5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği

26 Kasım 2018
29b
1 Yorum
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği

Şu ana kadar izlediğiniz her iyi film, gerek çarpıcı sahneleri, gerek ise akıllardan çıkmayan replikleri ile hayatınızda yer etmeyi bir şekilde başarmıştır. İşte bu yüzdendir ki neredeyse film izlemeyi seven herkes film repliği görünce okumadan geçemez.
Bugün burada da birbirinden iyi filmlerde bulunan etkileyici film repliklerine göz atacağız. Hadi gelin şimdi o film replikleri nelermiş birlikte görelim!

1. "Doğru kararlar tecrübelerden gelir ama tecrübe kötü kararlardan oluşur."

5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
The Mechanic - Mekanik

2. "İnsanlar hükümetlerden korkmamalı, hükümetler insanlardan korkmalı..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
V For Vendetta

3. "- Korkma dostum tanrı bizimle. + Tanrı bizim yanımızdaysa, onların yanındaki kim?"
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Saving Private Ryan - Er Ryan'ı Kurtarmak

4. "Bir şeye sahip olmak istiyorsan bırak gitsin. Eğer sana geri dönüyorsa artık sonsuza kadar senindir..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Indecent Proposal - Ahlaksız Teklif

5. "- İnsan ne zaman ölür? + Artık hatırlamadığı zaman. - Başka? + Artık hatırlanmadığı zaman."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Eternity and a Day - Sonsuzluk ve Bir Gün

6. "Aşk, birinin eline dolu bir silah verip, sizi vuracağı anı beklemekten farksızdır"
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
İkimizin Yerine

7. "Derler ki; Bir mayın uzmanı hayatında sadece bir kez hata yapabilir..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
No Man's Land - Tarafsız Bölge

8. "Seninle bir gün geçirdikten sonra giysilerimin sen gibi kokmasını seviyorum..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
When Harry Met Sally - Harry ile Sally Tanışınca

9. "Nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan bulunduğun yerin tadını çıkarmayı unutursun..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Passangers - Uzay Yolcuları

10. "Dil, bir savaşta çekilen ilk silahtır."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Arrival - Geliş

11. "Deneyim; İnsanın başına gelen değil, başına gelenle ne yaptığıdır."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
A Single Man - Tek Başına Bir Adam

12. "- Forrest, sen büyüyünce ne olacaksın? + Nasıl yani? Ben büyüyünce ben olmayacak mıyım?"
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Forrest Gump 

13. "Kırık bir kalbinin olması, en azından denediğini gösterir..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
Eat Pray Love - Ye Dua Et Sev

14. "Olur da bir daha görüşemezsek iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler..."
5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği
The Truman Show 


Eğer bu film replikleri sizi de gaza getirdiyse ve hemen şimdi şöyle iyi bir film izlemek istiyorsanız tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesini hemen bulabilirsiniz! 


film replikleri - etkileyici film replikleri - film repliği

5 Saniyede Okuyup 5 Dakika Üzerine Düşüneceğiniz Kısa ve Vurucu 14 Film Repliği

listesine yorum yap!
Serkan B.
Serkan B.
19 Ağustos 2021
Usta Yorumcu
Başlık hoşuma gitti ve hemen daldım listeye. Ve bu replikler bana ıskaladığım bir filmi hatırlattı...
film repliklerietkileyici film repliklerikısa ve anlamlı film repliklerien iyi film repliklerianlamlı film replikleriunutulmayan film replikleriunutulmaz film replikleri
EN AKTİF ÜYELER
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Kurtuluş: Bir Vatanın Bağımsızlık Savaşını Konu Alan 6 Bölümlük Etkileyici Mini Dizi!
Kurtuluş dizisi, her izlediğimde de gözlerimi dolduran, yüreğimi sızlatan ve yumruğumu sıktıran Türk dizi tarihinin hiç şüphesiz en iyi yapımlarından biri. Fakat günümüzden neredeyse 30 yıl önce yayınlanan bu diziyi hala izlemeyen birçok kişi olduğunu fark ettim. Ben de kolları sıvadım ve Kurtuluş dizisi hakkında şöyle hem bilgilendirici hem de tavsiye içeren bir içerik hazırlamak istedim. Üstelik hemen sonrasında Google'a girip "Kurtuluş dizisi izle" yazacak kişileri de düşündüm ve hem TRT Arşivi'nden hem de YouTube üzerinden diziyi ücretsiz bir şekilde izleyebileceğiniz kaynakları da bu içeriğin içine bırakacağım. Atatürk'ün Yazdığı Film ►  Kurtuluş dizisi öyle etkileyici, öyle hayran olduğum bir yapım ki, hazırladığım bu içerik ile birlikte bu diziyi hiç izlememiş 1 kişiyi dahi diziyi izlemesi için teşvik etsem, bu beni çok mutlu eder. Hadi gelin şimdi Kurtuluş dizisi konusuna, oyuncularına ve detaylarına şöyle bir göz atalım! Peki neyi konu alıyor bu Kurtuluş dizisi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/66/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Turgut Özakman imzası taşıyan Kurtuluş dizisi, 2. İnönü Muharebesi'nden Mudanya Mütarekesi'ne kadar süren 2 yıllık bir süreci konu alıyor. İşgal edilen vatanımızı görüyoruz. Çaresiz, tükenmiş halkı. Sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri... Neredeyse 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bir şekilde aktarabilen başka bir yapım daha yok. Hem ağlatan, hem gururlandıran bir dizi bu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/14/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Ben bu diziyi oturup 3 kez izledim. Hepsinde de fazlasıyla etkilendiğimi söyleyebilirim. Gözlerimden yaş düştüğü pek çok sahne var, yine yumruğumu sıkıp sinirlendiğim ve gururlandığım da... Üstelik izlediğim bu kişi ve olayların her birinin de gerçek olduğunu bilmek, beni her defasında uzun uzun düşünmeye itiyor. Olur da bir gün baba olursam, yok olmak üzere olan bir milletin nasıl silkinip ayağa kalktığını gösteren bu çarpıcı yapımı evladıma büyük bir titizlik ile izleteceğim. Her şey bir kenara, müthiş bir sinematografi var bu dizide...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/59/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Usta Görüntü Yönetmeni Colin Mounier imzası taşıyan bu dizideki sahneler, geçişler, renkler ve diğer tüm detaylar çok ama çok başarılı. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... Şu diziyi Türk olmayan birine izlet, 90'lı yılların başında yayınlanmasına rağmen çok üst düzey bir işçilik olduğunu anında söyleyecektir. Bu iyi bir haber olsa da, aslında 30 yıldır bu konuları işleyen bu seviyede 1 dizi veya filmimizin olmadığı ayıbını da fark etmemizi sağlıyor. Birçok farklı cephede, birçok farklı düşman ile yokluk içinde savaşan cesur Türk askeri, Türk kadını, yani Türk milletini konu alan şöyle büyük bütçeli bir dizi ya da film neden yapamıyoruz? İşte bu konu biraz karışık... - - - - - - - -  "Kaan şimdiye kadar hep gözden kaçırmışım ama nasıl izleyeceğim?" diyenler için dizinin bölümlerini tek tek bırakıyorum... Tabi buraya tıklayarak Kurtuluş dizisini en kaliteli halde TRT Arşiv'den ücretsiz bir şekilde de izleyebilirsiniz. YouTube üzerinden izlemek isteyenler hemen aşağıya bıraktığım videolara göz atabilir. Kurtuluş Dizisi 1. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=rA9oXE9Ytm0[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 2. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=0jbsYs4sOyM[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 3. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=vmBmuL5syF0[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 4. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=uc8NpjdBnus[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 5. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=DCfZhk6iFFE[/VIDEO] - - - - - - - -  Kurtuluş Dizisi 6. Bölüm[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=NxlwVbXsoxM[/VIDEO] • Kurtuluş Dizisi oyuncuları kimler? Bu nefis dizinin oyuncu kadrosu da tam anlamıyla şampiyonlar ligi... Rutkay Aziz, Ayda Aksel, Savaş Dinçel, Mehmet Aslantuğ, Altan Erkekli, Mehmet Ege, Müşfik Kenter, Aytaç Arman, Cezmi Baskın, Alev Sezer ve dahası... Liste böyle jön isimler ile uzayıp gidiyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
3 yıl
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
Bugün size nefis bir keşif ile geldim. Dünyada şu ana kadar çekilmiş olan en kaliteli fotoğrafı size gösterme niyetindeyim.  Şimdi, fotoğrafımız şu;  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/87/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu fotoğrafın olayı? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/31/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Bu fotoğraf, 6 kişilik bir fotoğrafçı ekibi tarafından çekiliyor. Bu çılgın fotoğrafçılar, dünyanın en kaliteli fotoğrafını ortaya çıkarmak için Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'i, -30 derecede saatler süren çalışma sonucunda fotoğraflıyorlar. Peki kalitesini nasıl anlarız? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/41/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM]  İşte işin en zevkli yanı da bu. Fotoğrafçılarımız birçok ünlü fotoğraf makinesi sponsorluğunda bu fotoğrafı bir siteye yüklemişler ve adına da "In2White" demişler. Hadi hemen şimdi bilgisayar ya da telefonunuzdan o siteye gidin ve şaşırın: Siteye ışınlanmak için tıklayın! Bu arada, fotoğraf 46 Terabyte olduğu için bilgisayar ya da telefonunuz biraz donabilir baştan uyarayım. Bir de dipnot: Dağın yamaçlarına ve zirvelerine bol bol zoom yapın. Kayak yapan insanların yüzlerine kadar yakınlaşıp, zirvedeki kulübelerin içine bile girebiliyorsunuz!  Videosunu da şuradan izleyip şaşırabilirsiniz; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=JzYihV-_wTk[/VIDEO] Hadi kaçtım, yeni keşiflerde görüşürüz! 
15b
0
8 yıl
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Olmadı! Cem Yılmaz İmzalı "Karakomik Filmler" Seyirciden Geçer Not Alamadı!
Ülkemizde "Sinema" deyince birçoğumuzun aklına Cem Yılmaz geliyor. Yıllar önce vizyona giren G.O.R.A ve A.R.O.G filmlerindeki espriler hala yapılıyor ve hala bu esprilere gülünüyor. Kimse de demiyor ki "Ben anlamadım"... Çünkü o filmleri 7'den 70'e herkes izledi, benimsedi ve içindeki mizaha güldü. Peki ya Cem Yılmaz'ın günler önce vizyona giren yeni konsept filmi "Karakomik Filmler"?... Maalesef Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler" seyirciden tam not alamadı. Hatta bırakalım tam not almayı, geçer not aldığı bile henüz belli değil... Hadi gelin şimdi birlikte Cem Yılmaz imzalı "Karakomik Filmler"e şöyle bir göz atalım. Detaylarına, izlenme sayısına ve neden başarılı olamadığına birlikte bakalım. Karakomik Filmler, yani "Kaçamak" ve "2 Arada" filmleri ilk 3 günde 276.086 kişi tarafından izlendi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/28/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Sinemada ilk 3 gün çok mühimdir. Bu 3 gün, filmin toplamının ne kadar izleneceği hakkında büyük oranda ipucu verir. Fakat maalesef Karakomik Filmler, daha ilk 3 günden çok az bir izleyiciye hitap etti. Bu da ilk haftanın çok kötü geçeceğini gösteriyor.  Karakomik Filmler, Cem Yılmaz'a 3 günde 5.586.694 TL kazandırdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/60/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Karakomik Filmleri'i ilk 3 günde sadece 276 bin kişi izledi ve yapımcısına toplamda 5.586.694 TL hasılat kazandırdı.  Cem Yılmaz'ın en kötü başlayan 2. filmi oldu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/3/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]2006 yılında vizyona giren Hokkabaz filmi ilk 3 günde sadece 247 bin kişi tarafından izlenmişti. Karakomik Filmler, 276 bin kişi ile Cem Yılmaz'ın en kötü başlangıç yapan 2. filmi oldu. Olayın vehametini anlamanız için; A.R.O.G ilk 3 günde 816 bin kişi tarafından izlenmişti... Tek bilete 2 film![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/123/47/olmadi-cem-yilmaz-imzali-karakomik-filmler-seyirciden-gecer-not-alamadi-780x439.jpg[/RESIM]Cem Yılmaz, şimdiye kadar ortaya çıkardığı filmlerde kullandığı prodüksiyon ile Türk sinema sektöründe çok ileride olduğunu hepimize kanıtlamıştır. İşte Karakomik Filmler ile de bunu yapmaya çalıştı ve yurt dışında da örnekleri olan, tek bilete 2 film birden sundu. Seyirciler orta metrajlı 2 filmi birden izledi... Fakat işte bu, seyirciyi biraz ürküttü. Bizim insanımız yabancı formatlara bayılır. YouTube'u açar yabancı formatlardan çevirilen Türk YouTuber videolarını izler, orijinali yabancı olan O Ses Türkiye gibi programlara bayılır, fakat işin içine para girince işte orada durur. Karakomik Filmler'de de bunun olduğunu düşünüyorum. Tek bilete 2 farklı film olayı bizim insanımızı biraz tereddütte bıraktı diyebilirim. En azından gördüğüm kadarıyla durum böyle.   Karakomik Filmler 2 Arada konusu; Film, arabalı vapurda çalışan Ayzek isimli bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Dram yönü ağır bassa da seyirciler bu dramın kendilerine geçmediğini söylüyor.  Karakomik Filmler Kaçamak konusu; Bu film ise birlikte tatile çıkan 4 arkadaşın başına gelenleri konu alıyor. Uzaylıların da olaya dahil olmasıyla "kara mizah" ağır basıyor ve olaylar farklı bir şekilde gelişiyor.  kaanintavsiyesi.com'un En Beğenilen Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Not: Cem Yılmaz'a, kafasına, düşüncelerine ve vizyonuna hayranım. Fakat çok fazla kendi ortamında kalıp, dış dünyayı takip edince işte sonucu böyle oluyor. Kafasını biraz Türkiye'ye çevirse, ortaya İftarlık Gazoz gibi çok şahane işler çıkaracak fakat o, dünyada trend olan formatları ülkemize taşımak istiyor. Bu müthiş bir düşünce fakat maalesef bizim ülkemizde pek alıcısı yok be Cemcim. Parlak renkler, pastel sahneler, uçuk karakterler pek bizlik değil. Bunu Ali Baba ve 7 Cüceler'de de yaşadın, gördün... Uzun lafın kısası, bulunduğun konum çok iyi fakat ekstra şeyler deneme fikri pek bizlik değil. Seni sevmeye ve yaptığın işlere saygı duymaya devam edeceğiz fakat kötüye kötü demesek de ayıp etmiş oluruz. ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]  Modunu Seç ►  
12b
1
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Sinemada Hüzün Dolu Gerçek Bir Hikaye Var: "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" Filmi Geliyor!
Ülkemiz, tarihinde çok fazla acı dolu olay yaşayan ve bu uğurda en çok kayıp veren ülkeler arasında. İşte tarihimizdeki en büyük acı olaylardan biri de, 67 yıl önce Çanakkale boğazında yaşanan Dumlupınar denizaltısı faciası... Çanakkale açıklarında, İsveç bandıralı bir şileple çarpışan denizaltımız batmış ve onlarca askerimiz bu kazada şehit olmuştu. İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi de bu acı olayı sinemaya aktarıyor. Hadi gelin Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi detaylarına, konusuna, oyuncu kadrosuna ve hüzün dolu geçmişine birlikte bakalım.  "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve sigara içmeyin..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/59/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Evet, kaza olduktan sonra denizaltındaki askerler yüzeye bir şamandra göndererek yukarıdakiler ile temas kurmayı başarabilmişlerdi. Hattın su üstündeki ucundan ise, oksijenlerini tüketmemeleri için aşağıdakilere şunlar söyleniyordu; "Konuşmayın, türkü söylemeyin ve bir müddet sigara içmeden bizden gelecek yönergeleri bekleyin".. Tabi bu uyarılar bir süre sonra durumun imkansızlığı netleşince anlamlarını değiştirecekti. Yine aynı telsizin ucundan aşağıdakilere, "Artık konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilir ve cigara içebilirsiniz" dendiği an tüm Türkiye'de acı bir feryat kopmuştu. Orada, aşağıdaydılar fakat milyonlarca kişi onları kurtararamıyorduk. Ve öyle de oldu. Oracıkta şehit oldular, hem de öyle çaresizce... İşte Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, o şehitlerimize, ailelerine ve tüm Türk milletine armağan edilen bir eser olmak için yola çıkıyor. Filmin teknik kısımları için, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'den danışmanlık alındı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/66/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dumlupınar: Vatan Sağolsun filmi, gerçek ve etkileyici bir olayı konu aldığı için filmin tüm detayları ile gerçeğe en yakın şekilde olması gerekliydi. Bu yüzden film boyunca, Türkiye'de "Deniz" deyince akla ilk gelen isim olan, hatta "Mavi Vatan" tanımının da isim babası olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu film için tüm bilgilerini paylaştı ve danışmanlık verdi.  Filmin yönetmen koltuğunda Ayla, Müslüm ve Sarıkamış Çocukları filminin de yönetmeni olan "Can Ulkay" var[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/35/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosunu ise Mert Dikmen kaleme aldı.  Filmin oyuncu kadrosunda ise şu isimler bulunuyor; Farah Zeynep Abdullah[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/30/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Ali Atay[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/60/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Uğur Güneş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/31/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] İsmail Hacıoğlu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/43/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Murat Yıldırım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/1/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Taner Ölmez[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/37/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filmin müzikleri ise Muhteşem Yüzyıl ve Ayla gibi yapımlarda da imzası olan Fahir Atakoğlu'na emanet[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/12/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM] Tüm çalışmalar sonucunda kurtarılamayan aziz şehitlerimizin anısına hazırlanan Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filmi 17 Ocak 2020'de sinemalarda olacak![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/40/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun filminin yayınlanan ilk kısa fragmanını da aşağıdan izleyebilirsiniz[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=qURELuI1i_M[/VIDEO] Dipnot: Mustafa Uslu, son zamanlarda, Türkiye seyircisinin nabzını tutmayı iyi başarıyor. Ayla, Müslüm, Naim ve şimdi de Dumlupınar: Vatan Sağolsun filminin yapımcılığını üstlenerek, birçok kişinin eleştirdiği fakat benim desteklediğim bir şeyi yapıyor. Ülkemizin tam da içinde barındırdığı, birçoğumuzun bildiği o konuların sinemaya taşınmasına destek oluyor. E dolayısıyla insanlar da bu harekete tepki veriyor ve sinemaya gidiyor. Bu durum bir "prim" bile olsa, bu sayede milyonlarca kişi gerçekten iyi filmler izliyor. Hatta hiç sinemanın yolunu bilmeyenler bile film izliyor, aileler sosyal hayata karışıyor. O yüzden filmde emeği geçenleri kutluyorum. Ha bir de unutmadan, aslında filmin adının doğru yazılışı "Dumlupınar: Vatan Sağ Olsun" fakat birçok resmi platformda "Sağolsun" şeklinde lanse edildiği için ben de ikisini birden kullanmak istedim.  Bu arada 2000 yılında gerçekten yaşanan bir patlama nedeniyle dibe çöken Rus denizaltısının içindeki askerleri konu alan bir Rus filmi tavsiyem de var, bu filmi de mutlaka izleyin derim; "Kursk"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/146/56/sinemada-huzun-dolu-gercek-bir-hikaye-var-dumlupinar-vatan-sag-olsun-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı... Bu ismi ilk duyduğumda ortaya çıkacak bu yeni Netflix filminin nasıl bir şey çıkacağını tam kestirememiştim. Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i yıllar sonra tekrar bir araya getirecek olan bir filmin şüphesiz 'iyi' olması beklenirdi ve öyle de oldu. Bu 2 başrol için çıta o kadar yukarıya çıktı ki, herkes büyük bir beklentiyle İstanbul İçin Son Çağrı filmini beklemeye başladı ve nihayet bugün yani 24 Kasım 2023'te, film Netflix'te yayına girdi. İyi Netflix Filmleri ►  Ben de hemen bir koşu Netflix'i açıp filmi izlemeye koyuldum ve biter bitmez de İstanbul İçin Son Çağrı filmi için bir inceleme kaleme almalıyım, diye düşünerek kolları sıvadım. Bu inceleme, hem film hakkındaki yorumumu hem de filmdeki bazı detayları içerecek.. E hadi o zaman gelin İstanbul İçin Son Çağrı filmine şöyle bir yakından bakalım! Öncelikle nedir bu İstanbul İçin Son Çağrı filmi konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/91/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, uçaktan inip valizlerini bekledikleri sırada New York havalimanında tanışan 2 kişinin yaşadıklarını konu alıyor. Kadınımız aniden bavulunun, başka bir yolcunun bavulu ile karıştığını fark edince adamımız da hemen atılıyor ve hem yardımcı olmaya, hem de bir bakışta etkilendiği bu güzel kadın ile arkadaşlık etmeye çalışıyor... İşte filmimiz de bu 2 kişinin etrafında dönüyor. "Ee Kaan sence nasıl olmuş?" derseniz de;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/14/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Film Netflix'te yayınlanmadan önce her zamanki gibi bir grup kişiye ön gösterimler ile izletildi. 1 haftadır öyle kötü eleştiriler okudum ve dinledim ki, gerçekten büyük olan beklentim çok aşağılara düşmüştü... Fakaaaaaat; Filmi birkaç saat önce bitirdim ve kesinlikle yerin dibine sokulduğu kadar kötü olmadığını düşünüyorum. ● Kıvanç'ın oyunculuğu gerçekten başarılı. Filmin %70'ini Kıvanç'ın oyunculuğu taşıyor.  ● Yıllardır izlediğimiz o ünlü sokaklarda, farelerin dolaştığı, yer altından buharların çıktığı caddelerde 2 Türk oyuncunun performanslarını izlemek bana keyif verdi. ● Film tam ortalarına doğru izleyicisine sağlam bir 'tokat' atıyor ve direksiyonu birden başka bir tarafa kırıyor. Ben bunu başarılı buldum.  ● Filmin büyük bir kısmında sadece 2 oyuncuyu izlemek bana keyif verdi. Keşke bu tür daha çok yapım izleyebilsek.. ● Netflix'in Türk oyuncular ile bu tür global işlere girişmesini, hatta ortaya çıkan bu dizi veya filmin birden fazla ülkede bizzat tanıtımının yapılmasını destekliyorum, keşke daha fazla bizden yapım görebilsek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/5/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] ● Beren Saat'in oyunculuğunu 'Bihter' karakterinden sonra hep bir şekilde yetersiz buldum. Bu filmde de yine potansiyelini gösterememiş gibi.. Çözemediğim bir yapmacıklık var, fakat çok güzel bir kadın. Konuşmadan uzaklara dalsa gayet alkış alabilecekken, samimiyetsiz diyaloglar ile izleyicinin kendisiyle bağını koparıyor... Bu filmde de 'tatlı' fakat hep bir eksiklik var gibi, bilemedim. ● Filmdeki nerdeyse her olay 'klişe'... Yani filmdeki olayların her birini de yıllardır Hollywood'da ve diğer sinemalarda fazlasıyla izledik ve izliyoruz. Ben olsam küçük farklar ile bu klişelerden kaçmaya bakardım fakat film globalde de yabancılar tarafından izlenecek olunca, 'tutan tekniklere devam..' mantığıyla klişelerden kaçılamıyor maalesef. ● Beren Saat'in karakteri, cep telefonunu da bavuluna koyduğundan bahsediyor. Günümüzde kim uçağa binerken ya da yolculuğa çıkarken cep telefonunu bavuluna koyuyor, bu kısım tamamen gerçeklikten kopuk diye düşünüyorum. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/43/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben filmi Netflix ortalamasının 1 tık üzerinde buldum. Ben bu filmden, Before We Go (2014), Up In the Air (2009), When Harry Met Sally (1989) ve nefis seri Before Sunrise filmlerindeki benzer tadı aldım diyebilirim. Yani aslında filmi Kıvanç'ın oyunculuğu ve ortalarına doğru yaptığı ani ve şaşırtıcı manevra kurtarıyor... Bence bu film, Netflix'te bir hafta sonu yalnız, eş veya sevgili ile keyifle izlenebilecek bir yapım olmuş... Karar sizin. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
3
2 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
10b
0
6 yıl
GERÇEK Kişi ve Olayları İşleyen 9 İYİ FİLM!
GERÇEK Kişi ve Olayları İşleyen 9 İYİ FİLM!
Gerçek kişi ve olayları konu alan filmler, yıllardır beni en çok etkileyen film kategorisinden biri olmuştur. Gerçek filmler, bir zamanlar yaşanmış hikayeleri işlediği için izlenilen sahnelerin bir zamanlar gerçek olduğunu düşünmek, izleyiciye müthiş bir haz veriyor. İşte tam da bu yüzden ben de sıvadım kolları ve sizi konusu gerçek, hatta içindeki kişileri de gerçek olan, yaşanmış olaylardan esinlenilen o iyi film önerileri ile buluşturmak istedim. Hadi gelin şimdi gerçek kişi ve olayları konu alan o inanılmaz filmlere şöyle birlikte bir göz atalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=7pAbVEnllnw[/VIDEO] 1. Listeme 12th Man filmiyle başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/38/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçirince özel eğitim alarak bölgeye göreve gönderilen 12 askerden 1'ine odaklanıyoruz filmimizde... Nazilerle amansız bi mücadeleye girişen adamımız, eksi bilmem kaç derecede günler sürecek bi hayatta kalma savaşına girişiyor ve işte biz de bu yolculukta onunla birlikte üşüyor, titriyor ve nefes almaya çalışıyoruz. Filme Git ►  2. TOGO[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/11/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, Alaska'nın buz gibi bi kasabasında meydana gelen bi salgını ve gerekli ilacı getirmek için karlı fırtınalı havada kızak köpekleri ile birlikte yola çıkan bi adamı konu alıyor. Bu çetin yolculuk boyunca da ara ara, sürünün lider köpeği olan Togo'nun, adamımız ile geçmişini izliyoruz. Filme Git ►  3. Kon-Tiki[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/83/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, bilim dünyasına karşı tezini doğrulamak için, yıllar önceki şartlar ile aynı şartları taşıyan bi sal inşa edip 100 günlük bi keşif yolculuğuna çıkan bi akademisyeni konu alıyor. Filme Git ►  4. Invıctus[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/9/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 15 yıl önce çıkan bu yapımsa, ırkçılık ile mücadelenin en sembol isimlerinden biri olan Nelson Mandela'nın, ülkesinde birliği ve beraberliği sağlamak için Güney Afrika futbol takımına verdiği desteği konu alıyor. Mandela, yeni seçilen bi başkanken halkın bi türlü ortak bi noktada buluşamadığını fark ediyor ve bunun için de sporu birleştirici bi güç olarak kullanmak istiyor. Filme Git ►  5. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/54/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan gerçek, acı bi olayı konu alıyor... Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı "Kursk", bazı patlamalar sonucu dibe çöküyor ve içindeki mürettebat da feci bi hayatta kalma savaşına başlıyor. Filme Git ►  6. War Dogs[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/40/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]"Vurguncular" ismindeki bu nefis filmse, yine gerçeklere dayanan fakat işleyişi açısından oldukça eğlenceli bi yapım... Filmimiz, size de tavsiye ettiğim Nicolas Cage başrollü nefis film "Lord of War" benzeri bi senaryo ile çıkan savaşlar üzerinden kimlerin nasıl, neler kazandığı konusunu işleyen bi yapım. Filme Git ►  7. Green Book[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/58/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2018 yapımı bu nefis filmse, benim ara ara izlediğim adeta başucu filmlerimden biri.. Konu aldığı kişi ve olayları gerçeğe dayanan bu film, 60'lı yıllarda ırkçılığın tavan yaptığı dönemde yaşanan bi yol hikayesini konu alıyor. Filme Git ►  8. The Rescue[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/69/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]İzleyeceğiniz bu gerçek ve bi o kadar da etkileyici yapım ise National Geographic imzalı, 2018 yapımı çok çarpıcı bi yapım. Tayland'daki bi mağaraya giren 12 çocuk ve 1 antrenörlerinin, yağmurun şiddetlenmesi ve su seviyesinin yükselmesiyle mahsur kalmalarını ve sonrasını konu alıyor izleyeceğiniz bu yapım. Filme Git ►  9. Ve son olarak; Unbroken filmi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/357/7/gercek-kisi-ve-olaylari-isleyen-9-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu listemin son sırasındaysa bizi yönetmen koltuğunda Angelina Jolie'nin oturduğu, tamamen gerçek ve yaşanmış bi hayat hikayesini konu alan Unbroken yani "Boyun Eğmez" filmi karşılıyor... Filmimiz, Amerikalı sporcu Luis Zamperini'nin içine düştüğü etkileyici durumları bize tüm gerçekliğiyle aktarmayı başarıyor. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
6.10b
0
7 ay

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.