Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

07 Mart 2018
12b
1 Yorum
Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Bugün, keşfettiklerim köşemde sizi başarılı illüstratör Burak Ağdemir ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir sanatçı. Üstelik çok da bizden bir sanatçı...
"Peki ne yapıyor bu adam?" diyecek olursanız da, kendisi Yeşilçam efsanelerini öyle güzel birer illüstrasyona dönüştürüyor ki, hayran kalmamak mümkün değil. Tabi bunun yanında pek çok farklı konuda çalışmaları da mevcut...


Instagram - Facebook 

Hadi gelin şimdi bu nefis çalışmalara şöyle bir bakalım! 

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor


E bu da bonus olsun! 

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

 

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

listesine yorum yap!
Aslı B.
Aslı B.
04 Ekim 2024
Usta Yorumcu
Tam bir özellikle eski Türk filmlerinin hayranı olduğum için çalışmalara bayıldım. Neşeli Günler filmini milyon kere izledim, milyon kere yine izlerim :) Ziya'nın Almanya'daki aslan avı macerası da resmedilmiş. Gulyabani de var, izleyin bu filmleri onlardaki, sevgi bağları saflık, temizlik şimdi nerdeee, imrenerek izliyorum, bu çalışmaları yapanın ve burada bizle paylaşan sevgili Kaan çoookk teşekkürler <3
EN AKTİF ÜYELER
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Menüde Gerilim Var! UMAMİ: Yeni Yerli Disney+ Filmi!
Disney+ filmleri takviminde gördüğümden beri merakla beklediğim bir yapımdı Umami filmi... Film dün, yani 12 Şubat tarihinde Disney+'da yayınlandı ve hemen oturup Umami filmini izleyenler arasında yerimi aldım... Peki Umami filmi konusu nedir? Oyuncuları ve daha doğrusu oyunculukları nasıldı? Hepsinden önce Umami filmi hangi filmin uyarlamasıydı? Gelin önce bunlara, sonra da Umami filmi hakkında şöyle genel düşüncelerime birlikte bir göz atalım. Filme Git ►  Düşüncelerimden önce Umami filmi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/90/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami filmi, İstanbul'daki lüks bir şef restoranında yaşananları konu alıyor. Başrolümüz Sina Bora karakteri, restoranımızın hem şefi hem de ortağı... İşte biz de bu şefi merkeze alarak tüm restoranın 1 gecesindeki koşturmacayı konu alan bir hikayeyi izliyoruz. Hem restoranda yaşanan gerilim dolu anları, hem mutfak koşturmacasını hem de hizmet sektöründe müşteri ve mekan arasındaki anlaşmazlıklara şahit oluyoruz. Lafı uzatmadan; Ben bu filmi sevdim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/14/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Üniversite yıllarımda 2 sezon boyunca büyük bir otelin çeşitli departmanlarında çalışmış, yeri gelmiş mutfağa girmiş yeri gelmiş servise el atmış biri olarak ben bu filmdeki bu koşturmacayı gerçekten de yaşadığım için 'çok gerçek' buldum. Belki biraz da bu yüzden olacak, bu filmde izlediğim bu gerilim dolu sahneler, o diyaloglar ve yaşananlar bana çok tanıdık geldi. Yani film benden geçer not almayı başardı... Tek plan çekimi ve gerilimiyle... Başarılı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/32/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Çok beğenerek size de şurada tavsiye ettiğim şu nefis 1917 filmini hatırlayın. İşte bu film de o nefis film gibi bir tek plan çekimden oluşuyor... Yani söylenen o yönde. Acaba birkaç yerde cut atıldı mı diye ince ince eleyip, gözlerimi dört açıp izledim bir 'köylü kurnazlığı' ile fakat filmdeki akış gerçekten çok başarılı kotarılmış. Tek plan çekiminin de verdiği o gerilim dolu yakın plan sahneler beni kesinlikle germeyi başardı. Peki Umami hangi filmin uyarlaması?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/33/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Umami'yi izleyen pek çok kişi 'vay, böyle bir iş bizden çıktıysa bravo' gibi yorumlar yapmaya başlamışken hemen olaya el atmak istedim. Umami bir uyarlama... 2001 yapımı Boiling Point yani "Patlama Noktası" filminin bir uyarlaması olan Umami filmi, bence orijinal filmdeki havayı yakalamayı başarıyor. Son olarak; Umami filmi oyunculukları ne durumda? derseniz, anlatayım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/38/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM]Başrolümüz Burak Deniz bence iyi bir oyunculuk sergiliyor fakat 'profesyonel' bir şef izlerken filmin başlarında şefin işe geç kaldığını, bazı siparişleri geçmeyi unuttuğunu görüyoruz. Bunlar da şefin karizmasını gözümüzde çizmeyi başarıyor. Öykü Karayel, keşke bu rolde olmasaydı bana sorarsanız... En yükseldiği sahnede işletme müdürüne posta koyuyor fakat inanın o izleyiciye geçmiyor. Osman Sonant nefis bir 'yapmacık' Danilo Şef karakteriyle karşımıza çıkıyor. Nefis bir oyunculuk. Çok başarılı buldum. Bunun yanında işletme müdürümüz, şefimizin ortağı Ulvi Kahyaoğlu da iyi oyunculuk sergilemiş. Onur Ünsal'ın doğal, samimi oyunculuğunu da es geçemem tabi. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/353/93/menude-gerilim-var-umami-yeni-yerli-disney-filmi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet; Öncelikle Atatürk dizisini iptal edip bünyesindeki yerli yapımları da silen Disney +'a tepkim hala ilk günki kadar sürüyor... Bunu söylemeden geçmek istemiyorum. Umami'ye gelirsek; bence bu film olmuş. Dün gece izledim ve sabah uyandığımda birkaç sahnesi aklımdaydı. Çok üst düzey bir yapım değil elbet, fakat yerli yapımlarda biraz beklentiyi düşürüp izliyorum malum, bu yüzden beni yakalamayı başardı... Karar sizin. - - - - - -  • Umami filmi Netflix'te var mı? Hayır. Umami filmi Netflix'te değil Disney+'da yer alıyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
62b
2
1 yıl
1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
1 Cinayet ve Bolca Hukuk İçeren İtalyan Dizisi: il Processo
Size 1 hafta kadar önce Netflix'te izlediğim şu diziyi tavsiye ettikten sonra hemen iyi bir dizi bitirip tavsiye edemem diyordum ki 'il Processo' isimli bu İtalyan dizisi beni yanıltmayı başardı. Eğer bu içeriğe yolunuz il processo konusu veya il processo dizisi oyuncuları gibi aramalar sonucu düştüyse aradığınızı birazdan bulabileceğinizi söylemek isterim.  En İyi Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi gelin şimdi sizlere il Processo dizisi hakkında izlemeden önce bilmeniz gereken bilgiler neler onları şöyle bir anlatayım. Ha bu arada il processo dizisi izle gibi bir arama sonucu da buradaysanız diziyi buradan değil, Netflix üzerinden izlemeniz gerektiğini de söylemek isterim... Hadi şimdi dizimize göz atalım! 'Kaan merak ettirme nedir bu il processo dizisinin konusu?' dediğinizi duyar gibiyim, hemen bahsedeyim;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/234/72/1-cinayet-ve-bolca-hukuk-iceren-nefis-italyan-dizisi-il-processo-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, 17 yaşındaki genç bir kızın vahşice öldürülmesini ve bu cinayetten sonra yaşanan mahkeme sürecini konu alıyor. Bu süreçte de bir savcı, bir avukat ve birçok şüpheli öne çıkıyor ve taraflar arasında gizem dolu bir kovalamaca başlıyor... Kısaca dizimizin konusu böyle. Dahası içinse devam edelim... İzlerken 'Katil kim?' dedirten hukuk dizi/filmlerini sevenlerdenseniz burada kalın ama ağır ilerleyen diziler sizlik değilse bulaşmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/234/39/1-cinayet-ve-bolca-hukuk-iceren-nefis-italyan-dizisi-il-processo-780x439.png[/RESIM]Dizi size sürekli olarak 'Katil kim?' sorusunu sorduyor. Her seferinde de farklı farklı şüpheliler için 'Acaba?' diyorsunuz. Bu izleyici için gerçekten güzel bir olay. Eğer siz de benim gibi suç-mahkeme-hukuk temalı şeyleri sevenlerdenseniz bu yapım beni olduğu kadar sizi de mutlu edecektir. Fakat dizimiz oldukça ağır ilerliyor. Sürekli yeni bir olay yerine bazen bir 10 dakika ikili diyaloglara bağlı kalıyor ve eğer yakınlarınızda dikkatinizi dağıtacak akıllı telefon gibi şeyler varsa bu süre zarfında dikkatinizin kayması da olası. Tavsiyem, eğer bu türü seviyorsanız kulaklığınızı takın, telefonunuzu uzağa bırakın ve öyle izleyin derim. Nefis oyunculuklarıyla buram buram İtalyan işi kokan bir dizi; Aşırı sade ama bir o kadar da şık...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/234/91/1-cinayet-ve-bolca-hukuk-iceren-nefis-italyan-dizisi-il-processo-780x439.png[/RESIM]'İtalyan şıklığı' terimini bilirsiniz. Çok sade ama çok klastır. Mimarilerinden kıyafetlerine kadar dizi tamamen bunu bize yansıtıyor. Oyunculuklar ayrı, oyuncuların kıyafetleri için tercih edilen seçimler ve mekanlar da bir o kadar ayrı başarılı. Bir karakterimizi hep aynı kıyafetlerle depresif bir modda görürken bazıları da ateş gibi arabalarla jilet gibi karşımıza çıkıyor. Yani dizi buram buram İtalya kokuyor diyebilirim. NOT: Bu diziyi aranızdan 'Beyza Çiçek'in tavsiyesi ile keşfettim. Kendisine de buradan teşekkürler ediyorum... Yukarıda da dediğim gibi; Eğer ağır ilerleyen şeyler sizlik değilse hemen diğer tavsiyelere geçin. Fakat şöyle bu türe uygun iyi ve uzun soluklu bir şeyler izleyeyim diyorsanız da kaçırmayın derim. Bu arada unutmadan söyleyeyim de kulağımı çınlatmayın; Dizide bolca +18 sahne de mevcut. ---------- • Il Processo dizisi Netflix'te var mı? Dizi Netflix'in orijinal yapımlarından değil, fakat Netflix'te izlenebilir.  • Dizinin IMDb puanı nasıl? Dizi 7 puana sahip.  • Dizi kaç bölüm? Sezon sayısı ve uzunluğu nasıl? Dizinin sadece 1. sezonu yayınlandı ve 8 bölümden oluşuyor. Her bölüm ise ortalama 50 dakikalık bir uzunluğa sahip. ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
21b
1
5 yıl
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
David Lynch İmzalı Konusu ve Kurgusu ile Beyin Yakan Film: Mulholland Drive Analizi
Selam! Şu an burada bunları okuduğunuza göre muhtemelen siz de Mulholland Drive'ı izleyip bir şey anlamayanlar kervanındansınız... Bildim değil mi? O zaman yaklaşın ve şaşırmaya hazır olun.  Aşağıdaki analizi Ekşi Sözlük'te "sinirliyim" isimli bir yazar girmiş fakat o da başka bir yerden alıntı yapmış. Ben yine de kaynak olarak orayı göstereceğim, buraya tıklayarak o entrye ışınlanabilir ya da aşağıdan okumaya devam edebilirsiniz. İşte karşınızda Mulholland Drive analizi! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/67/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]   ♦ Adım adım rüyaya doğru aslında filmin %80'den fazlası diane'ın rüyasından ibaret. rüya olduğu için tuhaflıklar ve zor anlaşılan yerler var ama genel olarak tuhaflıkların sebebi filmin çoğunun rüyadan ibaret olması. çok az da olsa flashback, hayal ve hallisünasyon da var. geri kalan %20'ye yakın kısım gerçek ve bunun da çoğu şimdiki zaman veya yakın geçmiş. diane (sarışın) (filmde gerçek hayattaki adı da diane) bir swing (jitterbug) dans yarışmasında birinci oluyor; bunu hollywood'a girmek için bir basamak olarak kullanıyor. istediği şey bir yıldız olmak, yıldız ve iyi bir aktris. ruth teyze denen kişi ölmüş aslında, mirasını diane'e bırakıyor. diane'ın yanında olan (havaalanında) iki yaşlı kişi aslında gerçekte olmayan karakterler; bunlar sadece rüya ve hallisünasyonda var. bu iki ihtiyar muhtemelen onun iyi yanını temsil ediyor. kara yüzlü yaratık ise onun en kötü ve çirkin yanını. neyse, diane bazı filmlerde roller alarak ilerliyor. bob brooker isimli bir yönetmenin yönettiği ‘the sylvia north story’ adlı filmde başrolü almak istiyor ama yine o sıralarda tanıştığı camilla (esmer, filmdeki gerçek adı) ile de ufaktan ilişki yaşamaya başlıyor. camilla aslında kaltağın teki. kötü karakter. çıkarcı, hırslı, acımasız, biseksüel... rolü kapıyor ama diane ona hâlâ aşık. diane ile camilla aynı evde kalıyor (17 numaralı çürümüş cesedin olduğu ev). [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/77/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM]sevişip koklaşıyorlar sürekli ama camilla bunun geleceğinin olmadığını ima ediyor ara sıra. diane anlamazdan geliyor. camilla hırslı olduğu için işinde ilerliyor. adam kesher isimli yönetmenin projesinde de camilla, yönetmeni tavlıyor. diane, adam'ı tavlayamadığı için içten içe üzgün ve camilla'yı yavaş yavaş adam'a kaptırdığını düşünüyor. adam'ı tavlayamasa da aynı yapımda daha küçük bir rolde oynuyor camilla ile beraber. bir gün camilla ve diane evdeyken kanepede sevişmeye başlıyorlar ama sadece başlıyorlar. diane çok hevesliyken camilla bir öpücük verdikten sonra, “bunu artık yapmamalıyız” diyor. biraz zalimce bir ifadeyle tabi. sanki onu incitmek istermiş gibi. diane “bir daha bunu sakın söyleme” diyor ve kabullenmek istemiyor, elini camilla’nın pantolonundan içeri sokuyor ama camilla sertleşip “yapma” diyor. diane, “onun için değil mi?” diyor ve artık lezzoların aşkı tek taraflı olarak sona eriyor. adam ile camilla evlenmeye karar veriyorlar. bir parti düzenliyorlar bunu ilan etmek için. camilla, diane'e partiye gelmesini söylüyor, isteksiz de olsa diane kabul ediyor. akşam parti saatinde camilla bir limuzin gönderiyor diane'i alması için ve diane'e telefon ediyor "gelecek misin, araba seni bekliyor" diye... diane isteksiz de olsa limuzine binip mulholland yolunda oturan adam’ın evine doğru gidiyor. diane tedirgin ve düşünceli, yolun ortasında limuzin durunca tedirgin de olduğu için korkuyor, “burada durmamalıydık” diyor. şoför arkasına dönerken bir şey yapmasından korkuyor sakni ama o sırada camilla kestirme yoldan gelerek diane'i alıyor. adam kesher da aslında çok duyarlı bir adam değil. biraz ‘piç’. annesi coco... diane ile coco orada tanışıyor. bahçede bir şeyler içtikten sonra coco yemeğe geçmeleri gerektiğini söylüyor ve az sonra diane'in kalbinin paramparça olacağı masada yemeğe oturmak üzere içeri giriyorlar. masada adam ve camilla düşman çatlatır gibi laubali. camilla bunun diane'e acı vermesini istiyor sanki. adam karısıyla yeni boşanmış bu arada, karısı havuzu temizlemeye gelen kişiyle kendini aldattığı için boşamış ve şutlamış, "havuzu ben aldım, temizleyen adamı o..." diyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/97/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] coco, diane'i konuşturuyor, diane hollywood'a nasıl geldiğini anlatıyor. kanada'dan gelmesi, teyzesinin ölümü, kendisine bıraktığı miras, dans yarışması, bob brooker'ın başrolü camilla'ya vermesi... buruk bir şekilde bunları anlatıyor. adam ve camilla'nın hiç umurunda değil ama onlar çok ruhsuz ve laubali. bu diane'ı daha da kırıyor ve ölüm vuruşunu camilla yapıyor; filmdeki gerçek ismi bilinmeyen sarışınla öpüşüyor (rüyadaki sarışın camilla bu). biraz sonra da sonra adam'la öpüşerek evliliklerini ilan etmeye hazırlanıyorlar. sarışın, camilla'yı öptükten sonra dışarı çıkmak için yürüyor, bu esnada kovboy kılıklı bir adam öylesine geçiyor, muhtemelen sinema dünyasından biri. hiçbir özelliği yok aslında. diane, sarışının ve adam'ın camilla'yı öpmesi ve evlilik ilanının geliyor olması yüzünden ağlıyor. bu arada diane masadayken ara sıra etrafındakilere bakıyor, ilk defa gördüğü, kendine dik dik bakan bir adam fark ediyor karşı masada. rüya için malzemenin çoğunun biriktiği yer bu parti. buradaki ve daha önceki birçok kişi ve sembol rüyasına girecek daha sonra. kötülükler başlıyor derken, parti bir şekilde bitiyor. ertesi gün (veya birkaç gün sonra) camilla diane'in evine gidiyor kırmızı elbisesiyle ama kapıda tartışıyorlar, diane ağlayarak onu içeri almıyor. sırılsıklam aşık ama onu eve almayarak ilişkiyi tamamen koparıyor. evde kendi kendine mastürbasyon yapıyor ağlayarak. ama bu içindeki hıncı azaltmıyor. onu öldürtmek istiyor. winkies denen lokantada bir kiralik katille görüşüyor. camilla'nın bir resmini ve teyzesinin bıraktığı mirastan kalan bütün parasını ona veriyor. katil, iş bittiğinde ‘mavi anahtar’ı daha önce söylediği yere bırakacağını söylüyor. mavi anahtar = camilla öldü bu pazarlığa sadece kasanın yanında duran saftirik bakışlı bir erkek tesadüfen şahit oluyor, diane ile bir süre bakışıyorlar. bu adam galiba olayı anlıyor ve iki defa aynı kötü rüyayı görüyor. bir arkadaşına (veya psikolog-doktor gibi bir şey) aynı winkies lokantasında oturup gördüğü korkunç rüyayı anlatıyor. rüyasında duvarın arkasındaki kara yaratığı gördüğünü ve tarif edilmez derecede korktuğunu belirtiyor. arkadaşıyla beraber winkies'in arkasına bununla yüzleşmeye gidiyorlar, adam aynı yaratığı uyanıkken (uyanık olduğu şüpheli) görüyor ve korkudan bayılıyor/ölüyor. bu yaratık aslında diane'in içindeki kötülük ve hınç. adam ona şahit olmuştu. biraz saf bir arkadaş; kalp gözü açık galiba. katil işi bitiriyor ve mavi anahtar bir şekilde diane'in evindeki sehpanın üzerindeki yerini alıyor. diane bir halt etti ama içi rahat değil. ne de olsa sırılsıklam aşıktı. şimdi bir de vicdan azabı ve polis korkusu sarıyor içini. iyice bunalıma giriyor, kötü rüyalar görüyor. bir gece swing dans yarışmasında birinci oluşunu (en baştaki renkli dans sahnesi) görüyor. uyanıyor, kafasını kaldırıp gördüğü rüyayı hatırlıyor, birkaç saniye sonra kırmızı yastığına kafasını yüzüstü koyup tekrar yatıyor. hayalleri vardı ama olmadı, cinayetle bitti, bu yüzden görüyor rüyaları... işte tam da bu anda, kafayı koyup uyuduktan sonra bir rüya daha görüyor ki, bu rüya filmin baştaki %80'ini oluşturan rüya. filmin %80'i burada yatıyor. sabah çok da hoşlaşmadığı komşusunun kapıyı çalmasıyla uyanıyor. komşusu kalan eşyalarını almak için geliyor, tabaklarını alıyor, çıkmadan önce sehpanın üstünde piyano şeklindeki kül tablasını görüyor. “bu benim” diyerek onu da alıyor. mavi anahtar da orada tabi o esnada. bu arada komşusu iki dedektifin yine geldiğini söylüyor, dedektifler diane'den şüpheleniyorlar veya konuşmak istiyorlar. diane bu yüzden polislerden çok korkar oluyor. derken, komşusu eşyalarını ve kül tablasını alıp gidiyor. diane üstündeki kirli beyaz sabahlığıyla kahve yapmaya başlıyor, o esnada mutfak tezgahının başında hayal veya hallisünasyon olarak camilla'yı görüyor. camilla’ya, “döndün...” diyerek ağlamaya başlıyor, hâlâ çok seviyor ve yaptığı şey beynini kemiriyor. birkaç saniye sonra kendine geliyor, kahvesini alıp kanepeye oturuyor. muhtemelen akşama kadar oturuyor ve düşünceler beynini kemirip duruyor; diane korku içinde... sonra kapı çalıyor sert sert, artık kayışın koptuğu yer burası; kapının altından parmak boyunda giren iki ihtiyarın hallisünasyonu; diane’i kovalıyor. çığlıklar atarak çıldırıyor ve kendini yatak odasına atıp çekmeceden silahı alıyor ve intihar ediyor. gerçek hayat burada bitiyor. ‘otu çek, köküne bak’ karmaşık bir zihnin çakallıkları buraya kadar olan kısım ‘lineer’ ve gerçeküstü olmayan hikaye. geri kalanlar ise rüya ve çok az da soyut görüntüler. gelelim rüyaya: işte en eğlenceli kısmı burası. yönetmen, sigmund freud'un ne kadar numarası varsa kullanmış. simgelerle ve diane'in bilinçaltındaki verileriyle rüyayı süslemiş ve şekillendirmiş. rüya görüldüğünde cinayet işlenmiş, aslında her şey olup bitmişti. diane rüyayı hayatının son gecesinde görmüştü, rüyadan sonra bir gündüz daha yaşadı ve o günün akşamına intihar etti. filmin ilk sahnesinde diane'in kırmızı yastığa kafayı koymasıyla, kovboy'un gelip, "tatlı kız uyanma vakti" demesi (komşunun kapıyı çalması) arasındaki kısım rüya. diane rüyasında olayları anladığı gibi veya olmasını istediği gibi görüyor. gerçekte boka saran hayatını kabullenemiyor ve rüyada olmasını istediği gibi veya anladığı gibi görüyor her şeyi. esmer (daha bir adı yok) limuzinde giderken yolda duruyor (kendisi gerçekte partiye giderken durduğu yerde). şoför esmer'e silah çekiyor (gerçekte kendi de korkmuştu). bir kaza oluyor ve esmer kurtuluyor, ama hafıza gidiyor. (esmer'e format atıyor, kendi istediği gibi iyi bir karakter olacak). esmer şehre en kestirme yoldan gidiyor bilinçsizce, herhangi bir evin önünde tesadüfen sığınacak bir yer buluyor (bu tesadüf sarışının bilinçaltındaki hayali). esmer sabaha kadar orada kalıyor, bu arada gerçekte yaşamayan ruth teyze, kanada’ya yapacağı seyahat için bavullarını taksiye taşıyor. kanada’ya film çekimi için gidiyor (eski bir aktris). bu arada ilginç bir bilgi buldum, hollywood'da, sinema sektöründe çalışmak üzere “kanada’ya gitmek” ölmekle eşdeğer tutulurmuş. yani ruth'un gerçekte ölümü, rüyada kanada’ya gidişiyle simgelenmiş, gerçekte diane, hollywood'da olduğu için bu kuralı biliyor, ayrıca ruth da bir aktris, kanada'ya giden herhangi biri değil. sarışın yeğeninin evinde kalmasına izin vermesi de bıraktığı mirası ve/veya diane'in hayallerini simgeliyor. o arada bir fırsat bulup esmer eve dalıp gizleniyor (bunlar sarışın’ın esmer'e ulaşmak için fantezileri). bu esnada sarışın büyük hayallerle los angeles'a geliyor. kendine yol boyunca eşlik eden iki ihtiyar var yanında (gerçekte yoklar). buradaki adı betty. betty ismi cinayet anlaşmasının yapıldığı winkies'teki garson kızın gerçek ismi. bilinçaltında kalmış, onu kullanıyor. son derece saf ve iyi bir karakter olan betty, teyzesinin evini buluyor. coco, oranın yöneticisi, onu iyi biri olarak betimliyor rüyasında (partideki sohbet masasında ona iyi davranmıştı). tonton coco, evi gösteriyor, betty çok mutlu, rüyaları gerçek oluyor, her şey toz pembe. eve girip geziyor, banyoya girdiğinde duşta esmeri görüyor. esmer’in kafa bi milyon, tabi ad-soyad, nüfusa kayıtlı olduğu yer falan yok. esmer kendine ‘rita’ ismini buluyor posterden. az sonra esmer duştan çıkınca ismini rita olarak söylüyor, yaralandığı ortaya çıkıyor, çok mülayim bu arada, hırslı ve acımasız esmer gitmiş, yerine diane'in istediği yumuşak karakter gelmiş. biraz uyumak istiyor hatırlamak için. uyandığında hâlâ hatırlayamadığı için ağlıyor, sarışın “çantana bakalım” diyor. paraları ve mavi anahtarı görüyorlar. onları mavi bir kutuda saklıyorlar. paralar muhtemelen gerçekte kiralık katile verilen paraları temsil ediyor (zoruna gitmiş bütün parasını vermek)... aynı çantanın içinde mavi anahtar da olması bu çantayı tamamen cinayet anlaşmasının bir yansıması yapıyor. [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/1/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] bu arada paralel olarak gelişen diğer olaylar var; yönetmen adam kesher bir masada menajeri ve yapımcılarla beraber. ‘italyan kardeşler’ gelecek ve çalıştıkları proje için bir kız önerecekler. italyanlar geliyor, çok sertler ve tuhaflar (çünkü rüya). bu kadar sert görünmelerinin sebebi o adamı partide görmesiydi. orada da dik dik bakmıştı diane’e. bilinçaltı bunu çok büyütmüş, adamı psikopatın teki yapmış. o kadar ki, espresso kahveyi beğenmeyince bile kontrolden çıkan, nezaketsiz, kusan, tüküren, sert, tuhaf bir adam. diğer italyan, çantadan sarışın bir kızın resmini çıkarıyor, bu, partide esmer'i öpen sarışın, rüyadaki adı da camilla. italyanlar adam'ı zorluyorlar, başrolde bu kızın olması için. adam karşı çıkıyor. yani betty böyle düşünüyor. gerçekte adam'ın ve diğer yönetmen bob'un esmer'e başrol vermesini biraz 'sinema mafyası'na bağlıyor. kendini böyle avutuyor ama yine de adam'a kızgın. adam ‘olmaz’ deyip rest çekiyor ve arabasına atlayıp eve doğru gidiyor, eve girerken havuz temizliği yapan adamın pikabını görüyor (gerçekte adam boşandığını anlatmıştı). sonra yatak odasına giriyor ve karısını kendine boynuz monte ederken yakalıyor. adam, karısının mücevherlerine boya döküyor ve temizlikçi heriften dayak yiyor, üstü başı boya ve burnu kanamış vaziyette dışarı atılıyor. bu, sarışın’ın ona olan kırgınlığı yüzünden rüyada onu soktuğu hal. ya da adam'ı bu şekilde 'mazur' görüyor. adam gidip köhne bir otelde saklanıyor. bu arada italyanların 'baba'sı olayı telefonla vs. takip ediyor. baba, -haşa- 'godfather', onun kafasında büyüttüğü 'sinema mafyası' ve çocukça hayali. başarısızlığını biraz bunlara bağlamak istiyor. adam oteldeyken, otelci kredi kartlarının iptal edildiğini vs. söylüyor. adam durumu öğrenmek için asistanı olan kızı arıyor, kız iflas ettiğini anlatıyor. durumu kurtarmak için kovboy denilen bir adamla görüşmesi gerektiğini söylüyor. kovboy, partide sadece bir an geçerken gördüğü önemsiz bir kişiydi ama ona çok esrarengiz gelmiş, ona burada esrarengiz adam rolü veriyor. adam koyboy'un yanına gidiyor, kovboy cool, nüfuzlu, tehditkâr ve filozof gibi bir adam. adam'ı nazikçe tehdit ediyor; işine dönmesini ve sarışın camilla'yı seçmesini söylüyor (betty başarısız hayatını kabullenmek yerine bunlara bağlıyor rüyasında). önceki gün teyze ruth'un (aunt ruth -untruth-) evindeyken, komşusu deli kadın gelip bir şeylerin yolunda olmadığını söylüyor, kendi bilinçaltı betty'yi iğneliyor. coco bu esnada son derece toz pembe yürüyen işlere uygun bir şekilde sarışına fakslanan replikleri getiriyor. esmer ile pratik yapıyorlar, duymak istediği gibi esmer onun oyunculukta iyi olduğunu söylüyor, (bunu kariyerini çalandan duymak ister çünkü). ayrıca esmer bu pratik esnasında oldukça tutuk, iyi bir oyuncu değil, hatta betty'nin konsantresini bozuyor ve betty ağlaması gereken yerde gülüyor. ertesi gün betty seçmeler için ihtiyar yapımcı wally'nin yanına gidiyor, aynı zamanda teyzesinin de dostu. oradaki ihtiyar oyuncuyla performansını kusursuz bir şekilde sergiliyor (çünkü kendi kusursuz olduğuna inanıyor). buradaki yaşlı oyunucyla betty'nin canlandırdığı sahnedeki diyaloğa dikkat; yaşlı adamı kaldırıp yerine esmeri koyun bir bakalım. gerçek diane, sanki rüyadaki betty üzerinden gerçek camilla'ya olan gerçek hislerini anlatıyor. "seni hapse atarlar", "seni öldürürüm", "o zaman seni de hapse atarlar", "senden nefret ediyorum " ifadeleri ama bu esnada öpüşmeleri ve sonunda betty'nin ağlaması. çok ilginç. oradaki yönetmen ise, yani bob brooker, tutuk, aptal, mal gibi bir adam... çünkü gerçek hayatta ona başrol vermemişti, bilinçaltı, onun yetenekten anlamayan biri olduğuna inanıyordu. rüyada da onu bir mal haline getirmiş. ondan başka herkes kendisindeki yeteneği görüyor ama o mal görmüyordu. yapımcı wally'nin eski karısı da bu yeteneği görüp onu adam'ın yanına götürüyor, “bu projeye bayılacaksın” diyor betty'ye. bu esnada adam, kovboy'un dediği gibi, seçmelerde... tam o sırada betty sete giriyor, hayalindeki gibi, adam ondan gözlerini alamıyor, o da adam'den. sonra sıra sarışın camilla'ya geliyor. aslında zayıf mimikleri olan yeteneksiz biri sarışın camilla. adam zorlandığı için seçiyor onu: “this is the girl.” betty tam o sırada eve gitmesi gerektiğini hatırlıyor. eve gidip esmer'in kim olduğunu araştırmaya başlıyorlar. daha önce kaza olmuş mu diye ankesörlü telefondan bir arama yapmışlardı, betty çocuk gibi mimiklerle "evet bir kaza olmuş" demişti. telefon winkies lokantasının hemen yanındaki telefon (hep önceden görmüş olduğu, bilinçaltındaki yerler). tuhaf ve çocuksu bir hayal şeklinde, polisler fazla zorluk çıkartmadan bilgi veriyorlar. kendince hafiyecilik oynuyor rüyasında. sonra winkies'te oturup (çünkü burayı gerçekte biliyor) kahve içiyorlar. garson kızın adı diane (gerçekte kendi adı). esmer'e ‘diane selwyn’ adını çağrıştırıyor, eve gidip telefon rehberine bakıyorlar, adresi buluyorlar (diane selwyn gerçek hayattaki tam adı). adrese taksiyle gidip evi buluyorlar ama ön girişte arabada oturan adamlar ürkütüyor esmeri. esmerin hafızası yok ama temkinli, peşinde birilerinin olabileceğini düşünüyor. bu gerçek diane'in içindeki polis korkusunun bir tezahürü de olabilir. adrese gittiklerinde başka bir hatun çıkıyor, daireleri değiştirdiklerini söylüyorlar (gerçekte de öyle). kadın kendisinin de geleceğini söylüyor, bazı eşyaları olduğunu ve alacağını söylüyor (gerçekte de öyle ve sarışın bunu rüyada da hatırlıyor). son anda çalan telefon yüzünden vazgeçiyor komşusu (rüyada onun gelmesini istemiyor, ikisi dedektifçilik oynayacak). 17 numaralı eve gidip kapıyı çalıyorlar ama açan yok. sarışın eve pencereden giriyor ve kapıyı açıyor, evde ağır bir koku var. odalara bakıyorlar ve yüzü tanınmayacak haldeki sarışın cesedi görüyorlar yatakta. bu aslında sarışın’ın kendisi. rüyada gerçek kendisini ölü görüyor ama onun kendisi olduğunu bilmiyor. eve dönüyorlar, esmer bundan çok etkileniyor, onun kendisi zannedilerek öldürülmüş olabileceğini düşünerek çok korkuyor. eve gidince, tanınmamak için saçlarını kesmeye kalkıyor, sarışın onu durdurup ona yardımcı oluyor (gerçekte ona aşık, onun için her şeyi yapar). sarı bir peruk veriyor ona, "başkası gibi oldun" diyor (belki de başkası gibi olmasını hep istemişti). esmer yine içerideki kanepede yatmak üzereyken rahat yatakta yatması için yanına çağrıyor, o da hiç zorluk çıkartmadan geliyor (çünkü onun fantezisi ve delice istediği mülayim karakter bu). aşk aşk aşk ve sılencıo esmer sayıklayarak uyanıyor gecenin 2'sinde, “benimle bir yere gel” diyor ve club silencio'ya gidiyorlar o saatte. club silencio aslında betty'nin bilinçaltında bilmekte olduğu bazı şeylerin tezahür ettiği yer. filmdeki en yoruma açık bölümlerden biri. "bando yok, her şey kayıt", çok dokunaklı şarkı söyleyen kadın ağlatmayı başarsa bile, playback çıkıyor ve beyin mıncıklaması geçiriyorsun. aslında sizi bu kadar etkileyen hollywood'un altı astarı yok. ağlayacak kadar etkilenebilirsiniz ama aslında arkasında playback var, her şey yalan. büyük hayallerle geldiğimiz hollywood yalan, bu ışıltılı dünya yalan (yönetmenin de mesajları var tabii filmde). bu sırada betty'nin çantasında beliren mavi bir kutu var. daha önce anahtarını rita'nın çantasında buldukları kutu. pandora'nın kutusu... bu betty'nin içindeki hırs, aşk, ihtiras, intikam, cinayet vs... bütün kötü hislerin olduğu kutu. şovu sunan top sakallı arkadaş kim? ben onun 'şeytan' olduğunu düşünüyorum. mavi kutunun onun çantasında belirmesine sebep olan kişi bu hokkabaz. ona dik dik bakarken gök gürültüsü sesi gelmişti ve betty oturduğu yerde zangır zangır titremişti. muhtemelen bu şeytanın ona cinayet fikrini vermesini ve onu tetiklemesini simgeliyor. eve gidip onu açmak üzereyken betty kayboluyor, çünkü o kutuyu gerçek hayatta açtığı için çok pişman, galiba rüyada bunu üstlenmek istemiyor. esmer onu açıyor (bu içindeki kini ve intikam hırsını serbest bırakmak demek, cinayet siparişi vermek demek). kutunun içine giriyoruz, kutu yere düşüyor, ruth teyzenin yatak odasında, ruth teyze sesi duyup geliyor, odaya bakıyor ama kutuyu göremiyor. muhtemelen bu, ruth teyzenin betty'deki o kötü yanı görememesi gibi bir anlama geliyor olabilir. ya da bütün bunlara -farkında olmasa da- onun biraz sebep olduğu şeklinde yorumlanabilir. sonra kovboy geliyor ve çürümüş cesede "tatlı kız uyanma zamanı" diyor. o çürümüş ceset aslında gerçekte hiç olmadı, yani gerçekte son sahnede ihtihar etmiş olan diane değil o. kıyafet ve pozisyon farklı. o ceset şu anda bu rüyayı görmekte olan diane. aynı gecelik, aynı yatak, aynı oda. ayrıca rüyadaki cesedin elinde silah falan yok. kafada delik de yok. o muhtemelen yaşadıkları yüzünden 'ölmeden ölmüş' olan diane. sadece rüyada ve yüzü tanınmadığı için betty onun kendisi olduğunu bilmiyor. neyse, komşu kapıyı çalıyor, (hani bazen bir sesle uyanırız ama bu sesin kaynağını rüyamızda farklı bir şey olarak görürüz) komşunun gerçekte kapıyı çalması kovboy'un yatak odasının kapısını çalması olarak görünüyor rüyanın sonunda. rüya bitiyor, yatakta doğrulup gördüğü tuhaf rüyayı kısaca bir düşünüyor ve yukarıdaki lineer gerçek hayatta kaldığımız yerden devam ediyoruz. filmin sonunda da birkaç soyut sahne var, winkies'in arkasındaki evsiz kara yaratık ki, bu sefer bir gece vakti ateş yakmış elindeki mavi kutuya bakıyor. o aslında erkek değil, aslında o diane'in halet-i ruhiyesinin bedene dönüşmüş hali. bitkin, evsiz, çaresiz, başarısız, hayal kırıklığına uğramış, aşık, vicdan azabıyla dolu, suçlu, kirli, aşkını öldürtmüş, tamamen tükenmiş ve kararmış bir ruh, yönetmenin mükemmel tasviri; bence filmin en güzel sahnelerinden biri. sondaki çıldırma sahnesi ile bu kara vatandaş arasında aslında çok güzel bir bağlantı var. diane çıldırmadan önce kanepesinde oturuyordu. eşzamanlı olarak bu kara yaratığı düşünün. aslında aynı anda diane'in iki farklı görünüşü. kanepede oturan gerçek görünüşü, winkies'in arkasındaki ise yönetmenin bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu diane'in iç dünyasının görsel olarak tercüme edilmiş hali. ikisi de eşzamanlı ve paralel. kara, bitkin bir şekilde elindeki mavi kutuya bakarken, paralelde diane, yediği haltı, serbest bıraktığı kini, kaybettiklerini düşünüyor kanepesinde, pişman ve bitkin. kara, winkies'in ve duvarların arkasında (diane de winkies'teki tetikçinin arkasına saklandı cinayet için). kara, bir akşam vakti, her şeyini kaybetmiş bir evsiz gibi, tamamen tükenmiş pislik içinde (kanepedeki diane gibi). kara, mavi kutuyu bir kese kağıdına koyuyor ve yere bırakıyor (diane bu yaptığından kurtulamıyor, geri dönemiyor). kutudan parmak boyunda iki ihtiyar çıkıyor (aynı anda diane'in kapısı çalıyor ve ihtiyarlar kapının altından giriyor.) diane'in içindeki vicdan azabı ve yakalanma korkusu o kadar dayanılmaz boyutlarda ki çalan kapı artık kayışı kopartıyor, muhtemelen dedektiflerin geldiğini düşünüyor ve ihtiyarlar onu çıldırtıp intihara sürüklüyor (tabancayı aldığı çekmeceye dikkat, orada gerçek mavi kutu var, muhtemelen önemsiz bir kutu). son sahnedeki dumanlar... bunlar 'şeytan'ın olduğu tiyatrodaki dumanlar gibi. aradaki farklı ortaya koymak için; dumanların üzerinde beliren diane'in son hali (kara yüzlü hali), hemen ardından da hayalleri... mavi saçlı kadın (soyut) ve... silencio, sessizlik... muhtemelen beynini kemiren duygular ve hallisünasyonlar yüzünden özlemini çektiği şey ‘silencio’. esmer’in gecenin bir yarısı ‘silencio’ diye sayıklayarak uyanmasının da sebebi bu olabilir. ...ama lynch bu, her şey olabilir... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/32/26/david-lynch-imzali-konusu-ve-kurgusu-ile-beyin-yakan-film-mulholland-drive-analizi-780x439.jpg[/RESIM] lynch'in dikkat çektiği kilit sahnelerden birinin kahve sahnesi olması da şu şekilde; (çok önemli bir şey yok aslında sadece biraz dikkat). kahve yaptığında aslında cinayeti işletmiş ve vicdan azabı içinde. üzerinde kirli beyaz sabahlığı var. muhtemelen intihar ettiği günün sabahı, yani lineer zaman çizgisinin sonu... kahvesiyle kanepeye yürürken kanepede yarı çıplak olarak esmer görünüyor. kendi de kanepenin üzerinden geçip esmer’in üstüne çıkıyor ve elindeki bardağı sehpaya bırakıyor. amaaa sabahlığı olan sarışın bu sefer yarı çıplak, sehpaya bıraktığı şey kahve değil viski, sehpada mavi anahtar yok ve piyano kül tablası daha alınmamış, yani flashback ve gerçek hayat. diğer flashback de masturbasyon sahnesinde. sarışın masturbasyon yaparken birdenbire telefon çalıyor, diğer odaya gidip telefona bakıyor. telefon “araba seni bekliyor, partiye gelecek misin?” diyor. ama dikkat; masturbasyon esnasındaki kıyafetle öbür odaya telefonda bakmaya gittiği kıyafet farklı. yani arada bağlantı yok, telefona bakması flashback ve gerçek hayat. ----------------- minik tespitler - rüyada neden mavi kutu var, onun temeli ne? diane'in intihar ettiği sahnede, çekmeceden silahı alırken mavi kutu çekmecede görünüyor. zaten böyle bir kutusu var, gerçekte çok bir anlamı yok belki ama bu kutu da rüyasına giriyor. muhtemelen pandora’nın kutusu kavramını biliyor ve rüyasında o şekilde tezahür ediyor. - rüyada betty ile rita 17 numaralı eve giderken rita neden girişte park etmiş arabanın içindeki gözlüklü iki adamdan korkuyor? kendi yakalanma korkusunu biraz rita üzerinden yaşıyor rüyada. rita hafızasını kaybettiği için biraz fazla temkinli. kapının önünde park etmiş arabadaki iki gözlüklü adamın kendisini aradığını düşünüyor. zaten eve girdikten sonra da yatakta kendisi yerine öldürülmüş olduğunu düşündüğü birinin cesedini görünce iyice korkuyor. - rüyadaki toplantıdaki vatandaş neden bu kadar donuk ve espresso kahve istiyor? gerçekte partide onun kendisine donuk donuk baktığını görüyor bir ara, bu onun bilinçaltına yerleşiyor; donuk duruşu ve eskiden beri gelen bir inanışı yüzünden onu italyan mafya adamlarına benzetiyor. inanışı da şu: başarısızlığı aslında hollywood'daki yeraltı dünyası yüzünden. burada yetenekler değil güç konuşuyor. bu yüzden rüyasında onu aynı şekilde donuk, ruhsuz, korkutucu ve imkansız derecede mükemmel bir espressodan başkasını yutmayan gerçek bir italyan olarak görüyor. diğer italyan’ı başka yerde gördüğümü hatırlamıyorum ama ilginç derecede al pacino'ya benziyor. bu da onun kafasında oluşturduğu diğer italyan mafya karakteri. - rüyada al pacino'ya benzeyen adam neden "help meeee!" diye bağırıyor? bir inanışa göre, partide diane bir fincandan su içiyor, fincanın üzerindeki desenler ‘s.o.s.’ gibi görünüyor (rüyada diğer adamın espresso içtiği fincan farklı tabi) s.o.s.'u burada böyle bağırıyor ve bence çaresizliğini bu şekilde haykırıyor. - rüyada esmer limuzindeyken, limuzin durduğunda neden şoför ona silah çekiyor? gerçekte daha önce kendi de limuzinle aynı yerde durmuştu ve biraz tedirgin olmuştu. bu ortam onu da tedirgin etmişti, cinayet için güzel bir ortam... esmer'i öldürttüğü için de burada ona silah doğrultulmasını sağlıyor. ama belki pişmanlığından dolayı bir kazayla onu kurtarıp kafasına format atıyor ve istediği esmer'i oluşturuyor. belki de esmer'i gerçek hayatta öldürtmüş olmasını başkasının üzerine atıyor. silahı gerçekte onun kiraladığı tetikçi doğrutmuştu burda silah tamamen başka biri tarafından doğrultuluyor. - rüyada neden esmer’i limuzinde ve aynı kendi gibi görüyor? limuzinde aynı yolda, aynı yerde duruyor, aynı sözleri söylüyor. galiba kendisinin olması gereken yerde o var diye. bu yüzden ona silah çektiriyor ama aynı zamanda kurtarıyor da. - rüyada coco'yu neden iyi ve tonton bi karakter olarak görüyor? çünkü partide coco onu dinlemişti, mimikleri onu anlıyor gibiydi ve elini tutmuştu. - rüyada club silencio'dan geldikten sonra mavi kutuyu açacakken neden betty birdenbire kayboluyor? kutunun açılması kötülüğün salınması demek. gerçekte yaptığı şeyi biliyor ve üstlenmek istemiyor. bunu gerçekte bir kere yaptı ama burda buna ortak olmak bile istemiyor. - toplantıdaki italyanların neden italyan olduğunu düşünüyor? birincisi, dik bakışları yüzünden partideki adamın mafya tipli olduğunu zaten düşünüyor. ikincisi, esmer, "casablanca'ya luigi ile hiç gitmedim" diye bir laf ediyor. luigi bir italyan ismi ve bu dik bakışlı adamla bir ilişki kuruyor, belki de onun ismi olduğu belli. gizemli kovboy’a dair yönetmenin seyirciye çaktığı güzel bir mesaj: rüyada kovboy, adam'la konuşurken diyor ki; “ukalalıkla o kadar meşgulsün ki düşünmüyorsun.” aslında seyirciye mesaj çakıyor, filmi anlamaya çalışması için. ‘ben sürrealist bir david lynch filmi izliyorum, entelim’ falan ayaklarını boşver, dikkat et diyor. otur ve düşünerek izle diyor, eğer işini iyi yaparsan beni bir kere daha göreceksin. kötü yaparsan iki kere daha göreceksin diyor. ilginçtir ki adam onu aslında bir daha hiç görmüyor. ama seyirciye iki kere görünüyor; 1) kızı uyandırırken, 2) partide arkadan geçiyor. seyirci iki kere gördüğüne göre kötü mü yaptı seyirici işini? evet, sayılır... ve işte bomba; iki defa görünüyor ama biri rüya karakteri diğeri gerçek. eğer fark edersen, ilk göründüğünde (ağılda) rüya karakteri olan koyboy bir kere daha rüya karakteri olarak görünüyor (yatak odasında). ikinci görünmesinde (partide) aslında o rüyada konuşan kovboy değil, haberi bile yok bir şeyden, sadece partideki biri. bir başka bakış açısı da şu; film zihinlerde doğrusal-lineer olarak birleştirilebilirse, kovboy, “beni x kere göreceksin” dedikten sonra sadece 1 kere görünebilir, partide görünmesi rüyadan önce, bu sayılmaz böylece. yani önce parti, sonra kesher ile konuşma, son olarak uyandırma... kovboy'u burada biraz yönetmeni de simgeliyor. yönetmen seyirciye vereceği mesajı doğrudan kovboy'un ağzından veriyor. bir at arabası örneği veriyor; david'e soruyor "bir at arabasını kaç kişi kullanır?" diye. david bu basit soruya azıcık şaşırıp "e biir" gibi bir cevap veriyor. at arabası çok özel bir seçim. aslında at arabasını bir kişi de kullanabilir iki kişi de. at arabası, burada filmi, kullanan bir kişi ise yönetmeni simgeliyor. "eğer kafanı çalıştırıp sana verdiğim fırsatı iyi değerlendirirsen sen de benimle beraber bu arabayı kullanabilirsin" diyor adam'a (aslında bize). yani eğer görmeyi, çözmeyi ve hatta hayal kurmayı becerirsen filmin ikinci yönetmeni olursun diyor seyirciye. tetikçinin mavi anahtarı diane tetikçiyle anlaşma yaptıktan sonra tetikçi mavi anahtarı gösteriyor. diane “bu neyi açıyor?” diye soruyor, tetikçi gülüyor. anlamsız gibi görünen bir diyalog. rüyada esmer’in kimliğini ilk bulmaya çalıştıkları sırada, esmer’in çantasını karıştırırken üçgen şekilli mavi anahtarı buluyorlar, bir anlam veremiyorlar o anda. rüyanın görüldüğü zaman gerçekte cinayetin sonrası, yani gerçekte küçük mavi anahtarı biliyor, rüyada üçgen anahtar olarak çıkıyor. bunun ‘ölüm’ anlamına geldiğini de biliyor. aslında tektikçiye “bu neyi açıyor?” diye sorarken gerçekten merak etmişti. esmer'in çantasından çıkan anahtar için de aynı merak rüyada var, oraya yansımış. ‘bu neyi açıyor?’un cevabı ise club silencio'dan geldikten sonra veriliyor: pandora’nın kutusu’nu, yani kötülüğü. rüyadaki büyük mavi anahtar da, gerçek küçük mavi anahtar da aslında ölümü simgeliyor. mavi kutu açılacakken de birden ortadan kayboluyor, buna tahammül edemiyor aslında…
19b
0
8 yıl
Lupin: Netflix İmzalı Su Gibi Akan 2021'in İlk Dizi Tavsiyesi! 
Lupin: Netflix İmzalı Su Gibi Akan 2021'in İlk Dizi Tavsiyesi! 
Geride bıraktığımız yıl size şurada pek çok iyi dizi tavsiyesi vermiştim. Hatta 2021 yılında sizlere tavsiye edeceğim ilk diziyi de epey merak ediyordum. İşte şimdi dün, yani 8 Ocak 2021'de yayınlanan Lupin dizisi ile karşınızdayım. Bu yılın ilk dizi önerisi Netflix imzalı Lupin isimli bu dizi oldu. Ve eğer 1-2 dakika ayırabilirseniz size Lupin dizisi konusu ve oyuncuları hakkında bilgi verip neden izlenir? gibi sorularınıza da kısaca cevap vereceğim.  Hadi gelin şimdi izleyecek iyi ve güncel bir dizi arayanlar için 2021 yapımı Lupin dizisi nedir, nasıldır şöyle bir göz atalım. Hadi!  Az önce izleyip bitiren biri olarak kendi yorumuma geçmeden önce nedir bu Lupin dizisinin konusu, gelin kısaca ona bir göz atalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/233/24/lupin-netflix-imzali-su-gibi-akan-2021-in-ilk-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Dizimiz, yıllar önce babası işlemediği bir suç nedeniyle hayatını kaybeden bir adamın verdiği intikam mücadelesini konu alıyor. Fakat dizi bunu direkt olarak değil de, Sherlock Holmes misali çeşitli olaylara zekice odaklanarak yapıyor. Yani basit bir intikam dizisi yerine zekice kurgulanmış bir olaylar dizisi izliyoruz. Peki Lupin isimli bu dizi neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/233/59/lupin-netflix-imzali-su-gibi-akan-2021-in-ilk-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Hırsızlığın ustası veya 'Kibar Hırsız' diye adlandırılan 'Arsen Lupen' karakteri Sherlock Holmes kadar meşhurdur. Fakat Sherlock aklını kullanarak ustaca davaları çözerken Arsen Lupen bunu kendi davaları için yapar. Yani Sherlock Holmes dizi ve filmlerini sevenlerdenseniz, zekice kurgulanmış olaylara benim kadar sizin de ilginiz varsa bu dizide de aradığınız o akıllıca tasarlanmış olayları bulabileceğinizi söylemek isterim. Küçük küçük şaşıracağınız, yer yer 'Vay be adama bak' diye iç geçireceğiniz ve birden kendinizi bölüm sonunda bulacağınız eğlenceli ve akıcı bir dizi sizi bekliyor diyebilirim. Başrolümüz Omar Sy diziyi sırtlıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/233/77/lupin-netflix-imzali-su-gibi-akan-2021-in-ilk-dizi-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Benim favori filmlerim arasında olan hatta YouTube kanalımızda şöyle bir videosunu da yaptığım nefis 'Intouchables' filminin başrolünde gönülleri fetheden oyuncu Omar Sy diziye 'cuk' oturmuş. O yerine göre kılıktan kılığa girmesi, bazen sert ve kavgacı, bazen aşırı sempatik ve en önemlisi de Holmes'u canlandıran Benedict Cumberbatch misali zekice mimikleri diziye çok güzel bir tat katıyor. Bu adamın oyunculuğunu öyle beğeniyorum ki, onun olmadığı sahnelerde onu izlemek için sabırsızlandığımı fark ettim. Yani seyir keyfi yüksek bir dizi izlerken iyi bir oyunculuk da izleyeceğinizi garanti edebilirim. NOT: Dizi beni sardı ve bana 1 günde 5 bölümünü de izlettirmeyi başardı. Darısı başınıza... Hadi iyi seyirler!  ---------- • Lupin dizisi Netflix'te var mı? Evet dizi Netflix'te izlenebilir.  • Dizinin IMDb puanı nasıl? Dizi şimdilik 7,3 gibi iyi bir puana sahip. • Lupin dizisi kaç bölüm? Sezon sayısı ve uzunluğu nasıl? Dizi ortalama 40 dakikalık 5 bölümden oluşuyor. Sezon yerine '1. Kısım' olarak yayınlandı ve 2. Kısım yani 2. sezonu da gelecek.  ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
19b
3
5 yıl
See: Herkesin Kör Olduğu Bir Dünyayı Konu Alan Nefis Dizi!
See: Herkesin Kör Olduğu Bir Dünyayı Konu Alan Nefis Dizi!
Başlığı okuyunca siz de "Bu fikir benim aklıma gelmişti!" diye düşündünüz mü? Sizi bilmem ama bu dizinin konusu bana tam olarak böyle dedirtti ve hemen bir çırpıda başlayıp az önce bitirdim... Evet, Apple TV+ imzalı See dizisinden bahsediyorum. 'Ee Kaan konusu ne? Oyuncuları kimler? İzlenir mi bu See dizisi?' diyorsanız ve birkaç dakikanız varsa, aşağıda size biraz bu nefis diziden bahsetmek istiyorum. Hadi gelin şimdi insanı daha izlemeden heycanlandıran senaryosuyla bu See dizisi nedir, neden izlenir, bunlara bir bakalım. Bu diziyi YouTube kanalımızda video olarak da tavsiye ettik![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=OEFB1aLqauo[/VIDEO] Yorumuma geçmeden önce; Nedir bu See dizisinin konusu?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/77/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]See dizisinin; benim yıllardır düşündüğüm hatta 2008 yapımı 'Blindness' yani 'Körlük' filmini izledikten sonra "Bu konu daha iyi işlenebilir" diye kafa yorduğum nefis bir konusu var. Dizimiz, günümüzden asırlar sonrasını konu alıyor. Dünyayı saran bir salgın, tüm nüfusu öldürüyor ve kalanlarda da kalıcı bir körlük bırakıyor. İşte dizi de geriye kalan bu insanların dünyaya nasıl uyum sağladığını ve sonrasında yaşananları konu alıyor.  Neden izlenir?[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/17/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]Size şurada çok beğendiğim kıyamet konulu dünyanın sonu filmlerini tavsiye etmiştim. Orada da söylediğim gibi ben kıyamet temalı yapımları gerçekten büyük bir ilgiyle izliyorum. İşte bu dizi de tam anlamıyla bu kategoriye uyuyor. Bize geleceği gösteriyor, düşündürüyor ve sorgulatıyor... Şöyle bir düşününce geçmişte yaptığımız filmlerin hepsi şimdi gerçek oldu. Şu an izlediğimiz bilim kurgu filmleri de muhtemelen gelecekte gerçek olarak karşımıza çıkacaklar. İşte bu dizi de bence olabilitesi yüksek bir geleceği bize gösteriyor. Üstelik öyle yavan bir şekilde de değil, gerçekten gerilimli, gizemli ve heycanlı bir şekilde sunuyor bize bu hikayeyi. Eğer siz de benim gibi gelecekteki sıfırlanan bir dünyada yaşananları görmek istiyorsanız kaçırmayın derim. Başrolde Game of Thrones'un Kahl Drogo'su Jason Momoa'nın olması büyük bir artı![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/232/2/see-salgin-sonrasi-herkesin-kor-oldugu-bir-dunyayi-konu-alan-nefis-dizi-780x439.png[/RESIM]Önce GOT sonra da Aquaman filminde rast geldiğim ve oyunculuğunu gayet başarılı bulduğum Jason Momoa, bu dizimizin de başrolü. Bu rol için bu adamı kim düşündüyse alnından öpmek istiyorum çünkü bu adam tam olarak böyle rollerde yıldız gibi parlıyor. Öyle ki dizide onun olmadığı sahnelerde seyir keyfi ibrem 1 tık aşağıya düşüyor bile diyebilirim. Girdiği rolü yaşayan bir aktör olduğu için bu diziyi de sırtlıyor desem abartmış olmam. NOT: Bu dizi, Apple TV+'ın "Bir de dizi işlerine girelim ama şöyle büyük bütçeli iyi bir şey yapalım" diyerek yaptığı bir iş olduğu için, bütçenin iyi ve doğru bir şekilde harcanması sonucu ortaya çıkan bir dizi. Yani See dizisi benden geçer not almayı başardı, darısı başınıza... Ayrıca bu diziyi fark etmemi sağlayan, aranızdan Miraç İlter Sezik'e de teşekkürlerimi iletiyorum.  • See dizisi Netflix'te var mı? Hayır. Dizi Apple TV üzerinden izlenebilir. • See dizisi IMDb puanı nedir? 2019 Kasım ayında yayınlanan dizinin puanı 7,6 • See dizisi 2. sezon ne zaman? İlk sezonu 8 bölüm olan dizinin 2. sezonu 2021 yılı içinde yayınlanacak. - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
83b
9
5 yıl
Bünyeniz Kaldırmayabilir! Beyin Yakan, Kafa Karıştıran 12 Film Önerisi!
Bünyeniz Kaldırmayabilir! Beyin Yakan, Kafa Karıştıran 12 Film Önerisi!
Sizi tanıyorum. Artık kolay anlaşılan, anlamanız için size bırakmadan her şeyi veren filmlerden hoşlanmıyorsunuz. Bu filmler size basit ve etkisiz geliyor. Siz, ustaca yazılmış senaryoları ile izlediğinizde beyninizi yakan, kafanızı karıştıran ve aklınızı jelibon kıvamına getiren o beyin yakan filmler dediğimiz yapımları izlemek istiyorsunuz. Bir filmden beklentiniz sizi şaşırtması, bulmaca gibi ipuçlarını takip ettirmesi ve kafanızı karıştırıp, sonuna doğru sağ gösterirken sol vurması... Nasıl? Bildim mi? Buraya kadar fikirlerimiz uyuştuysa size şahane bir haberim var; Birazdan burada göreceğiniz beyin yakan film önerileri, kesinlikle sizin aradığınız türden filmler olacak.  Evde ve Karanlıkta İzlemelik Gerilim Filmleri İçin Tıkla! ► Bugün size Beynimi Yaksın kategorimde farklı zamanlarda tavsiye ettiğim beyin yakan filmler listemden en kafa karıştırma etkili olanları bulup tavsiye edeceğim. Fakat aşağıda göreceğiniz listeyi "En kafa karıştıran filmler" ve "Ortalama derecede beyin yakan filmler" olarak 2'ye ayırmak istiyorum. Yani listenin ilk kısmındaki filmler beyninizi yakma etkiliyken, 2. kısımda göreceğiniz filmler senaryo ve kurgu açısında daha ağır, daha derin ve her bünyenin kaldıramayacağı filmler olacak. E hadi gelin şimdi o beyin yakan filmler, kafa karıştıran filmler nelermiş hepsine birlikte göz atalım. 1. Hafiflerden başlayalım; İzlerken beyninizin yanacağı, yer yer "Neler oluyor?" şaşkınlığı yaşacağınız ilk film tavsiyem "K-Pax"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/73/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Sonuna kadar sürüklemeyi başaran başarılı senaryosu ile bu film kesinlikle kafanızı karıştırmaya aday. "Peki Kaan bu filmin konusu ne? Imdb puanı, senin ve izleyenlerin yorumu nasıl?" diyenler hemen aşağıdaki butona tıklayabilir.  Filme Git ► 2. Listemizin diğer beyin yakan filmi ise "Enter Nowhere"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/35/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmi geçtiğimiz günlerde sizlere hazırladığım "Kenarda Köşede Kalmış İyi Filmler" listemde de sizlere tavsiye etmiştim. Bu nefis film ilk çeyreğinde biraz kötü gibi gelse de sabredip devam ettiğinizde, kafanızı karıştırıp beyninizi yakan bir filme dönüşüyor. Tam da bu yüzden bu filme bir şans verin derim. Filme Git ► 3. "Los Cronocrimenes"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/96/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Ee konumuz beyin yakan filmler olur da hiç o listede İspanyol filmi olmaz mı? Bu nefis film, İspanyol sinemasının yüzlerce iyi filminden sadece biri. Büyük bir sadelik ve bir o kadar da etkili bir senaryo. Düşük bir bütçe ile nasıl başarılı ve beyin yakan bir film çekilebileceğinin en büyük kanıtlarından biri bu film. Mutlaka izleyin ve tavsiyenin altına yorumunuzu bırakın. Filme Git ► 4. "Cui Mian da Shi"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/71/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Muhtemelen varlığından bile ilk kez bu listede haberdar olduğunuz bu film kesinlikle kafanızı karıştırmayı başaracak. Eğer sonuna kadar izlerseniz de kesinlikle ödülünüzü alacağınızı bilin. Bu türün meraklısıysanız ilacınız bu film olabilir. Filme Git ► 5. "The Thirteenth Floor"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/52/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu nefis film kurgu olarak Matrix ile yarışabilecek ender filmlerden benim için. Nefis bir senaryo ve kafa karıştırma etkili olaylar silsilesi... Henüz izlemediyseniz bu filmi çok geç olmadan izleyin derim.  Filme Git ► 6. "Open Grave"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/27/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmin öyle kafa karıştırıcı bir senaryosu var ki, her 10 dakikasında bir "Acaba şöyle mi..." diyerek başlayıp kafanızdan yeni bir senaryo yazıyorsunuz. Fakat film sizi hep eli boş çevirmeyi başarıyor. Bu filmi de izlenecekler listenize alın derim. Üye girişi yapıp filmin içinde "Sonra İzle" butonuna tıklayarak profilinize atabilir, dilediğiniz zaman o filmi profilinizde bulabilirsiniz. Filme Git ► 7. Hazırsanız her bünyenin kaldıramayacağı, senaryo ve kurgu açısından daha "ağır" kafa karıştırma etkili önerilere geçelim; "The Jacket"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/86/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Yukarıda da söylediğim gibi listemizin bundan sonraki filmleri ağır toplar olacak. İşte bu film de onlardan biri. Sağlam bir kafa ile izlemenizi tavsiye ettiğim bu film, mutlaka kafanızı karıştırmayı başaracak.  Filme Git ► 8. "Abre Los Ojos"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/89/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmi ise çoğu kişinin bünyesinin dahi kaldırmayacağını düşünüyor ve biliyorum. Eğer 2 saatlik bir boşluğunuz varsa, "Biz ne filmler izledik Kaan bu nedir ki..." gibi yürek yemiş beylik cümleler kuruyorsanız bu filmi izleyin derim. Fakat uyarayım; Bu film izleyende sarhoşluk hissi yaratıyor. Yani kolay bir film değil. Hatta ortalama bile değil direkt "zor" bir film diyebilirim. İzledikten sonra mutlaka yorumunuzu bırakın, çünkü mutlaka okuyacağım.  Filme Git ► 9. "Mulholland Drive"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/90/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Bu filmi izledikten sonra taşların yerine oturmasını isterseniz mutlaka şu analiz yazısını okumalısınız. Aksi halde bir şeyler yarım kalacaktır... Çok ama çok derin, kafa karıştıran, beyin yakan ve izleyeni sarhoş eden bu filmi henüz izlemediyseniz mutlaka önce zihninizi bir temizleyin. Çünkü bu filmi mutlaka berrak bir zihin ile izlemelisiniz. Çünkü zaten sonuna kadar gelebilirseniz film, zihninizin büyük bir kısmını kaplayacak. Bu yüzden boş bir zihin sizin yararınıza olacaktır.  Filme Git ► 10. "Stay"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/84/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Kurgusu müthiş ve "farklı" bir şekilde işlenen bu film de sizin kafanızı kesinlikle karıştırmayı başaracak. Fakat yukarıdakiler gibi bu filmi de sonuna gelmeden bırakırsanız muhtemelen kötü bir film izlemiş olursunuz. Fakat sonuna kadar gelir ve tüm taşların yerine oturmasına izin verirseniz, işte o zaman gerçekten iyi bir film izlemiş olursunuz.  Filme Git ► 11. "Jacob's Ladder"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/79/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]İzleyeni sarhoş etme etkili bir başka film ise bu... Bu filmi de kesinlikle boş bir zihin ile izlemenizi tavsiye ederim. Aksi halde ilk yarısına bile gelmeden bu filmi kapatırsınız. Berrak, dingin bir ruh halindeyken izlerseniz, kurgunun karmaşık akışını daha rahat birleştirebilirsiniz.  Filme Git ► 12. Ve son olarak "Mr. Nobody"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/94/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM]Listemizin bu son filminin sevmeyenleri çoktur. Fakat bi o kadar da bu filmin bağımlısı olan bir topluluk da mevcut. "Kelebek Etkisi" olayını işleyen bu film, kafanızı karıştırıp beyninizi jelibon kıvamına getirebilir. Sizin yapmanız gereken sadece boş bir zihin ile dikkatinizin dağılmasına izin vermeden bu filmi izlemek. Belki de siz de bu filmi "seven" taraftan olursunuz, kim bilir? İzledikten sonra yorumunuzu mutlaka tavsiyenin altına bırakın.  Filme Git ► ● Bu arada aşağıdaki butona tıklayarak da modunuza göre film tavsiyesi seçebilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/182/80/bunyeniz-kaldirmayabilir-beyin-yakan-kafa-karistiran-12-film-onerisi-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
39b
1
6 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
34b
0
5 yıl
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Good Omens: Melek, Şeytan ve Kıyamet Konulu İyi FANTASTİK Dizi!
Fantastik yapımları, "Ya böyle olsaydı?" dedirttiği için seviyorum. Fantastik film veya dizilerin temelindeki hikayeyi hepimiz biliriz, fakat yapım bize bunun çok daha ötesini gösterir. İşte Good Omens dizisi de bunun müthiş bir örneği benim için. Dilimize "Kıyamet Gösterisi" olarak çevrilmiş olan Good Omens dizisi, Amazon Prime Video imzalı bir yapım. Ben de bugün 'Ne izlesek?' diye düşünüp iyi bir yabancı dizi arayan sizler için bu diziden bahsetmek istedim. 3 Bölümlük UZAYLI Dizi Tavsiyesi! ►  Hadi gelin şimdi Good Omens dizisi konusu, oyuncuları, temelindeki hikaye ve en önemlisi de bu dizi izlenir mi? İzlenirse neden izlenir? gibi sorulara bir bakalım... Hadi! Dizi hakkındaki düşüncemden önce gelin Good Omens dizisi konusuna bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/1/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]Good Omens, Deccal'in doğumuyla birlikte gerçekleşecek olan kıyameti konu alıyor. Dizimizin en basit haliyle konusu bu fakat tüm bu sürece 1 Melek ve 1 de İblis katılınca işler biraz karışıyor. Cennet Bahçesi'nden günümüze birbirini tanıyan bu melek ve iblis, tüm bu süreçte hem karşı karşıya geliyor hem de bazen yana yana durmak zorunda kalıyor. İşte dizimiz de bu fantastik konuyu işliyor.  Bence bu diziyi kaçırmayın...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/78/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM]2019 yapımı olan bu nefis dizi, birçok kişi tarafından es geçiliyor. Fakat dizi çok kaotik, kasvetli bir konu olan Kıyamet'i öyle seyir keyfi yüksek bir şekilde ve eğlenceli işliyor ki, her bölümde bir sonraki bölümde olacakları merak etmeden duramıyorsunuz. Bazı yerlerinde çok eğlenceli sahneler, espriler ile karşılaşırken bir bakmışsınız zamanda yolculuk yapıp Hz. İsa'nın Çarmıha gerildiği ana şahit oluyorsunuz. Dizi bu aşırı ciddi süreci öyle 'uçuk' şekilde işliyor ki kendine özgü tarifiyle damakta tat bırakmaması imkansız. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/319/93/good-omens-melek-seytan-ve-kiyamet-konulu-iyi-fantastik-dizi-780x439.png[/RESIM] - - - - - -  Özet: Eğer aşırı ciddi sahneleri ve diyaloglarla dolup taşan bölümleriyle iyi ama çok ciddi dizilerden başınızı kaldırıp bir nefes almak isterseniz ve hala izlememişseniz, bence Good Omens dizisi, tam olarak aradığınız o dizi olmaya aday. Kutsal kitaplarda anlatılanları temel alarak üzerine çok farklı bir hikaye inşa etmeyi başaran bu dizi, benden geçer not almayı kesinlikle başardı. Keşke bu tür 'orijinal', 'kendine has' dizileri daha çok görebilsek. - - - - - -  ● Good Omens dizisi Netflix'te var mı? Hayır, Good Omens Amazon yapımı bir dizi olduğu için Amazon Prime Video'da izlenebilir. ● Good Omens dizisi kaç bölüm? Dizinin 1. sezonu 6 bölümden oluşuyor. Ayrıca dizi 2. sezon onayını da 2022 yılında aldı. ● Dizinin oyuncuları kimler? Dizimizin başrol koltuklarında Michael Sheen ve David Tennant oturuyor. Fakat emin olun, yan rollere kadar her oyuncu çok başarılı performanslar sergiliyor.   [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
23b
1
3 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.