Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!

08 Eylül 2019
25b
1 Yorum
Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!

Dizi sektöründe son zamanların en bomba transferi nedir diye sorsalar, Behzat Ç'nin Blu TV'de yayına başlaması derdik, fakat bugün bu gelişme yerini Kurtlar Vadisi'ne bıraktı. 2 sezondur yayınlanmayan, Türk dizi tarihinde kalıcı bir iz bırakmış olan "Kurtlar Vadisi", izleyicileri tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Sosyal medyada her gün "Kurtlar Vadisi ne zaman yayınlanacak?", "Kurtlar Vadisi Kaos hangi kanalda yayınlanacak?" gibi sorular ile cevap arayan izleyicileri, bugün gelen bir haber şaşırttı ve sevindirdi. 

Artık Kurtlar Vadisi Kaos, Netflix'te yayınlanacak. Hadi gelin şimdi detaylara birlikte bakalım! 

Merakla beklenen açıklama geldi!

Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Kurtlar Vadisi, tam 2 sezondur hiçbir kanalda yayınlanmıyordu. Birçok kişi artık dizinin tadının kaçtığını belirtse de, dizinin yeni bölümlerini bekleyen kesim de oldukça büyüktü. İzleyiciler, Kurtlar Vadisi Kaos'un hangi kanalda yayınlanacağını tartışırken flaş bir açıklama geldi ve dizinin artık Netflix bünyesinde yayın hayatına devam edeceği belirtildi. 

Peki Netflix üzerinde Kurtlar Vadisi Kaos ne zaman yayınlanacak?

Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizinin çekimleri bu Kasım ayı başlıyor. Yani Kurtlar Vadisi Kaos'u, 2020 yılında Netflix üzerinde izleyebileceksiniz. Behzat Ç gibi büyük bir fan kitlesi olan diziyi Blu TV'ye kaptıran Netflix, Kurtlar Vadisi seven dev kitle için müthiş bir transfer yaptı ve bu sayede binlerce kişinin platforma abone olmasını sağlayacak gibi görünüyor. Son açıklanan verilere göre Netflix'in Türkiye'deki abone sayısı 1.5 milyon ve yine açıklanan son rakamlara göre Netflix, Türk abonelerinden her ay 40 Milyon TL gibi bir gelir elde ediyor. Kurtlar Vadisi transferi, Netflix'e binlerce abone kazandırabilir. 

Son olarak gelin Kurtlar Vadisi Kaos'un konusu ve oyuncu kadrosuna göz atalım

Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!
Dizi, adından da anlaşılacağı gibi ülkede çıkan kaosları ve bu kaoslarda kimlerin parmağının olduğunu işleyecek. Bunun yanında F-35 ve S-400 gibi olayları da işleyerek seyirciye aktaracak. Fakat dizi, eski ekip ile çekilmeyecek. Netflix bünyesinde olduğu için dizinin arka planında çekim ve senaryo için dışarıdan profesyonel bir ekibin gelip, çalışacağı söyleniyor. Kurtlar Vadisi Kaos oyuncuları arasında ise yine olmazsa olmaz Necati Şaşmaz ve Gürkan Uygun ikilisi olacak. Defne Samyeli'nin de kadroya katılacağı söyleniyor. 

● Şahsen ben, Kurtlar Vadisi'ni, ilk zamanları dışında hiç izlemedim. Hatta itiraf edeyim, ilk bölümlerindeki o tat, o kasvetli havayı görmek için hala bazı sahnelerini arada sırada YouTube üzerinden öylesine bir izlerim. Fakat objektif olarak baktığımızda çekilmesi konuşulan Netflix gibi dev bir platformun ülkemiz için böyle bir hamle yapması sevindirici. Ha bir Netflix abonesi olarak Kurtlar Vadisi Kaos'u izler miyim? Pek sanmıyorum, fakat Netflix'e çok uzak olan birçok kişinin sırf diziyi izleyebilmek için abone olacağını söylemek de yanlış olmaz. 

Bu arada modunuza göre film tavsiyesi isterseniz hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz! 

Modunu Seç ►

Güncelleme: Dizinin yapımcısı "Pana Film" şimdilik böyle bir gelişme olmadığını açıkladı. 

Dev Transfer: "Kurtlar Vadisi Kaos" Netflix'e Geliyor!

listesine yorum yap!
Utku
Utku
05 Eylül 2024
Sıkı Üye
Önce başladıkları işi bitirsinler yıllarca geldi gelecek diye diye reklam paralarını yediler.
kurtlar vadisi kaos netflixkurtlar vadisi kaos oyuncularıkurtlar vadisi kaos konusukurtlar vadisi kaos hangi kanaldakurtlar vadisi kaos izlekurtlar vadisi kaos ilk bölüm izlekurtlar vadisi kaos ne zaman başlıyorkurtlar vadisi kaos
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Neler İzleyeceğiz? 2020'de Vizyona Girecek 11 Yabancı Film!
Neler İzleyeceğiz? 2020'de Vizyona Girecek 11 Yabancı Film!
Ee 2019'un son günlerindeyiz. Sadece 1 hafta sonra 2020'ye merhaba diyeceğiz... E diyeceğiz demesine de, 2020'de bizi nasıl filmler bekliyor onlardan haberimiz var mı? Bizi hangi 2020 filmleri karşılayacak? Bütçeleri, oyuncuları, türleri ne olacak? İşte ben de bugün sizlere, 2020'de vizyona girecek filmler konulu bu listeyi hazırlamaya geldim. Aslına bakarsanız 2020'de yüzlerce film vizyona girecek fakat ben bunların içinden en çok ses getirecek yapımları sizlere sunmak istedim. Umarım 2020'de vizyona girecek yabancı filmler konulu bu listemden oldukça faydalanırsınız. Hadi gelin şimdi 2020'de vizyona girecek yabancı filmler nelermiş birlikte görelim!  1. The Gentlemen | 24 Ocak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/39/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Film, İngiliz bir uyuşturucu çetesinin liderini konu alıyor.  Yönetmen: Guy Ritchie Başrol: Matthew McConaughey Matthew Mcconaughey Filmleri ► The Gentlemen fragman: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Ify9S7hj480[/VIDEO] 2. A Quiet Place 2 | 20 Mart[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/34/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]2018 yılında vizyona girdiği andan itibaren büyük bir merak uyandırmayı başaran bu serinin 2. filmi de birkaç aya vizyonda olacak. İlk filmdeki karakterleri izleyeceğiz. Yönetmen: John Krasinski Başrol: Emily Blunt  Emily Blunt Filmleri ► 3. Mulan | 27 Mart[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/61/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Daha önce animasyon halinde çıkan ve çok beğenilen yapım şimdi karşımıza bir sinema filmi olarak çıkıyor. Oyuncu kadrosunda uzak doğu'dan isimlerin olacağı film, kendisini erkek olarak gizleyen ve savaşa giden kahraman Mulan'ı konu alacak. Filmin konusu ilkiyle aynı olacak. Mulan fragman: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=KK8FHdFluOQ[/VIDEO] 4. Top Gun: Maverick | 26 Haziran[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/19/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise 1986 yılında vizyona giren ilk filmin devamı niteliğini taşıyor.  Yönetmen: Joseph Kosinski Başrol: Tom Cruise Tom Cruise Filmleri ► Top Gun Maverick fragman:[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=qSqVVswa420[/VIDEO] 5. Tenet | 17 Temmuz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/86/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Henüz konusu bile bilinmeyen bu film, kadrosundaki ve yönetmen koltuğundaki isim ile adından şimdiden söz ettirmeyi başardı.  Yönetmen: Christopher Nolan Başrol: Robert Pattinson 6. Dune | 18 Aralık[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/22/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Bilim kurgu - Fantastik türündeki film, Dune isimli bir karakterin ailesi ile birlikte yaşadığı Arrakis adlı gezegeni ve olayları konu alıyor.  Başrol: Timothée Chalamet, Jason Momoa 7. Birds of Prey | 7 Şubat[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/55/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Harley Quinn hikayesinin ikinci kısmını ele alan film, birkaç ay sonra vizyonda olacak. Filmin teması "Kadın gücü" olacak. Başrol: Margot Robbie Margot Robbie Filmleri ► Birds of Prey fragman: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=kGM4uYZzfu0[/VIDEO] 8. Black Widow | 1 Mayıs[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/51/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Avengers: Endgame yaşandı bitti, fakat Marvel bitti mi? Tabi ki de hayır. "Kaptan Amerika: İç Savaş" sonrasını konu alan film beyaz perdede olacak. Başrol: Scarlett Johansson Black Widow fragman: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=RxAtuMu_ph4[/VIDEO] 9. Bad Boys For Life | 17 Ocak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/42/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Bad Boys II filminden tam 17 yıl sonra vizyona girecek olan filmde yine ana kadro aynı.  Başrol: Martin Lawrence veWill Smith Will Smith Filmleri ► Bad Boys For Life fragman: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=jKCj3XuPG8M[/VIDEO] 10. Red Notice | 12 Haziran[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/47/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]Filmde, dünyanın en çok aranan sanat hırsızını ve bir interpol ajanını izleyeceksiniz.  Başrol: Dwayne Johnson 11. Ve son olarak: Avatar 2 | 18 Aralık[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/145/78/neler-izleyecegiz-2020-de-vizyona-girecek-yabanci-filmler-780x439.jpg[/RESIM]İlk filmin üzerinden 11 yıl geçmişti ki nihayet Avatar 2 geliyor. Ve önümüzdeki 10 yıl içinde 4 Avatar filminin daha çıkarılacağı duyuruldu.  Yönetmen: James Cameron Başrol: Sam Worthington Avatar 2 fragman: [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=WbMD53XPJWA[/VIDEO] ● "Kaan var mı şöyle iyi tavsiyelerin?" diyorsanız hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde Neler Oldu? Detaylar | İnceleme
Öncelikle birazdan burada görecekleriniz "Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm" için SPOİLER içerir. Sonra vay efendim ben görmedim, ben duymadım olmasın, üzülürüm. Eğer Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümü izlememişseniz hemen bir koşu gidip izleyin ve ardından şöyle bir neler olmuş diye bakmak için hemen buraya gelin. Hadi gelin şimdi Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölümde neler olmuş, kim ne yapmış, hangi ayrıntı gözlerden kaçmış birlikte bakalım.  (Her hafta olduğu gibi geçen hafta da Game of Thrones 8. sezon 4. bölümü incelemiştim, ona da buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Biricik Kraliçemiz "Dany" acımasız birine dönüştü... Aslında hep öyleydi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/71/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Bu bölümde tam anlamıyla bir kıyamet izledik. İnsanlar öldü, kadınlar ve çocuklar katledildi ve kimse kimseye acımadı... Fakat kraliçemiz Dany zaten tam da böyle biriydi. Hatırlarsanız bir baba ve oğlunu canlı canlı yakmıştı. Fakat şimdi üzerine bir de bir önceki bölümde Missandei'nin "Dracarys" dediğini duyunca hiç acımadı ve çoluk çocuk demeden Kral Toprakları'nı yaktı geçti. Birçok kişi bunun biraz abartı olduğunu söylese de bence Dany zaten böyleydi. Jon ile olan sahnelerinde biraz yumuşadığını görmüştük fakat Dany, bu dizinin başından beri hep acımasızdı. İlginçtir, birkaç önceki bölümde insanları ölülerden kurtarmak için savaş verirken şimdi insanları öldürüşünü izledik. Sadece güzel ve tatlı olduğu için ondan hiçbirimiz kadın ve çocukları katletmesini beklemezdik fakat onun özü bu. Arkadaşını, 2 çocuğunu kaybetti ve aşık olduğu adam öz yeğeni çıktı. Bu yetmezmiş gibi bir de tahtın Jon'un hakkı olduğunu öğrendi. İşte tüm bunların sonucunda intikamı için yanıp tutuşan bir kraliçeyi izledik.  Dany'nin aksine Jon, silahsız insanları öldürmemeyi seçti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/9/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.png[/RESIM] Dany, Demir Taht sevdası için etrafı yıkıp yakadursun, Jon, düşmanı kıstırdığı anda saldırmadı ve öylece bekledi. Bunun üzerine karşıdaki askerler kılıçlarını yere attı ve Jon derin bir oh çekti. Fakat hemen akabinde ilginç bir şey oldu ve sevdiği kadını feci bir şekilde kaybeden Gri Solucan, silahsız askerlere saldırdı. Bunun üzerine tam anlamıyla bir kaos yaşandı. Jon bunu istemedi. Engellemeye çalıştıysa da başaramadı... İşte tam da burada Jon, hem Gri Solucan'a hem de Dany'e öfke dolmaya başladı. Silahsızlara, kadın ve çocuklara saldırmak onun işi değildi. Cersei neden öylece bekledi ve neden saçma bir şekilde veda etti?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/84/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpeg[/RESIM]Yahu işte böyle olunca dayanamıyorum. 8 sezondur Cersei'nin aklını, stratejik dehasını, zekice aldığı kararlarını izlemiyor muyuz? Ee? O zaman neden bu kadın öylece balkonunda bekleyip topraklarının yakılıp yıkılmasını, ele geçirilmesini izledi? Sizi bilmem ama ben son ana kadar Cersei'den akıllıca bir hamle bekledim. Bir tuzak, bir çıkış yolu ayarlamıştır dedim fakat ne yazık ki öyle olmadı. Hatta bir ara ejderha alevi ile ölecek diye çok korktum çünkü izleyicinin bu kadar nefret ettiği büyük bir karakter öyle sıradan bir şekilde ölemezdi. Ee ne oldu? Enkaz altında kalıp öldü ve yok oldu gitti... En azından Arya bir hançer de ona soksaydı, Tyrion gelip saplasaydı ya da başkası ama enkaz altında romantik bir şekilde ölmeseydi keşke...  Arya kaçtı, kaçtı, kaçtı ve atına binip uzaklaştı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/39/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Arya'dan bu bölümde şahane ataklar bekliyordum ki olmadı. Sürekli ölümden kaçtı, Dany'nin ateşiyle yaktığı insanlara bakıp "İntikamınızı alacağım" der gibi iç geçirdi ve sürekli ordan oraya koşturup durdu. Hadi tüm bunlara okey diyelim, peki kıyamet gibi bir ortamda, kanın gövdeyi götürdüğü, ejderhanın ateşiyle surları yıktığı (oraya da değineceğim), kimsenin kimseye acımadığı bir ortamda o beyaz at sakince orada ne yapıyor? Yani hadi bir önceki bölümde plastik kahve bardağı ayrıntısını yedik, unuttunuz anladık ama bu at ne alaka? Atı da mı orada unuttunuz? O atın orada öylece durması mantıklı mı? Savaş bitiyor olsa bile o atın orada öylece kedi gibi durması mantık dışı. Sadece Arya binip havalı bir şekilde uzaklaşsın diye yapılan saçma bir sahneydi üzgünüm. Böyle küçük ayrıntılar beni çok üzüyor, yapmayın...  Yahu bu Dothrakiler büyük savaş gecesi ölmemiş miydi? Bu çığırtkanlar da kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/13/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]Tam savaş başlayacak surlara dayanılmış, birden bir bakıyoruz hop Dothrakiler... Ee bunlar tabur halinde gecenin karanlığında kaybolup, ölüp gitmemiş miydi? Neyse iyi niyetli davranıyorum ve kenarda köşede 40-50 kadar Dothraki'nin kaldığını varsayıyorum... Bir de gemisi batan, yarım saat yüzüp karaya çıkan ve gayet zinde dövüşen "Euron" detayı var ki sormayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/75/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Yahu başından belliydi zaten bu "Euron" karakteri bir yere çıkmayacak. "Ejderha avladı falan tamam ama ee?" dedik ve Euron da dizimize veda etti. Hem de trajikomik bir şekilde. Ejderhamız güzelce tüm su üzerindeki gemileri yakıp kavurdu ve ne hikmetse Euron buradan kaçmayı başardı. Sonra saatlerce yüzdü yüzdü ve karaya çıktı, fakat tesadüf bu ya tam da o anda Jamie oradan geçiyordu ve dur şunu öldüreyim deyip saldırdı. Bu klişe yerdeki silaha uzanamama sahnesini bolca gördüğümüz kavga sonucunda da öldü. Biz 5 dakika yüzüp karaya çıkınca nefes nefese kalıp kendimizi kuma atıyoruz adam o kadar yoldan yüzerek geldi bir de savaştı iyi mi... Son olarak değinmek istediğim bir şey var; Yahu bu ejderha ateşi nasıl bir şey? Sur patlatıyor, ev bark yıkıyor.. Dünya kadar askerin olacağına bir Ejderhan olsun..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/48/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM] Ejderha ateşinin gücünü araştırmadım, diziden ve birkaç Ejderha konulu filmden görüp bildiğim kadarıyla sormak istiyorum. Aga bu nasıl bir alev ki sur patlatıyor? Bu nasıl bir güç ki koca kaleyi bıçak gibi kesip yerle bir ediyor? Gerçekten bölüm boyunca bunu sorguladım. İlk fırsatta araştıracağım. Araba egzozu ile mangal yakan bir millet olarak Ejderha aleviyle kale yıkmak bize pek uçuk gelmese gerek ama bana geldi vallahi... Diyeceğim o ki Game of Thrones 8. sezon 5. bölüm kötü bir bölümdü. Asla tatmin etmedi ve öylece bakakaldık... Dizi, 19 Mayıs, yani 1 hafta sonra final yapacak. Bakalım final bölümü nasıl olacak, kimler sağ kalacak, kimler kimler yuva kuracak, göreceğiz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/76/49/game-of-thrones-8-sezon-5-bolumde-neler-oldu-detaylar-inceleme-780x439.jpg[/RESIM]   "Kaan, haftaya kadar n'apalım?" diyecek olursanız da hemen aşağıdaki butona tıklayıp modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz. E ben size daha ne yapayım...  Film Tavsiyesi Seç! ►
10b
0
7 yıl
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Reklamı yapılan, elden ele, kulaktan kulağa ulaştırılan, sağda solda defalarca önerilen pek çok iyi film olsa da tanıtımı yapılamayan, yeterince adını duyuramayan ve bu yüzden kenarda köşede kalan pek çok iyi film de bi yerlerde keşfedilmeyi bekliyor... işte ben de bu yüzden bugün size beğendiğim fakat hala değeri bilinmeyen filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. Listemde 40 kadar film var, eğer olur da "kaan, bu listenin 2.'si de gelsin" derseniz yorum bırakarak bana bunu belli edebilirsiniz. Hadi gelin şimdi listemdeki değeri bilinmeyen iyi filmler hangileri? Gözden kaçan o iyi film önerileri neler? Birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Zt9zag8MvKI[/VIDEO] 1. Storm Boy, yani bizdeki adıyla Fırtına Çocuğu ile başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/78/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2019'da çıkan bu film, ilginç şekilde beklediğim kadar ilgi görmedi fakat bence şahane bi film bu... Başrolünde hayvanların olduğu filmler bana özellikle hafta sonları şahane zamanlar yaşatıyor. Bu yüzden bu film de bence hem hikayesi, hem de çok naif ve duygulu sahneleriyle bu listeye girmeyi başardı. Oyunculuklar, görsel efekt kullanmadan gerçek pelikanlar ile yapılan çekimler, hepsi şahane.. yer yer keyifli, yer yer de hüzünlü ve sıcacık bi hikaye sizi bekliyor. Filme Git ►  2. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/96/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bizdeki adı "Yağmurda Yarış Sanatı" olan bu filmiyse fırsat buldukça sürekli tavsiye etmeye çalışıyorum, biliyosunuz… fakat ne yazık ki bu nefis filmin hala hak ettiği kadar övülmediğini görünce de üzülüyorum haliyle... filmimiz, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar insanlarla yaşadıklarını bize gösteriyor. Fakat tüm olan biteni köpeğimizin gözünden görüyor ve izliyoruz. Bence çok da özel bi film bu... bi köpeğin iç sesini, yıllar içinde yaşadıklarını öyle güzel bir kurguyla bize aktarıyor ki, film sonunda köpekler neler düşünür? ne kadar iyi bi dostturlar? tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabını bize nefis bi şekilde veriyor. Mutlaka ama mutlaka izleyin, eğer izlediyseniz de yorumlarda el atın izlemeyenlere izletelim artık şu nefis yapımı :) Filme Git ►  3.Adrift...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/2/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise gerçek bi hikayeden uyarlanan gerçek bi yapım.. Filmimiz, tanışıp aşık olduktan sonra hayatlarının en büyük macerasına çıkmak için tekne ile okyanusa açılan çiftimizin yaşadıklarını konu alıyor. Birden büyük bi kasırganın içine düşen bu 2 aşıktan biri ağır yaralanıyor ve film de tam olarak oradan sonra başlıyor... Yıllardır benimle olanlar bilir; Ben bu tür gerçek, yaşanmış hikayeleri konu alan filmlere tam anlamıyla bayılıyorum. Belki biraz da ondan olacak bu film beni fazlasıyla tatmin etti. İzlerken kendime sürekli "Ben olsam ne yapardım?" diye soruyorum ve kendimi orada hayal ediyorum.  Filme Git ►  4. Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/21/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Mother! Hikayesi acayip, oyuncu kadrosu ortalamanın üzerinde, alt metnindeki göndermelerse burdan köye yol olur... fakat neden çoğu kişi bu filme burun kıvırıyor? Neden hala hak ettiği yerde değil? İşte bunu yorumlarda sizlerle konuşalım istiyorum...  Öncelikle bu filmi izleyenlerin çoğu "Hiçbir şey anlamadım" diyerek filmi yarıda bırakıyor. Size tavsiyem bu hataya asla düşmeyin; Tamam film garip ilerliyor, anlamsız şeyler oluyor ve sürekli "Neden?" diye soruyorsunuz fakat bitirdikten sonra filmde anlatılmak isteneni anladığınızda "Vay!" deyip tüm taşlar yerli yerine oturuyor ve damağınızda nefis de bi tat kalıyor... Bu filmi izledikten sonra kafanızda oluşacak soru işaretlerini, hazırladığım şu inceleme içeriğine göz atarak giderebilirsiniz.  Filme Git ►  5. Ve Age of Adaline...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/87/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu filmse, birkaç sahnesi sosyal medyada yıllardır dönüp durmasına rağmen bence hala hak ettiği popülerliği yakalamış değil... Şimdi düşünün; 29 yaşınıza geldiğinizde hücre yenilenmeniz dursa ve ne ileriye ne de geriye vücudunuzda hiçbir değişiklik olmasa? Evet evet "yaşlanmamaktan" bahsediyorum. Ne yapardınız? Ölmüyorsunuz, bir nevi ölümsüzsünüz.. Çağlar geçiyor, savaşlar yapılıyor ve bitiyor fakat siz hala varsınız, ne yapardınız? Tüm şaşırtıcı detayları ve ilginç kurgusu, bi tutam da aşkı ile şiir gibi bi film sizi bekliyor, tabi hala izlemediyseniz...  Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
1 yıl
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Tek Tek Tanıyalım! Netflix İmzalı "Aşk 101" Dizisi Oyuncuları Kimler?
Dün burada sizlerle paylaştığım şu içeriğimde Netflix imzalı "Aşk 101" dizisinin konusundan ve detaylarından bahsetmiş, "Neden izlenmeli?" sorusuna da kendimce cevap vermeye çalışıp bu diziyi sizlere tavsiye etmiştim. Fakat dünden bu yana Aşk 101 dizi oyuncuları hakkında etrafta pek bilgi olmadığını fark ettim. Sosyal medyada binlerce kişinin "Aşk 101 Sinan kaç yaşında?", "Aşk 101 dizisi Eda kim?" gibi soruları sormaya başladığını ve karmaşık gazete haberleri arasında kaybolduğunu fark ettim.  Aşk 101 Dizisi Replikleri İçin Tıkla! ► Ben de bugün kolları sıvadım ve size Aşk 101 oyuncuları hakkında önemli detaylar sunmak istedim. Yaşları kaç? Gerçek isimleri ne? Instagram'da kaç takipçileri var? gibi birçok soruyu bugün burada cevaplayacağız. Hadi gelin şimdi Aşk 101 oyuncularını tek tek tanıyalım!  Dizimizin en çok merak edilen isimlerinden "Eda" karakterine hayat veren "Alina Boz" ile başlayalım. Kimdir Alina?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/86/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Dizimizdeki hırçın kızımız Eda karakterini 1998 doğumlu, yani 21 yaşındaki "Alina Boz" oynuyor. Annesi Rus, babası Bulgaristan göçmeni bir Türk olan güzel oyuncu, Moskova doğumlu ve 1,73 cm boyunda. 3 sezon boyunca yayınlanan "Paramparça" adlı dizide kendini gösteren Alina Boz, şu an itibariyle Instagram'da tam 2,3 Milyon takipçiye sahip.  ● Şahsen ben Alina Boz'un oyunculuğunu gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. O hırçın kız havaları, içinde dizginlemeye çalıştığı aşkı ve yer yer savurduğu küfürleri ile birlikte gayet dozunda bir oyunculuk sergilemiş. Eda rolünde başkası olsa nasıl olurdu bilemem, fakat Alina bu rolün hakkını vermiş. Kabadayımız Kerem, yani "Kubilay Aka"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/71/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Atarlı abimiz Kerem karakterini ise 1995 doğumlu, yani 25 yaşındaki "Kubilay Aka" oynuyor. Vatanım Sensin ve Çukur gibi dizilerde adını duyuran genç oyuncu, Cem Yılmaz'ın "Arif V 216" filminde de "Yakışıklı Kemal" karakterini oynamıştı. Boyu 1,83 olan genç oyuncunun Instagram'da 1,1 Milyon takipçisi bulunuyor. ● Dizide Sinan'dan sonra, kendimi yerine en çok koyabildiğim diğer karakter de Kerem oldu. İçindeki aşkla ve hayatla mücadelesi, herkesi kaba kuvvet ile alt edebilirken bir aşkın onu yerle bir etmesi, hepsini de gayet başarılı bir şekilde izleyiciye geçirmeyi başarmış Kubilay. Bu çocuk ileride tam bir jön olacak, Kaan demişti dersiniz...  Serkeş ama hisli gencimiz Sinan; "Mert Yazıcıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/80/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Ve kendi halinde takılan zeki mi zeki, fakat aşk konusunda da bir o kadar acemi Sinan karakterine geldik. Dizide Sinan'ı 1993 doğumu yani 26 yaşındaki Mert Yazıcıoğlu canlandırıyor. Boyu 1,77 olan Mert, geçtiğimiz yıllarda "İyi Oyun" ismindeki bir sinema filminde başrol oynamıştı. Bunun yanında Karagül, Bir Litre Gözyaşı ve Kayıp Şehir gibi dizilerde de oynamış olan Yazıcıoğlu, Instagram'da 530 Bin takipçiye sahip.  ● Bana bu diziyi izleten en büyük etkenlerden biri bu karakter oldu. Daha önceki oyunculuklarını uzun uzun izlemişliğim yok, fakat bu dizide Sinan karakterini gerçekten çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Kendine has havası, zekice yazılmış diyalogları ve umursamaz birinin başka birine dönüşümü... Hepsi yerli yerindeydi. Bu yüzden Mert'e kocaman alkışlarımı yolluyorum.  Müthiş bir ticari zeka Osman; "Selahattin Paşalı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/27/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1990 doğumlu, yani 30 yaşındaki Selahattin Paşalı ise Muğlalı. Birçok dizide yer almış olmasıyla birlikte Selahattin profesyonel bir basketbol oyuncusu. Fakat tüm bunlar olurken Budapeşte'de sanat yönetmenliği okuyor ve kendini birden bu sektörde buluyor. Ayrıca modellik de yapan Paşalı'nın Instagram'da 220 Bin takipçisi bulunuyor.  ● Elinde fındığı, kafasında türlü türlü planları ve çok başarılı konuşma tarzıyla bu karakter gerçekten alkışı hak ediyor. Ticari zekaya sahip birini, böylesine planlı, organize yeteneği olan bir öğrenciyi oynamak kolay olmasa gerek, bu yüzden Paşalı'yı kutluyorum.  Naif, çalışkan, dürüst, güzel Işık; "İpek Filiz Yazıcı"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/17/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]İpek ise 2001 doğumlu. Yani henüz 19 yaşında. Daha önce pek çok ünlü derginin kapağında yer alan güzel oyuncu, Adidas ile büyük bir iş birliği bile yapmış. 1,63 boyundaki oyuncuyu Instagram'da 250 Bin kişi takip ediyor. ● Işık karakteri, bizi dizinin bir Lise dizisi olduğu gerçeğinden koparmamak için gruba eklenmiş. Yani diğerleri birçok kuralı çiğneyip geçerken izleyicinin "E yok artık bu nasıl lise?" dememesi için Işık karakteri başarıyla kadroya yerleştirilmiş. O bir denge çizgisi ve birçok aykırı şeyler izlesek de sonunda Işık'ın olduğu sahnelerde tüm dalgalar diniyor. Bu karakter, bu dizide liseli imajını başarıyla yansıtan tek karakterdi ve zaten de böyle olmalıydı. Bu da iyi bir oyunculuk olduğunu gösteriyor. Dışı soğuk bir taş, içi sevecen bir aşık Kemal; "Kaan Urgancıoğlu"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/41/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]1981 doğumlu, yani 38 yaşında olan Urgancıoğlu, Kara Sevda dizisindeki kötü karakteri ve kendine has telefon zil sesi ile oldukça dikkat çekmişti. Boyu 1,83 olan ünlü oyuncuyu Instagram'da 1,4 Milyon kişi takip ediyor.  ● Dizide kendimi yerine en iyi koyabildiğim karakter Sinan'dı. Fakat en beğendiğim karakter de kesinlikle Kemal hoca oldu. Senelerdir yazıp çiziyorum, iyi bir lise dizisi çekmek istiyorsanız öğrenciden önce iyi bir "hoca" karakteri bulmalısınız. Soğuk, katı fakat sözünü dinletebilecek, tavırlarıyla öğrencileri etkileyebilecek bir öğretmen karakteri dünyada hep tutmuştur. Sonunda Netflix bu konuya eğildi ve böyle bir karaktere yer verdi. Kaan Urgancıoğlu'nun dünya çapında bir oyuncu olduğunu düşünüyor ve bu role "cuk" oturduğunu da söylemek istiyorum.   Güzel, sevimli, aşık Burcu; "Pınar Deniz"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/57/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM]Instagram'da 730 Bin kişinin takip ettiği Pınar Deniz, 1993 doğumlu yani henüz 26 yaşında. Boyu 1,68 olan ünlü oyuncu, Kardeşim Benim 2 filminde ve Vatanım Sensin dizisinde oynamıştı. Hatta son zamanlarda Can Yaman ile bir projeyi, sırf Yaman'ın tavırları yüzünden reddettiği açıklanmıştı. Ayrıca Deniz, Mardinli ve Arap kökenli bir aileden geliyor.  ● Oyunculuğunu pek görüp duymasam da Can Yaman olayında rast gelmişti Pınar Deniz. Sonra da anneannesini Koronavirüs nedeniyle kaybettiğini öğrenince tekrar göz atmıştım biyografisine. Dizideki oyunculuğunu bir tık eksik bulmakla beraber, oynadığı karakteri gerçekten sevdim. İçinde dizginleyemediği bir aşkı olan genç bir öğretmen ve diğer yanda evlilik baskıları yapan ailesi... Ayrıca Kemal ile olan aşkı da gerçekten çok tatlıydı. Hasret kalmışız böyle keyifli aşklara. Şimdiden sosyal medyada "KemalBurcu" etiketleri oluşturulmaya başlandı bile...  - - -  NOT: Genel olarak bu diziyi ve oyuncularını başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Bazı dizileri izlerken tıkanırsınız, olaylar bir türlü ilerlemez ve sizi de peşinden sürükleyemez. Fakat Netflix imzalı bu dizi, su gibi akıp gidiyor. İzleyip bitirdikten sonra o atmosfere ve karakterlere o kadar alışıyorsunuz ki, keşke bir çırpıda bitirmeseydim diye hayıflanıyorsunuz. Yukarıda size her bir oyuncunun güncel Instagram takipçi sayılarını verdim ki, bu içeriği yaynlandığı tarihten aylar sonra bile okuyorsanız oyuncuların hesaplarına girip, diziden sonra ne kadar takipçi kazandıklarını karşılaştırabilin. Hadi iyi seyirler!  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
47b
0
6 yıl
"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?
"Chernobyl" Dizisi Oyuncularının Canlandırdığı Kişiler Gerçekte Kimler? Hayattalar mı?
Son zamanlarda izlediğim en iyi şey olan "Chernobyl" isimli dizi hakkında 1 hafta içinde kaleme aldığım 3. içerik oluyor bu. Diğer ikisine de buraya ve şuraya tıklayarak göz atabilirsiniz. Bugün size "Chernobyl" dizisi oyuncularının canlandırdığı gerçek kişileri ve onların hayatlarına dair bilgiler paylaşacağım. Dizi, doğrudan ve dolaylı olarak 200 binin üzerinde insanın ölümüne neden olan bu facianın merkezinde yer alan kişilerin yaşadıklarını konu alıyor. Peki bu kişiler kimdi? O faciaya kadar nasıl bir hayat sürmüşlerdi? Faciadan sonra ne kadar yaşadılar? İşte merak ettiğim tüm bu soruların cevabını şöyle bir araştırdım ve sizle de paylaşmak istedim.  Hadi gelin şimdi Chernobyl dizisi oyuncularının hayat verdiği gerçek kişileri görelim!  Valery Legasov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/21/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Chernobyl dizisinde "Jared Harris" tarafından canlandırılan bu bilim insanı, bu facianın merkezinde yer alan en önemli isimlerden biriydi.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/33/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] 49 yaşındaki bu bilim insanı, facia gününe kadar kariyerinin zirvesini yaşıyordu. Sovyet bilim kurumunun en zirvesine doğru başarılı adımlarla ilerliyordu. Nükleer Enerji Enstitüsü Birinci Direktör Yardımcısıydı ve enstitüye bir yürüyüş mesafesinde olan güzel bir evde yaşıyordu. Spor yapmayı seven, kendince şiirler yazan zeki bir bilim insanıydı. 26 Nisan Cumartesi günü aldığı bir telefon ile hayat onu bambaşka bir yola sürükledi. Aldığı patlama haberiyle, atıldığı kurtarma macerası onu bol radyasyona maruz bıraktı ve felaketten 2 yıl sonra intihar etti. Ölümünden sonra kahraman ilan edildi.  Ekşi Sözlük'te de hakkında hazırlanan şu içeriği okumanızı öneririm.  Boris Shcherbina[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/60/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Dizide "Stellan Skarsgård" tarafından canlandırılan bu isim de facianın merkezinde önemli rol oynayan bir başka isim. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/3/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Çernobil'de Hükümet Komisyonu Başkanı ve başbakan yardımcısı olan bu isim ise facianın ilk anlarında Pripyat şehrinin boşaltılmasına izin vermedi. Fakat olayın boyutunu anladı ve faciadan 36 saat sonra bölgedeki insanları korumak için gerekli adımları atmaya başladı. Faciadan 4 yıl sonra hayatını kaybetti. Vasily Ignatenko[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/89/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Pripyat Şehir İtfaiye'sinde çalışan bu görevli de o gün facianın merkezinde bulunduğu için dizide önemli bir şekilde işleniyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/88/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Patlama haberini alan itfaiye görevlisi evden çıktı. Eşi arkasından "Nereye?" diye bağırdı ve "Uyu. Eve geldiğimde seni uyandıracağım." cevabını aldı. Fakat asla geri dönmedi. Bu cesur itfaiye görevlisi, faciadan 17 gün sonra acı bir şekilde hayatını kaybetti. Ağır radyasyon onu yavaş yavaş eritip bitirdi.  Viktor Bryukhanov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/2/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Dizide "Con O'Neill" tarafından canlandırılan bu kişi ise "Çernobil Atom Enerjisi İstasyonu Müdürü". Facia sırasında her şeyin normal olduğunu savunanlardan. Bu olayın dış dünya ile paylaşılmaması için elinden geleni yapıyor fakat sonra iş çığrından çıkınca, aldığı kararlar hükümsüz hale geldi.  Vladimir Pikalov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/79/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Hakkında pek bilgiye ulaşamadığım bu general ise facianın merkezinde yer alanlardan biri. Hatta öyle ki, olaydan birkaç saat sonra el ile yapılması gereken ölçümleri çok tehlikeli olmasına rağmen bizzat kendisi yaptı.  Anatoly Dyatlov[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/14/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Çernobil santralindeki baş mühendis yardımcısı olan Dyatlov, çalışma arkadaşlarının kendisine raporları sunmasına rağmen bazı işlemleri yapmadı ve hiçbir şeyi durdurmadan çalışmalara devam edilmesini istedi. Bu yüzden faciadan çok sonra mahkemece yargılandı.  Aleksandr Akimow[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/13/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Akimov, Çernobil santralinde gece vardiyası mürettebat şefiydi. Facia günü çok büyük bir fedakarlık yaparak bazı sorunları canını tehlikeye atarak çözmeye çalıştı. Fakat aldığı aşırı radyasyon nedeniyle faciadan 15 gün sonra hayatını kaybetti.  Son olarak dizide izlediğimiz "Ulana Khomyuk" karakteri gerçekte bulunmuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/93/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Emily Watson'ın canlandırdığı bu karakter, dizinin akışını kolaylaştırması için yaratıldı. Yani Çernobil faciasında büyük rol oynayan böyle bir bilim insanı bulunmuyor. Karakterin yaratıcıları, bir mini diziyi 5 bölümde sonuca bağlayabilmek için böyle bir karakter oluşturmayı tercih etmişler...  Chernobyl, yaşanan bu felaketi en etkileyici şekilde anlatan yapım oldu. Bir mini dizi olmasına rağmen şimdiden 8 sezonluk Game of Thrones'u IMDB listelerinde solladı! HBO bu işi gerçekten biliyor... [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/80/17/-chernobyl-dizisi-oyuncularinin-canlandirdigi-kisiler-gercekte-kimler-hayattalar-mi-780x439.jpg[/RESIM] Gerek oyuncu kadrosu, gerek dönemi yansıtan renk, araç, kıyafet ve mekanlar ile HBO gerçekten son zamanlarının en etkileyici yapımına imza attı diyebiliriz. Henüz sadece 3 bölümü yayınlanmasına rağmen şimdiden milyonlarca kişi, bu dizinin favori dizisi olduğunu düşünüyor. Bize o acı günleri müthiş bir şekilde yansıtmayı başaran bu dizi, sektörde çok başarılı bir yapım olarak hep anılacak gibi... Okuduğunuz için teşekkürler!  "Kaan eline sağlık, şahane içerik olmuş da... Var mı izleyecek bir şeyler?" diyenleriniz varsa, hemen aşağıdaki butona tıklayıp modlarına göre film bulabilirler!  Film Tavsiyesi Seç! ►
32b
0
7 yıl
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Death's Game: ACAYİP Bir KORE Dizisi Bu!
Dünya genelinde neredeyse her gün en az 1 yeni dizi yayınlanıyor. Bu istatistik çok çarpıcı olsa da maalesef bu bolluğun biz izleyiciler için pek bir anlamı yok, çünkü yayınlanan çoğu yabancı dizi, izleyip beğendiğimiz tüm o iyi dizilere çok uzak. İşte ben de tam da bu yüzden yeni dizileri sizin için takip ediyor ve hangi platformda yayınlanıyorsa gidip hemen bulup izliyorum. Death's Game de bu dizilerden biriydi ve nihayet izleyebildim ve bugün buradayız. Bugün size KORE imzalı acayip bir diziyi, yani Death's Game dizisini anlatmak, hiç lafı uzatmadan bu dizi izlenir mi? İyi mi kötü mü? gibi sorularınıza cevaplar vermek ve sizi, bu diziyle buluşturmak istiyorum... E hadi gelin! Yorumumdan önce gelin Death's Game dizisi konusuna bakalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/52/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Death's Game dizisi, bence dizi sektöründe son yıllardaki en farklı konuyu işliyor. Kore imzalı bu yeni dizi, hayatın zorluklarıyla başa çıkamayan bir gencin, intih*rı düşünmeye başlamasını ve sonrasında başına gelen fantastik ve etkileyici olaylar zincirini konu alıyor.. Adamımız birden ölüme çok yaklaşıyor ve işte gittikçe duygu yükü ağır basan bir hikaye de böylece başlıyor. ACAYİP bir dizi bu! Nedenini anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/3/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Dizi o kadar sürükleyici ki, bir oturuşta 1 bölüm izleyip kapatmak bence ‘imkansız’.. Hem fantastik olaylı, hem aşklı, hem bol aksiyonlu, hem de TAŞ gibi bi hikayeli nefis bi dizi bu. KORE; sinemasına devlet kasasından yıllardır öyle büyük bütçeler ayırıyor ki, Parasite, Squid Game ve daha pek çok sağlam yapım ile hem kendi kültürünü, hem de kendi ürünlerini tüm dünyaya yaymayı başarıyor. İşte bu dizi de bunun en iyi örneklerinden biri. "Kaan demişti.." dersiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/340/20/death-s-game-acayip-bir-kore-dizisi-bu-780x439.png[/RESIM]Uzun zamandır “duygu” olarak beni bu kadar etkileyen bi dizi daha izlediğimi hatırlamıyorum… Muhtemelen yakın zamanda sağda solda bolca göreceğiniz bu yapımı kaçırmayın derim.. “Kaan demişti” dersiniz. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle hem fantastik, hem de duygu açısından yoğun, sağlam bir dizi arıyorsanız bence bu dizi kesinlikle izlenecek diziler listenizin ilk 3 sırasından birinde olmalı.. Bu tür etkileyici diziler çok rastladığımız yapımlar değil, sadece bu yüzden bile bu 'farklı' senaryoya göz atmak ve desteklemek gerek diye düşünüyorum. Kore'lilerin 'ölüm' konusuna bakış açıları gerçekten çok farklı... Mutlaka bir şans verin derim. Bahsetmek istediğimi anlayacağınıza eminim. - - - - - -  • Death's Game dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime Video yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşuyor. Bölümler ortalama 40-50 dakikadan oluşuyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
42b
6
2 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.