Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

07 Mart 2018
12b
1 Yorum
Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Bugün, keşfettiklerim köşemde sizi başarılı illüstratör Burak Ağdemir ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi, yeni keşfettiğim için üzüldüğüm bir sanatçı. Üstelik çok da bizden bir sanatçı...
"Peki ne yapıyor bu adam?" diyecek olursanız da, kendisi Yeşilçam efsanelerini öyle güzel birer illüstrasyona dönüştürüyor ki, hayran kalmamak mümkün değil. Tabi bunun yanında pek çok farklı konuda çalışmaları da mevcut...


Instagram - Facebook 

Hadi gelin şimdi bu nefis çalışmalara şöyle bir bakalım! 

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor


E bu da bonus olsun! 

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

 

Türk Sanatçı Burak Ağdemir, Türk Sineması Efsanelerini Müthiş Birer İllüstrasyona Dönüştürüyor

listesine yorum yap!
Aslı B.
Aslı B.
04 Ekim 2024
Usta Yorumcu
Tam bir özellikle eski Türk filmlerinin hayranı olduğum için çalışmalara bayıldım. Neşeli Günler filmini milyon kere izledim, milyon kere yine izlerim :) Ziya'nın Almanya'daki aslan avı macerası da resmedilmiş. Gulyabani de var, izleyin bu filmleri onlardaki, sevgi bağları saflık, temizlik şimdi nerdeee, imrenerek izliyorum, bu çalışmaları yapanın ve burada bizle paylaşan sevgili Kaan çoookk teşekkürler <3
EN AKTİF ÜYELER
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
1 Günde Bitirilesi Yeni Netflix Dizi Tavsiyesi: Alice in Borderland
Biliyorsunuz film tavsiyelerinin yanında şurada da sizlere dizi önerileri sunuyorum. İşte bugün de sizlere henüz günler önce, 2020'ye veda ederken yayınlanan Netflix imzalı "Alice in Borderland" dizisini tavsiye etmeye geldim. Eğer alice in borderland izle gibi bir arama sonucu yolunuz buraya düştüyse sizi hemen Netflix'e alalım çünkü aradığınız burada değil. Fakat alice in borderland konusu, izleyen yorumu gibi aramalar sonucu buradaysanız beni takip edin! Nefis Netflix Dizi Tavsiyeleri İçin Tıkla! ►  Hadi şimdi gelin bu çok yeni izlediğim Alice in Borderland dizisinden size kısaca bahsedeyim... Dizi hakkında düşüncelerime geçmeden önce Alice in Borderland konusuna şöyle bir bakalım...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/38/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Tokyo'dayız. Bilgisayar oyunlarıyla aşırı içli dışlı olan bir gencimiz ve onun 2 yakın arkadaşı var. Hepsinin de kafası bir şeye bozulunca 'buluşalım' diyorlar ve küçük çaplı kafayı dağıtırken birden kendilerini polisten gizlenirken buluyorlar. Sonrasında ise gözlerini insanların olmadığı, araçların çalışmayıp sokakların, caddelerin bomboş olduğu bir Tokyo'da açıyorlar. Sonrasında ise bazı hayatta kalma oyunları onları bekliyor... İşte dizimiz de bu 3 gencin, ışınlandıkları bu farklı dünyada yaşadıklarını konu alıyor. Yakın zamanda izlediğim en 'sürükleyici' dizi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/23/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Dizi, sizi tuttuğu gibi peşinden sürüklüyor. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, yıllardır burada sizlere dizi-film tavsiyen eden biri olarak söylemek istiyorum ki bir bölüm izledikten sonra diğer bölüme geçmemek için kendinizi zor tutacaksınız. Çünkü dizi, sürekli merakta bırakan akışı sayesinde izleyicinin kafasında "Şimdi ne olacak?" sorusunu sürekli taze tutmayı başarıyor. Size buralarda tavsiye ettiğim şu filmi hatırlayın. Eğer bu filmi izleyip beğendiyseniz muhtemelen bu diziyi de beğenirsiniz. Fakat bu filmi henüz izlemdiyseniz mutlaka bu diziden sonra filme de bir şans verin derim.  40 dakikalık 8 bölüm de akıyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/229/26/1-gunde-bitirilesi-yeni-netflix-dizi-tavsiyesi-alice-in-borderland-780x439.png[/RESIM]Dizi bir 'manga' (japon çizgi romanı) uyarlaması. Benim gördüğüm ve izlerken sizin de göreceğiniz bazı mantık hatalarının sebebi de orijinal manga'dan kopmadan diziyi tamamlamak istemeleri nedeniyle... Bu birkaç hatayı görmezden gelip kendinizi akışa bırakırsanız her biri ortalama 40 dakika olan 8 bölümü de 1 günde silip süpürürsünüz. Bence hemen şimdi aşağıdaki butonu kullanarak diziye ışınlanın ve izlemeye başlayın derim.  NOT: Dizi bolca kanlı bıçaklı, birkaç da yetişkinlere göre olan +18 sahne mevcut. Bu yüzden ailece izlemelikten çok arkadaş ortamında izlenecek bir yapım diye düşünüyorum... Ayrıca bu diziyi Instagram'dan bizi takip eden ve buralarda da olan Mustafa Bağlaç attığı DM ile fark etmemi sağladı. Kendisine de teşekkürler ediyorum.  Alice in Borderland İzle ► - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
36b
10
5 yıl
Silahların Patlayıp Yumrukların Konuştuğu 7 İyi Aksiyon Filmi Önerisi
Silahların Patlayıp Yumrukların Konuştuğu 7 İyi Aksiyon Filmi Önerisi
"Film önerisi" konulu istatistiklere bakınca görüyoruz ki her gün binlerce kişi Google'a "Aksiyon filmi önerisi" yazıp derdine çare bulmaya çalışıyor. Ben de böyle bir talep olduğunu görünce hemen kolları sıvadım ve size buradaki "Vurdulu Kırdılı" kategorimde tavsiye ettiğim aksiyon filmlerinden 7 tanesini listeledim. Eğer siz de eşi dostu "İzleyecek film önerin var mı?", "Kanka bi film önersene..." diyerek darlayanlardansanız bu liste size de ilaç olabilir. Tabi dostlarınıza da... E hadi o zaman gelin, o aksiyon filmleri nelermiş birlikte görelim!    1.Listemizin ilk sırasındaki film önerisi "The Man From Uncle" yani "Kod Adı U.N.C.L.E" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/44/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] ► "Kaan nedir bu film? Nasıl bir şeydir?" diyenler hemen buraya tıklayarak film hakkında yazdığım 3-5 cümlelik tavsiye metnine ışınlanabilir.  2. Bir diğer aksiyon filmi önerimiz ise "Baby Driver", yani "Tam Gaz"[RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/83/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] ► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın!  3. Bol koşturmacalı, bol vurdulu kırdılı bir film tavsiyesi ile daha devam edelim: "Hardcore Henry" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/12/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] ► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın!  4. Listemizin ortalarına geldiğimizde ise bizi nefis "Belko Experiment" yani "Belko Deneyi" filmi karşılıyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/93/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] ► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın!  5. İzleyenini aksiyona doyuran bir diğer film önerimiz ise "Operation Red Sea" yani "Kızıldeniz Operasyonu"... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/87/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] ► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın!  6. Koşturmacanın hiç bitmediği bir başka aksiyon filmi önerisi ise "Train to Busan" yani "Zombi Ekspresi" [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/71/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpeg[/RESIM]  ► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın!  7. Listemizdeki son aksiyon filmi önerisi ise "American Assassin" oluyor... [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/55/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM] ► Filmin tavsiye metnine ışınlanmak için buraya tıklayın!  BONUS: E bir de bizden bir film olmasın mı? Tamamen aksiyon olmasa da vurdulu kırdılı nefis sahneleri ile benden alkışı kapan nefis film: "Panzehir"! [RESIM]http://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/41/18/silahlarin-patlayip-yumruklarin-konustugu-7-iyi-aksiyon-filmi-onerisi-780x439.jpg[/RESIM]  ► Son filmimizin tavsiye metnine ışınlanmak için de buraya tıklayın!  ◆ Bunlar kesmedi mi? O zaman tam da buraya tıklayarak moduna göre film önerisi bulabilirsin! :)
22b
0
8 yıl
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
Senaryosunu Atatürk'ün Yazdığı Film: "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum"
"Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti..." diye yazmıştı ölümünün ardından Amerikan "Chicago Tribune" gazetesi... İşte bugün burada o adamın, yani modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, sinemaya olan ilgisini ve bizzat senaryosunu yazdığı "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmini sizlere anlatacağım. Evet birçoğunuz gibi bunu ilk duyduğumda ben de fazlasıyla heyecanlanmış ve inanamamıştım fakat kaynaklar gösteriyor ki bu doğru. Ata'mız, Türk gençlerine aydınlık bir gelecek yolunda kılavuz olabilmesi için bir film senaryosu yazmış. Gelin şimdi detaylara birlikte bakalım.  "Öyle bir zaman gelecek ki, Amerika'nın keşfi, barut ve matbaa gibi gelişmeler, Sinema ve Radyo'nun yanında bir oyuncak gibi kalacaktır"[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/21/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Evet, bu aydınlık dolu, ileri görüşlülük fışkıran cümleler, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Sağlığında pek çok sanat dalına önem veren ve verilmesini de söyleyen Atatürk, sinema için şu cümleleri söylüyor; "Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini tamamen değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerika’daki birine benzemeye çalışacak, Afrika'daki biri de bir Eskimo’nun ne dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi olaylar oyuncak nisbetinde kalacaktır"... İşte "Sinema" hakkında böyle düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacısı Münir Hayri Egeli ile el ele veriyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/73/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Sinemanın müthiş bir keşif olduğunu düşünen Atatürk, dönemin en ünlü sinemacılarından olan "Münir Hayri Egeli"den gelen film teklifini heyecanla kabul ediyor ve müthiş bir filmin senaryosunu yazmaya başlıyorlar.  Egeli, 1954’te yazdığı “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında bu konudan şöyle bahsediyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/30/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Egeli, yazdığı kitabında; "Senaryoyu sundum. 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır, bu nedenle ana karakter Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli...' dedi..." şeklinde bahsediyor bu konudan ve devam ediyor; 'Bilmem başka neler koymalıyız?' diye sordu, 'Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır ama bilmem nasıl emrederdiniz?' diye cevap verdim. Bunun üzerine; "Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" şeklinde yanıt verdi..." diyor. Senaryo tam 137 sayfa oluyor ve filmin hazırlıkları hızlanıyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/40/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Filmin senaryosu 2 kez bizzat Atatürk tarafından düzenlenip , üzerinde "Bay Münir Hayri’ye gönderilecek" notuyla gönderiliyor. Bu gel gitler sonucu senaryo 137 sayfaya ulaşıyor ve film için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.  Fakat Atatürk'ün sağlığı el vermiyor ve bu senaryo, filme dönüştürülemiyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/55/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Hayri Egeli ve Atatürk arasında hazırlanan bu senaryo hem Atatürk'ün sağlığının kötüleşmesi hem de film ekibinde bulunan genel sekreter "Recep Peker"in ortaya attığı olumsuz fikirler nedeniyle bir türlü filme dönüşemiyor.  Senaryo şu an Ankara’da Milli Kütüphane'de tutuluyor[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/133/91/senaryosunu-ataturk-un-yazdigi-film-ben-bir-inkilap-cocuguyum-780x439.jpg[/RESIM]Bu, Türk gençlerine aydınlığa ulaşma yolunu gösterecek olan eser maalesef filme dönüştürülemiyor ve şu an Ankara'da, Milli Kütüphane'de kilit altında tutuluyor. Tam 72 yıl sonra, ünlü "Sarı Zeybek" adlı kısa belgeseli ortaya çıkaran ekip bu senaryoyu filmleştirmek istiyor, çok iyi de bir bütçe toplanıyor, fakat maalesef bu atak da sonuca bağlanamadan kaybolup gidiyor ve "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filmi, rafa kaldırılıp tekrar unutuluyor. Kim bilir, belki bir gün şartlar olgunlaşır da bu senaryo çok kaliteli bir yapıma dönüştürülür, kim bilir. Tıkla, Moduna Göre Film Önerisi Seç! ►
11b
0
6 yıl
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Maddi Sıkıntı Nedeniyle Hollywood'a Gidemeyen Türk Yönetmenin Ödülü Kargoyla Geldi!
Bugün sizler ile bir film tavsiye listesi ya da yeni vizyona giren bir sinema filmi hakkında detaylar paylaşmayacağım. Bugün sizlerle, gerçekten hüzünlü bir olayı paylaşmak istiyorum. Uğraşıp didinip bir film yaptığınızı düşünün. Şimdi bir de bu filmin ödül aldığını ve maddi sıkıntılar nedeniyle o ödülü almaya gidemediğinizi bir hayal edin... Çok acı değil mi? İşte "Kar Zamanı" filmiyle Hollywood'dan ödül alan Türk yönetmen Cevahir Çokbilir tam olarak bunu yaşadı. Hadi gelin detayları görelim. 5 binden fazla film arasından seçildi! Yönetmen Cevahir Çokbilir, Kar Zamanı filmiyle Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 5 binden fazla film ile yarıştı ve bu filmlerin arasından sıyrılarak "En İyi Sinematografi" ödülüne layık görüldü.  Hollywood'a davet edildi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/92/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Kar Zamanı filminin ödül almasıyla birlikte Çokbilir, Hollywood'a, ödül törenine davet edildi. Fakat Türk yönetmen ödülünü almaya gidemedi. Ağustos ayında Raleigh stüdyolarında yapılan ödül törenine katılamayan yönetmenin ödülü aylar sonra eline kargo ile ulaştı.  "Yol masrafı, filmin bütçesinin yarısıydı..."[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/11/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Hollywood'a davet edilen yönetmen, yol masrafının, film için harcanan paranın yarısı kadar olduğunu söyleyerek bu törene gidemedi. Uçak biletlerinin çok pahalılaştığını söyleyen yönetmen; "Filmde de rol alan annemle birlikte oraya gitmemiz çok pahalı olacaktı bu yüzden gidemedik" açıklamasıyla biz sinemaseverleri üzdü.  Ve ödülü kargoyla geldi...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/79/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Ödülünü almaya gidemeyen Türk yönetmenin ödülü, aylar sonra kargoyla eline ulaştı. Ödülü eline alan yönetmenin düşünceleri ise şöyle; "Mutluyum ve gururluyum. Filmime emek veren herkesle gurur duyuyorum. Hollywood'a giderek ödül almak hayallerimden biriydi ancak bu hayalimi bu yıl gerçekleştiremedim. Umarım başka filmlerde gerçekleştiririm..." Birçok gereksiz kişiye sponsor olup, binlerce türk lirası bütçe ayıran marka ve kurumlar neden böyle ülkemizi dışarda temsil edecek kişilere destek vermezler, gerçekten anlamak güç. Bu yönetmeni, buraya çok güzel haberler ile konuk almak isterdim fakat ne yazık ki böyle talihsiz ve sadece bizim ülkemizde olabilecek bir haber ile sizlere sunmak zorunda kaldım. Ülkece, sanat yolunda ilerleyenlere destek vermezsek daha çok dışarıya bakıp "Adamlar ne filmler çekiyor be..." diye yakınırız.  Kar Zamanı filminin konusu ise şöyle;[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/126/34/maddi-sikinti-nedeniyle-hollywood-a-gidemeyen-turk-yonetmen-cevahir-cokbilir-in-odulu-kargoyla-geldi-780x439.jpg[/RESIM] Film, yönetmen Cevahir Çokbilir'in 51 yaşındaki annesi Naciye Çokbilir'in, 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını konu alıyor. İnsanların yaşadığı sıkıntılar ve askeri müdahalenin ortaya çıkardığı sorunları konu alan film için yönetmen Çokbilir, "Tarihe not düşecek bir yapım ortaya çıkardık" diyor.  Kar Zamanı filminin fragmanı;[VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=_zohQl_Ps_E[/VIDEO]   ♦ Aşağıdaki butona tıklayarak modunuza göre film önerisi bulabilirsiniz![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/28/58/simdiye-kadar-nasil-izlememisim-diyeceginiz-7-film-tavsiyesi-780x439.png[/RESIM]Modunu Seç! ►
9.3b
0
6 yıl
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Sanat Eseri! Beyin Yakan Hopkins Filmi "The Father" Neyi Konu Alıyor?
Konusuna, fragmanına ve yönetmenine bile bakmadan sadece o oyuncu var diye hemen izlemeye koyulduğum filmler var. İşte 83 yaşındaki Anthony Hopkins, az önceki cümlemde 'o' olarak bahsettiğim o oyuculardan biri... Epeydir Anthony Hopkins başrollü The Father filmini izlemek için sabırsızlanıyordum. Az önce izleyip bitirdim ve hemen "the father filmi konusu ne?" ve "the father filmi neyi anlatıyor?" gibi sorularınızı cevaplamak buraya koştum. Filme Git ►  The Father filminin kurgusu epey karışık. Bu yüzden izleyen çoğu kişi filmi anlamamaktan şikayetçi. Ben de size önce the father filmi konusundan, sonra da SPOİLER'lı bir şekilde 'bu film neyi anlatıyordu?' sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Öncelikle henüz izlememiş olanlar için biraz bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/50/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Film kısaca, yaşlılığı ile mücadele etmeye çalışan bir adamın yaşadıklarını konu alıyor. Adamımız gün geçtikçe yaşlılığın etkilerini daha fazla hissetmeye başlıyor ve hayatında olan kızıyla da zaman zaman ters düşünce, adamımız kendini yorucu bir hayatın içinde buluyor... Film, damağımda öyle güzel bir tat bıraktı ki, uzun zamandır sinematografisi bu kadar başarılı bir işle karşılaşmamıştım. Hopkins amcamız öyle bir oynuyor, öyle bir döktürüyor ki, 'Bu adamın yaptığı oyunculuksa, diğerleri ne?' diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Ömrü uzun olsun da birkaç projede daha izleyelim diye iç geçiriyorsunuz... İnsanı darlayan, sıkan, içini burkan ve kendini başrolün yerine koyduran nefis bir film. Hemen izleyip gelin ve aşağıdaki detaylara da göz atın derim.  Bundan sonrası SPOİLER, filmi izleyip gelin, biz hep buradayız...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/26/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM] İlk ve son sahne arasındaki her şey zihnin oyunu...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/29/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]Önce bir 'Dolandırıcılık' hikayesi gibi geldi biliyorum fakat film öyle şahane işlenmiş ki bunu ve daha birçok şeyi bize düşündürtmeyi başarıyor... Filmi izlediniz. Hopkins amcamızın kızının Paris'e gitme kararını duyduğu sahneyi hatırlayın. Sonrasında kız evden çıkıyor ve amcamız camdan dışarıya öylece bakakalıyor. Son sahnede ise adamımızı bir doktor ve bakıcı ile bir odada görüyoruz. Kızının Paris'e gittiğini, ara ara geldiğini ve bazen de ona Paris'ten kart gönderdiğini görüyoruz. İşte filmin bu 2 sahnesi arasındaki şeylerin hepsi bir yanılsama, hepsi bir 'Demans' hastasının zihninde olup bitenler. Film bunu belli bir sıralamaya göre de verebilirdi, fakat o zaman bu kadar dikkat çekici bir iş çıkmayabilirdi tabi. Bu filmin başrolü biziz! Filmin çok büyük bir bölümünde kafamız karışıyor, "Lan ne oldu şimdi bu kim?" diye şaşkınlıklara giriyor ve kafamızdan bir sürü farklı senaryo yazmaya çalışıyoruz. Çünkü işte bir Demans hastası da bunları yaşıyor. Film bize bunu mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Resmen bir Demans hastasının içine girip bir hayat yaşamaya çalışıyoruz. Bir şeyleri unutuyoruz, yaşanan eski acılar aklımıza geliyor ve bir şeyler ile diğer şeyler arasında bağ kurmaya çalışıp dururuyoruz. Film bu açıdan benim için bir 'sanat eseri'... Film bize "İşte bir Demans hastası bunları yaşıyor. Bir gün anneniz, babanız ve siz de böyle olabilirsiniz..." diyor...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/58/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.jpg[/RESIM]Film, bir Demans hastası ile mükemmel şekilde empati yapmamızı sağlıyor. Bu bir gün anne-babamız da olabilir, biz de... Kazak nasıl giyilir unutucağız. Çocuklarımızın isimlerini, silüetlerini karıştıracağız. Bir eşyayı koyduğumuz yeri unutup, herkese 'Beni dolandıracaklar mı yoksa?' gibi pek çok farklı neden ile tedirginlik ile yaklaşacağız. Zaman kavramı bizim için farklı işleyecek, parçaları kafamızda birleştirmeye çalıştıkça yeni parçalar kaybolacak ve belki de 80 yaşımızda çocuklar gibi 'Annemi istiyorum' diyerek ağlayacağız... Bunları okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? İşte bu film de tam olarak bu konuyu bize müthiş bir şekilde aktarıyor. Yönetmen Florian Zeller ve tabi ki büyük usta Hopkins, yıllarca izleyip üzerine konuşacağımız bu nefis filmi ortaya çıkarmışlar. Ve son olarak; Konu 'hafıza' ve kıyafet renkleri de aynı olunca, bu benzetmeyi yapmadan da geçmek istemedim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/245/24/sanat-eseri-beyin-yakan-hopkins-filmi-the-father-neyi-konu-aliyor-780x439.png[/RESIM]2 büyük usta, 2 büyük yapım... İşte bunlar gibi film ve dizilere ihtiyacımız var. Bu işleri alkışlamak, takdir edip başkalarına tavsiye etmek de bizim görevimiz.    ---------- [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
34b
0
5 yıl
1 Günde Bitirmelik: Tam 12 İyi Mini Dizi Önerisi! (EN FAZLA 8 BÖLÜM)
1 Günde Bitirmelik: Tam 12 İyi Mini Dizi Önerisi! (EN FAZLA 8 BÖLÜM)
Bugün size izleyip, beğendiğim bazı mini dizileri tavsiye etmek istiyorum. Fakat gerçekten 'mini' olan yabancı dizileri... Çünkü bazen öyle listeler görüyorum ki 3 sezonluk dizi 'mini' adı altında tavsiye edilmiş... Merak etmeyin, birazdan göz atacağınız bu listedeki dizilerin her biri de mini dizi ve en uzunu sadece 8 bölümden oluşuyor. 1 günde bitirebileceğiniz bu yabancı mini dizi önerileri ile sadece çok kısa bir zaman ayırarak 1 diziyi bitirebilirsiniz. Hadi gelin şimdi o mini dizi önerileri nelermiş, birlikte şöyle bir göz atalım! • Bu içeriği VİDEO olarak da izleyebilirsiniz![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=xF4Mfwe7Y8g[/VIDEO] 1. Listemizin ilk sırasında bizi Childhood's End, yani "Çocukluğun Sonu" ismindeki bir mini dizi karşılıyor... (3 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/300/14/childhood-s-end-uzayli-konulu-3-bolumluk-mini-dizi-780x439.png[/RESIM]Dizi, bi uzaylı ırkının dünyaya gelmesiyle yaşanan gelişmeleri konu alıyor. Şimdi ben uzaylı falan dedim diye uçmalı kaçmalı ışın kılıçlı bir aksiyon beklentiniz olmasın tabi... Çünkü dizi bize sadece 3 bölümde "Ya böyle bi şey olsa?" diye sorgulatmayı başarıyor. Kendine has sakin atmosferi ve bol bol sorgulamalara girişeceğiniz bu yapım, ünlü bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke imzalı bi romandan uyarlama... Dizi tabi ki de kitabın önüne geçemez fakat ilgi çekici bir şeyler arıyorsanız, bir akşamınızı bu diziye ayırın derim. Dizinin Detaylarına Bak ►  2. Sıradaki mini dizi tavsiyem ise 11.22.63... (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/19/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Stephen King'in kitabından uyarlanan bu dizi hem zamanda yolculuk hem de aşk'ı öyle iyi bir şekilde harmanlıyo ki, bir an dizinin sezonlarca sürmesini istiyosunuz. Bir öğretmenin, bir lokantanın içinden çıktığı zaman yolculuğu sırasında kendini birden 22 Kasım 1963'teki John F. Kenedy suikastini engellemeye çalışırken bulmasını izliyoruz. Dizinin adı da buradan geliyor. Eğer bu listeye kadar bu diziyi izlememişseniz, bu listenin en başına bu diziyi koyun derim... "Kaan demişti" dersiniz. 3. The Cry (4 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/36/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]İskoçya'dan Avustralya'ya doğru bir uçak yolculuğu yapan bir çiftin yolculuk sonrasında bebeklerinin kaçırılması olayını ve sonrasında yaşananları izliyoruz. Yaşananlar zaten üzücüyken bir de bebeğimizin babasının siyaset dünyasıyla da bağının olması, olayı magazine de taşıyor ve çift birden çok zorlu bir mücadelenin ortasında kalıyor. Fakat bebeği kim veya kimler kaçırdı? Tam olarak neler oldu? İşte 4 bölüm boyunca adım adım bu gizemli süreci izliyor ve şaşırıyoruz. 2018'in sonlarında çıkan bu dizi, benim de bu yıl içinde izleyip "Nasıl gözden kaçırmışım" diye yakındığım bir yapım oldu. Darısı başınıza... Dizinin Detaylarına Bak ►  4. Unorthodox (4 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/16/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, New York'un bir bölgesindeki Yahudi Topluluğu içinde doğup, büyüyen 19 yaşındaki bir genç kızın yaşadıklarını konu alıyor. Kendini o dünyaya ait hissedemeyen genç kızın kendini bulmak için giriştiği cesaret dolu yolculuğu izliyoruz. Eğer içinizde bir yerlerde biraz olsun dilediğiniz hayatı yaşayamadığınız düşüncesi varsa, bazı adımları atmanız için cesaretinizi körükleyecek bu diziye mutlaka bir şans verin derim. Beğenmezseniz en kötü 1 gecenizi feda etmiş olursunuz, fakat dizi ilginizi çekerse hayatınız hakkında alacağınız kararların yanında 1 gece ne ki? Karar sizin... Dizinin Detaylarına Bak ►  5. The 7 Lives of Lea (7 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/24/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, günümüz dünyasındaki liseli bir gencin, arkadaşlarıyla doğada partilediği sırada bulduğu bir bileklik sonrası zamanda yaptığı yolculuk ile 90'lı yıllara ışınlanmasını ve bir zaman yolcusu olarak gittiği bu geçmişte yaşadıklarını işliyor... Her ne kadar Dark dizisi bu işte seviyeyi çok yukarılara çıkarmış olsa da, ben özellikle böyle 30-40 yıllık yakın geçmişe gidilen dizi ve filmlerdeki o atmosferi izlemeyi seviyorum. Bence bu dizi de 90'lı yılların atmosferini iyi bir şekilde yansıtmayı başarıyor. Bir ara göz atın derim. Dizinin Detaylarına Bak ►  6. Bodyguard (6 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/90/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.jpg[/RESIM]İleri derecedeki gözlem yeteneği sayesinde İç İşleri Bakanı'nın özel koruması olarak atanan bir adamın hayatına konuk oluyoruz BBC yapımı bu dizide. Ne aksiyonu, ne politikası ne de duygusal ilişkileri yoğun bir şekilde izlemiyoruz. Yani izleyiciyi boğmayan bir dizi bu... Kaliteli oyunculuklar, oldukça başarılı sahneler, şaşırtıcı hamleler ve fazlasıyla gerçekçi bi kurguya sahip... Bol ingiliz aksanı duyacağınız bu dizi aradığınız şey olabilir, benden söylemesi. 7. Manhunt: Unabomber (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/2/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, 80'li yıllarda Amerika'da pek çok bombalı saldırı gerçekleştiren bir adamın gerçek yaşam öyküsünü konu alıyor. Üniversiteler, havayolu şirketleri ve fabrikalara gönderdiği bombalı paketler nedeniyle adını duyuran saldırganın, yaşattığı ve yaşadığı şeyleri izliyoruz bu dizide. İyi oyunculuklarıyla birlikte ben bu diziyi fazlasıyla sürükleyici buldum diyebilirim. Bir sabah izlemeye başladım ve aynı gün içinde bölümleri ard arda izleyip bitirdim. Hem gerçek bir şeyler izlediğimi bilmem, hem de adım adım zekice işlenmiş bir bulmacanın çözülüşüne tanıklık ediyor olmam beni bu dizide tutmayı başardı. Kesinlikle bir şans verin dediğim gerçek yapımlardan. 8. Kalifat (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/31/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Dizi, İsveç'te yaşayan gençlerin IŞİD tarafından beyinlerinin nasıl yıkandığını adım adım bize gösterirken, aynı zamanda Suriye'de kaosun tam göbeğinde hayatta kalma mücadelesi veren bir annenin de yaşadıklarını işliyor. Dizi bize 2 farklı pencereyi gösteriyor. 1 Polis de bu 2 farklı dünyayı birbirine bağlayarak olayların peşinden gitmeye çalışıyor. Çok vurucu bir dizi bu. Hatta öyle çarpıcı ki, bazen o çıkmazda kalan 'anne' yerine kendimizi koyup nefes almaya çalışıyoruz. Yaşananlar gerçek olaylara dayandığı için dizinin sürükleyiciliği de bir o kadar fazla. Listenize alın dediğim mini dizilerden... Dizinin Detaylarına Bak ►  9. True Story (7 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/269/6/true-story-netflix-in-1-gecede-bitirilesi-yeni-mini-dizisi-780x439.png[/RESIM]Bu tavsiyem ise başrolünde stand-up'larından tanıdığımız ünlü komedyen Kevin Hart'ın olduğu bir mini dizi... Kevin Hart bu dizide kendine yakın bir komedyeni oynuyor. Şehir şehir gezip gösteri yapan oldukça ünlü komedyenimiz ağabeyi sayesinde kendini birden çok farklı olaylar içinde buluyor ve bir yandan kameralardan saklanmaya diğer yandan da içine girdiği bu sıkıntılı işlerden sıyrılmaya çalışıyor. Netflix imzalı bu mini dizi ilginç şekilde beni yakalamayı başardı. Üstelik başrolümüz gerçekten de dünyaca ünlü bir komedyen olunca izleyici olarak ister istemez "Acaba bu izlediklerimin gerçeklik payı var mı?" sorusu kafanızı kurcalıyor ve bence bu da olaya ayrı bir tat katıyor... Bi şans verin derim. Dizinin Detaylarına Bak ►  10. Dropout (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/292/59/the-dropout-milyar-lik-bir-skandali-konu-alan-mini-dizi-onerisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, 2014 yılında "en zengin genç kadın" unvanını alıp Forbes listesinin en üst sıralarına çıkmayı başaran Elizabeth Holmes ismindeki bir kadının girişimcilik macerasını işliyor.  Dizide izlediğimiz tüm karakterler, gerçek ve yaşanan olayların her biri de tanıkların ve olayı araştıran gazetecilerin araştırmasından çıkan gerçek detaylara dayanıyor. Üniversite yıllarında Steve Jobs gibi büyük girişimcilere hayran olan gencimiz, sağlık sektöründe çığır açacak, "şırınga ile kan alma" konusunu kökten değiştirecek bir yöntem geliştirdiğini duyuruyor ve kendini birden milyar dolarlık yatırımcılarla aynı masada buluyor. İşte dizi de, bir zamanlar gerçekten yaşanan bu skandalı başlangıç süreciyle birlikte bize anlatıyor. Dizinin Detaylarına Bak ►  11. Lost Room (3 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/301/39/1-gunde-bitirmelik-tam-12-iyi-mini-dizi-onerisi-en-fazla-8-bolum-780x439.png[/RESIM]Sadece 4-5 saat içinde bitirebileceğiniz bu dizi, gizemli bir odayı ve bu odadaki gizemli güçlere sahip olan sıradan objeleri konu alıyor. Bu işin peşinde olan bir dedektifin gözüyle izlediğimiz olaylar zincirinde dedektifimizin kızı da kaybolunca ortaya gizemli ve süper güç konulu iyi, yani az ve öz bir dizi çıkıyor. Eğer bu konuyu sevenlerdenseniz ve hala bu diziyi izlemediyseniz hemen şimdi bu 3 bölümlük şahane diziyi izleyip gelin derim. 12. Shining Girls (8 Bölüm)[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/290/77/shining-girls-zamani-buken-senaryosuyla-beyin-yakan-yeni-polisiye-dizisi-780x439.png[/RESIM]Dizi, bir gece köpeğini gezdirirken saldırıya uğrayan genç bir kadının, yıllar sonra başka bir cinayet ile kendi saldırısı arasındaki bağlantıyı fark etmesiyle başlıyor. Dizi, seri katil gibi bir suç olayının içine zaman yolculuğu ve paralel evrenler gibi kafa karıştıran ama izlemesi zevkli unsurları da katarak bize sunuyor. Dizinin ilk bölümlerinde merak duygusu zirveye çıkıyor, sonraları biraz düşse de bu sefer de beyin yakan senaryo sizi sürekli düşünmeye itiyor. Henüz bu yıl yani 2022'de çıkmış olan bu dizi benden geçer not almayı başardı. Dizinin Detaylarına Bak ►  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
114b
0
3 yıl
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
DEPREM Konulu, Gözden Kaçırılan Bir Türk Filmi: Küçük Kıyamet!
Takvimler 6 Şubat 2023, saatlerse 4:17'yi gösterdiğinde Türkiye önce Gaziantep, sonra da Kahraman Maraş merkezli 2 büyük depremle sarsıldı. 12 bin bina yıkıldı, son açıklanan verilere göre 39 bin 672 insan hayatını kaybetti. 100 binden fazla insan yaralandı ve 10 milyondan fazla kişi bu depremden direkt olarak etkilendi. 80 farklı ülke, toplamda 10 bin kişiden oluşan profesyonel arama kurtarma ekipleri gönderdi ve Gaziantep'teki ilk deprem, 2010 yılında Haiti'de yaşanan depremden sonra dünyanın en ölümcül depremi olarak tarihe geçti...  19 İyi Netflix Filmi! ►  Yıllardır ne zaman içinde 'deprem' geçen bi son dakika haberi duysam, "Sallandık mı?" diye soran birinin tweetini okusam, depremden bahsedilen bi ortamda bulunsam ya da kendimi avizeye bakarken yakalasam aklıma gelen tek film olan Küçük Kıyamet'ten size bahsetmek istedim. Biliyorum pek çok kişi bu filmi bi şekilde gözden kaçırdı ve kaçırıyor, fakat 2006 yılında vizyona giren bu Türk filmi, ilk izlediğim günden beri benim aklımdan hiç çıkmadan öylece bi köşede duruyor. Film depremin çaresizliğini, ölümün her an yanıbaşımızda oluşunu, yaşanan psikolojiyi öyle ürpertici bi şekilde işliyor ki, sonuna kadar izleyip bitiren her kişinin ruhunu tıpkı bi enkaz altındaymış gibi sıkmayı, darlamayı ve boğmayı başarıyor. ● Benzer konuda YouTube kanalımızda da bir içerik hazırladık![VIDEO]https://www.youtube.com/watch?v=4xmSrGAaNiE[/VIDEO] Hadi gelin size bir deprem filmi olan Küçük Kıyamet'in konusundan bahsedeyim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/22/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Filmimiz, annesini yıllar önce depremde kaybeden acılı bi kadının ve çekirdek ailesinin yaşadıklarını konu alıyor. Yaşanan acıların üzerine bir de "Büyük İstanbul Depremi" konusu da daha fazla konuşulmaya başlanınca ailemiz biraz rahatlamak için internetten Fethiye'de bir ev kiralıyor. Yola çıkmadan 1 gece önce birlikte bir akşam yemeği yiyip yatıyorlar. Fakat yaşanan kısa süreli bir deprem, aileyi uyandırıyor ve onlar da bir an evvel İstanbul'dan uzaklaşmak için yola çıkıyor. Fethiye'de tuttukları villaya vardıklarındaysa onları bir bekçi karşılıyor. Aileye evi gezdiren bekçi, fazla rahat tavırlarıyla huzuru biraz bozsa da, aile, dağ başındaki bu evin eşyalarını, havuzunu ve bahçesini görünce fazlasıyla beğeniyor. Fakat evin karşısındaki bir mezarlık onları biraz huzursuz ediyor. Yine de geldikleri yeri düşünüp bu soruna pek takılmadan hemen eve yerleşiyorlar. Ailemizin annesi, depremin üzerinde bıraktığı travma ve annesini de kaybetmiş olmanın acısıyla çeşitli kabuslar ve sanrılar görmeye başlıyor. Ailemizin babasıysa bu durumu, eşinini yaşadığı sorunlara bağlıyor. Fakat aile, yavaş yavaş bulundukları bu evin etrafında bazı gariplikler olduğunu da fark edince işler biraz değişiyor ve o andan itibaren film, temposunu birkaç tık arttırmaya başlıyor. Bence Türkiye'nin en iyi Psikolojik-Korku filmlerinden biri bu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/80/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM]Öncelikle pek iyi oyunculukların olmadığı, ilk yarısına kadar elle tutulur bir şey vaat etmeyen ve ilk bakışta zaman ayırmaya değmeyecek bir film izlenimi veren bu yapım, benim için Türk sinema sektöründe iz bırakan yapımlardan biri. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı bu film "Psikolojik Korku" türünde bence ülkemizde yapılmış en iyi filmlerden biri. Film, ikinci yarısında izleyiciyi ürpertmeyi ve düşündürmeyi kesinlikle başarıyor. Fakat bu filme başladıysanız bitirmelisiniz. Çünkü film, ilmek ilmek işlediği tüm detayları size sonunda bir bir gösteriyor. Yani sonuna kadar izleyenlere ödülünü vermeyi ihmal etmiyor. İçeriğin bundan sonrası, filmi izlemeyenler için SPOİLER içeriyor, bu yüzden filmi izledikten sonra göz atın derim...[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/318/60/deprem-konulu-bu-turk-filmini-bircok-kisi-gozden-kaciriyor-kucuk-kiyamet-780x439.png[/RESIM] ● Öncelikle filmde de gördüğünüz gibi izlediğimiz her şey, enkazda kalan bir depremzedenin zihninin içinde yaşananlardan ibaret. ● Başrolümüzün Fethiye'deki sahnelerde kana kana su içtiğini görürüz. Bu onun enkaz altında kalan ve susayan biri olduğunu bize gösteriyor. ● Ailemizin gittiği Fethiye'deki ev, tüm kutsal dinlerde bahsedilen ve ölen veya 'koma' diye tabir edilen ölmek üzere olan insanların bulunduğuna inanılan ARAF'ı temsil ediyor.  ● Tüm saatleri 1:19'da durmuş olarak görüyoruz. Bu bize, enkaz altındaki kadının depremden önce son gördüğü saati gösteriyor. Fethiye'de, yani araf'ta zaman akmıyor. ● Anladığınız üzere ailemizi karşılayan Bekçi, Azrail ve bu kişinin ağzından düşürmediği "Ev sahibi" de Allah/Tanrı olarak betimlenmiş. ● Kahvede gördüğümüz kişi, başrolümüzün depremden önce TV'de gördüğü kişiydi.  ● Ailenin depremden önce yediği yemek ile, Fethiye'de yedikleri yemeğin aynı olduğunu görüyoruz. İşte film bize burada aslında bu dünyanın bir bilinçaltında geçtiğini söylüyor. Başrolümüz hayalinde, depremden önce yediği ve hatırladığı son yemeği kullanıyor.  ● Ailemizin babası Zeki kahvede yol tarifi sorar, kahveci "Bura yolun sonunda..." diyerek onu yine bulunduğu yere gönderir. Adam "Buralar çok tenha? Neden böyle?" deyince de aynı kahveci "Buranın insanı böyle, bi gün var bi gün yok. zaten ne ki abi? Bi gök var bi de yer, biz de arada. Korkuyon mu sen? Korkma..." diyerek Araf'taki insanları betimler.  ● Başrolümüzün Fethiye'de yani Araf'ta gördüğü TSUNAMİ ise deprem anında devrilen Akvaryum'un bilinçaltına yansımasıydı. ● Başrolümüz, kardeşinin açmış olduğu Küçük Kıyamet sergisi kitapçığındaki görselleri depremden önce gördüğü için Araf'ta kaldığı zaman diliminde bilinçaltı bu görselleri işliyor. [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
17b
3
3 yıl
İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
İşin İçinden Çıkamayanlar İçin: En Basit Haliyle Dark 3. Sezon İncelemesi!
Hemen şimdi sitedeki Listeler köşesine girip, tam 2 yıl önce yazılan ilk içeriğe bakacak olursanız karşınızda "Son Zamanların En İyi Dizisi: Dark" başlıklı içeriği görürsünüz. İşte konusuyla, senaryosuyla, oyuncu seçimleri ve müzikleri ile bu nefis dizi beni birkaç yıl önce yakaladı ve bugün izlediğim 3. sezonuna kadar peşinden sürüklemeyi başardı. Dark 3. sezonu izleyen çoğu kişinin olayları tam kavrayamadığına, anlamlandıramadığına şahit olunca sıvadım kolları ve size bur Dark 3. sezon incelemesi konulu analizi hazırlamak istedim.  Dark Benzeri Beyin Yakan Filmler İçin Tıkla! ► Umarım nefis dizi Dark'ın 3. sezonu hakkında birazdan göreceğiniz detaylar olayları biraz toparlayabilmenizde yardımcı olur. Yani olması lazım çünkü diğerlerinin aksine, size olayı çok basit ve yalın bir dil ile anlatacağım. E hadi gelin o zaman Dark'ın 3. sezonunu şöyle evire çevire ve tabi çok basitçe bir inceleyelim! Aslında her şey bir bilim insanının, oğlu, torunu ve gelinini kurtarmak içindi![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/70/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Kulağa çok çılgınca geliyor değil mi? Yıllardır izliyoruz, 2 sezonu devirdik ve son sezonda, aslında tüm bu izlediklerimizin anlamsız olduğunu öğreniyoruz. Bir bilim insanı, yağmurlu havada evden ayrılan oğlu, gelini ve torunu kazada ölünce, onları geri getirmek için bir zaman makinası yapmaya karar veriyor ve Nükleer santral arazisindeki bir sığınakta inşa ettiği bu makine, bir hata sonucu ortaya 2 farklı evrenin oluşmasına neden oluyor. Bir hata sonucu 2 alternatif evren ortaya çıkıyor..[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/48/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Oluşan bu 2 evrende yolculuk yapan "Claudia Tiedemann" isimli teyzemiz, kızı Regina'nın bu 2 farklı evrende de yaşlanmadan öleceğini, birinde kanser olup diğerinde hastalıkla boğuşacağını görünce, oluşan bu 2 evrenin de yok olmasını istiyor. Zamanda yolculuk yapmaktan derisi tanınmaz hale gelmiş olan Jonas'ın yaşlanmış hali olan Adam'ı buluyor ve ona bu 2 evrenin yok edilebilmesi için tüyolar veriyor.  Jonas ve Martha her şeye son veriyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/52/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Yanlışlıkla yaratılan bu 2 farklı evrende doğan bu iki genç, kıyamet anında zamanın bir anlığına durmasından faydalanarak geçmişe gidip, bilim insanı H. G. Tannhaus'un oğlu, gelini ve torununun o yağmurlu gecede kaza yapmalarına engel oluyorlar. Ailece kaza yapmayınca, bilim adamımız da bir zaman makinası icat etmiyor tabi haliyle, e bunun sonucunda da ortada 2 farklı evren oluşmamış oluyor.   Hata sonucu oluşan evrenlerde doğan karakterlerin hepsi yok oluyor![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/13/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Fakaaat, zaman makinası hiç icat edilmediği için bu 2 farklı evrende doğan tüm karakterler de hiç var olmamış oluyorlar haliyle. 1. ve 2. sezonlarda izlediğimiz karakterlerin çoğu bu evrenlerde doğan kişilerdi. Fakat makina hiç icat edilmeye çalışılmadığı için bir hata meydana gelmedi, dolayısıyla bu karakterler de hiç doğmadı... İşte tam da bu yüzden son sahnede, masada yemek yiyen bir avuç tanıdık kişiyi görüyoruz. İşte gördüğümüz o kişiler, gerçek dünyada da var olan kişiler, o masada olmayanlar ise hatalı evrenlerde meydana gelen kişilerdi...  Evet buraya kadar aşırı basit bir şekilde olayı özetledik; Gelin şimdi bir üst seviyeye geçip, olaya biraz daha derinlemesine bakalım[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/7/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Bilim insanı Tannhaus, Nükleer santraldeki sığınakta yaptığı makinede Nükleer enerji kullanıyor. Aslında bu alet zamanda yolculuktan çok, paralel evrenler yaratmaya yarıyor. Claudia, patlama ardında "sezyum" kalıntılarının kaldığından söz ediyor. Geçit kapanıp-açılırken nükleer yakıt kullanılıyor. Biriken sezyum da sonunda kıyameti tetikliyor. Anlık zaman durması ve patlama yaşanıyor. Geriye kalan ise Tanrı Parçacığı oluyor. Bunu küçük yuvarlak zaman makinesine koyarak diledikleri zamana yolculuk edebiliyorlar.  "Hepsi tamam da kaçırılan çocuklar ne ayak?" diyorsanız yaklaşın[RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/38/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]Şöyle hemen kısa bir beyin fırtınası yapalım. Mads'i ele alalım. Mads kaçırılıp ölmese, 1986'daki görüntüsü ile 2019 yılına gönderilmeseydi, Ulrich zaman yolculuğundan şüphelenip mağaraya hiç girmeyecek ve bu durumda da 1953 yılına hiç gitmemiş olacaktı. Öldürülen 2 çocuk 1953 yılına gönderilmeseydi de, Ulrich cinayetle suçlanıp hapse atılmayacaktı. Ulrich hapiste yani geçmişte mahsur kalmasaydı Hannah onun için o tarihe hiç gelmeyecek ve "Silja"yı hiç doğurmayacaktı. Sonuç olarak Nielsen ailesi ve dolayısıyla "Jonas" da hiçbir zaman var olmayacaktı.  3 sezonluk bu dizinin en kafa karıştırıcı yeri; Sonu![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/73/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]3 sezon boyunca izlediğimiz bu dizinin en karmaşık yeri kesinlikle sonu. Öyle nefis bir son yapılmış ki, yıllar boyunca bunu düşüneceğiz... Jonas ve Martha yağmurlu gecede bir kazayı önledi ve bilim insanının makineyi icat edip farklı evrenler yaratmasını engellediler. Fakat ya bu da bir döngüyse? Ya bu olayı da defalarca denedilerse? Ya bu çok daha büyük bir döngünün parçasıysa? Neden olmasın? İşte dizimiz, bizi bu nefis son ile baş başa bırakıyor.  NOT: Dizi, "Adam" ve "Eva" yani "Adem" ve "Havva" isimlerini de kullanarak insanlığın en başından günümüze kadar yaşanan evreye de göndermeler yapıyor. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim; Dizideki oyuncu seçimi o kadar başarılı, o kadar nokta atışı ki, 30-40 yıl önceye gidip gördüğümüz bir karakteri anında tanıyabiliyoruz. Bu kadar nefis bir oyuncu kadrosu ve bu kadar iyi bir senaryo bir daha gelir mi sanmam... Ayrıca diziyi yazanların müthiş birer iq'ya sahip oldukları da su götürmez bir gerçek. İşin özü, daha kazısak pek çok şey çıkacak fakat ben size olabildiğince basit olarak anlatmak istedim, umarım biraz da olsa bir şeyler kafanızda yer yerine oturmuştur.  BONUS: Bu arada umarım dizideki mağarayı gerçek sanmamışsınızdır çünkü yapı tek tek ve büyük bir titizlik ile oluşturulmuş![RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/21/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM][RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/199/42/isin-icinden-cikamayanlar-icin-en-basit-haliyle-dark-3-sezon-incelemesi-780x439.png[/RESIM]  - - - - - - - -  [RESIM]https://www.kaanintavsiyesi.com/pictures/kesfet/184/10/tek-tek-taniyalim-netflix-imzali-ask-101-dizisi-oyunculari-kimler-780x439.png[/RESIM] Modunu Seç ►
65b
0
6 yıl

kaanintavsiyesi.com
Samimi Film Tavsiye Platformu
Hayat, kötü filmler izlemek
için çok kısa.