To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?

16 Ekim 2020
28b
1 Yorum
To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?

Size burada tavsiye ettiğim son Netflix dizi tavsiyeleri için şuraya göz atabilirsiniz. Fakat bundan önce gelin az önce bitirdiğim, Netflix'in yeni dizisi To the Lake hakkında size biraz bilgiler vereyim. Öncelikle "To the Lake izle" gibi aramalar sonucu buradaysanız üzülerek söylemek istiyorum ki aradığınız burada değil, fakat "To the lake konusu" ve "To the lake dizisi izlenir mi?" gibi aramalar ile yolunuz buraya düştüyse tam da aradığınız yerdesiniz!

Dünyanın Sonu Konulu İyi Filmler İçin Tıkla! ► 

Hadi gelin şimdi taze taze izleyip geldiğim bu yeni Netflix dizisi To the Lake'i size kısa ve öz bir şekilde anlatayım... Hadi!

To the Lake dizisi hakkındaki düşüncelerime geçmeden, nedir bu dizinin konusu? Ona bir bakalım...

To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Dizimiz, bir romandan uyarlama ve Rus yapımı... Moskova'dayız. Ortaya çıkan bir salgın hızla yayılıyor ve maddiyat para bul önemini yitirirken yiyecek ve sığınak gibi temel hayatta kalma maddeleri ön plana çıkıyor. Tam da şu an içinde bulunduğumuz Pandemi süreci gibi bir süreç başlıyor ve bilinen tüm normaller değişiyor. Herkes hayatta kalabilmek ve ailesini korumak için elinden gelen 'her şeyi' yapıyor. İşte dizimiz de bu süreçte yaşanan gerilim ve dram dolu olayları konu alıyor. 

Peki To the Lake dizisi olmuş mu? İzlenir mi?

To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Bugüne kadar "dünyanın sonu" ve "salgın" temalı pek çok dizi film izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi izleyenini peşinden sürüklemeyi başarıyor. Bir oturuşta 4 bölümü devirdim diyebilirim. Tabi mantık hataları da yok değil ama dizi gereksiz drama boğmadan, olayın heycanını soğutmadan sizi bir sonraki bölüme götürmeyi başarıyor. Bu arada nasıl Dark dizisi ile Almanca kulağımıza çok tatlı gelmeye başladıysa da bu diziden sonra da kulağınız Rusça'ya yatkınlaşmış olabilir zira Rus yapımı bu dizideki konuşmalar benim hiç kulağıma batmadı aksine hoşuma bile gitti diyebilirim. En önemlisini de en sona sakladım; Dizideki kıyamet havası o kadar iyi oluşturulmuş ki, diziyi izlerken sürekli o kasveti üzerinizde hissediyorsunuz. %90'ı kar içinde geçen bir coğrafyada yaşananları izlediğiniz için de 2 bölüm sonra evinizin penceresinden dışarıya baktığınızda karlı bir havayla karşılaşacak gibi oluyorsunuz ve bence bu bile dizinin etkileme özelliğinin başarılı olduğunun göstergesi. 

Dizimizde +18 sahneler var, baştan uyarayım da sonra kulağımı çınlatmayın...

To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?
Öyle Amerikan yapımları gibi vıcık vıcık bir duygu seli göremeyeceksiniz bu dizide, fakat onun yerine Rus yapımlarında hep olduğu gibi bol bol +18 sahneye rast geleceksiniz şimdiden söyleyeyim sonra vay efendim ben duymadım, görmedim olmasın.

NOT: "Şöyle Netflix'te eli yüzü düzgün bir diziye başlayayım beni sarsın, götürsün" gibi bir düşünceniz varsa her biri ortalama 50 dakikadan oluşan 8 bölümlük bu dizi işinizi görebilir. Rus yapımlarına çok yakın değilseniz başlarda biraz farklı gelebilir fakat tavsiyem hemen pes etmeyin ve kendinizi biraz akışa kaptırın. 

To the Lake Dizisini İzle ►

To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?

Modunu Seç ►

To the Lake: Virüs, Salgın, Zombi ve Kış Temalı Yeni Netflix Dizisi | İzlenir mi?

listesine yorum yap!
özge E.
özge E.
05 Mayıs 2021
Çaylak
Ben izledim, çok ahım şahım bir dizi değil ama yine de izlenir.
to the lake konusuto the lake dizisito the lake oyuncularıto the lake izlenetflix dizi önerileridizi önerileri netflixen güncel dizi önerilerien yeni dizilergüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Netflix İmzalı "Gözlerinin Ardında" Dizisi İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Netflix İmzalı "Gözlerinin Ardında" Dizisi İzlenir mi? Neyi Konu Alıyor?
Birkaç gün önce yayınlanan Netflix imzalı "Behind Her Eyes" veya bizdeki adıyla "Gözlerinin Ardında" ismindeki bu mini diziyi az önce bitirdim... Çoğumuzun odaklanma sorunu yaşadığı, hızlı akan günümüz dünyasında yeni bir mini dizi haberi radarıma takılınca yayınlanmasını iple çekiyor ve hemen izlemeye koyuluyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  İşte Gözlerinin Ardında dizisi de mini dizi olması sebebiyle beklediğim yapımlar arasındaydı ve nihayet az önce bitirdim ve hemen size bahsetmek için buraya koştum. Gözlerinin Ardında konusu veya Gözlerinin Ardında dizisi yorum gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse hemen aşağıda size kısaca bu diziden bahsedeceğim... Hadi!  Yorumuma geçmeden önce "Kaan nedir bu dizinin konusu?" diyenler için kısa bir özet geçeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/54/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dizi, tanınan yazar Sarah Pinborough imzalı Behind Her Eyes adlı romandan uyarlama... Dizi; Bir psikiyatri kliniğinde çalışan, eşinden boşanmış ve 1 çocuğu olan bir kadın ve şehre yeni taşınan bir doktor ve onun eşini merkeze alarak ilerliyor. Bu aşk üçgeninde yaşananları izlerken bir yandan da giderek artan gizemli bir atmosferin içinde buluyoruz kendimizi. "Gizemli bir aşk üçgeni dizisi" tabiri bence bu yapım için söylenebilecek en doğru tanımlardan biri. Gelelim şimdi dizi hakkındaki yorumuma; Tam olacak gibiyken olamamış... Peki neden?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/91/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Dizide o kadar gereksizce uzatılmış sahneler var ki; sanki arkaplanda biri "abi patron 6 bölüm istiyor allah ne verdiyse çekelim" demiş. Senaryonun akışına, dizinin bütününe hiç faydası olmayan birçok sahne var ve hepsinde de ileriye sarmak istedim. 'Eğer' izlerseniz göreceksiniz ki koca dizide sadece 2 kişinin oyunculuğu akıyor. Onlar da Adele ve Rob... Diğerlerinin oyunculuğunun Kanal D gündüz kuşağı dizisinden öteye geçemediği rahatça görülebiliyor. "Peki Kaan izlenmeyek kadar kötü mü?" derseniz de...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/238/26/netflix-imzali-gozlerinin-ardinda-dizisi-izlenir-mi-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Aşırı kötü değil. En azından gizemli bir atmosfer yaratmayı ve izleyiciyi yer yer merak ettirmeyi başarmışlar. Hatta tüm bunların yanında sonlarına doğru da şaşırtmalı bir sürpriz bile koymuşlar. Bu da izleyiciyi diziyi bitirdikten sonra "Neydi şimdi bu" demekten kurtarıyor. Sorularınızın cevabını şaşırtan sonuyla alabiliyorsunuz. NOT: Her ne kadar mini dizi tutkunu olsam da bu yapımı, buradaki "Dizi Tavsiyeleri" kategorimizde tavsiye edecek kadar beğendiğimi söyleyemem. Yani sürprizli bir numarası var diye, izlediğim o gereksiz uzun sahneleri görmezden gelemeyeceğim. Bu yüzden tavsiye etmiyorum. Fakat zamanım bol diyenler, biraz gizem meraklıları ve biraz da şaşırmayı isteyenler bu diziye bir şans verebilir.  ---------- • Gözlerinin Ardında dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizide +18 sahne var mı? Evet var, hem de birden çok. • Dizi kaç bölüm? Bölüm süreleri nasıl? Dizi bir mini dizi ve 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri ise ortalama 50 dakika uzunluğunda. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
43b
11
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
20b
0
8 yıl
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
18b
3
3 yıl
The Devil All The Time: Rahatsız Eden, Kasvetli, Dingin ve Çarpıcı Bir Netflix Filmi
The Devil All The Time: Rahatsız Eden, Kasvetli, Dingin ve Çarpıcı Bir Netflix Filmi
Biliyorsunuz Netflix'te izlediğim iyi filmleri şurada sizlere tavsiye ediyorum. İşte The Devil All the Time filmi de Netflix'te izlemeyi iple çektiğim yapımlardan biriydi. Detaylarını okudukça ağzımın suyu akıyor, kadrodaki isimleri gördükçe heyecandan yerimde duramıyordum. Az önce The Devil All the Time filmini izledim ve her zaman olduğu gibi sıkmadan, sizi cümlelere boğmadan filmi nasıl bulduğumdan bahsetmek istiyorum. Netflix'te İzlenecek 9 İyi Film ►  Yani "The Devil All the Time konusu ne?" veya "The Devil All the Time filmi izlenir mi?" gibi sorularınız varsa tam olarak doğru yerdesiniz diyebiliriz... Hadi gelin şimdi Netflix imzalı The Devil All the Time filmine şöyle bir göz atalım.  Öncelikle nedir bu Netflix imzalı The Devil All the Time filminin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/14/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]The Devil All The Time filmi, eşi kanserle boğuşan eski bir askeri, korkunç bir fantaziye sahip gezgin bir çifti ve dini suistimal eden birkaç rahibi konu alıyor. Birbirinden farklı bu insanların arasındaki köprü ise genç bir çocuk oluyor. İşte film de tam olarak o gencimizi merkezine alarak ilerliyor ve ortaya da taşrada geçen, bol kasvetli, bol acılı ve yer yer çarpıcı sahneleriyle insanda irkilme isteği oluşturan bu film çıkıyor. Sakin ilerleyen filmler sizlik değil ise hiç bulaşmayın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/82/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmin süresi 2 saat 15 dakika ve zaten süresi oldukça uzunken bir de ağır ilerleyen bir kurgusu ve dingin sahneleri ile film izleyen için The Irishman uzunluğuna kadar ulaşıyor gibi geliyor. Bu yüzden sakin, dingin ve uzun filmler sizlik değil ise hiç ama hiç bu filme kapılmayın çünkü ciddi anlamda üzülürsünüz. Fakat bu tarz uzun ve sakin ilerleyen filmleri dikkatle izleyen, ayrıntılar keşfetmeye çalışan ve kendini filmin akışına kaptıranlardansanız bu film size bu film yokluğunda ilaç gibi gelebilir onu da söyleyeyim tabi. Bu film hakkında okuduğum yerli-yabancı analizlerde hep övülmüş ama biri söylesin artık; Aksanı, hal ve hareketleri, kısacası oyunculuğu ile Robert Pattinson bu filme hiç olmamış...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/44/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM]Pattinson, filmin ilerleyen dakikalarında dahil oluyor olaya ve onu görene kadar bu durumun eksikliğini hissetmiyorsunuz. Oynadığı karakter filmin en mühim karakterlerinden biri fakat Pattinson kendi icat ettiği aksanı ve ilginç yüz şekilleri ile bu karaktere yeteri kadar iyi bir hayat veremiyor. Keşke bu oyuncu kadrosunda olmasaydı dediğim tek oyuncu bile olabilir... İşin özü, Robert, benim için hala tam pişmemiş bir oyuncu ve film gerçekten çarpıcı sahneleri olan, sakin, dingin ve bir o kadar da etkileyici bir yapımdı. Dikkat; Filmi henüz izlemediyseniz aşağıda okuyacaklarınız biraz SPOİLER içerebilir, tadınız kaçmasın, izledikten sonra gelin...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/211/93/the-devil-all-the-time-rahatsiz-eden-kasvetli-dingin-ve-carpici-bir-netflix-filmi-780x439.png[/RESIM] Tüm kötülükleri birbirine bağlayan genç bir çocuk... Ben bu tür sakin ilerleyen ama tokat gibi çarpan sahneleri olan filmleri oldukça beğeniyorum. Mesela filmde intihara kalkışan Lenora'nın tam intihar anında vazgeçip, ölmek istemediğini anlatan o yüz ifadesi beni en etkileyen sahnelerden biri oldu. Koca bir şehir değil, taşrada geçen bir film izledik ve polisinden rahibine her yanından kötülük akan bir halk gördük. Sürekli "Tanrı" denmesine rağmen filmde adaleti sağlayanın genç bir çocuk olduğuna şahit olduk. Hem de kötülükler, acılar içinde büyüyen bir çocuk. Oysa filmde en çok Tanrı inancı olmayan da yine gencimiz Arvin'di, ne ironik değil mi? Ha bu arada filmden dinlerin kötü olduğu alt metnini de çıkarmak pek doğru olmaz, film, dini suistimal edenlerin kötü olduğunu açıkça gösteriyor. Rahatsız edici bir film izledim, izledik. Fakat tadı damakta kalan bir film miydi? Bence kesinlikle.  - - - - -  Buraya tıklayarak The Devil All The Time filmini Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
10b
0
6 yıl
Korkulu Gerilimli: Yeni Film "The Night House" Neyi Konu Alıyor? İzlenir mi?
Korkulu Gerilimli: Yeni Film "The Night House" Neyi Konu Alıyor? İzlenir mi?
Sıkı film takipçileri bilir, korku, gerilim ve gizem türünde iyi film bulmak gerçekten zordur. 2021 imzalı the night house filmi de bu türde yeni çıkan en güncel filmlerden biri. E hal böyle olunca ben de The Night House'u az önce bir çırpıda izleyip geldim ve kaan the night house filmi konusu ne? ve the night house izlenecek kadar iyi bir film mi? tarzındaki sorularınıza cevaplar hazırladım. Squid Game Hakkında 7 İginç Detay İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi size korku-gerilim türündeki The Night House filmi konusu, senaryosu ve en önemlisi genel olarak izlenebilirliği hakkında biraz bir şeyler anlatayım... Sonra dilerseniz filmi izlemeye geçebilirsiniz. Hadi! Öncelikle yorumuma geçmeden önce The Night House filmi konusundan size kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/263/2/korkulu-gerilimli-yeni-film-the-night-house-neyi-konu-aliyor-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Film, kısa bir süre önce kocası vefat eden bir kadının, göl kenarındaki evlerinde geceleri yaşadığı huzursuzluğu konu alıyor. Koca evde bir başına yalnızlığa alışmaya çalışan kadının kafasını bazı soru işaretleri kurcalıyor ve o da bir araştırmaya girişiyor. Bu girişimin sonucunda da bazı gizemli olaylara şahit oluyor ve film böylece akıyor. "Kaan izlenir mi?" derseniz de; Korkusu gizemi tamam ama bir şeyler eksik...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/263/79/korkulu-gerilimli-yeni-film-the-night-house-neyi-konu-aliyor-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Filmin konusunda eşi gizemli bir şekilde vefat eden bir kadın ve göl kenarında, ormanın içinde büyük bir ev gibi şeyleri okuyunca bu filmden gerçekten iyi bir korku-gerilim filmi çıkacağını düşünmüştüm fakat film ne yazık ki bana bunu veremedi. Yani gerdi mi? Evet... Peki yer yer korkuttu mu? O da tamam ama filmde kesinlikle bir şeyler eksikti benim için. Yani film bir yere kadar gizemini sürdürdükten sonra yavaşça çorba oluyor ve izleyenin kafasını 'beyin yakma' olarak değil de kötü bir şekilde karıştırıyor. Bu da damakta iyi bir tat bırakmıyor. Filmin tek sorunu hikayeyi iyi aktaramaması...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/263/84/korkulu-gerilimli-yeni-film-the-night-house-neyi-konu-aliyor-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Başroldeki Rebecca Hall'un gizemli panik havası iyi, ortam tam korku-gizem atmosferi o da tamam ama hikayede bir sıkıntılar var gibi. Film tam iyi bir yere iyi bir sonuca gidecekken birden her şey çok başka bir yönde ilerliyor ve bittiğinde en az 6,8 civarında bir puana sahip olacakken kendini 5,9'lara kadar düşürüyor. - - - - -  Özet: Yani diyeceğim o ki; Çok istesem de size tavsiye edemeyeceğim bir film oldu bu, fakat çok da izlenemez değil. Biraz korkayım, biraz da gizemli bi atmosfere dalayım derseniz bir göz atabilirsiniz, fakat izleyeceğiniz şeyin temelindeki hikayenin sağlam olmasını isteyenlerdenseniz bu film sizi tatmin etmeyecektir. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
2
5 yıl
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Alkışlıyoruz! Rolleri İçin Evrim Geçiren 12 Ünlü Oyuncu
Sinema sektörü, günümüz dünyasının en büyük sektörlerinden biri. Bu sektörde binlerce başarılı oyuncu var. Fakat bu oyunculardan sadece bazıları rolleri için çok büyük değişimler geçiriyorlar. Kimi ünlü oyuncu kilo alırken, kimisi de sadece birkaç ayda onlarca kilo veriyor. Bazıları bürüneceği karaktere alışmak için aylarca farklı bir yerde yaşarken bazıları da nefes bile almadan çalışıp mükemmel bir vücut yapıyor.  Hadi gelin şimdi rolleri için evrim geçiren o ünlü ve başarılı oyunculara bir bakalım.  1. "Tom Hardy", 2008 yapımı "Bronson" filmi için aylarca çalışmış ve kilo alıp şahane bir vücut yapmıştı [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/93/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 2. "Natalie Portman", 2010 yapımı "Black Swan" filmi için adeta iğne ipliğe dönmüş ve doktorlarından bile uyarı almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/41/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.png[/RESIM] 3. Chris Hemsworth, "In The Heart of the Sea" filmi için 15 kilo vermiş, ardından 2 yıl içinde "Thor: Ragnarok" filmi için kilo alıp vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/53/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 4. "Arms and the Dudes" filmi için inanılmaz derecede kilo alan "Jonah Hill", "Maniac" dizisi için aylarca çalışıp kilo vererek tüm Hollywood dünyasını şoka uğratmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/63/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 5. "James McAvoy" ise "2019 Glass" filmi için uzun bir maratona girmiş ve karşımıza her yeri kas olan iri yarı bir adam olarak çıkmıştı... Şuna bakın![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/2/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 6. Başarılı oyuncu "Anne Hataway" ise "Les Miserables" filmindeki rolü için tam 10 kilo vermişti[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/46/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 7. "Jake Gyllenhaal" ise “Nightcrawler” filminde rahatça koşturabilen bir haber muhabiri olmak için 10 kilo vermiş ve 1 yıl sonra "Southpaw" filmi için kilo alıp mükemmel bir vücut yapmıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/80/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 8. "Hugh Jackman", "The Wolverine" filmi için kas yığını bir adama dönüşmüş ve hayatının bundan sonrası için sürekli spor yaparak formunu koruyacağını açıklamıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/61/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 9. Güzel oyuncu "Charlize Theron" ise 2018 yapımı "Tully" fimi için tamı tamına 22 kilo almış ve magazin bültenlerinde aylarca konuşulmuştu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/5/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 10. "Matt Damon" ise "The Informant" filmi için tam 15 kilo almıştı[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/17/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 11. "Chris Pratt" ise "Galaksinin Koruyucuları" için aylarca çalıştı ve iyi bir vücuda sahip oldu[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/3/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] 12. Son olarak "Christian Bale", 2018 yapımı "Vice" filminde "Dick Cheney"yi canlandırabilmek için tam 20 kilo birden aldı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/63/34/alkisliyoruz-rolleri-icin-evrim-geciren-12-unlu-oyuncu-780x439.jpg[/RESIM] E alkışlıyoruz!    Tıkla, Moduna Göre Film Önerisini Seç! ►  
16b
2
7 yıl
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
365 Gigapixel Çözünürlüğü, 46 Terabyte Boyutu ile 6 Fotoğrafçı Tarafından Çekilen Dünyanın En Kaliteli Fotoğrafı
Bugün size nefis bir keşif ile geldim. Dünyada şu ana kadar çekilmiş olan en kaliteli fotoğrafı size gösterme niyetindeyim.  Şimdi, fotoğrafımız şu;  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/87/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Peki nedir bu fotoğrafın olayı? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/31/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM] Bu fotoğraf, 6 kişilik bir fotoğrafçı ekibi tarafından çekiliyor. Bu çılgın fotoğrafçılar, dünyanın en kaliteli fotoğrafını ortaya çıkarmak için Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'i, -30 derecede saatler süren çalışma sonucunda fotoğraflıyorlar. Peki kalitesini nasıl anlarız? [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/10/41/365-gigapixel-cozunurlugu-46-terabyte-boyutu-ile-6-fotografci-tarafindan-cekilen-dunyanin-en-kaliteli-fotografi-780x439.jpg[/RESIM]  İşte işin en zevkli yanı da bu. Fotoğrafçılarımız birçok ünlü fotoğraf makinesi sponsorluğunda bu fotoğrafı bir siteye yüklemişler ve adına da "In2White" demişler. Hadi hemen şimdi bilgisayar ya da telefonunuzdan o siteye gidin ve şaşırın: Siteye ışınlanmak için tıklayın! Bu arada, fotoğraf 46 Terabyte olduğu için bilgisayar ya da telefonunuz biraz donabilir baştan uyarayım. Bir de dipnot: Dağın yamaçlarına ve zirvelerine bol bol zoom yapın. Kayak yapan insanların yüzlerine kadar yakınlaşıp, zirvedeki kulübelerin içine bile girebiliyorsunuz!  Videosunu da şuradan izleyip şaşırabilirsiniz; [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=JzYihV-_wTk[/VIDEO] Hadi kaçtım, yeni keşiflerde görüşürüz! 
17b
0
8 yıl
10 Bin Adım: Gain İmzalı Engin Günaydın Başrollü Aşırı Keyifli Dizi!
10 Bin Adım: Gain İmzalı Engin Günaydın Başrollü Aşırı Keyifli Dizi!
Netflix, Blu TV derken 2 hafta kadar önce hayatımıza önce Exxen sonra da Gain isimli 2 içerik platformu daha girdi. Gain'de izlediğim "10 Bin Adım" dizisi ise burada size tavsiye edecek kadar keyifliydi. E hal böyle olunca ben de size hemen 10 Bin Adım dizisini tavsiye etmek istedim. Yani 10 bin adım konusu, oyuncuları ve izlenir mi? gibi aramalar sonucu yolunuz buraya düştüyse aradıklarınız hemen aşağıda olacak. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar başrollü bu GAİN dizisine biraz daha yakından bakalım... Hadi! Yorumumdan önce; Nedir bu 10 Bin Adım dizisi konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/235/46/10-bin-adim-gain-imzali-engin-gunaydin-basrollu-asiri-keyifli-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, her gün birlikte 10 Bin Adım atmak için buluşan 2 eski sevgilinin bu yürüyüş boyunca yaşadıklarını konu alıyor. Çok fazla alışık olmadığımız bir konuyu, yine alışık olmadığımız bir şekilde işeyen dizi, bu 2 eski sevgilinin eğlenceli yol maceralarını bize çok eğlenceli bir şekilde aktarıyor. Yormadan, sıkmadan, 10 dakikalık bölümleriyle kendini izlettirebilen nefis bir dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/235/81/10-bin-adim-gain-imzali-engin-gunaydin-basrollu-asiri-keyifli-dizi-780x439.png[/RESIM]Artık güldürmek, eğlendirmek için kendini o kadar kasan yapımlarla karşılaşır olduk ki, bu dizi tam da bu süreçte en azından bana ilaç gibi geldi. Öyle rahat bir kafası var ki, hem gülümseyip hem de keyifli bir 10 dakika geçirdiğinizi hissediyorsunuz. Ha bu arada; Evet dizimiz 10 dakikalık bölümlerden oluşuyor. Bu pek alışık olmadığımız bir süre, en azından TV'de 3 saatlik diziler olduğunu düşünürsek gerçekten bir devrim niteliği taşıyor GAİN bu dizisiyle... Eğlencesiyle, yer yer anlamlı replikleriyle büyük keyif aldığım bir dizi oldu diyebilirim. Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar başrollerde...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/235/15/10-bin-adim-gain-imzali-engin-gunaydin-basrollu-asiri-keyifli-dizi-780x439.png[/RESIM]Her ne kadar pandemi dolayısıyla vizyona giremediği için Netflix'e satılan Azizler filmini hiç beğenmesem de orada da Engin Günaydın'ın oyunculuğunu yine beğenmiştim. Bu adam ilginç şekilde girdiği her farklı rolde beni yakalamayı başarıyor. Burada da Günaydın'ın tavırlarını, oyunculuğunu çok sevdim. Devin Özgür Çınar ise çok beğendiğim fakat bir türlü sağda solda pek göremediğim bir oyuncuydu. 47 yaşında olmasına rağmen hiç göstermiyor ve bence tam da böyle keyifli yapımlara büyük enerji katıyor.  Diziyi GAİN'den ücretsiz izleyebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/235/94/10-bin-adim-gain-imzali-engin-gunaydin-basrollu-asiri-keyifli-dizi-780x439.png[/RESIM]GAİN yeni bir platform olduğu için önce '10 bin adım dizisi izle' şeklinde arama yapan herkes ikinci olarak '10 bin adım dizisi nasıl izlenir?' sorusunu soruyor. GAİN en azından şimdilik dikey bir hizmet veriyor. Yani telefonunuza GAİN uygulamasını indirerek hemen içerikleri ücretsiz izlemeye başlayabilirsiniz. 10 Bin Adım dizisini de bu sayede hemen şimdi ücretsiz izleyebilirsiniz. Uygulamada pek çok aksaklık mevcut fakat arkasında Filli Boya'nın sahibi başarılı yönetici Gözde Akpınar olduğu için bu eksiklikler hızla gideriliyor ve platform genişletilerek geliştiriliyor. Ayrıca GAİN'de bir de MFÖ belgeseli mevcut, onu da epey severek izledim, bu da bonus tavsiye olsun. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
14b
1
5 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.