2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

05 Şubat 2022
15b
2 Yorum
2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

Netflix imzalı yeni belgesel-film The Tinder Swindler, yani bizdeki adıyla "Tinder Avcısı", 3 gün önce yani Şubat'ın ilk günlerinde Netflix'te yayınlandı. Günlerdir de Netflix'te bu filmi izlemeyi düşünen pek çok kişi Google'a girip "tinder avcısı konusu ne?", "tinder avcısı yorumları nasıl?" ve "tinder avcısı filmi gerçek mi?" gibi aramalar ile film hakkında bilgi almak istiyor.

Filme Göz At ► 

Ben de filmi bir çırpıda izleyip geldim ve bugün sizlere 2022 yapımı Netflix imzalı bu son günlerin en çok konuşulan Tinder Avcısı filmi hakkında bazı bilgiler vermek istedim. Size önce tinder avcısı filmi konusundan sonra da film hakkındaki yorumumdan bahsetmek istiyorum. E hadi!

Öncelikle size Tinder Avcısı konusundan bahsedeyim...

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
2 saatlik bu belgesel film, bir eşleşme uygulaması olan Tinder üzerinden Simon Leviev isminde yakışıklı, genç ve ultra zengin bir adamla eşleşen farklı ülkelerdeki birçok kadını konu alıyor. Lüks arabalar, özel jetler ve ünlü oteller derken, kadınlar kendilerini beyaz atlı zengin bir prens ile yan yana özel jette bulunca haliyle fazlasıyla etkileniyorlar. Fakat bu 'rüya' gibi hayat, bir süre sonra tam tersine dönmeye başlıyor ve 2022 yapımı bu Netflix belgesel-film de bu konuyu bize etraflıca ve çarpıcı bir şekilde aktarıyor.

Bu film, son günlerde izlediğim en çarpıcı şeydi...

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Netflix, artık yıllarca akılda kalıcı TAŞ gibi senaryoları olan yapımlar yerine bu tür güncel, hareketli ve interaktif yapımlara parayı basıyor. Yine Netflix imzalı "Don't F**k With Cats", "The Great Hack" ve "My Octopus Teacher" ismindeki belgesel filmler de beni gerçekten yakalamayı başarmıştı. Tinder Avcısı da onların arasına girmeyi başardı. Hem gerçek bir şeyler izliyoruz, hem de 'vay be neler dönüyormuş meğer..' diye söylenip şaşırıyoruz. Olayın başrolleri konuyu anlattıkça daha fazla sürükleniyoruz ve bir bakıyoruz bir oturuşta izleyip bitirmişiz bile.. İşte bu sürükleyicilik, beni kazanmayı başardı. 

Bir gerilim filmi izliyormuş gibi gerildim!

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Filmin öyle bir sürükleyiciliği var ki, "işte şimdi bitti" dediğimiz an konu daha da büyüyor ve bizi şaşırtarak ilerlemeye devam ediyor. İzlediğim şeyin bir belgesel olduğunu bildiğim halde, tıpkı bir gerilim filmi izliyormuşcasına gerildim diyebilirim.

Özet: Eğer bu sıralar Netflix'te izleyecek yeni ve iyi bir şeyler arıyorsanız Tinder Avcısı, mutlaka göz atın dediğim şeylerden biri. Biraz şaşırmak ve dünyada neler olup bittiğini görmek için bile izlenebilir... Üstelik bir de sürükleyici bir aksiyon filmi tadında, e daha ne olsun?  

Şimdi gelelim akıllardaki ilk soruya; Tinder Avcısı gerçek mi?

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar
Tinder Avcısı yayınlanalı daha 3 gün olmasına rağmen pek çok kişi bu belgesel filmde izlediğimiz kişi ve olayların gerçek olmadığını, Netflix'in bunu müthiş bir balon haline getireceği ve bu sayede hem film ile ünlü olan gerçek kişilerin hem de Netflix'in çok iyi kazanacağını düşündüğünü dile getirdi. Bu düşünceye pek katılmasam da benim de aklıma takılan birkaç soruyu aşağıda yazıyorum;

● Simon Leviev, 2019'da İsrail'de 15 ay hapis cezasına çarptırılıyor fakat iyi halden 5 ay yatıp çıkıyor. Çıktıktan sonra da zengin, ultra lüks hayatına devam ediyor. Her yerde ifşa olmuşken, görülmemek için sakal bırakırken bu adam nasıl oluyor da birden zengin hayatına devam edebiliyor?

● Simon, bir Elmas şirketinin CEO'su olmadığına göre, kadınlardan birini bir çırpıda bu şirkette çalışan olarak gösterip ona nasıl kart çıkarabiliyor?

● Bir kadından aldığı 50 Bin $'ı diğer kadın ile harcıyorsa bu adam bunca Ferrari'yi, özel jeti nasıl karşılıyor? Tamam saatler sahte fakat araçlar? Başkasından 50-100 Bin $ alarak bu değirmen döner mi?

Bu arada Simon'ın cezasının bu kadar az olmasının nedeni, yaptığının tam olarak dolandırıcılık sayılmaması. Yani kanun önünde hepsinden 'borç' almış gibi görünüyor. Karşıdakilerin sevgisini kazanıyor ve onlardan para istiyor. Bu dolandırıcılığa pek girmiyor ve bu yüzden birkaç ayda çıkıyor. Aslında 15 ay ceza yemesinin nedeni, kadınlara telefonda savurduğu 'Bedelini ödeyeceksin!' tehditleri.

- - - - -

• Tinder Avcısı Netflix'te var mı? Evet, 2022 yapımı bu belgesel-film Netflix'te izlenebilir.

• Tinder Avcısı gerçek mi? Belgesel film, tamamen gerçek, yaşanmış olayları konu alıyor ve tüm süreci gerçek kişilerden dinliyoruz. 

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

Modunu Seç ►

2022 Netflix Filmi Tinder Avcısı: Sağa Kaydırırken Hayatı Kayanlar

listesine yorum yap!
Ayşegül A.
Ayşegül A.
16 Mayıs 2022
Sıkı Üye
Çok eğlendim ne yalan söyleyeyim. Saf duygulardan ziyade para avcısı kadınlara hiç üzülmüyorum. İzlemeyen pişman olur :)))
Enes E.
Enes E.
06 Şubat 2022
Para avcısı kadınları trolleyen adam demek 10 üzerinden 10 olur. Aslında herkes dolandırmak isterken dolandırılıyor.
tinder avcısı konusutinder avcısı film konusutinder avcısı gerçek mitinder avcısı yorumthe tinder swindler konusuthe tinder swindler yorum2022 film önerileri
EN AKTİF ÜYELER
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Akıllanmıyoruz! Geçmişten Günümüze Türkiye Dolandırıcılık Sektörüne Damga Vuran 7 İsim
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi çok ilginç kişiler ile tanıştırmak istiyorum. Özellikle son günlerde patlak veren ve sosyal medyayı bolca meşgul eden "Çiftlik Bank" vakasından sonra dedim ki "Bu olay Türkiye'de ilk mi acaba?"... Ve sonra şöyle bir araştırayım dedim ki neler göreyim, meğer cağnım ülkem yıllarca birçok dolandırıcı tarafından çarpılmış... Hadi gelin şimdi onları sizle de tanıştırayım ve birlikte şaşıralım.  1. İlk sıramızda, Türkiye'de "Dolandırıcı" denince akla ilk gelen isim var; "Sülün Osman" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/98/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Kulağa her ne kadar garip gelse de bu adam, yeteneği ve ikna kabiliyeti ile yıllar önce Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş. İnanılması güç ama kendisi Galata Kulesi'ni satmış. Hakim sorunca da "Bu ülkede Galata Kulesi'ni alacak enayiler olduğu sürece ben de satmaya devam ederim!" demiş ve halkın sempatisini kazanmış. Üstelik sadece bu da değil, kendisi büyük tarihi yapıların önüne bir paspas atıp, elinde para ile şehre gelen saf insanları dolandırıyormuş. Dolmabahçe Sarayı'nı bile satmış...  2. Sırada daha resmi çalışan bir dolandırıcı var; "Güney Zobu" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/40/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu dolandırıcımız "Raki" adı ile tanınır ve Amerikalı kılığında, dev fabrikatörlere dolar satarmış. Dolandırdığı kişiler o kadar büyük ki, çoğu da polise gidip şikayet edemezmiş. Aralarında siyasilerin de olduğu birçok kişiyi tereyağından kıl çeker gibi çarpmış. 3. Sırada, 80'lerin ünlü bankeri, "Banker Kastelli" var... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/75/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam, 1980'li yıllarda, Türkiye'nin ekonomik olarak zorluk çektiği zamanlarda, ikna kabiliyetini kullanarak insanlardan para toplamış ve bankalar ile anlaşmalar yapmış. Durumu şöyle anlayın; Türkiye'de milli gelir 70 Milyon Dolar iken bu adamın elinde 100 Milyar para bulunuyormuş. Fakat sonraları durumu fark eden bankalar, banker olaylarına son verince Kastelli de kaçmış. Tabi arkasında mağdur kişiler bırakarak... 4. Sırada, Türkiye ile kalmayıp dünyaya açılan bir dolandırıcımız var; "Ayşe Benli" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/39/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Ayşe Benli, kumar alanında büyük nam salmış biri. Kendi kurduğu çetesi ile birlikte birçok kişiyi hile hurda ile soyup sessizce uzaklaşıyormuş. Hatta işleri büyütüp Las Vegas'a gidip bir kumarhaneye 2 Milyon Dolar değerinde bir kazık bile atmış. FBI peşinden çok koşsa da Ayşe Benli'ye hiçbir zaman ulaşamamış.  5. Nitelikli bir dolandırıcı daha; "Eyüplü Halit" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/78/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Halit, işgal altındaki İstanbul'da kendine bir fırsat yaratmış ve hemen bir yeri karakol olarak hazırlamış. Evet bildiğimiz karakol. Sonra buraya geçip kendini komiser olarak tanıtmış. Bu da yetmemiş, Rumları tek tek çağırıp "Hakkınızda ihbar var, fakat anlaşabiliriz..." diyerek hepsinden 3-5 ne kopardıysa cebine indirmiş.  6. Yakın tarihte adını en çok duyuran dolandırıcımız; "Jet Fadıl" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/23/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]Bu adam 1980'li yıllardan beri Türk insanını defalarca dolandırmayı başardı. Projeleri için kaynak aradı, buldu, fakat borcunu ödemedi. Sonra halka indi, "Evsizlere ev!" deyip binlerce kişiden para toplayıp ortadan kayboldu. "Jet Pa" isimli bir şirketler grubu kurdu fakat bu şirketlerin çoğunda 1 kişi bile çalışmıyordu. "İmza" isminde bir araç yapacağını söyleyip ünlüler ile reklamını yapıp, yine para topladı ve o otomobil de hiç üretime geçmeden Fadıl ortadan kayboldu...   7. Gelelim son zamanlarda yaptığı vurgunla büyük ses getiren isme; "Mehmet Aydın" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/22/46/gecmisten-gunumuze-turkiye-dolandiricilik-sektorune-damga-vuran-7-isim-780x439.jpg[/RESIM]"Çiftlik Bank" isimli internet üzerinden oynanan bir oyun ile yavaş yavaş orta direğin "zengin olma" isteğini ele geçiren bu sistem, çok kısa bir sürede çok fazla kişiye ulaşmayı başardı. İnsanlar para yatırıp, inek, koyun gibi hayvanlar aldılar ve onlardan kazanç elde etmeye başladılar. Sistem, ilk birkaç ay içinde yatırdığınız parayı, sonra da fazlasını alacağınızı vaat ediyordu ve üstelik bu bir yere kadar doğruydu da... Çünkü sistem, içerideki üyelerin parasını çeviriyor, bankadaki faiz ile de kazanç sağlıyordu.  Şirketin tüm resmi işlemlerinin Kıbrıs üzerinden yapılması birçok kişinin dikkatini çekse de, yine aynı kişiler bu gibi açıkları görmezden gelip "Aman ağzımızın tadı kaçmasın" diyerek oyuna devam ettiler. "Çiftlik Bank" hakkında Beyaz Show sonrası gibi birçok kişinin ekrana kilitlendiği anlarda TV'de reklam yapıldı, açılış gibi gösterilen tesisler canlı olarak yayınlandı ve binlerce kişi sosyal medya üzerinden örgütlendi. Fakat tüm uyarılara rağmen sonunda korkulan ve beklenen oldu ve şirketin kurucusu Mehmet Aydın, bir gecede her şeyi sıfırlayarak ortadan kayboldu. Mehmet Aydın, kurduğu bu sistem ile tam 113.4 Milyon TL parayı cebine indirmiş oldu... Şunu asla unutmayın; "Bedava peynir, sadece fare kapanında olur"
25b
0
8 yıl
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
2 Çarpıcı Netflix Belgesel Önerisi: "Fyre Festival" & "The Great Hack"
Size burada daha önce Netflix film tavsiyelerimden oluşan listeler hazırlamıştım. Bunun yanında izleyip beğendiğim iyi Netflix filmlerini de sizlere "Modunu Seç" köşemizdeki "Netflix" kategorimde sunmaya çalışıyorum. Tüm bunlara göz atarken "Neden Netflix belgesel önerileri de yapmayayım ki?" diye düşündüm ve izlediğim Netflix belgeselleri arasından en beğenerek izlediğim 2 belgeseli sizlere tavsiye etmek istedim. Hadi gelin şimdi o izlenmesi gereken 2 iyi Netflix belgesel önerisine birlikte göz atalım.  (Netflix bilim kurgu filmi tavsiyeleri için de hemen buraya tıklayabilirsiniz) Netflix belgesel tavsiyelerimden ilki "Fyre: The Greatest Party That Never Happened"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/70/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Şimdi "belgesel" dedim diye biraz tereddüt ettiniz, çok ağır, bilgi dolu şeyler bekliyorsunuz biliyorum fakat emin olun, izleyeceğiniz bu belgesel, çılgın ve eğlenceli bir film gibi.  Belgeselimiz 2017 yılında yaşanan ve dev bir faciaya dönüşen bir festivali konu alıyor. "Billy McFarland" isminde 1991 doğumlu yani 28 yaşında bir girişimcimiz var. Adamımız müthiş bir girişimci. Yani hem fikrini gerçekleştirme aşamasında, hem de fikrine yatırımcı bulma konusunda çok yetenekli. Ünlü isimlerin katıldığı dev organizasyonlar yaparken birden gelen "Neden şehirden uzakta, Bahamalar'daki bir adada devasa bir parti vermiyoruz ki?" fikri ile "Fyre Festival" doğmuş oluyor.  Bahamalar'daki cennet gibi bir adada, her şeyden uzak özel ve devasa bir parti![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/48/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Girişimcimiz hemen kolları sıvıyor ve bu devasa festival fikrine yatırımcı aramaya çıkıyor. Yatırımcıları buluyor, elindeki bütçeyi büyük oranda sosyal medya için harcıyor ve en önemlisi, "influencer" dediğimiz, sosyal medyada insanları yönlendirme etkisi olan fenomenlere büyük bir bütçe ayırıyor. Çünkü günümüzde insanların bu kişilerin yönlendirmesini uygulayacaklarını biliyor. Manken ve ünlü fenomenler ile adada özel çekimler yaptırıyor ve her bir ünlüden, festivali, sosyal medya hesaplarında duyurmalarını istiyor. Bilet satmadan önce insanlara "Nedir bu Fyre Festival?" sorusunu sordurmak istiyor.  Ve zafer! Festivalin biletleri satılıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/25/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Tüm bu etkileyici sosyal medya pazarlama taktiği sayesinde festivalin pahalı biletleri 1 gün içinde tükeniyor. Fakat adamımız bununla da kalmıyor ve lüks villa, özel konser, yat partileri ve daha birçok ekstra etkinlik bularak insanların daha fazla lükse daha fazla para vermesini sağlıyor. Festival için bilet alanlar, özel jet ile adaya getirilip, lüks villalarda konaklayıp, dünyaca ünlü aşçıların elinden çıkan yemekleri yiyip, dünyaca ünlü insanların kulislerine girebileceklerini düşünüyor... Korkulan oluyor ve festival çöküyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/64/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.png[/RESIM]Festivale sadece birkaç hafta kala, seçilen adanın sahibi sorun çıkarıyor ve tüm organizasyon başka bir yere taşınıyor. Fakat taşınan yer bir ada bile değil. Lüks villalar yerine klimasız çadırlar kuruluyor ve festival günü geldiğinde devasa bir kaos yaşanıyor. Yemek olarka tost çıkıyor ve festival alanında internet bile çekmiyor. Özel jet beklerken yolcu uçağıyla getirilen insanlara bir de festival alanında araç olmama şoku yaşatılıyor ve etraf ağlayanlar, isyan edenler ile dolup taşıyor.  Girişimci mi? Yoksa azılı bir suçlu mu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/89/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM]Bu devasa facianın yaratıcısı olan girişmci "Billy McFarland" binlerce kişiyi mağdur ettiği ve gösterilen ürün yerine eksik ve hatalı ürünü sattığı için suçlu olarak görülüyor ve hakkında yüzlerce dava açılıyor. Fakat azımsanamayacak kadar büyük bir kesim de aslında Billy'nin müthiş bir girişimci olduğunu söylüyor ve düşünüyor. Aslına bakarsanız ben de onu suçludan çok, girişimci olarak görenlerdenim. Hiç var olmayan bir şeyi, sadece sosyal medya kullanarak insanlara pazarlamak çok büyük bir başarı. Ha bu bir "dolandırma" mı? Orada hemfikiriz. Fakat binlerce insana, sadece doğru reklam teknikleri ile kilometrelerce ötedeki bir adada yapılacak olan festivale bilet aldırabilmek gerçekten başarı.  Keyifle, şaşırarak ve "Yok artık" diyerek izlediğim bu nefis Netflix imzalı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.  Şimdi diğer Netflix belgesel tavsiyeme geçmek istiyorum; "The Great Hack"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/54/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Bu belgesel, şu an bu cümlelerimi okuduğunuz bilgisayar ya da telefon gibi teknolojik cihazların ortaya çıkardığı bir sorunu gözler önüne seriyor. Akıllı telefonumuzu kullanarak yaptığımız, yazdığımız ve izlediğimiz şeylerin birileri tarafından dinlendiğini, kaydedildiğini söyleyen bu belgesel, bunları dile getirmekle de kalmıyor ve kanıtlarıyla bize sunuyor.  Donald Trump seçimleri sosyal medya ile mi kazandı?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/63/sosyal-medya-konulu-2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Belgesel, Trump'ın kazandığı seçimlerden sonra gündeme gelen "Veri Hırsızlığı" konusuna dikkat çekiyor ve o günlerde patlak veren ve Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'ün de yargılandığı "Cambridge Analytica" sıkandalını konu alıyor. Cambridge Analytica adlı şirketin, sosyal medya ve akıllı telefon kullanan kişilerin verilerini nasıl elde ettiğini ve bu verileri nasıl seçim için kullandığını gözler önüne seren belgesel, Trump'ın seçimi kazanmasına farklı bir bakış açısıyla bakıyor.  Tüm verilerimiz ellerinde![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/96/2/2-carpici-netflix-belgesel-onerisi-fyre-festival-amp-the-great-hack-780x439.jpg[/RESIM] Telefonumuzun tuş kilidini açmak için parmak izimizi okutup, gözümüzü taratıyoruz. Fotoğraf uygulamalarını kullanabilmek için galerimize erişimine izin veriyor ve uygulamanın, galerimizdeki tüm fotoğraflarımızı görmesine izin veriyoruz. Google aramalarımız kaydediliyor ve bu bilgiler, reklam verecek şirketlere satılıyor. Aslında kendimizle ilgili tüm bilgileri yine kendi ellerimizle biz veriyoruz. Son yaşanan FaceApp uygulaması krizinde de olan tam olarak buydu. Uygulama sadece çektiğimiz fotoğrafları görmekle de kalmıyor ve o fotoğrafların çekildiği konumları da tarayarak sizin nerede yaşadığınızı ,arkadaş çevrenizi, ne tür fotoğraflar çektiğinizi, yaş aralığınızı ve whatsapp galerinizi de görme fırsatı yakalıyor.  ● Sizlere "Sosyal Medya" konulu 2 Netflix belgeseli sundum. Kendinize mutlaka bir boşluk yaratın ve dünyada sosyal medya sayesinde neler yapılabildiğini, olayların hangi boyutlara ulaşabildiğini görün. Tüm bunların sonucunda "Kaan belgeselleri yalayıp yuttuk da şöyle iyi film tavsiyelerin de var mı?" diyenler, hemen aşağıdaki butona tıklayarak modlarına göre film tavsiyesi bulabilirler.  Modunu Seç ► Teşekkürler! 
10b
0
6 yıl
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Sıkıyor mu, Sarıyor mu Anlaşılamayan Netflix Dizisi "The Witcher" İncelemesi | Detaylar
Biliyorsunuz size buradaki "Netflix Filmleri" kategorimde, izleyip beğendiğim Netflix yapımı filmleri tavsiye ediyorum. Bugün ise menümüzde, sadece 2 gün önce yayınlanan, Netflix imzalı The Witcher dizisi var. Çıkacağını duyduğum ilk günlerden beri beni heyecanlandırmayı başaran bu diziyi çıktığı gibi 1 günde silip süpürdüm. Instagram hesabımızda yaptığım ankette de izleyip beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya çıktı. Mesaj atıp "Çok kötüydü" diyen de oldu, "2. sezon ne zaman çıkacakmış Kaan?" diye soran da... Ben de bugün sizlere şöyle iyi ve kötü yönleriyle nefis bir The Witcher dizi incelemesi hazırlamak istedim. Bu arada bu inceleme bolca spoiler içerir, o yüzden devam etmeden önce aşağıdaki butondan Netflix'e gidip, diziyi üyeliğiniz ile izleyebilirsiniz. Sonra muhakkak buraya bekliyorum. Diziye Git ► Hadi şimdi arkanıza yaslanın ve önce The Witcher dizisi hakkında kısa bir bilgi edinelim, sonra da iyi ve kötü yanlarıyla The Witcher dizisini şöyle bir inceleyelim! Nereden çıktı bu dizi? Hangi çağı, hangi olayları anlatıyor? Oyuncuları kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/53/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM]Öncelikle eğer siz de benim ve milyonlarca insan gibi Yüzüklerin Efendisi ve Game of Thrones gibi yapımlara bayılanlardansanız, bu dizi sizin de ilginizi çekecektir. Polonyalı bir yazar olan Andrzej Sapkowski, 1994 yılında bir roman kaleme alıyor ve bu roman önce oyuna sonra da bu diziye dönüşüyor. Başrolümüzde ise meşhur Supermen'imiz "Henry Cavill" oynuyor. Dizimizin ilk sezonunda 8 bölüm var ve her bölüm 60 dakikadan oluşuyor. Büyücüler, yaratıklar, elfler, mutantlar, savaşlar ve orta dünya atmosferi tam sizlikse bu dizi sizin favoriniz olabilir.  Hadi şimdi The Witcher incelemesi başlasın! Önce dizi hakkındaki olumsuz yorumlarımı sıralamak istiyorum...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/47/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] O ilk 2 bölüm neydi öyle? Öncelikle bu dizinin romanını okumamış, oyununu da oynamamış biri olarak bunları yazdığımı bilmenizi istiyorum... Konuştuğum kişilerin çoğu ilk 2 bölümden sonra bıraktıklarını söyledi, bu çok doğru çünkü dizi, olayları 3 farklı zaman dilimiyle işleyip, çok ileride birleştirdiği için ilk 2 bölümde izleyici hiçbir şey anlamadan birden olaylara balıklama atlamak zorunda kalıyor. Yani daha karakterlerin derinlikleri anlatılmadan, kim nedir, necidir bilmeden nasıl ölen bir kraliçe için bir his besleyebiliriz? Bir savaş geliyor fakat kim, neden saldırıyor bilmiyoruz. Birileri ölüyor fakat izleyici olarak hiçbir şey hissetmiyoruz. İşte bu da milyonlarca kişiyi ilk 2 bölümde diziden kopardı ne yazık ki. Kısacası, dizinin ilk birkaç bölümünü Witcher evrenini bilen kişiler izlesin diye çekmişler sanki...  "Bir geçmişten gösterelim bir gelecekten, biraz da şimdiki zamandan ekleriz..." Dizinin düzensiz bir akışı bulunuyor. Yani üstteki eleştirimde de dediğim gibi, bir bölüm izlediğiniz bir karakter, bir sonraki bölümde daha doğmamış olabiliyor. Witcher'ımız yaşlanmadığı için durumun farkına pek varamadan izliyorsunuz fakat bazı noktalar bu yüzden karmaşık veya saçma geliyor. "Kopuk kopuk hiçbir şey anlamadım" diyenler de tam da bu yüzden bir şeyler anlamamış oluyor. Dizinin ilk bölümlerinde olanları anlayabilmek için ilk sezonu tamamen izlemek gerekiyor.  Ezik büyücü kız ne zaman istediği erkeği elde edebilen güçlü bir alfaya dönüştü?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/1/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Dizide bazı kısımlar o kadar havada ki, sadece öyle bakıyorsunuz. Hiçbir şey hissetmiyor ve sonnucunu görünce "Ha böyle mi olmuş" deyip devam ediyorsunuz. Başrollerden olan büyücümüz Yennefer, kamburu olan, özgüvensiz, ezik, itilip kakılan bir genç kızdı. Fakat birden hızlandırılmış bir kampa girmiş gibi karşımıza büyü güçleri zirvede olan bir afet olarak çıktı. Hadi bir yan rol olsa anlarız da, dizinin başrollerinden birinin yontulmasını neden izlemedik? Domuz çiftliğinden çıkıp aynaya bakıp kendini beğenmedi ve hop, bir gecede bir Alfa! Bu yüzeysellik beni diziden itti açıkçası.  CGI yani bilgisayar efektleri bazen o kadar vasat durdu ki... Yapılan dizi bir orta çağ dizisi. Yani ejderhaların, büyücülerin, yaratıkların, fantastik mekanların olduğu bir dönemi anlatan bir dizide CGI müthiş olmalıydı. Yüzüklerin Efendisi serisi günümüzden tam 20 yıl önce çekildi ama taş gibi efektleri vardı. Kim diyebilir ki şurda şu efekt patladı, komik durdu? Yani hal böyleyken özellikle bazı yaratıkvari görüntülerde CGI çok kötüydü. Hayal kırıklıklarımın biri de buydu.  Kurgu o kadar akıcı değil ki, adamımız Witcher'ın olmadığı sahneler çok sıkıyor... Dizide öyle sahneler bulunuyor ki kurgu gerçekten vasat. İzleyici o kısımlarda, "Ay hemen Witcher kısmı gelse" diye saniye sayıyor resmen. Bu bir dizi için çok kötü bir durum. Game of Thrones'u baz alın mesela. 2 yan rol diyalog içindeyken bile dikkatle izlersiniz, kapacak bir şeyleriniz vardır çünkü. Fakat bunda Witcher'dan başka neredeyse hiçbir karakterin sahnesini darlanmadan izleyemiyoruz, sıkıyor çünkü.  Ana kötü tarafımız "Nilfgaard", fakat neden hiç çok kötü gibi değiller?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/45/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Bu durum da beni çok rahatsız etti mesela. Herkesin ağzında bir Nilfgaard'dır gidiyor fakat Nilfgaard tarafını bir görüyoruz, çapulcu takımı... Yerli filmlerdeki amatör kötüler gibiler... Yüzüklerin Efendisi serisini düşünün mesela, kötü bir taraf bellidir. Fakat burada kötü yok? Dizinin ana kötü tarafının hiç ürkütücü, gerçekten kötü olmaması puan kırdığım bir başka detay. Savaş kısmı da başlı başına ayrı bir hüsran. Koca imparatorluk askerleri zırh diye kadife elbiseler giymiş gibiler. Zırh tasarımı o kadar kötü ki, ilk dikkat ettiğimde "Yok, böyle değillerdir ya..." diye kendimi kandırmaya çalıştım. Şimdi sıra geldi dizi hakkındaki olumlu yorumlarıma[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/17/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Başrolümüz "Henry Cavill" rolünün hakkını fazlasıyla vermiş! Yukarıdaki olumsuz eleştirilerimde de söylediğim gibi, dizide hemen adamımız Witcher'ı görmek istiyoruz. Çünkü adamımız gerçekten sesiyle, hareketleriyle rolünün hakkını veriyor. Dublör kullanmaması ile de oldukça beğenimi kazanan Henry Cavill, bu işi çok iyi kurtarmış. Gerçekten romanını okumamış, oyununu da hiç oynamamış biri olarak bu karakteri çok beğendim.  Dizinin atmosferi şahane! Dizinin 1. bölümündeki ilk sahneden 8. bölümünün son sahnesine kadar dizi, kasvetli, orta çağ atmosferini hiç bozmuyor. Karanlık, sisli, kasvetli hava dizide çok iyi işlenmiş. Sadece bu etken bile insanı içine çekmeyi başarıyor.  Müzikler gerçekten iyiydi Özellikle bu tarz orta dünya yapımlarında kullanılan müzikler, çok büyük bir etken teşkil ediyor. 8 bölümün hepsinde de özellikle dikkat ettim ve bence bu dizide kullanılan müzikler gayet başarılıydı.  Başrolümüzün dövüşme sahneleri gerçekten beklentimin üzerinde çıktı Dublör kullanmıyor olması ile zaten gönlümü kazanmıştı fakat Henry Cavill, gerçekten iri cüssesiyle şahane dövüş sahneleri ortaya çıkarmış. Kafa kesmeler, kılıç saplamalar, şık dönüşler, hırpalanmalar, hepsi dozundaydı. Dövüş sahneleri gerçekten iyiydi diyebilirim. Genel anlamda nasıl mı buldum? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/148/85/sikiyor-mu-sariyor-mu-anlasilamayan-netflix-dizisi-the-witcher-incelemesi-detaylar-780x439.jpg[/RESIM] Şöyle bir durup düşünüyorum ve kendime "2. sezonu çıktığında izlemek için can atar mıyım?" diye soruyorum. Cevabım ise "Maalesef hayır" oluyor. Yani yukarıda da gördüğünüz gibi dizi için olumsuz eleştirilerim olumlulardan daha çok. Yani dizinin 2. sezonunu sabırsızlıkla bekleyenlerden değilim. Fakat fantastik dizi arayışımıza bir ilaç oldu mu? Evet... Sağda solda "Game of Thrones'tan daha iyi" gibi gerçek üstü yorumlara rast geliyorum ve gülümseyip geçiyorum. Aslında hiçbir yapımı birbiri ile kıyaslamam bunu doğru da bulmam hepsinin tadı tuzu ayrı fakat GOT nerede, bu dizi nerede... Genel olarak, boşlukta izlenir. Fakat müptelası olunmaz diyerek içinde bulunduğum durumu özetleyebilirim. The Witcher Oyuncuları Türk Olsaydı Kimler Olurdu? ► ● Hemen aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
Çatışma Sevenler Buraya! Aksiyon Dolu 8 İyi Savaş Filmi Önerisi!
"Savaş" her ne kadar kötü bir olay olsa da, "Savaş filmleri" bir o kadar çok ilgimizi çekiyor. Bombalar, silahlar, yaralanan askerler izleyiciyi kendine kilitlemeyi başarıyor. İşte bu yüzdendir ki "film" denilince 10 kişiden 7'sinin aklına ilk olarak "Savaş filmleri" geliyor.  Bugün bu listede "Er Ryan'ı Kurtarmak" gibi çoğunluğun bildiği ve izlediği, o popüler ve iyi savaş filmleri yerine daha az kişinin bildiği, pek dilden dile yayılamamış ama iyi olan o savaş filmi önerilerine göz atacağız. (Gerçek kişi ve olayları konu alan nefis film tavsiyelerime de buraya tıklayarak göz atabilirsiniz) Hadi şimdi gelin, gerek görsel efektleri, gerekse insanı heyecanlandıran sahneleri ile o aksiyon dolu savaş filmi önerileri nelermiş birlikte göz atalım! 1. Listemizdeki ilk savaş filmi önerimiz "Operation Red Sea", yani bizdeki adı ile "Kızıldeniz Operasyonu"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/77/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] "Kaan bu film nedir? IMDB puanı kaçtır? Nasıl bir şeydir?" diyenler hemen aşağıdaki butonu tıklayarak film için yazdığım kısa tavsiye metnine ışınlanabilir! Filme Git ► 2. Bir diğer savaş filmi tavsiyemiz ise "Panfilov'un 28 Adamı" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/84/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Moskova'ya ilerleyen Alman askerlerini durdurmak için verilen mücadeleyi konu alan bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Filme Git ► 3. Sıradaki bir diğer savaş filmi önerisi ise "12 Strong", yani "12 Savaşçı"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/8/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmimizi ise Afganistan'da El Kaide ile verilen mücadeleyi konu alıyor. Filme Git ► 4. Listemizin ortalarına geldiğimizde ise bizi "Lone Survivor" filmi karşılıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/12/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise Taliban'ın has adamlarına karşı yapılan gerçek bir operasyonu konu alıyor. Filme Git ► 5. Sırada, bir savaş kahramanının hikayesini konu alan "Hacksaw Ridge", yani "Savaş Vadisi" filmimiz var...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/76/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Yönetmenliğini Mel Gibson'ın yaptığı bu nefis filmi mutlaka izlemelisiniz.  Filme Git ► 6. Şahane görsel efektleri ile uzun uzun bakacağınız bir savaş filmi; "The Great Wall", yani "Çin Seddi"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/7/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhteşem görsel efektler ile bezenmiş bu film de mutlaka izlenmesi gerekenler arasında. Filme Git ► 7. Sıradaki savaş filmi önerimiz ise yukarıdakilerden biraz farklı; "Spectral"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/93/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu film ise yukarıdakilerden biraz farklı çünkü bu filmde teknolojik bir savaş izleyeceksiniz.  Filme Git ► 8. Son olarak farklı bir dünyası olan iyi bir savaş filmi önerisi; "Edge of Tomorrow", yani bizdeki adıyla "Yarının Sınırında"...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/49/72/farkli-donemlerde-gecen-aksiyon-dolu-8-iyi-savas-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]Bu filmde de teknolojinin ağır bastığı modern bir savaş göreceksiniz. Filme Git ► ● Ne oldu? Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak anında moduna göre film önerisi bulabilirsiniz!
55b
0
7 yıl
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Alkışlıyoruz! "Babil" Dizisinin İlk Bölümünde Yapılan 9 Toplumsal Gönderme!
Uzun zamandır tuttuğum televizyon izleme orucumu Star TV'deki Babil dizisi ile bozmuş bulunmaktayım. Uzun bir zaman önce haberi, birkaç ay önce de fragmanı gelen Babil dizisi, fişek gibi oyuncu kadroysuyla beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Bu akşam ise ilk bölümü Star TV'de yayınlandı ve daha yayınlanalı birkaç dakika olmuşken sosyal medyada en çok konuşulan başlık "Babil Dizisi" oldu. Dizisinin hem senaryosu, hem oyuncu kadrosu, hem de replikleri gerçekten daha ilk bölümden milyonlarca kişiyi yakalamayı başardı.  Atiye'nin Dark Dizisine Olan 7 Benzerliği İçin Tıkla! ► Ben de Babil dizisini izlerken birçok toplumsal göndermenin yapıldığı fark ettim. Üstelik bu göndermeler öyle yerinde ve öyle başarılıydılar ki, bunları size bir derleme halinde sunmak için de hemen kolları sıvadım. Hadi gelin şimdi oyuncu kadrosunda Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu gibi isimlerin olduğu Babil dizisinin ilk bölümünde yapılan göndermeler, parmak basılan noktalar neymiş onlara bir bakalım.  1. İşsiz kalan profesör ve tefecinin konuşması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/73/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İftira sonucu işinden olan adamımızın, gerekli parayı bulabilmek için gittiği tefeci ile aralarında şöyle bir diyalog geçiyor; " - Üniversitede hoca olmuşsun. Ama benim gibi ilkokul mezununun ayağına gelmişsin. + Siz de hasta olunca üniversite mezunu doktorların ayağına gidiyorsunuz... - Parayı verince onlar da ayağımıza geliyor"... Dizi burada, ülkedeki gelir dengesizliğine vurgu yapıyor. Hayatını eğitime adamış bir insan, ilkokul mezunu bir tefecinin önünde direnmeye çalışıyor ve bu acı durumu da seyirciye bu şekilde aktarıyor. Gerçekten çok üzücü. 2. Asgari ücret ile geçinmenin zorluğu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/84/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İşinden olan adamımızın çocuğunun ameliyatı için para lazımdır. İrfan (Halit Ergenç) 1 Milyon TL'nin bir akademisyen için çok para olduğunu ve asgari ücret ile çalışan bir kişi için imkansız bir miktar olduğunu söyler ve yanındaki arkadaşı (Egemen - Ozan Güven) ona ameliyat masrafı olan 1 milyon liranın aslında çok büyük bir şey olmadığını şöyle anlatır; "Zengin insanlar var. Bir öğün yemekleri bin TL olan, çaya 20 TL veren, ve kendileri değil, hizmetçilerinin milyonluk evlerde oturduğu insanlar... Bu insanlar sana lazım olan bu parayı 1 günde harcıyorlar"... İşte dizi tam da bu sahnesiyle ülkemizdeki uçurum konusuna parmak basıyor. Orta sınıfın yok olması, bir kesimin çok fakir, diğer kesimin ise çok zengin olması konusuna bu şekilde değiniyor. 3. Torpil ile bir yerlere gelme...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/81/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Dizi, üniversitelerde ve birçok kurumda torpil ile insan alındığını da işliyor ve bu durumu seyirciye aktarıyor. 4. Kan bağışının önemi[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/95/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Çocuğunun ameliyat masrafı için "Kampanya başlatalım!" diyen anne "Sen hiç bu güne kadar kan bağışladın mı?' cevabını alıyor ve dizi seyircisinin dikkatini "Kan Bağışı" konusunun önemine çekmek istiyor.  5. Yere düşene bir tekme de yakınlarının vurması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/96/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Yine dizi, günümüzün en büyük acılarından birine de değiniyor. İşinden atılan, iftiraya uğrayan ve geçindirmesi gereken bir ailesi olan bir insana kimse yardım etmiyor. Kimse para vermiyor, kimse iş vermiyor ve bankalar bile o kişiye kendi parasını dahi vermiyor... Hep ana haberde izlediğimiz bu konuyu, dizi bu şekilde ele alarak çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkarıyor. 6. Kolay yoldan zengin olma hevesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/56/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Ülkemizde enflasyonun artmasıyla çok fazla kişi maddi açıdan zor durumda kaldı. Bu da onları kolay yoldan para kazanmaya itti. İşte dizi, üniversitedeki "Ponzi sistemi" konusu ve Jet Fadıl usulü olmayan evleri satma konusuyla da bu konuya değindi ve insanların dikkatini buraya da çekmeyi başardı.  7. Kentsel dönüşümün rant olarak kullanılması[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/11/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Bir sahnede Egemen (Ozan Güven) dizimizin tehlikeli iş adamı, tefeci Süleyman'ın, kentsel dönüşüm ile evlerinizi yenileyeceğiz deyip garip insanlardan iyi arsaları ucuza aldığından bahsediyor ve Kentsel Dönüşüm olayının içinde aslında çok kirli şeylerin de döndüğünü seyirciye aktarmak istiyor.  8. Gökdelen ve gecekondunun aynı karede gösterilmesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/21/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]İrfan'ın elinde kağıt ile sokaktaki bir adama adres sorma sahnesinde kadraja arkada parlak, heybetli, zengin bir gökdelen ve hemen önünde yıkık dökük gecekondular giriyor. Bu da yine bir sistem eleştirisi olarak algılanıyor.  9. Çiftlikbank göndermesi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/162/44/alkisliyoruz-babil-dizisinin-ilk-bolumunde-yapilan-9-toplumsal-gonderme-780x439.jpg[/RESIM]Tabi para dedik, kolay yoldan zengin olma dedik, hiç Tosuncuğa değinmeden geçmek olur mu? demiş olsalar gerek çünkü dizi o konuya da değiniyor. Ders sahnesinde İrfan, öğrencilerine "Biri çıkıp mavi bir yumurta satarak milyarlarca parayı alarak binlerce insanı dolandırdı" diyerek Çiftlikbank göndermesinde bulunarak izleyiciyi uyarıyor.  Dizi, aslında dijital ortamlarda yayınlanmak için çekilmişti. Fakat sonrasında Star TV'nin satın aldığı ve televizyonda yayınlanacağı duyuruldu. Gördüğümüz tüm bu sivri göndermeler ve günümüz televizyonuna göre daha cesur sahnelerin olması bu yüzden. Çünkü bu bir dijital platform dizisi.  Dizi tamamen sistem eleştirisi, para ve bazı entrikalar üzerinde döneceğe benziyor. Halit Ergenç başta olmak üzere oyuncuların performansı da gayet başarılı. Benim gözüme takılan göndermeler yukarıdakilerdi ve hemen gelip burada sizle paylaşmak istedim.  - - - - - - - - -  ● Aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
6 yıl
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
11b
0
6 yıl
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
Yayınlanan ilk Fragmanı ile Birlikte: Pokemon Detective Pikachu Filmi Geliyor!
Şüphesiz ki "Pokemon", hepimizin hayatının bir köşesinde güzel bir yere sahip. Çocukluk yıllarımızda yüzümüzde tebessüm ile izlediğimiz bu animenin "Pokemon Detective Pikachu" isminde bir filminin çıkacağı duyurulmuştu. Fakat Pokemon Detective Pikachu fragmanı yayınlanmamıştı. İşte o çok beklenen fragman geldi. Film hakkında bilgilere geçmeden önce gelin 1 gün içinde 15 milyon kişinin izlediği o Pokemon Detective Pikachu fragmanına bir göz atalım:  [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=1roy4o4tqQM[/VIDEO] Pokemon konulu ilk "Live-Action" filmi![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/7/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpeg[/RESIM] Film, 20 yılı aşkındır dünyayı bir şekilde kasıp kavuran Pokemon dünyasının, "Ayı Teddy" filmi gibi gerçek oyuncular ile çekilen ilk canlı aksiyon filmi olacak.[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/14/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] "Pika Pika!" deyişi ile hatırladığımız sevimli Pikachu'yu "Ryan Reynolds" seslendiriyor![RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/10/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Fragmanda izlediğimiz kadarıyla tiz sesi ile tanıdığımız Pikachu, Ryan Reynolds seslendirmesi ile daha kalın bir sese ve biraz da mizaha sahip. Peki nedir bu Pokemon Detective Pikachu filminin konusu?[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/94/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM] Film, bir dedektifin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasını konu alıyor. Dedektifimizin 21 yaşındaki oğlu ise bu gizemi çözmek için kolları sıvıyor. Tabi yanında da detektif Pikachu ona eşlik ediyor...  Pokemon Detective Pikachu filminin oyuncu kadrosunda ise "Justice Smith", "Ken Watanabe" ve "Kathryn Newton" gibi isimler yer alıyor...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/81/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/3/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM][RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/44/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]  Peki "Pokemon Detective Pikachu filmi ne zaman vizyona girecek?" derseniz de film 10 Mayıs 2019'da ilk gösterimini yapacak...[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/45/70/yayinlanan-ilk-fragmani-ile-birlikte-pokemon-detective-pikachu-filmi-geliyor-780x439.jpg[/RESIM]  Film hakkında şimdilik bizi üzen tek şey o ince, tiz sesi ile hatırladığımız Pikachu'nun kalın bir sese sahip olması. Fakat filmde sadece 1 kişi Pikachu'nun o sesini duyabildiği için de aslında yine bol bol sevimli Pika Pika! çığlıkları duyacak gibiyiz... İçinde bir yerlerde Pokemon sevgisi hiç bitmeyenler olarak bu film bize ilaç gibi gelecek. Hatta belki de çocuklar ile birlikte izlemek zorunda kalacağız fakat dev perdede Pokemon izleyecek olmak insanı yıllar sonra gerçekten heyecanlandırıyor... Göreceğiz :) ● Bu arada tam da buraya tıklayarak modunuza göre film tavsiyesi bulabilirsiniz! 
9.6b
0
7 yıl
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Kulüp: Netflix'in, İzleyeni 1950'lere Işınlayan Yeni Türk Dizisi!
Günler önce Netflix'te yayınlanan Kulüp dizisi, oyuncu kadrosu ve işleyeceği farklı konusuyla bir dönem dizisi olacağı için dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Az önce bitirdim ve hemen "Kaan kulüp dizisi konusu ne?" ve "kulüp dizisi izlenir mi?" gibi sorularınız için kolları sıvadım.  En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni Türk dizisi "Kulüp" hakkında size hem düşüncelerimi söyleyeyim, hem de dizi hakkında şöyle kısa ve net bir bilgilenelim... Hadi! Yorumuma geçmeden önce; Kulüp dizisi neyi konu alıyor?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/24/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Kulüp, 1950'lerin İstanbul'unda, dertlerle dolu olan geçmişi nedeniyle yanında olamadan büyüyen kızını bulan bir anneyi ve onun çalışmaya başladığı bir gece kulübünde yaşananları konu alıyor. Tabi sadece annenin değil, annesiz büyüyen bir kızın da hayatına dalma fırsatı buluyoruz bu diziyle. Ve evet, tüm bunlar 1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda geçiyor.  "Kaan sence nasıldı?" derseniz bence Kulüp, keyifle izlenecek iyi bir dizi olmuş...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/92/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dönem dizi/filmleri, çok zor yapımlar. Kostümler, diyaloglar, mekanlar, obejeler hepsi o dönemi yansıtmalı. Bu da çok büyük bir uğraş anlamına geliyor. Bu yüzden dönem film ve dizilerinde en çok detayların düşünülüp düşünülmediğine bakarak notumu veriyorum. Kulüp dizisinde ise diyaloglardan mekanlardaki en küçük objelere kadar her şey gayet doğru bir şekilde düşünülmüş. Oyunculuklar ve müzikler de oldukça iyi. Yani bence bu dizi izlenir. Gelelim küçük olumsuzluklara; Dizi çok hızlı akıyor ve bu iyi değil![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/34/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Diziyi henüz izlemeyenler burayı okumasın çünkü spoiler içeriyor... Bence dizinin tek kusuru, senaryonun çok hızlı akması. Genç bir başrolümüz var ve nişanı çok hızlı gelişiyor. Konu ne zaman nişana geldi de her şey yapıldı kavrayamıyoruz. Hemen sonra genç solistimizin yıldızı birden parlıyor. Bu da çok hızlı geliştiği için pek gerçekçi gelemeyebiliyor. Kulübün sahibi Orhan beyimizin de annesi birden hastalanıveriyor... Diziye en büyük olumsuz eleştirilerim bunlar oldu. Ve son olarak; Milyonlarca kişi tek soru: "Kulüp dizisi raşel kim?"...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/266/29/kulup-netfix-in-izleyeni-1950-lere-isinlayan-yeni-turk-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ben de dahil, Kulüp dizisini izleyip bitiren birçok kişi dizimizin başrolü Raşel'i oynayan oyuncuyu fazlasıyla merak etti. Ben de size kısaca Raşel hakkında bilgi vereyim istedim... Raşel karakterini Asude Selma Kalebek (evet a ile) canlandırıyor. Asude 1999 doğumlu ve şu an Boğaziçi Üni'de okuyor. Kuüp dizisinin Raşel'i Asude Kalebek'i şu an yani bu içeriğin yayınlandığı tarih itibariyle Instagram'da 8.102 takipçisi bulunuyor. Bunu buraya yazıyorum ki buraya yolunuz aylar sonra düştüyse hemen buraya tıklayıp Instagram profiline göz atıp takipçi sayısına bir bakın. Bence takipçi sayısı hızla artacak. - - - - - ÖZET: Uzun lafın kısası, Netflix imzalı bu dizi bence izlemeye değer. Konu olarak ağır fakat senaryo işleyiş bakımından da çok hızlı bir dizi... Oyunculuklar ve dönemin atmosferiyse çok başarılı. Hala izlemediyseniz bir şans verin derim. - - - - - • Kulüp Netflix'te var mı? Evet, Kulüp dizisi Netflix'te izlenebilir. • Dizi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu, her biri 40-50 dakikalık 6 bölümden oluşuyor.  • Kulüp dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var? Dizimizin oyuncu kadrosunda Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci, Fırat Tanış, Metin Akdülger ve Asude Kalebek boy gösteriyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
11b
1
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.