ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!

22 Temmuz 2023
13b
3 Yorum
ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!

İyi ve yeni dizi keşfetmek, film keşfetmekten daha büyük keyif veriyor bana çünkü dizi daha uzun soluklu izlenebildiği için daha uzun bir zaman diliminde ne izleyeceğimi kestirebilmiş oluyorum. Belki de bu yüzden, Google'da dizi önerileri, her zaman film öneri listelerinin üzerinde bir etkileşime sahip oluyor. ZeroZeroZero dizisi de izleyecek iyi dizi arayışım sonucunda keşfettiğim ve büyük keyifle izlediğim bir dizi oldu. Ben de hemen kolları sıvadım ve zerozerozero dizisi konusu ne? izlenir mi? gibi sorularınıza yanıt olabilmesi için size bu diziden biraz bahsetmek istedim.

Hadi gelin şimdi adı biraz ilginç olsa da kendisi su gibi akıp giden ZeroZeroZero dizisi konusuna ve izlemeden önce göz atmanızı istediğim o detaylara birlikte şöyle bir göz atalım... Hadi!

Yorumumdan önce gelin ZeroZeroZero dizi konusuna bir bakalım...

ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
Dizimiz, birden fazla ülke arasında gerçekleşen ve büyük paraların döndüğü, devasa bir uy*şturucu kaçakçılığı ağını konu alıyor. Ünlü ailelerin başrolde olduğu bu suç ağında, büyük bir sipariş söz konusu oluyor ve bu dev paketin taşımacılığını da bir aile üstleniyor. Söz konusu paralar çok büyük olunca, araya yolsuzluk, rüşvet ve çok büyük cinayetler de giriyor haliyle.. Fakat tabi ki de bu süreçte büyük olaylar meydana geliyor ve dizi de bize, baştan sona bu süreci anlatıyor. 

Kısaca; TAŞ gibi dizi diyebilirim bu yapım için...

ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
Dizi hem sürükleyici, hem de oyunculukları nefis. Zaten Meksika, ABD, İtalya ve İspanya gibi farklı ülkelerde birden çekilmesiyle büyük bütçeli bir yapım olduğunu da kanıtlıyor. Bana sorarsanız, bu bütçenin de hakkını sonuna kadar vermişler diyebilirim... Aşk meşk olaylarına hiç girmeden, çok sade ve bir o kadar da gerçek bir şekilde olan biteni konu alıyor dizi. Hiç gösterişe girmeden, ne olup bitiyorsa onu izliyoruz tüm süreç boyunca.

Ben bu diziden bazı film ve dizilerde aldığım tadı aldım...

ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!
Öncelikle bu dizi de birden fazla suç kartelini işlediği için ünlü Narcos dizisindeki o tadı almamak mümkün değil. Fakat bunun yanında ben bu diziden çok büyük keyifle izleyip, tavsiye ettiğim şu ve şu diziden de benzer tatlar aldım. Film olarak baktığımda da kesinlikle nefis Sicario serisindeki o atmosferi bana çok iyi bir şekilde geçirdi. İşte bence ZeroZeroZero dizisi, bu her biri de iyi olan yapımlara benzer tatlara sahip ve bu mükemmel bir şey.

ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!

Özet: Eğer ayakları yere sağlam basan, gerçek, taş gibi bir yapım izlemek isterseniz aradığınız şey kesinlikle bu dizi olabilir. Fakat uçmalı kaçmalı, biraz fantastik veya kurşunların sürekli havada uçtuğu aksiyonu bol bir yapım beklentiniz varsa, o zaman bu diziyi es geçin derim... Karar sizin. Ayrıca "Tavsiye Gönder" köşemizden göndererek bu diziyi keşfetmemi sağlayan Mesut Şahin'e de teşekkürler ediyorum.

- - - - - - 

ZeroZeroZero dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Sky Atlantic, Canal+ ve Amazon Prime Video'da izlenebiliyor. Fakat Netflix'te yer almıyor.

Dizi kaç bölüm? 2023 Temmuz ayı itibariyle dizinin 1. sezonu sadece 8 bölüm. Fakat yeni bir sezon gelecek mi bilinmiyor... Yani 2. sezon da gelebilir ya da gelmeyebilir.  

ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!

Modunu Seç ►

ZeroZeroZero: İtalyan Mafyasından Meksika Kartellerine Uzanan Taş Gibi Dizi!

listesine yorum yap!
Mesut Ş.
Mesut Ş.
17 Eylül 2023
Kaancım tavsiyemi dikkate aldığın için öncelikle çok teşekkür ederim. Senin de dediğin gibi taş gibi, ayakları yere vasan ve oyunculukların da güzel olduğu bir dizi bu. Suç temalı dizileri beğenenler bunu da kesin beğeneceklerdir.
Aslı S.
Aslı S.
30 Temmuz 2023
Diziyi şimdi bitirdim ve hemen yorum yapmaya geldim. Öncelikle uzun zamandır dizileri beğenip sonunu getiremiyordum bunun sonunu getirdim bunun için teşekkür ederim. Diziye gelince güzeldi ama bir Gans of London değildi. O diziye göre fazla yavaştı bana kalırsa. Hareket azdı. İlk bölüm ve beşinci bölümden sonrası sıktı beni. Son bölüm biraz toparladı. Önce anı gösterip sürekli geçmişe dönmesi de hoşuma gitmedi. Ama izletti mi izletti. Meraklanıp son bölüme kadar gelip bitirdim. Suç dizilerini sevenler izlesin. Ama aksiyon ve hareket az dizide bunu da belirtelim.
Aslı S.
Aslı S.
22 Temmuz 2023
En son burada TAŞ gibi bir yapım dediğin diziyi izlemiştim. Gangs of London. Muhteşemdi. Öyle ki hayatımda izlediğim en güzel yapımdi diyebilirim. Yakın zamanda bu diziye de bakacağım. Teşekkürler.
zero zero zero dizisizerozerozero dizi konusuzerozerozero dizisizerozerozero yorumzerozerozero dizisi yorummafya dizileriçete dizilerinarcos benzeri dizilergüncel dizi tavsiyeleri
EN AKTİF ÜYELER
Beni Çok Sev: Netflix'in İzleyeni Drama Boğan Yeni Filmi!
Beni Çok Sev: Netflix'in İzleyeni Drama Boğan Yeni Filmi!
Netflix'te 2 gün önce yani 19 Kasım'da yayınlanan Beni Çok Sev filmi, uzun zamandır beklediğim filmlerden biriydi. Netflix Türkiye, geçtiğimiz yıl pandemi koşullarının tam da göbeğinde çok iyi projelere start verdi. Beni Çok Sev filmi de onlardan biriydi. Filmi az önce izleyip bitirdim ve "beni çok sev konusu ne?", "beni çok sev filmi oyuncuları kimler?" gibi sorularınıza cevap vermek için kolları sıvadım. En Yeni Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi Netflix'in yeni gözdesi Beni Çok Sev filmi konusu ne, oyuncu kadrosunda kimler var ve en önemlisi bu film izlenir mi? gibi konulara birlikte şöyle bir göz atalım! Film hakkındaki yorumumdan önce: Beni Çok Sev filmi konusuna bir bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/97/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Sedat isminde bir gardiyanımız ve Musa adında da bir mahkumumuz var. Mahkumumuz 1 günlük aile izni alınca gardiyan Sedat'ın eşliğinde 1 günlüğüne memlekete gidip gelmesine izin veriliyor. İşte ne oluyorsa da bu izin sırasında oluyor ve eski defterler açılıp, işler biraz karışıyor. Film de bize bu süreci aktarıyor. Bu film izlenir...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/50/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Film, damağımda çok güzel bir tat bıraktı. Uzun zamandır böyle "bizden" iyi bir dram filmi izlememiştim... Bir şeyler izlemeyi neden severiz? Çünkü bize farklı duyguları yaşatabilirler. İşte bu film de bunu çok iyi yapıyor. O yüzden ötesine berisine bakmadan, duygu olarak izleyicisine bir şeyler geçirebiliyorsa ortaya çıkan bu iş gerçekten iyidir. Atmosferiyle, oyuncularıyla, hikayesinin akışıyla yani kısacası büyük bir bölümüyle; bu film beni kesinlikle kazandı diyebilirim. Ercan Kesal... Sen nasıl bir oyuncusun?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/49/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.jpg[/RESIM]"Bir Zamanlar Anadolu'da" ve "Nasipse Adayız" gibi yapımlarda da çok beğenerek izlediğim Kesal, bu filmde de rolünü büyüterek taş gibi bir oyunculuk sergiliyor. Bu adam oynamıyor, adeta o rolü yaşıyor. Ne zaman Ercan Kesal'ı izlesem sanki gerçek hayatta da oynadığı o roldeki gibi biriymiş gibi geliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/13/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM] ÖZET: Bence bu film olmuş. Sarp Akkaya, Ercan Kesal ve Songül Öden gerçekten şahane oyunculuklar sergilemişler. "Bir Başkadır" dizisindeki gerçeklik bu filmde de yakalanmış. Eğer Netflix'te şöyle güncel ve iyi bir şeyler izlemek isterseniz bu filme bir göz atın derim. Dikkat! Bundan sonrası spoiler içeriyor, filmi izledikten sonra gelin[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/23/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM] Öncelikle; Banyo sahnesine gerek var mıydı? Bilemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/22/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Tamam adamımız da o mahallenin bir ferdiydi mahkum olmadan önce, tamam sırtındaki o "sokaklardan gelme" dövmesini göstermek istediniz bize ama diğer tüm detayları, görmeye gerek var mıydı? Filme ne kattı? Bir mahkum için evde duş alma olayı çok büyük bir keyif anı olabilir anlıyorum fakat her şeyi tüm çıplaklığıyla görmemize gerek var mıydı be Netflix? Bilemedim... Herkesin aklında tek soru; "Leyla kimin kızı?"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/268/63/beni-cok-sev-netflix-in-izleyeni-drama-bogan-yeni-filmi-780x439.png[/RESIM]Filmde Leyla'nın Musa'nın gerçek kızı olmadığını görüyoruz. Nuriye (Songül Öden) iş yerinde çalışan bir kadının kızı diyor Leyla için ama filmi izleyen pek çok kişi hemen kolları sıvayıp "beni çok sev leyla kimin kızı?" sorusuna google'lıyor... Leyla, filmdeki gibi ne Nuriye'nin ne de Musa'nın kızı değil. Akıllarda soru işareti kalmış olsa da gerçek bu. Ha bu arada Leyla karakterini oynayan oyuncumuz da 2003 doğumlu Aleyna Özgeçen. - - - - - • Beni Çok Sev Netflix'te var mı? Evet, Beni Çok Sev filmi Netflix'te izlenebilir. • Filmde +18 sahne var mı? Evet, Beni Çok Sev filminde hem replik hem de görüntü olarak birkaç müstehcen sahne yer alıyor.  • Beni Çok Sev filminin oyuncu kadrosunda kimler var? Filmimizin oyuncu kadrosunda Ercan Kesal, Aleyna Özgeçen, Sarp Akkaya, Songül Öden yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
0
4 yıl
Pırıl Pırıl Girişimci Bir Ekip ve Ufuk Açıcı Bilgiler Barındıran Muazzam Bir YouTube Kanalı: Başka Bir Şey
Pırıl Pırıl Girişimci Bir Ekip ve Ufuk Açıcı Bilgiler Barındıran Muazzam Bir YouTube Kanalı: Başka Bir Şey
Bugün, "Keşfettiklerim" köşemde sizi muhteşem bir YouTube kanalı ile tanıştırmak istiyorum. Kanalımızın adı "Başka Bir Şey"... Peki nedir bu Başka Bir Şey? Ne yapar? Kadir Köymen ve birçok pırıl pırıl zihin, bu kanalda geliştirdikleri projeleri ve içine atıldıkları heyecan dolu maceraları kayda alıyorlar. İnovasyon, girişimcilik, dostluk, hepsi bu kanalda. Birkaç yıl önce paylaşımlar birden durmuş ve beni çok fazla üzmüştü. Fakat artık geri döndüler.  Öyle güze kurgular ile öyle sağlam videolar yapıyorlar ki, ben bölüm bölüm izlerken "Bunun paralı olması gerekiyordu!" diye yakınıp durdum. Çünkü bence bu haliyle kanaldaki videoları Netflix'e falan satabilirler, çünkü ortada çok kaliteli bir iş var ve her bir bölümde de içinizdeki girişimci ile tekrar tanışacaksınız kaan demişti dersiniz.  Buradan kanala ışınlanabilir, ya da hemen aşağıya ekleyeceğim videolarından bu muhteşem oluşumu 1. bölümden itibaren izleyebilirsiniz. Şu an 62 bin kadar aboneye sahipler fakat kısa sürede bunun da artacağını düşünüyorum. Size nacizane tavsiyem hemen bitirmeyip her gece 1 bölüm izlemeniz. Hadi videolara geçelim!  1. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ZLA349dDSC8[/VIDEO]  2. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=kM3pTc1EDrs[/VIDEO]  3. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=QK-EA1ofklA[/VIDEO]  4. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=ov6sKcwKjIY[/VIDEO]  5. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=TRsSs5FBvDk[/VIDEO]  6. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=Ge3as--l5FQ[/VIDEO]  7. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=uq3x4wTHLc4[/VIDEO]  8. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=saeK7SUuwFE[/VIDEO]  9. Bölüm [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=UGVdK-mOVx0[/VIDEO]  Final Part 1 [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=61l6t09b32w[/VIDEO]  Final Part 2 [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=XC1ZTQwroKg[/VIDEO]  Final Part 3 [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=fkRjlAz9LI0[/VIDEO]  2. Sezon Fragman [VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=a58OryF84kE[/VIDEO]   
8.1b
2
7 yıl
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bu Gençlikte İş Var! Farklı Alanlardaki Başarıları ile Alkışı Hak Eden 9 Türk Genci
Bugün "Keşfettiklerim" köşemde sizi pırıl pırıl gençler ile tanıştırmak istiyorum... Onların her biri de tüm olumsuzluklara, tüm engellere rağmen bir şeyleri başardılar. Şahsen her biri de benim geleceğe olan umudumu bir nebze olsun yeşertmeyi başardı.  1. İlk gencimiz, başarısı ile Amerika'da adını herkese duyuran "Kenan Pala"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/5/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kenan Pala, yıllar önce Türkiye'den Amerika'ya göç eden bir ailenin oğlu ve sadece 13 yaşında. Fakat 13 yaşında olması bir şeyler için engel mi? Tabi ki de hayır... Kenan da böyle düşünmüş olacak, okulunu da işin içine katarak yaşadığı yerde "Toplum İçin Çocuklar" isminde bir dernek kurdu ve bu dernek ile binlerce kimsesiz, evsiz insana yardım etmek için bir organizasyon başlattı. Olay, çok kısa sürede tüm ABD'ye yayıldı ve birden binlerce insan, 13 yaşındaki bu çocuğun başlattığı bir organizasyonun bir parçası oldu. Kenan ve ekibi, binlerce kişiye ihtiyaç malzemelerini tek tek paketleyip gönderdi. Bitti mi? Hayır, şimdi sıkı durun! Olayın büyümesi ile San Diego yönetimi 23 Ocak tarihini "Kenan Pala Günü" ilan etti! 2. Gurur tablomuza yine 13 yaşındaki başarılı bir genç ile devam ediyoruz; "Arya Nur Güneş" ile tanışın... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/35/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Arya, İzmir'de yaşayan 13 yaşındaki bir genç, fakat yaşadıkları ve başardıkları o kadar dev ki, hikayesini öğrenen herkes önce şaşırıp sonra da onu ayakta alkışlamak istiyor. Arya 6 yaşlarına geldiğinde müziğe ilgi duyuyor ve o küçük parmaklar, tek haneli yaşına rağmen müthiş bir şekilde piyano çalmaya başlıyor. Üstelik çaldığı şeylerin bazılarını da kendi yazıyor, yani besteliyor. Fakat tüm bunların yanında Arya 9 yaşına geldiğinde ona "Epilepsi" teşhisi konuyor. Fakat Arya onu da yeniyor ve 13 yaşına geldiğinde Litvanya'da düzenlenen büyük bir yarışmada farklı ülkelerden 600 kadar müzisyeni eleyerek Jüri Özel Mansiyon Ödülü'nü alarak ülkemizi gururlandırıyor... 3. Yaşının 2 katı kadar altın madalyası olan 12 yaşındaki "Efe Çetiz" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/42/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]İzmirli Efe, ailesinin teşvik etmesi ile buz sporlarına katılıp büyük başarılar elde eden bir genç yetenek. Kendisi İzmir Büyükşehir Belediyesi Buz Sporları salonunda yetişip, serpilmiş ve bugüne kadar kazandığı 29 madalyadan 24'ü Altın! Hatta bu başarıları ile Golden Book'a girmeyi de hak kazanan bu pırıl pırıl gencimiz, bu kitaba adını yazdırmayı başaran ilk Türk patencimiz oldu! 4. Sıradaki gencimiz, Apple'dan büyük övgüler almayı başaran bir lise öğrencisi; "Yiğit Can Yılmaz" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/57/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Yiğit, Kahramanmaraş'ta yaşayan henüz 16'sında bir lise öğrencisi. Onu özel kılan şey ise yazılım konusuna olan merakı ve yeteneği... Yiğit, dev isim Apple'ın bünyesindeki Siri uygulamasında açık buldu ve bunu bildirdi. Apple, bu hatayı bulan Yiğit'i "Apple Onur Listesi" kapsamına aldı ve teşekkür etti. Fakat Yiğit bununla yetinmedi ve Safari'de de bir açık bulup onu da Apple'a iletti. Apple ise bu sefer Yiğit'i şirketin teşekkür listesine aldı. Bu adım, gelecekte Yiğit'in kariyerinde çok büyük bir rol oynayacak ve onu iyi yerlere taşıyacak... 5. Hastalıkların teşhis edilmesi konusundaki projesi ile ödül alan bir genç; "Mert Ege Arıcı"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/93/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mert, İzmir'de eğitim gören bir lise öğrencisi. Kendisinin bu gurur tabosunda olma sebebi ise Uluslararası Mostratec yarışmasında 3 dalda birden elde ettiği birincilik... Mert, Alzehimer ve Diyabet gibi hastalıkların teşhis edilmesine büyük yardımcı olan projesi ile dünyada çok büyük bir ses getirdi ve ödül aldı...  6. "Şampiyon" unvanını fazlasıyla hak eden pırıl pırıl bir genç, "Ayşe Begüm Onbaşı" ile tanışın!  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/83/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]17 yaşındaki Ayşe, "Altın Kız" olarak biliniyor. Bunun ise yerinde bir sebebi var. Ayşe, Dünya Aerobik Cinmastik şampiyonumuz. Kendisi Avrupa Aerobik Jimnastik Şampiyonası'nda dünya şampiyonu oldu ve altın madalyayı kaptı. Ayşe'nin Altın'ın yanında Gümüş madalyaları da bulunuyor...  7. Sırada, 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki şampiyon kızı var, "Mizgin Ay" ile tanışın...  [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/59/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Mizgin, Batman'dan tarım işçisi olarak gelip Beypazarı'na yerleşen 7 çocuklu bir ailenin 17 yaşındaki spor sevdalısı kızı. Fakat Mizgin, antrenmanlara gelmeyince Antrenörü Muhsin Soysal, babayı arıyor ve "Kızım tarlada, gelemez!" cevabını alıyor. Sonralarda babanın da ikna edilmesi ile Mizgin çalışmalara başlıyor ve Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası'nda birinci olarak altın madalyayı kapıyor...  8. Microsoft tarafından "Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi" seçilen lise öğrencisi; "Neval Çam" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/99/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpeg[/RESIM]Neval, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencisi. Kendisi, engelli insanlar için işaret dilini tercüme eden bir yazılım geliştirdi. Bu başarısı ile Stanford Üniversitesi'ne tam burslu kabul edildi ve Microsoft tarafından ''Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi'' seçildi ve göğsümüzü kabartmayı başardı... 9. Son olarak sizi 11 yaşındaki Tuana ile tanıştırmak istiyorum... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/23/54/bu-genclikte-is-var-farkli-alanlardaki-basarilari-ile-alkisi-hak-eden-9-turk-genci-780x439.jpg[/RESIM]Kendisi, bir şampiyon ya da bir yazılım geliştiricisi değil. O, biraz farklı bir şekilde göğsümüzü kabartmayı başardı. Tuana, her hafta sonu İstiklal'de keman çalarak topladığı para ile sokak hayvanlarına mama alıp, barınak yaptırıyor. Kendince bir şeyler yapmak isteyen bu güzel kalpli genç, kısa bir sürede birçok kişi ve kuruluştan alkış almayı başardı... Bilimle, sanatla, sporla, teknoloji ile uğraşan "vicdanı hür, aklı hür" gençler bu ülkeyi ileriye taşıyacak. Biz de elimizden geleni yapıp onları paylaşıp daha çok kişiye duyuralım ve destek olalım.  Afferin çocuklar! 
17b
0
7 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
17b
0
7 yıl
Mobland: Çete, Suç ve Bolca Tom Hardy'li NEFİS Yeni DİZİ!
Mobland: Çete, Suç ve Bolca Tom Hardy'li NEFİS Yeni DİZİ!
Nefis nefis nefis! Yeni sayılan bu Mobland dizisi, son günlerde izlediğim en iyi yabancı dizilerden biri olmayı kısa sürede başardı... İzleyecek bir şeyler bulmak her zaman zorken, iyi ve yeni yabancı dizi bulmak fazlasıyla daha da zorlaştı... İşte tam da bu konuda dizi arayışındayken başladığım Mobland dizisi beni peşinden sürüklemeyi başararak kendisini burada size tavsiye ettirmeyi de başardı. Hadi gelin şimdi Mobland dizisi nasıl bir dizi? Konusu ne? Oyunculukları nasıl? Hepsine şöyle birlikte bir göz atalım ve Mobland dizisi izlemeye değer bir yapım mı? buna birlikte karar verelim! Yorumumdan önce gelin; MobLand dizisi konusu ne? Ona şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/358/16/mobland-cete-suc-ve-bolca-tom-hardy-li-nefis-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]MobLand dizisi, Londra'nın karanlık sokaklarında geçen bir hiyerarşi savaşını konu alıyor aslında. Harrigan'lar ve Stevenson'lar isminde 2 büyük ve bir hayli güçlü ailemiz var. İşte biz de Mobland'de bu 2 ailenin çıkar savaşlarını izliyoruz. Her iki aile de daha büyük bir bölgeye hükmetmek için sınırları zorluyor ve ailenin en büyüğünden, en gencine kadar herkes bir şekilde bu savaşa dahil oluyor. Bu dizi, bu yılın en iyilerinden biri![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/358/92/mobland-cete-suc-ve-bolca-tom-hardy-li-nefis-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle bu dizinin sürükleyiciliği nefis. Hikayedeki bu tür karışık, arap saçı gibi işlenen olayların bir yerde toplanması konusunu ben çok başarılı buluyorum ve bu dizi de bunu oldukça iyi başarmış diyebilirim. İngilizler bu tür 'mafya', 'çete' konulu suç dizilerinde çıtayı çok yukarılara taşımayı başardılar. Daha önce size tavsiye ettiğim şu dizi de bunun iyi bir örneğiydi, hatırlayın. Tom Hardy diziyi taşıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/358/70/mobland-cete-suc-ve-bolca-tom-hardy-li-nefis-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM]Ben bu dizideki oyuncu kadrosunu - birkaç abartılı yan karakter dışında - gayet de yeterli buldum diyebilirim. Pierce Brosnan yani ailemizin reisi biraz tiyatral roller kesip, yapmacık bir karaktere bürünse de bu sorun çok da gözüme batmadı çünkü kadrodaki Tom Hardy gerçekten hem tüm aileyi, hem de tüm diziyi tek başına sırtlayıp götürüyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/358/75/mobland-cete-suc-ve-bolca-tom-hardy-li-nefis-yeni-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet; Bence şöyle izleyecek yeni bir yabancı dizi arayışınız varsa, konusu da 'suç' merkezli bir çete-aile-güç savaşı olsun derseniz, e tabi bir de Tom Hardy oyunculuğu görmek isterseniz bu yeni diziye kesinlikle bir şans verin derim... "Kaan demişti" dersiniz :) - - - - - -  • Mobland dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Mobland dizisi Netflix'te yer almıyor. Dizi Paramount+ yapımı, ülkemizde ise TOD platformundan izlenebilir. • Mobland dizisi 2. sezon var mı? Dizinin 1. sezonu 10 bölümden oluşuyor. 2. sezon ise kafalar şimdilik biraz karışık. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
1
6 ay
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı Filmi İNCELEMESİ: Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i Yıllar Sonra Buluşturan Yapım!
İstanbul İçin Son Çağrı... Bu ismi ilk duyduğumda ortaya çıkacak bu yeni Netflix filminin nasıl bir şey çıkacağını tam kestirememiştim. Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i yıllar sonra tekrar bir araya getirecek olan bir filmin şüphesiz 'iyi' olması beklenirdi ve öyle de oldu. Bu 2 başrol için çıta o kadar yukarıya çıktı ki, herkes büyük bir beklentiyle İstanbul İçin Son Çağrı filmini beklemeye başladı ve nihayet bugün yani 24 Kasım 2023'te, film Netflix'te yayına girdi. İyi Netflix Filmleri ►  Ben de hemen bir koşu Netflix'i açıp filmi izlemeye koyuldum ve biter bitmez de İstanbul İçin Son Çağrı filmi için bir inceleme kaleme almalıyım, diye düşünerek kolları sıvadım. Bu inceleme, hem film hakkındaki yorumumu hem de filmdeki bazı detayları içerecek.. E hadi o zaman gelin İstanbul İçin Son Çağrı filmine şöyle bir yakından bakalım! Öncelikle nedir bu İstanbul İçin Son Çağrı filmi konusu? Ona bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/91/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, uçaktan inip valizlerini bekledikleri sırada New York havalimanında tanışan 2 kişinin yaşadıklarını konu alıyor. Kadınımız aniden bavulunun, başka bir yolcunun bavulu ile karıştığını fark edince adamımız da hemen atılıyor ve hem yardımcı olmaya, hem de bir bakışta etkilendiği bu güzel kadın ile arkadaşlık etmeye çalışıyor... İşte filmimiz de bu 2 kişinin etrafında dönüyor. "Ee Kaan sence nasıl olmuş?" derseniz de;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/14/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM]Film Netflix'te yayınlanmadan önce her zamanki gibi bir grup kişiye ön gösterimler ile izletildi. 1 haftadır öyle kötü eleştiriler okudum ve dinledim ki, gerçekten büyük olan beklentim çok aşağılara düşmüştü... Fakaaaaaat; Filmi birkaç saat önce bitirdim ve kesinlikle yerin dibine sokulduğu kadar kötü olmadığını düşünüyorum. ● Kıvanç'ın oyunculuğu gerçekten başarılı. Filmin %70'ini Kıvanç'ın oyunculuğu taşıyor.  ● Yıllardır izlediğimiz o ünlü sokaklarda, farelerin dolaştığı, yer altından buharların çıktığı caddelerde 2 Türk oyuncunun performanslarını izlemek bana keyif verdi. ● Film tam ortalarına doğru izleyicisine sağlam bir 'tokat' atıyor ve direksiyonu birden başka bir tarafa kırıyor. Ben bunu başarılı buldum.  ● Filmin büyük bir kısmında sadece 2 oyuncuyu izlemek bana keyif verdi. Keşke bu tür daha çok yapım izleyebilsek.. ● Netflix'in Türk oyuncular ile bu tür global işlere girişmesini, hatta ortaya çıkan bu dizi veya filmin birden fazla ülkede bizzat tanıtımının yapılmasını destekliyorum, keşke daha fazla bizden yapım görebilsek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/5/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] ● Beren Saat'in oyunculuğunu 'Bihter' karakterinden sonra hep bir şekilde yetersiz buldum. Bu filmde de yine potansiyelini gösterememiş gibi.. Çözemediğim bir yapmacıklık var, fakat çok güzel bir kadın. Konuşmadan uzaklara dalsa gayet alkış alabilecekken, samimiyetsiz diyaloglar ile izleyicinin kendisiyle bağını koparıyor... Bu filmde de 'tatlı' fakat hep bir eksiklik var gibi, bilemedim. ● Filmdeki nerdeyse her olay 'klişe'... Yani filmdeki olayların her birini de yıllardır Hollywood'da ve diğer sinemalarda fazlasıyla izledik ve izliyoruz. Ben olsam küçük farklar ile bu klişelerden kaçmaya bakardım fakat film globalde de yabancılar tarafından izlenecek olunca, 'tutan tekniklere devam..' mantığıyla klişelerden kaçılamıyor maalesef. ● Beren Saat'in karakteri, cep telefonunu da bavuluna koyduğundan bahsediyor. Günümüzde kim uçağa binerken ya da yolculuğa çıkarken cep telefonunu bavuluna koyuyor, bu kısım tamamen gerçeklikten kopuk diye düşünüyorum. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/335/43/istanbul-icin-son-cagri-filmi-incelemesi-kivanc-tatlitug-ve-beren-saat-i-yillar-sonra-bulusturan-yapim-780x439.png[/RESIM] Özet: Ben filmi Netflix ortalamasının 1 tık üzerinde buldum. Ben bu filmden, Before We Go (2014), Up In the Air (2009), When Harry Met Sally (1989) ve nefis seri Before Sunrise filmlerindeki benzer tadı aldım diyebilirim. Yani aslında filmi Kıvanç'ın oyunculuğu ve ortalarına doğru yaptığı ani ve şaşırtıcı manevra kurtarıyor... Bence bu film, Netflix'te bir hafta sonu yalnız, eş veya sevgili ile keyifle izlenebilecek bir yapım olmuş... Karar sizin. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
15b
3
2 yıl
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
The Terminal List: Askeri, Savaşı ve Entrikası Bol Kaliteli Aksiyon Dizisi!
Özellikle kış geldikçe herkesin 'yeni dizi önerisi olan var mı?' diye whatsapp gruplarında arkadaşlarını darladığını, zamansız bir şekilde hiç saate bakmadan 'bizi dizi önerisi söyle de izleyeyim..' diye mesajlar attığını biliyorum. İşte geçen yıl çıkmasına rağmen benim az önce bitirdiğim the terminal list dizisi de beni darlayan yakın çevreme tavsiye edebileceğim iyi bir dizi oldu benim için. E hal böyle olunca ben de sıvadım kolları ve madem yakın çevreme tavsiye edecek kadar beğendim, o halde her yerde tavsiye edeyim dedim ve işte buradayız... The Terminal List dizisinden size de bahsetmek ve izlemeyenlere, bu nefis diziyi izletmekte kararlıyım. Fakat The Terminal List dizisi konusu nasıl? Oyuncuları kimler? Hadi gelin şimdi birlikte bu sorulara yanıt bulalım... Hadi! Düşüncelerime geçmeden önce gelin The Terminal List dizisi konusuna bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/89/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, Amerika'nın ünlü SEAL, yani Deniz, Hava ve Kara'da çarpışabilen, kapsamlı operasyonlar yapabilen özel kuvvetlerine odaklanıyor. Bu arada SEAL kelimesi de SEa, Air ve Land kelimelerinden oluşuyor, bu bilgiyi de ortamlarda satarsınız... Bir operasyon sırasında bu özel kuvvetler timinin başına tatsız olaylar geliyor ve işte timimizin komutanı da, o andan sonra tam anlamıyla bir intikam avcısına dönüşüyor. Dizimiz de bu süreci öncesi ve sonrasıyla birlikte bize aktarıyor. Dizi su gibi aktı...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/17/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizide bir 'intikam' merkeze alınıyor ve dizi, sonuna kadar bunu şahane bir şekilde ve sürükleyiciliğinden de taviz vermeden işliyor. Bu yüzden hiç durup sıkıldığım sahne olmadı diyebilirim. Hatta öyle ki, yeni sezonun gelmediğini görünce elde olan 8 bölümü günlere bölüp, hemen bitmemesi için sindire sindire bile izledim diyebilirim. Başrolümüz tam asker![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/28/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Ünlü oyuncumuz Chris Pratt'i hep bir tık daha mizahi yönü ağır basan rollerde görmüştük fakat adamımız bu dizide bence tam anlamıyla bir asker... Hele 'intikam' hırsıyla dönüştüğü John Wick'vari adam ile birlikte çok sert, duygusuz ve profesyonel bir rol de kesiyor. Silah tutuş şekilleri, soğukkanlı tavrı ve az ama öz replikleriyle ben Pratt'i bu role epey yakıştırdım. Kendisi de fazlasıyla hakkını vermiş desek yalan olmaz. Dizi romandan uyarlama, fakat bilin bakalım romanın yazarı kim?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/52/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM]Roman uyarlaması yapımlar büyük oranda başarılı oluyor, bu istatistik hiç sekmiyor. Fakat burada bir artı daha var... The Terminal List dizisi bir romandan uyarlama. Fakat sıradan bir roman değil. Bu romanımızın yazarı Jack Carr ve kendisi eski bir Özel Kuvvetler askeri. İşte dizimizin özellikle bu konuda bu kadar başarılı olmasının ardında bence sırtını dayadığı romanın, gerçekten bir asker tarafından yazılmış olması da var. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/332/15/the-terminal-list-askeri-savasi-ve-entrikasi-bol-kaliteli-aksiyon-dizisi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer şöyle askerli, aksiyonlu ve yer yer entrikalı sağlam bir dizi izlemek isterseniz, The Terminal List tam aradığınız dizi olabilir. Ben son bölüme bile gelmeden durup 'Bu diziyi şimdiye kadar nasıl gözden kaçırmışım..' diye düşünüp yakındım. Amazon Prime sağlam işleri hiç es geçmiyor. Bence özellikle şu yeni dizi yokluğunda bu yapım, bulunmaz bir nimet. Bu türü sevenler, mutlaka bir şans versin derim... Ayrıca bana bu diziyi tavsiye edip izlememi sağlayan aranızdan Adnan Karakuş'a da teşekkür ediyorum.  - - - - - -  • The Terminal List dizisi Netflix'te var mı? Hayır, dizi Amazon Prime yapımı, bu yüzden Netflix'te yok. • The Terminal List dizisi kaç bölüm? Kaç sezon? Şimdilik dizinin 8 bölümlük 1 sezonu yayında. Fakat 2024'te 2. sezon da gelecek. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
12b
0
2 yıl
Konusu Gerçek! Netflix'in Yeni Mini Dizisi "The Serpent" İzlenir mi?
Konusu Gerçek! Netflix'in Yeni Mini Dizisi "The Serpent" İzlenir mi?
Netflix'te yayınlanmasını çok beklediğim yapımlar var. İşte The Serpent dizisi de bunlardan biriydi. BBC yapımı olan fakat Netflix'te de sadece birkaç gün önce yayınlanan bu diziyi hemen bir koşu izleyip, bitirip geldim ve "the serpent konusu ne?", "the serpent dizisi yorumları nasıl?" gibi soruları olan sizler için kısaca bu diziden bahsetmek istiyorum. İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi içinde hepimizin tanıdığı bir Türk oyuncunun da yer aldığı The Serpent dizisi neyi konu alıyor? Oyuncu kadrosu nasıl? ve en önemlisi de bu dizi izlenir mi? onlara birlikte bakalım. Yorumuma geçmeden önce "Kaan bu dizinin konusu ne?" diyenler için kısaca bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/74/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Dizi gerçek kişi ve olayları işliyor. 1970'li yıllarda Güneydoğu Asya'da, Batı'dan gelen genç turistlerin peşine düşen seri katil Charles Sobhraj'ı konu alıyor. Dizi, bu suçlunun ortaya çıkış sürecini, yaptıklarını ve sonrasında yaşananları işliyor. Yani tamamen bir zamanlar yaşanmış olan gerçek olayları izliyoruz dizimizde.  Bu dizi izlenir... Neden mi? Anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/40/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Öncelikle dekoruyla, saçıyla, makyajıyla, arabasıyla, eşyasıyla, havasıyla bir 'dönem dizisi' yapmak gerçekten yürek ister. Fakat bu dizi bir dönem dizisini de geçip gerçekten tam olarak o dönemin dizisi olmuş. Dizi, merdiveninden aynasına, sandalyesinden radyosuna kadar o kadar ince düşünülerek dönemine göre hazırlanmış ki gerçekten ayakta alkışladım. Sadece dizinin zaman kurgusu biraz farklı işliyor fakat olayı çözünce o bile izleyene büyük haz vermeye başlıyor. Dizi, peşinden sürüklemeyi başarıyor. Kadroda bir de Türk var: İlker Kaleli![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/19/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Diziyi izlemeye başlayınca bir Türk pasaportu gözünüze çarpacak, heh işte onun sahibi, hepimizin tanıdığı bildiği Türk oyuncu İlker Kaleli ve kendisinin de bu dizide bir rolü var. Kaleli'nin bu dizide yer alacağı 2019 yılında duyurulmuştu fakat sonra pek ses çıkmayınca unutulmuştu. Şimdi bu diziyi izleyen herkes eminim "the serpent ilker kaleli" şeklinde bir arama yapacak ve bilgiyi doğrulamaya çalışacak... Evet Kaleli de dizide, hem de biraz hippi... Başrolümüzü de yer yer Nusret'e benzettim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/244/25/konusu-gercek-netflix-in-yeni-mini-dizisi-the-serpent-izlenir-mi-780x439.png[/RESIM]Umarım bu benzetmeyi yapan tek kişi ben olmam... Başrolümüz Tahar Rahim, bende fazlasıyla Nusret havası bıraktı diyebilirim. ÖZET: Dizi beni sonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Oyuncu kadrosu gayet iyi. Hikaye zaten çarpıcı ve bir o kadar da gerçek. Dizisi olmasa, çoğu kişi bu yaşananların gerçek olduğunu düşünmezdi... İşin özü; eğer zamanınız varsa bu dizi tavsiyemdir, kaçırmayın.  ---------- • Dizi bölüm süreleri nasıl? Dizi, her biri ortalama 1 saat uzunluğundaki 8 bölümden oluşuyor. • Dizi Netflix'te var mı? Evet, dizi Netflix'te izlenebilir.  • The Serpent dizisi oyuncuları kimler? Dizinin oyuncu kadrosunda Tahar Rahim, Jenna Coleman, Amesh Edireweera, Elli Bamber ve Billy Howle yer alıyor. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
24b
0
4 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.