Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!

15 Mart 2020
17b
0 Yorum
Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!

Gündemi ve dünyayı sürekli takip eden, reytingi koklayan ve neyin hit olacağını ön görebilen Acun Ilıcalı, 2019'un sonunda başladığı "Exatlon Challenge" yarışmasını hangi kanal veya platformda yayınlayacağına dair bir açıklama yapmamıştı. 18 Türk YouTuber'ın yarışmacı olarak katıldığı "Exatlon Challenge" programının nerede yayınlanacağı nihayet açıklandı. Acun Medya imzası ile hazırlanan Exatlon yarışması Netflix'te izlenebilecek.  

YouTuber Barış Özcan'ın Tavsiye Ettiği 6 İyi Film İçin Tıkla ►

Hadi gelin şimdi Netflix'te yayınlanacak olan Exatlon Challenge hakkında detaylara bir bakalım. 

Acun YouTuber'ları yarıştırarak tamamen "Gençlik" odaklı bir program yaptı, ne yani bunu TV'de mi yayınlayacaktı?

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Exatlon, insanların dayanıklılık, güç, korku ve irade testlerinden geçtiği bir yarışma. Bu yarışmada zeka, çeviklik, dayanıklılık, cesaret ve psikoloji çok önemli. İşte bunların hali hazırda olduğu yer ise YouTube. "Ormanda 1 gece hayatta kalmak", "Aslanlarla dolu kafese girdim" gibi pek çok cesaret ve dayanıklılık isteyen video, şu an hali hazırda zaten YouTube'ta mevcut. Acun da bir çığ gibi büyüyen bu YouTube dünyasına ayak uydurmak istedi ve elindeki gücü de doğru kullanarak 18 Türk YouTuber'ı Dominik'e götürüp Exatlon Challenge'ı çekti. Gençlerin en çok olduğu yer ise YouTube'tan sonra Netflix'ti, bu yüzden Netflix ile anlaşıldı ve yarışma Netflix'in takvimine girdi. 

Exatlon Challenge'ı 3 Temmuz 2020'de Netflix'te izleyeceğiz!

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Netflix Türkiye'nin genç kitlesi oldukça fazla. Bunun da bilincinde olan Ilıcalı, zekice bir hamle yaparak Exatlon'u Netflix'te yayınlamayı başardı. Hem YouTuber'lar var, hem de Netflix'te... Benim düşüncem, bu yarışmanın çok izleneceği yönünde. 

Peki yarışmada hangi YouTuber'lar var? Abone sayıları ile birlikte size göstermek istiyorum. "Orkun Işıtmak" ile başlayalım!

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Abone Sayısı: 7 Milyon

Elanur

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Twitch yayıncısı olan Elanur'un YouTube üzerinde 220 bin abonesi bulunuyor. 

Oğuzhan Uğur

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Sunucu olarak adaya giden Uğur'un da 2 Milyon abonesi bulunuyor.

Dilara Aydın

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Instagrammer olan Aydın'ın YouTube üzerinde sadece 4 bin abonesi bulunuyor.

Furkan Yaman

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Furkan ise YouTube'ta 3.3 Milyon aboneye sahip.

Ağır Sağlam

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Furkan Kaya'nın ise 500 bin abonesi bulunuyor.

Öykü Berkan

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Öykü ise 200 bin aboneye sahip.

Mendebur Lemur

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
1.3 Milyon aboneye sahip olan Lemur ise YouTube üzerinde hızla yükselenlerden. 

Hayrettin

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Yıllar televizyoncusu, sunucusu ve günümüzün YouTuber'ı Hayrettin'in ise 2 Milyon abonesi var. 

MiaFitz

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Gözde Demiral ise iyi bir Twitch yayıncısı. YouTube üzerinde ise 40 bin aboneye sahip.

Buğra Kazancı

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
2 Milyon aboneye sahip olan Kazancı ise oyun videoları ile tanınıyor. 

Dilan Ay

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
40 bin abonesi bulunan Ay ise kendi kitlesi tarafından oldukça seviliyor.

Zeynep Aleyna Şen

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Şen'in ise 30 bin abonesi var. 

Yağmur Karabal

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Yağmur ise YouTube üzerinde sadece 4 bin aboneye sahip.

Doğan Kabak

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Otomobil denince YouTube üzerinde akla gelen ilk isimlerden olan Doğan Kabak ise 1.3 Milyon aboneye sahip. 

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla ►

Uras Benlioğlu

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
2.7 Milyon aboneye sahip Benlioğlu'nun geçtiğimiz günlerde seyir halindeyken aracı yanmış, kendisi ise son anda canını kurtarmıştı. Bu da size küçük bir bilgi. 

Barış Erdoğan

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Sportif bir YouTuber olan Barış'ın ise 250 Bin abonesi var.

Buse Plan

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!
Çeşitli çılgınlıkları ile sürekli gündemde olmayı başaran Plan ise 80 Bin aboneye sahip. 

VLOG: Çekim için adaya giden YouTuber'ları, kaldıkları yerleri, yaşadıkları duyguları daha yakından görmek, anlamak isterseniz Orkun Işıtmak'ın paylaştığı aşağıdaki Vlog'u da izleyebilirsiniz.

NOT: 3 Temmuz'da Netflix üzerinden izlenebilecek olan yarışma, şimdiden sosyal medyada sürekli gündeme tutunmayı başarıyor. Bu da, yarışmanın çok beklendiğini ve çok izleneceğini gösteriyor. 

● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz!

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!

Modunu Seç ►

Acun'un, YouTuber'lar ile Çektiği Yarışma "Exatlon" Netflix'te İzlenecek!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
exatlon izleexatlon türkiyeexatlon youtuberexatlon netflixexatlon türkiye izleexatlon yarışmasıexatlon challenge kimler varexatlon challenge hangi kanaldayoutuber exatlonexatlon ne zaman yayınlanacakexatlon yayın tarihiexatlon challenge izleexatlon türkiye kadrosuexatlon oyuncularıexatlon youtuber isimlerexatlon challenge ne zamanexatlon challenge youtuberlar
EN AKTİF ÜYELER
Tulsa King: Usta Oyuncu Sylvester Stallone Başrollü Yeni Gangster Dizisi!
Tulsa King: Usta Oyuncu Sylvester Stallone Başrollü Yeni Gangster Dizisi!
Sylvester Stallone hepimiz için en efsane oyunculardan biridir şüphesiz. Zor geçen çocukluğu, geçirdiği hastalıklar ve şu an 76 yaşında olmasına rağmen hala birçok yapımda taş gibi rol kesiyor olması bile onun ne kadar sağlam biri olduğunu gösteriyor. İşte Tulsa King dizisi detaylarına ilk göz attığımda da bu yüzden çok heyecanlandım. Çünkü dizimizin başrolü Stallone abimizin ta kendisi... 2022 yapımı Tulsa King dizisi yayına girer girmez de hemen izlemeye başladım. 19 İyi Netflix Filmi! ►  Tulsa King dizisi konusu ne? Oyuncuları kimler? ve en önemlisi; Tulsa King dizisi izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt verebilmek için de hemen dizinin yayındaki bölümlerini izleyip bu sorularınıza cevap verebilmek için kolları sıvadım... Hadi gelin biraz size Tulsa King dizisinden bahsedeyim. Yorumumdan önce gelin dizinin konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/314/83/tulsa-king-usta-oyuncu-sylvester-stallone-basrollu-yeni-gangster-dizisi-780x439.png[/RESIM]Tulsa King, yıllar önce yaşanan bir olay nedeniyle 25 yıllık hapis cezasını bitiren bir gangsterin günlük hayata dönmesini konu alıyor. Adamımız hayatının büyük bir kısmını 4 duvar arasında geçirdikten sonra günümüz dünyasına ayak uydurması biraz zor olsa da, tecrübelerinin de yardımıyla düzenini yavaş yavaş kurmaya başlıyor. Fakat geride bıraktığı çetesi ona "Artık buralar senlik değil, Tulsa'ya gidip orada bir düzen kur" deyince, adamımız da küçük bir şehirde maceralara atılıyor. İşte dizimiz de, bu adamın yaşadıklarını işliyor. Tam anlamıyla "Harbi bi dizi!"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/314/2/tulsa-king-usta-oyuncu-sylvester-stallone-basrollu-yeni-gangster-dizisi-780x439.png[/RESIM]Söylediğim gibi dizi 25 yıldır içeride olan bir mafya babasını konu alıyor. Ve bence tam da bu yüzden Sylvester Stallone bu role cuk diye oturmuş. Ağırbaşlı, kendinden emin ve yıllar geçse de hala kendisine saygı duyulmasını sağlayan bir gangsteri izliyoruz. Haraçlar, çeteler, bölgeler, kavga ve para... Bence bu dizi, kesinlikle olmuş bir yapım. Ya başrolde Stallone olmasaydı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/314/7/tulsa-king-usta-oyuncu-sylvester-stallone-basrollu-yeni-gangster-dizisi-780x439.png[/RESIM]Açıkçası dizinin işlediği konu çok tanıdık. Bu konuda onlarca film ve dizi izledik. Fakat başrolünde Stallone gibi usta bir ismin olması bence bu diziyi diğer hepsinden ayırmayı başarıyor. Başrolde başkası olsaydı bu diziyi yine izlerdim fakat muhtemelen burada size tavsiye etmezdim. Ağır ağır konuşması, hal ve hareketleri, bolca racon fışkıran tavırlarıyla, bir başrol bir yapımı nasıl omuzlar, işte bu dizide bunu çok iyi bir şekilde görebiliyoruz. - - - - - -  Özet: Başrolünde Stallone gibi usta bir ismin yer aldığı mafyatik ve yer yer gülümseten bir suç dizisi izleyeceksiniz. Dediğim gibi başrolünde başka biri olsaydı belki de burada bu diziyi size tavsiye etmiyor olurdum fakat başrolümüz Stallone olunca ve kendisi de dizideki karaktere 'cuk' diye oturunca, size de tavsiye etmek istedim. Bu türe ilgisi olanların 'Yavaş izleyeyim de bitmesin' diyeceği iyi bir dizi bu... Bir şans verin derim. Ayrıca bu diziyi hızlıca listeme almamı sağlayıp, hatırlatan aranızdan Hakan Aktaş'a da teşekkürler ediyorum. - - - - - -  ● Tulsa King dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Netflix yapımı değil. ● Tulsa King dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 10 bölümden oluşuyor.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
20b
2
3 yıl
The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
The Day of the Jackal: Son Yılların EN İYİ DİZİSİ!
Size burada en son 2 ay önce The Penguin dizisini tavsiye etmiştim... 2 aylık bu sürede yine elbet birçok dizi izledim fakat bu yeni dizilerden beni burada size tavsiye edecek kadar yakalayan pek olmamıştı... Ta ki The Day of the Jackal dizisine kadar... Peki nedir bu The Day of the Jackal dizisi konusu? The Day of the Jackal gerçekten izlemeye değer bir dizi mi? İşte bugün de burada sizlere bu dizi hakkında şöyle uzun olmayan, az ama öz cümlelerle bir sohbet edelim istiyorum. Hadi gelin şimdi hem The Day of the Jackal konusuna göz atalım hem de The Day of the Jackal dizisi hakkındaki düşüncelerimi burada sizle şöyle bir paylaşayım... E hadi! Yorumumdan önce gelin The Day of the Jackal dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/49/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, işinde gerçekten de profesyonel olan bir suikastçiyi konu alıyor. Çok uçuk rakamlar karşılığında çok önemli hedefleri etkisiz hale getiren adamımız, son işinden sonra kendini birden büyük bir cenderenin tam ortasında buluveriyor ve çok sağlam bir hikayede böylece başlamış oluyor. Bence son zamanların en iyi dizilerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/80/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin seyir keyfi çok yüksek. Her bölüm, ilk sahneden son sahnesine kadar adeta kadar sarıyor.. başından kalkamadığım bi dizi oldu bu. Damağımda şahane bi tat bıraktı.. dizide bu tadı bozan tek şey vardı, o da başrolleri paylaşan siyahi ablamız.. bu abla kimin torpiliyle bu kadroda, ilginç. Tüm bunlarla birlikte bence "The Day of the Jackal" son yılların en iyi yapımlarından biri... Nedendir bilinmez, ben bu dizideki o soğuk atmosferi, en sevdiğim ilk 5 diziden biri olan 'Succession' dizisindeki o atmosfere benzettim. Başrolümüz 'bence' ideal...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/11/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolü Eddie Redmayne 43 yaşında bir aktör. Fakat gerek sakalının olmaması, gerek ise zayıf bir vücuda sahip olmasıyla olduğu yaştan 6-7 yaş daha genç gösteriyor. Diziyi izleyen pek çok kişi Eddie Redmayne'nin oyunculuğunu pek beğenmiyor ve bu role aslında çok iyi uymadığını söylüyor fakat ben bu düşüncelerin tam karşısında yer alıyorum... Bence başrolümüz Eddie Redmayne nefis bir oyunculuk sergilemiş. Bu mesleği yapan biri soğuk kanlı olmalı ve başrol oyuncumuz Eddie Redmayne de bence kesinlikle o soğukkanlı havayı bize sezdirmeyi başarıyor. - - - - - -  Özet; Bence The Day of the Jackal dizisi, son yılların en başarılı, senaryosu sağlam yazılmış en iyi işlerinden biri... Şöyle zeka dolu taktikleriyle, profesyonel bir tetikçinin yaşadıklarını görmek isterseniz, bu diziye mutlaka bir şans verin derim. Ben çok sevdim. Hatta Instagram hesabımızda tavsiye ettiğimde de pek çok 'olumlu' geri dönüş aldım... Siz şu ana kadar bu diziyi bir şekilde gözden kaçırdıysanız artık buna bir son verip hemen bugün bu diziye başlayın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/351/84/the-day-of-the-jackal-son-yillarin-en-iyi-dizisi-780x439.png[/RESIM] • The Day of the Jackal dizisi Netflix'te var mı? Dizi, şimdilik Türkiye'de yayında olan herhangi bir platformda yer almıyor maalesef. • The Day of the Jackal dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Eddie Redmayne, Lashana Lynch, Ursula Corbero gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
13
1 yıl
Ufuk Açan YAPAY ZEKA Filmleri!
Ufuk Açan YAPAY ZEKA Filmleri!
2000'li yıllardan önce çıkan çoğu bilim kurgu filminde gördüklerimiz günümüzde gerçek oldu... Peki bugün izlediğimiz YAPAY ZEKA filmleri, ileride gerçek olamaz mı? İşte ben de bu sorunun peşine takıldım ve yakın zamanda çıkan yapay zeka filmleri arasından izleyip, beğendiklerimi ve sizlerin de izlemesi gerektiğini düşündüğüm filmleri listelemek istedim. Hadi gelin şimdi her biri de ufuk açıp "acaba..." dedirten o yapay zeka filmleri listesine şöyle bir göz atalım... Hadi! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=M4PjZO-WVVw[/VIDEO] 1. Listeme "Eagle Eye" filmiyle başlamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/62/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]2008 yapımı bu film, aniden gelen bi telefonla hayatları tamamen değişen bi kadın ve bi erkeğin başına gelenleri konu alıyor... İnsan eliyle geliştirilen bi YAPAY ZEKA birden, hayatlarını sıradan şekilde sürdüren ikilimizi adeta SİBER bi ağa hapsediyor ve koşturmacası bol, 'politik' bi suç filmi de böylece başlıyor... Aynı zamanda bi 'siber saldırı' filmi de olan bu yapım, izlediğim 'yapay zeka' temalı yapımlar arasından sıyrılıp, bu kategorideki seyir keyfi yüksek filmlerden biri olmayı başardı. Akıllardan çıkmayacak bi film elbette değil, fakat şöyle bugünlerde yaşadığımız 'yapay zeka' devrimine yıllar öncesinden bi selam çakmayı başaran bi şeyler izlemek isterseniz, bu film kesinlikle aradığınız şey olabilir... benden söylemesi. Filme Git ►  2. "Upgrade"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/45/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Yapay zeka temasını işleyen bi başka tavsiyem ise Upgrade ismindeki bi 2018 filmi... Ben bu filmin hala bi şekilde gözden kaçırıldığına inanıyorum. Film, otomatik pilotlu araçların etrafta kol gezdiği yakın bi gelecekte yaşadığı bi kaza sonrası felç kalan adamımızın yaşadıklarına odaklanıyor... Adamımız sedyede hayatının geri kalan zorlu sürecini düşünürken birden ortaya çıkan zengin bi mucit; "bi icadım var, seni ayağa kaldırabilirim" diyor ve adamımızın yapay zeka ile tanışıp kontrolü kaybetmesi ve sonrasında yaşanan vurdulu kırdılı süreç böylece başlamış oluyor. Açıkçası ben bu filmin atmosferini gayet yeterli buluyorum. Şöyle hem 'yapay zeka' temalı, gelecekte yaşanabilecek bi senaryo izleyeyim, hem de kanlı-bıçaklı bi vurdulu kırdılı bilim kurgu seyredeyim derseniz ve hala izlemediyseniz, bence kesinlikle bu filme bi şans verin derim... 'kaan demişti' dersiniz. Filme Git ►  3. I am Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/32/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Sıradaki 'yapay zeka' temalı filmimiz ise Netflix imzalı bi bilim kurgu filmi... Filmimiz, dış dünyadan soyutlanmış bi sığınakta bi robot tarafından büyütülen bi genç kızın yaşadıklarını konu alıyor. İnsan neslinin tükendiği bu dünyada çocuk yetiştirmek de 'anne' robotumuza kalıyor. O da özenle yetiştirip üzerine titrediği genç kızımıza müthiş bi annelik yapıyor fakat tabi işler hep böyle tıkırında gitmiyor... Öncelikle söylemek istiyorum ki bu film, beklentimin üzerinde çıkan yapımlardan biri oldu. Şöyle orta şekerli bi şeyler izleyeceğim derken baya baya mesaj kaygısı olan, hatta alt metninde derin anlamlar taşıyan bi filmle karşılaştım.. Film beni yakalamayı başardı, karar sizin. Filme Git ►  4. Chappie...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/76/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Chappie ismindeki bu 2015 filmiyse, gelişen dünyada suç oranının artmasıyla icat edilen robot polislerden birine yüklenen bi yapay zeka ile ilerliyor.. Bi gün robotlardan biri çalınıyor ve yüklenen program ile ortaya hafif matrak, hafif serseri eğlenceli bi robot çıkıyor... Bilim kurgu olarak geçen bu film, bence bi hayli eğlenceli sahneler barındırıyor. Ben izlerken acayip keyif aldım diyebilirim. Bu arada filmin renklerini, temasını hafif de olsa District 9'a inceden benzetebilirsiniz çünkü bu iki filmin yönetmeni de aynı kişi; Neil Blomkamp. Hem farklı bi dünya filmi olsun, hem eğlendirsin hem de vurdulu kırdılı olsun diyorsanız sizin ilacınız bence bu film olabilir... şöyle seyir keyfi yüksek, eğlenceli bi film sizi bekliyor, kaçırmayın.. ha sonrasında 2021'de çıkan, Tom Hanks başrollü Finch filmine de göz atabilirsiniz, o da yine robotlu ama 'dram' yönü birkaç tık daha ağır basan bence izlemesi keyifli filmlerden biri...  Filme Git ►  5. The Social Dilemma...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/56/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Bu tavsiyem ise 'yapay zeka' ile birlikte sosyal medya algoritmalarının tehlikeli yönünü tokat gibi yüzümüze çarpmayı başarıyor... 'Belgesel-Film' olarak geçtiği için Netflix kütüphanesindeki binlerce içerik arasından çoğu kişinin gözden kaçırdığını düşündüğüm bu yapım da mutlaka bu listede olmalı diye düşündüm... Filmimiz, hepimizin her gün hatta her an içinde bulunduğu sosyal medya dünyasının perde arkasındakileri konu alıyor. Biz Instagram'da sadece baş parmağımızı kullanarak sörf yaparken arka planda kişisel bilgilerimiz kimlerin elinde, kaç milyon dolarlara dönüşüyor, işte bu yapım bu durumu kıyısından köşesinden bize gösteriyor. Yani bi nevi işin mutfağına iniyor diyebiliriz... Fakat bu konuları öyle alelade kişilerden değil, bizzat Facebook, Twitter, Instagram ve Google gibi dev firmaların yönetici kadrolarında çalışmış kişilerden dinliyoruz. Yarı belgesel yarı film olan bu yapım beni gerçekten yakalamayı başardı. Eğer şöyle 1 buçuk saatlik bir boşluğunuz varsa, sürekli öğrenen bi yapay zeka sisteminin hepimizin hayatını ne denli etkileyebildiğini çarpıcı bi şekilde gösteren Netflix imzalı bu yapıma mutlaka bi şans verin derim. Filme Git ►  6. Ve Transcendence...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/354/36/ufuk-acan-yapay-zeka-filmleri-780x439.jpg[/RESIM]Filmimiz, yapay zeka projesi yürüten bir grup bilim insanını konu alıyor. E tabi konu 'yapay zeka' olunca da birtakım radikal grupların da hedefi oluyorlar ve bilimcilerimizden biri bu saldırılardan birine kurban gidiyor... işte filmimiz de tam olarak bundan sonra başlıyor. Bedeni yok olmakta olan biri için "Acaba beynini kurtarıp, onunla iletişime devam edebilir miyiz?" gibi çılgın bi soru ile başlayan bu süreç de giderek derinleşerek bizi de içine alıp sarıp sarmalamayı başarıyor...  İtiraf etmek istiyorum ki çıktığı yıllarda bu filme şöyle bir göz atmış ve es geçmiştim. Fakat siz benim yaptığım hatayı yapmayın. Başrolde Johnny Depp, Morgan Freeman ve Cillian Murphy gibi isimleri görünce beklenti fazlasıyla yükseliyor, biliyorum ve belki de çoğu kişi bu yüzden günün sonunda bu film için 'iyi' diyemiyor... fakat ben bu filmin anlatmak istediği şeyleri değerli buluyorum. Müthiş bir başyapıt tabi ki de izlemeyeceksiniz, fakat benim gibi bu konulara ilginiz varsa büyük keyif alacağınızı da şimdiden söyleyebilirim... karar sizin. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
11 ay
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
8 yıl
Okuması Saniye, Etkisinden Çıkması Saatler Süren, Sadece 6 Kelimeden Oluşan 10 Hikaye
Okuması Saniye, Etkisinden Çıkması Saatler Süren, Sadece 6 Kelimeden Oluşan 10 Hikaye
Bugün sizi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir hikaye yazım tekniği ile tanıştırmak istiyorum; "6 kelimelik hikaye"... Peki nedir bu 6 kelime olayı? Aslında bu olayın şöyle bir hikayesi var; Ünlü yazar Ernest Hemingway'e bir gün bir toplantıda, bir başka edebiyatçı tarafından "Ne kadar yeteneklisin ki?" sorusu soruluyor. Hemingway de, "Senin hayal edemeyeceğin kadar" cevabını veriyor ve bunun üzerine karşıdan "O zaman 10 kelimeyi geçmeyen etkileyici bir hikaye yaz şimdi de görelim! Eğer yapabilirsen herkesin önünde sana saygılarımı sunacağım!" gibi bir cümle geliyor. Bunun üzerine Hemingway kalemi kağıdı eline alıyor ve sadece 6 kelimeden oluşan şu çarpıcı hikayeyi yazıyor;   "Satılık: Bebek patikleri. Hiç giyilmedi." [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/18/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] İşte bundan sonra da dünyada bir 6 kelimelik hikaye akımı başlıyor ve günümüze kadar geliyor. Hadi gelin şimdi benim çok etkilendiğim bu kendisi kısa, etkisi uzun hikayelere bir bakalım. 1. Üzgünüm asker, ayakkabılar çift halinde satılır. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/99/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 2. En küçük tabutlar, en ağır olanlardır. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/94/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 3. Yanlış numara dedi, tanıdığım bir ses... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/91/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 4. Babam savaştan döndü, bayrağa sarılı olarak. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/93/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 5. Dünyada tek kişi kalmıştı. Kapı çaldı. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/89/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 6. Aramayacağım, aramayacağım, arıyorum, niye aradım, aramayacağım... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/51/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 7. Hamileyim demişti. Cenazesinden 2 ay önce... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/87/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 8. Afrika'ya gönderilen ilaçlarda tok karnına yazıyordu... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/21/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 9. Tek kişilik aile fotoğrafını duvara astı. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/54/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] 10. "15. yıldönümümüz, tek kişilik masa lütfen." [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/17/1/okumasi-saniye-etkisinden-cikmasi-saatler-suren-sadece-6-kelimeden-olusan-10hikaye-780x439.jpg[/RESIM] Bunlar benim görüp, duyup, bildiklerim. Eğer sizin de yazdığınız, bildiğiniz 6 kelimelik hikaye varsa, aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz.
12b
1
8 yıl
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Olmuş! Yeni Netflix Dizi Önerisi: "I Am Not Okay with This"
Size birkaç hafta önce şu yazımda, Netflix dizilerine olan mesafemi kapatmayı başaran nefis bir diziden bahsetmiştim. Ben "Daha 3-4 ay iyi bir Netflix dizisi tavsiye etmem herhalde..." diye düşünürken işte bugün karşınızdayım ve sizlere taze taze, dumanı üstünde gayet iyi bir Netflix dizi önerisi vermeye geldim. Söz konusu bu dizinin adı "I Am Not Okay with This" ve eğer bu içeriğe "I Am Not Okay with This izle" gibi bir arama sonucu ile yolunuz düştüyse istediğinizi bulamayacağınızı peşin peşin söylemek istiyorum ki zaman kaybetmeyin. Eğer bu diziyi izlemek istiyorsanız bu içeriğin en sonundaki butonu kullanmanız gerekecek.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi bu yeni Netflix dizisi I Am Not Okay with This nasıl bir şey? Konusu ne? Türü ne? Neden izlenmeli? gibi sorularınıza tek tek cevap verip sizi bu dizi ile baş başa bırakayım... Hem de SPOİLER'sız! Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix yapımı I Am Not Okay with This dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/5/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizimiz, babasını trajik bir şekilde kaybeden liseli bir kıza odaklanıyor. Zaten ergenliğin getirdiği can sıkıcı durumlar ile mücadele ederken bir de kendindeki bazı tuhaf durumları fark ediyor genç kızımız... Pek arkadaşı olmayan, ailesi ile sorunları olan ve günlük hayatında kafa sesi olarak, çoğu şeyi içinden söyleyen, düşünen, içine kapanık kızımız, fark ettiği tuhaflıkların da artmasıyla, kendini birden farklı bir dünyanın içinde buluyor. İşte dizi de tüm bunları ve fazlasını konu alıyor.  20 dakikalık bölümler![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/77/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin ilk bölümlerini izlerken her bölümün ortalama 20 dakika olması beni cezbetmişti. Fakat diziyi severek izlediğimi fark edince, keşke bu süre biraz daha artsa diye düşünmeye başladım. Muhtemelen bu dizi, kısa bölüm süreleri ile sizi de ilk başlarda çok mutlu edecek. Fakat eminim, 10'ununuzdan 8'i, ilerleyen bölümlerde "Keşke bölümler biraz daha uzun olsa" diye iç geçirecek... Kaan demişti dersiniz.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/51/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Lise, yani gençlik dizisi ama içinde abartı efektler ya da laçka halindeki tatsız muhabbetler yok. Bir genç kızımız var ve o ergenliğini sorgularken siz de kendinizin o yaşlarındaki haline gidiyorsunuz. Genç kızımız kendinde bazı tuhaflıkları fark ediyor ve siz yine kendinizi onun yerine başarıyla koyabiliyorsunuz. Bence bir dizi ya da filmde, kendinizi söz konusu kişinin yerine rahatça koyabiliyorsanız o yapım olmuş demektir. Bu dizi, beni bu yönden yakalamayı başardı ve tam da bu yüzden "izlenir" deyip, tutup buraya size tavsiye etmeye getirdim.  Müzikleri, renkleri, atmosferi, kısacası her şeyi ile bir gecede izleyip bitirebileceğiniz bir dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/69/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin müzikleri, sahne geçişleri, pastel renkleri ve atmosferi beni gerçekten yakalamayı başardı. Bu yönlerden benzettiğim diziler var ama şimdi "Haa ona benziyorsa..." diye düşünüp izlemeden fikir sahibi olmayın diye söylemek istemiyorum... Kısa bölümleri ile çerez gibi 1 gecede silip süpüreceğiniz bu Netflix dizisini mutlaka izleyin derim. Olmuş bu, aferin Netflix.  Son olarak dizimizin oyuncuları da şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/169/49/olmus-yeni-netflix-dizi-onerisi-i-am-not-okay-with-this-780x439.jpg[/RESIM]Ana kadroda Sophia Lillis, Sofia Bryant ve Wyatt Oleff gibi isimler bulunuyor.  Hemen şimdi izlemeye başlamanızı önerdiğim bu diziye aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilir ve yine hemen aşağıdan fragmanını izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=AWjW9tjKjhk[/VIDEO] Diziyi İzle ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
1
6 yıl
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Sinema Şöleni! Dev Oyuncu Kadrosu ve Tüm İlginç Detaylarıyla: "The Irishman"
Burada bu yıl, yani 2019 yılı içinde size birçok 2019 yapımı film tavsiyesinde bulundum. (Hepsine de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Fakat hiçbiri beni "The Irishman" kadar heyecanlandırmamıştı. Hakkında ilk haberleri duymaya başladığımdan beri, yani 3-4 yıldır bu nefis filmi izleyebilmek için adeta günleri iple çektim durdum. Ve nihayet 27 Kasım 2019 tarihinde yani bugün, The Irishman filmi Netflix'te izlenebilecek şekilde yayınlandı. İzler izlemez hemen koşup burada da sizlere tavsiye ettim. O tavsiye metnine gitmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► Hadi gelin şimdi The Irishman filminin dev oyuncu kadrosuna ve filmin gerçekten öğrenmeye değer detaylarına birlikte şöyle bir göz atalım!  Film kadrosu değil, şampiyonlar ligi! Yönetmen koltuğunda "Martin Scorsese", oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino gibi dev isimler var![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/75/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Bu muhteşem filmin yönetmen koltuğunda küçükken astımı olduğu için spor yapamayıp, ailesi tarafından sürekli sinemaya götürülen ve sonrasında da büyük bir yönetmen olan "Martin Scorsese" oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Robert De Niro, Joe Pesci, Al Pacino, Harvey Keitel, Ray Romano ve Anna Paquin gibi dev isimler bulunuyor.  Filmin dev kadrosunun bir araya gelişi de bir o kadar ilginç[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/7/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmimizdeki ilk dev isim olan Robert De Niro, filmin yönetmeni Martin Scorsese ile sıkı bir dost. Hatta De Niro, şimdiye kadar tam 10 Scorsese filminde oynamış. E hal böyle olunca, diğer dev isim Joe Pesci'yi film için ikna etmek de De Niro'ya düşmüş. Çünkü 10 yıldır sinemadan uzak olan Pesci, bu film için gelen teklifi birçok kez reddetmiş. Fakat De Niro, onu ikna etmiş ve böylece kadroya katılmış. Fakat 3. dev isim olan Al Pacino, ilk kez bir Martin Scorsese filminde oynayacağı için, Scorsese, De Niro'ya "Nasıldır? Onunla yapabilir miyiz?" diye sormuş. De Niro da "Rahat ol. Bizim Al işte, iyi tanırız" diye cevap vermiş ve böylece bu şahane kadro ortaya çıkmış.  3 buçuk saat boyunca, Amerika'nın gizemli suç tarihinde büyük bir rol oynayan "İrlandalı" lakaplı mafya tetikçisi Frank Sheeran'ın hayatına konuk oluyoruz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/6/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.png[/RESIM]New York'un en büyük 5 mafya örgütünden birinde tetikçilik yapan eski bir askeri konu alıyor film. Hem "İrlandalı" lakaplı bu tetikçinin hayatını izliyoruz, hem de Amerika'nın gizemli suç dünyasında yaşananlara tanıklık ediyoruz.  Dev oyuncuların gençlik halleri için "CGI" Teknolojisi kullanıldı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/45/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Filmde, dev oyuncuların farklı dönemlerindeki hallerini izliyoruz. Fakat De Niro ve Al Pacino'nun gençlik yıllarındaki hallerini, onlara benzeyen genç oyuncular canlandırmıyor. Bunun yerine CGI Teknolojisi adı verilen bir sistem kullanılmış. Bu sayede büyük çaplı bir makyaja ya da başka oyunculara gerek kalmadan durum kurtarılmış. Hatta De Niro, bu uygulama için "Kariyerime bir 30 yıl eklemiş olabilir, sonuçtan memnunum" şeklinde de bir açıklama yaptı.  Proje çok büyük olunca Netflix dışında hiçbir yapımcı bu filme yanaşmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/69/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Herkes bu filmin neden Netflix'te yayınlandığını merak ediyor. Çünkü böylesine dev ve güçlü filmlerin ilk olarak Netflix'te yayınlanmasına pek alışık değiliz. Fakat bunun da sağlam bir nedeni var, onu da filmin yönetmeni Martin Scorsese açıklıyor; "Bu film için sadece Netflix bizim ile anlaşma yoluna girdi ve bütçe için para verdi, biz de bu sayede bu filmi yapabildik..." Bu arada De Niro'nun 1.75'lik boyu, yüksek topuklu ayakkabılar ile filmin bazı sahnelerinde uzatılmış[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/138/41/sinema-soleni-dev-oyuncu-kadrosu-ve-tum-ilginc-detaylariyla-the-irishman-780x439.jpg[/RESIM]Film hakkındaki olumsuz dipnot: Film benim için muhteşem bir sinema şöleniydi. Fakat tek takıldığım nokta, şu CGI teknolojisi ile yapılan gençleştirme yöntemiydi. Çünkü dev oyuncuların gençlik hallerini flu bir bal mumu heykeli gibi görünce biraz üzüldüm açıkçası.   Film hakkındaki olumlu dipnot: Bugün, bu film için dünyada ve Türkiye'de binlerce kişi iş yerinden izin almış. Sosyal medyada ve haber sitelerinde dolaşan bu haber beni gülümsetti çünkü ben de bu filmin geleceği tarih olan 27 Kasım 2019'da bu filmi izleyebilmek için 3 buçuk saatlik bir boşluğu çok önceden yaratmıştım. De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino'yu bir arada izlemek muhteşemdi. İzkerken resmen tarihe tanıklık ettiğimi fark ettim. Yıllar yıllar sonra, bu filmi ilk izleyen nesil olarak anılacağız.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
6 yıl
Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Şaka Değil! Kariyerinde Hiç Oscar Alamamış 12 Aşırı Ünlü Oyuncu
Her şey "Keanu Reeves oscar aldı mı?" sorusu ile başladı... Bugün ansızın aklıma gelen bu sorunun cevabına bir bakayım dedim ve o da ne? İşte hemen sonra da diğer ünlü oyunculara baktım ve şaşırmaya devam ettim... Aklımda "Evet canım bunun Oscar'ı var herhalde" dediğim birçok ünlünün hiç Oscar alamadığını fark ettim ve hemen kolları sıvayıp onları size de göstermek istedim. Çünkü Oscar alamayan ünlüler, azımsanmayacak kadar çoklar... 5 Nefis 2020 Film Tavsiyesi! ► Hadi gelin şimdi çoğumuzun "Bunun Oscar'ı vardır abi seninki de soru mu?!" dediği ama sadece aday olup hiç Oscar alamamış olan o aşırı ünlü oyuncular kimlermiş birlikte bakalım. Ayrıca her birini de oldukça başarılı bulduğum bu Oscar alamayan ünlüleri size sunarken, hemen altlarındaki butonlar ile de o oyuncuların izleyip, beğenip, tavsiye ettiğim iyi filmlerine göz atabilirsiniz... E hadi!  1. Sıkı durun; Oscar'ı olmadığına şaşıracağınızı düşündüğüm ilk oyuncumuz "Tom Cruise"![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/19/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Biliyorum kulağa şaka gibi geliyor, hatta şu an bazılarınız "Yok artık daha neler, kanıtla!" diye isyan bile ediyor fakat bu doğru. Kendisini sinemaya adamış 58 yaşındaki jönümüzün Oscar'ı bulunmuyor... "Tom Cruise oscar aldı mı?" sorunuzun cevabına şaşırmanız bittiyse sizi hemen aşağıdaki Tom abimizin nefis filmlerine alabiliriz. Ayrıca şöyle bir bakıp tekrar şaşırmanız için kendisinin IMDb ödül sayfasını da aşağıya bırakıyorum ki Oscar'ı olup olmadığı konusunda açık kapı bırakmamış olayım. Tom Cruise IMDb Tom Cruise Filmleri ► 2. "Nasıl ya?!" dediğinizi şimdiden duyar gibiyim; "Keanu Reeves"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/60/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Onca yıldır bir şekilde bu sektörün içindeyim, hep Keanu Reeves'i Oscar'lı bir oyuncu olarak yerleştirmişim zihnime. Meğer onca karizmatik role, sinemaya harcanan yıla rağmen kendisi uygun bir ortam ve iyi bir film ile Oscar'ı kucaklayamamış... Üzdü, fakat gönlümüzün oscarı onun tabi. Keanu IMDb Keanu Reeves Filmleri ► 3. Sıradaki şokumuz geliyor; "Tom Hardy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/3/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Kendine has havası ve büründüğü rollerdeki başarısı ile Tom Hardy her ne kadar zaten Oscarlı bir oyuncuymuş gibi gelse de maalesef üzücü haberi vermek isterim; Kendisi kariyeri boyunca hiç Oscar alamamış... Hadi buyrun. Tom IMDb Tom Hardy Filmleri ► 4. Üzdü; "Scarlett Johansson"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/26/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Match Point filmindeki havasına bayıldığım bu nefis oyuncu her ne kadar Marriage Story filmi ile Oscar'a aday olsa da, ödülü kucaklayamamış... İnsan hayret ediyor.  Scarlett IMDb Scarlett Johansson Filmleri ► 5. "James McAvoy"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/32/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Sadece "Split" filmindeki rolü ya da rollerini izleyince bile "Oscarlık bir oyuncu be!" diyoruz fakat kendisine hiç Oscar verilmemiş... Henüz... James IMDb James McAvoy Filmleri ► 6. "Robert Downey Jr."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/16/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Karakteri gereği her yapımda zeki rolü verilen adamımız Robert da Oscar alamayan ünlüler kervanından...  Robert IMDb 7. Bu adamın bu listede ne işi var? diyeceksiniz biliyorum ama; "Samuel L. Jackson"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/97/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Sinemanın en "baba" oyuncularından, sanki sözü hep dinleniyormuş gibi bir havası yok mu? Bana tam öyle geliyor... Yer aldığı onlarca yapıma rağmen kendisi de Oscar'a bir kez bile dokunamamış.  Samuel IMDb Samuel L. Jackson Filmleri ► 8. "Edward Norton"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/99/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Oscar'ı alamamasına en üzüldüğüm oyunculardan biri olabilir Edward... Özellikle Primal Fear filmini ciddi anlamda çok beğeniyorum. Hemen aşağıdaki butona tıklayarak göz atabilirsiniz.  Edward IMDb Edward Norton Filmleri ► 9. "Liam Neeson"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/63/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Hani bazı oyuncular vardır, kadroda onu gördüysen o filmin izlemeye değer olacağını düşünürsün, işte Liam da onlardan biri benim için. Fakat kendisi de Oscar'a kavuşamayan ünlü isimlerden... Liam IMDb Liam Neeson Filmleri ► 10. "Emily Blunt"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/96/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Soğuk bir yapısı olmasına rağmen yer aldığı filmlerde çok kritik rolleri canlandıran Emily de Oscar alamayanlardan... Birleşip bir parti mi kursanız ne yapsanız acaba bu nedir herkes bu listede... Emily IMDb Emily Blunt Filmleri ► 11. "Yok artık" demeyin, var artık; "Johnny Depp"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/57/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]Bu listede olmasına çok üzüldüğüm oyunculardan biri de Depp... Ne oldu filminin olduğu yıla ultra müthiş başka bir film denk geldi de o mu kazandı bilemiyorum ama Johnny Depp'in de bir Oscar'ı yok. DiCaprio geç de olsa Oscar'ı kaptı, belki Depp'in de kaderi böyledir, kim bilir.  Johnny IMDb Johnny Depp Filmleri ► 12. Ve listemizdeki Oscar'ı hiç alamamış olduğuna şaşıracağınızı düşündüğüm son ünlümüz ise "Will Smith"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/201/48/saka-degil-kariyerinde-hic-oscar-alamamis-12-asiri-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM]"Ben Efsaneyim" filminde ağır başlı, zeki ve hayatta kalmaya çalışan bir adam olarak izledik onu, Focus filminde usta bir dolandırıcı ve Umudunu Kaybetme filminde de hüzünlü ama güçlü bir baba... Her rolün adamı Will Smith de maalesef bu listede... Aşağıdaki butona tıklayarak beğendiğim diğer filmlerine de göz atabilirsiniz.  Will IMDb Will Smith Filmleri ► - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
1
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.