Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!

18 Şubat 2022
23b
1 Yorum
Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!

Teksas Katliamı filmi, hepimizin en sevdiği serilerden biri. Serinin 2022 yapımı yeni filminin Netflix imzasıyla yayınlanacak olması da beni epey heycanlandırmıştı. Film nihayet bugün Netflix'te yayınlandı ve birçok kişi şimdiden "teksas katliamı filmi konusu" ve "netflix teksas katliamı filmi izlenir mi?" gibi sorularına cevap aramaya başladı bile.

En İyi 12 Dizi Tavsiyesi! ► 

Ben de bugün, Netflix'te yayınlanan Teksas Katliamı filmini bir çırpıda izledim ve konusu, oyuncuları ve izlenebilirliği gibi detaylar hakkında size de bilgi vermek için bu içeriği kaleme almak istedim... Fakat ne yazık ki Netflix, bu içeriği pek beğenmeyecek... Üzgünüm Netflix... Hadi gelin şimdi yeni Teksas Katliamı filmi yani Texas Chainsaw Massacre'ne biraz yakından bakalım!

Yorumuma geçmeden önce 2022 yapımı Teksas Katliamı filmi konusuna bir bakalım...

Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Netflix'in 2022 yapımı yeni Teksas Katliamı filmi, aslında 1974 yapımı Teksas Katliamı filminin devamını işliyor. Bir grup genç, Teksas'taki terk edilmiş bir kasabayı dizayn ederek canlandırmaya çalışıyor. Fakat bu fenomen gençler çok farklı hayaller ile geldikleri bu ıssız yerde, yüzü maskeli birinin gazabına uğruyor. İşte filmimiz bu konuyu işliyor.

Netflix, bu ne yahu?

Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Slasher yani psikopat birinin, insanları öldürmeye çalışması konulu filmler olarak isimlendirdiğimiz bu türde pek çok iyi film izledik. Çığlık, Testere ve Elm Sokağı Kabusu gibi filmleri buna örnek gösterebiliriz. Fakat bu film o kadar kötü ki, Netflix'in en kötü filmlerinden biri olabilir.

Filmde öyle saçmalıklar var ki...

Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!
Filmde her şey çok hızlı ve bir o kadar da klişe oluyor. Bunlardan bazılarına spoiler içererek değineyim;

● Bir grup genç, ıssız bir çöldeki bir benzinlikte durur. Benzinci adam "Buralar tekin değil, ne işiniz var buralarda.." gibi bir replik söyler ve benzinciye bir kamyonet gelir. Yahu bu klişeyi 1000 kez mi izleyeceğiz daha?

● Ortada efsanevi bir katil var ve hepimiz onun olaya nasıl dahil olacağını merak ediyoruz, fakat o annesi öldüğü için insanların peşine düşüyor... Nasıl yani? Gerçekten mi?

● Katil, sarışın kızın karnını yarıyor fakat kız kurşun yemiş gibi anında ölüyor... Nasıl yani?

● İstasyondaki adam polisi aramak yerine daha önceki saldırıdan kurtulan Sally Hardesty'i neden arıyor?

● Katil Sally'yi elektrikli testere ile kesip havaya kaldırıp parçalıyor, fakat o da ne; Biraz sonraki sahnede Sally'yi yerde pompalıyla ateş ederken görüyoruz... Neden abi neden?

Bunlar ve daha birçok saçmalık var hepsini tek tek saymaya kalksam burada hep birlikte sabahı yaparız.

Özet: Netflix beni bu filmle gerçekten çok üzdü. Tamam beklentim çok yüksek değildi fakat bu kadar da kötü bir iş beklemiyordum. Oyunculuklar, kurgu, senaryo, hepsi çok ama çok vasat. Netflix, 2022'de bundan daha kötüsünü yapamaz diye düşünüyorum. Yani umarım yapmaz. Yapmasın. Yapma Netflix.

- - - - -

Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!

Modunu Seç ►

Teksas Katliamı: Netflix'in 2022'deki En KÖTÜ Filmi Bu Olabilir!

listesine yorum yap!
Omer B.
Omer B.
20 Şubat 2022
Vasat film.. Camdan dışarıya bakın, bu filme bakmayın.
teksas katliamı konusuteksas katliamı filmi konusuteksas katliamı yorumteksas katliamı netflixteksas katliamı serisiteksas katliamı 2022 netflix
EN AKTİF ÜYELER
+18 Sahneler Yok! Ailece İzlenebilecek 8 İyi Film Tavsiyesi
+18 Sahneler Yok! Ailece İzlenebilecek 8 İyi Film Tavsiyesi
Teknolojinin de alıp yürümesiyle günümüzde artık hepimiz evlerimizde film keyfi yapar olduk. Şöyle bir tatil olsa da, ailemiz ile sıcacık evimizde oturup hep birlikte huzur içinde film izlesek diye düşünüp duruyoruz. Tabi bununla birlikte eşi dostu da "Ailece izlenebilecek film önerilerin var mı?" gibi sorular ile darlıyoruz. Çünkü ailece izlenebilecek filmler öyle pek kolay bulunmuyor. Bazıları +18 sahne barındırıyor, bazıları da hiç iyi çıkmıyor. İşte tüm bu sorunların önüne geçmek için bugün sizler için bir liste hazırladım. Her birini de sizler için izledim ve listeledim. Yaşanmış, Gerçek Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Hadi gelin şimdi o ailece izlenebilecek film tavsiyelerine bir bakalım.  YENİ: Daha kapsamlı ve daha çok seçenek olan yeni aile filmleri tavsiye listesi hemen aşağıda![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/153/98/uygunsuz-sahne-yok-ailece-izleyebileceginiz-tam-19-kaliteli-aile-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Yeni Aile Filmleri Listesi İçin Tıkla ► 1. Ailece izlenebilecek filmler listemizin ilk sıralarında animasyon filmler var. İlk filmimiz ile başlayalım; "Wall-E"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/93/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpeg[/RESIM] İstisnasız izleyen herkesin bayıldığı bu filmi, aileniz ile güvenle izleyebilirsiniz. Filme Git ► 2. "İnside Out" yani "Ters Yüz" filmi ise bir sonraki tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/24/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Biz yemek yerken, konuşurken, aşık olurken, beynimizin içinde neler oluyor? İşte bu film bunu konu alıyor. Tam aile ile izlemelik, eğlenceli, öğretici. Filme Git ► 3. Çocuklarınız ile izlemeniz gereken bir başka film ise "Up" yani "Yukarı Bak" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/44/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Çocukken hepimizin rüyalarını süsleyen bir fikirdi; "Acaba evimizi balonlara bağlasak, uçup gider miyiz?"... Heh işte bu fikrin filmini düşünün... Filme Git ► 4. Listemizdeki son animasyon film ise "Ejderhanı Nasıl Eğitirsin"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/11/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Bir ejderha nasıl yakalanır? Yakalanırsa eğitilebilir mi? Eğitilebilirse nasıl olur? Hepsi bu filmde! Filme Git ► 5. Charlie ve Çikolata Fabrikası[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/55/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Masalsı bir hayal dünyasına hazır olun! Çocuğunuz bu filmi çok sevecek... Filme Git ► 6. "Cinderella Man" yani "Külkedisi Adam" da ailece izlenebilecek filmlerden[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/73/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Ailece izleyeceğiniz bu film yer yer gözlerinizin nemlenmesine neden olabilir. "Hanımın çocuğun yanında ağlatma beni Kaan" diyenleriniz varsa uyarayım... Filme Git ► 7. "Wonder", yani "Mucize" filmimiz de bir sonraki tavsiyemiz oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/60/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Tam bir aile filmi... Bu filmde kendinizi bulabilirsiniz. Filme Git ► 8. Ailece izlenebilecek filmler listemizin son sırasında ise "Umudunu Kaybetme" filmi yer alıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/83/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Bir babanın hüznünü konu alan bu film sizi ve ailenizi çok etkileyecek. Benden söylemesi... Filme Git ► BONUS: Bugün izlediğim 2019 yapımı bu film de ailecek izleyebileceğiniz bir diğer iyi film tavsiyem: "Storm Boy"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/47/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Yer yer gülümseyip, yer yer de hüzünleneceğiniz bu filmi bugün izledim ve bu listeye de yakışacağını düşünüp hemen size de tavsiye etmek istedim. Taze taze, dumanı üstünde. E hadi afiyet olsun!  Filme Git ► BONUS 2: Yeni izlediğim 2019 yapımı "A Dog's Way Home" filmi de bu listede olmaya değer... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/74/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM] Aileniz ile oturup güvenle ve keyifli izleyebilirsiniz.  Filme Git ► Tüm bu filmleri izlediyseniz, ya da şimdi izlemek için not alıp başka film arayışındaysanız size şahane bir teklifim var. Hemen şimdi aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesini anında bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/71/91/18-sahneler-yok-ailece-izlenebilecek-8-iyi-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç! ► Teşekkürler!
58b
1
7 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından şöyle bir neler olmuş diye bakmak için hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Her hafta olduğu gibi geçen hafta da Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Biricik Kraliçemiz "Dany" acımasız birine dönüştü... Aslında hep öyleydi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/71/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Bu bölümde tam anlamıyla bir kıyamet izledik. İnsanlar öldü, kadınlar ve çocuklar katledildi ve kimse kimseye acımadı... Fakat kraliçemiz Dany zaten tam da böyle biriydi. Hatırlarsanız bir baba ve oğlunu canlı canlı yakmıştı. Fakat şimdi üzerine bir de bir önceki bölümde Missandei'nin "Dracarys" dediğini duyunca hiç acımadı ve çoluk çocuk demeden Kral Toprakları'nı yaktı geçti. Birçok kişi bunun biraz abartı olduğunu söylese de bence Dany zaten böyleydi. Jon ile olan sahnelerinde biraz yumuşadığını görmüştük fakat Dany, bu dizinin başından beri hep acımasızdı. İlginçtir, birkaç önceki bölümde insanları ölülerden kurtarmak için savaş verirken şimdi insanları öldürüşünü izledik. Sadece güzel ve tatlı olduğu için ondan hiçbirimiz kadın ve çocukları katletmesini beklemezdik fakat onun özü bu. Arkadaşını, 2 çocuğunu kaybetti ve aşık olduğu adam öz yeğeni çıktı. Bu yetmezmiş gibi bir de tahtın Jon'un hakkı olduğunu öğrendi. İşte tüm bunların sonucunda intikamı için yanıp tutuşan bir kraliçeyi izledik.  Dany'nin aksine Jon, silahsız insanları öldürmemeyi seçti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/9/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Dany, Demir Taht sevdası için etrafı yıkıp yakadursun, Jon, düşmanı kıstırdığı anda saldırmadı ve öylece bekledi. Bunun üzerine karşıdaki askerler kılıçlarını yere attı ve Jon derin bir oh çekti. Fakat hemen akabinde ilginç bir şey oldu ve sevdiği kadını feci bir şekilde kaybeden Gri Solucan, silahsız askerlere saldırdı. Bunun üzerine tam anlamıyla bir kaos yaşandı. Jon bunu istemedi. Engellemeye çalıştıysa da başaramadı... İşte tam da burada Jon, hem Gri Solucan'a hem de Dany'e öfke dolmaya başladı. Silahsızlara, kadın ve çocuklara saldırmak onun işi değildi. Cersei neden öylece bekledi ve neden saçma bir şekilde veda etti?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/84/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]Yahu işte böyle olunca dayanamıyorum. 8 sezondur Cersei'nin aklını, stratejik dehasını, zekice aldığı kararlarını izlemiyor muyuz? Ee? O zaman neden bu kadın öylece balkonunda bekleyip topraklarının yakılıp yıkılmasını, ele geçirilmesini izledi? Sizi bilmem ama ben son ana kadar Cersei'den akıllıca bir hamle bekledim. Bir tuzak, bir çıkış yolu ayarlamıştır dedim fakat ne yazık ki öyle olmadı. Hatta bir ara ejderha alevi ile ölecek diye çok korktum çünkü izleyicinin bu kadar nefret ettiği büyük bir karakter öyle sıradan bir şekilde ölemezdi. Ee ne oldu? Enkaz altında kalıp öldü ve yok oldu gitti... En azından Arya bir hançer de ona soksaydı, Tyrion gelip saplasaydı ya da başkası ama enkaz altında romantik bir şekilde ölmeseydi keşke...  Arya kaçtı, kaçtı, kaçtı ve atına binip uzaklaştı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/39/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Arya'dan bu bölümde şahane ataklar bekliyordum ki olmadı. Sürekli ölümden kaçtı, Dany'nin ateşiyle yaktığı insanlara bakıp "İntikamınızı alacağım" der gibi iç geçirdi ve sürekli ordan oraya koşturup durdu. Hadi tüm bunlara okey diyelim, peki kıyamet gibi bir ortamda, kanın gövdeyi götürdüğü, ejderhanın ateşiyle surları yıktığı (oraya da değineceğim), kimsenin kimseye acımadığı bir ortamda o beyaz at sakince orada ne yapıyor? Yani hadi bir önceki bölümde plastik kahve bardağı ayrıntısını yedik, unuttunuz anladık ama bu at ne alaka? Atı da mı orada unuttunuz? O atın orada öylece durması mantıklı mı? Savaş bitiyor olsa bile o atın orada öylece kedi gibi durması mantık dışı. Sadece Arya binip havalı bir şekilde uzaklaşsın diye yapılan saçma bir sahneydi üzgünüm. Böyle küçük ayrıntılar beni çok üzüyor, yapmayın...  Yahu bu Dothrakiler büyük savaş gecesi ölmemiş miydi? Bu çığırtkanlar da kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/13/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Tam savaş başlayacak surlara dayanılmış, birden bir bakıyoruz hop Dothrakiler... Ee bunlar tabur halinde gecenin karanlığında kaybolup, ölüp gitmemiş miydi? Neyse iyi niyetli davranıyorum ve kenarda köşede 40-50 kadar Dothraki'nin kaldığını varsayıyorum... Bir de gemisi batan, yarım saat yüzüp karaya çıkan ve gayet zinde dövüşen "Euron" detayı var ki sormayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/75/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yahu başından belliydi zaten bu "Euron" karakteri bir yere çıkmayacak. "Ejderha avladı falan tamam ama ee?" dedik ve Euron da dizimize veda etti. Hem de trajikomik bir şekilde. Ejderhamız güzelce tüm su üzerindeki gemileri yakıp kavurdu ve ne hikmetse Euron buradan kaçmayı başardı. Sonra saatlerce yüzdü yüzdü ve karaya çıktı, fakat tesadüf bu ya tam da o anda Jamie oradan geçiyordu ve dur şunu öldüreyim deyip saldırdı. Bu klişe yerdeki silaha uzanamama sahnesini bolca gördüğümüz kavga sonucunda da öldü. Biz 5 dakika yüzüp karaya çıkınca nefes nefese kalıp kendimizi kuma atıyoruz adam o kadar yoldan yüzerek geldi bir de savaştı iyi mi... Son olarak değinmek istediğim bir şey var; Yahu bu ejderha ateşi nasıl bir şey? Sur patlatıyor, ev bark yıkıyor.. Dünya kadar askerin olacağına bir Ejderhan olsun..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/48/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha ateşinin gücünü araştırmadım, diziden ve birkaç Ejderha konulu filmden görüp bildiğim kadarıyla sormak istiyorum. Aga bu nasıl bir alev ki sur patlatıyor? Bu nasıl bir güç ki koca kaleyi bıçak gibi kesip yerle bir ediyor? Gerçekten bölüm boyunca bunu sorguladım. İlk fırsatta araştıracağım. Araba egzozu ile mangal yakan bir millet olarak Ejderha aleviyle kale yıkmak bize pek uçuk gelmese gerek ama bana geldi vallahi... Diyeceğim o ki Game of Thrones 8. sezon 5. bölüm kötü bir bölümdü. Asla tatmin etmedi ve öylece bakakaldık... Dizi, 19 Mayıs, yani 1 hafta sonra final yapacak. Bakalım final bölümü nasıl olacak, kimler sağ kalacak, kimler kimler yuva kuracak, göreceğiz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/49/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]   "Kaan, haftaya kadar n'apalım?" diyecek olursanız da hemen aşağıdaki butona tıklayıp modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz. E ben size daha ne yapayım...  Film Tavsiyesi Seç! ►
10b
0
7 yıl
Bilim Kurgu Hastalarına: Senaryosu Gelecekte Geçen Nefis Film Önerileri!
Bilim Kurgu Hastalarına: Senaryosu Gelecekte Geçen Nefis Film Önerileri!
"Bilim kurgu filmleri, geleceğin yansımasıdır" denir. Hatta "Bilim Kurgu Filmleri" için "Masalların teknolojiyle buluşması" gibi bir tabir de kulanılır. Çünkü bilim kurgu filmleri, uçuk senaryoları ile gelecek yıllarda bizlerin yani insanlığın karşılaşacağı, yaşayacağı durumları konu alır. Biz insanoğlu da geleceğe duyduğumuz merak duygusundan olacak, bilim kurgu filmlerine ayrıca bayılırız. İşte ben de tam da bu yüzden bugün sizlere, senaryoları günümüzden yıllar yıllar sonrayı konu alan, yani "gelecekte geçen" filmleri bu film önerileri listesinde derleyip topladım. (Zaman Yolculuğu konulu film tavsiyelerime de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz)  Hadi gelin şimdi, senaryoları gelecekte geçen filmler nelermiş birlikte bakalım.  ● Bu içeriği YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=0wG70WsfomE[/VIDEO] Senaryosu 2020 yılında, yani yakın gelecekte geçen ilk film tavsiyem "Real Steel"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/36/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]"Kaan bu filmin konusu ne? IMDB puanı, izleyenlerin yorumları nasıl?" diyorsanız hemen aşağıdaki butonu tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Bir sonraki filmimiz 2028 yılını konu alıyor: "Children of Men"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/69/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyada artık hiç bebek doğmasaydı? İşte bu filmimiz, bu çılgın konuyu işliyor ve gelecekteki dünyamızda yaşananları konu alıyor.  Filme Git ► Bu film tavsiyem ise 2035 yılında geçiyor: "The Martian"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/1/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Mars'a yapılan bir operasyon sırasında yaşanan olayları ve bu olaylar sonucunda bir insanın değişen hayatını izleyeceksiniz.  Filme Git ► Giderek günümüzden uzaklaşıyoruz: Bu filmimiz ise 2057 yılındaki insanlığı konu alıyor "Sunshine"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/41/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Ya dünyamızı ısıtan güneşimiz artık ölmeye başlasaydı? Gelecekte yaşananları konu alan bu bilim kurgu filmini mutlaka izlemelisiniz. "Kaan demişti..." dersiniz... Filme Git ► "Looper" ismindeki bu film tavsiyem ise 2072 yılında yaşananları işliyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/68/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]İçinde "Zaman Yolculuğu" kavramını da bol bol duyup, görebileceğiniz bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► Biraz daha uzaklara gidelim mi? O zaman 2080 yılını konu alan "Oblivion" karşınızda[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/75/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise insanlığın dünyayı terk ettiği bir geleceği konu alıyor. İyi bir senaryoya ve oyuncu kadrosuna sahip olan bu filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► Sıradaki film tavsiyem ise tam 2154 yılında geçiyor; "Elysium"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/61/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Biyonik robotlaşmanın ve dünya yörüngesinde kurulan dev bir platformda yaşayan insanoğlunu konu alan bu film de kesinlikle izlemeye değer.  Filme Git ► 2800'lü yılları konu alan bir film geliyor; "WALL·E"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/3/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Günümüzden asırlarca sonrasını anlatan bu animasyon film, 2008 yılında vizyona girdikten sonra onlarca ödül almayı başardı. Mutlaka izleyin derim. Tabi hala izlemediyseniz... Filme Git ► 2019'dan çok uzakta, farklı bir çağdayız; 3100 yılında yaşananları konu alan "Pandorum"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/110/32/bilim-kurgu-hastalarina-senaryosu-gelecekte-gecen-nefis-film-onerileri-780x439.jpg[/RESIM]Çok farklı bir bilim kurgu olmasıyla birlikte içinde bolca gerilimin de olduğu bu filmi kesinlikle izlemelisiniz. Filme Git ► ● "Ee Kaan bunlar kesmedi, var mı başka tavsiyelerin?" diyorsanız hemen buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilir, aşağıdaki butona tıklayarak da 2000 yılı ve sonrası vizyona giren ve IMDB puanı 8 ve üzeri olan film tavsiyelerime göz atabilirsiniz.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/44/29/2000-yili-sonrasi-cekilmis-8-ve-uzeri-imdb-puanina-sahip-8-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Listeye Git ►
33b
0
6 yıl
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
The Challenge: Bu Film Gerçekten UZAYDA Çekildi!
Uzay yarışı... Bu tabiri yıllar boyunca hepimiz duyduk. Sovyetler Birliği ve ABD arasında başlayan bu yarış ile insanoğlu uzayda ilkleri yaşadı. Her ne kadar artık Rusya ve ABD arasında bir uzay yarışı olmadığı söylense de, bu film yani 2023 yapımı The Challenge filmi, bu yarışın son ve en iyi örneği... Çünkü The Challenge ismindeki bu Rus filmi, uzayda çekilen ilk film oldu. Filme Git ►  Hadi gelin şimdi the challenge filmi konusu, oyuncuları ve detaylarına birlikte göz atalım ve uzayda çekilen ilk film olma özelliği taşıyan The Challenge filmine şöyle bir yakından bakalım... 2023 yapımı The Challenge, diğer adıyla Vyzov filmi neyi konu alıyor, önce ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/80/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Film, içinde tüm dünya ülkelerinden kozmonotların bulunabildiği, sürekli dünya yörüngesi etrafından dönen Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) içinde yaşanan bir kazayı ve sonrasında atılan adımları konu alıyor. Rus kozmonot, akciğerinden yara alınca, durumu giderek kötüleşiyor ve atmosferin yoğun basıncını geçemeyecek halde olduğu için birden 'Ya buradan bir doktoru oraya göndersek?' fikri oluşuyor ve sonrasında da film bu süreçte ilerliyor. Uzayda çekilen ilk film bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/72/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]2023'ün başında, NASA iş birliğiyle uzayda Tom Cruise başrollü bir filmin çekileceği duyurulmuştu. Amerika bu haberi tüm dünyaya pazarlamaya çalışırken Rusya çoktan bu filmin çekimlerine başlamıştı bile... Tom Cruise başrollü yeni projeden başka hiç haber gelmedi, fakat Rusya kolları sıvadı ve bu işten alnının akıyla çıktı. Sonuç olarak da The Challenge filmi artık dünyanın, gerçekten de uzayda çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu! Ekip, filmin çekimi için uzayda 12 gün geçirdi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/19/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Ekip diyorum ama uzaya giden her 1 gram bir ağrılık bile büyük maaliyetler çıkardığı için başrol oyuncumuz Yulia Peresild ve filmin yönetmeni Klim Shipenko, 5 Ekim 2021'de uzaya gidiyor ve 12 gün sonra, tüm çekimleri yapmış halde tekrar geri dönüyorlar. İşte film de bu görüntülerden oluşuyor. "Kaan onu bunu boşver, senin filmle ilgili yorumun nasıl?" diyorsanız da anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/21/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 45 dakika... Fakat bu süre beni hiç rahatsız etmedi. Özellikle benim gibi 'uzay' temalı yapımları sevenlerdenseniz, bu filmde göreceğiniz gerçek görüntüler ve alacağınız iyi bilgiler sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Gravity, Moon gibi uzayda geçen pek çok film izledik fakat hepsi de görsel efektler ile yaratılmış yapımlardı. Fakat bu Rus filmi, gerçekten de uzaydan görüntüleri bize gösteriyor... Sadece Rus filmi olduğu için bazen o duygu yoğunluğunu tam göremiyoruz ama bence bu film gayet iyi bir uzay filmi. Ben epey başarılı buldum diyebilirim. Tatlı bir detay daha...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/331/86/the-challenge-bu-film-gercekten-uzayda-cekildi-780x439.png[/RESIM]Rusya, Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) programından 2024 yılında ayrılacaklarını açıklamıştı. Yani artık yörüngedeki bu istasyona Rus kozmonotlar gitmeyecek. Film de bu yılın yani 2023'ün sonunda vizyona girince aslında Rusya, çok anlamlı bir mesaj vermiş oldu. Putin, filmin galasında; "Tüm dünyada, uzayda bizden başka film çekebilen bir ülke daha yok. Bu konuda da birinci olduk" diyerek iğneleyici bir açıklama yaptı. Ki bilindiği gibi insanoğlunun uzaydaki birçok ilki Sovyetler tarafından başarılmıştı... Şimdi programdan da çıkacakları için, konuyu zirvede bıraktılar diyebiliriz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
0
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi.  Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım!  Merakla beklenen açıklama geldi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/62/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi.  Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/37/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir.  Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/113/83/dev-transfer-kurtlar-vadisi-kaos-netflix-e-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor.  ● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz.  Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz!  Modunu Seç ► Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 
24b
1
6 yıl
Gerilim ve Gizemin Zirvede Yaşandığı, Başarılı İspanyol Yönetmen Oriol Paulo Filmleri!
Gerilim ve Gizemin Zirvede Yaşandığı, Başarılı İspanyol Yönetmen Oriol Paulo Filmleri!
Biliyorsunuz, 1 yılı aşkın bir süredir burada size modunuza göre film önerisi bulabilme imkanı sağlamaya çalışıyorum. İzlediğim ve beğendiğim filmleri "Beynimi Yaksın" ve "Gerileyim" gibi 10'dan fazla kategoride sizin için listeliyor ve "Ne izlesek?" diye düşünen sizlere anında izleyecek bir film sunmaya çalışıyorum. İşte bu 1 yıldır bu platformda sizlere tavsiye etmekten çok mutlu olduğum ve geri dönüşlerinizden anladığım kadarıyla sizlerin de çok sevdiği bir tarz var ki o da; "İspanyol Filmleri"... Evet. Ben tam anlamıyla bir İspanyol filmi tutkunuyum ve birçok tavsiyemde de buna değinmeden geçmiyorum. Bugün ise size burada nefis İspanyol yönetmen & senarist "Oriol Paulo"dan ve bu şahane adamın imzasını taşıyan filmlerden biraz bahsedeceğim. Çünkü görüyorum ki bu etkileyici yönetmen pek bilinmiyor... Hadi gelin Oriol Paulo kimdir ve Oriol Paulo filmleri nasıldır bunlara birlikte bakalım. Oriol Paulo, 1975 doğumlu ve şu an 40'lı yaşlarında olan başarılı bir İspanyol yönetmen[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/82/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Aslında bir yönetmenden bahsederken o yönetmenin onlarca filminden bahsetmek gerek fakat Oriol Paulo'nun yönettiği ve senaryosunu yazdığı sadece bir elin parmağı kadar film bulunuyor. Fakat bu çok az sayıdaki filmlerde öyle harikalar yarattı ki birden tüm dünyanın ve tabi benim de dikkatimi kendisine çekmeyi başardı. Henüz çok filmi olmamasına rağmen kendisine şimdiden "Twist Kralı", yani sürprizli filmlerin kralı deniyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/1/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu şahane adamın onlarca filmi olmamasına rağmen şimdiden sinema sektöründe kendisine "Twist Kralı" olarak hitap ediliyor. Çünkü Paulo'nun her filmi içinde birçok sürprizi barındırıyor ve izleyenini sürekli şaşırtıyor. Öyle nefis "Gizem", "Gerilim" ve "Polisiye" filmleri yapıyor ki, filmlerine bir başlayan asla bitirmeden bırakamıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/17/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu şahane yönetmen, yaptığı her filmde Gizem ve Gerilimi o kadar iyi kullanıyor ki, filmlerin son anına kadar öylece merak içinde büyülenip gidiyorsunuz. Yani filme kapılmamanız imkansız bir hale geliyor. Karanlık havaları, kasvetli atmosferi öyle güzel işliyor ki, filmdeki bütün gerilimin sorumluluğunu tam da omuzlarınızda hissediyorsunuz. Oriol Paulo'nun ilk işi, benim de burada size tavsiye ettiğim, 2010 yılında vizyona giren "Julia'nın Gözleri" filmiydi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/9/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Fakat şöyle söylemek gerekirse, bu Oriol Paulo'nun ilk filmi olduğu için sürprizleri en az filmiydi. Fakat yine o gizem ve gerilimi çok iyi harmanlamıştı.  Filme Git! ► Bir diğer filmi "El Cuerpo" yani "Ceset" filmiyle ise izleyen herkesi şaşırtmayı başarıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/67/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu nefis filmi burada aylar önce size tavsiye etmiştim. İçindeki gizemi ve gerilimi sonuna kadar korumayı başaran çok nadir filmlerden biri. Film sanki özellikle sizin odaklanarak izlemeniz için yapılmış çünkü aksi bir durum söz konusu olamıyor. Yani film sizi öyle bir içine çekiyor ki mutlaka odaklanmanız gerekiyor.  Filme Git! ► 2016 yılında vizyona giren bir başka filmi "The Invisible Guest" yani orijinal adıyla "Contratiempo" ise birçok kişiyi Hollywood dünyasından koparıp, İspanyol filmleri evrenine sürüklemeyi başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/93/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Gerek gerilim dolu atmosferi, gerek ise içindeki gizemi sonuna kadar korumasıyla bir başka nefis Oriol Paulo filmi bu. Özellikle akıl dolu ve ince ince işlenen senaryosu ile her izleyeni kendine hayran bırakan bu film, hemen aşağıdaki görselde de gördüğünüz gibi kaanintavsiyesi.com üyeleri tarafından en çok beğenilen ilk 5 film arasında yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/90/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.png[/RESIM] Filme Git! ► Henüz çok yeni vizyona giren "Durante La Tormenta" yani "Fırtına Anı" filmi ise beyin yakan senaryosu ile "Ben bulmaca çözme konusunda iyiyim" diyenleri bile şaşırtmayı başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/64/51/gerilim-ve-gizemin-zirvede-yasandigi-basarili-ispanyol-yonetmen-oriol-paulo-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu ise Oriol Paulo'nun Netflix imzalı son filmi. Beyin yakan senaryosu ile her izleyeni kendine hayran bırakmayı başarıyor.  Filme Git! ► ● İspanyol filmlerine olan tutkumu burada size defalarca söyledim ve uzun bir süre daha bunu dillendireceğim. Çünkü İspanyol filmlerinin hiçbirinde Holywood klişeleri bulunmuyor. Neredeyse her İspanyol filminin senaryosu zekice yazılıyor ve sadece bu bile izleyen kişiyi yakalamayı başarıyor. Oriol Paulo filmleri ise bunun en güzel örneklerinden...    Moduna Göre Film Seç! ►  
22b
1
7 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.