The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!

11 Ekim 2023
14b
0 Yorum
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!

Özellikle kış geldikçe herkesin 'yeni dizi önerisi olan var mı?' diye whatsapp gruplarında arkadaşlarını darladığını, zamansız bir şekilde hiç saate bakmadan 'bizi dizi önerisi söyle de izleyeyim..' diye mesajlar attığını biliyorum. İşte geçen yıl çıkmasına rağmen benim az önce bitirdiğim the terminal list dizisi de beni darlayan yakın çevreme tavsiye edebileceğim iyi bir dizi oldu benim için.

E hal böyle olunca ben de sıvadım kolları ve madem yakın çevreme tavsiye edecek kadar beğendim, o halde her yerde tavsiye edeyim dedim ve işte buradayız... The Terminal List dizisinden size de bahsetmek ve izlemeyenlere, bu nefis diziyi izletmekte kararlıyım. Fakat The Terminal List dizisi konusu nasıl? Oyuncuları kimler? Hadi gelin şimdi birlikte bu sorulara yanıt bulalım... Hadi!

Düşüncelerime geçmeden önce gelin The Terminal List dizisi konusuna bakalım...

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Dizimiz, Amerika'nın ünlü SEAL, yani Deniz, Hava ve Kara'da çarpışabilen, kapsamlı operasyonlar yapabilen özel kuvvetlerine odaklanıyor. Bu arada SEAL kelimesi de SEa, Air ve Land kelimelerinden oluşuyor, bu bilgiyi de ortamlarda satarsınız... Bir operasyon sırasında bu özel kuvvetler timinin başına tatsız olaylar geliyor ve işte timimizin komutanı da, o andan sonra tam anlamıyla bir intikam avcısına dönüşüyor. Dizimiz de bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte bize aktarıyor.

Dizi su gibi aktı...

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Dizide bir 'intikam' merkeze alınıyor ve dizi, sonuna kadar bunu şahane bir şekilde ve sürükleyiciliğinden de taviz vermeden işliyor. Bu yüzden hiç durup sıkıldığım sahne olmadı diyebilirim. Hatta öyle ki, yeni sezonun gelmediğini görünce elde olan 8 bölümü günlere bölüp, hemen bitmemesi için sindire sindire bile izledim diyebilirim.

Başrolümüz tam asker!

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Ünlü oyuncumuz Chris Pratt'i hep bir tık daha mizahi yönü ağır basan rollerde görmüştük fakat adamımız bu dizide bence tam anlamıyla bir asker... Hele 'intikam' hırsıyla dönüştüğü John Wick'vari adam ile birlikte çok sert, duygusuz ve profesyonel bir rol de kesiyor. Silah tutuş şekilleri, soğukkanlı tavrı ve az ama öz replikleriyle ben Pratt'i bu role epey yakıştırdım. Kendisi de fazlasıyla hakkını vermiş desek yalan olmaz.

Dizi romandan uyarlama, fakat bilin bakalım romanın yazarı kim?

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Roman uyarlaması yapımlar büyük oranda başarılı oluyor, bu istatistik hiç sekmiyor. Fakat burada bir artı daha var... The Terminal List dizisi bir romandan uyarlama. Fakat sıradan bir roman değil. Bu romanımızın yazarı Jack Carr ve kendisi eski bir Özel Kuvvetler askeri. İşte dizimizin özellikle bu konuda bu kadar başarılı olmasının ardında bence sırtını dayadığı romanın, gerçekten bir asker tarafından yazılmış olması da var.

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!

- - - - - - 

Özet: Eğer şöyle askerli, aksiyonlu ve yer yer entrikalı sağlam bir dizi izlemek isterseniz, The Terminal List tam aradığınız dizi olabilir. Ben son bölüme bile gelmeden durup 'Bu diziyi şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım..' diye düşünüp yakındım. Amazon Prime sağlam işleri hiç es geçmiyor. Bence özellikle şu yeni dizi yokluğunda bu yapım, bulunmaz bir nimet. Bu türü sevenler, mutlaka bir şans versin derim... Ayrıca bana bu diziyi tavsiye edip izlememi sağlayan aranızdan Adnan Karakuş'a da teşekkür ediyorum. 

- - - - - - 

• The Terminal List dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime yapımı, bu yüzden Netflix'te yok.

• The Terminal List dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Şimdilik dizinin 8 bölümlük 1 sezonu yayında. Fakat 2024'te 2. sezon da gelecek.

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!

Modunu Seç ►

The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
the terminal list dizisithe terminal list dizi konusuthe terminal list yorumsavaş dizilerisavaş dizisiasker dizilerigüncel dizi tavsiyeleriamazon dizileri
EN AKTİF ÜYELER
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
İzleyenin Hayatını Değiştirme Etkili 9 FİLM ÖNERİSİ!
Sinema, insanoğlunun üzerinde büyük bir etkisi olan gerçekten güçlü bir araç. Bu yüzden 'Bir film izledim, hayatım değişti..' gibi sözler bile kullanıyoruz. İşte ben de bugün size, izleyenin hayatını değiştirme etkili iyi film önerileri hazırlamak istedim. İzleyenin hayatını değiştiren filmler, yani güçlü, etkileyici yapımlar ile çok sık karşılaşamıyoruz. Fakat bazı filmler var ki, izleyen kişiyi etkileyip bir şekilde onun hayatının değişmesinde pay sahibi oluyor. 19 İyi NETFLİX Filmi İçin Tıkla! ►  Bugün de burada göreceğiniz film önerileri, kendisini izleyen çoğu kişinin hayatını bir şekilde değiştirmeyi başaran filmler olacak. Kimisi içindeki dramıyla etkileyecek sizi, kimisiyse 'gaza getirme' etkisini kullanarak içinizde bekleyen başka bir yanınızı ortaya çıkaracak. Bence günün sonunda, bu film önerileri sizi kesinlikle başka biri olma yoluna sokmayı başaracak. Ben daha fazla uzatmadan hadi gelin, izleyenin hayatını değiştiren filmlere yakından bakalım! ● Bu içeriğin aynısını video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=tfPWbbJSCj8[/VIDEO] 1. Gelin ilk filmimiz "K-Pax" ile başlayalım![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/45/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yıllar yıllar önce izlediğim bu film, damağımda öyle güzel bi tat bıraktı ki, farklı zamanlarda kaç kez daha izlediğimi inanın ben bile hatırlamıyorum. Filmimiz, K-Pax isimli bi gezegenden geldiğini söyleyen, tuhaf davranışlara sahip bi adamı ve onun bu halini çözmeye çalışan insanların yaşadıklarını konu alıyor. Zekice yazılmış bi senaryoya ve gizem dolu bi atmosfere sahip bu filmde görüp, duyduğumuz repliklerin her biri de tam anlamıyla kitap gibi... Hem izlerken, hem de bitirdikten sonra bu filmden çıkardığınız mesajlar ve yakaladığınız ufuk açıcı detaylarla bazı şeyleri sorgulayabilir ve hayatınızın geri kalanına Acaba'lar ile devam edebilirsiniz. Benden söylemesi. Filme Git ►  2. The Bucket List[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/65/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bi şekilde size dokunmayı başarıp hayatınızın değişmesi konusunda etkisi olacak bi diğer film ise benim çok sevdiğim bi 2007 filmi... Karakterleri birbirlerine neredeyse tamamen zıt olan 2 yaşlı adamımız var. Bi hastane odasında rastlaşan bu 2 adam, birlikte geçirdikleri süreçten sonra el ele veriyor ve hala hayattayken yapmak istedikleri çılgınlıkları bir bir gerçekleştirmeye çalışıyorlar. İşte biz de tam olarak bu maceraya 3. bi kişi olarak konuk oluyoruz. Senaryo çok tanıdık gelse de başrolde 2 usta isim olunca, film su gibi akıp gidiyor. Biz de bol bol "Peki ben hala hayattayken neler yapmak istiyorum?" deyip kendimizi "bi an evvel 'ölmeden önce yapılacaklar' listesi hazırlasam mı" diye düşünürken buluyoruz... Pek çok kişinin izledikten sonra sırt çantasını alıp çıktığı, imkanı olmayanların da en azından balkona çıkıp şöyle bi hava alıp uzaklara daldığı bu filmde görecekleriniz, hayatınızın bundan sonrasını değiştirebilir. 'Kaan demişti' dersiniz... Filme Git ►  3. Coach Carter[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/2/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Tamamen gerçek kişi ve olayları konu alan, bi lise takımının basketbol antrenörünü ve onun çalıştırdığı öğrencileri izlediğimiz bu filmde, farklı kültürlerdeki gençleri disipline etmeye çalışan idealist ve tabi doğal olarak 'sevilmeyen' bi adamın kendine has yöntemlerini görüyoruz. Şimdi ben basketbol falan dedim diye asla bi 'spor filmi' olarak bakmayın derim bu filme. Çünkü film hem gerçeğe dayanan hikayesi, hem ilham verip yer yer gaza getiren sahneleri ve hem de nokta atışı müzik seçimleriyle yıllar boyunca aklınızdan çıkmayacak bi yapım. Filme Git ►  4. An Inspector Calls[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/55/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmdeyse sizi çok farklı bi deneyim bekliyor. Deneyim diyorum çünkü bi kitaptan uyarlama olan bu filmin temelindeki konusu o kadar sağlam ki yıllarca tiyatrolarda sahnelenmiş ve hala daha sahneleniyor. Zengin, varlıklı bi ailenin evine konuk olan bi müfettiş, aile üyelerine sorduğu sorular ile tüm dengeleri değiştiriyor ve biz de büyük çoğunluğu zekice diyaloglarla geçen bu sohbet ortamında, yemek masasındaki bi diğer kişi olarak tüm süreci izleyip, gözlem yapma fırsatı buluyoruz... Dikkatli izleyiciler için içindeki mesajı kendinden büyük olan, izleyenlerin zihninde etkisini bi müddet sürdüren ve olaylara başka açılardan bakmayı da aşılayan 'farklı' bi yapım bu. Kendinizi tam anlamıyla vererek izlediğinizde zihninizde birkaç şimşek çaktıracağı kesin... Filme Git ►  5. The Man From Earth[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/22/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Hazır zihinde şimşek çaktırmak demişken... Ben de dahil izleyenlerin zihninde yıllarca kira ödemeden öylece oturan, akıllardan çıkmayan bu nefis film de mutlaka bu listede olmalı diye düşündüm. Çalıştığı üniversiteden ayrılan bi tarih profesörünü ve ona veda etmek için gelen meslektaşlarından başka kimseleri görmediğimiz bu tek mekanlı filmde her şey sıradan giderken birden adamımızın 'Ben aslında 14 bin yıldır dünyada yaşıyorum...' diyerek başlayıp anlattığı şeyler tüm sıradanlığı bozmayı başarıyor. Filmi izlemeyenler için biraz 'komik' bile gelen bu konu, izleyip bitirenler için ayakları yere gayet sağlam basan, çok ciddi bi bilim kurguya dönüşmeyi başarıyor. İzlemeyi ve etrafınızda 'sadece diyaloglarla ilerleyen bilim kurgu filmi mi olur?' diyenlere izletmeyi unutmayın. Filme Git ►  6. Unbroken[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/47/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Angelina Jolie'nin oturduğu, belki de buna güvenerek tanıtım kısmına sağlam bi bütçe ayrılmadığı için pek çok kişinin gözden kaçırdığı 2014 yapımı bu filmse, başarılı bi sporcunun, 2. dünya savaşının patlak vermesiyle tamamen değişen hayatını konu alıyor. Hem karada, hem havada, hem de suda hayatta kalmaya çalışan adamımız kendini öyle zorlu durumlarda bulup mücadele ediyor ki, film; izleyip, hikayenin de gerçek olduğunu öğrenen herkesin 'azim' duygusunu biraz okşayıp büyük bi motivasyon katıyor. Şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdıysanız en yakın fırsatta izleme listenize alın derim. Filme Git ►  7. 12 Angry Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/94/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen bu listedeki en çok bilinen yapım olan ve günümüzden nerdeyse 60 yıl önce çekilen '12 Öfkeli Adam' filmiyse izleyen herkese farklı bi bakış açısı ve sorgulama duygusu kazandırmayı başarıyor. Babasını öldürmekle yargılanan bi gencin suçlu mu yoksa suçsuz mu olduğunu tartışan 12 jüri üyesinden 11 tanesi 'suçlu' dese de, 1 tanesi tüm yaşananlara farklı bi göz ile bakıp bazı detayları yakalamayı başarıyor. Bakın büyük büyük yazıyorum; Eğer şu yaşınıza kadar bu filmi hala izlemediyseniz ASLA BU FİLME 1950 YAPIMI SİYAH - BEYAZ SIKICI Bİ FİLM olarak bakmayın ve hemen izleyin... İzledikten sonra günlük olaylara bile farklı bi bakış açısıyla yaklaşacağınız bu film, 'bi film izledim, hayatım değişti' deyimine en uygun yapımlardan biri olabilir. Filme Git ►  8. Sliding Doors[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/42/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listedeki en keyifli tavsiyem ise 1998 yapımı bu ilginç film. Neden mi ilginç diyorum? Şöyle sorayım; Hiç, kaçırdığınız bi otobüs, uçak ya da metro sonrasında 'Belki de kaçırmayıp binseydim kaza falan olacaktı kim bilir...' diye düşündünüz mü? Cevabınız evet ise bu film ilginizi çekebilir. Çünkü film, tam olarak bu konuyu işliyor. Bineceği treni kaçıran bi kadını izlediğimiz film, kadının metroyu kaçırdığı haliyle, kaçırmayıp bindiği halinde yaşananları 2 koldan bize gösteriyor. Hem farklı bi hikaye izlemek, hem de kendi hayatınıza dokunan bi şeyler görmek isterseniz bu filme göz atın derim. Filme Git ►  9. Founder[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/320/14/izleyenin-hayatini-degistirme-etkili-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Founder ismindeki bu filmse içinde bi yerlerde girişimcilik ateşi yanan herkesi yakalayıp, hayatlarını değiştirmeyi başaran bi yapım. Ünlü şirket Mc. Donalds'ın kuruluşunu izlediğimiz bu filmde; hırslı, tuttuğunu koparan, kafası sürekli girişimciliğe çalışan bi adamın mücadelesini izliyoruz. Son 20 yılın en iyi girişimcilik filmlerinden biri olarak gösterilen ve izleyeni %100 gaza getirmeyi başaran bu yapımı henüz izleme fırsatı bulamadıysanız bugün burada karşınıza çıkması tesadüf değil.. Bence bu film artık bi şansı hak ediyor... Belki de bu filmden sonra kendi işinizi kurup, hayatınızın sonraki evresine rahat bi şekilde ulaşacaksınız... Kim bilir... Siz yine de bi gün parayı bulursanız beni de unutmayın tabi. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
27b
1
3 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
11b
0
7 yıl
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
"Ezel" Hayranlarına Müjde: "Dayı" Filmi Geliyor!
Türk dizi tarihinde iz bırakan nefis dizi "Ezel" ile tanıdığımız "Ramiz Karaeski" karakteri, hepimizin aklına "Dayı" olarak yerleşen yegane karakterdir. Rahmetli Tuncel Kurtiz'in hayat verdiği bu karakter dizide yer aldığında, sosyal medyadan günlük hayata kadar her köşe başında konuşulurdu. Ezel dizisi boyunca Ramiz Karaeski'nin gençlik yıllarındaki halini de, oyuncu Ufuk Bayraktar canlandırmıştı. Ramiz Dayı'nın kendisi kadar, gençliği de oldukça beğenilmiş ve izlenme rekorları kırmıştı. İşte şimdi bu hikaye, "Dayı" filmi ile tekrar izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Gelin, "Dayı: Bir Adamın Hikayesi" filmi hakkındaki detaylara şöyle bir bakalım.  En İyi Hapishane Filmi Tavsiyeleri İçin Tıkla ► Filmin hikayesini oyuncu Ufuk Bayraktar cezaevinde yazdı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/75/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Geçtiğimiz yıl karıştığı bir kavgada, ruhsatsız silah bulundurduğu ortaya çıkan oyuncu, 6 ay 17 gün hapis cezasına çarptırılınca yolu cezaevine düşmüş oldu. Hapishanede kaldığı süre boyunca "Dayı" filminin hikayesini kaleme alan oyuncu, cezaevinden çıktığında da "içerisi üniversite gibi. Pek çok şey öğretiyor ama Allah bir daha düşürmesin" demişti. İşte ünlü oyuncunun içerideyken yazdığı bu hikaye, Uğur Bayraktar ve Serkan Öztürk tarafından senaryolaştırdı ve ortaya "Dayı" filmi çıkmış oldu.  Filmde Ramiz Dayı'nın gençliğini mi, yoksa farklı bir karakteri mi izleyeceğimiz henüz belli değil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/61/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]Dayı filmi dendiğinde bile herkesin aklına ilk olarak Ramiz Dayı geliyor. Ufuk Bayraktar da Ezel dizisinde Ramiz Dayı'nın gençliğini canlandırmıştı. Bu yüzden Dayı filmi birçok kişi için Ramiz Dayı'nın gençliğini konu alan bir film. Fakat Ezel dizisi ve Ramiz Karaeski gibi karakterlerin tüm telifi Ay Yapım'da. Bu yüzden yine birçok kişi de Dayı filminde bambaşka bir karakterin işleneceğini, Ay Yapım'ın böyle bir yeni versiyona izin vermeyeceğini düşünüyor.  Filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar'ın, "Kardeş" kelimesini kullanması, Dayı filminin Ramiz Dayı'nın gençliğini anlatacağı yönünde yorumlandı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/31/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar bu filmin Ramiz Karaeski karakterinden bağımsız olacağı söylense de, filmin yayınlanan fragmanında Ufuk Bayraktar, cezaevinden çıkarken kapıyı açan memura "Eyvallah kardeş" şeklinde hitap ediyor. Ezel dizisindeki Ramiz Dayı'nın da hitap şeklinin "Kardeş" olması, Dayı filminin, Ramiz Dayı'nın gençliğine odaklanacağı yönünde yorumlandı. Filmin çekimleri 3 ay sonra 2020'de başlayacak ve Hatay, İstanbul, Ankara ve Samsun'da yapılacak[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/131/13/-ezel-hayranlarina-mujde-basrolunde-ufuk-bayraktar-ile-dayi-filmi-geliyor-780x439.png[/RESIM]Yönetmen koltuğunda Murad Zaloğlu'nun oturacağı Dayı filmi 2020'de seyirciyle buluşacak. İşte Dayı filminin yayınlanan 2 dakikalık fragmanı[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=EvQ3JtU2SDI[/VIDEO] Not: Her ne kadar vurdulu kırdılı, mafyavari, hatta çukurvari ve recep ivedikvari, topluma, gençlere iyi bir örnek olmayan film ve dizileri onaylamasam da "Dayı" filmi gerçekten iyi bir şekilde işlenirse güzel bir yapım olur kanısındayım. Silahtan, kavgadan çok, sert, anlamlı ve yıllarca unutulmayacak replikler ile donatılırsa gerçekten Türk sinemasında kendine çok iyi bir yer bulabilir. Fakat "İstanbul sen mi büyüksün ben mi!" kavgasına girer, ona buna silah çekip racon keser, leblebi gibi insan öldürürse bu dayıyı onaylamam mümkün değil. Umarım hayata dair iyi ve anlamlı replikler ile akılda kalan, sağlam bir film olur.  ● Aşağıdaki butona tıklayarak hemen modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ► Film ile ilgili yeni bir gelişme olduğunda buraya eklenecektir, takipte kalın. 
59b
0
7 yıl
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
2024'te Mutlaka İzlenmesi Gereken 9 FİLM ÖNERİSİ!
Öncelikle bu listede 2024'te vizyona girecek filmleri değil, şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdığınızı düşündüğüm fakat 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim film önerileri ile karşılaşacaksınız, peşin peşin konuşalım ki hayal kırıklıkları yaşanmasın... Yani '2024 filmleri' veya "2024 film önerileri" gibi bir Google araması sonucu yolunuz buraya düştüyse biraz yanlış yerdesiniz diyebilirim. İyi Netflix Filmleri ►  Birazdan göreceğiniz film önerileri 2024 filmleri değiller, fakat her biri de bence iyi ve başarılı filmler. Bu yüzden şimdiye kadar bir şekilde gözden kaçırdıysanız, bu listede ilk kez görüp, duyduğunuz her filme de şans verin derim... Hadi gelin şimdi 2024'te mutlaka izlemenizi istediğim o filmlere birlikte şöyle bir göz atalım! ● Bu listeyi YouTube kanalımızda video olarak da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=iYkgkHn_GAQ[/VIDEO] 1. Şimdiye kadar izlemediyseniz, 2024'te mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim ilk filmimiz The Last Castle ile başlayalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/23/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Günümüzden 23 yıl önce vizyona giren, fakat birçok kişinin bi şekilde gözden kaçırdığını düşündüğüm bu nefis film, orduda büyük saygınlığı olan bi generalin, bi olay sonucu 10 yıl hapse mahkum olmasını ve eski askerlerin olduğu bi cezaevine konulduktan sonra yaşadıklarını konu alıyor... Mahkumların insanlık dışı metodlar ile dizginlenmeye çalışıldığı bu yerde, hapishane müdürü, yeni gelen generalimiz ile pek anlaşamıyor ve biz de bu süreçte olan biteni izliyoruz... 2020 yılında izlediğim bu film, bana "Şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım?" dedirtmeyi başardı. Hapishane filmlerini sevenlerdenseniz, şöyle sağlam bi şey izlemek isterseniz, e bi de şimdiye kadar izlemediyseniz, bu filmi 2024 yılı içinde mutlaka izleyin derim. Filme Git ►  2. Musul[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/26/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu Netflix filmini de Netflix'in binlerce içeriği arasında pek çok kişi gözden kaçırıyor... Savaş nedeniyle yerle bir olan Irak'tayız. IŞİD'in peşine düşen, adeta 'telsiz kapatıp' sadece hedeflerine odaklanarak adım adım ilerleyen bi Özel Harekat ekibini ve bu ekibin, çatışmanın ortasından çekip çıkardığı genç bi polisin yaşadıklarını izliyoruz... Ekip profesyonel olunca kendimizi de kolayca çaylak polisin yerine koyarak sanki timin bi parçasıymış gibi çatışmalara giriyor, hayatta kalmaya çalışıyoruz... Hikayesi ve konu aldığı kişileri gerçeğe dayanan bu filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Ne saf bi aksiyon ne de saf bi dram var. Bence her şey dozunda ve tam da olması gerektiği gibi... Eğer bu türe ilginiz varsa ve şimdiye kadar bi şekilde bu filmi gözden kaçırmışsanız, gerçek kişi ve olayları konu alan bu filme bi akşam Netflix'te bi şans verin derim.  Filme Git ►  3. Devil[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/69/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]2010'da yayınlanan ve şimdiye kadar çoğunluğun gözden kaçırmış olduğunu düşündüğüm bu 'gerilim' filmiyse benim 'bütçesi düşük, etkisi büyük' diye nitelendirdiğim yapımlar arasında... Çevremde tavsiye ettiğim herkesin "Şimdiye kadar nası izlememişim hayret" dediği bu film, bi gökdelenin asansöründe mahsur kalan bi grup insanın yaşadıklarına odaklanıyor. Asansörün bozulması yetmezmiş gibi bi de esrarengiz bi güç tarafından rahatsız edilmeye başlanan 5 kişi, birden ürkütücü bi hayatta kalma mücadelesi vermeye başlıyor... Kapalı alan korkusu olanlar için film bi tık zor olabilir... Filmin ilk anından son anına kadar derinden bi ürperme hissi sizi sarıyor. Beklentiyi orta karar tutarak izlenecek, süresi kısa, oyunculukları iyi ve alt metninde de vermek istediği bi mesajı olan bi film bu.. Hala izlemediyseniz, bi akşam karanlığında izleyin derim. Filme Git ►  4. Kursk[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/72/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse 2000 yılında yaşanan, gerçek bi faciayı konu alıyor. Tatbikat için sahaya çıkarılan Rus denizaltısı Kursk ve mürettebatını konu alan bu film, hem oyunculukları, hem de o güne götüren çaresizlik dolu atmosferi ile beni fazlasıyla etkilemeyi başardı... Filmde yer yer yumruğumu sıkıp kızdığım pek çok yer oldu ve en önemlisi de bunların gerçekten de yaşanmış olduğunu bilmek, beni gerçekten zorladı. Tam da bu yüzden bu filmi şimdiye kadar izlememişseniz artık bu yıl içinde izleyin diyerek bu listede size de tavsiye etmek istedim. İzleyin ve işlemeyen bürokrasinin, çıkar savaşına bulaşmış siyasetin, politikanın ve üst basamaklarda bulunan yetkili ama "kafasız" insanların nelere yol açtığını görün istiyorum... Filme Git ►  5. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/33/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Neden bi türlü gerçek değerine ulaşıp çok ünlü bi filme dönüşemediğini anlayamadığım bu nefis filmse, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar neler yaşadığını konu alıyor... Fakat tüm bu süreci direkt olarak köpeğimiz Enzo'nun gözünden ve hatta sesinden izliyoruz. Kendisi profesyonel bi araba yarışçısı tarafından sahipleniyor ve köpeğimiz Enzo'nun hikayesi de böylece başlamış oluyor... Şöyle köpek konulu, o bildiğimiz ortalama filmlerden birini izleyeceğimi düşünürken bu film, içindeki gerçeklik ile beni fazlasıyla şaşırttı diyebilirim. Yer yer eğlendim, yer yer de gerçekten duygulandım. Asırlardır biz insanoğlunun en sadık dostlarından olan köpekler neler düşünür? Bize ve ailemize bakış açıları nasıldır? hepsi ve daha fazlası bu filmde verilmiş... Eğer bu filmi ilk kez şu an burada görüp duyduysanız mutlaka bi hafta sonu bu nefis filme bi şans verin derim. "Kaan demişti.." dersiniz :) Filme Git ►  6. Sharper[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/99/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmse, her ne kadar kitapçıda çalışan genç bi adamın güzel bi kıza aşık olmasıyla başlasa da, ortalarına doğru birden direksiyonu kırıyor ve çok farklı bi yola giriyor... İzlerken bi an durdurup "Gerçekten keyif alıyorum.." diye düşündüğüm bu film, giderek temposunu arttırmayı ve izleyicisini şaşırtmayı başarıyor... Şöyle seyir keyfi yüksek, yer yer entrikalı ve biraz da sürprizli bi şeyler izlemek istiyorsanız ve hala izlememişseniz bence 2024 yılı içinde bu filme bi şans verin derim... Filme Git ►  7. Just Mercy[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/12/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyemse tamamen gerçek kişi ve olayları işliyor... Harvard'dan mezun olan genç bi avukatımız var. Bir de işlemediğini söylediği halde idam cezasına çarptırılan bi adamımız... İşte filmimiz, bu genç avukatın, bu suçlu mu yoksa suçsuz mu belli olmayan adam ile çıktığı hukuk mücadelesini konu alıyor... Avukatımız bi adamın hayatını kurtarmak için çabalarken birden kendini ırkçılığa karşı verilen bi savaşın en ön safında buluveriyor... Özellikle gerçek, yaşanmış kişi ve olayları işleyen filmleri sevenlerdenseniz - ki ben kesinlikle onlardan biriyim - şimdiye kadar bi şekilde gözden kaçırdığınız bu filmi mutlaka izleyin derim. Sonunda "Kaan demişti.." diyeceğinize de eminim. Filme Git ►  8. The 12th Man[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/25/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmimizse burada tavsiye ettiğim 2018 yılından beri toplamda 100 binden daha fazla kez göz atılmış olan bence nefis bi film... Ben yine de hala görmeyen, duymayan vardır diye bu listemde de bu filme yer vermek istedim... Filmimiz, aslında etkileyici bi hayatta kalma mücadelesini konu alıyor ve en önemlisi de gerçek hayata dayanıyor... Almanlar Norveç'teki bazı noktaları ele geçiriyor ve 12 asker de bu noktaları ele geçirmek için özel eğitim alıp bölgeye gidiyor. İşte filmimiz de bu 12 adamdan birine odaklanıyor ve hem kurşun yememek hem de vahşi ve zorlu doğa şartlarında hayatta kalmak için mücadele veren adamımızın macerası böylece başlamış oluyor... Adamımız kış günü öyle kötü şartların içine düşüyor ki ben izlerken bi ara üşüdüğümü, donduğumu hissettim, gerisini hesap edin... Kısacası; Şahane bi hayatta kalma öyküsü izleyeceksiniz, kaçırmayın derim. Filme Git ►  9. My Octopus Teacher[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/336/44/2024-te-mutlaka-izlenmesi-gereken-9-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Bana "Ya bi belgesel, beni nası bu kadar sarsabilir.." diye sorgulatan o yapım... İzleyeceğiniz bu belgesel film, bi dram filmi kadar dram, bi macera filmi kadar macera ve iyi de bi belgesel kadar şahane görüntüler içeriyor... Toplamda 8-9 yıllık bi süreçte çekilen bu yapım, sığ sularda tüpsüz dalış yapan bi adamın, yine bu dalışlardan birinde tanıştığı ahtapot ile arasındaki güçlü bağı işliyor... ama nasıl işlemek... Bu yapımı daha önce birkaç yerde görüp 'bi ara bakarım' deyip geçtiyseniz ve şimdi burada 1 kez daha rast geliyorsanız, hemen en yakın zamanda izleyin derim. "Kaan demişti iyi ki izledim.." diyeceğinize eminim, benden söylemesi... Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
109b
0
2 yıl
Netflix'in Yeni Dizisi "Biohackers" İzlenir mi? | Konusu, Oyuncuları ve Virüs!
Netflix'in Yeni Dizisi "Biohackers" İzlenir mi? | Konusu, Oyuncuları ve Virüs!
Netflix'te izledikten sonra beğenip size de buralarda tavsiye ettiğim son dizi tavsiyesi şuydu. Biliyorsunuz bu platformda yıllardır haftada en az 1-2 yeni film tavsiyesi yayınlanıyor fakat dizi öyle değil. Çünkü elle tutulur iyi bir dizi çok kolay bulunmuyor. Ben de bugün size Netflix'in yeni dizisi Biohackers'ı tavsiye etmeye geldim. "Biohackers izle" gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse hemen sizi Netflix'e alalım, ama biohackers konusu veya biohackers oyuncuları gibi aramalar sonucu buradaysanız birazdan aradığınızı tam da burada bulacaksınız  Nefis Netflix Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix imzalı yeni dizi Biohackers nasıl bir yapım olmuş, izlenir mi, oyuncular, konusu nasıl, hepsine şöyle sadece 3-4 dakikada bir göz atalım! Hadi!  Öncelikle dizi hakkındaki yorumuma geçmeden; Nedir bu Netflix imzalı Biohackers dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/206/35/netflix-in-yeni-dizisi-biohackers-izlenir-mi-konusu-oyunculari-ve-virus-780x439.png[/RESIM]Biohackers dizisi, güzel mi güzel bir tıp öğrencisinin, Almanya'nın en prestijli üniversitelerinden birine girmesini ve sonrasında burada yaşadıklarını konu alıyor. Çiçeği burnunda öğrencimiz okula başlar başlamaz partilerin aranan genci olurken bir yandan da gizemli bir yönü ortaya çıkıyor ve ailesinin geçmişte yaşadığı acı bir olay ile yanında asistan olarak görev aldığı profesör arasında bir bağlantı kurmaya başlıyor. Konuyu bilim kurgudan çok Teknoloji ve Biyogenetik üzerinden ele alan dizi, çoğumuzun pek de bilmediği bu dikkat çekici alana ışık tutuyor.  Peki Biohackers dizisi olmuş mu? İzlenir mi?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/206/71/netflix-in-yeni-dizisi-biohackers-izlenir-mi-konusu-oyunculari-ve-virus-780x439.png[/RESIM]Yeni bir diziye başlarken "Bir sonraki bölüm için heycanlandım mı?" diye kendime soruyorum, cevabım evet oluyorsa da o diziyi kolundan tutup izlemeniz için buraya size getiriyorum. İşte bu dizi de beni sürüklemeyi başaran yapımlardan biri olmayı başardı. Aslında Netflix'te yayınlanacağını öğrendiğimde hemen bir "Neymiş bu" deyip göz atmış ve bilim kurgu ağırlıklı olacağını öğrenmiştim fakat dizi pek de bilim kurgu değil. Yani Biyogenetik ve Teknoloji üzerinden ilerliyor diyebiliriz. Hatta özellikle içinde bulunduğumuz Covid-19 süreci için "Bu Koronavirüs laboratuvarda yapılmış..." gibi düşüncesi olanlar varsa bu dizide tam olarak aradıkları şeyi bulabilirler bu da benden size küçük bir hediye... İşin özü, bence dizi sarıyor. Hatta bir yanı da üniversite gençliğini konu aldığı için arada "Yaşanan öğrenciliğe bak be" gibi şeyler de söyleyebilirsiniz çünkü ortam da gayet güzel. Eğer başlayacak bir dizi arıyorsanız bu tavsiyeme bir şans verin derim.  Oyunculuklar dozunda, başrolümüz ise birine benziyor ama...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/206/90/netflix-in-yeni-dizisi-biohackers-izlenir-mi-konusu-oyunculari-ve-virus-780x439.png[/RESIM]Diziyi izlerken sürekli olarak başrolü bir yerden çıkaracak gibi oluyordum sonunda buldum... "Luna Wedler" yani dizideki başrolümüz Mia Akerlund bence Miray Daner'e benziyor, Melisa Şenolsun da olabilir ikisi arasında kaldım. Niklas karakterine ise oyuncu "Thomas Prenn", Jasper karakterine ise "Adrian Julius Tillmann" hayat veriyor. "Jessica Schwarz" ise dizimizin güzel profesörü "Tanja Lorenz" rolü ile karşımıza çıkıyor. Ha bu arada "Bu dizi kaç bölüm?" diyenler için 1. sezon 6 bölüm ve her bölüm ortalama 40 dakika sürüyor, yani süre olarak da gayet ideal.  Biohackers Dizisini İzle ► [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
0
6 yıl
Tatilde İzlemelik, En İyi 8 Netflix Yabancı Dizi Tavsiyesi!
Tatilde İzlemelik, En İyi 8 Netflix Yabancı Dizi Tavsiyesi!
1 buçuk yıldır burada size film tavsiyeleri veriyorum. Bu süre zarfında tarafıma en çok gelen geri dönüş ise "Kaan yabancı dizi tavsiyen yok mu?" oluyor. Bu konu hakkında neler yapabiliriz diye düşündüm ve şöyle tatilde "Ne izlesem?" diye kara kara düşünenlere şahane Netflix yabancı dizi tavsiyeleri hazırladım. Hadi gelin şimdi o her biri de başarılı Netflix dizi tavsiyeleri nelermiş birlikte bakalım. (Burcunuza göre film tavsiyesi almak isterseniz hemen şimdi buraya tıklayabilirsiniz) 1. Tatilde izlemelik Netflix dizi tavsiyeleri listemizin ilk sırasında "Dogs of Berlin" bulunuyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/91/tatilde-izlemelik-en-iyi-8-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Türk-Alman bir futbolcunun ölümünü işleyen bu dizi, özellikle Türk izleyicileri çekmeyi başarıyor.  IMDB: 7.5 2. Bir diğer Netflix imzalı dizimiz  "The Haunting of Hill House" yani "Tepedeki Ev"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/2/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]10 bölümden oluşan bu dizi ise paranormal olayları konu alıyor. IMDB: 8.6 3. "Altered Carbon" ise mutlaka başlamanız gereken Netflix dizilerinden[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/7/tatilde-izlemelik-en-iyi-8-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz ise bilim kurgu ağırlıklı bir aksiyon-drama dizisi.  IMDB: 8.2 4. Bir diğer dizi tavsiyemiz ise "Elite"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/67/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizimiz ise zengin öğrencilerin okuluna transfer olan, fakir mahallelerden gelen gençlerin yaşadıklarını konu alıyor. IMDB: 7.6 5. "OA" ise adı kısa fakat kendi uzun ve derin bir dizi tavsiyemiz[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/27/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Gizemi, felsefi bir şekilde ele alan bu dizi de izlemeye değer.  IMDB: 7.7 6. Listemizin sonuna yaklaşırken bir sonraki tavsiyemiz ise "The Crown" oluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/61/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Bu dizi ise Kraliçe II. Elizabeth'in hayatını ve yaşadıklarını konu alıyor.  IMDB: 8.7 7. Bu tatilde başlamanız gereken bir diğer Netflix dizi tavsiyemiz ise "Riverdale"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/25/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.jpg[/RESIM]Sıradaki bu dizimiz ise çok fazla popüler olan bir gençlik draması.  IMDB: 7.3 8. Son Netflix dizi tavsiyemiz ise "13 Reasons Why"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/90/8/tatilde-izlemelik-en-iyi-7-netflix-yabanci-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Genç bir kızın, arkasında kasetler bırakarak intihara gidişini konu alan bu dizimiz de oldukça seviliyor.  IMDB: 8.0 ✹ "Bunlar beni kesmedi film tavsiyelerin var mı?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak birçok film tavsiyesine ulaşabilir! Modunu Seç ►
21b
0
7 yıl
Into the Night Dizisi ile Tekrar Alkış Alan Gizemli Türk Oyuncu: "Mehmet Kurtuluş"
Into the Night Dizisi ile Tekrar Alkış Alan Gizemli Türk Oyuncu: "Mehmet Kurtuluş"
Bugün burada sizlere her zamanki gibi bir film ya da dizi tavsiyesi vermeyeceğim. Bugün sizlere, dün yayınlanan Netflix imzalı "Into the Night" dizisi kadrosunda gözüme çarpan Türk oyuncu Mehmet Kurtuluş'u anlatmaya geldim. Aslında daha önce de pek çok farklı yapımda dikkatimi çekmişti fakat az önce bitirdiğim dizide de oyunculuğunun kalitesini tekrar görünce kendisini pek tanımadığımı fark ettim. İşte tam da bu yüzden "Mehmet Kurtuluş kimdir?", "Mehmet Kurtuluş'un oynadığı filmler" gibi pek çok arama yaparak kendisini şöyle bir araştırdım.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi sizle bu gizemli mi gizemli, sert mi sert, başarılı mı başarılı Türk oyuncuyu, araştırıp öğrendiğim kadarıyla tanıştırayım... E hadi!  Netflix'ten Hollywood'a, her yerde karşımıza çıkan bu ürkütücü yüz "Mehmet Kurtuluş" kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/47/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncu, 27 Nisan 1972'de Uşak'ta doğmuş. Fakat ailesinin iş için Almanya'ya göçmesi nedeniyle 1 buçuk yaşında düşmüş Almanya yollarına. Lise yıllarında tiyatro ile tanışmasıyla hayatı tam anlamıyla değişmiş ve önüne farklı kapılar açılmış. 2000'li yıllarda ise yönetmen "Fatih Akın" ile tanışmasıyla kendini birden sinemanın tam da göbeğinde buluvermiş.  Yaşı 48, boyu 1,82 olan oyuncunun, 2 Mayıs 2020 tarihi itibariyle de Instagram'da 55 Bin takipçisi bulunuyor. Tam tarih veriyorum ki bu içeriği yıllar sonra bile okuduğunuzda hemen buraya tıklayarak oyuncunun Instagram hesabına göz atın ve takipçi sayısı ne alemde, değişimi görebilin. Çünkü ben bu ismi, daha çok başarılı projelerde göreceğimizi düşünüyor ve gönülden istiyorum.   Bu beni çok şaşırttı, siz de şaşırın; Kendisi, Christian Bale'in başrolünde olduğu 2002 yapımı nefis bilim kurgu filmi Equilibrium'da bile oynamış![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/65/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Mehmet Kurtuluş, kendine özgü atmosferi olan filmler arasında en sevdiklerimden biri olan ve epey önce bu platformda sizlere de tavsiye ettiğim bu nefis bilim kurgu filminin kadrosunda yer almayı bile başarmış! Her ne kadar birkaç dakikalık bir rol olsa da, filmde Christian Bale'in evinde yapılan aramayı yöneten kişi olarak karşımıza çıkıyor Kurtuluş. Bu çok kısa rolü sayesinde, şimdi Equilibrium filmi oyuncu kadrosunda bir Türk'ün ismi de yer alıyor.  Equilibrium Filmine Git ► Hakan Muhafız dizisinde, bir kötü ne kadar "iyi" oynanabilirse, o kadar iyi oynadı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/76/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Netflix'in ilk Türk orijinal yapımı olan Hakan Muhafız dizisinde zaten parlamak için an kollayan yıldızı parlamış ve kötü adamı müthiş bir şekilde oynaması, yer yer dizinin bile önüne geçmişti.  Dün, yani 1 Mayıs 2020'de yayınlanan Netflix imzalı Into the Night dizisinde de tekrar dikkatleri çekmeyi başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/24/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Gerçekten bazı bariz hatalara rağmen çok sürükleyici bulduğum bu diziyi neredeyse bir oturuşta bitirdim diyebilirim. Oyuncu kadrosundaki en başarılı oyuncu, şüphesiz Mehmet Kurtuluş'tu diyebilirim. Ayaz ismindeki bir Türk'ü oynayan Kurtuluş, rolünün gerçekten hakkını vermiş diyebilirim. Eğer henüz izlemediyseniz ve yolunuz bir şekilde bu içeriğe düştüyse, o Netflix dizisine de bir bakın derim.  Peki artık Mehmet Kurtuluş'u az çok tanıdığımıza göre şu ana kadar yer aldığı filmler ve dizilerden bazılarını size şöyle bir göstermek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/77/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Kendisini "Muhteşem Yüzyıl: Kösem" dizisinde "Derviş Mustafa" olarak izledik. 8 Saniye filminde ise "Sami" ile ortaya çıktı. Fatih Akın imzalı "Duvara Karşı" filminde ise İstanbul'daki Barmen olarak karşımıza çıkmıştı. Hakan Muhafız dizisinde "Mazhar", Into the Night dizisinde ise "Ayaz" karakteri ile izledik onu. Ünlü oyuncu Samuel l. Jackson ile birlikte "Big Game" filminde bile yer almayı başardı ve dahası... - - - -  NOT: Bence Mehmet Kurtuluş, Türk kökenli olup da dünyaca ünlü yapımlarda yer alma potansiyeli olan en büyük oyunculardan biri. Şu ana kadar yer aldığı yapımlar ortalama bir Türk oyuncunun çok üzerinde. Önümüzdeki yıllarda, birçok dünyaca ünlü yapımda yer alacağını da düşünüyor ve bunun müjdesini şimdiden sizlere vermek istiyorum. Bir gün Oscar'a gideceğini söylesem de abartmış olmam. Bunları da buraya tarihe bir not düşmek için bırakıyorum.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
29b
0
6 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.