Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!

14 Haziran 2020
15b
0 Yorum
Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!

Hatırlarsanız birkaç ay önce tam da şurada sizlere izlediğim The Platform filmi hakkında 100 binden fazla kişiye ulaşan bir analiz yazmış, filmin alt metninde verilen mesajları size göstermeye çalışmıştım. İşte dün izlediğim bu "Yeraltı Peygamberi" ismindeki bu film de, yine beni bir analiz içeriği hazırlamaya itti. Öncelikle buraya "Yeraltı Peygamberi izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse aradığınız şey burada değil. Fakat Yeraltı Peygamberi inceleme gibi bir arama sonucu buradaysanız hazır olun çok şaşırtıcı bilgiler sizi bekliyor. 

Filme Git ►

Hadi şimdi gelin, beni etkilemeyi başaran "A Prophet" yani "Yeraltı Peygamberi" filmi incelememize şöyle bir birlikte göz atalım ve filmdeki derin mesajları birlikte inceleyelim. Hadi!

Öncelikle incelemeye geçmeden önce; nedir bu Yeraltı Peygamberi filminin konusu?

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Film, 19 yaşında 6 yıllık hapis cezasına çarptırılan bir gencin yaşadıklarını ve içine düştüğü cezaevi ortamında yaşadıklarını konu alıyor. Gencimiz kendini birden acımasız hapishane dünyasının ortasında buluyor ve işte bir hayatta kalma mücadelesi de böylece başlamış oluyor. 

Bundan sonrası, yani filmin incelemesi bolca SPOİLER içerecek, baştan uyarayım ki sonradan kulağımı çınlatmayın...

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Ha bir uyarı daha; Hassas olduğumuz bu konuda "Kaan'a bak neler yazmış" dememeniz için, filmin alt metninde bolca dini mesajların bulunduğunu, benim ise sadece verilen bu mesajları size göstermeye çalıştığımı hatırlatmak istiyorum.

1. Okuma yazma bilmeyen, genç bir Arap... Tanıdık geldi mi?

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Öncelikle lamı-cimi yok, film, islam peygamberi Hz. Muhammed'i ve onun yaşadıklarını modern bir şekilde konu alıyor... Başroldeki okuma yazma bilmeyen, diğerlerine nazaran temiz yüzlü Arap "Djabena", islam peygamberi Hz. Muhammed baz alınarak oluşturulmuş bir karakter. Nasıl mı? Devam...

2. Vahiy...

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Başrolümüz "Djabena", çok büyük bir baskıya maruz kalıyor ve birini öldürmek zorunda bırakılıyor. Öldüreceği kişinin hücresine gittiğinde ise, o kişi kendisine kitap okumasını, kendisini geliştirmesini ve 6 yıl içinde bu cezaevinden donanımlı bir şekilde çıkabileceğini söylüyor. Gencimiz sonrasında bu kişiyi öldürüyor ve film boyunca öldürdüğü bu kişinin hayalini görüyor. Film burada, Muhammed'e gelen Vahiy'e gönderme yapıyor. Peygambere gelen Cebrail nasıl ona "oku" dediyse, burada da aynı olay yaşanıyor. 

3. Çok zeki biri...

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Başrolümüz "Djabena"nın zeki bir karakter olduğunu görüyoruz. Hem Fransızca'yı hem de Arapça'yı aynı anda konuşuyor ve sadece etraftakileri dinleyerek Korsika dilini konuşup anlayabilme olayını çözüyor. Gözlem yeteneği üst düzey ve başarılı stratejik hamleler de yapabiliyor. Ayrıca hem Korsika hem de hapishanedeki müslümanlar arasında "köprü" görevi görüyor ve ittifaklar kurabiliyor. İşte tüm bu mesajlar da Hz. Muhammed'i işaret ediyor. 

4. Sıradan bir genç mi? Yoksa yaşanacakları önceden görebilen bir peygamber mi?

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Adamımızın kariyeri hapishanede hızlıca yükseliyor ve "elçi" tanımıyla izin günlerinde uçakla farklı şehirlere gidip arabuluculuk yapıyor ya da mesaj taşıyor. Bunun yanında düşman kervanına saldırırcasına, yoldan geçen cipe saldırıyor, baskın yapıyor ve hiçbir yara almadan görevini tamamlıyor. Hemen akabinde, yolda araçla gidildiği sırada "Geyiklere dikkat edin!" diye uyarıyor, yola geyiklerin çıkacağını önceden öngörüp ifade ediyor ve gerçekten dediği gibi de oluyor. Geyikler yola atlıyor ve araba kaza yapmaktan son anda kurtuluyor. Yanındaki adamlardan biri de ona şakayla karışık "Bunu önceden nasıl bilebildin? Peygamber falan mısın?" diye soruyor. İşte tüm bu bilgiler de bizi Hz. Muhammed'e çıkarıyor.  

5. Kendisine inananları etrafına toplaması...

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Hapishaneye kimsesiz ve 5 parasız giren gencimiz, her şeyin sonunda, hapishaneden arkasında koca bir konvoy ve ona inanan kişiler ile çıkıyor. Bu da onun insanlara ulaşabilen, bir birlik kurup liderlik edebilen biri olduğunu gösteriyor.

6. Film "Sahabe" konusuna bile değiniyor...

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Kendisine okuma yazma öğreten diğer bir Arap olan Ryad, onun ilk sahabelerinden biri oluyor. Ryad, ölümüne kadar adamımızı yalnız bırakmıyor.

7. Ve son olarak...

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!
Adamımız Djabena, "Sahabe" yani Ryad öldükten sonra, onun eşi ve çocuğuna göz kulak oluyor. Bu da dini kaynaklarda geçen bir başka konu ve filmde de aynısı yaşanıyor.

NOT: Film bu alt metni ile ayrı, bir "hapishane" filmi olarak da ayrı etkilemeyi başardı diyebilirim. Oyunculuklar ve yer yer karşılaştığım sahneler gerçekten çok başarılıydı. Hapishanedeki güvenlik kontrolünde ağzını sonuna kadar açtığı için havaalanındaki kontrolde de alışkanlıktan ağzını açması ve hapishaneden çıktığında arkasındaki konvoya eli ile çaktırmadan işaret yapması detayı gerçekten çok ince düşünülmüştü. Süresi biraz uzun olsa da, benim için tekrar izlenebilecek bir filmdi "Yeraltı Peygamberi"... Umarım yukarıda yazdığım bu mesajlar ile film sizin için daha bir anlam kazanmıştır..  

- - - - - - - - 

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!

Modunu Seç ►

Mesaj Çok Derin: "Yeraltı Peygamberi" Filmindeki 7 Dini Gönderme!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
yeraltı peygamberi konusuyeraltı peygamberi filmi konusuyeraltı peygamberi incelemeyeraltı peygamberi mesajyeraltı peygamberi dinyeraltı peygamberi filmi incelemeyeraltı peygamberi analizyeraltı peygamberi izlea prophet konusu
EN AKTİF ÜYELER
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
İyi ve yeni dizi keşfetmek, film keşfetmekten daha büyük keyif veriyor bana çünkü dizi daha uzun soluklu izlenebildiği için daha uzun bir zaman diliminde ne izleyeceğimi kestirebilmiş oluyorum. Belki de bu yüzden, Google'da dizi önerileri, her zaman film öneri listelerinin üzerinde bir etkileşime sahip oluyor. ZeroZeroZero dizisi de izleyecek iyi dizi arayışım sonucunda keşfettiğim ve büyük keyifle izlediğim bir dizi oldu. Ben de hemen kolları sıvadım ve zerozerozero dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için size bu diziden biraz bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi adı biraz ilginç olsa da kendisi su gibi akıp giden ZeroZeroZero dizisi konusuna ve izlemeden önce göz atmanızı istediğim o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumumdan önce gelin ZeroZeroZero dizi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/50/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, birden fazla ülke arasında gerçekleşen ve büyük paraların döndüğü, devasa bir uy*şturucu kaçakçılığı ağını konu alıyor. Ünlü ailelerin başrolde olduğu bu suç ağında, büyük bir sipariş söz konusu oluyor ve bu dev paketin taşımacılığını da bir aile üstleniyor. Söz konusu paralar çok büyük olunca, araya yolsuzluk, rüşvet ve çok büyük cinayetler de giriyor haliyle.. Fakat tabi ki de bu süreçte büyük olaylar meydana geliyor ve dizi de bize, baştan sona bu süreci anlatıyor.  Kısaca; TAŞ gibi dizi diyebilirim bu yapım için...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/68/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi hem sürükleyici, hem de oyunculukları nefis. Zaten Meksika, ABD, İtalya ve İspanya gibi farklı ülkelerde birden çekilmesiyle büyük bütçeli bir yapım olduğunu da kanıtlıyor. Bana sorarsanız, bu bütçenin de hakkını sonuna kadar vermişler diyebilirim... Aşk meşk olaylarına hiç girmeden, çok sade ve bir o kadar da gerçek bir şekilde olan biteni konu alıyor dizi. Hiç gösterişe girmeden, ne olup bitiyorsa onu izliyoruz tüm süreç boyunca. Ben bu diziden bazı film ve dizilerde aldığım tadı aldım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/27/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bu dizi de birden fazla suç kartelini işlediği için ünlü Narcos dizisindeki o tadı almamak mümkün değil. Fakat bunun yanında ben bu diziden çok büyük keyifle izleyip, tavsiye ettiğim şu ve şu diziden de benzer tatlar aldım. Film olarak baktığımda da kesinlikle nefis Sicario serisindeki o atmosferi bana çok iyi bir şekilde geçirdi. İşte bence ZeroZeroZero dizisi, bu her biri de iyi olan yapımlara benzer tatlara sahip ve bu mükemmel bir şey. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/327/12/zerozerozero-italyan-mafyasindan-meksika-kartellerine-uzanan-tas-gibi-dizi-780x439.png[/RESIM] Özet: Eğer ayakları yere sağlam basan, gerçek, taş gibi bir yapım izlemek isterseniz aradığınız şey kesinlikle bu dizi olabilir. Fakat uçmalı kaçmalı, biraz fantastik veya kurşunların sürekli havada uçtuğu aksiyonu bol bir yapım beklentiniz varsa, o zaman bu diziyi es geçin derim... Karar sizin. Ayrıca "Tavsiye Gönder" köşemizden göndererek bu diziyi keşfetmemi sağlayan Mesut Şahin'e de teşekkürler ediyorum. - - - - - -  ● ZeroZeroZero dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Sky Atlantic, Canal+ ve Amazon Prime Video'da izlenebiliyor. Fakat Netflix'te yer almıyor. ● Dizi kaç bölüm? 2023 Temmuz ayı itibariyle dizinin 1. sezonu sadece 8 bölüm. Fakat yeni bir sezon gelecek mi bilinmiyor... Yani 2. sezon da gelebilir ya da gelmeyebilir.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
3
3 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Atatürk Filmi İncelemesi | Olmuş mu? Eksikleri var mı?
Atatürk Filmi İncelemesi | Olmuş mu? Eksikleri var mı?
Atatürk... Türk'lerin Ata'sı... Yıllarca tüm dünya sinemasında tarihte iz bırakan olayları ve kişileri izledik ve hep iç geçirdik; "Neden iyi bir Atatürk filmi izleyemiyoruz?"... İşte Disney+'ın yayınlamaktan korktuğu, birilerinin ağzına bakarak "Bende bu yapımı yayınlayacak yürek yok.." dediği Atatürk filmi, nihayet sinemada vizyona girdi ve ben de hemen koşup filmi büyük bir dikkatle izledim. Filme Git ►  Gelin, bu büyük bütçeli Atatürk filmi hakkında filmi izlerken aldığım notlar ile birlikte aklıma takılanlara, beğendiğim veya eleştirdiğim noktalara sizlerle birlikte bakalım. Hem henüz filmi izlememiş olanlar bilgilensin, hem de izlemiş olanlar filmin üzerinden şöyle bir geçmiş olsun... ● Atatürk filmi hakkında YouTube kanalımızda da bir video hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QyxQrKrOMN0[/VIDEO] E hadi! Atatürk filmi, Mustafa Kemal'in çocukluk yıllarından başlıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/52/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmde önce küçük Mustafa'nın hayatına konuk oluyoruz. Babasının ticaret hayatı eşkiyalar nedeniyle sona eriyor ve buna üzülen babamız, kendini yatakta buluyor. İşte küçük Mustafa da tüm bu sürece şahit oluyor ve babasını bu duruma düşürenlere büyük bir öfke beslemeye başlıyor. Hemen sonra Mustafa Kemal'in bir Osmanlı Subayı olma sürecini işliyoruz. Bu evreleri de izlerken o küçük sarışın çocuğun artık büyük bir Kumandan oluşunu izliyoruz. Başrol Aras Bulut İynemli tüm sektöre oyunculuk dersi vermiş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/49/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin daha ilk sahnelerinde fragmanlarda gördüğümden daha iyi bir Atatürk tasviriyle karşılaştım. Aras Bulut İynemli, üstlendiği rolün büyüklüğünün hakkını gerçekten vermiş diyebilirim. İynemli, role bürünebilmek için sadece haftalar boyunca jest-mimik dersleri almış. Duruş pozisyonunda ata nasıl bineceğine, konuşma şeklinden bakışlarına ve yabancı dillere kadar her şeyiyle Atatürk'e fazlasıyla benzemeyi başarmış. Ben bu emeği çok anlamlı buluyorum. Filmin ilk çeyreğinde "Aras Bulut İynemli gerçekten doğru seçimmiş.." diye iç geçirdim diyebilirim. Filmin sonunda elimde bir Oscar olsaydı hemen eline tutuşturuverecektim. Kendisi çocukları, torunları ve gelecek nesiller için büyük ve anlamlı bir miras bırakmış oldu. Film görsel açıdan çok başarılı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/8/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin bazı sahnelerini fragmanlarda da izlemiş ve 'eğer böyleyse ortaya güzel bir iş çıkacak' diye düşünmüştüm ki öyle de oldu. Yıllardır yüzler değil binlerce film izlemiş biri olarak bu filmin açılış sekansını oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. İzleyenler hatırlar, Çanakkale'de siper içinde yürüyen Atatürk, birden askerleri yararak merdivenden yukarıya, yüzeye çıkıyor. Gök yüzü turuncudan sarıya ve maviye çalıyor. Atatürk siperden çıkıp ilerliyor ve kamera onu orada bırakıp siperin içine geri çekiliyor. Fakat kamera çekildikçe önüne birkaç asker daha geliyor ve hepsinin Atatürk'ü izlediğini görüyoruz. Bu sahnedeki renkler, sinematografi bence gerçekten çok başarılı. Bunun yanında film, görsel açıdan 'büyük bütçeli' olduğunu da karşı tarafa anında geçiriyor. Böyle bir filme de bu izlenim yakışırdı. Bu 3 filmlik bir serinin 1. filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/50/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM]Atatürk filmi, malumunuz Disney+'da yayınlanacaktı. Bu, filmin tüm dünyada aynı anda izlenilebilmesi demekti. Disney+'ta yayınlanması bu yüzden önemliydi. Çünkü Disney+, bünyesindeki içerikleri 50'den fazla ülkede aynı anda yayınlıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü ve verdiğimiz kurtuluş mücadelesini tüm dünyanın görmesi açısından bu adım önemliydi fakat malum platform, bazı grupların baskısı altında kalıp pes edip, korkarak Atatürk filmini yayınlamayacağını duyurdu. Ardından da bir 'dizi' olarak hazırlanmış olan bu filmin 3 parça haline getirilerek sinemada vizyona girmesi kararlaştırıldı. İzlediğimiz bu ilk film de bu serinin 1. yapımıydı. Atatürk filminin 2.'si 5 Ocak 2024'de sinemalarda yayında olacak. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/334/96/ataturk-filmi-incelemesi-olmus-mu-eksikleri-var-mi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Filmin beklentimin altında kalmasından gerçekten epey korkuyordum fakat film beni daha ilk çeyreğinde şaşırtmayı başardı. Hem başrolün rolünü kıyafet gibi giymesi, hem de o yılları tüm ince detaylarıyla birlikte çok başarılı bir şekilde yansıtmasıyla, film özellikle son sahnesinde gözlerimi nemlendirmeyi başardı. Atatürk gibi hayatı mücadele içinde geçmiş, askeri ve siyasi bir deha için şimdiye kadar büyük bütçeli böyle bir filmin yapılmamış olması da bizim ayıbımız olsun. Şimdilik elimizden gelen tek şey, bu film serisini desteklemek. - - - - - -  • Atatürk filmi Netflix'te var mı? Hayır. 2023 Kasım itibariyle film sinemada vizyonda. Fakat ilerleyen tarihlerde Netflix, Amazon veya Exxen gibi platformlar yayınlamak için filmin haklarını alıp bünyelerine katabilir. • Atatürk filmi sinemada izlendikçe Disney+ mı kazanıyor? Hayır. Bu yanlış bir algı. Disney+ Atatürk filmini yayınlamaktan vazgeçti. Film de sinemada vizyona girdi. Sinema geliri tamamen filmin Türk yapımcılarına gidyor. Modunu Seç ►
16b
1
2 yıl
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
İşte Bu! Netflix'in Yeni Türk Dizisi "Bir Başkadır" İncelemesi!
Aylar önce ilk duyurulduğunda fark etmiş, takibe almış ve tanımıştım Bir Başkadır dizisini. Yayınlanacağı günü iple çektim ve evet, bugün karşınızda tek oturuşta bitirdiğim bu Netflix imzalı nefis Türk dizisini size de tavsiye etmeye geldim. Buraya yolunuz "Bir Başkadır dizi konusu" ve "Bir Başkadır dizisi izlenir mi" gibi aramalar sonucu düştüyse doğru yerdesiniz.  Bir Başkadır Dizisi Replikleri ►  Hadi gelin şimdi yeni Netflix dizisi Bir Başkadır'ın konusu, izleyenlerin yorumları ve oyuncuları nasılmış birlikte ona şöyle kısaca bir göz atalım... Lafı çok da uzatmadan, sadece birkaç dakikada göz atıp fikir sahibi olabileceğiniz kadar kısa ve öz kaleme aldığım Bir Başkadır dizisi incelemesine geçelim... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce Bir Başkadır dizisi konusuna şöyle kısaca göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/24/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, farklı sosyokültürel ortamlardan gelen ve yolları bir şekilde kesişen, birbirinden çok farklı bir grup insanı konu alıyor. Bir gündelikçi, bir terapist ve daha birçok karakteri de merkezine alarak ilerlemeyi başaran dizi, aşırı doğal ve gerçekçi atmosferi ile izleyiciyi içine çekmeyi başarıyor. Netflix imzalı bir Türk dizisi için böyle düşüneceğim aklıma gelmezdi ama dizi mü kem mel![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/35/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi başlıyor ve kendinizi ilk 5 dakikada o sessiz fakat etkili atmosferin içinde bulabiliyorsunuz. Oyunculuklar öyle iyi ki, mesela başrolümüz Meryem'i izlerken "Ben bu kadını kesinlikle tanıyorum" diye iç geçiriyorsunuz. Öyle iyi bir konu ve öyle iyi bir oyunculuk var ki, sanki ortada oynanan bir şey yok da gerçek dünyada bir yerlere konmuş kameralardan gerçek hayatları izliyor gibi hissediyorsunuz ve bence bu mükemmel bir olay... Yıllardır bu sektöre kıyısından köşesinden tutunmuş, yine yıllardır iyi bir izleyici olmaya çalışmış biri olarak söylemek istiyorum ki bu dizi mükemmel bir yapım. Afferin be Netflix! Bir Başkadır Dizisi Oyuncuları ►  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/55/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçekten çok akıcı. Gördüğümüz her karakterin de altı çok dolu. Olayların birbirine bağlanması çok başarılı. Sahne geçişleri, kamera açıları, ortamlar, bölüm sonu müzikleri, sokakta yürüyen karakteri Yeşilçamvari çok uzaktan çekme teknikleri, hepsi çok başarılı ve hepsi çok iyi düşünülmüş... İddia ediyorum bu dizi çok ses getirecek ve yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında hakkında çok güzel cümleler kurulacak... Öyle de sağlam bir yapım. Şimdilerden önlerden yerinizi ayırın. 8 bölümlük bu nefis diziyi 1 günde silip süpürün![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/224/69/iste-bu-netflix-in-yeni-turk-dizisi-bir-baskadir-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Hani bazen yabancı dizi izlediğimizde "Neden bizden çıkmıyor?" diye yakınıyoruz ya, işte bu Bir Başkadır dizisi, tam da bu yakarışa bir cevap niteliğinde bir yapım. 8 bölümden oluşan ve her bölümü ortalama 40 dakika uzunluğunda olan bu diziyi izleyin, izlettirin ve fırsat bulduğunuz her yerde tavsiye edip, desteğinizi verin. Verin ki uçmalı kaçmalı yapımlar yerine böyle ayakları yere basan sağlam yapımları daha fazla görelim.  NOT: Bir Başkadır dizisi hakkında çıkan ilk haberini okuduğumda bu kadar doğal, bu kadar gerçek ve bu kadar bizim ülkeden bir dizi çıkacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Takın kulaklığınızı, TV'de izliyorsanız da söndürün ışığınızı ve kendinizi bu nefis diziye bırakın... Şahsen ben bitirdikten sonra oyuncuları ve bu diziye imza atan Berkun Oya'yı ayakta alkışlamak istedim... Darısı başınıza.  İnce bir Spoiler; Başta da söylediğim gibi dizide her şey birbirine bağlı bir düğüm gibi. Gece Kulübü'nde güvenlik olan adamımız, tuvalette yakaladığı 2 kızı yaka paça dışarıya çıkarıyor. Kızlardan biri Cami Hocasının kızı adı Hayrunnisa. Yanındaki diğer kız "Ben bunu onun yanına bırakmam" diyor ve adamımızın evinin camını not yazdığı bir kağıda sardığı bir taşla kırıyor. Hocamız da bu sırada memlekete gitmek için eşiyle yola çıkıyor. Aracın ısıtma sistemi bozulunca adamımızı arayıp bir yardım getirmesini istiyor fakat o sırada evde cam çerçeve indiği için o iş biraz aksıyor. Ve doğal olarak araca bakacak tamirciye ulaşamıyor, ulaşamayınca hocanın eşi aracın içinde soğuktan ölüyor ve sonrasında hocanın kızı "Bunlar benim suçum" diyerek ağlıyor. Aslıda haklı, kulüpte tuvalette o yaşananlar olmasaydı, adamımızın evine taş gelmeyecekti ve o da Hoca'ya, yani kızın babasına yardım götürecekti. Kızımızın annesi de ölmeyecekti... Sadece bu müthiş kurgu bile bu dizinin ne denli başarılı olduğunu göstermeye yeter de artar. Hemen şimdi buraya tıklayarak bu diziyi Netflix'te izlemeye başlayabilirsiniz. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
2
5 yıl
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
Doğuştan Görme Engelli Olup, Renkleri ve Doğayı Hiç Görmeden Müthiş Resimler Yapan Türk Ressam: Eşref Armağan
"Keşfettiklerim" köşemde bu hafta sizi inanılmaz bir adam ile tanıştırmak istiyorum. Şöyle bir düşünün; Renkleri, doğayı, bir evi, bir kuşu hiç görmeden bunları resmetmek nasıl olurdu? Kulağa inanılmaz geliyor değil mi? Fakat dünyanın bir yerinde bunu gerçekleştiren bir deha var... Üstelik bizim ülkemizde!  Hadi gelin şimdi sizi inanılmaz ressam "Eşref Armağan" ile tanıştırayım.   1953 yılının İstanbul'unda dünyaya geliyor Eşref Armağan... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/99/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Çocukluk yıllarında babasının yanında baca boruları keserek ona yardım ediyor. 6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine bir şeyler çizmeye çalışırken, 18'ine geldiğinde kalem yerine parmaklarını kullanmayı öğreniyor ve parmakları ile tuval üzerine resimler yapmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/17/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] "Sanat" üzerine hiçbir eğitim almamış olan bu muhteşem adam zaman geçtikçe kendini geliştirmeye ve adını duyurmaya başlıyor.  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/81/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bir düşünün; Hayatında hiç, bir rengi ya da bir cismi görmedi. Batan bir güneşi ya da dalında sallanan bir yaprağı da... Peki nasıl? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/47/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bunun cevabı Armağan'ın beyninde gizli. Parmakları ile kabartmaya dokunarak beyninde bir şekil belirliyor ve bunu resmedebiliyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/51/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Yıllar geçiyor ve Armağan, CNN, BBC ve Discovery gibi birçok ünlü kanala davet ediliyor! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/37/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM]  Hatta ünü yurt dışında o kadar çok yayılıyor ki "The Colors of Darkness" isimli ödüllü belgesele de konu oluyor.  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rF6DIZFO05M[/VIDEO] Bitiyor mu? Hayır. Başta İtalya olmak üzere birçok ülkeden davet almaya başlıyor... Tabi bu sırada ülkemizde de ünü kulaktan kulağa yayılıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/18/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Dünyaca ünlü marka Volvo'nun daveti üzerine bir Volvo araç çiziyor, bu tablo eBay'de satılıyor ve elde edilen gelir "World Blind Union" yani Dünya Görme Engelliler Birliği'ne bağışlanıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/25/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Bu dehanın kıymetini bilmek, onu dünyaya tanıtmak ise bizim en büyük görevimiz. Şu çalışmaları, görmeyen birinin yaptığını bir düşünün!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/29/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/54/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/46/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/20/7/dogustan-gorme-engelli-olup-renkleri-ve-dogayi-hic-gormeden-muthis-resimler-yapan-turk-ressam-esref-armagan-780x439.jpg[/RESIM] Ellerine, yüreğine sağlık Eşref Armağan! İyi ki bizimlesin!    Eşref amcamız ile ilgili daha fazla bilgiyi de buraya tıklayarak alabilirsiniz.     
33b
0
8 yıl
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
The Dropout: Milyar $'lık Bir Skandalı Konu Alan Mini Dizi Önerisi!
Bildiğiniz gibi Disney+ geçtiğimiz günlerde Türkiye'de yayın hayatına başladı, hatta ben de size şurada Disney Plus'da izlenecek bazı iyi filmleri listelemiştim. The Dropout dizisi ise Hulu yapımı olan çok merak ettiğim bir diziydi. Disney+'da görünce bu diziye de şöyle bir göz atayım dedim ve izleyip bitirdim. The Dropout dizisi konusu nasıl? ve the dropout dizisi izlenir mi? gibi sorularınız için de size The Dropout dizisinden bahseden kısa bir içerik kaleme almak istedim. En İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi Disney+'da The Dropout dizisini görüp "İzlesem mi? Zamanımı ayırmaya değer mi?" diyenlere yanıt olabilecek o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım! Yorumuma geçmeden önce dizinin konusuna şöyle bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/36/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, daha üniversite yıllarındayken Steve Jobs gibi büyük girişimcilere ilham duyan genç bir kızın giriştiği iş kurma hayalini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Genç kızımız, özellikle sağlık sektöründe çığır açacak, "şırınga ile kan alma" konusunu kökten değiştirecek bir yöntem keşfetmeye girişiyor ve kendini birden milyar dolarlık yatırımcılar ile aynı masada buluyor... İşte dizi de bu süreci en başından en sonuna kadar bize aktarıyor. Bu dizi izlenir![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/59/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi gerçekten beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta daha ilk 3 bölümü izlediğimde burada sizlere yazacağım bu tavsiye içeriğini bile düşünmeye başladım diyebilirim. Yani dizi beni ilk bölümünden itibaren yakalamayı başardı. Sürükleyici, yer yer şaşırtıcı ve özellikle benim gibi 'girişimci' ruhlular için bir nevi rehber niteliği bile taşıyor denebilir dizi için. Dizi tamamen gerçek kişi ve olayları konu alıyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/84/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2014 yılında kendi mal varlığıyla zengin olan en genç kadın girişimci seçilen, Forbes listesinin en üst sıralarında gösterilen ünlü girişmci Elizabeth Holmes'ü konu alıyor. Dizide izlediğimiz tüm karakterler gerçek ve yaşanan olayların her biri de tanıkların ve olayı araştıran gazetecilerin araştırmasından çıkan gerçek detaylara dayanıyor. Başrolümüz Holmes'ü de çok sevdiğim ünlü oyuncu Amanda Seyfried canlandırıyor. Fakat öyle iyi oynuyor ki bir anlığına da olsa onun gerçek Holmes olmadığına inanamıyorsunuz.  Sunny Balwani[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/66/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben diziyi gerçekten beğendim. 8 bölümü de bir oturuşta izleyip bitirdim diyebilirim. Amanda Seyfried şahane bir oyunculuk sergiliyor. Girişimcilik dünyasını, fikir yaratma ve yatırım sürecini de konu aldığı için özellikle girişimcilik ruhlu kişilerin izlemesini tavsiye ediyorum. Bu diziden mutlaka birkaç şey kapacağınıza emin olabilirsiniz. Şimdiden tadını çıkarın derim. - - - - - -  • The Dropout kaç bölüm? Dizi bir 'mini dizi' olarak yayınlandı ve toplamda 8 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri de ortalama 1 saat uzunluğunda. • The Dropout dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'te yok. Hulu yapımı olan dizi Disney Plus'da izlenebilir. • Dizi gerçek olayları mı konu alıyor? Evet, dizi ünlü girişimci Elizabeth Holmes'ü ve onun iş dünyasından siyasete kadar yarattığı etkileri konu alıyor. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
1
4 yıl
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
● 100 BİN Görüntülenme İçin Teşekkürler!  2 yılı aşkın bir süredir burada sizlere modunuza göre seçebileceğiniz film tavsiyeleri veriyorum ve söylemekten bıkmadığım bir şey var; "İspanyol sineması muhteşem!"... Çok uzun bir zamandır düzenli olarak film izliyorum ve şu ana kadar beni yakalayan, aklımda yer eden ve senaryosu ile hayran bırakan filmlerin %70'i de İspanyol sineması imzalı. İşte bugün de sizlere nefis bir İspanyol filmi ile geldim; "The Platform"... Eğer "The Platform izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki buradan eliniz boş döneceksiniz. Fakat "Nedir bu The Platform filminin konusu?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız varsa, tam da doğru yerdesiniz! Filme Git ► Hadi gelin şimdi önce sizlere The Platform filmini neden izlemeniz gerektiğini SPOİLER'sız bir şekilde anlatayım ve hemen ardından da izleyenler için filmin küçük bir analizini yapayım. Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix imzalı "The Platform" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dikey bir şekilde tasarlanan bir hapishaneyi konu alıyor. Yüzlerce kattan oluşan bu hapishanedeki hücrelerin her birinde ise 2 kişi bulunuyor. Ortalarında koca bir delik olan bu odalardan her gün düzenli olarak üzerinde leziz yiyecek ve içeçeceklerin olduğu bir platform geçiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; Yemeklerin olduğu platform, en yukarıdan en aşağıya iniyor. E bu da en yukarıdakilerin ziyafet çekmesine, en aşağıdakilerin ise açlık ile mücadele etmesine yol açıyor. İşte film bize, bu durumu, bu sistemin içine yeni düşen bir adamın gözünden gösteriyor.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/52/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM]Film, sizlere burada uzun zaman önce tavsiye ettiğim Snowpiercer filmi ile benzer bir konuyu işliyor. Ayrıca film, dünyadaki zengin, orta ve fakir kesimin yaşadıklarını anlatıyor. Film, baştan sona büyük bir mesaj barındırıyor ve dik bir hapishane üzerinden bunun eleştirisini yapıyor. Eğer hem iyi bir bilim kurgu filmi izlemek, hem biraz gerilmek, hem de İspanyol sinemasının o başarılı atmosferine dalmak istiyorsanız bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim.  Bundan sonrası SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka bakın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/91/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Peki sizce film ne anlatıyor? Gelin size "The Platform" filminin bir analizini yapayım; "İlahi Bir Sistem"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/7/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Bu film 2 farklı şekilde ele alınmalı. İlahi ve Dünyamız olarak. Ben size iki analizimi de sunacağım.  Öncelikle filmdeki dikey hapishaneyi ilahi bir sistem olarak düşünebiliriz. En üstte gördüğümüz aşçı, aslında yaratıcıyı temsil ediyor. Açık renkli kıyafetleri ve binbir titizlikle sofrayı hazırlayan hizmetkarları ise melekler. Yemekler çok iyi bir şekilde hazırlanıyor ve kullara sunuluyor. Kulların paylaşmayı bilmesi isteniyor, buna teşvik ediliyor fakat onlar açgözlülükleri nedeniyle kendilerinden alttaki insanları asla düşünmüyorlar. Halbuki kısa bir süre sonra onların da alt katlara düşme ihtimalleri var fakat bunu görmezden geliyorlar. Aşçının, içinde saç bulduğu için hizmetkarlarını azarladığı tatlıyı hatırlıyor musunuz? İşte o tatlı bir kutsal kitabı temsil ediyor. Adamlarımızın hücrelerin birinde rast geldiği bilge kişi de peygamber olarak nitelendiriliyor. Peygamber, Mesih ve yardımcısına, yukarıdan gönderilen tatlının bir mesaj olduğunu ve bunu insanlara diyalog yoluyla anlatmaları gerektiğini söylüyor. Adamımızla aynı odadaki köpekli kadın ise, cennetten düşen bir meleği tasvir ediyor. Filmi bu tema ile düşünürseniz, tüm parçaların yerlerine oturduğunu göreceksiniz.  Mutlaka İzlemeniz Gereken Nefis Tavsiyeler! ► Filmin bir de günümüz dünyasını konu alan bir analizi var, toplanın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/27/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dünya düzenine karşı onlarca mesaj barınırıyor. En yukarıda yemeği hazırlayan aşçı ve yardımcıları devletler olarak tasvir edilmiş. Devletler, en iyi en leziz yiyecekleri hazırlayıp halkına sunuyor, fakat zenginler tarafından bu yiyeceğin %80'i silip süpürülüyor. Kendilerinden alttaki kesimi hiç düşünmeyen zenginler, birden kendilerinin de alt kesime düşeceğini bildikleri halde anın tadını çıkarmayı tercih ediyorlar. Bıçaklı amcamızın alt kattakilerin yiyeceğine idrarını yapması gibi yoksulluktan zenginliğe yükselen biri hemen kendinden alttaki kesimi ezmeye başlıyor. Bu da günümüz dünyası ile çok tanıdık. En alttakilere sıyırılmış tabaklardan başka bir şey kalmıyor. Bu sistem hiç son bulmuyor, çünkü en alt kattaki kişiler, zengin olduklarında asla en alttakileri düşünmüyorlar. Ha bu arada en alt kattaki küçük çocuk nasıl hayatta kaldı? diye düşünüyorsanız da, annesi ona her gün yemek indirebilmek için insanları öldürmek zorunda kalıyordu. Bu da tüm kargaşanın içinde, bir anenin çocuğunun karnını doyurabilmek için günümüz dünyasında verdiği amansız mücadeleyi gösteriyor. NOT: İşte 1 buçuk saatlik bu nefis film, yukarıdakiler gibi pek çok derin anlamı barındırıyor. İspanyol sineması ve Netflix, gerçekten müthiş bir filme imza atmış diyebilirim. Daha da anlatırım fakat biliyorum çok uzun yazı hem beyninizi hem de gözlerinizi yoruyor. O yüzden siz filmi izleyip şu an bu cümlelerimi okuyan değerli kişileri, filme yorum yapmak için buraya tıklamaya davet etmek istiyorum. İyi ya da kötü düşüncelerinizi yazın ki, sizden sonra filme göz atacak kişilere fikir vermiş olun.   ●Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
150b
2
6 yıl
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Netflix'in 11 Eylül Saldırısı Konulu Yeni İzlenesi Filmi: "Hayatın Bedeli"
Netflix'te dün (yani 3 Eylül 2021) yayına giren Worth yani Hayatın Bedeli filmi, Netflix'te yayınlanmasını heycanla beklediğim yapımlar arasındaydı. Yayınlandığı gibi de soluğu Netflix'te aldım ve hemen filmi izleyip bitirdim.İlk fırsatta da hayatın bedeli konusu ne?, hayatın bedeli filmi yorumlar nasıl? gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım.  Filme Git ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen yeni filmi Worth yani Hayatın Bedeli filmi konusu, oyuncuları ve senaryosu nasılmış birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Hayatın Bedeli filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/258/34/netflix-in-11-eylul-saldirisi-konulu-yeni-izlenesi-filmi-hayatin-bedeli-780x439.png[/RESIM]"Hayatın Bedeli" ismindeki bu film, tam olarak adı gibi insan hayatlarının bedellerini işliyor. Film, 11 Eylül 2001'de Amerika'da yaşanan İkiz Kuleler saldırısında hayatını kaybeden insanların, ailelerine ödenecek tazminatların belirlenme sürecini işliyor. Devlet "Binlerce ölü var, hepsi mahkemeye gider bizi dava ederse bu ülke iflas eder, birileri aramızı bulmalı" diyor ve ünlü bir hukukçuyla anlaşıyor. İşte filmimiz de bu gerçekte de yaşanan süreci bize anlatıyor. Bu film izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/258/85/netflix-in-11-eylul-saldirisi-konulu-yeni-izlenesi-filmi-hayatin-bedeli-780x439.png[/RESIM]Film, tüm dünyayı sarsan gerçek bir olayı ve sonrasını aktardığı için özellikle dikkatimi çekmişti. Bu beklentimi de karşıladı diyebilirim... Filmin tamamı hukuk dünyasında geçse de teknik bilgiler ile izleyenini hiç boğmadan sonuna kadar sürüklemeyi başarıyor. Tabi bunda başrolümüz Michael Keaton'ın etkisi de büyük. Konu gerçek olunca iyi bir film izlemenin yanında, tarihsel olarak da bazı ilginç bilgiler öğrenme fırsatı buluyorsunuz. Şöyle dingin bir kafayla kurulup, pür dikkat izlenecek iyi bir film diyebilirim. - - - - -  Özet: Eğer gerçek, ayakları yere sağlam basan iyi bir film izlemek istiyorsanız 2021 yapımı "Worth" ismindeki bu film, size tavsiyemdir. Hem seyri güzel bir film izlemiş, hem de geçmiş tarihten birkaç detay öğrenerek genel kültürünüzü arttırmış olursunuz. Bir şans verin derim. - - - - -  • Hayatın Bedeli filmi Netflix'te var mı? Evet, film Netflix'te izlenebilir. • Film gerçek hikayeyi mi işliyor? Evet, film What Is Life Worth adlı anı kitabında yer alan gerçek olaylara dayanıyor.  • Filmin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Michael Keaton, Stanley Tucci ve Amy Ryan gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.