2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

28 Mart 2022
9.6b
0 Yorum
2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

Her yıl büyük bir heycan ile bekleyip takip ettiğimiz Oscar Ödülleri 2022'de de sahiplerini buldu. Oscar Ödül Töreni gerçekleşti ve ödüller sahiplerini buldu. Her ne kadar Will Smith'in geceye ve Chris Rock'a attığı tokat çok konuşulsa da, verilen ödüller bu hareketin gölgesinde kalmamalı.

Hadi gelin şimdi Oscar 2022'de hangi film hangi ödülü kazandı, artık hangi oyuncular "Oscar ödüllü oyuncu" olarak anılacak, hepsine birlikte şöyle bir göz atalım... İşte karşınızda 2022 Oscar ödülü kazanan yapım ve oyuncuları!

Öncelikle "En İyi Film" Oscar'ı benim de çok sevdiğim ve size de burada şiddetle tavsiye ettiğim nefis film CODA'ya gitti!

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!
Coda, işitme engelli bir ailenin işitme engeli olmayan genç bir kızını konu alıyor. Genç kızımız zorlu şartlarda hayallerinin peşinden koşmaya gidiyor... Filmi izleyen pek çok kişi "coda ne demek" diye düşünmüştür. Hemen aydınlatayım; CODA, Children Of Deaf Adults yani İşitme Engelli Ebeveynlerin Çocukları anlamına geliyor.

Filme Git ► 

En İyi Erkek Oyuncu ödülüyse King Richard filmindeki rolüyle Will Smith'e gitti...

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!
Tenis kortlarının en ünlü kardeşleri Venus ve Serena Williams'ın babalarını oynayan Will Smith, bu rolüyle Oscar'ı kaptı.

Filme Git ► 

En İyi Kadın Oyuncu - Jessica Chastain (The Eyes of Tammy Faye)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Yönetmen - Jane Campion (The Power of the Dog)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Uluslararası Film - Drive My Car

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Kurgu - Dune

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

Filme Git ► 

En İyi Sinematografi - Dune (Greig Fraser)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Görsel Efekt - Dune

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Prodüksiyon Tasarımı - Dune

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Kostüm Tasarımı- Cruella (Jenny Beavan)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

Filme Git ► 

En İyi Ses - Dune

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Orijinal Film Müziği - Dune

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Orijinal Şarkı - No Time to Die (No Time to Die - Billie Eilish)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Uyarlama Senaryo - CODA (Sian Heder)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Orijinal Senaryo - Belfast (Kenneth Branagh)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Animasyon - Encanto

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Troy Kotsur (CODA)

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

Ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ise Ariana DeBose (West Side Story) oldu...

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

● "Kaan tüm bunlar iyi güzel de şöyle 2022 bitmeden kaçırmadan izle dediğin bir şeyler var mı?" derseniz de YouTube kanalımızdaki şu video sizin ilacınız olabilir... Hadi tadını çıkarın! Nice Oscar'larda görüşmek üzre!

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

Modunu Seç ►

2022 Oscar Ödülleri Verildi: Hangi Film Hangi Ödülü Aldı? TOKAT Gibi Gece!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
oscar 2022 ödüllerioscar 2022 kazananlarıoscar ödül törenicoda ne demekcoda açılımıcoda anlamıödül törenioscar kazanan filmlerhangi film oscar kazandı
EN AKTİF ÜYELER
House of the Dragon: Ejderha Özlemi Çekenlerin Yeni Dizisi!
House of the Dragon: Ejderha Özlemi Çekenlerin Yeni Dizisi!
Game of Thrones dizisi, hiç şüphesiz ki "en iyi dizi" dendiğinde akla gelen ilk yapımlardan biri. Her bir bölümü neredeyse bir film bütçesiyle çekilen bu dizi, tüm dünyada o kadar büyük bir ses getirdi ki, House of the Dragon adlı yeni bir spin-off projesi hayata geçirildi. House of the Dragon dizisinin ilk yayınlanacağı haberini aldığımdan beri heycanım günden güne giderek yükseldi. Peki House of the Dragon dizi konusu nasıl? House of the Dragon oyuncuları kimler? Bu dizi izlenir mi?... İşte ben de bugün size kısaca bu diziden bahsetmek istiyorum. Hadi gelin şimdi özellikle ejderha özlemi çekenlere ilaç gibi gelecek olan House of the Dragon dizisine şöyle kısaca birlikte bir göz atalım! Bu içerik için YouTube kanalımızda hazırladığımız şu videomuzu da izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=z6L__IRyvZE[/VIDEO] House of the Dragon dizisi tam olarak neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/298/75/house-of-the-dragon-ejderha-ozlemi-cekenlerin-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]House of the Dragon dizisi, Game Of Thrones dizisinde yaşananlardan 200 yıl öncesine gidiyor ve o yıllarda yaşanan olayları konu alıyor. Targaryen Hanesi'nin hayatına konuk olduğumuz dizi, bolca ejderha da içeriyor tabi. Targaryen'ların iç savaşlarını izlediğimiz dizi, saray ve aile içindeki karışıklıkları ve bununla birlikte gelişen olayları Game of Thrones atmosferine yakın bir havada bizlere gösteriyor. İzlenir mi? İzlenir. Fakat eksiklikler var mı? Kesinlikle var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/298/74/house-of-the-dragon-ejderha-ozlemi-cekenlerin-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]House of the Dragon dizisinin yayınlanan 1. ve 2. bölümünü izledim. İlk bölümde birçok hayal kırıklığı yaşasam da 2. bölümde durumu biraz toparladılar diyebilirim. Bu ivmeyle giderse gerçekten iyi bir dizi olarak akıllarda kalabilir House of the Dragon. Yani GOT (Game of Thrones) gibi HOD (House of Dragon) da yıllar içinde hepimizin yaygın bir şekilde kullandığı kısaltmalardan biri olabilir. Sadece sormak istediklerim var...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/298/70/house-of-the-dragon-ejderha-ozlemi-cekenlerin-yeni-dizisi-780x439.png[/RESIM]Game of Thrones, bize 10 yıl önce çok iyi görsel efektlerle hazırlanan etkileyici ejderhalar sunmuştu. Fakat aradan yıllar geçmesine, teknolojinin ilerlemesine ve yeni teknikler geliştirilmesine rağmen, nasıl oluyor da 10 yıl önce izlediğimiz ejderha, bu dizideki ejderhalardan daha iyi görünebiliyor? Bu sorunun cevabını sadece ben merak ediyor olamam... ● Bunun yanında; Dizide saray entrikaları bir hayli fazla, tamam bir ailenin iç savaşını izliyoruz fakat "Game of Thrones" da böyle değil miydi zaten? Yine de her bölümde farklı mekanlarda, birçok farklı hikaye izlemiyor muyduk? House of the Dragon'da neredeyse saraydan çıkamıyoruz... Daha çoklu hikayeler görmek isterdim doğrusu. ● Karakter ve oyuncuların daha derin olmasını beklerdim. Dizideki karakterlerin çoğu da soğuk ve donuk. İzleyici olarak hiçbir karakterle bağ kuramadım desem abartmış olmam. - - - - - -  Özet: Dizi, özellikle ilk bölümüyle beklentimin altında kaldı bu bir gerçek fakat 2. bölümüyle biraz daha toparladı. Bu, gelecek bölümlerle de bu şekilde artarsa, ortaya gerçekten iyi bir dizi çıkabilir. Hali hazırda bu tür büyük bütçeli işler her zaman karşımıza çıkmıyor. Tüm bu hayal kırıklıklarına rağmen, yine de sıkı bir şekilde izleyip, tabiri caizse yiğidi öldürüp, hakkını vermek gerek. - - - - - -  • House of the Dragon dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Netflix'te değil, HBO'da yayınlanıyor. • House of the Dragon dizisi oyuncuları kimler? Dizinin kadrosunda Matt Smith, Milly Alcock, Paddy Considine, Emma D'Arcy ve Olivia Cooke gibi isimler yer alıyor. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 10 bölüm olacak. Ayrıca dizi, 2. sezon onayını da aldı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
1
4 yıl
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
Müthiş! Her Ne Yapıyorsanız Bırakıp Bu Filmi İzleyin: "The Platform"
● 100 BİN Görüntülenme İçin Teşekkürler!  2 yılı aşkın bir süredir burada sizlere modunuza göre seçebileceğiniz film tavsiyeleri veriyorum ve söylemekten bıkmadığım bir şey var; "İspanyol sineması muhteşem!"... Çok uzun bir zamandır düzenli olarak film izliyorum ve şu ana kadar beni yakalayan, aklımda yer eden ve senaryosu ile hayran bırakan filmlerin %70'i de İspanyol sineması imzalı. İşte bugün de sizlere nefis bir İspanyol filmi ile geldim; "The Platform"... Eğer "The Platform izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki buradan eliniz boş döneceksiniz. Fakat "Nedir bu The Platform filminin konusu?", "İzlenir mi?" gibi sorularınız varsa, tam da doğru yerdesiniz! Filme Git ► Hadi gelin şimdi önce sizlere The Platform filmini neden izlemeniz gerektiğini SPOİLER'sız bir şekilde anlatayım ve hemen ardından da izleyenler için filmin küçük bir analizini yapayım. Hadi! Öncelikle nedir bu Netflix imzalı "The Platform" filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/32/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dikey bir şekilde tasarlanan bir hapishaneyi konu alıyor. Yüzlerce kattan oluşan bu hapishanedeki hücrelerin her birinde ise 2 kişi bulunuyor. Ortalarında koca bir delik olan bu odalardan her gün düzenli olarak üzerinde leziz yiyecek ve içeçeceklerin olduğu bir platform geçiyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; Yemeklerin olduğu platform, en yukarıdan en aşağıya iniyor. E bu da en yukarıdakilerin ziyafet çekmesine, en aşağıdakilerin ise açlık ile mücadele etmesine yol açıyor. İşte film bize, bu durumu, bu sistemin içine yeni düşen bir adamın gözünden gösteriyor.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Neden izlenmeli?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/52/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM]Film, sizlere burada uzun zaman önce tavsiye ettiğim Snowpiercer filmi ile benzer bir konuyu işliyor. Ayrıca film, dünyadaki zengin, orta ve fakir kesimin yaşadıklarını anlatıyor. Film, baştan sona büyük bir mesaj barındırıyor ve dik bir hapishane üzerinden bunun eleştirisini yapıyor. Eğer hem iyi bir bilim kurgu filmi izlemek, hem biraz gerilmek, hem de İspanyol sinemasının o başarılı atmosferine dalmak istiyorsanız bu filmi mutlaka ama mutlaka izleyin derim.  Bundan sonrası SPOİLER içeriyor, filmi izledikten sonra mutlaka bakın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/91/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.png[/RESIM] Filmi izlediniz ve buradasınız. Peki sizce film ne anlatıyor? Gelin size "The Platform" filminin bir analizini yapayım; "İlahi Bir Sistem"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/7/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Bu film 2 farklı şekilde ele alınmalı. İlahi ve Dünyamız olarak. Ben size iki analizimi de sunacağım.  Öncelikle filmdeki dikey hapishaneyi ilahi bir sistem olarak düşünebiliriz. En üstte gördüğümüz aşçı, aslında yaratıcıyı temsil ediyor. Açık renkli kıyafetleri ve binbir titizlikle sofrayı hazırlayan hizmetkarları ise melekler. Yemekler çok iyi bir şekilde hazırlanıyor ve kullara sunuluyor. Kulların paylaşmayı bilmesi isteniyor, buna teşvik ediliyor fakat onlar açgözlülükleri nedeniyle kendilerinden alttaki insanları asla düşünmüyorlar. Halbuki kısa bir süre sonra onların da alt katlara düşme ihtimalleri var fakat bunu görmezden geliyorlar. Aşçının, içinde saç bulduğu için hizmetkarlarını azarladığı tatlıyı hatırlıyor musunuz? İşte o tatlı bir kutsal kitabı temsil ediyor. Adamlarımızın hücrelerin birinde rast geldiği bilge kişi de peygamber olarak nitelendiriliyor. Peygamber, Mesih ve yardımcısına, yukarıdan gönderilen tatlının bir mesaj olduğunu ve bunu insanlara diyalog yoluyla anlatmaları gerektiğini söylüyor. Adamımızla aynı odadaki köpekli kadın ise, cennetten düşen bir meleği tasvir ediyor. Filmi bu tema ile düşünürseniz, tüm parçaların yerlerine oturduğunu göreceksiniz.  Mutlaka İzlemeniz Gereken Nefis Tavsiyeler! ► Filmin bir de günümüz dünyasını konu alan bir analizi var, toplanın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/174/27/muthis-her-ne-yapiyorsaniz-birakip-bu-filmi-izleyin-the-platform-780x439.jpg[/RESIM]Film, dünya düzenine karşı onlarca mesaj barınırıyor. En yukarıda yemeği hazırlayan aşçı ve yardımcıları devletler olarak tasvir edilmiş. Devletler, en iyi en leziz yiyecekleri hazırlayıp halkına sunuyor, fakat zenginler tarafından bu yiyeceğin %80'i silip süpürülüyor. Kendilerinden alttaki kesimi hiç düşünmeyen zenginler, birden kendilerinin de alt kesime düşeceğini bildikleri halde anın tadını çıkarmayı tercih ediyorlar. Bıçaklı amcamızın alt kattakilerin yiyeceğine idrarını yapması gibi yoksulluktan zenginliğe yükselen biri hemen kendinden alttaki kesimi ezmeye başlıyor. Bu da günümüz dünyası ile çok tanıdık. En alttakilere sıyırılmış tabaklardan başka bir şey kalmıyor. Bu sistem hiç son bulmuyor, çünkü en alt kattaki kişiler, zengin olduklarında asla en alttakileri düşünmüyorlar. Ha bu arada en alt kattaki küçük çocuk nasıl hayatta kaldı? diye düşünüyorsanız da, annesi ona her gün yemek indirebilmek için insanları öldürmek zorunda kalıyordu. Bu da tüm kargaşanın içinde, bir anenin çocuğunun karnını doyurabilmek için günümüz dünyasında verdiği amansız mücadeleyi gösteriyor. NOT: İşte 1 buçuk saatlik bu nefis film, yukarıdakiler gibi pek çok derin anlamı barındırıyor. İspanyol sineması ve Netflix, gerçekten müthiş bir filme imza atmış diyebilirim. Daha da anlatırım fakat biliyorum çok uzun yazı hem beyninizi hem de gözlerinizi yoruyor. O yüzden siz filmi izleyip şu an bu cümlelerimi okuyan değerli kişileri, filme yorum yapmak için buraya tıklamaya davet etmek istiyorum. İyi ya da kötü düşüncelerinizi yazın ki, sizden sonra filme göz atacak kişilere fikir vermiş olun.   ●Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
151b
2
6 yıl
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
9.5b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Black Bird: 6 Bölümlük TAŞ Gibi Mini Hapishane Dizisi!
Yabancı dizilerin arasından en iyi mini dizileri ayıklayıp, izlemeyi, keşfetmeyi seven biri olarak uzun zamandır iyi bir mini dizi arayışı içerisindeydim. İşte tam da bu anda rast geldiğim Black Bird dizisi, beni kendine çekmeyi başardı. Mini dizi seven biri olarak, özellikle dizinin sadece birkaç bölümden oluşuyor olması beni hemen kendine bağladı... E hal böyle olunca ben de black bird dizisini sizle de paylaşmak ve tüm bu detaylarından size de bahsetmek istedim. Hadi gelin şimdi, özellikle iyi bir yabancı dizi bulamadığımız şu günlerde, black bird ismindeki bu mini dizinin konusu, oyuncuları ve en önemlisi de 'izlenir mi?' konusunda sizleri elimden geldiğince aydınlatayım... Hadi! Yorumumdan önce; Nedir bu Black Bird dizisi konusu bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/32/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Black Bird ismindeki dizimiz, keyifli bir hayat yaşarken kendini birden 10 yıllık bir hapis cezası yemiş biri olarak bulan Jimmy Keene ismindeki bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız kara kara düşünürken kapısına birden küçük de olsa bir şans dayanıyor ve adamımız da bu tercih sonrası kendini bambaşka bir dünyada, kimselerin gitmek istemeyeceği bir hapishanede buluyor. Düştüğü bu cehennemdeki bir katilden bazı itirafları alması gereken adamımız, cezasını sildirmek isterken hayatından olma riskini göze alıyor. Hiç lafı uzatmaya gerek yok; Bence TAŞ gibi bir dizi bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/82/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.jpg[/RESIM]Dizinin 2 başrolü de kesinlikle çok başarılı. Bunun yanında akış da oldukça sakin fakat bir o kadar da vurucu. Başrolümüz DiCaprio'daki o havalı, cool hallerinde takılsa da, yaşadıklarıyla birlikte yaşadığı değişimi çok başarılı bir şekilde izleme fırsatı buluyoruz. Yani başrolümüzün karakter değişimini bence güzel bir şekilde işliyor dizi. Ayrıca dizinin renkleri, kurgusu, olayları anlatış ve işleyiş şekli de daha ilk başından izleyicisine 'İyi bir şey izliyorum galiba..' dedirtmeyi başarıyor. Gerçek bir hikayeye dayanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/6/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizinin hikayesi, tamamen gerçek kişi ve olaylara dayanıyor. Diziyi izlerken veya izledikten sonra görüp duyduklarınızın bir zamanlarda bir yerlerde gerçekten yaşanmış olmasının verdiği acı ve kızgınlık, bence tarifsiz. İnsan bu tür olayları hep 'sinemada', 'dizilerde' izlerim sanıyor fakat bu olaylar maalesef gerçek... Diziyi sağlam kılan ögelerden en önemlisi de zaten bu gerçeklere sırtını dayamış olması bana göre. Başrolleri alkışlıyorum![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/338/94/black-bird-6-bolumluk-tas-gibi-mini-hapishane-dizisi-780x439.png[/RESIM]Asıl adamımızdan yukarıda da bahsettim; Kendisi, keyifle izlediğim şu Tetris filminin de başrolü ve bence kesinlikle izleyene ilginç şekilde bir DiCaprio havası veriyor. Aşırı özgüvenli ve tabi yakışıklı da olması, onu bu role de cuk oturtmuş diyebilirim. Bunun yanında diğer başrolümüz Paul Walter Hauser gerçekten inanılmaz bir rol kesiyor. Hatta bırakın kesmeyi, adam adeta döktürüyor. Bu kadar gerçek, bu kadar başarılı bir oyunculuk, yakın zamanda izlememiştim diyebilirim. - - - - - -  Özet: Ben bu diziyi gerçekten sevdim. Eğer şöyle birkaç bölümlük iyi bir mini dizi arayışındaysanız ve 'gerçek' şeyler sizi sıkmaz, aksine daha da kendine çekerse, izlemeniz gereken dizi, işte bu dizi... Fakat bu türe yabancıysanız ve tercih etmiyorsanız, hemen diğer tavsiyelere göz atın derim. Ayrıca bana bu diziyi tavsiye eden Mesut Şahin'e de teşekkür ediyorum. - - - - - -  • Black Bird dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Dizi kaç bölüm? Kaç sezon? Dizi 6 bölümlük bir mini dizi. Tüm diziyi 5 saat 45 dakika gibi bir sürede bitirebiliyorsunuz. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
8
2 yıl
Yıl Bitmeden İzle! 2022'de Çıkan 7 Yeni İyi Film Önerisi!
Yıl Bitmeden İzle! 2022'de Çıkan 7 Yeni İyi Film Önerisi!
2022 yılı yeni filmler açısından bereketli bir yıl oldu ve oluyor. Yılın 10. ayına gelmişken ve birçok kişi hala Google'da "iyi 2022 filmleri" başlıklı aramalar yaparken ben de sizlere izleyip, beğendiğim 2022 filmleri arasından bazılarını tavsiye etmek istiyorum. Birazdan size tavsiye edeceğim yeni, güncel 2022 filmleri arasında çok popüler olan filmlere yer vermemeye çalıştım. Umarım bu 2022 filmleri listesindeki önerilerime 2022 bitmeden göz atabilirsiniz. Hadi gelin şimdi 2022'de yayınlanan filmlerden izleyip, beğendiğim bazı filmlere birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi! 1. Hadi gelin şimdi En La Tormenta filmiyle başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/56/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu yılın Şubat ayında yayınlanan bu film, bi sağlık merkezinde tedavi edilirken ailesiyle ilgili acil bi konu olduğunu duyunca karlı kışlı fırtınalı havada kendini yollara vuran bi kadının yaşadıklarını konu alıyor. Genç kadın buz gibi havada daha fazla ilerleyemiyo ve kendini bi dinlenme tesisine atıyor. İşte ne oluyosa da burda oluyo ve film, elindeki bazı gizemli kartları bize yavaş yavaş göstermeye başlıyor. E tabi adım adım çözülen bu düğüm de biz izleyicilerin temposunu arttırmayı başarıyor... Senaryosundaki sürprizleri, bi avuç kişiden oluşan oyuncu kadrosu ve nerdeyse tek mekanıyla bu film bana "Yahu şurdaki her şey bizde de var, ama neden bizden böyle filmler çıkmıyor?" diye yine sorgulattı... Hadi ben daha fazla isyan etmeden siz bu filme bi göz atın. Filme Git ►  2. Bu 2022 filmi de pek çok kişinin gözden kaçırdığı bi yapım: The Bombardment...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/81/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2. dünya savaşı sırasında yaşanan gerçek ve bi o kadar da acı bi olayı ve öncesinde yaşananları izliyoruz. 1945 yılının Mart ayında havalanan İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri bi Nazi karargahı vurmak için yaptıkları kalkıştan çok acı bi sonuç ile dönüyolar. İşte filmimiz de tarihe geçen bu acı günü, günahsız çocukları ve onların acılı aileleriyle birlikte aktarıyor. Ayrıca filmin görüntü yönetmenini ve 'ses' kısmında imzası olan kişileri de ayrıca alkışlamak istiyorum çünkü ortaya çıkarılan iş oldukça başarılı. Bi şans verin derim. Filme Git ►  3. Agains the Ice[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/9/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yine bu yıl yayınlanan ve bi önceki tavsiyemdeki gibi gerçek, yaşanmış olayları konu alan bu tavsiyem, 1 saat 40 dakikalık bi Netflix filmi. 1900'lü yılların başında geçen film "Bu Grönland tek parça bi ada, biz de size bunu göstereceğiz!" diyerek büyük bi hırsla keşif gezisine çıkan bi grup denizciyi ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Ekibimizin kaptanı yanına 1 kişi ve birkaç da kızak köpeği alıp, mürettebatını geride bırakarak buz gibi bi maceraya atılıyor. İşte film de bize bu ikilinin zorlu coğrafyada verdiği mücadeleyi gösteriyor... Eğer siz de benim gibi bi zamanlar gerçekten yaşanmış, gerçek bi şeyler izlemeyi sevenlerdenseniz bu tavsiyem tam sizlik olabilir, bi bakın derim. Filme Git ►  4. Fall[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/1/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse bu yıl içinde beklentimin üzerinde çıkarak beni şimdiye kadar en çok şaşırtan film oldu. Beni bazı sahnelerinde gerim gerim germeyi başaran bu film, dağ tırmanışı gibi pek çok ekstrem sporla uğraşan 2 genç kızın çıktıkları yeni ve bi o kadar da tehlikeli bi macerayı konu alıyor. 2 cesur yürek tırmanışçımız, "Amerika'nın en yüksek 4. yapısı" dedikleri, çölün ortasındaki aşırı yüksek direğe tırmanmaya çalışıyor. İşte film de, hayatta kalma savaşına dönüşen gerilim dolu bu tırmanışı konu alıyor. Yükseklik korkusu olanların izlerken fazlasıyla zorlanacağı bu film, beni şaşırtmayı başardı. "Kesin bir sürü görsel efekt göreceğim" diye düşünüyordum fakat birkaç sahne dışında filmde göze batan kötü bir efekt de göremiyorsunuz. İçindeki sürprizi ve gerilimli atmosferiyle bence bu filme kesinlikle bi şans verin derim. Filme Git ►  5. Bank Robbers: The Last Great Heist[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/63/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu yıl içinde çıkan Netflix imzalı bu Belgesel-Film de 2006 yılında yaşanan gerçek bi olayı konu alıyor. Arjantin'de yaşanan bi banka soygununun perde arkasını izliyoruz bu filmde. Aradan yıllar geçtikten sonra soygunu gerçekleştiren kişileri bulup kamera karşısında "Neden ve nasıl yaptınız?" diye soruyorlar ve onlar da başlıyor anlatmaya... Önce kişileri tanıyoruz, sonra soygun planının nasıl yapıldığına tanıklık ediyoruz ve en sonunda da soygun sonrasında yaşananları görüyoruz. Ünlü La Casa De Papel dizisinin asıl çıkış kaynağının olduğu söylenen bu olay gibi ben bu tür konuların belgeselleştirilmesini sevenlerdenim. Bi ara göz atın derim. Filme Git ►  6. Vesper[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/87/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu bilim kurgu filmiyse 2022'de izlemek için heycanlandığım filmler arasındaydı... Ekosistemin çöktüğü bi dünyada, hasta babasına bakan 13 yaşındaki bi çocuğu izliyoruz bu filmde. Ufaklığımız hem bu bitmiş dünyanın kalıntıları arasında yaşama tutunmaya çalışıyor hem de hasta babasını biraz daha hayatta tutmaya... Yeni cihazlar, ilginç canlılar ve hepsinin ortasında binlerce yıldır değişmeyen dünya düzeni... Ben bu filmin atmosferini beğendiğimi söyleyebilirim. Özellikle ŞU FİLMİ izleyip sevenler, bu filmde de biraz aynı tadı alabilir. Günlerce aklınızdan çıkmayacak bi film değil bu. Fakat yıllar sonra olabilecekleri düşündürmesi açısından bence gayet de ortalamanın 1 tık üzerinde bi film bu. Karar sizin. Filme Git ►  7. Athena[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/92/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listemin son sırasındaysa görüp görebileceğiniz en iyi açılış sahnelerinden birine sahip bi film sizi bekliyor. Film, girilen bi arbedede en küçük kardeşlerini kaybeden 3 kardeşi konu alıyor. Kardeşlerden biri, küçük kardeşini polislerin öldürdüğü düşüncesiyle harekete geçip mahalleyi adeta büyük bi çatışma ortamına sürüklüyor. Başta da söylediğim gibi bu yıl yayınlanan bu Netflix filmi, tıpkı 1917 filmindeki (ki o da tavsiyemdir) ünlü tek plan çekimi gibi nefis sahnelere sahip. Film başlıyor, kayıt tuşuna basılıyor ve tüm o karmaşa akarken kamera bi an olsun kapatılmıyor. Patlamalar, yüzlerce figüran ve tüm o kaosu nefis bi şekilde hissediyorsunuz. O kadar oyuncu, çevre etkeni ve dahası yaşanırken hepsi nası kontrol edilip de tek plan kayda alındı, gerçekten izlerken alkışlamak istedim. Koşturmacası, vurdusu kırdısı, gürültüsü bol bi film izleyeceksiniz, bi bakın derim. Filme Git ►  BONUS: The Sea Beast[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/304/3/yil-bitmeden-izle-2022-de-cikan-7-yeni-iyi-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Buraya kadar okuyanlara bi hediye vermek istiyorum. "Deniz Canavarı" adıyla yine bu yıl yayınlanan bu Netflix filmi de bence fazlasıyla keyifli. Denizlerde devasa canavarların kol gezdiği bi dönemde yaratıklara karşı savaş açan avcı insanları ve bu yolculukta bi araya gelen deneyimli bi avcıyla küçük bi çocuğun yaşadıklarına odaklanıyor film. Bence bu film, iyi bi animasyon filmin barındırdığı her şeye sahip. Özellikle ailece izleyecek iyi bi şeyler arayanlar ya da kaygısız, dertsiz şöyle seyir keyfi yüksek güncel, yeni bi şeyler arayanlar bence bu filme bi şans versin derim. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
4 yıl
Koronavirüs Salgınını Anlamak İçin Bu Filmi İzleyin: "CONTAGION"
Koronavirüs Salgınını Anlamak İçin Bu Filmi İzleyin: "CONTAGION"
Tsunami, deprem, virüs salgını ve daha birçok olağanüstü durumlar... Bu tür filmleri çok severiz çünkü hep bir gün gerçekleşebilme ihtimalleri vardır. Bu his bizi filme daha çok çeker fakat filmden sonra gündelik hayatımıza da devam edeceğimizi biliriz. İşte ben de bugün sizi, yıllar önce yayınlanan ve şimdi gerçek olan bir virüs salgını filmi ile tanıştırmak istiyorum; "Contagion"... Öncelikle buraya "koronavirüs filmi izle" gibi aramalar sonucu yolunuz düştüyse hiç aşağıya geçmeden hemen buraya tıklayın ve filme gidin.  Dünyanın Sonu Konulu 9 İyi Film İçin Tıkla ► Bu corona virüs filmi hakkında daha fazla detay görmek isteyenler ise benimle birlikte aşağıya doğru devam etsin... Hadi gelin şimdi, günümüzden yıllar önce korona virüs salgınını çok iyi işleyen o film nasıl bir şey? Koronavirüs'ü nasıl konu alıyor? Kadrosunda kimler var? Ve neden izlenmeli? gibi sorulara birlikte cevap verelim. Öncelikle nedir bu "Contagion" filminin olayı, konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/76/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Film, çok hızlı bir şekilde öldürme gücüne sahip MEV-1 ismindeki bir virüsün ortaya çıkışını, yayılışını ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Film, salgının ilk kaynağına gidiyor ve dünyaya yayılış sürecini de işliyor. Hatta bununla da kalmıyor ve virüse karşı verilen mücadeleye de değiniyor. Evimizde oturuyor fakat Koronavirüs'ün dünyada yarattığı etkiye pek tanıklık edemiyoruz, işte bu film sizi o atmosfere sokacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/67/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]2019 Aralık ayında, Çin'de, bir hayvandan insana bulaşan Koronavirüs'ün ülkemize kadar gelip, dünya genelinde yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine kadar birçok bilgiye sahibiz. Hatta ülkemizde bu yüzden okullar bile tatil edilmiş durumda. Fakat evimizde oturarak, bu virüsün büyüklüğünü, ciddiyetini ve yoğun yaşandığı bölgelerde nelerin olduğunu pek kestiremiyoruz. İşte bu film, size Koronavirüs salgını atmosferini yaşatacak.  Salgın sırasında toplumda yaşanan çarpıcı olayları bu filmde göreceksiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/61/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir yandan virüsün yayılışını işlerken bir yandan da yönetimlerin bu konu hakkında attığı adımlara değiniyor. Milyonlarca insanı tehdit eden bu tehlike, toplumlarda kargaşaya sebep oluyor ve film de, olayın bu boyutuna da yer veriyor. Yani az önce de dediğim gibi, evimizde otururken olayın ciddiyetini pek kavrayamıyoruz. Fakat bu film sayesinde, kendimizi bir salgının tam ortasında bulma imkanı buluyoruz.  Filmin senaristi anlatıyor; "Dünyamızın böylesine büyük bir salgına ne kadar hazırlıksız olduğunu göstermek istemiştik..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/52/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]2011 yapımı film, Corona virüs salgını sonrasında en çok talep edilen filmler sıralamasında birden ilk 3'e yükseldi. Amazon ve Apple TV gibi pek çok platform, filmi satın alıp üyelerine sunmak için adeta birbiri ile yarıştı. Filmin popülerliği birden arttı ve filmin yaratıcılarının düşünceleri de birden gündeme geldi. Filmin senaristi Scott Z Burns; "Aslında yıllar önce yaptığımız bu film ile, dünyamızın böylesine büyük ve tehlikeli bir salgına hiç hazır olmadığına değinmek istemiştik. Bu film bir uyarı niteliğindeydi ve şu an tam da bu kabusu yaşıyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı... Filmin oyuncularından Gwyneth Paltrow maskeli fotoğrafını paylaşarak "Ben bu filmde daha önce yer almıştım..." diye yazdı.[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/93/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Filmin kadrosundaki ünlü isimlerden olan oyuncu Gwyneth Paltrow, Instagram hesabında Paris'e giderken paylaştığı maskeli fotoğrafının altına, bir zamanlar sadece oyuncu olarak yer aldığı salgın filminde şimdi gerçekten oynadığını söyleyerek içinde bulunduğu durumu anlattı. "Uçakta bu maskeyle uyuyacağım. Ben bu filmde daha önce de oynamıştım. Sık sık ellerinizi yıkayın ve el sıkışmayın" diye yazan ünlü oyuncu, sosyal medyada bu konuya ciddi bir şekilde dikkat çeken ünlü isimlerden biri oldu.  Filmin oyuncu kadrosunda da başarılı isimler bulunuyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/171/37/koronavirus-salginini-anlamak-icin-bu-filmi-izleyin-contagion-780x439.jpg[/RESIM]Filmin oyucuları arasında Matt Damon, Jude Law, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet, Marion Cotillard ve Michael Douglas gibi oldukça ünlü isimler bulunuyor.  NOT: Aşağıdaki butona tıklayıp filme gitmeden önce size küçük bir not bırakmak istedim. İzleyeceğiniz bu film, müthiş ve aklınızdan çıkmayacak kadar iyi bir film olmayacak. Çok etkileyici ve unutulmaz sahneler ya da oyunculuklar da görmeyeceksiniz. Fakat içinde bulunduğumuz şu durumu tüm çıplaklığı ile anlayabileceğiniz en iyi film bu diyebilirim. İzlerken bu dediklerimi hatırlayın ve ona göre izleyin derim.   Filme Git ► ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 Yapımı Brad Pitt Başrollü Bir Bilim Kurgu Uzay Filmi: "Ad Astra"
2019 yılı içinde birçok filmi sabırsızlıkla bekledim. İzleyeceğim günleri iple çektim. Bu filmlerden bazıları fos çıksa da bazıları gerçekten de beni yakalamayı başardı ve onları da burada sizlere tavsiye ettim. 2019 yılı içinde çıkan, izleyip beğendiğim filmleri buraya tıklayarak görebilirsiniz. İşte Brad Pitt başrollü "Ad Astra" filmi de izlemek için can attığım filmler arasındaydı. Filmi bugün izleme fırsatı buldum ve sizlere de tavsiye ettim. Filmi izledikten sonra yazdığım tavsiye metnine göz atmak için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz.  Filme Git ► (Bu içerik Ad Astra filmi hakkında SPOİLER içermez, filmi izlemediyseniz de okuyabilirsiniz) Hadi gelin şimdi Brad Pitt başrollü uzay filmi Ad Astra'ya biraz daha yakından bakalım!  Ad Astra filminin konusu kısaca şöyle[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/29/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Babası 20 yıl önce başka varlıklar keşfetmek için Neptün'e doğru yolculuğa çıkan bir uzay mühendisinin yaşadıklarını konu alıyor Ad Astra... Sorumlu şirket bu görevin neden başarısız olduğunu anlamak için oğulun, babasına bir mesaj göndermesini istiyor ve adamımızın macerası tam da burada başlıyor.  Interstellar, Gravity ve The Martian gibi filmler ile kıyaslamayın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/50/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Ne yazık ki hepimizin düştüğü bir hata var; Filmleri birbirleri ile kıyaslıyoruz. Oysa hiçbir film, başka bir filmin kulvarına girmez. Her film kendi kulvarını, kendi yolunu oluşturur ve o yolda sadece o film vardır. Ne Interstellar Gravity'nin yerini tutabilir, ne de The Martian Ad Astra'nın yerini. Bu şekilde kıyaslama yaparsanız çok üzülürsünüz, aman dikkat. Interstellar, uzay ve zaman hakkında yapılmış en sağlam film. Senaryosunu bilim insanlarının yazdığı dev bir ansiklopedi. Gravity, sadece birkaç oyuncu ile nasıl nefis bir uzay filmi çekilebildiğini gösteren mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. The Martian ise şahane sahneleri ile Mars koşullarını bizlere tanıtan, insanoğlunun verdiği müthiş hayatta kalma mücadelesini konu alan harikulade bir yapım. Ad Astra, kendi içinde yolculuk yapan bir astronotun çıktığı uzay yolculuğunu konu alan enfes bir film. Eğer uzay ve evren gibi konulara ilginiz varsa bu 4 filmin her biri de size farklı bir haz verecektir. Hepsi kendine has ve her birinin de tadı ayrıdır.  Uzun ve yer yer sakin bir film izleyeceksiniz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/4/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Filmin atmosferi çok farklı. Yani kendine has bile denebilir. Fakat ben yer yer, size de burada tavsiye ettiğim iyi uzay filmleri Moon ve Sunshine filmlerindeki atmosfere benzettim. Ad Astra'da vurdulu kırdılı sahneler, ya da devasa çarpışmalar, düşmeler ve olaylar beklemeyin. Filmin müzikleri öyle etkileyici ki, uzay sahneleri ile birleştiğinde filme muazzam bir dinginlik hakim oluyor. Yani uzay konusuna ilgisiz olan birçok kişi, filmi izlerken mayışıp koltuğuna yayılabilir. Fakat ben de dahil olmak üzere uzay ve evren konusuna ilgisi zirvede olan kişiler, Ad Astra'yı son sahnesine kadar gözünü kırpmadan, merakla izleyeceklerdir.  Filmin bütçesi 80 milyon![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/5/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpeg[/RESIM]Filmin bütçesi 80 Milyon dolardan biraz fazla. Kıyaslamanız için; Interstellar'ın bütçesi 165 Milyon dolardı.  Ay, Mars ve Neptün'e yolculuk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/89/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Bu arada film, Ay, Mars ve Neptün'ü ayağımıza getiriyor. Film, insanoğluna bu imkanı tanıyor ve önce Mars'ı sonra da Neptün'ü görme fırsatı buluyoruz. Bu yüzden görsel açıdan film tatmin ediyor.  Ad Astra filminin oyuncuları[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/118/34/2019-yapimi-brad-pitt-basrollu-bir-bilim-kurgu-uzay-filmi-ad-astra-780x439.jpg[/RESIM]Oyuncu kadrosunda Brad Pitt başta olmak üzere Ruth Negga, Liv Tyler ve Tommy Lee Jones gibi isimler yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise James Gray var.  Brad Pitt Filmleri ► Ad Astra fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=P6AaSMfXHbA[/VIDEO] ● Modunuza göre film tavsiyesi seçmek için hemen aşağıdaki butona tıklayabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
0
7 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.