Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?

11 Nisan 2021
12b
0 Yorum
Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?

Günümüzden tam 23 yıl önce, 1998'de sahnelenen Yılmaz Erdoğan imzalı bir tiyatro oyunuydu "Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?"... Fakat sinemaya uyarlandı ve birkaç gün önce de Netflix'te yayınlandı. Tabi hal böyle olunca, binlerce kişi de "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konusu ne?" veya "sen hiç ateş böceği gördün mü filmi izlenir mi?" gibi sorular sormaya başladı.

En Başarılı Netflix Filmleri İçin Tıkla ► 

Ben de filmi izledim ve önce size biraz konusundan, sonra da her zamanki gibi filmle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yani buraya yolunuz 'sen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumları' gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz demektir... Hadi gelin şimdi hem filmin konusuna, hem de filmle ilgili yorumuma geçelim.

Düşüncelerime geçmeden önce filmin konusunu size özetleyeyim...

Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Film, yıllar önce yayınlanan ve binlerce kişinin hayranlıkla izlediği, dönemine damga vuran Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? isimli Yılmaz Erdoğan imzalı tiyatro oyununun sinemaya uyarlanmış hali. Film, 1950'li yıllarda İstanbul'da ailesi ile birlikte yaşayan ve üstün zekalı olarak adlandırılan bir çocuğun hayatına odaklanıyor. Çevresine uyum sağlamakta biraz zorlanan Gülseren ismindeki bu kız, ateş böcekleriyle de gizemli bir bağ kuruyor. Film boyunca da bu çılgın kızın babası, ateş böcekleri ve çevresiyle yaşadıklarına tanıklık ediyoruz.

Gelelim asıl konumuza; Film olmamış. Neden mi? Buyrunuz...

Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Film çok kötü başlıyor. Daha ilk çeyreğinde fazlasıyla yapmacık ve 'olmamışlık' kokuyor. Ortalarına doğru biraz toparlamaya başlasa da sonuç yine hüsran oluyor. Tiyatrodan sinemaya aktarılırken hala 'tiyatro' taklidi yapmaya devam eden bir yapım bu. Tiyatrodan sinemaya uyarlanan birçok film gördük, fakat hiçbiri 'tiyatro' havasında değildi ve bu sayede başarılı oldular. Fakat burada oyuncular film boyunca repliklerini hızlı hızlı söylüyor. Hiç düşünmeden, sırası gelen konuşuyor. Bu durum tiyatroda alkış alabilir fakat sinemada işler pek böyle yürümüyor. Mekanlar, dönemin kıyafetleri, eşyaları hepsindeki renk o kadar pastel ki, filmi sessiz izleseniz bile bir tiyatro tadı alıyorsunuz. Sinemaya uyarlanan bir oyundan tiyatro tadı almak da olaya hiçbir yenilik katamıyor haliyle.

Ecem Erkek, zorla oynuyorsan gözünü kırp...

Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Ecem Erkek'i gerçekten başarılı buluyorum. Fakat filmde o kadar yapmacık ve o kadar başka birini oynuyor ki, onu izledikçe sanki hal ve tavrından 'istemediği' replikleri söyleyip, istemediği bir rolü oynadığı için rahatsız olduğunu fakat bunu yapmak zorunda olduğu için yaptığını hissettim. Tiyatroda da Demet Akbağ'ın oynadığı role sinemada hayat vermek onun üzerinde bir baskı yaratmış olabilir. Ayrıca o nasıl yaşlandırma makyajıydı yahu? Kadının yaşlı hali, genç halinden daha genç durmuş bunu kimse mi görmedi?... Çoğunluk oyunculuğunu beğenmiş olabilir fakat ben bu filmde başrolümüzün oyunculuğunu kötü bulduğumu söylemek istiyorum.

Eski ve yeni oyuncu kadrosuna da şöyle bir bakalım...

Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?

Özet: Filme bir puan verecek olsam 6 derdim. Birine 'izle' diye tavsiye edecebileceğim bir yapım ol(a)mamış. Fakat zaman geçirmek için izlenebilir ama yine de zamanınızı daha 'kaliteli' bir şekilde geçirmek için binlerce iyi film olduğunu da hatırlatmak isterim... Karar sizin. 

----------

• Filmin imdb puanı kaç? Film yayınlanalı 2 gün oldu ve şimdilik IMDb puanı 6,3.

• Film Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir.

• Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? oyuncuları kimler? Filmin kadrosunda Ecem Erkek, Yılmaz Erdoğan, Engin Alkan, Merve Dizdar ve Devrim Yakut gibi isimler yer alıyor.

----------

Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?

Modunu Seç ►

Tiyatrodan Dijitale! Yeni Netflix Filmi: Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
sen hiç ateş böceği gördün mü filmi konususen hiç ateş böceği gördün mü konususen hiç ateş böceği gördün mü filmi yorumsen hiç ateş böceği gördün mü oyuncuları2021 netflix filmlerinetflix filmleri 2021
EN AKTİF ÜYELER
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
ŞAHMARAN: Netflix'in Yılanı ve Efsanesi Bol, Twilight Tadındaki Yeni Dizisi!
Netflix Hakan Muhafız dizisiyle İstanbul'a giriş yapmış, Atiye ile de Anadolu'ya süzülmüştü. Bu 2 dizi de temelinde efsanelere dayanıyordu. İşte Şahmaran dizisi de yine Anadolu'nun bağrındaki şahmaran efsanesini konu alacağı için izlemek için fazlasıyla heycanlandığım yapımlardan biriydi. Diziyi nihayet az önce izleyip bitirdim ve şahmaran dizisi konusu ne? şahmaran dizisi izlenir mi? gibi soruların cevaplarını da içeren kısa ve net bir şekilde şahmaran dizisi hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Hadi gelin şimdi Şahmaran dizisi konusuna, oyunculuklarına ve senaryosuna şöyle bir bakalım ve size henüz 1 hafta önce Netflix'te yayınlanan bu dizi hakkındaki düşüncelerimi, yorumlarımı bir bir yazayım... Hadi! Yorumlarıma geçmeden önce gelin Şahmaran dizisi konusuna da şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/91/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Şahmaran dizisi, öğretim görevlisi olan ve yolu Adana'ya düşen Şahsu ismindeki genç bir kadının yaşadıklarını merkeze alarak ilerliyor. Şehre gelir gelmez tüm dikkatleri üzerine çeken bu kadın, kendisini çok farklı bir topluluğun ve efsanenin tam da ortasında buluyor. İşte tam da bu sırada tanıştığı Maran ismindeki geçn adamsa Şahsu'nun hayatını tam anlamıyla değiştirecek olan bir kapıyı aralıyor ve kökeni Anadolu topraklarına dayanan Şahmaran efsanesini de böylece izlemiş oluyoruz. İlk 2 bölüm sarmadı fakat sonra sonuna kadar sürüklemeyi başardı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/45/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Her zamanki gibi size yine dürüst olacağım; Diziye başlangıçta beklentim epey yüksekteydi. "E Netflix'in kaçıncı yerli işi, artık bu baya iyi çıkması gerek" diye düşünüp, işin içinde Şahmaran gibi hep dikkatimi çeken bir efsanenin de işleneceğini bilmek, beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Fakat ilk 2 bölümde, beklediğim tadı alamadım. Hatta Instagram hesabımızda "Galiba bu dizi olmamış.." diye bile yazdım. Fakat sonra dizi giderek açıldı ve beni sonuna kadar sürüklemeyi başardı. Mantıksızlıklara takılmıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/50/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide pek çok soru cevapsız kaldı, yer yer karşılaştığımız mantıksızlıklara değinmiyorum, okul sahnelerinde sürekli aynı kıyafetli öğrencileri görüp "Figürana bütçe yetmedi demek ki..." dedim ama onu da görmezden geliyorum. "Ee Kaan ne kaldı?" diyeceksiniz biliyorum fakat bence bir şeyler var... Dizi, temelindeki hikayesiyle bizi bir şekilde sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başarıyor. Birbirlerine zarar vermeyen, hepsinin birbirini tanıdığı Mar'lar iyi işlenmiş mesela. Bu topluluğa daha fazla odaklanılsaydı sevinirdim... Bizde bir şey ya Siyah ya da Beyaz olmalı gibi bir algı var maalesef. Fakat bu tür işler Gri de olabilir. Yani pek çok hata, kusur olabilir fakat genelinde bu iyi bir iş de olabilir. Ben çok acımasız davranmama taraftarıyım. Yerli Twilight diyebilir miyiz?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/81/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziye ilk başladığımda fark ettiğim şeylerden biri de sonra da sosyla medyada fazlasıyla gündeme geldiği gibi Alacakaranlık ile olan benzerliği oldu... Şehre gelen yeni kız, ona vurulan 2 erkek, saklanan bir özel güç/sır, gizemli bir aile, doktor bir aile babası ve dahası... Bence bir yapımın başka bir yapıma benzemesinde sorun yok. Ben, o yapımın nasıl işlendiğine bakmak istiyorum. Bu 2 yapım da başarılı işler olabilir. Ana konusu aynı olmadığı sürece, belirli konuları birçok farklı film ve dizide görüp izliyoruz zaten. Bu konuda da biraz acımasız davranmama taraftarıyım... Başrolün arasındaki çekimi başarılı buldum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/317/48/sahmaran-netflix-in-yilani-ve-efsanesi-bol-twilight-tadindaki-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Burak Deniz ve Serenay Sarıkaya arasındaki frekansı ilginç şekilde sevdim. Sağda solda ne yazılıp çizilmiş, ne konuşulmuş pek takılmadan söyleyebilirim ki; Bu dizinin 2 başrolü de rolünün hakkını vermiş fakaaat... Serenay Sarıkaya'nın istisnasız her film ve dizide de aynı kişiyi oynaması beni biraz üzüyor. Yani Fi'de de, Medcezir'de de, Şahmaran'da da aynı Serenay'ı izlemiş gibi hissediyorum. Yazayım da içimde kalmasın... - - - - - -  Özet: Sadece bu tür, bizden, bu topraklardan bir şeyler taşıyan film ve dizilerin daha çok yapılması için bile bence Netflix'in bu yeni dizisi Şahmaran, desteklenmeye değer. Ben bu diziyi bitirdiğimde Hakan Muhafız'dan günümüze bazı şeylerin değişip, geliştiğini fark ettim ve buna sevindim. Şurada Sıcak Kafa dizisi için de söylediğim gibi, daha çok bizden, Anadolu'nun bağrındaki efsanelerden, mitlerden yola çıkan diziler görmek beni çok mutlu eder. Şahmaran, Netflix'te yayınlandığı ilk 3 gün içinde tüm dünyada toplamda 17 Milyon Saat izlenmiş ve 14 ülkenin Top 10 listesine girmiş. Keşke biraz daha iyi ve 'derin' bir yapım olsaydı fakat işin orasını geçtim, bizden bir hikayeyi, bizden bir diziyi 14 farklı ülkenin çok izlenenler listesinde görmek beni kesinlikle mutlu ediyor.  - - - - - -  ● Şahmaran dizisi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix Türkiye imzalı bir yapım. ● Şahmaran dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
5
3 yıl
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Özellikle kış geldikçe herkesin 'yeni dizi önerisi olan var mı?' diye whatsapp gruplarında arkadaşlarını darladığını, zamansız bir şekilde hiç saate bakmadan 'bizi dizi önerisi söyle de izleyeyim..' diye mesajlar attığını biliyorum. İşte geçen yıl çıkmasına rağmen benim az önce bitirdiğim the terminal list dizisi de beni darlayan yakın çevreme tavsiye edebileceğim iyi bir dizi oldu benim için. E hal böyle olunca ben de sıvadım kolları ve madem yakın çevreme tavsiye edecek kadar beğendim, o halde her yerde tavsiye edeyim dedim ve işte buradayız... The Terminal List dizisinden size de bahsetmek ve izlemeyenlere, bu nefis diziyi izletmekte kararlıyım. Fakat The Terminal List dizisi konusu nasıl? Oyuncuları kimler? Hadi gelin şimdi birlikte bu sorulara yanıt bulalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce gelin The Terminal List dizisi konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/89/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, Amerika'nın ünlü SEAL, yani Deniz, Hava ve Kara'da çarpışabilen, kapsamlı operasyonlar yapabilen özel kuvvetlerine odaklanıyor. Bu arada SEAL kelimesi de SEa, Air ve Land kelimelerinden oluşuyor, bu bilgiyi de ortamlarda satarsınız... Bir operasyon sırasında bu özel kuvvetler timinin başına tatsız olaylar geliyor ve işte timimizin komutanı da, o andan sonra tam anlamıyla bir intikam avcısına dönüşüyor. Dizimiz de bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte bize aktarıyor. Dizi su gibi aktı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/17/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide bir 'intikam' merkeze alınıyor ve dizi, sonuna kadar bunu şahane bir şekilde ve sürükleyiciliğinden de taviz vermeden işliyor. Bu yüzden hiç durup sıkıldığım sahne olmadı diyebilirim. Hatta öyle ki, yeni sezonun gelmediğini görünce elde olan 8 bölümü günlere bölüp, hemen bitmemesi için sindire sindire bile izledim diyebilirim. Başrolümüz tam asker![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/28/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncumuz Chris Pratt'i hep bir tık daha mizahi yönü ağır basan rollerde görmüştük fakat adamımız bu dizide bence tam anlamıyla bir asker... Hele 'intikam' hırsıyla dönüştüğü John Wick'vari adam ile birlikte çok sert, duygusuz ve profesyonel bir rol de kesiyor. Silah tutuş şekilleri, soğukkanlı tavrı ve az ama öz replikleriyle ben Pratt'i bu role epey yakıştırdım. Kendisi de fazlasıyla hakkını vermiş desek yalan olmaz. Dizi romandan uyarlama, fakat bilin bakalım romanın yazarı kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/52/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Roman uyarlaması yapımlar büyük oranda başarılı oluyor, bu istatistik hiç sekmiyor. Fakat burada bir artı daha var... The Terminal List dizisi bir romandan uyarlama. Fakat sıradan bir roman değil. Bu romanımızın yazarı Jack Carr ve kendisi eski bir Özel Kuvvetler askeri. İşte dizimizin özellikle bu konuda bu kadar başarılı olmasının ardında bence sırtını dayadığı romanın, gerçekten bir asker tarafından yazılmış olması da var. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/15/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer şöyle askerli, aksiyonlu ve yer yer entrikalı sağlam bir dizi izlemek isterseniz, The Terminal List tam aradığınız dizi olabilir. Ben son bölüme bile gelmeden durup 'Bu diziyi şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım..' diye düşünüp yakındım. Amazon Prime sağlam işleri hiç es geçmiyor. Bence özellikle şu yeni dizi yokluğunda bu yapım, bulunmaz bir nimet. Bu türü sevenler, mutlaka bir şans versin derim... Ayrıca bana bu diziyi tavsiye edip izlememi sağlayan aranızdan Adnan Karakuş'a da teşekkür ediyorum.  - - - - - -  • The Terminal List dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terminal List dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Şimdilik dizinin 8 bölümlük 1 sezonu yayında. Fakat 2024'te 2. sezon da gelecek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
1
2 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Romantik Değil! Eşiniz veya Sevgiliniz ile İzlemeniz Gereken 8 Etkileyici Film Önerisi!
Romantik Değil! Eşiniz veya Sevgiliniz ile İzlemeniz Gereken 8 Etkileyici Film Önerisi!
Bugün burada "Eşiyle ya da sevgilisi ile film izleyenler" grubunda olanlara bir şey sormak istiyorum; Bıkmadınız mı romantik aşk filmleri izlemekten? Hiç mi birbirlerini seven bir çiftin hayatta kalma mücadelesini anlatan bir film aramıyor gözleriniz? Bence arıyor... İşte tam da bu yüzden bugün burada size, içinde cıvık cıvık aşk ve duygu dolu romantik sahnelerin olmadığı, iyi bir hayatta kalma savaşının verildiği, "Ben olsam ne yapardım?" diye düşünüp bol bol yanınızdaki kişinin elini sımsıkı sıkacağınız nefis film önerileri hazırladım! Kaan'ın Tavsiyesi Üyelerinin En Beğendiği 10 Film İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi bu şahane listeye bir göz atalım! 1. Sevgili veya eş ile izlendiğinde keyfi 2 katına çıkacak filmler listemizin ilk sırasında "Backcountry" yani "Ölüm Ormanı" var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/80/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]►"Kaan bu filmin konusu nedir? IMDB puanı nedir? Nasıldır?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak film için yazdığım kısa tavsiye metnine ışınlanabilirler! Filme Git ► 2. "Çift" konulu bir diğer film önerisi ise "Adrift" yani "Sürükleniş"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/11/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► Gerçek kişi ve olayları konu alan bu film, hayatlarının yolculuğuna çıkmayı hedefleyen bir çifti konu alıyor. Filme Git ► 3. Eşiniz ya da sevgiliniz ile izlemeniz gereken bir başka film önerisi ise "Traffik"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/4/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]►Bu film ise, bir çiftin hafta sonu kaçamağının dönüştüğü hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Filme Git ► 4. Listemizin ortalarındaki bir diğer film önerisi ise "Vacancy" yani "Boş Oda" oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/32/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► Arabaları bozulan bir çiftimiz bir motele sığınıyor ve olanlar oluyor... Bu filmi de mutlaka izlemelisiniz. Filme Git ► 5. Eş ya da sevgiliniz ile izleyip birbirinize tutunacağınız bir başka önerim ise "Till the end of the World" yani "Dünyanın Sonuna Kadar"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/57/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► kaanintavsiyesi.com'da 8 binin üzerinde kişinin göz attığı bu filmi de mutlaka izlemelisiniz. Filme Git ► 6. Sıradaki önerim ise 1997 yapımı "Breakdown" yani "Tuzak"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/8/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► Bu film ise, yeni bir hayata başlamak isteyen bir çiftin başından geçenleri konu alıyor. Filme Git ► 7. "Extortion" yani "Şantaj" filmi ise eşiniz ile izlemeniz gereken başka bir iyi film önerisi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/98/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► Tatile giden bir çekirdek ailemiz ve onların başına gelen olaylar... İzlerken yumruğunuzu sıkacaksınız. Filme Git ► 8. Ve listemizdeki son önerim ise "No Escape" yani "Kaçış Yok" filmi oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/53/23/romantik-degil-esiniz-veya-sevgiliniz-ile-izlemeniz-gereken-8-etkileyici-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► Benim favorilerim arasında yer alan bu film ise, 2 kızı ve eşi ile birlikte farklı bir ülkeye taşınan bir babanın, ailesini korumak için içine düştüğü nefes kesici anları konu alıyor. Mutlaka izleyin ve yorumunuzu bırakın. Filme Git ► ● Ha yok biz romantik takılalım derseniz de hemen buraya tıklayarak "Sevgili ile İzlemelik" kategorime ışınlanabilirsiniz!
111b
0
7 yıl
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Chernobyl 4. bölümde Neler Oldu? İnceleme | Detaylar
Geçtiğimiz günlerde size burada nefis "Chernobyl" dizisini tavsiye etmiş ve tıklayarak okuyabileceğiniz şu yazımda, Chernobyl dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri araştırmıştım. Bugün ise bu 5 bölümlük nefis dizinin 4. bölüm incelemesiyle geldim. Chernobyl 4. bölüm izleyenler için nasıl bir his bıraktı bilmiyorum ama bende etkisi oldukça fazlaydı. Birazdan görüp okuyacaklarınız Chernobyl 4. bölümü izlememiş olanlar için spoiler teşkil edebilir, şimdiden söyleyeyim. Hadi gelin şimdi Chernobyl 4. bölümde neler oldu, neler yaşandı, hangi sahnelerde nefesimizi tuttuk birlikte bakalım.  Asker, yaşlı teyze ve inek sahnesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/63/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Askerler, aldıkları emirler doğrultusunda, radyasyonlu olduğu için bölgede yaşayan insanları oradan götürmekle yükümlüler. Fakat bir asker, girdiği bir evde, yaşlı fakat bilge bir teyzemizin direnişi ile karşılaşıyor. Bu sahne beni fazlasıyla etkiledi diyebilirim. Asker, teyzemize buradan gitmesi gerektiklerini anlatmaya çalışıyor, fakat teyze süt sağmaya devam ediyor. Bir yandan da anlatıyor; "Benim tüm ailem savaşlarda, mücadelelerde öldü. Şimdiyse benden, 82 yaşındaki benden, gözümle görmediğim bir şey için buradan gitmemi mi istiyorsun? Dün gitmedim, bugün de gitmem!"... Bu direnişin sonucunda da asker ineğe bir el ateş ediyor ve teyzemiz öylece kalıyor. Bu sahne, bize, o günlerde insanların içinde bulunduğu gergin, çaresiz ve hüzünlü ortamı bir kez daha gösteriyor. Faicadan 4 ay sonra, bölgede kalan hayvanlar öldürülüyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/90/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizimiz artık faciadan aylar sonrasında yaşananları konu alıyor. Yüksek radyasyon sonucu bölge yaşanılamaz hale geliyor ve bölgede kalan hayvanlar, radyasyonu taşımamaları için öldürülüyor. Bunu da askere giden bir çaylağın gözünden izliyoruz. 3 asker, bölgedeki köpekleri önce ıslıkla çağırıyor, sonra ise kurşun yağmuruna tutuyorlar. Bu sahneyi nefesimi tutarak izledim diyebilirim. Köpeklerin bakışı beni hep bitiriyor. Bir de öldürüldüklerini, insanlara nasıl sevgiyle yaklaştıklarını görünce iyice sarsıldım. Santralin etrafına bir kabuk inşa etmek için çatıda kalan maddeler temizleniyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/26/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dev bir kabuk, santralden çıkan radyasyonu engelleyebilir. İşte bu yüzden, adamlarımız düşünüyor ve çatıda kalan aşırı zararlı maddeleri temizlemeye karar veriyorlar. Fakat nasıl? İşte tüm bu soru, bu bölümün yarısından fazlasını içeriyor.  Temizleme işlemini robotlar halledemeyince devreye biyorobotlar giriyor; Yani "İnsanlar"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/35/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Ay üzerinde hareket etmesi için yapılan robotlardan biri kullanılıyor. Fakat yeterli gelmeyince, Almanya'dan getirilen bir robot herkesin umudu haline geliyor. Fakat o da çatıya indirilir indirilmez bozulunca, zaten gergin olan ortam iyice geriliyor ve geriye son bir çare kalıyor. İnsanlar! Evet... Çatıya, erkekler çıkarılıyor ve her birine sadece 3 dakika veriliyor. 3 dakikadan fazla kaldıklarında ölebilecekleri de söyleniyor ve bu görev sonucu ödül alacaklarını da bildiriyorlar. İşte bu sahnelerde de insan, kendini o çatıdaki askerlerin yerine koyamadan edemiyor...  İlk 3 bölümde felaketin etkilerini gördük, şimdiyse bu işin sorumlularını arıyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/82/82/chernobyl-4-bolumde-neler-oldu-inceleme-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Son olarak dizimiz, bu 4. bölümde artık işin sorumlularını aramaya başlıyor. Bu dev faciada kimlerin parmağı varsa bulunması için görgü şahitlerinin, yani en azından hayatta kalan şahitlerin bir bir kapısı çalınıyor ve bazı çarpıcı bilgilere ulaşılıyor. Meğer 10 yıl önce bir uyarı, en üst yetkililere iletilmiş fakat "imaj" meraklısı yetkililer bu uyarıyı hiç sallamamış. Bunun sonucunda da böyle bir facia ortaya çıkmış...  "Chernobyl 5. bölüm ne zaman?" diyecek olursanız da; Chernobyl dizisinin 5. bölümü, yani final bölümü 3 Haziran'ı, 4 Haziran'a bağlayan gece sabah 04:00'te HBO'da yayınlanacak.   Chernobyl, şimdiye kadarki her bölümüyle beni yakalamayı başardı. Zaten ilgimi çeken bir konu olan bu dev felaketi bir de bu şekilde bir dizi olarak izlemek bana büyük keyif verdi. Tabi bunun yanında da düşündürdü. Çünkü biz de şu an ülkemize bu santrallerden yapıyoruz. Ne kadar güvenli? Neler olabilir? Bu sorular beni ve milyonlarca insanı korkutuyor...   Film Tavsiyesi Seç! ►
11b
0
6 yıl
TEDx'in En İyileri! İzleyenin Hayatını Değiştiren En İyi Türkçe TED Konuşmaları!
TEDx'in En İyileri! İzleyenin Hayatını Değiştiren En İyi Türkçe TED Konuşmaları!
Bugün size burada film veya dizi tavsiye etmeyeceğim. Bugün size izlediğimde çok etkilendiğim Türkçe TED konuşmalarını tavsiye edeceğim. Konuya biraz uzak olanlar için; "TEDx", dünya çapında konuşma odaklı etkinlikler yapan bir oluşum. TED sahnesinde bilim insanlarını, sanatçıları, doktorları, mühendisleri yani pek çok farklı alanda kendini kanıtlamış insanları izleyebilmek mümkün. Dünyada çok ilgi gören bu etkinliklerin ülkemizde yapılanları da bir hayli ilgi görüyor.  Başarabilirsiniz! İlham Verip Gaza Getirecek Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► İşte ben de bugün size, izlendiğinde insanı harekete geçmesi için dürten, gaza getiren en iyi TED konuşmaları içeren nefis bir liste hazırlamak istedim. Instagram hesabımızdan "İzlenmesi gereken en iyi TED konuşmaları ile ilgili bir içerik gelsin mi?" diye sorduğum ankete %90 oranında "evet gelsin" cevabı verilince ben de sıvadım kolları ve size bu her birini de izleyip ayrı etkilendiğim TEDx konuşmalarını izleyebilmeniz için sıraladım. Üstelik izleyeceğiniz bu TED konuşmalarının hepsi de Türkçe. Hadi gelin şimdi, ufuk açan o konuşmalara birlikte bakalım!  (Bu içeriği kaydedip, her gün gelip 1 konuşma izleyerek kendinize çok büyük bir katkı yapabilirsiniz. Ya da aşağıdaki gibi bir arama yaparak da bu içeriğe ulaşabilirsiniz)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/22/tedx-in-en-iyileri-izleyenin-hayatini-degistiren-en-iyi-turkce-ted-konusmalari-780x439.png[/RESIM] 1. Size izlemeniz için tavsiye ettiğim ilk Türkçe TEDx konuşması; "İtiraz Et, Hayal Kur, İlerle!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/98/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Araştırmacı Selçuk Şirin tarafından yapılan bu konuşma beni etkilemeyi başardı. Yukarıdaki konuşmada ülkemizin eğitim sisteminden, çocukların hayal kurmamasına kadar pek çok çarpıcı gerçeği öğreneceksiniz. Şirin'in verdiği şaşırtan örnekler de oldukça etkileyici.  19 Dakika 2. Sıradaki bu konuşma ise sizi hem şaşırtıp hem de bir hayli gülümsetecek; "Kahve falı nasıl bakılır?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/36/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Bir doktor ve bilim insanı olan Oytun Erbaş'tan kahve nasıl bakılır onu öğreneceksiniz. Fakat bu kahve falı o bildiğiniz uydurma fallardan değil, burada bilim konuşuyor. Mutlaka izleyin derim. 29 Dakika 3. Girişimci ruhluysanız bu konuşmayı kesinlikle izleyin derim; "Paylaşmayı bilmezsen, kazanamazsın"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/78/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Ayakkabı satıcılığı yaparken birden dünyaya Türk roman ve dizilerini satmaya girişen İzzet Pinto'nun bu konuşması beni yakalamayı başardı. Eğer içinizde bir yerlerde girişimci bir ruh varsa, başarısızlıklara boyun eğmeden tekrar tekrar deneyen azimli ve pes etmeyen bir tarafınız varsa bu konuşmayı kesinlikle izleyin derim... "Kaan demişti" dersiniz... 20 Dakika 4. Ünlü, dev şirketlerin yönetici kadrosuna seçimler yapan bir beyin avcısından dinleyin; "Başarının 12 sihirli anahtarı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/62/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Mükemmel bir beyin avcısı ve üst düzey bir eğitim almış olan Şerif Kaynar, başarılı liderlerin genel özelliklerini tecrübelerine dayanarak anlatıyor. Parayla izlense, parasını verin ve hemen izleyin diyebileceğim kalitede konuşmalardan biri.  19 Dakika 5. Şahane bir 20 dakika geçireceksiniz; "İnci Kefalleri asla geri dönmez!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/10/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Zirat Mühendisi Mustafa Sarı, inci kefalinden yani küçük bir balıktan yola çıkarak çok önemli şeylere değiniyor. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum, teşekkürü sonra da edersiniz... 20 Dakika 6. Müthiş bir konuşma!; "Türk hamamlarında suyun kaldırma kuvveti neden yok?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/81/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Belki çoğunuz bu konuşmaya bir yerlerde rast gelmiş olabilirsiniz fakat ben yine de burada bulunsun istedim. Emin Çapa, içinde bulunduğumuz durumu, eğitim sistemimizdeki hataları tek tek tek yüzümüze vuruyor... Eğer hala izlemediyseniz ilk fırsatta izleyin derim.  19 Dakika 7. Yine Emin Çapa ve yine şahane bir konuşma; "Kendine düşman bir tür"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/49/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Çapa'nın bu konuşması yeni yayınlandığı için muhtemelen izlememiş ve dinlememiş olabilirsiniz. Fakat bu konuşmasını da mutlaka görün derim. 16 Dakika 8. Her gencin mutlaka izlemesi gereken konuşma; "Başarmak Türk gencinin hamurunda var!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/32/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Cem Seymen'in Türk gençlerini hareketlendirmek istediği bu konuşması beni yakalamayı başardı. Mutlaka izleyin derim. 22 Dakika 9. "Beyin" konusunda hem eğlenceli, hem de etkileyici bir konuşma; "Tanıştıralım, Beyniniz"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/94/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Uz. Dr. Kerem Dündar, bizim beynimizi bize anlatıyor. Hayatınızda yarım saatten az sürecek bu konuşma için bir boşluk yaratın ve izleyin derim. 20 Dakika 10. Zenginlikten sokaklara, uyuşturucunun pençesinden bir yardımseverliğe dönüşen bir insanın hayatı; "Görüyorsam duyuyorsam sorumluyum!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/1/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Zengin bir ailenin içinde, bir yalıda doğan Ali Denizci'nin etkileyici hayat hikayesini kendinden dinlemelisiniz. 16 Dakika 11. İş hayatında kadın erkek eşitsizliği ve dahası...; "Ben bir kadınım!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/23/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Avukat Feyza Altun, iş hayatında ve cinsellikte kadının yerini anlatıyor. Anlatırken de sizi düşündürüyor ve sorgulatıyor. Oldukça başarılı ve etkileyici bir konuşma dinleyip, izleyeceksiniz. 18 Dakika 12. İşinden istifa edip kendisini dünyayı dolaşmaya adayan bir Türk; "Rotasız Seyyah olmak"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/61/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Mehmet Genç, işinden istifa edip dünyayı gezmeye nasıl başladığını ve bu gezilerinde neler yaşadığını anlatıyor. Kafanızda şimşekler çaktırıp istifayı bastıracak bir konuşma... Mutlaka izleyin.  17 Dakika 13. Vergi olayları size çok karışık geliyor olabilir, fakat bu konuşmada en basit hali ile duyacağınızdan emin olabilirsiniz; "Bu topraklarda vergi yetişir"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/27/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Vergi uzmanı Ozan Bingöl tarafından yapılan bu konuşma, ülkemizdeki "Vergi" adaletsizliğini en anlaşılır, en basit haliyle bizlere anlatıyor. Mutlaka izleyin ve izlettirin derim. 20 Dakika 14. "Oyunu kim kazanır?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/82/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Türk bilardocu Semih Saygıner, kendini nasıl geliştirdiğini anlatıyor. Üstelik öyle içimizden, bizden bir dil ile anlatıyor ki bir an bile sıkılmayacağınızın garantisini verebilirim. 30 Dakika 15. Medyadaki işleri ile bilinen ama aslında bir koşucu olan Nevşin Mengü anlatıyor; "Korkma"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/28/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Bir uzun maraton koşucusu olan Nevşin Mengü, tecrübelerini ve yaşadığı kırılma noktalarını anlatıyor. Mutlaka izleyin, dinleyin derim.  19 Dakika 16. Ve size izlemeniz için tavsiye edeceğim son TEDx konuşması; "Galileo mu haklı, Giordano Bruno mu?" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/159/53/tedx-780x439.jpg[/RESIM] Videoya Git ► Oyuncu Levent Ülgen'in ODTÜ fizik bölümünü bitirdiğini biliyor muydunuz? Bu hikayeyi kendisinden dinleyin derim.  13 Dakika Umarım sizler için seçtiğim bu 16 TED konuşmasını da arada buraya uğrayıp, hepsini tek tek izler ve dinlersiniz. Yine başka iyi konuşmalara rast gelirsem de hemen buraya ekleyip listeyi güncelleyeceğimden şüpheniz olmasın. - - - - - - - -   ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
34b
2
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.