Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

23 Şubat 2021
13b
1 Yorum
Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

Netflix'te günler önce yayınlanan ve izlemeyi iple çektiğim I Care a Lot filmini sonunda az önce bitirdim. Bitirir bitirmez de i care a lot konusu ne? ve i care a lot filmi yorumları nasıl? gibi sorularınıza kısa ve öz cevaplar hazırlayarak sizi bu yeni Netflix filmi hakkında bilgilendirmek istedim. 

İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Hadi gelin şimdi I Care a Lot filmi nasıl? İzlenir mi? Netflix kendini aşmış mı? Yoksa batırmış mı? Efsane mi? Kestane mi? Birlikte şöyle hemen bir görelim... E hadi!

Filmle ilgili yorumumdan önce "Kaan ne bu filmin konusu?" diyenler için...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Şöyle düşünün; Eşiniz, çocuğunuz veya yakın akrabalarınız... kimseniz yok ve sağlığınız da doğal olarak yaşınız arttıkça kötüye gitmeye başlıyor. İşte tam da bu sırada devlet diyor ki "madem kimin kimsen yok, sana yasal bir vasi atıyorum, senin sağlığın ve diğer her şey ile o ilgilensin"... İşte filmimiz de böyle bir vasiyi konu alıyor. İşinde son derece başarılı bir vasimiz var, kendisi çok hırslı ve tuttuğunu koparan cinsten. Fakat bir gün rast geldiği bir yaşlı, onun tüm hayatını değiştiriyor. İşte film de bu süreci konu alıyor.

Bundan sonrası SPOİLER, filmi izledikten sonra uğrayıp aşağıya göz atın derim... İzleyenler, beni takip etsin...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

Tam olacak gibiyken olamamış...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Film ilk yarısında bir yaşlının evine 'yasal' yollarla çöken birini anlattığı için ağzımız açık izliyoruz. Hatta yer yer "Ulan bir gün bize de olur mu bu? Bizde var mı ki böyle şeyler?" diye sorgulamalara bile giriyoruz kafamızın içinde... Bu yüzden de tüm olaylar dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Fakat ne oluyorsa mafyatik olaylar işin içine girdikten sonra oluyor. İşler absürtleşiyor ve çok güzel bir hikaye giderek bizdeki o "Ulan acaba..." tedirginliğini yok ediyor. Sonunda istediğimizi alıp inceden bir 'oh' çeksek de, 'Nasıl ya?' diyerek izlediğimiz onca absürt sahne unutulmuyor. Başrol nefis, hikaye ilginç ve izleyeni çekiyor fakat neden kötü olamayan bir Rus mafyası? Üstelik bir Lannister... Kıcası film bende 'çerezlik'ten öteye geçemedi.

Filmi neden mi 'çerezlik' listeme aldım? Bazı nedenlerimi sıralıyorum...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
1) Gerçekten koca mahkeme, tek 1 rapor ile bir insanı evinden alıp bakım evine koyabiliyor mu? Bu çok ciddi incelemeler isteyen bir durum değil mi? En azından bir heyet veya görevli yaşlı kadının durumunu görmek için ziyarete gidemez mi?

2) Mahkeme, başrolümüz Marla'ya neden toz kondurmuyor? Aralarında bir çıkar ilişkisi vardı da ben mi kaçırdım? Eğer yoksa, bu durum olayların gerçekciliğini daha da aza indirmiyor mu?

3) Koca Rus mafyası, direkt Marla'yı hedef almak yerine neden garip şekillere giriyor? Doktoru neden öldürüyorsunuz yahu? Madem mafyasın, çık karşısına annenin raporunu değiştir, içeriden çıkar? İnsan hayret ediyor...

4) Marla'ya bir şeyler enjekte ediliyor, uyuşturuluyor, muhtemelen bayıltılıyor ve kaza süsü vermek için arabasının içinde uçuruma doğru sürülüyor, fakat ilginçtir başrolümüz aniden uyanıyor. Tamam uyanabilir, fakat onca ilaç verilmiş, sen suyun altında bu arabanın camını ayağınla vura vura nasıl kırdın da çıktın? İlaçlara da gerek yok, 10 dakika önce sağlam bir yumruk yiyen insan bile o anda afallar...

5) Her şeyi geçtim; Filmin yarısında başrolü mafya kaçırıyor ve adamımız 'öldürün' emri veriyor. Yahu filmin yarısında başrolün ölmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Böyle bir hatayı kim, nasıl yaptı? Zaten ölmeyeceğini bildiğimiz için olay tamamen inandırıcılığını yitiriyor.

6) Esmer kız evde halledilmiş. Marla bayıltılıp uçurumdan suya atılmış. Yani mafya ikinizi de öldü biliyor; E elinde milyon $'lık elmas da var? Kaçıp gitsene yahu... 

- Bir izleyici olarak bu soruları sormak benim en büyük hakkım. Yukarıdaki bu sorular gibi pek çok absürtlük ile karşılaştığımız için on numara başlayan film birden temposunu düşürüp potansiyelini kaybediyor. Sondaki o sahne bile bu durumu kurtaramıyor.

"Kaan gömdün iyi tamam da hiç mi izlenmez?" diyenler için; Filmin mesajı çok iyi!

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Filme biraz daha yukarıdan bakarsanız aslında iş hayatındaki kadın-erkek eşitsizliğinden, Amerika'daki sağlık ve hukuk sistemlerindeki açıklardan ve yaşlıların suistimal edilmesinden bahsedildiğini görebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında filmin gerçekten söylemek istediği bir şeylerinin olduğu görülebiliyor.

NOT: Filmin mesajı çok iyi. Fakat senaryoya sokulan göz ardı absürtlükler bu filmi size tavsiye etmemin önüne geçiyor. Şöyle kola-cips eşliğinde izlenecek hafif eğlenceli 'çerezlik' bir film izlemek istiyorsanız bir şans verin derim. Fakat tadı damağınızda kalacak türden bir yapım olmadığını da tekrar tekrar ifade etmek isterim.

----------

• I Care a Lot filmi Netflix'te var mı? Evet film Netflix'te izlenebilir. 

• Filmde +18 sahne var mı? Evet birkaç küçük müstehcen sahne mevcut.

• i care a lot filmi oyuncuları kimler? Marla rolünde daha önce Gone Girl filmiyle aklımızda kalan Rosamund Pike, mafya rolünde ise GOT dizisinin Lannister'ı Peter Dinklage'i izliyoruz.

----------

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

Modunu Seç ►

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

listesine yorum yap!
Çisil A.
Çisil A.
26 Şubat 2021
Film hakkında benim gibi düşünen birinin olduğunu görmek güzel, çünkü bazı yerlerde ve izlediğim sitedeki yorumlarda film övülünce kendimden şüphe etmiştim :)
i care a lot konusuı care a lot konusui care a lot filmi konusui care a lot filmi yorumi care a lot konusu oyuncuları2021 filmleri2021 film önerileri2021 netflix filmleri
EN AKTİF ÜYELER
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Yapımcılarını Zengin Ettiler: Tüm Zamanların En Çok Hasılat Yapan 7 Filmi!
Özellikle son günlerde sosyal medya fenomenlerinin film yapmaya odaklanması ile dikkatler "Film yapmak kazandırıyor mu?" sorusuna kaydı. İşte bu yüzden sırf para kazanma gayesi ile yapıldıkları için rezalet filmler ile karşılaşıyoruz. Peki gerçekten yaptıkları hasılatları ile yapımcılarını zengin eden filmler var mı? İşte bugün tam da bu konuya değineceğiz. Öyle filmler var ki devasa hasılatları ile dudak uçuklatıyorlar. Hadi gelin şimdi tüm zamanların en çok hasılat yapan filmlerine birlikte bir bakalım.  1. Dünya çapında, tüm zamanların en çok hasılatını yapan film "Avatar" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/59/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 237 Milyon $ Kazanılan: 2,788 Milyar $ ● Avatar, 2009 yılında Türkiye'de ise 2.480.990 seyirci sayesinde 26.636.520,50 TL hasılat elde etmişti!  2. Ondan sonra ise "Titanic" geliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/31/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.180 Milyar $ ● 1998 yılında Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği Titanic 3.670.070,67 TL hasılat elde etmişti... 3. En çok hasılat yapan filmler listemizin üçüncü sırasında ise "Star Wars: The Force Awakens" yer alıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/40/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 200 Milyon $ Kazanılan: 2.068 Milyar $ ● Film, Türkiye'de ise 17.170.964,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 4. "Jurassic World" filmi ise en çok hasılat yapan filmler arasında ilk 3'ü son anda kaçıranlardan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/17/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 150 Milyon $ Kazanılan: 1,515 Milyar $ ● 2015 yapımı bu film ise sadece Türkiye'de 7.546.482,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı... 5. Yapımcısını zengin eden bir diğer film ise 2012 yapımı "The Avengers" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/28/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 220 Milyon $ Kazanılan: 1.514 Milyar $ ● 2012 yapımı bu film ise Türkiye'de 7.660.682,00 TL hasılat elde etmişti... 6. En çok gişe yapan filmler listemizin sonuna yaklaşırken bir diğer filmimiz "Furious 7" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/34/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM]Harcanan: 190 Milyon $ Kazanılan: 1.513 Milyar $ ● Türkiye'de 3 milyon kişinin izlediği bu film ise tam 32.132.000,00 TL hasılat elde etmişti...  7. Tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri listemizin 7. ve son sırasında ise 2015 yapımı "Avengers: Age of Ultron" bulunuyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/47/93/yapimcilarini-zengin-ettiler-tum-zamanlarin-en-cok-hasilat-yapan-7-filmi-780x439.jpg[/RESIM] Harcanan: 250 Milyon $ Kazanılan: 1.405 Milyar $ ● En çok hasılat yapan filmler listemizdeki son yapım ise Türkiye'de tam 15.618.775,00 TL hasılat elde etmeyi başarmıştı...  ● Tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! :) tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri - en çok gişe yapan filmler - en çok hasılat yapan filmler
12b
0
7 yıl
The Boys: Bir Çırpıda İzlenecek 10 Numara Süper Kahraman Dizisi!
The Boys: Bir Çırpıda İzlenecek 10 Numara Süper Kahraman Dizisi!
Bugün size az önce bitirdiğim ve 'nasıl bu kadar geç fark etmişim bu diziyi!' diye kendime kızdığım The Boys dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer bu diziyi hiç izlemediyseniz birkaç dakika içinde okuyabileceğiniz ve içinde The Boys izlenir mi, The Boys konusu ne? gibi sorularınıza cevap bulabileceğiniz bu içeriğe göz attıktan sonra hemen gidip The Boys dizisini izleyin derim. Özel Güç Konulu Film Tavsiyeleri! ►  Ama öncelikle hadi gelin şimdi sizi The Boys dizisi konusu, oyuncuları ve bilinmeyenleri ile hakkında biraz bilgilendirip 'The Boys neden izlenir?' sorunuza cevap vereyim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce gelin The Boys dizisinin konusuna şöyle bir göz atalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/76/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle izleyeceğiniz bu dizi içinde bol göndermelerin olduğu, şimdiye kadar izlediklerinize hiç benzemeyen farklı bir "Süper Kahraman" dizisi. Fakat şimdi ben böyle deyince aklınıza hemen o cıvık cıvık kahramanlık fışkıran tipik süper kahraman dizi-filmleri gelmesin. Burada bu yozlaşmış düzenle mücadele etmeye çalışan bir grup 'süper olmayan' insanın verdikleri mücadeleyi izliyoruz... Günün sonunda asıl süper kahramanlar kim, bu tartışılır tabi... Konusunu az çok kavradıysanız hemen yorumuma geçiyorum. Peki The Boys dizisi neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/94/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizide 'biz sizin yanınızdayız' deyip, güçlerini kötüye kullanan süper kahramanları ve onlara karşı duran bir takım mücadeleci insanı izliyoruz. Başrolde normal insanlar da olduğu için kendimizi onların yerine koyup diziye çok rahat bir şekilde adapte olabiliyoruz. Ayrıca şimdiye kadar maruz kaldığımız tüm 'süper kahraman' tezlerini de bir bir çürütüyor bu dizi. Kostümlüler mi? Evet. Özel güçlerle uçup kaçıyorlar mı? Evet. Fakat dizi, süper kahramanların tamamen kameraya oynadığını, arka planda dev bir yalan rüzgarının döndüğünü ve aslında Amerika'da ilaç, silah ve kirli siyasetin zirve yaptığını bizlere gösteriyor. Evet dizide çok sert eleştiri ve göndermeler de bulunuyor. Yani bu diziye sıradan bir süper kahraman dizisi demek biraz yürek ister... Hem şöyle özel güçlerin bolca olduğu biraz fantastik, hem de temelinde gerçek hayata dokunan bir şeyler izlemek isterseniz tercihiniz mutlaka bu dizi olmalı. Oyunculuklar nefis, efektler başarılı, bölümler akıyor fakat dizimiz bolca +18 sahne içeriyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/2/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi Amazon Prime Video platformunda yayınlanıyor. Dijital platformlar son yıllarda birbirleri ile yarıştıkları için Amazon bu diziye müthiş paralar harcamış. Zaten bunu dizideki sahnelerden hemen anlayacaksınız. Hele inanların patladığı bazı sahneleri var ki gerçekten çok başarılı. Fakat işte bu ve diğer yetişkin sahneleri diziyi fazlasıyla +18 kılıyor... Ben uyarımı yapayım da sonra kulağımı çınlatmayın. Butcher, Homelander ve Frenchie... Dizideki bu 3 karakteri gerçekten çok beğendim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/231/73/the-boys-bir-cirpida-izlenecek-10-numara-super-kahraman-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizideki oyuncu seçimleri çoğunlukla başarılıydı, fakat bu 3 oyuncunun hayat verdiği 3 karakter, gerçekten çok keyifliydi. Butcher'ı Karl Urban, Homelander'ımızı Antony Starr ve Frenchie karakterini de Tomer Kapon oynuyor. Bu karakterlerin olduğu sahnelerden öyle büyük keyif aldım ki, bu üç karakter ile farklı bir dizi çekilse onu da aynı hevesle izlerim. - - - - -  NOT: Mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim bu dizi 2 sezon ve toplamda 16 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizinin 3. sezonu da gelecek ve onu da çok yakından takip edeceğim... Bu arada bu nefis diziyi burada ve Instagram'da da bizi sıkı takip eden Abdussamed Şahin'in gönderdiği DM ile fark ettim, kendisine de teşekkürler ediyorum... Hadi iyi seyirler! - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
4
5 yıl
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
Türk dizi tarihinde iz bırakan nefis dizi "Ezel" ile tanıdığımız "Ramiz Karaeski" karakteri, hepimizin aklına "Dayı" olarak yerleşen yegane karakterdir. Rahmetli Tuncel Kurtiz'in hayat verdiği bu karakter dizide yer aldığında, sosyal medyadan günlük hayata kadar her köşe başında konuşulurdu. Ezel dizisi boyunca Ramiz Karaeski'nin gençlik yıllarındaki halini de, oyuncu Ufuk Bayraktar canlandırmıştı. Ramiz Dayı'nın kendisi kadar, gençliği de oldukça beğenilmiş ve izlenme rekorları kırmıştı. İşte şimdi bu hikaye, "Dayı" filmi ile tekrar izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Gelin, "Dayı: Bir Adamın Hikayesi" filmi hakkındaki detaylara şöyle bir bakalım.  En İyi Hapishane Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Filmin hikayesini oyuncu Ufuk Bayraktar cezaevinde yazdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/75/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Geçtiğimiz yıl karıştığı bir kavgada, ruhsatsız silah bulundurduğu ortaya çıkan oyuncu, 6 ay 17 gün hapis cezasına çarptırılınca yolu cezaevine düşmüş oldu. Hapishanede kaldığı süre boyunca "Dayı" filminin hikayesini kaleme alan oyuncu, cezaevinden çıktığında da "içerisi üniversite gibi. Pek çok şey öğretiyor ama Allah bir daha düşürmesin" demişti. İşte ünlü oyuncunun içerideyken yazdığı bu hikaye, Uğur Bayraktar ve Serkan Öztürk tarafından senaryolaştırdı ve ortaya "Dayı" filmi çıkmış oldu.  Filmde Ramiz Dayı'nın gençliğini mi, yoksa farklı bir karakteri mi izleyeceğimiz henüz belli değil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/61/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dayı filmi dendiğinde bile herkesin aklına ilk olarak Ramiz Dayı geliyor. Ufuk Bayraktar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı'nın gençliğini canlandırmıştı. Bu yüzden Dayı filmi birçok kişi için Ramiz Dayı'nın gençliğini konu alan bir film. Fakat Ezel dizisi ve Ramiz Karaeski gibi karakterlerin tüm telifi Ay Yapım'da. Bu yüzden yine birçok kişi de Dayı filminde bambaşka bir karakterin işleneceğini, Ay Yapım'ın böyle bir yeni versiyona izin vermeyeceğini düşünüyor.  Filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar'ın, "Kardeş" kelimesini kullanması, Dayı filminin Ramiz Dayı'nın gençliğini anlatacağı yönünde yorumlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/31/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar bu filmin Ramiz Karaeski karakterinden bağımsız olacağı söylense de, filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar, cezaevinden çıkarken kapıyı açan memura "Eyvallah kardeş" şeklinde hitap ediyor. Ezel dizisindeki Ramiz Dayı'nın da hitap şeklinin "Kardeş" olması, Dayı filminin, Ramiz Dayı'nın gençliğine odaklanacağı yönünde yorumlandı. Filmin çekimleri 3 ay sonra 2020'de başlayacak ve Hatay, İstanbul, Ankara ve Samsun'da yapılacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/13/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Murad Zaloğlu'nun oturacağı Dayı filmi 2020'de seyirciyle buluşacak. İşte Dayı filminin yayınlanan 2 dakikalık fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=EvQ3JtU2SDI[/VIDEO] Not: Her ne kadar vurdulu kırdılı, mafyavari, hatta çukurvari ve recep ivedikvari, topluma, gençlere iyi bir örnek olmayan film ve dizileri onaylamasam da "Dayı" filmi gerçekten iyi bir şekilde işlenirse güzel bir yapım olur kanısındayım. Silahtan, kavgadan çok, sert, anlamlı ve yıllarca unutulmayacak replikler ile donatılırsa gerçekten Türk sinemasında kendine çok iyi bir yer bulabilir. Fakat "İstanbul sen mi büyüksün ben mi!" kavgasına girer, ona buna silah çekip racon keser, leblebi gibi insan öldürürse bu dayıyı onaylamam mümkün değil. Umarım hayata dair iyi ve anlamlı replikler ile akılda kalan, sağlam bir film olur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ► Film ile ilgili yeni bir gelişme olduğunda buraya eklenecektir, takipte kalın. 
58b
0
6 yıl
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
İyi ve yeni dizi keşfetmek, film keşfetmekten daha büyük keyif veriyor bana çünkü dizi daha uzun soluklu izlenebildiği için daha uzun bir zaman diliminde ne izleyeceğimi kestirebilmiş oluyorum. Belki de bu yüzden, Google'da dizi önerileri, her zaman film öneri listelerinin üzerinde bir etkileşime sahip oluyor. ZeroZeroZero dizisi de izleyecek iyi dizi arayışım sonucunda keşfettiğim ve büyük keyifle izlediğim bir dizi oldu. Ben de hemen kolları sıvadım ve zerozerozero dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için size bu diziden biraz bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi adı biraz ilginç olsa da kendisi su gibi akıp giden ZeroZeroZero dizisi konusuna ve izlemeden önce göz atmanızı istediğim o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin ZeroZeroZero dizi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/50/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, birden fazla ülke arasında gerçekleşen ve büyük paraların döndüğü, devasa bir uy*şturucu kaçakçılığı ağını konu alıyor. Ünlü ailelerin başrolde olduğu bu suç ağında, büyük bir sipariş söz konusu oluyor ve bu dev paketin taşımacılığını da bir aile üstleniyor. Söz konusu paralar çok büyük olunca, araya yolsuzluk, rüşvet ve çok büyük cinayetler de giriyor haliyle.. Fakat tabi ki de bu süreçte büyük olaylar meydana geliyor ve dizi de bize, baştan sona bu süreci anlatıyor.  Kısaca; TAŞ gibi dizi diyebilirim bu yapım için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/68/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi hem sürükleyici, hem de oyunculukları nefis. Zaten Meksika, ABD, İtalya ve İspanya gibi farklı ülkelerde birden çekilmesiyle büyük bütçeli bir yapım olduğunu da kanıtlıyor. Bana sorarsanız, bu bütçenin de hakkını sonuna kadar vermişler diyebilirim... Aşk meşk olaylarına hiç girmeden, çok sade ve bir o kadar da gerçek bir şekilde olan biteni konu alıyor dizi. Hiç gösterişe girmeden, ne olup bitiyorsa onu izliyoruz tüm süreç boyunca. Ben bu diziden bazı film ve dizilerde aldığım tadı aldım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/27/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bu dizi de birden fazla suç kartelini işlediği için ünlü Narcos dizisindeki o tadı almamak mümkün değil. Fakat bunun yanında ben bu diziden çok büyük keyifle izleyip, tavsiye ettiğim şu ve şu diziden de benzer tatlar aldım. Film olarak baktığımda da kesinlikle nefis Sicario serisindeki o atmosferi bana çok iyi bir şekilde geçirdi. İşte bence ZeroZeroZero dizisi, bu her biri de iyi olan yapımlara benzer tatlara sahip ve bu mükemmel bir şey. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/12/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM] Özet: Eğer ayakları yere sağlam basan, gerçek, taş gibi bir yapım izlemek isterseniz aradığınız şey kesinlikle bu dizi olabilir. Fakat uçmalı kaçmalı, biraz fantastik veya kurşunların sürekli havada uçtuğu aksiyonu bol bir yapım beklentiniz varsa, o zaman bu diziyi es geçin derim... Karar sizin. Ayrıca "Tavsiye Gönder" köşemizden göndererek bu diziyi keşfetmemi sağlayan Mesut Şahin'e de teşekkürler ediyorum. - - - - - -  ● ZeroZeroZero dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Sky Atlantic, Canal+ ve Amazon Prime Video'da izlenebiliyor. Fakat Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç bölüm? 2023 Temmuz ayı itibariyle dizinin 1. sezonu sadece 8 bölüm. Fakat yeni bir sezon gelecek mi bilinmiyor... Yani 2. sezon da gelebilir ya da gelmeyebilir.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
3
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Netflix'in "Atiye" Dizisi Nasıl Olmuş? Detaylar | Karakter İncelemesi!
Netflix'in "Atiye" Dizisi Nasıl Olmuş? Detaylar | Karakter İncelemesi!
Biliyorsunuz, size buradaki şu kategorimizde, izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini tavsiye ediyorum. Fakat Netflix, Hakan Muhafız ile birlikte artık orijinal Türk dizilerine de imza atmaya başladı ve aylar önceden, Beren Saat başrollü "Atiye" dizisini duyurdu. Geride bıraktığımız hafta ise Atiye dizisi Netflix'te yayınlandı ve dizi büyük bir atak yaparak sosyal platformlarda en çok konuşulan konu oldu. Yayınlandığı süre üzerinden günler geçmesine rağmen başlığı hala Ekşi Sözlük'te, hakkında en çok yazılanlar kısmında yer alıyor.  Atiye ve Dark Dizisi Arasındaki 7 Benzerlik İçin Tıkla ► Ben de sıvadım kolları ve 2 günde izleyip bitirdiğim Atiye dizisi hakkında sizlere bir inceleme yazmak ve Atiye dizi oyuncuları hakkında bazı detaylara değinmek istedim. Bugün bu içerikte, Atiye dizisinin olumlu ve olumsuz yönlerini ve Atiye dizisi karakterlerinin incelemesini okuyacaksınız. Hadi gelin şimdi hazırsanız Atiye dizisi nasıl olmuş? sorusunun cevabına bir bakalım.  İncelemeye Geçmeden Önce: "Ee Kaan yani ne diyorsun?" diyenler varsa bence bu dizi olmuş. O yüzden hala diziyi izlemediyseniz aşağıdakilere göz atmadan önce izleyip gelin derim.  Hazırsanız Atiye dizisi incelemesine, dizideki sevmediğim şeyler ile başlamak istiyorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/30/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpeg[/RESIM]Görüntü kalitesi neden böyle? Sadece bana mı öyle geliyor yoksa dizinin görüntü kalitesinde ciddi bir teknik sorun mu var? Koca sezonu bitirdim fakat görüntü kalitesi hep kötüydü. Bunu "çok kötü sahneler vardı, sinematografi berbattı" olarak anlamayın, sadece görüntü teknik olarak parlak, net değildi. Dizinin atmosferi gereği "Şöyle görüntüyü biraz mat, bazı yerleri de flu yapalım gizemli olalım" mı dediler acaba? Ki böyle düşündülerse de bile, gerçekten uygulamaya geçirme konusunda sorun yaşamışlar çünkü sonuç ortada.  Neden her şeyi bize açıklıyorsunuz? Dizideki tüm sırları, farklı karakterler üzerinden bize neden anlatıyorsunuz? Bırakın biz çözelim, çözünce mutlu olalım. Her şeyi, her detayı, her sırrı farklı oyuncular, farklı sahnelerde sürekli konuşuyor ve bunu seyirciye açıklıyorlar. Bu olay bir süre sonra insanın canını gerçekten çok sıkıyor. Bırakın biz "Vay anasını bu öyleyse, o da öyle o zaman" diyerek olayı çözelim ve ufkumuzu açalım. Bizi salın. İstanbul'dan 5 dakikada nasıl Adıyaman'a, Urfa'ya gidiyorsunuz? Yahu ışınlanmayı buldunuz da o sahneyi kaçırdım mı acaba diye bile düşündüm. Kız Adıyaman'da kaybolmuş, e ne yapalım? Hadi hemen tam da bu şekilde hemen Adıyaman'a geçelim diyorlar ve bir bakıyoruz, birden Adıyaman'dalar. Tamam 15 dakika yolculuk izlemeyelim ama bari bir uçak kanadı, şehir manzarası falan gösterin de nasıl gittiğiniz anlayalım. Bu tip önemsenmeyen detaylar bizi çok üzüyor, bilesiniz.  Bazı replikler o kadar zorlama ki... Şimdi şunu hatırlayın. "Lanet olsun! Gidelim ve şu Nemrut'taki gizemi çözelim!"... Yahu bu ne? Bu nasıl bir replik? Kimse de "Aga biz ne yapıyoruz? Tamam İngilizce'den çeviriyoruz ama çok kötü olmadı mı bu?" demedi mi yahu? Böyle zilyon tane kötü, yersiz ve zorlama replik var. Tam mistik olaylar içindeyiz, böyle bir repliği bir duyuyorum, bütün o gizemli etkileyici hava uçup gidiyor sanki. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/39/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM] Hadi gelin şimdi bir de dizimizde beğendiğim şeylere şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/97/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpeg[/RESIM]Dizinin atmosferi gayet başarılı Dizinin ilk 2 bölümü şahaneydi diyebilirim. Gerildim, merak ettim ve hatta yer yer ürktüm. İzlerken bir yandan da bir yabancı gözüyle izledim diziyi ve gerçekten ilk bölümlerde çok beğendim. Mistik, gizemli hava dizide çok iyi yansıtılmış.  Anadolu kültüründe zaten var olan mistik olayların ele alınması şahane!  Yıllardır hep söylenir dururdum. Yahu topraklarımızda o kadar çok esrarengiz hikaye var ki, neden bunları filmleştirmiyoruz? diye. Sağ olsun Netflix bu olaya el attı ve Anadolu'daki olayları ve geçmiş tarihi inceleyip ortaya böyle mistik, gizemli bir dizi çıkardı. Gerçekten bundan çok mutlu ve gururluyum.  Dizi sürüklemeyi başarıyor!  Böyle gizem-gerilim konulu yapımlar, izleyiciyi sürükleyemezse, bir sonraki adımı merak ettiremezse bir hiçtir. Fakat bu dizi yani Atiye, izleyeni peşinden sürüklemeyi başarıyor. Hakan Muhafız, bu konuda yer yer sıkıyordu. Fakat Netflix, Atiye dizisi ile bu açığı bence kapatmayı başarmış.  Turistik açıdan şahane sahneler!  Göbeklitepe'nin dünya tarihinde kapladığı yerin büyüklüğünü biz Türklerin hala kavrayamadığını düşünüyorum. Bakın arkadaşlar burası dünya üzerinde şimdiye kadar bulunmuş en ama en eski yapı. Mısır piramitlerini ya da diğer şeyleri bir kenara bırakın. Çünkü Göbeklitepe hepsinden daha eski ve bizim ülkemizde yer alıyor! Sadece bunu dünyaya göstermeyi başardığı için bile bu dizi alkışlanması gereken bir yapım. Bir de bunun üzerine daha Nemrut gibi pek çok şahane bölgemizi de ele alıyor Atiye dizisi. Bu yüzden bunun, ülkemiz ve tarih bilimi açısından da çok iyi bir adım olduğuna inanıyorum. Şimdi gelelim Atiye dizisi oyuncuları tarafından hayat verilen o karakterlere; Beren Saat ve Atiye ile başlamak istiyorum[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/55/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM]Allah aşkına, Beren Saat'i "Bihter" dışında bir rolde izleyen var mı? Atiye'yi izlerken neden hala Bihter'i izliyor gibi hissediyoruz? Bunun, Bihter karakterinin unutulmaz olduğuyla falan ilgisi yok, Beren Saat yıllardır oyunculuğunun üzerine hiçbir şey koymadan ilerlemeye çalışıyor. Atiye dizisi konusu beni çok şaşırtmıştı fakat onca mistik olayın içinde Beren Saat hala Bihter'i oynuyor. O yüzden dizimizin başrolü Beren Saat'in oyunculuğunu iyi bulmadığımı söyleyebilirim. Mehmet Günsür ve Erhan[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/46/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM]Fark ettiniz mi bilmiyorum ama Mehmet Günsür hala Fi dizisinde oynuyor gibi. Yahu gizem dolu bir dizidesin, neden hala son bıraktığımız gibisin? Aşk Tesadüfleri Sever'e bakın, ya da Muhteşem Yüzyıl'daki rolüne. Sonra da Atiye'yi izleyin. Aynı Günsür'ü izleyeceksiniz, çünkü Beren Saat gibi, Günsür de hala aynı... Erhan isminde bir Arkeolog rolünü oynuyorsun, tozun toprağın içindesin, biraz ortama uyum sağla, bu neyin kibarlığı... Metin Akdülger ve Ozan[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/47/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İşte bu! Oyunculuk, her yapımda kendine bir şeyler katma olayı bu. Yukarıda söylediğim her şey Akdülger'de mevcut. Bu adam gerçekten rollerini yaşıyor. Ağzından tükrükler saça saça oynuyor ve bu da gerçeklik açısından bize geçiyor. Ozan rolüne cuk oturmuş diyebilirim.  Melisa Şenolsun ve Cansu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/56/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.png[/RESIM]İşte bu diziyi dünyaya pazarlarken kullanmamız gereken yüz... Şenolsun, oyunculuğu çok üst düzey olmasa da dizide parlıyor. Hani bazı ünlüleri yolda görürsünüz de hiç ünlü değil gibidir ya, heh işte Melisa Şenolsun onlardan değil. Bu kız şu Hollywood'a da gitse, yine adından söz ettirebilir. Cüretkar sahneleri, yaşadığı duygu patlamaları ile Cansu rolüne cuk oturmuş diyebilirim.  Son olarak Tim Seyfi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/155/49/netflix-in-atiye-dizisi-nasil-olmus-detaylar-ve-karakter-incelemesi-780x439.jpg[/RESIM]Ozan'ın babası rolünde karşımıza çıkan bu oyuncumuz ise yarı Alman yarı Türk bir oyuncuymuş. Mış diyorum çünkü kendisi hakkında bu diziye kadar pek bir bilgim yoktu. Hala da var sayılmaz tabi, fakat şunu söyleyebilirim ki; Bu abimiz, bu diziye gizemli bir hava katmaya çalışsa da bu olmuyor. Soğuk kanlı, acımasız ve gizli planları olan zengini oynuyor fakat onun olduğu sahnelerde nedense tadımın kaçtığını fark ettim. Belki daha otoriter, daha iri yapılı ve ağır bir oyuncu seçilebilirmiş. Tabi yine de çok kötü değil, fakat çok iyi de değil derim.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
1
6 yıl
See: Herkesin Kör Olduğu Bir Dünyayı Konu Alan Nefis Dizi!
See: Herkesin Kör Olduğu Bir Dünyayı Konu Alan Nefis Dizi!
Başlığı okuyunca siz de "Bu fikir benim aklıma gelmişti!" diye düşündünüz mü? Sizi bilmem ama bu dizinin konusu bana tam olarak böyle dedirtti ve hemen bir çırpıda başlayıp az önce bitirdim... Evet, Apple TV+ imzalı See dizisinden bahsediyorum. 'Ee Kaan konusu ne? Oyuncuları kimler? İzlenir mi bu See dizisi?' diyorsanız ve birkaç dakikanız varsa, aşağıda size biraz bu nefis diziden bahsetmek istiyorum. Hadi gelin şimdi insanı daha izlemeden heycanlandıran senaryosuyla bu See dizisi nedir, neden izlenir, bunlara bir bakalım. Bu diziyi YouTube kanalımızda video olarak da tavsiye ettik![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=OEFB1aLqauo[/VIDEO] Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu See dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/77/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]See dizisinin; benim yıllardır düşündüğüm hatta 2008 yapımı 'Blindness' yani 'Körlük' filmini izledikten sonra "Bu konu daha iyi işlenebilir" diye kafa yorduğum nefis bir konusu var. Dizimiz, günümüzden asırlar sonrasını konu alıyor. Dünyayı saran bir salgın, tüm nüfusu öldürüyor ve kalanlarda da kalıcı bir körlük bırakıyor. İşte dizi de geriye kalan bu insanların dünyaya nasıl uyum sağladığını ve sonrasında yaşananları konu alıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/17/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]Size şurada çok beğendiğim kıyamet konulu dünyanın sonu filmlerini tavsiye etmiştim. Orada da söylediğim gibi ben kıyamet temalı yapımları gerçekten büyük bir ilgiyle izliyorum. İşte bu dizi de tam anlamıyla bu kategoriye uyuyor. Bize geleceği gösteriyor, düşündürüyor ve sorgulatıyor... Şöyle bir düşününce geçmişte yaptığımız filmlerin hepsi şimdi gerçek oldu. Şu an izlediğimiz bilim kurgu filmleri de muhtemelen gelecekte gerçek olarak karşımıza çıkacaklar. İşte bu dizi de bence olabilitesi yüksek bir geleceği bize gösteriyor. Üstelik öyle yavan bir şekilde de değil, gerçekten gerilimli, gizemli ve heycanlı bir şekilde sunuyor bize bu hikayeyi. Eğer siz de benim gibi gelecekteki sıfırlanan bir dünyada yaşananları görmek istiyorsanız kaçırmayın derim. Başrolde Game of Thrones'un Kahl Drogo'su Jason Momoa'nın olması büyük bir artı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/2/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]Önce GOT sonra da Aquaman filminde rast geldiğim ve oyunculuğunu gayet başarılı bulduğum Jason Momoa, bu dizimizin de başrolü. Bu rol için bu adamı kim düşündüyse alnından öpmek istiyorum çünkü bu adam tam olarak böyle rollerde yıldız gibi parlıyor. Öyle ki dizide onun olmadığı sahnelerde seyir keyfi ibrem 1 tık aşağıya düşüyor bile diyebilirim. Girdiği rolü yaşayan bir aktör olduğu için bu diziyi de sırtlıyor desem abartmış olmam. NOT: Bu dizi, Apple TV+'ın "Bir de dizi işlerine girelim ama şöyle büyük bütçeli iyi bir şey yapalım" diyerek yaptığı bir iş olduğu için, bütçenin iyi ve doğru bir şekilde harcanması sonucu ortaya çıkan bir dizi. Yani See dizisi benden geçer not almayı başardı, darısı başınıza... Ayrıca bu diziyi fark etmemi sağlayan, aranızdan Miraç İlter Sezik'e de teşekkürlerimi iletiyorum.  • See dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Dizi Apple TV üzerinden izlenebilir. • See dizisi IMDb puanı nedir? 2019 Kasım ayında yayınlanan dizinin puanı 7,6 • See dizisi 2. sezon ne zaman? İlk sezonu 8 bölüm olan dizinin 2. sezonu 2021 yılı içinde yayınlanacak. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
82b
9
5 yıl
Kazandı! Haluk Bilginer, Emmy Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" Seçildi!
Kazandı! Haluk Bilginer, Emmy Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" Seçildi!
2 ay önce yaptığımız şu haberde, ünlü oyuncumuz Haluk Bilginer'in, Şahsiyet dizisindeki rolü ile "En İyi Erkek Oyuncu" adaylığına gösterilmesini sizlere duyurmuştuk. İşte bugün ise zaten adaylığa gösterilerek göğsümüzü kabartan Haluk Bilginer'in bir iyi haberini daha aldık. Evet, ünlü oyuncumuz 47. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde, Şahsiyet dizisindeki rolüyle "En İyi Erkek Oyuncu" seçildi! Gelin şimdi bu güzel haberin biraz da detaylarına inelim ve biraz daha gururlanalım! Uluslararası Emmy Ödülleri bu yıl New York'ta düzenlendi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/62/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Bu yıl 47.'si düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri, New York'ta düzenlenen tören ile sahiplerini buldu. 20'den fazla ülke, adaylıkları ile törende yarıştı.  Törenin "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü ise Haluk Bilginer'e verildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/4/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Puhu TV'de yayınlanan, Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği ve sosyal medyada da çok büyük bir hayran kitlesi edinen "Şahsiyet" dizisindeki başrolü ile Haluk Bilginer, "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü. En İyi Erkek Oyuncu adaylığına Türkiye de dahil, İngiltere, Almanya ve Brezilya gibi 3 ülkeden daha aday gösterilmişti.  Haluk Bilginer, ödül törenindeki konuşmasına "Merhaba" diyerek başladı ve İngilizce devam etti[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=1l_ht5S8Vfw[/VIDEO] "Bu ödül Türkiye'ye gittiği için çok mutluyum!"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/79/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM]Haluk Bilginer, tören sonrasında bu büyük ödülün Türkiye'ye gitmesinden çok mutlu olduğunu söyledi. Yine aldığı ödülü hakkında "Bu ödülü kızım Nazlı Bilginer adına alıyorum, bir gün onun da oyunculuğu seçeceği umuduyla alıyorum" dedi.  Bizi gururlandırdığı, dünya sahnesinde Türkiye imajını çok güzel bir yere taşıdığı için Haluk Bilginer'i alkışlıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/137/73/kazandi-haluk-bilginer-emmy-odulleri-nde-en-iyi-erkek-oyuncu-secildi-780x439.jpg[/RESIM] ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►  
9.8b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.