Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

23 Şubat 2021
14b
1 Yorum
Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

Netflix'te günler önce yayınlanan ve izlemeyi iple çektiğim I Care a Lot filmini sonunda az önce bitirdim. Bitirir bitirmez de i care a lot konusu ne? ve i care a lot filmi yorumları nasıl? gibi sorularınıza kısa ve öz cevaplar hazırlayarak sizi bu yeni Netflix filmi hakkında bilgilendirmek istedim. 

İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► 

Hadi gelin şimdi I Care a Lot filmi nasıl? İzlenir mi? Netflix kendini aşmış mı? Yoksa batırmış mı? Efsane mi? Kestane mi? Birlikte şöyle hemen bir görelim... E hadi!

Filmle ilgili yorumumdan önce "Kaan ne bu filmin konusu?" diyenler için...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Şöyle düşünün; Eşiniz, çocuğunuz veya yakın akrabalarınız... kimseniz yok ve sağlığınız da doğal olarak yaşınız arttıkça kötüye gitmeye başlıyor. İşte tam da bu sırada devlet diyor ki "madem kimin kimsen yok, sana yasal bir vasi atıyorum, senin sağlığın ve diğer her şey ile o ilgilensin"... İşte filmimiz de böyle bir vasiyi konu alıyor. İşinde son derece başarılı bir vasimiz var, kendisi çok hırslı ve tuttuğunu koparan cinsten. Fakat bir gün rast geldiği bir yaşlı, onun tüm hayatını değiştiriyor. İşte film de bu süreci konu alıyor.

Bundan sonrası SPOİLER, filmi izledikten sonra uğrayıp aşağıya göz atın derim... İzleyenler, beni takip etsin...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

Tam olacak gibiyken olamamış...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Film ilk yarısında bir yaşlının evine 'yasal' yollarla çöken birini anlattığı için ağzımız açık izliyoruz. Hatta yer yer "Ulan bir gün bize de olur mu bu? Bizde var mı ki böyle şeyler?" diye sorgulamalara bile giriyoruz kafamızın içinde... Bu yüzden de tüm olaylar dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Fakat ne oluyorsa mafyatik olaylar işin içine girdikten sonra oluyor. İşler absürtleşiyor ve çok güzel bir hikaye giderek bizdeki o "Ulan acaba..." tedirginliğini yok ediyor. Sonunda istediğimizi alıp inceden bir 'oh' çeksek de, 'Nasıl ya?' diyerek izlediğimiz onca absürt sahne unutulmuyor. Başrol nefis, hikaye ilginç ve izleyeni çekiyor fakat neden kötü olamayan bir Rus mafyası? Üstelik bir Lannister... Kıcası film bende 'çerezlik'ten öteye geçemedi.

Filmi neden mi 'çerezlik' listeme aldım? Bazı nedenlerimi sıralıyorum...

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
1) Gerçekten koca mahkeme, tek 1 rapor ile bir insanı evinden alıp bakım evine koyabiliyor mu? Bu çok ciddi incelemeler isteyen bir durum değil mi? En azından bir heyet veya görevli yaşlı kadının durumunu görmek için ziyarete gidemez mi?

2) Mahkeme, başrolümüz Marla'ya neden toz kondurmuyor? Aralarında bir çıkar ilişkisi vardı da ben mi kaçırdım? Eğer yoksa, bu durum olayların gerçekciliğini daha da aza indirmiyor mu?

3) Koca Rus mafyası, direkt Marla'yı hedef almak yerine neden garip şekillere giriyor? Doktoru neden öldürüyorsunuz yahu? Madem mafyasın, çık karşısına annenin raporunu değiştir, içeriden çıkar? İnsan hayret ediyor...

4) Marla'ya bir şeyler enjekte ediliyor, uyuşturuluyor, muhtemelen bayıltılıyor ve kaza süsü vermek için arabasının içinde uçuruma doğru sürülüyor, fakat ilginçtir başrolümüz aniden uyanıyor. Tamam uyanabilir, fakat onca ilaç verilmiş, sen suyun altında bu arabanın camını ayağınla vura vura nasıl kırdın da çıktın? İlaçlara da gerek yok, 10 dakika önce sağlam bir yumruk yiyen insan bile o anda afallar...

5) Her şeyi geçtim; Filmin yarısında başrolü mafya kaçırıyor ve adamımız 'öldürün' emri veriyor. Yahu filmin yarısında başrolün ölmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Böyle bir hatayı kim, nasıl yaptı? Zaten ölmeyeceğini bildiğimiz için olay tamamen inandırıcılığını yitiriyor.

6) Esmer kız evde halledilmiş. Marla bayıltılıp uçurumdan suya atılmış. Yani mafya ikinizi de öldü biliyor; E elinde milyon $'lık elmas da var? Kaçıp gitsene yahu... 

- Bir izleyici olarak bu soruları sormak benim en büyük hakkım. Yukarıdaki bu sorular gibi pek çok absürtlük ile karşılaştığımız için on numara başlayan film birden temposunu düşürüp potansiyelini kaybediyor. Sondaki o sahne bile bu durumu kurtaramıyor.

"Kaan gömdün iyi tamam da hiç mi izlenmez?" diyenler için; Filmin mesajı çok iyi!

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Filme biraz daha yukarıdan bakarsanız aslında iş hayatındaki kadın-erkek eşitsizliğinden, Amerika'daki sağlık ve hukuk sistemlerindeki açıklardan ve yaşlıların suistimal edilmesinden bahsedildiğini görebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında filmin gerçekten söylemek istediği bir şeylerinin olduğu görülebiliyor.

NOT: Filmin mesajı çok iyi. Fakat senaryoya sokulan göz ardı absürtlükler bu filmi size tavsiye etmemin önüne geçiyor. Şöyle kola-cips eşliğinde izlenecek hafif eğlenceli 'çerezlik' bir film izlemek istiyorsanız bir şans verin derim. Fakat tadı damağınızda kalacak türden bir yapım olmadığını da tekrar tekrar ifade etmek isterim.

----------

• I Care a Lot filmi Netflix'te var mı? Evet film Netflix'te izlenebilir. 

• Filmde +18 sahne var mı? Evet birkaç küçük müstehcen sahne mevcut.

• i care a lot filmi oyuncuları kimler? Marla rolünde daha önce Gone Girl filmiyle aklımızda kalan Rosamund Pike, mafya rolünde ise GOT dizisinin Lannister'ı Peter Dinklage'i izliyoruz.

----------

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

Modunu Seç ►

Kısa ve Net: Yeni Netflix Filmi "I Care a Lot" İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?

listesine yorum yap!
Çisil A.
Çisil A.
26 Şubat 2021
Film hakkında benim gibi düşünen birinin olduğunu görmek güzel, çünkü bazı yerlerde ve izlediğim sitedeki yorumlarda film övülünce kendimden şüphe etmiştim :)
i care a lot konusuı care a lot konusui care a lot filmi konusui care a lot filmi yorumi care a lot konusu oyuncuları2021 filmleri2021 film önerileri2021 netflix filmleri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Günler önce Netflix'te yayınlanan Kulüp dizisi, oyuncu kadrosu ve işleyeceği farklı konusuyla bir dönem dizisi olacağı için dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Az önce bitirdim ve hemen "Kaan kulüp dizisi konusu ne?" ve "kulüp dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım.  En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi "Kulüp" hakkında size hem düşüncelerimi söyleyeyim, hem de dizi hakkında şöyle kısa ve net bir bilgilenelim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Kulüp dizisi neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/24/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kulüp, 1950'lerin İstanbul'unda, dertlerle dolu olan geçmişi nedeniyle yanında olamadan büyüyen kızını bulan bir anneyi ve onun çalışmaya başladığı bir gece kulübünde yaşananları konu alıyor. Tabi sadece annenin değil, annesiz büyüyen bir kızın da hayatına dalma fırsatı buluyoruz bu diziyle. Ve evet, tüm bunlar 1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda geçiyor.  "Kaan sence nasıldı?" derseniz bence Kulüp, keyifle izlenecek iyi bir dizi olmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/92/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dönem dizi/filmleri, çok zor yapımlar. Kostümler, diyaloglar, mekanlar, obejeler hepsi o dönemi yansıtmalı. Bu da çok büyük bir uğraş anlamına geliyor. Bu yüzden dönem film ve dizilerinde en çok detayların düşünülüp düşünülmediğine bakarak notumu veriyorum. Kulüp dizisinde ise diyaloglardan mekanlardaki en küçük objelere kadar her şey gayet doğru bir şekilde düşünülmüş. Oyunculuklar ve müzikler de oldukça iyi. Yani bence bu dizi izlenir. Gelelim küçük olumsuzluklara; Dizi çok hızlı akıyor ve bu iyi değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/34/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi henüz izlemeyenler burayı okumasın çünkü spoiler içeriyor... Bence dizinin tek kusuru, senaryonun çok hızlı akması. Genç bir başrolümüz var ve nişanı çok hızlı gelişiyor. Konu ne zaman nişana geldi de her şey yapıldı kavrayamıyoruz. Hemen sonra genç solistimizin yıldızı birden parlıyor. Bu da çok hızlı geliştiği için pek gerçekçi gelemeyebiliyor. Kulübün sahibi Orhan beyimizin de annesi birden hastalanıveriyor... Diziye en büyük olumsuz eleştirilerim bunlar oldu. Ve son olarak; Milyonlarca kişi tek soru: "Kulüp dizisi raşel kim?"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/29/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ben de dahil, Kulüp dizisini izleyip bitiren birçok kişi dizimizin başrolü Raşel'i oynayan oyuncuyu fazlasıyla merak etti. Ben de size kısaca Raşel hakkında bilgi vereyim istedim... Raşel karakterini Asude Selma Kalebek (evet a ile) canlandırıyor. Asude 1999 doğumlu ve şu an Boğaziçi Üni'de okuyor. Kuüp dizisinin Raşel'i Asude Kalebek'i şu an yani bu içeriğin yayınlandığı tarih itibariyle Instagram'da 8.102 takipçisi bulunuyor. Bunu buraya yazıyorum ki buraya yolunuz aylar sonra düştüyse hemen buraya tıklayıp Instagram profiline göz atıp takipçi sayısına bir bakın. Bence takipçi sayısı hızla artacak. - - - - - ÖZET: Uzun lafın kısası, Netflix imzalı bu dizi bence izlemeye değer. Konu olarak ağır fakat senaryo işleyiş bakımından da çok hızlı bir dizi... Oyunculuklar ve dönemin atmosferiyse çok başarılı. Hala izlemediyseniz bir şans verin derim. - - - - - • Kulüp Netflix'te var mı? Evet, Kulüp dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 6 bölümden oluşuyor.  • Kulüp dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin oyuncu kadrosunda Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci, Fırat Tanış, Metin Akdülger ve Asude Kalebek boy gösteriyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
1
4 yıl
Wayward Pines: Esrarengiz Bir Kasabayı Konu Alan Beyin Yakan Dizi!
Wayward Pines: Esrarengiz Bir Kasabayı Konu Alan Beyin Yakan Dizi!
Hani bazı dizilerin varlığından haberdarsınızdır da yıllarca listenizde öylece durur ya, işte Wayward Pines dizisi de onlardan biriydi benim için. Listemde o kadar çok yabancı dizi biriktirdim ki, zamanla en alt sıralarda izlenmeyi bekleyip durmuştu. Geç olsa da nihayet Wayward Pines dizisini izledim ve gördüğünüz gibi, sonuç olumlu ki buraya size tavsiye etmeye de geldim. Hadi gelin şimdi Wayward Pines dizisi konusu, oyuncuları ve en önemlisi de senaryosu nasıl, bu dizi izlenir mi, onlara birlikte şöylece bir bakalım. Umarım izleyecek iyi bir dizi bulunamayan şu günlerde bu tavsiyem bana olduğu gibi size de iyi bir alternatif olur... E hadi! Bu diziyi YouTube kanalımızda video olarak da tavsiye ettik![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=mn3M-xhf0lk[/VIDEO] Yorumumdan önce gelin bu esrarengiz dizinin konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/296/91/wayward-pines-esrarengiz-bir-kasabayi-konu-alan-beyin-yakan-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, ortadan aniden kaybolan 2 gizli servis ajanını aramak için yola çıkan 2 ajanı konu alıyor. Adamlarımız, ajanların son görüldükleri yere doğru giderken bir kaza geçiriyor ve 1 tanesi gözünü garip bir kasabada açıyor. Birlikte kaza yaptığı arkadaşını ararken yavaş yavaş da bu kasabada bir şeyler döndüğünü fark ediyor ve işte maceramız da böylece başlıyor... Size burada tavsiye ettiğim şu diziyi hatırlayın. Eğer bu diziyi izlediyseniz Wayward Pines dizisi de fazlasıyla tanıdık gelecektir çünkü bu 2 dizi de birbirine fazlasıyla benziyor. Dizinin ilk sezonunu 1 günde izledim![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/296/78/wayward-pines-esrarengiz-bir-kasabayi-konu-alan-beyin-yakan-dizi-780x439.png[/RESIM]Wayward Pines, kesinlikle beni yakalamayı başaran bir dizi oldu. İlk sezonunu sadece 1 günde izleyip bitirdim ve sürükleyiciliği karşısında oldukça da şaşırdım. Çünkü beklentim kesinlikle çok düşüktü. Fakat dizi beni şaşırtmayı kesinlikle başardı. Her bölümünde bir sonraki bölümde olacakları merak ettirebilen dizi çok az, Wayward Pines da bunu başarabilen yapımlar arasında bence.  Gizem dozu tam yerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/296/37/wayward-pines-esrarengiz-bir-kasabayi-konu-alan-beyin-yakan-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, gizem dozunu çok iyi bir seviyede tutarak, izleyicisine sürekli 'Neler oluyor?' dedirtmeyi başarıyor. Yer yer 'Böyle bir şey olabilir mi?' diye düşünürken dizi size istediklerinizi yavaş yavaş veriyor. Özellikle 5. ve 6. bölümlerde dizi, sabreden izleyicisine ödülünü de veriyor. - - - - - -  Özet: Eğer gizemi bol, esrarengiz olayların döndüğü, sürekli olarak 'Ne olacak?' diye sorgulamalara gireceğiniz bir dizi arayışındaysanız bu yapımı tavsiye ederim. Etrafımızın kötü dizilerce çevrildiği şu günlerde, yıllar önce kendince bir şeyler yapmayı başarmış bu diziye bence bir şans verin derim. - - - - - -  • Wayward Pines dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Netflix'te yer almıyor. • Wayward Pines dizisi oyuncuları kimler? Dizinin kadrosunda Matt Dillon, Charlie Tahan, Shannyn Sossamon, Carla Gugino, Toby Jones ve Terrence Howard gibi ünlü isimler yer alıyor. • Dizi kaç sezon? Wayward Pines dizisinin 2. sezonu da yayınlanmış durumda. Dizinin her bir sezonu da 10 bölümden oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
1
4 yıl
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yıllar Sonra Sinema Salonunda Herkesi YAN YANA Getiren O Film!
Yan Yana filmi, 2025'in en iyi giriş yapan film unvanından sonra ilk 15 günde 1 Milyon da izlenerek rekora koştu. Uzun zaman sonra binlerce kişiyi sinema koltuklarında gerçekten YAN YANA getirmeyi başaran o filmle ilgili tabii ki de benim de söylemek istediklerim var.. Bu içerikte, önce filmde Yan Yana filminde dikkatimi çeken bazı detayları, sonra da filmi beğendim mi? Yoksa büyük bi PR çalışmasının tam ortasında olduğumuzu mu düşünenlerdenim? işte bu sorulara cevaplarımı sizle dürüst bi şekilde paylaşmak istiyorum. Hadi gelin şimdi Yan Yana filmi ile ilgili sizle paylaşmak istediğim o 5 DETAYA birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Su9L8Wix6uI[/VIDEO] 1. Uyarlama konusu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/81/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle yıllardır benimle olanlar bilir ki, ben her fırsatta Yan Yana'nın uyarlandığı Intouchables ismindeki 2011 yapımı Fransız filminden 'baş ucu filmim' olarak bahsederim.. Bu nefis filmin ülkemize uyarlanacağı haberini aldığımdan beri gerçekten çekim sürecinden yayın kısmına gelene kadar olan tüm aralığı yakından takip ettim diyebilirim.. Filmi 2017'de Amerikalılar da The Upside ismiyle uyarlamış fakat ortaya pek de başarılı bi film çıkamamıştı.. hatırlayın. Bizdeyse pek çok 'uyarlama' yapım, 'Zaten bi yerlerde tutmuş.. bizde de kesin tutar' düşüncesiyle çekilmiş ve gerçekten çoğu yapım da iyi izlenmeler almıştı. Örneğin şu listede de daha önce sizle paylaştığım filmlerin her biri de uyarlama yapımlardı. Açıkça söylemek istiyorum ki "Uyarlama" konusuna karşı değilim. Fakat kendi orijinal filmlerimizi yazıp, yönetip, çekecek devasa bi sektörümüz var, işinde çok başarılı yetişmiş, zehir gibi insanlarımız var.. Sizi bilmem ama ben "Zaten tutar" denilerek yabancı filmleri uyarlayan değil, diğer ülkelerce filmleri 'uyarlanan' bi sinema sektörüne sahip olmayı tercih ederdim. 2. Feyyaz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/50/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bi küçük linç yiyeceğim belki ama; Başrolümüz Feyyaz Yiğit, şimdiye kadar rol aldığı tüm dizi ve filmlerde hemen hemen aynı karakteri oynuyor gibi geliyor bana.. Yani bu filmde de Feyyaz, yine Feyyaz'ı oynuyor gibi hissettim diyebilirim. Fakat bu tabi ki de Feyyaz'a gülmüyorum demek değil. Bu adamın kelimeleri heceleyerek konuşması, ikilemesi, durumlara verdiği doğal tepkiler beni gerçekten yakalamayı başarıyor. Orijinal filmde gettodan gelen bir siyahiyi izlerken, bu filmde de maddi zorluklar içinde sıkıntılı günler yaşayan bi Roman'ı izlemek bana ilginçtir bi an "Organize İşler" izliyormuş hissiyatı da yarattı. 3. Farklar...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/93/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Öncelikle Fransız yapımındaki dramı, bizim filmde siyanürle arasak zor buluruz çünkü Yan Yana, 'komedi' kısmı daha ağır basan bi yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin %80 sahnesi, Intouchables ile aynı. Fakat örneğin orjinalinde başrolümüzün sakalları kesilirken, bizde koca Haluk Bilginer'in sakallarını kesmek göze alınamamış ki sadece saçının taranmasıyla geçiştiriliyor. Orjinalde kadınlardan hoşlandığı ortaya çıkan kadınımız bizim filmde bunu Feyyaz'ın yani Ferruh'un kulağına söylüyor. Orijinalde Rap, bizdeyse "İtfaiye" isminde hareketli bi şarkı duyuyoruz. Yine orijinalde adamımız girdiği zengin evden bi Faberge Yumurtası çalarken bizde bu bir Çini'ye dönüşüyor. Bunun gibi pek çok farklılık sayabiliriz tabi. 4. İvedikleşme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/8/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her şeyden bağımsız, ben filmlerde kültür sanat ile ilgilenen, kurallara uyan, kimseyle kavgaya, suça karışmayan kısacası kendi halinde 'medeni' bi şekilde yaşayıp giden insanların hayatına bodoslama dalan karakterlerin olmasını pek doğru bulmuyorum fakat ne yazık ki ülkemizde bu çalışıyor. Bu gerçeği de Recep İvedik örneği yüzümüze tokat gibi çarpıyor.. İşte bu filmde de böyle benzer bi tat almak mümkün. Taşradan gelen biri, batı müziğini sevmiyor, yapılan resim ile dalga geçiyor, ruhsuz eğlencelerini oyun havalarıyla bir düğüne çeviriyor, yazılan şiirleri küçümsüyor ve dahası.. Bunlar tabi ki de filmi kötü yapmıyor fakat topluma, özellikle genç izleyicilere bu tür insanların da kazandığını göstererek bilinçaltlarını etkiliyor.. Tekrar söylüyorum, bunlar filmi kötü yapmıyor fakat izleyen 1000 gençten 1'inde bile bu düşüncelerin yeşermesine sebep olması, bence bi tık tehlike arz ediyor. Adamımız genç kızın sevgilisiyle öpüşmesine karşı çıkıyor, ona hakaret eden çocuğun sokak köşesinde sıkıştırıyor fakat kendi odasına Esk*rt çağırıyor hatta haftada 1 gününü de ona ayırıyor... İşte bahsettiğim tutarsızlık, düşünce olarak özellikle yeni nesle aktarılmasını doğru bulmadığım şey tam olarak da bu.. Siz beni anladınız. 5. Haluk Bilginer![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/361/66/yillar-sonra-sinema-salonunda-herkesi-yan-yana-getiren-o-film-780x439.png[/RESIM]Her ne yaparsak yapalım, bana hala Haluk Bilginer'i yeterince sahiplenmiyormuşuz gibi geliyor. Film hakkında konuştuğum sektördeki bazı kişilerden Haluk Bilginer'in bu filmdeki oyunculuğunun başarılı bulunmamış olması beni gerçekten üzdü. Ben Bilginer'in oyunculuğunu başarılı bulanlardanım. Bu filmde Feyyaz'ı çıkarıp yerine başkasını koyabiliriz, fakat Bilginer'i çıkarıp yerine başka bi oyuncuyu koysaydık, filmin ağırlığının %80'i uçup giderdi.. Fakat kendisinden küçük de bi isteğim var; Ben Haluk Bilginer'i, Thor'daki ODİN karakteri gibi çok ağır, çok güçlü, mitolojik, fantastik bi rolde görmeyi çok isterim.. Kim bilir, belki bigün böyle bi şeye de şahit oluruz :) Ha bi de unutmadan, salonlarda en çok gülünen anlardan biri olan filmdeki 'hareket çekme' sahnesi de Haluk Bilginer'in ta kendisinden çıkmış :) - - - - -  Şimdiiii… not alarak sizle paylaşmak istediğim 5 ana başlığıma da değindiğime göre filmle ilgili şahsi düşüncelerimi de sizle paylaşmak istiyorum.. Sinemanın gerek dijital platformların yaygınlaşmasıyla, gerek ise ekonomik maliyetlerin artmasıyla geri planda kalması, hatta sadece küçük çocuklar ve onların anne-babasının hafta sonu gitmek zorunda kaldığı, 3 tarafı pek de başarılı olmayan 'animasyon filmlerle' çevrilmiş olması beni gerçekten çok üzüyordu. Fakat bu film bunu kırmayı başardı. Tripli ergen kız gibi senaryoya pek de katkısı olmayan sahnelerin gereksizliği, bi dram bi komedi bi dram bi komedi yaparak adeta izleyiciyi şişe takar gibi başarısız geçişleri, iki başrolümüzün arasındaki 'dostluk' bağının bence tam derinlemesine kurulamamış olması gibi sorunları es geçersek ben bu filmden gerçekten büyük keyif aldım diyebilirim. Orijinal filmdeki dramatikliği inanın pek de aramadım. 3-4 sahnesinde gerçekten güldüm ve sinema salonunda gülmenin nası bi his olduğunu da unuttuğumu fark ettim :) Hadi iyi seyirler!
9.7b
1
8 ay
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Adamlar Yapmış: İzlemeniz Gereken 5 Başarılı "Kore" Filmi Tavsiyesi
Kore filmleri, son zamanlarda dikkatimi çekmeyi başardı. Yıllar önce ön yargı ile yaklaşıp çoğunu es geçtiğim bu filmler, şimdi severek izlediğim filmler haline geldi. Meğer Kore filmlerinin çok farklı bir tadı, çok başka bir atmosferi varmış. Tıpkı İspanyol filmleri gibi. İşte bu da beni kore filmi tavsiyeleri konulu bu listeyi hazırlamaya itti. Ben de kollarımı sıvadım ve izleyip beğendiğim başarılı kore filmlerinden birkaçını bu liste altında topladım.  Hadi gelin şimdi izlenmesi gereken başarılı kore filmi tavsiyeleri nelermiş, birlikte bakalım!  Bu konuyu YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=REPcW-zNq6A[/VIDEO] 1. Kore filmleri listemizin ilk sırasında "Along With the Gods" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/87/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Öldükten sonra yaşananları konu alan bu film, "fantastik" tarafıyla sizi etkilemeyi başaracak bir Güney Kore filmi. "Ee Kaan bu film nasıl bir şey? IMDB puanı kaç?" gibi sorularınız varsa da aşağıdaki butona tıklayarak cevaplarınızı bulabilirsiniz.  Filme Git ► 2. Listemizin ikinci sırasında ise "The Outlaws" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/65/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film de çeteler ve emniyet arasında yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► 3. Bir sonraki Kore filmi tavsiyemiz ise "My Way" yani "Benim Yolum" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/13/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise tam 2 buçuk saat süren nefis bir savaş filmi.  Filme Git ► 4. "Hücre 7 Mucizesi" filmi ise bir başka Kore filmi tavsiyem...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/76/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Şöyle biraz dram, biraz gülümseten bir şeyler istiyorsanız bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum, teşekkür'ü sonra edersiniz.  Filme Git ► 5. Ee listemizde bir de Zombi filmi olmasın mı? Kore imzalı bir başka nefis film ise "Zombi Ekspresi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/85/61/adamlar-yapmis-izlemeniz-gereken-5-basarili-kore-filmi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıdaki 4 filmden farklı olan bu yapım, tam sizlik olabilir.  Filme Git ► ☀ Lütfen izlediğiniz filmlere olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı bırakmayı unutmayın. Bu platform, insanların kendilerine en uygun filmi en kısa sürede seçmesini sağlıyor. Bunda benim yorumumun faydası olduğu kadar sizin yorumlarınızın da faydası büyük. Bu yüzden lütfen izlediğiniz her filme, birkaç cümlelik iyi ya da kötü yorumlarınızı, düşüncelerinizi yazmayı unutmayın. "Kaan başka nelerin var?" diyenler de aşağıdaki butona tıklayarak "Modunu Seç" sayfasına gidip, moduna göre film tavsiyesini ŞIP diye bulabilir.  Modunu Seç! ►
35b
0
7 yıl
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı... Bu ismi ilk duyduğumda ortaya çıkacak bu yeni Netflix filminin nasıl bir şey çıkacağını tam kestirememiştim. Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i yıllar sonra tekrar bir araya getirecek olan bir filmin şüphesiz 'iyi' olması beklenirdi ve öyle de oldu. Bu 2 başrol için çıta o kadar yukarıya çıktı ki, herkes büyük bir beklentiyle İstanbul İçin Son Çağrı filmini beklemeye başladı ve nihayet bugün yani 24 Kasım 2023'te, film Netflix'te yayına girdi. İyi Netflix Filmleri ►  Ben de hemen bir koşu Netflix'i açıp filmi izlemeye koyuldum ve biter bitmez de İstanbul İçin Son Çağrı filmi için bir inceleme kaleme almalıyım, diye düşünerek kolları sıvadım. Bu inceleme, hem film hakkındaki yorumumu hem de filmdeki bazı detayları içerecek.. E hadi o zaman gelin İstanbul İçin Son Çağrı filmine şöyle bir yakından bakalım! Öncelikle nedir bu İstanbul İçin Son Çağrı filmi konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/91/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, uçaktan inip valizlerini bekledikleri sırada New York havalimanında tanışan 2 kişinin yaşadıklarını konu alıyor. Kadınımız aniden bavulunun, başka bir yolcunun bavulu ile karıştığını fark edince adamımız da hemen atılıyor ve hem yardımcı olmaya, hem de bir bakışta etkilendiği bu güzel kadın ile arkadaşlık etmeye çalışıyor... İşte filmimiz de bu 2 kişinin etrafında dönüyor. "Ee Kaan sence nasıl olmuş?" derseniz de;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/14/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Film Netflix'te yayınlanmadan önce her zamanki gibi bir grup kişiye ön gösterimler ile izletildi. 1 haftadır öyle kötü eleştiriler okudum ve dinledim ki, gerçekten büyük olan beklentim çok aşağılara düşmüştü... Fakaaaaaat; Filmi birkaç saat önce bitirdim ve kesinlikle yerin dibine sokulduğu kadar kötü olmadığını düşünüyorum. ● Kıvanç'ın oyunculuğu gerçekten başarılı. Filmin %70'ini Kıvanç'ın oyunculuğu taşıyor.  ● Yıllardır izlediğimiz o ünlü sokaklarda, farelerin dolaştığı, yer altından buharların çıktığı caddelerde 2 Türk oyuncunun performanslarını izlemek bana keyif verdi. ● Film tam ortalarına doğru izleyicisine sağlam bir 'tokat' atıyor ve direksiyonu birden başka bir tarafa kırıyor. Ben bunu başarılı buldum.  ● Filmin büyük bir kısmında sadece 2 oyuncuyu izlemek bana keyif verdi. Keşke bu tür daha çok yapım izleyebilsek.. ● Netflix'in Türk oyuncular ile bu tür global işlere girişmesini, hatta ortaya çıkan bu dizi veya filmin birden fazla ülkede bizzat tanıtımının yapılmasını destekliyorum, keşke daha fazla bizden yapım görebilsek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/5/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] ● Beren Saat'in oyunculuğunu 'Bihter' karakterinden sonra hep bir şekilde yetersiz buldum. Bu filmde de yine potansiyelini gösterememiş gibi.. Çözemediğim bir yapmacıklık var, fakat çok güzel bir kadın. Konuşmadan uzaklara dalsa gayet alkış alabilecekken, samimiyetsiz diyaloglar ile izleyicinin kendisiyle bağını koparıyor... Bu filmde de 'tatlı' fakat hep bir eksiklik var gibi, bilemedim. ● Filmdeki nerdeyse her olay 'klişe'... Yani filmdeki olayların her birini de yıllardır Hollywood'da ve diğer sinemalarda fazlasıyla izledik ve izliyoruz. Ben olsam küçük farklar ile bu klişelerden kaçmaya bakardım fakat film globalde de yabancılar tarafından izlenecek olunca, 'tutan tekniklere devam..' mantığıyla klişelerden kaçılamıyor maalesef. ● Beren Saat'in karakteri, cep telefonunu da bavuluna koyduğundan bahsediyor. Günümüzde kim uçağa binerken ya da yolculuğa çıkarken cep telefonunu bavuluna koyuyor, bu kısım tamamen gerçeklikten kopuk diye düşünüyorum. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/43/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben filmi Netflix ortalamasının 1 tık üzerinde buldum. Ben bu filmden, Before We Go (2014), Up In the Air (2009), When Harry Met Sally (1989) ve nefis seri Before Sunrise filmlerindeki benzer tadı aldım diyebilirim. Yani aslında filmi Kıvanç'ın oyunculuğu ve ortalarına doğru yaptığı ani ve şaşırtıcı manevra kurtarıyor... Bence bu film, Netflix'te bir hafta sonu yalnız, eş veya sevgili ile keyifle izlenebilecek bir yapım olmuş... Karar sizin. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
3
2 yıl
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme
Uzun zamandır Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Fakat Nolan imzalı "Tenet", bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde "Tenet filmi konusunu anlayan var mı?" şeklinde sorular görüp, "Tenet filmi inceleme" başlığı adı altında aşırı karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi incelemesi hazırlamak istedim.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ► Hadi gelin şimdi son zamanların en karışık, en kafa yoran, en beyin yakan filmi Tenet'in konusuna, anlatmak istediğine bir bakalım ve kafanızda bazı taşların yerine oturmasını sağlayalım... Hadi!  Öncelikle Tenet filminin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/10/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Filmin karışık konusunu en basite indirgersek ortaya; Dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışan bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de birlikte kötü adamı durdurmaya ve dünyayı kurtarmaya çalışıyor. Tabi olay bu kadar basit ilerlemiyor ve zamanın hem ileriye hem de geriye akması gibi birçok beyin yakan detay da olaya dahil oluyor.  Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonra kafanızdaki soru işaretlerini biraz olsun gidermek için buraya uğrayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/68/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM] Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan'ın dünyasına doğru yola çıkıyoruz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/71/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Nolan bu filmin temel aldığı "ters yöne akan zaman" fikrini 20 yıldır düşünüyormuş. Bunu Tenet'in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E hal böyle olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak gibi görünen, beyin yakan film çıkıyor.  Her şey insanoğlunun dünyayı tüketmesiyle başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/8/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]Gelecekteki insanlar, bitip tükenmek üzere olan dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki dünyayı kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara girmek gibi düşünebilirsiniz) zamanı geri almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye gitmek değil, zamanı geriye almak diyorum. Yani zamanı geriye alarak, dünyayı hiç kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline getirmek istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri yerlere "evriltilmiş" denen, ters yöne hareket eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kişiler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün olduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında bilim kadınının ona "Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz, bize gelecekten gönderiliyor" dediğini hatırlayın.  Peki kötü adamımız Sator bu olayın neresinde?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/73/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen dünyada yaşamaya çalışan gelecekteki kişiler gönderdikleri mesajla zaman makinesi yaratılması görevini Sator'a veriyorlar. Filmde Sator'un Plütonyum ararken bulduğu mesajı hatırlayın. Yani aslında o günkü nesil de hayatta kalmaya çalışıyor, zamanı geriye almaya çalışan gelecek nesil de. İşte filmde de tam olarak bunu konu alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz "Herkes kendi nesli için mücade verir" diyor, Sator da cevap olarak şunu söylüyor; "Onlar da tam olarak bunu yapıyor..." yani buradan da anlayacağınız gibi aslında filmde kötü bir taraf yok. Herkes kendi dünyasını kurtarma peşinde fakat Sator, gelecektekilerin adamı konumundan dünyanın sonunu getiren hem de kafasına göre istediği zaman getirebilen bir adama dönüşünce kötü taraf ortaya çıkmış oluyor.  Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve dolayısıyla siz de hiç doğmamış olursunuz, peki o zaman dedenizi kim öldürdü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/67/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.png[/RESIM]İşte film "Büyükbaba Paradoksu" olarak bilinen bu meşhur paradoksa da değiniyor. Aslında tüm film bu mantığın üzerine kurulu bile diyebiliriz. Hatta filmde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin dünyayı kurtarma planı için "E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?" diye soruluyor, Neil karakteri ise "Yok o işler pek öyle değil" gibi bir cevap veriyor.  Gelelim benim düşüncelerime...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/35/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Aslında hep düşündüğüm bir konuydu bu; Her insanın 3 farklı boyutu olabilir mi? Biri geçmişteki ben, diğeri şu an bunları size yazan ben ve gelecekteki ben... İşte bu filmde biraz olsun bu müthiş ve bir o kadar da uçuk fikri somut bir şekilde görme fırsatı buldum.  • Filmin en başında opera binasında Neil'ın, başrolümüzü kurtarma olayı güzeldi. Tabi çantasından sarkan kırmızı ip sayesinde bunu çok sonra anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin çok sonralarına şahit olmuşuz. Bu gerçekten müthişti.  • Sator'un eşi Kat, "Tekneden suya atlayan bir kadın gördüm, özgürlüğünü kıskandım" diyordu fakat filmin 2. yarısında o kadının kendisi olduğunu öğrendik. Bu da çok beyin açıcı bir ayrıntıydı.  • Neil, adamımızın görev başında alkol almadığını bilerek ona diyet kola söylüyordu, çünkü Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Yani Neil, adamımızla yıllardır tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze "Beni sen işe aldın" diyor. Bu da her şeyi açıklıyor.  • Son saldırı sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye diğerinin ise ileriye hareket etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonra işte sinema böyle olmalı diye iç geçirdiğimi bile söyleyebilirim...  • Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acayip hoşuma gitti. Bu çılgın fikri, silaha geri giren kurşunları, teybin geriye sarılması gibi terse dönen detayları nasıl daha önce böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile sadece bu çılgın fikri için bu film defalarca izlenir.  • En çılgın fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışıyor olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, henüz ileride neler olduğunu, olacağını bilmiyor Neil gibi. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı ayırmak için kullandığı "Alacakaranlık bir dünyada yaşıyoruz" cümlesini söylüyor, onu zarflıyor fakat adamımız "O da ne? (Şair) Whitman'dan bir dize mi?" diye cevap veriyor. Aslında burada o cümleye cevaben "Gün batarken dostun yoktur" demesi gerekiyordu... Yani benimki nacizane bir fikir tabi.  Bu arada filmin ismi, hatta Sator ve Opera kelimeleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/216/11/christopher-nolan-in-noluyo-lan-dedirten-beyin-yakan-filmi-tenet-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu veya Sator Kareleri olarak geçiyor. Özelliği ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, hem de aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde aynı kelimeler çıkıyor. İşte çılgın adamımız Nolan da filmin konusuyla da uyumlu olduğu için filmin adını ve içindeki konu ile isimleri böyle yerlerden ilham alarak kullanmış, bunu da görün istedim.   SONUÇ: Bence film gerçekten ince elenip sık dokulmuş başarılı bir yapım. Nolan zaten hem filmden önce, hem de filmde bolca "Çok takılma, hisset" gibi şeyler söylüyor izleyiciye. Karakterlerin arka planlarına bakma diyor yani, kim kimdir, duyguları var mıdır, aşık olur mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör... Şaka bir yana film gerçekten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Bazı filmler gerçekten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması gereken filmler oluyor ve bence bu film de onlardan biri... Umarım buraya kadar okumuş ve kafanızdaki bazı soru işaretlerini kaldırmışsınızdır.  - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
2
5 yıl
2000 Yılı Sonrası Çekilmiş 8 ve Üzeri IMDB Puanına Sahip 8 İyi Film Önerisi
2000 Yılı Sonrası Çekilmiş 8 ve Üzeri IMDB Puanına Sahip 8 İyi Film Önerisi
Her gün, her saat, hatta her an binlerce kişi internette film önerisi arıyor. Kimisi Google'a "En iyi film önerileri" yazıyor, kimisi ise eşine dostuna "İyi bir film tavsiyesi var mı?" yazıp, gelen "Fight Club izle" cevabı ile yıkılıyor. Ya da film önerisi istendiğinde 1970-80'lerden filmler tavsiye ediliyor fakat onlar da herkese ne yazık ki uymuyor... Günümüz genç izleyicilerinin çoğu, 2000 yılından sonra çekilen iyi filmleri arıyor. İşte birazdan göreceğiniz liste de, tam bu yaraya derman oluyor ve 2000 yılından sonra çekilen en iyi filmleri içeriyor. Sizin için listelediğim bu IMDB 8 ve üzeri filmler listemi çok seveceksiniz. (kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından en çok beğenilen filmler listemize de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Hadi gelin şimdi IMDB puanı 8 ve üzeri olan 2000 yılı sonrası çekilen filmler nelermiş hadi gelin şimdi birlikte bakalım! 1. 2000 yılı sonrasında çekilip IMDB puanı 8 ve üzeri olan ilk filmimiz 2014 yapımı "Whiplash"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/11/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? İzleyenlerin yorumları nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir. Filme Git ► 2. Bir diğer film önerisi ise 2011 yapımı "Warrior"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/23/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Alkol batağından kurtulmaya çalışan bir baba ve onun birbirinden farklı 2 oğlu... Bu filmi kaçırmayın. Filme Git ► 3. Sıradaki film tavsiyesi ise 2016 yılında çıkan "Contratiempo" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/27/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Muhteşem bir İspanyol filmi izleyeceksiniz. Kaan demişti dersiniz... Filme Git ► 4. IMDB 8 ve üzeri filmler listemizdeki bir diğer tavsiye ise 2016 yapımı "Pink"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/59/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmimiz ise, erkekler tarafından saldırıya uğrayan 3 genç kızı ve onları savunan avukatın yaşadıklarını konu alıyor. Filme Git ► 5. Listemizdeki bir diğer film önerisi ise 2016 yılında çekilen "Lion"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/40/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Kaybolan bir çocuk ve yıllar sonra gelen "Ailemi bulmalıyım" hissi... Bu film gözünüzden birkaç damla yaş düşürecek. Filme Git ► Zaman Yolculuğu Konulu Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► 6. Sıradaki öneri ise yine 2016 yapımı "Hacksaw Ridge"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/55/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Öldürmeyen bir asker ne yapar? Tetiği çekemeyen bir asker neler yaşar? İşte bu film de tam olarak bunu konu alıyor. Filme Git ► 7. Listemizin sonuna yaklaşırken bir diğer önerimiz ise 2017 yapımı "Wonder"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/51/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Yüzünde görünüş olarak bir farklılık olan küçük bir çocuğu ve onun hayatını izleyeceksiniz. İyi bir aile filmi sizi bekliyor. Filme Git ► 8. Listemizin son sırasında ise 2013 yapımı "Miracle in Cell No:7" yani "Hücre 7 Mucizesi" yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/48/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Zihinsel engelli bir baba ve küçük kızının yaşadıkları sizi de çeşitli duygulara sürükleyecek. Mutlaka izlemelisiniz!  Filme Git ► BONUS: Her ne kadar IMDB puanları 7,9'da kalmış olsa da bu 2 film önerisi de izlemeye değer: "Nightcrawler"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/84/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bir insan ne kadar hırslı olabilir? İzlediğimiz haberlerin arka planında neler yaşanıyor? Bu filmi kaçırmayın. Filme Git ► - Diğeri de "Moon"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/5/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Ay üzerinde çalışmalar yapmak için görevlendirilen bir adam ve onun yaşadıklarını izleyeceksiniz... Beyniniz yanabilir!  Filme Git ► Ve tabi 8,6 IMDB puanı ile bu hafta vizyona giren nefis filmimizi de bu listeye eklememek olmaz: "Müslüm"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/4/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]"Bizden neden böyle filmler çıkmıyor ya" diye isyan etmek yerine çıkanlara ilgi gösterelim. Bu filmden başlayabilirsiniz... Eğer hala izlemediyseniz mutlaka izlemelisiniz. Filme Git ► ♦ Ne oldu? Bunlar kesmedi mi? O zaman hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
53b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.