Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

25 Ekim 2019
9.6b
0 Yorum
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim.

5 binden fazla film arasından seçildi!

Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü. 

Hollywood'a davet edildi!

Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı. 

"Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."

Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü. 

Ve ödülü kargoyla geldi...

Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..."

Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız. 

Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;

Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor. 

Kar Zamanı filminin fragmanı;

 

♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz!

Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Modunu Seç! ►

Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!

listesine yorum yap!
Henüz kimse yorum yapmadı...
SEN İLK OLABİLİRSİN!
kar zamanı filmi konusukar zamanı izlekar zamanı fragmanıcevahir çokbilir kimdircevahir çokbilir kar zamanıyönetmen cevahir çokbiliryerli kısa filmödüllü yerli kısa fil
EN AKTİF ÜYELER
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
Bugün size nefis bir keşif ile geldim. Dünyada şu ana kadar çekilmiş olan en kaliteli fotoğrafı size gösterme niyetindeyim.  Şimdi, fotoğrafımız şu;  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/87/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu fotoğrafın olayı? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/31/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Bu fotoğraf, 6 kişilik bir fotoğrafçı ekibi tarafından çekiliyor. Bu çılgın fotoğrafçılar, dünyanın en kaliteli fotoğrafını ortaya çıkarmak için Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'i, -30 derecede saatler süren çalışma sonucunda fotoğraflıyorlar. Peki kalitesini nasıl anlarız? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/41/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM]  İşte işin en zevkli yanı da bu. Fotoğrafçılarımız birçok ünlü fotoğraf makinesi sponsorluğunda bu fotoğrafı bir siteye yüklemişler ve adına da "In2White" demişler. Hadi hemen şimdi bilgisayar ya da telefonunuzdan o siteye gidin ve şaşırın: Siteye ışınlanmak için tıklayın! Bu arada, fotoğraf 46 Terabyte olduğu için bilgisayar ya da telefonunuz biraz donabilir baştan uyarayım. Bir de dipnot: Dağın yamaçlarına ve zirvelerine bol bol zoom yapın. Kayak yapan insanların yüzlerine kadar yakınlaşıp, zirvedeki kulübelerin içine bile girebiliyorsunuz!  Videosunu da şuradan izleyip şaşırabilirsiniz; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=JzYihV-_wTk[/VIDEO] Hadi kaçtım, yeni keşiflerde görüşürüz! 
17b
0
8 yıl
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Yazarıyla Beraber Birçok Kişiyi İntihara Sürüklediği İçin 70 Yıl Önce BBC Tarafından Yasaklanan Şarkı: Gloomy Sunday
Bugün size, keşfettiğim andan itibaren çok etkilendiğim ilginç bir olayı getirdim. Konumuz bir "şarkı"... Fakat bu şarkı bildiğiniz tüm şarkılardan farklı. Çünkü bu şarkının katil olduğuna inanılıyor!  Şarkı yazılıyor ve olaylar başlıyor...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/81/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpeg[/RESIM] Her şey Macar asıllı besteci ve söz yazarı Rezso Seress ismindeki bir adamın bir Pazar günü bir şarkı yazmasıyla başlıyor. Yazdığı bu şarkıya "Szomoru Vasamap" yani "Kasvetli Pazar" adını veriyor.  Şarkı ilk kurbanını alıyor!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/42/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM]Şarkıyı ilk dinleyen Seress'in sevdiği kadın oluyor. Kadın, şarkıyı dinledikten sonra bir şişe zehir içerek intihar ediyor. Geriye ise sadece 2 kelimenin yazılı olduğu bir kağıt parçasını bırakıyor; "Gloomy Sunday"... İkinci intihar geliyor!  Budapeşte polisi, Joseph Keller ismindeki bir ayakkabı boyacısının sokak ortasında kafasına ateş ederek intihar etmesi ihbarı ile olay yerine gidiyor ve yerde kağıda yazılmış 2 kelimeyi buluyor; "Gloomy Sunday"... İntiharlar gelmeye devam ediyor!  Şarkı Avrupa'da da yayılınca gençler tarafından hikayesi kulaktan kulağa yayılmaya başlıyor. Bir dans kulübünden çıkan genç bir kadın, bir silah ile kendini öldürerek geride şarkının adının yazılı olduğu bir not bırakıyor. Bu olayların üzerine Budapeşte emniyeti şarkının çalınması yasaklıyor!  Şarkı dünyaya yayılıyor!  Berlin'de bir esnaf, dükkanının içinde kendini asıyor ve geride şarkının adını bırakıyor. New York'taki bir yazar, evinin içinde tüpü açarak kendini gaz ile zehirliyor ve ölmek üzereyken kağıda "Gloomy Sunday" yazdığı anlaşılıyor. 17 yaşındaki bir kız odasında intihar ediyor ve not defterinde "Macar İntihar Şarkısı" yazılı olduğu bir sayfa bulunuyor.  Roma'daki bir köprü üzerinde bu şarkıyı söyleyen bir dilenciyi fark eden bir genç, tüm parasını dilenciye verip kendini birden sulara bırakıyor ve ölüyor! BBC, şarkının dinlenilmesinin yasak olduğunu ilan ediyor!   [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/40/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Ölümlerden sonra BBC, tüm İngiltere'de şarkıyı yasaklıyor!  Yazarın ölümü...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/13/60/yazariyla-beraber-bircok-kisiyi-intihara-surukledigi-icin-70-yil-once-bbc-tarafindan-yasaklanan-sarki-gloomy-sunday-780x439.jpg[/RESIM] Seress, düştüğü Nazi kampından kurtuluyor bunun üzerine psikolojisi bozulunca bir çatıdan atlıyor fakat ölmüyor. Sonra da kaldırıldığı hastanede, 1968 yılında kendini boğarak ölüyor. Öldüğü gün ise "Pazar" olarak kayıtlara geçiyor. Şarkının sözlerinde ise "Pazar günü yapılacak olan cenazeme gel..." şeklinde bulunan bir kısım herkesi ürpertiyor. İşte o şarkı!  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=9dZj7YW5oFQ[/VIDEO]
16b
1
8 yıl
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Foundation: Bilim Kurgu Dizisi Nasıl mı Olur? İşte Böyle Olur!
Bu yıllarda şöyle ağzına kadar bilim kurgu yüklü olan bir dizi veya film izlemek gerçekten çok zor. Bazen sanki "tüm iyi bilim kurgular geçtiğimiz yıllar içinde yapıldı ve artık aynı kıvamda, iyi bir bilim kurgu izleyemeyeceğiz" düşüncesine kapılıyorum. Yani kapılıyordum... Ta ki Foundation dizisi karşıma çıkana kadar... 2021'de yani günümüzden sadece 2 yıl önce yayınlanmaya başlayan bu diziyi nasıl 2 yıl boyunca gözden kaçırmışım, izlemeye başladığım her bölümde bu soruyu kendime sorup duruyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri ►  Ben de bugün size, Foundation dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi vermek ve en önemlisi de "Bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir?" sorularına elimden geldiğince cevap vermek istedim. Diziyi izlemeyenler beni takip etsin, çünkü hem kısa, hem de izlemeye başlamadan önce ağzınızı sulandıracak birkaç güzel detay vereceğim... Hadi! Öncelikle; Nedir bu Foundation dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/31/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation yani "Vakıf" ismindeki bu dizi; Toplam nüfusu 8 trilyon kişi olan ve sınırları yüzlerce gezegeni bile aşan dev bir imparatorluğun hüküm sürdüğü bir çağda yaşananları konu alıyor. Her şey yolunda giderken ortaya çıkan usta bir matematikçi "Tüm hesaplamaları yaptım, ihtimalleri, olasılıkları hesapladım, bizi karanlık günler bekliyor, bunu atlatmamızın yolu bir 'Vakıf' kurup bu konu üzerine gelişmek içi çabalamaktır" diyor ve işte dizimiz de böylece başlıyor. Dizi, Isaac Asimov'un Vakıf isimli bilim kurgu serisinden uyarlanma..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/40/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Foundation dizisi, Isaac Asimov'un aynı adlı bilim kurgu serisinden uyarlanan bir yapım. İzlediğinizde göreceğiniz dev uzay araçları, inanılmaz kostümler, her biri de farklı bir atmosfer sunan onlarca irili ufaklı gezegen ve dahası... İşte yaratılan tüm bu evren, Asimov'un kitaplarına dayandığı için dizinin de temeli çok sağlam. Bu yüzden de izleyicisine nefis ve TAŞ gibi bir bilim kurgu sunuyor. Uzay araçları, gezegenler ve dahası...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/10/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizinin her bölümde de, yaratılan evreni görüp şaşırmaktan kendimi alamadım. Nasıl ki Game of Thrones izlerken kendimizi bir anlığına ejderhaların kol gezdiği, okla, kılıçla savaşların yapılıp, çerez gibi insanların öldüğü bir dünyaya ışınlanıyorsak, Foundation dizisi ile de birlikte kendinizi gezegenler arasında yolculuk yaparken veya tamamıyla 'tuz' olan bir gezegende sürgün edilmiş bir şekilde güneşin altında çalışırken bulabilirsiniz. Dizi, birçok farklı ortamı çok başarılı bir şekilde gösteriyor ve bence bu çok keyifli. Başrol hipnotize edici![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/83/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrollerini Yüzüklerin Efendisi'nden de tanıdığımız, aşırı havalı Elf Kral yani "Thranduil" karakterini oynayan Lee Pace ve Chernobyl ile The Terror gibi dizilerden tanıyıp bildiğimiz Jared Harris paylaşıyor. Harris'in iyi oyuncu olduğunu zaten biliyordum fakat Lee Pace'in bu dizideki İmparator karakterine hayat verme tarzı tam anlamıyla aklımı aldı. Adam öyle bir konuşuyor, cümleleri öyle tane tane kuruyor ki izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Adam öyle sakin bir şekilde emir veriyor ki, ekran başında biz heycanlanıyoruz. Kesinlikle başka bir boyut. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/330/5/foundation-bilim-kurgu-dizisi-nasil-mi-olur-iste-boyle-olur-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Ben Foundation'ı çok sevdim. Hatta hemen bitmesin diye bölümleri günlere bölerek izledim bile diyebilirim. Fakat eksi yönleri de yok mu? elbet var. Dizinin akışı biraz karışık. Yani bazen 'bir şeyleri kaçırdım' hissine kapılabiliyorsunuz fakat sonra her şey yoluna giriyor... Bunun haricinde dizi tamamıyla TAŞ gibi bir bilim kurgu. Eğer benim gibi kendinizi böyle büyüleyici ve devasa bir evrene girmeye hazır hissediyorsanız hemen bu diziyi izlemeye başlayın derim.  - - - - - -  • Foundation dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Apple TV+ yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • Foundation dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? 2023 itibariyle dizinin 2 sezonu yayınlandı. Sezonların her biri de 10 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biriyse ortalama 50 dakikalık bir şaheser... Şaheser diyorum çünkü her bir bölüm adeta bir film gibi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
22b
2
3 yıl
Gerçek Kişi ve Olayları Konu Alan Taş Gibi 9 İyi Film Önerisi
Gerçek Kişi ve Olayları Konu Alan Taş Gibi 9 İyi Film Önerisi
Dünya üzerinde pek çok etkileyici olay yaşanıyor. Geçmişte yaşandı, gelecekte de yaşanacak ve şu an da bir yerlerde yaşanıyor olabilir. Fakat maalesef bu inanılması güç olaylar çoğunlukla daha fazla kişiye aktarılamıyor. İşte tam da burada devreye sinema giriyor ve yaşanan bu müthiş olaylar etkileyici bir film olarak karşımıza çıkıyor.  İşte bugün ben de burada daha önce sizlere film tavsiyesi olarak sunduğum o gerçek hayata dayanan filmleri derleyip, toplayıp, listelemek istedim.  Birazdan göreceğiniz iyi film önerilerinin her biri de farklı zamanlarda üzerinde bulunduğumuz bu dünyada yaşanmış.  Hadi gelin şimdi gerçek kişilere ve olaylara dayanan o etkileyici film önerilerine birlikte bakalım! Dünyanın Sonu Konulu Kıyamet Filmleri İçin Tıkla ► 1. Listemizdeki gerçek hayata dayanan ilk film önerimiz "Bomb City" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/98/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]► "Kaan nedir bu, nasıl bir şeydir?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayarak film hakkında yazdığım 3-5 cümlelik tavsiye metnine ışınlanabilirler.  Filme Git ► 2. Sıradaki film önerisi ise "Catch me if You Can" yani "Sıkıysa Yakala" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/3/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 3. Bir diğer gerçek kişi ve olayları işleyen film tavsiyesi ise "The Motorcycle Diaries" yani "Motorsiklet Günlükleri"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/90/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 4. Listemizin ortalarına geldiğimizde ise bizi "Captain Phillips" karşılıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/71/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 5. Yaşanmış filmler listemizin bir diğer sırasındaki film önerisi ise "127 Saat" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/40/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 6. Bir diğer film tavsiyesi ise "12 Years a Slave" yani "12 Yıllık Esaret"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/73/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 7. Listemizin sonuna doğru yaklaşırken bir diğer film önerisi ise "Hidden Figures" yani "Gizli Sayılar" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/41/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 8. Sondan bir önceki filmimiz ise "Adrift" yani "Sürükleniş" oluyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/1/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► 9. Ve gerçek olaylara dayanan filmler listemizdeki son tavsiye ise "Intouchables" yani "Can Dostum"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/40/4/gercek-kisi-ve-olaylari-konu-alan-tas-gibi-7-iyi-film-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] Filme Git ► ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da aşağıdaki butona tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilirsin! :) Modunu Seç! ►
35b
0
8 yıl
100.000 Abone İçin Teşekkür!
100.000 Abone İçin Teşekkür!
Selam... Burada ilk kez böyle bir içerik kaleme alıyorum, çünkü haberler güzel. YouTube kanalımız 100.000 kişilik koca bir aile oldu! Ben de bu güzel gelişme için buraya, yıllar önce kurduğum bu platforma da bir anı bırakayım, bir köşede öylece yıllarca göz atılacak bir içerik kaleme alayım istedim ve hoop buradayız! Sizle hem kaanintavsiyesi.com hem de YouTube kanalımızın yolculuğundan biraz bahsetmek istiyorum...  Tüm bu süreci video olarak izlemek isterseniz hemen şu videoya göz atabilirsiniz... "Yok ben okuyayım" diyenler benimle aşağıya devam etsin :)[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=aeTdV48Ob64[/VIDEO] 2011-2012 yıllarında yaşadığım bir ameliyat sonrası kendimi birden, 2 aylığına 4 duvar arasında buldum. Bu süreçte farkına vardığım bir durum, yıllar boyunca aklımdan hiç çıkmadı. Cezaevlerindeki mahkumların çok kitap okumalarının asıl nedeni, kendilerini 4 duvar arasından çıkarabilecek tek şeyin 'hayal kurmak' olduğunu fark etmeleriymiş aslında... Kitaplar da bu dünyanın kapısını aralayan mucizevi şeyler. Bu yüzden her hapishanede kitap okuma oranı gerçekten çok yüksek, hem de tüm dünyada... İşte böyle bir anda ben de bunu 'sinema' ile yapmak ve dış dünyaya hayal kurarak ulaşmak, özgür olmak istedim. İşte bu 'sinema' macerası da böyle başladı. Üniversite yıllarımda kurduğum bu platformu, YouTube kanalı takip etti ve bugün buradayız. YouTube kanalımızda 100 bin kişilik dev bir aile olmayı başardık. Bu yolculukta bir şekilde benimle olanlara, videoları beğenip, arkadaşlarıyla paylaşıp, değerli yorumlarını bırakanlara çok teşekkürler ediyorum. 1 Milyon'da görüşmek üzere!
7.7b
0
2 yıl
Başrolde Bir Türk! Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: "Into the Night"
Başrolde Bir Türk! Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: "Into the Night"
Biliyorsunuz size burada film tavsiyelerinin yanında çok sık olmasa da dizi önerileri de vermeye çalışıyorum. Hatta yakın bir zamanda sizlere tavsiye ettiğim şu Netflix dizisine günler içinde binlerce kişi göz attı. Sadece birkaç gün önce Netflix imzalı bir dizi hakkında sizler için hazırladığım şu içerik ise Google trendlere girmeyi başardı. Bugün ise sizlere, yeni bir Netflix dizisi tavsiye etmeye geldim; Into the Night... Kıyıda Köşede Kalmış İyi Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe yolunuz "into the night izle" gibi aramalar sonucu düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki diziyi sadece Netflix'te izleyebilirsiniz. Fakat "into the night konusu ne?" veya "into the night yorum" gibi aramalar sonucu buradaysanız, size çok iyi haberlerim var çünkü birazdan sizlere Into the Night nasıl bir dizi? Neden izlenir? Oyuncu kadrosu nasıl? gibi soruların cevaplarını vermeye çalışacağım. Hem de çok kısa ve net bir şekilde... Hadi!  Öncelikle nedir bu Netflix'in yeni gözdesi Into the Night dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/187/9/basrolde-bir-turk-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-into-the-night-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, bir bilim kurgu temeline dayanıyor. Bir yolcu uçağını kaçıran bir Nato askeri, uçaktakilere "Güneş bizi öldürecek, sürekli olarak Batı'ya gitmeli ve karanlıkta kalmalıyız!" diyor. İşte o saatten sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Ne dünyada, ne de o uçakta... İşte dizi, bu çılgın konuyu işliyor. Bir uçak, içinde bir grup insan ve sürekli olarak karanlığa doğru gidilen bir rota...  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/187/6/basrolde-bir-turk-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-into-the-night-780x439.jpeg[/RESIM]Öncelikle dürüst olmak gerekirse, dizideki oyunculuk ve diğer birkaç detay çok can alıcı değil. Yani ortalamanın belki bir tık üzerindeler fakat dizinin öyle bir büyüsü var ki, insanı peşinden sürüklemeyi kesinlikle başarıyor. Merak ettiriyor, "şimdi ne olacak?" dedirtiyor, hatta "Daha ne olabilir ki?" diye bile sorgulatıyor ve tüm bu soruların cevabını da başarılı bir şekilde vermeyi başarıyor. Yani işin özü; Sürükleyici bir dizi izleyeceksiniz. Şu karantina günlerinde böylesine bir çırpıda bitirilecek, sürükleyici yapımlar gerçekten hayat kurtarıyor. İşte tam da bu yüzden bu dizi izlenir.  Asın bayrakları! Başrolde bir Türk var; Mehmet Kurtuluş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/187/53/basrolde-bir-turk-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-into-the-night-780x439.png[/RESIM]Netflix'in orijinal dizisi Hakan Muhafız'ın ilk sezonunu hepimiz büyük bir merak içinde izlemiştik. Her ne kadar 2. sezonu ilgi çekmese de, dizide zaten parlak olan yıldızı daha da parlayan bir oyuncu vardı; "Mehmet Kurtuluş"... Dizideki kötü adamı o kadar iyi oynamıştı ki, bu başarı Hakan Muhafız dizisinin de yer yer önüne geçmişti. Benim de çok ama çok başarılı bulduğum bu oyuncu, Into the Night dizisinde de bir Türk'ü oynuyor. Uçakta farklı milletlerden insanlar var ve içlerindeki "Ayaz" ismindeki Türk, gerçekten bir Türk tarafından, Mehmet Kurtuluş tarafından hayata geçirilmiş. Yolu açık olsun!  Mehmet Kurtuluş'u Tanımak İçin Tıkla! ► Bence şu karantina günlerinde, 6 bölümlük bu diziye bir şans verin derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/187/46/basrolde-bir-turk-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-into-the-night-780x439.png[/RESIM]Dizilerin en büyük sorunu, bir sonraki bölümü merak ettirememeleri. Fakat bu dizi, Mehmet Kurtuluş dışında çok da iyi olmayan oyuncu kadrosuna rağmen bunu başarıyor. Merak ettiriyor, bir sonraki bölümü de izlemenizi sağlıyor. Bence sadece bu yönü için bile kesinlikle başlamaya, izlemeye değer.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
1
6 yıl
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Hakan Muhafız, Atiye derken Netflix Türkiye birden fantastik ve gizemden çıkıp "Şöyle daha normal, içinde genç olan, efektsiz, normal bir şeyler yapmasak mı?" diye düşünmüş ve aylar önce "Aşk 101" dizisinin geleceğini haber vermişti. Love 101, yani bizdeki adıyla "Aşk 101" dizisinin ilk sezonu 2 gün önce yayınlandı. Ben de hemen izleyip kolları sıvadım ve size bu Netflix'in yeni gençlik dizisi Aşk 101 nasıl? konusu ne? neden izlenir? gibi soruların yanıtlarını vermek istedim. Aşk 101 Oyuncuları Hakkında Bilgi İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Aşk 101 izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki yanlış yerdesiniz. Fakat "Aşk 101 konusu ne?", "Aşk 101 dizisi yorumları neler?" gibi aramalar sonucu buradaysanız şanslısınız çünkü hemen aşağıda bu sorularınıza yanıt bulabileceksiniz. Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi Aşk 101'e şöyle bir yakından bakalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı Aşk 101 dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/87/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]1998 yılında İstanbul'da bir lisedeyiz. Her biri farklı farklı asi, aykırı ve kural tanımaz gençlerimiz var. Biri öğrencilere bahis oynatırken diğeri haksızlığa gelemeyince kaba kuvvete başvuruyor. Bir diğeri güzelliğini kullanarak erkek öğrencilerden faydalanmaya çalışırken bir diğeri yaşadığı olaylar nedeniyle kendini alkole vurmuş... İşte bu grubu, disipline gitme telaşı bir araya getiriyor. Onlar da kendilerini seven tek öğretmenleri okuldan gitmesin diye bir aşk macerasına girişiyorlar ve öğretmenleri için uğraşırken aslında kendi hayatlarını da değiştirdiklerini fark ediyorlar. İşte dizimiz, bu bir grup gencin yaşadıklarına odaklanıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/53/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizilerinde pek başarılı değiliz bu bir gerçek. Geriye dönüp iyi gençlik dizilerimiz nelerdi diye baktığımda aklıma sadece "Not Defteri" ve "Kavak Yelleri" geliyor. Tabi bu yapımlar birbiri ile kıyaslanamaz fakat bence "Aşk 101" de yıllar sonra keyifle anılabilecek bir gençlik dizisi olarak zihinlerimizde yer alacak. Çünkü dizideki oyuncuların her biri ile bağlantı kurabiliyorsunuz. Kötü bir karakteri de anlayabiliyorsunuz, soğuk, içe kapanık bir karakterin yerine de kendinizi koyabiliyorsunuz. Dizi ve filmlerin iyi ya da kötü yapan en büyük şey, izleyicinin kendisini başrollerin yerine koyabilmesi veya koyamamasıdır. İşte bence bu dizi, bunu başarıyor.  Kadro çok başarılı, her oyuncuya ısınabiliyorsunuz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/80/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gıcık bir kız, kaba kuvveti seven fakat özünde iyi çocuk, ailevi sorunları olan bir delikanlı, ticareti, parayı seven bunu iyi bir şekilde kullanan bir diğer genç ve tüm bu grubun dengesini değiştiren zeki, çalışkan, naif ve başarılı kız. Diziyi izlerken ana karakterlerin hepsine de kolayca ısınabiliyorsunuz. Bu yüzden oyuncu kadrosu da gerçekten başarılı diyebilirim. Hatta tüm bu oyuncuların, bu diziden sonra Instagram takipçilerinin hıza artacağı da gözle görünür bir gerçek.  Gençlik ama her şey toz pembe olduğu bir gençlik değil, hayatın hüzünlü yanını da izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/34/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizisi deyince hemen komedi kategorisinde fakat komik olmayan, derdin tasanın olmadığı toz bembe bir dünyada yaşayan gençleri konu alan diziler akla gelir istemsiz, fakat bu dizi bunu çözmüş. Dizi, karakterlerin dram yüklü taraflarına fazlasıyla değiniyor. Aslında uzaktan bakıldığında dizi "eğlenceli" değil, dostluğun ve arkadaşlığın anlatıldığı hüzünlü bir dizi. Bence tam da bu yüzden, bu dizi bir kefeye konacaksa kesinlikle hüzünlü bir kategoride yer almalı derim. Müzikler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/65/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Dizinin tam yerinde ve zamanında giren nefis müzikleri var. Birçok nefis şarkı kullanılmış dizide ve her biri de nokta atışı diyebilirim. Karakterlerimiz sokakta yürürken arkadan usul usul gelen 90'lı yılların nostaljik şarkıları da gayet güzel düşünülmüş detaylardan birkaçı. İşin müzik tarafında kim varsa kutluyorum.  Ortalama 40 dakikalık 8 bölüm de su gibi akıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/86/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Artık hepimizin fark ettiği bir şey var ki; dizi bölümleri giderek kısaldı ve gelecekte de giderek daha da kısalacağı aşikar. Artık 2 saatlik filmlerin bile "uzun" olarak nitelendirildiği bir dönemdeyiz ve 1 buçuk saat boyunca bir dizi bölümü izlemek hepimizi mutlu etmiyor. İşte Aşk 101, ortalama 40 dakikalık bölümleri ile bu ihtiyaca da cevap veriyor.  NOT: Netflix'ten bir "Game of Thrones" beklentisi olanlar var biliyorum fakat maalesef bu beklentinizi çok ama çok aşağıya çekmeniz gerek. Ve bence bu dizi, ortalamanın üzerinde bir yapım. Aslında daha kötü bir şeyler izlerim diye umuyordum fakat dizi beni şaşırtmayı başardı. Şöyle 90'lı yılların Türkiye'sinde, bir lise günlüğü izlemek isterseniz bu diziye bir şans verin derim.  ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/80/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
16b
2
6 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.