp, barınak yaptırıyor. Kendince bir şeyler yapmak isteyen bu güzel kalpli genç, kısa bir sürede birçok kişi ve kuruluştan alkış almayı başardı... Bilimle, sanatla, sporla, teknoloji ile uğraşan "vicdanı hür, aklı hür" gençler bu ülkeyi ileriye taşıyacak. Biz de elimizden geleni yapıp onları paylaşıp daha çok kişiye duyuralım ve destek olalım.  Afferin çocuklar! 
17b
0
8 yıl
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
Bugün size nefis bir keşif ile geldim. Dünyada şu ana kadar çekilmiş olan en kaliteli fotoğrafı size gösterme niyetindeyim.  Şimdi, fotoğrafımız şu;  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/87/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu fotoğrafın olayı? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/31/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Bu fotoğraf, 6 kişilik bir fotoğrafçı ekibi tarafından çekiliyor. Bu çılgın fotoğrafçılar, dünyanın en kaliteli fotoğrafını ortaya çıkarmak için Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'i, -30 derecede saatler süren çalışma sonucunda fotoğraflıyorlar. Peki kalitesini nasıl anlarız? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/41/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM]  İşte işin en zevkli yanı da bu. Fotoğrafçılarımız birçok ünlü fotoğraf makinesi sponsorluğunda bu fotoğrafı bir siteye yüklemişler ve adına da "In2White" demişler. Hadi hemen şimdi bilgisayar ya da telefonunuzdan o siteye gidin ve şaşırın: Siteye ışınlanmak için tıklayın! Bu arada, fotoğraf 46 Terabyte olduğu için bilgisayar ya da telefonunuz biraz donabilir baştan uyarayım. Bir de dipnot: Dağın yamaçlarına ve zirvelerine bol bol zoom yapın. Kayak yapan insanların yüzlerine kadar yakınlaşıp, zirvedeki kulübelerin içine bile girebiliyorsunuz!  Videosunu da şuradan izleyip şaşırabilirsiniz; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=JzYihV-_wTk[/VIDEO] Hadi kaçtım, yeni keşiflerde görüşürüz! 
17b
0
8 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Silo: Kıyamet Sonrası Bir Dünyayı Konu Alan 2023 Yapımı Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Silo: Kıyamet Sonrası Bir Dünyayı Konu Alan 2023 Yapımı Yeni Bilim Kurgu Dizisi!
Bildiğiniz gibi günümüzde izleyecek bir film bulmak, iyi bir yabancı dizi bulmaktan daha kolay. Ben de bu yüzden sık sık yabancı dizi izleyip, size burada tavsiye etmeye çalışıyorum. 2023 yapımı Silo dizisi de 'izlenecekler' listemde çoktan yerini alan yabancı diziler arasındaydı. Dizi yayınlanmaya başladı ve hemen pek çok kişi silo dizisi konusu ne?, silo dizisi izlenir mi? gibi sorularına cevap aramaya çoktan başladı. Ben de hemen bir koşu diziyi izledim ve silo dizisi hakkında kısa ve net cümleler ile sizleri de bilgilendirmek, daha doğrusu bu diziyi size tavsiye etmek istedim. Özellikle Google'a "yeni, güncel dizi önerileri" yazarak izleyecek iyi bir dizi bulmak isteyenler, birazdan bahsedeceğim detaylara mutlaka bakmalı... Hadi! ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=m5furskn34c[/VIDEO] Öncelikle nedir bu Silo dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/2/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Silo dizisi, mahvolmuş, bitmiş bir dünyada, büyük bir kısmı toprağın içine inşa edilen devasa bir Silo'yu ve bu yapı içinde hayatlarını sürdüren 10.000 kişiyi konu alıyor. Bu Silo öyle büyük bir yapı ki, içerisinde kendi başkanı, emniyet güçleri ve yargısı bile var. Binlerce insanı, dışarıdaki zehirli havadan koruyan tek şey olan bu Silo'nun içinde yaşanan gariplikler de bazı kişilerin dikkatini çekiyor ve aslında bir Kitap uyarlaması olan dizimizin de hikayesi böylece başlamış oluyor. Ben bunları Haziran'da yazıyorum ama; Bence bu dizi, 2023'ün en iyi dizilerinden biri...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/72/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Silo dizisi, bence 2023'ün en iyi dizilerinden biri olacak. Dizinin ilk 2 bölümü biraz ağır başlasa da sonrasında gizem unsuru artarak devam ediyor. Neredeyse her bölümde ödülümüzü alıyor ve sakince ilerlemeye devam ediyoruz. Ben bu tür sakin ama sürükleyici yapımları gerçekten seviyorum. Kadrodaki isimler ve oyunculuklar gayet iyi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/93/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin oyuncu kadrosu ve oyunculuklar gerçekten beni şaşırtmayı başardı. Dizi neredeyse 2 bölümde bir bizi yeni bir karakter ve oyuncuyla tanıştırıyor ve o isim de epey ünlü bir isim oluyor. Diğer yapımlarda ünlü oyuncuların ilk bölümden karşımıza çıkarılmasına öyle alışmışız ki, bu dizi sadece bu hareketiyle bile izleyicisinde iyi bir intiba bırakmayı başarıyor. Kadroda en son nefis Dune serisinde gördüğüm Rebecca Ferguson, milyonlarca kişinin ünlü "Esaretin Bedeli" filminden tanıdığı Tim Robbins, nefis Game of Thrones dizimizin Sör Jorah Mormont'u Iain Glen ve John Wick gibi popüler filmlerden de tanıdığımız Lonnie Rashid Lynn gibi ünlü isimler yer alıyor.   Özet: Eğer kıyamet sonrası dünya temalı yapımları sevenlerdenseniz, gizem temalı işler benim gibi ilginizi fazlasıyla çekiyorsa ve tabi bir de yeni ve iyi bir yabancı diziye başlamak istiyorsanız, biraz Snowpiercer ile biraz Platform filmi ve biraz da The 100 dizisi tadı alacağınız Silo dizisi tam olarak bu isteğinizi karşılamaya yeter... "Kaan demişti.." dersiniz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/325/35/silo-kiyamet-sonrasi-bir-dunyayi-konu-alan-2023-yapimi-yeni-bilim-kurgu-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  ● Silo dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı bir dizi olduğu için Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç sezon? 2023 Haziran ayı itibariyle henüz dizinin 7 bölümü yayınlanmış durumda. Her biri ortalama 40 dakikalık bölümlerden oluşan dizi özellikle kitap uyarlaması olduğu için uzun soluklu bir yapım olabilir. Yani 2. sezon da gelebilir.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
6
3 yıl
Ufuk Açan YAPAY ZEKA Filmleri!
Ufuk Açan YAPAY ZEKA Filmleri!
2000'li yıllardan önce çıkan çoğu bilim kurgu filminde gördüklerimiz günümüzde gerçek oldu... Peki bugün izlediğimiz YAPAY ZEKA filmleri, ileride gerçek olamaz mı? İşte ben de bu sorunun peşine takıldım ve yakın zamanda çıkan yapay zeka filmleri arasından izleyip, beğendiklerimi ve sizlerin de izlemesi gerektiğini düşündüğüm filmleri listelemek istedim. Hadi gelin şimdi her biri de ufuk açıp "acaba..." dedirten o yapay zeka filmleri listesine şöyle bir göz atalım... Hadi! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=M4PjZO-WVVw[/VIDEO] 1. Listeme "Eagle Eye" filmiyle başlamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/62/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]2008 yapımı bu film, aniden gelen bi telefonla hayatları tamamen değişen bi kadın ve bi erkeğin başına gelenleri konu alıyor... İnsan eliyle geliştirilen bi YAPAY ZEKA birden, hayatlarını sıradan şekilde sürdüren ikilimizi adeta SİBER bi ağa hapsediyor ve koşturmacası bol, 'politik' bi suç filmi de böylece başlıyor... Aynı zamanda bi 'siber saldırı' filmi de olan bu yapım, izlediğim 'yapay zeka' temalı yapımlar arasından sıyrılıp, bu kategorideki seyir keyfi yüksek filmlerden biri olmayı başardı. Akıllardan çıkmayacak bi film elbette değil, fakat şöyle bugünlerde yaşadığımız 'yapay zeka' devrimine yıllar öncesinden bi selam çakmayı başaran bi şeyler izlemek isterseniz, bu film kesinlikle aradığınız şey olabilir... benden söylemesi. Filme Git ►  2. "Upgrade"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/45/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Yapay zeka temasını işleyen bi başka tavsiyem ise Upgrade ismindeki bi 2018 filmi... Ben bu filmin hala bi şekilde gözden kaçırıldığına inanıyorum. Film, otomatik pilotlu araçların etrafta kol gezdiği yakın bi gelecekte yaşadığı bi kaza sonrası felç kalan adamımızın yaşadıklarına odaklanıyor... Adamımız sedyede hayatının geri kalan zorlu sürecini düşünürken birden ortaya çıkan zengin bi mucit; "bi icadım var, seni ayağa kaldırabilirim" diyor ve adamımızın yapay zeka ile tanışıp kontrolü kaybetmesi ve sonrasında yaşanan vurdulu kırdılı süreç böylece başlamış oluyor. Açıkçası ben bu filmin atmosferini gayet yeterli buluyorum. Şöyle hem 'yapay zeka' temalı, gelecekte yaşanabilecek bi senaryo izleyeyim, hem de kanlı-bıçaklı bi vurdulu kırdılı bilim kurgu seyredeyim derseniz ve hala izlemediyseniz, bence kesinlikle bu filme bi şans verin derim... 'kaan demişti' dersiniz. Filme Git ►  3. I am Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/32/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Sıradaki 'yapay zeka' temalı filmimiz ise Netflix imzalı bi bilim kurgu filmi... Filmimiz, dış dünyadan soyutlanmış bi sığınakta bi robot tarafından büyütülen bi genç kızın yaşadıklarını konu alıyor. İnsan neslinin tükendiği bu dünyada çocuk yetiştirmek de 'anne' robotumuza kalıyor. O da özenle yetiştirip üzerine titrediği genç kızımıza müthiş bi annelik yapıyor fakat tabi işler hep böyle tıkırında gitmiyor... Öncelikle söylemek istiyorum ki bu film, beklentimin üzerinde çıkan yapımlardan biri oldu. Şöyle orta şekerli bi şeyler izleyeceğim derken baya baya mesaj kaygısı olan, hatta alt metninde derin anlamlar taşıyan bi filmle karşılaştım.. Film beni yakalamayı başardı, karar sizin. Filme Git ►  4. Chappie...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/76/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Chappie ismindeki bu 2015 filmiyse, gelişen dünyada suç oranının artmasıyla icat edilen robot polislerden birine yüklenen bi yapay zeka ile ilerliyor.. Bi gün robotlardan biri çalınıyor ve yüklenen program ile ortaya hafif matrak, hafif serseri eğlenceli bi robot çıkıyor... Bilim kurgu olarak geçen bu film, bence bi hayli eğlenceli sahneler barındırıyor. Ben izlerken acayip keyif aldım diyebilirim. Bu arada filmin renklerini, temasını hafif de olsa District 9'a inceden benzetebilirsiniz çünkü bu iki filmin yönetmeni de aynı kişi; Neil Blomkamp. Hem farklı bi dünya filmi olsun, hem eğlendirsin hem de vurdulu kırdılı olsun diyorsanız sizin ilacınız bence bu film olabilir... şöyle seyir keyfi yüksek, eğlenceli bi film sizi bekliyor, kaçırmayın.. ha sonrasında 2021'de çıkan, Tom Hanks başrollü Finch filmine de göz atabilirsiniz, o da yine robotlu ama 'dram' yönü birkaç tık daha ağır basan bence izlemesi keyifli filmlerden biri...  Filme Git ►  5. The Social Dilemma...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/56/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu tavsiyem ise 'yapay zeka' ile birlikte sosyal medya algoritmalarının tehlikeli yönünü tokat gibi yüzümüze çarpmayı başarıyor... 'Belgesel-Film' olarak geçtiği için Netflix kütüphanesindeki binlerce içerik arasından çoğu kişinin gözden kaçırdığını düşündüğüm bu yapım da mutlaka bu listede olmalı diye düşündüm... Filmimiz, hepimizin her gün hatta her an içinde bulunduğu sosyal medya dünyasının perde arkasındakileri konu alıyor. Biz Instagram'da sadece baş parmağımızı kullanarak sörf yaparken arka planda kişisel bilgilerimiz kimlerin elinde, kaç milyon dolarlara dönüşüyor, işte bu yapım bu durumu kıyısından köşesinden bize gösteriyor. Yani bi nevi işin mutfağına iniyor diyebiliriz... Fakat bu konuları öyle alelade kişilerden değil, bizzat Facebook, Twitter, Instagram ve Google gibi dev firmaların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz. Yarı belgesel yarı film olan bu yapım beni gerçekten yakalamayı başardı. Eğer şöyle 1 buçuk saatlik bir boşluğunuz varsa, sürekli öğrenen bi yapay zeka sisteminin hepimizin hayatını ne denli etkileyebildiğini çarpıcı bi şekilde gösteren Netflix imzalı bu yapıma mutlaka bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Ve Transcendence...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/36/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Filmimiz, yapay zeka projesi yürüten bir grup bilim insanını konu alıyor. E tabi konu 'yapay zeka' olunca da birtakım radikal grupların da hedefi oluyorlar ve bilimcilerimizden biri bu saldırılardan birine kurban gidiyor... işte filmimiz de tam olarak bundan sonra başlıyor. Bedeni yok olmakta olan biri için "Acaba beynini kurtarıp, onunla iletişime devam edebilir miyiz?" gibi çılgın bi soru ile başlayan bu süreç de giderek derinleşerek bizi de içine alıp sarıp sarmalamayı başarıyor...  İtiraf etmek istiyorum ki çıktığı yıllarda bu filme şöyle bir göz atmış ve es geçmiştim. Fakat siz benim yaptığım hatayı yapmayın. Başrolde Johnny Depp, Morgan Freeman ve Cillian Murphy gibi isimleri görünce beklenti fazlasıyla yükseliyor, biliyorum ve belki de çoğu kişi bu yüzden günün sonunda bu film için 'iyi' diyemiyor... fakat ben bu filmin anlatmak istediği şeyleri değerli buluyorum. Müthiş bir başyapıt tabi ki de izlemeyeceksiniz, fakat benim gibi bu konulara ilginiz varsa büyük keyif alacağınızı da şimdiden söyleyebilirim... karar sizin. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
1 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.