2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

05 Şubat 2022
15b
2 Yorum
2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

Netflix imzalı yeni belgesel-film The Tinder Swindler, yani bizdeki adıyla "Tinder Avcısı", 3 gün önce yani Şubat'ın ilk günlerinde Netflix'te yayınlandı. Günlerdir de Netflix'te bu filmi izlemeyi düşünen pek çok kişi Google'a girip "tinder avcısı konusu ne?", "tinder avcısı yorumları nasıl?" ve "tinder avcısı filmi gerçek mi?" gibi aramalar ile film hakkında bilgi almak istiyor.

Filme Göz At ► 

Ben de filmi bir çırpıda izleyip geldim ve bugün sizlere 2022 yapımı Netflix imzalı bu son günlerin en çok konuşulan Tinder Avcısı filmi hakkında bazı bilgiler vermek istedim. Size önce tinder avcısı filmi konusundan sonra da film hakkındaki yorumumdan bahsetmek istiyorum. E hadi!

Öncelikle size Tinder Avcısı konusundan bahsedeyim...

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
2 saatlik bu belgesel film, bir eşleşme uygulaması olan Tinder üzerinden Simon Leviev isminde yakışıklı, genç ve ultra zengin bir adamla eşleşen farklı ülkelerdeki birçok kadını konu alıyor. Lüks arabalar, özel jetler ve ünlü oteller derken, kadınlar kendilerini beyaz atlı zengin bir prens ile yan yana özel jette bulunca haliyle fazlasıyla etkileniyorlar. Fakat bu 'rüya' gibi hayat, bir süre sonra tam tersine dönmeye başlıyor ve 2022 yapımı bu Netflix belgesel-film de bu konuyu bize etraflıca ve çarpıcı bir şekilde aktarıyor.

Bu film, son günlerde izlediğim en çarpıcı şeydi...

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Netflix, artık yıllarca akılda kalıcı TAŞ gibi senaryoları olan yapımlar yerine bu tür güncel, hareketli ve interaktif yapımlara parayı basıyor. Yine Netflix imzalı "Don't F**k With Cats", "The Great Hack" ve "My Octopus Teacher" ismindeki belgesel filmler de beni gerçekten yakalamayı başarmıştı. Tinder Avcısı da onların arasına girmeyi başardı. Hem gerçek bir şeyler izliyoruz, hem de 'vay be neler dönüyormuş meğer..' diye söylenip şaşırıyoruz. Olayın başrolleri konuyu anlattıkça daha fazla sürükleniyoruz ve bir bakıyoruz bir oturuşta izleyip bitirmişiz bile.. İşte bu sürükleyicilik, beni kazanmayı başardı. 

Bir gerilim filmi izliyormuş gibi gerildim!

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Filmin öyle bir sürükleyiciliği var ki, "işte şimdi bitti" dediğimiz an konu daha da büyüyor ve bizi şaşırtarak ilerlemeye devam ediyor. İzlediğim şeyin bir belgesel olduğunu bildiğim halde, tıpkı bir gerilim filmi izliyormuşcasına gerildim diyebilirim.

Özet: Eğer bu sıralar Netflix'te izleyecek yeni ve iyi bir şeyler arıyorsanız Tinder Avcısı, mutlaka göz atın dediğim şeylerden biri. Biraz şaşırmak ve dünyada neler olup bittiğini görmek için bile izlenebilir... Üstelik bir de sürükleyici bir aksiyon filmi tadında, e daha ne olsun?  

Şimdi gelelim akıllardaki ilk soruya; Tinder Avcısı gerçek mi?

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Tinder Avcısı yayınlanalı daha 3 gün olmasına rağmen pek çok kişi bu belgesel filmde izlediğimiz kişi ve olayların gerçek olmadığını, Netflix'in bunu müthiş bir balon haline getireceği ve bu sayede hem film ile ünlü olan gerçek kişilerin hem de Netflix'in çok iyi kazanacağını düşündüğünü dile getirdi. Bu düşünceye pek katılmasam da benim de aklıma takılan birkaç soruyu aşağıda yazıyorum;

● Simon Leviev, 2019'da İsrail'de 15 ay hapis cezasına çarptırılıyor fakat iyi halden 5 ay yatıp çıkıyor. Çıktıktan sonra da zengin, ultra lüks hayatına devam ediyor. Her yerde ifşa olmuşken, görülmemek için sakal bırakırken bu adam nasıl oluyor da birden zengin hayatına devam edebiliyor?

● Simon, bir Elmas şirketinin CEO'su olmadığına göre, kadınlardan birini bir çırpıda bu şirkette çalışan olarak gösterip ona nasıl kart çıkarabiliyor?

● Bir kadından aldığı 50 Bin $'ı diğer kadın ile harcıyorsa bu adam bunca Ferrari'yi, özel jeti nasıl karşılıyor? Tamam saatler sahte fakat araçlar? Başkasından 50-100 Bin $ alarak bu değirmen döner mi?

Bu arada Simon'ın cezasının bu kadar az olmasının nedeni, yaptığının tam olarak dolandırıcılık sayılmaması. Yani kanun önünde hepsinden 'borç' almış gibi görünüyor. Karşıdakilerin sevgisini kazanıyor ve onlardan para istiyor. Bu dolandırıcılığa pek girmiyor ve bu yüzden birkaç ayda çıkıyor. Aslında 15 ay ceza yemesinin nedeni, kadınlara telefonda savurduğu 'Bedelini ödeyeceksin!' tehditleri.

- - - - -

• Tinder Avcısı Netflix'te var mı? Evet, 2022 yapımı bu belgesel-film Netflix'te izlenebilir.

• Tinder Avcısı gerçek mi? Belgesel film, tamamen gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor ve tüm süreci gerçek kişilerden dinliyoruz. 

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

Modunu Seç ►

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

listesine yorum yap!
Ayşegül A.
Ayşegül A.
16 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Çok eğlendim ne yalan söyleyeyim. Saf duygulardan ziyade para avcısı kadınlara hiç üzülmüyorum. İzlemeyen pişman olur :)))
Enes E.
Enes E.
06 Şubat 2022
Para avcısı kadınları trolleyen adam demek 10 üzerinden 10 olur. Aslında herkes dolandırmak isterken dolandırılıyor.
tinder avcısı konusutinder avcısı film konusutinder avcısı gerçek mitinder avcısı yorumthe tinder swindler konusuthe tinder swindler yorum2022 film önerileri
EN AKTİF ÜYELER
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
18b
0
7 yıl
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Değeri Bilinmeyen 5 İYİ FİLM!
Reklamı yapılan, elden ele, kulaktan kulağa ulaştırılan, sağda solda defalarca önerilen pek çok iyi film olsa da tanıtımı yapılamayan, yeterince adını duyuramayan ve bu yüzden kenarda köşede kalan pek çok iyi film de bi yerlerde keşfedilmeyi bekliyor... işte ben de bu yüzden bugün size beğendiğim fakat hala değeri bilinmeyen filmlerden bazılarını size tavsiye etmek istedim. Listemde 40 kadar film var, eğer olur da "kaan, bu listenin 2.'si de gelsin" derseniz yorum bırakarak bana bunu belli edebilirsiniz. Hadi gelin şimdi listemdeki değeri bilinmeyen iyi filmler hangileri? Gözden kaçan o iyi film önerileri neler? Birlikte bakalım! ● Bu içeriği daha UZUN olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Zt9zag8MvKI[/VIDEO] 1. Storm Boy, yani bizdeki adıyla Fırtına Çocuğu ile başlıyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/78/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]2019'da çıkan bu film, ilginç şekilde beklediğim kadar ilgi görmedi fakat bence şahane bi film bu... Başrolünde hayvanların olduğu filmler bana özellikle hafta sonları şahane zamanlar yaşatıyor. Bu yüzden bu film de bence hem hikayesi, hem de çok naif ve duygulu sahneleriyle bu listeye girmeyi başardı. Oyunculuklar, görsel efekt kullanmadan gerçek pelikanlar ile yapılan çekimler, hepsi şahane.. yer yer keyifli, yer yer de hüzünlü ve sıcacık bi hikaye sizi bekliyor. Filme Git ►  2. The Art of Racing in the Rain[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/96/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bizdeki adı "Yağmurda Yarış Sanatı" olan bu filmiyse fırsat buldukça sürekli tavsiye etmeye çalışıyorum, biliyosunuz… fakat ne yazık ki bu nefis filmin hala hak ettiği kadar övülmediğini görünce de üzülüyorum haliyle... filmimiz, bi köpeğin yavru evresinden yaşlanana kadar insanlarla yaşadıklarını bize gösteriyor. Fakat tüm olan biteni köpeğimizin gözünden görüyor ve izliyoruz. Bence çok da özel bi film bu... bi köpeğin iç sesini, yıllar içinde yaşadıklarını öyle güzel bir kurguyla bize aktarıyor ki, film sonunda köpekler neler düşünür? ne kadar iyi bi dostturlar? tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabını bize nefis bi şekilde veriyor. Mutlaka ama mutlaka izleyin, eğer izlediyseniz de yorumlarda el atın izlemeyenlere izletelim artık şu nefis yapımı :) Filme Git ►  3.Adrift...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/2/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise gerçek bi hikayeden uyarlanan gerçek bi yapım.. Filmimiz, tanışıp aşık olduktan sonra hayatlarının en büyük macerasına çıkmak için tekne ile okyanusa açılan çiftimizin yaşadıklarını konu alıyor. Birden büyük bi kasırganın içine düşen bu 2 aşıktan biri ağır yaralanıyor ve film de tam olarak oradan sonra başlıyor... Yıllardır benimle olanlar bilir; Ben bu tür gerçek, yaşanmış hikayeleri konu alan filmlere tam anlamıyla bayılıyorum. Belki biraz da ondan olacak bu film beni fazlasıyla tatmin etti. İzlerken kendime sürekli "Ben olsam ne yapardım?" diye soruyorum ve kendimi orada hayal ediyorum.  Filme Git ►  4. Mother![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/21/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve işte o film... Mother! Hikayesi acayip, oyuncu kadrosu ortalamanın üzerinde, alt metnindeki göndermelerse burdan köye yol olur... fakat neden çoğu kişi bu filme burun kıvırıyor? Neden hala hak ettiği yerde değil? İşte bunu yorumlarda sizlerle konuşalım istiyorum...  Öncelikle bu filmi izleyenlerin çoğu "Hiçbir şey anlamadım" diyerek filmi yarıda bırakıyor. Size tavsiyem bu hataya asla düşmeyin; Tamam film garip ilerliyor, anlamsız şeyler oluyor ve sürekli "Neden?" diye soruyorsunuz fakat bitirdikten sonra filmde anlatılmak isteneni anladığınızda "Vay!" deyip tüm taşlar yerli yerine oturuyor ve damağınızda nefis de bi tat kalıyor... Bu filmi izledikten sonra kafanızda oluşacak soru işaretlerini, hazırladığım şu inceleme içeriğine göz atarak giderebilirsiniz.  Filme Git ►  5. Ve Age of Adaline...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/356/87/degeri-bilinmeyen-5-iyi-film-780x439.png[/RESIM]Ve bu filmse, birkaç sahnesi sosyal medyada yıllardır dönüp durmasına rağmen bence hala hak ettiği popülerliği yakalamış değil... Şimdi düşünün; 29 yaşınıza geldiğinizde hücre yenilenmeniz dursa ve ne ileriye ne de geriye vücudunuzda hiçbir değişiklik olmasa? Evet evet "yaşlanmamaktan" bahsediyorum. Ne yapardınız? Ölmüyorsunuz, bir nevi ölümsüzsünüz.. Çağlar geçiyor, savaşlar yapılıyor ve bitiyor fakat siz hala varsınız, ne yapardınız? Tüm şaşırtıcı detayları ve ilginç kurgusu, bi tutam da aşkı ile şiir gibi bi film sizi bekliyor, tabi hala izlemediyseniz...  Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
0
9 ay
Into the Night Dizisi ile Tekrar Alkış Alan Gizemli Türk Oyuncu: "Mehmet Kurtuluş"
Into the Night Dizisi ile Tekrar Alkış Alan Gizemli Türk Oyuncu: "Mehmet Kurtuluş"
Bugün burada sizlere her zamanki gibi bir film ya da dizi tavsiyesi vermeyeceğim. Bugün sizlere, dün yayınlanan Netflix imzalı "Into the Night" dizisi kadrosunda gözüme çarpan Türk oyuncu Mehmet Kurtuluş'u anlatmaya geldim. Aslında daha önce de pek çok farklı yapımda dikkatimi çekmişti fakat az önce bitirdiğim dizide de oyunculuğunun kalitesini tekrar görünce kendisini pek tanımadığımı fark ettim. İşte tam da bu yüzden "Mehmet Kurtuluş kimdir?", "Mehmet Kurtuluş'un oynadığı filmler" gibi pek çok arama yaparak kendisini şöyle bir araştırdım.  Beyin Yakan Film Tavsiyeleri İçin Tıkla! ► Hadi gelin şimdi sizle bu gizemli mi gizemli, sert mi sert, başarılı mı başarılı Türk oyuncuyu, araştırıp öğrendiğim kadarıyla tanıştırayım... E hadi!  Netflix'ten Hollywood'a, her yerde karşımıza çıkan bu ürkütücü yüz "Mehmet Kurtuluş" kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/47/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncu, 27 Nisan 1972'de Uşak'ta doğmuş. Fakat ailesinin iş için Almanya'ya göçmesi nedeniyle 1 buçuk yaşında düşmüş Almanya yollarına. Lise yıllarında tiyatro ile tanışmasıyla hayatı tam anlamıyla değişmiş ve önüne farklı kapılar açılmış. 2000'li yıllarda ise yönetmen "Fatih Akın" ile tanışmasıyla kendini birden sinemanın tam da göbeğinde buluvermiş.  Yaşı 48, boyu 1,82 olan oyuncunun, 2 Mayıs 2020 tarihi itibariyle de Instagram'da 55 Bin takipçisi bulunuyor. Tam tarih veriyorum ki bu içeriği yıllar sonra bile okuduğunuzda hemen buraya tıklayarak oyuncunun Instagram hesabına göz atın ve takipçi sayısı ne alemde, değişimi görebilin. Çünkü ben bu ismi, daha çok başarılı projelerde göreceğimizi düşünüyor ve gönülden istiyorum.   Bu beni çok şaşırttı, siz de şaşırın; Kendisi, Christian Bale'in başrolünde olduğu 2002 yapımı nefis bilim kurgu filmi Equilibrium'da bile oynamış![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/65/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Mehmet Kurtuluş, kendine özgü atmosferi olan filmler arasında en sevdiklerimden biri olan ve epey önce bu platformda sizlere de tavsiye ettiğim bu nefis bilim kurgu filminin kadrosunda yer almayı bile başarmış! Her ne kadar birkaç dakikalık bir rol olsa da, filmde Christian Bale'in evinde yapılan aramayı yöneten kişi olarak karşımıza çıkıyor Kurtuluş. Bu çok kısa rolü sayesinde, şimdi Equilibrium filmi oyuncu kadrosunda bir Türk'ün ismi de yer alıyor.  Equilibrium Filmine Git ► Hakan Muhafız dizisinde, bir kötü ne kadar "iyi" oynanabilirse, o kadar iyi oynadı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/76/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Netflix'in ilk Türk orijinal yapımı olan Hakan Muhafız dizisinde zaten parlamak için an kollayan yıldızı parlamış ve kötü adamı müthiş bir şekilde oynaması, yer yer dizinin bile önüne geçmişti.  Dün, yani 1 Mayıs 2020'de yayınlanan Netflix imzalı Into the Night dizisinde de tekrar dikkatleri çekmeyi başardı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/24/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Gerçekten bazı bariz hatalara rağmen çok sürükleyici bulduğum bu diziyi neredeyse bir oturuşta bitirdim diyebilirim. Oyuncu kadrosundaki en başarılı oyuncu, şüphesiz Mehmet Kurtuluş'tu diyebilirim. Ayaz ismindeki bir Türk'ü oynayan Kurtuluş, rolünün gerçekten hakkını vermiş diyebilirim. Eğer henüz izlemediyseniz ve yolunuz bir şekilde bu içeriğe düştüyse, o Netflix dizisine de bir bakın derim.  Peki artık Mehmet Kurtuluş'u az çok tanıdığımıza göre şu ana kadar yer aldığı filmler ve dizilerden bazılarını size şöyle bir göstermek istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/188/77/into-the-night-dizisi-ile-tekrar-alkis-alan-gizemli-turk-oyuncu-mehmet-kurtulus-780x439.png[/RESIM]Kendisini "Muhteşem Yüzyıl: Kösem" dizisinde "Derviş Mustafa" olarak izledik. 8 Saniye filminde ise "Sami" ile ortaya çıktı. Fatih Akın imzalı "Duvara Karşı" filminde ise İstanbul'daki Barmen olarak karşımıza çıkmıştı. Hakan Muhafız dizisinde "Mazhar", Into the Night dizisinde ise "Ayaz" karakteri ile izledik onu. Ünlü oyuncu Samuel l. Jackson ile birlikte "Big Game" filminde bile yer almayı başardı ve dahası... - - - -  NOT: Bence Mehmet Kurtuluş, Türk kökenli olup da dünyaca ünlü yapımlarda yer alma potansiyeli olan en büyük oyunculardan biri. Şu ana kadar yer aldığı yapımlar ortalama bir Türk oyuncunun çok üzerinde. Önümüzdeki yıllarda, birçok dünyaca ünlü yapımda yer alacağını da düşünüyor ve bunun müjdesini şimdiden sizlere vermek istiyorum. Bir gün Oscar'a gideceğini söylesem de abartmış olmam. Bunları da buraya tarihe bir not düşmek için bırakıyorum.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
28b
0
5 yıl
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
"Nasıl İzlememişim?" Diyeceğiniz 8 Az Bilinen İYİ DİZİ Önerisi!
Günümüzde yeni dizi keşfetmek, iyi bir film keşfetmekten daha zor. Yabancı diziler, filmlere nazaran daha sürükleyici ve uzun soluklu olduğu için birçok kişi tam da bu yüzden her gün Google'a "Dizi önerileri" yazıp, "dizi önerisi olan var mı?" diye tweet atıyor... Üstelik aranan yapımlar öyle çok bilindik diziler de olmamalı. Dizi önerisi verdiğini iddia eden birçok web site, YouTube videosu veya kişi, ne yazık ki hala Game of Thrones ve Dark gibi çok ünlü yapımları 'tavsiye' adı altında önermekten çekinmiyor. İşte tam da bu yüzden ben de sizlere kenarda köşede kalmış, çoğunluğa göre daha az kişnin izlediği iyi yabancı dizi önerileri vermek istedim. Birazdan göreceğiniz yabancı dizilerin her birini de izleyip, beğendiğim için hepsini de gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum. Hadi gelin şimdi "Nasıl izlememişim.." diye iç geçireceğiniz o çoğunluğa göre daha az bilinen yabancı dizi önerilerine birlikte göz atalım! ● Bu içeriği video olarak YouTube kanalımızda da hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=hqsID4sxhzA[/VIDEO] 1. İlk tavsiyem The Terror oluyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/80/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]İlk sezonu 10 bölümden oluşan ve gerçek olayları konu alan bu dizi, 1840'lı yıllarda Kuzey Kutbu'na doğru yola çıkan 2 geminin hikayesini konu alıyor. Adları yıllardır esrarengiz olaylarla anılan bu 2 gemideki mürettebat, kendilerini gizemli ve kasvetli bi dünyanın tam ortasında buluyor... İşte dizi de, bu yer yer ürkütücü, yer yer de dramatik olayları bize aktarıyor... Netflix, Disney, Amazon Prime falan derken nerdeyse bu platformlar dışında dizi izlemeyi unuttuk. Belki de bu yüzden çoğu kişi bu nefis diziyi gözden kaçırıyor... İşin özü, eğer bu türü seviyor ve kendinizi kasvetli bi atmosfere girmeye hazır hissediyorsanız, bu diziyi kaçırmayın derim. Filme Git ►  2. From[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/45/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]From ismindeki bu diziyi ise elimden geldiğince her mecrada, genç yaşlı, evli bekar, erkek kadın, Barbie'yi izleyen Oppenheimar'ı izleyen diye ayırt etmeden herkese tek tek tavsiye ediyorum. Fakat hala o bilinirliğe ulaştığını düşünmüyorum ve bu da beni üzüyor... Geçtiğimiz yıl yani 2022'de yayınlanmaya başlayan bu dizi, araç kullanarak yakınlarından geçen herkesi içine çeken tuhaf bi kasabada yaşananları konu alıyor. Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi, hava kararıp da gece olunca, ürkütücü yaratıklar ortaya çıkıp zaten gizemli olan atmosferi daha da gerilimli hale getiriyor. Şimdiye kadar tavsiye ettiğim kimse olumsuz bi geri dönüşle gelmedi. "Kaan demişti.." dersiniz. Filme Git ►  3. McMafia[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/17/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse; Londra'da yatırım şirketi bulunan Rus asıllı bi İngiliz'in, mafyatik ailesine hiç benzemeden her şeyi yasalara, kurallara uygun olarak yaparken kaybettiği amcasıyla birlikte değişen hayatını konu alıyor. Ailesinden çok büyük birini kaybetmenin üzüntüsüyle kendini birden uluslararası suç dünyasının tam ortasında bulan adamımız, içine düştüğü bu dünyanın çok acımasız ve kirli olduğunu da yakından görüp arkasını kollayarak hem işlerini yürütmeye hem de bu suç dünyasına ayak uydurmaya çalışıyor... "Kaan sen şimdi suç falan dedin..." diyerek sürekli bi hareket, bol vurdu kırdı ya da aksiyon bekleyenlerin dizisi değil bu, onu da peşin peşin söyleyeyim... Kirli paranın elden ele geçtiği, herkesin birbirinin arkasından dolaplar çevirdiği, Rus mafyasının kimseye acımadığı, İsraillilerin akıllarından 'para'yı bir türlü çıkaramadığı, İngilizlerin ise kendini birden hiç ait olmadığı bi dünyada bulduğu iyi bi suç dizisi izleyeceksiniz. Filme Git ►  4. Gangs of London[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/82/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Gangs of London ismindeki bu diziyse az önce bahsettiğim diziyle benzer konuları işliyor. Londra'nın tüm yeraltı ağını elinde tutan bi ailemiz ve her şeyin başında olan güçlü bi adamımız var. Fakat bu adamımız, birden bi saldırı sonrasında hayatını kaybediyor ve işler de bi hayli karışıyor. Yani işin özeti; Bu dizide, Londra mafyasının ve Londra'daki suç çetelerinin ne denli kapsamlı çalıştığını görebilirsiniz. Hatta iş bi yerlerde Türkiye'ye bile uzanıyor... Ayrıca dizide bolca da kan ve +18 sahneler de var, baştan uyarayım. Filme Git ►  5. SİLO[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/92/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]SİLO ismindeki bu bilim kurgu gizem dizisini, geçtiğimiz günlerde tek bir içerik olarak da hazırlamış ve tavsiye etmiştim. Fakat gelen geri dönüşlerden gördüğüm kadarıyla birçok kişi bu diziden de bi haber.. Bu yüzden bu listede de yer vermek ve bi şekilde gözden kaçıranların kaçırmamasını istedim... Adından da belli olduğu gibi yer altına inşa edilen dev bi SİLO'nun içinde olan biteni izliyoruz bu dizide. Eğer kıyamet sonrası dünya temalı yapımları sevenlerdenseniz, gizem temalı işler benim gibi sizin de ilginizi fazlasıyla çekiyosa, benim biraz Snowpiercer ile biraz Platform filmi ve biraz da The 100 dizisi tadı aldığım bu diziye bi şans verin derim. Filme Git ►  6. The CRY[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/63/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Sadece 4 bölümden oluşan bu diziyse psikolojik atmosferi olan ve sakince giderken sürprizlerle izleyenini hareketlendiren ve çok da bilinmeyen iyi bi dram dizisi benim için.. Dizi, İskoçya'dan Avustralya'ya doğru uçak yolculuğu yapan bi çiftin yeni doğmuş bebeklerinin kaçırılma sürecini ve sonrasında yaşananları konu alıyor. Yaşanan olay zaten üzücüyken bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine de taşıyor ve çift birden çok zorlu bi mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı, tam olarak neler oldu? işte dizi de bize 4 bölümde bu süreci aktarıyor. BBC imzalı bu diziye bence bi şans verin derim. Filme Git ►  7. Tulsa King[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/329/74/-nasil-izlememisim-diyeceginiz-8-az-bilinen-iyi-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu diziyse usta oyuncu Sylvester Stallone başrollü bi yapım... "E kaan başrol belli, bu mu çok bilinmeyen dizi?" diyebilirsiniz fakat hemen ardından da kendinize "bu diziyi ilk kez burda mı duyuyorum?" diye sormanızı istiyorum. Muhtemelen çoğunluk duymadı, çünkü dizinin bütçesi, tanıtımdan çok başrolümüz Stallone abimize ayrıldı :) Dizimiz, yıllar önce yaşanan bi olay nedeniyle 25 yıllık hapis cezasını bitiren bi gangsterin günlük hayata dönmesini konu alıyor. Adamımız hayatının büyük bi kısmını 4 duvar arasında geçirdikten sonra günümüz dünyasına ayak uydurması biraz zor olsa da, tecrübelerinin de yardımıyla düzenini yavaş yavaş kurmaya başlıyor. Fakat geride bıraktığı çetesi ona "Artık buralar senlik değil, git yeni bi düzen kur" deyince, adamımız da küçük bi şehirde maceralara atılıyor. İşte dizimiz de, akıllı telefon bile kullanamadan sosyal medya etrafında dönen bi dünyaya düşen bu eski gangsterin yaşadıklarını işliyor... Başrolünde Stallone gibi usta bi ismin yer aldığı mafyatik ve yer yer de gülümseten bi suç dizisi bu. Dediğim gibi başrolünde başka biri olsaydı belki de burada bu diziyi size tavsiye etmiyor olurdum fakat başrolümüz Stallone olunca ve kendisi de dizideki karaktere 'cuk' diye oturunca, size de tavsiye etmek istedim. Bu türe ilgisi olanların 'Yavaş izleyeyim de bitmesin' diyeceği iyi bir dizi bu... Bir şans verin derim. Filme Git ►  8. Kurtuluş[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/302/66/kurtulus-bir-vatanin-bagimsizlik-savasini-konu-alan-6-bolumluk-etkileyici-mini-dizi-780x439.jpg[/RESIM]Ve geldik benim için bu listenin en anlamlı tavsiyesine... Bu nefis yapımı hala izlememiş olan o kadar çok kişiyle karşılaşıyorum ki, gerçekten üzülüyorum. Çünkü işlediği konunun özelliği kadar, bu dizinin, çekildiği yıllara göre müthiş de bi bütçesi, oyuncu kadrosu ve devasa sahneleri var... Sadece 6 bölümden oluşan ve Turgut Özakman imzası taşıyan bu dizide işgal edilen vatanımızı, çaresiz, yorgun Türk halkını ve sonra ses yükseltip, öne çıkan, aklını ve tecrübelerini düşman ayakları altında çırpınan ülkesi için harcayıp canını ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk gibi cesur yürekli kişileri görüyoruz.. Bakın çok NET bi şekilde söylüyorum ki; 100 yıl önce, şu an üzerinde koşup oynadığımız, özgürce gezip dolaştığımız, sevdiğimiz sevildiğimiz bu topraklar üzerinde neler yaşanmış, kimler, bizler refah içinde yaşasın diye kendini feda etmiş, işte bunları bu diziden daha çarpıcı bi şekilde aktarabilen başka bi yapım daha yok. Toplamda 100 kadar diyaloğu bulunan oyuncu ile çekilen bu dizide 1 Milyon, evet tam 1 Milyon kişi de figuran olarak oynuyor. Yani izlediğimiz ya da izleyeceğiniz tüm o savaş sahnelerinde gerçek insanları görüyoruz. Oyuncu kadrosu ise hep dev isimlerden oluşuyor. Her biri de tam anlamıyla döktürüyor... HD halini YouTube ve TRT üzerinden ücretsiz bi şekilde izleyebilirsiniz. Bu listedeki dizilerden izlemek istediklerinizi bir köşeye not alıyorsanız o listenizin ilk sırasına bu diziyi yazın derim. Filme Git ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
41b
0
2 yıl
The Penguin: Suç, Çeteler ve Colin Farrell ile TAŞ Gibi YENİ DİZİ!
The Penguin: Suç, Çeteler ve Colin Farrell ile TAŞ Gibi YENİ DİZİ!
Yeni bir diziye başlamak, dijital platformların daha da çoğaldığı günümüzde daha zor hale geldi... Çünkü seçeneğimiz çok. Fakat hangi dizi iyi? Hangisi izlenir? İşte bu karmaşıklık arasında birçok kişinin gözden kaçırdığını veya kaçıracağını düşündüğüm yeni bir yapım olan The Penguin dizisi ile tanışın istedim... Peki nedir bu the penguin dizisi konusu? Oyuncuları kimler?... Olayı ne? Hadi gelin şimdi IMDb'den rekor bir puan alarak tüm listeleri çok kısa bir sürede sallamayı başaran yeni dizi The Penguin'e şöyle bir yakından bakalım... Yorumumdan önce gelin; The Penguin dizisi konusu ne? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/46/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]The Penguin dizisi "The Batman" evreninde geçen yeni ve bence çok da başarılı bir yapım. Dizimiz, büyük bir suç ağı, acımasız çeteler ve zengin ailelerin tam ortasında kendi yolunu çizmeye çalışan, illegal bir adamın kurduğu zekice planları ve hayatta kalma çabasını konu alıyor... Şimdi ben Batman falan dedim diye tüm hikayeyi o evrene bağlı sanmayın, çünkü dizi o atmosfere birkaç gönderme yapsa da hızlı bir şekilde kendi yolunu çizmeyi başarıyor ve bence bu diziyi iyi yapan en önemli etkenlerden biri de bu... Bu yılın en iyi dizilerinden biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/49/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]The Penguin dizisi, çıktığı gibi izlemeye başladığım, hatta daha çıkmadan izlemeyi iple çektiğim dizilerden biri olmayı başardı. Dizinin atmosferi çok sevdiğim 'gotham city' olunca, adeta diziyi ekmeksiz götürdüm... Batman evrenindeki Oswald Cobb karakteri gerçekten ilgi çekiciydi. Bu dizide de bu tercihin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Aynı evrenden çıkan yapımları çok beğenmeyen biri olarak bu dizi kesinlikle beni yakalamayı başardı... Ha bu arada; hiç Batman evrenini sevmeyen biri bile bu diziden büyük keyif alabilir, söylemeden geçmeyeyim. Colin Farrell, sen nasıl bir oyuncusun...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/11/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimizin başrolünün ünlü oyuncu Colin Farrell tarafından canlandırıldığını bilenler alkışlıyor, bilmeyenler ise öğrenince gerçekten çok sağlam şaşırıyor. Bunda en büyük pay, şüphesiz Farrell'a yapılan ve saatler süren başarılı makyaj... Farrell, Oswald Cobb'a dönüşebilmek için her çekim öncesi en az 3 saat süren bir makyaj süreci yaşıyor ve bununla da kalmayıp fiziksel olarak da nefis bir oyunculuk sergiliyor... Alkışlamamak elde değil. Diziyi izleyip, bu nefis performansı gördükçe işte sinema bu! işte oyunculuk bu!... diye mikrofonu koltuk altıma alıp İbrahim Tatlıses gibi ellerimi büyük büyük açıp alkışlamak istedim. Helal be Colin! - - - - - -  Özet; Şöyle yeni ve TAŞ gibi sağlam bir dizi arayışındaysanız, biraz 'suç' temalı kasvetli işleri de seviyorsanız bence kesinlikle bu diziyi izleyin derim... Benzer kıvamda bir şeyler ararsanız da şu dizi tavsiyeme de göz atın derim. - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/349/29/the-penguin-suc-ceteler-ve-colin-farrell-ile-tas-gibi-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] • The Penguin dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi HBO Max dizisi. • The Penguin dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Colin Farrell, Cristin Milioti, Rhenzy Feliz ve Myles Humphus gibi isimler yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
0
1 yıl
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Efsane Rolleri Reddeden 8 Efsane Oyuncu!
Yıllardan beri pek çok iyi film izledik. Pek çoğunun bazı sahneleri, hatta o sahnelerde başrollerin söylediği replikler hala aklımızda. Fakat o iyi filmler için, yönetmenlerin ilk tercihleri gerçekten o başroller miydi? Ben söyleyeyim; "Hayır"... Çünkü "kült" olarak nitelendirdiğimiz pek çok filmin başrolünü oynama teklifi önce başka oyunculara götürülmüştü... İşte ben de o efsane rolleri reddeden oyuncuları şöyle bir araştırdım ve çok ilginç bilgiler buldum. Hadi gelin onlara birlikte bakalım ve birlikte şaşıralım!  1. Efsane rolleri reddeden oyuncular listemizin ilk sırasında "Matt Damon" yer alıyor. Kendisi "Avatar" ve "The Dark Knight" filmlerinden gelen teklifleri reddetti. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/87/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Matt Damon, IMDB'den çok iyi bir puan alan "The Bourne Ultimatum" ve "Invictus" filmleri için, tarihin en çok hasılat yapan 2 filmini reddetmek zorunda kaldı. Efsane oyuncuya Avatar filminde başrol, The Dark Knight filminde ise Harvey Dent karakterini oynama teklifi götürülmesine rağmen 2 teklifi de reddetti çünkü diğer filmlerde oynamayı tercih etti.  Matt Damon Filmleri ► 2. Will Smith  ise "The Matrix" filmindeki "Neo" karakterini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/85/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Sinema tarihinin en ünlü filmleri arasında yer alan "The Matrix" filmindeki ünlü "Neo" karakteri önce Will Smith'e teklif edildi, fakat Will Smith reddedince teklifi Keanu Reeves kabul etti ve Neo karakterine o hayat verdi. Yıllar sonra Will Smith bu film için "Ben olsam batırırdım Keanu Reeves çok iyi iş çıkardı" dedi.  Will Smith Filmleri ► 3. "Jack Nicholson", The Godfather filmi teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/15/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane "Baba" filmindeki Michael Corleone karakterini oynama teklifi önce Al Pacino'ya değil, Jack Nicholson'a götürüldü. Fakat Jack Nicholson, "Sinemada Hintlileri Hintliler, İtalyanları da İtalyanlar oynamalı" diyerek bu teklifi geri çevirdi.  4. Denzel Washington, "Se7en" filmindeki David Mills karakterini oynama teklifini reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/21/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Hiç şüphesiz Se7en filmi, Brad Pitt'i çok yukarılara taşıyan bir filmdi. Filmdeki David Mills karakteri ise Denzel Washington'a teklif edilmiş fakat ünlü oyuncu bu filmi "Çok karanlık" bulduğu gerekçesi ile reddetmişti. Brad Pitt ise teklifi kabul etti ve şahane bir oyunculuk çıkardı.  Denzel Washington Filmleri ► Brad Pitt Filmleri ► 5. Sean Connery, Yüzüklerin Efendisi ve The Matrix filmlerini reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/77/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Efsane aktör Sean Connery,  ünlü film serisi "The Lord of the Rings" kadrosundaki Gandalf'ı oynamayı reddetti. Yine farklı bir zamanda The Matrix filmindeki Morpheus karakteri teklifi de usta aktöre götürülmüş fakat usta oyuncu bu teklifi de geri çevirmişti.  6. Kevin Costner, sinema tarihinin en ünlü filminde başrolü oynamayı reddetti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/47/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 90'lı yıllarda sinemanın en ünlü aktörleri arasında olan Kevin Costner, sinemanın en ünlü filmi olan The Shawshank Redemption, yani Esaretin Bedeli filmindeki başrolü oynama teklifini reddetti. Yıllar sonra bunun için pişman olduğunu da dile getirdi.  7. Sylvester Stallone, Terminatör filminin başrolü olmayı reddetti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/20/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] James Cameron, ünlü Terminatör filmi için önce Sylvester Stallone'u düşünmüştü fakat ünlü oyuncu teklifi reddetti. Bunun sonucunda teklifi Arnold Schwarzenegger kabul etti ve filmden sonra Stallone Arnold Schwarzenegger için "O bu rol için doğmuş" dedi.  8. Ve son olarak Leonardo DiCaprio, 90'lı yılların en iyi filmlerinden Boogie Nights kadrosunda oynama teklifini reddetti...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/66/62/efsane-rolleri-reddeden-8-efsane-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] Titanik gibi dünyaca bilinen bir filmde oynadıktan sonra aradığı projeyi tam bulamayan DiCaprio, Boogie Nights filminin başrolünde oynama teklifini geri çevirdi. Sonraları ise bu rolü Mark Wahlberg kaptı ve ortaya şahane bir film çıkmış oldu. DiCaprio ise sonraları verdiği röportajlarda "Keşke Boogie Nights filminde ben de olsaydım, o gün bu potansiyeli göremediğim için çok üzgünüm" demişti.  Leonardo DiCaprio Filmleri ► Görüldüğü gibi izlediğimiz pek çok ünlü film, bildiğimiz ünlü oyunculardan önce başka oyunculara teklif edilmiş fakat her biri de çeşitli nedenlerden dolayı bu büyük filmleri reddetmiş. Şimdilerde çoğu pişman olan bu ünlü oyuncuların yerinde siz olsaydınız neler düşünürdünüz? Hepsi tamam da Kevin Costner nasıl olur da Esaretin Bedeli gibi bir filmde oynama şansını elinin tersiyle iter, işte bu beni fazlasıyla şaşırttı... E ne diyelim.  Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►  
15b
1
6 yıl
The Watcher: GERÇEK Bir Konuyu İşleyen Yeni Netflix Mini Dizisi!
The Watcher: GERÇEK Bir Konuyu İşleyen Yeni Netflix Mini Dizisi!
Netflix imzalı Gözcü dizisi, yani orijinal adıyla "The Watcher", izlemek için yayınlanacağı tarihi takvimime not aldığım dizilerden biriydi. The Watcher dizisi, özellikle de bir mini dizi olduğu için, yayınlanır yayınlanmaz hemen izleyip, bitiririm diye düşünüyordum ki öyle de oldu. Dizi 2 gün önce (13 Ekim) Netflix'te yayınlandı ve 1 günde diziyi izleyip bitirdim. Gözcü dizisi konusu ne? the watcher dizisi gerçek olayları mı konu alıyor? Oyuncuları kim? gibi sorulara cevap vermek için de hemen kolları sıvadım. Mini Dizi Tavsiyeleri ►  Hadi gelin şimdi, yeni Netflix dizisi the watcher izlenir mi, yoksa zaman kaybı mı, oyuncuları iyi mi, türü tam olarak ne, gibi sorulara birlikte cevap verelim... Hadi! The Watcher dizisi hakkındaki düşüncelerimden önce size konusunu anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/25/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]'Gözcü' adındaki bu Netflix dizisi, yeni bir eve taşınan ve taşındıkları bu evde çok mutlu olacaklarını düşünen 4 kişilik bir ailenin yaşadıklarına odaklanıyor. 3 Milyon $'dan daha fazla ödedikleri ve bunun için tüm birikimlerini sattıkları bu devasa ev, onlar için 'cennet' gibi bir yere dönüşecekken ortaya çıkan bazı detaylar, 4 kişilik bu çekirdek ailenin canını fena halde sıkmaya başlıyor. İşte dizi de, bu ailenin, bu süreç içinde yaşadıklarını Gizem ve Gerilim türünde işleyerek bize aktarıyor. Net olayım; Ben bu diziyi beğendim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/15/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi dediğimiz şey arka arkaya izlediğimiz mini filmler gibidir. İşte burada da en önemli konu, sürükleyicilikdir. "Merak" duygusu, "Bir sonraki bölümde ne olacak?" endişesi bizi dizide tutmayı başarır... İşte bu dizi için de gönül rahatlığıyla "Sürükleyici" kelimesini kullanabilirim. Dizi gerçekten su gibi akıyor. Bir sonraki bölüm için "Amaan izlerim işte bir ara..." deyip Netflix'i kapamıyorsunuz. Oyunculuklar, yaratılan gizem ve gerilim dolu atmosfer ve dediğim gibi en önemlisi de sürekli olarak bizi merak içinde bırakması bence bu diziyi fazlasıyla başarılı kılıyor. Ben bu mini diziyi beğendiğimi söyleyebilirim. Dizi, gerçek bir konuyu işliyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/305/30/the-watcher-gercek-bir-konuyu-isleyen-yeni-netflix-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]"Gözcü" ismindeki bu dizi, kurgusal karakterler içerse de konu olarak bir zamanlar yaşanmış bir olayı işliyor. Yani dizide izlediğiniz veya izleyeceğiniz şeyler bir zamanlar yaşanan gerçek bir konu. Özellikle benim gibi 'gerçek' bir şeyleri izlemeyi sevenlerdenseniz, bu dizi sizi kendisine 1 tık daha fazla çekecektir. - - - - - - - - -  Özet: Gerçek ve 'merak' duygusunu sürekli zirvede tutan iyi bir dizi oldu bu yapım benim için. Eğer diyaloglar ile ilerleyen sakin yapımlar sizlik değil ise bu dizi sizi pek sarmayabilir. Fakat benim gibi, alttan alttan geren ve gizemli atmosferini hiç yitirmeden size 'sıradaki bölüme geç' butonuna tıklatmayı başaran yapımları sevenlerdenseniz, Netflix imzalı 'Gözcü' ismindeki bu yeni mini dizi, aradığınız şey olabilir... Karar sizin. - - - - - - - - -  ● The Watcher dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir. ● Gözcü dizisi konusu gerçek mi? Evet dizi, yıllar önce yaşanan gerçek olayları temel alarak ilerliyor. ● Dizi kaç bölüm? 2. sezonu var mı? 'Gözcü' ismindeki bu Netflix dizisi 7 bölümden oluşan bir mini dizi. Dizinin 2. sezonu hakkında bir açıklama yok ki zaten dizi, 7 bölümlük olarak planlanan bir yapımdı. ● The Watcher dizi oyuncuları kimler? Dizinin başrollerinde Naomi Watts ve Bobby Cannavale'i görürken diğer rollerdeyse İsabel Gravitt, Mia Farrow, Christopher McDonald ve Noma Dumezweni gibi oyuncuları görüyoruz. Dizinin oyuncu kadrosu oldukça iyi ve oyunculuklar da oldukça başarılı. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
33b
6
3 yıl
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Bu Sefer Olmuş! Netflix'in Yeni Türk Dizisi: "Aşk 101"
Hakan Muhafız, Atiye derken Netflix Türkiye birden fantastik ve gizemden çıkıp "Şöyle daha normal, içinde genç olan, efektsiz, normal bir şeyler yapmasak mı?" diye düşünmüş ve aylar önce "Aşk 101" dizisinin geleceğini haber vermişti. Love 101, yani bizdeki adıyla "Aşk 101" dizisinin ilk sezonu 2 gün önce yayınlandı. Ben de hemen izleyip kolları sıvadım ve size bu Netflix'in yeni gençlik dizisi Aşk 101 nasıl? konusu ne? neden izlenir? gibi soruların yanıtlarını vermek istedim. Aşk 101 Oyuncuları Hakkında Bilgi İçin Tıkla! ► Öncelikle bu içeriğe "Aşk 101 izle" gibi bir arama sonucu yolunuz düştüyse üzülerek söylemek istiyorum ki yanlış yerdesiniz. Fakat "Aşk 101 konusu ne?", "Aşk 101 dizisi yorumları neler?" gibi aramalar sonucu buradaysanız şanslısınız çünkü hemen aşağıda bu sorularınıza yanıt bulabileceksiniz. Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi Aşk 101'e şöyle bir yakından bakalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı Aşk 101 dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/87/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]1998 yılında İstanbul'da bir lisedeyiz. Her biri farklı farklı asi, aykırı ve kural tanımaz gençlerimiz var. Biri öğrencilere bahis oynatırken diğeri haksızlığa gelemeyince kaba kuvvete başvuruyor. Bir diğeri güzelliğini kullanarak erkek öğrencilerden faydalanmaya çalışırken bir diğeri yaşadığı olaylar nedeniyle kendini alkole vurmuş... İşte bu grubu, disipline gitme telaşı bir araya getiriyor. Onlar da kendilerini seven tek öğretmenleri okuldan gitmesin diye bir aşk macerasına girişiyorlar ve öğretmenleri için uğraşırken aslında kendi hayatlarını da değiştirdiklerini fark ediyorlar. İşte dizimiz, bu bir grup gencin yaşadıklarına odaklanıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/53/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizilerinde pek başarılı değiliz bu bir gerçek. Geriye dönüp iyi gençlik dizilerimiz nelerdi diye baktığımda aklıma sadece "Not Defteri" ve "Kavak Yelleri" geliyor. Tabi bu yapımlar birbiri ile kıyaslanamaz fakat bence "Aşk 101" de yıllar sonra keyifle anılabilecek bir gençlik dizisi olarak zihinlerimizde yer alacak. Çünkü dizideki oyuncuların her biri ile bağlantı kurabiliyorsunuz. Kötü bir karakteri de anlayabiliyorsunuz, soğuk, içe kapanık bir karakterin yerine de kendinizi koyabiliyorsunuz. Dizi ve filmlerin iyi ya da kötü yapan en büyük şey, izleyicinin kendisini başrollerin yerine koyabilmesi veya koyamamasıdır. İşte bence bu dizi, bunu başarıyor.  Kadro çok başarılı, her oyuncuya ısınabiliyorsunuz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/80/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gıcık bir kız, kaba kuvveti seven fakat özünde iyi çocuk, ailevi sorunları olan bir delikanlı, ticareti, parayı seven bunu iyi bir şekilde kullanan bir diğer genç ve tüm bu grubun dengesini değiştiren zeki, çalışkan, naif ve başarılı kız. Diziyi izlerken ana karakterlerin hepsine de kolayca ısınabiliyorsunuz. Bu yüzden oyuncu kadrosu da gerçekten başarılı diyebilirim. Hatta tüm bu oyuncuların, bu diziden sonra Instagram takipçilerinin hıza artacağı da gözle görünür bir gerçek.  Gençlik ama her şey toz pembe olduğu bir gençlik değil, hayatın hüzünlü yanını da izliyoruz...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/34/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Gençlik dizisi deyince hemen komedi kategorisinde fakat komik olmayan, derdin tasanın olmadığı toz bembe bir dünyada yaşayan gençleri konu alan diziler akla gelir istemsiz, fakat bu dizi bunu çözmüş. Dizi, karakterlerin dram yüklü taraflarına fazlasıyla değiniyor. Aslında uzaktan bakıldığında dizi "eğlenceli" değil, dostluğun ve arkadaşlığın anlatıldığı hüzünlü bir dizi. Bence tam da bu yüzden, bu dizi bir kefeye konacaksa kesinlikle hüzünlü bir kategoride yer almalı derim. Müzikler çok başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/65/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Dizinin tam yerinde ve zamanında giren nefis müzikleri var. Birçok nefis şarkı kullanılmış dizide ve her biri de nokta atışı diyebilirim. Karakterlerimiz sokakta yürürken arkadan usul usul gelen 90'lı yılların nostaljik şarkıları da gayet güzel düşünülmüş detaylardan birkaçı. İşin müzik tarafında kim varsa kutluyorum.  Ortalama 40 dakikalık 8 bölüm de su gibi akıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/183/86/bu-sefer-olmus-netflix-in-yeni-turk-dizisi-ask-101-780x439.png[/RESIM]Artık hepimizin fark ettiği bir şey var ki; dizi bölümleri giderek kısaldı ve gelecekte de giderek daha da kısalacağı aşikar. Artık 2 saatlik filmlerin bile "uzun" olarak nitelendirildiği bir dönemdeyiz ve 1 buçuk saat boyunca bir dizi bölümü izlemek hepimizi mutlu etmiyor. İşte Aşk 101, ortalama 40 dakikalık bölümleri ile bu ihtiyaca da cevap veriyor.  NOT: Netflix'ten bir "Game of Thrones" beklentisi olanlar var biliyorum fakat maalesef bu beklentinizi çok ama çok aşağıya çekmeniz gerek. Ve bence bu dizi, ortalamanın üzerinde bir yapım. Aslında daha kötü bir şeyler izlerim diye umuyordum fakat dizi beni şaşırtmayı başardı. Şöyle 90'lı yılların Türkiye'sinde, bir lise günlüğü izlemek isterseniz bu diziye bir şans verin derim.  ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/80/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
2
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.